Analiz - Ermenistan'ın Hedefi Türkiye-Azerbaycan Enerji Güvenliği
İSTANBUL (AA) -YUNUS FURUNCU- Hazar bölgesinden uluslararası piyasalara petrol ve doğalgaz ihraç eden Azerbaycan, Türkiye’nin enerji güvenliğine katkı sunmaktadır. Son zamanlarda Ermenistan’ın saldırdığı Tovuz bölgesinin Trans-Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) ile birlikte Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ve Bakü-Tiflis-Erzurum hatlarının geçiş güzergâhında yer alması bu saldırıların neyi hedeflediğini göstermek açısından önemli. Ayrıca Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun bu bölgede bulunması bölgenin uluslararası taşımacılık alanında da ön plana çıkmaya başladığını gösteriyor. 12 Temmuz ve 21 Eylül’de Tovuz bölgesine saldıran Ermenistan’ın çatışmaları Karabağ dışına özellikle enerji transfer noktalarına yaymaya çalıştığı anlaşılıyor.Azerbaycan’ın bölgede İran ve Rusya etkisinden kurtulmasında belirleyici bir yeri olan uluslararası enerji projeleri aslında ülkenin kendi ayakları üzerinde durması ve bağımsız bir politika ortaya koyması açısından son derece hayati. Nitekim topraklarını işgal eden Ermenistan’a karşı daha sağlam bir mücadele ortaya koyan Azerbaycan’ın enerji politikalarının önemli etkilerinin olduğu görülüyor. Özellikle doğalgaz ve petrol boru hatları ile önemli ihracat rakamlarına kavuşan Azerbaycan ekonomik anlamda diğer bölge ülkelerine göre daha güçlü bir performans sergilemeye başlamış durumda. Bu gelişmelerin farkında olan Ermenistan’ın yükselen Azerbaycan etkisini zayıflatmak ve ortadan kaldırmak için saldırılara devam ettiği görülüyor. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk grubunun yıllarca haksızlığı gideremediği bir ortamda Azerbaycan kendi topraklarını işgalden kurtarmak için etkili bir strateji ortaya koyuyor. Enerji alanındaki etkinliğinin kendisine kattığı güçle ayaklarını daha sağlam bir zemine basan ülke, topraklarını geri almak için daha fazla bekleyemezdi. Çünkü Ermenistan’ın stratejik öneme sahip Tovuz bölgesi gibi yerlere de saldırmaya başlaması Azerbaycan için nefes borusu görevi yapan bölgeyi tehdit altına sokuyordu.Azerbaycan’ın yükselen enerji rolüDoğalgaz ve petrol üreticisi olan Azerbaycan’ın konumu, Hazar bölgesinde çıkan kaynakların uluslararası enerji piyasalarına ulaşması açısından son derece kritik bir noktada. Türkiye ile birlikte inşa etmiş olduğu doğalgaz ve petrol boru hatlarıyla uluslararası piyasalara erişen Azerbaycan böylece Kafkaslarda etkili bir aktör haline geldi.1994 yılından itibaren hidrokarbon arama çalışmaları sürdüren Azerbaycan’ın başta Şah Deniz ve Abşeron yataklarında keşfedilen doğalgazla büyük bir rezerve sahip olduğu ortaya çıktı. Yaklaşık 1,7 trilyon metreküp doğalgaz ve 7 milyar varil petrol rezervine sahip olan ülke etkili bir hidrokarbon üreticisi konumunda. Yıllık 30 milyon tondan fazla petrol ve yaklaşık 11 milyar metreküp doğalgaz ihraç eden Azerbaycan’ın ihracatının yüzde 90’dan fazlasını doğalgaz ve petrol oluşturuyor. [1] İhracat yapılan ülkelere baktığımız zaman Avrupa ülkelerinin büyük bir yer tuttuğu görülüyor. Doğalgaz üretimi konusunda önemli ilerlemeler kaydetmesi beklenen Azerbaycan’ın Uluslararası Enerji Ajansı’nın projeksiyonlarına göre 2040 yılına kadar yıllık 55 milyar metreküp doğalgaz üreteceği öngörülüyor. Böylece Azerbaycan’ın Hazar petrol ve doğalgazını dünya piyasalarına daha büyük miktarlarda göndererek küresel piyasalarda daha önemli bir aktör haline gelmesi bekleniyor.Türkiye-Azerbaycan enerji işbirliğiTürkiye-Azerbaycan arasındaki enerji işbirliğine baktığımız zaman BTC Ham Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı ve son olarak TANAP projesinin önemli bir yer tuttuğu görülüyor. BTC projesi ile uluslararası piyasalara erişen Azerbaycan, ihracatının büyük bir bölümünü bu hat üzerinden gerçekleştiriyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) da yüzde 6,5 hissesinin olduğu proje, yıllık yaklaşık 50 milyon ton ham petrol ihraç edebilecek kapasiteye sahip. 