onedio
Slinky'i Hamur Gibi Evirip Çeviren Adam
Birçok insanın 2 veya 3üncü eline alışında karman çorman ettiği Slinky'i arkadaşımız bir hamur gibi veya bir Maraş dondurmacısının kaşığını kullandığı gibi kullanıyor.
Bir Diske 615 Saat Video: Seagate'den 8 TB'lık Sabit Disk
Sabit disk üreticisi Seagate, 8 TerraByte kapasiteli yeni sabit diskini tanıttı. Yeni sabit diske Full HD çözünürlüğünde 615 saat video depolanabiliyor.Artan dosya boyutları beraberinde depolama cihazlarının kapasitesinin yetersiz kalmasına yol açıyor. Büyük boyutlu dosyalar için en mantıklı depolama çözümü olan sabit diskler de bu gelişmeye paralel olarak kapasitelerini artırıyorlar.Depolama teknolojileri üreten Seagate, artan taleplere ihtiyaç olacak yeni ürünü piyasaya sürdü. Firmanın 8 TerraByte kapasiteye sahip yeni sabit diski, firmanın en büyük kapasiteli depolama ürünü. Shingled Magnetic Recording (SMR) Drives adı verilen yeni ürün, 8 TB depolama kapasitesi sunuyor.Devir hızı 5900 rpm olan sabit diskin ortalama okuma/yazma hızı ise saniyede 150 MB. Yurtdışı fiyatı 260 dolar olarak açıklanan sabit diskin önümüzdeki günlerde Türkiye pazarında da satışa sunulması bekleniyor.Fiyatlar düşüyorSabit disk pazarında kapasiteler artarken GB başına maliyet de her geçen gün düşüyor. TerraByte kapasiteli ilk sabit diskler 2007 yılında satışa sunulmuştu. O dönem 1 TB sabit diskin ABD fiyatı 270 dolardı. Sabit disklerin fiyatını değiştiren şey sadece kapasite değil. Devir hızı, kurumsal ya da bireysel kullanıma uygun tasarlanması gibi faktörler fiyat farkı oluşturan etkenler arasında yer alıyor.Al Jazeera Turk
'Bizleri Bugünlere Birlik ve Beraberlik Aşkı Getirdi'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarih boyunca milletin içeriden ve dışarıdan birçok düşmanla mücadele ettiğini belirterek, 'Sayısız harpten, sayısız çatışmalardan hamdolsun yıkılmadan çıkmayı başardı. İşte bizleri bugünlere, bu gönül erlerinin ektiği sevgi tohumları, birlik ve beraberlik aşkı getirdi' dedi.Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen Şeb-i Arus İstanbul 2014 programında yaptığı konuşmada, vuslatının 741'inci senesinde Mevlana'yı rahmetle yad ettiğini söyledi.Mevlana'nın 7 asır önce Anadolu topraklarına gelerek gönülleri buluşturduğunu, kalpleri sevgi ve şefkat hamuruyla yoğurduğunu, ilim ve öğütleriyle birliği, beraberliği, kardeşliği yeşerttiğini ifade eden Erdoğan, etkinliği düzenleyenlere, sanatçılara ve Mevlana dostlarına teşekkür etti.Erdoğan, Mevlana'nın ilim, irfan ve hikmetle yoğurduğu Mesnevi'siyle millet olma şuurunu yerleştirdiğini, bu topraklardaki kardeşlik, sevgi ve şefkatin kurulmasında, bu medeniyetin inşa edilmesinde, bugünlere gelmesinde hiç kuşkusuz Mevlana'nın eserlerinin büyük payı olduğunu kaydetti.'Yunus Emrelerin, İbni Arabilerin, Hacı Bayram Velilerin, Mevlanaların açtığı yolda 'önce insan, önce millet' diyebilmeyi başarmış, kardeşliği, sevgiyi, barışı, her türlü maddi değerin üzerine çıkarabilmiş milletiz' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:'Mevlana'nın hikmetli sözleri ve irfanla yoğrulmuş öğütleri, fitneyi, fesadı ve hasedi silip atmış, büyük bir kardeşlik iklimini kurmuştur. Bu medeniyette ikilik olmaz. Yalnız birlik vardır. Bu medeniyette aşk vardır, dostluk vardır, muhabbet vardır. Bu medeniyet kulun değil, Hakk'ın, hakikatin üstün tutulduğu bir medeniyettir. Bizler bugünlere faninin veya fanilerin değil bakinin, baki olanın peşinde koştuğumuz, geçici olanı değil, ebedi olanı aradığımız için, iyi niyetimiz, halisane çabamız sayesinde hamdolsun bu günlere gelebildik. Tarih boyunca bu millet içeriden ve dışarıdan birçok düşmanla mücadele etti. Sayısız harpten, sayısız çatışmalardan hamdolsun yıkılmadan çıkmayı başardı. İşte bizleri bugünlere, bu gönül erlerinin ektiği sevgi tohumları, birlik ve beraberlik aşkı getirdi. Köklerimiz sağlam, temellerimiz kavi, ruhlarımız pek. Bizler bu toraklara payandayla değil, köklerimizle bağlıyız. Bizim sevdamız, bizim aşkımız, bizim kavgamız bu milletin, bu toprakların selametini garanti altına almak, ecdadımızın emanetini sağ salim gelecek nesillere teslim etmektir. Çünkü biz kökü mazide olan atiyiz. Evet dertliyiz. Hem de çok dertliyiz. Derdimizi de hamdolsun seviyoruz.'Mevlana'nın sözlerinden 'Derdimi seviyorum, biliyorum ki derdimi veren de beni seviyor. Seven, sevdiğinin nazını çekiyor. Sevilen çekmesin de neylesin' şeklinde alıntı yapan Erdoğan, Mevlana'nın öğretisi, o büyük eseri Mesnevi'nin aşk üzerine kurulduğunu anlattı.'Bizim medeniyetimizin kurucu harcı, çimentosu aşktır'Aşkla yapılmayan hiçbir işin bereketi bulunmadığını, aşksız yapılan hiçbir işin uzun ömürlü olmayacağını ifade eden Erdoğan, aşkın biz söz değil, hal olduğunu söyledi.Dünyanın aşk üzerine yaratıldığını belirten Erdoğan, 'Aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Bizim medeniyetimizin kurucu harcı, çimentosu aşktır. Peygamberimiz, bir aşk peygamberidir. Biz, aşkın ümmetiyiz, hasret, vuslat, ümit, sevinç, keder, hepsi bu aşkla varolunmuştur' dedi.Erdoğan, neyden çıkan sesin neyzenin nefesinden değil, neyzenin içindeki aşktan, coşkudan, özlemden, hasretten ve kavuşmanın, vuslatın beklentisinden geldiğini söyledi. Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Bizler bu aşkın, bu sevdanın yardan ve serden geçmenin derdindeyiz. Bir derdimiz, bir özlemimiz, bir kavgamız var. Bu derdi bu aşktan alıyoruz, cananımızdan alıyoruz, özümüzden, Yaradanımızdan alıyoruz. İnanın derdimizi seviyoruz çünkü derdimizi aynı zamanda dermanımız olarak görüyoruz. Mevlevi dervişleri gibi biz, bu dünyanın peşinde değiliz, ukbanın derdindeyiz. Fani olan bu dünyada baki olan yalnızca muhabbettir. Bizim medeniyetimiz, bu bakımdan muhabbet ve mükellefiyet medeniyetidir. Öyle diyor ya şair: Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl. İşin aslı bu. Dünya fani diye kimse mükellefiyetinden kendini beri tutamaz. Dünya hayatında imtihan eksik olmaz. İmtihanları, aşkla, muhabbetle geçeceğiz.''Sevgiden, kardeşlikten, bizi biz yapan değerlerden başka bir yolumuz, imkanımız yok'Muhabbetin, konuşmak, sohbet etmek değil, karşılıklı olarak birbirini güzel görmek olduğunu dile getiren Erdoğan, 'Anadolu toprakları, bizim medeniyetimiz, birçok badireyi atlattıysa, harplerden, yıkımlardan alnının akıyla çıktıysa, bunu muhabbetle başardı. Karşısındakine kinle, nefretle bakarak değil, karşısındakini güzel görerek, birbirini güzel görerek başardı. Muhabbet ve aşk bu toprakların hamurunda, bu milletin ruhunda var' diye konuştu.Erdoğan, Mevlana'nın, 'İki bilme, ikilikten bahsetme. Kul efendisinde yok olmuş bil. Gözünü ve gönlünü topraktan arıt. Kıble birdir iki olmaz o, bil' sözlerine atıf yaparak, konuşmasını şöyle tamamladı:'Kıblemiz bir, ezanımız bir, peygamberimiz bir, işte böyle yürüyeceğiz bu yolda. Bizlerin muhabbetten ve aşktan başka bir yolumuz yok. Sevgiden, kardeşlikten, bizi biz yapan değerlerden başka bir yolumuz, imkanımız yok. Bize kardeşliği, muhabbeti, aşkı anlattığı için Mevlana'ya şükranlarımızı sunuyorum. İnşallah, 17'si akşamı da Konya'da olacağız. İnşallah Konya'da yine Şeb-i Arus gecesinde orada tüm kardeşlerimizle bir arada olacağız. Geleneksel gecemizi yine orada inşallah kutlayacağız. Bir kez daha Yunus gibi, Mevlana gibi, Hacı Bayram Veli gibi gönül erlerine sahip olduğumuz için Rabbimize hamdediyorum. Vefatının yani vuslatının 741'inci yıl dönümünde Hazreti Mevlana'yı bir kez daha rahmetle, minnetle, şükranla yad ediyoruz. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, muhabbetimizi daim etsin.'Hanife Sevinç - Andaç Hongur, AA
2015 Seyahat Edilecekler Listesine Mutlaka Eklenmesi Gereken 23 Yer
Önümüzdeki yılın  seyahat planlarını yapmanın tam zamanı. Peki, nereye gitmeli?Sizler için büyük gelişmeleri, kültürel trendleri ve uluslararası festivalleri inceleyerek  2015'in en ziyaret edilesi  yerlerine dair bir liste hazırladık.Filipinler'den Peru'ya işte görülmesi gereken 23 yer:
Bayern Münih ‘Güz Şampiyonu’
Lider Bayern Münih Augsburg’u da farklı yenerek sezonun ilk yarısını ilk sırada tamamlamayı garantiledi. Dortmund ligde yine aradığını bulamazken Köln Schalke’yi sahasında yenerek haftanın sürprizine imza attı.Bayern Münih Alman Birinci Futbol Ligi Bundesliga’nın 15’nci haftasında sezonun sürpriz takımı Augsburg karşısında 12’nci sezon galibiyetini elde etti. Rakibini sahasında 4-0 yenen Bayern Münih bitimine iki maç kala sezonun ilk yarısını lider ya da bir başka deyişle ‘Güz Şampiyonu’ olarak tamamlamayı garantiledi. Kırmızı-beyazlılar aynı başarıya üst üste dördüncü kez ulaşarak bir başka rekora imza atarken bu sayıyı kulüp tarihinde 20’ye yükselttiler.Son haftalarda aldığı başarılı sonuçlarla dikkat çeken Augsburg, güçlü rakibine tek devre direnebildi, zaman zaman cesur ataklar geliştirdi. İlk yarıda yapamadığını ikinci yarıda yapan konuk Bayern 13 dakikada attığı dört golle maçın skorunu belirledi. İlk sezon golüyle Medhi Benatia (58.), Arjen Robben (59./71.) ve Robert Lewandowski (68.) Bayern’de sonuca giden isimler oldu.Hafta içinde uzun bir aradan sonra ilk kez 11’de Şampiyonlar Ligi maçıyla sahaya çıkan Bastian Schweinsteiger ligde de ilk kez uzun süre sonra Augsburg karşısında onbir kişilik kadroda yer aldı ve Xabi Alonso ile orta sahada birlikte ilk kez mücadele etti.
Şeb-i Arus'ta Berkin Elvan Protestosu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı Şeb-i Arus töreninde Yavuz Bingöl sahnedeyken tribünde bulunan 2 kişi slogan atıp pankart açtı. 2 kişi gözaltına alındı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı ' 3.Şeb-i Arus' İstanbul etkinliğinde Yavuz Bingöl sahne aldı. Mevlana'nın Etme şiirini okuyan Bingöl sahneden ayrılırken tribünlerde bulunan 1'i kadın 1'i erkek 2 kişi slogan atmaya başladı. Attıkları slogan anlaşılamayan 2 kişi polis tarafından apar topar salondan çıkarıldı. Polis eylemcilerin açtığı, ' Berkin Elvan'ın katili Tayyip Erdoğan' yazılı pankarta el koydu. Protestocu 2 kişi de Cumhurbaşkanlığı Koruma Ekibine teslim edildi. DHA
Reklam
Yavuz Bingöl: '30 Yıllık Müzik Hayatım Boyunca, Barış, Sevgi ve Kardeşlik Dışında Hiçbir Amaç Gütmedim'
Şeb-i Arus törenlerine katılan Yavuz Bingöl, 30 yıllık müzik hayatı boyunca, barış, sevgi ve kardeşlik dışında hiçbir amaç gütmediğini söyledi.Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ortak düzenlediği Şeb-i Arus törenine katılan Yavuz Bingöl, Mevlana'nın 'Etme' şiirini okudu.Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan'a verdiği röportajda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Berkin Elvan'ın annesini mitingde yuhalatmasına ilişkin söylediği 'Annesine küfredilen bir başbakanın Berkin'in annesini yuhalatması da insani bir şey' sözlerinden ötürü büyük tepki çeken Yavuz Bingöl, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katıldığı Şeb-i Arus töreninde, 30 yıllık müzik hayatında sadece barış, sevgi ve kardeşlik amacı güttüğünü dile getirdi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ortak düzenlediği Mevlana'nın Vuslat Gecesi; ' 3.Şeb-i Arus' İstanbul etkinliğine katıldı.Ataköy Sinan Erdem Spor Salonu'nda gerçekleştirilen törende ilk olarak Mustafa Ceceli sahne alarak ilahi söyledi ardından ise Türkücü Yavuz Bingöl sahneye çıktı. Bingöl, Taşkın Sabah Orkestrası'nın eşlik ettiği Yavuz Bingöl Mevlana'nın 'Etme' Şiirini okudu.Bingöl ardından yaptığı konuşmada, 'Sayın Cumhurbaşkanım değerli konuklar 30 yıllık müzik hayatım boyunca barışın, sevginin kardeşliğin ötesinde hiçbir amaç gütmedim. Bugün de bütün aleme barışı, sevgiyi, aşkı üfleyen Hazreti Mevlana'nın gecesinde olmaktan çok mutluyum' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan Bingöl'ün bu sözlerini alkışladı. Bingöl'ün sahneyi terk etmesinin ardından törende sunuculuk yapan Ertem Şener de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı alkışlattı. Salondan da alkışların ardından 'Recep Tayyip Erdoğan' sloganı yükseldi.T24
