onedio
Amerika'nın Bilimkurgu Filmlerinden Fırlamış Lazer Silah Sistemi
Daha bilimkurgu filmlerindeki gibi civ civ vurduğu yeri uçuracak kuvette lazerler gelmedi ama Amerika Donanması'nın bu yeni oyuncağı bu konsepte en çok yaklaşan şey. Lazeri bir süre hedefin üzerinde tutarak gerçekten sağlam bir zarar veriyor. Özellikle insansız hava ve deniz araçlarına karşı çok etkili olduğu kesin. İzliyoruz...
Şüpheli Asker Ölümü Meclis'te: 'Cinnet Geçirdiği Kanaatine Nasıl Varıldı?'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a, “7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcısı, Er Umut Aslan’ın psikolojisinin bozuk olduğuna ilişkin herhangi bir bulguya rastlamamış, sıralı komutanları, arkadaşları ve ailesi tarafından da bilinen bir sorununun olmadığı söylenmiş iken erin cinnet geçirdiği kanaatine nasıl varılmıştır” diye sordu.CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, iki asker arkadaşını öldürdüğü ve sonrasında intihar ettiği ileri sürülen Er Umut Aslan hakkındaki iddiaları Meclis gündemine taşıdı.Ağbaba’nın TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesi şöyle:“Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi, Suriye yakınındaki Boztepe Karakolu’nda nöbet tuttuğu sırada cinnet getirdikten sonra iki asker arkadaşını öldürdüğü ve daha sonra intihar ettiği öne sürülen piyade er Umut Aslan ve olay hakkında soruşturma devam etmektedir. Olayla ilgili olarak Piyade Çavuş Ramazan Yel ile Piyade Onbaşı Kadir Yıldız’ın şehit olduğu söylenmiş intihar eden Piyade Onbaşı Umut Aslan’ın ise şehit olarak değerlendirilmediği Genelkurmay Başkanlığı tarafından ilan edilmiştir. Bu süreçte basına yansıyan haberlerde ve Umut Aslan’ın ailesinin yapmış olduğu açıklamalarda olay hakkında gerekli incelemeler yapılmadan aceleci bir şekilde yargıda bulunulduğu iddiaları mevcuttur.1) 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcısı, er Umut Aslan’ın psikolojisinin bozuk olduğuna ilişkin herhangi bir bulguya rastlamamış, sıralı komutanları, arkadaşları ve ailesi tarafından da bilinen bir sorununun olmadığı söylenmiş iken erin cinnet getirdiği kanaatine nasıl varılmıştır?2) Tarafınızdan yapılan açıklamaya göre erin telefonunda “Seni terk ediyorum” mesajı olduğu ve bu nedenle cinnet getirdiği tespitine yer verildiği doğru mudur? Cep telefonunda bulunan bir mesajın kişinin cinnet getirdiğine kanıt olarak değerlendirilmesi mümkün müdür?3) Askeri yetkililer tarafından olay vuku bulduktan sonra er Umut Aslan’ın ailesine oğullarının “karşıdan açılan ateş sonucu” şehit olduğu söylenmişmidir? Söylenmişse, daha sonra bu açıklamanın değiştirilmesinin sebebi nedir?4) “Can Dostum” ismi ile sürdürülen uygulamanın amacı nedir? Askerlerin psikolojilerin iyi olabilmesi adına herhangi bir faydası var mıdır?5) Kışlalardaki rehberlik ve danışma merkezlerinin askerlerin psikolojik durumları ile yeterli izleme ve rehabilitasyon işlevleri bulunmakta mıdır?6) Son 12 yılda kışlalardaki intihar vakalarında yaşanan artışın sebebi nedir? 2002-2014 yılları arasında intihar eden asker sayısı kaçtır? İntihar vakalarının önlenebilmesi adına Bakanlığınızın ve Genel Kurmay Başkanlığının yürüttüğü herhangi bir girişim var mıdır?”Zete
IŞİD'in Kafa Kesme Videoları Stüdyo İşi mi?
2010 yılında Washington Post gazetesi komplocuları çok mutlu edecek bir haber yayınladı. Haber CIA’nın 2010’da El Kaide lideri Usame Bin Ladin’e benzer bir aktör ile çektiği sahte videoyu konu alıyordu. Videoda görülen sahte Ladin içki içiyor, erkeklerle seks yapıyordu. CIA, bu videoyu Irak’ta dağıtarak El Kaide içinde bir çatlak oluşturma amacındaydı. Ancak son anda videonun yayınlanmasından vazgeçildi. Amerikan istihbaratının ‘amacına ulaşmak için’ sahte video ve fotoğraflar yarattığı hep ileri sürülen bir teoriydi ama bunun gerçek olduğunu ilk kez bu gazete haberi ortaya koydu.‘Prodüksiyon yapılıyor’Şimdi ise benzer teoriler tüm dünyaya korku salan IŞİD için ortaya atılıyor. Bir anda yüzlerce Toyota arabayla ortaya çıkan bu siyah bayraklı adamlar nasıl oldu da kendi devletlerini kuracak kadar güçlü bir hale geldi? Örgüt üyelerine ayda 400 dolar verecek kadar büyük finansal güce nasıl ulaştılar? Tank gibi ağır silahları Esad ordusundan aldılar da bunları kullanmayı nasıl hemen öğrenebildiler? Nasıl dünya medyasıyla yarışır düzeyde ve HD kalitede videolara, dergilere imza atabiliyorlar? İşte bu sorular hep komplo teorisyenlerinin ekmeğine yağ sürdü. IŞİD’in aslında ABD’nin ve İsrail’in Orta Doğu hakimiyetini sağlamak için ortaya çıkarılmış bir yapay örgüt olduğu iddiası dillendirildi.Yine aynı teknolojiIŞİD’in Musul’da bir cami önündeki meydanda infaz ettiği peşmerge askerinin videosunda da aynı teknolojinin kullanıldığı, görüntünün stüdyoda çekilip cami görüntüsünün önüne montajlandığı belirtiliyor.ABD’den Avustralya’ya, Japonya’ya kadar birçok ülkede yaşayan komplo teorisyenlerinin bu konu hakkında yazacak bir şeyleri var. Japonlar yazmakla kalmayıp işi IŞİD’in (CIA’nın) Greenbox stüdyosunun illüstrasyonunu yapmaya kadar götürdü.Kaynak: Uğur Koçbaş | Vatan
Aile Hekimleri Sokağa Çıktı
Türkiye genelindeki 22 bin Aile hekimi, çalışma saatleri ve nöbet sistemini protesto amacıyla bugün iş bırakarak sokaklara çıktı.Bugün Türkiye genelinde günde 12 saat çalışmaya ve getirilmek istenen nöbet sistemine karşı çıkan 22 bin aile hekimi seslerini duyurmak için iş bıraktı. Doktorlar günde 12 saat çalışarak hastalarına düzgün hizmet veremeyeceklerini bunun da toplumun genel sağlığında bozulmaya neden olacağını söylüyor.
