Balıkesir'de 9 Fetö Şüphelisi Yakalandı
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik operasyonda, aralarında muvazzaf askerlerin de olduğu 9 zanlı gözaltına alındı.Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, ankesör ve kontörlü telefonlardan periyodik aralıklarla ardışık olarak arandıkları değerlendirilen 4 muvazzaf astsubay, meslekten ihraç edilmiş 2 öğretmen, özel sektörde çalışan öğretmen, emekli asker ve meslekten ihraç edilmiş polis hakkında yakalama kararı verildi.Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı.Zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.
Endonezya'da Yasalaşan İstihdam Paketine Karşı Gösteriler Sürüyor
CAKARTA (AA) - Endonezya’da geçen hafta başlayan ''tartışmalı' istihdam paketine karşı gösteriler, başkent Cakarta’da bugün de sürdü. Başkentte ''1310 Miting Grubu'' adıyla organize edilen gösteriye katılan yüzlerce kişi, Başkanlık Sarayı’na yakın bir bölgede hükümetin yasalaşan yeni istihdam düzenlemelerini protesto etti.Eylemciler, 'çalışanların hak ve güvencelerinin yok sayıldığı' gerekçesiyle hükümetin istihdam paketindeki düzenlemeleri iptal etmesini istedi.Polis, zaman zaman güvenlik barikatını aşmaya ve taşkınlık çıkarmaya çalışan bazı gruplara karşı biber gazıyla müdahale etti.Gösteriler nedeniyle sıkı güvenlik önleminin alındığı Cakarta’da, bazı yollar trafiğe kapatılırken toplu taşımada yoğun olarak kullanılan metrobüs seferleri de geçici süreyle durduruldu. Öte yandan, geçen hafta ülke geneline yayılan gösterilere bu hafta başında kentlerdeki katılımın azaldığı dikkati çekti.İşçi sendikaları, yeni istihdam düzenlemesinin asgari ücret, çalışma saati, izin, sözleşme yenilenmesi, kıdem tazminatı ve sosyal güvenlik gibi çeşitli haklarını baltaladığını belirtiyor.Hükümet ise Eylül 2019'dan bu yana tartışma konusu olan ve doğal kaynakların yönetim değişikliklerinin de yer aldığı çok amaçlı yeni düzenlemelerin yabancı yatırımı teşvik edeceği, istihdamı artıracağı ve ekonomiyi canlandıracağını savunuyor.
Borusan Sanat'ın 2020-2021 Sezon Programı Belli Oldu
İSTANBUL (AA) - Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, 2020-2021 konser sezonuna 15 Ekim Perşembe 19.00'da Borusan Klasik radyodan canlı yayınlanacak açılış konseriyle başlıyor.Çevrim içi olarak gerçekleşen ve Borusan Sanat'ın yeni sezon programının paylaşıldığı toplantıya, Borusan Kocabıyık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi, Borusan Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli ile Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), Borusan Quartet ve Borusan Müzik Evi Müdürü Aydın Dorsay katıldı.BİFO, Borusan Quartet ve Borusan Müzik Evi’nin yeni sezon programlarına ilişkin bilgilerin verildiği toplantıda, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerinin en üst seviyede uygulanması gerektiği prensibinden hareketle tüm konserlerin izleyiciye kapalı gerçekleştirileceği açıklandı.'Tüm etkinliklerimizi müzikseverlere ücretsiz olarak ulaştıracağız'Borusan Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli, Kovid-19 salgınının toplumsal ve sanatsal açıdan ağırlaşan koşullarına karşı sorumluluk üstlendiklerini belirterek, 'Sanatın olduğu kadar sanatçının da korunması gerektiği ilkemizden hareketle, işin maddi yükümlülüklerini göğüslemeye ve bu sezonki bütün konserlerimizi ücretsiz olarak düzenlemeye karar verdik. Borusan Sanat olarak, artırdığımız konser sayımızla, tüm etkinliklerimizi müzikseverlere ücretsiz olarak ulaştıracağımızın haberini sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.' dedi.BİFO, Borusan Quartet ve Borusan Müzik Evi Müdürü Aydın Dorsay ise BİFO'nun yeni sezon açılış konserine ilişkin bilgiler vererek, şunları kaydetti:'BİFO yeni sezonu müziğin 3 büyük bestecisinin başyapıtlarından oluşan bir programla açacak. Şef Sascha Goetzel yönetiminde Gustav Mahler, Beethoven ve Mozart'ın eserlerini seslendireceğiz. Konseri 15 Ekim'de saat 19.00'da Borusan Klasik radyo'dan dinleyebileceksiniz. Aralık ayından itibaren de yeni dijital platformumuzda konserin görüntüsünü izleyebileceksiniz. Borusan Quartet'in ilk canlı yayını ise 21 Ekim'de olacak. Borusan Müzik Evinde ise Güç Başar Gülle'nin 'Reverse' albümünün konseri, Töz Trio, Hezarfen Ensemble ve Diskant Ensemble'ın özel projeleri yer alacak.'Konserler çevrim içi platformda yayınlanacak Bu sezon BİFO'nun 24 canlı radyo yayını, 4 radyo bant yayını, Borusan Quartet'in 4, Borusan Müzik Evi ise 6 konseri çevrim içi platformda yayınlanacak kayıtlarıyla müzikseverlerle buluşacak.Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile Borusan Quartet’in yanı sıra, müziğe taze bir soluk getiren konserlere ev sahipliği yapan Borusan Müzik Evi'ndeki bu sezonun tüm konserleri de erişime açılacak.Tüm konserlerinin kaydı Borusan Oto İstinye 9.55 Salonu'nda gerçekleşecek BİFO'nun yeni sezonunda şeflik kürsüsünde BİFO Onursal Şefi Gürer Aykal’ın yanı sıra, Sascha Goetzel, Patrick Hahn, Carlo Tenan, Alexander Liebreich, James Judd, Gabor Kali, Garrett Keast, Stanislav Kochanovsky, Thomas Rösner, Domingo Hindoyan ve Cem Mansur yer alacak.Orkestranın eşlik edeceği solistler arasında ise Valentina Lisitsa, Naz İrem Türkmen, Midori Goto, Giovanni Guzzo, Jan Mráček, Camille Thomas, Daniel Hope, Zarina Abaeva, Maria Barakova, Xabier Anduaga, Elina Vähälä, Philippe Quint, Ezgi Karakaya, Ferhat Göksel, Erkut Gökgöz, Gökhan Aybulus ve Sezai Kocabıyık olacak. Borusan Klasik radyoda yayınlanan 'Borusan Müzik Evi' programının ikinci sezonu, kasım ayının ikinci yarısından itibaren Anıl Eraslan, Nağme Yarkın, Baturay Yarkın, Hakan Ali Toker, Ali Perret, Esra Alto ve Batur Sönmez'in katılımlarıyla yayında olacak. Borusan Klasik’te canlı yayınlanacak 24 BİFO, 4 Borusan Quartet ve Borusan Müzik Evi'nde gerçekleşecek konserlerin tümü, aralık ayının ilk haftalarından itibaren çevrimiçi olarak ekranlarda olacak.BİFO konserleri öncesinde, müzik yazarı Serhan Bali'yle genç şeflerden Nisan Ak, orkestra şefleri ve solistlerle gerçekleştireceği keyifli sohbetlerle müzikseverlerle buluşacak.
Kayseri'de Kanala Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
KAYSERİ (AA) - Kayseri'de kanala düşen otomobilin yaralanan sürücüsü hastaneye kaldırıldı.Sevim H. idaresindeki 38 ZY 260 plakalı otomobil, merkez Melikgazi ilçesi Prof. Dr. İhsan Ketin Caddesi'nde su kanalına düştü.İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri, ters dönen otomobilde sıkışan sürücüyü sepetli vinç yardımıyla çıkardı.Sevim H, ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanesine kaldırıldı.
AB Ülkeleri Seyahat Kısıtlamalarında Ortak Kriterlerle Hareket Edecek
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle birbirleri arasında uygulanan seyahat kısıtlamaları konusunda koordinasyon içinde hareket etmek üzere anlaştı.AB Komisyonundan yapılan açıklamaya göre, üye ülkeler AB bölgesi içinde ortak kriterler ve seyahat kısıtlamaları durumunu gösteren ortak bir harita kullanarak koordineli yaklaşım sergileyecek. Haritada 27 AB üyesinin yanı sıra İzlanda, Lichtenstein, Norveç de bulunacak.Her üye her hafta Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezine (ECDC) kendi verilerini sağlamak zorunda olacak. Bu veriler, son 14 günde her 100 bin kişide görülen yeni Kovid-19 vaka sayısını, son haftada her 100 bin kişiye uygulanan test sayısını, son haftadaki pozitif test oranını içerecek.ECDC bu verileri kullanarak bölgelerin ayrıntılı gösterildiği haritayı hazırlayacak ve sürekli güncelleyecek. Bölgeler 'yeşil', 'turuncu' ve 'kırmızı' renklerle işaretlenecek. Yeni vaka sayıları son 14 günde 100 binde 25'in altında olan ve testlerin pozitiflik oranı yüzde 4'ün altında kalan yerler 'yeşil' ile gösterilecek. 100 binde 50'nin altında yeni vaka sayısı ve yüzde 4 ve üzerinde pozitiflik oranı veya 100 binde 25 ile 150 arasında yeni vaka ve yüzde 4'ün altında pozitiflik oranı bulunan yerler 'turuncu' olacak.Yeni vakalar son 14 günde 100 binde 50'nin, pozitiflik oranı yüzde 4'ün üzerindeyse veya yeni vakalar 100 binde 150'den fazlaysa bu bölgeler 'kırmızı' ilan edilecek. Yeterli bilgi olmayan yerler ise 'gri' ile gösterilecek.AB ülkeleri, yeşil kodlu bölgelere gidilmesini veya bu yerlerden gelenleri kısıtlamayacak. Turuncu ve kırmızı bölgelerle ilgili kısıtlamalarda epidemiyolojik durum dikkate alınacak ve orantılı davranılacak.AB üyeleri, yeşil olmayan bölgelerden gelenlerden karantinaya girmesini, test yaptırmasını veya gelmeden hemen önce yapılmış testin sonucu getirmesini ayrıca ortak kullanım için hazırlanacak 'yolcu yer bilgisi' formu doldurmasını isteyebilecek. Her ülke, kısıtlama uygulayacağı diğer ülke veya ülkelere 48 saat önceden bilgi verecek, halkı ise 24 saat önceden bilgilendirmek zorunda olacak.AB ülkeleri daha önce kendi kriterlerini kullanarak seyahat kısıtlamalarına karar veriyordu. AB yönetimi, sürekli değişen renk kodları ve haritalar nedeniyle AB ülkelerinin vatandaşlarının seyahatlerinde karışıklık yaşandığı gerekçesiyle böyle bir yönteme geçilmesini uzun süredir öneriyordu. Hazırlanan yeni haritaya 'https://reopen.europa.eu/en' adresinden ulaşılabiliyor.
