Turhal'da Çıkan Yangında 5 Ev Yandı
TOKAT (AA) - Tokat'ın Turhal ilçesinde bir köyde çıkan yangında 5 ev kullanılamaz hale geldi. İlçeye bağlı Ulutepe köyünde bir evde bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede bitişikteki evlere de sıçradı. Vatandaşların durumu haber vermesi üzerine köye gelen Turhal Belediyesi itfaiye ekiplerinin çalışması sonucu yangın söndürüldü.Yangında 5 ev ve ahır yandı. Yanan evlerden birinde bir ailenin yaşadığı, diğer evlerin ise boş olduğu öğrenildi.
Anadolu Efes, Euroleague Maçlarına Corendon Airlines'la Gidiyor
İSTANBUL (AA) - Anadolu Efes, Almanya’nın Berlin ve Litvanya’nın Kaunas şehirlerinde oynayacağı EuroLeague maçlarına, kulüp partneri Corendon Airlines’ın özel olarak hazırladığı takım uçağıyla gidiyor. Corendon Airlines açıklamasına göre, Anadolu Efes Spor Kulübü kafilesinin bu iki ülkeye giderken sağlıklı ve konforlu bir şekilde uçması için hazırlanan Boeing 737-800’ün içinde Anadolu Efes Spor Kulübü temalı giydirmeler de yapıldı. İstanbul Havalimanı’ndaki uçuş öncesinde Corendon Airlines ekipleri tarafından karşılanan Anadolu Efes oyuncuları, yapılan hazırlıklar için Corendon Airlines çalışanlarına teşekkür ettiklerini belirtti. Uçuş öncesinde Kaptan Pilot Yücel Ceylan Anadolu Efes Kaptanı Doğuş Balbay’a uçak maketi hediye ederken, Balbay da Ceylan’a imzalı forma hediye etti. İstanbul Havalimanı’nda buluşan Anadolu Efes kafilesini Corendon Airlines uçuş ekipleri karşılarken kafile için İstanbul Havalimanı’ndaki Corendon Airlines noktalarında ve uçak içinde gerekli tüm salgın tedbirleri de alındı. Özel takım uçağına Anadolu Efes kafilesi dışında yolcu alınmadı. Açıklamada verilen bilgilere göre, Corendon Airlines, bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışında Fenerbahçe Opet Kadın Voleybol Takımı, Beşiktaş TRC İnşaat Kadın Basketbol Takımı, Alman FC. Nurnberg Futbol Takımı, Aytemiz Alanyaspor Futbol Takımı, Antalyaspor Futbol Takımı, Altınordu Futbol Kulübü, Bike Aid Bisiklet Takımı, Muratpaşa Belediyespor Kadın Hentbol Takımı, Türk Korfbol Takımı, Akdeniz Üniversitesi Kadın Hentbol Takımı, ITU Honeybees Quidditch Takımı, ITU Ultimate Frizbi Takımı, Corendon-Circus Bisiklet Takımı, Hollanda Kadın Milli Voleybol Takımı, Hollanda Milli Buz Hokeyi Takımı, Haarlem Corendon Kinheim Beyzbol Takımı ve profesyonel yol bisikleti yarışı Tour of Antalya’ya sponsorluk desteği vermişti.