AYM'den Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile İlgili Bireysel Başvurulara Ret
Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili bireysel başvuruları, 'kişi yönünden yetkisizlik' gerekçesiyle reddetti.Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Ankara Barosu Başkanı Sema Aksoy ile çok sayıda sivil toplumu kuruluşu, 'Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapımıyla ilgili nazım imar planları ve uygulama projeleriyle ilgili mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararlarının uygulanmamasını' Anayasa Mahkemesi'ne taşımıştı.Bireysel başvurularda, mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam haklarına müdahale edildiği öne sürülmüştü.Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvuruları birleştirerek görüştü.Mahkemenin dosyanın esasını incelemediği, kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle başvuruları reddettiği öğrenildi.AA
Gıda Fiyatı Dünyada Düşüyor, Türkiye'de Artıyor
Gıda fiyatı dünyada dip yaparken Türkiye’de artmaya devam ediyor. Merkez Bankası'nın tespitlerine göre enflasyon hedeflerinin şaşmasına sebep olan gıda zamları, vatandaşında cebini yakıyor. Tür­ki­ye­’de gı­da zam­la­rı tar­tış­ma­sı bit­mi­yor. Dün­ya­da gı­da fi­yat­la­rı sü­rek­li dü­şer­ken, Tür­ki­ye­’de hız­la ar­tı­yor. Bu ar­tış­la­ra gös­te­ri­len ‘ku­rak­lı­k’ açık­la­ma­sı, ar­tık bu zam­la­rı izah et­me­ye yet­mi­yor.Dün­ya Gı­da Ör­gü­tü (FA­O) ta­ra­fın­dan ya­yın­la­nan “Gı­da Fi­yat En­dek­si” ve­ri­le­ri­ne gö­re, Ka­sım ayın­da En­deks ge­çen yı­lın ay­nı dö­ne­mi­ne gö­re yüz­de 6.4 ge­ri­le­ye­rek 192,6 pu­an ol­du. Tür­ki­ye­’de ise bu ra­kam 272 se­vi­ye­si­ne fır­la­dı. Ra­kam­la­ra gö­re, son 11 yıl­da dün­ya­da gı­da fi­yat­la­rı yüz­de 92 ora­nın­da ar­tar­ken, ay­nı za­man di­li­min­de Tür­ki­ye­’de yüz­de 172 ora­nın­da art­tı.Süt ürün­le­ri yüz­de 26 art­tıFA­O’­nun ve­ri­le­ri­ne gö­re, son bir yıl­lık dö­ne­me ba­kıl­dı­ğın­da ise dün­ya­da gı­da fi­yat­la­rı dip ya­par­ken, Tür­ki­ye­’de enf­las­yo­nu zıp­la­ta­cak oran­lar­da ar­tış gös­ter­di. Me­se­la bu dö­nem­de dün­ya­da süt ve süt ürün­le­ri yüz­de 29 ora­nın­da dü­şer­ken, Tür­ki­ye­’de yüz­de 26 art­tı. Dün­ya­da bit­ki­sel yağ fi­yat­la­rı yüz­de 17 aza­lır­ken, Tür­ki­ye­’de zey­tin­ya­ğı bir yıl­da yüz­de 18, Ay­çi­çek ya­ğı ise yüz­de 5 zam­lan­dı.Yi­ne dün­ya­da şe­ker fi­yat­la­rı yüz­de 8 iner­ken, Tür­ki­ye­’de yüz­de 10 zam­lan­dı. FA­O’­nun ve­ri­le­ri­ne gö­re dün­ya­da hu­bu­bat yüz­de 6 ora­nın­da dü­şer­ken, Tür­ki­ye­’de pi­rinç yüz­de 37, no­hut yüz­de 21, fa­sul­ye yüz­de 32 zam­lan­dı.Rekor fındıkta!Dünyada gıda fiyatları bu kadar düşmüşken Türkiye’de ise, enflasyonu yükselten en büyük neden gıda fiyatları oldu. Son bir yılda fiyatı en çok artan ürünler başında yüzde 133 ile fındık olurken, bu sıralamayı yüzde 127 ile kuru kayısı, yüzde 61 ile kuru incir, yüzde 48 ile Antep fıstığı izledi.Üretici birlikleri fiyatları düşürsünTürkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin ise, aracılar nedeniyle gıda fiyatlarının arttığını vurgulayarak, üretici birliklerine ‘Fiyatları düşürün’ diye seslendi. İbrahim Yetkin, şunları söyledi: “Avrupa’da çiftçiler kooperatife üyeler. Kooperatifler üreticiden aldığı ürünleri direk tüketiciye satıyor. Böylece fiyatlar yükselmiyor. Türkiye’de ise aracılar yüzünden gıda fiyatları 4-5 kat artıyor. Çiftçi ürününü ucuza satıyor fakat tüketici pahalı yiyor. Burada üretici de tüketici de zarar görüyor.”Aracılar fiyatları speküle ediyorŞemsi Bay­rak­tar, “Tar­la­da, bah­çe­de ol­duk­ça dü­şük fi­yat­lar­da sey­re­den ürün­ler, mar­ket­te 4-5 ka­ta va­ran oran­lar­da sa­tı­lı­yor. Üre­ti­ci­nin ye­ri­ni pi­ya­sa ak­tör­le­ri­nin al­ma­sı, fi­yat­la­rı spe­kü­las­yo­na açık ha­le ge­tir­mek­te­dir”dedi.Ürün arzında sıkıntı varTürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar dünyada gıda üretiminde artış yaşanırken, Türkiye’de doğal afetler nedeniyle gıda arzında bir sıkıntı yaşandığını bu nedenle Türkiye’de gıda fiyatlarının giderek arttığını söyledi. TZOB Başkanı Bayraktar, Türkiye’de gıda fiyatlarının artmasının nedenlerini şöyle sıraladı: “Çiftçi başına düşen üretimin küçük miktarda olması, üreticinin güçlü ekonomik örgütlenmemesi, taşıma ve depolama sistemlerinin yeterince gelişmemiş olması gibi nedenler fiyatları artırıyor.”Sümeyra Kırca, BUGÜN
Reklam
Dünyamızı Ele Geçiriyorlar, 20 Fotoğrafta "Space Invaders"
90'lı yıllarda çocuk olanlar hatırlayacaklardır, video oyunlarındaki karakterlerin çözünürlüklerini parmaklarımızla piksel piksel sayabildiğimiz dönemlerdi. Evlerimize giren, televizyonlarımızı zapt eden 'Space Invaders' piyasaya sürülmesinden 20 yıl sonra bambaşka bir akım için esin kaynağı oldu. 8 bitlik video oyunlarının renkli karakterleri şimdilik dünya üzerinde 61 şehrin binlerce noktasında yerleşmiş bulunmakta. Bir sabah uyandığınızda karşı apartmanın duvarında Pacman, bakkalınızın girişinde Donkey Kong görebilirsiniz, şaşırmayınız.