Reklam
Bahreyn İle İsrail Arasında Deniz Yolu Hattı
KUDÜS (AA) – Bahreyn’in İsrail ile ilişkileri normalleştirmenin bir parçası olarak iki ülke arasında deniz yolu hattının da faaliyete geçirileceği bildirildi.İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, ilk Bahreyn kargo gemisinin yakında Bahreyn'deki Halife Bin Selman Limanı'ndan İsrail'in Hayfa Limanı'na varacağı belirtildi.Haberde, MSC Israel şirketinin Genel Müdürü Edni Simkin’in, “Bahreyn'de liman ve deniz taşımacılığı alanındaki üst düzey yetkililer, İsrail ile iş birliğini geliştirmeye büyük ilgi gösteriyor.” şeklindeki sözlerine de yer verildi.Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) de dün Hayfa Limanı'na ilk kargo gemisi ulaşmıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 13 Ağustos'ta BAE, 11 Eylül'de de Bahreyn'in İsrail'le 'ilişkilerini tamamen normalleştirmek' için anlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.15 Eylül'de Beyaz Saray'da düzenlenen resmi törende, İsrail ile BAE ve Bahreyn arasında 'ilişkilerin normalleştirilmesine' yönelik anlaşmalar imzalanmıştı.
2021 Brüksel Otomobil Fuarı Kovid-19 Salgını Nedeniyle İptal Edildi
BRÜKSEL (AA) - Dünyanın en önemli otomobil fuarlarından Brüksel Otomobil Fuarı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 2021'de yapılmayacak. Brüksel Otomobil Fuarının organizatörlerinden yapılan yazılı açıklamada, otomobil firmalarının çoğunluğunun, Kovid-19 salgını nedeniyle 15-24 Ocak 2021'de yapılması planlanan fuarın iptal edilmesi yönünde görüş bildirdiği belirtildi. Açıklamada, otomotiv sektörünün şu anda zorlu bir dönemden geçtiği ve katılımcıların salgının etkilerinden kurtulmak için zamana ihtiyaç duyduğu vurgulandı.Brüksel'deki Expo Sergi Merkezi'nde toplam 45 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuarda, yüzlerce farklı model otomobil, SUV, kamyonet, hafif ticari araç ve motosikletin yanı sıra konsept araçlar beğeniye sunuluyordu. Fuara son yıllarda ortalama 500-600 bin ziyaretçi katılıyordu.
Reklam
İstanbul'da ''Gürültü'' Cinayeti Davası
İSTANBUL (AA) - Büyükçekmece'de gürültü yapıldığı gerekçesiyle çıkan tartışma sonucunda, evinden av tüfeğiyle ateş açarak bir kişinin ölümüne neden olan sanığın yargılanmasına başlandı.Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Şaban Eksil, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.Müşteki Eray Takniş, maktul Ahmetcan Avşar'ın babası Kadir Avşar, annesi Yasemin Avşar ve kız kardeşi Nur Sema Avşar ile tarafların avukatları da duruşmada hazır bulundu.Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Şaban Eksil, olay günü rahatsız olduğunu, gece 3-4 gibi yüksek sesli müzik duyunca dışarıdakilere gitmelerini söylediğini belirterek, 'Onlar da 'Sana mı soracağız.' dediler. 'Ailemle yaşıyorum, gidin.' dedim. İçlerinden biri tuvaletini yaptı. Zorla aşağıya çağırdılar. Korkutmak için bir iki el ateş ettim. Bir, iki el daha ateş ettim. Kesinlikle onların üzerine ateş etmedim. Üzerlerine ateş etsem 150 bilye var, hepsi üzerlerine gelirdi. Vurmak istesem mesafe 10 metreydi. Salon balkonunun altındaydılar.' ifadelerini kullandı.Ateş ederken hedef gözetmediğini, olayın gerçekleştiği yerin karanlık olduğunu ileri süren Eksil, olay yerinin bulunduğu alana vakit geçirmek için gelenlerden rahatsızlık duyduklarını, polise ve belediyeye de ilettiklerini anlattı.Duruşmada söz verilen müşteki Eray Takniş de olay günü arkadaşları Ahmetcan Avşar ve Erkan Durmuş'la manzarası olduğu için söz konusu bölgeye gittiklerini, arabada oturup, cep telefonundan müzik dinlediklerini söyledi.Takniş, gürültü yapmadıklarını, aracın camlarının kapalı olduğunu belirterek, 'Maktul Ahmetcan Avşar tuvaletini yapmak için arabadan indi. O dışarıdayken gürültü duyduk. Erkan Durmuş indikten sonra 2 el silah sesi duydum. Ben de arabadan indim. Erkan bana binayı göstererek, 'Yukarıdan küfrediyor.' dedi. Ben duymadım. Hemen