Paris'teki katliamla ilgili Charlie Hebdo dergisini suçlayan tweetin ardından Antikapitalist Müslümanlar isimli gruptan açıklama ve özür geldi.Fransa'nın ünlü mizah dergisi Charlie Hebdo'ya yönelik düzenlenen ve 12 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili Twitter üzerinden 'Müslüman halkların değerlerini aşağıla, cinayet neden ol. Biz sadece canileri eleştirelim. Sonra emperyalizm yoluyla bize demokrasi getir' mesajını paylaşan Antikapitalist Müslümanlar'dan özür açıklaması geldi. Grup, yine Twitter üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:'Yukarıdaki tweetimizde ifade etmek istediğimiz şeyi doğru bir şekilde cümleye dökemediğimizden ötürü herkesten özür diliyoruz. Bir inanışa değere hakret etmek cinayet nedeni olamaz elbette. Kendi adımıza burada çok talihsiz bir ifade kullandığımızı kabul ediyoruz. Vermeye çalıştığımız temel mesaj bu canice girişimler üzerinden batılı kapitaslitlerin yeni katliamlar yapmasına gerekçe teşkil etmesinin de eleştirilmesi gerektiği üzerineydi. Bir şeyleri inşa edebilmek için yüzlerce şey yaparsınız, ya da yazılar sarfedersiniz ama bir şeyin inşasına sebep olamayabilirsiniz. Ama bir şey söylersiniz yerle bir edebilirisiniz. Hatalar herkes içindir. Hatadan dönebilmek de önemlidir. Hayal kırıklığına uğrattığımız tüm dostlarımızdan gerçekten özür dileriz.Peygamberimize hakareti kabul etmedğimiz gibi bu cinayeti de kesinlikle kabul etmiyoruz. Bunu böyle düşündüğümüz zaten bilinebileceğini varsaydık. Samimi bir şekilde eleştiren dostlarımızı da bir hata yapsalar da yerin dibine soksak diye bekleyenleri de anlıyoruz. Yolumuz uzun ve çetrefelli. Allah hatasından dönenlerin yardımcısı olsun. Bizi anlamınız dileğiyle...'İleri Haber
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç , Soruşturma Komisyonu'nun eski dört bakanla ilgili dinleme kayıtlarının imha edilmesi kararını, ''Delil sayılmayan bir şeyin muhafazası da mümkün değil. Büyütülecek bir şey değil'' diye değerlendirdi.‘Komisyonun kararı ara karardır esas kararı Genel Kurul'da verilecek’Başka bir gazetecinin, “4 eski bakanla ilgili soruşturma komisyonunda gündeme gelen tapelerin imhası konusunda muhalefetin eleştirileri var. Biz bu konuda suç duyurusunda bulunacağız diyorlar. Bu konuda neler söylersiniz?” sorusuna Arınç şu cevabı verdi: “Tapeler diye başlıyorsunuz halk onu bilmeyebilir. Yani 17-25 Aralık’ta bir takım dinleme kayıtları yayınlandı. Gazetelerde de televizyonlarda da. Bu dinleme kayıtları üzerinden de Türkiye’de bir süreç başladı. Hem 4 bakanla ilgili hem de bizzat Sayın Cumhurbaşkanı'na yönelik olarak cumhurbaşkanımızın evlatlarıyla ilgili bir kampanya yürütüldü. Yolsuzluk vardır, bu kişiler yolsuzluk yapmıştır vesaire şeklinde. Kişilere yönelik yapılan soruşturma sonucu cumhuriyet savcılığı takipsizlik kararı verdi. Takipsizlik kararına itiraz edildi, mahkeme reddetti. Takipsizlik kararı kesinleşti. Ancak Anayasamız gereğince ilgili bakanlarla alakalı olarak ancak soruşturma komisyonu kurulabilirdi. AK Parti’nin de önergesiyle soruşturma komisyonu kuruldu. 4 aylık çalışmasını yaptı onlarda yaptıkları oylama da buna Yüce Divan'a sevkine gerek görülmediği şeklinde bir karar verdiler. Karar ara karardır esas genel kurula geldiğinde milletvekillerini vereceği karar bu konuda son hüküm niteliğinde olacaktır. Burada tape dediğimiz konuşmaların yayınlanmasının suç olduğu bir tarafa bunların delil olarak kabul edilip edilmeyeceği konusu var.Yargıtay’ın kararlarında da Anayasa Mahkemesi’nin bazı kararlarında izinsiz dinlenmiş olan şahıslara yönelik dinleme ses kayıtlarının delil olmayacağı karara bağlanmıştır. Bir de Ceza Muhakemesi kanununu 135. Madde olabilir veya yanlış söylemeyeyim.Burada tanıklıktan çekilme hakkı olan kişilerin yani bir kişinin eşi, birinci derece yakınları veya başka ilişkide bulunan insanlar taraflı şahitlik yapabilir