onedio
Edirne Valisi'nden Gençlere Tavsiye: 'Barlara Gitmek Yerine Sohbet Edin'
Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, üniversite öğrencilerine yaptığı konuşmada, 'Gençlik dönemini çok iyi geçirmek lazım. Kahve köşelerinde, barlarda şurada, burada değil. Böyle güzel sohbetlerle biraraya gelmek lazım. Önemli olan beyni doldurmaktır' dedi.Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, kentte eğitim gören yabancı uyruklu üniversite öğrencilerine destek vermek için kurulan Trakya Uluslararası Öğrenci Derneği’nin binasının açılışında konuştu.Gençlere seslenen ve vakitlerini iyi değerlendirmeleri tavsiyesinde bulunan Vali Şahin, şunları söyledi:'İnsan hayatında dönemler olur. Bunların içindeki en güzeli ise gençlik dönemidir. Gençlik dönemini verimli geçirenler, geriye kalan hayatında da başarıya imza atmış kişilerdir. Bu gençlik dönemini çok iyi geçirmek lazım. Gençlik dönemini kahve köşelerinde, barlarda şurada, burada değil. Böyle güzel sohbetlerle biraraya gelmek lazım. Biz hep midenin doyurulmasından bahsediyoruz'
Bakan Eker: 'Çözüm Süreci Önemli ve Buna İhtiyacımız Var'
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, 'Çözüm süreci önemli ve buna ihtiyacımız var' dedi.Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, çözüm sürecine ilişkin, “Barut kokusunun olduğu, namlunun gölgesinin olduğu yerde barıştan, düzenlemeden, hukuktan bahsetmek, konuşmak demokratikleşme ve sivilleşme ile ilgili reformları yapmak mümkün değil. Onun için önce şu namlunun ortadan kalması lazım, önce barut kokusunun havadan çekilmesi lazım ki o zaman oturup ne yapacağımıza, hangi projeleri harekete geçireceğimizi daha rahat bir şekilde ortaya koyabilelim. Çözüm süreci önemli ve buna ihtiyacımız var” dedi.Çözüm sürecine sivil toplum desteği sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlik çerçevesinde 10 ili gezerek Diyarbakır’a gidecek 'Barış Treni' Ankara Garı’na geldi. Barış Treni’ni Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker karşıladı. Barışa Bak Platformu tarafından organize edilen etkinlik kapsamında 21 Mart’a kadar 10 ili gezecek 'Barış Treni'Ankara’da iki gün kalacak. Çözüm sürecine sivil toplum desteği sağlamayı amaçlayan ‘Barış Treni’ 21 Mart Nevruz kutlamasında Diyarbakır’da olacak.Barış Treni’ni karşıladıktan sonra treninin içersinde açıklamada bulunan Bakan Eker, “Türkiye aslında adı barış olan bir medeniyetin, bin yıl barış içerisinde bir arada yaşanan bir ülkenin, bir süre kesintiye uğrayan bu ülkenin insanları arasında soruna sebebiyet veren, yanlış uygulamaların sona erdirilmesi gayesiyle bir çözüm süreci başlattı. Bu süreç bugün tekrar ivme kazandı. Bir grup akademisyen, aktivist, sanatçı, şarkıcı, yazar, gazeteci, yazar, aydın, siyasetçi, onlar bir sembol olarak treni seçip İstanbul’dan Mezopotamya’ya doğru Diyarbakır’a bir yolculuk yapıyor. Bu yolculuğun gayesi barışı tekrar yaşatmak, barışa sahip çıkmak ve Türkiye’nin çıktığı çözüm sürecini, onun yolculuğunu bir şekilde desteklemektir. Bende bu süreci destekleyenleri, bu sürece katkıda bulunanları saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.