Madenci Babasının Lastik Ayakkabıları Meclis Kürsüsünde
CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Ermenek’te meydana gelen maden kazasında hayatını kaybeden Tezcan Gökçe’nin babasının giydiği yırtık lastik ayakkabılarla kürsüye çıktı.TBMM Genel Kurulunda, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı görüşmelerinde partisi adına söz alarak kürsüye gelen CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Karaman'ın Ermenek ilçesinde meydana gelen maden kazasında hayatını kaybeden maden işçisi Tezcan Gökçe'nin babası Recep Gökçe'nin giydiği ve Türkiye gündemine düşen yırtık lastik ayakkabıları giyerek kürsüye çıktı.Yanında getirdiği yeni lastik ayakkabıları gösteren Musa Çam, 'Tezcan Gökçe'nin babası gördüğünüz gibi ayağındaki lastik ayakkabı, işte benim ayağımdaki lastik ayakkabı. Tezcan Gökçe'nin babası Recep Gökçe bu ayakkabıları giyiyor. 'Param olsa ben bu ayakkabıyı giyer miyim' diyor. Hemen devletimiz devreye giyiyor, Valilik 10 liraya ayakkabıyı alıyor, imama veriyor ve imam vasıtasıyla bu ayakkabıları gönderiyor' diyerek, ayağından çıkarttığı yırtık lastik ayakkabıları milletvekillerine ve bakanlara gösterdi.Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda çekilmiş bir fotoğrafını gösteren Çam, '12 yıllık iktidarı döneminde 'dünyanın en büyük 17, Avrupa'nın 6. büyük ekonomisiyiz' diyenler, Recep Tekcan'ın geldiği durum işte budur. Bir başka baba daha var, saraylarda oturan. Bunun da oğlu var. O ayakkabı kutularında da Euroları görüyorsunuz' ifadelerini kullanarak, yanında getirdiği ayakkabı kutusundan çıkarttığı fotokopi Euroları gösterdi.Çam'ın 'Toplum celladına aşıksa sorun yok' ifadelerini kullanması AK Partili milletvekillerinin tepkisini çekti.CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi ise, kürsüye getirdiği bir ekran vasıtasıyla Genel Kurula Ankara'da yapılan ve bütçeyi eleştiren eylemin görüntülerini izlettirdi.Sondakika.com
Reklam
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: 'Osmanlıca Anadolu Topraklarının Dilidir'
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Osmanlıca'nın sadece saray dili değil, Kapalıçarşı'nın, Üsküdar'ın, Anadolu topraklarının, halkın kullandığı dil olduğunu söyledi.Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Osmanlıca'nın sadece saray dili değil, Kapalıçarşı'nın, Üsküdar'ın, Anadolu topraklarının, halkın kullandığı dil olduğunu belirterek, 'Bu millet, bundan 100 sene evvel yaşayanların bildiği ve yazdığı dili niçin yazmasın ve okumasın? Niçin kütüphanelerdeki eski yazılarla yazılmış kitaplarımızı okuyamayalım?' dedi.Üsküdar Belediyesi Gençlik Akademisi'nin açılış töreninde konuşan Kurtulmuş, 12 yıllık AK Parti iktidarı sırasında Türkiye'de çok önemli işlerin yapıldığını söyledi. Türkiye'nin maddi olarak ileriye gitmesini sağlayacak her türlü girişimi imkanlar nispetinde yerine getirmeye çalıştıklarını belirten Kurtulmuş, bu kapsamda, yollar, köprüler, üniversiteler, Marmaray, 3. köprünün yapıldığını, Türkiye'nin uzaya araç gönderdiğini, karayolları ağının tamamlandığını, harp ve savunma sanayinde önemli merhalelerin katedildiğini anlattı.Bir devlet için değiştirmesi mümkün ama yapması en zor olan şeyin zihniyet değişimi olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, 'Son 12 yılda yapılan en değerli hizmet, atılan en önemli adım nedir' diye sorulduğunda verilecek yanıtın; Türkiye'deki zihniyet değişimi olacağını kaydetti.Devletle milleti kaynaştıranın zihniyet değişimi olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, 'O eski ceberut devletten, kerim devlet anlayışına doğru Türkiye'de büyük bir geçişin sağlanmış olmasıdır' dedi.Türkiye'de artık kamu görevlileri ya da devleti yönetenlerin birtakım fildişi kulelerde ya da fanusların içerisinde bulunmadığına işaret eden Kurtulmuş, milletvekili, bakanlar, belediye başkanları, valiler, kaymakamlar, üniversite rektörleri ve emniyet müdürlerinin kendilerine tahsis edilen alanda kapalı kapılar ardında oturmadığını söyledi.Bütün kamu görevlilerinin Türkiye'nin her yerinde bu zihniyet değişimi çerçevesinde milletin içerisinde bulunduğunu, millete tepeden bakan, milletten korkan, milletin farklılıklarından çekinen kamu yönetimi zihniyetinin geride kaldığını belirten Kurtulmuş, bunun somut göstergesini gittikleri her yerde gördüklerini anlattı.Kurtulmuş, 'Allah'a çok şükür artık milletin çarşısında, pazarında olan valilerimiz var. Milletin kahvesinde oturan üniversite rektörlerimiz, milletin içerisinde olan emniyet müdürlerimiz, hocalarımız, kaymakamlarımız var. Bu Türkiye'deki zihniyet değişiminin önemli göstergesidir' değerlendirmesinde bulundu.'İnsanlar karakolu gördüğünde karşı kaldırıma geçerdi'Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 'eski Türkiye' ve 'yeni Türkiye' ifadelerinin laf, kafiye olsun veya ortaya siyasi argüman koymak için söylemediklerini ifade ederek, durumu tespit etmek, yapacaklarını ilan etmek için 'yeni Türkiye' denildiğini aktardı.Eski Türkiye'de devletin başka tarafta milletin başka tarafta olduğunu, devletin başta telden, milletin başka telden çaldığını anlatan Kurtulmuş, eski Türkiye'de devlet erkanının, milleti 'terbiye edilmesi gereken bir güruh' olarak gördüğünü, devletin şehirlerde 'çatık kaş, millete karşı soğuk bir duvar', köylerde ve kırsal alanda ise 'jandarma' olarak görüldüğünü aktardı.Vatandaşın herhangi bir devlet dairesine gitmekten korktuğunu, emniyet müdürlüğünü ya da karakolu gördüğü zaman karşı kaldırıma geçtiğini dile getiren Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Eskiden Türkiye'yi yönetenler milletin