onedio
Ali İsmail Korkmaz ile Dayak Yiyen Doğukan Bilir, AYM'ye Başvurdu: İşkence Var
Eskişehir’de Gezi Parkı direnişi sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’la birlikte dayak yiyen Doğukan Bilir, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Bilir, “Hem işkence var, hem şüpheli polisler korundu” dedi.Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, Eskişehir’deki Gezi Parkı gösterilerinde, Doğukan Bilir adlı gencin Ali İsmail Korkmaz’la beraber girdiği sokakta, aynı polislerce dövülmesine ilişkin davada Bilir’e coplarla vuran polis memuru Şaban Gökpunar ve Selçuk Bal ile meşe odunuyla vuran Serkan Kavak hakkında ‘yaralama’ suçundan 3.000’er lira ceza verilmişti. Haklarında hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verilen iki polis, cezadan kurtulmuştu. “Meşe odunlu saldırgan” Kavak’ın cezası bir yıl boyunca aylık 250 liraya çevrilmişti. Bilir’in avukatı Ali Çuvalcı, kararın kesinleşmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.Çuvalcı, yaptığı başvuruda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesine düzenlenen işkence yasağının ihlal edildiğini belirtilerek, “Başvurucu sokak ortasında beş gün iş göremeyecek şekilde kolluk görevlileri ve kolluk görevlilerinin gözetiminde sivil bir şahıs tarafından dövülmüştür. Başvurucunun maruz kaldığı olay işkence yasağının açık ihlalidir. Başvurucunun şikayeti basit yaralama olarak ele alınmış ve yetersiz cezalar verilmiş, hatta kolluk görevlileri hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir” denildi.Ayrıca AİHS’in 6. maddesine düzenlenen “adil yargılanma hakkı” maddesinin de ihlal edildiği vurgulandı. Bilir’in dövülmesinin “işkence” olarak sayılması gerektiği yönündeki görevsizlik kararının kaldırıldığı ve polislerle ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin itirazın reddedildiği anlatıldı.Son olarak, Bilir’in dayaktan sonra uğradığı manevi çöküntünün yargılamadan çıkan kararla katlanarak arttığı kaydedilerek, “Sanıklara verilen cezalar caydırıcı ve pişmanlık doğurucu nitelikte olmak bir yana, adeta ödül gibidir” denildi.Çuvalcı ayrıca, Bilir’i dövenlerin kimler olduğunun belirlenmesi için, savcılığın ısrarlı yazılarına yanıt vermeyen Eskişehir Asayiş Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memurları hakkında başsavcılıkça verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı da Anayasa Mahkemesi’nde taşıdı. Çuvalcı, “İşkence olaylarında soruşturma yapmama, soruşturmaları etkili bir şekilde yürütmeme, bir soruşturmaya başlanılmasına rağmen işlem yapmama, araştırma taleplerinin reddi, şüpheli kolluk görevlilerinin tespit edilmemesi, dava açılmaması, dava açılması ile ilgili taleplerin gerekçesiz olarak ret edilmesi, sanık kolluk görevlilerine ceza verilmemesi ya da düşük cezalar verilmesi şeklinde ifade edilebilecek bir cezalandırmama, koruma siyasetinin varlığı bilinmektedir. Başvurucu maruz kaldığı olayın soruşturma boyutunun bu cezalandırmama koruma siyasetinin bir uzantısı olduğu düşüncesindedir” denildi.
Yelena İsinbayeva Asker Oldu
İki kez Olimpiyat şampiyonu  olan ünlü Rus atlet Yelena İsinbayeva, kendisini Rusya Silahlı Kuvvetleri’nde sözleşmeli asker yapan beş yıllık sözleşmeyi imzaladı.Ordu Merkez Spor Kulübü (CSKA) Basın Servisi’nden yapılan açıklamada, “İlgili kararname Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu tarafından imzalandı. Bu kararname ile yüzbaşı İsinbayeva, CSKA’nın atletizm eğitmeni görevine  atandı” ifadelerine yer verildi.Sözleşmeli asker olarak görev yapma kararını değerlendiren ünlü  sporcu, “Geniş imkanlara sahip olan CSKA’ya dönmekten dolayı çok  mutluyum; amaçlarımız ve iddialarımız aynı” dedi.Kaynak: AMK
Obradovic: "Fenerbahçe İle Daha Uzun Zaman Birlikte Olacağım"
Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı Başantrenörü Zeljko Obradovic, uzun yıllar sarı-lacivertli ekipte kalacağının sinyallerini verdi.Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı Başantrenörü Zeljko Obradovic, sezon sonu bitecek olan sözleşmesiyle ilgili, 'Henüz resmi olarak söyleyemem ama başkan ve sponsorla konuştuklarımızdan sonra sanırım Fenerbahçe ile çok daha uzun zaman birlikte olacağım' dedi.Obradovic, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve erkek basketbol takımının sponsoruyla olumlu bir görüşme yaptığını belirterek, şunları söyledi:'Yıl boyunca onların verdiği desteğe tüm yüreğimle teşekkür etmek istiyorum. Onların çok net düşünceleri var. Madrid'de, Türkiye'den gelen çok sayıda taraftarımızla yaşadığımız tecrübe, Fenerbahçe'nin daha uzun yıllar bu düzeyde olmasını sağlamalı. Çünkü herkes bunu istiyor. Henüz resmi olarak söyleyemem ama başkan ve sponsorla konuştuklarımızdan sonra sanırım Fenerbahçe ile çok daha uzun zaman birlikte olacağım.''CSKA Moskova maçı psikolojik olarak zor değil'Obradovic, THY Avrupa Ligi'nde Dörtlü Final'de Real Madrid'e kaybettikten sonra yarın 3.'lük için karşılaşacakları CSKA Moskova maçının psikolojik olarak zor olmadığını dile getirdi.Türkiye Basketbol Ligi'nde play-off'ta oynayacakları Galatasaray Liv Hospital maçının daha zor olacağını vurgulayan Obradovic, 'CSKA Moskova maçı psikolojik olarak zor değil. Çünkü herkes bu maçın önemli olmadığını biliyor. Oynamak zorunda olduğun bir maç o kadar. Bizim için önemli olan gelecek hafta ligde başlayacak play-off maçları. Galatasaray gibi büyük bir rakibe karşı oynayacağız ve iyi hazırlanmalıyız' ifadelerini kullandı.Obradovic, Real Madrid'e karşı alınan yenilginin analizini yaparken 'Hücumda çok sert oynadılar ve buna cevap veremedik. Üstelik onların farkı açmak istedikleri anda 1 dakikada neredeyse iki mola aldık. Oyuncu değişikliği yaptık ama bu da cevap olmadı. Tüm dış şutlarını attılar. Üç çeyreği kazansak da bu maçı kazanmak için yetmedi. Büyük mücadele verdik ama çok geç kaldık' şeklinde konuştu.