Çözüm sürecini destekleyen, bunu vatandaşlara anlatan, barışın tekrar ihya edilmesi için bu memlekette yaşayan herkesin ortak bir aidiyet dili geliştirip, bir araya gelmesini, bunun desteklenmesini ve bu projenin kalıcı bir barışa dönüşmesini arzu ettiğini belirten Bakan Eker, “Elbette daha rahat bir barışın konuşulabilmesi ve bu düzenlemelerin yapılabilmesinin bir şartı var. Namlunun ortadan kalkması, barut kokusunun atmosferden çekilmesidir. Barut kokusunun olduğu, namlunun gölgesinin olduğu yerde barıştan, düzenlemeden, hukuktan bahsetmek konuşmak, demokratikleşme ve sivilleşme ilgili reformları yapmak mümkün değil. Onun için önce şu namlunun ortadan kalması lazım, önce barut kokusunun havadan çekilmesi lazım ki o zaman oturup ne yapacağımıza, hangi projeleri harekete geçireceğimize daha rahat bir şekilde ortaya koyabilelim. Çözüm süreci önemli ve buna ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.'Hepimiz barışın dilene sahip çıkmalıyız' diyen Eker şöyle devam etti:“Hepimiz sorumlu bir dil kullanmalıyız. Çünkü bu memlekette çok kan döküldü, çok anne gözyaşı döktü. Bütün bu acıların bir daha yaşanmaması için ve kalıcı bir barışın inşası için silahların gerçekte yakılması, bir barış meşalesi tutuşturulması ve inşallah baharla birlikte yeni gün, bir yeni dönem anlamına gelen Nevruz’un bu manada bütün tabiatın uyanışıyla birlikte barış duygularının çok daha güçlü bir şekilde uyanışına vesile olmasını diliyorum.”İHA
Anayasa Mahkemesi Üyeliğine Rıdvan Güleç Seçildi
TBMM Genel Kurulu'nda, Sayıştay kontenjanından Anayasa Mahkemesi üyeliğine Rıdvan Güleç seçildi.Genel Kurul, Sayıştay Genel Kurulu'nun gösterdiği adaylar Rıdvan Güleç, Abdullah Şimşek ve Ahmet Zorlar arasından Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçim yaptı.Hiçbir aday ilk turda seçilmek için gerekli olan üçte iki çoğunluğa ulaşamadı. İlk turda Güleç 229, Şimşek 6 ve Zorlar 1 oy aldı. 6 oy boş, 15 oy geçersiz çıktı.İkinci turda 260 oy kullanıldı. Güleç 248, Şimşek 3, Zorlar 2 oy aldı. Bu turda da üye tamsayısının salt çoğunluğu bulunamadığından Anayasa Mahkemesi üyesi üçüncü turda seçildi.Üçüncü turda, ikinci turda en çok oyu alan iki aday Güleç ve Şimşek arasında seçim yapıldı. Güleç, 253 oy alarak Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçildi. Şimşek'e 3 oy çıktı.TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi 16 Mart Pazartesi günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.AA
İstinye Bayırı, Katar Caddesi Oldu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) dünkü meclis toplantısında Sarıyer’deki İstinye Bayırı caddesinin adının Arap Yarımadası’nın doğusunda bulunan Katar Devleti’nin adıyla değiştirlmesi teklifi oy çokluğuyla kabul edildi.İBB Mart ayı meclis toplantılarının son oturumunda meclis gündemine İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Harita Müdürlüğü’nün Sarıyer’deki İstinye Bayırı Caddesi ile caddenin devamında yer alan Sakıp Sabancı caddesiyle birleşerek oluşan yeni yola “Katar Caddesi” isminin verilmesi teklifi geldi. Harita Komisyonu ile Kültür, Turizm ve Sanat Komisyonu’nun ortak raporunda “Dost ve kardeş ülke Katar’ın isminin, ilimiz sınırları içerisinde bulunan bir bulvar, cadde ya da sokağa verilmesi talep edilmektedir. Dışişleri Bakanlığı’ndan görüş bildirilmesi istenmiş olup Dışişleri Bakanlığı’nın yazısında da söz konusu talebin uygun görüldüğü belirtilmiştir. Konuyla ilgili olarak yapılan araştırma neticesinde; Sarıyer İlçesi sınırlarında yer alan ‘İstinye Bayırı Caddesi’nin tamamı ile devamında yer alan ‘Sakıp Sabancı Caddesi’nin baş tarafında numaratajı değiştirmeyen küçük bir aksının birleştirilerek oluşan yeni yolun isminin “Katar Caddesi” olarak isimlendirilmesi Başkanlığımızca uygun görülmektedir” denildi. İBB Meclis toplantısına görüşülen teklife itiraz eden CHP’li Meclis üyesi Hüseyin Sağ “Komisyonda bu teklifin