Kadir Has Üniversitesi'ni Tercih Etmek İçin 10 Neden
Üniversite tercihi insan hayatında önemli dönüm noktalarından biri. Kolay değil seneleriniz o okulda geçer. Puanım nereye yeterse tercihi yapmayacaksanız, işte size hiç bir baskı altında kalmadan Kadir Has'ı tercih etmek için 10 geçerli neden.
Reklam
iPhone'da Ekran Videosu Nasıl Çekilir?
Apple'ın uyguladığı tasarım özelliklerini, marka imajını, pazarlama politikalarını ve ardı arkası kesilmeyen patent davalarını bir kenara bırakırsak, teknoloji devinin en fazla ses getiren karakteristik özelliklerinden birisi de kullanıcıları kısıtlayan yapısal özellikleri. Aslında olaya marka ve kullanıcı açısından bakacak olursak Apple'ın uyguladığı bu politika, kullanıcılara daha özel bir deneyim yaşatmak ve markanın verdiği hissi en üst seviyeye taşımak.Android işletim sistemine sahip cihazlar kullanıcılarına daha geniş bir yelpazede kişiselleştirilebilirlik ve kullanım özellikleri sunarken Apple imzası taşıyan modeller biraz daha içe dönük ve kendi ekosisteminde mükemmel sonuçlara imza atan cihazlar olarak öne çıkıyor. Apple cihaz sahiplerinin en büyük sorunlarından birisi (elbette kişiden kişiye göre değişir) cihazların kısıtlayıcı karakterlerinden ötürü belli işlemleri gerçekleştirebilmeleri için bazı ek işlemlere ihtiyaç duyuyor olmaları.iPhone ekran videosu çekmek de bu konular arasında yer alıyor. Konuyu araştıranlar mutlaka dikkat etmişlerdir; Apple'ın Destek sayfalarında kullanıcılar bu konuya çözüm üretebilmek için sayfalar dolusu tartışma içerisine girdiler ve bu tartışmaları içeren sayfalar binden fazla görüntülenme sayısına ulaştı.Tamindir, iPhone'da ekran videosu kaydetme işleminin kolay yolunu adım adım inceledi. Bu yöntemi kullanabilmek için bilgisayarınızda QuickTime Player'ın yüklü olması gerekmekte.
13 Maddede Neandertal Modern İnsan İlişkisi
etiket
Benzer prehistorik zamanlarda aynı coğrafyada yaşamış olan ve farklı türlere atfedilen atalarımızın birbirleri ile olan ilişkileri hep merakımızı uyandırdı. Birbirleri ile karşılaştılar mı, karşılaştılarsa ne yaptılar? Bugüne kadar yapılan kurguların ve canlandırmaların çoğu ya birbirleri ile savaştıkları ya da seviştikleri yönünde. Ya hayatta kalma mücadelesinde birbirlerini rakip olarak gördüler ve savaştılar ya da içlerinden kimi cesaretli bireyler sevişmeyi tercih etti. Nedense güncel algılarımız onlara sadece bu iki ihtimali yaşama şansı bırakıyor. Bu heyecanlı tartışmaların çoğu Neandertaller ve çağdaşı modern insan arasındaki karşılaşma ve melezleşme üzerine odaklanıyor. Çünkü bu iki tür aynı zamanda çok yakın yaşam alanlarını paylaştılar ve karşılaştılar.  Tüm bilinmeyenleriyle Neandertaller:
Reklam
Bu Hafta 8 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 4'ü yerli 8 film vizyona girecek.'Kırımlı: Aşkta ve Savaşta''Kırımlı: Aşkta ve Savaşta', 2011 yılında hayatını kaybeden ve eserlerinin tamamında Kırım Tatar kültürünü, Kırım Türklerinin acılarını yansıtan Cengiz Dağcı'nın 1956'de yayınlanan ilk romanı 'Korkunç Yıllar'dan yola çıkılarak senaryolaştırıldı.Yönetmen Burak Cem Arlıel imzası taşıyan filmin senaryosunu, Nil Ünsal ve Atilla Ünsal kaleme aldı.Murat Yıldırım, Selma Ergeç, Bülent Alkış ile Gülçin Santırcıoğlu'nun oynadığı filmde, 2. Dünya Savaşı sırasında Alman esir kamplarında tutulan Tatar esirlerin çektiği acılar ve yaşanan insanlık dramı anlatılıyor.'Yağmur: Kıyamet Çiçeği'Engin Hepileri, Elena Viunova, Erkan Kolçak Köstendil, Devrim Saltoğlu, Settar Tanrıöğen, Altan Erkekli, Sait Genay, Rıza Sönmez, Hüseyin Avni Danyal ve Ruhi Sarı'nın oynadığı 'Yağmur: Kıyamet Çiçeği' adlı filmi, Onur Aydın yönetti.Dram türündeki filmde, Kazım Koyuncu'nun hayatının yanı sıra Çernobil felaketi, Rus kadınları ve Trabzonspor'un 1995-1996'da şampiyonluğu kaybedişi ve sonrasında şehirde ilan edilen yas konu ediniliyor.'