farklılıklarından ürkerdi. Başörtülü kızlar başörtüsünden korkardı. Onları üniversitelerin kapısında bekletir, içeriye sokmazlardı. Farklı ana dilleri olan insanların, ana dillerinden korkar, farklı kültürleri olanların kültürlerinden korkarlardı. İnsanların türkülerinden, şarkılarından korkardı. İbrahim Tatlıses, Orhan Gencebay, yakın zamana kadar bırakın devletin televizyonlarını, özel televizyonlardan bile doğru dürüst Arapça, Kürtçe, Türkçe türküler söyleyemez, arabesk şarkılar, türküler dile getiremezlerdi. Eski Türkiye'de, devletin kültürü farklı, milletin kültürü farklıydı. Bütün bu farklılıklardan korkan Türkiye artık geride kaldı. Allah'a çok şükür Türkiye'de, devletle millet barışma noktasında çok büyük mesafeler kat etti. Milletin farklılıklarından ürken bir devlet değil, bu farklılıkları zenginlik olarak gören bir devlet anlayışı ortaya çıktı. Allah'a çok şükür şimdi Şivan Perver'in, İbrahim Tatlıses'in bulunduğu Diyarbakır'daki törende, Sayın Cumhurbaşkanımızın nezaretinde Arapça, Kürtçe, Türkçe türküler söylendi, millet devletiyle barıştı, kıyamet kopmadı, Türkiye bölünmedi.''Osmanlıca Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitim aldığı dildir'Türkiye'yi artık Osmanlı'yı da Selçuklu'yu da bu milletin tarihi kökleri olarak gören bir anlayışın yönettiğini ifade eden Kurtulmuş, Osmanlıca tartışmasına ilişkin şu görüşleri dile getirdi:'Sanki Osmanlıca deyince Çinceden bahsediyoruz. Osmanlıca dediğiniz zaman hiç bize ait olmayan kültürden, bir dilden bahsediliyor zannediyorlar. Osmanlıca Yunus Emre'nin, Namık Kemal'in kullandığı dildir. Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitim aldığı, notlarını aldığı dildir. Osmanlıca bu konuştuğumuz dildir. Osmanlıca konuştuğumuz Türkçe'nin daha önce kullandığımız alfabeyle kaleme alınmış şeklidir. Birileri de diyor ki; Osmanlıca sadece saray dilidir. Değil. Osmanlıca, Kapalıçarşı'nın diliydi, Üsküdar'ın diliydi, Anadolu topraklarının diliydi. Osmanlıca Osmanlı halklarının kullandığı dildi. Bugünlerde de eski Türkiye'nin adamları, Osmanlıca'nın tartışılmasına dahi razı olmuyor, bundan bile rahatsızlık duyuyor. Bu millet, bundan 100 sene evvel yaşayanların bildiği ve yazdığı dili niçin yazmasın ve okumasın? Niçin kütüphanelerdeki eski yazılarla yazılmış kitaplarımızı okuyamayalım?'Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan ve diğer yetkililerle kurdele keserek, Üsküdar Gençlik Akademisi'nin açılışını gerçekleştirdi.'Sadece Suriyeli mültecilere yapılan yardımlar 4,2 milyar dolardır'Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, 'Bu zamana kadar olan sürede sadece Suriyeli mültecilere yapılan yardımlar 4,2 milyar dolardır' dedi.Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği'nce düzenlenen 'Ezidiler' konulu konferansa katılan Kurtulmuş, AFAD, TİKA gibi kurumların sivil toplum kuruluşlarına destek vereceğini belirterek, Türkiye'nin yardım faaliyetlerine sağladığı desteği anlattı.Türkiye'de yüz binlerce mültecinin yaşadığını aktaran Kurtulmuş, yapılan yardımlar konusunda şunları söyledi:'Türkiye, Suriyeli mülteciler konusunda dünya ölçeğinde fevkalade güzel işler yaptı. Bugün itibarıyla 1 milyon 654 bin Suriyeli Türkiye'de misafirdir. Bunların 220 bini kamplarımızda barınıyor. Geri kalanları da İstanbul da dahil olmak üzere Türkiye'nin birçok şehrinde kendi imkanlarıyla ayakta duruyor. Bizler de AFAD ve diğer devlet kuruluşları ile sığınmacılara her türlü desteği veriyoruz. Nisan 2011'de ilk Suriyeli göçmenler geldi. Bu zamana kadar olan sürede sadece Suriyeli mültecilere yapılan yardımlar 4,2 milyar dolardır. Bunların içerisinde uluslararası kuruluşlar, büyük binaları olan kuruluşlar veya bizden çok daha zengin olan devletlerin Suriyelilere yaptığı yardım 285 milyon dolarcıktır. Bunları söylediğimiz zaman da rahatsızlık duyuyorlar.'Kurtulmuş, Türkiye'nin bu yardımlarda bulunurken insanlar arasında ayrım yapmadığını belirterek, bölgenin tüm etnik gruplarına yardım edildiğini söyledi. Ezidilerin Türkiye'ye geliş süreci hakkında bilgi veren Kurtulmuş, 72 saatte 200 bin Kobanilinin Türkiye'ye kabul edildiğini anlattı. Kurtulmuş, 19 bin 854 Ezidi'nin Türkiye'de olduğunu hatırlatarak, yapılan yardımların sadece bütçe zenginliğiyle alakalı olmadığını ifade etti.Fikriye Susam Uyar - Sefa Mutlu, AA
Eğitim Bir Sen: 'Karma Eğitimden Vazgeçmek Zorundasınız'
Antalya’da yapılan 19′uncu Milli Eğitim Şurası’nda sendikalarının gündeme getirdiği herşeyin bu milletin isteği, emri olduğu iddiasını savunan Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Sayın Bakan çağrıda bulunuyorum. Önergeyi tartışmaya açmamış olabilirsin. Bu önerge oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Bu önergeyi hayata geçirmek zorundasınız. Çıkışı yok, dönüşü yok” dedi.BAKANA KARMA EĞİTİM RESTİ19′uncu Milli Eğitim Şurası’nda Eğitim Bir Sen’in gündeme getirdiği herşeyin bu milletin isteği, emri olduğu iddiasını savunan Ahmet Gündoğdu, bu konuda da şunları söyledi: “75 yıl kız erkek liseleri gibi karma olmayan ve Atatürk’ün başlattığı bu uygulamayı 28 Şubat’ın antidemokratik sürecinde Metin Bostancıoğlu diye biri gelmiş, yasaklamış, 10 kızın, kadının müracaat ettiği dikiş kursuna bile erkek almadan kurs açılamaz hale gelmişse Sayın Bakan çağrıda bulunuyorum. Önergeyi tartışmaya açmamış olabilirsin. Bu önerge oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Bu önergeyi hayata geçirmek zorundasınız. Çıkışı yok, dönüşü yok. Dönüşü olmayan bir yoldur.” Hükümete yakınlığıyla bilinen Eğitimciler Birliği Sendikası’nın (Eğitim Bir Sen) 12- 14 Aralık tarihleri arasındaki 8′inci Türkiye Buluşması Antalya’da yapıldı. Toplantının açılışını Eğitim Bir Sen ve Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu yaptı. Gezi olaylarına karşı olduklarını söyleyen Gündoğdu Mehmet Ali Alabora’yı kastederek ‘iki ağaç kesildikten sonra bir sanatçı müsveddesinin mesele ağaç meselesi değildir dediğini’ ifade etti. Ahmet Gündoğdu, “Mesele ağaç meselesi değil, nereden kesildiği kimin kestiğine bakma meselesiymiş. Ağaç sevgisinin hangi uluslararası proje içerisinde maşa olma meselesiymiş. Dün ‘Taksim onurumuz, şerefimiz’ diyenlerin Yalova’da onurunu göremedik. 