Özgecan Aslan'ın Katil Zanlıları 12 Haziran'da Hakim Karşısında
Mersin'de minibüste tecavüz girişiminde bulunulununca direndiği için vahşice öldürülen 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ın katil zanlıları hakkında ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşması 12 Haziran'da yapılacak. 13 Şubat'ta kaybolduktan 2 gün sonra cesedi bulunan Özgecan Aslan'ın ölümüyle ilgili başlatılan soruşturma sonunda Cumhuriyet Savcısı katil zanlıları tutuklu minibüs şoförü 26 yaşındaki Ahmet Suphi Altındöken, babası 50 yaşındaki Necmittin Altındöken ile arkadaşı 25 yaşındaki Fatih Gökçe'nin ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istemiyle hazırladığı iddianameyi 9 Nisan'da Tarsus 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. İncelediği iddianameyi 15 Nisan'da kabul eden mahkeme heyeti, bugün de davada ilk duruşmanın 12 Haziran'da görülmesine karar verdi. KADIN HAKİMLER YARGILAYACAK Ahmet Suphi Altındöken'in 'Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve cinsel saikle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından; Necmittin Altındöken ile Fatih Gökçe'nin ise 'Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme' suçlarından yargılanacağı davada en dikkat çeken detay ise, mahkeme heyeti üyelerinin çoğunluğunun kadın hakimlerden oluşması. Zanlıları, Mahkeme Başkanı Ercan Kumhak ile birlikte üye hakimlerden Nesibe Çınar, Ayşe Şahin ve Fatma Serpil Aydın'dan 2'si yargılayacak. ADLİYEDE O GÜN TEK DAVA GÖRÜLECEK Öte yandan davanın görüleceği Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Haziran'da görülmesine karar verilen duruşmada yaşanılabilecekler konusunda Emniyet Müdürlüğü'nden yoğun tedbir alınmasını istedi. Başsavcılık ayrıca, diğer tüm mahkemelerden ilk duruşma nedeniyle izdiham olabileceği nedeniyle rutin duruşmaların ertelenmesi istedi. Bu nedenle o gün Tarsus Adliyesi'nde sadece Özgecan Aslan'ın davasının görülmesi beklenirken, duruşmaya Özgecan Aslan'ın aile fertleri de davacı müdahil olarak katılacak. Ayrıca, yoğun güvenlik önlemlerinin alınacağı davada Özgecan'ın katil zanlılarının en ağır cezayı alması için çok sayıda avukatın savunma yapacağı bildirildi.Tolunay Duman, DHA
‘AP'nin Kararı Kabul Edilemez’
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 'Papa Franciscus'in açıklamaları ve AP'nin 'Ermeni soykırımı'nı AB üyesi ülkelerin tanımasına ilişkin tavsiye kararı kabul edilemez' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 1915 olaylarıyla ilgili kararına ilişkin, 'Papa Franciscus'in açıklamaları ve AP'nin, 'Ermeni soykırımı'nı AB üyesi ülkelerin tanımasına ilişkin tavsiye kararı, iki toplumun barışmasına hizmet etmeyen siyasi tavırlar olması itibarıyla kabul edilemez' değerlendirmesinde bulundu.Kılıçdaroğlu'nun 'Ermeni soykırımı' iddialarına ilişkin kaleme aldığı açıklamayı, CHP Genel Merkezi'nde Genel Başkan Yardımcısı Murat Özçelik okudu.Geleceğin barış içinde kurulmasının, geçmişin unutulmasıyla değil, yaşanan trajedilerle 'samimiyetle yüzleşilmesiyle' olacağına işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:'Bunun yolu siyasi bir tavır almak uğruna çok boyutlu bir tarihi trajediyi 'soykırım' kavramına hapsetmek değil, tarihi gerçeklerin komplekssiz, objektif biçimde, tarihçilerce bilimsel yöntemlerle ele alınmasını sağlamaktır.CHP bu doğrultuda bir yandan ırkçılığa, dinin siyasete alet edilmesine ve her türlü ayrımcılığa karşı çıkmaya devam ederken, tarihi gerçeklerin bütün boyutları ile Türkiye ve Ermenistan halkları tarafından tam olarak anlaşılması ve bu travmanın üstesinden gelinmesini sağlayacak tüm adımların karşılıklı olarak atılmasına katkı sağlamakta kararlıdır. Papa Franciscus'in açıklamaları ve AP'nin, 'Ermeni soykırımı'nı AB üyesi ülkelerin tanımasına ilişkin tavsiye kararı, iki toplumun barışmasına hizmet etmeyen siyasi tavırlar olması itibarıyla kabul edilemez.'AP'nin kararına karşı ortak metin çağrısıAyrıca CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na çağrı yaparak, 'Avrupa Parlamentosu'nun son aldığı karar dolayısıyla ortak bir metin hazırlayabiliriz' dedi.Muhabir: Mehmet Tosun | AA
