CHP’nin Seçim Kartı: Kredi Kartı Borçlarına 'Af' Formülü
Seçim kampanyasını yoksullukla mücadele eksenine oturtacak CHP’nin meydanlardaki en büyük kozu binlerce aileyi “borçları” nedeniyle yıkan kredi kartları olacak. CHP yönetimi on binlerce insanın borcunu ödeyemediği için batağa saplandığı, aile facialarının yaşandığı kredi kartları sorununa çözüm için “af” formülü üzerinde çalışıyor.“Demokrasi, medya özgürlüğü entellektüellerin ilgi alanında, vatandaşın ilgisini çekmiyor” diyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel seçim stratejsinin ana eksenini “yoksullukla mücadele”ye dönük ekonomi politikaları oluşturacak. Cumhuriyet'ten Ayşe Sayın'ın haberine göre CHP yönetiminin “sır” gibi sakladığı projenin en büyük ayağını ise “kredi kartlı borçlarına af” oluşturacak.HP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 7 Haziran seçimlerine dönük bazı kesimlerden gelen kampanyanın ana eksenine “özgürlük söylemi”ni oturtması yönündeki önerilere karşın, önceliğini ekonomi olarak belirledi. Bu kapsamda öncelikle Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde çıkış yapmasını sağlayan, ancak “kamuoyuna yeterince anlatamadık” diye yakındığı “aile sigortası” projesi yeniden revize edilecek. CHP Lideri’nin “vaat çantası”nda, emeklilere dönük ise iki dini bayramda birer “ikramiye” verilmesi bulunacak.Sır gibi saklanıyor Ancak CHP Lideri’nin seçim meydanlarındaki en büyük kozu ise hemen her ailede en az bir bireyde bulunan ve birçok aileyi de “borçları”yla yıkan “kredi kartları” olacak. Bu kapsamda kredi kartı borçlularına “af” getirilmesine dönük proje üzerinde çalışılıyor. CHP yönetimi, projeyi siyasi rakiplerinin “kopyalamamaması” için sır gibi saklıyor. Henüz ayrıntıları netleşmemekle birlikte, borç silme tüm kesimleri değil, belli gelir grubu ve borç limitini kapsayacak ve hangi kaynaktan karşılanacağı da projede anlatılacak. Projenin ne zaman kamuoyuna açıklanacağını da parti yönetimi daha sonra belirleyecek.5.8 milyar liralık borç varKredi kartı borçlarının 5.8 milyar liraya yaklaştığı Türkiye’de, bankaların kullandırdığı kredi kartı sayısı ise 57 milyon 7 bine çıktı. Merkez Bankası verilerine göre bankalarda takibe giren kredi kartı borcu 20 Şubat haftasında 5 milyar 795 milyon 446 bin liraya ulaştı. Mevduat bankalarında tasfiye olunacak kredi kartı borçları yüzde 10.39 artışla 5 milyar 646 milyon 661 bin liraya çıkarken, katılım bankalarında yüzde 9.34 azalışla 148 milyon 785 bin lira oldu. Bankacılık sektöründe Aralık 2014 itibariyle 32 mevduat, 13 kalkınma ve yatırım, dört de katılım bankası olmak üzere toplam 49 banka bulunuyor. Bu bankaların üçü kamu, 10 tanesi özel, 19 tanesi de yabancı sermayeli.
Kadir İnanır ve Sırrı Süreyya Önder'den Sürpriz Buluşma
İmralı'ya gideceği konuşulan usta oyuncu Kadir İnanır, dün akşam HDP'li vekil Sırrı Süreyya Önder'le bir araya geldi.HDP'den gelen milletvekili adaylığı teklifini geri çeviren ve adı İmralı'ya gidecek isimler arasında geçen Kadir İnanır, önceki gün Cihangir'deki Leyla adlı mekânda HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'le buluştu.Kahve içip sohbet eden İnanır ve Önder'e Jülide Kural da eşlik etti. Kadir İnanır, çıkışta milletvekili adaylığı teklifiyle ilgili sorular üzerine 'Biz o konuları konuşup hallettik. Detayları daha sonra konuşuruz' dedi. 'SIRRI KARDEŞİMDEN DE ÖTE'Oyuncu, Önder'le buluşmalarının nedeni sorulunca da 'Sırrı sevdiğim bir kardeşim. Hatta kardeşten de öte' diye konuştu. SIRRI SÜREYYA: SORULARI AĞAMA SORUNSırrı Süreyya Önder ise soruları 'Ne soracaksanız bana değil, ağama sorun' diyerek yanıtsız bıraktı. Kadir İnanır ve Jülide Kural, daha sonra taksiye binerek uzaklaştı.İNANIR, İMRALI'YA GİDECEK Mİ?Kadir İnanır'ın, çözüm süreci kapsamında müzakereleri izleme heyetiyle birlikte İmralı'ya gideceği konuşulmuştu. İnanır ise, 'Ben de gazetelerden öğrendim. Bana ulaşan bir teklif yok. Gelirse o zaman değerlendiririz.' açıklamasında bulunmuştu.Sondakika.com
Beşiktaş ve Trabzon Maçının Tarihi Değişti
Spor Toto Süper Lig'in 24. haftasındaki Beşiktaş-Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ile Gaziantepspor-Trabzonspor maçlarının tarihlerinde değişiklik yapıldı.Türkiye Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, daha önce 16 Mart Pazartesi günü saat 20.00'de oynanması planlanan Beşiktaş-Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor karşılaşması 15 Mart Pazar günü saat 16.00'ya alındı.Aynı haftada 15 Mart Pazar günü saat 16.00'da oynanacağı açıklanan Gaziantepspor-Trabzonspor maçı ise 16 Mart Pazartesi saat 20.00'ye ertelendi.Ligtv
'Ucube' Davasında Erdoğan'a Tazminat Cezası