'Gezi ile İlgili Konuşamayacağım Şeyler Var, İleride Kitap Yazıp Anlatabilirim'
Polisin uyguladığı orantısız güç ve şiddetle akıllarda yer eden, 9 kişinin yaşamını yitirdiği onlarca insanın da yaralandığı Gezi eylemleri sırasında İstanbul Valiliği yapan Hüseyin Avni Mutlu, “Gezi’de ikna edici bir dil kullanılsaydı, olayları daha kolay atlatabilirdik. Konuşamayacağım şeyler var, ileride kitap yazıp hepsini anlatabilirim” diye konuştu.Taksim Gezi Parkı eylemleri sırasında İstanbul valisi olan Hüseyin Avni Mutlu, olayların ikinci yıldönümü yaklaşırken çarpıcı açıklamalar yaptı. İstanbul Şehir Üniversitesi’nde düzenlenen ‘şehir, insan ve çevre’ konulu panele katılan Mutlu, çevreci bir hareket olarak başlayan olayların, ikna edici bir dil kullanılmaması sebebiyle büyüyerek kontrolden çıktığını söyledi. Mutlu, öğrencilerin, “9 gencin ölümüyle sonuçlanan olaylardan sonra başınızı yastığa rahat koyabiliyor musunuz?” sorusuna, sıkıntılı bir tablo oluşmaması için azami gayret gösterdiğini, ancak bunu henüz kimsenin bilmediği cevabını verdi. O dönem yaşanılanları ileride kitaplaştırabileceğini aktardı. Zaman gazetesinden Selma Tatlı'nın haberine göre geçen yıl merkez valiliğine çekilen Hüseyin Avni Mutlu’nun açıklamaları özetle şöyle: “1 Haziran’a kadar geçen süre çevreci bir hareket olarak gözüküyor. Sonrasında yapmamız gereken şey orada ne yapıldığını izah ve ikna eden bir dili ve süreci kullanabilmekten geçerdi. Diyalog, anlatma, projeyi tanıtma... Bunları yapabilmek, ikna edebilmek, sonra da onları ortaklaştırmak, ‘gelin projenin bazı yerlerinde oynayalım’ demek gerekebilirdi. Bu dil kullanılmış olsaydı, daha rahat geçebilirdi. Bu bir eksikliktir kendi adımıza. Kolay bir süreç değildi, neticede hayatını kaybeden insanlar oldu. Ama açık söyleyeyim, o genç benim nasıl bir duruş sergilediğimi bilse, şunu alalım başımızın üstünde taşıyalım diyecek.Neticede benim için de bir imtihandı. Bu imtihanda ben şunu da yapabilirdim: ‘Nereye varırsa varsın.’ Ama olduğunu kimsenin bilmediği o duruşu 1 Mayıs’tan itibaren çok net gösterdik. Bu şehirde her zaman bir Hüseyin Avni Mutlu olmayabilir. Yönetmek her zaman sizin sonsuz kudretinizde değildir. Yapabildiğimin en iyisini ve Türkiye’de idareciler içerisinde en cesurunu, en doğrusunu, en şeffafını yapmaya çalıştım. Keşke insanlarımızın kaybetmeyeceği bir demokrasi geliştirebilseydik. Bunu da kimse bilmiyor, ilk defa açıklıyorum. 3 yıl sonra size sadece bir şey söyledim. Daha sizin duymanız gereken Hüseyin Avni Mutlu’dan çok şey var. Ama ben sabırlıyım, siz bana kızmaya devam edeceksiniz.”
Zuckerberg'den Poroşenko'ya Ret: Ukrayna'ya Ofis Açmıyoruz
Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko, Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'den Ukrayna ofisi açmalarını istemişti. Bu talebe olumsuz yanıt veren Zuckerberg, 'Bizim Moskova'da ofisimiz yok. Bu nedenle moderatörlüğün Moskova ofisinden Ukrayna ofisine geçeceğini düşünenler yanılıyor' dedi.Sputnik Türkiye'nin haberine göre, Ukrayna lideri Poroşenko, geçtiğimiz günlerde şahsi Facebook hesabından Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'e çağrıda bulunarak, 'Sevgili Mark Zuckerberg, küresel şirketlerin tepki göstermesini sağlamak için tüm yolları kullanmak zorundayız. Ukrayna'nın, Facebook Ofisine ihtiyacı var' demişti. Poroşenko ve Rusya karşıtı kampanya yürüten bir çok kişi, Moskova yönetimini eleştiren Ukrayna vatandaşlarına ait hesapların Rusların yoğun şikayetleri sonucu kapatıldığını savunuyor.‘MOSKOVA OFİSİMİZ DE YOK'Mark Zuckerberg, 14 Mayıs'ta gerçekleştirdiği soru-cevap toplantısında, Poroşenko'dan gelen Ukrayna ofisi talebine yanıt verdi. Ukraynalı Facebook kullanıcılarının hesaplarının Moskova tarafından engellendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Zuckerberg, 'Bizim Moskova'da ofisimiz yok. Bu nedenle moderatörlüğün Moskova ofisinden Ukrayna ofisine geçeceğini düşünenler yanılıyor. Ukrayn ofisi açılması talebi gerçekleştirilmeyecek' dedi. Mark Zuckerberg, Facebook'un Ukrayna bölümüyle ilgilenen moderatör ekibinin Dublin'deki merkez ofiste bulunduğunu ve Rusya ile Ukraynaca dillerini bilen kişilerden oluştuğunu belirtti.‘NEFRET SÖYLEMİNE İZİN VERMEYİZ'Patlak veren tartışmalar üzerine kapatılan Ukrayna hesaplarını şahsen incelediğini açıklayan Zuckerberg, tüm hesap kapatma işlemlerinin adil yapıldığı sonucuna vardığını vurgulayarak, 'İnsanlar şikayet ediyordu. Biz de şikayet konusu olan iletileri kontrol ettik ve bazılarının Ruslara karşı aşağılayıcı söylemler barındırdığına karar vererek, bunları kapattık. Nefret söylemi, etnik gruplara hakaret ve şiddet içeren paylaşımlara izin vermiyoruz. Bence bu içerikleri kaldırarak politikamız gereği doğru olanı yaptık' dedi.Facebook ekibinin bu süre içinde bir hata yaptığını da kabul eden Zuckerberg, 'Hesapların engellenme gerekçesi olarak ‘nefret söylemi' yerine yanlışlıkla ‘çıplaklık' seçeneğini belirterek hata yaptık. Fakat hatamızı fark edince özür diledik. Bunu tekrarlamamaya gayret edeceğiz' ifadelerini kullandı.
