İyimser Bir İnsan Olmanın Size Kazandıracağı 10 Şey
Ülkemizde yaşananlara şöyle bir göz atınca, sabah kalkıp da ülke gündemini bir gözden geçirince iyimser olmanın ne kadar zor olduğunun farkındayım. Ama siz yine de iyimser olmaya çalışın, çünkü size çok şey kazandıracak.
1 Yıl Boyunca Her Gün Masa Tenisi Oynayan Adamın Günden Güne Gelişimi
Açıklamada 'neredeyse her gün' ifadesine yer verilen videoda, Sam Priestley isimli oyuncunun 1 yıl boyunca oynadığı masa tenisi görüntülerine yer verilmiş. Sam 1 yıl boyunca oynadığı masa tenisi ile çok güzel bir yol katetmiş ve İngiltere'de ilk 250 masa tenisi oyuncusu arasına ismini yazdırmış.
37 Km Koştuktan Sonra Ayakta Duramayan Sporcunun Sürünerek Bitiş Çizgisini Geçmesi
Kenyalı atlet Hyvon Ngetich 23 mil(yaklaşık 37km) koştuktan sonra ayakları üzerinde duramamış ve kendini yerde bulmuş. Yarışı her ne olursa olsun bitirmek isteyen Hyvon son düzlüğü dizleri ve elleri üzerinde, tekerlekli sandalyeyi reddederek 3 saat 4 dakikalık derece ile 3. olarak bitirmiş. Yarıştan sonra konuşan Ngetich, son iki kilometreyi ve bitiş çizgisini geçtiği anı hatırlamadığını söylemiş.
GTA 5'den Gülümsetecek 'Thug Life' Videosu
Thug Life hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz sizi böyle alalım. Popüler oyun GTA 5'de kapı açmak için el bombasını tercih eden oyuncunun patlama anından sonra karşılaştığı manzara bizi güldürdü. Sizi de güldüreceğinden şüphemiz yok. 😂😂😂
Dubai'de Deve ile Kız Tavlayan Adam | Şaka İçerir
Devesini kuma oturttuktan sonra amiyane tabir ile oltayı bırakıp beklemeye çekilen kahramanımızın başarılı davranışına tanıklık edeceğiz.  Çektikleri bir çok eğlenceli video ile tanıdığımız 'VitalyzdTv'  yer verdiği açıklamasında bir çok başarısız denemenin gerçekleştiğini ve bu şaka videosu sırasında hiç bir hayvanın zarar görmediğini bizlere sunmuş. 🙏🙏🙏
Reklam
Doğumu Geciken Annenin Süreci Hızlandırmak Adına 'Thriller' Eşliğinde Dans Etmesi
Bonnie Northsea anne olmak üzere olan bir kadın. Ancak hamileliğinin 40. haftasına gelmesine rağmen hamileliğini sonlandıramamış. Süreci doğal yollardan hızlandırıp anne olabilmesi için ise bir arkadaşının tavsiyesine uymuş ve Michael Jackson'ın Thriller şarkısı eşliğinde dans etmiş. Dansını ise kaydeden Bonnie, daha sonra bu görüntüleri Facebook üzerinden paylaşması ile kısa süre içerisinde milyonlarca insanın beğenisini almış.
Reklam
Meclis'te Özgecan Aslan'ın Ruhuna Fatiha Okundu
Özgecan Aslan'ın hurharca katledilmesi Meclis'in de gündemiydeydi.Ak Parti Yıldırım Mehmet Ramazanoğlu Özgecan Aslan İç Güvenlik Paketi görüşmeleri öncesinde iktidar ve muhalefet temsilcileri gündem dışı söz aldı ve vahşice katledilen Özgecan Aslan cinayetiyle ilgili konuştu. Özgecan'ın ölümüne tepki amaçlı TBMM Genel Kurulu'nda çok sayıda milletvekili koyu renk ve siyah kıyafet giyindi. Söz alanlar arasında yer alan AK Parti Kahramanmaraş milletvekili Yıldırım Mehmet Ramazanoğlu ise Meclis'te bir ilke imza attı. Bir milletvekili arkadaşının talebini yerine getirmek istediğini belirten Yıldırım, Özgecan Aslan'ın ruhuna Fatiha okudu.
Öfkenin Bir Hitabet Sanatı Olduğu Kadın Erkek Eşitliğinin Fıtrata Aykırı Sayıldığı Yalnız ve Güzel Ülkem
Camına kartopu attı diye diye bir insanı öldürmenin hitabet sanatı, 20 yaşında bir kıza tecavüz etmeye çalışıp beceremeyince öldürüp yakmanın fıtrat meselesi olduğu günlerden geçiyoruz. Tepedeki insanlar öfkeyi, şiddeti, eşit olmamayı, kutuplara ayrılmayı normalleştirdikçe kaybettiklerimiz hep bizden oluyor, yitirdiğimiz hep vicdanımız oluyor. Nuh Köklü ve Özgecan Aslan bu iki sembol isim altında binlerce kadın binlerce insan, normalleştirilen öfke, nefret, şiddet, vs. yüzünden elimizden kayıp giden insanlar. Peki böyle olmak zorunda mıydı?
Beşiktaş'tan UEFA'ya Rötar Mesajı
Bugün İngiltere'ye gitmesi gereken ancak yoğun kar yağışı nedeniyle İstanbul'da kalan Beşiktaş, UEFA'yaz yazı gönderdi.Sabiha Gökçen Havalimanı'nda mahsur kalan Beşiktaş, UEFA'yı bilgilendirmek için yazı gönderdi. UEFA Avrupa Ligi'nde perşembe akşamı İngiliz devi Liverpool ile karşılaşacak olan Beşiktaş, kar muhalefetine teslim olurken, kulüpten de UEFA'ya bilgilendirme yazısı gönderildi.UEFA kuralları gereği, deplasmana giden takımlar en kötü durumda maçtan 6 saat önce maçın oynanacağı şehirde olmak zorunda... Beşiktaş ise karşılaşamdan iki gün önce şehirde olacağını daha önceden UEFAya bildirmişti. Geçilen bilgilendirme yazısında İstanbul'da yoğun kar yağışı olduğu, onlarca uçuşun iptal edildiği ve şu anda takımın Sabiha Gökçen Havalimanı'nda beklediği iletildi.Eurosport 
Reklam
Apple Çin'i Salladı Ama "Onu" Yıkamadı!
Apple, iPhone 6 ile Çin pazarını salladı. Ama yine de 'en büyük' ünvanı, diğer bir devin elinde!Apple'ın iPhone 6'sı, Çin akıllı telefon pazarına büyük bir damga vurdu. Ancak IDC'nin araştırmasına göre Çin'in Android telefon üreticisi Xiaomi yüzde 13.7 pazar payıyla hala pastadan en büyük payı almakta. Apple'ın pazar payı ise yüzde 12.3 olarak gözüküyor.Geçtiğimiz senenin dördüncü çeyreğinde, Çin kullanıcısını tam kalbinden vuran iPhone 6'nın da katkılarıyla, Apple'ın bu ülkede son zamanlardaki en başarılı dönemi oldu. Üstelik Çin'de iPhone 6'nın 900 dolarlık fiyat etiketiyle satıldığını (yine de ülkemizden ucuz) da belirtmemiz gerek.Buna rağmen IDC'nin araştırması, Çinlilerin ekonomiden de vazgeçmediğini açıkça ortaya koyuyor. Çinli üretici Xiaomi, özellikle iPhone'un onda biri fiyatına satılan Redmi serisi ile ekonomik pazara hitap ederek liderliğini korumayı başarmış durumda.Bu pazarın en önemli aktörlerinden olan Samsung için de Çin pazarında işler yolunda gitmiyor. Koreli üretici IDC'nin araştırmasına göre yüzde 7.9 pazar payıyla Huawei ve Lenovo'nun ardından ancak beşinci sırada.Çin akıllı telefon pazarı 2013'teki çılgın büyüme rakamlarını (yüzde 60) yakalayamasa da geçtiğimiz yılda yüzde 19 büyüdü. Ama bu durum, yerel üreticiler için çok da rahatlatıcı bir durum sayılmaz. Lenovo, Huawei ve Xiaomi'nin bu yıldan itibaren yurt dışındaki pazarlama stratejilerini çok daha agresif şekillendirecekleri tahmin ediliyor...CHİP
HDP'den Açıklama: 'İç Güvenlik Paketi İlk Kanını Meclis'te Akıttı'
HDP Grup Başkanvekilleri, Meclis'te dün gece İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde yaşananlarla ilgili açıklama yaptı. Pervin Buldan 'AKP paketin ilk kanını Meclis'te akıttı. AKP Grup Başkanvekilinin biz kadın vekillere yönelmesi darp girişiminde bulunmasıyla açığa çıkan bu zihniyetin, sokaklarda kadını katleden zihniyetten farklı olmadığı açıkça görülmektedir. Meclis Kadın Başkan vekilinin biz kadın milletvekillerine yönelik şiddete sessizliği tarihe geçecektir. AKP grup başkanvekili hakkında AKP inceleme başlatmalı, AKP tüm kadınlardan özür dilemelidir' dedi. Dün gece görüşmeler sırasında başına darbe alan Ertuğrul Kürkçü toplantıya kaskla geldi.HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkcü TBMM'de yaşanan kavga ile ilgili olarak basın toplantısı düzenledi.Pervin Buldan, 'Türkiye'yi karanlığı sürükleyecek bu paket derhal geri çekilmeli. Hükümet derhal demokratik çözüm ve barış sürecine yönelmeli, bunun gereklerini yerine getirmeli. Grubumuza yönelik yapılan saldırı nedeniyle AKP Grup Başkanvekili hakkında partisi tarafından derhal işlem başlatılmalı ve AKP Grubu, başta biz kadın vekiller olmak üzere tüm demokratik kamuoyundan derhal özür dilemelidir' dedi.Pervin Buldan, 'Aylardır Hükümete çağrı yapıyoruz, uyarıda bulunuyoruz. Adına 'Güvenlik Paketi' denilen bu paketin Türkiye'yi karanlık bir noktaya doğru götüreceğini, bu paketin barışı, demokrasiyi, özgürlükleri, toplumsal yaşamı tehdit ettiğini her zeminde ve fırsatta dile getirdik, getiriyoruz. Bu paketin bir güvenlik paketi değil, tersine devlet terörünü meşru -yasal hale getirecek bir darbe yasası olduğu sayısız örnekleriyle ortadadır. Toplumsal gösterilerde yapılan yargısız infazlar, işkence uygulamaları, demokratik gösterilerin devlet şiddetiyle bastırılması, düşüncesini ifade edenin tutuklanması, gazetecilerin baskı altına alınması, demokratik siyaset kanallarını tıkamaya yönelik girişimlerin artması, kadına yönelik artan şiddet bu paketin ne gibi tehlikeli sonuçlara yol açacağını ortaya koyan gelişmelerdir' dedi.
