Kızılay Zarrab’ı Eleştiren Müdürü İşten Attı
Kızılay, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda gözaltına alınan ve hakkında takipsizlik kararı verilen Rıza Zarrab'ın adamı Happani'nin 55 bin liralık bağışını kabul etti. Sosyal medyada Zarrab'ı eleştiren müdürün işene ise son verdi.17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınan Rıza Sararf'ın adamı Abdullah Happani el konulan 1 milyon TL, 800 bin Euro ve 60 bin dolar ve 2 kilo altını mahkemenin emanetinden almış ve el konulan parasi için Happani'ye 55 bin TL de faiz verilmişti.  Happani aldığı 55 bin TL faizi Kızılay’a bağışlamıştı. Zarrab'ın adamının bu bağışını kabul eden  Kızılay, sanal alemde aralarıda işadamı Rıza Zarrab’ı eleştiren karikatürün de olduğu bazı paylaşımlarda bulunan Isparta Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Şerafettin Kılınçel’i işten attı. Hürriyet'ten Nurettin Kurturt'un haberine göre; kan bağışını yüzde 70 artıran, bölgede sürekli birinci olan ve başarılarıyla yerel gazetelere manşet olan Kılınçel, konuyu yargıya taşıdı. İŞTEN ATILMAYA YETERLİ Yaklaşık 6.5 yıldır Kızılay’da görev yapan emekli yarbay Kılınçel’in sosyal medya hesabını kurumun son bir yıldır takip ettiği de işten atılmasıyla birlikte ortaya çıktı. Kurum, Kılınçel’in paylaştığı bildirimleri liste haline getirerek savunmasını istedi. Kızılay yönetimi, toplam yedi paylaşımda hakaret olduğu sonucuna vardı. Suç unsuru kabul edilen paylaşımlardan üçü, ulusal gazetelerde yayımlanan Kızılay haber ; biri karikatür, biri Zaytung haberi, ikisi ise Rıza Zarrab ve Tayyip Erdoğan ile ilgili paylaşım. 22 Aralık 2014 tarihli toplantıda Kılınçel’in işten çıkarılmasına karar veren yönetim, gerekçesini de tutanağa şöyle yazdı: “Paylaşımları incelenmiş olup, adı geçen personelin işlemiş olduğu fiiller, işçinin davranışlarından kaynaklanan iş akdinin geçerli nedenle feshedilmesi hükümlerine denk gelmesi nedeniyle iş akdinin fesih edilmesine karar verilmiştir.” MADALYALARI İADE EDECEĞİM Kılınçel’in avukatı Hasan Ulvi Öztürk, İş Mahkemesine dava açarak müvekkilinin işe iadesini talep etti. Kendisine telefonla ulaştığımız Dr. Kılınçel, “Yarbay emeklisiyim, paylaşımlar benim şahsi hesabım, kimseye hakaret ve rencide edici bir söz yoktur. Öyle olsa savcılık tarafından zaten hakkımızda soruşturma açılır. Hiç bir mahkeme kararı olmadan bazı işgüzar yöneticiler beni işten attı. Halbuki, en başarılı bölgelerden biriyiz. Kızılay’ın resmi istatistiklerinde kan bağışı açısından Türkiye genelinden üçüncü, bölgede birinciyiz. Bizzat 1989 yılından beri kendim kan veririm. Toplam 51 defa kan verdim, bronz, gümüş ve altın madalya ayrıca plaket aldım. Başarılar dikkate alınmıyor ki, muhalefet yaptığım için beni atmayı kafalarına koymuşlar. Amacım kurumu zedelemek değil. Ben yine kan vereceğim, yine Kızılay’cı olacağım, bunu yapan bir kaç tane işgüzar. Mahkeme sonuçlansın verilen madalyaları iade edeceğim” dedi. ANAYASAL SUÇ İŞLENDİ Kılınçel’in avukatı Öztürk dava dilekçesinde, Kızılay’ın “anayasal suç işlediğini” savunarak, “Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebeple olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz. Bir kişinin düşünce ve kanaatlerinin, işverenin düşünce ve kanaatlerine uygun olmaması, iş akdinin feshini gerektirmez. Paylaşımlar, gazete ve dergelerden elde edilen alıntılardan ibarettir. Bu paylaşımlarla ilgili bir soruşturma ya da yasaklama söz konus değildir” görüşüne yer verdi.Hürriyet
AKP'li Elitaş: 'İki Arkadaşımız Haddini Aşan Bir Açıklama Yapmıştır'
Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'nde düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulunarak gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Ak Parti Milletvekilleri Şamil Tayyar ve Mehmet Metiner'in firelere ilişkin yaptığı açıklamalar hatırlatılan Elitaş, 'İki milletvekili arkadaşımız bu konuda açıklama yapmış. Yaptıkları açıklamaların haddini aşan bir açıklama olduğunu ifade ediyorum. Biz hangi milletvekilinin hangi yönde oy kullandığını araştırmayı milletvekillerine milli iradeye saygısızlık olarak görüyoruz. İki arkadaşımızın yaptığı açıklama haddini aşan bir açıklama yapmıştır. Ak Parti grubunu bağlayan bir açıklama değildir' dedi.'OYLAMA SÜRECİ İÇERİSİNDE HİÇBİR AK PARTİLİ MİLLETVEKİLİ ARKADAŞIMIZA BASKI YAPILMAMIŞTIR'Oylama süreci içerisinde hiçbir milletvekiline baskı yapılmadığını savunan Elitaş, '302 milletvekili arkadaşımız oylamalara katıldı. Özgür iradeleriyle oylamalara katıldılar. Oylama süreci içerisinde hiçbir Ak Partili milletvekili arkadaşımıza baskı yapılmamıştır. Telkinde bulunulmamıştır. Ne yönde oy verecekleriyle ilgili iradelerine ipotek konulmamıştır. Bütün yapılan oylamalarda milletvekili arkadaşlarımız inandıkları çerçevede oy vermişlerdir' ifadelerini kullandı.'OYLAMA CHP İLE MHP'NİN PARALEL YAPIYA YANAŞMAK İÇİN YARIŞ İÇERİSİNDE OLDUKLARINI SERGİLEMİŞTİR'Genel Kurul oylaması üzerinden muhalefeti eleştiren Elitaş, 'Dünkü yapılan oylamada Cumhuriyet Halk Partisi paralel yapıyla yaptığı ittifakının tescilinin örneğini göstermiştir. Haziran 2015 tarihinde yapılacak seçimlere MHP paralel yapıyı yanına alabilmek için her türlü girişim ortaya koymuştur. Dünkü yapılan oylama açıkça göstermiştir ki CHP ile MHP'nin paralel yapıya yanaşmak için yarış içerisinde olduklarının en önemli göstergesini sergilemiştir' diye konuştu.'AK PARTİ GRUBUNU BAĞLAYAN BİR AÇIKLAMA DEĞİLDİR'Ak Parti Milletvekilleri Şamil Tayyar ve Mehmet Metiner'in firelere ilişkin yaptığı açıklamalar hatırlatılan Elitaş, 'İki milletvekili arkadaşımız bu konuda açıklama yapmış. Yaptıkları açıklamaların haddini aşan bir açıklama olduğunu ifade ediyorum. Ak Partili tüm milletvekili arkadaşlarımıza demokrasiye yapmış oldukları katkıdan dolayı teşekkür ettim. Biz hangi milletvekilinin hangi yönde oy kullandığını araştırmayı milletvekillerine milli iradeye saygısızlık olarak görüyoruz. Milletvekilleri özgür iradeleriyle oylarını kullanmıştır. İki arkadaşımızın yaptığı açıklama haddini aşan bir açıklama yapmıştır. Ak Parti grubunu bağlayan bir açıklama değildir' değerlendirmesinde bulundu.'BUNU FİRE DİYE SÖYLEMEK SAYISIZLIKTIR'Oylamada bu kadar fire bekleyip beklemediklerine yönelik sorulan bir soru için Elitaş, sözlerini şu şekilde sürdürdü: 'Bunu fire diye söylemek sayısızlıktır diye ifade ediyorum. Bu bir sonuçtur. Kimin ne verdiğini söylemek mümkün değil. Genel başkanlarıyla birlikte önergeye imza atan arkadaşlar da farklı oy verebilir. Çünkü kabine hiçkimse girmedi'DHA
İşte Erkan Zengin'in Maliyeti
Trabzonspor, Erkan Zengin ile 2.5 yıllık anlaşmaya vardığını borsaya bildirdi. Konuyla iligili olarak KAP'a yapılan açıklama şöyle:'Profesyonel futbolcu Erkan Zengin ile 2016-17 futbol sezonu sonuna kadar (2.5 yıllık) anlaşma sağlanmıştır. Anlaşmaya göre Erkan Zengin'e,2014-15 futbol sezonu için 800.000.-EUR garanti ücret,2015-16 futbol sezonu için 1.650.000.-EUR garanti ücret,2016-17 futbol sezonu için 1.750.000.-EUR garanti ücret ödenecektir.Bordo mavililer, Eskişehirspor'a da bonservis bedeli olarak 2.25 milyon euro ödeyecek.Lig TV
Cami Kürsüsünde Charlie Hebdo ve Cumhuriyet'i Yırtan İmam
İstanbul Esenyurt Büyük Osmanlı Cami İmamı Yasin Gündoğdu, Charlie Hebdo ve Cumhuriyet gazetesini yırttı.İstanbul Esenyurt Büyük Osmanlı Cami İmamı Yasin Gündoğdu camide verdiği Cuma hutbesinde Charlie Hebdo dergisini ve Cumhuriyet gazetesini yırttı. 'Basın özgürlüğü hakkımı kullanıyorum' dedi. İleri Haber
Türkiye’nin Demokratik Konumu: Uganda’nın Altı, Butan’ın Üstü
Britanya’nın saygın dergilerinden The Economist’in demokrasi endeksinde Türkiye’nin hızla ‘otoriter rejim’ e doğru yol aldığı belirtildi. İki yıl önceki son endekse göre iki basamak gerileyen Türkiye 98’inci sıraya yerleşti.Derginin ‘2014 Demokrasi Endeksi ‘nde 167 ülke değerlendirildi.Endekste ülkeler dört kategoriye ayrılıyor: Tam Demokrasiler, Kusurlu Demokrasiler, Karma Rejimler ve Otoriter Rejimler.Sadece 24 ülkenin ‘tam demokratik‘ olarak değerlendirilebildiğine dikkat çeken Economist, 52 ülkeninse ‘ otoriter rejim ‘le yöneltildiğine dikkat çekiyor.Endeksin ilk beş sırasında Norveç, İsveç, İzlanda, Yeni Zellanda ve Danimarka var. Suriye, Ekvator Ginesi, Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Kuzey Kore’yse listenin son sırasındaki ülkeler oldu.Türkiye ise 2012 endeksine göre iki sıra gerileyerek 98’inci oldu. Türkiye’nin 10 üzerinden puanı 5.70 olarak ölçüldü.Türkiye’nin Erdoğan’ın ‘kontrolsüz yönetimi ‘nde giderek daha fazla kutuplaştığını belirten dergi, “ Erdoğan’ın 2014’te cumhurbaşkanı olarak seçilmesi Türkiye’nin demokratik kurumları için yeni bir tehdit ortaya koydu ” ifadelerini kullandı.Derginin Türkiye değerlendirmesi şöyle devam ediyor: “ Anayasaya göre, cumhurbaşkanının apolitik ve çoğunlukla törensel bir figür olması gerekiyor. Erdoğan, şüphesiz ki, bunların hiçbir olmadı. ‘Otoriter rejim’ kategorisi için uzun bir yol var, ama bu yöndeki hız ciddi bir endişeye neden oluyor. ”Fetullah Gülen Cemaati ile AKP hükümeti arasında bir süredir devam eden gerilime vurgu yapan Economist, bu sürecin hukukun üstünlüğünü zayıflattığını ve çoğunlukçu demokrasi kültürünü yıprattığını belirtti.Erdoğan’ın ‘resmi meşruiyeti ‘nin sorgulanamayacağının altını çizen dergi, Erdoğan’ın bu süreçte sürekli olarak ‘ biz ve onlar ‘ retoriğini kullandığını hatırlatarak, bu dili ‘ kutuplaştıcı ‘ olarak tanımladı.Türkiye’nin sorunlarının sanıldığından daha derin ve karmaşık olduğunu belirten Economist, “ Demokrasi Endeksi’ni ilk kez yayınladığımızda Türkiye, demokratikleşme yolunda büyük bir adım atmıştı, çoğunlukla da AB’yle yapılan anlaşma kapsamında. Tartışmaya açık olmakla birlikte, 2006 yılı Türkiye’nin demokratikleşme süreci ve arzusu için en yüksek nokta oldu ” ifadelerini kullandı.Diken
Reklam
O Artık Polis
Shaquille O'Neal, ABD'nin Florida eyaletinde gönüllü polis olarak görev yapacak.Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) 4 kez (2000, 2001, 2002, 2006) şampiyonluk yaşayan eski oyuncu O'Neal, eylül ayında gönüllü polis olmak için başvuruda bulunduğu Florida eyaletinin Doral kentinde düzenlenen yemin töreniyle polisliğe ilk adımı attı.Evinin bulunduğu Florida eyaletinin Fort Lauderdale ve Orlando şehirlerinde, toplum hizmeti, çocuklara örnek olma gibi görevler üstlenecek 42 yaşındaki 'Shaq'ın, maaşlı çaışmayacağı ve sigorta ücretini kendisinin karşılayacağı belirtildi.Adamspor
Yasadışı Dinleme Soruşturmasında 11 Tutuklama Talebi
Yasadışı dinleme operasyonunda ifadesi alınan 27 kişiden 15'i savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının, 'casusluk', 'devletin birliğini bozmak' ve 'kriptolu ve normal telefonların usulsüz dinlenmesi' iddialarına ilişkin soruşturması kapsamında, ifadesi alınan 27 kişiden 11'i tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi, 15'i ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
Reklam
Erdoğan: 'Merkez Bankası Verilen Mesajlardan Halen Nasibini Almış Değil'
Merkez Bankası'nın yarım puanlık faiz indirimini yetersiz bulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Görülen o ki Merkez Bankası verilen mesajlardan hala nasibini alabilmiş değil' dedi. Erdoğan ayrıca yasa dışı dinlemelere ilişkin olarak 60 kez değil sınırsız dinlendiklerini belirtti ve 'Sadece Başbakanlık değil Cumhurbaşkanlığı, Genelkurmay, Anayasa Mahkemesi de dinlendi' açıklamasında bulundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan Yüce Divan oylamasına ilişkin ise 'Acaba 276 niye çıkmadı bunu sormalıydınız. Veya 276’yı bulamayanlara bu soruyu sormanız gerekirdi' ifaedelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya'ya hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi ve soruları yanıtladı.Erdoğan'ın açıklamalarından başlıklar şöyle:''Yasa dışı dinlemeler) Sınırsız dinlendik, sadece Başbakanlık değil Cumhurbaşkanlığı, Genelkurmay, Anayasa Mahkemesi de dinlendi''Biliyorsunuz bu benim yeni dillendirdiğim bir konu değil. Aylardır hatta son iki yıldır dillendirdiğim bir konu. Ve sadece Başbakanlığın değil, Cumhurbaşkanlığı'nın da dinlendiğini söyledim ama biz söylerken bunlara ne yazık ki Türkiye'nin yazılı ve görsel medyası inanmadı''Türkiye'de maalesef bir kısım yargı mensupları, yargıdaki dokunulmazlık imkanlarını nasıl kullandıklarını çok açık net ortaya koyuyor. Ve şu anda Gölbaşı'ndaki süreç, inanıyorum ki birçok şeyleri ortaya çıkaracaktır. Bu eteklerden çok taşlar dökülecek''(Meclis'te Yüce Divan oylaması) Bu yapılan oylamanın amacı bu dört tane arkadaşımız Yüce Divan'a gidecek midir, gitmeyecek midir? Bu oylamanın neticesi ne olursa Yüce Divan'a gider, ne olmazsa Yüce Divan'a gitmez? Sizden şunu beklerdim. Acaba 276 niye çıkmadı? Bu soruyu sormalıydınız veyahut 276 oyu bulamayanlara bu soruyu sormanız gerekir. Çünkü Yüce Divan'a sevk noktasında onların gayreti, onların çabası var, yani muhalefeti kastediyorum''(Merkez Bankası'nın faiz indirimi) Bu indirimi bizim yeterli bulmamız mümkün değil. Görünen o ki Merkez Bankası verilen mesajlardan halen nasibini almış değil. Şu anda uluslararası bu alanda söz sahibi olanlar bile bu indirimin yeterli olmadığını, olamayacağını, çok daha fazla indirimin yapılabileceğini söylerken tabi olaya politika faizi açısından bakmamak lazım. Bir de bunların katları var. Bu katlardan da baktığınız zaman bu yapılanın pek bir işe yaramadığını görüyorsunuz'AA
Başarılı İnsanların Asla Taviz Vermediği 9 Önemli Konu
Başarılı insanların, başarılarının ardındaki sırları hep merak etmişizdir. Genel olarak söyleyebiliriz ki, başarılı insanlar standartlarından taviz vermezler. Mümkün mertebe istediklerinin en iyisini gerçekleştirmeye çalışırlar. Daha azı için uğraşmazlar. Ayrıca, şundan eminiz ki, başarılı insanlar aktif olmanın önemini iyi bilirler. Atalarımızın da dediği gibi, emek yoksa ekmek de yok. Şimdi bu bahsettiklerimizi detaylı olarak 9 konu başlığı altında galerimizde inceleyebilirsiniz:
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Dün dört gazete hemen hemen aynı manşetle çıktı: Başkanlık sistemine ilk adım.Sabah, Akşam, Yeni Şafak ve Star, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 19 Ocak’ta Bakanlar Kurulu’nu Ak Saray’da toplamış olmasını bu şekilde duyurdular.Dört gazeteyi de artık “hükümet yanlısı olarak” tarif edenler haksızlık etmiş olur; çünkü artık bir Erdoğan çizgisi var.Aylardır Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu toplayacak olmasını Türkiye’de Parlamenter rejimden Başkanlık rejimine geçiş olarak görenlere yönelik eleştiri dalgası bu manşetlerle boşa çıktı, kabul edilmiş oldu.Çünkü Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu toplaması kendisinden önceki cumhurbaşkanlarında olduğu gibi “istisna” değil, “kaidedir”.
Reklam
Apple Güney Kore'de Rekor Kırdı!
Dünya genelinde iPhone 6 ve iPhone 6 Plus satışlarından son derece memnun olan Apple, Güney Kore’den gelen haberle iyice keyiflendi. Cupertinolu şirket, “Samsung’un kalesi”nde pazar payını rekor seviyeye çıkardı.Counterpoint’in son çeyrek raporuna göre, Apple’ın Güney Kore akıllı telefon pazarındaki pazar payı yüzde 33’e yükseldi. Apple böylece Güney Kore’de pazar payını yüzde 20’nin üzerine çıkarmayı başaran ilk yabancı şirket oldu . Apple’ın burada daha önceki pazar payı yüzde 15 seviyelerindeydi. Son verilere bakılırsa Apple, pazar payının yaklaşık yarısını elinde bulunduran Samsung’un ardından ikinci sıraya yerleşti. Güney Koreli bir başka üretici LG ise yüzde 17 ile kendi ülkesinde Apple’ın gerisinde kaldı.LOG
Masallar Çocuklara Uygun mu?
