Bursa'da Çocuk Hastanesinde Röntgen Teknisyenine Tekme Atan Kişi Gözaltına Alındı
BURSA (AA) - Bursa'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla hastanın yanına tek refakatçi alınacağını söyleyen sağlık çalışanına tekme atan kişi, şikayet üzerine gözaltına alındı. İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, geçen hafta Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesinde down sendromlu olduğu öğrenilen bebeğinin ateşlenmesi nedeniyle Acil Servise eşiyle gelen kişiden, sarı alandaki muayene sonrası çocuğun röntgenini çektirmeleri istendi. Koridordaki güvenlik görevlisi, eşiyle röntgen odasına yönelen babayı, salgın tedbirleri kapsamında hastanın yanında iki refakatçi olamayacağı konusunda uyardı. Israrla odaya eşiyle girmeye çalışan bu kişiye, röntgen teknisyeni tarafından yüksek radyasyon riskinden dolayı içeri bebeğin yanında tek kişinin girebileceği uyarısında bulunuldu.İkazlara aldırış etmeyip tartışmayı sürdüren baba, röntgen teknisyenine tekme attı. Bu kişi, 'beyaz kod' uyarısı verilmesinin ardından gelen güvenlik görevlisi, polis ve jandarmaya da direndi. Güvenlik kamerasınca görüntülenen olayın ardından, şikayet üzerine gözaltına alınan saldırgan hakkında yasal işlem başlatıldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halim Ömer Kaşıkcı, bu zorlu süreçte fedakarca çalışan sağlık personelinin sonuna kadar yanında olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:'Sağlık çalışanlarımıza yapılan her türlü şiddeti, kimden ve nasıl geldiğini ayırt etmeksizin kınıyoruz. Bu çirkin saldırıyla ilgili olarak 'beyaz kod' verildi ve suç duyurusunda bulunuldu. Hukukçularımız olayı yakından takip ediyor. İl Sağlık Müdürlüğü olarak bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağız. Yaşanan bu kötü olaydan dolayı sağlık çalışanlarımıza ve orada bulunan diğer kamu personelimize tekrardan geçmiş olsun diliyorum.'Kaşıkcı, bebeğin tedavisi için gerekli tüm işlemlerin yapıldığını ve hastaneden taburcu edildiğini duyurdu.
Yaşlı Çifti Öldüren Sanığa İki Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ta 6 yıl önce evlerinde cesetleri yakılmış halde bulunan yaşlı çiftin ölümüne ilişkin davada yargılanan sanık, iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Merkez Onikişubat ilçesine bağlı Çınarpınar Mahallesi'nde yaşayan Ali (73) ve eşi Havva Demir'in (69) evlerinde yakılmış halde cesetlerinin bulunması soruşturması kapsamında, yaklaşık 4 ay önce yakalanıp tutuklanan Ahmet K'nin yargılandığı davanın kurar duruşması gerçekleştirildi. Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık ve avukatı katıldı. Dosyayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanığı 'canavarca hisle tasarlayarak adam öldürmek' suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 'iftira atmak' suçundan ise 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Heyet ayrıca, aynı dosya kapsamında yargılanan Melek O'ya 'suç delillerini gizlemek' suçundan 6 ay hapis cezası verdi.Olay Kahramanmaraş'ta 19 Kasım 2014'te, Ali ve Havva Demir çiftinin cesetleri evlerinde yakılmış halde bulunmuştu. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 kişi adli kontrol kararıyla serbest bırakılmış, cinayetleri işlediği belirlenen Ahmet K. ise yaklaşık 4 ay önce yakalanmıştı.
