Gezi Davasında 56 Sanık Beraat Etti
Taksim'deki Gezi Parkı olaylarına ilişkin olarak, çoğunluğu üniversite öğrencisi 56 sanığın, 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmek' suçundan yargılandığı davada bütün sanıkların beraatine karar verildi.İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasına, tutuksuz sanıklardan Ali Coşkun ile sanık avukatları katıldı. Son sözü sorulan sanıklardan Ali Coşkun, suçlamaları reddederek beraatini talep etti. Diğer sanık avukatları da müvekkillerinin beraatlerini talep etti. Mahkeme, üzerlerine atılı 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmek' suçunu işledikleri sabit olmadığı gerekçesiyle bütün sanıkların beraatine karar verdi.3 YILA KADAR HAPİSLERİ İSTENİYORDUİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 2013 yılı Haziran ayı içinde çeşitli tarihlerde Taksim Gezi Parkı eylemlerine katılan sanıkların, 2911 sayılı 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet etmek' suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyordu.DHA
Yeni Ferrari'yi İlk Sebastian Vettel Kullanacak
Ferrari’nin 4 kez dünya şampiyonu pilotu Sebastian Vettel, 2015 aracını kullanan ilk isim olacak.Perşembe günü yapılan açıklamada Jerez testlerinde McLaren Honda aracını kullanacak ilk ismin Fernando Alonso olacağı açıklanmıştı.Ve şimdi Ferrari’nin de benzer bir yol izlediği ortaya çıktı.Almanyanın Sport Bild gazetesi, Kimi Raikkonen’in testlerin üçüncü ve dördüncü gününde piste çıkacağını, dolayısıyla Sebastian Vettel’in yeni Ferrari’yi kullanan ilk isim olacağını yazdı.Gazete kaynak olarak Fin pilotun yakınlarını gösterdi.Kaynak: TRF1.net
Dink Davasında Mahkeme Başladığı Yere Geri Döndü
Dink cinayeti davasının son duruşmasında Mahkeme soruşturmanın genişletilmesi taleplerini reddetti. Duruşmada, Dink ailesi avukatları ve sanık avukatları da soruşturmanın genişletilmesini talep etmişti.Hrant Dink cinayetine ilişkin olarak açılan davaya İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya tutuksuz sanıklardan Erhan Tuncel, Dink ailesi avukatları ve sanık avukatları katildi. 30 Ekim 2014'te gerçekleşen son duruşmada, cinayet gününe ait kamera kayıtlarındaki kişinin, azmettirici olarak yargılanan Yasin Hayal'in abisi Osman Hayal olup olmadığının tespit edilmesi istenmiş; bu kapsamda Mahkeme, Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden Osman Hayal'in fotoğraflarını talep etmişti. Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nün Hayal'in fotoğraflarını mahkemeye göndermesi üzerine Mahkeme de raporun hazırlanması için fotoğrafları ve kamera kayıtlarını Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderdi.
İstanbul Dünyanın En Fazla Duran İkinci Trafiğine Sahip
Dünyanın önemli motor yağı çözümleri tedarikçisi Castrol ile navigasyon ve lokasyon bazlı ürün ve servis sağlayıcısı TomTom işbirliğiyle düzenlenen Global Dur-Kalk Endeksi’nin yeni sonuçları açıklandı. Buna göre İstanbul, sürücü başına yıllık 31 bin adedi aşan dur-kalk ortalamasıyla endeks kapsamında yer alan dünya genelindeki 50 şehir içinde zirvede yer aldı. İstanbul’u takip eden diğer şehirler ise Meksiko ve Moskova oldu. “Global Sürüş Endeksi”ne göre İstanbul, sürücü başına yıllık 31 bin 200 adetlik dur-kalk ortalamasıyla ilk sırada yer alırken, ikinci sırayı 30 bin 480 adetlik ortalama dur-kalk sayısıyla Meksiko ve üçüncülüğü ise 29 bin 520 adetlik dur-kalk ortalamasıyla Moskova elde etti. Dünya çapında büyük metropolleri içeren araştırmanın sonuçlarına göre İstanbul’daki sürücülerin, listenin en sonunda yer alan Rotterdam şehrindeki sürücülere göre yılda 24 bin kez daha fazla dur-kalk yaptığı ortaya çıktı. Araştırmada yer alan önemli diğer şehirlerden biri olan Pekin’de yıllık 28 bin 200 adet, Londra’da 21 bin adet, New York’ta 15 bin 480 adet ve Sidney’de ise 13 bin 200 adetlik sürücü başına dur-kalk ortalaması olduğu tespit edildi. 2014 şehir yıllık ortalama dur-kalk sayısının ilk 10’u:1. Cakarta – Endonezya 33.2402. İstanbul – Türkiye 32.5203. Meksiko City – Meksika 30.8404. Surabaya – Endonezya 29.8805. St. Petersburg – Rusya 29.0406. Moskova – Rusya 28.6807. Roma – İtalya 28.6808. Bangkok – Tayland 27.4809. Guadalajara – Meksika 24.84010. Buenos Aires – Arjantin 23.760Zaman, ZETE
Sony'den Bluetooth ve NFC'li Kulak İçi Kulaklık
Sony, yeni kulak içi kulaklğını MDR-AS600BT’yi duyurdu. Bluetooth desteği sayesinde mobil cihazlarla kablosuz iletişim kurabilen kulaklık, hızlı bağlantı desteği için NFC teknolojisine de destek veriyor.Bünyesinde barındırdığı mikrofon sayesinde telefon aramalarına cevap verebilen kulaklık, IPX4 sertifikasıyla su sıçramalarına karşı da dayanıklı. 20 Hz – 20 kHz frakans aralığında ses veren kulaklıkta neodymium mıknatıslı 9 mm dinamik sürücü kullanılıyor. Sadece 21 gram ağırlığındaki MDR-AS600BT, tam dolu pille 250 saate kadar bekleme ve 8,5 saate kadar oynatma süresi sunuyor. MicroUSB üzerinden kolayca şarj edilebilen kulaklık, kısa bir süre içerisinde Asya ve Amerika’da piyasaya sürülecek. Sony MDR-AS600BT’nin satış fiyatı ise henüz belli değil.LOG
Önceki Hayatında Hangi Hayvandın?
etiket
Bu hayatında insansın, o ne şüphe!? Fakat sen, önceki hayatında hangi hayvandın? Bu testte özelliklerine göre, önceki hayatında hangi hayvan olabileceğini buluyoruz!..
Reklam
Hukukçulardan Twitter'a İfade Özgürlüğü İhtarı
Hukukçular Yrd. Doç. Dr. Altıparmak ile Prof. Dr. Akdeniz Twitter’a ihtarname göndererek tüm engellemelere son vermesini, insan hakları ve ifade özgürlüğünü korumaya çağırdı. Hukukçular aksi halde yasal yollara başvuracak. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ile İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Yaman Akdeniz Twitter’a ihtarname göndererek insan hakları ve ifade özgürlüğünü korumaya çağırdı.'Twitter'ın Türkiye yargısına uyma zorunluluğu yok'Anayasa Mahkemesi’nin Twitter’a erişim engelini ifade özgürlüğü ihlali saydığını hatırlatılan ihtarname dilekçesinde Mayıs 2014’ten sonra Türkiye hükümeti ile Twitter arasındaki görüşmeler sonucunda başlanan buzlama (witheld) uygulamasının yasal bir zorunluluktan kaynaklanmadığı vurgulandı.Dilekçe şöyle devam etti:“Dolayısıyla görüşmeler sonrasında ancak siyasi sansür olarak tanımlanabilecek birçok engellemeye yol açan uygulama; aşağıda açıklanacağı gibi Türkiye Cumhuriyeti hukukundan kaynaklanmadığı gibi bu uygulamayı meşru kılan yargısal ve idari kararlar da bulunmamaktadır. Kararlar İnternet Servis Sağlayıcıları tarafından değil, bizzat şirketiniz tarafından gerçekleştirilmiştir. Bazı örneklerde görüleceği gibi bu durum çoğu zaman siyasi ifade özgürlüğü ve haberleşme özgürlüğü bakımından önemli sonuçları olan ihlallere yol açmaktadır.”'Basın hürriyeti açıkça ihlal ediliyor'Mahkemelerin erişim engelleme kararlarının ardından Twitter’ın Türkiye’den görülmesini engellediği (buzlama/witheld uygulaması) hesapları hatırlatan hukukçular bunların arasında basın kuruluşlarının da olduğunu, bu uygulamanın basın hürriyetinin açık ihlaline dönüştüğünü ifade etti.“Anlaşıldığı kadarıyla bu tür kararlar Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından şirketinize bildirilmekte, şirketinizse herhangi bir sorgulama yapmaksızın ve ilgililerin haklarını dikkate almaksızın bu hesapların Türkiye’den görülmesini ve izlenmesini engellemektedir.”'Twitter ifade özgürlüğüne müdahale ediyor'ABD merkezli olması sebebiyle Türkiye’deki yargı makamlarının verdiği kararlara uyma yükümlülüğü olmayan Twitter’ın bu tutumunun adil yargılama ilkesini ihlal ettiğini vurgulayan dilekçe Twitter’ın kullanıcıların hesabını Türkiye’den erişime engellerken ifade özgürlüğüne müdahale ettiği ifade edildi.Dilekçede Twitter’ın hem hesap sahibini hem de o hesaba ulaşanların hakkını ihlal eder nitelikteki, ülke bazlı içerik gizleme politikası dahil, tüm engellemelere son vermesini, insan haklarına saygı yükümlülüğüne ilişkin gerekli adımları atarak bunları kamuoyuyla paylaşmasını aksi halde yasal yollara başvuracakları ifade edildi.  Dilekçenin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.Bianet
Reklam
Tolgay Transferi Açıkladı
Beşiktaş amacına ulaştı, Hamburg'un orta sahadaki yıldızı Tolgay Arslan'ı resmen renklerine bağladı. 24 yaşındaki oyuncu gelişme sonrası, 'Türkiye'de oynayacağım için çok mutluyum' dediBeşiktaş ara transfer döneminde kadrosuna dahil etmek için büyük çaba sarfettiği Tolgay Arslan'ın işini resmen bitirdi. Bir süredir Alman ekibi Hamburg ile sıkı pazarlık halinde olan Siyah-Beyazlılar, birkaç saat önce transferi resmiyete döktü. Kartal, Tolgay Arslan için Hamburg'a 300 bin Euro (Yaklaşık 850 bin TL) bonservis bedeli ödeyecek. Tolgay, pazartesi günü İstanbul'a gelerek sağlık kontrolünden geçecek, ardından ise resmi sözleşme imzalayacak. Kulüpler arasındaki anlaşmaya göre Hamburg, Tolgay'ın bir sonraki satışında bonservis bedelinin yüzde 10'unu alacak.'ÇOK HEYECANLIYIM'Transferin mutlu sonla bitmesinin ardından Fanatik'e konuşan Tolgay, kariyerine Türkiye'de devam edeceği için çok mutlu olduğunu söyledi. 24 yaşındaki orta saha oyuncusu, 'Türkiye'nin büyük takımlarından birinde oynayacağım için çok mutluyum. Beşiktaş'ı seçtiğim için çok heyecanlıyım. Kariyerime Türkiye'de devam edecek olmak beni çok heyecanlandırıyor. Türkiye'de, Beşiktaş formasıyla çok iyi işler yapacağımıza inanıyorum. Herkes için hayırlı bir transfer olmasını diliyorum' ifadesini kullandı.BABASI İSTEMİYORBu arada Lig Radyo'ya konuşan Tolgay Arslan'ın babası Erhan Arslan, 'Türkiye’deki futbol kalitesi belli. Dünyanın gözü Bundesliga’da mı? Türkiye’de mi? Ben onun Türkiye’de oynamasını istemiyorum. Türkiye ligi kalitesiz. Beşiktaş-G.Saray derbisini bile 17 bin kişi izliyor. Almanya’da 3., 4.lig maçlarını dolu tribünler izliyor. Yine de kendisi ısrar etti. Tolgay İstanbul’u çok istiyor. Oğlum, Beşiktaş’a yakın' ifadelerini kullandı.3.5 YILLIK SÖZLEŞMEBeşiktaş'ın, Tolgay Arslan'la 3.5 yıllık bir sözleşme yapacağı öğrenildi. Siyah-Beyazlılar'ın çok düşük bir bonservis bedeliyle renklerine bağladığı orta saha oyuncusuna sezonun ikinci yarısında 700 bin Euro ücret vereceği ifade ediliyor. Önümüzdeki sezon 1.4 milyon, 2015-2016 sezonunda 1.5 milyon, 2016-2017 sezonunda ise 1.6 milyon Euro garanti ücret alması beklenen Tolgay'ın, maç başı ücretinin ise 10 bin Euro olacağı bildiriliyor.Haber Türk
Hasköy'de Bir Gecekonduda Silah ve Mühimmat Bulundu
Beyoğlu Hasköy’deki bir gecekondunun kömürlüğünde ve çatı aralığında silahlar ve mühimmat bulundu.Edinilen bilgiye göre, Piripaşa Mahallesi Göktuğ Sokak’ta, yan taraftaki inşaatta çıkan gürültüden rahatsız oldukları için bir akrabalarının yanına giden Mehmet ve Kamer Bacacı adlı yaşlı çift, bugün eve döndüklerinde kömürlükteki mermi ve silah dolu sırt çantasını fark etti.POLİSE İHBAR ETTİLERYaşlı çift, durumu hemen polise bildirdi. Olay yerine gelen Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekipleri de, Olay Yeri İnceleme ve Terörle Mücadele Şubesi ile bomba imha uzmanı ekipleri çağırdı.KÖMÜRLÜK VE ÇATISINDAKİ ARALIKTAEkipler tarafından gecekonduda yapılan ayrıntılı aramada, kömürlük ve çatı aralığında silahlar ile mühimmat buldu. Aramada, kömürlükte 1 adet el bombası, Kalaşnikof marka otomatik tüfek, bu silahlara ait 2 şarjör ve çok sayıda değişik çap ve markada fişek bulundu. Çatıda yapılan aramada ise 1 adet Uzi marka silaha rastlandı.ŞARJÖRÜ VAR, KENDİ YOKArama sırasında ayrıca, mermi dolu bir şarjör de bulundu. Suikast silahı olarak bilinen Glock marka silahın kendisi ise aramalara rağmen bulunamadı.Olay Yeri İnceleme, Terörle Mücadele ve bomba uzmanı polislerin detaylı incelemesinin ardından, bulunan silah, bomba, şarjör ve mermiler incelenmek üzere Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.EVİN SAHİBİ KADININ İFADESİNE BAŞVURULDUKömürlükteki çantada silah ve mermileri gören ev sahibi Kamer Bacacı ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü. Eşinin ciddi bir hastalığı olduğu öğrenilen kadın ifadesinin ardından evine döndü.Polis ekiplerinin gecekondu ve çevresindeki aramaları da sona erdi.EMNİYET’TEN AÇIKLAMABu arada, İstanbul Emniyet Müdürlüğü de, gecekonduda bulunan silah ve mühimmatla ilgili açıklama yaptı.Açıklamada şöyle denildi:“23.01.2015 günü saat 12.00 sıralarında yapılan bir ihbar üzerine İlimiz Beyoğlu İlçesi Piripaşa Mahallesinde bir adres ve müştemilatında yapılan aramada;1 adet 7.62 mm çaplı otomatik tüfek,1 adet 9 mm çaplı tabanca ve bu tabancaya ait 2 adet şarjör,1 adet el bombası,1 adet tabancaya ait şarjör,Çok sayıda değişik çap ve markada fişek, ele geçirilmiştir.Konu ile ilgili tahkikat devam etmektedir.”
Galatasaray'a Stoper Müjdesi
Galatasaray'da Alanya'daki turnuvada sakatlanan stoperlerden Koray Günter takımla çalışmalara başlarken teknik heyette bu durum büyük bir sevinç yarattı.Galatasaray'ın Alanya'daki hazırlık turnuvasında Semih Kaya, Koray Günter ve Burak Yılmaz'ın sakatlıkları morallerin bozulmasına neden olurken bu durum takım içindeki dengeleri de bozmuştu.Dün oynanan Türkiye Kupası maçında kendisine göre zayıf bir takım olan Diyarbakır BBS'ye 2-0 mağlup olan ve oyun anlamında taraftarlarını mutlu edemeyen sarı kırmızılı takımda bugünkü antrenmanda yüzleri güldüren bir gelişme yaşandı. Alanya'daki turnuvada sakatlanan ve iki hafta sahalardan uzak kalacağı açıklanan Koray Günter'in takımlara çalışmalara başlaması teknik heyetin yüzünü güldürdü.Hamza Hamzaoğlu'nun sağlık heyetiyle yapacağı görüşmelerin ardından oyuncunun Çaykur Rizespor'la Pazar günü oynanancak maça yetişip yetişmeyeceği netlik kazanacak.Eurosport
Reklam
"Yayınlamayan Şerefsizdir"
Beşiktaş'ın tecrübeli kalecisi Tolga Zengin, Antalya kampında basın toplantısı düzenledi. Kendisi hakkında çıkan haberlere tepki gösteren Tolga, 'Benim için gece hayatı yazdılar. Elinde fotoğraf olup da yayınlamayan şerefsizdir' dedi.Siyah-beyazlı ekip, ikinci yarı öncesi hazırlıklarını Antalya’da sürdürürken, kaleci Tolga Zengin basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Kendisi hakkında çıkan haberlere tepki gösteren Tolga, “Benim hakkımda, yaşamadığım görmediğim haberler çıktı. Benim için gece hayatı yazdılar. Bu haberleri yapan belli kişilerdir. Ben de bu haberlere karşılık, ‘elinde fotoğraf olup da yayınlamayan şerefsizdir, eğer ortada fotoğraf varsa da ben şerefsizimdir’ dedim. Böyle dönemlerin de olması gerekiyor. İnsanları tanıyorsun. Ben burada çok mutluyum. Buraya da ben isteyerek geldim. Beşiktaş’a gelirken 1 lira para konuşmadan geldim” dedi.Ligin ikinci yarısında maçlarını Ankara’da oynayacaklarını ve Olimpiyat Stadı’nda oynamadıkları sürece stadımızın olmaması bizim için tabii ki bir dezavantaj. Şu anda baktığımızda şartlar da bu. Bundan daha iyisi yok. Mecbur bir yerlerde oynayacağız. Yönetimimiz en iyi bulmaya çalışıyor. Biz de çıkıp oynuyoruz. Bu stat bitene kadar bu işi böyle götüreceğiz. İnşallah bu şekilde de şampiyon olursak, çok daha güzel bir şampiyonluk olacak. Şimdi Ankara’da oynayacağız maçlarımızı. O da iyi bir stat. Çok da önemli değil nerede oynadığımız, Olimpiyat Stadı’nda oynamadığımız sürece çok da önemli değil nerede oynayacağımız.Açık Mert Korkusuz
Öğrenmeyi Kolaylaştıran Besinler
Vücut ağırlığımızın sadece %2 ile 3'ü oranındaağırlığı olan beynimiz günlük kalorilerimizin ortalama %30'unu harcamakta veenerji kaynağı olarak da sadece glikozu kullanmaktadır. Araştırmalarda,algılamayı arttıran ve hafızayı güçlendiren bazı besinlerin olduğu ortayakonmuş olmasına rağmen daha güçlü bir hafıza ve konsantrasyon yeteneği içinsadece belli besinlere yönelmek ve bu besinlerden mucize beklemek doğrudeğildir. Ancak; beyin gelişimini ve hafızayı sağlıklı ve dengeli beslenme ilemaksimum performansa ulaştırabilmeye çalışabiliriz. Yeterli ve dengelibeslenme; beş grup besinin (et, ekmek, süt-yoğurt, sebze-meyve, yağ-şeker)yeterli miktarda tüketilmesiyle sağlanır. Bu besinlerin önerilen tüketim miktarları, kişiye göre değişir. Bireyinyaş, cinsiyet, sağlık, besin ve öğün tercihleri ve fiziksel aktivite durumu tüketim ve ihtiyaç  miktarlarını etkiler. Bununla beraber beyin gelişimini,  konsantrasyon yeteneğini artırdığı veöğrenmeyi kolaylaştırdığı bilinen besinleri ve maddeleri tanımakta fayda var. ·        B grubundan bir vitamin olan “Folik Asit” beyiniçin çok önemlidir. Beyin gelişimi ve zeka üzerine olan etkileri daha annekarnından itibaren takip edilmektedir. Folik asit yetersizliği zeka geriliğinesebep olabilmektedir. Bir nevi beynin gıdası diyebiliriz. USA Rice Federation’agöre 100 gr. pirinç, 4 mikrogram folik asit içerir. Özellikle pirinç tüketerekfolik asit ihtiyacını önemli ölçüde karşılayabiliriz.·         B grubuvitaminleri strese, yorgunluğa, paniğe çok iyi gelir. Yetersizliğinde konsantrasyonundüştüğü ve unutkanlık, öğrenme zorluğu geliştiği gözlemlenir. Kuru baklagiller,kırmızı et, ayçekirdeği, balık, yoğurt, süt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler,tavuk eti,  yerfıstığı, muz, kavun,brokoli, ıspanak, domates, yumurta, kavun ve enginar B grubu vitaminlerindenzengindir. ·        Bir çeşit B vitamini olan kolin yağlarınenerjiye çevrilmesini kolaylaştırır. Sinir iletiminde çok önemli görevlerivardır ve yapılan çalışmalarda güçlü hafıza ile arasında güçlü bir bağlantıbulunmuştur. Kolin her canlı hücrede bulunur. Her türlü hayvan etinde vesebzede vardır. ·        Omega 3 yağ asitlerinden zengin sardalya, tonbalığı, somon balığı, koyu yeşil yapraklı sebzeler, keten tohumu ile beslenmekzeka gelişimini ve hafızayı olumlu yönde etkiler.·  ·        Yeterli miktarda protein tüketilmesi uykuhalinin azalmasını ve enerjinin tamamen kullanılmasını sağlar. Balık, et,yumurta, fındık, fıstık ve ceviz kaliteli protein kaynaklarıdır ve içerdikleriyağ asitleri de beyin hücrelerinin çalışması üzerinde çok önemli rol oynar.                                                                                                             Uzman Diyetisyen Nesrin Eriş
Microsoft'tan Sanal Gerçeklik Gözlüğü: HoloLens
İşletim sistemi Windows 10′u tanıtan Microsoft, Windows Holographic adlı yepyeni bir projenin de duyurusunu yaptı. HoloLens adlı bir gözlük yardımıyla kullanılan bu teknoloji, kullanıcıların gözü önünde sanal görüntüler oluşturuyor. HoloLens hakkında daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Reklam
Kral'ın İlk Ataması Oğluna
Suudi Arabistan'ın yeni Kralı Selman görev değişikliklerine başladı, oğlu Muhammed Bin Selman'ı ikinci veliaht prens, savunma bakanı ve Kraliyet Divan Başkanı olarak tayin etti.Kral Selman, oğlu Muhammed Bin Selman’ı ikinci veliaht prens, savunma bakanı ve Kraliyet Divan Başkanı olarak tayin etti.Kral Abdullah, üvey kardeşi Prens Mukrin’i Veliaht Prens Selman’dan sonraki veliaht olarak tayin etti.Kral Selman göreve geldikten sonra yaptığı ilk açıklamada, 'Allah beni halkımızın başarısı ve isteklerini yerine getirmede başarılı kılsın. Ülkemize ve halkımıza güven ve istikrar versin. Onu her türlü kötülükten korusun. Allah’ın dileğinden başka bir şey olmaz. Barış, rahmet ve kardeşlik dini olan İslam’ın emirleri doğrultusunda Ümmetin hizmetinde olmaya devam edeceğim. Allah’a dua ediyorum. Bana hakkı hak, Batılı da batıl olarak göstersin. Ülkemizin kurucusu Bin Abdulaziz’in yolunda ilerlemeye devam edeceğim. Kur’an yolundan ayrılmayacağım.' dedi.Suudi Arabistan'da tahta oturan Selman bin Abdulaziz 1935’te doğdu. Suudi Arabistan’ın ilk kralı Abdülaziz’in Hüsa Sudayri’den doğma yedi oğlundan biri.Dini ve temel eğitimini kraliyet çocuklarının gittiği Prens Okulu'nda aldı. Siyasi hayatına 1954’te henüz 19 yaşındayken Riyad Valisi olarak başladı. 1960 ile 1962 arasında kraliyet ailesindeki taht mücadelesinde bir süre ara verdiği valilik görevini 50 yıldan fazla sürdürdü.2011 yılında Savunma Bakanlığı görevine getirildi, bir yıl sonra da veliaht prens oldu.Selman bin Abdulaziz, muhafazakar ve gelenekçi bir isim olarak biliniyor. Oğulları devlet kademesinde önemli görevlerde.80 yaşındaki Selman bin Abdulaziz’in sağlık durumunun, yoğun çalışma temposu için elverişli olup olmadığı tartışma konusu.Kaynak: Al Jazeera
“Hayatınızı Değiştiren Yirmi Kitap”
Fransız televizyonlarının en çok izlenen edebiyat programları arasında özel bir yeri olan La Grande Librairie, France 5 kanalının 20. kuruluş yılı nedeniyle ilginç bir araştırma gerçekleştirmiş. 2008’den beri yayınlanan program sözü izleyicilere vererek “Hayatınızı hangi kitap değiştirdi?” sorusunu sormuş. Gelen binlerce cevaba göre en fazla oy alan yirmi kitabı 11 Aralık günkü yayında açıklayan programda açıklandığı üzere Fransızların hayatlarını en fazla değiştiren kitaplar aşağıdakiler.Peki sizin hayatınızı değiştiren kitap hangisi?1- Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupéry2- Yabancı – Albert Camus3- Gecenin Sonuna Yolculuk – Louis-Ferdinand Céline4- Günlerin Köpüğü – Boris Vian5- Kayıp Zamanın İzinde – Marcel Proust6- Adsız Ülke – Alain Fournier7- Simyacı – Paulo Coelho8- Yüz Yıllık Yalnızlık – Gabriel Garcia Marquez9- Belle du Seigneur – Albert Cohen10- Kötülük Çiçekleri – Charles Baudelaire11- Veba – Albert Camus12- Harry Potter – J.K. Rowling13- 1984 – George Orwell14- The World According to Garp – John Irving15- Suç ve Ceza – Dostoyevski16- Yüzüklerin Efendisi – JRR Tolkien17- Koku – Patrick Süskind18- Anne Frank’ın Günlüğü – Anne Frank19- Madam Bovary – Gustave Flaubert20- Sefiller – Victor Hugonotosoloji
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Olurdu olmazdı derken nur topu gibi bir ‘fiili başkanlık sistemi’miz oldu.Cumhurbaşkanı seçiminden önce, Erdoğan işlerin böyle gelişeceğini söylemişti. ‘AK medya’ da sarayda yapılan ilk kabine toplantısını başkanlık sisteminin ilk adımı ilan edip kutlamalara girişti. Gerisi, fiili durumu resmileştirmek, yani Anayasa değişikliğiyle ‘Türk usulü başkanlık sistemi’ni yasalaştırmak.Zenginin parası fukaranın çenesini yorarmış… Fiili duruma itirazı olanlar hala işin anayasal boyutunu, olurunu olmazını tartışıyor.
İztuzu'nda Çevrecileri Sevindirecek Karar
İztuzu Kumsalı’nın özel şirkete kiralanması işlemi hukuka aykırı bulundu.Muğla 2. İdare Mahkemesi, İztuzu Kumsalı’nı özel şirkete peşkeş çeken Muğla Valiliği bünyesindeki MUÇEV’in protokol imzalama yetkisi bulunmadığı vurgulayarak, kiralama işleminin yürütmesini durdurdu.Mahkemenin kararında; “ MUÇEV’in İztuzu’nun doğrudan doğruya kiralama, kullanma izni, işletme hakkı verilebilecek kurum, kuruluş ve kişiler arasındaü yer almadığı için ihalesiz olarak doğrudan doğruya işletme protokolü imzalanamayacağı ve bu protokolün başbakanlık genelgesine uygun bulunmasına ilişkin başbakanlık işlemininde hukuka ve mevzuata uygun olmadığı” belirtildi.Mete Kızık‘ın Cumhuriyet’te yer alan haberine göre, mahkemenin oy çokluğuyla aldığı kararın beş sayfalık gerekçesinde şu görüşlere yer verildi: “Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca MUÇEV Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. Arasında imzalanan protokolün Tabiat varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmenlik’in 42. maddesine dayanılarak doğrudan doğruya kiralanması, kullanılma izni, işletme hakkı verilebilecek kurum, kuruluş ve kişiler arasında yer almadığı için bu madde hükümlerine göre ihalesiz olarak doğrudan doğruya işletme protokolü imzalanamayacağı ve bu bu protokolün yapılması için Başbakanlık’ın 2012/15 sayılı genelge hükümlerine onay verilemeyeceği açıktır” denildi.Gerekçeli kararda “ hukuka aykırılığı ortaya konulan işlemlerin uygulanması halinde söz konusu alanın anılan şirkete teslim edilmesi ve protokolde verilen izin doğrultusunda anılan şirkete tarafından başka şirketlere kiralama yapabileceği de dikkate alındığında, yürütmenin durdurulması kararı için gerekli olan “ telafisi güç veya imkansız zararların oluşma şartı” da bulunmaktadır” görüşüne yer verildi.İztuzu’nun aralarında AKP Ortaca Belediye başkan adayı Ramazan Oruc’unda ortağı olduğu yabancı ortaklı DALÇEV şirketine ihalesiz peşkeş çekilmesine karşı dava açan Ortaca Belediyesi Avukatı Berna Babaoğlu Ulutaş” İztuzu için çok önemli bir karar. İztuzu’nun halkın olması için verilen mücadele açısından da çok olumlu zafer olarak görüyorum. En başından beri öne sürdüğümüz gerekçelerin ne kadar haklı olduğu mahkeme kararıyla da onaylanmış oldu. Bu kararla birlikte Muğla’daki benzer durumdaki 14 yerle de emsal bir karar değeri var “ dedi.Türkiye Çevre ve Koruma Vakfı’yla Muğla’ya Hizmet Vakfı ortaklığında kurulan MUÇEV, yerel seçimlerin ardından CHP’li Ortaca Belediyesi’nin 15 yıl boyunca işlettiği İztuzu Kumsalı’nı, yaptığı özel protokolle DALÇEV’e kiralamıştı. Tepki çeken uygulamanın ardından başlayan direniş on binlerce kişinin desteğini kazanmıştı.Cumhuriyet
'Kanal 7 Halkın Parasıyla Kuruldu 3 Adamın Kişisel Malı Oldu'
İslami ve muhafazakar camianın içinden gelen Yazar Levent Gültekin yaşadığı tanıklıkları anlattığı “İslamcılar yolsuzluklara niçin duyarsız?’ başlıklı yazısında çarpıcı açıklamalar yaptı.Levent Gültekin, Kanal 7 ’nin halkın parasıyla kurulup 3 adamın kişisel malı olduğunu, Erbakan ’ın Bosna için vb diye topladığı 35 milyon doları Kent Bank’ta Offshore hesabına faize yatırdığını, İhlas Grubu ’nun “ Müslümanların ilk özel TV’sini kuracağız” diye halktan para topladığını o TV ve holdingin bir ailenin üzerine geçirildiğini, Deniz Feneri ’nin Kanal 7’yi, Kimse Yok Mu Derneği nin Gülen Cemaati’ni finanse etmek için kurulduğunu, Erbakan’ın da kendine kaynak üretmek için Can Suyu Derneği ’ni kurduğunu yazdığı yazısında “Para toplamayı, oradan iktidar olmayı bize dindarlık olarak pazarladılar” ifadelerine yer verdi..İşte Levent Gültekin’in internethaber.com’daki o çarpıcı yazısı:İSLAMCILAR YOLSUZLUKLARA NİÇİN DUYARSIZ?Uzun zamandır bu soruya cevap arıyordum.Ortalama ahlaki standarda sahip hiç kimsenin kabul edemeyeceği iddiaları sineye çekiyorlar.Mesela Egemen Bağış’ın Meclis’teki oylamada verdiği o poz (Ne olduğunu bilmeyenler gazetelerden bakabilirler) normalde herkesi ayağa kaldırırdı.Özellikle İslamcıların, “Sen bizim 100 yıllık emeğimize böyle bir lekeyi nasıl sürersin” diyerek isyan etmeleri gerekirdi.Fakat etmediler.Niçin?Bu sorulara cevap ararken bir şey fark ettim:İslamcılar, dindar cemaatler, yapılar evrensel ahlak anlayışından farklı bir ahlak ürettiler.O ahlaka göre tutum belirlediler. O ahlaka göre işler yaptılar. O ahlaka göre insanları eğittiler. O ahlaka göre varlıklarını sürdüler.Şimdi de o ahlak anlayışına göre de olup biteni sineye çekiyorlar.Helal- haram dairesinde üretilen bu ahlaki anlayışına göre yolsuzluklar tolere edilebiliyor.Çünkü herkes helal- haram tanımını kendi çıkarına göre yapıyor.Tüm bu olup biten karşısında şöyle düşünüyorum: Yolsuzluk, adam kayırma özellikle son 40 yıldır İslamcılık hareketinin iskeleti oldu.Bu hareket bir anlamda yolsuzluk hareketiydi.Biliyorum çok ağır bir itham.Fakat tam olarak ne dediğimi açıkladığımda çok abartılı olmadığını göreceksiniz.Dört bakan hakkındaki yolsuzluk iddiaları ve bu iddiaların sineye çekilmesi dindarlar arasındaki ilk olay değil.Şimdi geçmişten günümüze bazı olayları size anlatmak istiyorum.Tüm parçalar bir araya geldiğinde ortaya çıkacak fotoğrafa eminim ki siz de çok şaşıracaksınız.Kanal 7 meselesi…İslamcılar arasındaki en büyük yolsuzluk olaylarının başında gelir.Yoksul dindar halkın parasıyla kurulan bir kanal günün sonunda 3 adamın kişisel malı oldu.Hem gurbetçilerden, hem de Türkiye’deki dindarlardan otel lobilerinde toplanan paralarla kurulmuştu.Yüzbinlerce insanın emeğini 3 kişi bütün İslamcı aydınların gözü önünde gasp ettiler.Bunun bir yolsuzluk olduğunu bütün bir mahalle bildiği halde kimse ses çıkarmadı.Hiçbir İslamcı aydın, yazar, kanaat önderi tek bir gün bu durumu mesele etmedi.O kanalın kurulmasına sermaye veren dindarların da yapacağı birşey yoktu.“İslam’a hizmet edecek” diye kurulan kanal şimdilerde taverna kanalı oldu.Erbakan meselesi…Erbakan yıllarca “dava için” milyonlarca (trilyonlarca) lira para topladı.Biz bir süre sonra fark ettik ki toplanan bu paralar amacı doğrultusunda kullanılmıyor.TV kuracağız diye para topladılar. Bosna’ya yardım yapacağız diye para topladılar. “Dava için” diyerek gurbetçilerden kurban parası topladılar ve kurban kesmeyip bu paraları başka yerlerde harcadılar.Bunları duyuyorduk ama hiç birimiz aslında ne olduğunu kavrayamadığımız için ses çıkaramıyorduk.Erbakan’ın ölümünden 3 yıl önce ortaya bir belge düştü: Erbakan toplanan 35 milyon doları Kent Bank’ta Offshore hesabına faize yatırmış. Ve Kent Bank battığında bütün o paralar da batmıştı.Ölümünden sonra aile içinde çıkan mal paylaşım kavgası hepimizin gözü önünde oldu.Tüm bunlara hiç birimiz ses çıkarmadık.Hiç birimiz nasıl olur da her ağzını açtığında bize “Faiz kötülüklerin anasıdır” diyen bir İslamcı liderin parayı faize yatırmasını sorgulamadık.Bugün AKP ‘de üst düzey görevde bulunan birine Saadet Partisi’ndeyken şöyle bir soru yönelttim: “Erbakan’ın parasal ilişkileri konusunda kalbin rahat mı?”“Hayır” dedi. “Peki niçin hala oradasın?” dedim. “Başka nerede siyaset yapabilirim ki” dedi.Erbakan’ın bu durumunu bilen, gören İslamcı yazar, kanaat önderleri buna da tek bir gün yüksek sesle itiraz etmediler.“İslamcılığı kirletiyorsun” diyerek ortalığı ayağa kaldırmaları gerekiyordu. Ama yapmadılar.Kapalı kapılar ardında Erbakan’ın dedikodusunu yapmakla yetindiler.İhlas Grubu meselesi…Müslümanların ilk özel TV’sini kuracağız diye halktan para topladılar.TV kuruldu birkaç yıl sonra da o TV ve holding bir ailenin üzerine geçirildi.Bunu bile sineye çektik.Gülen cemaati…Bütün varlığını topladığı bağışlara borçludur.“Size daha iyi bir dindarlık sunacağız” diye insanlardan zorla bağış topladılar.