FT: ‘AKP İçindeki Çatlak Büyüyor’
İngiliz Financial Times gazetesi, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün halefi Recep Tayyip Erdoğan'ı uyardığını ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) içindeki çatlakların büyüdüğünü yazdı. Gül dün yaptığıbir konuşmada, 'Her şey bugünden daha iyi olabilirdi. Bu bir gerçek' demişti.Financial Times'ın Türkiye muhabiri Daniel Dombey'nin İstanbul'dan gönderdiği haberin başlığı, 'Türkiye'nin eski cumhurbaşkanı, Erdoğan'ı yetkilerin tek elde toplanması ile ilgili olarak uyardı'. Haber gazetenin ilk baskısına yetişmemiş ve öncelikle Financial Times'ın internet sitesinde yer alıyor.Abdullah Gül dün akşam İstanbul'daki Financial Times Türkiye Zirvesi'nde bir konuşma yapmıştı. Gazetenin organizasyonunu, Financial Times'ın uluslararası ilişkiler editörü David Gardner ile Türkiye muhabiri Daniel Dombey yönetmişti.Daniel Dombey Financial Times'ın bugünkü sayısında yayımlanan haberinde, Gül'ün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı özellikle başkanlık sistemi konusunda uyardığını belirtiyor.Dombey, Gül'ün dünkü konuşması ile 'başkanlık sistemine muhalefetini iki katına çıkardığı' görüşünde.Gül konuşmasında konuyla ilgili olarak şunları söylemişti:'Nasıl ki parlamenter sistemin noksanlarından Türkiye çok çekmiştir; öyle olmuştur ki Türkiye'de hükümetlerin yetkisi paylaşılmıştır, gölge kabineler olmuştur ve neler neler olmuştur. Şimdi eğer bir başkanlık sistemi söz konusu olursa, burada çok daha dikkatli olmak gerekir. Denge ve frenlerin çok açık bir şekilde yazılmış olması gerekir.'Dombey, Gül'ün, parlamenter sistemin daha da iyileştirilmesinden yana olduğunun altını çiziyor.
Reklam
Patrick Kramer'dan İlk Bakışta Fotoğraf Gibi Görünen 14 Hipergerçekçi Tablo
Sanatçı Patrick Kramer, 1960'larda Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkmış olan 'fotogerçekçi' resim akımının, günümüzdeki önde gelen temsilcilerindendir. Fotogerçekçi akım kısaca, figür ve nesnelerin, tuval üzerine aşırı gerçekçi bir şekilde; adeta bir fotoğraf misali resmedilmesidir. Ressamın yorumu ancak bir ışık oyunu sınırlıdır. Gerçeğe aşırı sadakat işin olmazsa olmazıdır. Lafı daha fazla uzatmadan, sanatçının harikulade işleriyle sizleri baş başa bırakalım..
Reklam
Charlie Hebdo Saldırısında Ölen Charb'dan İslamiyet Kitabı
Ocak ayında düzenlenen saldırıda ölen Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun eski genel yayın yönetmeni Stephane Charbonnier'nin yazdığı kitap bugün piyasaya çıkıyor.'Charb' adıyla tanınan Stephane Charbonnier, dini hicvetme hakkı bulunduğunu savunan kitabını Ocak ayındaki saldırıdan iki gün önce tamamlamıştı.Charb kitabında 'Irkçılıkla savaşın yerini, İslamofobiye karşı yürütülen yanlış bir mücadelenin aldığını' savunuyor.'Müslümanlar nüfusun geri kalan kısmından daha asabi olduğu için, hayatta her şeye gülüp de İslam'ın bazı taraflarına gülemeyeceğiniz fikri, ayrımcılık değil de nedir?' diye soran Stephane Charbonnier, bu tutumu 'beyaz, solcu burjuva aydınlarının pederşahi tavrı' diye tanımlayarak kınıyor.Kitabın başlığı 'Irkçılara Koz Veren İslamofobi Hilekarlarına Açık Mektup' başlığını taşıyor.Charb'ın kitabı hem Charlie Hebdo'nun yayın politikasını savunur hem de dergiyi hakir görenlere hücum eder nitelikte görülüyor.Paris'teki Charlie Hebdo dergisine sabah toplantısı sırasında gerçekleştirilen saldırıda Charb ile birlikte 11 kişi ölmüştü.Saldırıyı düzenleyen Said ve Cherif Kouachi kardeşler daha sonra polis tarafından öldürüldü.Charb 2006 yılında çizdiği Muhammed Peygamber karikatürleri yüzünden çeşitli ölüm tehditleri almıştı.BBC Türkçe
Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı Başvuruları Başlıyor
Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) başvuruları, 20-30 Nisan 2015'de alınacak.Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) internet sitesinde yayımlanan PYBS Başvuru ve Uygulama e-Kılavuzu'na göre, 5, 6, 7, 9, 10 ve 11'inci sınıflara yönelik olarak PYBS, 13 Haziran 2015'de saat 14.00'te, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak.5, 6, 7, 9, 10 ve 11'inci sınıfların sınav başvuruları, 20-30 Nisan 2015 tarihlerinde alınacak. 8'inci sınıf öğrencileri ayrıca PYBS'ye katılmayacaklar, sadece başvuru şartları ile ilgili belgelerini okul müdürlüklerine ibraz edecekler ve şartları taşıyanların başvurusu okul müdürlüğünce sistem üzerinden onaylanacak.Sınava başvuru için öğrenci velisinin, kılavuz ekinde yer alan 'ailenin maddi durumunu gösterir beyanname' ve '2015 PYBS Başvuru Formunu' doldurarak okul müdürlüğüne teslim etmeleri gerekiyor.PYBS, tüm il merkezleri ile başvuru sayısına göre gerekli görülen ilçe merkezlerinde, yurt dışında, sınava girecek en az 10 öğrenci olmak kaydıyla, Lefkoşa, Riyad, Medine, Cidde, Tebük, Kuveyt, Aşkabat, Taşkent, Bakü ve Bişkek'te yapılacak.Parasız yatılılık veyabursluluk hakkından yararlanmak için sınava giren öğrencilerden, meslek lisesi, teknik lise, genel lise, imam hatip lisesi program türlerinde öğrenim gören 10'uncu ve 11'inci sınıf öğrencileri, 3-14 Ağustos 2015 tarihleri arasında okul müdürlüklerine başvurarak yatılılık ve bursluluk tercihlerini yapacaklar. Tercih yapmayan öğrenciler, bu haklarından yararlanamayacaklar.AA
FT: ‘Bu Yıl Performansı En Kötü Para Birimi Türk Lirası’
İngiliz Financial Times gazetesi bugünkü sayısında Türk Lirası'nın Amerikan Doları karşısında rekor düzeyde gerilemesine değindi. Gazete, bu yıl şu ana kadar gelişmekte olan ülkeler arasında para birimi dolara karşı en fazla değer kaybeden ülkenin Türkiye olduğunu yazdı.Financial Times'ın 'Şirketler ve Piyasalar' ekindeki haberde, liranın dolar karşısında sadece dün yüzde 0,7 değer kaybettiği ve kurun 2,73 olduğu belirtiliyor.Gazetenin muhabirleri Michael Hunter ve Elaine Moore'un vurguladıkları bir diğer nokta da, liranın dolar karşısında sadece bu yılki değer kaybının yüzde 16'ya ulaşması.Financial Times'a konuşan iki uzmanın gelişmelerle ilgili görüşleri şöyle:Bernd Berg (Société Générale): Lira üzerindeki satış baskısının yoğunlaşmasını bekliyoruz. Seçimin neden olduğu belirsizlik sermaye çıkışını tetikleyebilir. Özellikle de doların genelde güçlü olduğu bir ortamda. Artık hükümet ve Merkez Bankası uygun önlemleri almazsa, bu satış baskısının daha da hızlanabileceğini ve kur krizine dönüşebileceğini düşünüyoruz.'Lira üzerinde siyasi baskı var'Enrique Diaz-Alvarez (Ebury): Liranın gelişmekte olan ülkelerin para birimleri arasında en zayıflardan biri olduğunu düşünüyoruz. AKP hükümetinin enflayson yükselirken faizlerin düşürülmesine yönelik baskısı nedeniyle lira siyasi baskıyla karşı karşıya. Türkiye'nin para birimi özellikle de yatırımcıların gelişmekte olan piyasalarda risk alma iştahının azalması nedeniyle zayıf konumda. Lira, doğrudan yabancı yatırımlardan ve işçi dövizlerinden ziyade portfolyelerdeki değişkenliğe bağımlı durumda. Bunun nedeni de Türkiye'de cari açığın ve bankaların önemli miktardaki dış borçlarının finansmanı.Kredi derecelendirme kuruluşu Moody'sin Türkiye'de bankacılık sektörünün gidişatına yönelik uyarıları, Türkiye'de işsizlik oranının yüzde 11,3'e, Mart ayında bütçe açığının 6 milyar 800 milyon liraya (yaklaşık 2,5 milyar dolara) ulaşması da haberde değinilen diğer noktalar.Financial Times'taki haberde şu satırlar da yer alıyor:'Türkiye'de 7 Haziran'da genel seçimler yapılacak. Cumhurbaşkanı Receo Tayyip Erdoğan'ın iktidarı merkezileştirdiği ve Batı ile ilişkilerde giderek daha da agresif bir üslup benimsediği bir dönemde seçime gidiliyor.'BBC Türkçe
Reklam
"Galatasaray'ı Yenmek İstiyoruz"
Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, her zaman desteklerini arkalarında hissettikleri taraftarlarının önünde, iyi bir oyunla Galatasaray maçını kazanmak istediklerini bildirdi.Yanal, bordo-mavili kulübün internet sitesinde yayımlanan açıklamasında, ligde kalan haftaların Trabzonspor için çok önemli olduğunu belirtti.Hafta sonu oynayacakları Galatasaray maçında rakiplerinin durumuyla ilgilenmediklerini vurgulayan Yanal, 'Kalan haftalar bizim için çok önemli ve kayıpsız geçmemiz gerekiyor' ifadelerini kullandı.Lige verilen arada iyi bir çalışma temposu yakaladıklarına dikkati çeken Yanal, şunları kaydetti:'Bugünden itibaren taktiksel çalışmalarla hazır hale gelmeyi planlıyoruz. Moral olarak iyi durumdayız. Pazar akşamı taraftarlarımıza da çok ihtiyacımız olacak. Her zaman desteğini arkamızda hissettiğimiz taraftarlarımızın önünde, iyi bir oyunla Galatasaray maçını kazanmak istiyoruz. Bundan böyle ligin konumunu ve kendi durumumuzu belirleyecek maçlar oynayacağız. Onlardan ilkine çıkıyoruz. Kendi sahamızda bundan sonra oynayacağımız diğer maçları da düşünecek olursak Galatasaray maçında yapacağımız iyi bir başlangıç, sonuç kadar önemli.'Yanal, rakiplerinden daha çok ligin sonundaki sıralamadaki yerlerinin kendilerini ilgilendirdiğini vurgulayarak, 'Bu nedenle bu karşılaşma önemli hale geliyor. Kendi sahamızdaki üstünlüğümüzü devam ettirmek ve ligi en iyi yerde bitirmek istiyoruz' ifadesini kullandı.Cumhuriyet
CHP, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Verilen Örtülü Ödeneği AYM'ye Taşıdı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), torba kanunda yer alan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a örtülü ödenek veren düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. AYM’ye iptal davası açtıklarını beliren CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, hükümet politikasına ilişkin hiçbir görevi olmayan cumhurbaşkanına örtülü ödenek kullanma yetkisi verilmesinin doğrudan doğruya Anayasa'ya aykırı olduğunu söyledi.Torba kanunda yer alan ve cumhurbaşkanına örtülü ödenek veren maddenin iptali için CHP adına başvuruyu Akif Hamzaçebi yaptı. Dünkü Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren torba yasanın örtülü ödenekle ilgili düzenlemesi hakkında yürütmenin durdurulması istemi ile Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açtıkları bilgisini veren Hamzaçebi, 'Cumhurbaşkanı’na örtülü ödenek kullanma konusunda yetki veren düzenleme son derece önemli bir düzenlemedir ve bunun toplum tarafından iyi değerlendirilmesi gerekir. Bugüne kadar hiçbir cumhurbaşkanının örtülü ödenek kullanma yetkisi olmamıştır. Buna anayasal sistemimiz izin vermemektedir. Bu güne kadar cumhurbaşkanları da böyle bir ihtiyaç duymamışlardır. Bugün ki cumhurbaşkanı sayın Erdoğan farklı davransa da, ‘parlamenter sistem bekleme odasına alınmıştır’ dese de bizim anayasamız cumhurbaşkanını tarafsız olarak konumlandırmıştır.' dedi.'BU DÜZENLEME İLE KAYNAĞI ANAYASA'DA OLMAYAN, ANAYASA'YA AYKIRI BİR YETKİ VERİLMİŞTİR'Hükümet politikasına ilişkin hiçbir görevi olmayan cumhurbaşkanına örtülü ödenek kullanma yetkisinin verilmesinin doğrudan doğruya Anayasa'ya aykırı olduğunu vurgulayan Hamzaçebi, 'Hükümetin işlemleri Anayasa'da yazıldığı şekilde denetlenir. Siyasi sorumluluğu olmayan, sorumsuzluğu esas olan cumhurbaşkanının örtülü ödenek kullanma yolu ile hükümet politikası alanına girmesi, burada yetki sahibi olması ve aynı zamanda kullanacağı bu yetkinin Parlamento tarafından denetlenemeyecek olması Anayasa'mıza çok açık bir aykırılık oluşturmaktadır. Hiç kimse kaynağını Anayasa'dan almayan bir yetkiyi kullanamaz. Bu düzenleme ile kaynağı Anayasa'da olmayan, Anayasa'ya aykırı bir yetki verilmiştir.' ifadelerini kullandı.  