İstisnasız Her Şeyin Yakıştığı Bir Erkek: Brock O'Hurn
Erkeklerin Adriana Lima'sı, Serenay Sarıkaya'sı, Scarlett Johansson'u, Jennifer Lawrence'ı var da bizler boş mu duralım? Alın size daha paketi açılmamış, uzun saç, sakal, topuz, kas, bakış, göz, kol, bacak... Her şeyin yakıştığı bir yakışıklı... Brock O'Hurn...
NBA'de Normal Sezonun MVP'si Stephen Curry
NBA'de 2014-2015 normal sezonunun en değerli oyuncusu Stephen Curry seçildi.Amerikan Ulusal Basketbol Ligi NBA'de 'En Değerli Oyuncu' MVP ödülünün sahibi Stephen Curry oldu.23.8 sayı, 7.7 asist ve 2.04 top çalma ortalamasıyla takımı Golden State Warriors'ın sezon boyunca gösterdiği başarının mimarı olan Curry ödülün en büyük adaylarından biriydi.https://twitter.com/NBA_Turkiye/status/595245637907668992
Kaptan 'Liz Clark' ile Tanışın ve Dünyayı Keşfetme Yolculuğunda Ona Eşlik Edin
Liz Clark, 10 yıllık işinden ayrılıp tekne ile tek başına Dünya seyahatine çıkacak kadar cesur ve macera sever bir kadın. Kedisiyle birlikte yaptığı bu yolculuk için artık kendisine yarenlik edecek bir partner arıyor. Nasıl ulaşırsınız nasıl ikna edersiniz bilmiyoruz ama hayatından bir kesiti sunarak üzerimize düşeni yapıyoruz.
Normal Halleri Korkutucu Değilmiş Gibi Daha Tırstırıcı Portreleri Çekilmiş 21 Palyaço
100 çocuğun 105'inin palyaçodan korktuğu bir dünyada palyaçoların hala bu kadar sevimlilik malzemesi haline getirilmesini hiç anlamamışımdır. Benim gibi düşünen Eolo Perfido adlı bir fotoğraf sanatçısı da bunu fark ederek palyaçoların korkutucu yüzlerini fotoğraflamış. Sessiz film döneminde oyuncuların mimiklerini abartarak ve etkili kullanmasından etkilenen Perfido, bu çalışmasında sessiz film ustaları Buster Keaton ve Charlie Chaplin'i feyz almış. İlk olarak 18. yüzyılda ortaya çıkan palyaçolar, sirklerde komedi şovlarında görünmüş. Köken olarak ise sakar, kaba kişi anlamına gelen palyaço bu galeride adının hakkını vererek fotoğraflanmış.
Hatay Arkeoloji Müzesi’nde Restorasyon Skandalı
Dünya’nın ikinci büyük mozaik sergileme alanı olan yeni Hatay Arkeoloji Müzesi’ndeki mozaiklerin, yeni müzeye taşınma sırasında bir restorasyon skandalına kurban gittiği ortaya çıktı. Bakanlık devam eden restorasyonları durdurarak, bir kurul kurarak inceleme başlattı.
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
1 Mayıs'taki gözaltıları protesto için Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı içinde eylem yapan bir grup avukata, polis müdahale etti. DHA'nın verdiği bilgiye göre polis, adliyenin içinde müdahale ettiği grubu kalkanlarla iterek dışarı çıkardı. Yaşanan arbede sırasında yere düşenler oldu.