5. İstanbul Tasarım Bienali Yarın Başlıyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali, 'Empatiye Dönüş' başlığıyla yarın başlayacak.Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirilecek etkinlik serisi sergiler, kamusal alanda yer alan açık hava yerleştirmeleri ve dijital video serileri olmak üzere üç farklı formatta izleyicilerle buluşacak.Küratörlüğünü Mariana Pestana'nın Sumitra Upham ve Billie Muraben ile birlikte yürüttüğü 'Empatiye Dönüş: Birden fazlası için tasarım' başlıklı bienal, sergi mekanları Pera Müzesi ve Ark Kültür'de, İstanbul sokaklarıyla ve dijital ortamda farklı ülkelerden ve disiplinlerden katılımcıların projelerine ev sahipliği yapacak.Sergi mekanlarındaki projeler 15 Kasım'a kadar ziyarete açık olurken, şehirdeki müdahaleler, araştırma projeleri ve video serileri ise 30 Nisan 2021'e kadar gelişerek devam edecek. 5. İstanbul Tasarım Bienali'nin açılışı yarın 11.00'de İKSV'nin YouTube kanalında yayımlanacak bir video ile yapılacak. İstanbul Tasarım Bienali Direktörü Deniz Ova'nın küratörlerle birlikte bienali anlatacağı videoda farklı ülkelerden katılımcıların gönderdiği videolar da yer alacak. Empatiye Dönüş: Birden fazlası için tasarımBienal, tasarıma empati odaklı yeni bir rol biçen fikirleri ve projeleri bir araya getirirken, duygulara ve hislere aracı olan tasarımı, özen göstermeyi amaç edinmiş bir pratik olarak sunuyor. Hassas, dikkatli, kimi zaman da iyileştirici yaklaşımlar benimseyen tasarımcılar, insanları birbiriyle, aynı zamanda da etrafındaki dünyayla, diğer türlerle, mikroorganizmalarla, toprakla, suyla, hatta evrenle bir araya getirmeyi hedefliyor.Sunulan projeler, içinde bulunulan kritik dönemde insanları özen ve yurttaşlığa dayalı pratikleri yeniden düşünmeye, yeniden bağ kurmanın yeni sistemlerini ve yapılarını birlikte inşa etmeye teşvik ediyor. Bienal kapsamında izleyicileri neler bekliyor? Görsel kimlik tasarımı Studio Maria Joao Macedo, sergi tasarımı Future Anecdotes, ses tasarımı ise Maxwell Sterling tarafından yapılan 5. İstanbul Tasarım Bienali, izleyicilerini üç eksende bir araya gelen bir programla karşılayacak.'Eleştirel Yemek Programı' adlı video serisi dijital ortamda yayımlanırken, 'Kara ve Deniz Kütüphanesi' programı Akdeniz havzasından projeleri Cihangir'deki ARK Kültür'de bir araya getirecek. Ayrıca 'Yeni Yurttaşlık Ritüelleri' adlı müdahaleler dizisiyle de bir arada yaşamayı yeniden ele alan projeler Pera Müzesi'nin yanı sıra kentin farklı noktalarına uzanacak. Ziyaretçiler ayrıca The Rodina ve Kyriaki Goni imzalı iki büyük enstalasyonu ve 'Empati Seansları' adlı, empati kavramını genişleten film serisini Pera Müzesi'nde bulabilecek. 5. İstanbul Tasarım Bienali tüm mekanlarda ücretsiz ziyaret edilebilecek.
Ruhani: "18 Ekim'den İtibaren İstediğimiz Ülkeden Silah Alabiliriz"
TAHRAN (AA) - İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesine yönelik silah ambargosunun18 Ekim'de sona ereceğini belirterek, 'Pazar gününden itibaren istediğimiz ülkeye silah satabiliriz, istediğimiz yerden de silah alabiliriz.' dedi. Başkent Tahran'da düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından konuşan Ruhani, 18 Ekim'de sona erecek olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından İran'a karşı uygulanan silah ambargosuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Nükleer anlaşmaya göre 18 Ekim'den itibaren İran'a yönelik 10 yıldır devam eden silah ambargosunun biteceğini hatırlatan Ruhani, 'Pazar gününden itibaren istediğimiz ülkeye silah satabiliriz, istediğimiz yerden de silah alabiliriz. Bu konu nedeniyle ABD ile 4 sene boyunca mücadele ettik. Çünkü onlar ambargonun kalkmasını istemiyordu.' diye konuştu.ABD'nin silah ambargosunu yenilemede başarılı olamadığını yineleyen Ruhani, 'Diplomatlarımız büyük çaba gösterdi ve ABD başarılı olamadı. 'Nükleer anlaşma bize ne getirdi?' diye soranlar var, işte silah ambargosunun kalkması nükleer anlaşmanın bir sonucudur.' değerlendirmesinde bulundu. Ruhani, ülkedeki ekonomik krize ilişkin ise 'Halkımız bugün ekonomik baskı altındadır. Hükümet halkın temel ihtiyaç maddelerini ve dövizi temin etmek için elinden geleni yapıyor.' ifadelerini kullandı. BMGK, 2010'da aldığı kararla, İran'ın nükleer programıyla ilgili tartışmalar nedeniyle ülkenin büyük çaplı silah sistemleri satın almasını yasaklamıştı. Öncesinde ise ülkenin silah ihracatına ambargo getirilmişti. İran'la uluslararası güçler arasında 2015'te imzalanan nükleer anlaşmada silah ambargosunun 18 Ekim 2020'de kaldırılmasını öngören bir hüküm bulunuyordu.ABD, 2018'de nükleer antlaşmadan çekildiğini açıklamıştı.