Uluslararası Af Örgütü, Myanmar'da Müslümanlara Yönelik Saldırılara İlişkin Yeni Kanıtlar Gösterdi
ANKARA (AA) – Uluslararası Af Örgütü, Myanmar ordusu ile eyalette özerklik talebiyle silahlı eylemler düzenleyen Budist Arakan Ordusu örgütü arasındaki silahlı çatışmalar sırasında Arakan eyaletindeki sivillere yönelik saldırıların düzenlendiğine dikkati çekerek bu saldırılara ilişkin yeni kanıtlar paylaştı.Örgütün söz konusu belgeleri, Arakan eyaletinde fotoğraf, video ve uydu görüntülerinin analizi, medya raporları ve sivil toplum kaynaklarına dayandırıldı. Böylelikle çocuklar dahil sivillerin öldürüldüğü ve uzaktan algılama analiziyle 3 Eylül’de Arakan eyaletindeki köylerin yakıldığı doğrulandı. Bölgede toplanan kara mayın görüntüleri Uluslararası Af Örgütü silah uzmanı tarafından analiz edildi ve Myanmar ordusunun kullandığı MM2 tipi kara mayını olarak tanımlandı. Uluslararası Af Örgütü Kampanyalar Bölge Direktör Yardımcısı Ming Yu Hah, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Arakan Ordusu ile Myanmar ordusu arasındaki çatışmanın azaldığına dair hiçbir işaret yok.' ifadelerini kullanarak bu yükü hala sivillerin taşıdığına dikkati çekti.Ming, 'Myanmar ordusunun sivillerin çektiği acıyı tamamen hiçe sayması gün geçtikçe daha da şoke edici ve küstahlaşıyor. BM Güvenlik Konseyi, Myanmar'daki durumu acilen Uluslararası Ceza Mahkemesine havale etmelidir.' dedi.İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), 8 Ekim'de, Myanmar'da yerlerinden edilmiş Arakanlı Müslümanların (Rohingya) zorla tutulduğu bakımsız kamplardaki yaşam koşullarına ve insan haklarını ihlal eden uygulamalara dikkati çeken bir rapor yayımlamıştı.Arakanlı Müslümanlara etnik temizlikMyanmar'da 1982'de kabul edilen yasayla vatandaşlık haklarını kaybeden Arakanlı Müslümanlar, 'devletsiz' sayılıyor.Halihazırda 135 ayrı etnik grubun resmi olarak tanındığı Myanmar'da, radikal milliyetçi Budistler, Arakanlı Müslümanların tanınmasına karşı çıkıyor.Myanmar'ın Arakan eyaletinde 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı.BM'ye göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı.BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti 'etnik temizlik' ya da 'soykırım' olarak adlandırıyor.
Şırnak'ta Kaçakçılık Operasyonlarında Gözaltına Alınan 29 Kişiden 2'Si Tutuklandı
ŞIRNAK (AA) - Şırnak'ta kaçakçılık ve uyuşturucu operasyonlarda yakalanan 29 kişiden 2'si tutuklandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, son bir haftada, il genelinde terörün finans kaynaklarından kaçakçılıkla mücadele kapsamında operasyonlar düzenlendi. Aramalarda 7, gram metamfetamin,3,47 gram esrar, 2,93 gram eroin, gümrük kaçağı 60 paket sigara, 680 bin paket sigara filtresi, 100 puro, 101 cep telefonu, 57 cep telefonu aksesuarı, 6 çift ayakkabı, ve sentetik ecza maddesi ele geçirildi.Gözaltına alınan 29 zanlıdan 2'si sevk edildiği mahkemece tutuklandı.
Esenyurt'ta Ticari Takside 2 Kilogram Bonzai Ele Geçirildi
İSTANBUL (AA) - Esenyurt'ta uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı şüphesi üzerine takip edilen ticari takside 2 kilogram bonzai ele geçirildi.Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Grup Amirliği, uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı değerlendirilen bir taksiyi takibe aldı.Polis, 11 Ekim'de Mevlana Mahallesi Sultan Murat Caddesi civarında aracı durdurdu.Araçta yapılan aramada 4 parça halinde 2 kilogram bonzai, cep telefonu ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 1400 lira ele geçirildi. Taksi şoförü Hakim D. gözaltına alındı.Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli Hakim D. adliyeye sevk edildi.
Kastamonulu Balıkçılar Palamutun Bolluğundan Memnun
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Karadeniz sahilinde yer alan Abana ilçesinde balıkçıların, özellikle palamutun bol olduğu, bereketli geçen av nedeniyle yüzleri gülüyor.Şehit Ömer Şenel Balıkçı Barınağı'ndan sabahın ilk ışıklarıyla denize açılan balıkçılar, Cide'den Sinop'un Türkeli ilçesine kadar alanda çalışmalarına devam ediyor. Doğu Karadeniz'den teknelerin de avlanmak için geldiği bölgede, irili ufaklı birçok kayık, palamut başta olmak üzere diğer balıkların izini sürüyor.Ağlara takılan palamutlar, balıkçı barınaklarında kasalara yerleştirilerek tezgahlara gönderiliyor.Avlanan balıkçılardan Yalçın Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, denize açılan teknelerin barınağa boş dönmediğini belirtti.Sezonun bol ve bereketli geçtiğini anlatan Yıldız, 'Boş dönmüyor arkadaşlar. Her çıkan; palamut, istavrit, çinakop gününe göre değişen balıkları yakalayıp dönüyor. Bu şekilde balıkçılık devam ediyor. Bol, bereketli geçiyor sezon. Biz de çıktık, balıklarımızı yakaladık 2-3 saat içerisinde.' ifadelerini kullandı.
Fransa Başbakanı Castex: "Güçlü Bir İkinci Dalganın İçindeyiz"
PARİS (AA) - Fransa Başbakanı Jean Castex, yeni tip koronavirüs (Kovis-19) salgınında güçlü bir ikinci dalgayı yaşadıklarını ve tedbirlerde artık daha fazla gevşeme olamayacağını belirtti. Castex, France Info'nun canlı yayın programına katılarak salgına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ülkede salgının seyrinin kötüleşmeye ve hastanelerde yoğun bakım ünitelerinde doluluk oranının artmaya devam ettiğini vurgulayan Castex, salgınla mücadele kapsamında 15 gün içerisinde yeni önlemler alınabileceğini söyledi.Castex, 'Güçlü bir ikinci dalganın içindeyiz. Tedbirlerde artık daha fazla gevşeme olamaz.' dedi. Bu ikinci dalganın Avrupa'da ve dünyada yaşandığına dikkati çeken Castex, ülkede bölgesel olarak sokağa çıkma kısıtlaması getirilebileceğini belirtti. Castex, Fransızları tedbirlere daha sıkı şekilde uymaya davet etti. Ülkede, 10 Ekim'de kayıtlara geçen 26 bin 896 vakayla, salgının başlangıcından bu yana ülkede ve Avrupa'da en yüksek günlük vaka sayısı tespit edilmişti.
Diyarbakır Annelerinin Evlat Nöbeti Kararlıkla Sürüyor
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor. Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 406. gününe girdi. Diyarbakır'da 9 yıl önce 14 yaşında dağa kaçırılan oğlu Mehmet Tokay'a kavuşma ümidiyle eylemini sürdüren Sadiye Tokay, yaptığı açıklamada, çocuğunu almadan HDP il binası önünden gitmeyeceğini söyledi. HDP il binası önündeki eylemlerinin gece de devam edeceğini dile getiren Tokay, şöyle konuştu:'Çocukları kandırıp dağa gönderiyorlar. Utanmıyorlar. HDP'lilerin hiç Allah korkuları yok. Partililer binadan içeri girerken laf söylüyor. Biz eylemimizde kararlıyız. Çocuklarımızı almadan hiçbir yere gitmeyeceğiz. Artık onlar utansınlar. Gece de nöbetimize devam edeceğiz. Gerekirse açlık görevine kadar da gideceğiz. Gece gündüz nöbetimize devam edeceğiz. Artık burası bizim evimiz. Çocuğumu HDP'den istiyorum. Çocuğumu almadan buradan kalkmayacağım.' Oğluna seslenen Tokay, 'Oğlum beni duyuyorsa görüyorsa bana geri dönsün. Oğluma hiçbir zaman dargın değilim. Kapım ona açık.' şeklinde konuştu. Sur ilçesinden 5 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan oğlu Özkan için evlat nöbeti tutan Süleyman Aydın ise 406 gündür HDP önünde