onedio
İzmir'de Takside Fenalaşan Yolcu Öldü
İZMİR (AA) - İzmir'in Bornova ilçesinde müşteri olarak bindiği takside fenalaşan kişi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, Ömer Han (65) adlı kişi, Bornova ilçesi Kemalpaşa Caddesi'nde Ali Şahin idaresindeki ticari taksiye bindi. Şehirlerarası otobüs terminaline gitmek istediğini belirten Han, yaklaşık 300 metre sonra fenalaştı. Han'ın fenalaştığını gören sürücü Şahin aracı yol kenarına çekerek durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. 112 Acil Servis ekiplerince yapılan kontrolde Ömer Han'ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Han'ın cenazesi, olay yeri incelemesinin ardından otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Sakarya'dan Orman Yangınlarına Fidanlı Destek
SAKARYA (AA) - Sakarya'daki okullarda, ülkede çıkan orman yangınlarına dikkati çekmek amacıyla fidanlar toprakla buluştu.Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un Hatay'daki yangına dikkati çekmek amacıyla okulun ilk günü öğretmenlerin fidan dikmesini istemesi üzerine Sakarya'da öğretmenler, öğrencilerini evlerine uğurladıktan sonra okul bahçelerinde fidan dikti.İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş ile Adapazarı İlçe Milli Eğitim Müdürü Coşkun Bakırtaş, Karadere İlk ve Ortaokulunda düzenlenen programa katılarak fidanları toprakla buluşturdu, can suyu verdi.Durmuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, ülkenin dört bir yanında, nefes alınmasında en büyük rolü bulunan ağaçların yandığını anımsattı.Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un çağrısıyla Sakarya'da bütün okullarda öğrencileri uğurladıktan sonra öğretmenlerle beraber 'Her fidan bir nefes' diyerek ağaç dikimi yaptıklarını belirten Durmuş, 'Bugün aslında bizim için çok anlamlı. Öğrencilerimizi okullarla fidanlarımızı toprakla buluşturduk. Geleceğimizi, ülkemizi daha iyi yarınlara taşımak için umutlarımızı geleceğemize taşımanın sorumluluğu içerisinde tedbirlere uyarak hep birlikte yarınları kucaklayalım istedik.' diye konuştu.Durmuş, Karadere İlk ve Ortaokulunda öğretmenlerle fidan dikme etkinliği gerçekleştirdiklerini aktararak, 'Evet biz bir ölürüz ama bin diriliriz, bu gerek insan olsun gerekse de ağaç olsun. Her daim ülkemizin yanındayız, nefes almaya devam edeceğiz inşallah.' dedi.
Şanlıurfa'da Kuyumcudan Hırsızlık İddiası
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da bir kuyumcuda hırsızlık yapıldığı iddiasıyla polis ekipleri çalışma başlattı.Alınan bilgiye göre, merkez Eyyübiye ilçesindeki Kuyumcular Çarşısı'nda iş yeri bulunan Mahmut Fidan, dükkanını açtığında içerisinde altın ve para bulunan kasanın yerinde olmadığını fark etti.Fidan'ın bildirmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, iş yerinde inceleme yaptı. Ekipler, hırsız veya hırsızların yakalanması için çalışma başlattı.Çalınan kasada toplamda 150 bin lira civarında altın ve para olduğu ileri sürüldü.