Çin, Bm İnsan Hakları Konseyine Seçilmesini Eleştiren ABD'yi "Siyasi Virüs" Yaymakla Suçladı
ANKARA (AA) - Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cao Licien, ABD'nin, hak ihlalleriyle suçlanan Rusya ile Çin'in Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyine seçilmesini eleştirmesine tepki gösterdi. Sözcü Cao, Pekin'de düzenlediği basın toplantısında, 'ABD, BM İnsan Hakları Konseyinden çekildiği ve uluslararası topluluğa karşı durduğu için suçlama yapacak durumda değil.' dedi.Cao, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Çin'in BM İnsan Hakları Konseyine seçilmesine yönelik eleştirisine tepki göstererek 'Çin, ABD'yi 'siyasi virüs' yaymayı durdurmaya çağırıyor.' ifadesini kullandı.ABD'ye ırkçılık ithamlarında bulunan Cao, 'ABD, vatandaşlarının insan haklarını korumak için çaba sarf etmelidir; yani ırkçılığı ve polis şiddetini ortadan kaldırın. ABD, insan haklarını başkalarının içişlerine karışmak için bir bahane olarak kullanmayı bırakmalı.' diye konuştu.Pompeo, 'insan hakları ihlali yapan' ülkelerin konseye seçilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek 'ABD, otoriter rejimlerin BM İnsan Hakları Konseyine seçilmesini kınıyor.' değerlendirmesinde bulunmuştu.BM organı 47 üyeli Cenevre merkezli İnsan Hakları Konseyine seçilen 15 yeni ülke arasında, hak ihlalleriyle eleştirilen Çin ve Rusya da yer almıştı.BM Genel Kurulundaki oylamada Konseye seçilen diğer ülkeler arasında Fransa, İngiltere, Pakistan, Özbekistan, Nepal, Senegal, Fildişi Sahili, Malawi, Gabon, Ukrayna, Meksika, Bolivya ve Küba yer almıştı.Seçilen yeni ülkeler, 1 Ocak 2021'den itibaren Konseyde 3 yıl görev yapacak.
İstanbul'da Sahte İçki Operasyonu
İSTANBUL (AA) - İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul'un çeşitli ilçelerinde sahte içki satışı ve imalatına yönelik operasyon düzenledi. Operasyonlarda Avcılar'da 6 ton, Başakşehir'de 7 ton, diğer ilçelerde de 2 ton olmak üzere yaklaşık 15 ton sahte içki yapımında kullanılan malzeme ele geçirildi. Bazı malzemelerin kozmetik kutularında veya üzerinde 'dikkat kırılır' ibaresi bulunan kutularda saklandığı görüldü.Operasyonlarda çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların 7'si tutuklanarak cezaevine gönderildi.Ele geçirilen malzemeler, müdürlüğün deposunda basına gösterildi.
