Ticari Araç, Metrobüs Durağına Daldı!
D-100 Karayolu'nda kontrolden çıkan hafif ticari araç, bariyerleri aşarak Merter Metrobüs Durağı'nın turnikelerine çarptı. Kazada, araç içerisinde bulunan 4 kişi yaralanırken, olay esnasında metrobüs durağında kimsenin bulunmaması ise faciayı önledi.ARAÇTAKİ 4 KİŞİ YARALANDIKaza, saat 02.30 sıralarında, D-100 Karayolu, Ankara istikametinde meydana geldi. İddiaya göre, Seçkin Pişkin yönetimindeki 34 HZ 4512 plakalı hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, bariyerleri aşarak metrobüs yoluna girdi. Takla atan araç, yaklaşık 200 metre boyunca metrobüs yolunda sürüklendikten sonra Merter Metrobüs Durağı'nın turnikelerine çarparak yan yattı. Kazada, turnike demirlerinin ok gibi saplandığı araçta bulunan Seçkin Pişkin, Ercan Birışık, Yavuz Arslan ve ismi öğrenilemeyen bir kişi, vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. Kazayı gören çevredeki vatandaşlar, yaralıların yardımına koştu. Polis, sağlık ve itfaiye ekiplerine de haber verildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralıları vatandaşlar yardımıyla araçtan çıkartarak ambulanslara bindirdi. Yaralılardan Yavuz Arslan ve Seçkin Pişkin, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, Ercan Birışık (29) İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. İsmi öğrenilemeyen bir kişi de çevredeki bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.BİRA KUTULARI DİKKAT ÇEKTİİtfaiye ekipleri herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması için aracın motor bölümünü kontrol etti. Aracın hemen yanında bira kutularının bulunması ise dikkat çekti. Araç, itfaiye ve belediye ekiplerinin yardımıyla çekiciye yüklenerek olay yerinden kaldırıldı.TURNİKELER YERLERİNDEN SÖKÜLDÜKaza sonrası, aracın çarptığı metrobüs turnikeleri yerlerinden söküldü. Turnike bölümünün etrafını çevreleyen camlar da patladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, zarar gören metrobüs durağında temizlik ve onarım çalışması yaptı. Kaza sonucu yerlerinden sökülen turnikelerde ekipler tarafından kaldırıldı.UCUZ ATLATILDIKazanın gece saatlerinde meydana gelmesi olası bir faciayı önledi. Kontrolden çıkan aracın hızla metrobüs durağına daldığı sırada, şans eseri durakta bekleyen kimsenin olmadığı öğrenildi.“ARAÇ 3-4 TAKLA ATTI'Olayın görgü tanığı Süleyman Tanrıverdi isimli vatandaş, “Ben üst geçitten geliyordum. Bir anda aracın 3-4 takla attığını gördüm. Eğer şuan ölmeyen varsa, yatsın kalksın dua etsin' dedi. Polis, Kazayla ilgili inceleme başlattı.Uzay KESMEN - Soner HASIRCIOĞLU / İSTANBUL DHA
MEB Eğitim İstatistiklerini Açıkladı
MEB, 2014-2015 eğitim ve öğretim dönemi okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarını kapsayan örgün eğitim istatistiklerini açıkladı.İstatistiklere göre, örgün eğitimden 17 milyon 559 bin 989 öğrenci yararlanıyor. Bu öğrencilerden 14 milyon 950 bin 897'si resmi, 823 bin 515'i özel, 1 milyon 785 bin 577'si ise açık öğretim kurumlarında okuyor.Resmi okullarda eğitim gören 14 milyon 950 bin 897 öğrencinin 7 milyon 279 bin 547'sini yani yüzde 48,7'sini kız, 7 milyon 671 bin 350'sini yani yüzde 51,3'ünü erkekler; özel okullarda eğitim görenlerin 823 bin 515 öğrencinin 384 bin 665'ini yani yüzde 46,7'sini kız, 438 bin 850'si yani yüzde 53,3'ünü erkek öğrenciler oluşturuyor. Açıköğretim öğrencilerinin ise 848 bin 73'ü yani yüzde 47,5'i kız, 937 bin 504'ü yani yüzde 52,5'i erkek.Temel eğitim kademesi resmi okullarında eğitim gören, 11 milyon 285 bin 574 öğrencinin yüzde 8,7'si yani 985 bin 13'ü okul öncesi, yüzde 46,4'ü yani 5 milyon 230 bin 878'i ilkokul ve yüzde 44,9'u yani 5 milyon 69 bin 683'ü ortaokullarda bulunuyor. Özel okullarda eğitim gören 583 bin 344 öğrencinin ise yüzde 29,4'ü okul öncesi, yüzde 34,8'i ilkokul ve yüzde 35,7'si ortaokullarda yer alıyor.Liselerde eğitim gören 5 milyon 691 bin 71 öğrencinin 3 milyon 980 bin 466'sı yani yüzde 70'i resmi okullarda, 1 milyon 470 bin 434'ü yani yüzde yüzde 25,8'i açıköğretim lisesinde, yüzde 4,2'si yani 240 bin 171'i özel okullarda okuyor.Genel ortaöğretimdeki öğrencilerin, 1 milyon 137 bin 110'u açık lisede olmak üzere 2 milyon 902 bin 954'ü yani 51,1'i genel liselerden, 333 bin 324'ü mesleki açıköğretim lisesinde olmak üzere 2 milyon 241 bin 674'ü yani yüzde 39,3'ü mesleki ve teknik liselerden, 546 bin 443'ü yani yüzde 6'sı din öğretiminden yararlanıyor. Özel liselerde okuyan 240 bin 171 öğrencinin yüzde 68,4'ü yani 164 bin 281'i genel liselerde, yüzde 31,6'sı da yani 75 bin 890'ı mesleki ve teknik liselerde bulunuyor.Özel eğitimin payı arttı2013-2014 eğitim öğretim yılında 698 bin 912 olan özel okullardaki öğrenci sayısı 2014-2015 eğitim öğretim yılında 124 bin 603 artışla 823 bin 515'e yükseldi. Böylece özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin toplam örgün eğitim içerisindeki oranı da yüzde 4'den yüzde 4,7'ye yükselmiş oldu.Örgün eğitimde 919 bin 393 öğretmen görevliBu dönemde, örgün eğitimde 59 bin 509 okul ve kurumda, 829 bin 77'si resmi, 90 bin 316'sı özel okullarda olmak üzere 919 bin 393 öğretmen görev yapıyor. Öğretmenlerin yüzde 45,7'sini yani 420 bin 591'ini erkek, yüzde 54,3'ü yani 498 bin 802'sini kadın öğretmenler oluşturuyor.Öğretmenlerden 621 bin 15'i temel eğitim kademesinde, 298 bin 378'i ise ortaöğretim kademesinde görev yapıyor.Derslik sayısı yaklaşık yüzde 10 arttıÖrgün eğitimde, 52 bin 35'i resmi, 7 bin 474'ü özel olmak üzere 59 bin 509 okul bulunuyor. Resmi okullarda, 528 bin 674 ve özel okullarda 61 bin 228 olmak üzere örgün eğitimde 589 bin 902 derslik var. 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında örgün eğitimde resmi ve özel okulların tamamında 538 bin 442 derslik bulunurken, bu dönemde yüzde 9,5'lik artışla 589 bin 902 derslik sayısına ulaşıldı.Okullaşma oranları arttıBu eğitim ve öğretim döneminde net okullaşma oranları da ilkokulda yüzde 96,3, ortaokulda yüzde 94,35, ortaöğretimde yüzde 79,37 olarak gerçekleşti. 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında yüzde 67,37 olan ortaöğretimde net okullaşma oranı, zorunlu eğitimin 12 yıl olarak uygulandığı ilk dönem olan 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında yüzde 70,06 olarak gerçekleşti, 2014-2015 eğitim ve öğretim döneminde ise yüzde 79,37'ye yükseldi.Yıldız Seçil Aktaş, AA
'Ak Parti'nin de Bir Ömrü Vardır'
AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, muhalefet partilerinin bir koalisyon özlemi içinde olduğunu belirterek, 'Koalisyon dönemleri gelebilir.Nihayet Ak Parti'nin de siyasi partilerin de bir ömrü vardır. Haziran seçimlerini kazanabiliriz, tek başımıza iktidara devam edebiliriz. Siyasi istikrarın devam edebilmesi için artık Başkanlık sistemine bu ülke geçmelidir' dedi.AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, partisinin Karabük milletvekili adaylarının tanıtım töreninde konuştu. Düğün salonundaki törende konuşan Şahin, her seçimin baskıdan, şaibeden uzak gerçekleşmesi için büyük titizlik gösterdiklerini, şimdi aynı titizliği daha yüksek oranda göstermek zorunda olduklarını söyledi. 53 milyon seçmenin hiç birinin tehdit, baskı altında kalmaması gerektiğini belirten Şahin, şöyle dedi: 'Eğer böyle bir tehdit ve baskı görürsek devlet olarak üzerine şiddetle gideriz. Bugün Ağrı'nın Diyadin İlçesi kırsalında PKK terör örgütü mensuplarının köylere inerek ellerinde silahla oradaki vatandaşlarımıza HDP'ye oy vermeleri için silahla baskı uygulamış olmaları karşısında güvenlik güçlerimiz üzerlerine düşeni yapmıştır. Bundan sonra da büyük bir titizlikle üzerlerine düşen görevlerini yerine getireceklerdir. Çünkü bu seçimlerin her türlü tehditten, baskıdan uzak şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir. Halkın karşısına çıkıp demokrasiden bahsetmekle, huzurdan, barıştan bahsetmekle iş bitmiyor. Silahların gölgesinde, silahlara güvenerek seçime girip barajı aşmaya gayret ediyorsanız bu milletin gözünden kaçmaz.''SÖZÜNÜZ GEÇİYORSA SİLAHLARINI BIRAKMALARINI SÖYLEYİN'İsim vermeden HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı eleştiren Şahin, şöyle devam etti: 'Ağzınızdan çıkan o güzel cümleler barış, huzur, insan hakları, demokrasi gibi kavramları lütfen uygulamada da yansıtacak tedbirleri alınız. Siyasi uzantısı durumunda bulunduğunuz örgüt elemanlarına, eğer sözünüz geçiyorsa ellerindeki silahlarını bırakmalarını ve bir an önce Türkiye'yi terk etmelerini söyleyiniz, tavsiye ediniz. Eğer siz bu seçimde dağdaki militanlarınızın elindeki silaha güvenerek yüzde 10 barajını aşmayı hedeflemişseniz, bu hem sizin söyleminizle uyumlu değildir hem de Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve devleti böyle bir baskıya, tehdide asla müsamahakar davranmayacaktır, izin vermeyeceğiz. O güzel cümlelerin mutlaka fiiliyatta da hayata geçirilmesi icap ediyor. Her vatandaşımız özgür iradesiyle sandığa gidebilmeli, istediği partiye oyunu verebilmelidir. Eğer bunun önünde bir takım engeller görülürse bununla ilgili tedbirleri almaktan devletimiz asla çekinmeyecektir.''YÜZDE 35 İLE İKTİDAR OLUNMAZ'CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçim hedefini yüzde 35 olarak belirlediğini hatırlatan Şahin, 'Yüzde 35 ile iktidar olunmaz. O da biliyor. Şu anda anketlerde yüzde 25'lerde. 10 puan daha arttırarak yüzde 35'i tutturmayı hedefliyor. Bu iktidar olmak için kafi değil. 'Siz Ak Parti olarak 2002 yılında yüzde 34.4'le iktidar oldunuz' diyebilirsiniz. O zaman 2 siyasi parti parlamentoya girebilmişti. Şimdi barajı aşan başka siyasi partiler de var. Dolayısıyla yüzde 35 ile iktidar olunması mümkün değil' dedi.'MUHALEFET KOALİSYON ÖZLEMİ İÇİNDE'Muhalefet partilerinin bir koalisyon özlemi içinde olduğuna işaret eden Şahin, şöyle konuştu: 'Acaba bu seçimlerde Ak Parti'yi biraz zayıflatabilir miyiz, milletvekili sayılarını düşürebilir miyiz, 276'nın altına çekebilir ve bir koalisyon yolunu açabilir miyiz hedefindeler. Hiç birinin tek başına iktidara gelme umudu da yok, düşüncesi de yok. İşte iktidara en yakın parti ana muhalefet partisidir. O da yüzde 35'ten yukarısını göremiyor. Koalisyon dönemleri gelebilir. Nihayet Ak Parti'nin de, siyasi partilerin de bir ömrü vardır. Haziran seçimlerini kazanabiliriz, tek başımıza iktidara devam edebiliriz ama bizden sonrasını da düşünmek zorundayız. Onun için siyasi istikrarın devam edebilmesi için artık başkanlık sistemine bu ülke geçmelidir.'BAŞKANLIK SİSTEMİŞu andaki parlamenter hükümet modelini ucu çatal bir sopaya benzeten Şahin, 'Bir tarafta halkın seçtiği Cumhurbaşkanı, bir tarafında halkın seçtiği Başbakan. Bunu toprağa çakmaya çalışıyorsunuz, ama zorlarsanız ortadan yarılır, problemler çıkar. Eğer ucu düzse, çatal değilse, istediğiniz kadar yere çakabilirsiniz. İşte Başkanlık sistemi ucu çatal olmayan bir değnektir. Diğeri de ucu çatal olan bir değnektir. 7 Haziran'da sadece yeni parlamentoyu yeni hükümeti seçmeyeceğiz. Aynı zamanda Türkiye'nin gelecekte de önünü tam anlamıyla açacak olan Anayasa değişikliğinin de yolunu açacağız' dedi.CHP'NİN REKLAM FİLMİNE ELEŞTİRİCHP'nin 'Milletçe Alkışlıyoruz' temalı reklam filmine değinen Şahin, ''Milletçe alkışlıyoruz' diye bir slogan tutturmuşlar. Merak edip duruyordu millet. Bir trafo önünden bir kedi geçiyor. Ne olduğu bugün anlaşıldı. 'Milletçe alkışlıyoruz' demek, 'milletçe bu iktidarı protesto ediyoruz' anlamındaymış. 13 yıldır iktidarda olan, her girdiği seçimden bir önceki seçimden daha fazla oy alarak tekrar iktidar olmuş bir siyasi partiyi güya alkışlarla protesto edecekler. Ak Parti iktidarını alkışlarla protesto etmek mi gerekir, alkışlarla bu hükümete teşekkür mü etmek gerekir? O propaganda filmini görünce yakışacak olan resim şudur: Bir ciğerci dükkanı veya kasap dükkanı, dışarıda bir kedi içerideki ete bakıyor. CHP'ye yakışacak olan sadece budur. CHP'yi anlatacak olan bu resimden başkası değildir' ifadelerini kullandı.CHP'NİN 'KREDİ BORCU SIFIRLAMA' VAADİNE ELEŞTİRİCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kartal mitinginde 5 milyon kredi borçlusunun borcunu sıfırlayacağına ilişkin vaadini eleştiren Şahin, 'Bunun için namus ve şeref sözü veriyor. Allah aşkına atmak olur ama bu kadar da atmak olmaz. Nasıl sıfırlıyorsun? Bir vatandaş kredi borcuyla borçlanmış, zamanında ödeyememiş, taksitlendirmiş. Ben de kredi kartı kullanıyorum. Ben zamanında ödemişim. Sen nereden aldığın para ile borcu sıfırlıyorsun? Benden, vatandaştan kesilen vergilerle alışveriş yapmış, borçlanmış adamın borcunu ödeyeceksin. Bunu da şeref ve namus meselesi olarak ortaya koyacaksın. Sana kimse inanmaz' diye konuştu.Cumhuriyet
Gazetelerde Bugün | 12 Nisan Pazar
Hürriyet: Yangın davasıMilliyet: 'Namus sözü veriyorum'Sabah: HDP için oy isteyip askere saldırdılarVatan: 'Bunlarda insaf yok'Akşam: Kurşunun hedefi Leyla Zana ve çözümTaraf: Genelkurmay AKP'ye çalışmasınStar: Barış yerine baraj tehdidiCumhuriyet: Tehlikeli tırmanışZaman: Batık kredi kartı sayısı kriz yıllarına yaklaştıYeni Şafak: Sandığa sabotaj
Batık Kredi Kartı Sayısı Kriz Yıllarına Yaklaştı
