onedio
Ayrılıklardan Sonra Söylenen 16 Şarkının Bağırarak Söylenen Nakarat Kısımları
Her ayrılık acı dolu ilk fazını atlattıktan sonra, 'umrumda bile değilsin, zaten hiç sevmemiştim ki' moduna giriverdiğinde kendini şarkı sözlerinde bulmayı tadacaktır. Nispetli şarkılara işaret parmağını sürekli sallayarak eşlik edenler, el hareketleriyle şarkıya klip çekenler, şarkının en vurucu kısmını bağırarak söyleyenleri görürseniz, bilin ki onlar sevgilisinden yeni ayrılanlar ve bunu henüz atlatamayanlardır. Türk popunu da oldukça geliştiren bu sistemin nadide 16 örneğiyle karşınızdayız;
İçinde Kaybolmaktan Büyük Keyif Alacağınız Bir Diyar: Vietnam
Kardeşi ile birlikte 45 gün Vietnam seyahatini kaydeden Georgy Tarasov'un gezdiği eşsiz güzellikteki yerlere tanıklık edeceğiz. Vietnam doğal güzelliği, sakinliği, yeşili ve mavisi ile her insanın içinde kaybolmak isteyeceği bir ülke olarak karşımıza çıkıyor.
Reklam
Hikmet Karaman: 'Gökhan Töre Yeni Robben Olur'
Çaykur Rizespor'un hocası Hikmet Karaman, Pazar günkü maç öncesinde Siyah-Beyazlılar'a övgüler yağdırdıSpor Toto Süper Lig’de Pazar günü Beşiktaş’ı ağırlayacak olan Çaykur Rizespor’un deneyimli teknik direktörü Hikmet Karaman, zorlu karşılaşma öncesinde özel açıklamalarda bulundu. Siyah-Beyazlılar’la Türkiye Kupası’nda önceki gün 0-0 berabere kaldıkları mücadelenin ardından hafta sonundaki karşılaşmanın kendileri için daha zor geçeceğini belirten Karaman, Kara Kartal’ın yıldızlarına övgüler yağdırdı.İşte Karaman’ın sözleri:FAVORİ TABİİ Kİ BEŞİKTAŞ“Gökhan Töre, Türkiye’deki en iyi yerli oyuncu. Çok üstüne koydu. Yeni Robben olacak... Veli, en beğendiğim 6 numara. Olcay, çok koşuyor maç esnasında... İyi yerlere kaçıyor. Ba, zaten belli... Sosa iyi yerlere top atıyor. Üç puan için elbette favori Beşiktaş. Çok avantajları var. Rakibin favori olduğu maçta en küçük hatada anında faturayı keserler. Bunun için hiç hata yapmama adına sahada olacağız.”ÇOK ASİL BİR TAKIM“Hocaların oyuncu üzerindeki özelliği çok önemli. Mesela Serdar Kurtuluş, Beşiktaş’tan gönderildi. Antep’teyken birlikte çalıştık. Önce milli takıma, ardından da Beşiktaş’a geri döndü. Bu öyle kolay değil ve başka örneği yok. Beşiktaş, birbirini tamamlayan oyunculardan kurulu. Türkiye Kupası’ndaki maçın ardından bizim soyunma odamıza geldiler. Beşiktaş, çok asil ve alçak gönüllü isimlerden kurulu. Bu çok önemli.”ANADOLU'DAN İHTİLAL YAPACAĞIM“8 yıldır dünya futbolu pas üstünde duruyor. Özellikle Almanya ve Arjantin... Bunu bizler de geliştirme adına çalışmalıyız. Türkiye’de kimse gerçekleri konuşmuyor. Ben konuşmaya devam edeceğim. Yeni sistemim; 1-3-2-3-2 üzerinde duruyorum. Bunu geliştireceğim. Üç büyükler, başında hoca olmasa, en kötü ihtimal üçüncü olur. Ben Anadolu’dan ihtilal yapacağım. Bir takımın başında 1.5 yıl kalayım, ilk dört içinde yer alırım.”Fanatik - Orhan Yıldırım
Reklam
Çınardibi'nde RES İçin Kamulaştırmaya İptal
Çınardibi Köyü sakinleri, dokuz köyü içerisine alacak 126 türbinli RES projesi için alınan acele kamulaştırma kararını durdurduTürkiye’nin ilk organik tarımının yapıldığı yerlerden İzmir’in Bayındır İlçesi’ne bağlı Çınardibi köyü de dahil olmak üzere üç ilçedeki, dokuz köyü içerisine alacak şekilde 126 türbin direkli en büyük Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) projesi için Bakanlar Kurulu’ndan ‘acele kamulaştırma’ kararı alınıp çalışmalara başlandı. Ancak dört bir yanları RES türbinleriyle çevrilecek olan Çınardibi köylülerinin yaptığı başvuru üzerine Danıştay 6’ncı Dairesi, Yırca’daki zeytin arazisinde olduğu gibi, bu proje için de ‘acele kamulaştırma’ için ‘olağanüstü koşullar’ görmeyip yürütmeyi durdurma kararı verdi.KÖYLÜLER BAŞLATTIRES projesiyle evlerinin yakınına türbin direklerinin kurulacağını öğrenen bununla birlikte bu türbinlerin, köyün etrafını tamamiyle kaplayacağını öğrenen Çınardibi köylüleri, yaşananlara tepki gösterdi. Türbin parçalarını götürmek için ormanlık alanda açılacak yolların yanı sıra kendi tarım arazileri için de Bakanlar Kurulu’nun ‘acele kamulaştırma’ kararı vermesi üzerine köylüler, hukuk mücadelesi başlattı. Avukat Cem Altıparmak ile birlikte avukat Hande Atay, köylüler adına, ‘acele kamulaştırma’ kararında yürütmenin durdurulması için Danıştay’a müracaat etti. Termik santral kurulacak olan Soma’nın Yırca Köyü’nde zeytin arazisi için de yürütmeyi durdurma kararı veren Danıştay 6’ncı Dairesi, Çınarlı köylülerinin müraacatı için de aynı kararı verdi.Danıştay, köylülerin arazileri için bakanlar kurulunun verdiği ‘acele kamulaştırma’ kararının, ancak savaş zamanlarında ya da olağanüstü hal durumlarında alınabileceğini, ancak burada böyle bir durum söz konusu olmadığına, gerekçesinde yer verdi. Yürütmeyi durdurma kararı için açıklama yapan avukat Hande Atay, Danıştay’ın kararının yerinde olduğunu ancak bunun köylülerin, üzüm ve kiraz bahçeleri için alındığını söyledi. Atay, ormanlar için tehlikenin hala devam ettiğini bunlar için de mahkemelere ‘iptal’ başvurularının olduğunu da sözlerine ekledi.Birgün
Erdoğan'ı 'Gollum'a Benzeten Doktor İçin İhraç İstendi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ‘hakaret’ gerekçesiyle açılan davaların sayısı her geçen gün artarken, son ‘vaka‘ da Halk Sağlığı Kurumu’nda yaşandı. Erdoğan’ın fotoğrafını Facebook hesabından Yüzüklerin Efendisi kitabındaki ‘Gollum’ karakterine benzeten aile hekimi Bilgin Çiftçi hakkında soruşturma başlatıldı.