Reklam
‘Onun İlk Emri Okudur; Çal, Soy, Hırsızlık Yap Değildir’
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Şanlıurfa mitinginde hitap etti.Demirtaş, konuşmasında Kur'an'ı Kerim tartışmaları üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirerek 'Bize dinsiz, imansız deyip din sömürüsü yapıyor diyenler. Ey Diyanet İşleri Başkanı, ey bu ülkenin tarafsız Cumhurbaşkanı. Kusura bakma. Allah o yüce kelamı sen reklam yap, sen mitinglerde elinde oy için tut diye göndermedi. Onu oku diye gönderdi, oku. Önce oku. Onun ilk emri okudur, oku. Onun ilk emri çal değildir. Soy, hırsızlık yap, adaletsizlik yap değildir' dedi.'TAHRİKLERE ASLA KAPILMAYIN'Milletvekili Genel Seçiminin sadece milletvekili seçiminden ibaret olmadığı iddiasında bulunan Demirtaş, '7 Haziran seçimleri sadece klasik bir milletvekili genel seçimi değil artık. Partiler arası yarışın çok ötesinde bir anlamı var. Sizler oy verme kabinine girdiğinizde önünüzde çok seçenek değil iki seçenek olacak. Birincisi kendisi için çevresi için diktatörlük hevesiyle güç devşirmeye çalışan bir çizgi olacak. Bir de bütün Türkiye'ye özgürlük, demokrasi, ezilenlerden, çalışanlardan yana bir demokratik çizgi olacak. O diktatöryayı savunan ve adına başkanlık dedikleri çizginin Ak Parti tarafından savunulduğunu biliyorsunuz. Gece gündüz o çizgiyi Türkiye'ye hakim kılmak için dayatmayla, tehditle, baskıyla çalışma yürütüyorlar. Biz ısrarla, inatla bu provokayonlara prim vermeden, bunların tahriklerine kapılmadan seçim kampanyamızı tamamlamak zorundayız. Tahriklere asla kapılmayın' diye konuştu.'ASGARİ ÜCRETLİNİN İHALESİNİ SORACAĞINA ETRAFINDA DOMUZ GİBİ BESLENENLERİN HESABINI VER'Mevcut asgari ücretin açlık sınırının yarısı olduğunu belirten Demirtaş, 'Biz asgari ücret bin 800 lira olsun, en az emekli aylığı bin 800 lira olsun dediğimizde alay ediyorlar. Cumhurbaşkanı, başbakan bu rakamlarla alay ediyor. Oysa önerdiğimiz rakamlar açlık sınırının bile altıdır. Size ödenen 949 lira asgari ücret, açlık sınırının yarısıdır. Siz bin 800 lira alsanız bile ailenizde biri daha çalışırsa ancak yoksulluk sınırına yetişmiş oluyorsunuz. Açlık sınırından çıkmış oluyorsunuz. Şimdi biz diyoruz ki asgari ücreti arttıracağız. Alay ediyorlar. Bakın diyorlar ihaleye çıkmışlar. Evet, biz halkımıza elbette ki daha fazla para vermek için vergi adaletiyle birlikte üzerindeki yükü kaldırırız. Fakat sen asıl etrafındaki müteahhitlere dağıttın ihalelerin hesabını ver. Asgari ücretlinin ihalesini soracağına etrafında domuz gibi beslenenlerin hesabını ver öncelikle' ifadelerini kullandı.'ONLARIN GAZETELERİ LEBLEBİ KÜLAHI YAPMAYA YARAR'Demirtaş, konuşmasında şunları kaydetti: 'Etrafında müteahhitler var. Kimi medya patronudur kiminin televizyonu var. Oralardan bize küfürler, hakaretler yağdırıyorlar. 13 yıl önceki geçmişlerini araştırın. Paraları sizden fazla değildi. Şimdi odalara doldursalar yer yok. Ak Parti giderse hepsinin hesabı sorulacak. Ak Parti'ye öylesine sıkı sarılmışlar ki Ak Parti düşmesin bu rant hortumları kesilmesin diye her türlü ahlaksızlığı partimize, şahsımıza yöneltiyorlar. Söyledikleri yalanları dinlemek zorunda değilsiniz. Onlar çıktığında televizyona harcadığınız elektriğe yazıktır. Kapatın karlı çıkın. Zaten elektrik yok kesiktir. Onu da onları dinlemek için harcamayın gerek yok. Yalanlar için üstüne para ödemeyin gerek yok. Onların gazeteleri, o kalın kalın gazeteleri var ya sofra kağıdı yapmaya yarar. Onun için lazımsa alın. Leblebi külahı yapmaya yarar. Ama yalanları, hakaretleri, küfürleri, iftiraları onların gazetelerinden okumaya değmez''ALLAH'TAN BAŞKASINDAN, TAYYİP ERDOĞAN'DAN KORKMAYIN'Kabe tartışmalarına değinen Demirtaş, kendilerine karşı iftira kampanyası yürütüldüğünü savunarak 'Ben bir Müslüman evladıyım. Müslümanın bir tane kıblesi, Kabesi vardır o da Mekke'dedir. Bunun dışında da hiçbir zaman bir şey söylemedim. Buna rağmen ısrarla ben 'Taksim Kabemizdir' demişim diye, yalan ve iftira üzerinden günlerdir çirkin bir kampanya yürütüyorlar. Ben 'Kudüs Yahudilerindir' demedim asla. Ama demişim gibi cumhurbaşkanı, başbakan meydan meydan dolaşıp iftira kampanyası yürütüyorlar. Bize kafir, dinsiz, din düşmanı diyorlar. Ben bu Diyanet'teki din adamlarının sessizliğini merak ediyorum. Peygamberler diyarından Diyanet İşleri Başkanına soruyorum. Bir Müslüman'a dinsiz demek, bir Müslüman'a kafir demek günah mıdır değil midir, cevabını versin diyorum. Madem ki din alimisiniz. Madem bizden fazla din bilginiz var. Yalan, iftira İslamiyette günah mıdır, değil midir? Diyanet İşleri Başkanı buna niye cevap vermiyor? Korkuyor musun? Korkma korkma, Allah'tan başkasından korkma. Tayyip Erdoğan'dan korkmayın. Merak etmeyin Allah'tan büyüğü yoktur. Hepimiz yaradanın huzuruna gideceğiz. Orada Tayyip Erdoğan yoktur, korkmana gerek yok' açıklamasında bulundu.'ALLAH O YÜCE KELAMI SEN REKLAM YAP DİYE GÖNDERMEDİ'Kur'an'ı Kerim tartışmaları üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren Demirtaş, 'Bize dinsiz, imansız deyip din sömürüsü yapıyor