sonrasında binadan üzerimize doğru ateş edildi. Arabayı çalıştırdım. Ahmetcan vurulduğunu söyledi. Peşimizden de ateş edildi. Yolda polisleri gördüm, durumu anlattım. Şikayetçiyim.' diye konuştu.Maktul Ahmetcan Avşar'ın ailesi, sanıktan şikayetçi olduklarını ifade etti. Mahkeme heyeti, bir sonraki celse tanıkların dinlenmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 2 Şubat'ta Büyükçekmece'deki boş bir alanda maktul Ahmetcan Avşar ile müştekiler Erkan Durmuş ve Eray Takniş'in oturdukları, 50 metre mesafede ikameti bulunan sanık Şaban Eksil ile aralarında ses konusunda tartışma yaşandığı, sanığın tartışmanın üzerine müştekilerin ve maktulun bulunduğu alana doğru 5 el ateş ettiği belirtiliyor. Av tüfeğine ait 5 iri saçmayla yaralanan Avşar'ın hayatını kaybettiği anlatılan iddianamede, sanık Şaban Eksil'in 'kasten öldürme' ve 2 kez 'kasten öldürmeye teşebbüs etme' suçlarından müebbet ile 18 yıldan 30 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Çanakkale Boğazı Tek Yönlü Transit Gemi Geçişlerine Kapatıldı
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale Boğazı, olumsuz hava koşulları nedeniyle tek yönlü olarak gemi geçişlerine kapatıldı.Bölgede etkili olan olumsuz hava şartları, denizdeki görüş mesafesinin düşmesine yol açtı.Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğünce, kuzeyden girecek gemilerin kaptanları telsizle uyarılarak, boğazın 12.20 itibarıyla tek yönlü transit gemi geçişlerine kapatıldığı duyuruldu.Olumsuz havanın etkisini kaybetmesinin ardından gemi trafiğinin normale döneceği belirtildi.Gökçeada feribot seferlerine fırtına engeliÇanakkale Boğazı ve adalar hattında deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ AŞ’den yapılan açıklamada ise bugün Kabatepe-Gökçeada hattında, Gökçeada'dan saat 15.00 ve 19.00 seferleri, Kabatepe'den saat 13.00, 17.00 ve 21.00 seferlerinin olumsuz hava şartları nedeniyle iptal edildiği duyuruldu. Gökçeada'dan saat 17.00 ve 20.30'daki, Kabatepe'den ise saat 19.00 ve 22.30'daki seferlerin yapılmasının planlandığı kaydedildi.
Yahudi Yerleşimciler Zeytin Toplayan Filistinlilere Saldırdı: 2 Yaralı
KUDÜS (AA) - Yahudi yerleşimcilerin işgal altındaki Batı Şeria'da zeytin toplayan Filistinli çiftçilere saldırısında 2 kişi yaralandı.Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı (Utanç Duvarı) ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Velid Assaf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filistinli çiftçilerin İsrail’in on yıldır girişine izin vermediği Ramallah’ın Burka beldesindeki arazilerine girebildiğini belirtti.Filistinli çiftçilerin arazilerindeki zeytinleri toplamaya başladıkları sırada İsrail askerleri korumasındaki Yahudi yerleşimcilerin saldırısına uğradığını vurgulayan Assaf, iki çiftçinin yaralandığını ve tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırıldığını kaydetti.Yahudi yerleşimciler dün de aynı bölgede Filistinlilere taşla saldırmış, olayda 5 çiftçi yaralanmıştı.Ramallah ve El-Bire kenti Valisi Leyla Gannam da dün AA muhabirine yaptığı açıklamada, zeytin hasadı döneminin her yıl Filistinli çiftçiler için İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerle mücadeleye dönüştüğünü belirtmişti.İsrail güçlerinin Yahudi yerleşimcilerin saldırılarını önlemek yerine onları koruduğunu dile getiren Ganem, 'Burası bizim toprağımız ve onlara bırakmayacağız. Her tarlaya ulaşıp oralardaki zeytinleri toplayacağız.' ifadelerini kullanmıştı.İşgal altındaki Filistin toprakları üzerinde ikamet eden Yahudi yerleşimciler, sık sık Batı Şeria'da Filistinli çiftçilerin en önemli geçim kaynağı olan zeytin ağaçlarını kesiyor veya ateşe veriyor.İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'da 250'den fazla yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Bu yerlerde ikamet eden 400 binden fazla Yahudi yerleşimci, Batı Şeria'da işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.
