Acaba Bildiklerimiz Ne Kadar Doğru? Sürdürülebilirlik ile İlgili En Yaygın 10 Şehir Efsanesi

0PAYLAŞIM

Sürdürülebilirlik son yıllarda hepimiz hayatında daha çok yer ediyor, daha çok kafamızı kurcalıyor. Daha sürdürülebilir bir yaşam için neler yapabileceğimizi enine boyuna tartmaya çalışıyoruz.

Peki, sürdürülebilirlik ile ilgili en yaygın şehir efsaneleri neler? Hangi yanlışları doğru sayıyoruz?

Cevaplarını sizler için derledik.

1. "Sürdürülebilirlik çok sürdürülebilir bir şey değil."

Hayattaki hemen hemen her şeyde olduğu gibi sürdürülebilirlik de uğraş ve disiplin gerektiren bir konu. Başta kendimizi belli başlı şeylere alıştırmak, sonrasında bunları sürekli hale getirmek önemli olan. Aksi bir mantıkla bakıldığında hayattaki hiçbir şey, hatta ilişki gibi en temel şeyleri bile sayabiliriz, sürdürülebilir bir durum olmaz zaten.

2. "Sürdürülebilirlik tamamen geri dönüşümden ibaret."

Princeton Üniversitesi'nin sürdürülebilirlik yöneticisi Shana Weber, “Bunu çok anlıyorum” diyor. "Nedense geri dönüşüm, 1970'lerin başında çevre hareketinden çıkan kalıcı mesajdı." 

Geri dönüşüm elbette önemlidir. Metalleri, kağıdı, ahşabı ve plastiği atmak yerine yeniden kullanmak, hammaddelerin topraktan, ormanlardan ve fosil yakıt birikintilerinden çıkarılması ihtiyacını azaltır. Hemen hemen her şeyin daha verimli kullanılması, sürdürülebilirlik yönünde atılan bir adımdır. Ama bu sadece yapbozun bir parçası. 

Weber, “Burada geri dönüşüm programını yürüten insanlarla ilgileniyorum” diyor, “buna ek olarak satın alma, yemek hizmetleri ve binaları temizleyen insanlarla da ilgileniyorum. Sürdürülebilirlik açısından açık ara en önemli alanlar enerji ve ulaşım. ” 

Geri dönüşüm yaptığınız için sürdürülebilir yaşadığınızı düşünüyorsanız, yeniden düşünmeniz gerektiğini söylüyor.

3. "Her şey hükümetlerde bitiyor, bizim yapabileceğimiz bir şey yok sürdürülebilirlik için."

Hiç kuşkusuz daha sürdürülebilir bir yaşam için hükümetlerin yapabileceği ve alabileceği önlemler oldukça önemli. Ancak bireysel olarak payımıza düşen ve kendi çabamızla yaratabileceğimiz fark ve katkıları da yadsımamak gerek.

4. "Sürdürülebilirlik çok pahalı bir iş."

Hayatın belli alanlarında daha sürdürülebilir bir yaşam inşa etmek için attığınız adımlar, ilk olarak gözünüze pahalı gelebilir. Değiştirdiğiniz teknoloji, başka gereçlerin yerine kullandığınız ikameler... Ancak uzun vadede bu değişimlerin cebinize olan katkısını gözle görülür bir şekilde görmeniz mümkün.

5. "Sürdürülebilirlik yaşam standartlarımızı düşürüyor."

Bu meselenin hiçbir şekilde yaşam standardını aşağı çekmekle bir ilgisi yok. Bilakis tamamen standardı ve içinde yaşadığımız dünyanın imkanlarını daha da yukarı çekmekle alakalı.

6. "Yeşil kavramı içerisinde olan her şey sürdürülebilirliğe dahildir."

Terimler arasında oldukça fazla çakışma olsa da "yeşil" genellikle yapay olana karşı doğal olan anlamına gelir. Bugün toplum teknolojiye derin bir bağımlılık olmadan rahat bir yaşam standardını umut edemiyor. Elektrikli arabalar, rüzgar türbinleri ve güneş pilleri tam anlamıyla doğallığın antitezi olsa da daha az zararlı kimyasal yaymalarının yanı sıra insanların etrafta dolaşmalarına, evlerini ısıtmalarına ve yenilenebilir kaynaklarla yiyeceklerini pişirmelerini sağlıyor.

7. "Sürdürülebilirlik tamamen çevreyle alakalı bir konu."

Değil. Sürdürülebilirlik bireysel yaşamdan politikaya, ekonomiye, enerjiye, ulaşıma kısacası her alanı kapsayan bir konu. Hiçbiri diğerinden bağımsız değil.

8. "Sürdürülebilirlik meselesindeki tek çözüm gelişmiş teknoloji."

Bilinçlenme, bireyin de atacağı somut adımlar ve doğru uygulama biçimleri olmadığı sürece hiçbir gelişmiş teknoloji bu meselenin çözümü olamaz.

9. "Sürdürülebilirlik en nihayetinde bir nüfus sorunudur."

Bu tamamen bir mit olmasa da genel kanıyla yanlış bir noktaya ulaşıyor. Her çevresel sorun, sonuçta bir nüfus sorunudur. Dünya nüfusu sadece 100 milyon olsaydı, doğanın temizleme sistemlerini alt etmek için yeterli atık üretmekte zorlanırdık.

10. "Sürdürülebilirlik tamamen iklim değişikliyle alakalıdır."

Her ne kadar yaşanabilir bir iklimi korumak için mevcut CO2 emisyon seviyelerinin sürdürülebilir olmadığı doğru olsa da sürdürülebilirlik yalnızca bununla alakalı değil. Sürdürülebilirlik tüm insan faaliyetlerini kapsar. Elbette, sürdürülebilir bir iklime ihtiyacımız var ancak genel sürdürülebilirliğe ulaşmak için sürdürülebilir bir ekonomiye ve sürdürülebilir politik sistemlere de ihtiyacımız olduğu apaçık bir gerçek.

Daha sürdürülebilir bir yaşam ve daha güzel yarınlar için güzel ülkem doğa bize emanet!

Ülker olarak, “Önce Ülkem, sonra Ülker” ilkesiyle “Güzel Ülkem Doğa Bize Emanet” diyoruz ve sürdürülebilirlik konusunu önemsiyoruz!

#GüzelÜlkem #DoğaBizeEmanet

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir