onedio
"Trabzonspor'dan Başka Teklif Yok"
Yunus Mallı'nın hem menajeri hem de amcası olan İlhan Mallı Fanatik Gazetesi'ne açıklamalarda bulundu.Uzun süredir teknik direktör Ersun Yanal’ın gündeminde olan Yunus Mallı’da hareketli saatler yaşanıyor. Yanal’ın geçtiğimiz günlerde çıktığı Avrupa turunda ikinci durağı Almanya’ydı. Burada Mainz’ın karşılaşmasını izlediği öğrenilen Ersun hocanın, hem Yunus Mallı hem de menaceri İlhan Mallı’yla görüştüğü konuşuluyor. İlk adımı bizzat kendisi atan tecrübeli teknik adamın, Yunus’un Bordo-Mavililer’e imza atması için Almanya’ya kadar gitmesinin karşı cephede olumlu karşılandığı belirtiliyor. Transfer listesine üst sıralardan giren gurbetçi oyuncu için dirsek temaslarının Almanya’da başladığı ve hâlâ devam ettiği öğrenildi.Fenerbahçe’nin de radarındaAdı Fenerbahçe ile de anılan 23 yaşındaki futbolcunun artık geleceği merak konusu... Önceki gün Alman basınına konuşan başarılı ileriye dönük orta saha oyuncusu, “Borussia Mönchengladbach harika bir kulüp. Formasını giymeyi isteyeceğim bir ekip. Kulüp ve insanlar çok iyi. Nisan sonuna kadar kararımı vereceğim. Altyapısında oynadığım takımın forması tekrar giymek isterim” ifadelerini kullanmıştı.‘Trabzonspor’la görüştük’Sezon sonunda Mainz ile sözleşmesinin sona erecek olan başarılı oyuncunun boşa çıkacağını belirten İlhan Mallı, “Yunus için bize gelen ilk ve ciddi resmi teklif sadece Trabzonspor’dan oldu. Biz bu konuyla ilgili kararımızı sezon sonunda vereceğiz. Yunus’un Mainz ile olan sözleşmesi sezon sonunda bitecek. Yunus’un benden başka de yetkili bir menaceri yok. İlgilenen takımlar olabilir ama bana ulaşan bir bilgi yok” diye konuştu.Bremen de takipteBu sezon Bundesliga’da 24 maçta forma giyen Mallı, 4 gol attı, 3 asist yaptı. Kassel doğumlu olan Yunus Mallı, Almanya U-21 Milli Takımı’nda da forma giyiyor. Genç oyuncu, Mönchengladbach altyapısından yetişti. Oldukça başarılı bir sezon geçiren Yunus’la Bundesliga ekiplerinden Werder Bremen ve Borussia Mönchengladbach’ın da ilgilendiği öne sürülüyor.Fanatik
İskenderun'daki Yıldızsız Bayrak Krizi Yargıya Taşındı
HATAY'ın İskenderun İlçesi'nde, belediye tarafından değiştirilen Atatürk Anıt Alanı'ndaki bayraklardan birinde yıldız olmamasına kentteki tepkiler devam ediyor. Belediye, bayrağı üreten firmaya dava açmaya hazırlanırken, 2 kişi ise Ak Partili Belediye Başkanı Seyfi Dingil ile ihmali olanlar hakkında İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.İskenderun Belediyesi, Atatürk Anıt Alanı'ndaki iki Türk bayrağını 13 Nisan'da değiştirdi. Göndere çekilen bayraklardan birinde yıldız olmaması vatandaşların tepkisini çekti. Tepki gösteren vatandaşların haber vermesi üzerine alana gelen zabıta ekipleri yıldızı olmayan bayrağı gönderden indirip gitti. Olayın basında geniş yer alması ve vatandaşların da tepki göstermesi üzerine Belediye Başkanı Seyfi Dingil, yıldızsız bayrak ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek kendini savundu.'KASIT YOK'Olayı öğrendikten sonra talimat vererek yıldızsız bayrağı gönderden indirttiğini belirten Dingil, 'Fabrika hatası. Üzerinde yıldız yok. Fabrikadan böyle gelmiş. Firmayı aradık. Firmaya dava açıyoruz. Kopması mümkün değil, fabrika dikmemiş. Evet, depodan alınmış, götüren işçiler hata yapmış olabilir. Bir hatadır, olmuştur. Bu da bir ders oldu. Yani kasıt yok. Türk bayrağı hepimizin namusu, şerefi' diye konuştu.'CEZALANDIRILSIN'Belediye, üretici firma hakkında dava açmaya hazırlanırken, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı Yazı İşleri Müdürlüğü'nde görevli Hamdi Taşdemir ihmali olanlar hakkında, CHP İskenderun