2006 yılından günümüze kadar yaklaşık 3,5 milyar varil petrol transferi yapılan hattan önemli bir gelir elde edildiği anlaşılıyor. Aynı zamanda Kazakistan petrolünün de bu boru hattıyla Ceyhan limanına sevk edilmesi söz konusu hattın Orta Asya enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılması açısından kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor. Azerbaycan ve Kazakistan’ın yapmış olduğu anlaşmaya göre yılda 3 milyon ton Kazak petrolünün aktarıldığı hattan altyapı olanaklarının artırılmasının akabinde 21 milyon tona kadar Kazak petrolünün ihraç edilmesi planlanıyor.BTC Ham Petrol Boru Hattı’nın faaliyete geçmesi İran ve Rusya’nın karşı çıkmasına rağmen Türkiye ve diğer uluslararası enerji firmalarının gayretleriyle olmuştur. Bu proje ile birlikte Azerbaycan’ın bölgesinde önemli bir aktöre dönüştüğü görülüyor. BTC güzergâhından geçecek olan Kazakistan petrolünün ve yine aynı rotayı takip edecek olan Türkmen doğalgazının dünya piyasalarına ihracatı durumunda Azerbaycan sadece enerji üreten bir ülke olmayacak aynı zamanda enerji ihraç koridorunda yer alan bir ülke olarak ekonomik ve stratejik açıdan daha fazla ön plana çıkacaktır.Bakü-Tiflis- Erzurum Doğalgaz Boru Hattı’nın Türkiye’nin İran ve Rusya’ya olan bağımlılığını önemli ölçüde düşürdüğü görülüyor. 2007 yılında faaliyete geçen hattan Türkiye yıllık 6 milyar metreküpten fazla doğalgaz alıyor. Bu proje ile birlikte Türkiye’nin enerji güvenliği artmış oldu. İran gazına göre daha uygun olan Azerbaycan gazına kavuşan Türkiye enerji faturalarına ödediği miktarı da belli oranda düşürebildi. Özellikle 2020 yılında TANAP’tan gelen gazla birlikte Azerbaycan gazı Türkiye’deki tüketimde ilk sıraya yükseldi. Temmuz ayında yüzde 35 oranında Azerbaycan gazı kullanan Türkiye Rusya ile yaptığı uzun dönemli kontratı 2021 yılı sonlarında bitirebilir. Böylece TANAP’ın tam kapasiteyle çalışması durumunda Türkiye’nin doğalgaz tüketiminde Rusya ve İran’ı geçerek Azerbaycan’ın ilk sıraya çıkacağı öngörülmektedir. Enerjinin ipek yolu TANAP“Enerjinin ipek yolu” olarak adlandırılan TANAP projesinde Türkiye yüzde 30 oranında hisseye sahip. Söz konusu hat ile Türkiye doğalgaz tüketen ülke konumundan çıkarak aynı zamanda enerjiyi pazarlayan önemli bir aktör konumuna da geldi. Bu açıdan bakıldığında TANAP ayrı bir öneme sahip. Diğer taraftan Şah Deniz sahasındaki üretimde yüzde 19 oranında paya sahip olan Türkiye’nin TANAP projesinde epey etkili olduğu görülüyor. İlk etapta 16 milyar metreküp taşıyacak şekilde planlanan proje ile 2023 yılında 24, 2026 yılında ise 31 milyar metreküpe kadar doğalgaz taşınacak. 2045 yılına kadar Türkiye’nin bu projeden 40 milyar dolardan fazla gelir elde etmiş olacağı hesaplanıyor.Edirne sınırında başlayıp Yunanistan ve İtalya’ya uzanan Trans-Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı’na (TAP) doğalgaz verecek olan TANAP projesi Avrupa’nın doğalgaz tedarikinde kritik bir rota konumuna gelecektir. Avrupa’nın doğalgaz tedariğinde önemli bir ülke konumuna gelen Azerbaycan ekonomik ve siyasi açıdan da bazı kazanımlar elde edecektir. Böylece Azerbaycan bağımsızlık sonrasında kendi petrol ve gazını Rusya toprakları dışında uluslararası pazarlara aktarmayı başaran bir ülke konumunda olacaktır.Türkiye’deki Azerbaycan yatırımlarıTürkiye ile Azerbaycan arasındaki dostluk enerji alanında önemli yatırımlara vesile olmuştur. 2008 yılında Türkiye’nin köklü firması olan Petkim’in yüzde 51 hissesini alan Azerbaycan ulusal enerji firması SOCAR Türkiye’ye ciddi yatırımlar yapmaya başladı. Günümüze kadar 17 milyar dolardan fazla yatırım yapan Azerbaycan’ın Türkiye ekonomisine katkı sunmaya devam ettiği görülüyor. Azerbaycan tarafından 6,3 milyar dolardan fazla yatırımla 2018 yılında açılan Star Rafineri’nin Türkiye’nin petrol ürünleri ithalatını ve cari açığını düşürme konusunda önemli bir etkisinin olduğu görülüyor. Yıllık enerji ithalatını 1,5 milyar dolardan fazla düşüren bu yatırımla birlikte Türkiye’nin yüzde 90 civarında dışarıya bağımlı olan nafta üretimi de ülke sınırları içinde yapılmaya başlamış oldu.Türkiye ve Azerbaycan’ın ortaya koyduğu enerji işbirliği doğu-batı enerji koridorunun oluşmasında hayati bir rol oynamıştır. Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik önemini artıran bu işbirliğinin Azerbaycan’ın da kendi ayakları üzerinde durmasında etkili olduğu görülüyor. Rusya’nın devre dışı bırakılarak Azerbaycan kaynaklarının Türkiye üzerinden piyasalara taşınması Orta Asya’daki diğer enerji kaynaklarının da uluslararası piyasalara taşınmasının kapısını aralamıştır. Özellikle Türkmen gazının ve Kazak petrollerinin bu rota üzerinden taşınmasıyla Orta Asya’da bulunan Türki cumhuriyetler hem ekonomik olarak daha fazla güçlenecek hem de dış politikalarında daha fazla otonom hale geleceklerdir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye-Azerbaycan arasındaki enerji işbirliği sonucunda ortaya çıkan somut projelerin, Orta Asya bölgesindeki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaşımı açısından öncü rol oynayacağı anlaşılıyor.[Lisans ve yüksek lisans eğitimini Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde, doktorasını Düzce Üniversitesi’nde tamamlayan Dr. Yunus Furuncu SETA enerji masasında araştırmacı olarak çalışmaktadır][1] https://www.iea.org/reports/azerbaijan-energy-profile
