AKP'nin Milletvekili Adayları | Tam ListeCHP'nin Milletvekili Adayları | Tam ListeHDP'nin Milletvekili Adayları | Tam ListeMHP'nin Milletvekili Adayları | Tam Liste
Balık mı daha duygusal yoksa boğa mı? Aslan mı lider ruhlu yoksa oğlak m? Merkür mü dünyaya yaklaştı yoksa biz büyüdük ve öyle mi değişti dünya? SokakRoportajlari.com ve AstroGunluk.com iftiharla sunar; 'Burcunuz ne? Özellikleri neler?'
İstanbul 1. Bölge Bağımsız Milletvekili adayı olmak isteyen Ersan Gökgöz, bağımsız adaylardan alınan 10 bin 167 TL’yi protesto etmek için adaylığını 85 kilogram ağırlığında 10 bin 167 adet madeni 1 TL’yle yaptı.Gayrimenkul danışmanlık şirketi sahibi Ersan Gökgöz, bağımsız adaylardan alınan 10 bin 167 TL’yi ilginç bir yöntemle protesto etti. Gökgöz, Türkiye Cumhuriyet İstanbul Defterdarlığı Şişli Mal Müdürlüğü’ne geldi.Gökgöz, adaylık için ödenecek olan 10 bin 167 TL’yi 85 kilo ağırlığında 10 bin 167 adet madeni 1 TL’yle yaptı. Gökgöz, her biri 8.5 kilo ağırlığında olan 10 adet bez poşeti 5 kişinin yardımıyla aracının bagajından çıkarabildi. Paralar Merkez Bankası’ndan alındığı ve torbaların üzerinde mühür olduğu için sayılmadan işlem yapıldı. Gökgöz’ün basın mensuplarına açıklama yaparken elindeki para dolu poşetleri taşımakta güçlük çektiği görüldü.Bağımsız milletvekillerinden alınan paranın fazla olmasını protesto eden Gökgöz, “Bağımsız milletvekilleri adaylarından harç olarak istenen parayı yatırmak için gelmiş bulunuyoruz. Rakamın yüksekliğini protesto etmek amacıyla her biri 1 TL’den oluşan 8.5 kilo ağırlığında 10 tane poşet halinde içeriye teslim edeceğiz. Bu şekilde getirmemizin amacı protestodur. Bağımsız adayların seçime girmesi engellenmesi amacıyla yapılmış bir uygulamadır. Siyasi parti adaylarından bir kuruş para almayan Yüksek Seçim Kurulu bağımsız adayların seçime girmesini zorlaştırmak için bu parayı almaktadır” dedi.
Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ile Trabzon Emniyet Müdürü Murat Köksal'ı ziyaret etti.Emniyet Müdürlüğüne gelen Hacıosmanoğlu, Köksal'la bir süre görüştükten sonra binadan ayrılarak aracına bindi.Bu sırada Fenerbahçe otobüsüne yapılan silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan şüpheliler Nihat S. ile Emre A'nın yakınları, Hacıosmanoğlu'nun aracının durdurdu.Yakınlarının suçsuz olduğunu savunan bu kişiler, Hacıosmanoğlu'ndan konuyla ilgili yardım istedi. Bunun üzerine aracının kapısını açarak bu kişilerle görüşen Hacıosmanoğlu, gazetecilerin ziyarete ilişkin sorusu üzerine, Emniyet Müdürü Murat Köksal'ı konuyla ilgili bilgi almak için ziyaret ettiğini anlattı.Teknik konularla ilgili görüşme yapmadıklarını belirten Hacıosmanoğlu, 'Genel bir görüşme yaptık. Araştırmaların sonuçlarını bekliyoruz' dedi.Daha sonra Trabzon Valiliğine geçen Hacıosmanoğlu, burada Vali Abdil Celil Öz'le yaklaşık 15 dakikalık görüşmenin ardından buradan ayrıldı.