Reklam
Adana'daki Orman Yangınlarıyla İlgili 4 Kişi Yakalandı
ADANA (AA) - Adana'nın Feke ve İmamoğlu ilçelerinde çıkan orman yangınlarıyla ilgili 4 kişi gözaltına alındı.Valilik'ten yapılan açıklamada, Feke ilçesi Bahçecik Mahallesi ile İmamoğlu ilçesi Çörten ve Otluk mahallelerinde 5 Ekim'de çıkan yangınların söndürüldüğü anımsatıldı.Yangınlarda yaklaşık 8 hektar orman örtüsünün zarar gördüğü belirtilen açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince şüpheliler İ.C, E.K, O.G. ve H.Y'nin gözaltına alındığı kaydedildi.
Bm İnsan Hakları Uzmanlarından Kamerun'a Muhalefet Lideri Kamto'yu Serbest Bırakma Çağrısı
ANKARA (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları uzmanları, Kamerun’da 22 Eylül’de düzenlenen Cumhurbaşkanı Paul Biya karşıtı protestolarda gözaltına alınan göstericilerin ve ev hapsinde tutulduğu iddia edilen muhalefet lideri Maurice Kamto’nun serbest bırakılması çağrısında bulundu. BM insan hakları uzmanları, Kamerun’da 22 Eylül gösterileri sonrası gözaltına alınan muhalefet mensupları ile ilgili ortak yazılı açıklama yaptı.Açıklamada, Kamerun Rönesans Hareketi (MRC) lideri Maurice Kamto önderliğinde 22 Eylül’de düzenlenen Cumhurbaşkanı Paul Biya karşıtı protestolarda gözaltına alınan göstericilerin ve Kamto’nun serbest bırakılması çağrısında bulunuldu.Uzmanlar açıklamada, 'Barışçıl gösterilerin ve ifade özgürlüğünün engellenmesinden son derece endişeliyiz.” ifadelerini kullandı. Gözaltına alınan 500 kişiden 200’ünün hala gözaltında tutulduğunu vurgulayan BM uzmanları, 22 Eylül’den bu yana evinden çıkmasına müsaade edilmeyen muhalefet lideri Kamto’ya yapılan hukuksuz baskıların derhal son bulması gerektiğini belirtti.-22 Eylül gösterileriHükümetin bütün yasaklamalarına rağmen, MRC lideri Maurice Kamto’nun çağrısıyla 22 Eylül’de Yaounde’de yüzlerce kişinin katılımıyla gösteri düzenlenmişti.Göstericiler, 1982 yılından bu yana ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Paul Biya’ya istifa çağrısı yapmıştı.Anglofon (İngilizce Konuşulan) bölgedeki askeri faaliyetlerin durdurulması çağrısında da bulunan göstericiler, Anglofon krizi çözülmeden ve seçim sistemi değişmeden 7 Aralık’ta yapılacak bölgesel seçimlerin adil ve şeffaf olamayacağı gerekçesiyle seçimlerin ertelenmesini talep etmişti.Muhalif lider Maurice Kamto Ekim 2018'de yapılan cumhurbaşkanı seçiminde yarışan ve oyların yüzde 14,23'ünü alarak ikinci olan Kamto, seçimi kazandığı iddiasıyla partisi adına protesto gösterileri yapılması çağrısında bulunmuştu.Kamto ve beraberindeki birçok muhalif isim, toplumsal düzeni bozdukları gerekçesiyle tutuklanmıştı.Anglofon bölgedeki ayrılıkçı krizin çözümüne ilişkin yürütülen Kapsamlı Ulusal Diyalog süreci çerçevesinde, 333 tutuklu ayrılıkçıyla beraber Maurice Kamto da Cumhurbaşkanı affıyla serbest kalmıştı.
Tanzanya'nın Simgesi Kilimanjaro Dağı'ndaki Yangın 3 Gündür Devam Ediyor
İSTANBUL (AA) - Afrika ülkesi Tanzanya'da bulunan Kilimanjaro Dağı'nda pazar günü başlayan ve üç gündür devam eden yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor.Tanzanya Ulusal Parklar Kurumu (TANAPA) yetkililerinden Pascal Shelutete, itfaiyeciler ve bölge halkının da desteğiyle yangını söndürmeye çalıştıklarını dile getirdi. Shelutete, 'Afrika'nın en yüksek dağı olma özelliği taşıyan bölgede çıkan yangının nedeni henüz tespit edilemedi.' ifadelerini kullandı.Görgü şahitleri ise yangına, arıları kovanlarından çıkararak bal almaya çalışan arıcıların neden olduğunu iddia etti.Söndürme çalışmaları için 400 itfaiyecinin görevlendirildiği yangının doğal dokuyu ve turistik bölgeleri de olumsuz etkilediği belirtildi. Yangında şimdiye kadar herhangi bir can kaybı bildirilmedi.Deniz seviyesinden 5 bin 895 metre yükseklikteki Kilimanjaro, dünyanın en yüksek bağımsız dağı özelliğini taşıyor. Yılda 50 bin turistin ziyaret ettiği bölgede sık sık yangın çıkıyor.
