onedio
Bm'den İnsani Yardıma Muhtaç 13 Milyon Kişi İçin Yardım Çağrısı
DAKAR (AA) - Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), Sahel bölgesinde yardıma muhtaç 13 milyon kişi için 1 milyar dolarlık yardım çağrısında bulundu.OCHA, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'Merkez Sahel bölgesinde 13 milyon kişi insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Mali, Burkina Faso ve Nijer arasında konumlanan alanda en kötü insani krizlerden biri yaşanıyor. Şimdi harekete geçme vakti.' ifadeleri kullanıldı.OCHA'nın internet sitesinden yapılan açıklamada da 20 Ekim'de Merkez Sahel bölgesindeki duruma ilişkin Danimarka, Almanya ve Avrupa Birliği arasında bakanlar düzeyinde çevirim içi ortak bir toplantı düzenleneceği kaydedildi.Merkez Sahel'de insani durumun son yıllarda giderek kötüleştiğine dikkat çekilen açıklamada, bölgedeki kırılgan nüfusun desteklenmesi için 1 milyar dolarlık yardım çağrısında bulunuldu. Bölgede insani yardıma ihtiyaç duyan kişi sayısının, gelecek sene 5 milyon artacağından endişe edildiği de vurgulandı.
Lara Sahili'ndeki Kum Zambakları Koruma Altına Alınıp Uyarı Levhaları Yerleştirildi
ANTALYA (AA) - Antalya'nın ünlü sahillerinden Lara'da nesli tükenme tehdidi altındaki kum zambakları koruma altına alındı. Zambakları koparana 73 bin lira ceza uygulanacak.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, nesli tükenme tehlikesialtında bulunan ve sayıları gün geçtikçe azalan kum zambaklarını koruma çalışmaları sürdürülüyor. Lara Sahili'nde doğal yaşam alanlarında bulunan kum zambaklarının koparılmasıve tahrip edilmesinin önlenmesi amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesiekiplerince sahil boyunca uyarı levhaları yerleştirildi.'Kum zambağı doğal yetişme alanındasınız' yazılı tabelalarda, zambakları söken veya doğal ortamlarına zarar verenlere 73 bin lira idari ceza uygulanacağı belirtildi. Tabelalarda ayrıca kum zambaklarının tüm Akdeniz ülkelerinde veKaradeniz'in güney kıyılarında yetiştiği, türün tehlike altında olduğu ve ülke dışına çıkarılmasının yasaklandığı bilgisine yer verildi. Ağustos sonu ekim başında çiçek açan kum zambakları, yoğun şehirleşme ve turizm nedeniyle nesli tükenme tehlikesi altına girdiğinden, 2016'da Uluslararası Doğa Koruma Birliğince koruma altına alındı.Soğanlı bir bitki olan, kumul ve kurak koşullara dayanıklı olan tür, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Görüntüsü ve kokusuyla dikkati çeken kum zambakları, Lara Sahili'ne de renk katıyor.
Adnan Oktar Organize Suç Örgütü Davası
İSTANBUL (AA) - Adnan Oktar organize suç örgütüne yönelik, aralarında örgüt elebaşı Adnan Oktar'ın da bulunduğu 76'sı tutuklu 238 sanığın yargılandığı dava, Oktar’ın ek iddianamedeki iddialara karşı savunmasının alınmasıyla sürüyor.İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, Oktar'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklarla bir kısım tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.Duruşmada Oktar'ın önceki celselerde birleştirilen ek iddianame ile kapalı oturumlarda dinlenilen mağdur, müşteki ve tanıkların beyanlarına karşı savunması alındı. Sağlık sorunları nedeniyle oturarak konuşmasına müsaade edilen Oktar, 'Ben yerli, milli, milliyetçi Türk-İslam birliğini savunan, devletine, milletine bağlı bir insanım. Örgüt iddialarını şiddetle reddediyorum. 40 yıldır bu milletin gözü önündeyim. Sevgi dolu bir insanım. Kızıl elmacıyım. Daima devletimin emrindeyim.' ifadelerini kullandı.Mahkeme Başkanı Mehmet Galip Perk, sanık Oktar'a, ilk savunmasında aylık gelirini 3 bin lira olarak beyan ettiğini hatırlatarak, 'Bu kadar geliriniz var. Yayınlarınızda bahsettiğiniz üzere, dosyada siyah, ince altından çizgileri olan takım elbise giydiğiniz, altın tesbihli videolarınız mevcut. Ayakkabılarınızın deri, kaliteli, pahalı markalardan olduğunu söylüyor, hatta ahtapottan ve yılan derisinden imal edilmiş bir ayakkabınızdan bahsediyorsunuz. Şatafatlı lüks yaşamı sevdiğiniz hususlarını, 20 yıldır Dragos denen villada kaldığınızı da söylüyorsunuz. Aylık 3 bin lira gelirle bu yaşamı nasıl karşılıyorsunuz?' sorusunu yöneltti.Oktar da bunun üzerine A9 Tv kanalında yapılan yayınların şov olduğunu ve orada şakacı bir üslup takındığını anlatarak, şunları söyledi:'Lükse ve şatafata meraklı değilim. O kıyafetler şov içindir. Bankada 5 kuruş param yok, evim yok, arabam ve mal varlığım yok. Ben o evde kalıyorum, evet pahalı ama kirası ne kadar bilmiyorum. Ben ödemiyorum, arkadaşım ödüyor, misafir olarak kalıyorum. Güvenlik tehlikesiyle değişik yerlerde de kalıyorum. Suikast tehlikesi var.' İslam'ı dünyaya yaymaya çalıştığını öne süren Oktar, “Müslüman gariban olmaz, güçlü, kuvvetli olur. Eğlencenin ve lüks yaşamın meraklısı olmadım. Benim o evde kendi odam var, oraya kapanıp kitap okurum.' diye konuştu.Mahkeme Heyeti Başkanı Perk'in, yayınlarda taktığı 300 bin lira değerindeki saati nasıl aldığını sorduğu Oktar, saatin bir arkadaşına ait olduğunu emaneten alıp yayınlarda taktığı yanıtını verdi. Mahkeme başkanının sorusu üzerine saati veren arkadaşını hatırlamadığın savunan Oktar, 'Ben saatten hiç hoşlanmam zaten. Çok rahatsız edici. İslam'ın şerefini yükseltmek için taktım. 