onedio
Hakan Çalhanoğlu'ndan Barça Cevabı
Leverkusen'de oynayan Hakan Çalhanoğlu, TRT Spor'a çarpıcı açıklamalar yaptı.Bundesliga ekibi Bayern Leverkusen'in formasını giyen milli futbolcumuz Hakan Çalhanoğlu, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ile yaptığı telefon görüşmesini ve hakkında çıkan 'Barcelona'ya transfer olacak' iddiası konusunda açıklamalarda bulundu. Çalhanoğlu, Arda Turanlı Atletico Madrid ile oynayacakları Devler Ligi maçına da değindi. Leverkusenli bir diğer Türk yıldız Ömer Toprak ise Milli Takım konusunda konuşmaktan kaçındı.‘’HOLLANDA MAÇINA DAVET EDİLİRSEM….’’‘’Fatih Hoca, Şampiyonlar Ligi’ndeki Atletico Madrid maçımızı izlemek için sağ olsun buraya kadar geldi. Fakat maçtan sonra maalesef hemen otele gitmiş bu yüzden yüz yüze görüşemedik ama telefonla konuştum. Çok olumlu bir görüşme oldu. İnşallah milli takımda çok güzel şeyler yaşarım. Ay yıldızlı formamı çok özledim, milli takımı çok seviyorum. Hocam, Hollanda maçına davet ederse elimden geleni yapacağım. Gruptan çıkma şansımız zor ama hiçbir şey imkansız değildir. Hollanda’yı yenersek, öbür maçlarımızı da kazanabiliriz. ‘’‘’FRİKİKLERE SAHADA KARAR VERİRİZ’’Hakan Çalhanoğlu, milli takımda frikikleri kimin kullanacağı sorusu üzerine de ‘’Hem Selçuk hem Mehmet Ekici hem de ben frikikleri iyi kullanıyoruz. Saha içinde karar vereceğiz kim kullanacak diye. Ya da hocamız karar verecek. Ben çalışıyorum, hazırlanıyorum, Selçuk ve Mehmet Ekici de hazırlanacaktır. Önemli olan gol atmak, kimin attığı değil‘’ şeklinde konuştu.‘’BARCELONA İLE ANILMAK GURUR VERİCİ‘’Barcelona ile çıkan transfer haberlerine de açıklık getiren Hakan, 'Barcelona ile adımın geçmesi tabii ki gurur verici ama benimle temasa geçen kimse olmadı. Bu konuyla menajerim ilgileniyor. Kendimi Bayer Leverkusen’de iyi hissediyorum ve şu anda burada oynamak istiyorum. Burda hedeflerim var. Atletico Madrid’i eleyerek tarih yazmak istiyoruz’ dedi.ÖMER TOPRAK: 'BİR ŞEY SÖYLEMEK İSTEMİYORUM'Ömer Toprak ise soruları yanıtlamaktan kaçındı. Töre ile yaşanan olay ve Milli Takım daveti ile ilgili sorular için Toprak, 'Bir şey söylemek istemiyorum' dedi.TRTSpor
‘Varsa Yoksa Kürt Sorunu Diye Bir Şey Yok’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu ülkedeki mevcut etnik unsurların hepsinin kendine has sorunları vardır. Varsa yoksa Kürt sorunu diye bir şey yok' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bu ülkedeki mevcut etnik unsurların hepsinin kendine has sorunları vardır. Varsa yoksa Kürt sorunu diye bir şey yok. Ben 2005'te Diyarbakır'da bunu ifade ettim ve bu süreç kapandı. 'Bizim sorunumuzdur' dedik ve biz bu işi kapattık, bitirdik. Hala bunu devam ettirmek isteyenler var. Bunu niye devam ettirmek istiyorlar? Molotofkokteylini eline almak için. Niye? Havai fişeklerle insanları öldürmek için. Niye? 5. kattan o kurbanlık eti dağıtmak isteyen Yasinleri öldürmek için' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanlar Konfederasyonu tarafından düzenlenen “14 Mart Romanlar Günü Çanakkale Buluşması”nda, Roman vatandaşlara hitap etti.Konuşmasına, “Sevgili kardeşlerim, değerli vatandaşlarım, sevgili Çanakkaleliler, Çanakkale'nin ev sahipliğinde ülkemizin değişik yerlerinden şu anda burada bulunan sevgili Roman kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum” diyerek başlayan Erdoğan, Çanakkale’de Roman kardeşleriyle buluşuyor olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.Dünyada Romanlar Günü’nün 8 Nisan’da kutlandığını ama Türkiye’de Romanların bu kutlamayı, daha önce 14 Mart tarihinde gerçekleştirilen Roman buluşmasında verdiği mesajlar nedeniyle 14 Mart’ta kutladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim Roman kardeşlerimizle temasımız, başbakanlığım döneminde, cumhurbaşkanlığım döneminde başlamadı. Ben çocukluğumdan itibarenRoman kardeşlerimle birlikteyim, onlarla birlikte büyüdüm. İstanbul’un Kasımpaşa’sında, Kulaksız’ında, Kaptan Paşa Mahallesi’nde onlarla birlikte büyüdüm, aynı ilkokulda sınıfı paylaştım. Geldiğim hiçbir görevde onları unutmadım, ihmal etmedim” diye konuştu.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de Romanların yanında olduğunu dertlerinin, sıkıntılarının çözümü için çalıştığını, başbakanlığı döneminde çalıştaylarla, toplantılarla Romanların meselelerinin takipçisi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanunlardaki, yönetmeliklerdeki incitici ifadelerin ayıklanmasından, toplu konut inşasına, sosyal desteklerden, sanatçı kimliklerinin tesciline kadar, her alanda Romanlar için çalışmalar yapılmasını sağladığını anlattı.'Roman kardeşlerimi sadece Allah rızası için seviyorum”Erdoğan, her fırsatta Roman vatandaşlarla bir araya geldiğini, son olarak 36 gün önce 6 Şubat 2015'te, Bursa’da Türkiye’nin dört bir yanından gelen Romanlarla görüştüğünü, şimdi de Çanakkale’de bir kez daha Roman vatandaşlarla buluştuğunu kaydetti.“Ben, Roman kardeşlerimi etnik kimliğinden, parasından, pulundan, şusundan, busundan dolayı sevmiyorum, sadece Allah rızası için seviyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:“Allah nazarında aynı haklara, aynı mükellefiyetlere, aynı değere sahip insanlar olduğumuzun bilinciyle sizleri seviyorum. Ne diyor o güzel Roman şarkısında; ‘o da Allah kuludur, her kim olursa olsun, ille deRoman olsun.' Bizler aynı kıbleye yönelen, Hak'tan gelen ve yine Hakk'a dönecek olan tüm sıfatlarının ötesinde insan sıfatına haiz kullarız. Her kim ki diğer sıfatlarından birini insan sıfatının önüne çıkartır işte o zarardadır, gaflettedir. Biz aynı sıkıntıyı kadınlar konusunda yaşıyoruz, aynı sıkıntıyı Kürt kardeşlerim, Suriye’den, Irak’tan gelen Arap kardeşlerimiz konusunda yaşıyoruz. Ahıska Türkleri, Boşnak kardeşlerim… Bunlar konusunda yaşıyoruz. Kimi zaman etnik ayrımcılıkla, kimi zaman cinsiyet ayrımcılığıyla kimi zaman kültürel ayrımcılıkla, diğer vasıflardan biri insan sıfatının önüne geçildiğinde sorun başlıyor. Bakın, şu Çözüm Süreci’ne bakın. Her televizyona çıkan, varsa yoksa Kürt sorunu, Kürt sorunu, Kürt sorunu… Bununla adeta ülkemizi parçalamanın, bölmenin gayreti içerisine giriyorlar.”“Varsa yoksa Kürt sorunu diye bir şey yok'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki mevcut etnik unsurların hepsinin kendine has sorunları bulunduğunu belirterek, “Varsa yoksa Kürt sorunu diye bir şey yok. Ben 2005’te Diyarbakır’da bunu ifade ettim ve bu süreç kapandı. Bizim sorunumuzdur dedik ve biz bu işi kapattık, bitirdik. Hala bunu devam ettirmek isteyenler var. Bunu neden devam ettirmek istiyorlar? Molotof kokteylini eline almak için, havai fişeklerle insanları öldürmek için. Niye? 5’inci kattan o kurbanlık eti dağıtmak isteyen Yasinleri öldürmek için. Bunların etnik kimliklerinden kaynaklanan bir sorun bu ülkede yok. Çünkü biz yaratılanı Yaradan'dan ötürü seven bir medeniyetin, inancın mensuplarıyız. Çünkü müminler ancak kardeştir, bizim ölçümüz bu. Tüm hayatımız boyunca bu ayrımcılıklara karşı mücadele ettik, etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.Samimi bir kardeşlik, uhuvet bilinciyle tüm vatandaşları sevdiğini ifade eden Erdoğan, bu toprakların yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin, kültürleri, farklı inançları bir arada barış ve kardeşlik içinde yaşatma tecrübesi bulunduğunu kaydetti.“Biz, işte böyle bir medeniyetin bugünkü temsilcileriyiz. Sizler de bu medeniyetin ayrılmaz bir parçasısınız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün de öyleydiniz, bugün de öylesiniz, inanıyorum ki yarın da öyle olacaksınız. Tek fark; bugün artık size dün yapılan haksızlıkların, ayrımcılığın, ötekileşmenin yapılamıyor olmasıdır, rahatsız oldukları konu bu” dedi.Yunus Emre’nin, “On sekiz bin alemin cümlesi bir içinde / Kimse yok Bir’den ayrı, söylenir Bir içinde / Cümle Bir onu, Bir’ler, cümle ona giderler / Cümle dil onu söyler, her Bir tebdil içinde” dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:“Bizim davamız birliğin davasıdır. En Batı’dan, en Doğu’ya kadar, en Kuzey’den en Güney’e kadar bizim için herkes bu birin bir parçasıdır, tamamlayıcısıdır. Maalesef geçmişte ülkemizde insanların inancından, dilinden, kılığından, kültüründen horlandığı, tahkir edildiği, ikinci sınıf addedildiği günler yaşadık. Romankardeşlerim bunu çok yakında biliyor. Aynı şekilde Kürt kardeşim de biliyor, imam hatipli kardeşim biliyor, başörtülü kardeşim biliyor. Bu ülkede o kadar çok insanı ötekileştirdiler ki devletle millet arasında adeta uçurum ördüler. Ankara’nın Ulus’una, Kızılay’ına kasketli, şalvarlı vatandaşlarımızın alınmadığı günleri yaşadı bu ülke.İş o dereceye varmıştı ki; ‘Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece' diyen Aşık Veysel’i bile Ankara’ya sokmuyorlardı. Neler yaşadı bu ülke. Bir devlet, milletine kendi insanına böyle bir muameleyi reva görür mü? Görür işte ama farklı gerekçelerle, sebeplerle yürütülen bu ayrıştırma politikaları sonunda iflas etti. Milletimiz her fırsatını bulduğunda hakkına, hukukuna, inancına, kültürüne saygı duyanlara ülke yönetimini teslim etti. 2002 Kasım, her alanda olduğu gibi bu alanda da Türkiye için bir milattır, tarihi bir dönüm noktasıdır. Ülkemizdeki her kesim gibi, her vatandaşımız gibi Roman kardeşlerimiz de demokrasi ve özgürlük ikliminde haklarına kavuşmaya başladı. İnşallah bu süreci kesintisiz devam ettirecek, herkesle birlikte Roman kardeşlerimizin de bu ülkenin tüm imkanlarından adil şekilde faydalanmalarını temin etmeyi sürdüreceğiz.”'Dik dur eğilme, inananlar seninle'Erdoğan’ın konuşması öncesinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Tasavvuf ve Keman Korusu dinleti sundu.Koroda bir kız çocuğunun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret ederek, okuduğu, “Dik dur eğilme, inananlar seninle / Allah’ın emrettiği yoldan geri dönme / Dünyada Müslümanlar elem-keder içinde / Rahatı hoş olanın inmiş gözüne perde / Tüm zalimler birleşmiş yıkıyorlar her yanı / Karşısına dikilmiş bir Osmanlı evladı / Allah’ın bir lütfu bize bir Osmanlı evladı” şeklindeki şiir, salondan büyük alkış aldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, dinletiyi kucağına aldığı kız çocuğuyla dinledi. Kız çocuğunun babasının ısrarına rağmen Erdoğan’ın kucağından kalkmayışı salonda gülüşmelere neden oldu.Çocuk gelin sorununa çözüm isteğiErdoğan’ın konuşması sırasında Esma Bayramiç isimli 24 yaşındaki Roman kadın, Erdoğan’dan, çocuk gelinler sorununa çözüm bulmasını istedi.Konuşmasına ara veren Erdoğan bir süre dinlediği kadını, çocuklarıyla kürsüye davet etti ve burada Esma Bayramiç’i Çanakkale Valisi Ahmet Çınar ile buluşturarak, sorununa çözüm bulunmasını istedi. Erdoğan, çocukları öperek oyuncak hediye etti. Genç kadının, “Allah sizden razı olsun, beni dinlediniz yeter. Kimse seni çekemiyor' sözleri salondan büyük alkış aldı. Bu arada Esma Bayramiç, törenin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10 yıl önce 14 yaşındayken evlendiği gerekçesiyle eşinin cezaevine konulduğunu söyledi. Eşinin tahliyesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yardım istediğini belirten Bayramiç, 'Çünkü eşim suçsuz yere yattığı için ben de kurtarılmasını talep ettim. Biz Romanlar çocuk yaşta evleniyoruz, eşime ceza da çok geç geldi, biz bilmiyorduk. Tek suçu erken yaşta evlenmemiz. Bizim gibilere bir yasa çıkarılmasını istiyorum. Allah razı olsun Cumhurbaşkanımız beni dinledi. Eşim 28 aydır cezaevinde, daha 2,5 yıl cezası var. Soruna çözüm bulunulacağına yürekten inanıyorum' dedi. Erdoğan’ın konuşması öncesinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı konser verdi.Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Çanakkale Valisi Ahmet Çınar, Çanakkale ve çevre illerin bazı milletvekilleri ile çok sayıda Roman vatandaş katıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Dünya ırkçılıktan çok çekti. Dünya ve İslam alemi mezhepçilikten, sen ben kavgasından çok çekti. Biz öncelikle kendi içimizde, sonra bölgemizde ve dünyada İslamofobya, ırkçılık ve mezhepçilik ile mücadeleyi sonuna kadar yürütmeye kararlıyız. Bizim dinimiz öldürmeyi değil yaşatmayı, zulmü değil merhameti, şefkati, rahmeti esas alır. Farklılıklar bu ülkenin zenginliğidir' dedi.Batı'nın Romanları ülkelerinden sürdüğünü belirten Erdoğan, AB müktesebatına göre böyle bir şey yapamayacaklarını, ancak bazı ülkelerin Romanları ülkelerinden şu anda çıkardıklarını söyledi.Dünyanın buna karşı sesinin çıkmadığını ifade eden Erdoğan, 'Bunları bilmemiz lazım. Onun için Türkiye farklı bir ülke' diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin çok anlamlı ibretler, çok özel deneyimler, güzellikler sunduğu kadar, acı hatıralar, kötü uygulamalar, buruk mağlubiyetler de sunduğunu dile getirerek, tarihte çok sayıda milletin, sırf inancından, renginden, kimliğinden dolayı kötü muamele gördüğünü, vatanından, toprağından sürüldüğünü, işkencelere, toplu ölümlere, soykırımlara maruz bırakıldığını anlattı.Endülüs medeniyetinin sadece Müslümanlar için değil, Batılılar için de çok önemli bir merkez olduğunu, ilmin, bilginin irfanın