Savaşın Harap Ettiği Yemen'de Bae Destekli Güçlerin Ayrılık Çağrıları Konusundaki Israr Sürüyor
İSTANBUL (AA) - MUHAMMED ES-SAMİİ - Altı yıldır devam eden savaşın harap ettiği Yemen'de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Güney Geçiş Konseyi'nin (GGK) başını çektiği bir kesim, ayrılık çağrıları konusundaki ısrarını sürdürüyor.Ülkenin 1990 yılında birleşen güneyi ile kuzeyinin yeniden ayrılması konusundaki taleplerini ısrarla dile getirmeye devam eden GGK Başkanı Aydarus ez-Zubeydi, güney sorununun ancak ülkenin kuzeyinden ayrılmakla çözüleceğini öne sürüyor. Yemen'de etkin olan siyasi güçlerin çoğu ise devletin birlik içinde mevcudiyetini sürdürmesi ve ayrılık çağrılarının son bulması gerektiğini ifade ediyor.Ötekileştirildiklerini söyleyip ayrılık çağrısı yapmaya başladılarDevrik lider Ali Abdullah Salih döneminde ötekileştirildiklerini ve zorla emekli edildiklerini belirten güneydeki subayların aktif olarak faaliyet gösterdiği ayrılıkçı güney hareketi 2007 yılında kuruldu.Başlangıçta, ülkede yönetimi devralan hükümetlerin güneyde yaşayan insanları dışladığını, yönetimde söz sahibi olmalarını engellediğini ve haklı taleplerini yerine getirmediğini ileri süren hareket, daha sonra ayrılık çağrıları yapmaya başladı.Ali Abdullah Salih'in 2012 yılında protestolar sonucu yönetimi bırakmasının ardından kısa bir dönem sessiz kalan ayrılıkçı hareket, 2017 yılında kurulan GGK ile yeniden aktif olarak sahneye çıktı.BAE'nin büyük destek verdiği GGK ise gelinen aşamada, geçici başkent Aden, Sokotra Adası ve güneydeki diğer kentlerde kontrolü elinde bulunduruyor.Ülkedeki aktif siyasi oluşumlar birlikten yanaAyrılıkçı hareketin aksine ülkede aktif olarak siyaset yapan oluşumların çoğu, kuzey ve güney birliğinin devam etmesini, ayrılık çağrılarının da son bulmasını istiyor.Altı yıldır savaş halinde olan Yemen hükümeti ile Husiler de anlaşmazlıklarına rağmen ülkenin birliği konusunda aynı tarafta yer alıyor.Yemen Meclisi'nde en fazla sandalyeye sahip olan Genel Halk Kongresi, Islah Partisi ve diğer sol eğilimli partiler de ülkenin birliğinin devam etmesinden yana. Bu partilerin ayrıca, ülkenin güneyindeki kentlerde geniş bir seçmen kitlesine de sahip olması ayrılıkçı hareketin oralardaki nüfuzunu olumsuz etkiliyor.Güneydekilerin ayrılık konusundaki yaklaşımıGGK'nın kurulmasıyla bu oluşumu, güneydekilerin yaşam şartlarının düzelmesi için çaba sarf eden bir yapı olarak gören bir kısım bölge sakini, konseye dahil oldu.GGK'ya katılan bu kişilerin, istihdam elde edebilmek ya da BAE tarafından desteklenen güçlerde görev alabilmek gibi hedefleri bulunuyordu. Bir diğer kesim de güneyde yaşayan insanların daha iyi bir hayat standardı yakalayabilmesi için ayrılıktan yana tavır alıyordu.Ancak GGK'nın Aden ve diğer güney kentlerinde kontrolü ele geçirmesinin ardından özellikle hizmetler konusunda halkın taleplerini gerçekleştirememesi, ciddi anlamda halk desteğini kaybetmesine yol açtı.Bu kapsamda Aden'de son haftalarda GGK'nın protesto edildiği gösteriler yapıldı. Eylemciler, kentin kontrolünün GGK'ya geçtiğinden bu yana hizmetlerin kötüleştiğini ifade etti.Gelinen aşamada, güney kentlerinde yaşayan insanların, GGK'nın kontrolü altındaki bölgelerdeki mevcut durumu değerlendirerek, 'ayrılığın kötü yaşam şartlarından kurtuluş için bir çare olmadığı' sonucuna vardığı belirtiliyor. Ayrılıkçı hareket, uluslararası toplumdan da destek alamadıÜlkenin güneyinde ayrılık çağrıları yapanlar, Arap ülkelerinden ve uluslararası toplumdan da destek alamadı.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden yapılan açıklamalarda, Yemen'in birliği ve egemenliğine saygı duyulduğu ifade edildi.Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Körfez İşbirliği Konseyi de Yemen'de ayrılık karşıtı bir tutum benimsiyor.BAE ayrılıkçı harekete destek veriyorBAE, Yemen'in güneyinin kuzeyinden ayrılması konusunda GGK'ya destek veriyor. Ancak Yemenliler, Husilere karşı hükümeti desteklemek için ülkeye giren BAE'nin asıl amacının, ülkenin güneyindeki limanlar ve havaalanları gibi stratejik noktaları ele geçirmek olduğunu belirtiyor.Nitekim BAE, ülkeye girdiğinden beri Yemenlilerin bu düşüncesini doğrular nitelikte adımlar attı. Bu çerçevede, hükümet güçlerine muhalif ve paralel güçler oluşturarak, bunları güneydeki illerde konuşlandırdı. Yine bu kapsamda, ayrılıkçı harekete destek verdi. Resmi bir şekilde bu desteği duyurmasa da yaptıklarıyla ayrılıkçı hareketin en önemli destekçisi olduğunu ortaya koydu.BAE'nin GGK'ya verdiği bu destekle ise güneyde askeri üsler inşa etme ve Yemen topraklarının bir kısmını ele geçirme hedefini gerçekleştirmeye çalıştığı ifade ediliyor.Öte yandan, stratejik ve askeri araştırmalar alanında yayın yapan ABD merkezli SouthFront internet sitesi, 28 Ağustos Cuma günü, İsrail ve BAE'nin Sokotra'da askeri ve istihbarat tesisleri inşa etmek istediğini yazmıştı.Yemen'de Müslüman Kardeşler Teşkilatına (İhvan) yakınlığıyla bilinen Islah Partisinden Ali Hüseyin Aşal ile bağımsız milletvekili Ali Muhammed el-Muammeri de 8 Eylül'de Başbakan Muin Abdulmelik'e bir yazı göndermiş ve BAE'nin Sokotra Adası'nda 2 askeri kamp inşa etmeye başladığı ve hükümetten habersiz askeri bir üs inşası için de çalıştığı yönünde bilgiler aldıklarını ifade etmişti.