Yaptıkları iptal başvurusunu Başbakan'ın dünkü açıklamaları ile birlikte değerlendirmek gerektiğini kaydeden Hamzaçebi, 'Sayın Başbakan dün seçim bildirgesini açıkladı ve Türkiye’yi yetki karmaşasını önlemek için başkanlık sistemine taşıyacaklarını söyledi. Bu sayın Başbakan'ın, Başbakanlığına son verdiği anlamına geliyor.' şeklinde konuştu. 'BU SEÇİMİ BAŞKANLIK SİSTEMİNE DÖNÜŞTÜRMEK İSTEYENLERE MİLLET İZİN VERMEYECEKTİR'Türkiye’nin parlamenter sistem ile yönetilen bir ülke olduğunu hatırlatan Hamzaçebi şöyle devam etti: 'Başkanlık sistemini getirmek istiyorsanız Anayasa'yı değiştirmeniz lazım. Milletin buna izin vermesi lazım, millet buna izin vermeyecektir. Bu seçimi başkanlık sistemine dönüştürmek isteyenlere millet izin vermeyecektir. Böyle olduğu halde örtülü ödenek gibi bir yetkiyi elde ederek Türkiye’yi başkanlık sistemine taşıma teşebbüsü yargıdan dönecektir.'Hamzaçebi ayrıca 'internet düzenlemesi' ve 'kişisel veriler ile ilgili düzenleme' hakkındaki çalışmalarının devam ettiğini, onlarla ilgili başvuruyu da önümüzdeki hafta içinde yapacakları bilgisini verdi.CHA
'İş Birliğimizin Taşıdığı Önemin Farkındayız'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bölgemizi saran ateş çemberi karşısında Türkiye ve Kazakistan gibi ülkelerin dayanışma içinde heraket etmesi şarttır. İşbirliğimizin taşıdığı önemin farkındayız' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, gerçekleştirdikleri baş başa görüşmenin ardından Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ikinci toplantısına başkanlık ettiler.Erdoğan ve Nazarbayev, Konsey toplantısının ardından Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin sonuçlarına ilişkin ortak açıklamayı imzalayarak, ortak basın toplantısı düzenledi.Burada konuşan Erdoğan, 'Gerek Irak gerek Suriye gerek Yemen gerek Libya gerek Mısır bütün bu konuları, Ukrayna konusunu değerlendirme imkanımız oldu. Bu meselelerde de genel olarak fikir birliği içinde olduğumuzu memnuniyetle gözlemledik' diye konuştu.İki ülkenin uluslararası adaylıkları konusunda da karşılıklı desteğin süreceğini kaydeden Erdoğan, Kazakistan'ın 2017-2018 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine adaylığının söz konusu olduğunu, adaylık konusunda Türkiye'nin Kazakistan'a her türlü desteği vereceğini ifade etti.'Dayanışma içinde hareket etmeliyiz'Görüşmelerde, ikili ilişkilerin yanı sıra özellikle uluslararası ve bölgesel meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulunduklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:'Bölgenin refahı, istikrarı ve güvenliği bağlamında işbirliğimizin taşıdığı önemin farkındayız. Bugün bölgemizi saran ateş çemberi karşısında Türkiye ve Kazakistan gibi bölgesinde güvenlik, istikrar ve refahın sembolü olan ülkelerin dayanışma içinde hareket etmesi şarttır. Her zaman ifade ediyoruz, Türkiye'nin dostluğu kara gün dostluğudur. Kazak kardeşlerimizin ihtiyaç duyduğu stratejik alanlarda onların yanında olmaya devam edeceğiz.'Yeni Sinerji Ortak Eylem PlanıBasın toplantısı öncesinde Türkiye ile Kazakistan arasında Yeni Sinerji Ortak Eylem Planı'nın güncellenmesine ilişkin protokol imzalandı.Toplantıya Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin katıldı.AA
Reklam
'Ermeni Çeteleri 519 Bin Müslüman Türk'ü Katletti'