Grimm masalları 200 yıl önce Almanya’da yayımlanmış, daha sonra farklı dillere çevrilmişti. Fakat masal dendiğine bakmayın; güzel başlıkların altında aslında şiddet, seks, cinayet, yamyamlık, bebek katilliği ve ensest hikâyeleri yatıyor. Bunlar bugün çocuklar için uygun kabul edilecek türden konular değil.Jacob ve Wilhelm Grimm kardeşler Almanya’nın Kassel kentinde yaşıyordu. Almanca ve hukuk eğitimi almışlardı. Onlar bu masalları yazdığında dünya farklıydı.Grimm kardeşler 1812-14 yılları arasında 150 masal yazmıştı. Bunların bir kısmı popülaritesini yitirdi, ama Kırmızı Başlıklı Kız , Kül Kedisi , Hansel ve Gretel , Pamuk Prenses gibileri ölümsüzlüğe kavuştu. Bunlar çok sayıda romana ve filme de konu oldu.Fakat Harvard Üniversitesi’nden Alman folkloru ve mitolojisi profesörü Maria Tatar’a göre, “cinsellik ve şiddet içeren bu masallar çocuklara uygun değil”. “Örneğin Pamuk Prenses ’te üvey anne küçük kızın akciğerini ve karaciğerini istiyor. Kız daha yedi yaşında ve avcı tarafından ormana götürülüyor. Oldukça korkutucu. Daha sonra ise kötü üvey anneye kızgın demir ayakkabılar giydiriliyor. Kül Kedisi Sindirella ’da ise üvey kız kardeşlerin topukları ve ayak parmakları kesiliyor.”Tatar, “ Pamuk Prenses ’in kaç yeni versiyonu piyasaya çıktı artık saymıyorum. Bunlar sadece çocuklara yönelik Disney filmleri de değil. Bu masallardaki sapkın cinsellik öne çıkarılarak yetişkinlere yönelik filmeler de yapılıyor,” diyor.Bunlar doğru ve yanlışa dair masallar. Ders çıkarmaya yönelik. Aldatma ve dürüst olmamanın cezalandırılacağı, dürüstlüğün ve çalışkanlığın ödüllendirileceğine, verilen sözlerin tutulması gerektiğine, yabancılara dikkat etmek gerektiğine dair dersler bunlar.Fakat bu masalların cazibesi bu derslerden ziyade dinleyiciye gergin anlar yaşatan kanlı senaryolarda yatıyor. Profesör Tatar bu durumu şöyle ifade ediyor: “Hayal edebileceğimiz en kötü şey başımıza gelse ne olurdu türünden bir senaryo yaratılıyor; ama bunu ‘bir zamanlar’ ifadesiyle bizden uzak bir zamana götürerek bize güven de veriliyor.” Yaşanan kötü olaylara rağmen hikâyeler mutlu sonla bitiyor.Çocukların çoğu bu türden kanlı masalları sevse de ebeveynlerin çok da hoşlanmadığını ortaya koydu geçen yıl yapılan bir araştırma. Bazı aileler çocuklarının Kırmızı Başlıklı Kız ’ın başına gelenlere ağladığını bildiriyor. Bazıları ise çocuk kaçırma ve idam içeriğinden dolayı Rumpelstilskin masalını okumadıklarını söylüyor. Bazı ebeveynler de Sindirella’nın bütün gün ev işi yapmasından dolayı çocukları için iyi bir örnek olmadığını ifade ediyor.Tatar, Pamuk Prenses masalında kötü kraliçenin güzel kadınlıktan çıkıp yaşlı ve çirkin bir cadıya dönüşmesinin ise aslında yetişkinlere ait bir konu olduğunu, yaşlanmaya dair endişelerimizi dile getirdiğini söylüyor.Grimm kardeşlerin yaşadığı Kassel’deki Botanik Bahçesi’nde bazı masallar canlandırılıyor, ayrıca masallarla ilgili sergi insanı düşünmeye itiyor. Örneğin Kırmızı Başlıklı Kız hikâyesinin bir parfüm reklamında kurdu terbiye etmede kullanıldığını gösteren bir video, masallarda şiddet içeren cümlelerin duvar panolarında sergilenmesi gibi.Serginin küratörlerinden Louisa Dench, çocuklara daima iyinin kazandığını göstermenin önemli olduğunu belirtiyor.Dench’e göre, masalların bugüne kadar gelmesindeki en önemli etkenlerden biri, çoğu şeyin kişinin kendi hayal gücüne bırakılmış olması. “Biri size masalı okurken zihninizde onu istediğiniz gibi canlandırabilirsiniz. İşin büyüsü de burada.”Bu, fanteziye dayanan bir büyü ve belki de bu masalları ebeveynlerin gazabından koruyan şey de o. Bazı masallar ürkütücü temalar içerse de çocuklar genellikle bunların fantezi olduğunu biliyor.İşte bu yüzden iki yüz yıldır yaşayan bu masallar iki yüz yıl daha yaşayacak gibi görünüyor.BBC Türkçe