düşüncesiyle tanıklıktan çekilme hakları vardır. Onlara tanıklık yapacağım derlerse bile yemin teklif edilemez. Bu ceza muhakemesi kanununda yüzyıllardan beri olan bir hükümdür. Halbuki o dinleme kayıtlarında bir kişinin oğlu ile eşiyle kızıyla konuşmaları yayınlanmıştır. Bunların he mahkeme kararı ile dinlenmesi mümkündür, izinsiz dinlenmişse de bunun delil olarak sayılması mümkün değildir. Ceza muhakemesi kanununa göre dinlenmesi mümkün olmayan kişilerin ve delil mahiyetinde sayılmayan tutanakların imha edilmesi veya geçersiz sayılması gibi bir hüküm var. Herhalde soruşturma komisyonu başkanı ve üyeler bu kanaatle hareket ediyor. İşin içinde başka bir şey var mı doğrusu bilmiyorum ama benim düşünebildiğim bir hukukçu olarak, delil mahiyetinde sayılmayan ve delil olarak ta kabul edilmeyen bir dinlemenin artık mevcudiyetine gerek yoktur, diye düşünmüş olabilirler. Bu işin özü ile ilgili değildir. Şu açıdan yanı filanın filanın konuşma kayıtları imha edilecek, bu olmaz şeklinde düşünmemek lazım.Herhangi bir adi olayda dahi siyasi boyutu olmayan böyle bir dinleme yapılmışsa, tanıklıktan çekilme hakkı olan kişilere yönelik bir dinleme varsa hiçbir mahkeme bunu esasen bugüne kadar delil kabul etmedi, delil sayılmayan bir şeyin muhafaza edilmesi de mümkün değil. Büyütülecek bir tarafı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bu beyefendiler esasen bir yıldan bu yana yapmadıkları şey kalmadı. Sadece isnatlar suçlar değil, suç duyurusunda da bulundular. Mahkemelere gittiler, takipsizlik kararına itiraz ettiler. Bundan yapacak çok fazla bir şeyleri de kalmadı. Ama hukuken bunların imha edilmesi mümkün değildir, şu sebeple diyorlarsa tabi onları dinlemek gerekir ama bildiğimiz konuları tekrar tekrar köpürtüyorlarsa bunun kimseye bir faydası yok.”T24
Meteoroloji ülke genelinde kar haberini duyurdu. Ben de akşam akşam üşenmedim; kar manzarası ve kahve eşliğinde dinleyebileceğiniz en iyi 10 'Blues' şarkısını toparladım. Dinledikten sonra yorumlara 'Abi şu da olsa iyi olurmuş' dediğiniz şarkıları yazın. Kar erimeden listeyi güncelleyelim.
Meclis Soruşturma Komisyonu'nun CHP'li üyeleri dört eski bakanla ilgili tapelerin imha edilmesinin suç teşkil edeceği gerekçesiyle Meclis ve komisyon başkanlığına ihtar yazısı gönderdi.Dört eski bakan hakkındaki rüşvet yolsuzluk iddiaları üzerine kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu'nun CHP'li 4 üyesi Meclis'te düzenledikleri basın toplantısında tapelerin imha edilmesi kararına tepki gösterdi.CHP milletvekilleri Erdal Aksünger, Rıza Türmen, Osman Korutürk ve Emre Köprülü delil niteliği taşıyan tapelerin imha edilmemesi için Meclis Başkanlığı ve komisyona ihtar yazısı gönderdiklerini açıkladı.CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger Meclis'teki soruşturmanın henüz tamamlanmadığını, dört eski bakan hakkında Meclis Genel Kurulu'nda da bir oylama yapılacağını söyledi:'Bu delil karartmaya girer, yok etmek komisyonun görev alanına girmez. Komisyon Başkanı Hakkı Köylü bunu yaparsa yargılanması için elimizden geleni yapacağız. Tapeler imha edilirse savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Buna ilişkin dilekçemiz hazır.'Türmen: Bakanların durumu 135. madde kapsamında değilCHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen tapelerin imhasına gerekçe olarak Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 135'nci maddesinin gösterildiğini, ancak eski bakanların durumunun bu madde kapsamına girmeyeceğini söyledi. Türmen bu maddenin öngördüğü 'tanıklıktan çekilme hakkı'nın komisyona gönderilen tapeler için geçerli olamayacağını ifade ederek, 'Burada telefonun bir ucunda şüpheli bir tanık yok. Telefonun iki ucunda da şüpheli var' dedi:'Deliller ortadan kaldırılırsa, TCK'nın 281. maddesi gereğince delillerin yok edilmesi suçu işlenmiş olur. Bunun cezası 6 ayla 5 yıl arasında değişir. Kamu