Prof. Dr. Kürkçüoğlu, 1915 olaylarına dair, 'Ermeni çeteleri, Erzurum'dan Van'a, Erzincan'dan Iğdır'a toplam 519 bin sivil ahaliyi öldürdü' dedi.Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erol Kürkçüoğlu, 1915 olaylarına ilişkin, Ermenilerin 519 bin Müslüman Türkü katlettiğini belirterek, 1986 yılı itibarıyla başladıkları kazı ve arşiv çalışmalarıyla bilim adamları olarak, asıl katliama uğrayanların Müslüman Türkler olduğunu belgeleriyle ortaya koyduklarını söyledi.Ermeniler tarafından yapılan katliamlar nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde çok büyük Müslüman kayıplar olduğunu anlatan Kürkçüoğlu, bölgede toplu katliamlar yapıldığını dile getirdi.Asıl soykırıma, katliama uğrayanın Müslüman Türkler olduğunu vurgulayan Kürkçüoğlu, 'Katledilenler de sivil ahalidir. Birinci Dünya Savaşı ile alakası olmayan, doğrudan doğruya sivil ahali katledilmiştir. Bilhassa Birinci Dünya Savaşı'nda Rusların Bolşevik ihtilaliyle bu bölgeden çekilip ülkelerine dönmeleri neticesinde bu bölgede Ermeni çeteleri, gönüllü Ermeni birlikleri ve bunların başında komutanları var. Ermenilerin o dönemde yaptığı katliamları herkes çok iyi biliyor' diye konuştu.Başta Erzincan olmak üzere, Erzurum, Van, Iğdır, Ardahan ve Kars'ın o dönemde tamamen işgal altında olduğunu anlatan Kürkçüoğlu, Ermeni çetelerinin, işgal altındaki bölgelerde Müslüman ahaliye yönelik yoğun katliamlar yaptığını belirtti.185 toplu mezar tespit edildiDoğu ve Güneydoğu Anadolu'da 185 toplu mezar tespit ettiklerinin altını çizen Kürkçüoğlu, 'Diyarbakır, Muş, Bitlis, Van, Erzurum, Erzincan, Kars, Ardahan, Iğdır, Trabzon, Kilis, Adana, Osmaniye, Antep, Bayburt, Ünye, Maraş başta olmak üzere birçok ilde sivil ahaliye yönelik toplu katliamlar olduğunu tespit ettik' ifadelerini kullandı.Kürkçüoğlu, 519 bin sivil ahalinin katledildiğinin arşiv belgesi olarak var olduğunu belirterek, şunları kaydetti:'Hatta 1919'da Paris'te toplanan Paris Konferansı'nda köy köy, kasaba kasaba 519 bin rakamını rapor olarak ortaya koyduk. Erzurum, Ermenilerin ve Rusların hedef şehirlerinden birisidir. Tarihe baktığımız zaman Erzurum, üç defa Rus işgali altına girmiştir. Bu yüzden de en çok katliam Erzurum'da yapılmış şüphesiz. Erzurum'da 50 bin, Van'da 45 bin, Kars'ta 17 bin, Iğdır'da 15 bin, Erzincan'da 13 bin, Diyarbakır'da 12 bin, Muş'ta 10 bin olmak üzere birçok yerde toplam 519 bin sivil ahali Ermeni çeteleri tarafından katledilmiş.'Atatürk Üniversitesi bilim adamları ve Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi olarak bu konuda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Kürkçüoğlu, '1986 yılı itibarıyla başladığımız kazı çalışmalarıyla asıl katliama uğrayanların Müslüman Türkler olduğunu belgeleriyle ortaya koyduk. Sadece kazı çalışmalarıyla değil, başta Rusya olmak üzere birçok ülkenin arşivlerinden, Osmanlı arşivlerinden tespit ettiğimiz kadarıyla en fazla katliam yapılan yer Erzurum'dur' şeklinde konuştu.Kendisinin Rus kaynaklarını da çalıştığını belirten Kürkçüoğlu, Erzurum Rus İkinci Topçu Alayı Komutanı Yarbay Twerdo Khlebov, hatıratında ve çektiği telgraflarda, 'bölgede Ermeni çetelerinin Müslüman ahaliye yönelik katliamları' olduğunu ifade ettiğini dile getirdi.AA
Demirtaş: 'Sen Yalancılığı İspatlanmış Bir Başbakan'sın'
HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Davutoğlu’na “Genelkurmay seni yalanlıyor. AKP il Başkanı seni yalanlıyor. Sen yalancılığı ispatlanmış bir Başbakan’sın ülkede olup bitenden haberin yok. Gerçek Başbakan değilsin çünkü. Kendisine üzülüyorum Ağrı’da olup bitenden haberin yok. Ağrı’da yaşanan olaylar AKP provokasyonuydu ve boşa çıktı. AKP kendi yaptığı provokasyonun tuzağına düştü” dedi.HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ağrı’ da yaşananlarla ilgili “Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sert eleştirilerde bulundu.
