Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında Gençlerbirliği evinde Bursaspor'u konuk etti.Bursaspor, 2-0 yenik düştüğü maçta Gençlerbirliği'ni 3-2 yenerek, adını yarı finale yazdırdı.Bursa'da oynanan ilk maç 1-1 sona ermişti.Bursaspor'a turu getiren golleri 59. ve 73. dakikalarda Volkan Şen, 90+4'te Fernandao attı. Başkent ekibinin golleri ise 15. dakikada Petrovic ve 38. dakikada El Kabir'den geldi.Maçın kader anında Gençlerbirliği'nde Uğur Çiftçi, 33. ve 45. dakikada gördüğü sarı kartlar sonrası kırmızı kart gördü ve takımını 10 kişi bıraktı. 90. dakikada Gençlerblriği Sedat Bayrak'ın kırmızı kart görmesiyle 9 kişi kaldı.TRTSpor
TÜBİTAK soruşturmasında gözaltına alınan eski başkan Yücel Altunbaşak, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.4 yıldır görev yaptığı TÜBİTAK başkanlığından istifa eden Prof. Dr. Yücel Altunbaşak ile 2 kişi, terörle mücadele ekiplerince (TEM) 'görevi kötüye kullandıkları' iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen Altunbaşak, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.SABAH GÖZALTINA ALINMIŞTIAnkara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, TÜBİTAK'la ilgili soruşturma kapsamında, bu sabah bir süre önce görevinden ayrılan eski TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak ile Osman K. ve Eren Y.'yi gözaltına almıştı.Gözaltına alınan zanlılardan Osman K.'nin Altunbaşak'ın eski özel kalem müdürü olduğu, Eren Y.'nin ise TÜBİTAK bünyesindeki Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü Müdürü olarak görev yaptığı öğrenildi.BAKAN IŞIK: GÖREVDEN AYRILMASININ SORUŞTURMAYLA İLGİSİ YOKBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Altunbaşak'ın 4 gün önce görevden ayrılmasının soruşturmayla ilgisinin olmadığını söyledi.Sondakika.com
Köprüde yapılacak bakım çalışmaları sebebiyle, askı halatları üzerindeki ışıklar sökülecek.Boğaziçi Köprüsü'nde yapılması planlanan bakım çalışmaları kapsamında, askı halatları üzerindeki aydınlatma sisteminin söküleceği belirtildi. İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, 3 ay sürecek onarım nedeniyle sürücülerin yol üzerindeki trafik işaret ve işaretçilerine uyulması istendi.Yapılan açıklamada, Boğaziç Köprüsü'ndeki askı halatlarının değişiminin yapılacağı, bu nedenle de askı halatları üzerindeki dekoratif aydınlatma sistemlerinin söküleceği belirtildi. Yeni askı halatları imalatı süresi içinde (15 Nisan-15 Temmuz 2015 tarihleri arasında), dekoratif aydınlatma sistemi sadece köprü ana halatı üzerinde yanacak şekilde düzenleneceği belirtildi.T24
''Paralel yapı'' operasyonu kapsamında haklarında yakalama kararı bulunan Nazmi Ardıç ile Ahmet Kalender ve 1 polis gözaltına alındı.İSTANBULİstanbul merkezli ''paralel yapı'' operasyonu kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan eski İstanbul Organize Suçlara Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, eski İstanbul Organize Suçlara Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Kalender ile 1 polis gözaltına alındı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından başlatılan soruşturma çerçevesinde hakkında yakalama kararı bulunan Ardıç, Vatan Caddesi'ndeki Akgün Oteli yakınında yakalandı. Eski İstanbul Organize Suçlara Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Kalender ise ABD'den Türkiye'ye döndüğünde