diyenler. Ey Diyanet İşleri Başkanı, ey bu ülkenin tarafsız Cumhurbaşkanı. Kusura bakma. Allah o yüce kelamı sen reklam yap, sen mitinglerde elinde oy için tut, diye göndermedi. Onu oku diye gönderdi, oku. Önce oku. Onun ilk emri okudur, oku. Onun ilk emri çal değildir. Soy, hırsızlık yap, adaletsizlik yap değildir' diye konuştu.'SINIRLARIN ÖTESİNDE İSLAM DÜŞMANLARI IŞİD, SINIRLARIN İÇİNDE AKP'Camilerde elektrik kesintileri yaşandığını belirten Demirtaş, bu durumdan Diyanet İşleri Başkanlığını sorumlu tutarak 'Burada Ulubatlı Hasan Camii'nin elektriği kesilmedi mi? Urfalılar daha iyi bilir. Ulubatlı Hasan Camii'nin elektriği niye kesikti? Diyanet İşleri Başkanı elektrik parasını ödemiyor çünkü. Cemaat kendi arasında para toplamasa caminin elektrikleri anında kesilir. Diyor ya o lüks Mercedes diyor, azdır bile. Doğru sizin gibilere azdır bile. Siz daha iyilerine layıksınız. Caminin cemaati elektrik kesik olduğu için ezan sesi duyamayacak. Senin Diyanet İşleri Başkanın 1 trilyonluk lüks Mercedes ile gezecek. Biz de bunu eleştirince dinsiz olacağız öyle mi? İşte İslam düşmanlığı budur. Haram yiyerek en fazla İslam düşmanlığı yaptılar. Eğer sınırların ötesinde İslam düşmanları görmek istiyorsanız IŞİD, El Kaide, El Nusra orada. Sınırların içinde görmek istiyorsanız AKP burada işte. İkisi de dini ayaklar altına alan yaşamlarıyla İslam'a en büyük zararı veren hareketlerdir' dedi.'MHP'YE SORUYORUM, BUNLARLA İLİŞKİNİZ VAR MI YOK MU?'HDP'nin seçim bürolarına yapılan saldırılar üzerinden MHP'ye seslenen Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Ben buradan Milliyetçi Hareket Partisi'ne çağrı yapmak istiyorum. 60 civarında HDP bürosuna saldırı oldu. Mitinglerimize saldırı oldu. Tamamında da saldırı yapan gruplar ülkücülerin, MHP'lilerin işaretini yapıyorlar elleriyle. MHP'ye soruyorum. Bunlarla ilişkiniz var mı yok mu? Yoksa çıkın açıklayın. Yok eğer MHP olarak ülkü ocakları olarak sizler bu saldırıyı organize ediyorsanız bunu da çıkın cesurca söyleyin. Ama siz değilseniz. Biz biliyoruz. Arkasında Ak Parti'nin örgütlediği, tahrik ettiği güçlerle bunlar yapılıyor. Üstlenmek istemiyorsanız MHP olarak çıkın söyleyin''SEN KAYMAKAMLIK TABELANI İNDİR DAHA İYİDİR'Tekirdağ'ın Saray İlçesi'nde HDP'nin seçim irtibat bürosunun açılmasına tepki gösterilmesi olayını hatırlatan Demirtaş, Saray Kaymakamı Hüseyin Öner'in sözlerini eleştirerek 'Kaymakam geliyor, merak etmeyin diyor. Sizden rica ediyorum. Kapatacağız orayı. Sakin olun, sabırlı olun, diyor. Ben buradan Saray Kaymakamına sesleniyorum. O bir grup çeteye ricada bulunacağına, 'Biz merak etmeyin HDP bürosunu kapatacağız' diyeceğine sen kaymakamlık tabelanı indir daha iyidir. Senin kaymakamlık taleban orada fazladır. HDP'nin bürosu değil, sen orada fazlasın. Senin haddine midir bir partinin seçim bürosunun tabelasını indirmek?' şeklinde konuştu.DHA
‘Bu Ahlaksız Düzeni Yerle Bir Edeceğim’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İzmit mitinginde yaptığı konuşmada, Türkiye'de 6 milyon 200 bin işssiz olduğunu ve bu sayının hızla attığını belirterek, 'Türkiye zengin bir ülke. Ama onlar faydalanıyor. Halk değil. Bütün hortumları kesip halka vereceğim. Sizin çocuklarınız devlet memuru olmak için KPSS sınavına giriyorlar. Onların çocukları sınava girmeden doğrudan devlet memuru oluyorlar. Sözüm söz, bu ahlaksız düzeni yerle bir edeceğim' dedi. İzmit Perşembepazarı Meydağı'nda CHP mitingi, öğleden sonra gecikmeli başladı. Aşırı sıcak hava nedeniyle birçok vatandaş baygınlık geçirdi. CHP Genel Kemal Kılıçdaroğlu platforma çıktıktan sonra, partisinin milletvekili adaylarını tek tek tanıttı. Kılıçdaroğlu, konuşmasında AK Parti'nin 13 yıldır ülkeyi yönettiğini hatırlatırken, kalabalıktan 'Yuh' sesleri yükselince, 'Yuhalamayın. Tepkimizi sandıkta demokratik yollardan göstereceğiz' diyerek yuhlalayanları susturdu.SANDIKTA DERS VERECEĞİZKonuşmasında, 'Türkiye'yi 21. yüzyılın yıldızı haline getireceğiz' diyen ve refahı da tabana yayacaklarını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:'Sandığa gidip derslerini vereceğiz. İş bu kadar basit. Kocaeli emeğin başkenti. Ama Kocaeli'nde isizlik var. Türkiyenin her yerinde işsizilk var. Ben 6 milyon 200 bin işsizim var diyordum. Daha da arttı. Şimdi her 4 gençten 1'i işsiz. Size söz verdim. Dedim ki, Türkiye'yi 21. yüzyılın yıldızı haline getireceğiz. İşsizlik, yolsuzluk, emeklinin, çiftçinin sorununu çözeceğiz. Büyümeden, kalkınmadan herkes nasibini alacak. Refahı nasıl tabana yayacağız. Refah tabana yayılmıyor. Tepede bir grup refah içersinde yaşıyor. Bizde bir avuç insan değil, 70 milyon insan rahat edecek. Refahı tabana yaymanın yolu dedik ki, birinci yolu 11 milyon emeklimiz var. Emeklinin yoksulluk içinde yaşadığını biliyoruz. Emekli Ramazan, Kurban bayramında torunundan kaçıyor. Ben emekliye Ramazan ve Kurban Bayramı'nda 2 maaş ikramiye vereceğim. İtiraz ediyorlar, 'kaynağı nerden bulacaksın?' diye. Türkiye zengin bir ülke. Ama onlar faydalanıyor. Halk değil. Bütün hortumları kesip halka vereceğim. Kendine, çoluk çocuğuna kaynak var ama emekliye gelince kaynak yok. Emekliye para da var, kaynak da var. Hiç meraklanmayın. Onlar sanıyorlar ki emeklinin durumu iyi. İki maaş ikramiye alacaklar koşarak gidip İsviçre bankalarında hesap açacaklar. Emekliye ne veriliyor? Onlar köşeyi dönmeyi düşünüyorlar ben sizi düşünüyorum. Rahmetli Ecevit ne diyordu? 