HSYK’da Hakimlere Tenzili Rütbe
Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nda (HSYK) 2010-2014 arasında görev yapan hakimlerin çoğu tenzili rütbeye uğrayarak yeni atamalarla mahkemelerde görevlendirildiler. Bir kısmı ise öğretim üyeliğine ve avukatlığa döndü.1’inci Daire Başkanı İbrahim Okur İstanbul Anadolu 3’üncü İş Mahkemesi’nde yetkilendirildi. 2’nci Daire Başkanı Nesibe Özer ise İstanbul Küçükçekmece 1’inci Çocuk Mahkemesi’nde çocuk hakimi oldu.Oya Armutçu’nun Hürriyet’teki haberine göre, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) 2010-2014 yılları arasında görev yapan 1’inci ve 2’nci Daire Başkanları İbrahim Okur ve Nesibe Özer pasifize edilirken, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile soruşturma izinleri konusunda çatışan eski Başkanvekili ve 3’üncü Daire Başkanı Ahmet Hamsici, Danıştay üyeliğine geri döndü. Hamsici, Danıştay Başkanlık Kurulu’nca yapılan yeniden görevlendirmede vergiden daha kritik bir görev olan idari daireye verildi. Hamsici, Danıştay 2’nci Dairesi’nde görev yapacak. Bu daire ağırlıklı olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve bu bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarında görevli kamu personeli hakkında uygulanan mevzuattan kaynaklı anlaşmazlıkların temyiz incelemelerini yapıyor.OKUR İŞ, ÖZER ÇOCUK HAKİMİEski HSYK döneminde neredeyse her ay bir kararname çıkaran 2011 yılının ilk 8 ayında 3 bin 79 hakimin görev yerini değiştiren 1’inci Daire’nin eski Başkanı Okur, son yetki kararnamesi ile iş hakimi olarak görevlendirildi. Okur, bağımsız aday olduğu seçimi kaybedince Yargıtay Savcılığı’nı istemişti. Ancak Okur, önce Bakırköy Savcılığı ardından İstanbul Anadolu Hakimliği’ne verilmişti. Okur, kendisinin isteğiyle son yetki kararnamesinde İstanbul Anadolu 3’üncü İş Mahkemesi’nde yetkilendirildi. Hakim ve savcılara disiplin soruşturması yapan ve aday olduğu seçimi kaybedince İstanbul’a gönderilen eski HSYK 2’nci Daire Başkanı Nesibe Özer ise Küçükçekmece 1’inci Çocuk Mahkemesi’nde çocuk hakimi olarak yetkilendirildi. Özer HSYK’ya seçilmeden önce ise Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı’ydı.ÖNCEDEN DAHA ÜST GÖREVDEYDİLERTıpkı Nesibe Özer gibi diğer bazı üyeler de HSYK’ya seçilmeden önce de şimdi atandıkları yerlerden daha üst düzey görevlerdeydiler.HSYK’nın eski üyelerinin bazılarının kurula seçilmeden önceki görevleri şöyleydi:Teoman Gökçe: Yargıtay 10. Ceza Dairesi Tetkik Hakimi.Ömer Köroğlu: Rize Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı.Hüseyin Serter: Adana Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı.İsmail Aydın: Edirne Hakimi.HSYK’DAN TENZİLİ RÜTBEYE1- Nesibe Özer: Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı’yken HSYK’ya seçilip, 2’nci Daire Başkanı oldu. Kasım 2014’te Küçükçekmece Hakimliği’ne atandı. Şimdi de Küçükçekmece 1’inci Çocuk Mahkemesi’nde yetkilendirildi.2- Hüseyin Serter: HSYK üyesiydi. Ankara Batı (Sincan) Hakimliği’nde icra hakimi olarak yetkilendirildi.3- İsmail Aydın: HSYK üyesiydi. Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildi.4- İbrahim Okur: Adalet Müsteşar Yardımcısı’yken HSYK’ya seçilip 1’inci Daire Başkanı oldu. Kasım 2014’te Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na, Ocak 2015’te ise İstanbul Anadolu Hakimliği’ne atandı. Şimdi de İstanbul Anadolu 3’üncü İş Hakimi olarak yetkilendirildi.5- Ömer Köroğlu: HSYK üyesiydi. Ankara Batı Hakimliği’ne atandı.6- Ahmet Kaya: HSYK üyesiydi. Ankara Batı 3’üncü Tüketici Hakimliği’nde yetkilendirildi.7- Teoman Gökçe: HSYK üyesiydi. Ankara Batı İcra Hakimliği’nde yetkilendirildi.8- Resül Yıldırım: HSYK üyesiydi. Ankara 4’üncü Vergi Mahkemesi üyesi olarak yetkilendirildi.9- Prof. Dr. Ahmet Gökçen: HSYK üyesiydi. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne geri döndü.10- Prof. Dr. Bülent Çiçekli: HSYK üyesiydi. Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi’ne geri döndü.11- Ali Aydın: HSYK üyesiydi. Avukatlık yapıyor.12- Rasim Aytin: HSYK üyesiydi. Cumhurbaşkanı tarafından yeniden HSYK üyesi olarak atandı.13- Zeynep Nilgün Hacımahmutoğlu: HSYK üyesiydi. Yargıtay’a döndü.14- Ahmet Karayiğit: HSYK üyesiydi. 2014’te Cumhurbaşkanı Hukuk Başdanışmanı olarak atandı.15- Ulvi Yüksel: HSYK üyesiydi. Yargıtay’a geri döndü.16- Ziya Özcan: HSYK üyesiydi. Danıştay’a geri döndü.17- Zeynep Kavlak: HSYK üyesiydi. Danıştay’a geri döndü.18- Birol Erdem: HSYK üyesiydi. Ahmet Kahraman’ın yerine müsteşar oldu. Sonrasında Adalet Bakanlığı Yüksek Müşavirliği’ne, ardından Başbakanlık Başdanışmanlığı’na atandı.19- Ahmet Hamsici: HSYK üyesiydi. Danıştay üyeliğine geri döndü.20- Halil Koç: HSYK yedek üyesiydi. HSYK asıl üyesi Birol Erdem’in Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı’na getirilmesiyle HSYK’da görev yaptı. 2014’te YBP listesinden HSYK’ya bu kez asıl olarak üye seçildi. Halen HSYK 1’inci Daire Başkanlığı görevini yürütüyor. Kaynak: Hürriyet