Atatürk Havalimanı'nda gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında aranan 1 polis memurunun daha yakalandığı bildirildi.Eski İstanbul Organize Suçlara Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, Eyüp Devlet Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan yerleşkesindeki Organize Suçlara Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi.Ardıç, hastaneden çıkarılırken bir gazetecinin 'Neden kaçtınız, neden teslim olmadınız?' sorusu üzerine, 'Vatan sağ olsun, kaçmadım. Dernek açılışı için bekledim' dedi.Gözaltına alınan Ahmet Kalender ile polis memurunun da doktor kontrollerinin yapılarak, ifadeleri alınmak üzere emniyete getirildikleri öğrenildi.Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan 29 kişiden 27'sinin gözaltına alındığı, başkomiser Ali Kavlak ve komiser Metin Güneş'in ise arandığı kaydedildi.Muhabir: Arif Yakıcı, İbrahim Halil Çekici7AA
Fetullah Gülen'in, bazı internet sitelerinde yayımlanan 'Fetullah Gülen'in şok ses kaydı' başlıklı haber hakkında yaptığı 3 ayrı suç duyurusuna takipsizlik kararı verildi.İSTANBULAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Sıddık Çinko tarafından verilen takipsizlik kararında, bazı internet sitelerinde çeşitli tarihlerde 'Fetullah Gülen'in şok ses kaydı' başlıklı haberler yayınlandığı anlatıldı.Kararda, haberler üzerine Gülen'in avukatı aracılığıyla, 'haberleşmenin gizliliği hakkının ihlal edildiği, yasa gereği yayınlanmaması gereken konuşmaların yayınlanarak şeref ve itibarına saldırı yapıldığı' gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğu hatırlatıldı.Gülen'in suç duyurusunda, söz konusu konuşmaların 'suç unsuru içermeyen, selam, afiyet ve iyi niyet temennileri içeren, haber değeri taşımayan diyaloglardan ibaret olduğunu' savunduğu belirtilen kararda, bu gizliliği ihlal edenler hakkında soruşturma başlatılmasını talep ettiği kaydedildi.Takipsizlik kararında, soruşturma kapsamında beyanı alınan 'www.sonsayfa.com' internet sitesinin sahibi Abdülbaki Özışık'ın söz konusu haberi birçok yerde haber olduğu için yayımladıklarını, kişisel olarak Gülen'i tanımadığını, kendilerine haberi yayımlamaları ile ilgili uyarıcı ve yalanlayıcı bir uyarı gelmediğini söylediği belirtildi.Müşteki Gülen ile Aydın Doğan arasında geçtiği belirtilen telefon görüşmesinin video paylaşım sitesi YouTube'da yayımlandığı bildirilen kararda, haberde görüşmelerin haber niteliğini belirtir oranda verildiği, tüm görüşmelerin verilmediği, bu nedenle haber kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.'Basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeli'Kararda, haberin basın özgürlüğü kavramı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin açık olduğu ifade edilerek, öğretide kabul edildiği üzere basın özgürlüğünün demokratik hukuk devletinin ve ifade özgürlüğünün en önemli unsularından olduğuna işaret edildi.Kamuoyunu ilgilendiren ve tartışma konusu yapılan konularda, basına bilgi ve görüşleri iletme görevinin düştüğü aktarılan kararda, böyle durumlarda basının bu görevinin yanında, kamuoyunun da bilgi ve görüş alma hakkının açık olduğu belirtildi.Kararda, basının kamuoyunun ilgilendiği alanlarda, ülke gündeminde yer edinecek hususlarda bilgi verme hak ve özgürlüğü ile halkın gözcülüğünü ve bekçiliğini yapma hakkının bulunduğu kaydedildi.Dosya kapsamına göre kamuoyuna mal olmuş müştekinin yine kamuoyuna mal olmuş başka bir kişi ile ülke gündemindeki olaylarla ilgili internette yayımlanan ses kaydının haber konusu edilmesi ve bu şekilde kamuoyunun ve okuyucuların bilgilendirilmesi konusunun atılı suçun unsurlarını oluşturmadığı bildirildi.Takipsizlik kararında, eylemin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği aktarıldı.