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'Çiğdem Vitrinel'in yönettiği 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku' filminin oyuncu kadrosunda Erdal Beşikçioğlu, Sezin Akbaşoğulları, Harun Tekin, Derya Alabora ile Hare Sürel rol aldı.Filmde, Erdal Beşikçioğlu'nun canlandırdığı 'Arif' ile Sezin Akbaşoğulları'nın hayat verdiği 'Müzeyyen' karakteri arasında geçen acıklı aşk hikayesi beyaz perdeye aktarılıyor.48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'Geriye Kalan' filmiyle 'En İyi Yönetmen' ödülünü alan Çiğdem Vitrinel'in ikinci uzun metrajlı filmi, İlhami Algör'ün aynı adlı romanından uyarlandı.'Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış'İsmet Kurtuluş ile Nermin Er'in yönettiği ve Yekta Kopan, Janset, Ezgi Mola ile Şevket Süha Tezel'in seslendirdiği 'Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış', Türkiye'nin ilk kukla çocuk yapımı olarak sinemalarda yer alacak.Çocukları kuklaların renkli ve eğlenceli dünyasına davet eden filmin teması iki farklı kasabada yaşayan Rimolar ve Zimolar'ın dargınlık ve yanlışlıkları üzerine kurulu.Türkiye genelinde 60'ı aşkın salonda vizyona girecek filmde, birbirinden renkli ve sempatik kahramanların komik ve düşündürücü hikayeleri izlenebilecek.'Exodus: Tanrılar ve Krallar'İngiliz aktör Christian Bale ile Ben Kingsley, Sigourney Weaver, John Turturro ve Aaron Paul'un oynadığı 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' filminin yönetmenliğini Ridley Scott yaptı.Hz. Musa'nın hayatının önemli dönüm noktalarını konu edinen filmde, Hz. Musa'yı Christian Bale canlandırıyor.Firavun Ramses'in şiddetinden kaçmak için Hz. Musa'ya güvenen 600 bin kişiyle Hz. Musa'nın bin bir türlü engeli aşma çabalarını anlatan film; firavun yönetiminin başına gelen felaketler ve ordusunun denizde yok olması olayına odaklanıyor.'Özgürlük Dansı'Ken Loach'ın yönettiği 'Özgürlük Dansı'nın oyuncu kadrosunda Barry Ward, Francis Magee, Aileen Henry ile Simone Kirby gibi isimler rol aldı.Cannes Film Festivali'nde 'Altın Palmiye' adayı olan filmde, Jimmy Gralton'un gerçek yaşam hikayesinden esinlenerek adalet ve özgürlük için sanata sarılan bir aktivistin toplumun bakış açısını değiştirme mücadelesi anlatılıyor.Türkiye'de ilk olarak Filmekimi kapsamında izleyiciyle buluşan filmde; Barry Ward'ın canlandırdığı İrlandalı aktivist 'James Gralton'un, ABD'de geçirdiği 10 yıllık sürgün döneminin ardından memleketine dönüp uzun süredir kapalı bulunan ve insanların şarkı söyleyip, dans etikleri şehir lokalini açmasının ardından toplumda yaşanan gerginlikler anlatılıyor.'Bire Bir'Güney Koreli yönetmen, senarist ve yapımcı Kim Ki Duk'un yeni filmi 'Bire Bir', gerilim meraklılarının ilgisinini çekmeye aday.Filmin oyuncu kadrosunda Dongseok Ma, Young Min Kim, Yi Kyeong Lee ile Tee Yoo gibi isimler yer alıyor.Gerilimli olduğu kadar dram sahneleriyle de öne çıkan filmin konusu şöyle:'Liseli bir kız öldürülür. Kızı öldüren yedi kişiden biri, eğitimli bir askeri tim tarafından kaçırılır. İşkence yapıldıktan sonra cinayeti itiraf eden bir not yazdırılır ve salınır. Bir zamanlar hiçbir şeyden korkmadığını düşünen bu adam şimdi büyük bir korkunun içindedir. Cinayete karışan diğerlerinin de kaçırılıp işkenceye uğradığını ve kimilerinin intihar ettiğini öğrenir. Bunun üzerine bir sonraki kurbanı takibe koyularak onu kaçıranların peşine düşer.''Safari Macerası'Ben Stassen'in yönettiği 'Safari Macerası', seyirciyi üçüncü boyutta gerçek zamanlı bir maceraya davet ediyor.Namibya'nın Pasifik kıyılarından Kilimanjaro Dağları'nın zirvesine uzanan yolculukta, doğal güzelliğin ve içerisinde yaşayan onlarca canlının büyüleyici görüntüleri izlenebilecek.AA
Ünlülerin Asıl Meslekleri
Bu videoda ünlülerin gerçek mesleğini ve mesleklerini nasıl değiştirdiklerini öğreneceğiz. Videodaki ünlüler: Cem Yılmaz, Şener Şen, Cüneyt Arkın, Serdar Ortaç, İbrahim Tatlıses, Ozan Güven, Ferhat Göçer ve Hande Yener.