'Ucube heykel' davasında karar açıklandı. Mahkeme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın heykeltıraş Mehmet Aksoy'a 10 bin TL manevi tazminat ödemesini kararlaştırdı.Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 8. duruşmaya davacı heykeltıraş Mehmet Aksoy ve davalı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılmadı. Duruşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı avukatı Ferah Yıldız, Mehmet Aksoy'u ise Avukat Turgut Kazan temsil etti.'MÜVEKKİLİMİN İSE DAVAYA KONU HEYKELİ SANTİM SANTİM KESİLMİŞTİR'Turgut Kazan, 'Müvekklim sanatçı kimliği ve eserleri dosyaya yansıtılmıştır. 3 tanığımız dinlenilmiştir. Tanıklarımız sanatçı ve kültür adamıdır. Dava konusu olay nedeniyle Mehmet Aksoy'un nasıl üzüntü duyduğunu ve bu durumun kendisi için üzüntü kaynağı teşkil ettiğini açıklamışlardır. Davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz. Davalı taraf cevaplarında 'Newyork'taki Özgürlük Heykeli olsa neyse' demektedir. Söz konusu heykelde Süveyş Kanalı'nda dikilmek üzere dönemin Osmanlı Padişahı tarafından sipariş edilmiş ve peşinatı ödenmiştir. Daha sonra kanala dikilirse uğursuzluk getireceği düşüncesi ile alımında vazgeçilmiş ve parçalar halinde Paris'te bir depoda muhafaza edilmiş ilerleyen zamanda Amerika'da bir heykel düşünülünce götürülüp yerine dikilmiştir. Benim müvekkilimin ise davaya konu heykeli santim santim kesilmiştir' diye konuştu.'UCUBE KELİMESİ HAKARET DEĞİL, ELEŞTİRİDİR'Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıldız ise ,'Ucube kelimesi hakaret değil, eleştiridir. Garip bir şey anlamında kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu'nun cevabi yazısında dosya arasında mevduttur. Heykel usulsüz işlemler nedeniyle idare mahkemesi ve Danıştay'ın ayrıntıları dosya içerisinde açıklanan kararları ile yerinden kaldırılmıştır. Davayı iadesi hükmedilmiştir. 'Davalının talimatı üzerine kaldırıldığı' şeklindeki beyanlar gerçek dışıdır. Böyle bir şey söz konusu değildir. Usulsüz işlemler ve ihaleler nedeniyle ve hazine arazisine ait yer üzerinde heykelin dikilmesi nedeniyle ilgililer ceza mahkemesinde yargılanmış ve ceza almıştır. Duruşmada dinlenen tanıklar alanlarında son derece saygı değer kişiler olmasına rağmen tanıklar görgüye dayalı beyanları yoktur, yoruma dayalı beyanda bulunmuşlardır. Davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz' dedi.CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, AKSOY'A 10 BİN TL ÖDEYECEKDavayı karara bağlayan mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar verdi. Mahkeme, 10 bin TL manevi tazminatın, davalı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan tahsili ile davacı Mehmet Aksoy'a verilmesine karar verdi. Mahkeme, fazlaya ilişkin tazminat isteğinin ise reddine hükmetti.ERDOĞAN 'UCUBE' DEMİŞTİCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğu 8 Ocak 2011 tarihinde Kars'ta yaptığı mitingte, 'İnsanlık Anıtı' için'Ucube' iadesini kullanmıştı. Anıt daha sonraki süreçte ise yıkılmıştı. Heykeltıraş Mehmet Aksoy da avukatları aracılığıyla tazminat davası açmıştı.Serpil KIRKESER / İstanbul DHA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Mehmet Baransu elde ettiği belgeleri haber yaptı ve haber yapılmak üzere gazetesiyle, o dönemde benim de aralarında olduğum Taraf yazı işleri yönetimindeki kişilerle paylaştı.Bahse konu olan haberler bir darbe hazırlığı yapıldığını gösteren belgelere dayanmaktaydı ve bu belgeler Taraf’ın o günkü yönetimince gazeteye yansıyan haberler dışında çoğaltılmadı, paylaşılmadı, gazete bürosu dışına çıkarılmadı ve bir süre sonra da devletin talebi üzerine belgelerin asılları Baransu tarafından savcılık makamına tutanakla teslim edildi.Şimdi Baransu neyle suçlanıyor?Şu ya da bu nedenle Baransu’ya kızanlar bu sorunun gerçek cevabından uzak duruyorlar; bir gazetecinin tutuklanmasına gerekçe yapılan asıl konuyu ya gözardı ediyor, ya da açıkça veya zımnen onaylıyorlar.
Reklam
‘Onlar Barış Hayalini Satmak İstiyor, Biz Gerçek Barışı Halkımıza Armağan Etmek İstiyoruz’
Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Onlar barış hayalini satmak istiyorlar, biz gerçek barışı halkımıza armağan etmek istiyoruz. Biz sizin bu ülkeye demokrasi, özgürlük ve barış getireceğinize zerre kadar inanmıyoruz.' dedi.Demirtaş'ın konuşmasından satırbaşları:'Yaşar Kemal'in bıraktığı miras, şerefle taşınacak bir emanettir. Yolun açık olsun Büyük Usta! Bugün TMMOB'un İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü. Her gün iş cinayetleri yaşanmasına rağmen, bu hükümet gereğini yapmıyor. Bir iş yerinde 10 işçi yaşamını yitirdiğinde işverenin hesap verme kaygısı yoksa, artık hiçbir işyerinde işçi güvenliği yoktur. Hükümet şu mesajı veriyor uluslararası para babalarına: Gel, Türkiye 'de işçi çok ucuz. Torunlar'da Hükümet '10 işçi ölür, biz hesap sormayız, fatura kesmeyiz' mesajı veriyor. Mesele bir iş yeri meselesi değil. O yaşamını yitiren işçiler 10 dakika oturma eylemi yapsaydı tutar önce onları coplar, sonra aylarca yıllarca hapsederlerdi. Türkiye'de bugün 3 milyon işsiz var. Bunların 1 milyonu üniversite mezunu, 15-16 yıl okul okumuş bu çocuklar.ERDOĞAN'A ELEŞTİRİEkonomi ciddi sinyal veriyor. Seçim öncesinde ciddi bir kriz çıkmaması için Cumhurbaşkanı Merkez Bankası'na talimatlar yağdırıyor. Seçimi kazanmak için ekonomiyi riske atmak, kendi bakanını azarlamak, Merkez Bankası Başkanı'nı hain ilan etmek dahil her şeyi yapabiliyor. Bize bu kadar yüklenmelerinin nedeni Halkların Demokratik Partisi'nin 400 milletvekili çıkarmalarına engel olacak tek güç olması. Düşünün ki bir de bu anlayış 400 milletvekili kazanmış, başkan olmuş... Düşünmeyin daha doğrusu! Çünkü böyle bir şey olmayacak.'İŞİMİZ İKTİDARA GEÇMEK''Yeni yaşam'ı başkalarının ilkesizliği üzerinden kurmayacağız. Mücadelemiz bunun en büyük teminatıdır. Garanti halkın kendisidir. Bizim işimiz ana muhalefet görevi yürütmektir. AKP iktidarını denetlemek, mümkün olan ilk anda da onu indirip yerine geçmektir. Nasıl bir yangın yerinden çıkıp buralara geldiğimizi, nasıl bir emekçi yoksul kitlesiyle bu mücadeleyi yürüttüğümüzü biliyoruz. Proje partisi olarak gelmiş olanlar bir halk hareketinin onları süpürebileceğne ihtimal vermiyorlar. İşte biz o halk hareketiyiz. Bizim yeni muktedirlere, yeni saraylara ihtiyacımız yok. Türkiye'nin bütün renkleriyle bir emekçi iktidarına ihtiyacımız var.BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ'NE SERT SÖZLERBingöl 'Üniversite'si rektörü akrabalarından oluşan bir şirket kurmuş orada. AKP İl Başkanı gibi çalışıyor. Rektörün kardeşinin Rektör Yardımcısı olmasına, 5 akrabasının yönetici olmasına YÖK olarak siz nasıl müsaade edersiniz? Sekiz gündür açlık grevinde olan Bingöl Üniversitesi öğrencileri düşman hukukuna mı tabidir, açıkça söyleyin bilelim.ektör Fırat Üniversitesi Fen Fakültesi'nden gelmiş, Bingöl Üniversitesi'nde Kürdoloji Bölümünün başına geçirilmiş.Bingöl Üniversitesi'nde sükunet istiyoruz. Üniversitelerde özgürlük ve demokrasinin hakim olmasını istiyoruz. Bu anlayışla ülkeye barış getirecek anlayış nasıl bağdaşabilir, soruyoruz. 'HÜKÜMET BARIŞ HAYALİ SATMAK İSTİYOR'Ortak açıklamadan sonra, 'Biz uzun süredir bu açıklama için uğraşıyoruz' dedik. Elbette ki bu ülkede kesinlikle silahlar susmalı ve silahlar bırakılmalı. Bu, en büyük arzumuzdur. Barış yürüyüşünde hükümetle anlaşamadığımız nokta şu: Onlar barış hayalini satmak istiyorlar, biz gerçek barışı halkımıza armağan etmek istiyoruz. Tekrar edeyim: Biz sizin bu ülkeye demokrasi, özgürlük ve barış getireceğinize zerre kadar inanmıyoruz. 'ZALİM İKTİDARA DİRENMEK KUTSALDIR'Açıklama benden dolayı gecikmişmiş. Açıklama 7 ay önce yapılacaktı, niye yapmadınız, yaptırmadınız? Neden? Yedi ay neden engellediniz, hükümet olarak bunun cevabını bir verin önce. Neden biliyor musunuz, seçime yakın yapmak istediler... Seçime üç ay kala bu deklarasyonu yayınlıyoruz da, Meclis'ten hangi yasa çıkacak? AKP'ye güvenmiyoruz, bu kısmı çıldırtıyormuş onları. Güvenmiyoruz, güvenmiyoruz, anlamıyor musun? Neyine güveneceğiz senin? Bugüne kadar hangi demokrasi yasasını çıkardınız? Türkiyehalklarına barış konusunda ne verdiniz? Bu Hükümet bu ülkeye kalıcı barışı getiremez. Zihniyetleri buna uygun değil. O nedenle HDP'nin büyümesi lazım. Böylesine zalim bir iktidara karşı direnmek bile kutsaldır, bırakın kazanmayı. 'SİLAHLARI BİZ BIRAKTIRACAĞIZ'Hükümet bizim için acil olan silahların bırakılması değil, seçim öncesi 'öyleymiş gibi' yapılması diyor. Evet, PKK silahları bırakacak, ama biz bıraktıracağız. Meclis'e daha güçlü gireceğiz, biz başaracağız. Dağları biz, demokratik biz uzlaşıyla boşaltacağız. Devleti biz kurmuşuz, vergisini biz veriyoruz, omuzlarımızda biz taşıyoruz, o halde biz yöneteceğiz. İlla birini cezaevine koyacaksanız kendinizden başlayın. Asıl çocukları suça iten sizlersiniz. Adalet Bakanı Sayın Bozdağ, lütfen Şakran Cezaevi'ne bizzat gidin, durumu görün, sorunları çözün. 9 Mart seçmen olarak naklini yaptıracaklar için son gün. Öğrenci, mevsimlik işçi, turizm emekçisi kardeşlerim, naklinizi yaptırın.haberler.com
Philips'ten Yeni Akıllı Lamba Serisi: Hue Phoenix
Philips , özel tasarımlı lambaları Hue Phoenix ’in duyurusunu gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yılın mart ayında WertelOberfell ve STRAND + HVASS imzasını taşıyan 3D yazıcı ürünü lambalarıyla ilgi odağı olan firma, şimdi de yeni lambaları Hue Phoenix ile iddialı geliyor.
Reklam
Döverek Köylü Öldüren Polislere Ceza Yok
Başkale'de 29 Ağustos 1997 tarihinde bir köylüyü döverek ölümüne yol açtıkları gerekçesiyle üç kez hapis cezası alan ancak Yargıtay aşamasında cezadan kurtulan polislere verilen dördüncü ceza onaylandı. Ancak o da 'Rahşan affı' nedeniyle uygulanamayacak.Van Başkale’de 1997 yılında Şükrü Talay adlı köylüyü döverek öldürmek suçundan yargılanan dört polis hakkında 'ölümle sonuçlanan kastı aşan yaralama' suçundan verilen 11 yıl 8'er aylık hapis cezası, zamanaşımına iki yıl kala kesinleşti. Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, Yargıtay 1. Ceza Dairesi, daha önce üç kez bozduğu ve yerel mahkeme tarafından dört kez verilmiş kararı bu kez onayladı. Ne var ki Talay'ı döverek öldüren dört polis, cezaları 2000 yılındaki 'Rahşan Ecevit Affı' kapsamına girdiği için cezaevine girmekten kurtuldu.İshak Talay’ın kullandığı araç 29 Ağustos 1997’de Van’dan Başkale’ye doğru yola çıkmıştı. Yanında 28 yaşındaki kuzeni Şükrü Talay ve arkadaşı Mehmet Çeçen vardı. Güzeldere köyü bitiminde aracı durduran asker ve özel tim polisi, “Çatışma var, geri dönün” dedi. Güzeldere’deki jandarma noktasına gelmişlerdi ki, özel tim tarafından durdurulup indirildiler. Hakkari Özel Harekat Müdürlüğü’nde görevli Ergün Yılmaz, Murat Tahsin, Mustafa Atlı, Murat Özön, Hasan Bulut, Mehmet İniş ve Uğur Doğan adlı yedi polis; İshak ve Şükrü Talay’ı aralarına alarak dipçik ve tekmelerle dövdüler. Ölümcül dayak, jandarmaların araya girip, “Yapmayın, yazıktır” demesiyle son buldu.Yaralı Şükrü Talay kamyona taşındı. Talay, “Beni anneme götürün” dedi. Kamyon, Talay’ı Güleçler köyüne bıraktı. Annesi Makbule’ye göre oğlunun vücudunda morluklar, şişlikler vardı. “Beni polisler dövdü” diye sayıklıyordu. Bir gün sonra, 31 Ağustos’ta hastaneye götürülecekti ki öldü.Talay’ın ölümünden üç yıl sonra dava açıldı. Yedi özel harekatçı Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “kastı aşan adam öldürme” savıyla yargılanmaya başlandı. Özel Harekat Şube Müdürü Kasım Sözer Danıştay kararıyla yargının elinden kurtulurken, dava 28 Nisan 2004’te bitti. Mahkeme Şükrü Talay’ın, “ölümün sanıklardan aldığı darbe sonucu olduğu” kanısına vararak Murat Özön, Mustafa Atlı, Mehmet İniş ve Hasan Bulut’a 13’er yıl 4’er ay hapis cezası verdi. Dört sanık ömür boyu kamu hizmetinden men edilirken, üç sanık beraat etti.ÜÇ KEZ GİTTİ, GELDİDosya Yargıtay’a geldiğinde, 2005 yılında yeni TCK kabul edilmişti. Ve yüksek mahkeme “iki yasa arasında karşılaştırma yapılarak lehe hüküm uygulanması” için kararı bozup Van 1. Ağır Ceza’ya yolladı. Aynı yıl görülmeye başlanan ikinci yargılama, 21 Temmuz 2006’da bitti. Van 1. Ağır Ceza, ‘ölümle sonuçlanan kasten yaralama’ fiilini düzenleyen yeni TCK’nın 87/4. maddesine göre sanıklara 11’er yıl 8’er ay ceza verdi. Bu karara da itiraz edildi. 1. Ceza Dairesi, 6 Şubat 2008’deki ikinci kararda ise Talay’ın dövülmesi ile ölmesi arasında iki gün geçtiğini kaydederek, “ölüm ile olay arasında bağ bulunup bulunmadığına, Şükrü’nün hasta olduğunu söylemesi göz önünde bulundurularak, ölümde başkaca neden olup olmadığına dair rapor alınıp buna göre karar verilmesini” istedi. Karar yine bozuldu; dosya üçüncü kez Van 1. Ağır Ceza’ya geldi.Üçüncü yargılama, 23 Mayıs 2008’de başladı. Bu arada, Talay’ın dövüldüğü sırada yanında bulunan İshak Talay ve Mehmet Çeçen geçen zaman içinde ölmüş, polisler değişik illere tayin olmuştu. Üç yıl devam eden yargılamada Van’daki tüm hastaneleri ve komşuları soruşturması için jandarmaya yazı yazılarak, Talay’ın ölümünden önce tedavi görüp görmediği ve bir hastalığının olup olmadığı soruldu. Yanıt, olumsuzdu. Talay dayaktan önce sapasağlamdı.Van 1. Ağır Ceza, 25 Mayıs 2011’de dört polisi yeniden 11’er yıl 8’er ar hapis cezasına çarptırdı. Dava bir kez daha Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne gitti. 1. Daire bu kez, 18 Eylül 2012’de aldığı kararla, “üç sanık polisin avukatının duruşmaya katılması yönünde ihtar edilmeden yerine başka avukat çağrılarak karar verilmesi, bir diğer sanığın da avukatının bozma sonrası davet edilmemesi” gibi iki nedenle kararı bozdu. Dosya, dördüncü kez Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geldi.Dava 24 Haziran 2013'te dördüncü kez sonuçlandı. Mahkeme sanıkları yine 11’er yıl 8'er ay hapis cezasına çarptırdı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, nihayet 4 Şubat 2015'te bu cezayı onadı.POLİSLER HİÇ YATMAYACAKAvukat Necdet Edemen, verilen bu cezanın da 'Rahşan Ecevit Affı' diye bilinen 1999 yılındaki af uygulaması kapsamında kaldığını, bu nedenle sanık polislerin cezaevine girmeyeceğini vurguladı. Adli Tıp Kurumu raporuna göre Şükrü Talay'ın bütün vücudunda darp izleri olduğunu, sanık polislerin kasten öldürme suçundan ceza alması gerekirken, kasten yaralama suçundan cezaya çarptırıldığını kaydetti. Edemen, 'Biz adam öldürme suçu olduğunu düşünüyorduk. Bu yönüyle kararın doğru olmadığını düşünüyoruz. Sanıklar her aşamada korundu. Adalet duygusu gerçekleşmedi, mağduriyet giderilmedi' dedi. Edemen, yaşam hakkı ihlali ve etkin soruşturma eksikliği yönünden Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını belirtti.
Cihatçılar İngiltere'deki Müslüman Kızları Facebook'ta Nasıl Etkiliyor?
