Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
“Dünyayı değiştirmeye talipseniz” hep almak isterler, elinizdekileri.“Devlet Baba”ya kafa tutan asi çocukların sonu bellidir.Öldürülmeleri bir ceza nedeni değildir. Ali Ekber Yürek’in hikâyesi, devlete kafa tutan bir asi öğretmenin inançlarının bitmeyecek hikâyesidir...Bir devlet, yasalara aykırı bulduğunda yaptıklarınızı neyinizi alır?Yasada yazılı olanlardan fazlasını alabilir mi?Misal kalbinizi, misal sevdanızı, misal yaşamınızı, misal acılarla öldürülmenizi, misal bunun hesabının bile sorulamamasını alabilir mi?Ya da devlet almasın diye elinizden, bir başkasına emanet eder misiniz kol saatinizi?“Dünyayı değiştirmeye talipseniz” hep almak isterler, elinizdekileri. “Devlet Baba”ya kafa tutan asi çocukların sonu bellidir.Öldürülmeleri bir ceza nedeni değildir.Ali Ekber Yürek’in hikâyesi, devlete kafa tutan bir asi öğretmenin inançlarının bitmeyecek hikâyesidir.
Gazetelerde Bugün | 28 Aralık Pazar
Hürriyet: Polis çarkı polise takıldıMilliyet: Hep aynı senaryoSabah: Pensilvanya'dan 'Ricat' talimatıVatan: Kaan işbaşındaAkşam: Takım elbiseli provokatörlerStar: Pasaportsuz göçmenCumhuriyet: Cizre'de sokak savaşıZaman: Bu sözden sonra tutuklama olursa vay ülkenin halineYeni Şafak: Katliam girişimi
"Provokatif Unsurların Cizre'ye Sızmasına Karşı da Etkin Tedbirler Alındı"
Başbakan Davutoğlu, Cizre'de yaşanan olaylara dair, 'Devlet, her türlü tedbiri almaya muktedirdir. Provokatif unsurların Cizre'ye sızma çabalarına karşı da etkin tedbirler alındı' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cizre'de yaşanan olaylara dair, 'Devlet, her yerde her türlü tedbiri almaya muktedirdir. Provokatif unsurların Cizre'ye sızma çabalarına karşı da çok etkin tedbirler alınmıştır' ifadelerini kullandı.'Türkiye'nin özellikle sınır ilçelerinde bir şekilde şiddete başvurarak dışarıdaki huzursuzluğu ve çatışmayı içeri taşımak isteyenlere kesinlikle müsamaha gösterilmeyecektir. Bu çerçevede bütün halkımıza sükunet tavsiye ediyorum' diyen Davutoğlu, 'Devlet, her yerde her türlü tedbiri almaya muktedirdir. Dün de yine olayı daha da tırmandırmak isteyen bazı provokatif unsurların Cizre'ye sızma çabalarına karşı da çok etkin tedbirler alınmıştır. Kamuoyumuzun bunu yakından bilmesini isterim ki bu provokatörler, hem yakalanmış, bazıları da bu süreç içinde kontrol altına alınmışlardır. Bunlar da bir provokasyonla karşı karşıya olduğumuzu açık şekilde göstermektedir' şeklinde konuştu.Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:'(Cizre'de) Sadece devlete dönük bir provokasyon değil, değişik siyasi gruplar arasında da bir çatışma ortaya çıkarmak istediler. İkisine karşı da hazır olmak lazım. Olaylar, ilk aşamasındayken sosyal medya üzerinden ve diğer yayınlarla sanki 'Cizre'de kontrol kayboldu, Cizre'de tam bir kaos var' görüntüsüyle neredeyse bu provokasyonlara katkıda bulunmaya çalışan bazı unsurlara da dikkatinizi çekmek isterim. Bu unsurlar da Cizre olayları üzerinden özellikle bu paralel yapılanmanın hangi kanallarla bu olayları daha da abartarak toplumda huzursuzluk çıkarma çabaları içinde olduğunu da gözümüzden kaçmadı.''Türkiye Kudüs ve Mescid-i Aksa için elinden gelen gayreti gösterecek''Türkiye hem Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın korunması, hem Gazze'deki insani durumun iyileştirilmesi, hem de ulusal birlik hükümetinin sürdürülmesi konusunda elinden gelen gayreti gösterecek' dedi.Ayrıntılar geliyor...AA
Ufuk Çizgisine Doğru Yol Alırken Dinlenilecek Country Tadında 15 Yol Şarkısı
Çıkılacak yollar fazladır, gidilecek yollar uzundur ve en zoru da o yola çıkarken bir playlist oluşturmaktır. İster arabanızla dümdüz, ufuk çizgisini gördüğünüz bir yol olsun, ister otobüsün camına kafanızı yaslayıp yol çizgilerini takip ettiğiniz yolculuk olsun. Ne olursa olsun eksik olmaması gereken tek şey “Yol Şarkıları”nızdır. Sizler için yollarda dinleyebileceğiniz  15 tane şarkıyı derledim. Country ağırlıklı ve bir kaç da country dışındaki şarkılarla iyi yolculuklar!