Reklam
Van Gölü Çekilince Tarihi Kalıntılar Ortaya Çıktı
İklim değişikliğine bağlı olarak su seviyesinin belirli periyotlarda değiştiği Van Gölü'nde 2 metreyi geçen çekilme, sular altında kalan batık şehirlerin gün yüzüne çıkmasını sağladı.Son 15 yılın en büyük su kaybının yaşandığı belirtilen gölde, özellikle gölün su seviyesinin sığ olduğu noktalardaki çekilmeler ise onlarca metreyi buluyor.Geçmişte kurulan ve göl seviyesinin yükselmesiyle sular altında kalan şehirler de bu çekilmeyle gün yüzüne çıktı. Van'ın Erciş ilçesinde yıllardır su altında kalan Osmanlı Kalesi tamamen gün yüzüne çıkarken, eski Erciş'in yerleşimine ait kalıntılar da büyük oranda gözlemlenebiliyor.Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Doğu, çekilmenin en büyük etkilerinin yaşandığı Erciş'in Çelebibağ Mahallesi kıyılarında inceleme yaptı.İncelemenin ardından AA muhabirine konuşan Doğu, bilinen arkeolojik kayıtların incelenmesi durumunda, tarihte başta Van merkez olmak üzere, Gevaş ve Erciş ilçeleriyle Bitlis'in Ahlat ve Adilcevaz ilçelerinde göl kıyısında yerleşmelerin olduğunu kaydetti.Bu yapılardan ayakta en iyi duranlardan birinin Çelebibağ kıyılarındaki Osmanlı Kalesi olduğunu belirten Doğu, kalenin Urartu Krallığı zamanında Van Gölü sahilinde inşa edildiğini ve Osmanlı döneminde de onarımdan geçirilerek kullanıldığını ifade etti.Kalıntılar su altında varlığını koruyorErciş ilçesinin 1840'lı yıllara kadar da Çelebibağ kıyılarında yerleştiğini ancak su seviyesinin yükselmesiyle ilçenin zamanla yerleşimini değiştirmek zorunda kaldığını söyleyen Doğu, şöyle devam etti:'Suların çekildiği kıyılar zamanında karaymış ve buralar yerleşim alanıymış. Suların çekildiği bu kıyılarda, eski Erciş'in kalıntılarını, duvarları ve eski yapılarını görebiliyoruz. Suların biraz daha çekilmesiyle geriye kalan kalıntıları da somut şekilde görebiliriz. En önemlisi, yüzlerce yıl boyunca sular altında kalan bir şehrin bazı bölümlerinin 2 metreyi geçen çekilmeyle ortaya çıkması. Asla yıkılmayacağı düşünülen muhteşem Urartu kaleleri, yerleşmeleri bugün sular altında kalmış. Gölde yaşanan seviye değişiklikleri, kıyılardaki yerleşmelerin konumlarını, pozisyonlarını güncelleştirmiş oluyor.'Van Gölü kıyılarında Urartuların en azından 3 bin yıl önceye dayanan tarihini bildiklerini belirten Doğu, bu bakımdan göl kıyısında Urartulara ait birçok kale, şehir ve yerleşme kalıntıları bulunduğunu, göl seviyesi değiştikçe de bunlarla ilgili izlerin gün yüzüne çıktığını dile getirdi.Doğu, kıyılara yerleşmiş binlerce yılık şehirlerin uzantılarının sular altında varlığını koruduğundan emin olduğunu sözlerine ekledi.Özkan Bilgin, AA
Arınç: 'İmamın IŞİD’e Katılması Maalesef Gerçek'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Fuat Avni'nin medyaya operasyon düzenleneceğine ilişkin iddialarını vahim bulduğunu söyledi. Arınç, 'Çanakkale Bayramiç'te bir imam hatibinin IŞİD'e katılması maalesef gerçek. Adı geçen görevlinin 25 Haziran 2014 tarihi itibarıyla görevine son verildi' dedi. TBMM kürsüsünde CHP'nin 'torpil' iddialarına yanıt verirken, bakanlar kurulunda yer alan isimler arasında ayrım yapılması gerektiğini söyleyen Arınç, 'Burada oturan bazı bakan arkadaşlarım oğlum için kadro teklif etti kabul etmedim' ifadelerini kullandı...TBMM Genel Kurulu'nda, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Kamu Denetçiliği Kurumu, MİT, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye İnsan Hakları Kurumu'nun 2015 yılı bütçeleri kabul edildi.Bütçe üzerinde yapılan eleştirileri yanıtlayan Arınç, Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde bir imam hatibin IŞİD'e katılmasının maalesef gerçek olduğunu kaydetti. Adı geçen kişinin görevine bu iş ortaya çıktıktan sonra 25 Haziran 2014 tarihi itibarıyla son verildiğini bildiren Arınç, 'Az da olsa, belki başka yerlerden var mıdır bilmiyorum ama böyle bir imam hatibin böylesine bir katiller ordusuna katılmak üzere dışarıya gitmesi bizi fevkalade yaralamıştır. Umarım bunların önü alınacak çalışmaları da hep beraber yaparız' dedi.İbadethane sayılan cami, mescit, kilise, havra ve sinagoglara ait elektrik enerjisi yıllık giderlerinin Diyanet İşleri bütçesine konulacak ödeneklerden karşılanmasına karar verildiğini söyleyen Arınç, 2014 yılı için ibadethanelerin aydınlatma giderleri harcama tertibine konulan ve eklenen ödeneğin 70 milyon TL iken bugün itibarıyla kullanılan miktarın 48 milyon 361 bin TL olduğunu belirtti.Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. TÜRGEV ile ilgili bazı sözlerin sarfedildiğini anımsatan Arınç, 'Bu konuda içimiz rahattır. Bana bu konuda zannediyorum ki 20 civarında önerge gelmiştir. Bu önergelerin hepsini cevaplandırdım. Bize verilen beyannamedeki bilanço miktarlarını, kendilerine yapılan bağışları ve gayrimenkul sahibi iseler bunun kaç tane olduğunu içinizdeki, içimizdeki bütün arkadaşlarıma bildirdim. Yani cevaplandırılmayan bir soru önergesi yok' dedi.TÜRGEV'in amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdiğine inandıklarını dile getiren Arınç, 'Nereden yardım alıp almadığını soracak durumda değiliz. Çünkü Vakıflar Kanunu'muzda yaptığımız değişiklikle vakıflar yurt dışından da bağış kabul edebilmektedir' diye konuştu.Arınç, İnsan Hakları Kurumu'nun kanununda 11 maddelik bir değişiklik öngördüklerini, fonksiyonlarını, yetki ve sorumluluklarını yeniden düzenleyeceklerini bildirdi.'Ayağına kurşun sıkan tek grup siyasetçilerdir'Arınç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil'in milletvekillerine yönelik kanun teklifi ile ilgili bir konuşma yaptığını anımsattı.Bu konuda özeleştiri yapmak istediğini ifade eden Arınç, 'Ayağına kurşun sıkan tek grup siyasetçilerdir. Bu çok acı bir şey. Herkesin bir koruması vardır ama milletvekilleri korunmasızdır ve milletvekilinin en büyük hasmı yine milletvekilidir' ifadesini kullandı.Siyasetçinin, siyasetçiye sahip çıkması gerektiğini belirten Arınç, 'Herkes birbirine sahip çıkarken, korurken, kollarken, biz, birbirimizi yok edecek veya gözardı edecek veya küçültecek bazı şeylerin içinde oluruz' diye konuştu. Arınç, şunları söyledi:'Ne demek istiyorum? 