Reklam
Özkes'den Erdoğan'a: 'Kur'an'la Büyüyen Birinin Hırsızlığın Haram Olduğunu Bilmesi Gerekmez mi?'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün Siirt'te yaptığı konuşmada, 'Ben Kur'an'la büyüdüm, Kur'an'la yaşıyorum' sözleriyle, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sert eleştirisine, CHP'nin emekli müftü milletvekili İhsan Özkes'ten yanıt geldi.CHP Milletvekili Özkes, “Recep Tayyip Erdoğan Kur’an’la büyüdüğünü, Kur’an’la yaşadığını söylüyor. Kur’an’la büyüyüp, Kur’an’la yaşadığını iddia eden birinin, Kur’an’ın hırsızlığı haram kıldığını, yolsuzluğu haram kıldığını, rüşveti haram kıldığını, kul hakkı yemeyi haram kıldığını, israfı haram kıldığını, baskıyı ve zulmü haram kıldığını bilmesi gerekmez mi? Kur’anla yaşadığını iddia eden birinin bu ilahi emirlere harfiyen uyması gerekmez mi?” diye konuştu.Cumhuriyet
Muslera: "Taffarel'i Gördüğüm Anda Kendimi Hazırlıyorum"
Galatasaray'ın yıldız kalecisi Fernando Muslera ve kaleci antrenörü Claudio Taffarel verdikleri röportajda aralarındaki uyuma dikkat çekti.İşte o röportaj;Şu an hâlâ kalecilik yapıyor olsaydınız birinci kaleci siz mi olurdunuz, yoksa Muslera mı?İstatistiklere bakıldığında Taffarel önce gelir, ondan sonra diğer isimler söylenebilir! Muslera, Mondragon... Şaka bir yana, Muslera’yla aynı dönemin kalecileri olsak aramızda sıkı bir rekabet olurdu çünkü çok kaliteli bir kaleci. Teknik anlamda da çok iyi.Ligde Galatasaray’ın şu anki durumunu nasıl buluyorsunuz? Şampiyonluk için hangi takımın avantajları diğerlerinden daha fazla?Çok zorlu bir yarış bizi bekliyor. Bu, bütün takımlar için geçerli. Trabzonspor maçından önce lider olduğumuz zaman da aynı şeyi düşünüyordum. Yeter ki ciddiyetimizi kaybetmeyelim ve en az hatayla maçlarımızı tamamlayabilelim. Bunu başarabilirsek şampiyon olabiliriz.Hamza Hamzaoğlu ile çalışmanın zorlukları ve kolaylıkları neler?Bence teknik direktörlüğe Hamza’nın getirilmesi çok doğru bir karardı. Zor bir dönemdeydik ama onun gelmesiyle birlikte her şey değişti.Hamza hoca göreve geldiğinde ısrarla yardımcı antrenörlük değil, kaleci antrenörlüğü yapmak istediğinizi söylemiştiniz. Kalecilerle çalışmak yerine tüm takımdan sorumlu olmak sizi korkutuyor mu?Nasıl ki Roberto Mancini, Galatasaray’a geldiğinde kulüp bir duruş sergiledi ve “Kaleci antrenörümüz Taffarel’dir” dedi, Cesare Prandelli ve Hamza Hamzaoğlu’da da böyle oldu. Bu görevimden çok memnunum ve yardımcılık yapmak gibi bir düşüncem yok. Yeteri kadar beyaz saçımın olduğunu düşünüyorum, daha fazlasına ihtiyacım yok! Buna korku diyemem ama daha rahat olmak hoşuma gidiyor.Her fırsatta kalecilerin futbolculardan daha fazla çalışması gerektiğini söylüyorsunuz. Muslera’nın buna isyan ettiği oluyor mu?Genellikle maçlardan sonraki gün izinli oluyoruz, onu ilk çalışmamızda çok zorlamam ama sonraki günlerde çok ağır çalışıyoruz. Yine de Nando’nun bir şeyden şikayet ettiğini görmedim. Her çalışmamızda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır. Ben de kaleciyken onun gibiydim.Onunla kulüp dışında da birbirinizden ayrılmıyorsunuz. Antrenmanlarda çalışırken birbirinizden sıkılmıyor musunuz?Aslında tam tersi, birlikte vakit geçirdikçe bir aile gibi oluyoruz. Nando’yla saha dışında da birlikte olmayı seviyorum çünkü çok eğleniyoruz. Onu tanıdığım için mutluyum.Galatasaraylılık sizin için tam olarak ne ifade ediyor?Galatasaray benim ikinci evim. Çok uzun zamandır buradayım. Brezilya’da International kulübünde altı sene geçirdim, Galatasaray’da bulunduğum süre oradan daha fazla. Bu yüzden Galatasaray hayatımın çok önemli bir kısmını kaplıyor, burada çok özel zamanlar geçirdim.Taffarel’i ilk ne zaman izledin? Dünya Kupası’nı kazanırken ona mı odaklanmıştın?İlk olarak 1995 Copa America’da izlemiştim. Final maçı Uruguay ile Brezilya arasındaydı. Penaltılarda kazanan biz olmuştuk.