Viyana'da Yerel Seçimlerde Aşırı Sağcılar Hezimete Uğradı
VİYANA (AA) - Avusturya'nın başkenti Viyana'da belediye başkanı ve eyalet meclisi seçimlerine iki partiyle giren aşırı sağcılar, önceki seçime oranla yüzde 20’ye yakın oy kaybederek tarihi bir yenilgi yaşadı.Başkentin yeni belediye başkanı ve eyalet meclisini belirlemek üzere dün gerçekleştirilen seçime aşırı sağcılar, Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) ve bu partiden ayrılan eski genel başkanlarının kurduğu 'Liste Strache' adında iki partiyle girdi.FPÖ resmi olmayan sonuçlara göre oyların yüzde 7,7'sini aldı. Aşırı sağcı partinin eski Genel Başkanı ve eski Başbakan Yardımcısı Heinz Christian Strache'nin 2019’da yaşanan 'İbiza skandalı' sonrasında kurduğu Liste Strache adındaki yeni oluşumla girdiği seçimde yüzde 3,6 oranında oy alabildi. Aşırı sağcılar son 30 yılın en kötü sonucunu aldıStrache’nin İspanya’nın İbiza Adası'nda bazı devlet ihaleleri ve ülkenin en çok satan gazetesinin belirli bir oranda hissesinin Ruslara satılmasını içeren pazarlık görüşmelerinin yer aldığı görüntülerin basına yansımasının ardından oy kaybetmeye başlayan aşırı sağcılar, 2015'de tek parti olarak girdikleri Viyana seçimlerinde ulaştıkları yüzde 30,8’lik oyun 19,5’ni kaybederek, son 30 yılın en kötü sonucu elde etti.Son 5 yıldır aşırı sağcı partinin nerdeyse bütün söylem ve sloganlarının Başbakan Sebastian Kurz ve ekibi tarafından merkez sağa taşınması, aşırı sağcıların eriyen seçmeni yeniden kazanmak için Türk ve Müslümanlara yönelik daha ırkçı ve nefret içerikli bir seçim kampanyası yürütmesine yol açtı.Nefret söylemi oy getirmediViyana’da 75 yıldır süren Sosyal Demokrat iktidarın Müslüman ve göçmenlere çok toleranslı davrandığını bu nedenle entegrasyon alanında istenilen düzeyde başarı sağlanamadığını ileri süren aşırı sağcılar, İslam dininin temel değerlerine seçim kampanyası adı altında hakaret ve aşağılamalarda bulundu. Ancak bu agresif tutum sandığa yansımadı.Öte yandan aşırı sağcı Strache’nin yüzde 5’lik seçim barajının altında kalması, aşırı sağcı siyasetçinin siyasi kariyerinin sonuna geldiği yorumlarına neden oldu. Viyana seçimlerinde yaşanan başarısızlık aşırı sağcı parti içinde yönetim kadrolarına yönelik tepkilere de yol açtı. Ülke basınında yer alan haberlerde, partinin özellikle Viyana teşkilatında, Strache sonrası genel başkanlığa getirilen eski Ulaştırma Bakanı Norbert Hofer'in görevi bırakması yönünde tartışmaların yaşandığı kaydediliyor. Resmi sonuçları henüz açıklanmayan seçimlerde SPÖ yüzde 42, merkez sağ Avusturya Halk Partisi (ÖVP) yüzde 18,8, Yeşiller Partisi yüzde 14, Yeni Avusturya Partisi yüzde 7,8 ve son olarak aşırı sağcı FPÖ yüzde 7,7 oranında oy aldı.