Kitaba Verdiği Önemi Mimarisine de Vermiş 9 Muhteşem Kütüphane
Kütüphaneler genellikle toplumun temel yapı taşları olarak hizmet veren, tenha ve sosyal ortamlardır. Tarih boyunca, kütüphanelerin tasarımlarındaki gelişme bilginin demokratikleşme süreciyle eş olarak ilerledi.Tarihte bilinen ilk kütüphane, milattan önce 626'de Asurlular tarafından kurulmuştur. Günümüze kadar gelen süreçte de kütüphaneler kültürün yapı taşı olmuş, bunun bilincinde olan bazı güruhlar tarafından da yıkılan ya da tahrip edilen ilk yerler olmuşlardır. Kütüphaneler yıllar boyu asıl işlevlerinin yanı sıra mimarileriyle de yeryüzünün en cazibeli ve faydalı mekanlarından biri olmuştur. Dönemin mimari kültürünün esintilerini taşıdıkları kadar, sıra dışı ve yenilikçi eserler de olmuşlardır.
Reklam
20 Yıl Boyunca Giyinme Kültürünün Küreselliğine Dikkat Çekmek İçin Çalışan Sanatçının Çalışmasından 9 Fotoğraf
Hollandalı fotoğrafçı Hans Eijkelboom insanların giyim tarzının küreselliğini kanıtlamak için yirmi kadar yılını farklı farklı(Paris, New York, Şangay gibi) mega kentlerde geçirerek bir çalışma yapmış. Aynı coğrafyada yaşayan insanların giyiniş tarzlarının birbirlerine çok benzediğini kanıtlamakla kalmayan sanatçı ortaya çıkan ilginç koleksiyonunu da kitaplaştırmış. Sanatçının  çalışmasına buradan ulaşabilirsiniz.
Reklam
Saklambaç Oyununu Tam Anlayamamış 24 Çocuk
etiket
Gözlerinizi kapatıp, görünmez olduğunuzu düşündüğünüz zamanları hatırlayın. Bu tüm zamanların en iyi saklambaç taktiği olurdu herhalde. Ama maalesef, görünmezlik pelerini diye bir şey yok. Aman sakın bunu, şimdi göreceğiniz saklambaç oyununu tam kavrayamamış harika çocuklara söylemeyin!
Bundan 300 Milyon Yıl Önce, Pangea Kıtasında Ülkeler Bugünkü Sınırlarıyla Olsaydı, Yerleşim Nasıl Olurdu?
300 milyon yıl önce, kıtaların hepsi, bugün Pangea adını verdiğimiz tek bir dev kıta olarak birleşik haldeyken ülkelerin bugünkü sınırları olsa nasıl gözükürdü? Open Culture sitesinin üyeleri sağolsunlar, bu soruya bir cevap vermişler..Türkiye'nin sınırlara bakarsak, Irak Suriye'ye hala komşu olduğumuzu, ancak Kuzey ve Doğu'muzun komple boşaldığını, okyanusa nazır bir ülke olduğumuzu görüyoruz. İlginç olmuş...