eski Gençlik Kolları Başkanı Mahmut Şirin ise Belediye Başkanı Seyfi Dingil hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Taşdemir, savcılığa verdiği dilekçede göndere yıldız bayrağın çekilmesinden dolayı büyük üzüntü duyduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:'Bir ülkenin bağımsızlığının simgesi olan ve en kutsal değer olarak kabul edilmesi gereken bayrak unsurunun eksik bir şekilde imalinin yapılarak yine yıldızı olmadan Atatürk anıtına çekilmesi hususunda ihmali bulunanların tespiti ile TCK kanunlarında karşılığı olan yaptırım ile cezalandırılmasını talep ediyorum.''DİNGİL, ÖZÜR DİLEMELİDİR'Başkan Dingil hakkında suç duyurusunda bulunan Mahmut Şirin ise, göndere yıldızsız bayrak çekilmesinin ciddiyetsizlik ve Türk bayrağına hakaret olarak değerlendirdiğini belirterek şunları söyledi:'Kasti yapıldığını düşünüyorum. Bundan dolayı İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil hakkında suç duyurusunda bulundum. Geçmiş belediyelerin hiç birinde böyle bir olay yaşanmadı. Bu memleketimiz adına utanç verici rezil bir durum. Bayrak bizim şerefimizdir, namusumuzdur. Herhangi bir şekilde bayraktaki yıldızı düşürdüm, rüzgar uçurmuş unutmuşuz gibi böyle bir şey yoktur. Telafisi yoktur. Türk halkından Belediye Başkanı Seyfi Dingil özür dilemelidir.'Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN (Hatay), DHA
Prof. Rennan Pekünlü Tahliye Oldu
İzmir Ege Üniversitesi’nde, türbanlı öğrencileri derslere almadığı için 2 yıl 1 aylık hapis cezası alan ve geçen yıl 27 Kasım’da cezaevine giren Prof. Rennan Pekünlü, bugün tahliye oldu.Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Uzay Bilimi ve Astronomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Rennan Pekünlü, 2011 yılının Mart ayında fakülte binasına türbanıyla girmek isteyen öğrencilerine tutanak tutup izin vermeyince, YÖK’e şikayet edildi. Bunun üzerine, YÖK de türbanlı öğrencilerini almayan Rennan Pekünlü, hakkında ‘öğrenim özgürlüğünü engellediği’ gerekçesiyle şikayetçi olunca, 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.Bu davadan Pekünlü’ye verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası, Yargıtay tarafından onandı. Rennan Pekünlü de geçen 27 Kasım tarihinde, öğrencilerine, öğretim üyesi arkadaşlarına, Bornova Belediyesi Nikah Salonu’nda ‘Evrim ve Evren’ konulu ders verdikten sonra Foça Açık Cezaevi’ne teslim oldu.Cezasının infazını tamamlayarak bugün saat 14.00’de tahliye olması beklenen Pekünlü için arkadaşları, bazı gruplar cezaevi önünde karşılama töreni planladı. Ancak cezaevi yönetimi sabah saatlerinde Pekünlü’yü tahliye etti. Bu uygulamanın, cezaevi önünde tahliyenin bir gövde gösterisine dönüşmemesi için yapıldığı öne sürüldü.Pekünlü de sessiz sedasız cezaevinden çıkıp, İZBAN’a binip evine gelerek yakınlarına büyük sürpriz yaptı. Pekünlü için saat 18.00’de İzmir Barosu Konferans Salonu’nda tören düzenlenecek. Son dersini vererek cezaevine giren Pekünlü burada da cezaevinden çıktıktan sonra ilk dersini verecek.Bu arada Rennan Pekünlü, aynı gerekçeyle, dört öğrencinin şikayeti üzerine, 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle halen 9’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya devam ediyor. Bu davanın önümüzdeki ay duruşmasının olduğu açıklandı. Bunun yanı sıra Rennan Pekünlü’ye, yine dört kız öğrencinin aynı gerekçeyle açtığı bir başka dava ise 9’uncu Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, rektörlükten yargılama için izin alınmadığı gerekçesiyle, 2013 yılının Nisan ayında iade edildi. 12 yıla kadar hapis cezası istenen bu dosyayla ilgili olarak ise Ege Üniversitesi Rektörlüğü’nün henüz izin vermediği, izin verilmesi halinde de o dosyalardan da bir kez daha Pekünlü’nün hakim karşısına çıkacağı öğrenildi. DHA