AİHM'den Türkiye Hükümetine Ret
Türk hükümetinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) din ve ahlak kültürü derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılmasını isteyen kararına yaptığı itiraz reddedildi.Ankara, Strasbourg Mahkemesi'nin 'Mansur Yalçın ve diğerleri' olarak bilinen dava hakkında 16 Eylül 2014 tarihinde açıkladığı karara aralık ayında itiraz etmiş ve davanın mahkeme tarafından esastan yeniden görülmesini istemişti.Türk hükümeti, temyiz başvurusunda, Türkiye'de 'zorunlu din dersi olmadığı' ve 'istenirse Alevilere de Alevilik öğretilebileceği' tezlerini ileri sürmüştü.Ret kararını bugün duyuran AİHM, kararının gerekçesini açıklamadı.AİHM'nin 16 Eylül 2014 tarihli kararında, Türkiye'de yürürlükteki eğitim sisteminin ebeveynlerin dini ve felsefi inançlarını güvence altına almadığı not edilmişti. Mahkeme, çocukların ve ailelerin, dini veya felsefi inançlarını açığa vurmaya mecbur bırakılmadan din ve ahlak kültürü derslerinden muaf tutulabilmelerine olanak yaratacak bir sisteme geçilmesini istemişti. AİHM kararında, bu konunun Türkiye'de 'yapısal bir sorun' haline geldiği de kaydedilmişti.Karar oy birliğiyle alınmıştı.AİHM geçen yıl aralık ayında aldığı bir diğer kararda da Cemevlerini 'ibadethane' olarak tanımış, bu ibadethanelere, diğerlerinin aksine elektrik parası ödetilmesini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğü maddesine aykırı bulmuş ve Alevilere bu bağlamda 'ayrımcılık' yapıldığına hükmetmişti.Deutsche Welle Türkçe
Reklam
28 Şubat Davası: Şevket Kazan Şikayetçi Olmadı
28 Şubat Davası'nda 'mağdur' olarak beyanı alınan eski Adalet Bakanı Şevket Kazan, 'Hayatımın en zor kararıdır bu dosya için şikayetçi olmak. Ben şikayetçi değilim' dedi.28 Şubat Davası'nda 'mağdur' olarak beyanı alınan dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, arzu etmediği tablo içinde olmaktan üzüntü duyduğunu, sanıklar arasında arkadaşları bulunduğunu belirtti.28 Şubat'ın siyasi bir dönemin adı olduğunu, 26 Aralık 1995'te yapılan seçimlerden Refah Partisi'nin 155 milletvekiliyle birinci parti çıktığını belirten Kazan, medyanın 'Refah Partisi'ne karşıyız' başlıkları atmaya başladığını söyledi.O dönemde yapılanlar karşısında üzüntü duyduklarını anlatırken ağlayan Kazan, '10 Ekim 1996'da ABD'nin Ortadoğu elçilerini uyardığını görüyoruz. 3 Kasım 1996'da Susurluk diye bir olay meydana geldi. 28 Şubat'a kadar eleştiri konusu olarak, yıpratılmak için özellikle Anavatan Partisi tarafından işletildi. 11 Aralık 1996'da Atina Toplantısı diye bir toplantı yapıldı. 28 Şubat'ın hazırlayıcıları Atina'ya gittiler ve katıldılar. Bu gidenler arasında bazı iddialara göre, Batı Çalışma Grubu'ndan da (BÇG) bir, iki kişi olduğu yönünde dedikodular oldu. Daha sonra gazetelerde tek sayfa ilanlar, 26 Aralık'a kadar devam etti' diye konuştu.O dönemde Başbakan Necmettin Erbakan'ın, Diyanet İşleri Başkanı ve bazı ilahiyat fakültelerinin öğretim üyelerine Başbakanlık Konutu'nda iftar yemeği verdiğini belirten Kazan, 'Her sene yapılırdı. Bu, tarikat şeyhlerine iftar olarak lanse edildi. Bu tekerleğe taş koymak, giden arabaya taş koymak içindi. Birden bire Genelkurmay, Gölcük Toplantısı yaptı. Neler konuşulduğunu bilmiyoruz. Askerin, Refah Partisi'ni göndermek için çalışma yaptığı yansıdı basına. Ardından MGK Toplantısı yapıldı' ifadesini kullandı.Erbakan'ın MGK kararlarını imzalamamak için direndiğini anlatan Kazan, dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener'in kendisini arayarak eline geçen bir belgeyi gösterdiğini ve bunu daha sonra Erbakan'a ilettiklerini söyledi.Kazan, şunları anlattı:'Bunu, Erbakan Hoca'ya götürdüm ve dedim ki: Bu belge işi darbeye doğru götürecek. Erbakan Hoca, bunu Genelkurmay Başkanı ile görüştü. Görüşmede yanlarında değildim. Genelkurmay Başkanı bu konuda ne dedi bilmiyorum. İki yıl sonra hükümetin devam edecek durumu yoktu. Hükümeti güç duruma sokan sadece askerler değildi. Rantiyeci medya vardı. Biz, Refahyol Hükümeti olarak 'İstifa edelim, en hayırlısı budur' dedik. Hayırlısı olanı yaptık. Bir taraftan asker, bir taraftan Yargıtay Başsavcısı, bir taraftan medya bizi istifaya götürdü. Keşke olmasaydı. Bu değerli arkadaşlar içinde arkadaşlarımız var.''