Reklam
'17 Aralık' Pankartları Polis Tarafından Kaldırılan CHP, Çareyi Projeksiyonda Buldu
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun yıldönümü nedeniyle hazırladığı pankart ve afişler polis tarafından kaldırılan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), çareyi projeksiyon pankart hazırlamakta buldu.CHP Zeytinburnu ilçe örgütü, 17 Aralık operasyonuna ilişkin hazırladığı afiş ve pankartları, caddeye asılan beyaz bir bez üzerine projeksiyonla yansıttı.Projeksiyonlu 17 Aralık protestosuna ilişkin fotoğrafları Twitter hesabı üzerinden yayınlayan ‘Şizofriend’ rumuzlu kullanıcı, “Devletin polisi yolsuzlukları protesto eden pankartları kaldıramasın diye projeksiyon pankartı bulduk seviniyoruz. Acınacak haldeyiz” mesajını paylaştı.Diken
'Birileri Bağımsızlığımızın Sancağını İndiriyor, Çiğnetiyor'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstiklal Marşı'nın şairi Mehmet Akif Ersoy’un ölüm yıl dönümünü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Bahçeli, “Akif ‘bu şafaklarda yüzen al sancak sönmez’ diyor, birileri bağımsızlığımızın sancağını indiriyor, çiğnetiyor” ifadelerini kullandı.Bahçeli, kişiel Twitter hesabından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin takipçileriyle paylaştığı mesajları şöyle:“Bugün merhum vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ebediyete irtihalinin 78’inci yılını anıyoruz. Merhum Akif, milletimizin vahim ve acıklı günlerinde, bütün dert, felaket ve acıları ruhunda yaşamış, derinden hissetmiş gönül fedaisidir. Kuşkum yok ki, Akif, yakın tarihimizin en büyük şairlerinden birisi, en tavizsiz mücadele ve dava insanlarından önde gelenidir. O ki, özü sözüne uygun bir ahlak kahramanı, bir fazilet ve cesaret kalesi olarak emperyalizme düşman kesilmiş, haksızlığa ateş püskürmüştür. Büyük şairimiz, vatanımızın ızdıraplı ve hazin dönemlerinde mısralarından volkan gibi patlamış, Türk milletinin hislerine tercüman olmuştur. 16 yaşındaki çocuklarla uğraşanlarAkif’in reddettiği, ağır eleştiri yönelttiği ne varsa şimdilerde övülmekte, baş tacı yapılmaktadır. Zulmü alkışlamayan, zalimi asla sevmeyen Akif; gelenin keyfi için geçmişe sövmemiştir. Peki bugün, zulüm ve zalim alkışlanmıyor mu? Akif, ‘ecdadımıza saldıranı boğarım, hiç olmazsa yanımdan kovarım’ diyor. Peki, geçmişle yüzleşme adına ecdat yargılanmıyor mu? ‘Hak namına haksızlığa ölsem tapmam’ diyen Akif’e, 16 yaşındaki çocuklarla uğraşan haksızlık simgeleri ne diyecek, yüzüne nasıl bakacak? Muazzam bir millet sevgisi ve iman gücüyle kaleme alınan İstiklal Marşı’nın ıslıklanmasına hizmet edenler Akif’in emanetini anlamayanlardır. Akif ‘korkma’ diyor, birileri bir avuç soysuzun karşında tir tir titriyor. Akif ‘bu şafaklarda yüzen al sancak sönmez’ diyor, birileri bağımsızlığımızın sancağını indiriyor, çiğnetiyor. ‘Boynuna esaret tasması geçirenler’Akif hangi çılgın bana zincir vuracakmış diyerek kükrüyor, boynuna esaret tasması geçirenler damgalı ve kanlı katillere özgürlük vaat ediyor. Akif; ‘ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır; fazilet hissi insanlarda Allah korkusundadır’ diyor, birileri bu korkuyu tanımıyor. ‘Sen! Ben! desin efrad, aradan vahdeti kaldır; milletler için işte kıyamet o zamandır’ dese de, yazık ki ne anlayan, ne idrak eden görülüyor. Akif’in; ‘post üstüne hem kavgaların hepsi nihayet; hala mı boğuşmak? Bu ne gaflet, ne rezalet!’ seslenişi saraylardan duyulmuyor. 13 Kasım 1919’da bakınız ne demişti büyük insan, ‘Ey yolcu, uyan! Yoksa çıkarsın ki sabaha: Bir kupkuru çöl var; ne ışık var, ne de vaha!’ Vefatının seney-i devriyesinde istiklalimizin manzum ve sembol ismini saygıyla, rahmetle ve şükranla yad ediyorum.”T24