Reklam
‘Zannedersiniz Ellerinde İman Ölçer Var’
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Kimsenin imanını, inancını sorgulama hakkı yok. Benim ve sizin imanımızı ancak yaradan Allah sorgular. Zannedersiniz ki ellerinde bir iman ölçer var herkesin imanını ölçüyorlar, notunu veriyorlar. Sen inanıyorsun, sen inanmıyorsun diye. Hiç kusura bakmasınlar ama Allah'tan başkasına hesap vermek zorunda değiliz' dedi.Partisinin Balıkesir mitinginde konuşan Demirtaş, hükümetin hayvancılığı ve küçük üreticiyi bitirmeye çalıştığını söyleyerek, Cumhurbaşkanını ise mitinglerde HDP'yi hedef gösterdiği iddiasıyla eleştirdi. Miting sırasında HDP'lilere tepki gösteren bir kadın için Demirtaş, protesto hakkının olduğunu belirterek korumalarına nazik davranmalarını isterdi. Etkinlik sonrası HDP'lilere tepki gösteren bir ve Bozkurt işareti yapan gruba polis biber gazlı müdahale etti.Konuşmasına genel seçimde büyük bir insanlık mesajının verileceğini söyleyek başlayan Demirtaş, '7 Haziran'da gireceğiniz oy kabininde önünüzdeki oy pusulasında partilerin ve adaylarının isimleri gelecek. Ama unutmayın ki; yapacağınız tercih sadece bir parti seçmek ve kimlerin milletvekili olacağı konusunda tercihte bulunmanın çok ötesinde bir tercih. Çok ötesinde bir seçimi olacak. Ya özgür, demokratik, eşitlikçi, adil bir yaşam, barış içinde bir yaşam ve Türkiye'nin her yerinde hiç kimsenin korkmadan, birbirinden çekinmeden, kimliğinden, mezhebinden, dilinden dolayı horlanmadan yaşayacağı bir ülke. Ya da diktatörlük ve tek adamlık sultası ve onun baskısı altında inleyen bir ülke tercihinde bulunulacak' dedi'SEÇİME İKİ PARTİ GİRİYOR; BİZ VE DİKTATÖRYALLAR'Seçime iki partinin girdiğini söyleyen Demirtaş, 'Aslında seçime iki parti giriyor; biz ve diktatöryallar. Yani ezilenlerin partisi; çalışanların alın teriyle üretenlerin, namusuyla yaşayan, helal lokma yiyenlerin partisi. Bir de hırsızların, soyguncuların partisi. İki çizgi, bu seçimde halkın huzuruna çıkacağız. Sizler Balıkesir'de yaşayan, merkezde, ilçelerine, köylerine, mahallelerine kadar her biriniz bulunduğunuz yerde alın terinizle ister tarlada, ister fabrikada, okulda, atölyede, devlet dairesinde alın terinizle üretip ülkenin ekonomisine katkılar sağlıyorsunuz. Sizler çalışıyorsunuz, üretiyorsunuz. Bu ülkenin Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 80'nini sizler; yani alın teriyle kazananlar üretiyorlar' dedi. 'YANİ NEFES ALMAK BİLE VERGİLİ BU ÜLKEDE'Devlette ya da özel sektörde çalışanların vergilerinin maaşlarından peşin kesildiğini söyleyen Demirtaş, 'Yani cumhurbaşkanının bilmediği asgari ücret var ya? Bin lira deyip geçtiği, 949 lirayla çalışmak zorunda kalan asgari ücretliler. Siz bu ülkenin yüzde 80 varlığını alın terinizle üretiyorsunuz. Her yerde bunu yapıyorsunuz. Sizler bunu üretirken, yani ülkeyi kalkındırırken, en büyük vergiyi de ödüyorsunuz. Maaş alanlar; ya devletten ya da özel sektörden maaşla çalışanlar; sizin vergileriniz zaten peşin kesiliyor. Yani maaş alırken vergiyi kesiyorlar, sonra maaşınızı veriyorlar. Dolayısıyla tek kuruş vergi sektirmeden sizden alınıyor. Ülkenin vergilerinin yüzde 70'i de bu şekilde toplanıyor. Peki siz maaş alırken ödediğiniz vergi bitiyor mu? Hayır. Harcarken nereye gidiyor diyorsunuz. Bakın neredeyse gelirinizin yüzde 30-40'ını peşin olarak sizden kesiyorlar. Ama siz aldanıp maaşı; yani vergisi ödenmiş helal parayı, o küçücük miktarı bile harcarken ekmek almaya gittiğinizde vergi ödüyorsunuz. Minibüse bindiğinizde, telefonda alo dediğinizde, arabanıza yakıt aldığınızda, bir çorap aldığınızda vergi ödüyorsunuz. Yani nefes almak bile vergili bu ülkede. Sizler bu şekilde ülkede geri kalan yüzde 30 vergisini ödemiş oluyorsunuz. Neredeyse yüzde 95 vergi sizin cebinizden çıkıyor. Devletin hakkı vergiyi topla. Madem bu vergileri topladın şimdi dağıtırken adaletli olmak lazım. O pay dağıtılırken adaletli bir şekilde dağıtılması gerekir' dedi.