Eskiden radikal İslamcı bir grupta yer almış bir genç kadın, radikal İslamcı örgütlerin İngiltere'deki Müslüman kızları, 'çekici' erkekleri kullanarak kazanmaya çalıştığını söyledi.BBC'nin Newsnight programına konuşan genç kadın, kimliğini gizlemek için gerçek adı yerine Ayşe adını kullandı ve görüşlerinin artık farklı olduğunu söyledi. Genç kadın, önceden aynı çatı altında olduğu kişilerin IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) militanı Cihatçı John'u 'idol' olarak gördüklerini düşündüğünü belirtti.IŞİD'in (Irak Şam İslam Devleti) paylaştığı videolarda, Batılı rehineleri öldürürken görülen militanı 'Cihatçı John'un kimliği belli oldu.Geçtiğimiz günlerde İngiliz vatandaşı üç kız öğrencinin muhtemelen Suriye'deki cihatçı örgütlere katılmak üzere evlerinden ayrılmaları İngiltere'deki Müslüman kızların neden böyle bir tercihte bulunduğuna dair tartışma yaratmıştı.Bugün 20'li yaşlarının başında olan, Midlands'te yaşayan Ayşe, cihatçılarla ilk olarak öğrencilik yıllarında, 16-17 yaşlarındayken tanıştığını söylüyor.Genç kız, IŞİD'in Irak ve Suriye'de bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirmesinden önce radikalleşmiş ve El Kaide ile Eşşebab'a yakınlık duymuş.Ayşe, bir adamın Facebook'tan mesaj gönderdiğini, kendisinin 'çok çekici olduğunu' söylediğini ve 'Şimdi, bu güzelliği örtme zamanı, çünkü sen çok değerlisin' diye konuştuğunu belirtiyor.Bu mesajın tacizkâr bir mesaj olduğunu söyleyen Ayşe, bununla birlikte bu sözlerin kendisini etkilemek için en iyi olduğunu, çünkü dini inançları kullandığını ve adamın kendisine, itaat etmemesi durumunda cehenneme gideceğini söylediğini aktarıyor.Ayşe, bununla birlikte karşılaştığı durumda 'korku kadar cazibenin de bulunduğunu' söylüyor.'Bir genç kız olarak çekici biriyle yakınlaşmak istediğini' söyleyen Ayşe, YouTube'deki tüm videolardaki cihatçı erkeklerin de çekici göründüğünü belirtiyor.Ayşe, söz konusu dönemde içinde bulunduğu anlayışın 'ölmeden önce böyle biriyle birlikte olmak, bu kişi şehit olarak öldüğünde de onunla cennette buluşmak olduğunu' söylüyor.Ayşe, ilerleyen dönemde görüşlerini değiştirmesinin iki temel nedenininse 'kadına karşı adaletsizlik ve grup mensuplarının gidip Müslüman olmayanları öldürmelerinin gerekliliği olduğunu' söylüyor.BBC Türkçe
10 Bin Köpeği Ölüme Terk Ettiler
Şile ormanlarına bırakılan 10 bin sokak hayvanı, açlıkla boğuşuyor. Belediye ise kanunen yapması gereken barınağı yıllardır kurmuyor.TÜR­Kİ­YE­’de bin­ler­ce so­kak hay­va­nı, ağır ko­şul­lar al­tın­da ya­şa­mı­nı sür­dü­rü­yor. Şid­de­te ma­ruz ka­lan, yi­ye­cek bu­la­ma­yan hay­van­lar za­man za­man aç­lık­tan bir­bir­le­ri­ne sal­dı­rı­yor. So­kak hay­van­la­rı­nın dra­mı­nın en ağır ya­şan­dı­ğı yer­ler­den bi­ri ise İs­tan­bu­l’­un Şi­le İl­çe­si. Özel­lik­le ya­zın ge­len tu­rist­le­rin bes­le­yip, da­ha son­ra so­ka­ğa bı­rak­tı­ğı bin­ler­ce kö­pek se­fa­let­le bo­ğu­şu­yor.GÖNÜLLÜLER HER HAFTA YİYECEK GÖTÜRÜYORHayvanların yardımına gönüllüler koşuyor. İstanbul Hayvan Hakları Derneği her hafta ormanda terk edilmiş hayvanları besliyor. Hayvanseverler, Şile Belediyesi’nin köpekleri kısırlaştırmadan bıraktığını, bunun da hayvanların artmasına neden olduğunu belirtiyor.BELEDİYELER BİRBİRİNE ATIYORİstanbul Hayvan Hakları Derneği Başkanı Şebnem Aslan, “Belediyeler hayvanları diğer ilçelere atıyor” diye konuştu.OR­MA­NA BI­RA­KI­YORHAY­VAN­SE­VER­LER ise Şi­le Be­le­di­ye­si­’ni il­gi­siz­lik­le suç­lu­yor. Be­le­di­ye­nin ya­sa ge­re­ği yap­mak zo­run­da ol­du­ğu re­ha­bi­li­tas­yon ve kı­sır­laş­tır­ma mer­ke­zi­ni yıl­lar­dır kur­ma­dı­ğı­nı sa­vu­nan hay­van­se­ver­ler, kö­pek­le­rin top­la­nıp, il­çe sı­nır­la­rı için­de­ki or­ma­na bı­ra­kıl­dı­ğı­nı be­lir­ti­yor. Şi­le çev­re­sin­de­ki or­man­lar­da yak­la­şık 10 bin kö­pe­ğin ölü­me terk edil­di­ği be­lir­ti­li­yor.ORMAN DEĞİL ÖLÜM KAMPIGönüllü Kerim Kara “Açlıktan birbirlerini yiyorlar. Burası ölüm kampı oldu” dedi.Eda SÖNMEZ | Sözcü
Reklam
Sokak Röportajları: Türkiye'de Kadın Olmak...
Çok beğenerek aldığın o kıyafeti sana çevrilen bakışlar yüzünden hiç giyememek mi yoksa eş, baba, abi baskısı altında bir ömür geçirmek mi? Sokakta başı önde yürümek zorunda kalmak mı, yalnız tenha bir sokağa girmekten ömür boyu korkmak mı?  8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken SokakRoportajlari .com mikrofonunu Türkiye'nin kadınlarına uzattık ve cümleyi tamamlamalarını istedik; 'Türkiye'de kadın olmak...'