Şikayetçi değilim'Beyanının ardından Kazan, Mahkeme Başkanı Fevzi Şıngar'ın, 'Size yönelik tehdit oldu mu' sorusuna, 'Hayır, maruzatım bundan ibaret' yanıtını verdi.Kazan, Şıngar'ın tekrar 'Şikayetçi misiniz' sorusu üzerine, 'Hayatımın en zor kararıdır, bu dosya için şikayetçi olmak. Ben şikayetçi değilim' diye cevapladı.Bu arada söz alan sanıklardan Çevik Bir, Kazan'a şikayetçi olmadığı için teşekkür etti.Avukatı İsmail Aydos, Kazan'ın duygusal bir ortamda konuştuğunu belirterek, tekrar şikayetçi olup olmadığının sorulmasını talep etti.Mahkeme başkanının tekrar sorması üzerine Kazan, 'Savcılıkta şikayetçiydim. Gelinen noktada her insanda vicdan var. Ben de insanım, şikayetçi değilim' ifadelerini kullandı.Beyanının ardından bir süre duruşma salonunda oturan Kazan, daha sonra ayrıldı. Bu sırada diğer bazı sanıkların da Kazan'a teşekkür ettiği görüldü.Mahkeme Başkanı Şıngar, duruşmaya yarına kadar ara verdiğini bildirdi.'Herkesin bir vicdanı var'Kazan, adliye koridorunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Son duruşmaya gelen mağdur ve şikayetçilerin, '28 Şubat'ın bir darbe olduğuna' yönelik beyanlarının hatırlatılarak, bu konudaki düşüncesinin sorulması üzerine Kazan, şunları söyledi:'Postmodern darbe adı. 28 Şubat'la ilgili Allah'ın her yılı konferanslar veriliyor. 'Postmodern darbe' diyoruz, bunun adını böyle koymuşlar. Ama bir darbedir, bir hükümeti şey yapıyorsun, arkası geliyor. Arkasından da Anayasa Mahkemesi geliyor. Bu Anayasa Mahkemesinin başında Yekta Güngor Özden diye biri var. Kitaplarımda başlıklarını atıyorum, ondan mahkeme başkanı olmaz.''Duruşmada neden şikayetçi olmadınız' sorusuna Kazan, 'Kimi kime şikayet edeyim? Benim vicdanım, kendi muhasebem. Kitaplarımda yazmışım, ortaya koymuşum, mahkemenin önüne gelmiş ve mahkeme de muhatap olmuşlar. Bu bir insan için adeta cezaevine girmek kadar önemli bir şeydir. O kitap olmasa gelecekler miydi' cevabını verdi.Şevket Kazan, adliye çıkışında bekleyen bir gazetecinin neden şikayetçi olmadığı yönündeki sorusunu da 'Herkesin bir vicdanı var' diye yanıtladı.AA
Canlı Yayında 'Kabataş' Tartışması
CNN Türk ekranlarında yayınlanan Şirin Payzın’ın sunduğu “Ne oluyor” programında katılan İsmail Saymaz ile gazeteci-yazar Elif Çakır arasında Gezi Parkı protestoları esnasında ortaya atılan 'Kabataş'ta başörtülü kadına saldırdılar' iddiası ile ilgili sert bir tartışma yaşandı.Canlı yayının devam ettiği anlarda moderatör Şirin Payzın ve konuk Elif Çakır'a tepki gösteren izleyiciler Twitter'da  #YayınıKesCNNTurk etiketiyle tweetler attılar. İşte o tweetlerden bazıları;
Reklam
İşte Devlet Yönetiminin Yeni Telefonu
Bakan Işık, eski kriptolu telefonlarda korsan yazılım tespit edildiğini ve bunun temizlendiğini söyledi. Bakan yeni telefonların dinlenemeyeceğini belirtti.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda yeni kriptolu telefonu tanıttı.Bakan Işık, yeni kriptolu telefonların dinlenememesi için bütün yazılımlarının değiştirildiğini söyledi. Dünyada en gelişmiş kripto çözücü cihazların çözme kabiliyetinin 3 katı kadar güvenlik sisteminden söz eden Bakan Işık, “Kripto çözücü cihazlarla bu kriptolu telefonun dinlenebileceğine inanmıyorum' dedi.17 ve 25 Aralık operasyonlarının ardından başta Başbakan olmak üzere devletin tepe yönetiminin kullandığı kriptolu telefonların da dinlendiği ortaya çıktı. Bunun üzerine telefonların kullanımı bırakıldı ve TÜBİTAK’ta yeni kriptolu telefon üretildi. Bir süre önce Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan telefon için onay alındı. Telefonların kimler tarafından kullanılacağı Milli Güvenlik Genel Sekreterliği ile belirlenecek.Yeni telefonun özellikleriIşık'ın verdiği bilgiye göre yeni donanımda kriptosuz görüşme seçeneği iptal edildi:'Paralel yapı, kripto yazılımında bazı korsan satırlar koymuş. Şifrelerin depolandığı ve daha sonra çözülmesi amacıyla saklandığı bazı satırlar koymuş. Zaten o sayede kriptoların çözülmesi mümkün olmuş. Onların tamamını temizledik, ayıkladık, hepsini sıfırdan ele aldık. Şu anda güvenliği çok yüksek kriptolu telefonu hazır hale getirdik'Telefonun bir yıllık bir süre içinde hazırlandığını kaydeden Işık, 'Aciliyet dolayısıyla donanım ve tasarımına fazla zaman ayıramadık ama bundan sonraki yapacağımız çalışmada donanım, görünüm ve tasarım da akıllı telefon modunda olacak' diye konuştu.Yeni telefonu, yazılımını hazırlayanların bile tek bir merkezden dinleyemeyeceklerini söyledi:' TİB'de ve Emniyet'te bir örgüt olmadıktan sonra bu telefonun dinlenmesi bize göre mümkün değildir. Onun için hiçbir şekilde devlet içerisinde bu ve bunun gibi yapıların oluşmasına müsaade etmemek en temel önceliğimiz. Sadece paralel yapı için söylemiyorum. Hiçbir bir paralel yapıya devlet içinde müsaade edilemez'AA
CHP'li Gök: 'Kan Bulaşmış Yasayı Geri Çekin'
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök Meclis'te iç güvenlik paketinin görüşmelerine geçilmeden yaşanan kavgadan iktidar partisini sorumlu tuttu. İç güvenlik paketine daha yasalaşmadan ' kan ve şiddet bulaştığını' söyleyen Levent Gök ' Bu yasa geri çekilmelidir' dedi.CHP Grup Başkanvekili Levent Gök Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Meclis Genel Kurulu'nda iç güvenlik paketi görüşmelerine geçilmeden yaşanan kavgayı değerlendirdi, iç güvenlik paketine yönelik tepkilerini dile getirdi. Gök 'Dün Meclis'te parlamento tarihinin en kanlı günlerinden biri yaşandı. Çekiçlerle sandalyelerle milletvekillerine saldırdılar. Kendi faşist yasalarını önce milletvekilleri üzerinde denemek istediler. Dört milletvekilimiz yaralandı. Kan ve şiddetin bulaştığı bu yasa geri çekilmelidir' diye konuştu.'Demokrasinin bedelini ödemeye hazırız'AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın 'kavgayı muhalefet milletvekillerinin saldırısı başlattı' dediğini belirten Gök Elitaş'ın yalan söylediğini savundu. Gök, iktidar partisinin Meclis'i bilerek gerginliğe sürüklediğini öne sürdü ve şöyle dedi:'CHP olarak bizi demokrasiden uzaklaştıracak faşist devlet anlayışına götürecek bu yasaya karşı kendimizi, göğsümüzü siper ettik. Demokrasinin bedeli var, biz bu bedeli ödemeye hazırız, kimse bizi korkutamaz, bu yasayla AKP kendi silahlı gücünü kurmak istiyor, polisiyle jandarmasıyla en masum istekleri haykıracak halkımıza karşı kendi silahlı gücünü kurmak istiyor. bu faşist yasalara geçit vermeyeceğiz. Yasanın geçmemesi için elimizden gelen ne varsa içtüzüğün bize verdiği bütün hakları kullanacağız.''Yasa çıkarsa seçimler dahi tehlikeye girer'Tasarının bütün toplumu ilgilendirdiğini söyleyen Levent Gök yasa çıktığında herkesin mağdur olabileceğini, trafik polisi tarafından durdurulup kimliğinin sorulabileceğini ve gözaltına alınabileceğini savundu. Gök, sivil toplum örgütlerini yasaya karşı seslerini yükseltemeye çağırdı:'AKP her şart altında bu yasayı geçirmeye kalkarsa seçimler dahi tehlikeye girer. Muhalefetin toplantı düzenleme, oy isteme hakları dahi tehlikeye girer.'İstanbul'da kartopu oynarken esnafın bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybeden gazeteci Nuh Köklü'nün ölümüne de değinen Levent Gök ' Bu anlayış benim esnafın gerektiğinde polistir diyen anlayışın ürünüdür, bir camın candan daha değerli olduğu tabloyu ortaya koyuyor. Geldiğimiz tablo bu' degerlendirmesini yaptı.Kaynak: Al Jazeera
Meclis'te 'İç Güvenlik' Sağlanamadı: Tekme, Tokat ve Tokmak...