Sudan'da Beşir Döneminde Ordu Ve Emniyetten İhraç Edilenler İşe İadelerini İstedi
HARTUM (AA) - Sudan’da eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in 1989’da askeri darbeyle iktidara gelmesinin ardından işlerine son verilen yüzlerce ordu ve emniyet mensubu haklarının verilmesini istedi.Başbakanlık önünde toplanan, 'Lütuf değil hakkımızı istiyoruz', 'Yaşasın mücadelemiz ' yazılı pankartlar taşıyan protestocular, Geçiş Hükümeti’nden kendilerine adaletli davranmasını, haklarının verilmesini ve işe iadelerini talep etti.Beşir döneminde (1989-2019) keyfi olarak işten çıkartıldıklarını dile getiren eylemcilerden eski subay Mansur Ömer, “İşten çıkartılanlarla ilgili hükümetin herhangi bir karar almaması utanç verici. Görevden almaların iptali için siyasi bir adım atılmasını bekliyoruz.” dedi.Emniyetten ihraç edilenlerden General İzzeddin es-Seyyid, “Devrimin ardından Geçiş Hükümeti’nin bize adaletli davranmasını bekliyorduk ancak lehimize hiçbir gelişme olmadı.” diye konuştu.Sudan hükümetinin geçen sene ekim ayında ordu ve emniyetten ihraç edilenlerin durumunun incelenmesi amacıyla kurdurduğu komisyon, yaşları 65’in altında olanların işe iadelerini kararlaştırmıştı.Eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in, hayat pahalılığı gerekçesiyle başlayan protestolar sonucu 11 Nisan 2019’da askeri müdahaleyle devrilmesi sonrası 39 aylık geçiş döneminin ilk hükümeti, Eylül 2019’da Abdullah Hamduk başkanlığında kurulmuştu.
Reklam
Kara Harp Okulu'nda Yeni Dönemin İlk Dersini Azerbaycan Büyükelçisi Verdi
ANKARA (AA) - Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim, 'Tek millet iki devlet bir slogan değil. Bu artık tam bir gerçek. Cumhurbaşkanlarımızdan başlayarak tüm halkımız bu şekilde.' dedi.Hazar İbrahim, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki Kuvvet Komutanlarının katıldığı Kara Harp Okulu 2020- 2021 Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne iştirak etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende harbiyelilere yeni eğitim ve öğretim yılının ilk dersi veren İbrahim, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini anlattı. 'Tek millet, iki devletin büyükelçisi' olarak bir anlamda kendi okulunda ders verdiğini ifade eden İbrahim, kardeşlerinin cephede mücadele verdiği esnada kürsüde konuşmasının da zor olduğunu söyledi.Karşılaştıkları zulüm, işgal ve sivillere yönelik saldırıların işlerini zorlaştırdığını ama hiçbir zaman haklarından dönmediklerini anlatan İbrahim, 'Biz, bunu 100 yıl önce de görmüştük. Ne için yaptıklarını çok iyi biliriz. Özgürlüğümüz, geleceğimiz için mücadele vermeye hazırdık ama o zamanlar gücümüz yeterli değildi. Maalesef bizlere karşı adaletsiz işler yapılmıştı ve Azerbaycan toprakları işgal olmuştu.' diye konuştu.İbrahim, Azerbaycan'ın her dönemde topraklarını korumak için mücadele ettiğini ancak dış güçlerin her zaman Ermenistan'ın yanında yer aldığını aktardı. Son saldırıların ardından Ermenistan'a çok güçlü bir şekilde karşılık verdiklerini anlatan İbrahim, 'Sivillerimize saldırdılar Gence'de. Balistik füze attılar sivillerin üzerine. Yukarı Karabağ ile alakası olmayan bir kentimiz. Biz kendimizi savunmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.30 yıldır Azerbaycan subaylarının Kara Harp Okulu'nda eğitim aldığını anlatan İbrahim, 'Cumhurbaşkanımız, 'Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri bugün dünyanın en önde gelen kardeş Türk Silahlı Kuvvetlerinin küçük bir modelidir ve olacaktır' dedi. Tek millet iki devlet bir slogan değil. Bu artık tam bir gerçek. Cumhurbaşkanlarımızdan başlayarak tüm halkımız bu şekilde. Türkiye bütün Azerbaycan halkının kabinde çok güzel bir yer aldı. Azerbaycan'da, Türk ve Azerbaycan bayrakları tam yan yana dalgalanır. Gence'de Azerbaycan bayrağı ve Türkiye bayrağının yanına füze düştü. Tüm alanlarda Türkiye ve Azerbaycan birdir.' değerlendirmesinde bulundu.