Evde Yalnız Bırakılan Bebek Hayatını Kaybetti...
MERSİN'de anne ve babasının iş aramak için evde uzun süre yalnız bıraktığı 4 aylık bebek, ölü bulundu.Biberonla mama içirilen bebeğin, kendi kusmuğunda boğulduğu sanılırken, akşam saatlerine kadar eve dönmeyen anne ile baba gözaltına alındı.Olay, merkez Toroslar ilçesi Çukurova Mahallesi 221. Cadde 78 numaralı evde meydana geldi. İddiaya göre, 2,5 yaşındaki Yağmur ve 4 aylık Damla adlı iki kız çocuğu sahibi olan Yıldırım ve İlknur Arslan çiftçi, işsiz olduklarından dolayı büyük kızlarını aynı mahallede oturan dede Enver Erseçkin'e, 4 aylık küçük kızlarını ise tek başına bırakarak iş bulmak için sabah evden ayrıldı. Eşinden sonra baba Yıldırım Arslan da kızına biberonla süt içirirdikten sonra iş aramak için evden çıktı. Saat 18.00 sıralarında eve dönen baba Yıldırım Arslan, 4 aylık kızını yatağında cansız vaziyette buldu. Olaydan, damadının aramasıyla haberdar olan dede Enver Eseçkin, önce sağlık görevlilerini ardından da polisi aradı.Olay yerine gelen sağlık ekipleri, 4 aylık bebeğin öldüğünü belirledi. Talihsiz bebeğin cenazesi, Cumhuriyet Savcısı ve polis ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından otopsi için Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı. Baba Yıldırım Arslan olay yerinde, o saate kadar eve henüz gelmediği için çocuğunun öldüğünden haberi bile olmayan anne İlknur Arslan ise Metropol İş Merkezi'nde polisler tarafından bulunarak gözaltına alındı.Baba Yıldırım Arslan, doktor kontrolü için getirildiği Mersin Devlet Hastanesi'nde polise verdiği ifadede, sabah iş bulmak için evden ayrıldığını, öğleden sonra tekrar eve gelip gittiğini, akşam döndüğünde ise çocuğunu ölmüş olarak bulduğunu söyledi.Öte yandan çiftin büyük kızları Yağmur Arslan'a bakan dede Enver Erseçkin, kucağında torunu ile birlikte gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Ölen torunum anne ve babası ile kalıyor. Ne olup bittiğini onlar biliyor. Neden öldüğünü bilmiyorum' dedi. Ölen çocuğun dayısı Murat Erseçkin ise, eniştesinin akşam saatlerinde kendilerine gelerek durumu bildirdiğini belirtip, 'Babası öğleden önce çocuğa ağladığı için biberon vermiş. Annesi zaten sabah erkenden iş aramak için çıkmış. Babası da daha sonra evden çıkmış. Akşam eve gelince çocuğu bu halde bulmuş. Sanırım, çocuk biberonla sütü içtikten sonra kusmuş ve boğazına takılıp boğulmuş' diye konuştu.Bebeğin kesin ölüm nedeninin otopsi sonrası belirleneceği ifade edilirken, soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.Mustafa İNSAN / MERSİN, (DHA)
"Mehmet Ekici, Trabzonspor'un En İyi Transferi"
Trabzonspor'un 219 golle en fazla gol atan oyuncusu olan ve sert frikik atışları nedeniyle 'Bombacı' lakabıyla anılan eski golcüsü Hami Mandıralı, Mehmet Ekici'nin performansını övdüHami Mandıralı, bordo-mavili kulübün sezon başında Almanya'nın Werder Bremen takımından transfer ettiği ve kendisi gibi frikik golleriyle dikkati çeken oyuncusu Mehmet Ekici'nin topa çok iyi vuruş yapan bir futbolcu olduğunu söyledi.Mehmet Ekici'nin her iki ayağını da iyi kullandığını vurgulayan Mandıralı, 'Sadece duran toplara değil, hareket halindeki toplara da çok iyi vuruyor. Trabzonspor'da benden sonraki dönemde en iyi frikik kullanan oyuncu' dedi.Mandıralı, kendisinin kullandığı frikik atışlarında hız ve estetiğin bulunduğunu dile getirerek, 'Mehmet Ekici'de ise estetik daha ön planda. Frikik atışlarını çok iyi kullanıyor. Demek ki antrenmanlar sonrasında çok çalışıyor ve karşılığını alıyor' diye konuştu.Sezon başında Trabzonspor'un kadrosuna çok oyuncu kattığını belirten Mandıralı, şöyle devam etti:'Bence Mehmet Ekici, Trabzonspor'un bu sezonki en iyi transferi. Takım oyununun olmadığı dönemde, bireysel olarak önemli puanlar kazandırdı. Onun için de her frikik atışı, bir penaltı, yarım gol gibi. Çok isabetli, tehlikeli atışları var. Rakibin de psikolojisini bozuyor. Çünkü ceza alanına yakın bir yerde yapılacak bir faul golle sonuçlanabilir, bu durum da rakip oyuncuların oyununu etkiliyor. Mehmet'in de gol attıkça kendine güveni geliyor ve daha fazla sorumluluk almaya başladı.'Mehmet Ekici'ye herkesin destek vermesi gerektiğini kaydeden Mandıralı, 'Takıma önemli puan katkıları sağladı. Herkes ona samimiyetle yaklaşır, sevgi, destek verirse çok daha iyi işler yapar. Onun bu performansı Trabzonspor'da iyi giden şeylerin de olduğunu gösteriyor. Ben Mehmet'in performansını, toplara vuruşunu çok beğeniyorum. İştahı, katkı sağlama azmi güzel. Camia da onun arkasında olsun. Özer ve Mehmet Ekici, orta alanda birlikte güzel şeyler yapacaklardır. Yeter ki onlara destek verilsin' ifadesini kullandı.Mandıralı, Ekici'nin A milli takıma da davet edileceğini düşündüğünü dile getirerek, 'Milli takımda da bu dönemde önemli katkı sağlayabilir' dedi.Haber Türk
Reklam
JBL'den Hareketle Kontrol Edilen Kulaklık: Reflect Response
JBL, dünyanın hareketle kontrol edilebilen ilk akıllı kulaklığını duyurdu. Reflect Response olarak adlandırılan kulaklık, bünyesinde barındırdığı hareket algılama teknolojisi sayesinde kullanıcıların çalan parçayı hareketle başlatabilmesine, durdurabilmesine, değiştirebilmesine ve gelen aramaları yanıtlayabilmesine olanak sağlıyor.JBL’in spor odaklı yeni kulaklığı Reflect Response, mobil cihazlara Bluetooth bağlantısı üzerinden bağlantı kuruyor. Tam dolu pille 8 saate varan kullanım imkanı sunduğu belirtilen kulaklığın mavi, yeşil ve siyah olmak üzere dört farklı renk seçeneği bulunuyor. Yaz aylarında İngiltere’de ve Avrupa’da piyasaya sürülecek olan JBL Reflect Response’un fiyatı 129 sterlin .LOG