Reklam
Fas'ın Turizm Başkenti Marakeş'te Kovid-19 Nedeniyle Durgun Günler Yaşanıyor
MARAKEŞ (AA) - MUHANNED EBU CAHIŞE - Hareketli sokakları, göz alabildiğine uzanan pek çok fotoğrafa konu olan kalabalık meydanı ve tarihi mabetleriyle dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini coşkuyla karşılayan Fas'ın kızıl şehri Marakeş'te başlıca geçim kaynağı turizm sektörünün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerinden ciddi şekilde etkilendiği belirtiliyor. Fas makamlarının salgın tedbirleri kapsamında olağanüstü hal ilan etmesinin ve sınırları kapatmasının diğer sektörler gibi ülkedeki turizm sektörünü de etkilediği ifade ediliyor. Turizm, ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 7'sini oluşturuyor ve bu sektörde yarım milyondan fazla insan çalışıyor. Sektörün toparlanması ve iç turizme öncelik verilmesi için önlemler alınacağı, bu bağlamda yasal çalışmalar yapılacağını belirten yetkililer, turizm sektörüne desteği önceliyor. Faslı makamlar, eylül ayında turizm sektörü çalışanlarına iş kaybı tazminatından faydalandığını duyurmuştu.Ülkenin turizm başkenti addedilen Marakeş de salgının olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bölgelerin başında geliyor.Kapsamlı bir krizFaslı milletvekili ve Marakeş Belediye Meclisi üyesi El-Beşir Tubya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Salgın tedbirleri kapsamında sınırların kapatılması ve sert karantina uygulamaları, kenti ve sakinlerini tüm sektörleri etkisi altına alan ve daha önce görülmemiş şekilde kapsamlı bir krize sürükledi.' dedi. Turizmin bu kentin temel yaşam kaynağı olduğuna dikkati çeken Tubya, salgın tedbirlerinden kaynaklanan mali zararın, oteller, restoranlar, zanaatkarlar, ulaşım gibi turizm sektörüyle ilişkili tüm ekonomik alanlara uzandığını belirtti.Tubya, Marakeş başta olmak üzere ülkedeki tüm turistik kentlerin maruz kaldığı bu olumsuz etkiler nedeniyle turizm sektörünün, yetkili makamlar tarafından desteklenen öncelikler listesinde yer aldığını aktardı. Marakeş'te yaşanan krizin, Fas makamlarının sınırlı açmasıyla olduğu kadar diğer ülkelerin de uyguladığı seyahat kısıtlamalarıyla ilgili olduğuna işaret eden Tubya, bu nedenle çözümün sadece Fas'ın kararına bağlı olmadığını kaydetti. Felç ve endişelerTurizm Bakanlığının verilerine göre, Fas, 2019'da, bir yıl önceye oranla yüzde 5 artarak 13 milyon turiste ev sahipliği yaptı. Marakeş ise senede 1 milyondan fazla turisti ağırladı.Tüm dünyayı sarsan pandemi sürecinde Fas Turizm Bakanı Nadi el-Alevi, haziran ayında parlamentoda yaptığı açıklamada, ülkedeki turizm sektörünün salgın nedeniyle yaşadığı durumu izah etti.Alevi, 2020'nin ilk çeyreğinde gelen turist sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 azaldığını, otellerde gece konaklamanın yüzde 42, sektör gelirlerinin ise yüzde 15 azaldığını dile getirdi.Fas Turist Taşımacılığı Federasyonu Genel Sekreteri Muhammed Bamansur ise halihazırdaki durumu 'Hem Marakeş'te hem de ülke genelinde turist taşımacılığı sektörü felç durumda.' sözleriyle ifade etti.Bamansur, sektörün karşı karşıya olduğu en önemli zorluğun, nakliye şirketleri tarafından eğitilmiş insan kadrolarını korumak olduğuna dikkati çekti.Turist taşımacılığı şirketlerinin yüzde 80'inin banka kredisiyle bağlantılı olmasının mevcut krizi daha da büyüttüğünü kaydeden Bamansur, devletin, bu sektöre destek olmakta ya da kredi ödemelerinin ertelenmesinde çekingen davrandığını belirtti.'Turist rehberliği, krizden en çok etkilenen sektör' Turist rehberi İbrahim Eyt el-Mudin ise mesleğinin, yaşanan krizden en fazla etkilenenler arasında yer aldığını söyledi. Marakeş'te yaklaşık 35 senedir turist rehberliği yaptığını belirten Mudin, '1990'ların başındaki Körfez Savaşı'ndan bu yana böylesi bir felç durumuna tanık olunmadı.' diye konuştu.Mudin, havaalanlarının kapatılmasından bu yana şehirdeki tur rehberleri, tüccarları ve şehir içinde turizmle bağlantılı olarak mesleklerini icra eden herkesi etkisi altına alan tam bir felç durumuna girildiğini vurguladı.'Turist rehberliği, krizden en çok etkilenen sektör.' diyen Mudin, rehberlerin çoğunun tek gelir kaynağının bu olduğunu ve herhangi bir sosyal güvencelerinin olmadığını aktardı. Mudin, yetkili makamların uygulanan seyahat kısıtlamalarını hafifletmesine rağmen Marakeş'teki durumun pek değişmediğini ve turizm sektörünün hala durgun olduğunu ifade etti.