önümüzdeki ay meclise geleceği konuşulmuş, anlaşılmıştı. Arkadaşlarımız katakulliye getirildi” dedi. “Referandum yaparız”İBB ve Sarıyer Belediyesi’nin Meclis Üyesi Ali Rıza Yılmaz teklife karşı çıkarak “Bu cadde evrensel bir caddedir. Teklif meclisten geçse de gerekirse Sarıyer’de referandum yaparız”dedi.CHP’li Meclis üyesi Cevdet Bayram da söz konusu değişiklikle ilgili İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın daha önce söylediği “İstanbul’da bir durak adı bile değişse halka soracağız” sözünü anımsatıp, Sarıyer halkının görüşünün alınması için referanduma gidilmesini talep etti. CHP’nin teklifin komisyona iadesi talebi reddedildi. Harita Komisyonu Başkanı AKP’li  meclis üyesi Mustafa Demir ise Katar’da bir caddeye de İstanbul adının verildiğini ifade edip,  söz konusu isim değişikliğinin ulusal veri tabanını etkilemeyeceğini savundu. Konuşmaların ardından teklif CHP’li meclis üyelerinin “ret” oyuna karşın AKP’li meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi.Cumhuriyet
Fidan ile Erdoğan 37 Gün Sonra Bir Arada
MİT Müsteşarı Hakan Fidan 10 Şubat'ta AK Parti'den aday adaylığı için istifasıyla başlayan ve aday adaylığını geri çekmesiyle süren tartışmaların ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la ilk kez haftalık olağan görüşmede bir araya geliyor.Erdoğan haftalık olağan görüşme kapsamında Hakan Fidan'la en son 5 Şubat Perşembe günü bir araya gelmişti. 10 Şubat itibariyle MİT Müsteşarlığı görevinden istifa eden Fidan yeniden MİT Müsteşarı sıfatıyla 37 günün ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Erdoğan'la görüşecek.Bu 37 günlük süre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Fidan'ın 'İstifasını doğru bulmuyorum, benim sır küpümdü' sözleriyle başlayan, Fidan'ın adaylığını çekmesinin ardından ise 'İsabetli olmuştur' değerlendirmesiyle sonlanan bir tartışma atmosferi içinde geçti. Erdoğan Kolombiya'ya giderken uçakta gazetecilere Fidan'ın istifasını neden doğru bulmadığını şu sözlerle açıkladı:'Bu makama gelmiş olan bir kardeşimizin milletvekili adayı olmak ya da onun ötesinde bazı görevleri kafasında planlamak gibi bir durumu olabilir. Ya da ona belki bu tür bazı vaatlerde bulunulmuş olabilir, orasını bilemem. Dolayısıyla doğru bulmuyorum ama kendileri artık yorulduklarını söyleyerek, burada daha fazla devam edemeyeceklerini söyleyerek maalesef böyle bir adım atmayı uygun buldular ve bu adımı attılar. Bundan sonraki süreç Sayın Başbakan’a ait olan bir süreçtir. Yerine kim gelecekse Sayın Başbakan teklif yapar. Biz de onar ya da onamayız. Kimin geleceği çok önemli, çünkü bizim Paralel Yapı’yla mücadele esnasında neler yaşadığımız, neler çektiğimiz, her şey ortada. Böyle bir ortamda böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmayı ben asla doğru bulmam.'‘Fidan’a hala kırgınım’ demiştiErdoğan bu açıklamalarının ardından Suudi Arabistan dönüşü, 'ayrılma' demesine rağmen Fidan'ın istifa kararı almasından dolayı kırgın olduğunu söyledi:“Kanaatlerimizi ifade etmiş olmamıza rağmen istifa edip adaylık söz konusu olmuş ise elbette bir kırgınlık söz konusudur. Onu böyle bir göreve getirdik. Getiren de benim. Madem öyle, ayrılırken de, eğer müsaade edilmiyorsa orada kalması ve ayrılmaması gerekirdi. Dolayısıyla tabii ki kırgınım.”Davutoğlu: Pozitif dururumBaşbakan Ahmet Davutoğlu ise Fidan'ın istifa kararı almadan önce Fidan’ın adaylığına olumlu bakacağı mesajını verdi. Davutoğlu, 'Hakan Bey’le ilgili her konuda ve her yerde pozitif dururum. Böyle kritik dönemlerde kimin hangi sınavlardan, ateşin çemberinden geçerken, o ateşin sıcaklığını sizinle birlikte hissedenleri de hissedersiniz; ateşin sıcaklığını hissetmemek için soğuk diyarlara kaçanları da hissedersiniz. Biz, ateşin çemberinden geçerken yanımızda duranları hiçbir zaman terk etmeyiz. Fidan güvendiğim arkadaşlarımdan biridir” açıklaması yapmıştı.Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrıldığı 7 Şubat 2012'nin yıldönümündeki istifasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede de Fidan'ın siyasete girme kararını destekledi:'Dün kendisi istifasını, dilekçesini sundu. 10 Şubat'tan geçerli olmak üzere biz de bunu işleme koyduk. 7 Şubat olması tevafuktur, tabi anlamlı bir tevafuk olarak değerlendirilebilir. Millete ve devlete hizmet etmiş olanlar ister siyasi olsun, ister bürokrat, bir şekilde tarihe onunla adları geçer''Fidan AKP'ye 20 Şubat'ta yaptığı başvurunun ardından temayül yoklamasında da Ankara'dan en yüksek oyu aldı. Erdoğan'ın, siyasete girmesine itirazları gölgesinde Hakan Fidan'ın Haziran'daki genel seçimlerin ardından kurulacak kabinede hangi göreve getirileceği tartışmaları yapıldı.Kabine Saray'dayken aday adaylığını geri çektiFidan, 9 Mart Pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda toplanan Bakanlar Kurulu toplantısı sürerken sürpriz bir şekilde aday adaylığını geri çektiğini duyurdu:'Gördüğüm lüzum üzerine, bugün itibariyle 25’inci Dönem milletvekili genel seçimleri aday adaylığı başvurumu geri çekmiş bulunuyorum. Ülkeme ve milletime hizmet yolunda, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tevdi edilen her vazifeyi hakkıyla yerine getirmenin gayreti içinde olacağım. Bu vesileyle, destek ve itimatlarından dolayı, Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Başbakanımıza ve aziz milletimize şükranlarımı arz eder, saygılar sunarım'Fidan'ın adaylığını geri çekmesiyle ilgili süreci Bakanlar Kurulu'nun hemen ardından Hükümet Sözcüsü Arınç şu sözlerle duyurdu:'Bugün itibariyle aday adaylığından vazgeçtiğini ifade ederek Başbakanımıza durumu iletti. Başbakanımız da Cumhurbaşkanımız'la yaptığı görüşme sonucunda bunu olumlu karşıladılar. Başbakanımızın Cumhurbaşkanımız'la konuyu görüşerek mutabık kalmasından sonra MİT Müsteşarı'nın verdiği açıklamayı ben şahsen yeterli görüyorum. Başbakanımız, Hakan Fidan'ı tekrar MİT Müsteşarlığında görevlendirmiştir. Onay vermiştir. Onay itibariyle kendileri tekrar MİT Müsteşarlığında göreve başlayacaktır'Davutoğlu: Anlaşmazlık yokBaşbakan Ahmet Davutoğlu Fidan'ın siyasete girmeme kararının ardından yaptığı ilk değerlendirmede, Fidan'ın milletvekili olmasına karşı çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir görüş ayrılıklarının olmadığına vurgu yaptı:'ABD dönüşü kendisi randevu istedi, Cumartesi günü görüştüm kanaatini aldım. Görevine dönme kanaatini aldım, aday adaylığından çekilirse seçime girip kaybetse dahi göreve dönme hakkı vardır. Benim de kanaatim bu görevi hakkıyla yapacağı yönünde olduğu için kararı imzaladım. Hepimiz her zaman devlet görevi esnasında büyük çabalar sarf ederiz. Sayın Fidan da zor görevleri zor zamanlarda ifa etti. Ama yorulmuş olsaydı, büyük bir aşkla şevkle göreve dönmek istediğini söyledi. Cumhurbaşkanı ile aramızda görüş ayrılığı yok.'Nasıl ki aday olmak istediğinde bu talebi kabul etmişsem, bu adaylığı çekmek istediğinde de aynı şekilde saygı duyarak dün itibariye bu talebi kabul ettim ve onayladım. Nasıl ayrılırken benim imzam varsa aynı şekilde göreve dönüşünde de benim imzam vardır. Cumhurbaşkanımızla aramızda bu konuda kesinlikle görüş ayrılığı yoktur. Bu tür görevlerde bulunan kişilerin kendi iradeleriyle aldıkları kararlara saygı duyarım.'Erdoğan'dan ilk yorum: İsabetli olmuşturCumhurbaşkanı Erdoğan başından beri karşı çıktığı Hakan Fidan'ın milletvekili aday adaylığını geri çekmesiyle ilgili ilk değerlendirmesini Macaristan Cumhurbaşkanı ile yaptığı ortak basın toplantısında dile getirdi. Erdoğan 'İnanıyorum ki şu anda vermiş olduğu karar isabetli bir karar olmuştur. Bu kararından sonra Sayın Başbakan ile de durumu görüştük. Bu işin hukuki bütün incelemelerini A'dan Z'ye yaptırdık. Sayın Başbakan da yaptırttı, ben de yaptırttım. Hukuken tekrar görevine dönmesinde mani bir hal yok' dedi.Çözüm süreci toplantısıyla göreve başladıFidan MİT Müsteşarı sıfatıyla son kez 10 Şubat'taki çözüm süreci toplantısına katılmış, seçimlerde aday olmak isteyen devlet memurları için sürenin dolacağı 17.00'den yarım saat önce Başbakanlık Resmi Konutu'ndaki toplantıdan ayrıldı.Fidan yeniden MİT Müsteşarı olarak görevlendirildikten sonra da mesaiye çözüm süreci kurulu toplantısıyla başladı. Çarşamba günü Başbakanlık'ta yapılan toplantıya Fidan MİT Müsteşarı olarak yeniden katıldı. Fidan Perşembe günü de Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Başbakanlık'ta bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan' Perşembe günkü yoğun programı nedeniyle devlet günü görüşmeleri kapsamında sadece Başbakan Davutoğlu ile bir araya gelmişti. Fidan'ın Erdoğan'la yapması beklenen haftalık görüşmesi Cuma gününe kaldı.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Reklam
Araç İçi Kameradan Ralli Sırasında Aracın Göle Düşme Anı
Meksika, Guanajuato'da yarışan Ott Tanak ve yardımcı pilotu Raigo Molder'ın yarış sırasında kontrolü kaybedip araç ile birlikte göle düşme anı. Göle düştükten sonra aracın içi su ile dolmaya başlayınca pilotlar kendi çabaları ile araçtan ve sudan çıkmayı başarmışlar.
Suriye'de 4 Yılda 18 Binden Fazla Çocuk İç Savaşın Kurbanı Oldu
Suriye'de 2011'de barışçıl gösterilerle başlayan ve iç savaşa dönüşen olaylarda 211 bin kişi öldü. Ölenlerden 18 binden fazlası çocuk.Merkezi Londra'da bulunan Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR), ülkede dördüncü yılını dolduran şiddet olaylarında hayatını kaybedenler ile ilgili son raporunu yayınladı.Anadolu Ajansı'nın verdiği bilgiye göre raporda, Esad güçleri tarafından 18 bin 242'si çocuk, 18 bin 457'si kadın, 11 bin 427'si işkence altında olmak üzere 176 bin 678 sivil ile 27 bin 496 silahlı muhalifin öldürüldüğü açıklandı.Rastgele bombardıman ve infazlar sonucu hayatını kaybedenlerin yüzde 19'unun kadın ve çocuklar olduğuna işaret edilen raporda, Esad güçlerinin saldırılarında, 5 bin 150 varil bombası kullandığı ifade edildi. Raporda, varil bombalı saldırılarda 12 bin 194 kişinin katledildiği vurgulandı.IŞİD'in de kurulduğu 2013 yılından bu yana, bin 54'ü sivil, 2 bin 913'ü muhalif, 3 bin 967 kişiyi öldürdüğü ifade edilen raporda, Suriye rejimine karşı mücadele eden silahlı gruplardan Nusra Cephesi'nin saldırılarında ise 73'ü muhalif, 258'i sivil 331 kişinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.Raporda Kürt gruplar da varRaporda, Suriye'deki PYD, YPG gibi Kürt silahlı birliklerinin kontrol altında bulundurdukları bölgelerde zorla silah altına alma, tutuklama ve işkence gibi ihlaller gerçekleştirdiğine ve söz konusu gruplar tarafından düzenlenen saldırılarda da 493 kişinin hayatını kaybettiğine yer verildi.
Deliler Gibi Aşık Olduğu Sevgilisini Bir Daha Asla Affedemeyeceklerin Çok İyi Bildiği 12 Durum
etiket
İhanete uğramak, terkedilmek, yalnızlık ile başbaşa bırakılmak ve kaderin güçlü kollarına öylece itilivermek... Bu duyguyu sadece yaşayanlar bilir. Canım dediğimiz ve belki de hayatımızı uğruna feda ettiğimiz insan bir gün içinizdeki tüm ateşi söndürecek bir şeyler yapar ve yaşamınızın bundan sonrasını büyük bir karanlık kaplar. Bu noktadan sonra artık 'O' kişi geri dönse bile, onu asla affedemezsiniz çünkü bilirsiniz ki affedilemeyecek bir şey yapmıştır. Gelir ve size yalvarır, her şeyini size feda etmeye hazır olduğunu söyler fakat gururunuz ve kırılmış kalbiniz sizin için ilişkiyi bitirmiştir. Geri dönüş yoktur. Tanrı affetse bile siz affedemeyecek kadar yaralı ve inançsızsınızdır. İşte hayat böyleleri için çok daha zordur çünkü onlar hem kalplerinin derinliklerinde aşklarını yaşatırlar hem de sevdikleri insanları bir daha asla affedemeyeceklerini çok iyi bilirler. Yalnızca onlar anlar, yalnızca susmanın ve oradan uzaklaşmanın gururlu ve dürüst bir hayata doğru giden tek yol olduğunu...
Reklam
Haşim Kılıç: 'Siyasete Devam Ediyoruz, Her Yerde de Edeceğiz'
Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Haşim Kılıç, milletvekili adayı olup olmayacağı konusunda açıklamalarda bulundu. Kılıç, “Siyasete devam ediyoruz. Her yerde de edeceğiz. Gerçekleri konuşacağız.” dedi. Kılıç, Ankara’da düzenlenen bir programa katıldı. Kılıç, bazı basın yayın organlarında yer alan milletvekili adayı olup olamayacağı konusundaki haberlere ilişkin açıklamalarda bulundu. 'Zaten aktif siyasetin içinde' olduğunu kaydeden Kılıç, “Size bunu anlatırken siyasetin dışında bir şey mi söyledim? Milletvekili olsaydım da gelip bunları söyleyecektim. Bunları anlatacaktım. Siyaset illa da siyasi partinin çatısı altında yapılamaz. Siyaset her yerde yapılabilir. Politika orada yapılır. O ayrı bir konu. Siyasetin daha ideal bir kavram olduğuna inanıyorum, politika demiyorum. Siyasete devam ediyoruz. Her yerde de edeceğiz. Gerçekleri konuşacağız.”CHA
Prof. Dr. Raşit Tükel: 'Sandığın İradesine Uyulmalı'
İstanbul Üniversitesi rektörlük seçimlerinde sandıktan birinci çıkan Prof. Dr. Raşit Tükel, diğer adayları çekilmeye çağırdı. İkinci olan Prof. Dr. Mahmut Ak ise 'daha YÖK ve Cumhurbaşkanlığı aşaması var' diyor.İstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'in AK Parti'den milletvekilliği aday adaylığı için istifa etmesinin ardından rektörlük seçimleri dün yapıldı. Rektörlük için 15 öğretim üyesi aday oldu. 3 bin 2 öğretim üyesi oy kullandı. Rektörlük için yarışan adaylardan İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr Raşit Tükel 1202 oy ile ilk sırada yer alırken, Vekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak 908 oyla ikinci, Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız 382 oy ile üçüncü sırayı aldı.Prof. Dr. Mahmut Ak, eski Rektör Prof. Dr. Yunus Söylet’in ekibinden. Söylet’in istifasının ardından ise vekil rektör olarak atandı. Türk Tabipleri Birliği üyesi olan Prof. Dr. Tükel ise sosyal demokratların ve sendikaların desteklediği bir aday. Üç sene önce sandıktan ikinci çıkan Tükel, en yüksek oyu alanın rektörlüğe seçilmesine vurgu yapmış “demokrasinin gereğidir” diyerek adaylıktan çekilmişti. Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız de üç yıl önce rektörlüğe talip olmuştu.“Cumhurbaşkanlığı sandığa göre atama yapmalı”Üç yıl önce aldığı 361 oyu 1202’ye çıkarak sandıktan birinci çıkan Tükel, Al Jazeera Türk'e “Demokrasinin gereği olarak birinci olan adayın atanması gerekiyor” dedi. Adayların seçim kampanyasında demokratik üniversite sözü verdiklerini anlatan Tükel şöyle konuştu:“ Bu sözün sözde kalmaması için , gerçekten demokratik işleyişi benimsiyorlarsa öğretim üylerinin oylarıyla gösterdikleri iradeye saygı göstermeleri gerekiyor. 2012 seçimlerinde ben yapmıştım. Şimdi de aynı şekilde çekilmelerini bekliyorum. YÖK’ de sandıktan çıkan oy sıralamasıyla Cumhurbaşkanına göndermeli adayları. Cumhurbaşkanlığı makamının da öğretim üylerinin tercihine uygun olarak atama yapmasını istiyoruz. “Seçim sürecinin de vakit varken çok hızlıca gerçekleştirilmesini eleştiren Tükel, “27 Şubat’ta YÖK Yürütme Kurulu, YÖK Genel Kurulunu beklemeden seçim kararı aldı. Seçim gününün iletilmesi 2 Mart. Seçimin tarihi 12 mart. Baskın seçim dedik. Altı aya kadar vakit vardı. Bu dahi beklenmedi. Bu kısa sürede yönetimin devamı niteliğinde olan adaya değil. Demokratik, akademik özerk üniversite doğrultusunda çalışmalarla aday olana oylarını verdi öğretim üyeleri. Bu sonuç yönetiminden duyulan memnuniyetsizliği gösterdiği kadar üniversitedeki akademik ortamın gelişmesi, bilimsel özgürlükerin oluşması için de niyet ifadesi” dedi.Atamaya kadar açıklama yapmayacakSandıktan ikinci çıkanVekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak'a da telefonla ulaştık. Ak, seçimin uygulanışıyla ilgili dün açıklama yaptığını belirterek 'Cumhurbaşkanının ataması olana kadar yeni bir açıklama gereği duymuyorum' dedi. Ak, dün yaptığı açıklamada 'Rektör adaylarını belirleme seçimi yapıldı. Bu üç aşamalı bir seçim. Özgür seçime göre 6 kişilik liste oluşturuldu ilk aşamada. Bu adayları kutluyorum. Bundan sonra YÖK aşaması var ve sonrasında da Cumhurbaşkanı atama yapacak.' demişti.'İradeye saygı'Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği de sandıktan birinci çıkan adayın atanması gerektiğini belirtiyor. Dernekten yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:'YÖK ve Cumhurbaşkanı'nın, sandığın iradesine saygı duymasını beklemekteyiz. Cumhurbaşkanı'nın en sık başvurduğu kavram 'sandık iradesi, millet iradesidir' bu nedenle rektör seçimlerinde de sandık iradesine uymasını beklemek hem demokrasinin hem de asgari tutarlılığın gereğidir.'Seçim sonuçlarına göre ilk altı aday YÖK'e bildirilecek. YÖK belirlediği üç adayı Cumhurbaşkanı'na gönderecek. Cumhurbaşkanı ise bir adayı yeni rektör olarak belirleyecek. YÖK'ün 19 Mart'ta üç adayı belirlemesi ve 20 Mart'ta da Cumhurbaşkanlığı'na sunması bekleniyor.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
İç Güveyisi Olmanın Beraberinde Getirdiği 12 Sıkıntı
Damadın gelin evine gitmesi durumunda aldığı unvandır iç güveyisi. İç güveyisinden hallice deyimi bile bize iç güveyisinin hiyerarşik yapısı hakkında bir ipucu verebilir. Yaşamayanın bilemeyeceği bu durumu sizler için özetlemeye çalıştık.
Reklam
Kahramanmaraş'ta Belediye Temizlik İşçileri, GPS ile Uydudan Takip Edilecek
Kahramanmaraş Merkez Dulkadiroğlu ilçe belediyesi, çalışanlarını denetlemek için uydudan takip cihazı (GPS) yerleştirdi. İşçi verimliğini artırmak amacıyla başlatılan yeni uygulamayla belediye bağlı temizlik işleri müdürlüğünde çalışan 180 işçi mesai saatleri içerisinde harita üzerinde nokta olarak uydudan takip edilecek. 76 bin liraya mal olan sistemle ilk etapta 180 temizlik işçisine şarjlı ve sim kartlı GPS cihazı verildi. Uygulamaya konulan yeni sistemle ilgili bilgi veren Dulkadiroğlu İlçe Belediye Başkan Yardımcısı Sebük Tekin Alpaslan, sahada çalışan işçilerin harita üzerinden kontrol edileceğini söyledi.
İzlanda, AB Üyelik Sürecine Resmen Son Verdi
İzlanda Dışişleri Bakanlığı, ülkenin 2009 yılında yaptığı AB’ye üyelik başvurusunun resmen geri çekildiğini açıkladı.İzlanda Dışişleri Bakanı Gunnar Bragi Sveinsson, AB Konseyi'ne başkanlık eden Letonya Dışişleri Bakanı Edgar Rinkeviç ile yaptığı görüşme sırasında, başvurunun resmen geri çekildiğini bildirdi.Sveinsson, Avrupa Birliği’ne üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasından vazgeçildiğine ilişkin AB yönetimine hitaben yazılan mektubu Rinkeviç’e sundu.Sveinsson, ülkenin verdiği karar doğrultusunda, önceki hükümetin Avrupa Birliği karşısında aldığı taahhütleri iptal ettiğinin altını çizdi. İzlandalı bakan, aynı zamanda AB ile işbirliğini güçlendirme isteğini de dile getirdi.Letonya Dışişleri Bakanı Edgar Rinkeviç ise İzlanda hükümetinin aldığı karara saygı duyduğunu ve AB ile İzlanda arasında pozitif ve yakın işbirliği politikasını desteklediğini kaydetti.2009'DA BAŞVURMUŞTUAğır ekonomik duruma düştükten sonra 16 Temmuz 2009’da AB üyeliğine başvuran İzlanda, Brüksel ile müzakerelere 27 Temmuz 2010’da başlamıştı. O dönemde, üyeliğin ülke ekonomisine büyük istikrar sağlayacağı ve 2008’dekine benzer krizleri önleyebileceği görüşü hakimdi.Sputnik News
Microsoft'un Sesli Asistanı Cortana, iOS ve Android’e Geliyor
Reuters’ın haberine göre Microsoft, kişisel asistan servisi Siri’ye rakip olarak geliştirilen Cortana’yı iOS ve Android’e getirmeye hazırlanıyor.Microsoft Research direktörü Eric Horvitz’in Reuters’e verdiği demeçte kişisel asistan servisi Cortana’nın bu yıl içinde farklı platformlara da geleceğini belirtti. iOS ve Android işletim sistemli akıllı telefon ve tabletler için yayınlanacağı söylenen Cortana’nın bu yıl indirmeye sunulması beklenen Windows 10’la birlikte sonbaharda yayınlanacağı söyleniyor. Microsoft’un kişisel asistan servisi Cortana’nın ne gibi yenilikler sunacağını ise bu yılın sonlarına doğru hep birlikte göreceğiz.LOG
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
İçişleri Bakanı, İç Güvenlik Paketi'nin 68. maddeden itibaren kalan maddelerinin komisyona geri çekilmesi için önerge verdi. TBMM Başkanvekili Akşener, 63 maddenin İçişleri Komisyonu'na geri verildiğini açıkladı.
Reklam