onedio
‘Erdoğan'ın 'Sistem Değişti' Sözleri Yapılan Darbenin Kabulüdür’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiştir” açıklaması gündemdeki yerini koruyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın sözlerini, ‘darbe’ olarak değerlendirdi ve ekledi: “Evren’in darbe sürecinin aynısı. Artık yasa, Anayasa dinlemem, diyor. Çok tehlikeli bir süreç.”CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “10 Ağustos 2014 sonrası Türkiye’de yönetim sistemi bir anlamda değişmiştir. Yapılması gereken bu fiili durumun anayasal olarak kesinleştirilmesidir” sözlerini ‘açık darbe’ olarak değerlendirdi. Bunun Kenan Evren’nin darbe sürecinin aynısı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “Çok tehlikeli” uyarısında bulundu. CHP lideri, Hürriyet’ten Şükrü Küçükşahin'in sorularını şöyle yanıtladı:'Sıra hukuki altyapıda'“Sayın Cumhurbaşkanı’nın Rize’de sivil toplum örgütleri yöneticilerine konuşması kendisi tarafından yapılan darbenin kabulüdür. Yaptığı bu darbenin meşru bir hukuki zemine oturtulmasını istiyor. ‘Anayasa değişikliği yapılarak bunun gerçekleştirilmesini istiyorum’ diyor. Darbeci Kenan Evren’in darbe sürecinin aynısını hayata geçirmek istiyor. Darbecinin özelliği şudur: Önce darbeyi yapar, sonra onun hukuki altyapısını oluşturur. Şimdi Erdoğan da ‘Ben darbeyi yaptım, fiili bir durum oluştu, sıra bunun hukuki altyapısını oluşturmaya geldi’ diyor. Bugün Anayasa halen ortada duruyor. Bir değişiklik yok. Hepimiz ve her kurum bu Anayasa’ya uymak zorunda. Ama Cumhurbaşkanı, fiilen Anayasa’nın değiştiğini söylüyor. Bunu söyleyen kişi de bu Anayasa’ya sadakatle bağlı kalacağına şerefi ve namusu üzerine yemin etmiş kişidir.'Halkı baskılıyor, zorla kabul ettirmeye çalışıyorsunuz'Bu ülkede 70 yıldır, 1946’dan beri, demokrasi mücadelesi veriyoruz. Bütün hedefimiz daha derinlikli bir demokrasi; insan haklarına saygı, güçler ayrılığının dengeli olması, bir kişinin iki dudağına bir ülke yönetimin hapsedilmemesi... Demokrasinin varlık nedeni bunlar zaten. Halkın iradesine, onun verdiği oylara saygı duymaktır. Şimdi siz, halktan aldığınız yetki ile halkı baskılıyorsunuz, kendi söylediklerinizi halka zorla kabul ettirmeye çalışıyorsunuz.'Bu kadar açık söylememişti'Son seçimlerde doğrudan meydanlara çıktı Sayın Erdoğan, 400 milletvekili istedi, ‘Bana oy verin, başkanlık sistemini getireceğiz’ dedi. Ama bu kadar açık söylememişti. Aldığı oy yüzde 40 küsur. Bu, kendisinin kendi meşruiyetinin tartışılmasına, tartışmalı olmasına yol açtı. Çünkü seçim meydanlarına çıkarak, başkanlık istedi, vatandaş ise bunu vermedi. Vermeyince artık meşruiyeti tartışma konusu oldu. Yüzde 51 küsurdan yüzde 40 küsura düştü.'Kendi iradesini milli irade olarak tanımlıyor'Şimdi bu da yetmiyormuş gibi ‘Fiilen yönetim değişti’ diyor. Yani, ‘Ben artık yasaları, anayasayı, yargıyı, yürütme organlarını tanımıyorum, fiili bir durum oluştu, dolayısıyla artık sizin söylediğiniz demokrasi bizde yok’ diyor. ‘Anayasanın öngördüğü demokrasi bizde yoktur’ deyip kendi iradesini milli irade olarak tanımlıyor. Hiçbir vatandaşım bu tuzağa düşsün istemem. Bir kişinin iradesi milli irade olarak tanımlanamaz. Erdoğan ise kendi iradesini milli irade olarak tanımlıyor. Çok tehlikeli bir sürecin içindeyiz. Demokrasiye açıkça darbe yapılmıştır. Bu tehlike süreci umarım sağduyu ile atlatırız.'AKP'nin sessizliği üzücü'Beni üzen temel nokta, bu darbe söylemine iktidar partisinin yanıt vermemiş olmasıdır. 12 Eylül’den, 28 Şubat’tan, 12 Mart’tan, yani darbelerden şikâyet ederek iktidar olan bir siyasal hareketin Türkiye’ye yaşatılan bu darbe karşısında sesiz durması, bir anlamda kabulü, demokrasi konusunda AKP’nin sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır. Millet de seçimlerde demokrasiye sahip çıkmalı, insan haklarına, özgürlüğüne sahip çıkmalı, hukuk üstünlüğünün yanında durmalı. Yani, bu ülkeye birinci sınıf demokrasi getireceğini vaat eden partiye sahip çıkmalı. Kimsenin inancı, kimliği, yaşam tarzı ile uğraşmayan; insanı, insan olarak kabul eden, baş tacı yapan bir siyasal partiye destek vermelidir.”