Reklam
NASA'dan Drift Yapan Elektrikli Araba
NASA’nın otomobil endüstrisiyle birlikte geliştirdiği Modüler Robotik Araç prototipi (MRV), gelişmiş bir elektrikli araç olduğu izlenimini veriyor. Sıvıyla soğutulan tekerleklere yerleştirilen dört motor, uzaktan kontrol özellikleri ve dinamik sürücü geri bildirimi gibi özellikleri bulunan araç, drift yeteneğiyle de dikkat çekiyor.Teknoblog
Sinema Filmlerinde Kullanılan Beyaz Sahneler Ne Anlama Geliyor?
Birçok sinema tespitine yer verdiğimiz(1, 2 ) Jacob T. Swinney bu sefer  'Fade to White' isimli çalışmasında sinema filmlerinde karşımıza çıkan solgunlaşıp beyaza dönen sahneleri derinlemesine inceleyerek verdikleri mesajı tek videoda sinemaseverler ile buluşturmak istemiş. Bazen ölüm ile gelen sonu bazen ise sevinç/mutluluk gibi konuların işlendiği beyaz sahnelere dikkat çekmek isteyen yetenekli adamın çalışmasını izliyoruz.
Yasin Börü Cinayeti Sanığının Olay Günü Askerde Olduğu Ortaya Çıktı
Diyarbakır'da geçen Ekim ayında yapılan Kobani eylemleri sırasında Yasin Börü, Riyat Güneş, Ahmet Dakak ve Hasan Gökoguz'un öldürülmesiyle ilgili davada firari sanık olarak aranan 25 yaşındaki Ersin Adıyaman'ın olay günü İzmir Menemen'de askerlik yaptığı ortaya çıktı.İstanbul'da yakalanan, 1 gün tutuklu kalan Adıyaman, Askerlik Şubesi'nin evrakları göndermesi üzerine tahliye edildi.Diyarbakır'da geçen 7 Ekim'de Hüda- Par yanlıları Yasin Börü, Riyat Güneş, Ahmet Dakak ve Hasan Gökoğuz'un öldürülmesine ilişkin 24'ü tutuklu, 34 kişi hakkında 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın firari sanığı Ersin Adıyaman, İstanbul'da yakalandı. Sanıklardan M.A.'nın teşhisi ile kimliği tespit edilen ve 'Canavarca hisle ve eziyet çektirerek adam öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle yargılanan Ersin Adıyaman, işlemlerinin ardından Çağlayan Adliyesi'ne çıkarıldı.'OLAYLAR SIRASINDA İZMİR'DE ASKERDİM'İstanbul'dan SEGBİS sistemi ile davanın görüldüğü Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne ifade veren Ersin Adıyaman, 6-8 Ekim olayları sırasında İzmir Menemen'de bulunan 57'nci Topçu Tugayı'nda vatani görevini yaptığını ve 22 Ekim 2014 tarihinde terhis olduğunu söyledi. İstanbul'da bir tekstil şirketinde çalıştığını belirten Adıyaman, 'Suçlamayı kabul etmiyorum. Beni teşhis ettiğini söyleyen sanığı tanımıyorum. 6-7 Ekim olayları sırasında Menemen'de 57'nci Topçu Tugayı'nda askerdim. Olaylarla bir ilgim yok. askerdeydim' dedi.Vatini görevini yapmaya 2010 yılı Aralık ayında gittiğini ve 3 kez firar ettiği için 22 Ekim 2014 tarihinde tezkere aldığını belirten Adıyaman, şöyle dedi:'Askere gittikten sonra 3 kez firar ettim. Her seferinde gidip teslim oldum. Son firarda kandırılarak PKK'nın dağ kadrosuna katılmak için Irak'a gittim. Sonra bizi dağa götürdüler. Eğitim aldıktan sonra ailemi özlemeye başladım ve fikrim değişti. Bir arkadaşla tuvalete gitme bahanesiyle kaçtık. Sonra peşimizden bir araba gelip bizi geri götürdü. El ve ayaklarımızı bağlayıp bizi hücreye koydular. İki hafta sonra biri gelerek burada kalıp kalmayacağımızı sordu. Kalmak istemediğimizi söyledik. Bizi bir yere götürüp, ellerimizi kelepçeleyip hücreye koydular. Burada uzun süre kaldık. Bizi soruşturmaya aldılar ve rapor istediler. Raporda evimize gitmek istediğimizi ve kandırılarak buraya getirildiğimizi yazdık. 