İbrahim, Türkiye'den genci, yaşlısı her bir bölgeden insanların büyükelçiliğe gelip 'Ne yapabiliriz?' diye sorduğunu, para yardımında bulunmak istediğini söyledi.Azerbaycan'a yardım için nişan yüzüğünü gönderdiÜç gün önce elçiliğe Kahramanmaraş'tan bir mektup geldiğini belirten İbrahim, şunları kaydetti:'Günde bin, 2 bin mektup gelir destek için. Mektupta Azerbaycan ve Türkiye'nin geleceğinin bir olduğu söyleniyordu. Maraşlı kardeşimiz, Azerbaycan'a yardım için Türk bayrağıyla altın nişan yüzüğünü göndermiş. Bunu dünyanın hiçbir yerinde hiç kimse yapmaz. Duygulandım ve telefon açarak kardeşimize yüzüğünü göndereceğimi söyledim. Kabul etmedi ve 'Biz Azerbaycan'a karşı olan adaletsizliği görerek ailece bu kararı aldık' dedi. Eğer biz en önemli, en asil olan bayrağımızı, nişan yüzüğümüzü gönderiyorsak kimse bizim karşımızda duramaz.'İbrahim, Azerbaycan'ın da her zaman Türkiye'nin yanında olacağını sözlerine ekledi.Tören sonunda Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki Kuvvet Komutanları, harbiyelilerle Harp Okulu Marşı'nı okudu.
Reklam
Kara Harp Okulu'nda Yeni Dönemin İlk Dersini Azerbaycan Büyükelçisi Verdi
ANKARA (AA) - Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim, 'Tek millet iki devlet bir slogan değil. Bu artık tam bir gerçek. Cumhurbaşkanlarımızdan başlayarak tüm halkımız bu şekilde.' dedi.Hazar İbrahim, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki Kuvvet Komutanlarının katıldığı Kara Harp Okulu 2020- 2021 Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne iştirak etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende harbiyelilere yeni eğitim ve öğretim yılının ilk dersi veren İbrahim, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini anlattı. 'Tek millet, iki devletin büyükelçisi' olarak bir anlamda kendi okulunda ders verdiğini ifade eden İbrahim, kardeşlerinin cephede mücadele verdiği esnada kürsüde konuşmasının da zor olduğunu söyledi.Karşılaştıkları zulüm, işgal ve sivillere yönelik saldırıların işlerini zorlaştırdığını ama hiçbir zaman haklarından dönmediklerini anlatan İbrahim, 'Biz, bunu 100 yıl önce de görmüştük. Ne için yaptıklarını çok iyi biliriz. Özgürlüğümüz, geleceğimiz için mücadele vermeye hazırdık ama o zamanlar gücümüz yeterli değildi. Maalesef bizlere karşı adaletsiz işler yapılmıştı ve Azerbaycan toprakları işgal olmuştu.' diye konuştu.İbrahim, Azerbaycan'ın her dönemde topraklarını korumak için mücadele ettiğini ancak dış güçlerin her zaman Ermenistan'ın yanında yer aldığını aktardı. Son saldırıların ardından Ermenistan'a çok güçlü bir şekilde karşılık verdiklerini anlatan İbrahim, 'Sivillerimize saldırdılar Gence'de. Balistik füze attılar sivillerin üzerine. Yukarı Karabağ ile alakası olmayan bir kentimiz. Biz kendimizi savunmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.30 yıldır Azerbaycan subaylarının Kara Harp Okulu'nda eğitim aldığını anlatan İbrahim, 'Cumhurbaşkanımız, 'Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri bugün dünyanın en önde gelen kardeş Türk Silahlı Kuvvetlerinin küçük bir modelidir ve olacaktır' dedi. Tek millet iki devlet bir slogan değil. Bu artık tam bir gerçek. Cumhurbaşkanlarımızdan başlayarak tüm halkımız bu şekilde. Türkiye bütün Azerbaycan halkının kabinde çok güzel bir yer aldı. Azerbaycan'da, Türk ve Azerbaycan bayrakları tam yan yana dalgalanır. Gence'de Azerbaycan bayrağı ve Türkiye bayrağının yanına füze düştü. Tüm alanlarda Türkiye ve Azerbaycan birdir.' değerlendirmesinde bulundu.