'Müslüman zavallıdır, güçsüzdür, hurafelere inanır' inancını yıktım. Sosyeteye İslam'ın hakim olmasını sağlamak için uğraştım.' iddiasında bulundu.Sanık Oktar'a, televizyon programlarında Türk aile yapısını dejenere eden programlar yapıp, bunları sosyal medyada paylaştıktan sonra kendilerine hakaret eden kişilere yüklü tazminat davaları açıp, örgüt içindeki hukuk grubu aracılığıyla gelir elde ettikleri yönündeki iddialar da soruldu.İslam'ın yok olmasını önlediği için İngiliz derin devletinin kendilerine saldırdığını öne süren Oktar, 'Biz İslam'ın şehirli dini olduğunu göstermek için bu kadar çabaladık. Asrımızda insanlar çok bozuldu, azgınlar, saldırganlar, onları düzeltmek için davalar açılmıştır.' şeklinde konuştu.'Gayet akıllıyım, aklım başımda'Oktar, Mahkeme Başkanının, 'Akıl sağlığınız tespiti için mahkemeden bir talebiniz var mı?' sorusu üzerine 'Gayet akıllıyım, aklım başımda.' ifadelerini kullandı. FETÖ ile bağı ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'i A9 yayınlarında neden övdüğü sorulan Oktar, FETÖ elebaşının kendisini sevmediğini, kendisinin de onu sevmediğini iddia etti. Oktar, 'Bu yayında ona karşı gizli bir aşağılamam var. Onun için ‘kahtanidir’ diyorum. Kahtani kan döker, zalimdir, deccal gibidir.' dedi.Oktar, 14 Şubat 2015 tarihli FETÖ elebaşına yazdığı iddia edilen mektubu da kabul etmeyerek, 'İlk defa böyle bir şey duyuyorum. Yazı hiç benim üslubum değil. Birileri koymuştur.' savunmasını yaptı.Para karşılığı mason olduğu iddiasıDuruşmada 1 milyon 50 bin avro karşılığında mason olduğu iddiaları da sorulan Oktar, şunları söyledi:'Masonluk belgesi aldım ama parayla değil. Bir grup şahıs İtalya'dan geldi, 'Sizi mason ilan ediyoruz.' dediler. Beni canlı yayında 33. derece mason ilan ettiler. İtiraz etmedim çünkü onlarla yakınlaşmak istedim, sayemde Müslüman oldular. Ben onlardan para almadım, onlar benden para almadı.' İsrail'in Filistinlilere zulmünü durdurmak için İsrail ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini savunan Oktar, 'İsrail ile Türkiye'nin barışık olması, İsrail'in Türkiye'ye zarar vermemesi, radikallere ve terörizme karşı desteklerimizi ilettik. Mavi Marmara Gemisi olayı için tazminat ödemiyorlardı. Biz konuştuk, tazminatlar ödendi.' iddiasında bulundu.Başkan Perk, mağdurların Adnan Oktar’ın mehdi olduğunu düşündükleri için ne derse kabul ettiklerini beyan ettiklerini aktararak sanığa, 'Yanınızdakilere mehdi olduğunuzu mu söylerdiniz?' sorusunu yöneltti. Oktar da soruya, 'Ben Allah’ın aciz bir kuluyum. Kimseye 'Mehdiyim' demedim. Alimlerden, hocalardan bir çoğu benim mehdi olduğumu söylüyor ama bu bir iltifat. Ben Allah’ın aciz bir kuluyum. Mehdiyi hepimiz bekliyoruz. Müslüman alemi için bir umut kaynağıdır. Ben seyyidim. Peygamber soyundan geliyorum. Hz. Ali’nin neslinden geliyorum. Genetik olarak seyyidlerde benzerlik görülür. Efendim mehdinin alnı geniş olur, omuzları geniş olur, sırtında ben olur gibi.' yanıtını verdi.Oktar, 'Siz seçilmiş kişi misiniz?' sorusu üzerine “Hayır, Allah’ın herhangi bir kuluyum. Hiçbir zaman mehdilik iddiam olmadı. Neşeli, dışa dönük, yerli ve milli bir vatandaşım.' karşılığını verdi.FETÖ'nün darbe girişiminin hemen ardından çevresindekilere telefonlarına reset attırdığı iddiaları sorulan Oktar, bu iddiayı reddederek, sabaha kadar televizyonda darbe karşıtı yayın yaptığını öne sürdü.Örgütsel faaliyetlere başladığı ilk yılları anlatması istenilen Oktar, ilk zamanlar üniversitede okurken camilerde ve annesinin evinde toplanıldığını, buralarda tebliğ yaptığını, sonrasında çeşitli evlerde toplandıklarını, en son Kandilli'deki villaya geçtiğini söyledi. Sanık Oktar, örgüt evlerinde ele geçirilen doğum kontrol haplarının cilt bozukluklarında ve adet düzensizliklerinde kullanılmış olabileceğini savundu.Oktar, 'fıtık rahatsızlığı nedeniyle, cinsel ilişkiye giremediği, bu nedenle kadınları elle taciz ettiği iddiaları'nın sorulması üzerine, 'Ben sağlamım, hiçbir şeyim yok. Elhamdülillah koç gibiyim.' diye konuştu.Duruşma, Oktar'ın savunmasıyla sürüyor.İddianameden



 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 3 bin 908 sayfalık iddianamede, sanıkların haricinde 26 kişi 'mağdur', aralarında eski emniyet müdürü Adil Serdar Saçan'ın da bulunduğu 99 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer alıyor.