Aym, Fetö'nün Sohbet İmamı Eroğlu'nun Bireysel Başvurusunda Hak İhlali Tespit Etmedi
ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi (AYM), Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) sohbet imamlarından Bestami Eroğlu'nun bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu.Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre Eroğlu, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı.FETÖ'nün sohbet imamı olduğu, ByLock kullandığı ve uygulamaya 119 bin 451 kez giriş yaptığı belirlenen Eroğlu, yargılandığı Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.Eroğlu hakkındaki karar, istinaf mahkemesince uygun bulundu, temyiz üzerine ise dosya Yargıtay 16. Ceza Dairesince onandı.Bunun üzerine Eroğlu, tutuklamanın hukuki olmadığı ve ByLock'un delil sayılmasıyla hak ihlali yapıldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.Yüksek Mahkeme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaları süre aşımı nedeniyle kabul edilemez buldu, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ve haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine karar verdi.GerekçedenAnayasa Mahkemesinin kararında, örgüt, 'Kendine özgü yapısı ve gizlilik esasına dayanan çalışma yöntemi, sivil organizasyonları örgütsel amaçlarına ulaşabilmek amacıyla kullanmadaki maharetiyle FETÖ çok sayıda ülkede kendine alan açmayı başarmış ve faaliyetleri dünyanın her yanında yayılmış en organize ve tehlikeli terör örgütlerinden biridir.' olarak nitelendirildi.ByLock'a yönelik tespitlerde de bulunulan gerekçede, hiçbir demokratik devletin kendi varlığına yönelmiş tehditler karşısında hareketsiz kalamayacağına işaret edildi.Gerekçede, gizli istihbarat teknikleri kullanılmak suretiyle ByLock verilerine ulaşılmasının demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmadığı belirtildi.Örgütün faaliyetleri ve üyelerinin tespitinde ByLock sunucusundan elde edilen verilerin önemli role sahip olduğu anlatılan gerekçede, 'İstihbarat yöntemleri kullanılmak suretiyle ByLock sunucusunda bulunan verilerin elde edilmesinin ve bunların yargılama makamlarına aktarılmasının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olma kriterini taşıdığı sonucuna ulaşılmaktadır.' ifadesine yer verildi.Gerekçede, şunlar kaydedildi:'ByLock sunucusundan ele edilen veriler başvurucu ile ilgili olarak otomatik sonuç doğurmamış, öncelikle kolluk birimlerince ardından da yargı mercilerince değerlendirilip analizi yapıldıktan sonra bu veriler, başvurucu aleyhine soruşturma konusu edilmiştir. Son olarak başvurucu, aleyhine yürütülen yargılamada bunlara yönelik itirazlarını derece mahkemeleri önünde dile getirebilmiş, derece mahkemeleri ise başvurucunun itirazlarını ayrıntılı değerlendirmiş ve karşılamıştır. Anayasa'nın 20. ve 22. maddelerinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı içinde yer alan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.'
Rusya'da Kovid-19 Vakası Sayısı 1 Milyon 326 Bini Geçti
MOSKOVA (AA) - Rusya'da son 24 saatte 13 bin 868 yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakası tespit edilmesiyle, salgının başlamasından bu yana en yüksek günlük vaka sayısı görüldü.Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 13 bin 868 kişide virüsün görülmesiyle toplam Kovid-19 vaka sayısı 1 milyon 326 bin 178'e çıktı. Günlük vaka sayısı üç gündür 13 binin üzerinde seyrediyor.Ülkede son 24 saatte hayatını kaybedenlerin sayısı 244 artarak 22 bin 966, sağlığına kavuşanların sayısı 7 bin 550 artışla 1 milyon 31 bin 785 oldu.Rusya genelinde vaka sayısındaki günlük artış oranı yüzde 1’den yüzde 1,1’e yeniden çıkarken, yeni vakaların yüzde 28,1'inde semptom görülmedi. Toplam test sayısı 51 milyon 300 bini aştıBaşkent Moskova’da son 24 saatte Kovid-19 vakası sayısı 4 bin 618 artarak 339 bin 431'e, virüsten ölenlerin sayısı ise 58 artışla 5 bin 687'ye çıktı.Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisi, son 24 saatte 172 bin Kovid-19 testinin yapılmasıyla şimdiye kadar yapılan test sayısının 51 milyon 300 bini geçtiğini bildirdi.Rusya'da ilk Kovid-19 vakaları 31 Ocak'ta tespit edilmiş, ilk virüs kaynaklı ölüm ise 19 Mart'ta kaydedilmişti.Ülkede, dün 13 bin 592, 11 Ekim'de ise 13 bin 634 vaka görülmüştü.Rusya'da 1 Eylül'de yeni eğitim öğretim yılı başlamış, okullarda maske ve sosyal mesafe zorunluluğu getirilmemişti.