Öte yandan, aynı kapsamda 'www.habererk.com' adlı internet sitesinin sahibi İsmail Türk ve 'www.türkiyede.com.tr' adlı sitenin sorumlu yazı işleri müdürleri Lena Siyon ve Veysel Şafak Sevinç hakkında yapılan suç duyurularına da takipsizlik kararı verildi.Muhabir: Filiz KınıkAA
Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final rövanşında 16 Nisan Perşembe günü Mersin İdman Yurdu ile yapacağı karşılaşmanın hazırlıklarını sürdürdü.Can Bartu Tesisleri'ndeki basına kapalı antrenmanda taktik ağırlıklı çift kale maç yapan sarı-lacivertli ekipte Egemen Korkmaz, Volkan Demirel, Diego Ribas, Bruno Alves ve Mehmet Topuz takımdan ayrı çalıştı. Sakatlığı süren Meireles'in tedavisine devam edildi.Fenerbahçe, kupa maçının hazırlıklarına yarın da devam edecek.AA
Beşiktaş, Kasımpaşa ile oynayacağı Spor Toto Süper Lig 27. hafta maçının hazırlıklarını sürdürdü.Teknik direktör Slaven Bilic yönetiminde BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanda siyah-beyazlı futbolcular taktik çalışmalar yapıp, yarı sahada çift kale maç oynadı.Antrenmana tedavileri devam eden Tolga Zengin, Cenk Gönen, bireysel çalışan Veli Kavlak ile izinli olan Gökhan Töre ve Atiba Hutchinson katılmadı.Siyah-beyazlılar, yarın yapacakları antrenmanla maçı hazırlıklarını sürdürecek.
Fenerbahçe'de Diego sorunu çözüldü. Brezilyalı oyuncunun menajeri yönetimle görüştü.Geçtiğimiz hafta alacaklarındaki problem nedeniyle TFF'ye başvuran Diego kulüpte huzursuzluk yaratmıştı. Bu gelişme üzerine Fenerbahçe kulübü Brezilyalı oyuncunun tüm alacaklarını ödeyerek dosyayı kapatmış ve olası olumsuz gelişmelerin önünü kesmişti.Ancak yönetim Diego'nun menajerine bir görüşme çağrısı yaptı. Bu çağrıyı yanıtsız bırakmayan Diego'nun menajeri Türkiye'ye gelerek yönetimle toplantı yaptı. Yönetim bu başvurunun zamanlaması açısından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Brezilyalı'nın temsilcileri ise sözkonusu başvuruyu Trabzon'da yaşanan olaydan önce yaptıklarını ve bunun profesyonel bir hak olduğunu yönetime iletti.Başvurunun kulübü yıpratmak amacıyla yapılmadığına dikkat çeken temsilciler Diego'nun Fenerbahçe'ye kalıcı olmak için geldiğini ve Türkiye'de olmaktan çok mutlu olduğunu söylediler. Diego cephesi oyuncunun Fenerbahçe'den ayrılmak gibi bir isteğinin kesinlikle olmadığını vurgularken, ödemelerin de yapılmasıyla ortada hiçbir problemin kalmadığını yönetime iletti.Bu konuşma üzerine Diego'nun Fenerbahçe'den ayrılması durumu da rafa kalkmış oldu.NTV Spor
Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında yarın Manisaspor'la karşılaşacak Galatasaray kafilesi İzmir'e geldi.Özel uçakla Adnan Menderes Havalimanı'na gelen sarı kırmızılı kafileyi, az sayıda Galatasaray taraftarı, tezahüratlarla karşıladı. Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak'ın da yer aldığı kafiledekiler, daha sonra karayoluyla Manisa'da konaklayacağı otele geçti.Manisa 19 Mayıs Stadı'nda yarın saat 19.45'te başlayacak müsabakada görev yapacak Galatasaray'ın 18 kişilik kadrosunda, şu futbolcular yer alıyor:Sinan Bolat, Eray İşcan, Alex Telles, Semih Kaya, Koray Günter, Sabri Sarıoğlu, Tarık Çamdal, Felipe Melo, Blerim Dzemaili, Aydın Yılmaz, Bruma, Yasin Öztekin, Olcan Adın, Kaan Baysal, Yekta Kurtuluş, Emre Çolak, Sinan Gümüş, Goran Pandev.Eurosport