Reklam
Atletico Madrid'e Çinli Ortak
Arda Turan'ın formasını giydiği Atletico Madrid'e Çin'in en zengin iş adamlarından Wang Jianlin ortak oldu.Jianlin, yaklaşık 45 milyon euro karşılığında Atletico Madrid'in hisselerinin yüzde 20'sini aldı.Yeni ortaklığa rağmen Atletico Madrid'in mevcut durumda en büyük hissedarı ve yönetim kurulu başkanı Miguel Angel Gil ile kulüp başkanı Enrique Cerezo'nun kulübün kontrolünü ellerinde tutmaya devam edecek.Anlaşma kapsamında Çin'de Atletico Madrid Spor Akademileri kurulacak, takımın yaz aylarında yapacağı kamp programına Çin de dahil edilecek, orta ve uzun vadede Atletico Madrid için Çin'de büyük bir pazar oluşturulacak. Xinhua Haber Ajansı'na göre 90 Çinli çocuk futbol eğitimi için İspanya'ya gidecek. Bu rakamın 2017'de 180'e çıkması bekleniyor.İspanyol medyası, Atletico Madrid Kulübü'nün yeni ortağı Wang Jianlin'e sayfalarında geniş yer ayırdı. Çinli işadamının iş dışında sanat koleksiyoneri ve bir Arda Turan hayranı olduğunu yazan El Mundo gazetesi, 'Wang Jianlin'e, 'Favori futbolcunuz kim' diye sorulduğunda şüphe etmeden Arda diyor. Normal' ifadelerine yer verdi.Çin'in en zengin 3. işadamı olan Wang'ın mal varlığı Forbes dergisine göre 11 milyar 300 milyon euro ve dünyanın en zenginleri listesinde 42'nci sırada.Kaynak: AA ve AFP
İtalya'dan 'Terör Şüphesiyle' Sınır Dışı Edilen Türk Bir Doktora Öğrencisiymiş
'Terör tehdidi yarattığı' gerekçesiyle geçen ay sonunda İtalya'dan sınır dışı edilen Türk vatandaşının 25 yaşında bir doktora öğrencisi olduğu ortaya çıktı.İtalya İçişleri Bakanı Angelino Alfano, geçen hafta sonu yaptığı açıklamada Aralık ayı sonundan bu yana 9 kişiyi teröre destek şüphesiyle sınır dışı ettiklerini, bunlardan birinin de Türk vatandaşı olduğunu söylemişti.İtalyan basınında yer alan haberlere göre söz konusu Türk vatandaşı, Pisa'da fizik doktorası yapan 25 yaşındaki Furkan Semih Dündar'dı.Bilkent Üniversitesi'nden mezun olan, ardından da ODTÜ'de yüksek lisans yapan Dündar, Kasım 2014'te de İtalya'nın Pisa kentindeki Normale Üniversitesi'nde fizik doktorası yapmaya başlamıştı.27 Aralık'ta ise, İtalyan ve ABD devlet kurumlarına intihar saldırısı düzenleme tehdidinde bulunduğu gerekçesiyle ülkeden sınır dışı edildi. İtalyan güvenlik güçleri Dündar'ın Pisa'daki evinde yaptıkları aramada, tehdit mesajlarının gönderildiği belirtilen bilgisayarı da buldu.Furkan Semih Dündar'ın bir terör şüphelisi için 'sıradışı' profili ise İtalyan basınını şaşırttı. Yerel Il Tirreno gazetesi, Dündar'ın görüntüsünün 'herhangi biri gibi, hatta biraz da komik' olduğunu yazdı.Gazetenin konuştuğu, Dündar'ı tanıyan kişiler de muhtemelen bir 'sinir yıpranması' yaşadığını söyledi.Dündar'ı Pisa'daki üniversiteye kabul eden Teorik Fizik Doçenti Augusto Sagnotti de 'Çok parlak bir öğrenciydi, rafine ve eğitimliyidi. Kara delikler ve bilim felsefesi üzerinde çalışmak istiyordu' dedi.Sagnotti, Dündar'ın geçen yaz yapılan doktora seçmelerinde 100 kadar aday arasından 3'üncü olduğunu da vurguladı. Doçent, 'Belki de sadece stres altındaki bir çocuktu, ama ben buna karar verecek verilere sahip değilim' dedi.