Pakistan Askeri, Afganistan Sınırındaki Güvenlik Noktasına Düzenlenen Saldırıda Öldü
İSLAMABAD (AA) - Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde, sınırdaki güvenlik noktasına Afganistan tarafından teröristlerin düzenlediği saldırıda 1 asker hayatını kaybetti, 1 asker ise yaralandı.Pakistan ordusu Halkla İlişkiler Biriminden (ISPR) yapılan açıklamada, Afganistan sınırındaki Bajur bölgesinde yer alan güvenlik noktasına, hududun diğer tarafından saldırı gerçekleştirildiği belirtildi.Açıklamada, teröristlerin saldırısı sonucu 1 askerin yaşamını yitirdiği, 1 askerin ise yaralandığı kaydedildi.Pakistan Ordusunun Sözcüsü Tümgeneral Babar İftikhar, 10 Eylül'de yaptığı açıklamada, iki ülke sınırının her iki tarafında artan şiddet olaylarına dikkat çekerek, bunun 'Afganistan'daki barış sürecini baltalamak' anlamına geldiğini söylemişti.2014'ten bu yana 5 binden fazla militan etkisiz hale getirildiİslamabad yönetimi, Pakistan Talibanı'nın (TTP) güvenlik güçlerine saldırılar düzenlemek için sınırın diğer tarafında kamplar kurduğunu öne sürüyor. TTP'ye yönelik askeri operasyonlarda 2014'ten bu yana 5 binden fazla militan etkisiz hale getirilirken, hava saldırısı, çatışma ve kara mayınlarının patlaması sonucu 700'ün üzerinde asker yaşamını yitirdi.Afganistan-Pakistan sınırı, Veziristan ve Aşiretler Bölgesi'nde etkili olan TTP, 2007'de 13 örgütün birleşmesiyle kuruldu.Örgüt, kendisine amaç olarak Pakistan'da şeriat hükümlerini uygulamayı ve ABD'nin Afganistan operasyonuna karşı çıkmayı belirledi.TTP, 2008'de Pakistan tarafından yasaklı örgüt olarak belirlendi, 2014'te başlayan Zarb-e Azb askeri operasyonuyla da Pakistan sınırları dışına çıkarıldı.
Sahte İçkiden Gözaltına Alınan Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi
İSTANBUL (AA) - Gaziosmanpaşa'da sahte içki nedeniyle 1 kişinin ölümü, 3 kişinin de zehirlenmesine ilişkin gözaltına alınan şüpheli adliyeye sevk edildi.11 Ekim'de gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen şüpheli Adnan P, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Savcılığın itirazı üzerine hakkında yeniden gözaltı kararı verilen şüpheli Adnan P. dün Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yeniden yakalandı.Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, adliyeye sevk edildi.
Antalya'da Trafik Kazası Sonrası Çıkan Bıçaklı Kavgada Bir Kişi Öldü, 5 Kişi Yaralandı
ANTALYA (AA) - Antalya'da trafik kazası sonrası çıkan kavgada bıçaklanan bir kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.A.A'nın kullandığı 07 AHN 385 plakalı otomobil, Muratpaşa ilçesi Şirinyalı Mahallesi'nde park halindeki 34 NK 9117 plakalı otomobile çarptı.Kazanın ardından çıkan kavgada sürücü A.A'nın, bıçakla Oğuzhan İzmirlioğlu (22), Burak Bekmez, Ozan Akın, Utku Özoğlu ve Mehmet Yiğit Karayiğit'i yaraladığı öne sürüldü.Kavga sırasında A.A'nın ağabeyi Nazım A. da bıçakla yaralandı. Yaralılar, olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırıldı. İzmirlioğlu, hastanedeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Şüpheli A.A, Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. Cenazesi morga götürülen İzmirlioğlu'nun annesi Ayten İzmirlioğlu, yanındaki çocuklarına sarılarak 'Oğlumun kimseye zararı yoktu. Kazanın olduğu yerde garson olarak çalışıyordu. Ekmeğinin peşindeydi.' diyerek gözyaşı döktü.
Sarıkamış Ormanları'nda Çıkan Yangın Söndürüldü
KARS (AA) - Kars'ın Sarıkamış ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.İlçe merkezine 15 kilometre uzaklıktaki Çamyazı mevkisinde yer alan Sarıkamış Ormanları'nda çıkan yangını fark eden vatandaşlar, durumu Sarıkamış Orman İşletme Müdürlüğüne bildirdi.Bölgeye gelen ekipler, 3 saatlik çalışma sonucu yangını kontrol altına alarak tamamen söndürdü.Yangında yaklaşık 5 dönümlük alanın zarar gördüğü öğrenildi.