147 ağacın CHP eliyle kesildiği Yalova’da onurunu göremediniz. Nerede sizin onuruz” dedi. Bu sözlerin ardından salondakiler, Gezi eylemlerine katılanları yuhaladı.BASİRETSİZLİK SUÇLAMASI17-25 Aralık küresel operasyonunda da meselenin dershane meselesi olmadığını belirten Gündoğdu, “Dershane çakma üründür ama dershaneyi palazlandıran devletin eğitimdeki kalite eksikliğidir. 110.000 öğretmen açığının hala kadrolu istihdam edilmemesidir. Doğu ve Güneydoğu gibi mahrumiyet bölgelerinde tecrübeleri öğretmenleri çalıştırmak için kesenin ağzını açamama basiretsizliğidir. Mesele Türkçe olimpiyatlarıyla güzel Türkçemizi dünyaya tanıttığı için alkışladığımız insanların, camileri ahıra dönüştüren CHP’yle dershane bahanesiyle kanka olduğu gündür” diye konuştu.EGEMEN BAĞIŞ’A TEPKİÖSS, KPSS, polis akademisi sorularını çalanların bir cemaat olarak ilan edilip, topyekün bir camianın hırsız ilan edilemeyeceğini belirten Ahmet Gündoğdu, “Hırsızlığı yapan kimse üzerine gidilsin, haddi bildirilsin, tüyü bitmemiş yetimin hakkına göz dikenler hukuk devletinden hak ettiği cezayı alsın demiştik. Bugün de bazı bakanların bazı siyasetçilerin oğulcukları ya da tosuncukları yanlış işe bulaşmışsa siyasi partilere çağrıda bulunuyorum. Temiz siyaset, rüşvete yolsuzluğa sıfır tolerans. Kendi elimizle devre dışı bırakmamız lazım. Siyasetçi eline diline beline sahip olamamışsa bu millet onları sırtında taşımak zorunda değil. Siyasetçi diline sahip çıkamamış, Bakara suresiyle alay ediyorsa bu millet olarak bir daha onları taşımayacağız. Lanet olsun, yazıklar olsun” diye konuştu.ŞIMARTMA SUÇLAMASIAhmet Gündoğdu, ‘Doğu’da devlet yok’ yönündeki söylemlere karşı da iktidarı eleştirdi. Gündoğdu, şöyle konuştu: “Barışı istiyorsak, uluslararası sermayenin oyuncağı olan bir ülke olmak istemiyorsanız, 30 yıl arkasında kim var diye konuştuğumuz bu terör belasından kurtulmak istiyorsak üniter demoratikleşmeden taviz vermeden kararlılıkla yol almalıyız. Ama Diyarbakır’da devlet yok Trabzon’da devlet var, Çanakkale’de devlet var, Batman da devlet yok anlayışını da kabul etmiyorum. İktidara çağrıda bulunuyorum, vatandaşın can güvenliğini özgürlükleri feda etmeden tesis etmek zorundasınız. Zaten en büyük hatanız şımarttınız bunları. Gerçi kanaat önderlerini muhatap almadınız. Her sorduğumuzda İmralı’yı hedef gösterenleri muhatap aldınız.”DHA
30 Bin TL'ye Bedelli Askerlik Yapıp 12 Bin TL'yi Geri İsteyenlere Bakan'dan Yanıt
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bedelli askerliği 2011'de 30 bin TL ödeyerek yapanların, 12 bin TL'lik farkı alamayacaklarını söyledi.2011'de 30 bin TL ödeyerek bedelli askerlik yapıp şimdi 12 bin TL'lik farkın peşine düşenlere Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'dan 'O zaman öyleydi şimdi böyle' diye yanıt verdi.Iğdır'a gitmek üzere, AKP Genel Sekreteri Haluk İpek ile Kars Havalimanı'na gelen Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.Bedelli askerliğin tercih olduğunu belirten Bakan Yılmaz, 'Vatandaşlarımızın kimisi tercih edecektir, kimisi de tercih etmeyecektir. Tercih edene de teşekkür ediyoruz, etmeyene de teşekkür ediyoruz. İsteyen parasını verip askerlik yapmış sayılır, silahlı kuvvetlere mali yönden destek verir. İsteyen de bedenen silahlı kuvvetlere katılır, biz ona para öderiz' dedi.'O zaman öyleydi, şimdi böyle'Yılmaz, bir gazetecinin, 'Daha önce bedelli için 30 bin lira verildi?' sorusunu, ' Zaman değişti. O zaman öyleydi şimdi böyle' şeklinde yanıtladı. Başvurular 15 Aralık Pazartesi başlıyorYasanın Resmi Gazete'de yayımlandığını belirten Yılmaz, 'İki aylık bir süre var. 13 Şubat'a kadar 18 bin lirayı temin eden kardeşlerimiz için, pazartesi günü bütün askerlik şubelerine talimatı vereceğiz. Kendi bakanlığımızın internet sitesinden yayınlayacağız. Bankalarda açılmış hesap numaraları var, kanunda belirtilen' diye konuştu. İsmet Yılmaz, 18 bin TL'yi yatıranlara, kendilerine askerlik şubeleri tarafından askerliklerini yapmış sayıldıklarına ilişkin belge verileceğini de sözlerine ekledi.T24
Reklam
Diyanet İşleri Başkanı'na 1 Milyon TL'lik Makam Aracı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’e Diyanet Vakfı’nın bütçesinden 1 milyon TL’ye Mercedes S500 model makam aracı alındı.AKP döneminde devletin en büyük bütçelerinden birinin ayrıldığı Diyanet'te lüks devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e 1 milyon TL'ye makam aracı alındı. Vakıf ayrıca genel müdürler için 14 adet Toyota marka, teşkilat için de 16 adet ticari minibüs satın aldı.Genel müdürler daha önce makam aracı olarak Ford Focus ile Renault Fluence kullanıyordu.Diyanet TV ve Diyanet Radyosu’nda çalışan 100 personelin maaşlarını da Diyanet Vakfı karşılıyor.Sol
Öcalan: 'Çözümü Yakalamalıyız Aksi Taktirde Sabrımın Son Sınırındayım'