Eski CHP'li Mesut Değer, AKP'den Aday Oluyor
CHP eski Genel Başkan yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Mesut Değer, AK Parti'den Diyarbakır Milletvekilliği için aday adayı başvurusu yapacağını söyledi. Değer, 11 yıl boyunca siyaset yaptığı CHP'den Ak Partiye geçişini kendi tabanı ve Diyarbakır ile Bingöl bölgesindeki Zazalar'ın talebi doğrultusunda kabul ettiğini söyledi.CHP'de, Diyarbakır Milletvekilliği, Genel Sekreter ve Genel Başkan Yardımcılığı yaptıktan sonra Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile anlaşamayınca 11 yıl siyaset yaptığı partiden ayrılan Mesut Değer, bugün Ak Parti'den Milletvekilliği aday adaylığı başvurusu yapacağını söyledi. Değer, CHP'den, 'Dersim özürü', 'Çözüm sürecine' destek vermesi ve CHP'nin 'Paralel yapı' ile kurduğu ittifaklara karşı çıkması nedeniyle uzaklaştırıldığını öne sürerek şöyle dedi:'Uzun süredir Diyarbakır ve Bingöl bölgesindeki Zazaların ileri gelenleri ve muhtarlar ile görüşmeler yaptım. Bunlar taban olarak yüzde 65 HDP'yi desteklemelerine rağmen bana Ak Parti'den aday olmamı ve muhakkak hizmet için mecliste olmam gerektiğini söylediler. Ben de bunun üzerine 'Çözüm süreci', yeni Anayasa ve Başkanlık sisteminin tartışıldığı yeni dönemde mecliste olmam gerektiğine kanaat getirerek karar verdim ve bugün başvurumu yapacağım.'PKK'da bulunan kardeşinin öldüğü 21 yıl sonra açıklanmıştıDiyarbakır'da, AK Parti'den Milletvekilliği adaylığı için başvuru yapacak olan eski CHP'li Mesut Değer'in PKK içerisinde faaliyet gösteren kardeşi Metin Değer'in 1993 yılı Ekim ayında Diyarbakır kırsalında çıkan bir çatışmada öldürüldüğü PKK tarafından 21 yıl sonra geçen yıl açıklanmıştı. KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı, Değer ailesine mektup da gönderip başsalığında bulunurken, eski Milletvekili Değer, 21 yıldır haber alamadıkları kardeşi için merkez Sur İlçesi Saraykapı'da taziye çadırı kurup taziyeleri kabul etmişti.Ferit Aslan, DHA
Reklam
"Fenerbahçe'de Genç Oyuncu Yok, Kadro Yenilenmeli"
Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Christoph Daum, Fenerbahçe - Galatasaray derbisini değerlendirdi.Bugün'e konuşan Daum'un açıklamaları şu şekilde;Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş çok etkileyici bir yarış veriyor. Hangisinin şampiyon olacağını kestiremiyorum. 3’ü de bazen inişe geçiyor, bazen de fantastik oynuyorlar. Biri için “Şampiyon olur” diyorum, 2 hafta sonra aynı takım çok başarısız bir futbol oynuyor. Bu defa da “Nasıl şampiyon olabilirler ki” diyorum.İsmail Kartal takımı kötü futbol oynatmakla eleştiriliyor ama Fenerbahçe’nin çok çok iyi futbol oynadığı maçlar da var. Bence en büyük sorun, takımın geleceği. Birçok tecrübeli isim var ve bir şekilde gidiyorlar. Ancak uzun vadeli bakacak olursak, takım bir an önce yeniden yapılandırmaya gitmeli. Kadroda genç, taze futbolcu yok.Ben Fenerbahçe'yi çalıştırırken 2003-04 sezonunda şampiyon olduk ve 3’üncü yıldızı aldık. Üzerimizde yıldız için baskı yoktu. Çünkü takımın bunu düşünmesine fırsat vermiyordum. Sadece sonraki maça odaklanmalarını sağlıyordum. Çünkü böyle yaptığınızda maçlarınızı kazanıp şampiyon oluyorsunuz. O zaman yıldız kendiliğinden geliyor zaten.Ümit Özat gerçek bir liderdi. Onu birçok farklı mevkide oynatabiliyordum. Sadece takımının başarısını düşünen bir oyuncuydu. Bana hiçbir zaman “Şurada değil burada oynamalıyım” gibi laflar etmedi. Takımınızda Ümit gibi birkaç futbolcu varsa, şampiyonluğun en büyük adayısınız demektir.'Ozan Tufan kalmalı'“Ben Bursa’dayken Ozan'ın Karabük’e 500 bin dolara gönderilmesi gündemdeydi. İzin vermedim. Onu A takıma alınca kendini çok geliştirdi. Büyük potansiyeli var, üstelik çalışmayı da seviyor. Bence Bursa’da kalmalı. 3 Büyükler’den birine gitse, uyum sağlaması zor olacaktır. Fenerbahçe forması, Bursaspor formasından çok daha ağırdır. Ozan şu an sadece gelişimini düşünmeli.”Prandelli iyi bir çalıştırıcı, iyi bir insandır. Prandelli döneminde Galatasaray’da birlik yoktu, futbolcular gerçek anlamda Prandelli ile hiç bir araya gelemedi. Çünkü Galatasaray, ilkeleri gereği hücum oynar, savaşır, golü düşünür. Prandelli farklı bir sistem oturtmak istedi ama bu Türkiye’ye uygun değildi. Bunun için doğru zaman da değildi.Hamza Hamzaoğlu Galatasaray’ın ilkelerine geri dönmesini sağladı. Örneğin Sabri’yi yeniden takıma aldı. Sahada kimliği olan, çok güçlü bir ekip oluşturdu. Karmaşık bir takımı basit ve etkili hale dönüştürdü. Hamzaoğlu'nun fantastik bir kişiliği vardır, çok karakterlidir. İyi bir teknik adam olabilmek için gereken potansiyel Hamzaoğlu’nda var. Takımı şampiyonluğa taşıyabilecek enerji de kendisinde mevcut.Bugün
Yeni Şafak Sevda Türküsev ile Yollarını Ayırdı
2014 yılında Yeni Şafak yazar kadrosuna katılan Sevda Türküsev'in gazete ile yolları ayrıldı. Gazeteciler.com'un paylaştığı habere göre, Sevda Türküsev'in Yeni Şafak'la birlikte TV NET'teki işine de sessizce son verildi. Türküsev, TV NET'te yayınlanan Net Bakış programında yorumcu olarak yer alıyordu. Gazete yönetiminden ayrılıkla ilgili bir açıklama gelmezken, kulislerde ayrılık nedeninin Türküsev'in son zamanlarda tepkilere neden olan çıkışları olabileceği konuşuluyor.
Beşiktaş, Henrik Dettmann ile Sözleşme İmzaladı
Beşiktaş İntegral Forex'de Başantrenörlük görevine getirilen Henrik Dettmann, Fikret Orman'ın katıldığı törende resmi sözleşmeye imza attı.Beşiktaş İntegral Arena’da gerçekleştirilen imza törenine; Fikret Orman, Hakan Özköse, Yiğiter Uluğ ve Henrik Dettmann katıldı.Beşiktaş'ın Euroleague şampiyonu olabilecek bir kapasiteye sahip olduğunu söyleyen Fikret Orman 'Beşiktaş’ta basketbol oynadım. Basketbol kökenliyim. Önemsediğim bir branş. Futbolla alakalı ne söylüyorsam basketbol için de geçerli. Basketbol branşımız kendi kaynaklarıyla ayakları üzerinde duruyor. Futboldaki yatırım işleri sona erince basketbolun gelir kaynaklarını artırmak için efor harcayacağız. Basketbol takımının Euroleague şampiyonu olabilecek bir kapasiteye sahip olduğunu düşünüyorum.' şeklinde konuştu.Dettmann'ın kendini kanıtlamış bir hoca olduğunu belirten Orman 'Dettmann kendini kanıtlamış bir hoca. Takımımıza hayırlı olmasını diliyorum. Onunla ilgili umutlarımız var. Kendini kanıtlamış bir hoca. Ligde önemli işlere imza atacağız. Play-Off’lara kalacağımıza inanıyoruz. Orada önemli işler yapacağımızı düşünüyorum. Umarım hocamı en kısa sürede adapte olur. Takım olmak zordur. Zor işleri çözecektir. Ona güveniyoruz. Kaliteli oyuncularla önemli işler yapacağına inanıyorum. Güzel günler göreceğiz.' dedi.Heyecan veren ve kazanan bir ekip yaratmak için çalışacağını söyleyen Dettmann ise şunları söyledi:“Türkçe öğrenmek için elimden geleni yapacağım. Beşiktaş’a geldiğim için çok mutluyum. Avrupa’da herkesin bildiği bir kulübe geldim. Beşiktaş’ın ne kadar büyük olduğunu yaşayarak göreceğim. Salona girdiğimde beni, “Başarısızlık kabul edilir ama denememek kabul edilemez” yazısı karşıladı beni. Sabırlı olmamız lazım. Heyecan veren ve kazanan bir takım ortaya çıkarmak istiyorum. Biraz sabırla bunun olabileceğine inanıyorum.Avrupa’da önemli yerlere gelme potansiyelimiz var. Liverpool maçını izledim. Futboldaki atmosferin basketbolla da ilgili olduğunu gördüm. Gelecekten yana umutluyum.”Eurosport 
“Dünyanın En Güvenli Akıllı Telefonu”
Akıllı telefon dünyası kavisli ekran, selfie kamerası gibi süslü özelliklerin etrafında dönerken bir şirket çıktı ve olaya bambaşka bir açıdan yaklaştı. Kriptolu haberleşme yazılımları geliştiren Silent Circle isimli şirket “dünyanın en güvenli akıllı telefonu” olduğunu belirttiği Blackphone 2 ‘yi duyurdu.Donanımdan başlamak gerekirse Blackphone 2 1080p çözünürlüklü 5 inç ekran, 64 bit Snapdragon 8 çekirdekli işlmeci, 3 GB RAM, 3.060 mAh kapasiteli pil gibi özelliklere sahip. Bünyesinde barındırdığı özelliklerle gayet makul ancak sıradan görünen telefon, iş yazılım kısmına geldiğinde farkını ortaya koyuyor.Blackphone 2, Android altyapısı üzerine kurulsa da Silent Circle’ın özel olarak geliştirdiği PrivateOS 1.1 işletim sistemini kullanıyor. Telefonda bulunan Silent Phone, Silent Text ve Silent Contacts uygulamaları sayesinde mesajlar, telefon aramaları ve video görüşmeleri şifreli bir şekilde gizleniyor. Kişisel veriler yine şifrelenmiş özel bir alanda saklanıyor. Blackphone 2 internet konusunda da fazlasıyla korunaklı. Yapılan aramalar veya gezilen internet siteleri takip edilemiyor.Telefonda aynı zamanda gizlilik ve güvenlik üzerinde kurulmuş olan Silent Store isimli bir uygulama mağazası bulunuyor. Yaz aylarından itibaren piyasadaki yerini almaya hazırlanan Blackphone 2’nin satış fiyatı 629 dolar .LOG
Reklam