TBMM Genel Kurulu'nda İç Güvenlik Paketi görüşmeleri öncesi yapılan kapalı oturumda AK Partili vekiller ile muhalefet milletvekilleri arasında çıkan kavgada 5 milletvekili yaralandı. Paketin görüşmeleri ise perşembe günü.Meclis Genel Kurulu daha önce görüşmeleri iki defa ertelenen İç Güvenlik Paketini görüşmek üzere toplanırken,'görüşmeleri kilitleyeceğini' ilan eden muhalefet partileri ile AK parti arasında taktik savaşları başladı. Genel Kurul'da dört siyasi parti de görüşme önergesi verdi. Muhalefet paketin görüşülmesini uzatmak için uğraşırken s on kapalı oturumda vekiller arasında tartışma çıktı. Tartışma kavgaya dönüştü. AK Partili vekiller ile muhalif vekiler arasındaki kavgada HDP'den Ertuğrul Kürkçü ile CHP'den Refik Eryılmaz, Musa Çam, Aykut Erdoğdu ve Mahmut Tanal yaralandı. Mahmut Tanal, Aykut Erdoğdu ve Ertuğrul Kürkçü'ye Meclis revirinde müdahale yapıldı. Refik Eryılmaz ve Musa Çam ise Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı.'Meclis Başkanı'nın tokmağıyla vurdular'HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgayla ilgili, 'Hakikaten çok ağır bir saldırı oldu, demir iskemleleri fırlattılar, Aykut Erdoğdu'nun göğsüne Meclis Başkanı'nın tokmağıyla vurdular, çanı bir milletvekilinin kafasına indirdiler' dedi.Kürkçü, TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgayla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, kapalı oturum sırasında usul tartışması açılmasının talep edildiğini ancak TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın usul tartışması isteklerine yanıt vermediğini, bunun üzerine uzun süren tartışma olduğunu kaydetti.Bu tartışma sonuçlanmadan Bahçekapılı'nın, AK Parti'li vekillere kürsüyü açmaya teşebbüs ettiğini belirten Kürkçü, şunları kaydetti: 'Bizim grup başkanvekilimiz Pervin Buldan ve milletvekilimiz Sebahat Tuncel, kürsünün önünde durdular. Bunun üzerine bir anda AKP'li erkek vekiller kürsüye saldırdılar. Arkadaşlarımızı itip kakmaya başlayınca ister istemez arkadaşlarımızı korumak için müdahale ettik ve bunun üzerine arbede başladı.Sadece kendimizi mazur göstermek için konuşmuyorum, hakikaten çok ağır bir saldırı oldu. Hem çok sayıda insan saldırdı, bayağı can almaya gelir gibi... Demir iskemleleri fırlattılar, Aykut Erdoğdu'nun göğsüne Meclis Başkanı'nın tokmağıyla vurdular, çanı bir milletvekilinin kafasına indirdiler. Ben de Sebahat Tuncel'i vekilimizi kenara çekmeye çalışırken ona saldırmak isteyenler bana saldırdı ve yere yuvarlandık. Ondan sonra başım kanayınca arkadaşlar revire getirdi. Başımda bir darbe var. Kanama durdu. Vahim olduğunu sanmıyorum ama sabaha kadar bakacağız.AKP grubu, bu iç güvenlik yasasını yıldırım hızıyla, tartışma olmadan Meclis'ten geçirmek istiyor. Kapalı olduğu için oturum daha fütursuz hareket edildi. İç güvenlik paketinin bir fiili uygulamasını Meclis'te yaşamış bulunuyoruz. Bu gece tasarının görüşmelerine başlama hırsıyla bu sonuç doğdu. AKP'li vekiller kendilerinin vehmettikleri yetkiyi polise verdikleri takdirde olacaklara dair bir demo sayabiliriz olanları.''Arka kapıdan revire götürdüler'Anadolu Ajansı'na konuşan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da olayı şöyle anlattı:'Kapalı oturumda Hasip Kaplan söz istedi ve kürsüye gitti. O sırada Kaplan kürsüdeyken Grup Başkanvekilimiz Levent Gök de söz istedi. Başkanvekili Bahçekapılı söz vermeyince Hasip Kaplan kürsüden ayrılmadı. Bunun üzerine Sebahat Tuncel kürsüye gitti. Ardından AK Parti'li milletvekilleri kürsünün etrafını sararak saldırdı ve olaylar başladı. Kavga başlayınca ben de cep telefonumla çekim yapmaya başladım. Bunu gören AK