Beşiktaşlı Gökhan Töre hakkında, barda silahla yaralandığı olaya ilişkin davada duruşmaya zorla getirilme kararı çıkarıldı.Beşiktaş ve milli takım oyuncularından Gökhan Töre ile arkadaşlarının, 21 Nisan 2014’te Şişli’de bir barda çıkan olayda silahla ateş açılması sonucu yaralanmalarına ilişkin davanın görülmesine başlandı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya firari sanık Korhan Bahadır ile diğer sanık Hasan Kutlu katılmadı. Sanık Kutlu’yu avukatı temsil ederken, duruşmada müştekiler Mahir Arslan ve Kadircan İpekçi hazır bulundu. Duruşmaya olayda yaralanan müşteki Gökhan Töre ise katılmadı.Mahkeme kimlik tespitlerinin ardından duruşmada hazır bulunan müştekileri dinledi. Duruşmada ifade veren müştekilerden Mahir Arslan eğlenmek için gittiği gece kulübünde olayın yaşandığını anlattı.“EĞLENİRKEN İKİ EL SİLAH SESİ DUYDUM”Gece kulübünde eğlenirken yan masalardan önce bağrışma sesleri duyduğunu anlatan Arslan “Daha sonra iki el silah sesi duydum. Kalabalık olduğu için kimin ateş açtığını göremedim. Seken mermilerden dolayı sağ dizimden yaralandım. Sanıkları tanımıyorum. Şikayetçi değilim hastane masrafımın ödenmesini talep ediyorum” dedi.“OLAYDAN SONRA SPOR DÜNYASINDAKİ İTİBARIMI KAYBETTİM”Duruşmada ifade veren diğer müşteki Kadircan İpekçi ise Gökhan Töre ve diğer arkadaşlarıyla bardayken birden silah sesi duyduğunu anlattı. İpekçi ifadesinde, “Sırtımdan vurulduğumu hissettim. Kimin ateş açtığını görmedim. Olaydan dolayı spor dünyasındaki itibarımı kaybettim. Bir yıldan beri işsizim, iş bulamıyorum. Sanıktan da, mekandan da şikayetçiyim” diye konuştu.SORUMLU MÜDÜR OLAY GECESİNİ ANLATTIMüşteki ifadelerinin ardından duruşmada tanık beyanlarına geçildi. Suç tarihinde gece kulübünün sorumlu müdürü olan Musa Aksoy tanık olarak ifade verdi. Tanık Aksoy olayın nasıl geliştiğini bilmediğini, olaydan sonra güvenlik kameraları görüntülerini emniyete teslim ettiklerini aktardı.Tanıkların ardından sanık Hasan Kutlu’nun avukatı Hakan Ülkü söz aldı. Avukat Ülkü, önümüzdeki celse müvekkilleri Kutlu’yu duruşmada hazır edeceklerini belirtti.DURUŞMAYA GELMEYEN GÖKHAN TÖRE’YE ZORLA GETİRİLMEDavaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme, aralarında Beşiktaşlı futbolcu Gökhan Töre’nin de bulunduğu ve duruşmaya katılmayan diğer müştekiler hakkında duruşmaya zorla getirme kararı çıkarttı. Mahkeme duruşmayı erteledi.İHA
Fenerbahçe'nin eski yıldızı Alex de Souza, İstanbul'a neden geldiğini açıkladı.Dün ailesiyle birlikte İstanbul'a gelen Brezilyalı eski futbolcu Alex, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;https://twitter.com/Alex10combr/status/587997798504738816
Tam olarak 902 bin oyun kullanıldığı, 1.6 milyon görüntülenme alan dev ankette, Türkiye'nin en çekici kadınını sizin oylarınızla belirledik!Editörün Notu: Ankete bazı ünlülerin Arap fanlarının katılımı bizim için de büyük sürpriz oldu ve bu, belki de anketin gidişatını belirledi!İşte, Türkiye'nin en çekici 8 kadını!