'Ne ezen ne ezilen. İnsanca hakça bir düzeni' kuracağız. Herkes huzur içinde yaşayacak. Herkesin işi ve aşı olacak.'YANDAŞ YOK, VATANDAŞ VARKemal Kılıçdaroğlu, 'Bir ülkede işsizlik sorunu çözülmediyse o memlekte huzur olmaz. Çocuk işsiz, kızı işsiz, o evde huzur olurmu?' diyerek şöyle devam etti:'6 milyon 200 binin üzerinde işsiz ordusu yarattılar. Sizin çocuklarınız devlet memuru olmak için KPSS sınavına giriyorlar. Onların çocukları kursa, sınava gidiyor mu? Onların çocukları sınava girmeden doğrudan devlet memuru oluyorlar. Sözüm söz bu ahlaksız düzeni yerle bir edeceğim. Ben söz verdim ülkem için, bu ülkenin güzel insanları için çalışacağım. Benim kişisel çıkar peşinde koşmak diye bir düşüncem yok. Ben siyaseti kendi cebi için değil, vatandaşın cebini düşünerek yapacağım. Onlar kendilerini, yandaşlarını düşünüyorlar. Benim için yandaş yok, benim için vatandaş var.' KIDEM TAZMİNATLARINA GÖZ DİKTİLERKemal Kılıçdaroğlu konuşmasında, Kocaeli'nin işçi kenti olduğunu da hatırlatarak, 'İnsanlar emek harcıyorlar. Sizin kıdem tazminatınıza da göz diktiler. Sendikaların kabul etmediği kıdem tazminatı düzenlemesi asla ve asla parlementodan geçmeyecektir' dedi. Kılıçdaroğlu, 'Taşeron işçiliği tarihe gömeceğiz. Kişiler çalışıyorsa kadrolu çalışacaktır. Herkesin iş güvencesi olacaktır. Bunu söylediğimde yine koro halinde bağırdılar 'Kaynağı nereden bulacaksın?' diye. Kaynağı bulacağız. Bu ülkede kimin sorunu varsa çözüm adresi CHP'dir. Bu ülkede yoksulluğu bitirmek istiyorsak çözüm adresi CHP'dir. İşsizliği, yolsuzlukla mücadelenin çözüm adresi CHP'dir. Bu ülkede etnik kimlik üzerinden inanç üzerinden siyaset, yapmayacağız ve yaptırmayacağız ve bunun adresi de yine CHP'dir.' diye konuştu.Kemal Kılıçdaroğlu, kamyoncuların sorunları bulunduğunu ve onların da haklarını temsil edeceklerini belirtirken, '24 saat çalışıp büyük acılar çekiyorlar. Gelir elde edemiyorlar. Vergiler pahalı. Eğer sen de yaşanacak bir ülke istiyorsan kamyoncu kardeşim geleceksin ve sen de CHP diyeceksin' diyerek onları da CHP'ye oy vermeye çağırdı. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: FAİZLERİN YÜZDE 80'İNİ SİLECEĞİZ'Kocaeli, yurttaşların aynı zamanda çok borçlandıkları bir kent. Tüketici borcu, kredi kartı borcu var. Sözüm söz bu faizleri en az yüzde 80'ini sileceğiz. Diyorlar ki 'kaynağı nerde? Bankalarla oturup anlaşacağız. Getirdiğimiz projeler devletin nasıl yönetilmesi gerektiğini gösteren projelerdir. CHP iktidarında onlar için kurs açacağım. Devlet nasıl yönetiliir? Vatandaşın borcu nasıl silinir? Bunların tamamını onlara öğreteceğim. Sözüm sözdür.'SİZİN İÇİN ALIN TERİ DÖKECEĞİMKemal Kılıçdaroğlu partililere, 'Geçtiğimiz dönemlerde CHP ye oy vermeyenleri ikna edeceksiniz. 'Gelin kardeşim beraber sandığa gidelim' diyeceksiniz.' diyerek ' Sandığa götürmeye söz veriyor musunu?' diye sordu. Kalabalığın 'evet' cevabı vermesi üzerine de 'Ben de size söz veriyorum. Sizin için, bayrağımız için emek harcayacağım, alın teri dökeceğim. Döktüğüm alın teri size helal olsun diyeceğim' dedi. 'İKTİDARIN DEĞİL HALKIN POLİSİ OLUN'Seçmenlerden 13 yıl için değil sadece 4 yıl için yetki istediğini, 4 yılda işssizliği yeneceğini belirten kılıçdaroğlu, '4 yılda işsizliği yeneceğim. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. 4 yılda herkes hakkını alacak. Herkes kazanacak. Sadece ve sadece hortumcular kaybedecek. Bizim bu mitingi düzenlememize güvenlik önlemlerini alan polis kardeşlerimiz, onların da sıkıntısı var. Dedim ki sizin de sorunlarınızın çözüm adresi CHP'dir. 'Sizden bir isteğim var; iktidarın polisi olmayın, olacaksanız halkın polisi olun' dedim. Ben bu ülkede çatık kaşlı insanların sokakta gezmesini istemiyorum. Caddede sokakta tarlada fabrikada huzur içinde çalışmasını istiyorum. Bana vereceğiniz destek Türkiye'ye çocuklarımıza bayrağımıza vereceğimiz destektir unutmayın' dedi.ÇERKEZLERİN ACISINI PAYLAŞTIKılıçdaroğlu, konuşmasının son bölümünde Çarlık Rusya döneminde bundan 151 yıl önce çürük gemilere bindirilerek Osmanlı topraklarına gönderilen, ancak binlercesi gemilerin batması sonucu ölen Çerkeslerin bugün Kandıra Kefken'de anma töreni yapacaklarını hatırlatarak, onların da acılarını paylaştığını söyledi. kılıçdaroğlu daha sonda Kocaeli'den ayrıldı. DHA
Reklam
‘Türkiye'de 55 Yıl Önce Yaşanan Acı Mısır'da Tekrar Ediliyor’