DTK Eş Genel Başkanı Hatip Dicle, barış ve çözümün çok yakında ama Sırat Köprüsü'nden geçer gibi tehlikeli bir noktada olduğunu söylediDemokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Genel Başkanı Hatip Dicle , çözüm süreciyle ilgili olarak Abdullah Öcalan 'ın 'Sabrımın son sınırındayım. Böyle sürdüremeyiz' dediğini aktardı.DTK’nın 1’inci Olağan Genel Kongresi, Diyarbakır’ın merkez Kayapınar İlçesi Cegerxwin Kültür Merkezi’nde başladı. Kongreye, HDP ve DBP’li yönetici ve delgelerin yanı sıra bir süre önce Mardin Artuklu Üniversitesi’nde düzenlenen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan Yaşayan Diller Enstitüsü Başkanı Prof.Dr. Kadri Yıldırım da katıldı.DHA'nın haberine göre, 'çözüm süreci' aşamasına gelinceye kadar geçen süreçlerle ilgili değerlendirme yapan Hatip Dicle, gelinen bu kavşağın kıymetli olduğunu söyledi.Dicle, şöyle konuştu: 'Sayın Öcalan’ın en son sunduğu ve KCK’nın bütün birimlerinin kelimesine dahi dokunmadan arkasında olduğu Barış ve Demokratik Müzakere Taslağı’nın bugün kıymetini anlamak için ve bu yakaladığımız halkanın kıymetinin hem bizler, hem de hükümet ve ilgili çevreler açısından bilinmesi lazım. Bunun siyasi arka planını biz ve hükümet doğru kavrayamazsak yakaladığımız bu halkayı kaybedebiliriz. Deyim yerindeyse; öyle bir noktadayız barış ve çözüm elimizi uzattığımızda yakalayacağımız kadar yakın ama o kadar da Sırat Köprüsü’nden geçer gibi tehlikeli bir noktada.'Hatip Dicle, Abdulah Öcalan’ın 'Hükümete söyleyin ben kimseyi tehdit etmiyorum ama bu son şanstır. Bu barış ve demokratik çözüm taslağı üzerinde bir şekilde 4-5 aylık bir süreçte en geç Nisan 2015’a kadar tüm aşamaları bitmek zorunda. Mutlaka bir siyasi çözümü yakalamalıyız. Aksi takdirde sabrımın son sınırındayım. Böyle sürdüremeyiz. Bir hafta 10 gün sonra sizi bekliyorum' dediğini anlatırken, '14 gündür daha biz adaya gidip sayın Öcalan’a sadece Kandil’in çok şeffaf bir şekilde mesajını iletebiliriz. Hükümet bu taslak üzerine ne diyor daha bilmiyoruz' dedi.T24
Orhan Pamuk'un İmza Gününe Yoğun İlgi
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un 'Kafamda Bir Tuhaflık' adlı yeni romanı için Yapı Kredi Yayınevi'nde düzenlenen imza gününe kitapseverler yoğun ilgi gösterdi.Yayınevinde okurlarıyla buluşan Pamuk, yeni çıkan kitabını imzaladı. Saatlerce kuyrukta bekleyen vatandaşlar, kitaplarını Pamuk'a imzalatmanın mutluluğunu yaşadı.Etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Pamuk, uzun zaman sonra, belki de 15 yılın ardından İstanbul'da imza günü düzenlediğini belirterek, şunları söyledi:'Bunun sebebi ihmaller, zorluklar. Her zaman yazarlara sorarlar, tuzak sorudur, 'Kimin için yazıyorsunuz?' diye. Çünkü şunun için, bunun için yazıyorsanız hep dışarıda kalmış biri vardır. Biz de ya da ben derim ki; 'Biz okurlarımız için yazıyoruz ama okur soyut bir kavramdır hiçbir zaman göremezsiniz'. Benim gibi bir yazar, yavaş yavaş, yıllarca, 3-4 senede ve 'Kafamda Bir Tuhaflık'ta olduğu gibi 6 senede bir kitap çıkaran bir yazar, hep okurlarını düşünür ama okur soyut bir şeydir.'Pamuk, imza gününde okurlarla göz göze gelmenin mutluluğunu hissettiğini vurgulayarak, 'Bu benim için çok güzel bir şey. Çünkü bir kitabı imzalarken kitabı veya başka kitaplarımı okumuş olan okurun gözünün içine bir saniye bakıyorsunuz. Biliyorsunuz ki o sizi okumuş, başka kitaplarınızı okumuş. Yazarın insanlığını, benim hayalimi, yaşadığım dünyayı, dünyayı nasıl gördüğümü, anlatmak istediğim şeyleri, niyetimi, uğraşmamı, çabamı ve yıllardır yaptığım yazıları bu okur biliyor' diye konuştu.Okurlarıyla imza gününde buluşmanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu yineleyen Pamuk, sözlerini şöyle sürdürdü:'O okurun hayal dünyasında, maneviyatında olmak ve gitmek istediği yerde sizin ve benim yazılarımın bir yeri olduğunu düşünmek, görmek, bakışmak. Bu benim için en büyük mutluluk. Kimin için yazıyorum? İmza gününe gelen bu okurlar için yazıyorum. Bütün okurlar imza gününe gelmiyor. Bazıları da kitabımı okuyor, 'boşver imzalı kitabı ne yapayım?' diyor. Bu okurlar, bugün gördüğüm yüzlerce okur, ayrıca kitaplarımı okuduktan sonra bir de içinde imza olması için bugün kuyrukta beklediler. Hepsine büyük bir zevkle imzaladım. Çok mutluyum. Çok kalabalık oldu. Yazarlar okurlarıyla karşılaşmalılar.'Pamuk, bir gazetecinin, kitabı 6 yılda yazmasına ilişkin sorusunu da 'Masumiyet Müzesi'ni 6 yıl önce yayınlamıştım. İlk defa 2 roman arası 6 yıl oldu. Masumiyet Müzesi'nin bir de müzesini açtım. İlk defa 6 yıl ara verdiğim için bazı mazeretlerim var kusura bakmayın. Bundan sonra daha fazla yazacağım' şeklinde yanıtladı.Orhan Pamuk, kitabın İngilizce baskısının da daha belli olmadığını ifade etti.Bir gazetecinin, 'Kitapta hem birinci tekil kendileri konuşan kahramanlar var hem de yazarın sesi var. Bu nasıl oluyor?' şeklindeki sorusu üzerine de Pamuk, şunları kaydetti:'Bu romanı yazarken kahramanlar bozacı, yoğurtçu, midyeci, dönerciler, elektrik tahsildarları, pek çok satıcıyla, zor şartlarda İstanbul sokaklarında mücadele eden arkadaşlarla görüştüm. Onların birinci tekille, 'Şöyle yaptım, böyle yaptım, tavuğu şöyle temizledim, haşladım, pilavı şu şekilde pişirdim' gibi konuşmaları beni etkiledi. Yavaş yavaş bu çok uzun süren romanı kurarken, onların sesini birinci tekil şahısla vermek istedim. Kadın kahramanların eve hapsedilmiş yalnızlıklarını, öfkelerini dile getirmek için birinci tekil şahsın çok uygun olacağını hissettim. Böylece ilk defa bir şey denedim. Bir romancı anlatıyor 3. tekil şahısla. Bir de kahramanlar sanki anlatıyı delmek isteyerek, öfkelerini dile getirmek isteyerek, araya girip kendi hikayelerini anlatıyorlar. Roman bu iki sesin yan yana gelmesiyle çalışıyor.'Lale Bildirici, AA
Reklam
"Beşiktaş Derbisini İstanbul'da Oynamak İstiyoruz"
Galatasaray Sportif AŞ Yönetim Kurulu üyesi Ali Dürüst, Beşiktaş maçını Konya'da oynamak istemediklerini söyledi.Ali Dürüst, Beşiktaş- Galatasaray derbisinin nerede oynanacağıyla ilgili polemikleri değerlendirdi.Konyaspor maçı sonrası bu yöndeki soruları yanıtlayan Dürüst, 'Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi maçlarını Olimpiyat Stadı 'nda oynadı. Burada (Konya'da) sadece bir maça çıktı. Biz Beşiktaş derbisini İstanbul'da oynamak istiyoruz. Ayrıca derbiyi Konya'da oynamamızla ilgili herhangi bir teklif gelmedi' dedi. Beşiktaş Başkanı Fikret Orman , Konya'da 3-0 kazandıkları Trabzonspor maçı sonrası, 'Galatasaray derbisini burada oynayıp oynamama konusunu yönetim kurulunda değerlendireceğiz' diyerek açık kapı bırakmıştı.Fanatik
