onedio
Parma'nın Puanı Silindi
İtalya Futbol Federasyonu, futbolcularının alacaklarını ödeyemediği gerekçesiyle Parma'nın 2 puanını sildi.İtalya 1. Futbol Ligi (Serie A) ekiplerinden ekonomik sorunlar yaşayan Parma’nın, futbolcularının alacaklarını ödeyemediği gerekçesiyle 2 puanı silindi.İtalya Futbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamada, yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle tarihinin en zorlu dönemini geçiren Parma’nın, futbolculara borcunu ödeyememesi gerekçesiyle 2 puanının silindiği belirtildi.Parma’nın son iki lig maçı, söz konusu ekonomik sorunlar nedeniyle federasyon tarafından iptal edilmişti. İtalya 1. Futbol Ligi Kulüpler Birliği, 6 Mayıs’ta yaptığı toplantıda Parma’ya 5 milyon avro ekonomik yardım kararı almıştı.Açık Mert Korkusuz
Orduspor'un 14 Futbolcusu Maçtan Önce YGS'de Ter Döktü
PTT 1. Lig'de bugün saat 15.00'te Osmanlıspor ile sahasında karşılaşacak Orduspor'da 14 futbolcu, maç öncesi Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) girdi.Osmanlıspor maçı nedeniyle kulübün Durugöl Tesisleri'nde iki gün önce kampa giren Orduspor'un 18 kişilik takım kadrosunda yer alan oyunculardan 14'ü YGS'de ter döktü.Daha önce belirlenen okullarda sınava giren futbolculardan Serkan Korkmaz, bugün takım olarak iki önemli sınav vereceklerini belirtti.İlk sınavı YGS'de vereceklerini, ardından Osmanlıspor maçına çıkacaklarını ifade eden Korkmaz, 'İki sınavdan da başarılı olmak istiyoruz. Biraz sınav heyecanı var ama inşallah bu heyecanı atıp YGS'de başarılı olmaya çalışacağım. Daha sonra Osmanlıspor maçına çıkıp elimizden geleni yapacağız' diye konuştu.Furkan Mızrak da YGS'ye uzun süreden beri hazırlandıklarını belirterek, özellikle gelecekleri adına bu sınavı çok önemsediklerini anlattı.Mızrak, 'Ancak bugün oynayacağımız Osmanlıspor maçının sınava denk gelmesi bizleri biraz zorladı. Sınava girdikten sonra koşarak maça gideceğiz. Bu da bizleri yoracak. Karşılaşmaya yeteri kadar konsantre olamayacağız. Her şeye rağmen ikisini de başarmaya çalışacağız' ifadelerini kullandı.Burak Demireğen ise bugün kendilerini iki önemli sınav beklediğini dile getirerek, 'İlk sınavı YGS'de vereceğiz. İkinci sınavı ise Osmanlıspor karşısında vereceğiz. Eğitimimiz için YGS'yi, Orduspor geleceği içinse Osmanlıspor maçını çok önemsiyoruz. İnşallah iki sınav bizim adımıza güzel geçer' diye konuştu.YGS nedeniyle Osmanlıspor maçını ileri bir tarihte oynamak istediklerini ancak buna TFF'nin izin vermediğini ifade eden Mehmet Batuhan Şenel ise 'Biz şartlar ne olursa olsun hem YGS'ye girip orada başarılı olmaya hem de Osmanlıspor maçına çıkıp orada başarılı olmak istiyoruz' dedi.Muhammet Can Öztürk de bugün 13 takım arkadaşıyla birlikte farklı bir heyecan yaşadıklarını ve elinden geldiğince YGS'de ve Osmanlıspor karşısında başarılı olmaya çalışacaklarını söyledi.'FUTBOLCULARIMA YGS'DE BAŞARILAR DİLİYORUM'Orduspor Teknik Direktörü Hüseyin Özcan, 'Bütün oyuncularıma YGS'de başarılar diliyorum. Onların bu sınavda başarılı olacaklarına yürekten inanıyorum' dedi.Orduspor'da forma giyen oyuncu grubunun 17 ile 19 yaş arasında değiştiğini ve bu oyuncuların çoğunluğunun lisede okuduğunu hatırlatan Özcan, futbolcularının sınavın ardından Osmanlıspor maçı için stadyuma koşacaklarını söyledi.Futbolcularının eğitimlerini önemsediklerini ancak Orduspor'un da geleceğini düşünmek zorunda olduklarını vurgulayan Özcan, maçın başka bir tarihe ertelenmesinin mümkün olmasına rağmen buna TFF'nin izin vermediğini belirtti.