"Türk Futbolu Kötüye Gidiyor"
Brezilyalı futbolcu Mert Nobre, eski takımı Fenerbahçe’ye yapılan silahlı saldırıyı Bugün Gazetesi'ne yorumladı.İşte Nobre'nin açıklamaları:'2004 yılında otobüsümüzü taşlamışlardı. O zaman da büyük tehlike atlatmıştık. Otobüsün camı kırılmış, şoför ve bazı arkadaşlarımız yaralanmıştı. Ama son yaşanan bambaşka bir olay. Bu futbol değil. Ben çok mutsuzum. Çok kötü bir olay. İnşallah otobüs şoförünün durumu iyidir. Tek mutluluğum futbolculara bir şey olmaması. Bunlar işlerini yapan profesyonel futbolcular ve hepsinin aileleri var. Türk futbolu çok kötüye gidiyor. Yapılan şey çok tehlikeli. Bunun adı futbol değil. Bunun adı bence terörizm. ''Yurtdışında gazeteler Türkiye’de futbol takımına silahlı saldırı yapıldı. Türkiye çok tehlikeli bir yer diye yazıyorlar. Türkiye’nin imajı açısından da çok kötü. Brezilya’dan arkadaşlarım, akrabalarım arıyorlar, birçok da mesaj geliyor Orada yaşananlar doğru mu. Bu kadar tehlike var mı diye soruyorlar. Ben ise sadece Burada sıkıntı yok demekle yetiniyorum. 'Eurosport
Savcı Kara İçin 3 Yıla Kadar Hapis İstemi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, savcı Celal Kara hakkında, ''görevi kötüye kullanma'' suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı. 25 Aralık Soruşturması'nın savcısı Muammer Akkaş ve Sulh Ceza hakimi Süleyman Karaçöl'den sonra 17 Aralık Soruşturması'nın savcısı Celal Kara hakkında da 'görevi kötüye kullanmak' suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.17 ve 25 Aralık soruşturmalarının şüphelilerinin şikayeti üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 2. Dairesi, 17 ve 25 Aralık soruşturmalarının şüphelilerinin şikayeti üzerine, 3 Mart 2015 tarihinde 17 Aralık soruşturmasının savcısı Celal Kara ile 25 Aralık soruşturmasının savcısı Muammer Akkaş ile hakimi Süleyman Karaçöl için yargılanma izni verdi. Bu yargılama izni üzerine savcılar Kara ile Akkaş ve hakim Karaçöl'ün dosyaları, iddianame düzenlenmek üzere suç tarihinde görev yaptıkları İstanbul Adalet Sarayı'na en yakın Ağır Ceza Mahkemesi'nin bulunduğu Bakırköy Adalet Sarayı'na gönderildi.MUAMMER GÜLER İLE OĞLU BARIŞ GÜLER ŞİKAYETÇİGeçtiğimiz günlerde Savcı Akkaş ve hakim Karaçöl için iddianame düzenleyen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Aralık soruşturmasını yürüten savcı Celal Kara için de iddianame düzenledi. İddianamede, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ile soruşturma kapsamında bir süre tutuklu kalan oğlu Barış Güler şikayetçi olarak yer aldı.KUVVETLİ ŞÜPHE SEBEBİ BELİRLEMEDEN 17 ARALIK ŞÜPHELİLERİNİN MALVARLIĞINA TEDBİR KOYDURTMAKLA SUÇLANIYORİddianamede 17 Aralık soruşturmasını yürüten savcı Celal Kara'nın, 23 Ağustos 2013 tarihinden 30 Ocak 2014 tarihine kadar 'görevi kötüye kullanma' suçunu işlediği belirtildi. İddianamede Savcı Kara için HSYK'nın yargılama izni verdiği belirtilerek, şöyle denildi:'Cumhuriyet Savcısı Celal Kara'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/120653 sayılı soruşturmasında maddi gerçeğin araştırılması ve adli yargılama yapılabilmesi için şüphelilerin lehine ve aleyhine olan bütün delilleri toplamadan, suçun işlendiğine ve mal varlıklarının bu suçlardan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe sebebi belirlemeden şüpheliler ile şüphelilerin iştirakinin bulunduğu tüm mal varlığına el konulması için 16 Aralık 2013 tarihinde mahkemeden talepte bulundu. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, 'şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir' hükmüne aykırı olarak, aynı soruşturmada şüpheli Rıza Sarraf'ın eşi Ebru Gündeş ile şüpheli Barış Güler'in o tarihte İçişleri Bakanı olan babası Muammer Güler ile yaptığı telefon görüşmeleri, uzun süre dinlenip kayda alındı. Bu kayıt yok edilmeyip dosyanın uhdesinde bulunduğu tarih olan 31 Ocak 2014 tarihine kadar muhafaza etti. Eylemleri bu şekilde bir bütün olarak 'görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/120653 sayılı soruşturma evrakı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 2. Dairesi'nin 03.03.2015 günlü kararı ile anlaşılmıştır.'YARGILAMASI YARGITAY'DA YAPILACAK'Görevi kötüye kullanmakla' suçlanan Kara için hazırlanan iddianame, Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ederse 3 yıl hapis cezası istemiyle yargılanacak olan Savcı Kara'nın dosyası, savcı olması sebebiyle Yargıtay'a gönderilecek ve yargılaması Yargıtay'da yapılacak.BAKANLARIN ÇOCUKLARINI TUTUKLATMIŞTISavcı Kara'nın talimatı ile 17 Aralık 2013 tarihinde başlatılan operasyonda dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağayan'ın oğlu Kaan Çağlayan ve dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Oğuz Bayraktar, işadamları Ali Ağaoğlu, Rıza Sarraf ile Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın da aralarında bulunduğu 62 kişi gözaltına alınmış, Barış Güler, Rıza Sarraf, Süleyman Aslan'ın da aralarında bulunduğu 24 kişi tutuklandıktan bir süre sonra serbest bırakılmıştı.TEDBİREN GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILDISavcı Kara, bu operasyonun talimatını verdikten bir süre sonra Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı'na savcı olarak atanmış, ardından da HSYK tarafından tedbiren görevinden uzaklaştırılmıştı.Yüksel KOÇ / İSTANBUL, DHA
Reklam
Reklam
Hayali Kapılar Karşısında Şapşala Dönen Köpekler
Kapıdan içeri girmek veya dışarı çıkmak için birisinin kolu çevirerek açması gerektiğini bilen zeki köpekler ortası boşaltılmış kapılar karşısında da aynı beklenti içerisine girdiler. Aslında doğruca geçebilecekleri halde kapı kolu çevrilmeden hiç bir hamle yapmadılar. (En azından büyük çoğunluğu)
Madrid Derbisinin En Çok Koşan İsmi Arda
UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finalindeki Madrid derbisinde en çok koşan futbolcu Arda Turan oldu.İstatistiklere göre, Arda Turan 11,353 kilometreyle en çok koşan futbolcu sıralamasında ilk sırada yer aldı. Milli futbolcuyu, Gabi (11,230 kilometre), James (10,736), Mario Suarez (10,544), Bale (10,530), Mandzukic (10,518), Koke (10,336), Juanfran (10,097), Siqueria (10,057) ve Modric (10,037) takip etti.Madrid derbisinde en fazla koşan takım ise Atletico Madrid oldu. Atleticolu futbolcuların Real Madridlilerden 7 kilometre daha fazla koştukları gözlendi.Muhabir: Şenhan Bolelli | AA
Reklam
"Brezilya'ya Şakalaşmaya, Keyif Yapmaya Gitmedim"
Galatasaray'ın Brezilyalı yıldızı Felipe Melo, sahalara geri döndüğü Manisaspor maçının ardından açıklamalarda bulundu.Sakatlığının abartıldığını söyleyen Melo, 'Tahmin edilen süreden daha önce döndüm. Bazen aslında gereksiz konuşmalarda oluyordu, biraz da abartılıyordu, belki de çok fazla süre veriliyordu diye düşünüyorum. Öncelikle Tanrı'ya şükürler olsun. Tabii ki bu süreçte benim için çaba sarf eden birkaç isim var. Doktorumuz Yener, beni ameliyat eden Doktor Hakan. Onun da çok başarısı var. Diğer taraftan benimle Brezilya'da ilgilenen doktoruma çok teşekkür etmek istiyorum. Onların başarısı diye adlandırabiliriz bunu. Tabii ki benim de isteği ve hırsımla normalde söylenenden daha kısa