Güncelleme - Çorum'da Kömür Madeninde Patlama: 1 Ölü, 3 Yaralı
ÇORUM (AA) - Çorum'un İskilip ilçesindeki kömür ocağında gaz sıkışması nedeniyle meydana gelen patlamada 1 işçi öldü, 3 işçi yaralandı.Çomu köyü yakınlarındaki maden ocağında metan gazı sıkışması sonucu patlama meydana geldi. Patlamada Veli Karaduman (47) hayatını kaybetti. Ekrem Atak (46), Barış Filiz (19) ve Ömer Kula yaralı olarak kurtuldu. Patlamanın ardından bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.Madenden çıkartılan işçilerden Atak ve Filiz, İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalenin ardından Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Kula'nın tedavisi ise İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesi'nde devam ediyor.
Erdem Çalışkan, Boyner Büyük Mağazacılık Omni-Channel Genel Müdürü Oldu
İSTANBUL (AA) - Yeni atamalarla Omni-channel yapısını güçlendirmeye çalışan Boyner'de şirketin Büyük Mağazacılık Omni-channel Genel Müdürlüğüne Erdem Çalışkan getirildi.Boyner'den yapılan açıklamaya göre, yeni dönemdeki organizasyon yapısını 'All-line' olarak adlandırdığı, fiziksel ve dijital tüm kanallarında zengin ve farklı müşteri deneyimi stratejisi doğrultusunda şekillendiren Boyner’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Erdem Çalışkan, Boyner Büyük Mağazacılık Omni-channel Genel Müdürü olarak 5 Ekim itibarıyla göreve başladı.Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olan Erdem Çalışkan, yaklaşık 20 yıllık kariyerinde P&G, Unilever, LC Waikiki, Flormar gibi önemli şirketlerde üst düzey rollerde bulundu. Çalışkan, son olarak, Ağustos 2017’den bu yana Flo Mağazacılık E-Ticaret, IT ve Lojistik ekiplerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordu.Boyner Grup İcra Kurulu ve Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan ile direkt çalışacak Erdem Çalışkan yeni görevinde; lider online moda ve yaşam tarzı markaları Morhipo ve boyner.com.tr’nin yanı sıra ilgili fonksiyon ve süreçlerin 'Omni bakış açısı' ile yönetiminden sorumlu olacak. 'Fiziksel ve dijital kanallarımızı All-line bakış açısıyla güçlendirmeye devam ediyoruz' Açıklamada görüşlerine yer verilen Boyner Büyük Mağazacılık Üst Yöneticisi (CEO) Eren Çamurdan, şunları aktardı: 'Fiziksel mağazacılık, geçtiğimiz 10 yıldan beri teknoloji ve deneyim odaklı bir dönüşüm içinde. Bu dönüşümle birlikte önce çoklu kanal (multi-channel) ardından omni-channel kavramları hayatımıza girdi. Günümüzde ise araştırmalar gösteriyor ki müşteriler sadece fiziksel mağaza ya da online kanalı kullanmak yerine her iki kanalı da kullanıyor. Her iki kanalda yaşadıkları, marka deneyiminin bütününü oluşturuyor. Biz de müşterilerimizin bu beklentisi doğrultusunda 'All-Line' olarak adlandırdığımız stratejimizle 'kanal bağımsız, zengin ve farklı müşteri deneyimi ve mutluluğunu' hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda kendimizi sürekli geliştirip yeniliyor, omni-channel konusunda içimizden yeni liderler yetiştirirken başarısını kanıtlamış yetenekleri de aramıza dahil ediyoruz. Farklı sektörlerde uzun yıllara dayanan tecrübesi bulunan Erdem Çalışkan’ın omni-channel perakendedeki zengin deneyimi ve liderliğiyle hedeflerimize ulaşmada bize büyük güç katacağına inanıyorum. All-line stratejimizle müşterilerimize her kanalda farklı deneyimler yaşatacak ve hayatlarına değer katacak projeler gerçekleştirmeye devam edeceğiz.”
Reklam
Mersin'de Sahte İçkiden Bir Kişi Daha Hayatını Kaybetti
MERSİN (AA) - Mersin'de, sahte içkiden zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılan bir kişi daha yaşamını yitirdi.Alınan bilgiye göre, dün hastaneye başvuran 13 kişiden 5'inin hayatını kaybettiği kentte, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi gören M.F. de müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Sahte içkiden zehirlendikleri şüphelenilen 7 kişinin tedavisinin sürdüğü Mersin'de hayatını kaybedenlerin sayısı 6'ya yükseldi.3 kişi tutuklanmıştı Kaçakçılık ve Organize İşlerle Mücadele ile Asayiş Şubesi ekiplerince, dün düzenlenen operasyonda, 9,5 litre sahte içki, 279 litre etil alkol, sahte içki yapımında kullanılan anason, aroma, etiket, kit ve huni ele geçirmiş, M.F, H.Ü. ve E.A. tutuklanmıştı.Polis, tutuklanan şüphelilerin satış yaptığı 8 kişiyi tespit etmiş, sağlık durumları iyi olanların evinde 19 litre sahte içki ele geçirilmişti.