Reklam
Sporun Manşetleri | 7 Şubat 2015
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Soma Araştırma Grubu: 'Travma Hala Devam Ediyor'
Boğaziçi Üniversitesi Soma Araştırma Grubu’nun bu hafta açıkladığı rapor, ilçede travmanın devam ettiğini gösterdi. Özellikle de çocuklarda. Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Aslı Çarkoğlu hem rapor hem de Soma'da yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.Hafta içinde kamuoyuyla paylaşılan Boğaziçi Üniversitesi Soma Araştırma Grubu’nun hazırladığı “Ge-li-yo-rum Diyen Facia Başlıklı” rapor ile Soma’da 301 işçinin hayatını kaybettiği maden kazası yeniden gündeme geldi.Yaraların sarılması için çabalar da devam ediyor. Aralarında psikologlar, rehberlik uzmanları, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanlarının da bulunduğu meslek grupları bir araya geldi ve ‘Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği’ adıyla bir çatı altında çalışmalarına başladı. Soma’daki maden kazasından bu yana da Soma ve Dursunbey bölgesinde kazadan doğrudan ya da dolaylı olarak etkilendiğini tespit ettikleri yaklaşık 10 bin kişi ile yüz yüze görüştüler. Hâlâ da saha çalışmasına devam ediyorlar. Al Jazeera'den Murat Utku, hem Boğaziçi Üniversitesi’nin hazırladığı Soma raporunu hem de devam eden faaliyetlerini konuşmak üzere Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu’nun kapısını çaldı.Boğaziçi Üniversitesi'nin raporu, kazanın üzerinden henüz uzun bir zaman geçmeden Soma’daki sorunları ortaya koyması açısından önemli bir çalışma. Alanda aralıksız çalışmalarına devam eden bir grubun üyelerinden birisi olarak raporun altı çizilmesi gereken tarafları neler sizce?Raporda Soma’nın yaşanan facia sonrasında sosyal dokusuna ilişkin önemli tespitler var, bunlar çok önemli. Raporun kadınlar hakkındaki görüşleri de son derece önemli. Biz de Türk Psikologlar Derneği olarak parçası olduğumuz ‘Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği’ olarak yaptığımız çalışmalarda aynı şeyleri gözlemledik. Bu tür travmaların ardından kadınlar ile ilgili neler yapılabilir, bunun çok iyi düşünülmesi lazım. Aslında Soma’daki gibi büyük kazalar ya da afetler sonrasında kadınlar hep aynı durumda kalıyorlar; zira ölenlerin hepsi erkek. Bu erkeklerin arkasındaki aileler de genellikle kadınların çocuklarıyla tek başına kaldığı aileler. Ama Van depremi sonrasında da aynı şeyleri gözlemlemiştik. Bu tip kaza ve afetler sonrasında kadınların toplumsal yerlerinin belirlenmesinde bir sistemik değişiklik olması gerekiyor. O değişiklik de son derece sancılı oluyor.Ne tür bir sancılı süreçten bahsediyorsunuz?Bu tür kaza ve afetler sonrasında bir şekilde ailelerin ihtiyaçlarında artış ortaya çıkıyor. Ama bu ihtiyaçları sadece bir kişinin yani kadının tek başına sağlaması mümkün değil. Kadınların aile içerisinde yeniden aktif olmaları gerekiyor ama geleneksel altyapı bunun nasıl olacağı konusunda sorun çıkarmaya başlıyor. Boğaziçi Üniversitesi’nin hazırladığı rapordaki tespit çok doğru; geride kalan kadınların büyük bir bölümü çok genç, 40 yaş ve altı gruba dahiller ve genelde çok çocuklular. Dolayısıyla bir yandan bakım vermek durumundalar ama ailelerine nasıl bakacakları konusunda söz sahibi olma savaşı var. Bir yandan bazı ailelere etraftan yardım olarak çok fazla para pul geliyor. O gelen paraların nasıl paylaşılacağı o güne kadar evin ekonomik faaliyetleri üzerinde çok da fazla söz sahibi olmamış kadınlar için sorun oluyor.Soma’da kadınlar açısından gelenekler ne ölçüde etkin?Bu arada iki kuşak arasındaki ilişkilerde biz de çok büyük sorunlar olduğunu gözlemledik. Örneğin kayınvalide gelin arasındaki ilişkiler çok sorunlu. Genel olarak hayatını kaybeden madencinin ailesi ve onların gelinleriyle kurduğu ilişki sıkıntılı olabiliyor. Çocuk bakımından tutun da yaşanan kazanın ve cenazelerin kaldırılmasının ardından evin nerede kurulacağı, ailenin nerede oturacağı gibi konular hep sorun oldu. Mesela devlet bir ara dedi ki, ‘bütün yitirdiğimiz madencilerin ailelerine iş olanağı vereceğiz.’ O iş olanağı, kime verilecek? Kadınlar genellikle kendilerinin alacağımı düşünüyorlar ama madencinin erkek kardeşi de işsiz ise işin ona verileceğini düşünüyor aile. Bunlar aileler açısından hassas dengeler.Kayınvalideleri ile sorunlarını anlatan çok sayıda genç dul kadın gördük. Genel olarak genç yaşında dul kalan kadın üzerine yoğunlaştı çalışmalar. Ama bir de ölen madencinin ana-babası vardı ve onlara çok fazla odaklanılmadı. Biz görüşmelerimizde çocuklarını madende yitiren anne ve babaların bu nedenle bir kırgınlık hissettiklerini gördük. Bu da aile içinde bir huzursuzluğa yol açıyor. Ziyarete gelenler oğlunu kaybetmiş kayınvalideyi değil gelini ziyaret ediyor, yardımlar devlet tarafından eşe veriliyor. Oysa o zamana kadar geleneklere göre tersine işleyen bir düzen vardı. Bu da bir rahatsızlık yaratıyor.Boğaziçi Üniversitesi’nin raporunda da psikolojik desteğin devam etmesi gerektiğinin altı çiziliyor...Bu çok doğru bir tespit. Biz başından beri sahada çalışan bir ekip olarak bu desteğin ancak bir kısmını sağlayabiliyoruz. Dediğim gibi, bizim çalışmalarımız bunun ancak bir kısmını karşılayabilir, zira ihtiyaç çok fazla. 2014 Mayıs ayından beri 2 bin 176 kişiyle çalışmışız. Sadece yüz yüze bire bir çalışmalar ile değil grup çalışmaları vasıtasıyla da insanlar ile bir araya gelmeye çalışıyoruz. Hem Soma hem de Dursunbey kaymakamlıklarıyla aile içi şiddet, kadınlara yönelik çalışmalara devam ediyoruz.Bu arada bölgede kapanan başka madenler var. Yani işsizlik arttı. Bunun da aile içi şiddeti artırdığını tahmin ediyoruz. Kadın çalışmaları yapan ayrı bir ekibimiz var, onlar da genellikle grup çalışmaları yapıyorlar. Anneler örneğin artık çocuklarına nasıl hakim olacaklarını bilemediklerini anlatıyorlar. Çocuklar büyük bir travma yaşadılar ve bu acının bir kısmını huysuzlanarak, söz dinlemeyerek, otoriteye karşı çıkarak dindirmeye çalışıyorlar. Buna karşılık anneler de eskiden uyguladıkları mekanizmaların işlemediğini görmeye başlıyorlar.Psikososyal destek ne demek? Nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?Bunun çerçevesi epeyce geniş. Sadece travma çalışmaları yapmakla kalmıyor, aynı zamanda bir ailede maden felaketi sonrası erkeğin ölmesiyle değişen hayatına da destek olmaya çalışıyoruz.Soma’daki Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği çatısı altında yaptığımız çalışmayı dışarıdan destekleyen başka kurumlar da oldu. Hep beraber Soma Dayanışma Ağı (SomaDA) çerçevesinde devam ediyoruz çalışmaya.Nasıl duyuruyorsunuz orada olduğunuzu bölge insanına? Bir merkeziniz var mı?Birisi Soma’da, diğeri Dursunbey’de iki tane merkezimiz var. Soma merkez, Dursunbey’e arabayla 4 saat. Dursunbey ve köylerinde yaşayan ve çocuklarını maden faciasında yitiren çok sayıda aileyle çalışabilmemiz için yolda vakit kaybetmemek için orada da bir merkez açtık. Maden faciasının ardından bölgede çalışmanın bizi en çok zorlayan tarafı coğrafi olarak çok geniş bir bölgeye hitap etmemizin gerekliliğiydi. Bizim tahminimizce, 301 madencinin hayatını kaybettiği bu kazanın ardından yaklaşık 10 bin kişi bundan şöyle ya da böyle etkilendi. Bu hesabı şöyle çıkarıyoruz, madencinin kendisi, ortalama 4 kişiden oluşan ailesi, kazadan kurtulan diğer madenciler, yan maden ocağında çalışanlar, kurtarma çalışmalarında yer alan bütün ekipler, arkadaşlarını, amcasını, dayısını kaybedenler diye baktığınızda civardaki yaklaşık 27 ilçede, 10 bin kadar insanın bundan etkilendiğini görüyorsunuz. Elimizden geldiği kadar çok gruba hizmet götürebilmek için merkez bazlı değil, merkezleri başlangıç noktası olarak tutup, tek tek köylere giderek saydığımız insanlara ulaşmaya çalışıyoruz hâlâ.Uzun bir süreden beri oradasınız. Rotasyon ile mi bölgede kalıyorsunuz?Gönüllülük temelli gidiyoruz. Merkezlerde çalışan kadrolu birkaç arkadaşımız var. Ama köylerde insanlar ile çalışmak için büyük şehirlerden ya da herhangi bir Anadolu kentinden gelip katılmak isteyen arkadaşlarımız çalışmalara dahil olabiliyorlar. Bu arada bizim ekiplerimiz de sadece psikologlardan değil, sosyal hizmet uzmanları, rehberlik, psikiyatri alanlarından gönüllüleri birer haftalığına Soma ve Dursunbey’e gönderiyoruz. Onlar da merkez koordinatörlüğünün yönlendirmesiyle köy ve aile ziyaretleri yapıyorlar. Bir kısmı da merkezlerimize gelenler ile grup çalışmaları ya