kaynağı haline geldiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:'Endülüs, Hristiyanı Yahudisi Müslümanıyla herkesi bir arada yaşatmış, örnek bir medeniyettir. Peki bugün kendisine medeni denen Avrupa ne yaptı? O Yahudileri Endülüs'ten sürdü ve bunların 500 binini ecdadımız Osmanlı nerede kabul etti, burada kabul etti. İstanbul'da, Türkiye'de kabul etti. Ecdadımız böyle bir ecdat. Kadın çoluk çocuk demeden Endülüs'te Müslümanlara büyük bir soykırım uygulandı. Koskoca bir coğrafyayı Müslümanlardan arındırdı. Sadece Müslümanlardan mı, işte az önce söylediğim Yahudilerden de. Soykırıma tabi tutuldular. Burada işte Roman kardeşlerim var. Buradaki kardeşlerimin atalarını sorsanız, köklerini araştırsanız mutlaka Batı'dan gelenler de vardır. İstisnasız Batı ülkelerinin tamamında Romanlar zulme uğradı, katliamlara maruz bırakıldı, yerlerinden yurtlarından çıkarıldı. Şimdi bu zulmü bu insanlık dışı muameleyi yapanlar, bugün dünyaya nizam vermeye, akıl vermeye, insanlık dersi vermeye, insan hakları, özgürlükler, barış diyorlar ama ülkelerindeki yaşananları görmezden gelip, çifte standart uygulamaya devam ediyorlar.''Farklılıklar bu ülkenin zenginliğidir'Batı'nın beğenmediği, istemediği kim varsa hemen bir terörist yaftası yapıştırdığını, o kesime topyekün tavır aldığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:'Kendileri hakkında olumsuz yazı yazanları hemen dışlıyorlar ama bizim Peygamberimize hakaret edenlere 'demokrasi' diyerek, 'fikir özgürlüğü' diyerek sahip çıkıyorlar. Böyle fikir özgürlüğü olmaz. Topraklarından arındırmak istediğin kim varsa onlara yapılan saldırılara ses çıkarmayacaksın, sonra gelip dünyaya demokrasi, insan hakları dersi vereceksin. Dünya ırkçılıktan çok çekti, Dünya ve İslam alemi mezhepçilikten, sen ben kavgasından çok çekti. Biz öncelikle kendi içimizde sonra bölgemizde ve dünyada İslamofobya, ırkçılık ve mezhepçilik ile mücadeleyi sonuna kadar yürütmeye kararlıyız. Bizim dinimiz öldürmeyi değil yaşatmayı, zulmü değil merhameti, şefkati, rahmeti esas alır. Farklılıklar bu ülkenin zenginliğidir.'Farklı kültür ve kimliklerin Türkiye'nin en büyük gücü olduğunu vurgulayan Erdoğan, 'Romankardeşlerimizin bu ülkenin birinci sınıf vatandaşları olduğunu herkes bilmelidir, bunu böyle kabullenmelidir. Buna karşı çıkan, aykırı iş yapan, herkesten önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve makamını karşısında bulur. Fakat şunu da açık söylüyorum; içimden geldi, hükümeti de karşısında bulur' diye konuştu.'Artık hiç kimse Romanları 'buçuk millet' olarak tarif edemez'Romanların bu toprakların üvey evladı değil asli unsuru olduğunu dile getiren Erdoğan, Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda Romanların dedelerinin de savaştığını, şehit düştüğünü, gazi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Herkesin bu ülkede ne kadar hakkı varsa Roman kardeşlerimin de en az o kadar hakkı var. Ne bir eksik ne bir fazla' dedi.Romanları kötü gösterme, horlama, potansiyel suçlu kabul etme dönemlerinin geride kaldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye'de artık hiç kimsenin Romanları 'buçuk millet' olarak tarif edemeyeceğini belirtti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu ülkede artık hiç kimse 'Sen bir garip Çingenesin telli zurna nene gerek' diyerek Romanların hakkını, hukukunu çiğneyemez. Hani Neşet usta diyor ya, 'Dinle sana bir sözüm var, kimseyi hor görme kardaş. Kim nasıldır Allah bilir, kötüleyip yerme kardaş' Neşet Ertaş böyle diyor. Romanları yerme, hor görme, onları potansiyel suçlu kabul etme dönemi kapandı. Eski Türkiye'nin alışkanlıklarıydı onlar, geride kaldı. İşte burada toplanan sizler eski Türkiye'nin sona erdiğinin, eşitlik içinde, kardeşlik içinde, barış, huzur içinde sizler yeni Türkiye'nin kapılarının sonuna kadar açıldığının en büyük ispatısınız' ifadelerini kullandı.'Bu ülke Romanlardan hiçbir zarar görmemiştir'Türkiye'nin bugüne kadar Romanlardan hiçbir zarar görmediğini belirten Erdoğan, 'Şimdi şu ifadelerimi altını çizerek söylüyorum, Romandan terörist çıkmaz. Romandan bölücü çıkmaz. Romandan hain çıkmaz' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanlara yöneltilen suçlamalara bakıldığında hepsinin de her şehirde, her ilçede, her köyde rastlanabilecek, tamamen insana dair, tamamen imkana dair hususlar olduğunu söyledi.Buna karşılık Romanların Türkiye'ye çok şey kattığını, Türkiye'yi Romansız düşünmenin bile iç karartmaya yettiğini ifade eden Erdoğan, 'Çünkü sizler, bu ülkenin gülen yüzü, neşesi, sevincisiniz. Roman'ın kışı olmaz, sizler hep bir baharsınız. Roman karamsar, kötümser olmaz. Sizler hep bir inancın ümidin temsilcisisiniz. Soruyorum, asık yüzlü Roman olur mu? Roman'ın yüzünde hep bir bahar çiçeği bulunur' diye konuştu.Zaman zaman yollarda, küçük Roman çocukları ve gençlerini kendilerinden büyük derme çatma el arabalarıyla kağıt, hurda toplarken gördüğünü anlatan Erdoğan, helalinden kazanılan her kuruş paraya sonsuz saygı duyduğunu ancak gönlünden geçen Roman manzarasının asla bu olmadığını söyledi.Roman çocukların eğitimine ihtimam gösterilmesini istediğini belirten Erdoğan, Romanları sadece çalgı çalan, çiçek satan, kağıt toplayan olarak değil, doktor, mühendis, öğretmen, iktisatçı, işletmeci olarak görmek istediğini kaydetti.'Bütün valiler sizin haminizdir'Roman çocukların hayallerinin, hedeflerinin küçük olmaması gerektiğini, bunun yolunun da eğitimden geçtiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:'Çocuklarınızın ellerinden tutacaksınız, tamam mı anneler, okula götüreceksiniz. Gitmiyorsa yine tutup götüreceksiniz. Gerekirse başında bekleyeceksiniz. Hiç kimse sizin hakkınıza sizin kadar sahip çıkmaz, çıkamaz. Çocuklarınızı, okutmak için imkanınız mı yok. Valiliğe gideceksiniz. Bütün valiler sizin haminizdir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti bizim dönemimizde sosyal devlet olmanın erdemine ulaştı. Kaymakamlığa gidin, belediyeye gidin, mutlaka size el uzatan devletin eli çıkacaktır. Yine de bulamadınız. İşte bu salonlara bu kardeşiniz geliyor. Bu salonlardan bir tanesinde beni yakalayacaksınız, bana diyeceksiniz ki 'Benimle vali ilgilenmedi, kaymakam ilgilenmedi' bana hemen adını vereceksin, kimliğini, gereğini ben yapacağım. Bakınız 2023 diyoruz, yeni Türkiye diyoruz. Bunun için yetişmiş insana ihtiyacımız var. Bu insanları kendimizin bu kadar nüfusu, potansiyeli varken dışarıdan alıp getirmeyeceğiz. Herhalde sizler çocuklarınızı yetiştireceksiniz ki geleceğin Türkiye'sinde