sürede formama kavuştum' dedi.Oynamasında bir risk olmadığını kaydeden Brezilyalı, 'Bence herhangi bir risk yoktu. Herkesten önce kendi sağlığımı ben kendim düşünürüm. Risk aldığımı düşünmüyorum. Brezilya'ya şakalaşmaya, keyif yapmaya gitmedim. Brezilya'da çok ciddi çalışmaya gittim. Bu da onun ödülü. Eğer erkenden döndüysem bu da Brezilya'da iyi çalıştığım içindir. Bugün oynamamda en ufak risk yoktu. Antrenmanlara çıktım, herhangi problem ve ağrı hissetmedim. Bugün de oynadığım süre içinde herhangin bir ağrı hissetmedim.' ifadelerini kullandı.Eurosport
Tası Tarağı Toplayıp Liberland'e Yerleşmek İçin 9 Sebep
Çek Cumhuriyeti vatandaşı Vit Yedliçka, Hırvatistan ile Sırbistan arasında kalan yedi kilometrekarelik 'tarafsız bölge'de, 'Liberland' adında devlet kurduğunu ilan etti.Hırvatistan'ın Zmeyavets şehri ile Sırbistan'ın Başki Monoştor şehirleri arasında kalan alanın ne Sırbistan'a ne de Hırvatistan'a ait olduğunu söyleyen Yedliçka, 7 kilometrekarelik alanın 'tarafsız bölge' olduğunu savundu.Detaylar
Vefasız Dünya Tarafından İsimleri Unutulmuş 10 Büyük Şahsiyet
1899 yılında İkinci Boer Savaşı patlak verdiğinde, gazeteciler de Britanya Ordusu ile birlikte Güney Afrika'ya gittiler. İçlerinden biri, Joseph Rosenthal, yeni nesil bir gazeteciliğin öncülüğünü yapacaktı. Elindeki kamerasıyla savaşın en ateşli noktalarına giden ve görüntüler çeken Joseph Rosenthal, savaş gazeteciliğinde bir çığır açtı. Çektiği görüntüler, o zamanlar plazma televizyonlar olmadığı için, sinema salonlarında yayınlandı. Binlerce insan onun sayesinde savaşın gerçekten ne olduğunu birinci elden görme fırsatı buldu. Zamanında çok övülen, yere göğe konulamayan Rosenthal'in ise ismi ne yazık ki unutuldu, muhtemelen çoğu savaş muhabiri bile kendisini bilmiyordur. Çünkü, vefasız dünya.
Reklam
Gelin Adayı: ‘2.5 Milyar Mazotuma Yetmez’
Show TV’de Seda Sayan ile Uğur Arslan’ın sunduğu 'Evleneceksen Gel' programına katılan bir gelin adaynın sözleri programa damga vurdu.Damat adayının 2.5 bin TL olarak beyan ettiği maaşının kendisine yetmeyeceğini belirten Çiğdem isimli gelin adayı, bu miktarın aracının mazot parasını karşılamaya yetmeyeceğini söyledi.Adayın mimikleri de sözleri kadar dikkat çekti.
Reklam
Foursquare'in Türkiye'deki 7.2 Milyon Kullanıcısı Günde 1.8 Milyon Kez Check-in Oluyor | İnfografik
Sosyal ağlarda görmeye başladığımız #Foursquareday hashtag’lerinin işaret ettiği gibi bugün dünya genelinde Foursquare Günü olarak kutlanıyor. “ İyi de o nedir ?” diye soruyorsanız, cevabı 2010 yılına kadar gidiyor ve 4/16 tarihinin Foursquare markasına atfedilmesiyle başlıyor. Ardından aralarında İstanbul’un olduğu birçok farklı şehir resmi olarak Foursquare Günü’nü tanıyor ve kutlamaya başlıyor. Gün içinde Foursquare ile çalışan mekan sahipleri etkinlikler, özel kampanlar düzenliyor, yani Bluetooth’unuzu açıp takipte olmak isteyebilirsiniz.Forusquare’in Türkiye iş ortağı Publik ise bugüne özel bir infografik ve video hazırlayarak Foursquare Günü’ne dikkat çekiyor. Güncel verilere göre Foursquare (ve yardımcısı Swarm’un) bugün Türkiye’de 7.2 milyon kullanıcısı bulunuyor. Kullanıcılar günde ortalama 1.8 milyon kez check-in oluyor.Kullanıcılar en çok kafe, ev ve restoranlardan check-in oluyor ve en çok Türk yemekleri yiyorlar. Onu fast food ve deniz mahsulleri izliyor. En çok check-in olunan semtlerin başında Kadıköy geliyor onu İzmir’de Alsancak ve Ankara’da Kızılay takip ediyor. Bir süre önc en çok check-in’in yapıldığı Boğaziçi Köprüsü ise yollar sıralamasında yerini İstiklal Caddesi’ne bırakmış. İnfografiğin tamamını aşağıda görebilirsiniz.Webrazzi
Reklam