Özcan, şunları söyledi:'Bu zor şartlar altında maça çıkacağız. İki oyuncumuz il dışında sınava girdiğinden maçta yer alamayacak. Diğer oyuncularımız ise maç yemeğini yemeden karşılaşmaya çıkacak. Bugün Orduspor için değişik bir gün. Keşke Orduspor'un TFF'ye yaptığı başvurular kabul olsaydı ama maalesef bu gerçekleşmedi. Özellikle PTT 1. Lig'de oynanacak bu maça karmaşa içerisinde çıkılması düşündürücü ve üzücü.'Lig TV
"Türkiye'de Gişe Filmleri Ortalamanın Altında Zekaya Hitap Ediyor"
20. Türk-Alman Film Festivali kapsamında onur ödülü alan ünlü aktör Şener Şen ile Uğur Yücel festivalin ikinci gününde seyirci ile buluştuAlmanya’nın Nürnberg kentinde devam eden 20. Türk-Alman Film Festivali kapsamında onur ödülü alan ünlü aktör Şener Şen ile Uğur Yücel festivalin ikinci gününde gösterilen “Muhsin Bey“ filminin ardından seyirci ile buluştu.Söyleşiyi Türk-Alman Film Festivali Başkanı Adil Kaya yönetti. Adil Kaya, Şener Şen’e “1992 yıllarında Türkiye ’de seyirci sayısı 5-6 milyon iken bu sayı son yıllarda 60 milyonu buldu. Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?” sorusunu yönetti. Şen Türkiye’nin hiçbir kurala girilmediğini, farklı bir millet olduğumuzu belirterek “Türk insanı filmlerde kendine ait hikâyeler buluyor” dedi.Taner Tüzün 'ün DHA'da yer alan haberine göre, Uğur Yücel ise Türk sineması neden uluslararası alanda daha fazla ilerleyemiyor sorusuna ise “İnsanların seviyesi algılaması, yani her anlamda edebiyat okuması sanata bakışı, müzikalitesi ne yazık ki çok ortalamanın altında. Dolayısıyla gişe yapan filmler hep ortalamanın altında zekaya hitap eden işler. Dolayısıyla burada nitelikli, seyirci, biz bunları reddediyoruz bizim sinemamız gelsin diye bir talep yaratmıyor. Bunu yapan yazarları dürtmüyor bu tavır” diye cevap verdi.Seyirciler Şener Şen’in ailesine ait bir bilgileri olmadığını, eşini çocuklarını hiç görmediklerini ve ailevi durumunu sorunca Şen “17 yıldır dulum, bir çocuğum var. Bir kızım var. Bitti” diye yanıt verdi.Seyirciler arasında bulunan Nürnberg Başkonsolosu Asip Kaya, görev bölgesinde 160 bin Türk’ün yaşadığını, daha büyük çapta festivallerin olması gerektiğini ve Türk sinemasının dünyada pek yer bulamadığını dile getirdi.Sinema ve tiyatronun toplumsal içerikli mesajlar vermesi gerektiğini söyleyen bir seyirci, Şen’e “Sizi neden bu tür toplumsal içerikli olaylarda ve gösterilerde göremiyoruz?” sorusunu yöneltti. Ünlü aktör bu soruya şöyle yanıt verdi; “Filmlerde sosyal içerikli mesajlar da var dediniz. Sonra dediniz ki yürüyüşlerde sizi görmüyoruz. O kadar ayrı alanlar ki... Biri oyuncunun ödevi, yaptığı filmlere hayat görüşünü yansımaktır. Bilfiil politikanın içinde olma, siyasetin içinde olma başka bir alandır. Bunu da sadece eylem yapan, hayatta başka hiçbir şey yapmayan, güzel film sevdalısı olmayanlara bırakıyoruz. Benden bu kadar.”