Çorum'da Evine Vinç Çarpan Yaşlı Adam Kaza Anını Anlattı
ÇORUM (AA) - Çorum'un Boğazkale ilçesinde vincin çarptığı 2 katlı evin sahibi 87 yaşındaki Mustafa Badak, kaza anını ve yaşadığı paniği anlattı.Celal Eren'in kullandığı 07 CFS 79 plakalı vincin freninin boşalması sonucu çarptığı evdeki hasar, gün ağarınca ortaya çıktı.Evin bahçe duvarını yıktıktan sonra salonundan içeri giren vincin, iş makineleri yardımıyla sıkıştığı yerden çıkartılmasının ardından hasar tespit çalışmaları başladı. Kaza sırasında yalnız yaşadığı evinde televizyon izleyen, 4 çocuk babası Badak, gazetecilere yaptığı açıklamada, büyük korku yaşadığını söyledi. Evinde haberleri izlerken gürültüyle irkildiğini belirten Badak, 'Evin salonundaki kanepede uzandım, haberleri izliyordum. Birden bir gürültü oldu. 'Deprem oluyor herhalde' dedim. Sonra her yer toz duman oldu. Dumandan dolayı etrafı göremedim, çıkmak için kapıyı bulamadım. Seslenince biri gelip beni kolumdan tutup çıkarttı. Dışarı çıktım, baktım ki hiçbir şey kalmamış.' ifadelerini kullandı. Kazanın ardından tedbiren Boğazkale Devlet Hastanesine kaldırıldığını anlatan Badak, 'Hastanede film çektiler. Kolumun üstüne tuğla parçaları düştü, incindi. Ayağımın altında da cam kesikleri var. Buna şükür. Ettiğimiz iyilikler karşımıza çıktı.' dedi.Badak, çarpmanın etkisiyle evin kullanılamaz hale geldiğini, eşyaların da zarar gördüğünü dile getirerek, 'Evimin tamir edilmesini istiyorum. Bütün eşyalarım, evim zarar gördü. 1500 liraya aldığım çekyatın son taksitini bu ayın 1'inde ödedim. Televizyon da kırıldı, hepsi kırıldı.' diye konuştu. Kazayı haber alan Badak'ın İstanbul'da yaşayan oğulları Yılmaz ve Muzaffer Badak da sabah erken saatlerde Çorum'daki baba evine geldi. Evi kullanılamaz hale gelen yaşlı adam, geçici olarak ilçedeki akrabalarının evine yerleştirildi.Çorum'un Boğazkale ilçesinde dün, freninin patlaması sonucu kontrolden çıkan Celal Eren'in kullandığı vinç, Mustafa Badak'a ait 2 katlı evin önce bahçe duvarına, ardından da binaya çarpmıştı. Kazada yaralanan 4 kişi hastaneye kaldırılmıştı.
Fatih Belediyesi 1. Fotoğraf Yarışması İçin Başvurular Sürüyor
İSTANBUL (AA) - Fatih Belediyesi ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) iş birliğiyle bu yıl ilki düzenlenen fotoğraf yarışmasına başvurular devam ediyor.'Fotoğrafın Gör Dediği' temalı yarışmayla, Fatih’in yeniden kurgulanması, farklı ve ilginç kategorilerle Fatih'le ilgili yeni görüntüler elde edilmesi hedefleniyor.Son başvuru tarihi 20 Kasım olarak belirlenen yarışmada dereceye girenlere toplamda yaklaşık 150 bin liralık ödül verilecek. Katılımcılar, Fatih’in herhangi bir yerini, tarihi veya mimari eserlerini, insanlarını veya sokaklarını anlatan dijital kolaj, siyah-beyaz veya renkli fotoğraflarla üç farklı kategoride yarışacak.Fotoğrafçılar 'Serbest Vizör' kategorisine en fazla dört adet, 'Fotoğraflarla Bir Hikaye Anlat' kategorisinde Fatih Belediyesi sınırları içerisinde çekilmiş, konu bütünlüğü taşıyan, en az sekiz en fazla on iki adet, 'Çek Kurgula Yarış' kategorisine ise en fazla dört adet katılabilecek.Değerlendirmeyi Prof. Dr. Özer Kanburoğlu, Coşkun Aral, İzzet Keribar, Leyla Emektar, İhsan İlze, İsmail Küçük, Murat Gür ve Mustafa Yılmaz'dan oluşan jüri yapacak.Fatih Belediyesi 1. Fotoğraf Yarışması'na 'www.tfsf.org.tr', 'www.tfsfonayliyarismalar.org' adreslerinden başvurulabilecek.
İptal - Saat 11.27’De Yayımlanan “Pandemi Sürecinde Çocuklarda 'Aşırı Korku' Öğrenmeye Engel Oluyor” Başlıklı Haberimizi İptal Ederek, Aşağıdaki Haberi Yayımlıyoruz.
Saygılarımızla.