İbrahim, Türkiye'den genci, yaşlısı her bir bölgeden insanların büyükelçiliğe gelip 'Ne yapabiliriz?' diye sorduğunu, para yardımında bulunmak istediğini söyledi.Azerbaycan'a yardım için nişan yüzüğünü gönderdiÜç gün önce elçiliğe Kahramanmaraş'tan bir mektup geldiğini belirten İbrahim, şunları kaydetti:'Günde bin, 2 bin mektup gelir destek için. Mektupta Azerbaycan ve Türkiye'nin geleceğinin bir olduğu söyleniyordu. Maraşlı kardeşimiz, Azerbaycan'a yardım için Türk bayrağıyla altın nişan yüzüğünü göndermiş. Bunu dünyanın hiçbir yerinde hiç kimse yapmaz. Duygulandım ve telefon açarak kardeşimize yüzüğünü göndereceğimi söyledim. Kabul etmedi ve 'Biz Azerbaycan'a karşı olan adaletsizliği görerek ailece bu kararı aldık' dedi. Eğer biz en önemli, en asil olan bayrağımızı, nişan yüzüğümüzü gönderiyorsak kimse bizim karşımızda duramaz.'İbrahim, Azerbaycan'ın da her zaman Türkiye'nin yanında olacağını sözlerine ekledi.Tören sonunda Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki Kuvvet Komutanları, harbiyelilerle Harp Okulu Marşı'nı okudu.
Sivas'ta İkiye Bölünen Traktördeki Baba Ve Oğlu Ağır Yaralandı
SİVAS (AA) - Sivas'ın Suşehri ilçesinde meydana gelen trafik kazasında baba ve oğlu ağır yaralandı. Nihat Demir (58) yönetimindeki 58 EN 414 plakalı traktör, D-100 kara yolunun Aşağısarıca yol ayrımı yakınlarında, Samet Demirbağ (30) idaresindeki 25 EC 1709 plakalı kamyonla çarpıştı.Kazada çapmanın etkisiyle ortadan ikiye bölünen traktörde bulunan sürücü Demir ile oğlu Cihan Demir (31) yaralandı.Ambulanslarla Suşehri Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Sivas'ta İkiye Bölünen Traktördeki Baba Ve Oğlu Ağır Yaralandı
SİVAS (AA) - Sivas'ın Suşehri ilçesinde meydana gelen trafik kazasında baba ve oğlu ağır yaralandı. Nihat Demir (58) yönetimindeki 58 EN 414 plakalı traktör, D-100 kara yolunun Aşağısarıca yol ayrımı yakınlarında, Samet Demirbağ (30) idaresindeki 25 EC 1709 plakalı kamyonla çarpıştı.Kazada çapmanın etkisiyle ortadan ikiye bölünen traktörde bulunan sürücü Demir ile oğlu Cihan Demir (31) yaralandı.Ambulanslarla Suşehri Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Reklam
Hindistan'da Çatışma: 2 Ölü
ANKARA (AA) - Hindistan'ın Cammu Keşmir bölgesinde güvenlik güçleriyle bağımsızlık yanlısı direnişçiler arasında çıkan çatışmada 2 direnişçi öldü.Hint basınındaki haberlere göre, Srinagar'da güvenlik güçleriyle direnişçiler arasında çatışma çıktı.Polis yetkilileri, çatışmada 2 direnişçinin hayatını kaybettiğini bildirdi.Bölgede operasyon devam ediyor.Keşmir sorunuİngiltere, 1947'de sömürge olarak yönettiği Hindistan'dan çekilirken o dönemde bir prenslik olan Keşmir, bağımsızlıklarını yeni kazanan Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda tercihle karşı karşıya kaldı. Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Karara Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.Savaşların ardından sağlanan geçici ateşkes sonucunda Cammu Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde kaldı. Bölgenin doğusundaki yüzde 20'lik bir kısım ise sınırdaş Çin'in hakimiyetine verildi.Ele geçirdiği bölgeleri 'Cammu Keşmir' eyaleti adı altında kendine bağlayan Hindistan geçen yıl yaptığı anayasa değişikliğiyle bölgenin özel yönetim statüsünü kaldırarak, 'Cammu Keşmir' ve 'Ladakh' adıyla merkeze bağlı 'Birlik Toprağı' statüsünde iki ayrı idari birim haline getirdi.Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir'e 'Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)' ve 'Gilgit Baltistan' olarak iki özerk bölge statüsü verdi.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngörüyor. Hindistan, halk oylamasına karşı tutum benimserken Pakistan, BMGK kararlarının uygulanmasını istiyor.