Trabzon'da Kendi Yaptığı İçkiden İçen Kişi Öldü
TRABZON (AA) - Trabzon'da, kendi imal ettiği alkollü içkiden içtikten sonra fenalaşan kişi hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, Ortahisar ilçesinde yaşayan M.B (56), kendi yaptığı alkollü içkiyi içtikten sonra fenalaştı. Yakınlarının ihbarı üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından M.B, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitiren M.B'nin cesedi, otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Reklam
AFAD'dan Uyarı Marmara ve Ege Bölgesi'nde Fırtına ve Sağanak Bekleniyor
Meteoroloji'den gelen bilgilere göre bugün yurdun batı kesimlerinde yer yer sağanak yağış görülecek. Akşam saatlerinden sonra Marmara'da Kocaeli, Sakarya, Yalova Bilecik, Kütahya, Uşak ve Denizli; Ege Bölgesi'nde de İzmir, Aydın, Muğla, Manisa'da kuvvetli yağışlar bekleniyor. Meteoroloji ve AFAD, fırtına, çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı uyarıda bulundu.
Grafikli - Dünya Genelinde Kovid-19 Tespit Edilen Kişi Sayısı 38 Milyon 67 Bini Aştı
ANKARA (AA) - Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünya geneline yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında tespit edilen toplam vaka sayısı 38 milyon 67 bini geçti.Kovid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği 'Worldometer' internet sitesine göre, dünya genelinde virüs nedeniyle 1 milyon 85 bin 809 kişi yaşamını yitirdi.Vaka sayısı, dünya genelinde 38 milyon 67 bin 893'e çıkarken, virüs saptanan 28 milyon 619 bin 454 kişi sağlığına kavuştu. Tedavisi devam eden 8 milyon 362 bin 630 vaka bulunuyor.En fazla vaka ve ölümün görüldüğü ABD'de 8 milyon 38 bin 37 kişide Kovid-19 tespit edildi, salgın nedeniyle 220 bin 18 kişi hayatını kaybetti.ABD'nin yanı sıra vaka sayıları 300 bini geçen ülkeler şöyle:'Hindistan (7 milyon 177 bin 783), Brezilya (5 milyon 103 bin 408), Rusya (1 milyon 326 bin 178), Kolombiya (919 bin 83), Arjantin (894 bin 206), İspanya (918 bin 223), Peru (903 bin 730), Meksika (821 bin 45), Fransa (743 bin 479), Güney Afrika (693 bin 359), İngiltere (617 bin 688), İran (504 bin 281), Şili (482 bin 888), Irak (405 bin 437), Bangladeş (379 bin 738), İtalya (359 bin 569), Filipinler (342 bin 816), Suudi Arabistan (339 bin 615), Türkiye (337 bin 147), Endonezya (336 bin 716), Almanya (331 bin 94) ve Pakistan (319 bin 848).'ABD'nin yanı sıra ölü sayısı 10 bini geçen ülkeler ise şöyle sıralandı:'Brezilya (150 bin 709), Hindistan (109 bin 917), Meksika (83 bin 945), İngiltere (42 bin 875), İtalya (36 bin 205), Peru (33 bin 357), İspanya (33 bin 124), Fransa (32 bin 779), İran (28 bin 816), Kolombiya (27 bin 985), Arjantin (24 bin 186), Rusya (22 bin 966), Güney Afrika (17 bin 863), Şili (13 bin 379), Ekvador (12 bin 218), Endonezya (11 bin 935) ve Belçika (10 bin 211).'
Reklam
Samsun'da 20 Bin Sentetik Hapla Yakalanan 5 Şüpheli Gözaltına Alındı
SAMSUN (AA) - Samsun'un İlkadım ve Atakum ilçelerinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, 20 bin 689 sentetik hap ele geçirildi, 5 zanlı yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi, sokak satıcılarına yönelik çalışma yürüttü.İlkadım ve Atakum ilçesinde irtibatlı oldukları kişilere uyuşturucu satanları belirleyen ekipler, zanlıların ikametlerinde yaptığı aramada, 20 bin 689 sentetik hap, ruhsatsız av tüfeği ile uyuşturucu satışından elde edildiği değerlendirilen 9 bin 680 lira ele geçirdi.Operasyonda E.T, S.K, Ü.K, M.Ç. ve D.T. gözaltına alındı.
Tokat'ta Traktöre Çarpan Otomobilin Sürücüsü İle Babası Yaralandı
TOKAT (AA) - Tokat'ta traktöre çarpan otomobildeki 2 kişi yaralandı.Dursun Örnek (35) idaresindeki 60 ZC 889 plakalı otomobil, Tokat-Turhal kara yolu Şehitler köprüsü yakınlarında, Bedrettin Genç'in kullandığı 60 HJ 814 plakalı traktöre arkadan çarptı.Kazada yaralanan sürücü ile babası Ahmet Örnek (64), ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.