Üniversiteden bir arkadaşı da 'Benimle hiç politika ya da dinle ilgili konuşmadı. Batılı gibi, hipster gibi giyinip yaşıyordu. Cihatçıya benzemiyordu' dedi.Dündar: Tercüme hatasıLa Repubblica gazetesinin ulaştığı Dündar ise her şeyin yanlış çeviriden kaynaklanan bir yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu öne sürdü.Dündar, 'Mesajlarımı tercüme etmek için Google'ın tercüme sistemini kullanmışlar. Bu sistemin Türkçe tercümede iyi çalışlmadığını herkes biliyor. Bu yüzden kendimi havaya uçurmayı istediğimi sanmışlar' dedi.Dündar, şunları söyledi: 'İtalya'ya geldiğim ilk günden beri sanki bir düşmanmışım gibi sokakta, her yerde takip edildiğimi fark ettim. Sonra CIA'e bir mesaj yazdım: 'ABD Büyükelçiliği'nin önünde kendimi havaya uçurmak istediğimi mi sanıyorsunuz? Bütün gün sizi düşünmekten başka yapacak işim olmadığını mı sanıyorsunuz?' dedim. İlk başta CIA'in bana yardım etmesini ve bu yanlış anlamayı düzeltmesini umuyordum. Fakat sonra başka kurumlara da provokatif mesajlar göndermeye başladım.'Dündar, bunu neden yaptığı sorusuna ise 'Bu durumu sona erdirmek için kendimi tutuklatmak istiyordum. Artık bittiğine de memnunum' diye cevap verdi.Türk öğrenci Il Tirreno gazetesine yazdığı e-postada ise İtalya'ya 'güzel şarapları ve likörleri için müteşekkir olduğunu' söyledi.BBC Türkçe
Reklam
AKP'nin Yüce Divan Firesi Sosyal Medya Gündeminde
Dört eski bakan ile ilgili Salı Meclis'te yapılan Yüce Divan oylamasının ardından AK Parti cephesinin 40-50 civarında fire vermesi sosyal medya gündeminde.AK Parti'nin fire sayısı eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan için 38, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler için 43, eski AB Bakanı Egemen Bağış için 48 ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar için ise 14 oldu.
Shazam'ı Kandırarak Dünyanın En İyi Cover Grubu Olduklarını İddia Eden Grup
'AllstarsCoverband' isimli grup, çeşitli sanatçıların şarkılarını cover'layarak piyasanın en iyisi olduklarını iddia ediyorlar. İddialarını da objektif bir juri olan Shazam'a dayandırıyorlar. Shazam bildiğimiz üzere ses tabanlı şarkı bulma uygulaması. İsmini bilmediğimiz şarkının kısa bir yerini dinlettiğimizde bize o şarkının gerçek sahibini gösteriyor. Burada da grup üyeleri şarkıların gerçek sahipleri olmadıkları için Shazam'ın o şarkıyı bulmaması gerektiği öngörmemizi istiyorlar. Ancak arkadaşlar o kadar iyi cover yapıyorlar ki uygulama gerçek sanıyor. Uygulamanın hilesi var mıdır bilinmez ancak arkadaşları tebrik etmek gerekiyor...
Bir 'Satın Alma Sahiplen' Hikayesi
Barış ve Jön'le tanışmak ister misiniz? Barış'tan Jön'ün sahiplenme hikayesi; 'Bir buçuk ay önce Kadıköy Belediyesi'nin hayvan barınağında tanıştım bu yakışıklıyla. Dachshund (Sosis köpek) ile Golden Retriever kırması 10 kilo ağırlığında bir erkek. Yaklaşık bir yaşındaymış. Evime geldi, benimle yaşamaya başladı. Adının Jön olmasına karar verdim. Çabucak öğrendi adını ve sevdirdi kendini. Uzun yürüyüşler yapıyor, yeni insanlar ve köpeklerle tanışıyoruz şu sıralar...'
Reklam