Başbakan Davutoğlu, Hürriyet'in manşetini eleştirerek, 'Manşeti ne biliyor musunuz? 'Yüzde 52 ile Cumhurbaşkanı olan Mursi idama mahkum oldu'. Ne demek istiyorlar? Eğer kastettikleri Türkiye'de yüzde 52 ile Cumhurbaşkanı olan Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ise bilsinler ki bu topraklarda bir daha seçilmiş Cumhurbaşkanı ya da Başbakan idam sehpasına gönderilemeyecek, muhakeme edilemeyecek, mahkeme önüne çıkarılamayacak' dedi.AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Bursa mitinginde, Kahire Ceza Mahkemesi'nin, darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin de aralarında bulunduğu 106 kişi hakkında verilen idam kararına değindi.Davutoğlu, şöyle konuştu:'Türkiye'de 55 yıl önce yaşanan bir zillet, acı şimdi Mısır'da tekrar ediliyor ve bakınız Türkiye'de şu anda, bugün Doğan Medyası, kartel medyasının internet sayfası, üzücü ve acı olduğu için doğrudan veriyorum, herkes ders alsın diye doğrudan söylüyorum, hiç kaçınmadan. Manşeti ne biliyor musunuz? 'Yüzde 52 ile cumhurbaşkanı olan Mursi idama mahkum oldu'. Ne demek istiyorlar? Eğer kastettikleri Türkiye'de yüzde 52 ile Cumhurbaşkanı olan Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ise bilsinler ki bu topraklarda bir daha seçilmiş Cumhurbaşkanı ya da Başbakan idam sehpasına gönderilemeyecek, muhakeme edilemeyecek, mahkeme önüne çıkarılamayacak. Her ne suretle olursa olsun, demokrasiyi sonuna kadar koruyacağız. Bütün bu mesajları üstü örtülü verenler, Bursa'nın bu meydanından ders alsınlar.'Mısır'da darbe olmadan 1 ay önce, Türkiye'de Gezi provokasyonu yapıldığını anlatan Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:'Türkiye'de başaramayınca 1 ay sonra Mısır'da darbe oldu ve halkın seçtiği Mursi'yi götürdüler, şimdi idama mahkum ediyorlar. Darbe lideri Sisi başa geldi. Türkiye'de de aynısını yapmak istediler. İşin çarpıcı yanı ne biliyor musunuz? Gezi sebebiyle Türkiye aleyhine, Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz aleyhine bütün uluslararası medya harekete geçirildi. Bütün uluslararası medya ama karşılarında bu sefer bir muhtıraya şapkasını bırakıp giden ya da hemen teslim olanlar yoktu. Uludağ gibi Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti vardı. Şimdi utanmadan manşet atıyorlar, 'Yüzde 52 ile seçilen cumhurbaşkanı idama gitti.' Neyi söylemek istiyorsanız mertçe söyleyin. Mertlik burada. Biz, mertçe halkın önündeyiz. Buradan demokrasiyi, özgürlüğü savunduğunu düşünen, iddia eden batı medyasına, batı ülkelerine de sesleniyorum. Neredesiniz? Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı idama mahkum edilirken neredesiniz? Türkiye'de Gezi Olayları olurken özgürlük dersi vermeye kalkanlar şimdi neredesiniz? Yoklar çünkü onların meselesi demokrasi ve özgürlük meselesi değil. Onların meselesi, onların çıkarını kim savunuyorsa onları koruma meselesidir.''AK Parti kadrolarına geri adım attıramazlar'Batının Türkiye'deki 27 Mayıs'a karşı çıkmadığına, 12 Eylül'de Kenan Evren için 'Bizim çocuklar' dediğine, 28 Şubat'ı desteklediklerine işaret eden Davutoğlu, şöyle konuştu:'Çünkü milletle barışık bir devletten korkar bunlar. Biz, AK Parti iktidarı, milletle devleti barıştırdık. Önce bunu rahmetli Adnan Menderes yaptı. Ezanla başlamak üzere milletle devleti barıştırdı. Onu cezalandırdılar. Kim milletle devleti barıştırmışsa milletin adamlarını cezalandırdılar. Özal'ı, rahmetli Erbakan Hocamızı cezalandırdılar ama bu sefer, bütün bu birikim üzerinde milletle kenetlenmiş AK Parti kadrolarına bir santim bile geri adım attıramazlar. Gezi olayları başarısız olunca bu sefer 17-25 olaylarını çıkardılar. Milletin iyi niyetli dindar kesiminden sağladığı imkanlarla büyüyen, serpilen ama karargahını Pensilvanya'da kuran bir örgüt, bütün bu milletin güvenine, himmetine ihanet edip yurt dışındaki işbirlikçilerle Türkiye'de iktidar değişimine yöneldiler. Yazdılar, iddianamede, 'dönemin Başbakanı' diye. Şimdi işte geldik, 1 sene geçti. Dönemin Başbakanı dedikleri Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı. Engelleyebildiler mi? Durdurabildiler mi? O iddianameyi yazanlarsa dönemin savcıları oldular.'AA
‘Türkiye Telekulak Çetelerinin Merkezi’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Antalya'da yaptığı konuşmada çarpık turizm politikalarının sektörü giderek yabancılaştırdığını söyledi.Bahçeli, 'Yabancının yemeğini yapıyoruz. Taşıtlarla gezdiriyoruz. Hizmetinde bulunuyoruz. Bahşişi ile yetiniyoruz. Kaçınız bu otellerde tatil yapabildi? Kaçınız bu otellerin kapısından girebildi? Kaçınız yılda bir hafta tatil yapabildi?' dedi.Devlet Bahçeli, günün ilk mitingini Antalya'da gerçekleştirdi. Geceyi kentte geçiren Bahçeli, Turgut Özal Spor Salonu önünde gerçekleşen mitingde yaklaşık 20 bin kişiye hitap etti. 7 Haziran seçimlerinin bir siyasi partinin tercih edilmesinden öte milli bir anlam taşıdığını belirten Bahçeli, 'Sandıkta milletimizin bekası oylanacaktır. Sandıkta Türkiye'mizin geleceği belirlenecektir. Türkiye, ya AKP ile eksik kalmış bir yıkımı tamamlayacaktır ya da kendi geleceğini kendi azim ve kararıyla tayin edecektir' dedi.Bahçeli, Ak Parti iktidarları döneminde 'tahrip edilmemiş hiçbir milli varlığın, israf edilmemiş hiçbir değerin' kalmadığını savundu.TÜRKİYE TELEKULAK ÇETELERİNİN MERKEZİTürk milletinin teslim alınmak istendiğini ve bu nedenle tehlikenin büyük ve