Reklam
'TİB'de Hangi Kablo ile Hangi Kurumun Dinlendiği Saptanamıyor'
TİB'de uçları açık şekilde bırakılan kabloların TOKİ başta olmak üzere bazı kurumlara yönelik dinlemelerde kullanıldığı öne sürürüldü, hükümete 'bu binayı gömün' raporu verildi.Dinleme ve teknik takiplerin yasallığını denetlemekle yükümlü Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) dinlemelerin merkezi haline geldiği belirlendi. TİB binasında yapılan incelemelerde uzmanlar, server’lara bağlı devasa kablolardan yüzlerce yeni kablo ucunun çıktığını, bu uçların nereye bağlandığının anlaşılmaması için bilinçli biçimde söküldüğünü ve bunların açıkta olduğunu saptadı. Bu gelişmenin ardından yetkililerin hükümete “Gerekirse bu binayı gömün” görüşünü ilettiği bildirildi.Uçları açık şekilde bırakılan kabloların binadaki bilgisayarlara, dizüstü bilgisayarlarına ya da telekomünikasyon şirketlerinin farklı kurumlara uzanan kablolarına bağlanma olasılığı, hangi kablonun hangi kuruma yönelik kullanıldığının anlaşılmasını imkânsız hale getirdi. İncelemelerde kabloların başta TOKİ olmak üzere bazı kurumlara yönelik dinlemeler için kullanıldığına dair ipuçlarına ulaşıldı.TİB’e yönelik ikinci sır ise binada bulunan çok sayıda kullanılmayan yeni malzeme ve yazılım. Bunların ne amaçla alındığı, kime verileceği ve nerede kullanılacağı belirsizliğini korurken, bu malzemelerin dönemin yetkililerine yakın bazı firmalardan ihale usulsüzlüğü ile alındığı iddiası araştırılıyor.Kabloların sırrıTolga Şardan’ın Milliyet’te yer alan haberine göre, TİB binasının terk edilmesi kararının alınmasının en önemli gerekçesi olan kablolama sisteminin neden çözülemediği ortaya çıktı. Kurumdaki 1300 dolayındaki servis sağlayıcı server’a bağlı olan kalın onlarca kablodan, yine yüzlerce farklı kablo çıktığı, bu kablolarının büyük bölümünün ucunun açıkta olduğu belirlendi. Kabloların binadaki bilgisayarlara, faksa, dizüstü bilgisayara ya da telekomünikasyon şirketlerinin yeraltından geçen kablolarına bağlanabilme özelliği bulunuyor. Ancak ucu açıkta olan kabloların hangisinin hangi sisteme bağlandığı bulunamadı.Eski kurum yetkililerinin binadan ayrılırken bilinçli biçimde kablo uçlarını açıkta bıraktığı üzerinde duran uzmanlar, kabloların gizemini çözebilmek için Telekom’dan yardım istedi. Telefon hatlarına bağlanmış olan kabloları bu yöntemle çözmeyi deneyecek olan uzmanların buna rağmen tüm kabloların sırrının çözülmesine neredeyse imkansız gözüyle baktığı öğrenildi.TOKİ iziUzmanların bu nedenle Telekom aracılığıyla öncelikle belli kurumların hatlarına doğrudan bağlanmış kabloları tespit etmeye çalıştığı öğrenildi. İlk incelemelerde TOKİ’nin hatlarına yönelik kablolama yapıldığına dair ipuçlarına ulaşıldı. Farklı kurumlara yönelik incelemelerin de sürdüğü öğrenildi.Davet usulü alımlarBu arada TİB’e malzeme ve yazılım alımlarında uygulanan yöntem de araştırılmaya başlandı. Yapılan araştırmalarda, kurum içinde bazı teknik