Ölümünün 38. Yıl Dönümünde "Kral Yaşıyor" mu?
Rock müziğin efsane ismi Elvis Presley bundan tam 38 yıl önce 16 Ağustos 1977’de öldü. Ölümünün ardından aslında ölmediğine dair o kadar fazla spekülasyon yapıldı ki “Elvis yaşıyor mu?” sorusu “Uzaylılar var mı?” sorusu kadar konuşulur oldu.
YSK Başkanı, Erken Seçimin YSK'ya Maliyetini Açıkladı
Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Güven, '7 Haziran seçimlerinde YSK olarak 189 milyon 851 bin 107 lira harcama yaptık. Bu seçimde de aynı rakamlarda maliyetimiz olur.' dedi.Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, alınacak bir erken seçim ya da seçim yenileme kararına yönelik hazırlıklarını sürdürdüklerini belirterek, 'Elimizde diğer malzemeler tam olmasına rağmen kısmen kağıt ihtiyacımız vardı. Devlet Malzeme Ofisi (DMO) aracılığıyla kağıt ihalesini yaptık. Kağıtlar, Slovenya'da üretilecek' dedi.Amcasının oğlunun düğünü için Balıkesir'in Dursunbey ilçesine gelen Güven, AA muhabirine açıklamalarda bulundu. Güven, 7 Haziran seçimlerinden sonraki tablonun koalisyonu öngördüğüne işaret ederek, siyasi parti liderlerinin görüşmelerini gerçekleştirdiğini ve halen de devam ettiğini aktardı.'7 Haziran sonrası, hazırlıklar konusunda acele ettik'Seçime karar verme ve yenileme mercinin YSK olmadığını vurgulayan Güven, şöyle konuştu: 'Meclisin erken seçim kararı ya da Cumhurbaşkanı'nın seçim yenileme kararından sonra YSK'nın görevi başlayacaktır. Seçim kararı verilmesinden sonra yeni bir seçim için hemen hazırlıklara başlarız. 7 Haziran seçimlerinden sonraki tablo üzerine hazırlıklar konusunda biraz daha acele ettik. Elimizde diğer malzemeler tam olmasına rağmen kısmen kağıt ihtiyacımız vardı. Devlet Malzeme Ofisi (DMO) aracılığıyla kağıt ihalesini yaptık. Kağıtlar, Slovenya'da üretilecek. 15 Ağustos itibarıyla imalat başlayacak. Bugün itibarıyla Devlet Malzeme Ofisi yetkilileriyle yasa gereği kağıt imaline refakat edecek YSK üyeleri de Slovenya'da işin başındalar. Kağıtlar imal edildikten sonra eylül ayı ortaları gibi Türkiye'ye gelir. O aşamadan sonra eksiğimiz kalmayacak. Erken seçim ya da seçim yenileme kararı alınması durumunda seçime hazırız.'Seçmen sayısı artacakGüven, 7 Haziran seçimlerinde 2 milyon 866 bin 979'u yurt dışı olmak üzere 58 milyon 608 bin 817 seçmen bulunduğunu anımsatarak, 'Erken seçim ya da seçim yenileme kararı verilmesi durumunda YSK olarak yeniden askıya çıkacağız. Yeni seçmen olacaklar, kayıtlı olmayıp yeni katılacaklarla seçmen sayısının bir miktar artacağını düşünüyorum. Erken seçim ya da seçim yenileme kararı verilirse seçmen sayısı, 7 Haziran'daki 58 milyon 608 bin rakamını biraz aşacaktır.' ifadesini kullandı.Seçimin YSK'ya maliyetiSeçimlerde sadece YSK'nın harcama yapmadığını vurgulayan Güven, şunları söyledi: '7 Haziran seçimlerinde YSK