onlar hak ettikleri yeri alabilsinler.'Bu arada salondaki bir vatandaşın, 'Siz rahat olun Cumhurbaşkanım, dört-beş, Romanlarda var' sözlerine Erdoğan, Roman ağzıyla 'Hah bu beya' karşılığını verdi.Erdoğan, salondan gelen 'Milletvekili de istiyoruz Sayın Cumhurbaşkanım' sözü üzerine, şu ifadeleri kullandı:'İnşallah. Roman kardeşlerimin büyük düşünmesinin zamanı artık geldi. Önümüzde seçimler var. 2019'da 3 seçim birden var. Sizler seçen olduğunuz kadar seçilen olma hakkına da sahipsiniz. Temsilcilerinizi belediye meclislerine gönderdiniz ama yeterli değil. İl genel meclislerine gönderdiniz ama yeterli değil. Büyükşehir meclislerine, TBMM'ye göndermelisiniz. Bunun için tek ihtiyacınız olan çocuklarınızın eğitimine önem vermek ve aranızdaki birliği, beraberliği güçlendirmelisiniz. Bunları yaptığınızda kilitli gibi duran tüm kapıların birer birer kendiliğinden sizlere açıldığını göreceksiniz. Bunun alt yapısını oluşturmaya devam edeceğiz. TOKİ sizler için evler yapıyor, belediyeler kentsel dönüşüm kapsamında sizlere yeni yaşam alanları oluşturuyor. Bu çalışmaların sonuna kadar destekçiyim.'Roman kültürünün Türkiye'nin önemli bir değeri olarak korunması, yaşatılması konusunda tüm kuruluşları göreve çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'İnşallah yeni Türkiye'yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeni Türkiye sizlerin de katkılarıyla kardeşliğin, barışın, huzurun bir büyük kucaklaşmanın adresi olacak' dedi.'En önemli hedeflerimizden bir tanesi Çanakkale köprüsü'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale'nin Lapseki ilçesini ziyaret etti.Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz ve vatandaşlar tarafından karşılanan Erdoğan, daha sonra belediye başkanlığına geçti.Burada kendisini bekleyen vatandaşlara seslenen Erdoğan, bugün toplu açılışlar için Çanakkale'ye geldiğini, 14 Mart Tıp Bayramı'nı ve 14 Mart Romanlar Günü'nü de bu şehirde kutladıklarını söyledi.Romanlar buluşmasının ardından Lapseki'yi ziyarete geldiğini ifade eden Erdoğan, 'Bu ay Çanakkale çok hareketli. Bildiğiniz gibi Çanakkale Zaferinin 100. yıl dönümünü kutluyoruz. 18 Mart, başbakanlığımın bütün dönemlerinde bir iki istisnanın dışında sürekli katıldığım törenler olmuştur. Bu yıl başbakanımız bu kutlamaya katılacak. Ben de 24 Nisan'da uluslararası bir kutlamayı yine Çanakkale'de yapacağız' dedi.Erdoğan, 24 Nisan'daki kutlamalara 40 civarında devlet ve hükümet başkanının katılacağını, törenlerin bu yıl bambaşka bir havada yaşanacağını belirterek, 12 yıl önce 250 bin kişinin ziyaret ettiği Çanakkale'ye, bugün 3 milyona yakın kişinin geldiğini, yapılan yatırımlarla bu sayının daha da artacağına inandığını kaydetti.'Burada ciddi yatırımlar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Çünkü şehitlerimize layık olmak, bizim için çok çok önemliydi' diyen Erdoğan, bugün şehitliği de ziyaret ettiğini ve yakın zamanda şehitlikle ilgili sürprizleri olacağını belirtti.Tüm Türkiye'de olduğu gibi Çanakkale'de de birçok yatırımlar gerçekleştirildiğini, bölünmüş yol, eğitim, sağlık ve diğer alanlarda yatırımların artarak devam ettiğini son olarak da enerji alanında yeni adımlar atıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:'Çok daha güzel şeyler olacak. Hele hele en önemli hedeflerimizden bir tanesi Çanakkale köprüsü. Hedefi belirledik şimdi hükümetimiz çalışmalarını yapıyor. İnşallah en kısa zamanda ihalesi yapılarak bunun da adımları atılacak. Çünkü nasıl ki İstanbul Boğazı'nda, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan iki köprü, bir Marmaray var. Şimdi Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılıyor ve Avrasya Tüneli, Marmaray gibi o da yapılıyor, önümüzdeki yıl o da bitecek. 29 Ekim'de de Yavuz Sultan Selim Köprüsü bitecek ki 3 köprü bitmiş oluyor. Hepsinden öte biliyorsunuz bir de İzmit geçişi var. Bunların hepsi birbirinin tamamlayıcısı. Böylece ta Kınalı'dan al İzmir'e kadar inşallah Çanakkale köprüsüyle bir başka güzellik olacak.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasa ve başkanlık sistemiyle ilgili görüşlerini vatandaşlarla paylaşarak, 'Peki yeni Türkiye için yeni bir anayasaya var mıyız? Yeni bir anayasada başkanlık sistemine var mıyız? Hızlı kalkınma için hızlı yükseliş için başkanlık sistemine ihtiyacımız var. 7 Haziran'a fazla zaman yok. Şimdi 400 milletvekili gerek ki bu yeni Türkiye için yeni anayasa için' diye konuştu.Vatandaşlara 'Yeni anayasa, yeni Türkiye için var mısınız?' diye soran Erdoğan, 'Varız' cevabı üzerine 'Çanakkale bunu söylediğine göre mesele bitmiştir' dedi.Erdoğan ve beraberindekiler belediye ziyaretinin ardından AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan'ın anne ve babasının yaşadığı evi ziyaret etti. AA
Beşiktaş'tan Derbi İtirazı
Türkiye Basketbol Ligi'nde Galatasaray Liv Hospital'a 65-64 yenilen Beşiktaş İntegral Forex, maçın tekrarı için itiraz etti.Mücadelenin 38. dakikası içinde Galatasaray Liv Hospital, Zoran Erceg'in attığı 3 sayılık basketle 58-54 öne geçerken, siyah-beyazlı takımın kenar yönetimi, basketin 2 sayılık olduğu yönünde itiraz etti. Maçın hakemleri pozisyonu birkaç kez izledikten sonra basketin 3 sayılık olduğu yönünde karar verdi.Beşiktaş İntegral Forex Kaptanı Muratcan Güler, karşılaşmanın hemen ardından hakem hatası olduğu gerekçesiyle mücadelenin tekrarı için resmi itirazda bulundu.SAKATLARIN DURUMU İYİMaçta sakatlık yaşayan ve ambulansla hastaneye götürülen Galatasaray Liv Hospital'ın oyuncusu Kerem Gönlüm ile Beşiktaş İntegral Forexli basketbolcu Doğan Şenli'nin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.Çenesine darbe alan Doğan Şenli'nin durumunun iyi olduğu ifade edilirken, saha içinde kısa süreli baygınlık geçiren ve hastaneye kaldırılan Kerem Gönlüm'ün olumsuz bir durumla karşılaşmadığı ve taburcu edileceği kaydedildi.Sabah
Yerli 'Volkicar' İtalya Pistlerinde de Boy Gösterecek
Ralli pilotu Volkan Işık tarafından tasarlanan yerli 'Volkicar' otomobiller, İtalya pistlerinde de boy gösterecek.Türkiye halen 'yerli otomobili hangi babayiğit yapacak' sorusunun cevabını ararken, ralli pilotu Volkan Işık, kendi tasarımı olan ve üretimine 2008 yılında başladığı Volkicar otomobillerden son olarak İtalya'ya sattı.Halihazırda Türkmenistan, Moldova, Bulgaristan, Lübnan ve Azerbaycan pistlerinde boy gösteren Türk malı otomobillerin ürün çeşidini arttırmak için çalışma yapan Işık, yerli yarış organizasyonu V1 Challange Şampiyonası'nı da uluslararası boyuta taşımayı planlıyor.Işık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 25 yıldır otomobil sporlarının içerisinde olduğunu belirterek, bu sürede çok şey öğrendiğini ve öğrendiklerini de motor sporuna meraklı olanlarla paylaşmak istediğini söyledi.Bu anlamda otomobil sporlarını sevdirmek ve uluslararası alanda prestijli bir Türk markası yaratmak için 6 yıl önce otomobil yapmaya karar verdiğini dile getiren Işık, 2011'de ürettiği Volkicar ile ilk yerli motor sporları şampiyonası olan V1 Challenge'ı düzenlemeye başladığını kaydetti.'Aranılan babayiğit olduğumuzu düşünüyoruz'Işık, otomobilleri 200 metrekarelik bir garajda el yapımı olarak ürettiklerini anlatarak, '3 kişi üç günde bir araç üretebiliyoruz. Hedefimiz yıllık 50-60 civarında olduğu için üretim bu şekilde devam ediyor. Fiyatlar motoruna göre 14 bin 500 avro ile 16 bin 500 avro olarak değişiyor' diye konuştu.Bugüne kadar 110 yarış otomobil imal ederek Türkiye'de bir ilke imza attıklarını vurgulayan Işık, şöyle devam etti:'Volkicar'ın tasarımı tamamen bize ait, motor dışında her şey Türk malı. Şu an Türkiye dahil 7 ülkede var. İlk üretimimizi 23 adet sattığımız Türkmenistan'a yaptık. Daha sonra Moldova, Bulgaristan, Lübnan, Azerbaycan ve son olarak İtalya geldi. Bu ülkeye 2 otomobil sattık ama bu Türkiye için çok önemli, sonrası da gelecektir. Yerli otomobil üretimi için aranan babayiğit hala bulunamadı. Aslında konuşulan babayiğit olduğumuzu düşünüyoruz çünkü Türk malı otomobili üretiyor ve yurtdışına satışını gerçekleştiriyoruz.'Volkan Işık, ürün çeşitliliğini arttırarak yurtdışına satılan araç sayısını arttırmayı hedeflediklerine dikkati çekerek, 'Otomobil çok ekonomik eğlenceli ve insanların sevdiği bir otomobil. Satış yaptığımız ülkelerde sevilerek kullanılıyor. Bütün ülkelerden pozitif yaklaşımlar alıyoruz. Otomobili kullanmak isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor' dedi.Birkaç yıla kadar 10 ülkeye ulaşarak V1 Challange Şampiyonası'nı uluslararası hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Işık, motor sporlarında Türk malı bir otomobille Türk malı bir yarış kazandırmak istediklerini vurguladı.'Mevcut yarışlar arasında en ucuz alternatif'Işık, her sene 6 yarış düzenlediklerine işaret ederek, 'V1 biraz daha ihtişamlı ve prestijli bir organizasyon, şehir merkezlerinde ve büyük pistlerde gerçekleşiyor. V2 ise tamamen amatörlere yönelik sporcuyu içeri çekmek için yapılan bir organizasyon. Amacımız, V2'yi ulusal, V1'i uluslararası bir yarış yapmak' ifadesini kullandı.Otomobil sporlarını Türkiye'de geliştirmek ve tabana yaymak istediklerini anlatan Işık, 'Bugün ayda 500 lirasını feda edebilecek olan bir genç, bu sporu yapma fırsatı bulabiliyor ve başarılıysa ödüllendirilerek yükselme şansı bulabiliyor. Tabii bu da bir imkan meselesi ama var olan otomobil sporları içerisinde en ucuz alternatif' şeklinde konuştu.Işık, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü içerisinde bir pistleri olduğunu bildirerek, bu sporu yapmak isteyenlerin çok kolay bir şekilde adım atmalarını sağladıklarını ve yarış dünyasının içine girdikten sonra başarılı olmaları içinde çaba harcadıklarını, şu ana kadar çok sayıda yeni sporcunun otomobil sporlarına kolay bir şekilde adım atmasını sağladıklarını sözlerine ekledi.AA
Albayrak Garanti Verdi
Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, Başakşehir maçına ilişkin yaptığı açıklamada, “Hatasız kul olmaz. Sakin olacağız ve şampiyon olacağız” dedi.Spor Toto Süper Lig'in 24. haftasında sahasında Başakşehir'i ağırlayan sarı-kırmızılı ekip, mücadeleden 2-2'lik eşitlikle ayrıldı. Karşılaşmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, 'Galibiyet için çok hazırlandık ama 2-0'dan sonra skoru koruyamadık. Futbolda bunlar var. Telafisi var. Önümüzde çok maç var. 3-0'da olabilirdi ama 1 puan aldığımız için üzgünüz. Bu maçı telafi edeceğiz' dedi.'Benim olduğum yerde problem olmaz'Maçın ardından yaşanan kavganın sorulması üzerine Albayrak, 'Başakşehirli oyuncuları ve yakın arkadaşım olan Abdullah hocayı içeri sorarak tatlıya bağladık. Benim olduğum yerde fazla bir problem olmaz. Sahada olan bir şeyi dışarıda devam ettirmek istediler. Chedjou'yu koluna girerek kendim içeriye soktum. Maçtan sonra böyle gerginlikler olur. Dün Konya'da olan centilmenlik adına Shota'yı tebrik ediyorum. Sahalarda bunların olması lazım' diye konuştu.'Şampiyon olacağız'Hamza Hamzaoğlu'nun ilk kez eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine Albayrak, sözlerini şöyle tamamladı: 'Hatasız kul olmaz. Çalışıyoruz ve benim de hatalarım oluyor. Çalışan insan hata yapar. O da daha iyi olsun diye değişiklik yapmıştır ama tutmadı. Son dakikada Muslera'nın önlediği bir pozisyon var. O da gol olabilirdi. Önümüzde çok maç var ve çok şey değişir. Sakin olacağız ve şampiyon olacağız. 2 haftada 5 puan kaybettik ve bunun bilincindeyiz. Geçen hafta şanssız bir şekilde yenildik. 2-0'dan sonra 2 gol yedik ve onu aramızda telafi ederiz. Oyuncu kardeşlerimizi mücadelelerinden ötürü tebrik ederim. Bunların üstesinden gelecek bir kulübüz.'Sabah
Nehir Aslan Başka Yerde mi Öldürüldü?
Van’ın Gürpınar İlçesi’nde kaybolduktan 4.5 ay sonra evlerinin yakınındaki su kanalında cesedi bulunan 4 yaşındaki Nehir Aslan’ın kaçırıldıktan sonra başka yerde öldürüldüğü ve sonradan getirilip buraya atıldığı ihtimali üzerinde duruluyor. Jandarma bu yönde soruşturma yaparken köyde bir çok kişinin ifadesine başvurulacağı belirtildi.Gürpınar’a 40 kilometre uzaklıktaki Kırkgeçit Mahallesi’nde oturan 6 kişilik Aslan Ailesi’nin kızları 4 yaşındaki Nehir Aslan, 29 Ekim 2014 tarihinde öğle saatlerinde evinin önünde oynarken ortadan kayboldu. Günlerce mahalle ve çevresinde hiç ara vermeden Nehir’i bulmak için seferber olan askerler, AFAD, UMKE ekipleri ile korucular bir sonuç elde edemedi. Yapılan aramalarda, minik Nehir’in kaybolduğunun ertesi günü evine yaklaşık 300 metre uzaklıkta sadece ayakkabıları bulundu. O günden sonra uzman ekiplerin de katıldığı arama çalışmalarında yine hiçbir sonuca ulaşılamadı.Konuyla ilgili arama ve soruşturmalar devam ederken dün acılı haber ailesine ulaştı. Hem ekiplerin hem de mahalle sakinlerinin defalarca aradığı su kanalının içinde bu kez Nehir’in cesedi bulundu. Nehir’in cesedini su kanalının hemen yakınındaki evin sahibi buldu.Jandarma ekipleri olay yerinde güvenlik şeridi oluşturarak inceleme yaptı. Daha sonra Aslan ailesi teşhis için olay yerine çağrıldı. Aslan ailesi de cesedin kızları olduğunu teşhis ettikten sonra ceset otopsi yapılmak üzere İstanbul’a gönderildi.
Reklam
Ekmek İçindeki Jileti Yutan Adam Konuştu
Kocaeli'de yediği ekmeğin içinden çıktığı iddia edilen jiletin yemek borusunu kesip, kalptan çıkan aort damarını delmesi sonucu ameliyat edilen Osman Sarıboğa, hayati tehlikeyi atlattı. Gebze'de geçtiğimiz pazartesi günü yaşanan olayda iddialara göre, Osman Sarıboğa, bir fırından aldığı ekmeğin arasına tavuk koyarak yemeye başladı. Sarıboğa, bir süre sonra göğsünde bir ağrı hissetti. Ağrının yediği tavuğun kemiğinden kaynaklandığını düşünen Sarıboğa, ağrılarının şiddetlenerek artması üzerine ailesiyle birlikte Darıca Farabi Devlet Hastanesi acil servisine gitti. Burada rahatsızlığının nedeni belirlenemeyen Osman Sarıboğa, Pendik'teki Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.AORT DAMARINA SAPLANDIHastanenin acil servisine yatırılan Sarıboğa'nın tomografisi çekildi. Tomografide, yemek borusunda yabancı bir cisim olduğunu fark eden Yrd. Doç. Dr. Tunç Laçin, endoskopi yaptı. Endoskopi sonucunda, yabancı cismin, Sarıboğa'nın yemek borusunu delerek kalpten çıkan aort damarına saplandığı tespit edildi. Bunun üzerine ailesinden onay alınarak ameliyat yapılmasına karar verildi.
Hamzaoğlu: "Benim Hatam Yüzünden Oldu"
Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu , Başakşehir karşısında alınan beraberlik sonrası tüm sorumluluğu üzerine aldı.Sarı kırmızılı teknik adam, maçtan sonra Lig TV'ye verdiği demeçte, 'Yasin'i çıkarana kadar oynayan, basan koşan mücadele eden bir Galatasaray vardı. O dakikadan sonra benim, yani bir değişiklik hatasından dolayı 2 puan kaybettik. Ama ne olursa olsun, kim oynarsa oynasın 2-0'dan evimizde 2-2'ye gelmemeli maç. İnanılmaz üzgünüm. Asla inacımızı kaybetmeden devam edeceğiz. Bu maçtan sonra daha da şart oldu. Allah'ın izniyle dördüncü yıldızı takacağız.' ifadelerini kullandı.Başarılı antrenör, Chedjou ve Kasımpaşa yedek kulübesi arasında yaşanan olayla ilgili ise, 'Kasımpaşa kulübesinden sahaya atılan topa Chedjou kızdı. Maç sonunda ne oldu görmedim ben geç girdim tünele. 2-0'dan 2-2'ye gelince gerginlik olabilir. Söyleyecek fazla bir şey yok. Üzgünüz ama kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.' yorumunda bulundu.Goal.com
Reklam
Arena Koridorları Savaş Alanı
Galatasaray-Başakşehir maçının 90+1. dakikasında konuk ekibin antrenörü Erol Bulut ile Chedjou arasında yaşanan tartışma soyunma odası koridorlarına taşındı. Maç bitimiyle Türk Telekom Arena soyunma odaları savaş alanına döndü, özel güvenliklerin yetersiz kaldığı kavgaya spor büro müdahale ettiGalatasaray-Başakşehir maçının 85. dakikasında skor 2-2 olunca, tansiyon bir anda doruğa çıktı. Bu dakikadan sonra ikili mücadelelerde sertliğin dozu artarkan, futbolcular arasında sık sık tartışmalar yaşandı.En şiddetli tartışma ise 90+1. dakikada Galatasaraylı Chedjou ile Başakşehir'in yardımcı antrenörü Erol Bulut arasında gerçekleşti. Sarı kırmızılı takım taç kullandığı sırada Bulut, elindeki topu sahaya atınca, sahada bir anda iki top oldu.Bunu gören Chedjou hışımla gelerek topu uzaklaştırdı ve Bulut'un üzerine yürüdü. Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı ve saha görevlileri araya girerek gerginliğin büyümesini önledi.SOYUNMA ODASINA TAŞINDIChedjou ile Erol Bulut arasındaki elektriklenme maçın bitiş düdüğüyle kavgaya dönüştü. Soyunma odası koridorlarından ikili birbirinin üzerine yürüdü. Olay yerinde bulunan Sneijder ile Selçuk İnan'ın yanı sıra Başakşehirli futbolcularda olaya dahil oldu. G.Saraylı futbolcular Erol Bulut'u hedef alırken, Abdurrahim Albayrak tansiyonu düşürmek için kavgaya müdahale etti. Özel güvenlik güçleri yetersiz kalınca, spor büro ekiplerinden yardım istendi.Fotomaç
Abdullah Avcı: "Kazanabilirdik"
İstanbul Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Galatasaray maçı sonrası konuşurken, rakiplerini nasıl durduracaklarını bildiklerini söyledi.Spor Toto Süper Lig'in 24. haftasında Galatasaray deplasmanından 2-2'lik beraberlikle dönen İstanbul Başakşehir'de karşılaşma sonrası teknik direktör Abdullah Avcı kısa bir değerlendirme yaptı.Abdullah Avcı, iyi bir takım olduklarını ve Galatasaray'ı nasıl durduracaklarını bildiklerini söylerken, iyi bir oyun sergilediklerini ifade etti.''Maçın bugün planı şöyleydi. Galatasaray oyunun ilk 20 dakikalık bölmüne baskıyla başlayacaktı. Bunu biliyorduk. Bu baskıyı nasıl kıracağımız önemliydi. 20 dakikalık bölümde Galatasaray bundan önce yaptığı baskıları yapamadı. Golü yiyene kadar 3 tane pozisyonumuz var. Onlar da özellikle sağ taraftan geldi. Ama biz topu ne zaman yere indirdik, merkezden gittik, her zaman pozisyon bulduk. Bir takım hamleler yaptık, bundan sonra da golü bulduk. Oyunun ondan sonraki bölümünde maçı da kazanabileceğimiz pozisyonu yakaladık. Biz iyi bir takımız. Sahanın içerisinden dik bir şekilde çıktık. Oyuncularımı da Galatasaray'ı da tebrik ediyorum. Tekrar oyuna ortak olmamız son derece önemliydi. Ben maçtan önce oyuncularıma ''Onlar stresli, biz özgüvenliyiz'' dedim.''Sporx
Reklam
‘Sınav Çetelerinden Mutlaka Hesap Sorulacaktır’
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 14 Mart Tıp Bayramı ve yarın yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yarın yapılacak Yükseköğretime Geçiş sınavına girecek öğrencilere başarı dileyen Bahçeli sınavla ilgili mesajında şu ifadeleri kullandı: 'Yarın YGS, yani Yükseköğretime Geçiş Sınavı yapılacak, evlatlarımız kendilerine ayrılan zaman diliminde ter dökeceklerdir. Sevgili gençler, ne olursa olsun kaygılı olmayın, telaş yapmayın, acele etmeyin, bilginize, inancınıza ve gösterdiğiniz çabalara güvenin. Hayat YGS’den ibaret değildir. Sınavda size verilecek 160 dakika her şeyin bitişi veya başlangıcı da olmayacaktır. Sizler çalıştınız, aileleriniz sabretti. Anne ve babalarınız güç ve imkanları nispetinde desteklerini sizlerden esirgemediler. Herkes rahat ve huzurlu olsun; sınav çetelerinden, hak yiyen, hukuka kast eden, soru çalan emek hırsızlarından mutlaka hesap sorulacaktır. YGS’ye girecek kardeşlerime üstün başarılar diliyorum. Allah bizleri umduğumuza nail, korktuğumuzdan emin eylesin. Dilerim ki tüm evlatlarımız hayali ve hedefiyle kavuşsun.''SAĞLIK ALANINDAKİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİ SİYASİ SORUMLULUK TAŞIYANLARIN ÖNCELİKLİ GÖREVİDİR' Sağlık alanındaki şiddetin önlenmesinin siyasi sorumluların öncelikli görevi olduğunu belirten Bahçeli şunları söyledi:'Düşünüp uygulayan, kafasındaki görünmez fikirleri yazılı harf ve şekiller aracılığıyla kaydeden ilk insan kimse her şeyi başlatan da o’dur. Hasta olan ilk insanla tedavi eden ilk insanın yolları kesiştiği anda medeniyet meşalesi yandı, beşeriyetin nabzı normale döndü. İnsanlığın kaderini ‘tüfek, mikrop, çelik’ sacayağı doğrudan doğruya etkiledi; ülke ve milletlerin yörüngesi de bunlara göre belirlendi. Asırlarca salgın hastalıklar kıtalar arasında ölüm seferleri düzenledi, ticaret yollarından, sömürge hatlarından türlü hastalıklar taşındı. Ne zaman tıp gelişmeye başladı, ne zaman sıhhatli olmanın derin manasına kafa yoruldu, insanlık gerçekten de rahat bir nefes aldı. Merhum Hünkârımız Kanuni ne güzel söylemişti: “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.ö Tıp deyince aklımıza “Hekimlerin Piri ve Hükümdarıö olarak da isimlendirilen İbn-i Sina gelmiyorsa, her hal tercümesi eksik kalır. Türk-İslam medeniyetinin iftiharı nice alimimiz, nice gönül insanımız, hikmet ateşiyle kavrulmuş nice büyüğümüz hastalıklara çare oldular. Bazen vücuttaki bir soruna, bazen yürekteki bir sızıya, bazen de ruhun dehlizlerinde filizlenen bir derde şifa ürettiler, merhem oldular. İyileştiren, yüz güldüren, sıhhatli bir hayat için deva üreten doktorlarımıza, hemşirelerimize ve sağlık çalışanlarımıza çok şey borçluyuz. Beden ve ruh sağlığı için fedakarca mücadele veren sağlık kahramanları her türlü takdir ve tebriki ziyadesiyle hak etmektedir. Bu vesileyle diyorum ki, sıhhat ve afiyetimiz için emek harcayan sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun. Sağlık alanındaki şiddetin önlenmesi, maddi ve manevi beklentilerin karşılanması siyasi sorumluluk taşıyanların öncelikli görevidir.' DHA
Galatasaray'a Başakşehir Darbesi
Haftaya lider giren Galatasaray, Başakşehir karşısında şoka girdi. Cim Bom, 2-0 öne geçtği maçı 2-2 berabere bitiridi.Spor Toto Süper Lig'in 24. haftasında İstanbul Başakşehir'i konuk eden Galatasaray, 2-2 berabere kaldı.Maçın ilk düdüğüyle beraber rakip kalede baskıyı kuran Cim Bom, aradığı golü devrenin sonlarına doğru buldu. Dakikalar 43'ü gösterirken Sabri'nin sağdan ortasına harika bir vole vuran Selçuk İnan, G.Saray'ı 1-0 öne geçirdi.İlk yarı bu skorla geçilirken 2. yarıda da vites düşürmeyen Galatasaray, 49'da Umut Bulut'la farkı ikiye çıkardı.Maçın son 10 dakkikası Galatasaray için kabus gibi geçti. 80. dakikada Mehmet Batdal'ın kafa golüyle farkı bire indiren Başakşehir, 85'te beraberliği yakaladı! Chedjoue'nun uzaklaştıramadığı topa Cenk Şahin ayak koydu ve skora eğitliği getirdi.Son dakikaları nefes kesen maçta Başakşehir, galibiyet golüne de çok yaklaşsa da karşılaşma 2-2'lik eşitlikle sona erdi.Bu sonuçla 52 puana yükselen Galatasaray, puan farkının Beşiktaş'la 1, Fenerahçe ile 2'ye inmesine engel olmadı. Başakşehir ise 40 puana yükseldi.Lig Tv
iOS 8.3 ile Klavye Düzeni Değişiyor
iOS 8.3’ün halka açık üçüncü Beta sürümü ile klavye düzeninin değiştiği ortaya çıktı. Apple, geçtiğimiz gün iOS 8.3 Beta 3’ü halka açarak herkesin bu sürümü test etmesini sağlamış ve kullanıcılardan hata raporlarını bildirmesini istemişti. iOS 8.3 ile gelen en büyük yenilik Türkçe Siri olarak göze çarpsa da bugün klavye düzeninde bir değişikliğin de yapıldığı ortaya çıktı.Safari’de boşluk tuşunun çok küçük olmasından dolayı kullanıcılar boşluk tuşuna basmak isterken nokta tuşuna basıyordu. Bu ufak hata insanı çileden çıkartıyordu. 5.5 inç boyutundaki iPhone 6 Plus’ta ölçek bakımından tüm tuşlardan büyük olan boşluk tuşuna basamamak gerçekten sinir bozucu bir durum.
Reklam
YouTube'a 360 Derece Video Desteği Geldi
Kısa süre önce 10. yılını kutlayan YouTube, yeniliklerine devam ediyor. Uzun zamandır konuşulan 360 derece video izleme desteği sonunda kullanıma sunuldu.Kısa bir süre önce Youtube'un Google'a para kazandırmadığı ortaya çıkmış ve YouTube, bu haberlerin gölgesinde 10. yılını kutlamıştı. Video söz konusu olduğunda Youtube'un hala Dünyanın bir numaralı video izleme platformu olduğu bir gerçek.Yaptığı yenilikler ile popülerliğini korumaya çalışan YouTube, ilerleyen dönemde Google'a para kazandırabilecek mi veya Google tarafından reklamlardan arındırılmış paralı bir sürümü çıkacak mı bunları zaman gösterecek.YouTube, uzun zamandır konuşulan 360 derecelik video izleme özelliğini kullanıma açtı. Google, haritalarında kullandığı sisteme benzeyen bir model geliştirmiş durumda, videoyu açtığınızda sol üst kısımda gelen ok tuşlarını kullanarak o an videonun hangi kısmını izlemek istediğinizi seçebilir ve açı değiştirebilirsiniz. Mobil cihazlarda açıları kontrol etmek şüphesiz daha kolay olacak, akıllı telefonunuz veya tabeletinizin sahip olduğu sensörler ile sadece cihazınızı hareket ettirerek yeni açılara kavuşabilirsiniz.360 derecelik örnek videoyu aşağıda bulabilirsiniz.
'Dolardaki Artış Çiftçiyi Zora Soktu'
TZD Genel Başkanı Yetkin, 'Son aylarda dolar fiyatlarındaki artış, tarım ürünlerinin maliyetlerini artırırken, çiftçiyi zora soktu' dedi.Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, son aylarda dolar fiyatlarındaki artışın tarım ürünlerinin maliyetlerini artırırken, çiftçiyi zora soktuğunu ifade etti. Yetkin, yazılı açıklamasında, dolardaki artış öncesi dünya petrol fiyatlarında görülen düşüşün, çiftçiyi umutlandırdığını ancak bunun Türkiye'deki piyasalara çok düşük oranda yansıtıldığını belirtti. Bu yılın ocak ve şubat aylarında görülen dolar fiyatlarındaki artışın, petrol fiyatlarındaki toparlanmayla bir araya gelmesiyle mazot fiyatının hızla 2014 fiyatlarına yaklaştığına işaret eden Yetkin,  şu değerlendirmelerde bulundu: 'Mazotun ülkemizde rafineri çıkış fiyatı 1,9 liradır. Tarım sektöründe yılda 3,3 milyon ton civarında mazot kullanılmaktadır. Verilen mazot desteği, bu rakamın yalnızca yüzde 5'ini karşılamaktadır. Mazottan alınan vergi bu yıl çiftçiye ödenecek olan 10 milyar liralık toplam desteğe yakın bir miktar oluşturmaktadır. Gübre fiyatlarında ise devamlı bir artış vardır. Bu artış dolardaki yükselişle birlikte hızlanmıştır. Bu tablo, kaçınılmaz olarak tarımsal ürünlerin fiyatlarına yansıyacak, üstelik ülkemizde aracı karları çok yüksek olduğu için yansıma muhtemelen girdi maliyetlerinin üstünde olacaktır. Son aylarda dolar fiyatlarındaki artış, tarım ürünlerinin maliyetlerini artırırken, çiftçiyi zora soktu.' Üreticileri zorlayan bir diğer etkenin de tarımsal girdilerdeki yüksek vergi oranı olduğuna dikkati çeken Yetkin, bu rakamların aşağı çekilebileceğini, çiftçinin beklentisinin de bu yönde olduğunu kaydetti.AA
Reklam
Erol Büyükburç Son Yolculuğuna Uğurlandı
İstanbul Etiler'deki evinde Perşembe günü ölü bulunan ünlü sanatçı Erol Büyükburç, Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda düzenlenen törenin ardından Zincirlikuyu mezarlığına defnedildi.İstanbul Etiler'deki evinde Perşembe günü ölü bulunan ünlü sanatçı Erol Büyükburç için Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda tören düzenlendi. Büyükburç'un Türk Bayrağına sarılı tabutunun başında torunu Lale Han Kaya vardı. Lale dedesinin tabutuna dokundu, fotoğrafını okşadı.
IŞİD Süleyman Şah Türbesi'nin Eski Yeri Karakozak'tan Çıkarıldı
YPG ve ÖSO ile haftalar süren çatışmaların ardından IŞİD, Süleyman Şah Türbesi'nin eski yeri Karakozak köyünden çıkarıldı. IŞİD köyden çekilirken Karakozak Köprüsü'nü havaya uçurdu. 21 Şubat tarihinde gece yarısı operasyonu ile tahliye edilen Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu Karakozak bölgesinde bugün şiddetlenen çatışmalar sonrası İŞİD Karakozak Köprüsü'nü havaya uçurarak bölgeden çekildi. Özgür Suriye Ordusu ve YPG güçleri İŞİD’e karşı 22 Şubat'tan beri Halep’in Mumbuç ilçesine bağlı Karakozak çevresinde çatışıyor. Al Jazeera Türk’e konuşan kaynaklar İŞİD’in köprü çevresine 4 gün önce patlayıcı döşediklerini ve bugün akşam saatlerinde köprünün büyük bir gürültüyle havaya uçurulduğunu kaydettiler. Karakozak köprüsünün havaya uçurulması ile Süleyman Şah Türbesi’nin eski yeri ile kara ulaşımıda ortadan kalktı. İŞİD, Fırat Nehri üzerindeki Cerablus ilçesinde bulunan Şuyuh köprüsünüde 6 Mart tarihinde havaya uçurdu.Cerablus ve Rakka arasında Fırat nehri boyunca 4 Köprü bulunmakta. İŞİD Fırat nehrinin doğusuna çekilirken batı tarafında Özgür Ordu ve YPG güçleri bulunuyor. 12 Mart Perşembe günü köprüyü ele geçirmek için saldıran Özgür Suriye Ordusu’na bağlı birliklerin patlayan mayınlardan dolayı 2 askerinin öldüğü ve yeniden geri çekilmek zorunda kaldığı bildirildi. Bugün sabah saatlerinde çatışmalar yeniden şiddetlenirken İŞİD’in köprüyü havaya uçurarak çekilmesinden sonra köprü ve çevresinin Özgür Suriye Ordusu ve YPG güçlerinin kontrolüne geçtiği duyuruldu.Karakozak, eskiden Süleyman Şah Türbesi'nin bulunduğu yerin çevresindeki yaklaşık 20 Türkmen köyü'nden biri. Türkiye sınırları dışındaki tek Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi'nin eski yerinin bulunduğu Karakozak köyü geçen yıl 13 Mart'ta IŞİD'in eline geçmişti. IŞİD, 22 Mart günü türbeyi koruyan Türk askerleri üç gün içinde çekilmezse saldırı düzenleyeceğini duyurmuştu.Türkiye, 22 Şubat'taki Şah Fırat Operasyonu'yla karakoldaki askerleri tahliye etti. Süleyman Şah Türbesi de Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinin sınır bölgesindeki Eşme köyünün tam karşısındaki bölgeye taşındı. Yeni türbenin inşaatı sürüyor.
Öcalan’ın Yanına İsteği Üzerine Diyarbakır ve Nazilli’den 4 PKK’lı Geliyor
İmralı'da çarptırıldığı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan’ın isteği üzerine 4.5 yıl önce yanına verilen 5 mahkum başka cezaevlerine nakli yapılırken, yerlerine gelecek 4 PKK’lı mahkum da belli oldu. Bu mahkumların 2’si Diyarbakır ve 2’si de Nazilli cezaevlerinden İmralı Yüksek Güvenlikli cezaevi’ne gönderilecek.Kenya’da yakalandıktan sonra getirildiği İmralı adasında ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Öcalan’ın yanına Kasım 2009’da terör örgütü PKK davalarından mahkum olan Şeyhmus Poyraz, Bayram Kaymaz, Cumali Karsu ve Hasbi Özdemir ile TİKKO davasından hükümlü Hakkı Alpan gönderilmişti. İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde yaklaşık 4.5 yıldır kalan ve haftanın belirli günlerinde Öcalan ile bir araya gelen PKK’lı mahkumlardan Şeyhmus Poyraz ve Bayram Kaymaz bugün Kocaeli F Tipi Cezaevi’ne gönderildi.İki mahkum deniz yoluyla limana getirildikten sonra karayolu ile Kocaeli’ye gönderildi. Diğer mahkumlar PKK’lı  Cumali Karsu ve Hasbi Özdemir ile TİKKO’cu Hakkı Alpan’ın ise  helikopterle Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ne gönderilecekleri bildirildi.İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden gönderilen 5 mahkumun yerine, Diyarbakır ve Nazilli cezaevlerinden 4 PKK’lı mahkumun kısa sürede nakledileceği öğrenildi.DHA
Galatasaray, Beşiktaş'ı Deplasmanda Devirdi
Türkiye Basketbol Ligi'nde haftanın en önemli maçında Beşiktaş İntegral Forex, Galatasaray Liv Hospital'ı Akatlar Arena'da ağırladı. Oldukça çekişmeli geçen karşılaşmayı Galatasaray Liv Hospital 65-64 kazandı.Ev sahibi Beşiktaş Integral Forex'in üst üstte iki üç sayılık basketiyle başlayan karşılaşmanın ilk periyodu 16-15 siyah beyazlıların üstünlüğü ile geçildi. Karşılaşmanın ikinci periyodunda Justin Carter - Petrick Young ikilisi ile etkili olan Galatasaray Liv Hospital, soyunma odasına 30-23 önde girdi.Üçüncü periyoda Beşiktaş Integral Forex, ilk periyotta olduğu gibi hızlı başlasa da sarı kırmızılılar farkın kapanmasına izin vermedi ve periyod skoru 43-37 Galatasaray Liv Hospital'ın üstünlüğü ile geçildi.Mücadelenin final periyodu ise tam bir heyecan fırtınasına dönüştü. Üst üstte bulduğu sayılarla farkı kapatan siyah beyazlılar maçın bitimine 06:30 kala 47-47 eşitliği yakaladı. Her iki takımında müthiş bir performans sergilediği maçı Galatasaray Liv Hospital, son dakikalardaki etkili oyunuyula 65-64 kazandı.Geçen hafta Fenerbahçe Ülker derbisinde cezalı olan Ergin Ataman siyah beyazlılara karşı takımının başında çıkarken, Henrik Dettmann ise ilk kez Beşiktaş’lı taraftarlarla buluştu.Lig Tv
Reklam