1995'te Milletvekili oldum, herkesin ağzında bir sakız 'Milletvekilinin dokunulmazlığı', 'milletvekilinin lojmanı', 'milletvekilinin maaşı.' Anadolu'ya gidiyoruz, diyorlar ki 'Sizin altınızda araba varmış, yediğiniz içtiğiniz bedavaymış, mükellef villalarda kalıyormuşsunuz.' Allah Allah, bunların hiçbirisi yok. Yerken paramızı veriyoruz, maşallah Meclis Başkanımız da her gün artırıyor zaten. Yani, burada 8 bin kişi yemek yiyor günde ama gazetelere bakarsanız 'Meclis'te bir ayda 400 ton et yenildi' deniyor, sanki hepsini biz yemişiz gibi. Vicdansız, ahlaksız, yazma böyle. Benim dönemimde ortalama 5 bin kişiydi. Bazen 13 bin kişi girer bu Meclis'e, bazen 8 bin kişi girer, bazen 5 bin kişi girer, bunlar bizim vatandaşlarımız, hepimiz yanımıza alırız. Güneydoğu milletvekillerine Allah yardım etsin, en kolayı İstanbul milletvekilidir, çok fazla seçmenleri gelmez, bunlara bir geldi mi maşallah 20 kişi gelir.Maaşımız o kadar değil, lojmanımız o kadar ahım şahım değil. Dokunulmazlığımız, onu kendi aramızda da çok konuşuyoruz ama onun da istisnaları var.Lojmanlardan 2003 Ocak ayında çıktık. İyi, lojmanlardan çıktık da nereye gidecek bu milletvekilleri? Yani, evi varsa evine gitti adamcağız, evi yoksa kiraya gitti veya misafirhanelerde kaldılar. Ben de dedim ki 'TOKİ denilen kuruluş var, askere, Milli Eğitime, Sağlık Bakanlığı'na bina yapıyor, TOKİ bize de yapsın. Lojman değil, parasıyla bize satsın.' 'Ne kadar güzel' dediler. İlan ettim ama başıma gelmeyen kalmadı. Bir şey doğrudur ama gazeteler yazdığı zaman tüylerimiz diken diken olur, hemen yanlarına gideriz. 'Ben bu işte yokum ha, bilesin bak benim ismimi de yaz' deriz. 355 tane müracaat oldu, 351'i müracaatını geri çekti.Benden sonra gelen Başkanımız, tabii Bülent Arınç ismini taşımayınca ona aynı tepki gösterilmedi, o da Yenimahalle'den bina yaptırdı. Bir kısmımız Yenimahalle'de TOKİ'den konut aldı, ondan sonra gelen İncek'te yaptırdı. Şimdi İncek'te konutları var milletvekillerin. Onlara 'evet' derken bana niye 'hayır' demiştiniz? Hangisi yanlıştı, hangisi doğruydu? TOKİ, milletvekillerine konut yaptı arkadaşlar, hem de güzel yaptı, Yenimahalle biraz pahalı oldu ama şartları itibarıyla onlar da bugün ucuza geldi.'Maaşlarımız az' diye gelenler, dışarı çıktıkları zaman bir gazeteci görürlerse 'Bunlar maaşları artırmak istiyor, asgari ücret bu kadarken milletvekili maaşı bu kadar olur mu? Ben bunu reddettim' diyor. Benim yanımda öyle konuşmamıştı. Bir milletvekilinin maaşının Başbakanlık müsteşarına endekslenmesi ne demek? Ben milletvekiliyim, ben seçilmiş bir insanım. Benim hesabım ayrı olmalı. Hani maaşlarda bir düzenleme yaptık ama hala biz müsteşara endeksliyiz. Müsteşara endeksli olmaktan bizim çıkmamız lazım. Maaş az olur, çok olur, farklı bir şey ama ben bir statü sahibi olmalıyım. Benim özlük haklarım, benim sosyal haklarım ne olacak, bunu bilmem lazım. Buradaki öncülüğümüz de şudur: AB için, müktesebat için her şeyi yapıyoruz kardeşim, bir de bunu yapalım dedik. Bir de milletvekilleri için böyle bir düzenleme olsun. Orada var mı yok mu beni ilgilendirmez, var olan da var, yok olan da var.''Milletvekillerinin ödenek ve yollukları, hak kazanma ve ödemeleri, dışarıdan atanan bakanları, emekliliği, tedavi hakkını, analık halini, ölüm yardımını, sosyal hakları, personel istihdamını, protokol sırasını'na ilişkin teklifte bulunulduğunu hatırlatan Arınç, '5 tanesini çıkaralım isterseniz, yerine bir tane ilave edelim isterseniz ama bunları konuşalım. Dönem bitiyor. Ocak'tan sonra seçim, kimse burada kalmaz, kimse bunları düşünmez' dedi.Ocak ayının ilk gündemine bunun konulması gerektiğini dile getiren Arınç, '(Efendim, sizin çoğunluğunuz var, siz çıkarın) Bu, eski usuldür. Doğrusu, hepimizi ilgilendiren bir konuda, hepimizin bu işe nasıl doğru biliyorsanız onu koymak suretiyle, mutlaka bu çıksın diye demiyorum ama üzerinde müzakere edilsin, konuşulsun, ondan sonra da bunu Parlamento'ya getirelim değerli arkadaşlar. Bunu yapmadığımız takdirde çok zor durumda kalırız' diye konuştu. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:'İstanbul'da yemek yiyebileceğiniz bir tek Filizli Köşk var. Bir de benim dönemimde termalde 30 odalı küçük termal bir tesis yaptırdık. Bir Yalova ziyaretimde 'buraya da bizim emekli milletvekillerimiz, aktif milletvekillerimiz gelir, kaplıca tedavisi görür ve burası ormanın içerisinde bir yer, orada da rahat eder' dedik. Sağ olsun Cemil Çiçek Bey birkaç ay önce de orayı kapattı. Tadilat düşüncesiyle kapattığını söylüyor, inşallah, sözü böyledir, o zaman bir an evvel ne yapacaksa orada yapsın. Arkadaşlar, bizim böyle yerlere ihtiyacımız var.14. dönemin deniz kenarında villaları var, 15. dönemin Kuşadası'nda var, 16. dönemin var, 17. dönemin Antalya'da var, 20. dönemden sonra bir şey yok. 20. dönemde biz geldik her şey bitti 'harç bitti yapı paydos' dediler. Onların yaptığı doğru muydu? Eleştirebilirsiniz ama o zaman hazine tahsisleriyle hepsi yazlıklara kavuştu. Hepsi, yaz aylarında görüyorum İzmir'e giden uçağın içerisinde. Biz kendimize geldiğimiz zaman 'Aman laf olur sonra' Ne lafı olacak? 