Şener Şen, Hollywood’un kendine göre bir sistemi bulunduğuna işaret ederek, Türkiye ilerlerse Türk sineması da ilerler diye konuştu. Sanatta rakip olunmayacağının altını çizen Şener Şen: “Mesela Kemal Sunal bir tanedir başkası olamaz. Yılmaz Güney bir tanedir başka olamaz” dedi.Uğur Yücel konuşmasında “Amerikan filmleri görsel efektlere önem vererek, ilgiyi kendisine çekmeye çalışıyor, ama artık bu görselliği insanlarımız cep teflonlarında buluyor. Sinemaya giden filmin afişine bakarak cebimdeki 7 lirayı hangi filme versem diyor. Bakıyor komedi var, neşeli vakit geçirmek için o filme gidiyor. O zaman Türk halkı da komedi filmlerine rağbet ediyor” dedi.Uğur Yücel ise Türk sineması neden uluslararası alanda daha fazla ilerleyemiyor sorusuna ise “İnsanların seviyesi algılaması, yani her anlamda edebiyat okuması sanata bakışı, müzikalitesi ne yazık ki çok ortalamanın altında. Dolayısıyla gişe yapan filmler hep ortalamanın altında zekaya hitap eden işler. Dolayısıyla burada nitelikli, seyirci, biz bunları reddediyoruz bizim sinemamız gelsin diye bir talep yaratmıyor. Bunu yapan yazarları dürtmüyor bu tavır” diye yanıt verdi.Söyleşinin sonlarında her iki sanatçı da ‘bir star gibi değil, normal insanlar gibi yaşadıklarını’ belirttiler.T24
İngiliz Banka Müşterisini Kalp Atışından Tanıyacak
Halifax bankası, her kişinin kalp atışlarının benzersiz bir ritmi olduğunu söylüyor.Banka, kalp atışını ölçmek için müşterilerine bileklik dağıtmaya hazırlanıyor. Bileklik kullanıcının kimliğini doğrulamak için ev bilgisayarı ile bağlantı kuracak ve çevrimiçi bankacılığa erişim izni verecek.Banka, bir kişinin kalp atışını kopyalamanın zor olduğunu ve bu sistemin parmak izi kullanımından daha güvenli olabileceğini söyledi.Farklı kullanım alanlarıTeknoloji Kanadalı firma Bionym tarafından geliştirildi. Mevcut temassız kart teknolojisi gibi, 'nymi' adlı bileklik de ödeme, para çekme gibi işlemler için kasa ya da nakit makinesi ile iletişim kuracak.Firma 'kalp imzasıyla' kimlik ispatının , göz tarama veya yüz tanıma teknolojilerinden daha güvenli olduğunu ileri sürüyor. Uzmanlar kalp ritminin ofislere erişim, arabaların kilidini açmak ve motoru çalıştırmak gibi başka alanlarda da kullanılabileceğini söylüyor.Ayrıca hükümetler tarafından sınırlar, toplu taşıma ve diğer tesislerde güvenliği sağlamak amacıyla da kullanabilir. Alarm sistemlerinden TV'lere evlerde çok sayıda elektronik cihazı kontrol etmek için kullanılması da mümkün.Kaynak: BBC Türkçe
Reklam
Gardiyanlara Biber Gazı ve Silah Kullanma Yetkisi
Hükümet, cezaevlerine yönelik bir düzenlemeyi sessiz sedasız TBMM’ye getirdi. Tasarıyla gardiyanlara cezaevi içinde eğitimli köpekler, biber gazı ve ateşli silah kullanma yetkisi veriliyor.Cumhuriyet’ten Hilal Köse’nin haberine göre, İç Güvenlik paketinin tartışmaları devam ederken, cezaevlerindeki tutuklulara yönelik benzer bir tasarı sessiz sedasız TBMM Genel Kurulu’na getirildi. Genel kurulda 19 maddesi kabul edilen tasarıya göre, tutuklu ve hükümlülere “güvenlik” gerekçesiyle, eğitimli köpekler, kapalı alanda kullanımı yasak olan biber gazı, basınçlı su ve ateşli silahla müdahale edilebilecek.Hayata Dönüş operasyonu ile 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi’ndeki hak ihlallerinin yeniden yaşanacağına dikkat çeken avukat Gülizar Tuncer, “Tutuklulara açık bir savaş ilanı. Başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin gaspı, keyfiliğin ve de şiddetin sınırsız hale getirilmesi söz konusu. Cezaevlerinde kimsenin görmediği duymadığı tecrit ortamlarında yaşanacak saldırıların varacağı boyutu düşünmek bile ürkütücü” dedi.Tasarıyla ilgili “genel gerekçe” bölümünde, yasanın çıkarılma nedeni “… toplumsal yaşama karşı uyumsuzluk göstermiş kişilerin iç dünyalarına nüfuz ederek iyileştirilmeleri…” şeklinde özetlendi. Tasarıya göre eğitimli köpekler, kapalı alanda kullanımı yasak olan biber gazı, basınçlı su ve ateşli silah temel müdahale aracı olarak karşımıza çıkıyor. Güvenlik görevlileri, isyan, direniş, firar, firara teşebbüs veya asayişi bozan olayları önlerken veya “kanuna uygun bir emrin ifası sırasında aktif veya pasif direniş gösterilmesi” halinde zor kullanmaya yetkili olacak. Direnişin niteliğine göre uyarı yapılmadan da “zor” kullanılabilecek.Müdahale birimi ve dış güvenlik görevlileri, cezaevi içine ateşli silahla girebilecek. “Karşı koymaya elverişli eşyaların teslim edilmesi istendiği halde teslim edilmemesi” bile silahlı müdahaleye neden olabilecek. Uyarı amacıyla ateş edilecek. Kişinin eylemine son vermemesi halinde “ölçülü” ve “orantılı” şekilde ateş edilebilecek. Dış güvenlik görevlilerine saldırı teşebbüsünde “duraksamadan” ateşli silah kullanılacak.Hücrelerde, koğuşlarda, nakil aracı ve hatta hastanelerdeki mahkum koğuşlarına sınırsız arama yetkisi getirilirken, örgütü temsil ettiği gerekçesiyle her türlü afiş, yazı, resim nedeniyle hapis cezası öngörülecek. Ziyaretçi görüşmeleri kayıt altına alınacak. Hastanelere sevk dahil kelepçeli sevk ve nakil uygulaması esas hale gelecek. Tasarı, cezaevlerinin dış koruma görevini, Jandarmadan alarak Adalet Bakanlığı’na devrediyor. Cezaevindeki olaylara müdahale eden güvenlik görevlileri ile kolluk kuvvetlerinin kimlik bilgileri gizli tutulacak. Direniş gibi olayların yaygınlığına göre, mülki amirin talimatıyla kolluk güçleri de müdahalede bulunacak.Gülizar Tuncer, “direniş”, “kanuna uygun bir emrin ifası sırasında aktif veya pasif direniş” tanımının açık olmadığını belirterek, “Örneğin, onur kırcı ve aşağılayıcı çıplak aramaya karşı çıkmak, açlık grevleri bile her türlü zor kullanım aracını, görevlinin takdirine bırakıyor. Silah kullanımı da keyfiyete bırakılmış” diye konuştu. Tuncer, tutukluların koğuşlarını da gören kamera uygulamasına dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Tutuklular bu kameraları özel yaşam ihlali nedeniyle kırıyorlar. Haklarında dava açılıyor. Bu tasarı, kamera kırma eylemini silahlı müdahale kapsamına sokuyor. Eğitimli köpek uygulaması, 12 Eylül’ü hatırlatıyor. Tecrit altında, daracık mekânlarda tutulan mahpuslara yönelik basınçlı su veya biber gazı ve tasarıda ne olduğu açıkça ifade edilmeyen “tozlar”ın kullanılacak olması, dışarıdan ve hatta birbirlerinden habersizce zehirlenerek, boğularak öldürülmeleri anlamına gelecektir. Bu, kimyasal silah kullanımı demek.”ZETE
Reklam
Reklam
Sallanan Kafa Maketlerinin Uzaya Yollanması
Dylan, Matthew ve Billy'in sallanan kafalara sahip insan maketlerini uzaya ne maksatla gönderdiklerini veya bu insanların kimin maketi olduğu konusunda bir bilgimiz yok, video açıklamasında da vermemişler. Ancak uzayda kafalar sallanmıyormuş onu öğrendik.
Dünyanın En Yüksek Gökdeleninden Bırakılan Kartalın Gözünden Dubai
830 metre yükseklikteki Burj Halife(Burj Khalifa)'den bırakılan Darshan isimli kartal sorunsuz şekilde yerde onu bekleyen sahibinin koluna iniş yapıyor. Kartalın üzerine yerleştirilen kameradan izleyeceğimiz görüntülerde insan yapımı bir yapıdan kaydedilmiş dünyanın en uzun kuş uçuşunu izleyeceğiz.
Balıkesir'de Erdoğan'a Protesto Yapılacak 'Şüphesine' 6 Gözaltı!
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın toplantı ve açılışa katılıp, ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği Balıkesir'de, polis, 6 kişiyi eylem yapabilecekleri şüphesiyle gözaltına aldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sabah Çanakkale'den geldiği Balıkesir'de, kendisini protesto etme hazırlığında oldukları gerekçesiyle, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Balıkesir Şube Başkanı Süleyman Şahin ve iki arkadaşı ile Vatan Partisi'nin gençlik kolları örgütlenmesi olan Öncü Gençlik Balyıkesir Sekreteri Şahin Akbaba ve iki arkadaşı polis tarafından gözaltına alındı.Hilmi DUYAR-Coşkun YAMAN-Taylan YILDIRIM/BALIKESİR, DHA
Reklam
Feyenoord, Dirk Kuyt Israrını Sürdürüyor
Feyenoord idari direktörü Martin van Geel, Fenerbahçeli oyuncuyla görüştüğünü söyledi, 'Dirk Kuyt bizim için çok ciddi bir aday' dedi.Onur Dinçer / Skorer Dış HaberlerFenerbahçe ile sözleşmesi sezon sonunda biten ve eski takımı Feyenoord'a döneceği iddia edilen Dirk Kuyt ile ilgili Hollanda ekibinden açıklama geldi. Kulübün transfer işlerini yürüten idari direktörü Martin van Geel, gündemlerinde iki oyuncunun olduğunu, bunlardan birinin de sarı-lacivertli oyuncu olduğunu itiraf etti.Dirk Kuyt ile görüştüğü itirafında da bulunan Feyenoordlu yönetici, 'Kuyt ve Guidetti kesinlikle çok iyi oyuncular. Bonservisi elinde olan bu futbolcular transfer için oldukça çekici. Kuyt bizim için çok ciddi bir aday. Guidetti'yi ise izlemeye devam ediyoruz. Kuyt ile yaptığım görüşmenin detaylarını şimdi vermek istemiyorum' diye konuştu.skorer
Reklam
Musul Valisi: "Türkiye Sünnileri Eğitmeye Başladı"
Irak'ta IŞİD'in elindeki Musul kentinin Valisi Esil Nuceyfi, Türkiye'nin kenti kurtarma operasyonunda görev alacak Sünni güçlere çeşitli kamplarda askeri eğitim vermeye başladığını açıkladı.Anadolu Ajansı 'na konuşan Esil Nuceyfi, 'Türkiye'den gelen askeri uzmanlar, güçlerimize kamplarda askeri eğitim veriyor. Türkiye, bu konuda her gün daha iyi bir rol alıyor. Ancak net bir şekilde Musul operasyonuna katılıp katılmayacağı, koalisyon güçleriyle yapacağı görüşmelere bağlıdır. Türkiye'nin bu operasyona katılması çok önemlidir' dedi.Türkiye'den silah talep ettiklerini ifade eden Nuceyfi, aldıkları yanıtla ilgili şunları söyledi:'Irak Başbakanı Haydar İbadi ve Irak Savunma Bakanı Halit Ubeydi aracılığıyla Türkiye'nin eğitim alan güçlerimize silah göndermesini istedik. Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın Irak ziyareti sırasında da taleplerimizi ilettik. Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame Nuceyfi de Ankara ziyaretinde bu konuyu ele aldı. Türk yetkilileri eğitim alan güçlerimize silah gönderme sözü verdi, ama bunun ne zaman, nasıl ve miktarının ne olacağı hakkında net bir bilgi vermedi.''Şii milisler operasyonda yer almamalı'Vali Esil Nuceyfi, Musul operasyonunda Şii milislerden çok Sünni güçlerin görev almasını istediklerini dile getirerek şöyle devam etti:'Musul Valiliği'ne bağlı polis güçleri, Heşdi Şabi (Şii gönüllü milisler) ve ülkenin çeşitli bölgelerinde eğitim alan Irak ordusuna bağlı askerler operasyon için hazırlık yapıyor. Bu güçlerin toplam sayısı 20 bine yakın. Irak askerlerin elinde ağır silahlar var. Bu yüzden saldırıyı ilk onlar başlatacaktır. Daha sonra kurtarılan bölgelerin güvenliğini Musul polisi sağlayacak. Ancak Şii milislerden oluşan Heşdi Şabi'nin bu operasyonda yer almasını iyi görmüyoruz. Uzak bölgelerden gelen mezhepçi güçler, operasyon sırasında Musul halkının duygularını incitebilir. Bu yüzden en kısa sürede tüm güçlerimizi silah altına alıp, başka bir gücün bu operasyona katılmasını engellemeye çalışmalıyız.'Irak merkezi hükümetinin, Musul polisinin eğitimi konusunda hiçbir yardımda bulunmadığını ileri süren Nuceyfi, 'Bağdat, eğitim alan polislerimize hiçbir silah veya mühimmat yardımı yapmadı. Merkezi hükümet bu konuda çok ihmalkâr davranıyor. Elindeki imkânları daha çok kendisine bağlı güçler için kullanıyor. Yeni ve ağır tüm silahları kendi güçlerine veriyor' diye konuştu.Operasyon tarihiOperasyonun ne zaman başlayacağı hakkında net bir tarih veremeyeceklerini belirten Nuceyfi, 'Önümüzdeki ay olabilir. Daha fazla gecikmesini istemiyoruz. Operasyon sırasında birçok kişi, sığınmacı durumuna düşebilir. Bu yüzden yüksek sıcakların başladığı yaz mevsimine girmeden Musul'un kurtarılması bu insanlar için daha iyi olacaktır' dedi.Nuceyfi, 'Peşmerge, operasyonda yer alacak mı' sorusuna, 'Elbette peşmerge bu operasyonda rol alacaktır. Ancak bunun ne kadar ve nasıl olacağı anlaşmaya bağlıdır. Zaten şu anda peşmergeler, Musul'a birkaç kilometre mesafedeler. Peşmerge güçleri, operasyon sırasında Musul merkezine girmekten yana değiller. Kürt siyasi liderleri, peşmergenin Musul merkezine girmesinin bazı siyasi yankıları olabileceğini göz önüne aldıklarından dolayı bu konuda çekimserler' yanıtını verdi.'Musul bölgesinde toplamda 20 bin militan var'Ellerine geçen son bilgilere göre Musul merkezinde 5 bin, eyalet toplamında ise 20 bin IŞİD üyesi olduğunu aktaran Nuceyfi, 'DAEŞ (IŞİD) eskisi gibi militan bulamıyor ve bu yüzden zorluklarla karşı karşıya. Artık çatışmalarda öldürülen yabancı teröristlerin yerine daha çok Iraklı, yeni ve acemi teröristler getiriliyor. Bu yüzden durumları hiç iyi değil' ifadelerini kullandı.Esil Nuceyfi, Tikrit ve Kerkük'teki operasyonlarında IŞİD'e büyük darbeler vurulduğunu, söz konusu operasyonların Musul'un çok daha kolay kurtarılmasına katkı sağladığını kaydetti. 'Teröristlerin' psikolojik olarak tamamen çökmüş durumda olduklarına dikkati çeken Nuceyfi, örgütün tecrübeli mensuplarıyla lider kadrosunun bölgeden kaçtığını ifade etti. Nuceyfi, örgüt üyelerinin ganimet paylaşımında kendi aralarında anlaşamadıklarını, en son Talefer'de yerli ve yabancı üyeler arasında çatışma çıktığını sözlerine ekledi.'Öncü grup Sünniler olmalı'Irak'taki Kürdistan Demokrat Partisi Dış İlişkiler Sorumlusu Hemin Hawrami, Musul'u IŞİD'den kurtarma operasyonunda Sünnilerin öncü güç olması gerektiğini söylemiş, 'Sünniler en önde ilerlemezse, peşmerge güçleri Musul'un içine girmez' demişti.Musul'un kurtarılmasıyla IŞİD'in Irak'taki varlığının son bulacağını ve ülkedeki güç dengelerinin değişeceğini belirten Hawrami şöyle devam etti:'Bu nedenle Musul'un kurtarılması son derece ciddi bir askeri ve siyasi stratejiyi gerektiriyor. Musul'u kurtarmak için kapsayıcı bir plan ortaya konulursa ve koalisyon güçleri, Irak ordusu, Sünniler ile Şiiler operasyona dahil olursa o zaman peşmergeler de harekâtın bir parçası olur. Bu güçlerle birlikte IŞİD'e karşı savaşırız. Ancak operasyonun öncü gücü olmayız. Operasyonun öncü gücü Sünni halk olmalıdır. Eğer Sünniler en önde ilerlemezse, peşmerge güçleri Musul'un içine girmez. Çünkü o şehri kurtarması gereken Sünni halkın bizzat kendisi olmalıdır. Ancak Sünniler askeri ve siyasi olarak buna hazır mı? Bu sorunun cevabı önemli. İkinci soru, acaba Irak ulusal ordusu da bu operasyon için donatılmış mıdır? Yoksa yine Heşdi Şabi'ye (Şii gönüllü milisler) güvenerek mi bu işe girişecekler?''Lojistik yardım hayati'ABD ve 60 ülkenin içerisinde yer aldığı koalisyon gücü ile Türkiye ve İran'ın Musul operasyonunda Irak'a sunacakları her türlü desteğin önemine dikkati çeken Hawrami, hava ve kara desteği ile lojistik yardımın 'hayati' olduğunu kaydetti.Irak'ın ulusal bir ordu tarafından savunulmasını arzu ettiklerini dile getiren Hawrami, 'Fakat maalesef realitede görülen farklı bir durumdur. Irak'ta ordudan ziyade Heşdi Şabi ve diğer Şii milis güçleri savunma fonksiyonu görüyor. Ancak Musul'un kurtarılmasında bu durum değişmelidir. Zira Sünniler, bütün ulusal unsurların içinde yer aldığı ve temsil edildiği bir ordu görmezse, operasyonlara olumsuz bir yanıt verebilir. Yani Musul operasyonunda farklı bir tavırları olabilir' ifadelerini kullandı.Türkiye'den destekMilli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz geçtiğimiz haftalarda başkent Bağdat'ta Irak Savunma Bakanı Halit Ubeydi ile bakanlık binasında bir araya gelmişti.Yılmaz görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, 'Musul'a başlatılacak bir operasyonda Irak'ın yanındayız. Türkiye Irak'ın terörle mücadelesinde her türlü istihbarat ve lojistik desteği vermeye hazırdır' demişti.Irak'ın Sünni Savunma Bakanı Halit Ubeydi, Musul operasyonunun zamanlama, donanım ve silah konusunda tamamen 'Iraklı bir operasyon' olacağını belirterek, 'Hiç kimsenin bu operasyonla alâkası yoktur. Bu Irak ordusunun savaşıdır' ifadelerini kullanmıştı.Ziyaret Türkiye'nin Irak'a askeri yardım taşıyan bir uçak göndermesinden bir gün sonra gerçekleşmişti.10 Haziran 2014'te IŞİD'in kontrolüne giren Irak’ın ikinci büyük kenti Musul’u kurtarma operasyonu için Irak ordusu ve peşmerge birlikleri hazırlıklarını sürdürüyor.Kaynak: Al Jazeera ve AA
"Kriz Görüntüsü Oluşturmak İçin Özellikle Çalışıyorlar Ama Nafile"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Kardeşim neyin eksik senin. Bir Kürt olarak sen bu ülkede Cumhurbaşkanı oldun mu? Oldun. Başbakan çıkardın mı? Çıkardın. Bakan çıkardın mı? Çıkardın. Devletin en üst kademelerine yönetici gönderdin mi, gönderiyor musun? Var. Türk Silahlı Kuvvetlerinde var mısın? Var. Ne istiyorsun daha, ne istiyorsun?' dedi.Erdoğan, 'Balıkesir Ekonomi Ödülleri 2015 Töreni'nde konuştu.Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:'Gezi'den 17-25 Aralık darbe teşebbüsüne kadar son yıllarda yaşadığımız tüm hadiselerin gerisinde hep aynı amaç var. Şimdi de dövizle, faizle, manipülasyonla, fısıltıyla, MİT Müsteşarı ile ellerine ne geçerse onunla, aynı yöndeki gayretlerini sürdürüyorlar. Ekonomideki belirsizlik, bir kriz görüntüsü oluşturmak için özellikle çalışıyorlar ama nafile. Bunların hepsi koskoca bir hiç, bunları başaramazlar. Bundan sonra da başaramayacaklar''Biz ne zaman, nerede, ne yapacağımızı çok iyi biliriz. Dışarıdan birileri köşelerinde bir şeyler yazıyorlar, bunların hiçbirisi bizim aklımıza girmez. Bizim aklımıza bir şey girer, biz ne yaptığımızı, nasıl çalıştığımızı, aldığımız neticelerle ortaya koyuyoruz. Filanca iş adamının, filanca holdingin, filanca üst aklın veya filanca köşe yazarlarının yazdıkları yazılar bizim aramızdaki muhabbeti ortadan kaldırmaz.Bir iş adamı gibi bu ülkenin yönetilmesini istemez misiniz? Benim derdim, bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir. Yoksa bileklerine bağlıyorlar prangayı, yürü yürüyebilirsen. Bu ülke bu şekilde sıçramaz.Ben diyorum ki bir siyasi partinin kapatılması gibi bir madde gündeme gelse, bunun için söylenmesi gereken, 'bir siyasi partinin kapatılması teklif dahi edilemez' diye bir hükmün oraya gelmesi lazım. Ancak suçu işleyen kimse, onlar bu işin bedelini öder. Kökünden bunun kazınması lazım.'CNN Türk
Ergin Ataman'dan Beşiktaş'lı Taraftarlara Cevap
Galatasaray Liv Hospital koçu Ergin Ataman, Beşiktaşlı taraftarların kendisine tepkisine Twitter'dan yanıt verdi.Beşiktaş Milangaz ile yaşadığı şampiyonluğun ardından siyah beyazlı takımdan ayrılarak Galatasaray ile anlaşan ve dün oynanan Beşiktaş İntegral Forex - Galatasaray Liv Hospital maçında Beşiktaşlı taraftarlardan büyük tepki gören Ataman, siyah beyazlı taraftarlara Twitter'dan yanıt verdi.Ataman'ın mesajı şu şekilde;'Twitter'da Beşiktaş ile kazandığı kupaların fotoğrafını paylaşan tecrübeli basketbol adamı 'Dün Akatlar Arena'da maruz kaldığ ım küfür ve hakaretlere tek cevabım budur. Tarihine saygısı olan dostlara sevgiler'https://twitter.com/erginataman/status/577051880536293376Eurosport
Tuğçe Kazaz'dan İlginç '57' Hesabı
Eski manken Tuğçe Kazaz, Atatürk ile AK Parti arasında kurduğu ilişki, Kazaz'ın bu tweetlerini okuyanları şaşırttı.Eski manken Tuğçe Kazaz, Atatürk'ün 57 yaşında yaşama veda etmesiyle Ak Parti 'nin ilk kurduğu hükümetin 57'nci hükümet olmasını bir neticeye bağlayarak “Yaradılış sisteminde hiç bir şey tesadüf olarak gerçekleşmez” ifadesini kullandı.https://twitter.com/Tugce_official/status/576805061285773312https://twitter.com/Tugce_official/status/576815104504786945https://twitter.com/Tugce_official/status/576819493013463041CNN Türk
Reklam