İslam’da bağış toplamak diye bir şey olmadığı halde bağış toplamayı bir görev haline getirdiler.Toplarken din adına topladılar, dağıtırken kendi adlarına dağıttılar. Hepsini de değil bir kısmını.Para toplamanın en kolay yolu yardım kuruluşu kurmaktı.Oradan toplanan paraları dini bir yorumla farklı alanlarda kullandılar. Bu vesileyle kendi iktidarlarını güçlendirdilerİslam gerilerken yükselen bunlar oldu.Cübbeli Ahmet hoca meselesi…İnsanlara resmen din pazarladı.Dini en pespaye şekilde yorumlayarak istediği kalıba sokmaktan imtina etmedi.Kendisi lüks ve şatafat içinde yüzerken takipçilerine bir lokma bir hırka öğütlüyordu.Jet Fadıl gibi defalarca halkı dolandırmış birinin yeni yolsuzluk kampanyasında reklam yüzü olmaktan imtina etmedi.Para geldiğinde kaynağını tek bir gün sorgulamadılar.Dindarlık görüntüsü altında organize olan cemaatlerle, tarikatlarla ilgili benzer olaylar var.İçlerinde temiz, gerçekten dine hizmet etti diyeceğimiz neredeyse yok denecek kadar az.Deniz Feneri Kanal 7’yi finanse etsin diye kurulmuştu.Kimse Yok mu derneği Gülen Cemaati’ni finanse etmek için kurulmuştu.Kanal 7 ve Deniz Feneri’nde kontrolü kaybeden Erbakan kendine kaynak üretmek için Can Suyu derneğini kurdu.Tüm bunları niçin yazıyorum? Üstelik niye bugün?Geldiğimiz noktada İslamcıların bu davranışları yüzünden İslam korkunç şekilde lekelendi.Bunların derdi aslında İslam değil, dindarlık görüntüsü altında başka işler yapmaktı.Bunu anlatmak istiyorum.Aynen Hristiyanlardaki gibi İslam’ın ruhban sınıfını kurdular ve insanlara resmen cennet pazarladılar.Güç toplamak, iktidar olmak, kendilerine alan yaratmak için din bir anlamda örtü görevi görüyordu.Daha doğrusu görüyormuş. Bunu şimdi fark ediyorum.Geçmişte bunu fark etmemiz çok zordu.Çünkü çok sağlam bir tezgah kurmuşlardı.Mesela Erbakan bize her gün merkez medyanın “Siyonist uşağı, İslam düşmanı” olduğunu anlatırdı.Bizim gözümüzde “Öteki” düşmandı. Yazdıkları yalandı. Bize düşmanlık ettikleri için iftira atıyorlardı.Merkez medya “Erbakan Bosna paralarını faizde batırdı” diye haber yaptığında bunun gerçek haber değil, İslam düşmanlığı olduğunu düşünüyorduk.Bir cemaatin, tarikatın, ya da partinin fanatiği olup da oranın dışına çıkmak çok zordur.Bunu bilemezsiniz.Bundan dolayı fark edemiyorduk.Bugün İslam’ın aldığı yaraya, Türkiye’nin geldiği noktaya, dindarların durumuna bakınca büyük bir kazık yediğimizi görüyorum.Temiz inancımızı kirli hesaplarına malzeme yaptılar.Para toplamayı, oradan iktidar olmayı bize dindarlık olarak pazarladılar.“Para verin gazete kuralım” dediler. “Para verin okul açalım” dediler. “Para verin vakıflar kuralım” dediler.“Para verin yoksullara dağıtalım” dediler.Velhasıl “para verin dinimizin bayrağını yüceltelim” dediler.Verdiğimiz o paralarla kurulan kurumlar şimdi birilerinin kişisel malı oldu.Tüm bunları geçmişte anlayamıyorduk.Çünkü bize umut sattılar. “Ülkeye barış ve huzur getireceğiz” dediler.“Tertemiz, hak yemeyen, kimsenin malına el uzatmayan, çalışkan nesiller yetiştireceğiz” dediler.Hem hayallerimizi çaldılar hem de o temiz inancımızı.Hem bizim hayatımızı mahvettiler hem de çocuklarımızın geleceğini.40 yılın sonunda ne dinimiz kaldı ne de dindarlığımız.Çünkü amaçları din ve dindarlık değilmiş.Yazını tamamı için: tıklayınız 
Ronaldo'dan Minik Hayranına Büyük Sürpriz
Cristiano Ronaldo minik bir taraftarına Madrid'in en işlek caddelerinden birinde önemli bir sürprize imza attı.Ronaldo bu minik taraftarla olan randevusuna evsiz biri olarak giyinerek peruk ve bıyık takmış şekilde gitti. Eline almış olduğu kendi imzasını taşıyan bir futbol topu ile dolaşan Portekizli yıldız küçük hayranının yanına giderek üzerindekilerini çıkartıp 'Ben Cristiano Ronaldo'yum' dedi.Bu jesti gören ve şaşkınlığını gizleyemeyen taraftar, etmiş peruk ve bıyığı çıkarttığında Ronaldo'nun üzerine atlayarak O'na sarıldı. Çevredekilerin şaşkınlıkla izlediği bu olayla Ronaldo'nun çok iyi bir rol yaptığı ve yakında sinemaya da el atacağı yorumları yapıldı.DHA
Reklam