görevlisi ile bağlantılı olarak bu suç işlenmişse yarı oranında artırılır, yani 9 ay ile 7 yıl arasında cezası değişir. Hakkı Köylü illa da bu suçu işlemek istiyorsa biz buna engel olmayız.''Dijital kayıtları dinleyemedik'Komisyona gönderilen dijital kayıtlar ve CD'lere ilişkin bir soru üzerine ise CHP'li Aksünger 'Dijital kayıtlar vardı. Zarflar içinde kapatılmış, onları dinleyemedik, bize vermediler. Belki de imha ettiler' dedi.CHP'li üyeler komisyon başkanının tapelerin imhasına ilişkin bir toplantı çağrısı yapması durumunda ise bunun suç teşkil edeceğini yineleyerek 'Suça katılmayacağız' görüşünü dile getirdi.CNN Türk'ün sorularını yanıtlayan Hakkı Köylü Meclis'te yaptığı açıklamada bakanların yakınları ile yaptığı konuşmaların tapelerinin imhası için komisyon üyelerini en kısa sürede toplantıya çağıracağını açıklamıştı.Al Jazeera
Paris'teki kanlı saldırının ardından İspanya'da da El Pais gazetesinin binası şüpheli paket nedeniyle boşaltıldı. Polis ekipleri tarafından incelenen paketlerin zararsız olduğu anlaşıldıParis'te 12 kişinin ölümüne neden olan mizah dergisi Charlie Hebdo'ya yönelik saldırıya yönelik sıcak gelişmeler yaşanırken bir başka Avrupa ülkesiİspanya'da El Pais gazetesinin Madrid'deki binası şüpheli bir paket nedeniyle boşaltıldı.İspanya'nın başkenti Madrid'de iki medya grubunda bulunan şüpheli paketler tehlikesiz çıktı.'El País', 'Cinco Días' ve 'Huffington Post' gibi gazeteleri bünyesinde barındıran Prisa grubu ve Libertad Digital adlı haber portalının bulunduğu farklı adreslerdeki binalar güvenlik gerekçesiyle boşaltılmıştı.Polis ekipleri tarafından incelenen paketlerin zararsız olduğunun anlaşılması üzerine gazeteciler binaya geri döndü.Cihan
Görünümü ilk olarak 1807’de bir çiftlik hayvanları gözlemcisi olan George Culley tarafından belgelenmiştir. Bu tür 19. yüzyılda Belçika’nın merkezi ve kuzeyinde yerel türlerin İngiltere kökenli Shorthorn sığırları ile melezleştirilmesi sonucu elde edilmiştir. Melezlemede Charolais sığırlarının da kullanılmış olması bir ihtimaldir. Belçika mavisi ilk olarak sütçü-etçi melez ırk olarak kullanılmıştır. Modern etçi tür 1950’deLiege ilinde suni tohumlama merkezinde çalışan Professor Hanset tarafından geliştirilmiştir. Türün karakterik (çift kaslılık) mutasyonu düz hat yetiştirme (linebreeding) ile artık ırkın sabit bir özelliği haline gelene kadar sağlanmıştırYeni doğan buzağının çok büyük olmasından dolayı sezaryen operasyonu bu tür için rutin olarak yapılmaktadır. Ayrıca diğer etçi, sütçü veya kombine türlerle melezleme yapıldığında da doğum kanalının darlığından dolayı zor doğum görülebilir.Belçika Mavisi’ni yetiştirmenin karlı olup olmadığı doğum sırasında yaşanan sıkıntılar ve konsantre yemlere olan metabolik ihtiyaçtan dolayı tartışılır durumdadır. Ancak değerli etlerin yüksek oranı, etin yapısı gibi nedenlerle çift kaslı hayvanların karkas değerleri arttırılabilir. Yağ depolamasındaki yavaşlık çoğu zaman kesimi geciktirir bu da bakım giderlerinin artışına neden olur. Belçika Mavisi sığırları yoğun şekilde bakım ve yönetim istediğinden zor koşullarda yetişemezler. Bu gibi nedenlerden dolayı bu türün genel verimi ekonomik olarak halen belirsizdir.Görünümü ilk olarak 1807’de bir çiftlik hayvanları gözlemcisi olan George Culley tarafından belgelenmiştir. Bu tür 19. yüzyılda Belçika’nın merkezi ve kuzeyinde yerel türlerin İngiltere kökenli Shorthorn sığırları ile melezleştirilmesi sonucu elde edilmiştir. Melezlemede Charolais sığırlarının da kullanılmış olması bir ihtimaldir. Belçika mavisi ilk olarak sütçü-etçi melez ırk olarak kullanılmıştır. Modern etçi tür 1950’deLiege ilinde suni tohumlama merkezinde çalışan Professor Hanset tarafından geliştirilmiştir. Türün karakterik (çift kaslılık) mutasyonu düz hat yetiştirme (linebreeding) ile artık ırkın sabit bir özelliği haline gelene kadar sağlanmıştır.