2014’te işsiz sayısı 3 milyonu, batık kredi kartı sayısı ise 1 milyonu geçti. Tüketici Birliği Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 9 milyon insanın, kart borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyebildiğini söyledi. Vatandaşın artan enflasyon karşısında çaresiz kalarak karta yüklendiğini belirtti, “Problem yanlış ekonomik politikalarda.” dedi.Artan işsizlik ve kötüye giden ekonomik şartlar batık kredi kartı sayısında patlamaya yol açtı. Küresel krizin yaşandığı 2009’da 1 milyon 246 bine yükselen, sonraki yıllarda 671 bine kadar gerileyen batık kredi kartı sayısı, 2014’te 1 milyon 18 bine fırladı. 2009’da kredi kartı borcundan icralık olup halen borcunu ödeyemeyen 359 bin kişi bulunuyor.Ödenmeyen kredi kartı borç toplamı da 2002’de 222 milyon lirayken, 25 kat artarak 5,8 milyar liraya ulaştı. Batık kredilerin, işsizliğin zirve yaptığı kriz dönemlerinde yükselmesi dikkat çekiyor. 2009’da 3 milyon 43 bine ulaşan işsiz sayısı daha sonra azalarak, 2012’de 2 milyon 518 bine inmişti. Geçen yıl ise bu sayı 3 milyon 64 bine yükseldi.Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı avukat Mehmet Bülent Deniz, kredi kartı borcundaki artışın felakete doğru gittiği uyarısında bulundu. 3 milyona yakın kişinin yasal takip altında olduğunu, 9 milyon insanın da kart borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyebildiğini söyledi. Mutfaktaki enflasyonun açıklanandan fazla olduğunu belirtti ve “Vatandaş aç oturamayacağına göre, mecburen kartına yükleniyor. Problem, kartın bilinçsiz kullanılmasında değil, yanlış ekonomik politikalarda.” dedi.
Reklam
Buyrun Oylamaya: Türkiye'nin En Çekici Kadını Anketinde Yarı Final!
OYLAMA BİTMİŞTİR!!!Şu, şu ve şu anketlerdeki oylarınızla yarı finale kalan kadınları belirledik. Yarı finalde, karşılaşmaların çok ama çok zorlu olduğunu söylemiyoruz bile! Artık sona çok yaklaştık. Bakalım finale kimler kalacak?Not: Oylarınız 13 Nisan Pazartesi günü saat 02.00'a kadar sürecektir!
Reklam
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Reklam
Reklam
Reklam
Dışı Başka, İçi Bambaşka; 200 Yıllık Yayla Evi
İşte 200 yıllık bir yayla evi var. Dışarıdan şöyle bir baktığımızda köhnemiş, hatta her an yıkılacakmış gibi görünüyor. Ama içine girince fikrimiz değişiyor. Görüyoruz ki evin sahipleri yaptırdıkları çalışmalarda tarihe dokusuna el sürmemişler. Ne dersiniz ülkemiz de bunu başarabilir mi ? (!)
IŞİD’in Vahşice Yok Ettiği 10 Kültürel Miras
Irak ve Suriye’de ardı arkası kesilmeyen terör eylemlerinde bulunan IŞİD,  geçtiğimiz yaz ayından bu yana birçok arkeolojik bölgeyi de ortadan kaldırdı. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi açıdan oldukça önemli yapılar barındıran bölgede devam eden yıkımın ne yazık ki önüne geçilemiyor.IŞİD Şubat ayı sonunda, militanların kazma ve balyozlarla binlerce eseri parçaladığı, Musul Müzesi’ni yerle bir ettiği videoyu yayınlamıştı. Bunun dışında IŞİD, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan  Roma dönemi metropollerinden Hatra kentini de yıkıma uğratmıştı. IŞİD, ayrıca para kazandıran bir girişim olarak tarihi eser yağmacılığını da teşvik ediyor.Peki neden yıkımın önüne geçilemiyor? Bölgeden yıkıma ilişkin olarak, arkeologlara raporlar gelse de kapsamlı olarak bir hasar tespiti yapılabilmiş değil. Musul Müzesi’nden video görüntüsünün dışında hasara ilişkin pek fazla bir bilgi yok. Keza Hatra ve Nimrud metropolleri için de durum bu şekilde. Alman Arkeoloji Enstitüsü Irak saha ofisi direktörü Margarete van Ess de, hasarın büyüklüğüne ilişkin bilgi eksikliğini dile getirmişti.İşte IŞİD’in, 2014’ün temmuz ayından bu yana Irak ve Suriye’de yıkıma uğrattığı tarihi alanlar;
Reklam