eylemlerini sürdürdüklerini bildirdi. Dün annelerin taleplerine HDP'lilerin müzik sesini açarak karşılık verdiğini anımsatan Aydın,' Müzik sesini sonuna kadar açtılar. Ayıp değil mi? Siz evlat sahibi değil misiniz? Sizde hiç mi vicdan yok? 4-5 yıldır çocuklarımızdan haber almamışız. Demokrasi anlayışınız bu mudur?' ifadelerini kullandı. HDP'nin, oğlunu kandırarak dağa gönderdiğini anlatan Aydın, şöyle konuştu: 'Artık gece de eylemimizi devam ettireceğiz. Bundan sonra artık bir yere gitmeyeceğiz. HDP çocuklarımızı nasıl dağa götürmüşse öyle de getirsin. HDP'nin ne hakkı var bu zulmü bize yaşattırıyor? Dünden beri uyumadık hepimiz burada nöbet tutuyoruz. HDP maalesef burada bize karşı provokasyon yapıyor. Burada eylemimizi devam ettireceğiz. Çocuklarımızı nasıl götürmüşse öyle de getirsinler. Eylemimizde kararlıyız hiçbir yere gitmeyeceğiz.'
Kuzey Ege İçin Fırtına Uyarısı
ANKARA (AA) - Kuzey Ege'de yarın günün ilk saatlerinden itibaren fırtına bekleniyor.Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kuzey Ege'de yarın günün ilk saatlerinden itibaren güneybatıdan 6 ile 8 kuvvetinde (50-75 kilometre/saat) fırtına öngörülüyor.Akşam saatlerinde etkisini kaybedeceği tahmin edilen fırtına nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara ve ulaşımda aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.
Anestezi Teknikeri Ayşe Karaman Davasının Gerekçeli Kararı Açıklandı
ANKARA (AA) - BARIŞ KILIÇ - Anestezi teknikeri Ayşe Karaman'ın ölümü nedeniyle doktor Özgür Tarhan'ın 'bilinçli taksirle ölüme neden olmak' suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin kararın gerekçesi açıklandı.Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, dosya kapsamındaki belgelerin özetlenmesinin ardından mahkemenin olaya ilişkin kabulü aktarıldı.Kararda, aralarında duygusal ilişkin bulunan anestezi doktoru Tarhan ile Karaman'ın olay günü Dikmen'deki evde görüşmeyi kararlaştırdıkları ifade edildi. Karaman'ın 23.34'te eve gittiği ve mesajla sanıktan aralarında Propofol de bulunan üç ilaç istediği belirtilen kararda, sanığın ilaçlarla birlikte saat 01.18'de eve geldiği kaydedildi.Karaman'ın talebi üzerine Tarhan'ın genç kadına damar yolu açarak iki ilacı enjekte ettiği belirtilen kararda, sanığın çalıştığı hastaneden saat 03.45 sularında aranarak acil ameliyata çağrıldığı, kamera kayıtlarına göre de saat 04.03'te evden ayrıldığı bildirildi.Karaman'ın, sanık evden çıkarken üst kilidi mandalla içeriden kilitlediğine yer verilen kararda, mahkemenin keşfi ve bilirkişi raporuyla evin üst kilidinin içeriden tokmakla dışarıdan ise anahtarla açılıp kilitlendiğinin belirlendiği aktarıldı.Sanığın savunmalarında istikrarlı şekilde evi kiraladığında üst kapı kilit anahtarının kendisine verilmediğini söylediği belirtilen kararda, tanık S.K'nin de tutarlı beyanlarının da bu savunmayı doğruladığı ifade edildi.Kararda, tanıklar T.A. ve E.Ç'nin ise soruşturma aşamasında ve mahkeme huzurunda üst kilit anahtarının sanıkta bulunup bulunmadığına ilişkin çelişkili beyanlar verdiği ve bu sebeple beyanlarına itibar edilmediği belirtildi.'Müteveffanın ilacı kendisine enjekte ettiğinin kabulü gerekmektedir'Sanığın hastaneye gitmesinin ardından Karaman'ın, Tarhan'ın getirdiği çantadan Propofol'ü aldığı ve bunun parmak izi inceleme raporuyla belirlendiği kaydedilen kararda, Tarhan'ın evden ayrılması sonrasında Karaman'ın bazı internet sitelerine girdiğinin