Parti'li milletvekilleri bu sefer bana saldırdılar. Kavga sırasında milletvekili arkadaşlarım Aykut Erdoğdu, Refik Eryılmaz, Musa Çam ile HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü yaralandı. Daha sonra beni arka kapıdan çıkararak revire götürdüler. Musa Çam'ın Atatürk çiçeğinin üzerine düştüğünü gördüm, umarım omuriliğinde bir zedelenme olmamıştır. Bana, Aykut Erdoğdu'ya ve Ertuğrul Kürkçü'ye Meclis revirinde müdahale yapıldı. Refik Eryılmaz ve Musa Çam Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı.''Genel Kurul'da şiddet ve terör estirdiler'AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da, TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgayla ilgili açıklama yaptı, 'Kadınları kullanarak Genel Kurul'da şiddet ve terör estirdiler' dedi.Elitaş, şöyle konuştu:'Pervin Buldan, sabote etmek için konuşmadı. Sayın TBMM Başkanvekili, 'biriniz imza atın, konuşun' deyince, Hasip Kaplan gidip önergeye imza attı. Fakat Kaplan kürsüye gelip 10 saniye konuştuktan sonra, Pervin Buldan, Kaplan'ı kürsüden aldı, çekti. Bunun üzerine Başkanvekili, 'görüşmeniz bitmiştir, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ı çağırıyorum' dedi. Ben kürsüye gittiğimde hem Pervin Buldan hem de Sebahat Tuncel, kürsüden beni atmak için uğraştılar. Ben konuşmaya başlarken onlar yanıma gelerek beni fiili olarak kürsüden iteklemeye uğraştılar, konuşmamı engellemeye çalıştılar. Ben de kürsüden ayrılmamak için uğraştım. O çerçevede, HDP'den Grup Başkanvekili ve diğer milletvekilleri gelerek, 'kadına şiddet uyguluyorsun' dediler. Orada bir grup başkanvekilinin kürsüde yaptığı konuşmayı engellemeyi şiddet olarak kabul etmiyorlar, onların beni kürsüden uzaklaştırma eylemlerini İçtüzük'e aykırı olarak görmüyorlar ama 'vay efendim siz kadınları oradan neden uzaklaştırıyorsunuz' diyerek, kadınları kullanarak Genel Kurul'da şiddet ve terör estirdiler.'Elitaş, bundan sonra farklı arbedeler olduğunu, kendisine saldırmaya çalıştıklarını ifade ederek 'HDP milletvekilleri bana yumruk atmaya çalıştılar. Bunun üzerine bizim gruptan arkadaşlar o tahrik üzerine onları benden uzaklaştırmaya çalıştılar. Orada bir arbede yaşandı. O arbedede HDP Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, stenografların oturduğu sandalyeyi kaldırıp grubumuzun üzerine fırlatmaya çalıştı. O arada Meclis Başkanlık Divanı'ndaki zili CHP'li bir milletvekili söküp AK Parti Grubu'na fırlatmaya kalktı ve o çerçevede olaylar gelişti. Bir milletvekili de geriye çekilirken çiçeklerin bulunduğu yere düştü, inşallah bir şeyi yoktur. Maalesef şu andaTBMM'de terör estirebilmek için her türlü işlem ve eylemi yaptılar, her türlü tahriki ve şiddeti uyguladılar' dedi.2.5 saate neler sığdırdılar?Öncesinde muhalefetten İç Güvenlik Paketi'nin görüşülmesin uzatma hamleleri geldi. Genel Kurul'da ilk görüşme HDP grubunun verdiği 'Paralel yapının ortaya çıkarılması' önerisi üzerinde yapıldı. Bu ilk görüşme tam iki buçuk saat sürdü. HDP'nin grup önerisi görüşülürken iki defa Meclis Başkan Vekili Ayşenur Bahçekapılı'nın tutumuna ilişkin usül tartışması açıldı, CHP iki defa yoklama istedi. İlk yoklama çoğunluk sağlanamadığı için oturuma ara verilmesiyle sonuçlandı. İkinci yoklamada ise kuliste bulunan ak Parti'li vekillerin Genel Kurul salonuna gelmesi ile çoğunluk bulundu. Muhalefet İç Güvenlik Paketi görüşmelerine geçilmesini engellemek için içtüzükten kaynaklanan başka haklarını da kullandı. özellikle paralel yapı iddiaları ile ilgili olarak tapeler ve paralel yapı ile işbirliği iddiaları gündeme getirildikçe bir çok milletvekili sataşma nedeniyle söz istedi, söz