Petlas Savunma Sanayisinde Yerlilik Oranı Ve Kaliteyi Artırıyor
İSTANBUL (AA) - Abdulkadir Özcan AŞ (AKO Grup) Yönetim Kurulu Üyesi Safa Özcan, 'Petlas’ın yerli sermaye, yerli mühendislik ve yerli iş gücü ile ürettiği lastikler, bu alanda dışa bağımlığı ortadan kaldırıyor.' açıklamasında bulundu. AKO Grup'tan yapılan açıklamaya göre, Grup bünyesinde, bugüne dek 4,5 milyar liralık yatırım yapılan, lastik sektörünün yüzde 100 yerli sermayeli markalarından Petlas, savunma sanayisinin yerlileştirilmesine katkı sunuyor. Türkiye'nin savunma sektöründe dışa bağımlılığı azaltma yolundaki öncü yatırımlardan biri olan Petlas, bugün küresel rekabet gücüne sahip bir Türk markası olmanın yanı sıra, savunma sanayisine yönelik Ar-Ge ve üretim çalışmalarıyla da bu alanda üzerine düşen görevi yerine getiriyor.Milli savunma sanayisi için yerli Ar-Ge, yerli üretimAçıklamada görüşlerine yer verilen AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi Safa Özcan, Petlas’ın milli savunma sanayisinin lastik ihtiyacını yerli Ar-Ge ve yerli üretimle karşıladığını ifade etti. Özcan, 'Petlas’ın yerli sermaye, yerli mühendislik ve yerli iş gücü ile ürettiği lastikler, bu alanda dışa bağımlığı ortadan kaldırıyor. Bu şekilde, Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ambargo günlerinde dışa bağımlılığı azaltma amacı ile hayata geçen Petlas’ın kuruluş misyonunu yerine getirmeye devam ediyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Askeri birliklerin ve güvenlik güçlerinin envanterinde yer alan hava ve kara taşıtlarının özel ihtiyaçlarına uygun özel vasıflı lastiklerin Petlas ürün portföyü içerisinde özel bir yer tuttuğunu vurgulayan Özcan, 'Bu lastikler tamamen yerli bilgi birikimi ile dışa bağımlı olmadan üretiliyor. Türkiye lastik sektörünün Ar-Ge yapan yüzde 100 yerli sermayeli tek şirketi konumundayız. Yerli sermaye, yerli Ar-Ge, yerli iş gücü ile üretilen milli lastikler, savunma sanayimizde yerlilik oranının artışına da katkı sağlıyor.' ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ekonomisi ve varoluşu açısından büyük önem taşıyan yerli savunma sanayinde, yan sanayi ve test aşamalarında yerli kaynak kullanımının önemine vurgu yapan Özcan, 'Devletimizin, sivil ve askeri havacılıkta özellikle uçak lastiklerine yönelik strateji ve politikalarının tüm gereksinimlerini karşılamak için, tüm üretim kaynaklarımızla çalışmaya her zaman hazırız.' açıklamasını yaptı.Savaş uçakları ve SİHA’lar için yerli lastikAçıklamaya göre, savunma sistemlerinde yerlilik oranı ve ürünün kritik hususlarına sahip olmak ülkeler açısından büyük önem taşıyor. Ülkenin güvenliği ve terörle mücadelesine büyük katkı sunan ve tüm dünyada ilgi çeken milli Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) Bayraktar TB2, ilk Milli Eğitim uçağı HÜRKUŞ-B ve çalışmaları süren ÖZGÜN Helikopter Projesi ile milli savaş uçağı TFX Milli Muharip Uçak Projesi için de milli lastik geliştirilmesi ve üretilmesi yolunda Petlas sorumluluk alıyor. Şu an F-5, F-16 savaş jetlerinin lastiklerinin dünyadaki lisanslı üç üreticisinden biri konumunda olan Petlas’ın savunma sanayisine yönelik üretimi, F-16 ve İHA lastiklerinin yanı sıra Kirpi, Ural, STA, Amazon, PARS 6x6, Pusat, Hızır, Kıraç, Cobra gibi taktik tekerlekli zırhlı araçlar ve Seyit, BMC TTAR Tank Taşıyıcılar için özel lastikleri de kapsıyor. Şirket, mermi isabet alsa da yola devam edebilen (Run-flat) sistemleriyle uyumlu çalışabilen lastikleriyle vatan savunması ve güvenliğinin gerektirdiği en zorlu koşullarda güvenlik güçlerinin yanında yer alıyor.Milli savunmanın yere basan gücü PetlasPetlas, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası dönemde, savunma sanayi, mekanize tarım, kamu ve özel sektör, bireysel kullanım ve toplu taşımacılık alanlarında, Türkiye'nin lastik konusunda dışa bağımlığını azaltmak hedefiyle, 1976 yılında kamu yatırımı olarak kuruldu.2005 yılında AKO Grup bünyesine geçen Petlas, bugüne dek 4,5 milyar lirayı bulan yatırımla Türkiye'nin yerli ve milli üretimin stratejik önemini gözler önüne serdi. İHA'lardan zırhlı araçlara kadar geniş bir yelpazede yerli savunma sanayisinin ihtiyaçlarını yerli lastikle gideren Petlas, milli savunmanın yere basan gücünü oluşturuyor.