belirlendiği aktarıldı.Adli Tıp Kurumunun, ölüm olayının anestezik madde alımına bağlı olarak gerçekleştiği, Propofol adlı ilacın damar içi kullanımında etkisinin 40 saniyede başladığı, etki süresinin 3-5 dakika olduğuna ilişkin rapor verdiği belirtilen kararda, şu bilgilere yer verildi:'TÜRKSAT inceleme tutanağı, ikamete giriş çıkışı gösteren kamera kayıtları, raporlarda belirtilen Propofol'un etki süresi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay yerinden ayrılırken müteveffanın hayatta olduğunun ve müteveffanın ilacı somut olarak tespit edilemeyen bir zaman diliminde kendisine enjekte ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu kabule göre de her ne kadar iddianamede sanığın 'tasarlayarak adam öldürme' suçundan cezalandırılması talep edilmişse de tasarlama halinde sanığın anında karar verip suçu işlememesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında belirli bir sürenin geçmesinin gerektiği, somut olayda sanığın öldürme kararını önceden verdiğine ilişkin delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturup oluşturmama açısından yapılan değerlendirmede sanık ile müteveffa arasında uzun süreli gönül ilişkisi bulunduğu, dosyadaki delillere göre sanığın müteveffayı öldürmesini gerektirir husumetin bulunmadığı, yine sanığın müteveffayı öldürme kastının olduğunun belirlenemediği anlaşılmış, buna göre de sanığın iddianamedeki sevk maddelerince cezalandırılması mümkün bulunmamıştır.'Kararda, sanığın TCK'nin 83. maddesine göre 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi' suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede, 'Sanığın ilacı müteveffaya enjekte ettiğine ilişkin iddia veyahut maddi bir bulgunun dosyada bulunmadığı, bu nedenle sanığın icrai bir davranışta bulunduğunun kabul edilemediği anlaşılmakla, 83. maddenin uygulama koşullarının bulunmadığı değerlendirilmiştir.' görüşüne yer verildi.Anestezi ilacını getirdiği için taksirli kabul edildiKararda, sanığın cezalandırıldığı taksir suçuna ilişkin değerlendirmelerde, Tarhan'ın uzun yıllardır mesleğini icra eden tecrübeli bir anestezi doktoru olduğuna ve anestezi ilaçlarının insan üzerindeki öldürücü etkilerini bilebileceğine işaret edildi. Sanığın, uzun zamandır ilişkisi bulunduğu Karaman'ı tanıdığı, ölüme yol açan ilaç konusunda daha önce aralarında tartışma olduğu ifade edilen kararda, şunlar kaydedildi:'Olay günü müteveffanın kendisinden mesajla Arveles, Zofer ve Propofol istediği, Propofol'un yasak ve uzman doktorlar dışında kimseye verilmeyen bir anestezi ilacı olduğunu bilmesine rağmen bu talebe tepki vermediği gibi, sanığın mesajda gördüğü diğer ilaçları getirmesi gerekirken içinde Propofol'un bulunduğu ilaç çantasını getirmesi, olay günü müteveffanın alkol kullandığının sanık tarafından bilinmesi, buna rağmen ilaç çantasını müteveffanın ulaşabileceği şekilde eve getirmesi ve evden çıkana kadar evde bırakması hususları gözetildiğinde, sanığın eyleminin bütün halinde taksir olarak nitelendirilmesi gerekmiştir.'Kararda, Yargıtay kararları da dikkate alınarak sanığın eyleminin basit taksir boyutunu aştığı aktarılarak şunlar kaydedildi:'Sanığın, açıklandığı şekilde ölüme yol açtığı anlaşılan ilacın da bulunduğu ilaç çantasını müteveffanın bulunduğu eve getirerek bir süreliğine müteveffanın ulaşabileceği şekilde ortada bırakmasından ibaret eyleminin bilinçli taksir olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.'