malzemenin, işletim sistemlerine uygunluğunun olmamasına karşın satın alındığı anlaşıldı.Bina içindeki depolarda yapılan envanter incelemesinde ortaya çıkan bu durumla ilgili yapılan çalışmalarda, TİB yönetimine yakınlığı olduğu anlaşılan bazı firmaların kuruma davet edildiği ve ellerinde malzemelerin uygunluğuna bakılmadan ihale açılarak alımların yapıldığı belirlendi. Böylelikle yakınlığı bulanan firmalara alımlar karşılığında kaynak aktarımının sağlandığı idda edildi. Bu cihazların sadece birilerine rant sağlama amacıyla mı yoksa bir başka kişi ya da kuruma verilmek üzere mi alındığı da tespit edilemedi.Çanak antenKablolama ile birlikte çanak antenler de gizemini koruyor. Veri almaya değil verileri dışarı aktarmaya yarayan çanak antenlerdeki aparatların aktif durumda olduğu tespit edildi. Gölbaşı Savcılığı’nın soruşturma başlatmasına yol açan çanak antenlerin nerelere, hangi verileri aktardığı hâlâ net olarak çözülemedi.T24
Bolu'da Polise Aldırmayıp Kırmızı Işıkta Geçtiler: 45 Dakikada 80 Araca Ceza
Bolu’da, D-100 Karayolu’nda kavşakta bekleyen trafik ekiplerine aldırış etmeden kırmızı ışıkta geçen sürücüler polisleri şaşkına çevirirken, 45 dakikada 80 aracın plakasına ceza yazıldı.Bolu Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi dikkatsizlik ve kırmızı ışık ihlali nedeniyle en çok kazaların olduğu noktalar arasındaki D-100 Karayolu YSE kavşağında kırmızı ışık uygulaması yaptı. Trafik lambalarının yanına tepe lambaları açık iki ekip otosu konulurken, 4 trafik polisi de kavşakta denetleme yaptı. Ekip otolarına ve polislere rağmen araçların kırmızı ışığa uymayıp hızla kavşaktan geçtikleri gözlendi. Trafik polisleri kendilerine aldırış etmeden kırmızı ışıkta geçen araç sürücülerini görünce şaşırdı.45 dakika süren uygulamada kırmızı ışıkta geçen 80 araca ’Kırmızı ışık ihlaline uymamak’ suçundan 172 TL para cezası kesildi. Özellikle TIR ve kamyonların kırmızı ışıkta durmayarak geçmeleri tehlike yarattı.Mutlu Yuca - Taner Bayar, DHA
Reklam
Kılıçdaroğlu: 'Böyle Ülke mi Yönetilir?'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'nun partisine yönelik eleştirilerine karşılık 'PKK- Hizbullah çatışıyor, Güneydoğu'da kan gövdeyi götürüyor ancak Davutoğlu'nun gündemi Şişli Belediyesi... Böyle ülke mi yönetilir?' dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun AK Parti Konya İl Kongresi'nde CHP'ye yönelik eleştirilerine Twitter üzerinden yanıt verdi. Kılıçdaroğlu Twitter mesajında, Cizre'de 2 kişinin öldüğünü olayları hatırlatarak 'PKK- Hizbullah çatışıyor, Güneydoğu'da kan gövdeyi götürüyor ancak Davutoğlu'nun gündemi Şişli Belediyesi... Böyle ülke mi yönetilir?' ifadesini kullandı.Başbakan Davutoğlu CHP'yi eleştirirken sözü Şişli Belediyesi'ndeki tartışmalara getirmiş ve şöyle demişti:“Biz Türkiye’yi harmanlarken CHP ne yapıyor? Biz dünyada mekik dokurken CHP Şişli ile meşguldü. Görünen o ki eski başkan bir taahhütte bulunmuş. Seçimi kazansa bile Mustafa Sarıgül’ün oğluna devredecek. Bunun saltanattan ne farkı var? Bu milli iradeye saygısızlık değil mi? Daha Şişli’yi yönetemeyen Kılıçdaroğlu Türkiye’yi yönetmeye nasıl talip olabilir. Zaten CHP’ye her seçimde vuruyor. CHP iktidara geldiğinde millet zulümden başka bir şey görmedi ki. Dört gün iktidar verilse, dört yıl değil, Türkiye’yi Şişli’ye çevirirler.'