Albayrak'tan Kritik Açıklamalar
Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdürrahim Albayrak, Konyaspor karşısında alınan 5-0'lık galibiyetin ardından açıklamalarda bulundu.Takımın tam olarak hazır olması durumunda transfere ihtiyac olmayacağını ve transfer sürecinde çok dikkatli olmaları gerektiğini ifade eden Albayrak, “Tasarruflu davranmak zorundayız, bir eksiğimiz varsa gerekeni yapacağız” dedi.Takımdan gönderilecek olan isimler hakkında konuşan Albayrak, “Bir çok arkadaşa ihtiyacımız var, hocanın raporu doğrultusunda transfer yapılıyor ya da gönderiliyor. Bazı arkadaşlar ile görüştük, görüşmeye devam edeceğiz. 2 arkadaşımız ile görüştük ve yollarımızı ayırma kararını aldık. Biz buraya gerçekten bir şeyler yapmak için geldik, ekonomik olarak bazı önlemler alındı. Futbolda da bir daralmaya gideceğiz, ekibimiz çok fazla ve hocamızın raporu doğrultusunda bazı kararlar alınıyor. Eboue, Yiğit, Engin gibi isimler var bekleyen, bu arkadaşlarımızın gidip top oynaması lazım. Genç arkadaşlarımız da var. Karabükspor ısrarla Furkan’ı istedi, satın almak istediler. Görüşmeler devam ediyor. ” şeklinde konuştu.Açık Mert Korkusuz
Reklam
Yarsuvat'tan Basketbol Sorusuna Kaçamak Cevap
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, maç sonunda gazetecilerin sorularına şaşırtan cevaplar verdi.Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, gazetecilerin sorularına kaçamak cevaplar verdi. Yarsuvat, bir muhabirin 'Galatasaray'ın basketbol şubesindeki son gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna 'Bayılıyorum sizin sorularınıza. Manipüle ederek cevap almak istiyorsunuz. Oyuncuların serbest kalması konusunda bize ulaşmış bir bilgi yok' dedi.Yarsuvat, Konyaspor karşılaşmasıyla ilgili ise şunları söyledi:'Sonuçtan çok memnunuz. Uzun zamandır hasret kaldıgımız bir sonuç aldık. Takıma Hamza Hoca'nın elinin değdiğini görüyoruz. Hamit'in golüne çok sevindik. Hamit'in hastalığı geçti. Stat, tam bir futbol oynanacak stat. Sesi çok iyi muhafaza ediyor, misafir takımlara Allah kolaylık versin'Fanatik
Galatasaray'dan Gövde Gösterisi
Spor Toto Süper Lig'in 13. haftasında Torku Konyaspor ile Galatasaray kozlarını paylaştı.Torku Arena'da oynanan karşılaşmada sarı-kırmızılılar 5-0 galip geldi.Hamza Hamzaoğlu'nun öğrencilerine galibiyeti getiren golleri 16. dakikada Umut Bulut, 23'te Emre Çolak, 37 ve 57'de Burak Yılmaz, 62. dakikada da Hamit Altıntop kaydetti.Alınan bu sonucun ardından Galatasaray puanını 28'e yükseltirken Torku Konyaspor ise 16 puanda kaldı.Ligin bir sonraki haftasında sarı-kırmızılılar evinde Mersin İdmanyurdu ile mücadele edecek. Konyaspor deplasmanda Gençlerbirliği ile karşılaşacakHAMZAOĞLU ÇİFT FORVETLE SAHAYA SÜRDÜGeçmiş sezonlarda Galatasaray forması giyen Hasan Kabze'yi hem Torku Konyaspor hem de Galatasaray taraftarı çağırarak alkışladı. Maçı Torku Konyaspor Kulübü Başkanı Ahmet Şan ve Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat müsabakayı protokol tribününden izledi.Hamza Hamzaoğlu takımını çift forvetle sahaya sürerken orta sahada Emre Çolak'a şans tanıdı. İlerleyen dakikalarda Hakan Balta, Hamit Altıntop ve Yasin Öztekin de şans buldu.GALATASARAY GOLE DOYMADITorku Konyaspor karşılaşmasında mutlak 3 puan hedefleyen Galatasaray rakibi karşısında büyük bir baskı kurdu. İlk dakikalarda karşılıklı ataklara sahne olan mücadelede ilk gol Umut Bulut'tan geldi.Sağ kanattan kullanılan köşe vuruşunda ceza alanına yapılan ortada Chedjou'nun kafa vuruşunu sağ direk dibinde son anda Mehmet çeldi ama dönen topu Umut tek bir vuruşla sol köşeden ağlarla buluşturdu. 16. dakikada ağları sarsan Umut, perdeyi açan isim oldu.ÇOLAK SAHNE ALDI, BURAK...Teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'nun en çok güvendiği isimlerin başında gelen Emre Çolak, dakikalar 23'ü gösterdiğinde skoru 2-0'a taşıdı. Ceza alanı içi sol çaprazında topla buluşan Selçuk'un ceza yayındaki Emre'ye yükselttiği topa sağ ayağının içiyle gelişine çok sert vuran Çolak, sol köşeden ağları havalandırdı.Galatasaray'da Burak Yılmaz, takımını soyunma odasına 3-0 gitmesini sağladı. 37. dakikada ilk devrenin gol perdesini kapatan Burak Yılmaz, topu ayağının altından kaçıran Selim'e cezayı kesti. Karşı karşıya pozisyonda şık bir vuruşla kaleci Belec'i mağlup etmeyi başardı.BURAK'TAN BİR GOL DAHASarı-kırmızılılarda Burak Yılmaz, sağ kanattan ortasını kesen Sabri Sarıoğlu'nun ikramını geri çevirmedi.Dakikalar 57'yi gösterdiğinde Selçuk sağ kanattan bindiren Sabri'ye oynadı. Sabri hiç bekletmeden son çizgi yakınlarından kale sahasına ortasını yaptı ev Burak net bir kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi.HAMİT SKORU 5'LEDİGalatasaray'da iyi bir oyun ortaya koyan Emre Çolak, 59'da yerini Hamit Altıntop'a bırakırken, sahaya giren Hamit 3 dakika sonra golle buluştu.Wesley Sneijder'in direkten dönen şutunu tamamlayan Hamit Altıntop, skoru 5-0'a taşıdı.SEMİH KAYA DEVAM EDEMEDİSarı-kırmızılıların savunmacısı Semih Kaya 73. dakikada yerini Hakan Balta'ya bıraktı. Bir sakatlık geçiren Semih, oyuna devam edemedi.Kalan dakikalarda başka gol olmazken mücadele Galatasaray'ın 5-0'lık galibiyetiyle tamamlandıSporx
Adalet Bakanı Bozdağ: 'Ay Sonuna Kadar 5 Bin Zabıt Katibi Alınacak'