3 gün konuşurlar, 4. gün biter kardeşim. Kim konuşacak? Haksız bir iş mi yapıyoruz? Yanlış bir iş mi yapıyoruz? Bu dönemin bir şerefi olsun, bence milletvekillerine ait bir düzenlemeyi yapalım. Mesela ben eski Meclis Başkanı olarak belki pasaportta yine kırmızıyı kullanmaya devam edeceğim ama milletvekillerimiz 3. dereceye gelmiş memur gibi aynı pasaportu kullanacak. Bu doğru mu arkadaşlar? Toplasanız 2 bin 800 civarındayız. 500'ü burada, geri kalanlar da önceki dönemler. Her gün de bir cenaze merasimi oluyor zaten burada. Yani bu insanı kuyruklara sokmanın, rezil etmenin, perişan etmenin bir alemi var mı? Bizim neyimiz eksik? Hakimleri, askeri düşünüyoruz, kanun çıkarıyoruz; akademisyenleri düşündük, kanun çıkardık hem de üç günde maşallah. Milletvekilleri için niye çıkaramıyoruz, neden bir araya gelmiyoruz? Ben Meclis Başkanımızdan da buna öncülük yapmasını istiyorum ve sizlerin hep beraber bu noktaya gelmek suretiyle, yardımcı olmanız suretiyle ocak ayı içerisinde bu konuyu gündemden çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum.''Toptan suçlamak iyi bir üslup değil'Arınç, 'bazı milletvekili ve bakan yakınlarının kamuda KPSS aranmaksızın veya imtihana girmeden göreve alındığı' iddialarını anımsattı.'Pek çok isim var. Bunların hepsi doğru değildir, yalandır diyemem ama bir kısmı doğrudur' diyen Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını anımsatarak, 'Arkadaşlar, toptan suçlamak iyi bir üslup değil' dedi. Arınç, şunları söyledi:'Bence o konuda çok haklı olsa dahi, katılırım bazı noktalara ama bu bizim üzerimize yüklenecek bir suç değil. Benim kızım var, çalışmıyor, başörtüsünden dolayı öğretmenlik yapamadı. Damadım var, evlendiği zaman doktordu, KPSS'sini bilmem, doktor nasıl oldu bilmem. Oğlum var, itiraf edeyim, bazı bakan arkadaşlarımız bana teklif ettiler, 'Bir kadro verelim, oğlunuzu da böyle yapalım.' Oğlum da benim kafamda, 'Baba ben özel sektörde çalışacağım' dedi. Şu anda da 6 senedir özel sektörde işçi statüsünde çalışıyor. Seneler sonra iki çocuğu olmuş bir bakan var, daha bir yaşını doldurmadı, çocuğu olmayan da vardır, çocuklarından hiçbirisinin devletle ilişiği olmayan da vardır. Yani bütününü suçlamak yerine 'bazıları, şunlar, bunlar' diyebilir.83 tane ismin içerisine beni koymasalar olmaz. Doktor Metin bilmem ne diye, bana söylediler; vallahi de, billahi de bu ismi tanımıyorum, hayatımda görmedim, rüyamda görmedim. Sonra 'araştırın' dedim. Bir ara Meclis'te çalıştığını söyledikleri için, artık Google'dan her şeyi çıkıyor ortaya, danışmanlarım buldular, getirdiler. Mamak Belediyesi'nde, Aile ve Sosyal Politikalar'da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda çalışmış, bilmem nerede çalışmış; 16 yıllık memurken de TİB'e geçmiş. Peki, benimle ne ilgisi var bunun? Bir ara Meclis'te geçici görevle bulunmuş. Hepiniz milletvekilisiniz, danışmanlarınızdan bir tanesi en azından geçici görevli değil mi? Kaldı ki benim yanımda çalışmamış. Üzüldüm ve açıklama yaptım?'CHP'den de birçok milletvekilinin Meclis'te yakınlarının çalıştığını belirten Arınç, 'Ben giderken 276 kadroyu iptal ederek gittim buradan. Emekli olanın veya başka yere gidenin yerine adam koymadım, ben burada israfı önlemeye çalıştım' dedi.İstisnai kadroları kullanmanın belediyeler de dahil suç olmadığını belirten Arınç, kanunların buna izin ve imkan verdiğini, sadece etik açıdan meseleye bakılabileceğini kaydetti.Eleştirilere her zaman saygı duyacağını ifade eden Arınç, 'Ama bunları 'AK Parti döneminde şunlar şunlar yapıldı, bunların hepsi zaten hırsızdır, hepsi yolsuzdur…' Böyle bir ithama biz müstahak değiliz. Bunu yaptığımız zaman bu eleştirilerden herkes üzerine düşeni almalıdır' dedi.'Translarla basın toplantısı yaptı'Bugün bir üslup tartışması yaşandığını belirten Arınç, 'Meclisimizin de itibarını düşünerek bazı konularda, özel hayatın gizliliğine girmeden, şahsiyet yapmadan, kişilik haklarını zedelemeden konuşabiliriz, konuşmalıyız' dedi.'Şurada bağırıp çağırıyoruz, dışarı çıktığımız zaman 'saygılar efendim' diyoruz. Bunu bu kürsüde de yapalım yani kabahat şu koltukların renginde midir, yoksa bu kürsünün şehveti midir, nesidir bilmiyorum. Ama kendimizden geçiyoruz kardeşim, tanıyamaz hale geliyoruz' diyen Arınç, şunları kaydetti:'Mahmut Tanal Bey, bana göre altın gibi kalbi var ama yaptıklarına bakıyorum. Vallahi böyle, gönlümden geçeni söylüyorum. Birkaç defa konuştuk her meseleyle ilgili, her meseleye kendisini görevli sayıyor. Sonra hepimizden daha cesur bir arkadaşımız kardeşim. İhsan Hoca'nın yapamadığını yaptı, translarla basın toplantısı yaptı arkadaşımız, onların hakkını savundu. Yani Meclis kürsüsüne veya basın toplantısına herkesi çıkarmak mümkün ama böylesi cesaret ister, her kişinin karı değil Tanal, er kişinin karı, bak sen onu bile yaptın.