da bireysel görüşmeler yapıyor. Kazanın olduğu günden beri en az bir yıl süresince orada kalacağımızı konuştuk.Boğaziçi Üniversitesi’nin hazırladığı raporda bölgede çocukların yaşadığı travmanın çok büyük olduğu anlaşılıyor. Hatta madende hayatını kaybeden işçilerin ailelerine yapılan yardımların, onların çocuklarına verilen hediyeler nedeniyle “Keşke benim babam da ölseydi” diyen çocuklardan bahsediliyor.Buna benzer fazlaca duyumumuz var bizim de. Yöreye gittiğiniz zaman buna benzer şeyler söyleyen çocukların ne demek istediklerini görüyorsunuz. Bazı çocukların elinde o civarda kimsede olmayan acayip oyuncaklar, tablet bilgisayarlar falan var mesela. Diğerleri de buna özeniyor. Bunlar da o bölgedeki çocukları kötü etkileyen, ikircikli bir psikolojiye sokuyor.Peki bölgeye gelen bu yardımların, hediyelerin dağıtılması için koordinasyonu üstlenen bir birim yok mu?Düzenleyici bir kurum yok. Olması gerekirdi ama bu zor bir iş. Sorumluluk biraz da hediyeleri alıp oraya götüren insanlara düşüyor. Ben buna iki türlü bakıyorum; oraya hediye getirenlere sormak gerekir aslında, acaba ziyaret ettikleri cenaze evine hep hediyelerle mi gidiyorlar? Kendi kültürleri içinde verecekleri cevap eğer ‘Hayır’ ise orada da bunu uygulamalılar. Bir çocuğa babasını kaybetti diye bisiklet verilir mi?En baştan bunu koordine etmenin yolu böyle davranan ziyaretçilere ‘Yapmayın’ demekti. O çocuklar babalarını kaybettiler, bunun acısını yaşıyorlar ama evlerini, odalarını, oyuncaklarını kaybetmiş değiller. Biz bu uyarıyı yapmaya çalıştık.Bir dönem buna da odaklandık. Fakat insanlar böylesine büyük bir felaket karşısında bir şey yapamamanın verdiği rahatsızlıkla yardım etme ihtiyacı duydular. Bu noktada sivil toplum kuruluşlarının (STK) daha etkin rol almaları gerekiyor. Bunun devlet tarafından yönetilmesinin pek uygun olduğunu düşünmüyorum.STK organizasyonları iyi işler ve insanlar haberlerde sahada insanlara yardım edildiğini görür, yaptıkları yardımların doğru şekilde dağıtıldığını görürlerse böyle davranmalarına gerek kalmayacaktır.Boğaziçi Üniversitesi’nin Soma raporunda benim en çok beğendiğim bölümlerden biri, Ayşe Buğra’nın söyledikleri aslında: Yardımseverlikten, hak temelli bir anlayışa geçilmesi gerekiyor.Azıcık geriye dönelim. Büyük travma yaşayan çocukların varlığından bahsettik. O çocuklar bu sorunu yoğun bir şekilde yaşıyor. Siz de bir süre sonra bölgeden ayrılmak durumunda kaldığınızda ne olacak?Birey bazında neler olacağını tahmin etmek pek mümkün değildir. Baktığımızda, bu tip büyük felaketlerin travması uzun süre devam edebiliyor. İlk bir yıl içinde ne kadar doğru müdahalede bulunabilirseniz, uzun vadeli, kalıcı sorunlar yaşanmasının önüne geçebilirsiniz. Bizim amacımız da bu. Hiç müdahale edilmediğinde çok yüksek oranlarda sorun yaşanırken ilk bir yıl içindeki çalışmalarla sıkıntıyı yüzde 30’lara kadar çekmek mümkün olabiliyor. Büyükçe bir gruba dokunarak, yaşayabileceği kalıcı sorunları yaşamamasını sağlayabiliyoruz.Siz maden kazasının ardından diğer maden ocaklarında hâlâ çalışan madencilerle de temas ettiniz mi? Onların durumu nedir?Onların da çoğuyla çalıştık. Hali hazırda asıl sorunu onlar yaşıyorlar. Hem kurtarılmak ya da kaza meydana geldiğinde madende çalışmamak gibi bir şans acaba gerçekten bir şans mıydı? Maaşları geciktiği için ekonomik olarak zorluk yaşayan işçiler vardı, hâlâ zorlanıyorlar. Küçük madenler kapandı, işsiz kaldılar. Soma havzasında madencilik ve madenciliğe göre çok daha düşük iş olanakları sunan mevsimlik tarım işçiliği dışında bir iş olanağı yok. Mevsimlik işçilik de adı üzerinde sezonluk ve sosyal güvenceden yoksun bir alan. Bu da sürdürülebilir bir durum değil.Peki bütün bunlara doğru bir şekilde devlet tarafından müdahale edildiğini düşünüyor musunuz?Ben bir müdahale göremiyorum, siz görebiliyor musunuz? Son değişiklikler ile madencilere daha iyi ve güvenli bir çalışma ortamı sağlandı mı bilmiyoruz ama madenlerin bir bölümü kapandı. Yeni yasalar ile yeterince kâr sağlanamayacağı için işverenler bazı madenleri kapattı. Hiçbir zaman şartlardaki iyileştirme denen şey işçiye yarar sağlar biçimde gelmedi önümüze. Keza çiftçiye de geri dönüşü olamadı. Soma ve civarındaki zeytinlikler ile ilgili bir girişim yok ortada. Olan bir şey varsa 6 bin zeytin ağacının sökülmesi oldu.Boğaziçi Üniversitesi Soma Araştırma Grubu raporuna buradan ulaşabilirsiniz.Kaynak: Al Jazeera
Bugün Hava Nasıl Olacak?