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bu ay sonuna doğru 5 bin zabıt katibi ve diğer adli personel alımı için ilana çıkacaklarını söyledi. TBMM Genel Kurulunda, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı görüşmelerinin üçüncü turunda Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, HSYK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü, DPB, Avrupa Birliği Bakanlığı, Türk Akreditasyon Kurumu bütçe ve kesin hesapları ele alındı.Görüşmelerde kendisine bağlı kurumlar hakkında söz alan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 2003 yılında adalet hizmetlerinden memnuniyet oranının yüzde 45.7 olduğunu, bu rakamın 2013 yılında yüzde 52.8’e yükseldiğini, ancak henüz hedeflenen noktaya ulaşılmadığını söyledi.Hakimin tarafsızlığı, siyasi ve felsefi görüşleri ile davanın taraflarına olan uzaklığı ile yakınlığını adli işlerine karıştırmaması, kararlarını kanunu ve vicdani olarak vermesidir diyen Bakan Bozdağ, yargıda görev yapan hakim ve savcı sayısının 2002’de 9 bin 49, 2014’de ise 14 bin 983 olduğunu söyledi. Bozdağ, “Hakim ve savcılarımız Avrupa Konseyinin 100 bin kişiye düşen hakim ve savcı sayısında geri durumdadır. Hakimler ve savcılarla ilgili bir takım eleştiriler yapılabilir, bu normaldir, yargı da eleştirilebilir. Toptancı bir yaklaşımla, özveri ile çalışan, adil karar vermek için çaba sarf eden hakim ve savcılarımızı töhmet altında bırakmamak lazım. Hakim ve savcılarımızın yetişmesi konusunda da önemli adımları atıyoruz. Bakanlığımız bir Bilim Komisyonu kurmak suretiyle Hukuk Fakültelerinin eğitimim daha iyi noktaya taşınması konusunda çok kapsamlı bir araştırma yaptı. Önümüzdeki zaman içinde bu konuda bir çalışmayı kamuoyu ile paylaşacağız. Hakim ve savcılarımızın sayısını artırmak için yeni adımlar atacağız. Önümüzdeki yıl içinde parlamentonun verdiği yetki ile yeni hakim ve savcılar almak suretiyle yükü azaltmaya gayret edeceğiz. Adalet Akademisi, ismi ve kurumsal yapısıyla yeni. Ama bir geleneğin devamıdır. Sanki yeni bir şeymiş gibi, savcı ve hakim adayları gözetleniyormuş gibi bir algıyı büyük bir haksızlık sayarım” dedi.AVUKATLIK KANUNU YENİLENECEKBakan Bozdağ, “Neden cezaevlerinde yatanların sayısı arttı diyorlar ya, artan hakim sayısı, artan mahkeme sayısı, adli personel sayısı ile beraber bunu değerlendirmekte fayda var. Savunmayı temsil eden avukatlarla ilgili çalışma yapmanın Adalet Bakanlığının en önemli görevlerinden birisi. Avukatlık Kanunu baştan sona yenilenecek. Bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor. Sınavla geçişin olması gerektiğine inanıyoruz. Barolar Birliği’nin kanunu açıkça çiğnememesi lazım. Avukatların dosyaları incelemesi son derece önemli, biz bunu destekliyoruz. Son yaptığımız Şubat değişikliğinden sonra uygulamanın sağlıklı yürümediğini gördük. Dosyadaki savcının araştırma usulünü öğrendikten sonra deliller karartılırsa bizim suçla mücadelemiz gerçek faillere ulaşma imkanımız ortadan kalkar. Türkiye’de 2013 yılında devam eden soruşturma sayısı 6 milyon 679 bin 973’dür, bunlarla ilgili dosyadan örnek alınmasını yasaklayan mahkeme kararı sayası bin 306’dır. Biz bu düzenleme ile bir katalog getirdik. Bütün suçlarla ilgili değil, çok ciddi suçlarla ilgili getirdik. Buradaki rakamın bu kadar yüksek çıkmayacağı bundan sonraki süreçte çok açıktır”Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı hakkında bilgi veren Bakan Bozdağ, “Cezaevlerimizde 157 bin 640 tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bunlardan 22 bin 551’i tutuklu, 11 bin 658 hükümözlü, 123 bin 431’i ise hükümlü olarak bulunmaktadır. Cezaevlerimizde bu sayının yüksek olmasına ilişkin eleştiriler yapıldı. Sayının çok olması hükümetimizin suç ve suçlu ile etkin mücadele ettiğinin göstergesidir. Yeni ortaya çıkan teknolojiler, CMUK Kanununda getirilen yeni hukuk müesseseleri, artan hakim, mahkeme sayısı, Yargıtay’da artan hakim ve mahkeme sayısı davaların daha kısa sürede neticelenmesine yol açıyor. Suçluların yakalanmasına ve hesap vermesine yol açmaktadır. Ceza Kanununda yeni suçlar ihdas edildi, iletişim alanında, sosyal medya üzerinden dün işlenemeyen suç bu gün işlenebilmekte. Yeni suçlar ortaya çıktı. Bunlara ilişkin düzenlemeler hukukumuzda yer aldı. Cezaları artırdık, infaza ilişkin değişiklikler yaptık. Bütün bunlar cezaevlerinde yatan sayısının artmasına sebep olmuştur. Cezaevlerinde bulunan, hasta tutuklu ve hükümlülere ilişkin soruna biz infaz açısından değil insani açıdan bakıyoruz. Biz onların hepsine emanet gözü ile bakıyoruz. Onlara hizmet için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Şunda ortaya çıkan sorunların çözümü için yeni düzenlemeler yapmayı planlıyoruz” dedi.Fırat Keskinkılıç, DHA
İlk Yerli Haberleşme Uydusunun Bütçesi 548 Milyon Lira
Türkiye'nin ilk yerli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın proje başlatma imzası 15 Aralık'ta atılacak.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ tarafından Türksat 6A'nın yapımı için açılan çağrıya TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü ve TAI teklif verdi. Türkiye'nin ilk yerli haberleşme uydusu, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü öncülüğünde TAI ve ASELSAN ile diğer yerli sanayi kuruluşlarının desteğiyle üretilecek.Türksat 6A projesi imza törenine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılması bekleniyor.Türksat 6A'nın tasarım ve geliştirme çalışmaları, daha önce uydu projelerinde görev yapan Türk mühendislerce gerçekleştirilecek.Uydunun 548 milyon lira olan bütçesinin, 398 milyon lirası Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, kalan kısmı ise TÜBİTAK Kamu Araştırmaları Geliştirme Grubu tarafından karşılanacak.Yerli mühendislik ve tasarımla yapılacak uydunun 2020'de uzaya fırlatılması hedefleniyor. Yakıt dahil yaklaşık 4,5 ton ağırlığında olacak uydu, 42 derece doğu boylamındaki bir yörüngeye yerleştirilecek.Türksat 6A, Avrupa, Asya ve Türkiye kapsama alanlarına sahip olacak. Üzerinde 4 yedek toplam 20 aktarıcının (transponder) bulunacağı uydunun hizmet ömrü 15 yıl olacak.2020'ye kadar uydu filosu 7'ye çıkacakUydu Montaj ve Entegrasyon Merkezi (UMET) binasında üretilecek Türksat 6A uydusunun 2020 yılında, Türksat 5A uydusunun ise 2017'de uzaya fırlatılması öngörülüyor. Türkiye, 2020 yılında en az 3'ü yerli, toplam 7 uydudan oluşan uydu filosu ile dünyanın büyük bir kısmını kapsama alanına katacak.Arife Yıldız Ünal, AA
Reklam