Brezilya'nın güneyindeki Santa Catarina eyaletinde polisin, bir uyuşturucu çetesini yakalamak için düzenlediği operasyonda çeteye ait bir köpeğin, gruptaki diğer çete üyeleriyle birlikte sırt üstü yere yattığı görüldü.Operasyondan basına yansıyan bir karede, çeteye ait bir köpeğin, gruptaki diğer çete üyeleriyle birlikte sırt üstü yere yattığı görüldü.Vargem Grande mahallesindeki operasyonun polis ve ordu tarafından ortaklaşa gerçekleştirildiği açıklandı. Yapılan baskında büyük miktarda kokain ve marihuananın yanı sıra silah ve mühimmat bulundu.Polis sözcüsü Filippo Valdez, 'İçerideki bir köpek baskın olunca havlamaya başladı. Ama sahiplerinin, polisin 'Yere yatın' talimatına uyduğunu görünce köpek de koşarak onların yanına arasına yattı' dedi.Görüntüleri yorumlayan Brezilyalı köpek eğitmeni Barnie Rico, köpeğin yaptığı hareketin klasik bir teslimiyet göstergesi olduğunu söyledi.Rico, 'Çok zeki bir hayvan olduğu açık. Diğerlerinin teslim olduğunu görünce, onları taklit etmeye karar verdi' dedi.SoL
Twitter, geçtiğimiz yazdan beri test ettiği Tweet’i yorum yaparak Tweet’leme özelliğini resmi olarak yayına aldığını paylaştı. Kısaca detaylandırmak gerekirse; Yorum yaparak Retweet’leme özelliği diyebileceğimiz Tweet’i Alınıtla özelliğinde kullanıcılar bir başka Tweet’e yer verebilecekler. Twitter’ın test ettiği dönemde URL’in kopyalanıp yapıştırldığı veya bir başka bir Tweet’in ekran görüntüsünü alarak üstüne yorum yapma yerine, kullanıcılar direkt olarak o Tweet üzerinden yorum yaparak Retweet atabilecekler.Bir başka açıdan baktığımızda Retweet’ler onay verdiğim manasına gelmez diye biyografi alanlarına yazan kullanıcılar içinse artık yeniden Tweet’liyorsan yorumunu da alalım beklentileri takipçileri tarafından oluşacak görünüyor.Markalar için takipçiyle etkileşimi artıracağına ve eğlendiren işlerin çıkacağına kesin gözüyle baktığım özellikle ilgili Twitter’ın attığı Tweet’i aşağıda bulabilirsiniz.
Bu şarkıyı evirdi, çevirdi, yavaşlattı, hızlandırdı ama hiçbiri bu kadar güzel olmadı. Orada ağlayan kızlardan biri olmak isterdik mutlaka fakat biliyoruz ki Türkiye'ye gelecek olursa bu bünyeler bu kadının muhteşemliğini kaldıramayacak ve en baştaki ablamız gibi zayıf düşüp baygınlık geçirecek. Tekrar söylüyorum: Babasıyla yaptığı en güzel işler listesinin kraliçesi bu konserdir. Congratulations! (HD izleyiniz.)
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in 'prestij' projem dediği, Çin'den satın alınarak Atatürk Orman Çiftliği Kavşağı'na dikilen robot heykeli mahkemeye verildi. Suç duyurusunda bulunulan Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nden yapılan açıklamada, yargı kararına rağmen Ankapark'ın yapımının sürdüğü ifade edilerek, robot heykeliyle kamu kaynaklarının israfının büyütüldüğünü ifade edildi.Mimarlar, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in isteğiyle Atatürk Orman Çiftliği Kavşağı'na dikilen 'Robocop'un suç delili teşkil ettiğini düşünüyor. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, 'Çin'den satın alınan ve çelik iskelet üzerine granit mermerden yapılmış, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in 'prestij projem' dediği Ankapark'a konulacak robotlara harcanan para tüm kentlilerin parasıdır. Gerekli suç duyurusunu yaptık. Heykeli nerden sipariş ediyor? Maliyeti ne kadar? Bilgi edinme kanunu ile sorduk. Kentliler olarak bilmeliyiz, açıklansın. Katılımcılıktan uzak, aklına geleni yapan,vergilerimiz çarçur edilerek böyle bir ucubenin yapılmasını kabul edemeyiz' dedi. Ankapark'ın yürütmesinin durdurulduğunu söyleyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, şunları