İran Merkezli ‘Eghtesadnews’ haber sitesi Reza Zarrab’la ropörtaj yaptıklarını öne sürerek, İran asıllı iş adamının İran’da kendisi hakkında konuşulan yolsuzluk iddialarına anlam veremediğini ifade ettiğini yazdı. Sitede yer alan röportaja göre Sarraf’ın İran’a seslenerek: “Yerim yurdum belli suçluysam gelip beni alın” dediği öne sürüldü.Söz konusu Röportajda, Zarrab, kendisine yönelik İran’da yapılan iddiaları eleştirerek: “İran’da beni yolsuzlukla suçlayanlar en azından bir iki belge ortaya koysunlar. İran’da benim için oluşturulan ortam ve söylenenler tuhaf ve gülünçtür. Dedikleri kadar suçluysam neden gelip beni almıyorlar. Uzak yerde değilim yerim yurdum bellidir. Gelsinler belgelerini sunsunlar beni alsınlar” diye konuştuğu iddia edildi.ZENCANİ DÜRÜST DEĞİLRöportajda İran’da yaptığı milyar dolarlık yolsuzluk suçlamaları nedeniyle tutuklanan işadamı Babek Zencani’nin kendisinin “patronu” olduğu iddialarını yalanlayan Zarrab, Zencani’nin dürüst biri olmadığı konusunda iki yıl önce İran yönetimini uyardığını ifade ettiği öne sürüldü. Söz konusu röportajda Zarrab’ın, “Zencani hiçbir zaman benim patronum olmamıştır. Bu hikayenin nasıl uydurulduğunu bilmiyorum. Ben bir tüccarım ve işimi şeffaf yapıyorum. İran kim olduğu belli olmayan birisine milyarlarca Avro para verip şimdi de bu paraları geri alamıyor. Halbuki ben iki sene önce bu adamın dürüst olmadığı ve onları dolandıracağı konusunda İran’ı uyarmıştım. Gerekirse İran’da uyardığım kişilerin adlarını belgeleriyle açıklayabilirim” dediği iddia edildi.
Fransa'nın başkenti Paris'te mizah dergisi Charlie Hebdo'nun merkezine düzenlenen saldırıyla ilgili olarak Türkiyeden ilk açıklamayı Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik yaptı. Çelik, saldırıyı kınayarak, 'Paris'in merkezinde bu kadar profesyonel bir şekildeki saldırıya dikkat çekmek lazım' dedi.Paris'teki katliama Türkiye'den ilk açıklamayı Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik yaptı. İşte Çelik'in açıklamaları:Profesyonel saldırı'Bütün insanlara yapılmış bir eylemdir. Kınıyorum. Görüntüleri izledik. Merkeze geliyorlar derginin merkezine. Son derece sakin bir biçimde geldiler ve saldırdılar. Bu masum insanlara yapılmış bir saldırı. Paris'in merkezinde bu kadar profesyonel bir şekildeki saldırıya dikkat çekmek lazım.Müslümanlar çok incindi ve protesto yaptılar. Bu saldırıyla bunun bağdaştırılmaması lazım. Müslümanlar bu olayı kınarlar. Hedeflenen başka şeyler var bence. Neyi hedeflediklerine bakmak lazım.'