olarak 189 milyon 851 bin 107 lira harcama yaptık. Bu seçimde de aşağı yukarı aynı rakamlarda maliyetimiz olur. Bunun dışında siyasi partilerin, emniyet güçlerinin yaptığı harcamalar var. Seçimin maliyeti sadece Yüksek Seçim Kurulunun doğrudan yaptığı giderler değildir. Bize 'Seçim maliyeti nedir?' diye soruluyor. Sadece bizim yaptığımız harcamalar olmadığı için çok net rakam çıkarmak mümkün değil. Bunların hepsi erken seçim ya da seçim yenilenmesi kararı halinde konuştuklarımız. Seçim kararı verilmesinin ardından bizim görevimiz başlar.'Güven, 7 Haziran seçiminde katılım oranının yüzde 86 civarında olduğunu ve iyi bir katılım sağlandığını belirterek, hem YSK hem siyasi partiler hem de sivil toplum örgütlerinin katılımın yüksek olması için çalıştığını dile getirdi.Seçim tarihiBu seçimde başta yurt dışı olmak üzere daha yüksek katılım olmasını temenni eden Güven, 'Yurt dışında yine seçim olacak. Geçen sefer konsolosluklarda seçim yaptık. Mümkün olmayan yerlerde dışarıda seçim yapmak zorunda kaldık. Seçim olursa izin almak suretiyle vatandaşların ayağına sandığı götürürüz' dedi.Güven, erken seçim kararı almanın TBMM yetkisinde olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: 'Cumhurbaşkanı tarafından seçim yenilenmesi kararı alınması durumunda 90 günü takip eden pazar günü seçim yapılacağına dair yasa hükmü var. Milletvekili Seçim Kanununda YSK'ya yasadan belirtilen sürelerin kısaltılması hususunda bir yetki verilmiş. Biz bu yetkiyi gerektiğinde kullanırız. Seçim kararı verilmediği için bir resmi çalışma içine girmedik.'AA
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
CUMHURBAŞKANI Erdoğan diyor ki: 'Türkiye'de sistem değişmiştir'.Ardından ekliyor:'Yapılması gereken bu fiili durumun hukuki çerçevesinin yeni anayasa ile netleştirilmesi, kesinleşmesidir'.Bu iki cümleye bakarak şunları, hem de çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz:Demokrasilerde sistem değişikliği ancak anayasa ile mümkün olabilir.Eğer anayasada bir değişiklik yokken sistemin değiştiği ilan ediliyorsa... Ortada koskocaman bir hukuksuzluk var demektir.Demokrasi ve hukuk devletinde 'fiili durum' olmaz.Bir demokraside anayasal çerçevesi ve kesinliği olmayan fiili durum oluşturulursa... Buna 'darbe' denir.Mesela Kenan Evren bunu yapmıştı. Önce fiili durum yaratmış, ardından da yarattığı bu fiili duruma uygun hukuki çerçeveyi yaptığı anayasa ile netleştirip kesinleştirmişti.Eğer ortada anayasa ile netleştirilmesi gereken bir durum söz konusuysa... Asla 'sistem değişmiştir' denemez.'Sistem değişmiştir' sözü, ancak anayasada netleşme gerçekleştirildikten sonra söylenebilir.Ey darbe karşıtları!Ey darbecilere karşı şaha kalkan mücahitler!Ey her türlü darbeye karşı aslan ve de kaplan kesilenler!Bre ne susarsınız?Dilinizi mi yuttunuz?Konuşsanıza.