Hindistan'da Çatışma: 2 Ölü
ANKARA (AA) - Hindistan'ın Cammu Keşmir bölgesinde güvenlik güçleriyle bağımsızlık yanlısı direnişçiler arasında çıkan çatışmada 2 direnişçi öldü.Hint basınındaki haberlere göre, Srinagar'da güvenlik güçleriyle direnişçiler arasında çatışma çıktı.Polis yetkilileri, çatışmada 2 direnişçinin hayatını kaybettiğini bildirdi.Bölgede operasyon devam ediyor.Keşmir sorunuİngiltere, 1947'de sömürge olarak yönettiği Hindistan'dan çekilirken o dönemde bir prenslik olan Keşmir, bağımsızlıklarını yeni kazanan Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda tercihle karşı karşıya kaldı. Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Karara Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.Savaşların ardından sağlanan geçici ateşkes sonucunda Cammu Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde kaldı. Bölgenin doğusundaki yüzde 20'lik bir kısım ise sınırdaş Çin'in hakimiyetine verildi.Ele geçirdiği bölgeleri 'Cammu Keşmir' eyaleti adı altında kendine bağlayan Hindistan geçen yıl yaptığı anayasa değişikliğiyle bölgenin özel yönetim statüsünü kaldırarak, 'Cammu Keşmir' ve 'Ladakh' adıyla merkeze bağlı 'Birlik Toprağı' statüsünde iki ayrı idari birim haline getirdi.Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir'e 'Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)' ve 'Gilgit Baltistan' olarak iki özerk bölge statüsü verdi.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngörüyor. Hindistan, halk oylamasına karşı tutum benimserken Pakistan, BMGK kararlarının uygulanmasını istiyor.
Kıbrıs Gazileri Kktc Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya Tepki Gösterdi
ANKARA (AA) - Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Aylar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın, 'Kıbrıs'ta çözüm için Rumlardan alınan toprakların bir kısmının iade edilmesi'ne yönelik açıklamalarına, 'Kan dökmediğin, bedel ödemediğin toprakları kimseye vermeye kalkışma.' diyerek tepki gösterdi. Aylar ile Kıbrıs gazileri Edip Deniz ve Ömer Üner, KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'nın, bir televizyon programındaki 'Kıbrıs'ta çözüm için Rumlardan alınan toprakların bir kısmının iade edilmesi'ne yönelik sözlerine ilişkin gazetecilere açıklama yaptı. Hiç kimsenin kanla alınan toprağı, televizyon röportajlarında kimseye teslim edemeyeceğini, buna hakkı olmadığını dile getiren Aylar, 'Biz orada gazi olduk, gerekirse şehit olmaya da hazırdık. Kanımızı döktüğümüz toprakları Rumlara kesinlikle teslim etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz.' diye konuştu. Aylar, KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'ya tepkisini 'Kaç damla kan döktünüz de kimin toprağını kime veriyorsunuz? Bedel ödediğiniz toprakları mı veriyorsunuz? Sakın bir daha bu cürete girişme. Sakın bizim topraklarımızı, televizyon röportajlarında Rumlara peşkeş çekmeye kalkışma.' sözleriyle dile getirdi. Türkiye'nin Kıbrıs'ta garantör olduğunu hatırlatan Aylar, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Türkiye Cumhuriyeti oraya barışı getirmeye gitmiştir, barış getirmiştir ve barışın devamı için de her daim orada olmaya devam edecektir. Sayın Akıncı'ya diyoruz ki kan dökmediğin, bedel ödemediğin toprakları kimseye vermeye kalkışma. O gün orada bedel ödeyen, kan döken gazilerimiz ve şehitlerimiz seni bir gün orada hayallerinde boğacaktır.''Kan akıtmadı ki kanın kıymetini bilsin'Kıbrıs gazilerinden 67 yaşındaki Edip Deniz de Ada'da 105 gün kaldığını belirterek, merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, kanının son damlasına kadar Kıbrıs için çaba gösterdiğine dikkati çekti. Deniz, 'Biz 252 şehit verdik. Bu şehitlerin kanını kimden alıp kime veriyor? Akıncı'ya tazminat davası açacağız. Bugün gaziysem bile, bizi bugün götürün Kıbrıs'a, yine savaşırız.' dedi. Kıbrıs gazisi 67 yaşındaki Ömer Üner ise 8 ay görev yaptığı Kıbrıs'ta çok kez aç ve susuz kaldıklarını, keçiboynuzuyla karınlarını doyurduklarını aktararak, şunları söyledi: 'Bu haldeyken Kıbrıs'ı elimizden geldiği kadar alma çabasındaydık. Ama şimdi Mustafa Akıncı Bey babasının tarlası gibi, tapulu malı gibi hibe etmeye çalışıyor. Kendisi kan akıtmadı ki kanın kıymetini bilsin. Nice arkadaşlarımız paramparça oldu tankın içinde. Bunu görseydi, belki vicdana gelirdi Akıncı.'