20 gün sonra eve gönderilmemize karar verildi. Ailemizi telefonla aramamızı söylediler. Ağabeyim beni alarak peşmergeye teslim etti. Peşmerge de beni Irak topraklarında Türk polisine teslim etti. Silopi'de ifadem alındıktan sonra Diyarbakır'a gönderildim. Asker kaçağı olduğum için beni jandarmaya teslim ettiler. İki gün içinde birliğime teslim olmam gerektiğini söyleyerek serbest bıraktılar. Hemen Menemen'e giderek birliğime teslim olduk. Teslim olduktan sonra da bir daha firar etmedim ve askerliğimi bitirdim. Ben askerdeyken Kobani olayları oldu. 22 Ekim'de terhis oldum.'MAHKEME TUTUKLAYARAK ASKERLİK DURUMUNU SORDUDiyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi ifade alınması ardından sanık Ersin Adıyaman'ın tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme sanığın memleketi olan Muş'un Malazgirt İlçesi Askerlik Şubesi'ne yazı göndererek Ersin Adıyaman'ın 6-8 Ekim tarihinde askerde olup- olmadığını sordu. Malazgirt Askerlik Şube Başkanlığı Adıyaman'ın olay tarihinde İzmir Menemen'de vatani görevini yaptığını ve 22 Ekim tarihinde terhis olduğunu bildirdi.1 GÜN TUTUKLU KALDIAskerlik Şubesi'nin sanık savunmasını doğrular nitelikte yazı göndermesi üzerine toplanan mahkeme heyeti, Ersin Adıyaman'ın tahliye edilmesine karar verdi. Mahkeme kararında sanık hakkında 'Canavarca Hisle ve eziyet çektirerek adam öldürme' suçundan 28 Mart 2015 tarihinde yakalama kararı çıkarıldığı belirtildi. Kararda Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanan sanığın savunmasının alınarak, tutuklanmasına karar verildiği kaydedildi. Sanığın savunmasında olay tarihinde askerlik hizmetini yaptığını söylediği belirtilen kararda şu ifadelere yer verildi; 'Mahkememizce Malazgirt Askerlik Şube Başkanlığı'na yazılan müzekkerreye istinaden sanığın hizmet durum çizelgesinin gönderildiği, çizelgenin incelemesinde sanığın suç tarihinde fiilen askerlik hizmetini yaptığı görülmüştür. Bu nedenle sanık Ersin Adıyaman'ın suç tarihinde İzmir Menemen 57'nci Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı 2'nci Tabur 3'üncü Batarya Komutanlığı'nda askerlik hizmetini fiilen yerine getirdiğine ilişkin yazı, mevcut delil durumu ve tutuklamanın koruma tedbiri olması gözetilerek tahliyesine karar verilmiştir.'Olayla ilgili 18 Mart günü gözaltına alınarak Diyarbakır 3'üncü Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarılan A.A.Y., suçlamaları kabul etmemesine rağmen tutuklanmıştı. İfadesi alınan A.A.Y., söz konusu olay tarihi olan 7 Ekim'de daha önce işlediği bir suç nedeniyle Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunduğunu, 9 Ekim'de cezaevinden çıktığını belirtmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda cezaevinde bulunduğu tespit edilerek tahliye edilmişti.İDDİANAME Olayla ilgili hazırlanan iddianamede 34 şüpheli hakkında 'Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme', 'Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma', 'Terör örgütü propagandası yapma' suçlarından ceza istenmişti. İddianamede şüpheliler H.O., A.B., A.G., H.U., M.K., A.T., S.Ç., H.O., Y.D., U.D., A.T., A.P., Ü.D., A.T., H.A., C.Y., R.B., B.D., R.Ö., M.Ş.Y., A.K., M.A., E.F., M.Ç., R.S., A.A.Y., B.A., C.T., A.T., İ.Ö., A.T., A.K., E.A. ve E.B.'nin 2'şer kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle cezalandırılmaları, bazı şüphelilerin ise 'Konut dokunulmazlığını ihlal etme' suçundan yargılanmaları istenmişti. Ssanıklardan M.A.'nın Ersin Adıyaman'ı teşhis ettiği ve olaylara katıldığını söylediği belirtilmişti. Sanık M.A. ifadesinde olaylar sırasında Ersin Adıyaman'ın elinde sopa olduğunu gördüğünü söylemişti.Felat Bozarslan, DHA
Reklam