Reklam
Reklam
Bilic: "Burak Benim Gündemimde Yer Almıyor"
Burak Yılmaz'ın peşinde olduğu konuşulan West Ham United'ın teknik direktörü Slaven Bilic, “Burak, beğendiğim futbolcular arasında yer alıyor. Ancak şu an itibariyle gündemimizde yok” açıklamasını yaptı.Sarı-Kırmızılılar’ın en önemli yıldızlarından Burak Yılmaz’a, Beşiktaş’ın eski teknik direktörü Slaven Bilic’in hocalığını yaptığı West Ham United’ın talip olduğu öğrenilmişti. İngiltere Premier Lig ekibinin, bu transfer için 10 milyon Euro’luk bonservis bedelini gözden çıkardığı bildirilirken, ‘Evet’ ya da ‘Hayır’ cevabının, Sivasspor’la oynanacak maçın ardından verileceği ifade edilmişti. Hatta Burak’ın menaceri Ogan Tarhan, milli futbolcuyla ilgili teklifin, Sarı-Kırmızılılar’a ulaştığını, ancak oyuncunun kendisine iletilen bir teklif olmadığını vurgulamıştı. Konuyla ilgili olarak Bilic ise FANATİK’e konuştu. Hırvat çalıştırıcı, “Burak, hem Galatasaray’ın hem de Türkiye’nin en önemli forveti. Kendisi beğendiğim oyuncular arasında yer alıyor. Ancak şu an itibariyle Burak, benim gündemimde yer almıyor” ifadelerini kullandı.‘Yönetim uyardı’ iddiasıBir kısım ise Bilic’in bu sözlerini, “Transfer resmiyet kazanmadan net ifadeler kullanmak istemiyor. West Ham’lı yöneticiler de, onu bu konuda uyarıyor” şeklinde değerlendirdi. Öte yandan İngiltere Premier Ligi’ne Arsenal galibiyetiyle başlayan Bilic’in ekibi, dün sahasında Leicester City’ye 2-1 yenildi. Ev sahibinin golünü Payet atarken, Leicester’in gollerini Okazaki ve Mahdez kaydetti.Fanatik
'Kahramanlıktan' Kanun Kaçaklığına: Zekeriya Öz
Onu İtalya'da Gladio'yu yıkan Felice Casson'a benzetenler, 'heykeli dikilecek adam' diyenler vardı. Türkiye'de hukuk sistemini yerle yeksan ettiğini söyleyenler de. Sonuç: Ergenekon davasına bakan Zekeriya Öz, Türkiye'nin firar eden ilk savcısı oldu. Öz'ün Ergenekon iddianamesi Game of Thrones dizisindeki gibi, konu bir türlü sadede gelmiyordu. Zaten sürecin sonu da bir başka Amerikan dizisine benzedi: Tıpkı Lost'taki gibi hikâye hiçbir yere bağlanmadı.Hürriyet gazetesinden Yenal Bilgici, Zekeriya Öz'ün'kahramanlıktan' kanun kaçakçılığına hikâyesini yazdı. Yazı şöyle:5 Nisan 2011... Beşiktaş 'ta İstanbul Adliyesi'nin önü... Neredeyse dört yıl boyunca Türkiye 'yi sarsan büyük davayı Ergenekon'un soruşturmasını yürüten o meşhur savcı, Zekeriya Öz, eski görev yerine veda ziyaretinde. Yükselmiş... İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'ne getirilmiş. Ancak özel yetkilerinden de arındırılmış... Görüntüde bir terfi bu ama dört yıl boyunca memleketi allak bullak eden kudreti elinden alınmış bir adam artık.Renk vermiyor Öz, basına konuşurken: '7 yıldır görev yapıyoruz. Bugün buradaki görevimiz bitti. Daha iyi bir göreve gidiyoruz.' Birtakım yuvarlak laflar işte... Daha fazlasını duymak istiyor herkes ama yok. O ana dek, yani Ergenekon sürecindeki üç yıl on ay boyunca, kimilerinin ölesiye nefret ettiği, kimilerinin kahraman gördüğü, hep mesafeli, hep ketum savcıdan basına yine malzeme yok...Meslektaşlarıyla beraber gazetecilerin arasından yürüyüp geçiyor sonra. Birkaç gün önce Emniyet mensuplarıyla oynadığı halı saha maçında aldığı darbeden dolayı aksıyor... Sonra birden kemerinin tokasını yakalıyor kameralar. Z şeklinde bir toka... Bu Ermenegildo Zegna markasının Z'si ama hiç şüphesiz 'Zekeriya'nın da. Çünkü Öz'ün kendisi de, son yılların Türkiyesi'nin en bilinen markalarından. Haliyle tavrıyla o da bunun farkında. Kemerdeki 'Z' boşuna değil yani. Ergenekon'la bağının kesildiği gün, artık savcının alametifarikası haline gelen o Z harfli kemerin cümle aleme malum olması da boşuna değil... 'Daha bitmedi' der gibi... Bitmiyor da... Sonraki dört yılımız onunla geçiyor. Şike Davası, 17-25 Aralık soruşturmalarına dahli, Ergenekon ve Balyoz'un finali, meslekten el çektirilmesi ve nihayet Türkiye'den firarı... Yıllar boyunca Öz yine Türkiye'nin en çok konuşulan isimlerinden kalmaya devam ediyor. Yaptıklarıyla, yapmadıklarıyla, soruşturma üslubuyla, dillere destan egosuyla, iddiasıyla ve iddianamesiyle... 'Kahramanlıktan' kanun kaçaklığına, Zekeriya Öz'ün hikâyesi önemli. Çünkü o, memleket hukukunun son sekiz yıldaki büyük savrulmasının da hikâyesi...