İhsan Özkes'e 'Kurultaydan en yüksek oyu sen aldın. Bir görev daha var, mescitte imamlık yap, Musa Çam'ı da imam, arkasında cemaati' dedim. Bak, ne geçiyor gönlümden biliyor musun, siz, Musa Çam'ı cemaat yapamazsın ama Musa Çam sana Jandarma Marşını söyletir.Bir mescit açılabilmesi için CHP'de bir psikiyatriste ihtiyaç varmış, onu da söyledim. Bu, daha önce de açılabilirdi, daha sonra da açılabilirdi. Ama sağ olsun, Bekaroğlu bizde yapamadığını sizde başardı. Onu da kutlamak gerekir, ne diyeyim? Arkadan bir tek cemevi açmak kaldı. Cemevi açılmasını, Meclis'ten önce bence CHP'de istemeniz lazım. Yani o ihtiyaç orada daha gerçek olabilir.'Arınç'ın bu sözleri, Genel Kurul'da tüm gruplarda gülüşmelere yol açtı.Konuşması sırasında TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın 'Beşiktaş gol atmış' anonsu üzerine Arınç, 'Zaten ümitliydim bu takımdan, inşallah arkadan üst üste gelmez bir şeyler' dedi.Meclis'in hak etmediği bu tartışmalardan kurtulması gerektiğini belirten Arınç, 'Ne olur, bu üslup içerisinde tartışmalarımızı, görüşmelerimizi yapalım. Bu Meclis bunu hak ediyor. Yarın buradan gittiğimiz zaman tutanaklar bizim şahidimiz olacak' dedi.'Bahsi geçen 'tweet'leri aldım, ciddi buldum, biraz da vahim buldum'İzne tabi ruhsatlarla ilgili bir soru üzerine, Başbakanlık Genelgesi'nin yürürlüğe girdiği 15 Haziran 2012'den bugüne kadar 7 bin 94 dosya geldiğini, bunlardan yüzde 91'inin olumlu, yüzde 5,5'inin olumsuz olarak cevaplandırıldığını, yüzde 3,5'inin ise değerlendirilmesinin devam ettiğini söyledi. Arınç, 'Bu genelgenin kaldırılması söz konusu olabilir ama şu an için görevine devam ediyor' dedi.'Diyanet Vakfı'nın camide toplanan paralarla Diyanet İşleri Başkanı ve üst düzeylerine kaç otomobil alınmıştır?' sorusuna Arınç, 'Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir' yanıtını verdi.Arınç, 'fuatavni' isimli Twitter hesabından yazılanlara ilişkin, şunları söyledi:'Bana da arkadaşlarım getirdiler. Biliyorsunuz Twitter'da fenomen haline gelen bir isim var, bu isim bazen yazılarında olacak olayları isim ve yer vermek suretiyle yazıyor. Yani ismini burada zikretmekte de beis yok; 'Fuat Avni' isminde. Tahminen 50'ye yakın tweet atmış. Bu 'tweet'lerinin başında '12 Aralık Cuma günü İstanbul, Ankara ve Malatya merkezli operasyonlar yapılacak, şunlar, şunlar olacak, şu kadar gazeteci vesaire gözaltına alınacak' diyor. Yani bu bilgiler, isim de verilerek yapıldığına göre ciddi sayılması gerekir. Adalet Bakanlığımızla, tabii burada olmadığı için belki telefonla görüşebildik. Yani bu tür bilgilerin bir ilgisi, esası yoktur, biz buna böyle inanıyoruz ama tabii yarın, 3 gün, 5 gün sonra öyle bir operasyon yapılır mı, ne kadar kapsamda yapılır, ne amaçla yapılır? Onu bizim bilmemiz mümkün değil.Twitter'da her yazılan şeyi gerçek olarak kabul edemeyeceklerini ifade eden Arınç, bu kişinin daha önce yazdığı 'tweet'ler bulunduğunu ve bunların pek çoğunun hakaret, düşmanlık, kin ve iftira olduğunu kaydetti. Arınç, şöyle devam etti:'Bunlara inanmayız ancak buradaki isimler ve yapılacak operasyonda görev alacak polislere kadar da isimler verildiğine göre... Yani, buna sadece benim 'ciddidir, bunun üzerinde durulmalıdır' dememden gayrı bir şey olamaz. Ben, Emniyet Genel Müdürlüğü mensubu değilim, bir savcı, hakim değilim. Adalet Bakanı ne olsa ne söyleyebilirdi onu da tahmin edemem. Ama bahsi geçen 'tweet'leri aldım, ciddi buldum, biraz da vahim buldum. Daha ne söyleyebilirim? Umarım ki bunların aslı çıkmaz veya bu ölçüde çıkmaz veya yargı sürecinin dışına taşan bir olay olmaz. Bunu da temenni ederim, bunu da söylemek isterim.''İnceleme ve soruşturma başlatıldı'TBMM Başkanvekili Sadık Yakut ise Milli Saraylar'a bağlı sosyal tesislerin işletilmesine dair yönergenin Genel Sekreter imzasıyla değil, Meclis Başkanı imzasıyla yürürlüğe girdiğini söyledi.TBMM'de düzenlenen 'Hazreti Mevlana'yı Anlamak' konulu konferanstaki konuşmacının, hiçbir şekilde tasvip edilmesi mümkün olmayan yakışıksız ifadeler kullandığını belirten Yakut, 'Kürsüye çıkan hiçbir kimsenin ne konuşacağını önceden kimse bilemez zaten, kimse kestiremez' dedi.Konuyla ilgili olarak inceleme ve soruşturma başlatıldığını, 2 idarecinin açığa alındığını, ayrıca konferanstaki ifadelerle ilgili olarak da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu anımsattı.Yakut, CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in 'İstanbul'daki yolsuzluklar hakkında ne diyeceksiniz?' sorusu üzerine, şunları söyledi:'Başkanlık Divanı'nda konu görüşülmüş olup dış denetim için 3 Sayıştay denetçisi, iç denetim için 2 denetçi ve inceleme soruşturma için de 2 muhakkik görevlendirilmiştir. İnceleme ve soruşturmanın sonucuna göre de gereği yapılacaktır. Ayrıca Genel Sekreterlik tarafından mevcut kafeteryaların Devlet İhale Kanunu'na göre ihale edilerek kiraya verilebilmesi için başlatılan çalışmalar neticesinde Maliye Bakanlığı'ndan gerekli izinler alınmış olup, Sayın Başkan'ın ve Başkanlık Divanı'nın takdirine göre bu yerler kiraya verilecek veya TBMM tarafından işletilecektir.'Yakut, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in Başkanlık konutunda değil, kendi evinde oturduğunu ve Başkanlık konutuna taşınmayacağını da çeşitli vesilelerle ifade ettiğini söyledi.Yakut, 'medya mensuplarına otopark yasağı getirildi' ifadesinin doğru olmadığını, aksine mevcut otoparktan daha geniş bir otopark tahsis edildiğini kaydetti.Muhabir: Alp Özden | AA
Reklam
Reklam