aldı. İtirazlar üzerine HDP'nin önerisinin gündeme alınmasına ilişkin oylama tekrarlandı, iki oylamada da red sonucu çıktı.Yemek arası da tartışma konusu olduİki buçuk saatin sonunda verilmesi istenen yemek arası dahi tartışma yarattı. Saat 9'a yaklaşırken Ayşenur Bahçekapılı'nın hala yemek arası vermemesine tepki gösteren milletvekilleri, 'Aramızda şekeri olanlar var.' diye tepki gösterdi. Hatta görüşmelerine geçilen MHP'nin 'Yozgat'ın işsizlik sorunu' konulu grup önerisinde ilk konuşmacı olarak kürsüye çıkan MHP'li Mehmet Şandır, 'Yatsı namazından iki saat sonra yemek mi yenir?' sözleriyle tepki gösterdi. Şandır konuşurken Meclis Grup Başkanvekillerinin kürsüye gidip Ayşenur Bahçekapılı ile konuşmasının ardından Genel Kurul, 40 dakika yemek arası verdi.Verilen aranın ardından Genel Kurul yeniden açıldı, MHP grup önerisinin tartışmalarına devam edilirken CHP'den bir hamle daha geldi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, görüşmelerin kapalı oturumda yapılması talebini Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'ya iletti. Bahçekapılı, içtüzük gereği oturumu kapattı, milletvekilleri, stenograflar ve yeminli kavaslar dışında Genel Kurul'da bulunan basın mensupları ve tüm izleyiciler dışarı çıkarıldı. Yarım saat süren kapalı oturum sonunda Genel Kurul yeniden açıldı. Ayşenur Bahçekapılı, oturum açılışında MHP'nin grup önerisinin yapılan oylama sonunda reddedildiğini açıkladı.İkinci defa kapalı oturumAncak MHP'nin grup önerisinin görüşmelerinin kapalı oturum olunca sadece 45 dakika sürmesi üzerine bu defa harekete geçen Ak Parti Grubu oldu. CHP'nin 'Uludere olayının araştırılması' için verdiği grup önerisine ilişkin görüşmeler başlarken bu defa Ak Parti oturumun kapalı yapılması için önerge verdi. İç tüzük gereği Bahçekapılı yine Genel Kurul salonunu boşalttı. Salon boşaltılırken HDP'li Hasip Kaplan ile Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı arasında tartışma sürüyordu.Bu kapalı oturum öncesinde tartışmalar uzun sürdüğü için saat 24'e kadar İç Güvenlik Paketi'nin görüşmelerine başlanma ihtimalinin zayıf olduğu değerlendirmeleri yapılırken bir anda durum değişti.CHP'nin grup önerisi üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Ak Parti'nin İÇ Güvenlik Paketi'nin görüşmelerinin gündemin ön sırasına alınması yönünde öneri vermesi ve paketin görüşmelerine geçilmesi bekleniyor. Görüşmelere başlanma ihtimalinin ortaya çıkması ile birlikte İçişleri Bakanı Efkan Ala da Meclis Genel Kurulu salonuna geldi.Pakette neler var?Görüşmeleri daha önce iki kez ertelenen tasarı ile temel olarak dört kanunda ve toplam 21 yasada değişiklik öngörülüyor. Tasarıya göre, kolluk amirinin yazılı, acele hallerde sözlü emriyle kişinin üstü, eşyası, aracı aranabilecek. Bu yapılırken arama gerekçesini de içeren belge verilecek. Tasarıda yer alan diğer düzenlemelerin bazıları ise şöyle:Toplantı veya gösteri yürüyüşlerinde, 'havai fişek, molotof, demir bilye ve sapan', bulundurulmayacak ve taşınmayacak.Polis; okul, kamu binası, ibadethane gibi yerlere molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıranlara karşı silah kullanabilecek.Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen yürüyüşlerde, yüzünü tamamen veya kısmen kapatanlara 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.Polis koleji kapatılacak.Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının kıyafetleri, Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.Doğum nedeniyle düzenlenen kimlik kartı ile değiştirme nedeniyle düzenlenen kimlik kartı 15 TL, kayıp nedeniyle düzenlenen kimlik kartı ise 50 TL bedelle verilecek.
Reklam