Beşiktaş, Alexander Milosevic'in transferi için kendisiyle ve AIK kulübüyle anlaşmaya varıldığını KAP'a bildirdi.Beşiktaş’ın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na gönderilen açıklama şöyle:Alexander Milosevic’in şirketimiz profesyonel futbol takımına transferi ile ilgili olarak oyuncunun kulübü ve kendisi ile anlaşmaya varılmıştır. Buna göre;AIK Futbol Kulübüne 1.000.000 Avro sözleşme fesih bedeli ödenecektir.Oyuncu ile 3,5+2 yıllık olmak üzere aşağıdaki şartlarda anlaşmaya varılmıştır:-2014-2015 sezonu 2.yarısı; 425.000 Avro garanti ücreti ve 5.000 Avro maçbaşı ücreti,-2015-2016 sezonu; 500.000 Avro garanti ücreti ve 5.000 Avro maçbaşı ücreti,-2016-2017 sezonu; 500.000 avro garanti ücreti ve 5.000 Avro maçbaşı ücreti,-2017-2018 sezonu; 500.000 avro garanti ücreti ve 5.000 Avro maçbaşı ücreti,-2018-2019 sezonu; 600.000 avro garanti ücreti ve 5.000 Avro maçbaşı ücreti,-2019-2020 sezonu; 600.000 avro garanti ücreti ve 5.000 Avro maçbaşı ücreti,ALEXANDER MİLOSEVİC KİMDİR?Alexander Milosevic, 30 Ocak 1992’de İsveç’te dünyaya geldi. Futbola İsveç’in Rissne IF takımında merhaba diyen oyuncu, 2011 yılında AIK’e transfer oldu.17 yaşaltı kategorisine kadar Sırbistan milli takımı formasını giyen Milosevic, daha sonra İsveç milli takımını tercih etti ve iki kez İsveç A milli takım formasını terletti.AIK Stockholm’de bu sezon 28 maça çıkan 191 cm boyundaki 22 yaşındaki stoper Milosevic, 3 gol attı, 2 asiste imza koydu.
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Haliç Kongre Merkezi'nde devam eden Antrenör Gelişim Semineri'nin son gününde açıklamalarda bulunuyor.Antrenörlere eleştiri''Antenörlerimizin bilgi birikimlerine katkı sağlayacak kişileri getirmek için çaba veriyoruz. Marcelo Lippi'yi konuşmacı olarak getirmiştik. Ancak antrenörlerin yarısı Lippi konuşurken lobide kahve içiyordu. Demek hiçbir eksikleri yokmuş.''''Aynı şekilde Capello konuşurken de olmuştu. 2 senede iki gün süren bir seminer için bile sabrımız yok. Sabah altyapıyla ilgili konuşma yapan Fransız arkadaşımızı da salonun yarısı dinlemiyordu.''''Mazareti olan arkadaşlara diyecek birşeyim yok. Ancak mazeretsiz gelmeyenler için üzülüyorum. Bilgiyi ve birikimi kolay elde edemezsiniz. Gelen arkadaşlara da teşekkür ediyorum.'''Ülke futbolu iyiye gitmiyor'''Hepimiz kendimize gelmek zorundayız. Ülke futbolu iyi durumda değil. Ben 50 yılımı futbola verdim. Ancak beni dinlerken unvan sahibi olarak değil, normal biri olarak dinleyin. Hiçbir şekilde konuşmalarımı hiçbir kurumla ilişkilendirmeyin.'Antrenmanda kovuldum'''TFF ile ilk görüşmem, danışmanlık yapmak üzereydi. Galatasaray'la olan uzun atılım projesi nedeniyle, uzun süreli teklifi reddetmiştim. Ancak yaşanan süreci biliyorsunuz.''''Takımımla birlikte antrenmandayken, görevime son verildi. 3 gün önce maçtan sonra basın toplantısı yaptığımda, kovasalar da gitmem demiştim. Ancak ondan sonra beni kovdular.''''Sonrasında Futbol Federasyonu bana şu anda bulunduğum görevi bana teklif etti. Ben bu görevi 2-3 maç kazanıp kaybetmek için almadım. Kötüye giden ülke futbolunu düzeltmek ve katkı sağlamak için kabul ettim. Aksi taktirde bu görevi kabul etmezdim.'''Kral Çıplak'''Yabancı konusunda tam 1 yıl uğraştık. Tüm dünyadaki uygulamaları inceledik. Projemizin bir kısmını hayata geçirmeye başlıyoruz. Kral Çıplak demek için karşınızdayım.''''Spor, sağlık harcamalarını azaltmak için vardır. Spor oldukça büyük bir güçtür.'Almanya'da 28 milyon, bizde 3 milyon kişi spor yapıyor'''Gelişmiş ülkeler, sporcularına orduları kadar önem veriyor. En sok teknolojileri kullanıyor. Almanya'da 28 milyon insan spor yaparken bizde ise sadece 3 milyon kişi spor yapıyor. Bu 3 milyon bile aslında tartışılabilir.''Bu rakamları yukarıya çıkarmak yerine, kısa vadeli başarılar yakalamak için uğraş veriyoruz.'Kadın futboluna seyirci kalmamalıyız'''Dünyada 270 milyon insan futbol oynuyor, Türkiye'de de ise 270 