vahşi olduğunu belirten Bahçeli, şunları söyledi: 'Tehlike her yandadır. Her kesimi sarmıştır. Tehlike elden çıkarılmak istenen Kıbrıs'tadır. Tehlike soydaşlarımızın katledildiği Kerkük'tedir. Tehlike kaçak ve karanlık saraydadır. Tehlike AKP - HDP - PKK - Barzani ittifakındadır. Türkiye tehlikelere teslimdir. Milli güvenlikle ilgili değerlendirmeler bir tek kişinin keyfine kalmıştır. Adalet kundaklanmaktadır, hukuk katledilmektedir, ahlak yerlerde sürünmektedir. Kimsenin kimseye güveni kalmamıştır. AKP korku devletini kurmuştur. Telefonlar dinlenmiş, haneler gözetlenmiş, insanlar izlenmiştir. Demokratik hak ve özgürlükler ağır bir operasyon geçirmiştir. Türkiye telekulak çetelerinin merkezi haline gelmiştir. Türkiye kumpasçıların eline geçmiş, rüşvetçilerin, rezillerin tutsağı olmuştur.''AKP MUSİBETİN VAHASIDIR'Ak Parti'nin tehdidin yegane kaynağı durumunda olduğunu söyleyen Bahçeli, 'AKP musibetin vahasıdır' dedi. Bu ortamda konunun artık iyi veya kötü yönetim konusu olmaktan çıktığını söyleyen Bahçeli, 'Doğru icraat, yanlış icraat tartışması olmaktan çok farklı noktalara gelmiştir. Devlet ve milletçe var olma, yok olma noktasına dayanmıştır. AKP bütün bu felaketin gerçek ve ilk sorumlusudur' diye konuştu.BOZUK PLAK İSTİKRARTürkiye'nin Ak Parti ile 'soygun, ihanet, talan ve sömürü döngüsüne mahkum' olduğunu savunan Bahçeli, Türkiye'nin Ak Parti ile birlikte açlıkla, adaletsizlikle, ahlaksızlıkla ve asayişsizlikle karşı karşıya kaldığını söyledi. Türkiye'nin yapay çatışma ve cepheleşmelerle vakit kaybettiğini iddia eden Bahçeli, 'Ancak birileri bu rezaletlerin adını istikrar koymuş, bozuk plak gibi tekrarlayıp durmaktadır. Şimdi diyorlar ki, 'AKP giderse istikrar bozulurmuş. AKP iktidardan inerse istikrardan eser kalmazmış' Erdoğan'a göre, bizim istikrar diye bir derdimiz yoktur. Davutoğlu'na göre istikrar demek 'AKP' demekmiş. Vicdanına güvendiğim değerli Antalyalılar, bu Türkiye tablosunun neresinde istikrar görüyorsunuz? Bu kaosun, bu yalan sultasının, ihanet ve melanet saltanatının neresini istikrar buluyorsunuz?' diye konuştu.İstikrar adına Ak Parti'nin devamını isteyenleri 'işbirlikçi, bölücü, yağmacı, Türk düşmanı' olmakla itham eden Bahçeli, “İstikrar adına AKP'yi isteyenler Sevr sevdalılarıdır. İstikrar adına AKP'yi gözleyenler faiz lobisi, rant lobisidir. İstikrar adına AKP'yi tercih eden 17- 25 Aralık'ta yakayı ele veren rüşvetçi, hırsız ve utanmaz yandaşlardır. Kargaşa, kavga, hakaret, işsizlik, açlık, soygun. Bu mudur istikrar, istikrar denilen bu tahribat mıdır?' dedi.AKP'NİN KİME YARADIĞI ORTADATürkiye'de halka yansıyan bir istikrar olmadığını, karşısında 'ceplerini dolduran güruhun' sayısında istikrarlı bir artış olduğunu savunan Devlet Bahçeli, 'Nitekim sayısı 4 olan dolar milyarderleri AKP döneminde 24'e kadar çıkmıştır. AKP'nin kime yaradığı da böylece ortaya çıkmıştır' dedi.Türkiye'de 20 milyon kişinin yoksul, 1 milyon kişinin aç olduğunu belirten Bahçeli, 'Yolsuzlukta istikrar vardır. Giderek tırmanmakta, tarihi rekorlara imza atmaktadır. Vurgun ve hırsızlıkta istikrar vardır. Çığ gibi yayılmaktadır. Bunların istikrarlı Türkiye dedikleri budur. Yağma ve talan düzeninin devamını isteyenlerin istikrardan anladıkları bunlardır' diye konuştu. DAVUTOĞLU'NA 'SEROK AHMET'Böylesi bir ortamda Türkiye'nin 7 Haziran seçimini kaçırma şansı olmadığını söyleyen Bahçeli, 'Dört yıl sonra artık her şey için çok geç kalınmış olacaktır. Antalya 17- 25 Erdoğan ve Serok Ahmet'ten hesap sormak üzere artık kararını vermiştir' dedi. 'TURİST GELİYOR TATİL İÇİN, VATAN EVLADI HİZMET İÇİN'Antalya'nın Türkiye'nin en güzel yörelerinden biri olduğunu belirterek konuşmasını sürdüren Bahçeli, alanı dolduran partililere şöyle seslendi:'Bu tabloda Antalyalılar yoktur. Etrafınızda bir cennet var, ancak sizler güzelliklerden mahrumsunuz. İmkanlar size kapalıdır. Çünkü cebinizde paranız yoktur. Hepsinden önemlisi eğlenecek takatiniz yoktur. İnsanca paylaşım ve adaletli bölüşümden payınızı alamadığınız ortadadır. Geçim peşindesiniz, hayat mücadelesiyle uğraşıyorsunuz. Var olan zenginliğin içinde olanlarınız ise başkalarına hizmetle meşguldür. Birileri eğlenirken, sizler bakıyorsunuz. Birileri gezerken, sizler zorluklarla boğuşuyorsunuz. Yorulan siz, dinlenen başkalarıdır. Üreten siz, tüketen başkalarıdır. Antalya'daki eşitsizliği, adaletsizliği açıkça görüyorum. Yurt dışından turist geliyor tatil için. Anadolu'dan Toroslar'dan, Teke'den ise vatan evladı geliyor turiste hizmet için.'Kentte gelir dağılımı adaletsizliğinin alarm verir durumda olduğunu savunan Bahçeli, bunun nedeni olarak işaret ettiği çarpık turizm politikalarının turizm sektörünü giderek yabancılaştırdığını söyledi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:'Hükümet ne yapıyor? Sadece izliyor. Hatta alkışlıyor, destekliyor. Peki biz ne yapıyoruz bu arada Antalyalı olarak, Anadolu'nun evladı olarak. Yabancının yemeğini yapıyoruz. Taşıtlarla gezdiriyoruz. Hizmetinde bulunuyoruz. Bahşişi ile yetiniyoruz. Kaçınız bu otellerde tatil yapabildi? Kaçınız bu otellerin kapısından girebildi? Kaçınız yılda bir hafta tatil yapabildi? Güneş sizin, kum sizin, orman sizin, vatan sizin, kaynak sizin. Peki yararlanan siz misiniz?' 