Siirt Ve Şırnak'ta Kaçakçılık Operasyonu: 15 Gözaltı
SİİRT (AA) - Siirt ve Şırnak'ta düzenlenen kaçakçılık operasyonunda 15 kişi gözaltına alındı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, terör ve organize suç örgütlerinin faaliyetlerinin önlenmesi ve terör örgütünün finans kaynaklarının kurutulmasına yönelik çalışma başlatıldı.Siirt ve Şırnak'ta 138 jandarma ve 49 emniyet personeli ile 20 şüphelinin yakalanmasına yönelik düzenlenen Duman-56 Operasyonu'nda bazı ev ve iş yerlerinde arama yapıldı.Aramada, 4 bin 320 paket kaçak sigara, 15 cep telefonu ve SIM kartı ele geçirildi.Operasyonda 15 kişi gözaltına alındı. Diğer 5 kişinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen zanlıların jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Reklam
Azerbaycanlı Gençlerin Yükseköğrenim Rotası Türkiye Oldu
İSTANBUL (AA) - SEFA MUTLU - Türkiye ve Azerbaycan arasında her alanda gelişen ilişkiler Azerbaycanlı öğrencilerin yükseköğrenim tercihlerine de yansırken, Türkiye'de eğitim alanların sayısı 5 yılda yaklaşık 3 kat arttı.AA muhabirinin Yükseköğretim Kurulu verilerinden derlediği bilgilere göre, 2013-2014 öğretim döneminde 6 bin 901 olan Azerbaycanlı öğrenci sayısı 2018-2019 öğretim döneminde 19 bin 383'e yükseldi.Devlet üniversitelerinde 2013-2014'te 5 bin 934 Azerbaycanlı öğrenci eğitim alırken bunların 4 bin 819'u erkek, 1115'i ise kızlardan oluştu. Söz konusu dönemde vakıf üniversitelerindeki 967 öğrencinin 649'unun erkek, 318'inin kızlardan oluştuğu tespit edildi.2018-2019'da ise 13 bin 412'si erkek, 4 bin 291'i ise kız olmak üzere toplam 17 bin 703 Azerbaycanlı öğrenci Türkiye'deki devlet üniversitelerinde eğitim aldı. Bu dönemde 1020'si erkek, 660'sı kızlardan oluşan 1680 Azerbaycanlı genç ise vakıf üniversitelerini tercih etti. 2013-2014'te en çok Azerbaycanlı öğrencinin bulunduğu devlet üniversiteleri sırasıyla Anadolu Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi oldu. En fazla Azerbaycanlı öğrencinin eğitim aldığı vakıf üniversiteleri ise sırasıyla Aydın Üniversitesi, Beykent Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi olarak belirlendi. 2018-2019 öğretim döneminde ise 1271 kişiyle Atatürk Üniversitesi, 1269 kişiyle Anadolu Üniversitesi, 922 kişiyle İstanbul Üniversitesi, 833 kişiyle Uludağ Üniversitesi, 754 kişiyle Mersin Üniversitesi en çok Azerbaycanlı öğrencinin eğitim gördüğü kurumlar olarak sıralandı. Söz konusu dönemde 301 kişiyle Aydın Üniversitesi, 195 kişiyle ihsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi ve 186 kişiyle Bahçeşehir Üniversitesi, en çok Azerbaycanlı öğrencinin eğitim aldığı vakıf üniversiteleri oldu. 2013-2014 2018-2019 Kız Erkek Kız Erkek Devlet üniversiteleri 1115 4819 4291 13.412 Vakıf üniversiteleri 318 649 660 1020 TOPLAM 6901 19.383
Aysel Tuğluk Ve Sebahat Tuncel Hakkında Tutuklama Kararı
ANKARA (AA) - Eski HDP Milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Sebahat Tuncel hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014'te Kobani bahanesiyle düzenlenen 6-7 Ekim Olayları'na ilişkin soruşturması kapsamında tutuklama kararı verildi. Soruşturma kapsamında iki eski HDP milletvekili, savcılıkça tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Başka suçlardan bulundukları Kandıra Cezaevi'nde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla yapılan sorgu sonucunda Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği, Tuğluk ve Tuncel hakkında tutuklama kararı verdi.Tutuklama kararındaki tespitlerTutuklama kararında, 6-8 Ekim 2014'te Türkiye'nin farklı şehirlerinde aynı anda koordine içerisinde uzun namlulu silahlar, patlayıcı maddeler, taş ve sopa kullanılarak ve barikat kurularak kişilerin ölümüne, yaralanmasına, kamu ve özel malların zarar görmesine yol açan şiddet olaylarının terör örgütü PKK ve onun yurt dışı yapılanmasınca koordine edildiği kaydedildi.'Kobani'de belli bir etnik sınıfın mücadelesi ön plana çıkarılarak, Türkiye'de gerçekleştirilecek hareket ve eylemler için kamuoyunda cesaret yaratılmaya çalışıldığı' ifade edilen kararda, HDP, DBP, HDK ve DTK eş başkanları, temsilcileri ve milletvekillerince bu kapsamda açıklama ve çağrılar yapıldığına ilişkin dosyada tespit ve medya paylaşım tutanakları bulunduğu belirtildi.Kararda, 'Sebahat Tuncel'in olayların gerçekleştiği tarihte Halkların Demokratik Kongresi (HDK) sözde eş başkanı olarak görevli olduğu' hatırlatılarak, söz konusu kongrenin karar alma ve idare süreçlerindeki görevi sebebiyle gerçekleştirilen faaliyetlerden haberdar olduğunun kabulü gerektiği ifade edildi.Aysel Tuğluk'un ise yapılan açıklamalar ile paylaşılan sosyal medya içeriklerinin birbirine koşut olması ve bu hesaplar yönünden kamuoyuna yönelik bir yalanlamada bulunulmaması karşısında hesabın başka kişilerce ele geçirildiği şeklindeki savunmasına itibar edilmediğine işaret edilerek, 'Taraf beyanları, teşhis tutanakları, olay görüntülerini içeren tutanaklar, dijital inceleme tutanakları, arama ve el koyma tutanakları, örgütsel irtibata ilişkin e-mail içerikleri değerlendirildiğinde Tuncel ve Tuğluk'un üzerlerine atılı devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme ve öldürmeye teşebbüs ve suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak silahla birden fazla kişi ile yağma suçlarını işlediklerine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu' kaydedildi.Kararda, delil durumu ve atılı suçlar için istenen cezanın alt ve üst sınırları dikkate alınarak, Tuncel ve Tuğluk'un tutuklanmalarına karar verildiği belirtildi.Soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu'nun da tutuklu bulunduğu 2014'te Kobani bahanesiyle düzenlenen eylemlere ilişkin soruşturması kapsamında, 25 Eylül'de 82 zanlı hakkında gözaltı kararı çıkartılmış, 7 ilde düzenlenen operasyonda terörle mücadele ekiplerince 20 zanlı yakalanmıştı. Zanlılardan Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan ve Gülfer Akkaya adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, bazı eski HDP milletvekillerinin de arasında bulunduğu 17 kişi tutuklanmıştı.
Reklam
Sahte İçkide Kullanılan Metil Alkolün "7 Mililitresi Bile Öldürücü Olabilir" Uyarısı
ANTALYA (AA) - LEVENT KİŞİ - Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, sahte içki dolayısıyla meydana gelen ölümlere metil alkolün neden olduğunu belirterek, 'Metil alkol, 7 mililitre alımlarda dahi ölümcül olabilen çok ağır zehirlenmeye yol açabilir.' dedi. Aynı zamanda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi de olan Cander, AA muhabirine, son günlerde çok sayıda ölüme yol açan sahte içki kaynaklı zehirlenmelerin, etil alkol yerine tamamen veya karışım olarak metil alkol kullanılmasıyla oluşan çok ağır bir tablodan kaynaklandığını söyledi. Metil alkolün (metanol) endüstriyel çözücü ve boya çıkarıcı olduğuna, fotokopi sıvılarında, ojelerde ve cam yıkama sıvılarında yaygın kullanıldığına işaret eden Cander, 'Metin alkolün ağızdan alımında zehirlenme olur. Sürekli ve ısrarla solunursa veya cilde sürekli temasta da bulaşabilir. Metil alkol, 7 mililitre alımlarda dahi ölümcül olabilen çok ağır zehirlenmeye yol açabilir.' dedi. Cander, bu zehirlenmenin santral sinir sistemi, gastrointestinal sistem ve gözlerde etkili olduğunu kaydetti. 'Öldürücü olma oranları yüksek'Metil alkol zehirlenmesinin üç safhası olduğunu anlatan Cander, şöyle devam etti:'Birincisi 12-24 saat arası 'erken dönem'. Bu dönemde bulgu vermez ve sanki normal alkol alınmış gibi hissettirir. İkincisi 'sessiz dönem' ve 30 saate çıkabilir. Bu dönemde şuur açıktır ama görme sorunları olur. Görme kaybı, bulanık görme, görme alanının bozulması gibi. Üçüncü dönemde ise tüm sistemler etkilenmeye başlar. Bulantı, kusma, şuur değişikliği ve şuur kaybı ile koma görülebilir. Çok hızlı emilerek vücuda hemen dağılır. Öldürücü olma oranları yüksektir. Hasta tam iyileşse bile yüzde 25 hastada kalıcı körlük veya görme bozuklukları yapabilir. Sinir sitemini etkilediğinden parkinson hastalığına dahi sebep olabilir, denge kayıpları yapar.' 'Hastalar en çok solunum yetmezliğinden kaybedilir'Metil alkol zehirlenmesinin tedavisinin kolay olmadığına değinen Cander, zehrin etkisini gidermek için antidot tedaviler yapıldığını hastayı ayrıca acil diyaliz ünitesine bağlamak gerekebildiğini aktardı.Bu tür zehirlenmenin bütün organlarda yetmezliğe neden olduğunu vurgulayan Cander 'Solunum, kalp, akciğer etkilenir. Hastalar en çok solunum yetmezliğinden kaybedilir.Bu ağır tablodan kurtulmak için bilinçli olmalı ve koruma tedbirleriyle müeyyideler daha fazla uygulanmalı. Adeta bir insana zehir veriyorsunuz ve onu zehirliyorsunuz. Sahte içki olayları kasıtlı zehirleme olarak değerlendirilmeli.' ifadelerini kullandı.