Yapılan son değerlendirmelere göre; Marmara'nın güney ve doğusu, Karadeniz, İç Anadolu'nun doğusu, Doğu Anadolu'nun kuzey ve batısı ile Muğla, Konya, Antalya'nın batısı, Isparta, Hatay kıyıları, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Diyarbakır çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, akşam saatlerinden itibaren Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzeyi ile Kayseri ve Sivas çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Sabah saatlerinde Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusu ile İç Anadolu'nun kuzeydoğusunda buzlanma ve don olayı, iç ve doğu bölgelerde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.HAVA SICAKLIĞI :Marmara başta olmak üzere batı bölgelerde 4 ila 8 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.RÜZGAR :Genellikle güney ve güneydoğu, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'da kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Güney Ege Kıyıları, Batı Akdeniz'in batısı ile Batı ve Orta Karadeniz kıyılarında yer yer kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.BÖLGELERİMİZDE HAVAMARMARAParçalı yer yer çok bulutlu, bölgenin güney ve doğusunun yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor. Sabah saatlerinde bölgenin güneydoğusunda yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.BURSA Parçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı 13EDIRNE Parçalı ve çok bulutlu 8İSTANBUL Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde Anadolu Yakası sağanak yağışlı  11KIRKLARELI Parçalı ve çok bulutlu 7 EGEParçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde Muğla ile Denizli'nin güney ilçelerinin yerel olmak üzere sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Güney Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.A.KARAHISAR Parçalı ve çok bulutlu 11IZMIR Parçalı bulutlu 16MANISA Parçalı bulutlu 16MUĞLA Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak yağışlı 15AKDENİZParçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinde Antalya'nın batısı ve Isparta, gece saatlerinde Hatay kıyıları, Osmaniye ve Kahramanmaraş çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Batı Akdeniz kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.ADANA Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu 20ANTALYA Parçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinde batısı hafif sağanak yağışlı 18HATAY Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinde kıyıları sağanak yağışlı 18MERSIN Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu 19İÇ ANADOLUParçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinde Konya, akşam saatlerinde Niğde ve Nevşehir yağmurlu, Kayseri ve Sivas çevrelerinin karla karışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde bölgenin kuzeydoğusunda buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.ANKARA Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu 12CANKIRI Parçalı ve çok bulutlu 10ESKISEHIR Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu 10KONYA Parçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinde hafif sağanak yağışlı 12BATI KARADENİZParçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur, akşam saatlerinden itibaren bölgenin iç kesimlerinin yükseklerinde karla karışık yağmur şeklinde olması bekleniyor. Rüzgarın; öğleden sonra ve akşam saatlerinde bölgenin kıyılarında güneybatı yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor. Sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.BOLU Parçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinde yağmurlu, akşam ve gece saatlerinde yüksekleri karla karışık yağmurlu 12DÜZCE Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra yağmurlu 15KARABÜK Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde yağmurlu, gece saatlerinde yüksekleri karla karışık yağmurlu 15ZONGULDAK Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra yağmurlu 11ORTA ve DOĞU KARADENİZParçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinde Samsun, Ordu ve Tokat, akşam ve gece saatlerinde bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur, akşam saatlerinden itibaren bölgenin iç kesimlerinin yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor. Rüzgarın; gece saatlerinde Orta Karadeniz kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.AMASYA Parçalı zamanla çok bulutlu, akşam saatlerinde yağmurlu, gece saatlerinde yüksekleri karla karışık yağmurlu 15SAMSUN Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra yağmurlu 16TOKAT Parçalı zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam yağmurlu, gece saatlerinde yüksekleri karla karışık yağmurlu 14TRABZON Parçalı zamanla çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yağmurlu 13DOĞU ANADOLUParçalı zamanla çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde bölgenin kuzey ve batısının yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Malatya ve Elazığ çevrelerinde yağmur ve karla karışık yağmur, diğer yerlerde kar şeklinde olması bekleniyor. Sabah saatlerinde kuzey ve doğusunda buzlanma ve don olayı ile birlikte bölge genelinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.ERZINCAN Parçalı zamanla çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde kar yağışlı 7ERZURUM Parçalı zamanla çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde kar yağışlı 2KARS Parçalı zamanla çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde kar yağışlı 2MALATYA Parçalı zamanla çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yağmur ve karla karışık yağmurlu 10GÜNEYDOĞU ANADOLUAz bulutlu ve açık, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde Adıyaman ve Diyarbakır çevrelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde bölgenin kuzey ve doğusunda yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.DIYARBAKIR Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu 11GAZIANTEP Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu 13SANLIURFA Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu 16SIIRT Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu 13DENİZLERDE HAVABatı Karadeniz ile Batı Akdeniz'in batısında fırtınamsı rüzgar bekleniyor.KARADENİZ Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, batısı ile akşam ve gece saatlerinde geneli sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Karadeniz'de; batı ve güneybatıdan 4 ila 6 ( 30-50km/saat), batısı kuzeybatı 5 ila 7 (40-60 km/saat), akşam tamamı kuzey ve kuzeybatıdan 3 ila 5 (20-40km/saat), Doğu Karadeniz'de; batı ve kuzeybatıdan 4 ila 6 (30-50 km/saat), akşam 3 ila 5 (20-40 km/saat) kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0m, batısının açıkları 2,0 ila 3,0m, Görüş: İyi, yağış anında orta.MARMARA Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, doğusu sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı ve kuzeybatıdan 4 ila 6 (30-50 km/saat), öğlen kuzeydoğudan 3 ila 5 (20-40 km/saat) kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0m, Görüş: İyi, yağış anında orta.EGE Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, Rüzgar: Kuzey Ege'de; kuzeybatıdan 3 ila 5 (20-40 km/saat), kuzeyi kuzeydoğudan 4 ila 6 (30-50 km/saat), Güney Ege'de; kuzeybatıdan 4 ila 6 (30-50 km/saat), kuzeyi 3 ila 5 (20-40 km/saat) kuvvetinde, Dalga:1,5 ila 2,0m, Görüş: iyi.AKDENİZ  Hava Durumu: Parçalı bulutlu, Rüzgar: Batı Akdeniz'de; batı ve kuzeybatıdan 4 ila 6 (30-50 km/saat), öğle batısı 5 ila 7 (40-60 km/saat), doğusu 3 ila 5 (20-40 km/saat), ilk saatler doğusu güneydoğudan 2 ila 4 (10-30 km/saat), Doğu Akdeniz'de; doğu ve kuzeydoğudan, öğle batı ve güneybatıdan 2 ila 4 (10-30 km/saat), akşam batısı 4 ila 6 (30-50 km/saat) kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0m, Batı Akdeniz'in açıklarında 2,0 ila 3,0m, Görüş: İyi.VAN GÖLÜ Hava Durumu: Parçalı zamanla çok bulutlu, Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan 2 ila 4 (10-30 km/saat) kuvvetinde; Dalga Yüksekliği: 0,25 ila 0,5m; Görüş Mesafesi: İyi.
Reklam
Gazete Manşetleri | 7 Şubat Cumartesi
Hürriyet: Tenzili CübbeMilliyet: Hakan Fidan SiyasetteSabah: Başkanlık İçin 400 Vekil VerinBirgün: Tek Adam İçin 400 MilletvekiliCumhuriyet: AYM Üzerinde Erdoğan GölgesiTaraf: Hortumu Yurda BağladılarZaman: Geçici Atama HukuksuzStar: Hoca mısın Banka Patronu muTürkiye: CHP Silivri'ye MahkumBugün: Kaçak Aşıklara Kanlı TakipEvrensel: Yasakların Efendisi
Reklam
Arınç: 'Hakan Fidan'ın Bakan Olmasını Uygun Görmüyorum'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın bakan olmasını uygun görmediğini söyledi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Başkanlık istiyorsak 7 Haziran'da gümbür gümbür gelecek bir partiyle 400 milletvekilini çıkarmalıyız' sözlerinde parti ismi telaffuz etmediğini söyledi.CNN TÜRK ekranlarında yayınlanan Akif Beki ile Baştan Sona programına konuk oldu. Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarafsızlığını yitirip yitirmediği konusunda sorulan soruya şöyle yanıt verdi: 'Ben konuşma süresince karşısındaydım, birbirimize çok yakındık ve çok büyük bir dikkatle takip ettim. Yani hangi partiye 400 milletvekili verilmesi gerektiğini söylemedi inanın. Parti ismi de telaffuz etmedi. Yani gönüllerden geçen faraza Ak Parti ise Ak bile demedi. Yani sizde herhalde Anadolu Ajansı'nın haberlerine girdiğiniz zaman herhangi bir partiyi ima yoluyla bile kastetmediğini anlayacaksınız.Yani böylesine ince bir konuşmanın bir parti tarafını tuttuğuna dair herhangi bir beyanda bulunan varsa onu ayrıca değerlendirmek lazım. Bu zarif ifadelerimle ne anlatmak istediğimi hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Yani hiçbir partinin isminden bahsetmedi ama bir anayasanın yapılabilmesi için gerekli olan nitelikli sayıyı söyledi. Bu bildiğiniz gibi en az 330'dur Meclis'ten çıkanı referanduma götürmek için, en fazlası 367'dir doğrudan Meclis'te kabul edilebilmesi için.Ama hedef biraz daha büyük konuyor ki çok daha rahat bir yeni anayasa yapılabilsin diye. Biraz yoruma müsait, yani bunu bir cumhurbaşkanının anayasanın 101, 102, 104. maddelerinde, özellikle Meclis'te yaptığı and içmeye aykırı bulanlar olabilir ama bunlar baştan da zaten söylüyorlardı. Şimdiki bu ifadelerinin de yani belli bir hedefi gösteriyor, yeni anayasa ve bu anayasa içerisinde başkanlık veya yarı başkanlık sisteminin gerçekleşmesi için 400 milletvekilinin gücü elinde bulunduran bir iktidarda mevcut olması lazım diyor. Ben böyle anlıyorum. Eleştiriye de müsait bir cümle. Bırakalım herkes ne söyleyecekse söylesin''Hakan Fidan'ın bakan olmasını uygun görmüyorum'Arınç, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın istifasına ilişkin de, 'Yaptığı görev bence daha önemli. Eğer vekil olacaksa her vekil onun yaptığı işi yapamaz. Sıradan bir milletvekili olacaksa bence bu görev çok daha önemliydi. Şahsen kendisinin bakan olmasını uygun görmüyorum. Süpermen görevi verilmiş bir insanın bir vekil olarak parlamentoya girmesini israf olarak görürüm.'CNN Türk