Asgari Ücret Hakkında Bilmeniz Gereken 7 Şey
2015 yılı için açıklanan asgari ücret rakamlarına göre 1 Ocak 2015 - 1 Haziran 2015 tarihleri arasında asgari ücret brüt 1201,50 TL, net 949,07 TL. Bu da günde 31 lira 63 kuruşa denk düşüyor. Yani asgari ücretle çalışanlar günde 31 lira 63 kuruşla geçinmeye çalışıyor. Bugün en düşük fiyatla bir çay 0,75 kuruş, 1 simit ise 1 lira. Asgari ücretle geçinen yalnız kendisi 3 öğün çay içip simit yese ayda 157,5 lira çay ve simite harcamak zorunda kalıyor. Bu da bütçesinin yüzde 16'sına eşit.
Yüzlerce Yandex İşçisi Bir E-Postayla İşten Çıkarıldı
Yandex’te yüzlerce sigortasız arama geliştirme uzmanı 30 Nisan akşamı işten atıldı. İşten çıkarılan F.Y. çalışma koşullarını ve nasıl işten çıkarıldıklarını BirGün’e anlattı.BirGün'den Onur Erem'in haberine göre F.Y., Rusya kökenli arama motoru Yandex’in 30 Nisan akşamı bir e-posta ile işten çıkardığı yüzlerce Türkiyeli taşeron işçisinden biri. 2011 yılından itibaren Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan Yandex arama motoru, 30 Nisan itibariyle internette arama iyileştirme görevi yapan (assessor) 750 'freelance' çalışanının yarıdan fazlasının işine son verdi.Ancor adlı Rus taşeron şirketiyle imzaladıkları sözleşmede, çalışma koşulları veya sözleşmeye dair üçüncü şahıslara bilgi vermeleri yasaklandığı için adının kısaltılarak yazılmasını isteyen F.Y, “sözleşmemizde herhangi bir anlaşmazlık durumunda Rusya mahkemelerinin yetkili olduğu yazıyordu. Sigortamızı yatırmadıkları gibi hakkımızı aramamızı da böylece engellemiş oldular” diyor.HİÇBİR GÜVENCE YOKF.Y. ve diğer 750 işçinin görevi, Türkiye’de yapılan arama sonuçlarını inceleyip arama sonuçlarını iyileştirmekti. Yaptıkları iyileştirmeler Yandex Türkiye çalışanı olan 10’a yakın müdür tarafından değerlendiriliyor, ay sonunda yüzde 50 doğruluk oranın altında düşene 5, haftada 700 parçadan az iş yapana 3 uyarı veriliyordu. 6 ayda 15 uyarı alan işçiler doğrudan işten atılıyordu: “Hepimiz evden, parça başı ücret karşılığında çalıştığımız için birbirimizi tanımıyorduk. Bu yüzden 15 uyarı aldığı için işten atılan arkadaşlarımız için direnemedik. Yine bu yüzden 2015 başında Yandex taşeron şirketimizi değiştirip ücretlerimizin parça başı 0.1 avrodan 0.1 dolara çevrileceğini söylediğinde de direnemedik. İnsanların hiçbir güvencesi olmayan bu işi kaybetme korkusu da etkili oldu.”E-POSTA GÖNDERİLDİ2015 başında değişen tek şey ücretleri değildi. Talep edilen doğruluk oranları önce yüzde 65’e, bir ay sonra da yüzde 70’e çıkarıldı. F.Y., ortalama bir işçinin yüzde 60 civarında doğruluk oranıyla çalıştığını, bu değişikliklerle pek çok kişinin işten çıkarılmasına imkân sağlandığını söylüyor. Fakat Yandex, hazırladığı bu yasal zemini bile kullanmadan bir e-posta gönderdi 750 çalışana, 28 Nisan akşamında: “Ekonomik kriz nedeniyle 2 gün içinde bazılarınıza veda etmek zorunda kalacağız. Kalanların ücreti ise yüzde 20 indirilecek.”