Mağdur ve müştekilerin yanı sıra 23 tanık ve etkin pişmanlıktan yararlanan 25 kişinin beyanlarına yer verilen iddianamede, sanık Adnan Oktar'ın elebaşılığındaki silahlı suç örgütünün biri firari 13 yöneticisinin bulunduğu anlatılıyor.






İddianamede, sanıklar hakkındaki suçlamalar şöyle:







 
'Siyasal veya askeri casusluk suçuna teşebbüs etme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme, cinsel istismar, cinsel saldırı, 6136 Sayılı Kanun'a muhalefet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, şantaj, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, hakaret, 3628 sayılı Mal Varlığı Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'na muhalefet, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenilmesi ve kayda alınması, dolandırıcılık, tehdit, kişisel verilerin kaydedilmesi, kasten öldürmeye teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme, 5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, resmi belgede sahtecilik ve suçluyu kayırmak.'








İddianamede, örgüt elebaşı Adnan Oktar hakkında, ''devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme'', ''suç işlemek amacıyla örgüt kurma-yönetme'', ''terör örgütüne (FETÖ) üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek'', ''kasten öldürmeye teşebbüs'', ''5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet'', ''resmi belgeyi yok etmek'', ''resmi belgede sahtecilik'', ''nitelikli cinsel saldırı'', ''çocuğun nitelikli cinsel istismarı'', ''6136 Sayılı Kanun'a muhalefet'', ''eğitim öğretim hakkının engellenmesi'', ''eziyet etme'', ''şantaj'', ''cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma'', ''suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama'', ''dolandırıcılık'', ''3628 sayılı Kanun'a muhalefet'', ''hakaret'', ''tehdit'', ''hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek'', ''suçluyu kayırma'' ve ''kişiler arasındaki konuşmaların dinlenilmesi ve kayda alınması'' suçlarından toplam 420 yıldan 871 yıla kadar hapis cezası isteniyor.



İddianamede, 11 müşteki-sanık hakkında ''suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma'' suçundan ayrı ayrı 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası, diğer sanıklar hakkında benzer suçlardan hapis cezaları talep ediliyor.Ek iddianame düzenlendiYargılama sürerken, aralarında örgüt elebaşı Adnan Oktar ile ana davadan tutuklu bazı sanıkların da bulunduğu 18 kişi hakkında ek iddianame düzenlenmiş, iddianame ana dava dosyasıyla birleşmişti.Ek iddianamede, 18 sanığın 'nitelikli cinsel saldırı', 'örgüt üyeliği', 'hürriyeti tahdit', 'tehdit' ve örgüte yardım' suçlarından değişen miktarlarda hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
Bolu'da Maske Takamayan 3 Bin 207 Kişiye Ceza Kesildi
BOLU (AA) - Bolu'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-1) tedbirleri kapsamında yaklaşık 3,5 aylık süreçte maske takmadıkları gerekçesiyle 3 bin 207 kişiye idari para cezası uygulandı.Kentte, polis ve jandarma ekiplerinin Kovid-19 tedbirlerinin uygulanmasına yönelik denetimleri devam ediyor.Ekipler, vatandaşları maske ve sosyal mesafe kuralına uymaları konusunda uyarıyor. Buna rağmen maske takmayanlara para cezası kesiliyor. Bu kapsamında kent genelinde yaklaşık 100 günlük süreçte 3 bin 207 kişiye toplam 2 milyon 886 bin 300 lira idari para cezası uygulandı.