bin. Dünya ortalaması yüzde 4-5 iken bizde 0.33. Bu sayıda şaibeli, pek emin değilim. Bu sayı doğru olsa bile, UEFA'daki 54 ülke arasında 48. olabiliyoruz.''''Dünya futbolunda özellikle kadın futboluna çok önem veriliyor. Ancak bizde durum böyle değil, yalnızca 3 bin kadın futbolcumuz var.'''Uykularım kaçıyor'''Avrupa'da altyapılarda oyuncu sayısı, A takımlara göre daha fazla, bizde ise bu durum tam tersi. Bu durum benim uykularımı kaçırıyor.' Avrupa'nın en büyük 7. ekonomisine sahibiz. Ancak bu tek başına hiç birşeyi ifade etmiyor.'''Manzara çok vahim'''Kulüplerimiz haddinden fazla para harcıyor. Kulüp yapıları çok kötü. Manzara çok vahim. Buna müsade etmemek gerekiyor.''Kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum. 2014-2015 sezonunda UEFA, PTT 1. Lig'de hiçbir takıma lisans vermedi. O takımların hiçbiri de bununla ilgili bir başvuru yapmadı. Türkiye Kupası'nı kazanırlarsa nasıl Avrupa'ya gidecekler?''''Süper Lig'de bile Ulusal Kulüp Kriterleri'ne uymayan birçok kulüp var.''FIFA'daki uyuşmazlık dosyalarının sayısı 600'ü geçti. Makedonya'yı bu konuda geride bıraktık, gözümüzaydın.''Koşu mesafeleriBu anlamda rakiplerimizin oldukça gerisinde olduğumuzu görüyoruz. Bizim onları geçmemiz lazım. Bu da kulüplerdeki fiziksel antrenmanlardan geçiyor.Dünyadaki milli takımları inceleyince çok sayıda oyuncunun Avrupa'daki en iyi 5 ligden geldiğini görüyoruz. Rakiplerin oyuncularının bu liglerde olduğunu görüyoruz. . Biz bunlarla uluslararası platformda yarışmaya çalışıyoruz ama milli takımımızda bu liglerde oynayan sadece 1 kişi var. Arda Turan. Bizden yetişip oynayan ikinci bir oyuncu yok.'Messi Türkiye'de olsa cüce derdik'''Bugün Messi Türkiye'de olsa fiziği nedeniyle onunla dalga geçerlerdi. Çocukluğunda fiziği nedeniyle cüce bile derlerdi. Annesi babası televizyon programlarına çıkardı, o yaşta onu kaybederdik.''CNN Türk
Sultanahmet'teki intihar saldırısını üstlenen DHKP/C eylemi yapan kişinin Elif Kalşen olduğunu açıklamıştı. Ancak Emniyet bu bilgiyi yalanlarken, Kalşen ailesi de Adli Tıp'ta kendilerine gösterilen cansız bedenin kızlarına ait olmadığını söyledi.Sultanahmet'te bombalı saldırıyı gerçekleştiren şüphelinin Elif Sultan Kalsen olduğu iddia edilmişti. Saldırıyı DHKP-C üstlenirken Emniyet saldırıyı gerçekleştiren şahsın Elif Sultan Kalsen olmadığını açıkladı. Saldırıyı gerçekleştiren şahsın kimliği ile ilgili de yeni bir açıklama yapılmadı.Sultanahmet'te gerçekleştirilen saldırı sonrasında internet sitelerinde ve bazı gazetelerin manşetlerinde Elif Sultan Kalsen'in ismi verilerek bombalı eylemi Kalsen'in gerçekleştirdiği iddia edildi.Ancak Emniyetten yapılan açıklamaya göre Kalsen'in saldırı ile ilgisi olmadığı anlaşıldı.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, inanç değerlerinin, moral ve motivasyondaki yerini ve desteğini hisseden, arayan tüm hastalara ve yakınlarına bu konuda eğitim alan din adamlarınca manevi destek verileceğini bildirdi.Sağlık bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında hastanelerde manevi destek sunulmasına ilişkin protokol imzalandı. Müezzinoğlu, imza töreninde yaptığı konuşmada, protokolün, talep eden hastalara manevi destek uzmanlarınca destek verilmesini kapsadığını söyledi.Diyanet İşleri Başkanlığı ile bu konu üzerinde 2012'den beri çalışıldığını, Avrupa ve ABD'deki örneklerin incelendiğini, din adamlarına gerekli eğitimler verildikten sonra bu aşamaya gelindiğini kaydeden Müezzinoğlu, bazı illerde başlatılacak pilot uygulamayla talep eden hastalara ve yakınlarına manevi destek verileceğini bildirdi.Sağlığın, 'Ruhen, fiziken ve sosyal yönden sağlıklı olma hali' şeklinde tarif edildiğini, bireyin fiziken, sosyal açıdan ve ruhen sağlıklı olması için vatandaşlara her türlü desteği verme gayreti içinde olduklarını vurgulayan Müezzinoğlu, moral, motivasyon ve hayat değerleri açısından inanç değerlerinin de önemli yeri bulunduğunu belirtti.