İki gün boyunca hep birlikte işten atılmayı beklediklerini anlatan F.Y., 30 Nisan akşamında gelen “Kovuldunuz” e-postasının ardından hemen tanıdığı çalışanlarla iletişime geçtiğini ve tanıdığı 30 çalışandan 23’ünün işine son verildiğini fark ettiğini söylüyor: “Hemen sonraki gün olan 1 Mayıs’ta pankartlarla yürüyüp Yandex’i ifşa etmeye karar verdik. O gün pankartlarımızla gezinirken Yandex’in kovduğu kişilerle tanıştık. Ardından da Facebook’ta örgütlenmeye başladık. Şu anda 150 kovulan işçi bizimle iletişime geçti.”Yılmadan direneceklerini belirten F.Y, şöyle diyor: “Hukukçular, sözleşmenin Rus taşeron şirketiyle imzalanması nedeniyle burada hukuki itiraz hakkımız olmadığını söylüyor. Biz de Yandex üzerinde kullanıcı baskısı oluşturmaya çalışacağız. Yandex İstanbul ofisi önünde eylem, kitlesel boykot çağrıları gibi seçenekleri konuşuyoruz. Ama önceliğimiz, işten kovulan arkadaşlarla tanışmak.”BirGün - Sendika.org
Reklam
Aday Olduğu İllerde Partilerini Şaha Kaldıracak 9 Süper Kahraman
Geliyorlar!Türkiye'yi içerisinde bulunduğu kaostan kurtarmaya geliyorlar.7 Haziran 2015 seçimlerinde boy göstermek için geliyorlar.İstedikleri tek şey, iktidara gelip daha yaşanılabilir bir Türkiye sunmak.Hepsi farklı partilerden, farklı bölgelerden aday.Marvel evreninden 9 süper kahramanı, sizler için getirdik. Sizin oyunuz kime?
Reklam
Çağlayan Adliyesi'nde Avukatlara Polis Müdahalesi
1 Mayıs'taki gözaltıları protesto için Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı içinde eylem yapan bir grup avukata, polis müdahale etti. DHA'nın verdiği bilgiye göre polis, adliyenin içinde müdahale ettiği grubu kalkanlarla iterek dışarı çıkardı. Yaşanan arbede sırasında yere düşenler oldu.
Nisan Ayında En Az 130 İşçi Yaşamını Yitirdi...
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin verilerine göre Nisan ayında en az 130 işçi hayatını kaybetti.İSİG, yazılı, görsel ve dijital basına yansıyan, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ve işçiler ile işçi yakınlarının bildirimleri ışığında işçi ölümleriyle ilgili rapor hazırlıyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin (İSİG) tarafından hazırlanan rapora göre Nisan ayında en az 130 işçi hayatını kaybetti ve böylece 2015 yılının ilk dört ayında iş cinayetlerinde can veren işçilerin sayısı 482'ye yükseldi.
Reklam
‘Kaçak Saraya Bağlanan Hortumları Keseceğim’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Sözüm söz. Ardahan'dan söylüyorum, Ankara'dakiler duysun: Kaçak saraya bağlanan bütün hortumları Allah'ın izniyle keseceğim' dedi.Özel uçakla geldiği Kars'tan karayolu ile Ardahan'a geçmek için otobüsle hareket eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kars'ın Susuz İlçesinde vatandaşların ısrarı üzerine mola verdi. Bir kahvede vatandaşlarla sohbet edip çay içen Kemal Kılıçdaroğlu, Ardahan'da Kongre Caddesi üzerindeki PTT Meydanında toplanan 3 binden fazla vatandaşa hitap etti.Çiftçi ve hayvancılık sorunlarını gündeme taşıyan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ü Türkiye'nin tanıdığı bildiren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bir dönem kendiyle birlikte Orta Doğu ülkelerinin et ihtiyacını karşıladığını anımsattı. Bugün oturup düşünmek gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, bu ülke canlı hayvan, saman ithal eder duruma nasıl düştüğünü sordu. Neyin eksik olduğunu soran Kılıçdaroğlu, bunda akıllı, dürüst, siyasetin eksik olduğunu belirtti. Siyasetçinin kendi cebini düşündüğüne işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:'SÖZÜM SÖZ, İLK 