Tuzla'da Maske Denetiminde Polise Mukavemet Eden Kişiye Dava
İSTANBUL (AA) - Tuzla'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) denetimleri kapsamında maske takmadığı gerekçesiyle durdurulduğu sırada polise mukavemette bulunduğu iddia edilen kişi hakkında 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan 7 ay 15 günden 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Cami Mahallesi İstasyon Caddesi'nde yapılan Kovid-19 denetimleri sırasında motosiklet sürücüsü Cihan Aksu'nun maske takmadığı için görevli memurlarca idari işlem yapılmak üzere durdurulduğu belirtildi.Sanık Aksu'nun kimlik istenilmesine rağmen vermeyeceğini söylediği aktarılan iddianamede, polis memurlarının zor kullanacağı uyarısı yaptıkları, sanık Aksu'nun da memurların görevlerini engelleme maksatlı 'Sen zor kullan o zaman görüşürüz. Bana ceza kesemezsin.' şeklinde tehditte bulunduğu kaydedildi.İddianamede, sanık Aksu'nun olayın devamında kardeşini arayarak 'Teşkilatın numarasını gönderin bana, eniştemin numarasını gönderin.' şeklinde sözlerle tehdit etmek suretiyle birden fazla memura görevini yaptırmamak için direndiği ifade edildi.Zincirleme şekilde 'görevi yaptırmamak için direnme' suçunu işlediği savunulan sanığın 7 ay 15 günden 5 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianame, gönderildiği Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Cihan Aksu'nun yargılanmasına önümüzdeki günlerde başalanacak.Olayın geçmişiTuzla'da denetimler sırasında maske takmadığı için durdurulan ve kimliğinin istenmesi üzerine polise mukavemet eden Cihan Aksu'ya para cezası verilmişti.Daha sonra söz konusu ana ait görüntülerin yayınlandığı sosyal medyada yorum yapan kişilere de hakaret edip tehditte bulunan Aksu, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.Emniyette hakkında, 'polise mukavemet' ve 'tehdit' suçlarından işlem yapılan sanık, İstanbul Anadolu Adliyesine sevk edilmiş, ifadesi alınan Aksu, çıkarıldığı hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Yüksek Kar Amacıyla Yapılan Sahte İçkinin Bedeli Ağır Oluyor
İZMİR (AA) - HALİL ŞAHİN - Düşük maliyeti nedeniyle insan sağlığını gözetmeksizin imal edilen sahte içkiler, çeşitli sağlık sorunlarının yanı sıra ölümlere de neden oluyor.İzmir ve Kırıkkale'de son iki haftada 19 kişinin sahte içki yüzünden yaşamını yitirmesi, tehlikeyi bir kez daha gündeme getirdi.AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, etil alkolden üretilmesi gereken içkilerin maliyetini düşürmeyi amaçlayan bazı üreticiler, içki yapımında etil alkolün dörtte biri fiyatına elde edilebilen metil alkol kullanıyor.Tarımsal ürünlerin damıtılmasıyla elde edilen etil alkol yerine kullanılan metil alkol; odun, kömür hatta doğalgaz damıtılarak oluşturuluyor ve kimya sanayisinde kullanılıyor.Sahte içkilerde, metil alkolün yanı sıra farklı aroma ve boyalar da bulunuyor. Bu yolla rakı, votka, viski gibi içkilerin tadına yaklaştırılan sahte içkiler, damacana, pet şişe veya atık içki şişelerine