Erciyes Üniversitesinde Kovid-19 Aşısı İçin Gönüllü Denekler Hazır
KAYSERİ (AA) - Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı bağışıklık sağlamayı amaçlayan aşı çalışmalarında Erciyes Üniversitesinde (ERÜ) gönüllü deneklerin hazır tutulduğunu belirtti.Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Büyükkılıç, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış ve Aşı Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aykut Özdarendeli ile bir araya geldi.Büyükkılıç, üniversite bünyesinde yürütülen Kovid-19 aşı çalışmalarındaki başarılarından dolayı Çalış ve Özdarendeli'yi kutladı.ERÜ'deki aşı çalışmalarında gelinen noktanın kendisini ayrı bir sevindirdiğini anlatan Büyükkılıç, şunları kaydetti:'Erciyes Üniversitemiz araştırma üniversitesi olarak bizim gururumuz. Kovid-19'a karşı bağışıklık sağlamayı amaçlayan aşı çalışmalarında Erciyes Üniversitesinde gönüllü deneklerin hazır tutulduğunu ve 1 hafta-10 gün gibi bir sürede insanlar üzerinde test edilebileceğini memnuniyetle gördüm. Yerli koronavirüs aşısının gururu üniversitemize ve şehrimize ait olacak inşallah. Tüm insanlığa hizmete vesile olacak, hayırlı sonuç olacağı kanaatindeyim. Zaten epeyce bir aşama kaydedildi. Bir doktor olarak da söylüyorum en kısa zamanda, bu virüsten kurtulmanın yolu aşıyla mümkün olacak. Bir bakıma insanlığın beklentisi, Türkiye olarak özelde de Erciyes Üniversitesinin bu işte başarılı olması ve bir an evvel sonuca odaklı çalışmanın yapılması, bizi memnun ediyor ve sevindiriyor.'ERÜ Rektörü Çalış da her zaman kendilerini destekleyen Büyükkılıç'ın ziyaretinin kendilerini ve aşı çalışmasını yürüten ekibi mutlu ettiğini belirterek, destek ve moral ziyaretinden dolayı teşekkür etti.Yerli aşı çalışmalarının, planlandığı gibi başarılı şekilde devam ettiğini aktaran Çalış, 'Kayserimiz inşallah aşının merkezi olacak. Diğer çalışmalarla ilgili aşılarımız da devam ediyor. Zaten Kırım Kongo devam ediyordu. Birtakım bazı aşıları da projelendirmiş durumdayız. Üniversitemiz birçok alanda olduğu gibi aşı alanında şu anda ön planda.' ifadelerini kullandı.Prof. Dr. Aykut Özdarendeli ise aşı merkezinde uzun yıllardır çalışmalar yapıldığını anımsatarak, şunları söyledi:'Bu pandemi döneminde de Sağlık Bakanlığının desteklediği Kovid-19'a karşı aşı geliştirme projemiz vardı. Aynı zamanda Erciyes Üniversitesi rektörümüz de çok büyük katkılar verdiler. Hem maddi hem de manevi olarak. Biz aşıyla uğraşıyoruz. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Elbette bu ekip olayı, ekibime de teşekkür ediyorum.'
Ak Parti Sözcüsü Çelik'ten "Oruç Reis" Paylaşımı:
ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Tehditlere başvuranlara verecek ne çakıl taşımız ne de bir damla suyumuz var. Kara vatanımız, mavi vatanımız ve gök vatanımız konusunda dünyanın en kararlı milletiyiz.' ifadelerini kullandı.Çelik, Twitter hesabından 'Oruç Reis' etiketiyle yaptığı paylaşımda, Türkiye'ye karşı sözde tehditlerin hiçbir öneminin olmadığını vurguladı.Türkiye'nin hem masada hem sahada hak ve menfaatlerini korumaya kararlı olduğunun altını çizen Çelik, 'Cumhurbaşkanımızın duruşu nettir. Türkiye'nin dostluğu kıymetlidir. Zorbalık ve dayatmayla Türkiye'ye yaptırılacak hiçbir iş yoktur.' değerlendirmesinde bulundu.Çelik, Atatürk'ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesine bağlı olarak, Türkiye için olduğu kadar bölge için de güvenlik ve refah istediklerini belirterek, şunları kaydetti:'Kendi güvenliğimizi ve refahımızı komşularımızın zayıflığında veya güvensizliğinde aramıyoruz. Herkes için refah ve güvenlik istiyoruz. Türkiye ile sorunları masada çözmek isteyenler için Türkiye kapasitesi yüksek bir müzakere devletidir. Diplomasi yerine tehdit üretenlere karşı ise Türkiye haklarını koruma konusunda çok kudretli bir devlettir. Dostluğumuz kıymetlidir. Müzakere masasında dostlarımızla hep 'kazan-kazan' sonucu üretmekten yanayız. Masadan kaçıp tehdit ve dayatmalara sığınanlara ise cevabımızı sahada her zaman veriyoruz.''Dayatma peşinde koşanlara taviz vermeyiz'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Hiçbir zaman masadan kaçan taraf olmayacağız' diyerek diplomasi yoluyla sorun çözmek isteyenler için Türkiye'nin hazır olduğunu ifade ettiğini hatırlatan Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:'Bunun yerine tehditlere başvuranlara ise verecek ne çakıl taşımız ne de bir damla suyumuz var. Kara vatanımız, mavi vatanımız ve gök vatanımız konusunda dünyanın en kararlı milletiyiz. Müzakere masası isteyenler için en iyi müzakere devletiyiz. Ama dayatma peşinde koşanlara taviz vermeyiz. Bu ilkeler çerçevesinde 'Yurtta sulh, cihanda sulh' diyoruz.'