AKP Manisa Milletvekilinden Yırca Açıklaması: 'Santral Aynı Yere Yapılacak'
Manisa’nın Soma ilçesi ve çevresinde 60.000 zeytin ağacı dikeceğini taahhüt eden Kolin şirketler grubu, 2.500 fidan dikti. 7 Kasım’da santral yapacağı alanda 6.666 zeytin ağacını kesen Kolin’e destek veren AKP Manisa Milletvekili Recai Berber, Danıştay iptal kararına rağmen, “Bu santral Soma’ya ve aynı yere yapılacak” dedi.Soma’nın Yırca köyünde, termik santral yapılması için Bakanlar Kurulu’nun aldığı acele kamulaştırma kararının yürütmesi geçen 7 Kasım’da Danıştay tarafından durduruldu. Ancak, Kolin Şirketler Grubu, yürütmeyi durdurma kararından saatler önce buradaki 6.666 zeytin ağacını kesti. Danıştay, son olarak acele kamulaştırma kararının esastan iptaline karar verdi. Bu karar çevreciler ile Yırca’daki köylüleri sevince boğdu. Tüm bu gelişmelerin ardından Kolin Şirketler Grubu, daha önce dikmeyi taahhüt ettiği 60.000 zeytin ağacı için çalışmalara bugün başladı.Aşağı Avdan Mahallesi, Kurtyeri Mevkisi’ndeki belediye ait 80 dönümlük alanda ilk etapta 150 fidan dikildi. İlk etap kapsamında toplam 2.500 fidanın daha dikileceği bildirildi.“SANTRAL VE ZEYTİN ARASINDA SEÇİM YAPMA NOKTASINDA OLMADIK”Kolin Şirketler Grubu Enerji Başkanı Murat Zekeriya Aydın, törendeki konuşmasında, hiçbir zaman maden, santral ve zeytin arasında herhangi birini seçme veya öteleme noktasında olmadıklarını savundu. ‘Termik santral ihalesini kazanınca, çevreye uyum bakımından dünyada emsal gösterilecek, Türkiye ‘de de ilk olacak yüksek teknoloji ürünlü santral yatırımını kazandırmayı Soma’ya ve ülkeye kazandırmayı hedeflediklerini’ söyleyen Aydın, 1 milyar dolarlık yatırımla projenin hayata geçirilmesiyle inşaat boyunca 2.000, santralin çalışacağı 30 yıl boyunca da 1.000 kişiye istihdam sağlayacaklarını ifade etti.“Hiçbir zaman, zeytincilik ve santral yatırımı arasında tercih yapma noktasında olmadık, eş zamanlı olarak ikisinin de geliştirilebileceği inancıyla projelerimizi geliştirdik” ifadesini kullanan Aydın, bu doğrultuda, santral sahasında bulunan zeytin ağaçlarının 10 katı anlamına gelen 60.000 fidanı, çok daha sağlıklı gelişim gösterecekleri uygun ortamlarda dikmeyi taahhüt ettiklerini kaydetti. Aydın, istihdamın, Soma’nın en büyük sorunu olduğunu öne sürerek, “İstihdam sıkıntısını aşabilmek için bu ve benzeri projeler, bir an önce hayata geçirilmeli. 1.500 kişinin işsiz kalması, binlerce kişinin bundan etkilenmesi, kişisel menfaatleri bakımından belli azınlığa fayda sağlıyor olabilir. Bu yatırımları durdurmak belli kişilerin menfaatine gelse de Soma ve ülkenin menfaatine değildir” diye konuştu.“NE ZEYTİN AĞACI NE DE BU YATIRIMDAN VAZGEÇECEĞİZ”AKP Manisa Milletvekili Recai Berber ise şunları söyledi:“Türkiye’nin ekonomisine büyük katkı sağlayacak olan ve Soma’ya yapılması kararlaştırılan termik santral alanındaki zeytin ağaçları kesildi. Muhalefet partisi ve nereden geldikleri belli olmayan güçler sanki burada çok önemli konular varmış gibi vatandaşları kışkırttılar. Bizi zeytin ağacı düşmanı olarak gösterdiler. Bizim dönemimizden önce Türkiye genelinde dikilen zeytin ağacı ile şu andaki zeytin sayısında çok büyük fark var. Ayrıca muhalefet partilerin