Elektrik Kesintisinin Ardından Sular da Kesilmeye Başladı
Yurdun büyük bölümünde devam eden elektrik kesintisi nedeniyle, güç kaynağı bulunmayan pompa istasyonları çalışmadığı için kimi bölgelerde sular da kesilmeye başladı.Türkiye'nin 80 ilinde bugün sebebi net olarak bilinmeyen bir elektrik kesintisi yaşanıyor. Yurdun büyük bölümünde devam eden elektrik kesintileri nedeniyle, güç kaynağı bulunmayan pompa istasyonları çalışamadığı için kimi bölgelerde sular da kesilmeye başladı. Yetkililer vatandaşlardan tedbir almasını istedi.İZMİR'DE SU KESİNTİSİİzmir'de elektrik kesintisi su kesintisine de neden oldu. Güç kaynağı olan arıtma tesisleri çalışmasına karşın pompa istasyonları ve kuyulardaki sistemlerin devre dışı kalması bazı ilçelerde su kesintisi yaşandı.İZSU Genel Müdürlüğü yetkilileri arıza kaynakla elektrik kesintisi nedeniyle Buca, Hatay'ın üst kesimleri, Kadifekale, Yeşilyurt, Gaziemir, Görece Mahallesi, Karabağlar'ın üst kesimleri, Bornova'nın üst kesimleri, Bayraklı, Karşıyaka, Çiğli'nin üst kesimleri, Güzelbahçe, Narlıdere ve Balçova'nın üst kesimlerinde zorunlu olarak su kesintisi yapıldığını açıkladı.Pompalar elektrik kesintisi nedeniyle çalışmadığı için Tahtalı Barajı'ndan ve kuyulardan su verilemedi. Arıtma tesislerinin ise yedek güç kaynakları olması nedeniyle sorun yaşamadı.Zonguldak'ta elektrik kesintisi nedeniyle Ulutan Barajı'ndan kente su verilemediği bildirildi Zonguldak'ta, elektrik kesintisi nedeniyle Ulutan Barajı'ndan kente su verilemediği bildirildi.ZONGULDAK'TA DA SU YOKMetropoliten Zonguldak Belediyeler Birliği Başkanı Ali Aslankılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ulutan Barajı'ndan elektrik kesintisi nedeniyle kentte su verilemediğini söyledi. Kesinti nedeniyle sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden Aslankılıç, 'Kesintinin bitmesinin ardından zarar tespiti yapacağız. Kesinti nedeniyle kentte su verilemedi. Elektrikler kısmen geldi. Su verilmeye başlanacak ancak kente su verilmesi 3-4 saati bulur' dedi. Kentte 150 bin kişinin faydalandığı Ulutan Barajı'nın, 24 milyon metreküp kapasiteli olduğu bildirildi.GAZİANTEP: SUYU TEDBİRLİ KULLANINGaziantep genelinde elektrik ve suların kesilmesi günlük yaşamda aksaklıklara yol açarken Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (GASKİ) konuya ilişkin açıklama yaptı. GASKİ'den yapılan açıklamada vatandaşların suyu tedbirli kullanmaları istenerek şöyle denildi:'Gaziantep'in içme suyunun sağlandığı Kartalkaya, Mizmilli ve şehir içi bazı kaynaklar elektrikle çalışıyor ve dolayısıyla şehir genelinde su kesintisi yaşanıyor. Vatandaşlarımızdan suyu kullanma konusunda tedbir almalarını istiyoruz.'ANTALYA'DA SU BASKINIAntalya'da Kepez üstü varyant yolu, elektrik kesintisinin ardından santral kapaklarının açılması sonucu su altında kaldı. Merkez Kepez ilçesindeki elektrik santralinin sisteminin sıfırlanması sonucu, çekilemeyen fazla su dışarı verilmek zorunda kaldı. Kanalları dolduran fazla su nedeniyle Antalya Bulvarı Kepez varyantını su altında kaldı. Kanaldan şelale gibi çift yönlü yola dökülen su araç sürücülerine zor anlar yaşattı. İş makinesi kanalda genişletme yaptı. Tüm çalışmaya rağmen suyun yola çıkması engellenemedi. Sürücüler suyun bulunduğu alandan dikkatli şekilde geçti. Ormanlık alandan yola şelale şeklinde suların aktığı görüldü. Kanala fazla gelen su, dere yataklarına taştı. Hayvanat bahçesi yakınından geçen doğalgaz boru hattı suların aşındırması sonucu ortaya çıktı. Hayvanat bahçesine ulaşan yollardaki köprü ve masalar da su altında kaldı. Yollarda ise kayaların biriktiği görüldü.Sondakika
Ülke Genelinde Elektrik Kesintisinin Devam Etmesi Durumunda Yaşanması Muhtemel 20 Durum
Bu yazı fantastik öğeler içermekle birlikte, 31 Mart 2015 tarihinde Türkiye genelinde yaşanan elektrik kesintisinin devam etmesi durumunda meydana gelecek şeylere bir ışık tutmaktadır. Temennimiz, ışığın bir daha asla elimizden alınmaması ve karanlığa hapsedilmememiz yönünde oy birliğiyle sabittir. Eminiz ki Türkiye halkının isteği de aynı doğrultudadır.Onedio bilim kurgu ekibi iftiharla sunar;
KCK: 'Bugün Bile Silahlı Mücadeleyi Bırakmaya Hazırız'
KANDİL Dağı'nda bulunan KCK Yürütme Konseyi Başkanı Cemil Bayık Kürt sorununu silahlı mücadele yöntemiyle değil, siyasi yöntemle çözmek, bunun için müzakereler yapmak istediklerini belirtti.Silah bırakmanın farklı, silahlı mücadeleyi bırakmanın farklı konular olduğunu vurgulayan Bayık, Ortadoğu'da böyle büyük bir savaş yaşanırken ve Kürtlere dönük büyük saldırılar olurken Kürtlerden silah bırakmalarını istemenin, Kürtlerin ölüme yatmasını istemek anlamına geldiğini söyledi. Bayık, 'Eğer Türkiye gerçekten kendi cephesinden adımlar atarsa, biz bugün bile silahlı mücadeleyi sonlandırmaya hazırız' dedi.Uydu üzerinde Türkçe- Kürtçe yayın yapan Denge Tv'ye Kandil'de konuşan KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, çözüm sürcindeki son durum ve IŞİD ile mücadele konuları başta olmak üzere bir çok konuda açıklamalar yaptı. Bayık, artık Kürt sorununu silahlı mücadele yöntemiyle değil, siyasi yöntemle çözmek ve bunun için müzakereler yapmak istediklerini kaydederek şöyle konuştu:'Bunun için 10 demokratik madde ileri sürüldü. Bu 10 madde, sadece Kürt sorununun demokratik siyasal çözümünü içermiyor. Bir bütün Türkiye'nin demokratikleşmesini içeriyor. Türkiye toplumunun demokrasi ve özgürlük sorunlarının çözümünü içeriyor. Bu oldukça da Türkiye toplumunda benimsendi. Ve bunun doğru bir çözüm anlayışı olduğu dile getirilmeye başlandı. Yine bu 10 madde müzakereler de ele alınırken izleme kurulunun oluşturulması gerektiği, parlamentoda yine bir parlamento komitesinin oluşturulması gerektiği, bu iki komiteden de bir hakikatleri araştırma komisyonunun oluşturulması gerektiğini Abdullah Öcalan söyledi.''BUGÜN BİLE SİLAHLI MÜCADELEYİ BIRAKMAYA HAZIRIZ'Bayık, İzleme Kurulu ve Parlamentoda bir komitenin oluşturulması ve iki komiteden Hakikatleri Araştırma Komisyonu'nun kurulması halinde kongreyi toplayıp silahlı mücadeleye son verdiklerine dair açıklamayı yapabileceklerini söyledi. Cemil Bayık şöyle devam etti:'Biz hareket olarak, yine halk olarak, bütün demokrasi güçleri Abdullah Öcalan'ın geliştirdiği bu sürecin arkasında olduğumuzu, desteklediğimizi çok açıkça ortaya koyduk. Eğer Türkiye gerçekten kendi cephesinden adımlar atarsa, biz bugün bile silahlı mücadeleyi sonlandırmaya hazırız. Bunu defalarca da söyledik. Biz sadece bugün bunu söylemiyoruz. Biz çok açık diyoruz ki artık Kürt sorunu silahla değil, siyasetle çözülmeli. Bunun mekanizmaları geliştirilmeli. 'Eğer bu mekanizmalar geliştirilirse, biz silahlı mücadeleyi sonlandırmaya hazırız' diyoruz. Ama bu mekanizmalar bir türlü geliştirilmiyor. Bu mekanizmalar geliştirilmeden nasıl Kürt sorunu çözülecek? Nasıl silahlı mücadele son bulacak?''SİLAH BIRAKMA DEĞİL, SİLAHLI MÜCADELEYİ BIRAKMA'Ortadoğu'da böyle büyük bir savaş yaşanırken ve Kürtlere dönük büyük saldırılar olurken Kürtlerden silah bırakmalarını istemenin, Kürtlerin ölüme yatmasını istemek anlamına geldiğini söyleyen Cemil Bayık şu değerlendirmelerde bulundu:'Kürtlerin bunu kabul etmeyeceği çok açıktır. Kürtlerden bunun istenmesi haksız bir istemdir. Adeletsiz bir istemdir. Hiçbir siyasi, ahlaki gerekçeye de sığmayacak bir istemdir. Kürtler nasıl bu savaş yaşanırken, yine katliamlar altında yaşarlarken silah bırakacaklar? Bu kesinlikle doğru değil. Sorun silah sorunu falan değil. Silah bırakmak ayrı şeydir, silahlı mücadeleyi sonlandırmak ayrı şeydir. Eğer bugün PKK silahlanmışsa, silahlı mücadele yürütmüşse, bu PKK'nın veya Kürtlerin çokça silah kullanma isteminden veya savaş isteminden kaynaklanan bir durum değil. Çünkü, Kürtlere kendilerini ifade etme şansı, yolu, zeminini hiçbir şekilde bırakmadıkları için Kürtler varlıklarını koruyabilmek için zorunlu olarak silahlı mücadeleye başvurdu. Ve artık silahlı mücadeleyi de yürütmek istemiyor. Sorunları artık demokratik siyaset yoluyla istiyor, bunu defalarca ortaya koyduk. Eğer bunun mekanizmalarını Türk devleti geliştirirse, hemen silahlı mücadeleyi bırakacağını da söyledi. Bu mekanizmaları geliştirmesi gereken Türk hükümeti ve devletidir.'Ferit ASLAN / DİYARBAKIR (DHA)
'Tikrit IŞİD'in Elinden Geri Alındı'
Irak Başbakanı Haydar El İbadi Tikrit Şehrinin kurtarıldığını ilan etti. Irak Devlet Kanalı tarafından yayınlanan haberde Tikrit şehrinin tamamının kurtarıldığı bildirildi.Haberde ayrıca Irak Bayrağının Tikrit Valilik binasının üzerinde göndere çekildiği belirtildi. Bu arada Başbakan İbadi daha önce yaptığı bir açıklamasında Tikrit şehir merkezine çok sayıda güvenlik güçlerinin yetiştiğini bildirmişti. Bu arada Salahattin Valisi Raıd El Cubburi bugün yaptığı bir açıklamada Tikrit şehir merkezindeki tüm devlet kurum ve kuruluşlarını yarından itibaren resmi mesai yapmaya çağırdı. El Cubburi açıklamasının devamında tüm devlet kurum ve kuruluşların müdürlerinin yarın bir nisan günü mesaiye başlamalarını istedi.DHA
Reklam
Milletvekili Seçilme Yaşı 18 Oldu
AK Parti'nin 25 olan milletvekili seçilme yaşının 18'e indirilmesine ilişkin anayasa değişikliği teklifi TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edildi.Ayrıntılar gelecek...
Reklam
ALES Başvuru Süresi Uzatıldı
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) ilkbahar dönemi başvuruları, yurt genelindeki elektrik kesintisi nedeniyle bir gün uzatıldı.ÖSYM’nin internet sitesinden yapılan açıklamada, 2015-ALES ilkbahar dönemi başvuru işlemlerinin bugün sona ereceği anımsatıldı.Yurt genelindeki elektrik kesintisinin başvuru merkezlerinde yoğunluk oluşturması nedeniyle işlemlerinin yarın sona ermesine karar verildiği bildirilen açıklamada, başvuruların, merkezlerden başvuracaklar için yarın mesai saati bitiminde, internet aracılığıyla başvuracaklar için ise saat 23.59'da sona ereceği kaydedildi.Ödeme işlemlerinin, bankadan ödeme yapacak adaylar için 2 Nisan'da mesai saati bitiminde sona ereceği belirtilen açıklamada, ÖSYM'nin internet sayfasındaki 'Ödemeler' alanından kredi kartı veya banka kartı ile yapacaklar için ise ödeme işlemlerinin saat 23.59'da sonlanacağı ifade edildi.AA
'Arzu Ettiğimiz Büyüme Rakamlarına Ulaşamayacağız'
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yılın ilk ve ikinci çeyreğinde sıkıntıların süreceğini ve 'arzu edilen' büyüme rakamlarına ulaşılamayacağını söyledi. Işık, ikinci yarıdan itibaren hızlı büyüme beklediklerini belirtti.Kıtalararası Rüzgar Enerjisi Konferansı’na katılan Işık konferansın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Işık bir gazetecinin, ekonomik büyüme verilerine ilişkin sorusu üzerine, iç tüketim ve ihracatın Türkiye'de büyümeyi etkileyen iki faktör olduğunu hatırlattı.Bölgede ve Avrupa'da yaşanan sıkıntılara bağlı olarak ihracat pazarlarındaki gelişmeler nedeniyle ihracatın büyümeye negatif katkı vermesinin beklenmesine rağmen, bir miktar pozitif katkı verdiğini ifda eden Işık, şunları söyledi:'İç tüketimdeki artış büyümeyi olumlu etkiledi. Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafya itibariyle, içinden geçilen konjonktür itibariyle bu büyüme rakamlarını normal karşılamak lazım. Bu açıdan 2015 ilk ve ikinci çeyrekte bugünkü gibi bir takım sıkıntılar yaşayacağımız açık. Daha arzu ettiğimiz büyüme rakamlarına ulaşamayacağımız belli ama özellikle ilk yarıdan itibaren Türkiye'nin hızlı bir büyüme rakamı yakalayacağını, hızlı bir büyüme sürecine gireceğini söyleyebiliriz. Baz etkisi de ortadan kalkacağı için, Türkiye'nin 2015 yılının ikinci yarısından itibaren büyümede ciddi bir artış yakalayacak.'“BU HİÇ TARTIŞMASIZ”Işık, Şubat ayı dış ticaret verilerine ilişkin soruya ise, “Bunu iki temel sebebi var. Bunlardan bir tanesi ihracat pazarlarımızda ki dalgalanma bizi etkiliyor' dedi.Işık, petrol ve diğer emtia fiyatlarının düşmesine bağlı olarak ihracat fiyatlarının da aşağıya çekildiğini bu nedenle ihracatta bir miktar gerilemenin 'makul karşılanması' gerektiğini söyledi ve ekledi:“Fiyat gerilemeleri toplamda ihracat rakamlarını etkiliyor. Ama bunun yanında bizim ihracat pazarlarımızdaki, Avrupa’daki durgunluğun, diğer alanlarda ki oynaklığın ve maalesef çok güçlü dalgalanmanın ihracatımızı olumsuz etkilediğini de hepimiz görüyoruz.”ELEKTRİK KESİNTİSİTürkiye genelinde yaşanan elektrik kesintileri konusunda sorulan soruya ise Bakan Fikri Işık şu yanıtı verdi:“Ben sadece İstanbul ve Ankara’da hayatın yavaş yavaş normale döndüğü bilgisini aldım. Ama nedenleri konusunda bu açıklamayı Enerji Bakanımızın veya Enerji Bakanlığımızın yapması en doğrusu. Bazı şeylerin speküle edipte sonradan’ tüh pardon özür dileriz’ demek doğru olmaz. Gereksiz bir paniğe de toplumu sevk etmemek gerekiyor. Mutlaka Enerji Bakanlığımız ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımız bunun nedeninin ortaya çıkaracaktır ve ondan sonra alınması gereken tedbirleri mutlaka en hızlı şekilde alacaktır.'DHA
Reklam
Hacıosmanoğlu: "Seneye Fırtına Gibi Bir Trabzonspor Başlayacak"
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, 'Önümüzdeki sene fırtına gibi bir Trabzonspor başlayacak. Bu seneden de umudumuzu kesmedik. 9 hafta var, çok şey değişir' dedi.Haberciliğin Türkiye'de toplumu yönlendiren en önemli unsurların başında geldiğini anlatan Hacıosmanoğlu, 'Orada ilke olursa ondan sonra insanları ilkesizlikten, ahlaksızlıktan suçlamaya kimsenin hakkı yok. Çünkü aracı kurum değil, yönlendiren kurum olduğu için asıl ilkenin orada olması lazım. Oradan başlaması lazım' diye konuştu.Hacıosmanoğlu, Trabzonspor'un son 2 sezonda Avrupa'da başarılı sonuçlar aldığını dile getirerek, şunları kaydetti:'Trabzonspor, Videoton takımına 180 dakika gol atamadan Avrupa'dan elendi. Görevimizdeki iki sezonda tarihimizde art arda iki kez Avrupa liginde gruplara kaldık. Birinde Juventus ile karşılaştık, hakem oradaki maçta bizi perişan etti. Napoli maçına da sakatlıklar nedeniyle 13 oyuncuyla çıktık, sadece 2 yedeğimiz vardı.'Futbolda 'Şike' sürecine de değinen Hacıosmanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Bir sürecimiz var. Herkes 'bunu dile getirmiyorsunuz' diyor, evet getirmiyoruz. Hukukçularımız iyi çalışıyor, bunun yakında semeresini göreceğiz, önümüze o konuyla ilgili farklı yaklaşımlar da geliyor. Bu, bizim namus davamız, her zaman söylüyoruz. Olmayan hataları manşete taşıyanlar, hakem hatalarını manşete taşımıyor. Yerel medyanın taşıması gerekir. İlk yarı hakemlerin neler yaptığını hep beraber gördük, yaşadık. Şimdi bir şansızlık var. Bir takımda bu kadar sakat olmaz.''Onur, olsaydı Trabzonspor burada mı olurdu?'Ligin ilk yarısında kaleci sorunu da yaşadıklarına işaret eden Hacıosmanoğlu, kaleci Onur'un sakatlanmadan önce kalesini koruduğu 8 maçta 4 gol yediklerini söyledi.'O kalede olsaydı bugün Trabzonspor burada mı olurdu?' diyen Hacıosmanoğlu, 'Hakan'ın ikinci yarıdaki performansı, ilk yarıda olsa burada mı olurduk? 90 dakikadan sonra Kasımpaşa maçında gol yedik. Yenmemiz gereken Gaziantepspor maçını kaybettik. Bu iki maçta 5 puan kaybetmesek 48 puanımız olacak ve Trabzonspor için şampiyonluktan bahsedilecekti' diye konuştu.'Hacıosmanoğlu, siz 'gitsin' dediğiniz zaman gitmeyecek'Hacıosmanoğlu, ligde kalan 9 haftada çok şeyin değişebileceğini vurgulayarak, '2 haftada 5 puan alsak farklı yerdeydik. Art niyetli insanlar, 'Hacıosmanoğlu başarısız gitsin burada durmasın da ne olursa olsun' diyenler ortaya proje koymalılar. Sadece ben adayım, geldi mi 'burayı kurtaracağım' dememeliler. Biz burayı namusumuz gibi görüyoruz. Gittikten sonra gelen adam görür, bizden önceye de sonraya da bakar. Tek dertleri 'Hacıosmanoğlu gitsin'. Hacıosmanoğlu siz 'gitsin' dediğiniz zaman gitmeyecek ki.'Bunu şehirdeki belli bir zümrenin söylediğini belirten Hacıosmanoğlu, 'Yürekleri varsa benimle Trabzon sokaklarında gezsinler. Bakalım kim kimi seviyor. 'Ben ölürdüm de sana oy vermezdim ama yapılanları gördüm, sana oy vereceğim' diye sayısız mesajlar geliyor' ifadesini kullandı.'Ben de hazmedemiyorum'Hacıosmanoğlu, kendisinin de bu kulüben bir taraftarı olduğuna vurgu yaparak, 'Ligde 43 puanda olmasını ben de hazmedemiyorum ki. Hazmedememek, eleştirmek farklı bir şey ama haksızlık yapmak başka bir şey. Yukarıda Allah var, yazık günah değil mi? Takımın kalecisi sakatlandı, olmayacak goller yedi. Onur ile 4 gol yedik sonra 8 haftada 22 gol yedik' dedi.Sokağa çıktıklarında sağduyulu insanlar gördüğünü anlatan Hacıosmanoğlu, Türkiye'nin her yerinde bunu gördüklerini kaydetti.Hacıosmanoğlu, Türkiye'nin her yerinde bunu gördüklerini belirterek, şöyle konuştu:'Rakiplerimiz olan 3 kulüpte forma satışında var mı başkanın dereceye girdiği bir kulüp. Trabzonspor taraftarı 7 bin Hacıosmanoğlu, forması almış. Taraftar alıyor, formanın arkasına yazdırıyor ismi. Bizi bu insanların sevgisi tutuyor. 'Koltuk sevdası mı var, niye gitmiyor' diyorlar. O insanların sevgisi olmasa niye duralım ki burada. Allah bizi onlara mahçup etmesin.'Hacıosmanoğlu, görevde 2 senelerinin geçtiğine işaret ederek, bu sürede büyük mücadeleler verdiklerini anlattı.Bunun karşılığının sahada alınması gerektiğini belirten Hacıosmanoğlu, 'Yeni kurulan takım hiçbir zaman şampiyon olmaz, bunu herkes biliyor. Bu sene bizi rahat bıraksaydılar, bütün şansızlıklar bizi bulmasıydı bu sezon en rahat şampiyon olacağımız sezonlardan biriydi. Öyle de kadromuz vardı. Bakıyorsunuz kadroda halen 4-5 sakat var. Aytaç'ı yeni aldık, gelecek yıl Türkiye'nin en iyi ön liberolarından olacak, geldi adam, tarak kemiğini kırdı. Deniz, ligin ilk maçı ne penaltımızı verdi, ne kart verdi. Hiç pozisyon olmasaydı yenilseydik de sakatlanmasıydı. Kim bilir bu sezon neler yapardı bizde' değerlendirmesine bulundu.'Fırtına gibi bir Trabzonspor'Hacıosmanoğlu, takımda futbolcuların karakterli oyuncular olduğunu anlatarak, bunun 'iskelet' bir takım olduğunu söyledi.Eksik mevkilere 4-5 oyuncu alınması halinde gelecek yıl bu takımı kimsenin tutamayacağını vurgulayan Hacıosmanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü;'Bu, nasip işidir, Cenab-ı Allah başkanlığı nasip etti, süresini de o tayin edecek. Bu kadro kendi iskeletini ortaya koydu. Hem sahadaki becerisiyle hem de karakter yapısıyla bunu yaptı. Eksikler giderildiğinde önümüzde sene bu takım ligde çok iş yapacak. Hocamızın zaten kadro kurmadaki becerisini söylememeye gerek yok. 2011' de şampiyon olan kadronun temellerini o atmıştı, o hazırlamıştı. Yine aynı şekilde çalışıyor, Cenab-ı Allah nasip ederse önümüzdeki sene fırtına gibi bir Trabzonspor başlayacak. Bu seneden de umudumuzu kesmedik. 9 hafta var, çok şey değişir.'Mackolik
'Üçüncü Bir Nükleer Enerjinin de Adımlarını Atacağız'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Nükleer enerji noktasında da adımlarımızı atmış bulunuyoruz. Ülkemizin birisi güneyde birisi kuzeyde olmak üzere şu anda yürüyen iki önemli çalışması söz konusu' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Slovakya İş Forumu'nda yaptığı konuşmada, Slovakya ile Türkiye arasındaki tarihi bağlar ile ilişkilerin, her geçen gün geliştiğini söyledi.Erdoğan, 2000 yılında 75 milyon dolar olan ticaret hacminin, 2014'te 1,4 milyar dolara ulaştığını ancak bu rakamı yeterli bulmadıklarını vurguladı. Slovakya'ya 2013 yılında gerçekleştirdiği ziyarette, ticaret hacmini en kısa zamanda 5 milyar dolara çıkarma iradesini ifade ettiklerini anımsatan Erdoğan, bu doğrultuda daha fazla çalışmaları gerektiğini vurguladı.Türk iş adamlarına davetErdoğan, Slovakya'nın yetişmiş iş gücü, doğal kaynakları, istikrarlı yapısı ve sunduğu cazip imkanlarla otomotiv sektörü başta olmak uluslararası yatırımcılar için çekim merkezi haline geldiğini anlattı.Küresel mali krize ve Avrupa'daki ekonomik durgunluğa rağmen 2014 yılında Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde büyüme sağlanmış olmasının da bunu teyit ettiğini aktaran Erdoğan, Türk şirketlerini, iş adamlarını Slovakya'ya daha fazla yatırım yapmaya davet etti.'Nükleer enerjide adımlarımızı atmış bulunuyoruz'Türkiye'nin nükleer enerji konusunda çalışmalarının sürdüğüne dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu: 'Nükleer enerji noktasında da adımlarımızı atmış bulunuyoruz. Ülkemizin birisi güneyde birisi kuzeyde olmak üzere şu anda yürüyen iki önemli çalışması söz konusu. Tabii bunun devreye girmesi bizim için 7-8 yılı bulacak. Ardından üçüncü bir nükleer enerjinin de adımlarını atacağız çünkü Türkiye'nin enerji ihtiyacı her geçen gün arttığı gibi bunları çeşitlendirmekte de bir sorumluluğumuz var.''AA
Metin Feyzioğlu'ndan Rehin Alma Eylemine Tepki
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Bakanlar Kurulu kararı ile Berkin Elvan'ın ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın rehin alınmasına tepki gösterdi.Feyzioğlu, Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın Çağlayan Adliyesi'nin 6'ncı katındaki odasına silahlı kişilerin girmesi ile ilgili sosyal paylaşım sitesi Twıtterden yayınladığı mesajında, 'Cumhuriyet Savcısını rehin alma eylemi bir terör eylemidir. Hiçbir gerekçe bunu masum ve haklı gösteremez. Dualarımız savcımızla' dedi.DHA
Reklam
Nuri Şahin 2015'in En İyi Orta Saha Oyuncusu
İsviçreli Spor Araştırma Merkezi CIES'in yaptığı araştırmaya göre 2015'in ilk üç ayı baz alındığında en iyi orta saha olarak Nuri Şahin dikkat çekiyor.Borussia Dortmund'da gösterdiği performansla Real Madrid'e kadar yükselen fakat burada sakatlıklarla boğuşan, daha sonra kısa süreli Liverpool macerasının ardından tekrar Borussia Dortmund'a dönen Nuri, tekrar formunun zirvesinde.İsviçre merkezli güvenilir spor araştırma kurumu CIES'in paylaştığı dosyaya görer. 2015'in en iyi performans gösteren oyuncuları belirlendi. İşte pozisyonlara göre o listeStoperler1 - Emir Spahic (Bayer Leverkusen)2 - (Manchester City)3 - Mats Hummels (Borussia Dortmund)12 - Dany Nounkeu (Evian)Bekler1 - Gael Clichy (Manchester City)2 - Marcelo Vieria (Real Madrid)3 - Marcio Rafinha (Bayern Münih)13 - Roberto Hilbert (Bayer Leverkusen)Merkezi/defansif orta sahalar1 - Nuri Şahin (Borussia Dortmund)2 - Paul Pogba (Juventus)3 - Luiz Fernandinho (Manchester City)Ön orta sahalar1 - Eden Hazard (Chelsea)2 - Mesut Özil (Arsenal)3 - Jesus Navas (Manchester City)Forvetler1 - Lionel Messi (Barcelona)2 - Arjen Robben (Bayern Münih)3 - Bas Dost (Wolfsburg)Eurosport
Ankara'da Acil Rehine Toplantısı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Çağlayan'daki İstanbul Adliye Sarayında savcının rehin alınması üzerine eski ve yeni içişleri bakanları ile adalet bakanlarını acil toplantıya çağırdı. Çağlayan Adliyesi'nde yaşanan rehine olayı nedeniyle, Ankara da hareketlendi. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da, resmi ziyaret için Slovakya'da bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı telefonla arayarak telefonla bilgi verdiği öğrenildi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk ve Adalet Bakanı Kenan İpek'i AKP Genel Merkezi'ne çağırdı.Genel Merkez'deki kritik zirveye, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile seçim nedeniyle görevlerini bırakan İçişleri eski Bakanı Efkan Ala ile Adalet eski Bakanı Bekir Bozdağ da katıldı.  İHA
Reklam
Minecraft Çocuklar İçin İyi mi Kötü mü?
Jolyon Jenkins ve oğlu JoeSon birkaç yıl içinde bilgisayar oyunu Minecraft, milyonlarca çocuğun favorisi haline geldi. Dünyanın birçok yerinde çocuklar Minecraft'la saatler geçiriyor. Oyun sınıflara bile girdi. BBC muhabiri Jolyon Jenkins oyunun çocuklar için iyi mi kötü mü olduğu sorusuna yanıt aradı.13 yaşındaki oğlumu kızdırmak isteyince Minecraft'a 'dijital lego' diyorum.Ama Minecraft gerçekten de öyle. Küplerden bloklar oluşturuyorsunuz. Ama Lego'nun biraz hormonlusu. Bu bloklar hiç bitmiyor ve hiç devrilmiyor.Yarattığınız tasarımlar arasında yürüyor ve internet üzerinde diğer insanlar birlikte oynayabiliyorsunuz.Bazen karanlığın içinden canavarlar çıkıyor, sizi öldürmeye çalışıyorlar. Bu hoş değil. Ama Grand Theft Auto ya da Call of Duty ile kıyaslayınca, Minecraft çok daha masum, barışçıl ve sakıncasız bir oyun.O halde bu kadar çok ebeveynin bu oyunla alıp veremdikleri ne?11 yaşındaki Arthur'un annesi Gabrielle Wacker 'Oyun çok zamanını alıyor. Fırsatını bulsa, okuldan önce Minecraft'ın karşısına geçecek. Sabahları, tableti saklıyorum' diyor.Wacker, 'En büyük kaygım, gerçek dünyaya ilgisini azalması. Sosyal faaliyetlere katılmıyor. Hafta sonları uyanır uyanmaz, 'Bir yere gitmiyoruz. Değil mi?' diyor. Çünkü oyun oynamak istiyor.'Çocuk eğitimiyle ilgili bir çok sitede buna benzer hikayeler var. Anne babalar, çocukların Minecraft oynamadıkları zamanda, diğer insanların Minecraft oynama videolarını izlediklerini söylüyor.İnanılmaz istatistikler var. Merkezi İngiltere'nin Bristol kentinde olan ve Minecraft videoları izlenen Yogscast sitesi, günde ortalama 37 milyon dakika izleniyor. Ve bu en büyük site değil.Londra'daki özel Nightingale Hastanesi'nde teknoloji bağımlılığı üzerine uzmanlaşan Dr Richard Graham, ciddi Minecraft bağımlısı çocukları tedavi ediyor. Graham 'oyunun dış dünyayı daha yavaş, daha sönük ve daha az teşvik edici yapan 'hiper-gerçekliğinden' söz ediyor.Oğlum Joe'nun kendi sunucusu (server) var. Son birkaç yıldır, 20 kadar arkadaşıyla kendi dünyalarını kuruyorlar. Çoğunluğu Amerika'da. Hiçbiriyle tanışmadı. Tasarımları çok etkileyici. Ama çocukların, bu sanal, düşük çözünürlüklü, bloklu evreni gerçek dünyaya tercih etmeleri normal mi?Minecraft meraklılarının bu soruya yanıtı hazır. Oyunun çok yaratıcı olduğunu ve çocukların tasarımlarına bakılması gerektiğini söylüyorlar.Bunu kabul ediyorum. Ama oyunun iki boyutlu olduğunu ve çocukların egzersizinin bilgisayar faresini kullandıkları parmaklarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söylüyorum. Karşı taraf, oyunun saatlerce okumaktan neresinin kötü olduğunu soruyor.Çünkü, okumak düşsel olarak başkalarının zihinlerine girmemizi sağlar. Ancak karşı görüştekilere göre bu yeni bir ahlaki panikten başka bir değil ve Taş Devri'ndeki büyükler, muhtemelen ateşe uzun uzun bakmaktan vazgeçip birbirlerine hikayeler anlatmaya başladıklarında dünyanın batacağını düşünüyordı.Ve bir de 'griefing' var. (sunucudaki diğer oyuncuları rahatsız etmek ve kızdırmak) Çünkü Minecraft özel mülkiyetin olduğu ama polis gücünün olmadığı ve filozof Thomas Hobbes'un da teslim edeceği gibi herkesin herkesle savaş halinde olduğu bir dünya.'Griefing' yapanlar, bilerek sorun çıkarıyorlar, insanların mülkünbe zarar veriyorlar ve başkalarını eğlendirmek için internete bunların videosunu koyuyorlar.Bir Rus üye, Joe'nun mülkünü çaldı. Mülkünün neredeye gittiğini bulamadı ancak kızgın lavlara atıldığından şüpheleniyor. Ebeveynler, internette zorbalık deyince, muhetemelen çocuklarının ne zorluklarla inşa ettikleri mülklerinin yıkılmasını ya da dijital gaspa uğramasını akıllarına getirmiyorlar.Amanda Osborne, oğlu Callum'un bu 'zorbalardan' uzak, güvenle Minecraft oynayabilmesi için kendi sunucusunu kurmuş.Callum dokuz yaşında ve otizmli. Manicraft'ta, diğer insarlarla gerçek dünyadakinden daha kolay ileşitim kurabiliyor.Dünyanın birçok yerinden otizmli çocuklar Amanda'nun sunucusuna bağlanıyorlar, Joe'yu bile hayretler içinde bırakan muhteşem tasarımlar yapıyorlar.Otizmi çocuklar için karmaşık sosyal ilişkiler gerektirmeyen Minecraft ortamı uygun olabilir ama bir aile, çocuklarının böyle bir karmaşıklığın olmadığı bir dünyada bu kadar çok zaman geçirmesine biraz mesafeli bakıyorlar.Ama Minecraft'ı durdurmak mümkün değil. Belki çocukların en azından okulda Minecraft'tan uzak kaldığını düşünebilirsiniz. Ancak artık oyun okullara da girmiş durumda. Eğitim uzmanları, oyunun geleneksel yollarla ulaşılamayan çocukların ilgisini çekme kabiliyetine hayranlık duyuyorlar. British Museum bile, binasının ve sergilediği eserlerin Minecraft versiyonunu oluşturmaları için gönüllü arıyor.BBC
Başakşehirli Talha, Villarreal'de
İstanbul Başakşehir U21 takımında oynayan Cerem Talha Dinçer, İspanya La Liga ekiplerinden Villarreal'e transfer oldu.İstanbul Başakşehir Kulübü'nün resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi;'U21 takımımızın başarılı forveti Cerem Talha Dinçer, İspanya’nın köklü kulüplerinden Villareal’e transfer oldu.''2009 yılından bu yana altyapımızda forma giyen, 1996 doğumlu forvet oyuncusu Cerem Talha Dinçer, kendisini uzun zamandır takip eden İspanyol takımı Villarreal’e satış opsiyonlu olarak transfer oldu. Geçen sezon İstanbul Başakşehir U19 takımında 15 gol atan genç yetenek, bu sezon oynadığı U21 takımında ise 10 gol kaydetti.''13 yaşından beri İstanbul Başakşehir altyapısında futbol oynayan Cerem Talha Dinçer, Arda Turan’ın ardından şu anda La Liga’da forma giyen 2. Türk oyuncu olacak.'Eurosport
Enes Kanter: 'Milli Forma İçin Hazırım'
Amerikan Ulusal Basketbol Ligi'ndeki (NBA) başarılarıyla adından söz ettiren ve basketbol severlerin gururu olan Enes Kanter, yeni takımı Oklahoma City Thunder'daki serüvenine fırtına gibi başladı.Basketbol Milli Takımı'na sakatlığı nedeniyle gelememiş olmasına rağmen, bazı kesimden tepki alan NBA'deki başarılı performansıyla da kısa sürede takımın gözdesi olan Enes Kanter Cihan Haber Ajansı'nın sorularını cevapladı. Enes Kanter, yeni takımından milli formaya, mezun olduğu Samanyolu Koleji'nin çarpıcı YGS başarısından, Türk basketbolunun geleceğine pek çok farklı konuya açıklık getirdi. Sorulara samimi cevaplar veren yıldız basketbolcu sevenlerine bir de müjde verdi: Enes milli takım için hazır. Uzun zamandır, sakatlığı nedeniyle milli formayı giyemeyen ünlü basketçi, milli takıma dönmeyi sabırsızlıkla bekliyor.NBA'de takasın son gününde Utah Jazz'dan ayrılarak Batı Konferansı'nın güçlü ekiplerinden Oklahoma City Thunder'a (OKC) transfer olan Enes Kanter, yeni takımında mutlu olup olmadığı ve Oklahoma City Thunder'deki hedeflerini sıralarken, 'OKC'de ilk dikkatimi çeken şey profesyonellikti. Takım yönetiminin sizinle olan ilişkilerinden, sistemin işlemesine kadar. Bu yönden daha rahat bir ortam buldum burada. Bunun yanında, takım olarak Jazz'dan daha başarılı bir kadrosu var. Bu kadro ile oynadığınızda hem yaptığınız işten daha çok tatmin oluyor, hem de gelecek adına üzerine inşa edebileceğiniz daha performanslı bir kariyer imkanı yakalıyorsunuz. Hedef olarak ufukta tabi ki bir NBA şampiyonluğu var. Ama bu sene bize gelir mi bilemiyorum. Buna namzet bir kadromuz var. İnşallah diyelim.' diye konuştu.'NBA'DEKİ HER ANIMI 'NASIL OLUR DA DEĞERLERİMİZİ, MEMLEKETİMİZİ, BAYRAĞIMIZI BU İNSANLARA SEVDİREBİLİRİM' DİYE GEÇİRİYORUM'Milli takımla ilgili son 2 senedir hakkında çıkan söylentilere, kimi zaman karalamalara karşı ya sessiz kalan ya da kendince cevap veren Enes Kanter, 'Bununla ilgili son durum nedir? Bu sene Enes Kanter'i milli forma giyerken görecek miyiz? Türk basketbol severelere bir mesajın var mı?' sorusuna ise şöyle cevap verdi:'Sizin de söylediğiniz gibi gereksiz söylemlere karşı ya sessiz kalmayı ya da müspet hareket göstermeye gayret ettim. İnanın kimi zaman insanların yorumları karşısında, yaptıkları çıkarımlar karşısında donup kalıyorsunuz. Son 2 senedir hakkımda çıkan milli takım krizinde ağza alınmayacak ifadeler kullanıldı, hayale gelmeyecek senaryolar çizildi. Şimdi burada bunları tekrar etmemin bir anlamı yok. Daha önceki birçok röportajımda dile getirdim bunları. Ancak tek bir şey söylemek ve bunu tekrar ifade etmek istiyorum: Ben milletimi, milli takımımızı, bayrağımızı beni bu konuda usulsüzce eleştiren insanlardan bin kat daha fazla seviyorum. NBA'de bulunduğum her anımı 'Nasıl olur da temsil ettiğim değerlerimizi, memleketimizi, bayrağımızı bu insanlara sevdirebilirim' diye geçiriyorum.Kimse 'Enes Kanter şöhret ve para peşinde, memleket aklının ucunda bile değil' zannetmesin. Esasında haklılar memleket aklımın ucunda bile değil, çünkü memleketim kalbimin tam ortasında. Bayrağımız için onun dünyanın her köşesinde saygı duyulan bir unsur haline gelmesi için elimden geleni yapmaya gayret ettiğimi herkesin bilmesini istiyorum.Uzun bir cevap oldu ancak beni çok rahatsız eden bir mesele bu. O yüzden bir kez daha ifade etmek istedim. Tüm basketbolseverlerimiz bilsin ki hem bu sene, hem de top koşturduğum seneler boyunca, milli formamızı giyeceğim inşallah. Hem de gururla.'Oklahoma City Thunder'a transferi ve yeni takımındaki arkadaşları ve yeni koçun yaklaşımıyla ilgili olarak ise Enes Kanter şunları söyledi'Çok iyi. Geldiğim ilk günden beri ne koç Brooks, ne takım arkadaşlarım, ne de Oklahoma City Thunder taraftarı bana yabancılık yaşatmadı. Dediğim gibi profesyonelliği çok hazmetmiş bir takım. Geçen sene Türkiye'de maç yapmaları da ayrı bir güzellik oldu. Şuan hepsi Türkiye'yi çok seviyor ve tekrar gelip ziyaret etmek istiyorlar.'Enes Karter'e sorulan sorular ve Kanter'in cevapları şöyleWestbrook gibi bir takım arkadaşınız var? Kendisi ile diyaloğunuz nasıl?Russell çok hareketli birisi… Bitmeyen bir enerjisi var. En yoğun günlerin sonunda bile hala onu yerinde zıplıyor bulabilirsiniz . Ayrıca takımda saygı duyulan birisi… Kevin Durant'ın liderlik yokluğunu hissettirmiyor takımda. Bizlerle yakın diyaloğu sahadaki ortak çalışmamıza da yansıyor. İstanbul'a geldiğinde en çok kapalı çarşıyı sevmiş. Sürekli onun muhabbetini yapıyoruz.Sizin için 'korkusuz Türk savaşcı' diyorlar?Bu taraftarların takdiri. Ben sahada oyunumu oynuyorum. Ama mücadeleyi hiç bırakmadan, oynadığınız oyunun hakkını verme adına elinizden geleni yaptığınızda, sevenleriniz sizi en güzel lakaplar ile çağırmak istiyor. Sanırım şimdilik bunu bulmuşlar. Henüz yeniyim, ileride Oklahoma City Thunder'de kalacak olursam farklı lakaplar da gelebilir. Ama en önemli konu tabiki lakabın hakkını verip en iyi temsil ile hizmet etmek.Basketbol Türkiye Ligi'ni, Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes, Galatasaray ve Beşiktaş'ı takip ediyor musunuz?NBA'de bir sezonda 80 kusur maç oynuyorsunuz. Bunların hazırlığı, antremanlar, takım ile olan diğer sosyal projeler ve programlar size hiç vakit bırakmıyor. Arada bakmaya çalışıyorum ama inanın vakit bulamıyorum. Bulduğum boş vakitlerimde ruhumu ve zihnimi hem dinlendirecek hem besleyecek kitaplar okumaya çalışıyorum.Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel görevi bırakıyor. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?Gelecek ile alakalı kendisine başarılar diliyorum. Onun liderliğinde Türk basketbolu gelişti ve mesafe kat etti. Umarım ki koltuğunu bu gelişmeyi biraz daha ileriye götürebilecek ve bu ülkeye en iyi hizmeti verebilecek birilerine bırakacaktır.Sizin mezun olduğunuz okuldan bir genç, Özel Samanyolu Fen Lisesi öğrencisi Mehmet Enes Arıcı, bu yıl 6 puan türünden 5'inde Türkiye birincisi oldu. Bu konuda ne söylemek istersiniz?Her şeyden evvel başarı nereden, kimin eliye gelirse gelsin, alkışlanmalı ve takdir edilmeli. Ama bu başarı sizin duygusal bir bağ hissettiğiniz kurumdan çıkınca daha bir gurur verici oluyor. Zamanla mezun olduğunuz okulunuz ile aranızdaki duygusal bağ, aidiyet hissi daha da kuvvetleniyor. Mezunlar ailesinin bir parçası olarak mezun olduğunuz yuvadaki öğrencilerin başarıları sizi iki kat mutlu ediyor.O dönemde siz neden Samanyolu Koleji'ni tercih etmiştiniz?Küçük yaşlarda olduğum için benim değil ailemin tercihiydi bu aslında. Ama şimdilerde neden ailemin bana böylesi başarılı bir kurum seçtiğini anlayabiliyorum. Herkes çocuğunun en iyi eğitimi almasını ister ve takdir edersiniz ki eğitim sadece matematik, fen, fizik ve sosyal bilimleri çok iyi bilmekle olmaz. Bunları iyi bilmenin yanında, eğitim sizi hayata da hazırlamalı ve rol model ögretmenlerinizden almanız gereken ahlaki değerleri alabilmelisiniz. Bu yönden bakıldığında Samanyolu Koleji ve bu çizgide giden tüm diğer Hizmet Okulları bu imkânları sunabiliyor. Bu kurumlar haricinde sunanlar da vardır mutlaka ama ailemin tercihi burası olmuş ve ben şimdi bununla hem gurur duyuyorum, hem de her fırsatta da mutluluğumu ifade ediyorum.Okuldaki arkadaşlarınız ve öğretmenlerinizle olan diyaloğunuz nasıldı? Nasıl bir öğrenciydiniz?Samimi ve içten insanlar ile çevrelenmek benim için büyük bir fırsattı. Ortaokulda başlayan basketbol yolculuğum sırasında da bu bana çok yardımcı oldu. Bulunduğum okul ortamının dışında farklı ortamlara giriyor ve oralardaki insanlarla da tecrübe ve hayatı paylaşıyordum. Dışarıdaki insan ilişkilerimi, okulumdaki o samimi ortamdan edindiğim ahlak üzerine yürütüyordum. Bu açıdan da, sosyal çevremdeki ilişkilerimin gelişimi adına okulumdaki arkadaş ve öğretmen çevrem çok etkili olmuştur.İyi eğitim veren bir kolejde okurken, neden basketbola yöneldiniz? Sizi buna yönlendiren en önemli etken neydi?Sorunuzdaki kinayeyi kaçırmamak lazım. Hani basketbol iyi bir meslek değil mi ki ben o kadar iyi eğitim veren bir okulda geleceğimi iyi meslekler elde etmek varken, basketbol için feda ettim.Basketbol benim için biraz hayatın akışında kendimi bulmam ile oldu. Ne ben, ne ailem, ne de okul çevremin planlayarak, düşünerek yön verdiğimiz bir şey değildi. Boyum uzun olduğu için sanırım, fıtrî bir yönelme oldu basketbola. Beni basketbola başlatan ise yine Hizmet gönüllüleri tarafından kurulan Van Özel Serhat Koleji'ndeki beden eğitimi öğretmenim Fatih Karalı oldu.Peki lise hayatınızın kariyeriniz üzerinde bir etkisi oldu mu?Kariyerim ile Samanyolu Koleji'nin teknik manada bir ortak noktası yok. Zaten olması da beklenen bir durum değil. Ancak benim için veya daha başka mesleklerde ilerleyen Samanyolu mezunları için, okulumuzdan aldığımız en önemli şey bizlere verilen karakter eğitimiydi. Her okulda matematik, fizik, sosyal bilimleri bu seviyede öğrenebilirsiniz. Bunlar herkesin istifadesine ve yorumlamasına açık bilimler ancak bir öğrenciye karakter kazandırmanın yolu, onu verecek kişinin karakterli ve ahlaklı olmasından geçiyor. Sanırım Samanyolu'nun en büyük avantajı bu. Yani öğrenciye bu karakteri verecek olan rol modellerin yani hocalarımızın hem başarılı hem ahlâkları ile örnek insan olabilecek olmaları. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, bugün kariyerimdeki en önemli şeyin lise yıllarımda hocalarımdan öğrendiğim 'insan gibi insan olma' karakterinin bendeki yansımalarıdır. Farkına varmadan, bugün onları taklit ediyor ve takip ediyorum. Bu da kariyerinizdeki başarıları getiriyor. İşinize olan saygınız, arkadaşlarınız ile ilişkileriniz… Her ne kadar onların çizdiği çizgide henüz minik adımlar atıyor olsam da, onların emeklerine çok şey borçluyum…Bu tip insanların yetişmesi topluma büyük bir katkı değil mi?Tabii ki. Kafası ve kalbi doymuş olgun ruhlar hediye ediyor sisteme bu okullar… Ülkeler de kaliteli insanların omuzlarında yükselir. Bu açıdan bakıldığında, ülkemizin geleceğini inşa edebilecek kaliteli nesiller yetiştiriyorlar…Zorlu bir sınav maratonu içinde yarışan öğrencilere tavsiyeleriniz?Tüm öğrenci arkadaşlarıma tek bir tavsiyem var; Lütfen planlarınızı günlük ve içinde geçirdiğiniz zaman dilimlerine göre dizayn etmeyin veya başarılarınızı onların üzerine inşa etmeyin. Hep gelecekte birer lider olup, geleceği inşa edecek insanlar olarak görün kendinizi… Ve bunu nasıl elde edeceğinizi düşünüp, bunların cevabını verebilecek ailenize ve saygı duyduğunuz insanlara danışın ve ona göre karar verin…'Zaman
Savcının Rehin Alınması Dünya Basınında
BBC News: Türk savcı rehin alındıSilahlı bir grup, Gezi Parkı eylemleri sırasında vurulan Berkin Elvan’ın davasına bakan savcıyı odasında rehin aldı. Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafta Mehmet Selim Kiraz’ın başına silah dayanırken görünüyor.Marksist devrimci örgütün eylemden sorumlu olduğundan şüpheleniliyor.Sky News: Adliye’de Savcı rehin alındıTerörist grup, savcının başına silah dayalı fotoğrafı paylaşarak taleplerinin yerine getirilmemesi halinde savcıyı öldürmekle tehdit etti.Silahlı bir grup, İstanbul’daki Çağlayan Adliyesi’nde savcı Mehmet Selim Kiraz’ı başına silah dayararak rehin aldı. Skynews, haberinde rehinenin sosyal medyada paylaşılan fotoğrafını haberinde yayınlamayacağına karar verdiğini yazdı.Telegraph: Berkin Elvan davasına bakan savcı rehin alındıGezi parkı eylemleri sırasında başından vurulan ve 269 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın davasına bakan savcı Mehmet Selim Kiraz rehin alındı.Kiraz’ın Devrimci Halk Kurtuluş Örgütü üyesi oldukları iddia edilen kişiler tarafından rehin alındığı bildirilirken grup savcının başına silah dayalı bir fotoğraf yayınladı.Washington Post: Türk savcı odasında rehin alındıTürk Marksist Örgüt DHKP-C’nin yayınladığı fotoğrafta Gezi Parkı eylemlerinde başından vurulan gencin davasına bakan savcıyı rehin aldıkları görülüyor.Grup, yayınladıkları talebin yerine getirilmesi için saat verdi. Grup ayrıca, Berkin Elvan protestosuna katılanlar hakkındaki cezaların düşürülmesini talep etti.Gonca YAĞCI – LONDRA (DHA)
Reklam