Reklam
Denizli'deki Uyuşturucu Operasyonunda 3 Tutuklama
DENİZLİ (AA) - Denizli'de uyuşturucu ticareti yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 17 şüpheliden 3'ü tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, il dışından uyuşturucu getirdikleri öne sürülen 17 kişiyi düzenlediği operasyonla yakaladı.Dört ayrı adresteki aramalarda 7 gram metamfetamin, 230 gram eroin, 23 uyuşturucu hap, 2 hassas terazi, 2 ruhsatsız tabanca, 2 av tüfeği, uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 9 bin lira ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3'ü sulh ceza hakimliğince tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bangladeş Tecavüz Suçuna İdam Cezası Getirmeye Hazırlanıyor
ANKARA (AA) - Bangladeş, ülkede kadına yönelik şiddet protestolarının ardından tecavüz suçu için idam cezası getirmeye hazırlanıyor. Bangladeş kabinesinin, tecavüz suçuna en ağır cezanın ömür boyu hapisten idama çevrilmesini onayladığı belirtildi. Kabine sözcüsü Kandaker Enverul İslam, parlamento oturum halinde olmadığından Bangladeş Devlet Başkanı Abdul Hamid'in, Kadın ve Çocuklara Baskıyı Önleme Yasası'nda değişiklik için kararname çıkaracağını kaydetti. İslam ayrıca kabinenin tecavüz davalarının hızla tamamlanması teklifini kabul ettiğini belirtti. Adalet Bakanı Anisul Huk da Devlet Başkanı'nın kararnameyi yarın çıkarmasının beklendiğini söyledi. Bangladeş'te mevcut yasa çerçevesinde tecavüz davalarında, kurbanın hayatını kaybettiği durumlar hariç en ağır ceza ömür boyu hapis. Ülkede son haftalarda işlenen cinsel şiddet saldırılarının ardından başkent Dakka'da ve diğer şehirlerde gösteriler düzenlenmişti. Yerel insan hakları örgütleri, Bangladeş'te tecavüzlerin arttığını belirtiyor. Bu örgütlerden Ain-o-Salish Kendra, ocak-ağustos arasında 889 tecavüz vakasının yaşandığını, 41 kurbanın hayatını kaybettiğini açıkladı. Birçok tecavüz vakasının da nüfuzlu kişilerin tacizi korkusuyla yetkililere bildirilmediği ifade ediliyor. Bangladeş'te tecavüz davalarının sonuçlanması yıllar alabiliyor. Son günlerdeki gösterilerin fitilini, bir grup erkeğin soydukları bir kadına saldırdığı anın videosunun, Facebook'ta paylaşılması ateşlemişti. Ulusal İnsan Hakları Komisyonu'nun yürüttüğü soruşturma, videodaki kadına geçen yıl defalarca tecavüz edildiğini ortaya koymuştu. Olayla ilgili 8 kişi tutuklanmıştı. Ülkede geçen hafta da bir kadın öğrenci yurdunda tecavüze uğramış, olay, iktidardaki Avami Birliği'nin öğrenci kolunun birçok üyesinin tutuklanmasıyla sonuçlanmıştı.
Reklam
Denizli'de Fetö Şüphelisi Gözaltına Alındı
DENİZLİ (AA) - Denizli'de Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan eski askeri öğrenci yakalandı.Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ankesör ve kontörlü telefonlardan periyodik aralıklarla ardışık olarak arandığı değerlendirilen eski askeri öğrenci A.D. hakkında yakalama kararı çıkarıldı.Polis ekiplerince belirlenen adreste gözaltına alınan şüpheli emniyete götürüldü. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Aa Ve Tika İş Birliğinde "Online Ekonomi Ve Finans Haberciliği Eğitim Programı" Başladı
İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansının (AA) Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) iş birliğiyle, TİKA'nın Muhabir Eğitim Programı (MEP) kapsamında düzenlenen 'Online Ekonomi ve Finans Haberciliği Eğitim Programı' başladı.TİKA Eğitim Koordinatörlüğü öncülüğünde, dünyanın çeşitli ülkelerinden katılan medya temsilcilerine yönelik video konferans yöntemiyle düzenlenen eğitim programının açılışında konuşan AA Haber Akademisi Müdürü A. Cihangir İşbilir, AA'nın yüz yıllık birikimini ve global ağının zenginliğini Haber Akademisi'nin düzenlediği eğitimlerle medya temsilcileri ve genç gazetecilerle paylaştığını kaydetti.AA muhabirlerinin küresel ekonomiyi merkezlerinde takip ettiğini aktaran İşbilir, bu sayede AA'nın güçlü muhabir kadrosu ve yüz yıllık birikimiyle her gün global ölçekte ekonomi, finans, enerji ve şirketlerle ilgili içerik ürettiğini belirtti.TİKA Dış İlişkiler ve Ortaklıklar Dairesi Başkanı Uğur Tanyeli de TİKA'nın 'Türk-tipi kalkınma modeli' ile çalışmalarına aralıksız devam ettiğini vurguladı. Tanyeli, TİKA’nın 2017 yılından itibaren gerçekleştirdiği medya eğitimlerine 40'tan fazla ülkede 700'ü aşkın medya temsilcisinin katıldığını sözlerine ekledi.Arnavutluk, Filipinler, Kamerun, Karadağ, Macaristan, Moldova, Pakistan, Tanzanya ve Uganda'dan toplam 25 medya temsilcisinin katıldığı programın ilk günü AA Londra Ekonomi Başmuhabiri Gökhan Kurtaran'ın 'Ekonomi ve Finans Haberleri' dersiyle sona erdi.Eğitim programının ikinci gününde AA Enerji Haberleri Editör Yardımcısı Barış Sağlam 'Uluslararası Ekonomi Kuruluşları ve Enerji Ekonomisi' eğitimini, AA Finans Haberleri Başmuhabiri Bahattin Gönültaş da 'Güncel Ekonomik Gelişme ve Göstergeler' eğitimini verecek.Program 15 Ekim Çarşamba günü AA Enerji Haberleri Editörü Oğuzhan Özsoy'un 'Şirket Haberleri' ve AA Finans Haberleri Başmuhabiri Bahattin Gönültaş'ın 'Ekonomi ve Finans Haber Kaynakları' dersleriyle sona erecek.