yapmış olduğu kışkırtıcı olaylara vatandaşlarımız inanmıyorlar. Akhisar-Soma arası ve Gemlik-İstanbul arası yapılmakta olan yol esnasında yine binlerce zeytin ağacı sökülüp, başka yerlere dikildi. O zaman muhalefet partisi neredeydi? Biz artık muhalefet partisinin ve bu güçlerin bu tür tahriklerine kapılmıyoruz. Bu santral Soma’ya ve aynı yere yapılacak. Vatandaşlarımızı da şimdiye kadar mağdur etmedik, şimdiden sonra da mağdur etmeyeceğiz. Kolin büyük bir firma. Hepimizin de gördüğü gibi kesilen 6.666 ağacın yerine 60.000 zeytin fidanı dikiyorlar ve ihtiyaç duyulduğu takdirde bu sayının daha da artacağını belirtiyorlar.”Milletvekili Berber, “İnsanımıza, toplumumuza fayda sağlayacak, ülkemizi daha ileri noktalara taşıyacak her türlü yatırımın önündeki engeli kaldıracağız ama ne zeytin ağacından ne de bu yatırımlardan vazgeçmeyeceğiz. Manisa ve çevresindeki zeytinlerimizi Türkiye’de bir marka haline getireceğiz. Türkiye’yi zeytinde birinciliğe taşıyacağız” diye konuştu.Ak Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir de “AK Parti iktidarları olarak geldiğimiz günden itibaren 3 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Sadece Manisa’da 53 milyon fidan diktik. İktidara geldiğimiz günde 80-90 milyon olan zeytin ağacı şimdi 170 milyona taşındı. Manisa, zeytinde Türkiye’nin başkenti. Türkiye’nin zeytininin yüzde 70′ini Manisamızda üretiyoruz. Bu 60.000 zeytinle birlikte başkent olma yolunda kendimizi pekiştireceğiz” dedi.“60.000 FİDANIN DİKELECEK OLMASI GÜZEL”Soma’da yatırımı düşünülen termik santralin ülke ekonomisi açısından önemli olduğunu belirten Soma Kaymakamı Bahattin Atçı da, “Ancak bu yatırımlar yapılırken mutlaka doğayı gözeten bir anlayışla yaklaşmamız gerektiğine inanıyoruz. Mümkünse hiç ağaç kesmeden bunları yapmamız gerekiyor. Mutlaka ağaç kesilmesi gerekiyorsa da bu şekilde telafi edilecek projeler ile uygulamak lazım. 60.000 zeytin fidanının dikiliyor olması güzel bir gelişme” dedi.Soma Belediye Başkanı AKP’li Hasan Ergene de dikilecek 60.000 fidanla termik santralin olumsuz etkilerinden uzak noktalarda zeytinciliği başlatmış olduklarını söyledi.Konuşmaların ardından yağan yağmura rağmen temsili olarak protokol üyeleri tarafından ilk etapta dikilecek 2.500 zeytin fidanından 150′si toprakla buluşturuldu.DHA
Yeni Yılda Trafik Cezaları Zamlanıyor
Trafik cezaları 1 Ocak'tan itibaren yüzde 10,11 oranında zamlanıyor. Cezalar ihlale göre şekilleniyor. Emniyet kemeri takmamak 88 liraya, uyuşturucu madde alıp araç kullanmak bin 3 liraya mal oluyor.Maliye Bakanlığı, 2015 için yeniden değerleme oranını yüzde 10,11 olarak belirledi. Vergi ve para cezalarında karşılık bulan oran için Vergi Usul Kanunu gereği Ekim’de açıklanan 12 aylık Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) artışı esas alınıyor. Buna göre Ocak ayında emniyet kemeri takmamanın, trafik levhalarına uymamanın cezası 80 liradan 88 liraya çıkıyor. Kırmızı ışıkta geçmenin, ehliyet bulundurmamanın, hız sınırını 10 kilometreden 30 kilometreye kadar aşmanın cezası 172 liradan 189 liraya yükseliyor.Bundan böyle resmi plaka şeklinde plaka taktırmanın, diğer sürücüleri rahatsız edecek farlar taktırmanın bedeli de 88 lira. Hız