İran'da Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Merziye Afham'ın büyükelçi olarak atanacağı ileri sürüldü.İran basınında yer alan haberlere göre, Dışişleri Bakanlığı sözcülüğünü yürüten Afham, devrimin gerçekleştiği 1979 yılından bu yana atanan ilk kadın büyükelçi olacak.Haberlerde yaklaşık 30 yıldan bu yana dışişleri bakanlığı bünyesinde görev yapan Afham'ın hangi ülkeye büyükelçi olarak atanacağının henüz belli olmadığı ifade edildi.Afham, 2013 yılından beri Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü görevini yürütüyordu. Afham bu göreve getirildiğinde de Dışişleri Bakanlığı'nın ilk kadın sözcüsü olmuştu.Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 2013'teki seçimleri kazandıktan sonra hükümetten, kadınları üst düzey görevlere atamalarını istemişti. Ruhani, şimdiye kadar çok sayıda kadını üst düzey görevlere getirdi. İlham Eminzade ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı yardımcısı oldu. Daha sonra Şehindoht Molaverdi Cumhurbaşkanı'nın Kadın ve Aileden Sorumlu Yardımcılığına, Masume İbtikar da Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'na getirildi.AA
Ankara yüz ölçümünün yarısını işgal etmiş, 7 yılda bitiremeyenlerin kediye dönüştüğü iddia edilen (ODTÜ'deki kedilerin bu kadar büyük olmasının olası sebebi), eğitim düzeyi oldukça yüksek okuldur ODTÜ. Kazandığınızdan itibaren bir dizi ODTÜ'ye özgü şey başınıza gelmeye başlar ve bunlar zamanla hayatınızın bir parçası haline gelir. İşte kendinizi daha da ODTÜlü hissetmenizi sağlayan bu durumlardan 13 tanesi:
Yemen'de Husilere karşı hava harekatını yürüten koalisyon ülkelerince hazırlanan ve Ürdün tarafından BM Güvenlik Konseyi'ne sunulan karar tasarısı kabul edildi.BM Şartı'nın güç kullanmayı düzenleyen 7. bölümü altında kaleme alınan tasarı, 14 ülkenin desteği ve Rusya'nın çekimser kalmasıyla konseyden geçti.Tasarıda, Husilerden koşulsuz olarak şiddeti bırakmaları, ele geçirdikleri bölgelerden çekilmeleri, el koydukları askeri malzemeleri iade etmeleri, siyasi tutukluları ve çocuk askerleri hemen salıvermeleri istendi.Tüm taraflardan yabancı ülke vatandaşlarının, yardım görevlileri ve diplomatların tahliyesine imkan sağlanması istenen tasarıda, insani yardım ulaştırılması için de Yemen hükümeti ile koordineli şekilde çatışmalara ara verilmesi talep edildi.Silah ambargosu kararıTasarının silah ambargosu bölümüyle eski Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in oğlu Ahmed Ali Salih ile Husi liderlerinden Abdulmalik el-Husi'ye doğrudan ya da dolaylı silah temini, satışı ve transferi yasaklandı.Güvenlik Konseyi, geçen yıl kasım ayında aldığı kararla da eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih ile Husi liderleri Abdullah Yahya el-Hakim ve Abd el-Halik el-Husi'ye yaptırım uygulanmasını kabul etmişti. Bu tasarının kabul edilmesiyle Yemen'de ambargo uygulananların sayısı beşe çıktı.Tasarıda, üye ülkelerden ve özellikle Yemen'in komşularından, Yemen'de ambargo uygulananlara silah taşındığına dair makul ve yeterli bilgi olması durumunda hava, kara ya da deniz sahasını kullanan ilgili kargo vasıtasında arama yapmaları istendi.Rusya ise iki hafta önce konsey üyelerine dağıttığı başka bir Yemen karar tasarısında Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçlerinden saldırılara ara vermesini ve bu sayede ülkeye insani yardım ulaştırılması, Yemen'deki yabancı ülke vatandaşlarının güvenli şekilde tahliye edilmesine imkan tanınmasını istemişti. Rusya yeterli destek bulamadığı için tasarıyı oylamaya sunmamıştı.AA