Reklam
Aydın Tabip Odası Başkanı Ülkü, Kovid-19 Nedeniyle Hayatını Kaybetti
AYDIN (AA) - İzmir'de tedavi gören Aydın Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Esat Ülkü, yakalandığı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybetti.Aydın Tabip Odası Başkanlığından Ege Üniversitesi Hastanesinde Kovid-19 tedavisi gören Aydın Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Esat Ülkü'ye ilişkin yazılı açıklama yapıldı.Açıklamada, 'Tabip Odası Başkanımız Op. Dr. Esat Ülkü'yü Kovid-19 nedeniyle kaybettik. Ailesinin, sevenlerinin ve sağlık camiasının başı sağ olsun' ifadelerine yer verildi.Ülkü, Ekim'in ilk haftasında yakalandığı Kovid-19 salgınından dolayı tedavi altına alınmıştı.
Diyarbakır Annelerinin Oturma Eylemine Bir Aile Daha Katıldı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbetine bir aile daha katıldı. Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 407'nci gününe girdi.Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde yayladan 7 yıl önce 14 yaşında dağa kaçırılan kızı Hazal için Diyarbakır'a gelen baba Mustafa Kaya da oturma eylemine dahil oldu.Baba Kaya, içecek su getirmek için yanlarından ayrıldıktan sonra haber alamadıkları kızının önce kaybolduğunu düşündüklerini söyledi.Bir süre sonra gelen bir telefonla evladının PKK tarafından götürüldüğünü anladıklarını belirten Kaya, 'Gitti, geri gelmedi. Kızımı kaçırdılar. Bir kez yeni gittiği zaman beni aradı. Telefonu kaldırdığımda ağlıyordu. 'Kızım seni kaçırdılar değil mi?' dedim. Yanındaki kişi bana 'Sen kızına cesaret vereceğine, onu ağlatıyorsun. Sen nasıl babasın?' dedi ve telefonu yüzüme kapattı.' diye konuştu.Şimdiye kadar ailelerine kavuşan çocukların kendisini ümitlendirdiğini anlatan Kaya, kızına güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulundu.
Pakistan Ve Hindistan Kovid-19 Döneminde De Sınır Hattında Çatışmayı Sürdürdü
İSLAMABAD (AA) - Pakistan ve Hindistan'ın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayılarının her iki ülkede de henüz iki haneli olduğu dönemden bu yana sınırda 500'ün üzerinde çatışma yaşadığı ve en az 130 güvenlik gücünün söz konusu çatışmalarda hayatını kaybettiği bildirildi.Silahlı Çatışmaların Konumlanması ve Olay Veri Projesi'nin (ACLED) paylaştığı verilere göre, 11 Mart ile 26 Eylül arasında Pakistan ile Hindistan arasında 500'ün üzerinde çatışma yaşandı ve her iki ülke güvenlik görevlilerinden en az 130 kişi öldü.Söz konusu dönemde Hindistan'ın Cammu Keşmir bölgesinde güvenlik güçleriyle direnişçiler arasında 120 çatışma yaşanırken, 215 kişi hayatını kaybetti.ACLED, Hindistan'ın Cammu Keşmir'in özel statüsünü kaldırmasının ardından bölgedeki tansiyonun yükseldiğine ve Yeni Delhi yönetiminin Cammu Keşmir’de direnişçilerle mücadele etmek için Kovid-19’a ilişkin sokağa çıkma yasaklarını kullandığına dikkat çekti.11 Mart'ta Kovid-19 vaka sayısı Hindistan'da 62, Pakistan'da ise 19'du. Her iki ülkede de salgından henüz ölen bulunmuyordu.Keşmir sorunuİngiltere, 1947'de sömürge olarak yönettiği Hindistan'dan çekilirken o dönemde bir prenslik olan Keşmir, bağımsızlıklarını yeni kazanan Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda tercihle karşı karşıya kaldı. Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Karara Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.Savaşların ardından sağlanan geçici ateşkes sonucunda Cammu Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde kaldı. Bölgenin doğusundaki yüzde 20'lik bir kısım ise sınırdaş Çin'in hakimiyetine verildi.Ele geçirdiği bölgeleri 'Cammu Keşmir' eyaleti adı altında kendine bağlayan Hindistan geçen yıl yaptığı anayasa değişikliğiyle bölgenin özel yönetim statüsünü kaldırarak, 'Cammu Keşmir' ve 'Ladakh' adıyla merkeze bağlı 'Birlik Toprağı' statüsünde iki ayrı idari birim haline getirdi.Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir'e 'Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)' ve 'Gilgit Baltistan' olarak iki özerk bölge statüsü verdi.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngörüyor. Hindistan, halk oylamasına karşı tutum benimserken Pakistan, BMGK kararlarının uygulanmasını istiyor.
Reklam