konularak satılıyor. Sağlıksız olduğu gibi yasa dışı da olan bu içkiler, kaçak olarak satılıyor. Sahte içki, bandrollü olanların yaklaşık üçte biri fiyatına satılması nedeniyle tercih ediliyor. Ucuzun faturası ağır oluyorDaha ucuz olması nedeniyle cazip gelen sahte içkinin tüketiminin faturası sonradan ağırlaşıyor.Sahte içkinin neden olduğu zararlar, metil alkolün çeşidi ve kullanım miktarına göre farklılık gösteriyor.Metil alkol zehirlenmesinin ilk belirtileri bilinçsiz hareketler, baş dönmesi ve uyku hali olarak görülüyor. Sahte içki tüketenlerde göze giden beyin sinirlerinin tahribatı nedeniyle görme kaybı ortaya çıkabiliyor. Ayrıca beyinde yol açtığı hasarlar nedeniyle yürümede zorluk, hareket kabiliyetini kaybetme ve anormal düşünce bozuklukları gibi problemler de baş gösteriyor. Metil alkol zehirlenmesi ölümlerle de sonuçlanabiliyor.İzmir'de 9 Ekim'den bu yana sahte içkiden zehirlendiğini belirterek hastaneye başvuranlardan 12'si yaşamını yitirdi. Kırıkkale'de de son 3 günde 7 kişi hayatını kaybetti.'Olası kasıtla adam öldürmek' suçuyla yargılanıyorlarSahte içki üretimi ve satışı yapanlar için olayın sonucuna göre farklı ceza uygulamaları bulunuyor. Ölümle sonuçlanan olaylarda temin eden ve satanlar, 'olası kastla adam öldürmek' suçundan 20-25 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Alkol zehirlenmesi sonucu kalıcı olarak bir duyunun, organının kaybedilmesi durumunda ise istenilen ceza 'olası kastla yaralama' suçundan en az 5 yıl oluyor.Geçici körlük gibi müdahaleyle tedavi edilebilen sonuçlarda da sanıklar hakkında 4 ay ila bir yıl hapis cezası isteniyor.Sahte içkiyle mücadele İnsan hayatını hiçe sayan sahte içkiyle mücadele, etkili bir şekilde yürütülmeye devam ediliyor.Polis ve jandarma ekipleri, sahte içki yapılan veya satılan yerlere yaptığı baskınlarla sahte içkinin daha kötü sonuçlara neden olmasının önüne geçiyor. Son bir ayda yapılan operasyonlarda 53 bin 324 litre, 20 bin 981 şişe ve 7,5 ton sahte içki ele geçirdi.Son günlerde sahte içkinin neden olduğu ölümlerle gündeme gelen İzmir ve Kırıkkale'deki baskınlarda da önemli miktarda sahte içkiye el konuldu.İzmir'de, 11 Ekim'de Buca ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 7,5 ton sahte içki yakalandı.Kırıkkale'de, 10 Ekim'de İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin, il merkezi ve köylerde düzenlediği operasyonda, sahte içki yapımında kullanılan malzemelerle 4 bin 819 litre sahte içki ele geçirildi.İstanbul'da, 3 Ekim'de yapılan operasyonda ele geçirilen 9 bin 684 litre sahte içki, son 1 ayda tek operasyonda litre olarak ele geçirilen en büyük miktar oldu. İzmir'de 29 Eylül'deki baskında ise 11 bin 583 şişe sahte içkiye el konulmuştu.
Erişim Engeli Kapıda: RTÜK, Spotify'a 72 Saat Süre Verdi!
RTÜK, lisans başvurusu yapmadığı gerekçesiyle aralarında Spotify ve FOXplay'in de bulunduğu bazı yayın kuruluşlarına ihtarname gönderdi. Bu kuruluşlar 72 saat içinde başvuruda bulunmazsa RTÜK erişimin engellenmesi başvurusu yapacak.