Beşikçioğlu “TRT’de bir dizi var ismi Milat. Dizinin birinci bölümünde elektrik kesintileri ile ilgili bir kısım vardı. Dizi yayınlanmadan üç gün önce Türkiye’de elektrikler kesildi. Bunlar insanın aklını kurcalıyor, o yüzden seçimlerde ne olabileceğini bize zaten Fuat Avni söylüyor” diyorBirGün gazetesinden Âlâ Hatun'a konuşan usta tiyatrocu Erdal Beşikçioğlu'nun açıklamalarından bir kısmı şöyle;Erdal Beşikçioğlu’nun hikâyesi nasıl başlıyor?Erdal Beşikçioğlu Ankara’da doğdu. Babası memur, annesi ev hanımı bir ailenin çocuğu olarak... İlkokula Ankara’da Ulu Battal İlköğretim Okulu’nda başladı sonra İzmir’e geçti. Babasının görevi nedeniyle orada Gazi İlkokulu’n devam etti, Türk Koleji’nde ortaokul ve lisenin ilk dönemini okudu sonra babasının peşinden lisenin kalan kısmını Ankara’da, en son kısmını da babasının görevi nedeniyle İzmir’de bitirdi. Üniversiteyi Ankara’da Hacettepe’de okudu.Sanat, hayatınıza ne zaman girdi?Sanat çocukluğumdan gelen bir hayal değildi. Üniversite sınavlarında hiçbir yeri kazanamadım, sonra baktık ki özel yetenekle alan okullar var, kimisi spor akademisine öğrenci alıyor, kimisi konservatuara öğrenci alıyor, bizde “Gidelim bir konservatuar deneyelim” dedik. İlk denememde Dokuz Eylül Üniversitesi’ne almadılar beni. İkinci sene tekrar üniversite sınavına girdim ve yine bir yeri kazanamadım. Bu sefer Ankara Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’ne kabul edildim ve orada başladım. Askerliği er olarak yapmamak için aslında benim sanat hayatım başladı.Behzat Ç. polis teşkilatını insanların gözünde farklı bir sempatiye ulaştıran bir iş oldu. Sonrasında eleştiri oklarının hedefinde olduğunuz bir Reaksiyon maceranız var. Sizce neydi sizin bu denli eleştirilmenizin nedeni?İnsan sevdiği kadının veya adamın başkası ile beraber olmasını istemez. Aldatılmak istemez seyirci, Behzat Ç. onlar için bir sevgiliydi ve bir şekilde aldatılmış hissettiler. Başladığı zaman Reaksiyon başka bir tepki geldi, dördüncü bölümden sonra hikâyenin şekli ve rengi değişti başka bir hal aldı. Bizim televizyon yazarlarımız maç bitmeden ilk beşinci dakikada senaryonun nereye gideceğini kurmaya başladılar ama eğer daha en baştan bu yorumları yaparsanız sonunda utanırsınız. Behzat Ç.’yi sevdiler çünkü vicdanlı hareket eden bir adam vardı. Öte yandan Reaksiyon’daki karakteri de sevdiler çünkü devleti için var olmaya çalışan biri vardı. İşe başlayacağımız zaman “Kötü adam oynayacaksın” dediler bana, ben de ideolojinin ve inanmışlığın kötüsü olmaz dedim. İnanmış insan kötü değildir.Dizi sektörünün bu denli hızlı tüketilen bir hal alması konusunda ne düşünüyorsunuz?Mevzu bu kadar hızlı tüketilmesi değil, bu kadar hızlı üretilmesi. Siz yedi gün içerisinde 90-95 sayfalık bir işi çekmeye kalkışıyorsanız eğer bunun ne detayına, ne karakter analizine inebilirsiniz, çekerken de kurgularken de