Reklam
Kaza Yapan Sürücünün Yardımına Olay Yerinden Geçen Doktor Yetişti
DÜZCE (AA) - Düzce'de yön levhasına çarpan kamyonetin sürücüsüne ilk müdahale, olay yerinden geçen ilçe sağlık müdürü doktor tarafından yapıldı. D-655 Düzce-Zonguldak Batı Karadeniz bağlantı yolunun Hamidiye mevkisinde Ramazan Kalkan'ın kullandığı 81 AAT 427 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yön tabelası direğine çarptı.Kazanın ardından araç içerisinde sıkışan sürücü vatandaşlar ve olay yerinden tesadüfen geçen Akçakoca İlçe Sağlık Müdürü Dr. Numan Çabuk tarafından çıkarıldı.Yaralanan sürücüyü yere yatırarak ilk müdahaleyi yapan Çabuk, Kalkan'ın olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerine teslim etti.Hafif şekilde yaralanan sürücü, tedbir amaçlı Düzce Atatürk Devlet Hastanesine kaldırıldı.Çabuk, gazetecilere, kazaya tesadüfen rastladığını belirterek 'Kaza önümde oldu ve müdahale ettim. Yaralının sağlık durumu iyi. Doktor olarak yolda bu şekilde rastladığımızda duyarsız kalamıyoruz.' dedi.
El Salvador'da Silahlı Saldırı: 6 Ölü
ANKARA (AA) - Orta Amerika ülkelerinden El Salvador'da bir eğlence mekanına düzenlenen silahlı saldırıda 6 kişi öldürüldü.BBC'nin haberine göre, El Salvador'un başkenti San Salvador'da silahlı saldırganlar, bir barda alkol alıp domino oynayan kişilere ateş açtı.Saldırganların açtığı ateş sonucu bar sahibinin de aralarında bulunduğu 19 ile 63 yaşları arasındaki 5 kişi hayatını kaybetti.Barın karşısında bir araba hurdalığında çalışan bir kişi de silah seslerinden kaçarken saldırganlar tarafından öldürüldü.Görgü şahitleri, bara giren saldırganların hiçbir şey söylemeden yakın mesafeden ateş ettiğini ifade etti.Dünyada en çok cinayetin işlendiği ülkelerden olan El Salvador'da pazar günü şiddet olayları nedeniyle 13 kişi öldü.Yerel medyada geçen yıl yer alan ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi raporuna dayandırılan haberlerde, Orta Amerika ülkesi El Salvador'un 100 binde 62’lik cinayet oranı ile Latin Amerika'da en fazla cinayet işlenen ülke olduğu belirtilmişti.
Rusya'nın Kamışlı'da Askeri Nokta Kurma Girişimi, Ypg/PKK Sempatizanları Tarafından Engelledi
KAMIŞLI (AA) - MOHAMAD MİSTO - Terör örgütü YPG/PKK sempatizanları, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kamışlı'da Rusya'nın askeri nokta kurma girişimini engelledi.Barış Pınarı Harekatı'nın sürdüğü 22 Ekim 2019'da Türkiye ve Rusya 23 Ekim 2019 saat 12.00'den itibaren Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızlarının, Barış Pınarı Harekatı alanı dışında kalan YPG/PKK unsurları ve silahlarının, Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 kilometre dışına çıkarılmasını temin etmesi konusunda anlaşmıştı.Bölgedeki yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, dün Rus güçleri söz konusu alanda yer alan Kamışlı ilçesinin doğusunda bulunan Ayn Divar köyünde ve Türk-Rus ortak devriyelerinin atılması planlanan bölgede askeri nokta kurmaya çalıştı.Rus askerleri, köye iş makinası, zırhlı araç ve birkaç adet topçu bataryası sevk etti.Ancak Rusya’nın üs kurma çabaları bir grup terör örgütü YPG/PKK sempatizanı tarafından engellendi.Baskı altında kalan Rus güçleri, akşam saatlerinde Kamışlı ilçesine geri dönmek zorunda kaldı.Fırat Nehri'nin doğusunda Rusya- ABD çekişmesi sürüyorRusya, geçen haziran ayında da Kamışlı'nın doğusunda Kasr Dib köyünde askeri nokta kurma girişiminde bulunmuştu.Ancak Rus güçleri, ABD güçlerinin baskısı altında kalarak, kurmaya çalıştığı askeri noktadan vazgeçmişti. Daha sonra ABD güçleri söz konusu köyde devriye icra etmişti.Kamışlı'daki ABD-Rusya çekişmesiBu yılın başından itibaren ABD askerleri, Kamışlı'nın kuzeydoğusundaki petrol sahalarının bulunduğu Rümeylan bölgesine geçmek isteyen Rus askeri araçlarının yolunu defalarca keserek, geri dönmelerine neden olmuştu.Mayıs ayının başında ise Rus askerleri, ilk kez, YPG/PKK işgali altındaki Kamışlı ilçe merkezine ulaşmak isteyen Amerikan askerlerini durdurarak misilleme yapmıştı. Bunun üzerine ABD güçleri, Rümeylan'a dönmek zorunda kalmıştı.