Su Altı Fotoğrafçılığı Meraklıları Karaburun'da Buluşuyor
İZMİR (AA) - MAHMUT SERDAR ALAKUŞ - Şehir hayatının stresinden uzaklaşmak isteyen dalış ve su altı fotoğrafı tutkunları, aldıkları profesyonel eğitimin ardından kendilerini Ege'nin mavi derinliklere bırakıyor. Denizle iç içe bir yaşamı tercih eden balık adamlar, dalış yeteneklerini bir adım ileriye taşıyarak su altı fotoğraf ve video çekim teknikleri konusunda geliştiriyor. Bir süre sonra bu alanda da uzmanlaşan su altı fotoğrafçıları, hazırladıkları atölye çalışmalarıyla dalış tutkunlarına mavi sularda fotoğraf ve video çekmenin inceliklerini anlatıyor.Türkiye'nin dört bir yanından İzmir'in Karaburun ilçesine gelen su altı fotoğrafı meraklıları, hazırlanan atölye çalışmasına katılarak su altında en güzel kareyi yakalamaya çalıştı. Aralarında doktor, mühendis, iş insanı gibi farklı meslek grubundan 15 kişiye 'Su altında balık fotoğrafı nasıl çekilir' konulu teorik bilgiler verildi. Ekipman kullanımı konusunda da bilgilerini tazeleyen dalış tutkunları, Ege Denizi'nin derinliklerine dalıp yaptıkları pratikle eğitimlerini pekiştirdi.İmbat Su Altı Görüntüleme Merkezi sahibi Bülent Şelli, AA muhabirine, kendilerini geliştiren dalış tutkunlarının gördükleri güzellikleri kayıt altına alma amacıyla su altı fotoğrafçılığına ilgi duyduklarını söyledi. Yaklaşık 20 yıldır profesyonel su altı fotoğrafçılığı ile ilgilendiğini aktaran Şelli, şöyle konuştu:'Bizim yaptığımız, kara fotoğrafçılığından çok farklı. Gelişen teknoloji ile cep telefonlarıyla artık şaşırtıcı fotoğraflar çekilebiliyor. Ama su altında durum böyle değil. Elinizde ne kadar yüksek teknoloji olsa da su altındaki koşullar çok farklı. Bu nedenle deneyim paylaşımı çok önem arz ediyor.Su altında çok yoğun bir ortam var. Su, havadan yaklaşık 800 kat daha yoğun bir ortam. Bu olumsuzluğu aşmak için birtakım kullanılması gereken destekler var. Harici ışığın kullanılması çok önemli. Tabii bu harici ışığı kullanırken nasıl ayarlar olmalı, nasıl bir yaklaşım olmalı, bunların üzerine birtakım çalışmalar yapıyoruz.' Akdeniz havzasında özellikle dalış turizmi açısından Türkiye'nin yüksek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Şelli, su altına gönül verenlerin teknik alet ve ekipmana sahip olmalarının kolaylaştırılması gerektiğini dile getirdi. Şelli, yapılan işe sadece 'hobi' olarak bakmamak gerektiğine dikkati çekerek, su altında çekilen her görüntünün ve fotoğrafın aynı zamanda tarihe düşülen bir kayıt olduğunu vurguladı. 'Müthiş bir keyif'İş insanı Devrim Gür ise Kayseri'de yaşadığını, Karaburun'a su altı fotoğrafçılığı konusunda deneyimlerini artırmak için geldiğini ifade etti. Su altının heyecan verici olduğunu anlatan Gür, 'Müthiş bir keyif diyebilirim. Önemli olan doğru bakış açısı. O canlıyla gerçekten iletişim kurarak fotoğrafını yakalamak. Buna çalışıyorum. Bunun için de teknik ekipmanlara hakim olmaya çalışıyorum. Kendimi su altı fotoğrafçılığında çok daha iyi bir seviyeye getirmek istiyorum.' diye konuştu.
Samsun'da Narkotik Uygulamasında 18 Şüpheli Yakalandı
SAMSUN (AA) - Samsun'da düzenlenen narkotik uygulamasında 18 şüpheli gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince kent merkezi ile Bafra ilçesinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında gerçekleştirilen uygulamada 121 kişi, 25 araç, 7 iş yeri, 6 park ve 4 metruk bina kontrol edildi.Adreslerde ve kişilerin üst aramasında 42 uyuşturucu hap, 1362 gram esrar, 4 uyuşturucu hap, sentetik uyuşturucu, 2 kök kenevir bitkisi, esrarlı sigara ve 2 pompalı tüfek ele geçirildi.Ekipler, 6 şüpheliyi uyuşturucu ticareti yaptığı, 12 şüpheliyi de uyuşturucu kullandığı iddiasıyla gözaltına aldı.Öte yandan, uygulama sırasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerini ihlal ettikleri gerekçesiyle 3 kişiye idari işlem yapıldı.
AB, Maraş'ın Bir Kısmının Açılmasından Endişeli
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, kapalı Maraş'ın bir kısmının açılmasından derin endişe duyduklarını bildirdi.Borrell, AB adına yaptığı açıklamada, Maraş'ın statüsüne vurgu yaparak AB'nin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararlarına uyulmasını istediğini aktardı.BM himayesindeki Kıbrıs müzakerelerinin başlamasını desteklediklerini ifade eden Borrell, AB'nin Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde çözümüne bağlı olduğunu kaydetti.Borrell, Türkiye'den beklentilerinin bu yönde olduğunu belirterek AB'nin müzakerelerde aktif rol oynamaya hazır olduğunu bildirdi.
Reklam