60 Yıl Önce Bir Anda Kendi Kendine Oluşan Ada: Surtsey'in Tuhaf Hikayesi
14 Kasım 1963 sabahı, İzlanda'nın güney kıyılarında bir balıkçı teknesi garip bir şey fark etti: deniz kaynıyor, kül ve buhar gökyüzüne fışkırıyordu. O gün başlayan su altı volkan patlaması, sonraki dört yıl boyunca durmadan lav ve kül püskürterek adeta hiçlikten bir ada yarattı. Surtsey, adını Viking mitolojisindeki ateş devi Surtur'dan aldı ve bugün dünyanın en genç adası!
Ancak bu doğum hikayesi aynı zamanda bir geri sayım saati de başlattı. Çünkü Surtsey, tıpkı ortaya çıktığı gibi, bir gün yeniden denizin altına gömülecek.
Surtsey Adası: Denizin Ortasında Sıfırdan Oluşan Ada
Patlama başladığında deniz yüzeyinin 130 metre altındaydı. İlk birkaç gün boyunca buhar sütunları 10 kilometre yüksekliğe ulaştı, kül İzlanda kıyılarına kadar taşındı. İzlandalı bilim insanları hemen tekneyle patlamaya yaklaştı ve tarihte nadir görülen bir olaya tanık oldular: gerçek zamanlı ada oluşumu. 24 Kasım'da ilk toprak parçaları su üstünde görülmeye başladı. Patlamalar devam ettikçe adanın boyutları günden güne büyüdü. 1964 yılında lav akışı hız kesmeden sürdü ve Surtsey, dalga erozyonuna karşı dirençli bir yapı kazanmaya başladı. Nihai boyutuna 1967'de ulaştı: 2,7 km², en yüksek noktası 174 metre.
Ama bu büyüklük kalıcı olmadı.
Surtsey bir laboratuvar olarak tasarlanmıştı. UNESCO, 1967'de adayı 'müdahalesiz biyolojik gözlem alanı' ilan etti. Yılda yalnızca 5-10 bilim insanı adaya ayak basabiliyor, gelen herkes eldiven ve dezenfekte edilmiş bot giyiyor. Amaç basit: insansız bir ortamda yaşamın nasıl oluştuğunu adım adım kaydetmek. İlk canlı 1965'te geldi, tohum rüzgârla taşınan bir deniz roketi bitkisiydi (Cakile maritima). Aynı yıl içinde ilk kuş yuvası yapıldı, martılar kuluçkaya yattı. 1970'lerde adaya sığınan fok sürüleri de kendi dışkılarıyla toprak zenginleştirdi. 2008'e gelindiğinde adada 60'tan fazla bitki türü, mantarlar, böcekler ve mikroorganizmalar yerleşmişti. Öyle ki UNESCO, Surtsey'i 2008'de Dünya Mirası listesine aldı. Bu karar, adanın bilimsel değerini koruma garantisi getirdi.
Erozyon ve kaybolan toprak
Bugün Surtsey'in alanı 1,3 km²'ye kadar geriledi. Sebep, Atlantik dalgalarının kesintisiz aşındırması. Ada her yıl ortalama 1 hektar kaybediyor. Dalga darbeleri kıyıdan toprak söküyor, rüzgâr da kuzeybatı yamaçlarındaki gevşek kül tabakalarını savuruyor. Bilim insanlarının en iyimser tahminlerine göre Surtsey, 2100 yılında tamamen denizin altına geri dönecek. Yani insanlığın yaşayan en genç adasını kaybetmesine 76 yıl kaldı. Benzer bir olayı 2014'te Pasifik'te yaşadık. Hunga Tonga-Hunga Ha'apai volkanı Tonga sahillerinde yeni bir ada oluşturdu. Ama 2022 Ocak ayında aynı volkan muazzam bir patlamayla adayı neredeyse tamamen yuttu. Surtsey'in hikâyesi, doğanın bir taraftan yarattığını diğer taraftan yavaşça sildiğini gösteren canlı bir örnek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın