Irak'ta Sivilleri Öldüren Blackwater Çalışanlarına Hapis
Irak'ta 2007 yılında kasten ateş açarak sivilleri öldürmekle suçlanan Amerikan özel güvenlik şirketi 'Blackwater'ın 4 eski çalışanı, en az 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Irak'ta, 2007 yılında hiçbir gerekçe olmadan kasten ateş açarak sivilleri öldürmekle suçlanan Amerikan özel güvenlik şirketi 'Blackwater'ın 4 eski çalışanı, en az 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.ABD’nin başkenti Washington’daki federal mahkemede görülen davada, yargıç Royce Lamberth, Ekim 2014’te jüri tarafından birinci derecede cinayetten suçlu bulunan Nicholas Slatten’a müebbet hapis cezası verdi.Yargıç Lamberth, jüri tarafından kasten adam öldürmekten suçlu bulunan diğer üç çalışan Paul Slough, Evan Liberty ve Dustin Heard’ı da 30’ar yıl hapis cezasına çarptırdı.Sanık avukatları, cezaların kesinleşmesinin ardından yaptıkları açıklamada, temyize gideceklerini bildirdi.Slatten, Slough, Liberty ve Heard, Irak’ın başkenti Bağdat’ta Eylül 2007’de bir Amerikan konvoyuna yol açmak için çevreye ateş açarak 14 sivili öldürdükleri, 12’den fazla da sivili yaraladıkları iddiasıyla yargılanıyordu.Kanlı olay Irak’ta büyük bir infiale neden olurken, sanık avukatları ise direnişçilerin silahlı saldırısına uğrayan güvenlik şirketinin 4 çalışanının kendilerini savunmak için ateş açtığını iddia ediyordu.Şirket, önce 'Xe Service' sonra 'Academi' adını aldıBlackwater özel güvenlik şirketi, Amerikan Deniz Kuvvetleri bünyesindeki özel birliklerde görev yapmış Erik Prince tarafından 1997'de kuruldu.Irak'ın başkenti Bağdat'ta Amerikalı diplomatları korumakla görevlendirilen şirket, 16 Eylül 2007'de, dünya kamuoyunda ABD'ye yönelik öfkenin alevlenmesine yol açan, sivillere silahlı saldırıdan sonra basının gündemine oturdu.Şirket, bu olaydan sonra adını önce 2009'da 'Xe Service', 2010'da da 'Academi' olarak değiştirdi.AA
Dünyanın İlk Bilgisayar Destekli Akıllı Drone’u
DJI‘ın yeni drone’u olan Phantom 3‘ün tanıtımının üzerinden henüz birkaç gün geçmişken bu kez de 3D Robotics özellikleriyle kendine hayran bırakan drone’unu duyurdu. Dünyanın ilk akıllı drone’u olarak lanse edilen cihaz, gelişmiş donanımıyla piyasada bulunan drone’larda bulunmayan birçok özelliği bünyesinde barındırıyor.Solo isimli bu drone, gücünü 1 GHz hızında çalışan Linux tabanlı iki bilgisayardan alıyor. Bu sistemlerden biri drone’un içerisinde, bir diğeri ise kontrol cihazında bulunuyor. Bu sistemler sayesinde drone akıllı özelliklerini kullanabiliyor ve havada yüksek çözünürlükte video ve fotoğraf çekimi gerçekleştirebiliyor.Drone’un en önemli özelliklerinden biri olan Cable Cam, kullanıcının akıllı telefon üzerinde belirlediği noktaya drone’un otomatik olarak uçuş yapmasını sağlıyor. Bu sayede drone’u kontrol eden kişinin uçuşla ilgili herhangi bir şeyle uğraşmasına gerek kalmıyor ve yalnızca kamera açılarını ayarlaması yeterli oluyor.Orbit modunda ise çekilmesi gereken nesne seçiliyor ve drone bu nesne etrafında daireler çiziyor. Kullanıcı bu esnada kamerayı ayarlıyor, cihazın yüksekliğini belirliyor ve dönüş hızını ayarlayabiliyor. Normal şartlarda amatör drone kullanıcılarının yapması çok zor olan çekimler, söz konusu mod ile kolaylıkla hayata geçiriliyor.
‘1 Ocak 2016'dan İtibaren 4G'nin Hizmete Sunulması Planlanıyor’
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Bilgin, '1 Ocak 2016'dan itibaren 4G'nin vatandaşların hizmetine sunulması planlanıyor' dedi.Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 26 Mayıs'ta yapılacak 4G ihalesinin ardından söz konusu hizmetin 1 Ocak 2016'dan itibaren hizmete sunulmasının planlandığını belirterek, 'Bu süreye kadar işletmecilerin şebekelerini 4G hizmetine hazır hale getirmeleri gerekiyor' dedi.Bakan Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 4G yetkilendirme ihalesiyle 800, 900, 1800, 2100 ve 2600 MHz frekans bantlarından toplamda 20 frekans paketinin satışının gerçekleştirileceğini anımsattı.BTK tarafından 26 Mayıs'ta yapılacak ihale sonucunda, 800 MHz, 900 MHz, 1800 MHz ve 2100 MHz frekans bantlarının tamamının, mevcut 2. ve 3. nesil mobil haberleşme işletmecileri olmak üzere en fazla 3 işletmeci, 2600 MHz frekans bandında ise 3'ü mevcut mobil haberleşme işletmecileri olmak üzere en fazla 4 işletmecinin yetkilendirileceğini anlatan Bilgin, 'Böylelikle yeni bir işletmecinin de pazara girmesine imkan sağlanmış olacak' diye konuştu.Mobil şebekeler üzerinden tüm vatandaşlara daha hızlı internet erişimi sunulmasının artık zorunlu hale geldiğini dile getiren Bilgin, bakanlık olarak sektördeki tüm paydaşların azami ölçüde yararı gözetilerek 4G yetkilendirmesine ilişkin politika ve stratejinin belirlendiğini ifade etti. Bilgin, söz konusu politika ve strateji çerçevesinde 4G ihalesi işlemlerinin yürütülmesi konusunda BTK'nın görevlendirildiğini söyledi.'Yetkilendirme 2029’a kadar geçerli olacak'İhaledeki 20 paketin asgari değer toplamının KDV hariç yaklaşık 2,3 milyar avro olduğunu belirten Bilgin, yetkilendirme süresinin, yetkilendirme tarihinden itibaren 30 Nisan 2029'a kadar olacağını kaydetti.4G ihalesi sonucu yapılacak yetkilendirmeler ile 4G hizmetinin Türkiye'de yaygınlaşacağını ve mobil sektörde önemli gelişmeler yaşanacağını vurgulayan Bilgin, vatandaşların dünya standartlarında yüksek kaliteli mobil genişbant deneyimini yaşama imkanı bulacağını bildirdi.'Veri hızı 3G’ye göre 10 kat artacak'4G’ye geçilmesiyle 3G ile ulaşılan veri hızının en az 10 kat artacağına dikkati çeken Bilgin, 'Video izleme, veri indirme ve akıllı mobil uygulamaları kullanma gibi hizmetler, 3G’ye oranla çok daha kolay ve çok daha hızlı sunulabilecek' dedi.4G mobil haberleşme hizmetlerinin yetkilendirmesiyle haberleşme alanında Türkiye'de önemli ilerlemeler kaydedileceğini dile getiren Bilgin, mobil genişbant hizmetlerde artan talep ve kullanıcıların beklentilerinin büyük ölçüde karşılanacağının düşünüldüğünü ifade etti.Bilgin, 4G yetkilendirmesiyle mobil sektördeki büyümenin ivmelenerek devam edeceğini belirterek, 'Doğrudan ve dolaylı olarak ülkemizin büyümesine önemli katkılar sağlanacak. BTK tarafından 26 Mayıs 2015'te gerçekleştirilecek olan 4G yetkilendirme ihalesinin başta ülkemiz ve vatandaşlarımız olmak üzere tüm elektronik haberleşme sektörüne hayırlı olmasını temenni ederim' diye konuştu.AA
"Hiçbir Şeyin Favorisi Değilim"
Sezona 3. sırada başladığı erkekler dünya sıralamasında 5'inciliğe gerileyen İspanyol tenisçi Rafael Nadal, rakiplerinden daha kötü oynadığını belirterek, 'Hiçbir şeyin favorisi değilim' dedi.Sert kortta oynanan Miami Masters Turnuvası'na 3. turda veda eden Nadal, en başarılı olduğu zemin toprakta yapılacak Monte Carlo Masters öncesinde Profesyonel Tenisçiler Birliği'nin (ATP) internet sitesine açıklamalarda bulundu.Geçen yılın ağustos ayında sağ el bileğinden yaşadığı sakatlığın ardından ocakta kortlara dönen Nadal, bu yıl üzerinde baskı hissetmediğini söyleyerek, 'Hiçbir şeyin favorisi değilim. Rakiplerimden daha kötü oynuyorum. Şu an için en önemlisi, yeniden kortta kendime güvenmek ve geliştiğimi hissedebilmek. Miami öncesinde oyunum, her hafta iyiye gidiyordu ama turnuvada kötü oynadım. Burada, toprakta güvenimi ve oyunumu geri kazanabilirsem her şey kolaylaşacak' ifadelerini kullandı.28 yaşındaki Nadal ayrıca 'Mümkün olan en kısa zamanda iyi oynayabilmek için çalışıyorum. Buna inanmasam burada olmazdım. Monte Carlo'dayım çünkü tenis oynama konusundaki motivasyonumu ve tutkumu koruyorum' değerlendirmesini yaptı.Toprak kortta oynanan tek 'grand slam' turnuvası Fransa Açık'ı 9 kez kazandığı için 'toprak kortun kralı' ilan edilen Nadal'ın 46'sı toprakta 65 tekler şampiyonluğu bulunuyor.AA
CHP Heyetinden Ağrı'daki Çatışmayla İlgili İlk Açıklama
CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve Ağrı milletvekili adayı Cemil Erhan, Diyadin ilçesindeki terör saldırısına ilişkin 'Çözüm sürecine maalesef etki etmek bahanesiyle yapılmış gibi geliyor. Bütün kamuoyundaki, Diyadin halkının bütün tedirginliği, bu ölüm sessizliği ve bütün iş yerlerinin kapalı oluşu bunun bir göstergesidir' dedi.Diyadin'de yaşanan terör saldırısını incelemek üzere kente gelen Erhan, CHP Ağrı İl Başkanlığında gazetecilere yaptığı açıklamada, Diyadin'e girdiklerinde ölü bir şehirle karşılaştıklarını ifade ederek, 'Gerçekten derin bir sessizlik ve halk arasında büyük bir tedirginlik var. Bunun sebebi de olmaması gereken bir olayın tahakkuk etmesi ve tezahür etmesidir' dedi.Erhan, şöyle devam etti:'Genelkurmay'ın 10 bin tane mermi atıldığı ve büyük yapılanma yapıldığı deniliyorsa demek ki burada bir bilgi eksikliği ve bir istihbarat zafiyeti var demektir. Buranın MİT'i, emniyeti ve teşkilatı var. Her şey yerli yerindeyken bu olay olmayabilirdi. Kendilerince diyorlar ki 'biz şenlikler yapıyoruz, bu şenliklere gidiyoruz ve iki üç senedir yaptığımız şenliklerde hiçbir olay olmadı ama bu seçim gününe denk gelmesi çok manidardır'. Bunlar bizi kesinlikle ve kesinlikle provokasyona sokacaklar. Bizi başka türlü göstermeye çalışacaklar. Eğer birkaç asker ölürse diyecekler ki 'bunlar seçimle ilgili bizim oylarımızı yok etmek istiyorlar'. Diyecekler ki 'efendim biz isteseydik hiç oraya da gitmeyebilirdik'. Bu askerin gidişi, eğer gerçekten samimiyetle söylemek gerekirse önceden tedbir alınsaydı vatandaşlar o gerilla diye tabir edilen, Genelkurmayca terörist diye ifade edilen bunlar. karşı karşıya gelmeyebilirdi.''Bütün mana, önümüzdeki seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oy almasına dönük bir olay olduğunu söyleyen Erhan, şunları kaydetti:'Bunun geliş nedeni çok basite indirgeniyor. Deniliyor ki 'efendim bunlar askerleri öldürecekler, bu çözüm süreci boşa çıkacak, o nedenle biz oy kaybına uğrarsak bunlar oy alacaklar'. Asker daha çok yaralanabilirdi. Hatta söyleniyor ki askerlere ateş edildiği zaman vücutlarına değil de hep ayak kısımlarına ateş edilmiştir. Bu ölen kardeşlerimiz de bir sivil iki canlı kalkan olarak kendisini önüne atıyor. Şuan da hastanede olan kardeşimiz de o ölen kardeşimize kalkan olmak istiyor ve o nedenle vuruluyor. Belediyeye gittik, Belediye Başkanı da bütün teferruatıyla olayları anlattı. Biz bunları sesli olarak da aldık. Bunların hepsini rapor olarak kağıda dökeceğiz. Çözüm sürecine maalesef etki etmek bahanesiyle yapılmış gibi geliyor. Bütün kamuoyundaki Diyadin halkının bütün tedirginliği, bu ölüm sessizliği ve bütün iş yerlerinin tamamiyle kapalı oluşu bunun bir göstergesidir. 5 ölü olmadığını söylemek istiyorum, çünkü burada söylenenler 1 ölü ve 1 yaralı Diyadin halkından, 1'de ölü gerilladan var.'AA
Papa: ‘Olayları Adıyla Telaffuz Etmek Gerekir’
Türkiye’nin 'Ermeni Soykırımı' açıklamasına tepki gösterdiği Papa Françesko “Gördüğümüz ve duyduğumuz şeyler konusunda sessiz kalamayız” dedi. Alman hükümeti ise 1915 olaylarını 'tehcir ve katliam' olarak niteledi.Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi'ni geri çağırması sonrasında Papa Françesko yeni bir açıklama yaptı. Katoliklerin ruhani lideri Papa Françesko Vatikan'daki sabah ayininde “olayları adıyla telaffuz etmek gerektiğini” belirtti.Günümüzde Kilise'nin mesajının “içtenliğe ve Hristiyan cesaretine giden bir yol sunmak' olduğunu belirten Papa Françesko “Gördüğümüz ve duyduğumuz şeyler konusunda sessiz kalamayız” diye konuştu.'Papa ayrımcılık yapıyor'Papa Françesko pazar günü 20'nci yüzyılın “ilk soykırım kurbanlarının” Ermeniler olduğunu açıklamıştı. Bunun üzerine Türkiye Vatikan Büyükelçisi Mehmet Paçacı istişare için geri çağrılmıştı. Vatikan'ın Türkiye Büyükelçisi Antonio Lucibello'nun da hafta sonu açıklama için Türk Dışişleri Bakanlığı'na davet edildiği bildirildi.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise bugün yaptığı açıklamada Papa'nın 'acılar arasında ayrımcılık' yaptığını söyledi. Çavuşoğlu '(Papa) Bosna ve Ruanda olayları uluslararası mahkemelerce soykırım olarak saptanmasına rağmen bunlara 'toplu kıyım' diyor ama hukuken tanınmayan 1915 olaylarıyla ilgili 'soykırım' ifadesini kullanıyor. Burada bir çelişki ve ayrımcılık var' diye konuştu.‘Katliam ve tehcir'Almanya hükümeti ise 1915 olayları için 'soykırım' kavramını kullanmama tutumunu sürdürdü. Hükümet sözcüsü yardımcısı Christiane Wirtz Berlin'de yaptığı açıklamada, hükümetin Ermenilere yönelik “katliam ve tehciri” kınadığını ifade etti. Wirtz, Alman hükümetinin bir uzlaşmadan yana olduğunu ifade etti.Tarihin araştırılmasının bir dayatma olmaması gerektiğini belirten Wirtz bu çalışmanın uzmanlara, tarihçilere ve ilgili ülkelere düştüğünü kaydetti. Wirtz bunun Alman hükümetinin vazifesi olmadığını söyledi. Wirtz, Papa'nın “Ermeni Soykırımı” açıklamasıyla ilgili yorum yapmaktan da kaçındı.İktidar ve muhalefet arasında tartışmaErmeni tehciri ve katliamının 100’üncü yılı vesilesiyle 24 Nisan’da Alman Federal Meclisi’nde bir saatlik bir oturum düzenlenmesi kararlaştırılmıştı. Bu oturumda oylanması öngörülen karar taslağında 'soykırım' kelimesinin geçip geçmeyeceği konusunda iktidar ve muhalefet partileri arasında bir tartışma yaşanmıştı.Muhalefetteki Sol Parti ve Yeşiller ‘soykırım’ kelimesinin kullanılmasını savunurken hükümet ile koalisyon partilerinin meclis grup yönetimleri buna sıcak bakmıyor.Deutsche Welle Türkçe
Kasımpaşa'nın Yeni Teknik Direktörü Önder Özen Oldu
Kasımpaşa'dan teknik direktörlük görevine Önder Özen getirildi. Yardımcısı Mehmet Aurelio olacakLacivert - Beyazlı kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklama şöyle:'Türk futbolunun önemli isimlerinden ve çalıştığı her takımda başarılı işlere imza atan Zeki Önder Özen ile Teknik Sorumlu olarak 1,5 yıllığına anlaşma sağlanmıştır. Yardımcılığını ise A Milli Takımımız formasını uzun yıllar başarıyla terleten Mehmet Aurelio yapacaktır.Kamuoyunun bilgisine sunulur.Sportif Faaliyetler A.Ş.'Haber Türk
İşte Türkçe Siri'ye Sesiyle Hayat Veren Kadın
Türkiye'de en çok evlilik teklifi alan kadını Siri'ye ses veren kişi Yelda Uğurlu. Kendisi seslendirme uzmanı ve radyocu.Apple'ın 8 Nisan'da yayınladığı iOS 8.3 güncellemesi ile iPhone'lara Türkçe Siri geldi. Yüzbinlerce kişinin soru sorduğu Siri'nin gerçeğine Türkiye Gazetesi ulaştı. Siri olduğunu çarşamba günü öğrendiğini söyleyen Uğurlu, çalışmanın 3 yıl önce gerçekleştirildiğini anlattı. “Sesimin metro ve uçakta kullanılacağını sanıyordum” diyen Uğurlu aldığı ücreti ise “sözleşmeye göre söylemem yasak” diyerek açıklamadı.Apple sana nasıl ulaştı?Teklif Apple'dan gelmedi. Bir arkadaşım seslendirme şirketinin iki kadın sesi aradığını söyledi. Sesli demo göndermem için beni 15 dakikada bir arıyordu. Ben pek istekli değildim ama sonra kabul ettim. Siri olduğun ne zaman öğrendin?Çarşamba günü Türkçe Siri güncellemesi ile öğrendim. Bir arkadaşım beni arayarak “Siri'nin sesi senin sesine ne kadar çok benziyor” dedi. Peki ne hissettiniz?İlk başlarda çok heyecanlandım. Ancak sonra biraz korkmaya başladım. Çünkü Google'dan arama yaptığımda insanların bel altı konuştuklarını gördüm. Bir an kimliğimin açık olmasından endişe ettim.
Taksim Dayanışması Üyelerinin Yargılandığı Gezi Parkı Davası Ertelendi
Duruşmada söz alan Avukat Arzu Becerik, 1 Mayıs davasındaki beraat kararını emsal gösterererk beraat istedi. Bilirkişi raporu henüz hazırlanarak mahkemeye ulaşmadığı gerekçesiyle duruşma 29 Nisan’a ertelendi.Taksim Gezi Parkı’nın İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu tarafından açıldığı 8 Temmuz 2013’te meydana gelen olaylarda gözaltına alınan Mimarlar Odası Çevre Etki Değerlendirme Kurulu 2. Başkanı Mücella Yapıcı ve İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu 26 kişinin yargılandığı davanın 6. duruşması görüldü.İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Mücella Yapıcı ve Ali Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu 14 tutuksuz sanık katıldı.Duruşmada söz alan Avukat Arzu Becerik mahkemeye yazılı dilekçe sunarak, “1 Mayıs’da Taksim’de miting yapılması konusunda yapılan çağrı hakkında İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada beraat kararı verilmiştir. Çağrının barışçıl olduğu, ifade özgürlüğünden ibaret olduğu belirtilmiştir. Bu davada da aynı nitelikte çağrı söz konusudur” diyerek sanıkların beraatini istedi.Hakim Onur Özsaraç, dosya içerisinde bulunan CD’nin çözümü için bilirkişiye verildiği, ancak henüz bir rapor düzenlenmediğini belirtti. Daha önceki celselerde tutuksuz sanık Volkan Özer’in, dosyada bulunan görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını belirtmesi üzerine bilirkişi raporu alınmasına karar verilmişti.Bilirkişi raporunun ibraz edilmesinin beklenilmesine karar veren mahkeme duruşmayı 29 Nisan saat 9.30’a erteledi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Yapıcı ve Çerkezoğlu’nun da aralarında yer aldığı 5 kişi hakkında “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” ve “Halkı kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne kışkırtma” suçlarından 5’er yıldan 13’er yıla kadar hapis cezası isteniyor. Diğer 21 kişinin de “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri” iddiasıyla 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis talep ediliyor. DHA