100 GÜNDE SİYASİ AHLAK YASASI ÇIKACAK''Sözüm söz, ilk 100 günde çıkaracağımız kanunun adı siyasi ahlak yasası olacak. Böylece siyaseti kirliliktek kurtacağız. Halkı düşünen, dürüst insanlar siyaset yapsın. Siyaset halkın sorunlarını çözmek için yapılır. Siyaset ülkede çocuklar yatağa aç girmesin, yoksulluk olmasın diye yapılır. Onlar ceplerini yandaşlarını düşünüyorlar. Benim için yandaş yok, benim için vatandaş var. Sözüm söz.KAÇAK SARAYA BAĞLANAN HORTUMLARI KESECEĞİM11 milyon emeklimiz var. Bunun 8 milyonunun aylık geliri 1000 liranın altında. Dedik ki emekliye Ramazan ve Kurban bayramında birer maaş ikramiye vereceğiz. 'Veremezsin kaynak yok' diyorlar. Niye yok? Senin kaçak sarayına, Suriyeliye kaynak var. Emekliye gelince mi kaynak yok. Bu ülkenin kaynağı var. Bütün mesele kaynağı kimin için kullanacaksın. Yandaş için mi vatandaş için mi? Sözüm söz. Kaynağı bulacağım emekliye iki bayramda birer maaş ikramiye vereceğim. Sözüm söz. Bizim emekliye vefa borcumuz var. Emek harcadı, ülkenini kalkınmasına katkıda bulundu. Kimisi tarlada, fabrikada, kimi bakkal dükkanında çalıştı. Devlet memuru oldu. Ama emekli aylığıyla geçinemiyor ve yine çalışıyor. Emekli aylığından çalıştığı için yüzde 15 sosyal güvenlik destek primi kesiyorlar. Esnaf kardeşim unutma o primi keseceğim, sen aylığını tam alacaksın.Size bir soru soyrayım? Emekli 2 maaş ikramiye alınca neye yacapak? Emekli 2 maaş ikramiye alınca İsviçre bankalarına yatıracak diye düşünüyorlar onlar. Hem esnaf, hem emekli kazanacak. Gidip bakkaldan alışveriş yapacak. Kim zarar edecek? Hortumcular edecek. Sözüm söz. Ardahan'dan söylüyorum, Ankara'dakiler duysun: Kaçak saraya bağlanan bütün hortumları Allah'ın izniyle keseceğim.'HOLLANDA'YI ÖRNEK VERDİÇiftçinin kullandığı mazot ve gübre ile elektriğin pahalı olduğuna dikkati çeken Kemal Kılıçdaroğlu, vatandaşın nasıl perişan edildiğini bildiğini anlattı. 'Üreten Türkiye' diyen Kılıçdaroğlu, üreten ülkenin saygınlığının artacağını belirtti. Konya'dan küçük Hollanda'yı örnek veren Kılıçdaroğlu, bu ülktenin tarım ihracatının 120 milyar dolar olduğunu anımsattı. Türkiye'nin ihracatının ise 12 milyar dolar olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, ülkemizin de güneş, toprak, insanın olmasına karşın eksik olanın 'temiz siyaset' olduğunu, vatandaşın değil cebini düşünen siyasetçiler bulunduğunu ileri sürdü. Yeni bir sayfa açacaklarını, refahı tabana yayacaklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:BEN SİZDEN BİRİSİYİM'Bu ülkede yoksulluk tarihe gömülecek. Ben sizden birisiyim. Anadolu çocuğum. Annem ve ablam okuma-yazma öğrenemediler. 7 kardeşiz. İçlerinden üniversiteye giden sadece benim. Onların adını bilmezsiniz. Hepsi alınlarının teriyle geçiniyor. Benim çocuklarımın, kardeşlerimin gemileri yok. Nasıl siz yaşıyorsanız onlar da öyle yaşıyor. Siz nasıl ülkenin geleceğinden endişe duyuyorsanız, onlar da duyuyor. Ben sizden birisiyim. Sizin derdinizi en iyi bilen benim. Benim inancımda, siyasal anlayışımda kul hakkı yemek yoktur. Siyaset köşeyi dönme sanatı değildir. Siyaset halka adanmışlıktır. Siyaset, halka hizmet etmek demektir. Gelin 7 Haziran'da yeni, güzel bir sayfa açalım. Yeni bir başlangıç yapalım. Huzur olsun ülkemizde. Kavga olmasın hiçbir alanda. Anneler çocuklarını okula güler yüzle göndersin. İşsizlik, yoksulluk olmasın. 