yeterli ehemmiyeti gösteremezsiniz. Bir dizi yapıyorsanız, önce hikâyenin ve karakterlerinin bir rengi olmalıdır. Bunların hiçbirisi artık göz önünde bulundurulmuyor. Haftalık bir dizi çekiyorsunuz ve yedi gün içerisinde yeni bölümü yetiştirmek zorundasınız. Bu atmosferde ne kadar iyi olabilir ki işler? Dizilerin beşinci, altıncı bölümünden sonra oyuncuların göz altlarına bir bakın, yorgunluktan ölüyorlar ama bir sözleşme imzaladıkları için o sözleşmenin maddelerini yerine getirmeye çalışan insanlar haline geliyorlar.Sizi dizilerden uzak tutan neden bu mu?Tabii ki budur. Ve senin üzerine o sette çalışan iki yüz kişinin sorumluluğunu vermesidir. Oyuncu dediğin zaman ekranda görünen adamdır. Onun sorumluluğu çok yüksektir çünkü arkasında iki yüz kişi vardır. Bu çalışma şartları altında da iki yüz kişinin sorumluluğunu alacak güçte bir adam değilim ben. Daha doğrusu o kadar hayalperest bir adam değilim. Daha öyküye gelmedim bile farkındaysan, iyi öykü yok. Çünkü anlatmamızı engelleyen bir takım sansür mekanizmalarımız var daha oluşturma safhasından itibaren.İki yıldır Türkiye bir süreç geçiriyor. Bugün nasıl bir Türkiye görüyorsunuz?Biraz daha kaotik bir hale dönüştüğümüzü, artık insanların anlaşılamaz bir hale geldiği bir Türkiye görmeye başladım. Hepimiz Türkçe konuşuyoruz ama her şeyi istediğimiz gibi anlıyoruz. Noktalamaların yerinde yapılması gerekiyor yoksa o cümlelerin hiçbirini anlayamayız.Çok enteresan bir şey ile karşılaştık; TRT’de başlayan bir dizi var Milat diye, dizinin birinci bölümünde elektrik kesintileri ile ilgili bir kısım vardı. Dizi yayınlanmadan üç gün önce Türkiye genelinde elektrikler kesildi. Şimdi ben şunu düşünüyorum: Bir dizinin ilk bölümü çıkarken bir senaryo yazım, çekim, kurgu süreci vardır ki bu da yirmi beş gün demektir. İnsanın aklına şu geliyor; yirmi beş gün önceden böyle bir şeyin olabileceğini tahmin etmek mi, yoksa bunun olacağı o sürede zaten bilmek mi? Bu tür şeyler insanın aklını bayağı bir kurcalıyor, o yüzden seçimlerde ne olabileceğini bize zaten Fuat Avni söylüyor. (gülüyor)Geçen günlerde kısa süreliğine Facebook, Youtube ve Twitter’a erişim engellendi. Sizce Türkiye’de yasaklara karşı bir “normalleşme” sürecine mi girildi?Korkunç buluyorum bunu. Alışmaya başlandığını düşünmüyorum. Artık gülünüyor. “Bu kadar da yapılmaz” denilenher şey yapılınca insanı bir süre sonra bir gülme hali alıyor. İnsanların haberleşme hakkı nasıl ellerinden alınabilir ki? Bu ülkede yaşayan herkes başka bir eğilimdedir ve olmalıdır da. Bu insanlar karşıt görüşlerdeki kişilerle konuşmak ve iletişime geçmek zorundalar. Siz bu yasakları koymaya başladığınız sürece bunların hepsi eyleme dönüşür ki bu da en istemediğimiz şeydir.Ala Hatun / BirGün
Malum oyunculuk emek işi, o seçme senin şu seçme benim koşturma işi. Velhasıl mükemmel bir tiyatronun mükemmel bir oyunu için mükemmel bir role mükemmelce hazırlandınız. Tirad, dans, şarkı cepte. Jüri sizi çağırıyor. Hadi bakalım...
O bazen en büyük sırlarımızı paylaştığımız, bazen zor durumda yardım istediğimiz, bazen de hayattaki tek destekçimiz. Peki ya bir gün dile gelse?SokakRoportajlari.com iftiharla sunar; 'Tanrı dile gelse bize ilk ne söylerdi?'