Hakan Fidan MİT Müsteşarlığı Görevinden İstifa Etti
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan, 7 Haziran 2015'te yapılacak genel seçimler öncesi, milletvekili aday adayı olmak üzere görevinden istifa etti.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre; Hakan Fidan, Başbakanlık makamına sunduğu istifa dilekçesiyle milletvekilliği seçimlerinde aday adayı olmak için, 10 Şubat tarihinden geçerli olmak üzere MİT Müsteşarlığı görevinden ayrıldı.Fidan'ın istifa dilekçesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından kabul edildi.Fidan, 25 Mayıs 2010'dan beri MİT Müsteşarı olarak görev yapıyordu.Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) ilan ettiği takvime göre, aday adayı olacak kamu görevlilerinin 10 Şubat 2015'e kadar görevlerinden ayrılmaları gerekiyor.BÜLENT ARINÇ YORUMLADIBaşbakan Yardımcısı Bülent Arınç Hakan Fidan'ın istifa edeceğini CNN Türk'te yaptığı konuşmasında yorumladı.Arınç şu ifadeleri kullandı;'Yaptığı görev bence daha önemli. Eğer vekil olacaksa her vekil onun yaptığı işi yapamaz. Sıradan bir milletvekili olacaksa bence bu görev çok daha önemliydi. Şahsen kendisinin bakan olmasını uygun görmüyorum. Süpermen görevi verilmiş bir insanın bir vekil olarak parlamentoya girmesini israf olarak görürüm'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 Şubat'taki Mali ziyaretinde Fidan’ın AK Parti’den aday olup olmayacağı sorusuna 'Başbakan Davutoğlu ile bu konu hakkında konuştuklarını ve fikrinin Davutoğlu’nda gizli olduğunu' söylemişti.'Erdoğan'ın kara kutusu'Türkiye'nin haber alma örgütü Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarihinde müsteşarlık makamına atanan en genç isim olan Hakan Fidan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'kara kutum' olarak nitelendirdiği bir isim.Fidan, 1968 yılında Ankara'da dünyaya geldi. 1986'da Kara Kuvvetleri Muhabere Okulu'ndan mezun olduktan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) astsubay rütbesiyle görev yapmaya başladıKara Kuvvetleri Dil Okulu’nda da eğitim gören Fidan, Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Otomatik Bilgi İşlem (OBİ) Bölümü'nde bilgisayar teknisyenliği vazifesini üstlendi. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) Almanya'daki Süratli Reaksiyon Kolordusu İstihbarat ve Harekat Başkanlığı'nda görevlendirilmesi, Fidan'ın eğitim ve kariyerinde dönüm noktası teşkil etti.(CNN Türk) AA ve Al Jazeera
Milano'ya Efes İmzası
İtalya'da Emporio Milano'ya konuk olan Anadolu Efes, karşılaşmayı 73-71 kazandı ve grupta 4. galibiyetini aldı.THY Avrupa Ligi Son 16 turunuda Anadolu Efes, Emporio Armani Milano'yu deplasmanda 73-71 yendi ve gruptan çıkma adına önemli bir galibiyet elde etti.Dengeli başlayan ve sonuna kadar da öyle giden maçın ilk çeyreği kafa kafaya bir mücadeleyle geçti. Son anlarda oyuna ağırlığını koyan Anadolu Efes bu bölümü 20-17 önde geçti.İkinci çeyrekte ise bu kez Milano ekibi daha etkili oldu. yine başa baş bir mücadelenin yaşandığı 2. çeyreği kafa Emporio Armani 36-34 önde soyunma odasına gitti.Üçüncü çeyrekte Emporio Armani'nin hücumlarına aynı şekilde karşılık veren Anadolu Efes takımı rakibinin farkı açmasına izin vermedi ve son çeyreğe 54-54 eşitlikle girildi.Son çeyrekte Anadolu Efes maçı önde götürdü ama iyi olduğu anlarda maçı koparmayı bir türlü başaramadı. Bu yüzden stresli geçen son bölümde Anadolu Efes 72-71 giden maçta son hücum şansını rakibine kaptırdı ancak kötü bir atış yapan ve devamında ribaundu kaybeden Milanolu oyuncular 1 sayı yedikleri serbest atışlardan sonra sayı bulamayınca Anadolu Efes karşılaşmayı 73-71 kazanarak hem rakibinin gruptan çıkma şansını sona erdirdi, hem de gruptan çıkma şansı anlamında önemli bir avantaj elde etti.Eurosport
F.Bahçe'den Açıklama: "Federasyonu Göreve Davet Ediyoruz"
Fenerbahçe Kulübü, Trabzonspor ile yapılacak maçı yönetecek hakem Bülent Yıldırım'ın baskı altında kalmayarak görevini yapacağına inancın tam olduğunu açıkladı.Sarı-lacivertli kulüp, Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun mücadelede görev alacak Bülent Yıldırım'ı aradığı yönündeki açıklamaları üzerine Türkiye Futbol Federasyonu'nu da göreve davet etti.Kulübün internet sitesinde yer alan açıklamada, hafta sonu oynanacak Fenerbahçe-Trabzonspor karşılaşması öncesinde, misafir takımın başkanı ve yöneticilerinin, maçın hakemini etkilemeye yönelik provokatif ve manipülasyon içeren açıklamalarının dikkatle takip edildiği belirtildi.Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:'Takımımıza karşı mücadele edecek takımların, sahamıza konuk olmadan önce hakemlerle ilgili yaptıkları açıklamaların artık süreklilik arz ettiğini düşünmekle birlikte, Türk futbolunda ortamı germekten başka hiçbir amaca hizmet etmeyen bu tarz açıklamalar karşısında Türkiye Futbol Federasyonu ve kurullarını göreve davet ediyoruz. Bununla birlikte, Merkez Hakem Kurulu tarafından bahse konu müsabakaya atanan ve Türk hakemlerinin içinde önemli bir değer olduğuna inandığımız Sayın Bülent Yıldırım'ın, söz konusu açıklamalar karşısında hiçbir baskı altında kalmayarak iki takıma da hakkaniyetle yaklaşacağına olan inancımızı kamuoyuyla paylaşırız.'HaberTürk
Reklam