Aa
DÜZCE (AA) - ÖMER ÜRER - Düzce Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Numan Konuk, pandemi sürecinde aşırı korkunun çocuklarda öğrenmeye engel olmaması için ailelere büyük görev düştüğünü bildirdi.Prof. Dr. Konuk, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığının yüz yüze eğitime geçiş planlamasının ikinci aşamasında, ilkokul 2, 3, 4. sınıflar, köy okulları, 8. ve 12. sınıflar ile özel gereksinimli öğrenciler yüz yüze eğitime başlamasına ilişkin velilere önerilerde bulundu. Konuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, korku hissinin insanın en temel duygu durumlarından biri olduğunu, bunun her zaman tehlikeli göstermediğini belirtti. Gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda korku hissinin, tehditlere karşı insanı ayakta tuttuğuna işaret eden Konuk, 'İnsanı tehdit eden bir süreçten geçiyoruz. Yaptığımız araştırmalar, bu gibi durumlarda korku hissinin orta seviyede tutulması gerektiğini gösteriyor. Biz bu hissi 3 evrede inceliyoruz. Birinci evre; korkusuzluk, bu tedbirsizlik anlamına geliyor. İkincisi; orta seviye. Bu da korkuyla gelen tedbir alma durumu. Üçüncü evre ise aşırı korku ve aşırı tedbir. Aşırı korku, aşırı tedbirsizlik koronavirüse karşı mücadeleyi başarısız kılar. Bu yüzden korku ve kaygı düzeyinin orta durumunu insanlara anlatmaya çalışıyoruz. Ne korkusuzluk ve tedbirsizlik, ne de aşırıya kaçmış korku panik durumu.' ifadelerini kullandı.Konuk, yüz yüze eğitime geçiş planlamasının ikinci aşamasına geçilen bu günlerde ailelerin çocuklarıyla ilgili kaygıları olduğunu vurgulayarak, 'Aileler koronavürüsle mücadelede ne düzeyde bir yol izlemesi gerektiğini öncelikle kendilerince içselleştirmeli. Ne düzeyde bir tedbir almalı, ne düzeyde bir korku yaşaması gerektiğini önce kendilerine, sonra çocuklarına iyi anlatmalı. Onlara bu korku ve tedbirleri anlatırken uygun bir dil kullanılmalı.' diye konuştu.'Tedbirsizlik de aşırı panik de büyük hata olur'Çocuklara aşırı korku aşılamanın eğitimin verimini etkileyeceğine değinen Konuk, şöyle devam etti:'Çocuklarda aşırı korku ve panik öğrenmeye mani olur. Koronavirüs salgını dünyanın yeni tanıştığı ve bununla mücadeleyi yeni öğrenmeye başladığı bir salgın. Bu durumda iki kavram karşımıza çıkıyor. Birincisi koronavirüsten korunmak, ikincisi bu hastalıkla mücadele. Salgınla mücadelede yöntemler aslında çok basit; maske, sosyal mesafe ve hijyen. Öncelikle salgına karşı geliştirdiğimiz korunma yöntemini ve bunun dozunu hem kendimize hem de çocuklarımıza iyi öğretmeliyiz.Uzaktan eğitim, seyreltilmiş eğitim, bu alanın uzmanları tarafından daha önce uygulanmış yöntemler. Bu konuda çalışmalar yapıldı ve belirli bir düzeye getirildi. Aileler bu konuda rahat olmalı. Bu eğitim dönemi tamamen kayıp da olabilirdi. Bu yönde yapılan çalışma ve çabalar, hem eğitim kaybını engellemek hem de kabalıkta salgının yayılmamasına yönelik. Şu anda bu sistemde bir eğitime geçildi. Öncelikle yetişkinler, yani aileler bunu benimsemeli. Ondan sonra bunu çocuklarına uygun dille anlatmalı. Bu süreçte aile içinde olumsuz söylemlerden kaçınılmalı ve yapıcı davranılmalı.'Prof. Dr. Konuk, eğitim gören çocuklara koronavirüs ve hastalıkla ilgili korunma yöntemlerinin çok iyi anlatılması gerektiğini vurgulayarak, tamamen kaygısızlığın büyük hata olacağını kaydetti.'Çocuk eğitimini alsın da nasıl olursa olsun.' düşüncesinin yanlış olduğunu belirten Konuk, 'Aşırı panik yaparak 'Çocuğum diğer çocuklardan bulaş olacak.' kaygısı da ayrı bir hata olur. Bu konularla ilgili gerek sağlık gerekse eğitim bürokrasisi çok detaylı çalışmalar yaptı. Bu konunun yürütücüleri bu kararları aldıktan sonra da bize riayet etmek düşer.' dedi.