Reklam
Kovid-19 Testi Pozitif Çıkan CHP Şanlıurfa Milletvekili Aydınlık'ın Tedavisi Sürüyor
MERSİN (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi pozitif çıkan CHP Şanlıurfa Milletvekili Aziz Aydınlık'ın tedavisinin sürdüğü bildirildi. Yenişehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, CHP'nin Ankara Milletvekili Murat Emir, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ve Mersin Milletvekilleri Cengiz Gökçel ve Alpay Antmen ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Şehir ve Eğitim Araştırma Hastanesi'nde Kovid-19 tedavisi süren Aydınlık'ın ailesini ziyaret etti.Aileye geçmiş olsun dileklerini ileten CHP heyeti, başhekimlikten Aydınlık'ın durumu hakkında bilgi aldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen CHP Ankara Milletvekili Emir, Aydınlık'ın tedavi sürecini öğrenmek için kente geldiklerini belirtti. Emir, şunları kaydetti:'Hassasiyetini korumakla birlikte durumunun stabil olması bizim açımızdan sevindirici. Kan bulguları bir nebze olsun bizi rahatlattı. Dualarımız Aziz Aydınlık ile. Emek veren ve mücadele eden sağlıkçılarımıza minnettarız. Aziz ağabeyimizle birlikte tüm hastalarımıza acil şifalar diliyoruz. Umuyoruz ki pandemiyle en iyi şekilde mücadele edeceğiz ve bu hastalığı yeneceğiz.' Erbil Aydınlık da babasının tedavisinin sürdüğünü belirterek, durumunun iyiye gitmesinin sevindirici olduğunu kaydetti.Test sonucunun pozitif çıktığını 6 Ekim'de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımıyla duyuran Aydınlık, 'Genel sağlık durumum iyi, tedavim bir süre hastanede devam edecek. Dualarınızı eksik etmeyin. En derin sevgi ve saygılarımla.' ifadelerini kullanmıştı.
İran'da Son 24 Saatte 272 Kişi Kovid-19'Dan Hayatını Kaybetti
TAHRAN (AA) - İran'da yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 272 artarak 28 bin 816 oldu.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgını nedeniyle son 24 saatte 272 kişinin daha hayatını kaybettiğini ve 4 bin 206 yeni vaka tespit edildiğini belirtti.Lari, salgın kaynaklı toplam can kaybının 28 bin 816'ya, vaka sayısının da 504 bin 281'e çıktığını aktardı.Virüse yakalanan hastalardan 4 bin 533'ünün durumunun ağır olduğunu söyleyen Lari, şu ana kadar iyileşenlerin sayısının da 409 bin 121'e ulaştığı bilgisini verdi.Lari, ülkede toplam 4 milyon 340 bin 831 kişiye test yapıldığını aktardı.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, ülkedeki 31 eyaletten 30'unun 'kırmızı' ve 'riskli' bölgeler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.Vakaların artması nedeniyle başkent Tahran, Kum, Kazvin ve Elburz eyaletlerinde yeniden kısıtlamalara gidildi.
Reklam
Tente Çökmesi Sonucu Cemaatten 3 Kişinin Ölümüyle İlgili Davada Müştekiler Dinlenildi
İSTANBUL (AA) - Ataköy'deki Ömer Duruk Camisi'nde, kar biriken tentenin cenaze namazı kılan cemaatin üzerine çökmesi sonucu 3 kişinin ölümü, 45 kişinin de yaralanmasıyla ilgili 4 imamın yargılandığı davada, müştekiler dinlenildi.Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 2 tutuksuz sanık ile 2 müşteki katıldı. Tarafların avukatları da duruşmada hazır bulundu.Mahkemeye gelen evrakları okuyan mahkeme başkanı, İstanbul Emniyet Müdürlüğünden gelen yazıda, caminin yapılmasıyla ilgili herhangi bir derneğin faaliyetinin olmadığının bildirildiğini söyledi.Olayda annesi yaralanan müşteki Kerem Uzun, olay günü cenaze vesilesiyle camide olduğunu ve şikayetinin sürdüğünü ifade ederek, 'Tenteler karla doluydu, zabıta tentelerin altına şerit çekmişti. Caminin içerisinde namaz kılınma konuşuluyordu ama reddedilmişti. Cenaze namazını kıldıracak imam 'tentelerin altına girin, 2 dakika namaz kılar, çıkarız' demişti. Biz tentelerin altına girmedik. Namazın bitmesinin ardından cemaat tabutu çıkarıyordu. O sırada galiba tabut bir tenteye çarptı. Büyük bir gürültüyle tente çöktü. Annem tentenin altında olmamasına rağmen tente altında kaldı.' dedi.Diğer müşteki Sevil Çokyaşar da olay günü çok fazla kar yağdığını, tentelerin kar yağışı nedeniyle bombe yaptığını, imamın da 'Hemencecik namazı kılalım, bitsin.' dediğini anlattı.Namazın kılınmasının ardından tentenin çöktüğünü aktaran Çokyaşar, 'Annem tentenin altında kaldı. Kendisi 4 yıldır bakımevinde yatmaktadır, halen bilinci kapalıdır. Ben de annemi tentenin altından çıkarırken ufak tefek yaralandım.' diye konuştu.Tarafların avukatları da eksiklerin giderilmesini istedi.Mahkeme heyeti, duruşmada beyanı alınmayan 4 müşteki hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasına ve dosyanın iş güvenliği uzmanı, endüstri mühendisi, inşaat mühendisi ve hukukçudan oluşacak 5 kişilik bilirkişi heyetine gönderilerek, rapor alınmasına karar verdi.Duruşma, eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 10 Ocak 2017'de Ataköy 5. Kısım'daki Ömer Duruk Camisi'nde kılınan bir cenaze namazı sırasında cemaatin altında bulunduğu tentelerin, üzerine birikmiş kar nedeniyle çöktüğü anlatıldı.