'TÜRK MİLLETİ EMEĞİNİ DAHA NE KADAR İSRAF EDECEK'Antalya'ya gelen turist sayısının kente yansımadığını, 'herşey dahil' turizm organizasyonlarının esnafı artık tamamen tükettiğini belirterek açıklamalarını sürdüren Bahçeli, 'Ortada gezinen turist yoktur. Turist oteldedir' dedi.Tarımda da önemli bir merkez olan Antalya'da iş sorunu olmaması gerekmesine rağmen bölgenin işsiz kaynadığını savunan Bahçeli, 'Erdoğan'a baksanız 'iş beğendiremiyoruz' demektedir. Davutoğlu'na kansak, Davos'ta önüne gelene iş vaat etmektedir. Antalya'ya baksak felaket görülecektir. Türk milleti, başka milletlerin kalkınması için emeğini daha ne kadar israf edecektir? Türkiye kendi kaynaklarını kendisi için ne zaman harekete geçirecektir?' diye konuştu.DHA
Mısır'ın Devrik Lideri Mursi İdam Cezasına Çarptırıldı
Mısır’da 2013'teki darbe ile görevinden uzaklaştırılan eski cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, hakkında yargılandığı iki davada idam cezasına çarptırıldı.Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan ve ardından hapse atılan eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, 'Hamas'a istihbarat sağlamak' suçlamasıyla yargılandığı davada idam cezasına çarptırıldı.
Reklam
Soma'da Gökyüzüne 301 Siyah Balon
Soma’da 301 işçinin yaşımını yitirdiği facianın yıldönümü etkinlikleri kapsamında bugün de meslek örgütlerin çağrısıyla büyük bir yürüyüş ve miting düzenlendi. İş cinayetlerinin lanetlendiği mitingde 301 siyah balon uçuruldu.
İşitme Engelliler Okulunda Öğrencilere Dayak!
Bursa’da, Nilüfer Özel Eğitim Meslek Lisesi’nde çekildiği bildirilen ve bir kadın öğretmenin işaret diliyle konuşan iki öğrencisini azarlayıp, tokatlaması görüntülerinin sosyal medyada yayınlanmasının ardından Milli Eğitim Müdürlüğü’nce soruşturma başlatıldı.Merkez Nilüfer İlçesi’nde bulunan ve işitme engellilerin de eğitim gördüğü sınıfların bulunduğu Özel Eğitim Meslek Lisesi’nde çekilen görüntüler sosyal medyada yayınlandıktan sonra tepkilere neden oldu. Bir öğrenci tarafından çekildiği sanılan görüntüler de, sınıfta bulunan kadın öğretmen, bir öğrenciyi tahtanın yanına çağırdıktan sonra azarlıyor. Daha sonra arka sırada oturan diğer öğrenciyi de azarlayan öğretmen “Senin öğretmeninim. Serserilik yapma” diye bağırıyor. Bağırmasına gülen öğrenciye kızan öğretmen ‘Hala gülüyorsun” dedikten sonra öğrenciye tokat atıyor. Daha sonra öğrenci işaret diliyle özür diliyor. Siniri geçmeyen öğretmen arka sıradaki öğrencinin de yanına giderek, ağzındaki sakızı çıkarmasını istiyor ve onu da tokatlıyor.Konuyla ilgili DHA muhabirinin sorusunu yanıtlayan Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Veli Sarıkaya, konunun Cuma günü Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne intikal ettiğini belirterek, “Konuyla ilgili dosyaya müfettişler görevlendirildi. Pazartesi günü soruşturma başlayacak. Olayın ne zaman cereyan ettiği bu incelemeler sonucu ortaya çıkacak. Soruşturma dosyasının nihayetine göre işlem tesis edilecek” dedi.DHA
Reklam
Google’ın Sürücüsüz Araçları Bu Yaz Trafiğe Çıkıyor
Google, sürücüsüz araçlarını bu yaz şirketin merkezinin olduğu Mountain View, California’da trafiğe çıkarıyor.Google’ın sürücüsüz araçlar programı lideri Chris Urmson’ın Google blogundan bugün paylaştığı nota göre, şirketin sürücüsüz prototiplerinden oluşan bir grup aracı test rotasından çıkarak, trafikte denenecek. Sürücüsüz olarak gerçekleşecek yolculuklar, güvenlik amaçlı olarak sürücülerin gözetiminde yapılacak. Sürücüler taşınabilir bir direksiyon simidi, gaz ve fren pedalıyla gerektiğinde araca müdahale edebilecek.
Reklam
Erdoğan'dan Mursi'ye İdam Kararına İlk Tepki
İstanbul'daki bir toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır mahkemesinin devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi hakkında verdiği karar hakkında ilk defa konuştu.Konuşmasında Mısır mahkemesinin Muhammed Mursi'nin idamına karar vermesine değinen Erdoğan, kararı sert ifadelerle eleştirdi.Batı ülkelerinin karara sessiz kaldığını belirten Erdoğan, 'Batı, darbeci Sisi'ye karşı tavrını ortaya koymuyor. Bu idam kararlarına seyirci kalıyorlar' dedi.Erdoğan idam kararıyla ilgili 'Bugün bir olay daha oldu. Az önce onu duydum. Mısır'da halkının yüzde 52 oyla seçilen Mursi ile ilgili  idam kararı vermişler. Burada enteresan bir şey var Mısır eski Mısır'a dönüyor. Sisi'ye karşı durulamıyor. Batı, darbeci Sisi'ye karşı tavrını ortaya koymuyor. Bu idam kararlarına seyirci kalıyor, buna uygulama yapmıyor. Kendileri hep beraber bir araya gelip yine müşterek dayanışma içinde pozlarını veriyorlar' ifadelerini kullandı.
Anneler Yalan Dedektörüne Bağlanırsa Ne Olur?
Annenize sormak istediğiniz bütün sorulara doğru cevap vereceğini bilseydiniz neler sorardınız? Yalan makinesine bağlanmış annelerini sorularıyla köşeye sıkıştıran çocukları izliyoruz.
Reklam