'Muhalefet partileri sadece hükümeti zorda bırakmak için çıkarılan güvenlik yasalarına karşı durarak, teröristlerin şımarmasını sağlıyorlar'Sedat Peker , Sultanahmet'te bir polisin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili olarak, 'Saldırıyı üstlenen DHKP-C örgütünün, Suriye tarafından yönlendirildiğini sokaktaki çocuklar dahi bilmekteyken, uluslararası dengeler yüzünden oraya müdahale edemiyoruz' dedi.Peker, 'Ancak Dhkp-c örgütünün Okmeydanı, Gülsuyu ve de Gazi mahallesinin bir bölümünde yerleşik düzende olduğunu televizyon seyreden, gazete okuyan bütün herkes zaten bilmektedir. Belki de sorulması gereken doğru soru bu insanlara biraz fazla demokratik davranılarak acaba şımarmaları mı sağlanmaktadır?' diye sordu.Sedat Peker, Okmeydanı'nda Berkin Elvan 'ın cenazesinin ardından öldürülen Burak Can Karamanoğlu 'na 'sahip çıkmadığı' iddiasıyla MHP yönetimine ağır eleştirilerde bulundu. Peker 'MHP her zamanki gibi ne ölüye, ne diriye sahip çıktı. MHP yönetimi hatalarını yüzlerine vurduğum için yine beni AKP çalışmakla suçlayacak ancak bu kadar basit stratejik hataları neden yaptıklarıyla ilgili kendileriyle yüzleşmeye yine gitmeyecekler' dedi.Peker Twitter'da diğer muhalefet partilerini de eleştirdi. Peker 'Muhalefet partileri sadece hükümeti zorda bırakmak için çıkarılan güvenlik yasalarına karşı durarak, teröristlerin şımarmasını sağlıyorlar. Bir taraftan polisin eli kolu bağlı deyip oy devşirmeye çalışırken, diğer taraftan bu tip örgütlere karşı çıkarılan maddeleri, Anayasa Mahkemesi'ne götürerek kendilerince kurnazlık yapıyorlar' dedi.Sedat Peker'in bugün sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:Kıymetli Dostlarım, ülkemizde birçok şey normale dönmeye başlamışken, son günlerde sokakların karışması, cinayetlerin olması, polislerin DHKP-C örgütü tarafından şehit edilmesi sadece peş peşe tesadüfen gelişen olaylar diye bizler tarafından algılanırsa bence büyük bir yanılgıya düşmüş oluruz.Saldırıyı üstlenen Dhkp-c örgütünün, Suriye tarafından yönlendirildiğini sokaktaki çocuklar dahi bilmekteyken, uluslararası dengeler yüzünden oraya müdahale edemiyoruz. Ancak Dhkp-c örgütünün Okmeydanı, Gülsuyu ve de Gazi mahallesinin bir bölümünde yerleşik düzende olduğunu televizyon seyreden, gazete okuyan bütün herkes zaten bilmektedir. Belki de sorulması gereken doğru soru bu insanlara biraz fazla demokratik davranılarak acaba şımarmaları mı sağlanmaktadır? Berkin Elvan isimli genç bir arkadaş, kafasına gaz kapsülü çarptığı için vefat etti. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen halen daha bütün medya kuruluşlarında ismi anılarak, bazıları tarafından sembol hale getirildi. Genç ölümler her zaman gönüllerde acı bırakır.Bu kardeşimize de Yüce Allah rahmet eylesin.Oysa ki Burak Can Karamanoğlu isimli genç kardeşimiz, 19 yaşındayken Okmeydanı'nda yine bu örgüt üyelerince şehit edilmiştir. Bu olay ilk birkaç gün basında yer bulmuş ancak daha sonra unutulmuştur. Okmeydanı'nda yaşayan şehit kardeşimizin cenazesine çelenk gönderdim. Daha sonra da ailesine haber göndererek taziye ziyareti yapmak istediğimi söyledim. Saygıdeğer babasıyla telefonla konuştum. Kendileri de çok mutlu olacaklarını söylediler. Hazırlığımızı yapıp ziyarete gideceğimiz zaman birkaç devlet görevlisi tarafından şahsıma haber gönderildi. Onların istediği ortalığı karıştırmak, lütfen bu oyuna alet olmayın dendi. Devletimizin isteği bizim için her şeyden önemli