17 milyon yoksulumuz var. 13 yılda yoksulluğu yönettiler, bitirmediler. Ben sizden sadece 4 yıl için yetki istiyorum. 4 yılda güzel bir Türkiye göreceksiniz. Hiçbir ailenin geliri 720 liranın altında olmayacak. 500 lira mı geliri var 220 lirasını devlet verecek. Hiç geliri yoksa 720 lirasını da devlet verecek. Aile sigortasını getireceğiz. Her ailede para kadının hesabına yatacak. Kadın alıp çocuğunu markete, esnafa gidecek, alışveriş yapacak. Sosyal devletin güvencesi altında olacak. Neden? Çünkü benim siyaset anlayışım ve inancımda temel kural şudur: Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek.BAŞBAKAN'A SORUN 5 kişilk bir aile düşünün. Anne, baba ve 3 çocuk. Bir çay, bir simit 2 lira. Bir öğün 10 lira, 3 öğün 30 lira. Simit- çay bir ayda 900 lira. Asgari ücret 949 lira. Geri kalan 49 lirayla bu aile elektrik parası mı, mutfak masrafı mı, çocuğun okul masrafını mı karşılasın? Başbakan yarın buraya gelecek. Sorun ona bunu? Ben söylüyorum 1500 lira yapacağım asgari ücreti.''3 MİLYON 750 BİN HANEYE HUZUR, BARIŞ GETİRECEĞİZ.'Eski hesap uzmanı olduğunu, maliye, vergiyi iyi bildiğini tekrarlayan Kılıçdaroğllu, Türkiye'de bu işi en iyi bilen 10 kişi arasında olduğunu belirtti. Sözleri, 'Başbakan Kemal', 'Ardahan seninle gurur duyuyor' sloganları ile kesilen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:'Bu konuda mütevazi değilim. Size hizmet edeceğim. Kimliği ne olursa olsun. Benim başımın tacıdır. İnancı, yaşam tarzı ne olursa olsun başımın tacıdır. Akşam tencere kaynamıyorsa onun formülünü bulacağım. 3 milyon 750 bin haneye huzur, barış, kardeşlik getireceğim. Hiç kimse büyük kentlerin sokaklarında trafik lambalarının bulunduğu yerde dilencilik yapmayacak. 13 yılda yoksulluğu bitirmediler. Ben 4 yılda bu coğrafyada yoksulluğu tarihe gömeyeceğim. 13 yıl kendilerini düşündüler. Bu halkı düşünmediler. Yeni bir sayfa, güzel bir sayfa açalım. Geçmişte hangi partiye oy verdiyseniz verdiniz. Sorun değil. Ama 7 Haziran'da beraber yola çıkalım. Bu ülkenin güzelliği, huzuru için beraber yeniden yola çıkalım. Size söz bütün Türkiye duysun, bu ülkeye barışı getirecek olan parti CHP'dir. Bu ülkede yoksulluğu bitirecek olan parti CHP'dir. 6 milyon 200 bin işsizin sorununu çözecek parti CHP'dir. Emeklillere bayramlarda 2 maaş ikramiye verecek parti CHP'dir. Taşeronluğu bitirecek olan parti CHP'dir. Taşeron işçilik var biliyorsunuz. Devlet işçi çalıştıyor ama başlarında bir taşeron var. Devlet parayı taşerona, taşeron da işçiye ödüyor. İşçinin güvencesi yok. Garantisi yok. Taşeronun iki dudağı arasında geleceği. İşine son verince gidiyor. Taşeronu kaldıracağımızı söyledim. Nasıl yapacaksın dediler? Zaten o parayı devlet ödüyor. Ben de taşeronu kaldırıyorum, doğrudan içşiye ödüyorum. Ne oluyor? Köle tüccarını kaldırıyoruz. Herkesin sendikalı olmasını istiyoruz. İş güvencesi olsun istiyoruz herkesin. Mazotu 1.5 lira yapacağım dedim. Koro halinde bağırıyorlar yine. Dışardan alıyoruz dediler mazotu ve petrolü. Ben de biliyorum bunu. Petrol geliyor gemilerle boşaltılıyor. Rafineri kaça satıyor? 