Reklam
Gazetelerde Bugün | 16 Ağustos Pazar
Hürriyet: Sistem DepremiMilliyet: Utanç EkspresiSabah: 'Devletimiz Nerede' Sorusu CevaplandıPosta: Yeter ArtıkVatan: Hendek RaporuCumhuriyet: Doğu'da Sistem Fiilen DeğiştiTaraf: Savaşı TOMA KazandıHabertürk: Süre DolduYeni Şafak: Bahçeli'nin OyunuStar: Önce Güvenlik Sonra Sandık
Bugün Hava Nasıl Olacak?
Yapılan son değerlendirmelere göre; Yurdun kuzey ve iç kesimlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış geçişlerinin görüleceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kütahya, Bolu, Çankırı, Trabzon ve Artvin çevreleri ile Kastamonu'nun güney, Çorum'un kuzey çevrelerinde yerel olarak kuvvetli, Rize çevrelerinde çok kuvvetli olması bekleniyor.HAVA SICAKLIĞI : Önemli bir değişiklik beklenmiyor, Ege ve Akdeniz'de mevsim normalleri civarında, diğer bölgelerimizde mevsim normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.RÜZGAR : Genellikle kuzey, Akdeniz kıyıları, Güneydoğu Anadolu ile Doğu Anadolu'nun güneydoğusunda güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette yağış alan yerlerde yağış anında yer yer kuvvetli olarak (30-50 km/s) esmesi bekleniyor.UYARILARKUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; Kütahya, Bolu, Çankırı, Trabzon ve Artvin çevreleri ile Kastamonu'nun güney, Çorum'un kuzey çevrelerinde yerel olarak kuvvetli, Rize çevrelerinde çok kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı (ani sel, su baskını, yıldırım vb.) ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir.
Reklam
Looney Tunes Çizgi Filmleri Sayesinde Aşina Olduğumuz 15 Klasik Müzik Eseri
Bazen bir klasik müzik eseri duyup ''Ben bunu bir yerden biliyorum ama nereden...'' dediğiniz oluyorsa siz de bir zaman bir yerde Looney Tunes seyircisi olmuşsunuz demektir. Looney Tunes çizgi filmlerinin bu kadar keyifli olmasının bir sebebi de fonda çalan klasik müzik parçalarıydı öyle değil mi? Karakterlerin kaçıp kovaladığı heyecanlı sahnelerin de, huzur dolu sakin anların da vazgeçilmezi olan o parçalar sizlerle.
Türk Sanatçının Yumurta İçlerine İncelikle İşleyerek Resmettiği 16 Enfes Çalışma
Türk sanatçı Süreyya Noyan, kabuklarını dikkatle kırarak açtığı küçük pencereden yumurtanın içine dünyaca bilinen eserleri ve Türkiye'deki seçkin mimari yapıları ince ince işleyerek resmediyor. Tuvali, pek de sağlam olmayan yumurtalar olmasından ötürü tahmin edebileceğiniz gibi bu çalışmaları oluştururken ekstra dikkat etmek zorunda. Vincent van Gogh'un 'Yıldızlı Gece'si, Edvard Munch'un 'Çığlık'ı ve Gustav Klimt'in 'Öpücük'ü ile dikkat çeken bu eşsiz çalışmalar güzel Türkiye'mizin mimari yapıları ile çok güzel bir seriye dönüşmüş.Sanatçının yeni çalışmalarını takip edebilmek için Instagram ve Facebook hesapları.
Reklam