söyledi:'Anılan yargı kararlarına rağmen Belediye tarafından hukuka aykırı bir biçimde Ankapark'ın yapım süreci devam etmektedir. Üstüne bir de Çiftlik Kavşağında robot heykeli dikilmiş, bu heykelin Ankaparkın tanıtımı amacıyla konulduğu açıklanmıştır. Yargı kararları gereği uygulama yapılmaması gereken bu alanda satın alma ve yapımların devam etmesi her geçen gün kamu israfını büyütmektedir. Bu durum aynı zamanda şikayet edilen idare yetkililerinin yargı kararlarını uygulamama hususundaki ısrarını ortaya koymaktadır. Büyük bir kamu israfı olan transformers şeklindeki otorobot aynı zamanda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını düzenleyen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunun amacına aykırılık teşkil etmekte ve kamu maliyesinin temel ilkeleri olan Maliye politikası, makroekonomik ve sosyal hedefler ile uyumlu bir şekilde oluşturulur ve yürütülür ile Maliye politikası, makroekonomik ve sosyal hedefler ile uyumlu bir şekilde oluşturulur ve yürütülür ilkelerini ihlal etmektedir. Bu nedenlerle suç duyurusunda bulunduk.''Gökçek kent estetiğini bozuyor'Candan Atatürk Orman Çiftliği'nde Ankapark'ın yapılmasının zaten Atatürk'ün vasiyetinin ihlali olduğunu belirterek, 'Birinci Derece Doğal SİT alanı olan Atatürk Orman Çiftliği'nde dikilen heykeller Büyükşehir Belediyesi'nin Atatürk'ün vasiyetini ihlal ettiğini bir kez daha göstermektedir. Ankapark'ta yargı kararları ortadadır, hukuka uyulmalı ve Ankapark için hiçbir harcama yapılmaması gerekmektedir. Davalar devam etmektedir' şeklinde konuştu.CNN Türk
7 Aralık Üniversitesi tarafından Kilis'te yapılan araştırmaya göre Suriyeli sığınmacıların yüzde 10'u Türkiye'de kalmak isterken geri kalanı dört yıldır savaşta olan ülkelerine dönmek istiyor.Kilis'te, 7 Aralık Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, kente sığınan Suriyelilerin 50'si ülkelerine hemen dönüş yapmayı düşünürken, yüzde 40'ı da savaşın bitmesinin ardından ülkesine dönmek istiyor. Sığınmacıların yüzde 10'u ise hayatlarına Türkiye'de devam etmeyi planlıyor.Yaklaşık dört yıldır Suriye'de devam eden iç savaş nedeniyle on binlerce insan hayatını kaybederken, milyonlarca kişi de vatanlarını terk ederek, komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı.Olayların başladığı ilk günden itibaren Suriye halkına kapılarını açan Türkiye'de şu anda yaklaşık bir milyon 800 bin kayıtlı Suriyeli var.7 Aralık Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) bünyesinde oluşturulan özel bir ekip de yaptıkları çalışmayla Kilis'teki sığınmacı sayısı, sosyoekonomik durumları ve bunların kente etkilerini araştırdı.'Gitmeyecekler algısının yanlış olduğunu görüyoruz'İİBF Dekanı Prof. Dr. Mustafa Paksoy, çalışma kapsamında yaklaşık iki bin kişiyle yüz yüze görüşme yapıldığını söyledi.Paksoy, 'Suriyelilerin yüzde 10'u Türkiye'de kalmak isterken, yüzde 50'si hemen dönüş yapmayı düşündüğünü ifade etti. Geri kalan kısım ise savaşın bitmesinin ardından ülkesine dönmek istiyor. Dolayısıyla bu konuda kamuoyunda oluşan 'gitmeyecekler' algısının yanlış olduğunu görüyoruz' şeklinde konuştu.'Ticarete katkı sağlıyorlar'Paksoy, Suriyelilerin Kilis'in iktisadi, ticari ve sosyal yapısına etkisine yönelik araştırmada kente olumlu katkı sağladıklarının ortaya çıktığını vurguladı.'Çeşitli meslek gruplarından oluşan esnaf ve işadamları ile yapılan görüşmelerde Suriyelilerin kentin iktisadi ve ticari faaliyetlerine olumlu etkisi yüzde 80 civarındayken, olumsuz olduğu düşüncesi ise yüzde 20'lerde kalıyor. Dolayısıyla ticarete olumsuz etki ettiği yönündeki düşüncenin de yanlış olduğunu görüyor ve Suriyeli sığınmacılarla birlikte kente bir sermaye girişi olduğunu düşünüyoruz.'Ülkesini terk eden Suriyelilerin yüzde 42’sinden fazlası Türkiye'de yaşıyor. Türkiye bugüne kadar Suriyeliler için yaklaşık 5,5 milyar dolar doğrudan insani yardım harcaması yaptı.AA - Al Jazeera Turk
Beşiktaş'ın 10 numarası Olcay Şahan, bugün Almanya'da Lütfiye Koçyiğit ile nikah kıydı ve dünya evine girdi.Beşiktaş'ın başarılı orta saha oyuncusu Olcay Şahan, Almanya'da evlendi.Dün oynanan Başakşehir maçında da sahada yer alan deneyimli oyuncu bugün Almanya'da nişanlısı Lütfiye Koçyiğit ile nikah kıydı. Çiftin düğünleri ise 16 Haziran'da yapılacak.Olcay Şahan eşi ile nikahından bir kareyi de takipçileriyle paylaştı.https://twitter.com/olcay_sahan10/status/585412758042193920Eurosport
Galatasaray'ın Uruguaylı file bekçisi Fernando Muslera, futbola forvet olarak başladığını, daha sonra uzun boyu nedeniyle kaleye geçtiğini söyledi.Sarı-kırmızılı kulübün yayın organı Galatasaray Burak Yılmaz ile soruları cevaplayan Muslera, kariyerinde kendisini en çok zorlayan forvet oyuncularının, Di Natale ve Burak Yılmaz olduğunu belirtti.Uruguaylı kaleci, 'Senden iyi bir forvet olur muydu?' sorusuna, 'Sekiz yaşıma kadar forvettim. Boyum uzun olduğu için sonra hep kaleci oldum. Forvet olsam duran toplarda etkili olabilirdim' cevabını verdi.Burak Yılmaz'ın, Türkiye'nin en iyi forveti ve mükemmel bir insan olduğunu iddia eden Muslera, 'Alçakgönüllü, samimi, çok akıllı bir insan. O yüzden onu inanılmaz seviyor ve saygı duyuyorum. Büyük adam' değerlendirmesini yaptı.Burak Yılmaz ise bir golcü olarak, bazı kalecileri yakından tanıyan Muslera'nın, rakip kalecilerle ilgili tavsiyelerini dikkate aldığını belirtti.Sarı-kırmızılı futbolcu, gollerden sonra Muslera ile selamlaşmasını, 'Onu çok seviyorum. Aslında bazen golden sonra ona koşmak geliyor içimden, çok uzak olduğu için elle selamlaşıyoruz. Benim çok mutlu olduğum bir an ve çok anlamlı' ifadeleriyle anlattı.Sampiy10
Sokakta yaşayan bir insan kılığında restoranlara giderek yemek yemek isteyen adamın içeri alınmamasının ardından aynı mekanlara lüks arabayla giderek restoran sahiplerine verdiği ibretlik tepki.
Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, CHP’de milletvekili aday listelerinin açıklanmasının ardından partiden istifa etti.Hatay’dan bağımsız milletvekili adayı olarak seçimlere katılacağı ifade edilen Refik Eryılmaz’ın CHP’den istifası şaşırttı.Olayı duyuran CHP’li Hüseyin Aygün, Twitter’da “Sevgili dostum Refik Eryılmaz az evvel partiden istifa etti. Hatay listesine alınmaması çok yanlıştı. Sanırım bağımsız girecek. Yazık oldu” mesajını paylaştı.
Olmayan belgelere dayalı yalanlar, bu numaralar... bize acaba niye pek tanıdık geliyor? Çünkü Yemen aslında göründüğü kadar uzak değil.Günlerdir Yemen hakkında birşeyler öğrenmeye, sizlere de aktarılabilir bilgi edinmeye çalışıyorum. Niye? Çünkü, ilkin, dünya bizden ibaret değil. İkincisi: Başkalarının dertleriyle ilgilenmek insanın insanlığını geliştirir. (Tabiî bu, ortalama zihniyetimiz ve dünya görüşümüz yüzünden bize uygulanabilir bir ölçüt değil, geçelim.) Üçüncüsü: Yemenlilerin başlarına gelenlerden sorumlu tuttukları devletler arasında Türkiye de var. Dolayısıyla, dördüncüsü, biz farkında olmasak da hayatımızı yakından etkileyecek bir konudan bahsediyoruz, Yemen derken. Nitekim beşincisi: Yemen'den sözederken kendimizden sözedermiş gibi olabileceğimiz durumlar var.Bunların başında, şimdi Husilerle ittifak halinde yeniden iktidar peşinde koşan devrik başkan Ali Abdullah Salih'in serveti (ve bunun ediniliş tarzı) geliyor.
2010 KPSS’de soruların çalındığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifade veren eski ÖSYM Başkanı Ali Demir adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010'daki Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) usulsüzlük iddialarına ilişkin soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Ardından Demir adli kontrol uygulanması istemiyle mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi hakimlik, adli kontrol kapsamında Demir'in yurt dışına çıkışını yasakladı, ayrıca haftada 2 gün karakola imza vermesi şartı getirdi.Demir, 'sınav kitapçıklarının imhası yönündeki talimatını, kanuna aykırı olmasına karşın uygulayarak, delilleri yok ettiği ve böylece görevini kötüye kullandığı' iddialarıyla karşı karşıya.Adliye çıkışı gazetecilere açıklama yapan Ali Demir, 'Görevi devrettiğimiz 29 Mart 2015'e kadar ÖSYM yönetimi olarak birinci önceliğimiz sınav güvenliği olmuştur' dedi.Göreve başladıkları ilk günden son güne kadar sınav adaleti için çalıştıklarını söyleyen Demir, şunları kaydetti:'Bunun için gayret ettik ve yaptığımız sayısız uygulamalarla, her adaya farklı soru kitapçığı, soru havuzlarının oluşturulması, salonlara kamera uygulanması, tüm araçların ve salonların takip edilmesi de dahil olmak üzere bütün çalışmaları sınav adaletinin tesis etmek için yaptık. Bütün bunları yaptıktan sonra bizden önce vaka olmuş. Bizim hiçbir dahilimiz olmayan bir konuyla suçlanmak bize ağır gelmiştir. Tüm kamuoyuna bildiriyorum, bütün çalışmamız sınav adaletini, sınav güvenliğini sağlamak içindir. Böyle bir ifadeye çağrılmayı dahi hak etmediğimizi düşünüyorum.'
LG gelecek nesil amiral gemisi G4’e ait detayları basına “sızdırmaktan” hoşlanmışa benziyor. Güney Koreli şirket ekran panelleri ve yeni arayüzden sonra G4’ün kendisini de gösterdiği bir videoyu, telefonun resmi tanıtım tarihinden haftalar önce yayınladı. LG’nin resmi YouTube hesabından yayınladığı videoda G4’ün silüetiyle birlikte önemli bir özellik daha gün yüzüne çıkıyor. “F 1.8” ile ifade edilen özellik elbette telefonun kamerasına işaret ediyor. Buradan LG G4’ün hayli iddialı bir kamerayla geleceğini çıkarabiliriz. Daha önceki “sızıntılardan” 2560×1440 piksel çözünürlüklü 5,5 inçlik QHD ekranla geleceği neredeyse kesinleşen LG G4, diğer tüm detaylarıyla 28 Nisan‘da açığa çıkacak.LOG
Katliamlar bir Doğu Türkistan gerçeğiKomünist Çin Halk Cumhuriyeti’nde sistem, ulusal çıkarlar doğrultusunda şekillenmiş; Çin’in 1949 yılından bu yana yürüttüğü politikalar Doğu Türkistanlıları asimilasyon ve etnik temizliğe maruz bırakmıştır. Öyle ki, Türkistanlıların sayısının 35 milyon gibi rakamlara ulaştığı belirtilmektedir. 1949-1952 yılları arasında 2 milyon 800 bin, 1952-1957 yılları arasında 3 milyon 509 bin, 1958-1960 yılları arasında 6 milyon 700 bin, 1961-1965 yılları arasında da 13 milyon 300 bin kişi ya Çin ordusu tarafından öldürülmüş ya da rejimin politikaları doğrultusunda oluşan kıtlık sonucu hayatını kaybetmiştir. 1965’ten sonraki katliamlarla birlikte, öldürülen Doğu Türkistanlı sayısı 35 milyon gibi inanılmaz bir rakama ulaşmıştır.Doğu Türkistan’da meydana gelen insan hakları ihlalleri, zaman zaman kimi insan hakları örgütleri tarafından dillendirilmiş olsa da bu girişimler, yaşanan zulmün engellenmesinde etkili olamamıştır.Hayati tehlike, günlük yaşamın bir parçasıDoğu Türkistan’da hiç kimsenin yaşam güvencesi yoktur. Devlet, istediği zaman istediği kimseyi tutuklayabilmekte ve istediği şekilde cezalandırabilmektedir.Bir hayal: Din ve vicdan özgürlüğüDoğu Türkistanlılar düşünce, ifade ve din hürriyeti alanlarında tamamıyla kuşatılmış durumdadır. Doğu Türkistan’da devlet memurlarının, işçilerin ve öğrencilerin ibadet yerlerine gitmeleri ve ibadetle meşgul olmaları yasaklanmıştır. Doğu Türkistan’da ibadet olarak vasıflandırılabilecek çoğu şey yasaklanmış durumdadır. Müslüman din adamları yoğun resmî denetimlerden geçirilmektedir. “Yurtsever olmayan” ya da “yıkıcı” olarak görülen dinî liderler gözaltına alınmakta ve tutuklanmaktadır. Dahası, halka önder olabilecek kapasitedeki bazı aydınlar zehirlenerek öldürülmektedir.Urumçi’de kitlesel katliam2009 Haziran’ı sonunda Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında Uygur Türklerine yönelik saldırılar gerçekleşmiştir. Baskı siyasetini protesto etmek için Urumçi’de 5 Temmuz’da sokaklara dökülen Uygurlar, kitlesel bir katliama maruz bırakılmıştır. 5000 civarında Çinli işçinin ellerinde sopalarla Uygurların yatakhanelerine saldırmalarıyla başlamış ve saldırılarda fabrikada zorla çalıştırılan genç kız ve erkeklerden oluşan 800 Uygur işçinin 500’den fazlası öldürülmüştür. Temizlik işçileri, olay mahallindeki kan izlerini iki saatlik bir sürede ancak temizleyebilmiştir. Saldırının ilk saatlerinde güvenlik görevlileri olaya müdahale etmemiştir. Hatta saldırgan Çinlilere sivil kıyafetli 100 Çin askerinin öncülük ettiği belirtilmektedir. Resmî açıklamaya göre olaydan sonra fabrikadaki 600 Uygur işçi farklı bir bölgeye nakledilmiş; ancak bu kişilerin nerede olduğu belirtilmemiştir. Resmî olmayan kaynaklar ise bu 600 işçinin de saldırılar esnasında öldürüldüğünü ifade etmektedir.Guangdong’da Uygurlara yönelik gerçekleşen bu saldırıyı kınamak üzere 5 Temmuz günü Urumçi’de meydanlara dökülen 10 binlerce Uygur, Çin polisinin sert müdahalesiyle karşılaşmıştır. Çin polisi, miting başlar başlamaz Uygurların etrafını sarmış; üzerlerine ateş açarak gösteriyi bastırmaya çalışmıştır. Mitinge katılan kadın, çocuk ve yaşlılar da polisin ateşine maruz kalmıştır. Çatışma sonunda en az 140 kişinin öldüğü, 816 kişinin ise yaralandığı bildirilmektedir. Gayri resmî kaynaklar ise ölü sayısının 3000’den fazla olduğunu ifade etmektedir.Doğu Türkistan sorunu gündeme getirilmeliİslam âlemi 150 yıldır dünyanın birçok bölgesinde benzeri zulüm ve baskılara maruz kalmıştır. Bu zulmün arkasındaki çevrelerin en büyük hedefi, dini, özellikle de Müslümanlığı ortadan kaldırmaktır. Bugün Çeçenistan’ın Ruslardan gördüğü zulmü, Doğu Türkistanlılar Çinlilerden görmektedir. Dünya ise bu zulme göz yummaktadır. Doğu Türkistan meselesi sadece Uygurların bir sorunu olarak görülmemeli ve vicdan sahibi insanlar bu meseleyi sahiplenmelidir.