1 lira 21 kuruşa satıyor. Kimse zarar etmiyor. Çıkıp desinler 'Rafineri çkışı fiyatı 1 lira 21 kuruş değildir' diye. Alınlarına 1 lira 21 kuruşun nasıl hesaplandığını yapıştıracağım söz veriyorum. Efendim mazottan KDV ve ÖTV'yi nasıl kaldırırsın diyorlar? Sen yakut, pırlanta, inciden kaldırdın da KDV ve ÖTV'yi birşey dedik mi? Hayır. Bende çiftçiden kaldıracağım çiftçi çalışacak ve üretecek. Kendi çocuklarınını gemilerine mazotu kaçtan veriyor? 1 lira 21 kuruştan veriyor. Ben 1.5 liradan veriyorum. Halktan yana, ülkenin sorunlarını çözen projeler bizimkiler. Bizim projeler emeklinin de 2'nci sınıf yurttaş olmadığı projeler. Çiftçinin ürettiği, besicinin kazandığı alın terinin karşılığını aldığı projeler. 7 Haziran'da sandığa gideceğiz. Gelin oy verin. Gideceğiz 7 Haziran'da 6 okun altına mührümüzü basacağız. Yaşanacak bir Türkiye'ye yeniden 'Merhaba' diyeceğiz. Hepinize en içten selam ve saygılarımı sunuyorum.'ATATÜRK SİLÜETİNİN GÖZÜKTÜĞÜ DAMAL İLE HANAK'I ZİYARET ETTİCHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ardahan'da mitingin ardından seçim otobüsüyle her yıl 15 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında Karadağ sırtlarına vuran Atatürk silüetinin göründüğü Damal ilçesine geçti. 'Damal halkı dün olduğu gibi bugün de Kemal'ın arkasındadır' girişinde vatandaşlar tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu, CHP'li Belediye Başkanı Ergin Önal'ı makamında ziyaret etti. Belediye Başkanı Önal, Kılıçdaroğlu'na Damal bebeği, Damalspor atkısı ve Atatürk silüeti fotoğrafı hediye etti. Vatandaşların sevgi gösterisiyle karşılaşan Kılıçdaroğlu, burada ikram edilen et ve pilavdan yedi.Damal'dan sonra Hanak İlçesine geçen Kemal Kılıçdaoğlu vatandaşları selamladı. CHP'li Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya ile görüşerek ilçenin sorunları hakkında bilgi alan Kılıçdaroğlu Hanak Belediyesine gelen vatandaşlarla kucaklaştı. Kılıçdaroğlu, vatandaşların problemlerini dinledikten sonra balkon konuşması yaparak 7 Haziran'daki seçimler için oy istedi. Belediye Başkanı Büyükkaya, Kılıçdaroğlu'na yöreye has bal ve ilçenin özelliklerini anlatan kitapçık hediye etti. Belediye çıkışında güvenlik önlemi alan resmi polislerle tokalaşan Kılıçdaroğlu, Hanak'tan ayrıldı ve otobüsle Kars'a hareket etti. Kılıçdaroğlu, Kars'tan uçakla Iğdır'a geçti.Ajanslar
Yaralı Köpeği Acil Servise Getiren Çocuk
Yozgat'ta ilkokul 2'inci sınıf öğrencisi Ömer Faruk, Yozgat’ta yaralı köpeğin acı çekmesine dayanamadı ve tedavi edilmesi için köpeği acil servise getirdi.Ömer Faruk, yaralı köpeği kucağında evlerinin yakınında bulunan Yozgat Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne getirdi. Ancak Acil servis görevlileri tarafından köpeğin burada tedavi edilmediğinin söylenmesinin ardından Ömer, şunları söyledi:'Burada bakmıyorlarmış, veteriner hekime götürmem gerekiyormuş. Köpeği veterinere götüreceğim ama yolunu bilmiyorum.'
Mayweather Eski Arsenallı Futbolcuyu Zengin Etti
Eski Arsenallı futbolcu Emmanuel Frimpong, asrın boks maçına oynadığı bahisle gündem oldu.Geçtiğimiz Pazar sabaha karşı oynanan Floyd Mayweather - Manny Pacquiao ünvan maçına dünya çapında ilgi büyüktü. Mayweather'ın rakibini puanla yendiği maça bahis oynayanlardan biri de eski Arsenalli, şu anda Rus ekibi Ufa'da forma giyen Frimpong'du.
Reklam