olduğundan bu ziyareti iptal ettim. Ziyarete kardeşlerimi gönderdim. Burak Can kardeşimizin Facebook sayfasında Milliyetçi dünya görüşünün sembollerinin olmasından dolayı ayrıca da cenazesine katılan on binlerce insanın çoğu, elleriyle Bozkurt işareti yaptıkları için gazeteler Burak Can kardeşimiz için ülkücü olduğunu yazmışlardı. Bunun akabinde MHP üst yönetimi de açıklama yaparak, bu şahsın parti teşkilatımızla hiçbir ilgisi yoktur (Yani bizden değildir açıklaması yapmışlardır).Yani her zamanki gibi ne ölüye, ne diriye, ne de cezaevindekilere sahip çıkmama geleneğini devam ettirmişlerdir. Bunun üzerine AKP, şehit Burak Can kardeşimize sahip çıkıp, ismini basında devamlı dillendirince, hem şehitin ailesinin hem arkadaşlarının hem de hemşerilerinin bir anda sempatilerini kazandılar. Şimdi bunu yazarak stratejik hatalarını yüzlerine vurduğum için yine beni AKP'ye çalışmakla suçlayacaklar. Ancak bu kadar basit stratejik hataları neden yaptıklarıyla ilgili kendileriyle yüzleşmeye yine gitmeyecekler.Burak Can kardeşimizin hayali ailesine bir daire almakmış.Bunu semtindeki arkadaşlarından öğrenmiştim. Şehit kardeşimiz, Facebook sayfasına şehit edilmeden önce bana olan sevgisini belirten bir yazı da yazmış. Kardeşimin şahsıma duymuş olduğu sevgiden dolayı son isteğini gerçekleştirmenin bana düşeceğine inandığım için saygıdeğer babasını tekrardan arayarak, eğer kabul ederseniz şehit kardeşimiz Burak Can'ın adına size bir ev almak isterim, bizde sizin evladınız sayılırız dediğim için ve de ısrarlı bir şekilde üstelemem sonucu saygıdeğer babası bu isteğimi kabul etti. Hiç değilse şehit kardeşimizin hayalini gerçekleştirebildim.Ailesine ev alınmasını sağladım diye sevinirken, aynı örgüt tarafından şehit edilen Vatan evlatlarını bugün televizyondan öğrenince ne yapacağımızı bilmez halde üzüntülere gömüldüm. Şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet, kederli ailesine, meslektaşlarına, Türk milletine başsağlığı diliyorum.Muhalefet partileri sadece hükümeti zorda bırakmak için çıkarılan güvenlik yasalarına karşı durarak, teröristlerin şımarmasını sağlıyorlar. Bir taraftan polisin eli kolu bağlı deyip oy devşirmeye çalışırken, diğer taraftan bu tip örgütlere karşı çıkarılan maddeleri, Anayasa Mahkemesi'ne götürerek kendilerince kurnazlık yapıyorlar.Ülke güvenliğini ilgilendiren konularda bence muhalif olunmaz. Bu tür yasalara destek olunur. Destek olunursa bu davranışın mükâfatını halk seçimde mutlaka verir. Ancak oy devşirmek için bu tip hileleri yapanlara ise halk sandıkta cezasını mutlaka verecektir.T24
Galatasaraylı Wesley Sneijder'in menajeri Guido Albers, İtalya Birinci Futbol Ligi (Serie A) takımlarından Juventus'un, Hollandalı yıldızın transferi için sarı-kırmızılı ekiple görüşmelere başlayacağını bildirdi.Hollanda'daki De Telegraaf gazetesine konuşan Albers, İtalyan kulübü yetkililerinin bugün Galatasaray kulübüyle görüşeceğini belirtti.Juventus'un Hollandalı yıldızı istediğine vurgu yapan Albers, transfer gerçekleşene kadar 30 yaşındaki Sneijder'in tamamen Galatasaray'a odaklanacağını kaydetti.Haberde, tarafların anlaşması halinde Sneijder'in, kariyerinde büyük başarılar elde ettiği İtalya'ya yeniden döneceğine vurgu yapıldı.Hollanda medyasında yer alan konuya ilişkin diğer haberlerde Galatasaray'ın, Sneijder'in transferi için 20 milyon avro istediği yazıldı.Sneijder'in, Galatasaray ile sözleşmesi 2015-2016 sezonu sonunda bitecek.CNN Türk