Çöken tentenin altında kalan Zihni Ganiç, Feruzan Eryürük ve Mustafa Ümit Şengezer'in öldüğü, 45 kişinin de çeşitli şekillerde yaralandığı belirtilen iddianamede, İBB'nin cenaze namazlarını kıldırmakla görevli imamları Mustafa Kavukluoğlu ve Mustafa Çiçek ile cami imamları Adem Karabey ve Faruk Yazar, 'sanık' olarak yer aldı.

Olayda hayatını kaybeden Zihni Ganiç, Feruzan Eryürük ve Mustafa Ümit Şengezer'in ölümlerinin kazaya bağlı olarak meydana geldiği, tentelerin çökmesiyle ölüm neticeleri arasında illiyet bağı bulunduğu anlatılan iddianamede, olayda yaralananların da şikayetçi oldukları bildirildi.İddianamede, sanıklar Mustafa Kavukluoğlu ile Mustafa Çiçek'in anonslarla uyarı yapılmasına ve etrafı çevrilmesine rağmen, cemaati tentelerin altına topladıklarına vurgu yapılarak, sanıklar Adem Karabey ve Faruk Yazar'ın ise Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönergesi'nden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı dikkat ve özen yükümlülüklerini ihlal etmeleri nedeniyle bu neticeye neden oldukları belirtildi.

İddianamede, sanıklar Mustafa Kavukluoğlu, Mustafa Çiçek, Adem Karabey ve Faruk Yazar'ın 'taksirle birden fazla kişinin ölüme neden olma' suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.

Soruşturma yapılan eski Bakırköy Müftüsü Mustafa Açıkalın, temizlik görevlisi Ali Rıza Mülayim, Bakırköy Belediye Başkanlığındaki görevliler ve tenteyi kuran şirket yetkilileri hakkında ise takipsizlik kararı verilmişti.
AB, Lukaşenko'ya Yaptırım Uygulamaya Hazırlanıyor
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) yönetimi, Belarus'ta durumun düzelmemesi halinde Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko'nun da yaptırım listesine dahil edilmesine hazır olduklarını bildirdi.AB Konseyinden yapılan açıklamada, Belarus'taki gelişmelere ilişkin karar alındığı belirtildi. Belarus'ta 9 Ağustos'ta yapılan seçimlerin özgür ve adil olmadığına yönelik AB'nin önceki açıklamalarının tekrarlandığı açıklamada, Lukaşenko'nun meşruiyetinin AB tarafından tanınmadığı hatırlatıldı.Açıklamada, Belarus halkının dış müdahale olmadan yeni bir seçimle demokratik haklarını kullanması istenerek, Belarus yönetiminden 40 kişiye seçimlere hile karıştırıldığı, muhalefete baskı ve şiddet uygulandığı gerekçesiyle yaptırım uygulandığı belirtildi.Açıklamada, 'Belarus'taki durum iyiye gitmezse AB'nin Aleksandr Lukaşenko dahil üst düzey yöneticilere ve kuruluşlara daha fazla kısıtlayıcı tedbir uygulamaya hazır olduğu' vurgulandı.Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Lüksemburg'da bu sabah başlayan AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, yaptırım listesini genişleterek Lukaşenko'yu dahil etme önerisinde bulunacağını açıklamıştı.AB, 2 Ekim'de Belarus İçişleri Bakanı Yuri Karayev'in aralarında bulunduğu 40 yöneticiye seyahat yasağı ve varlıkların dondurulmasını içeren yaptırımlar uygulamaya başlamıştı.AB, Belarus'ta yapılan ve Aleksandr Lukaşenko'nun kazandığı açıklanan seçimin sonucunu tanımıyor. Birlik, seçimlerin ardından başlayan protestolarda halka şiddet uygulandığını, muhalefetin baskı altına alındığını belirterek, gözaltına alınanların ve siyasi tutukluların serbest bırakılmasını, yönetimin muhalefetle ulusal diyalog başlatmasını istiyor.
Tekirdağ'da Fuhuş Operasyonunda 36 Kişi Gözaltına Alındı
TEKİRDAĞ (AA) - Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesinde düzenlenen fuhuş operasyonunda 36 kişi gözaltına alındı. İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine yaptığı teknik ve fiziki takip sonucu ilçedeki iki otele operasyon düzenledi. Operasyonda 16'sı yabancı uyruklu kadın, 36 kişi gözaltına alındı. Otellerdeki aramalarda 2 ruhsatsız av tüfeği ve bir miktar uyuşturucu ele geçirildi. Yabancı uyruklu 16 kadın jandarmadaki işlemlerinin ardından İl Göç İdaresine teslim edildi.Diğer 20 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Sivas'ta Devrilen Otomobilin Sürücüsü Öldü
SİVAS (AA) - Sivas'ın Kangal ilçesinde devrilen otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti. C.A. (77) yönetimindeki 58 AH 791 plakalı otomobil, Deliktaş-Yaylacık köy yolunda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada ağır yaralanan C.A, kaldırıldığı Kangal Devlet Hastanesinde müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
Reklam