sınırını 30 kilometreden fazla aşanları 392 lira, alkollü araç kullanıp ilk yakalananları 800 lira, ikinci defa yakalananları bin 3 lira, uyuşturucu madde alıp araç kullananları 4 bin 119 lira ceza bekliyor.Trafik kural ihlali ve 2014-2015 ceza miktarları şöyle:Kırmızı ışıkta geçme, tescilsiz trafiğe çıkma, ehliyet bulundurmama, resmi plaka şeklinde plaka taktırma, diğer sürücüleri rahatsız edecek şekilde far taktırma2014: 172 lira2015: 189 liraAlkollü araç kullanma (ilk yakalanma)2014: 727 lira2015: 800 liraAlkollü araç kullanma (ikinci yakalanma)2014: 911 lira2015: bin 3 liraUyuşturucu madde alarak araç kullanma2014: 3 bin 741 lira2015: 4 bin 119 liraHız sınırını yüzde 10’dan 30’a kadar aşma2014:172 lira2015: 189 liraHız sınırını yüzde 30’dan fazla aşma2014: 356 lira2015: 392 liraEmniyet kemeri takmama, trafik levhalarına uymama, takip mesafesine uymama2014: 80 lira2015: 88 liraEngelli yerine park yapma2014:160 lira2015: 176 liraEgzoz emisyon ölçümü yaptırmama2014: 875 lira2015: 963 liraBuğra Kardan, CİHAN
Ağca, İtalya'ya 'Kaçak' Girdi
Mehmet Ali Ağca, 13 Mayıs 1981'de Vatikan'daki San Pietro Meydanı'nında vurarak ağır yaraladığı eski Papa 2. Jean Paul'ün mezarını ziyaret etti.Ağca, 2005’te ölen 2. Jean Paul’ün San Pietro Bazilikası’nda bulunan mezarına iki demet beyaz gül bıraktı.Saldırının ardından Ağca, Roma’daki Rebibbia cezaevinde tutulurken 27 Aralık 1983’te Papa 2. Jean Paul tarafından ziyaret edilmişti. Ağca, bu görüşmenin 31. yıldönümü nedeniyle 2. Jean Paul’ün mezarını bugün ziyaret etmeye karar verdiğini söyledi.Mezar ziyareti sırasında Ağca’nın yanında bulunan Aki (Adnkronos International) ajansı, Ağca’nın mezar ziyareti sırasında “duygulandığını” yazdı. Ağca da ajansa yaptığı açıklamada şunları söyledi:“Bu jesti yapma ihtiyacı hissediyordum. Bugün buraya geldim çünkü 27 Aralık Papa ile görüştüğüm gündü. Mucizenin gerçekleştiği yere döndüm. Fatima’nın 3. mucizesi burada gerçekleşmişti. Ben Papa’ya suikast girişiminde bulunarak bir mucizeyi yerine getirmiştim.”Vatikan basın ofisi de Ağca’nın herhangi bir sorunla karşılaşmaksızın mezarı ziyaret ettiğini doğruladı.Peder Ciro Benedettini, “Ali Ağca 2. Jean Paul’ün mezarına çiçek bırakmak istiyordu ve bunu sorunsuz olarak yaptı. (Ağca’nın) Vatikan’la açık kalmış bir husumeti bulunmamaktadır. Bazilika’da çok kısa bir süre kaldı” dedi.La Repubblica gazetesi, Ağca’nın şimdiki Papa Francesco ile de görüşmek istediğini belirtirken, Vatikan Sözcüsü Peder Federico Lombardi, “2. Jean Paul’ün mezarına çiçek koydu. Bunun yeterli olduğunu düşünüyorum” dedi.'Vizesiz girdi, karakola götürüldü'Bu arada Mehmet Ali Ağca’nın Cuma günü Avusturya üzerinden otomobille İtalya’ya geldiği ve ülkeye vizesiz olarak girmiş olabileceği belirtiliyor.İtalyan polisi belgelerini kontrol etmek üzere Ağca’yı karakola götürdü. Vizesiz olarak ülkeye girdiği tespit edilirse Ağca İtalya’dan sınır dışı edilebilir.La Repubblica gazetesi, yıllardır Vatikan’a gelmek istediğini söyleyen ancak İtalyan topraklarında bulunan Vatikan’a girmesi için gerekli vizeyi almayı başaramayan Ağca’nın “Vize aldınız mı?” sorusuna, “Ne vizesi, kendim girdim” diye cevap verdiğini yazdı.Övgü Pınar, BBC Türkçe
Reklam