Reklam
Marmaris'te Tatilcilerin Koylarda Bıraktığı Çöpler Gönüllülerce Temizlendi
MUĞLA (AA) - Muğla'nın turistik ilçesi Marmaris'te, tatilcilerin yaz aylarında kirlettiği koylarda çevre temizliği yapıldı. Marmaris Belediyesince düzenlen etkinlikte, yerli ve yabancı turistlerin yaz döneminde yoğunluk oluşturduğu Kızılkum, Cennet Adası ve Bencik koylarında temizlik çalışması yürütüldü. Belediyenin temizlik ekiplerine, AKUT ve Marmaris Kent Konseyi üyeleri ile çevreci gönüllüler eşlik etti. Çevre etkinliğine katılanlar, koylardaki plastik ve çam şişeler başta olmak üzere tüm atıkları toplayarak çöp torbalarına doldurdu. Koyların dik yamaçlarında ise AKUT ekipleri temizlik yaptı. Halatlar yardımıyla yamaçlardan aşağı inen AKUT gönüllüleri, topladıkları atıkları yukarı çıkardı. AKUT ekiplerinin, en fazla atık bulunan Bencik Koyu'ndaki temizlik çalışması 4 saat sürdü. Koylardan toplanan yaklaşık 100 torba çöp teknelerle karaya çıkarıldı. Çöpler katı atık depolama ve ayrıştırma tesisine gönderildi.
Reklam
Akciğer Hastalıkları Genetik Ve Çevresel Etkenlere Bağlı Gelişebiliyor
İSTANBUL (AA) - Medicana Avcılar Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Taner Has, 'Akciğer rahatsızlıklardan kronik (uzun süreli) seyirli olanları, Türkiye ve tüm dünyada en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer almaları nedeniyle önem taşır. Genetik ya da çevresel etkenlere bağlı olarak akciğer hastalıkları oluşabilir.' uyarısında bulundu.Medicana açıklamasına göre, Has, akciğer hastalıkları hakkında bilgiler vererek uyarılarını sıraladı.Solunum sisteminin temel organı olan akciğerlerin, kan dolaşımı ile atmosfer arasındaki gaz değişiminin gerçekleşmesinden sorumlu olduğunu aktaran Has, alveol olarak adlandırılan akciğerlerdeki küçük hava keseciklerine gelen solunum havasındaki oksijenin, çevrede bulunan kan damarları vasıtasıyla emildiğini aktardı. Oksijenden zengin kanın, bu damarlar vasıtası ile kalbe ulaştığını, kalbin de bu temiz kanı vücudun tamamına ulaşması için pompaladığını ifade eden Has, hava yolları, akciğer dokusu ya da bu bölgenin kan dolaşımı ile ilgili problemleri sonucunda çeşitli akciğer hastalıkları meydana gelebildiğini kaydetti.Has, şu bilgileri verdi:'Akciğer rahatsızlıklardan kronik (uzun süreli) seyirli olanları, Türkiye ve tüm dünyada en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer almaları nedeniyle önem taşır. Kronik seyirli akciğer hastalıkları denilince akla ilk olarak astım hastalığı gelir. Astım hastalığı, belirtilerinin orta şiddetteki bir nefes darlığından hayatı tehdit edici hava yolu kapanmasına kadar geniş bir yelpazede olması nedeniyle önem taşır. Astım hastalığında bir tetikleyici faktör varlığında solunum işlevleri ve akciğer hacminde problem meydana gelir ve haliyle bu durum, kişinin nefes alışverişinin oldukça zorlu şekilde gerçekleşmesine neden olur. Genellikle çocukluk çağında başlayan bir rahatsızlık olan astımın günümüz şartlarında tedavisini sağlayacak bir ilaç bulunmasa da çeşitli ilaçlar ile bu hastalık esnasında ortaya çıkan öksürük, göğüste sıkışma, nefes darlığı gibi belirtiler kontrol altında tutulabilir. Kronik seyirli bir diğer akciğer hastalığı olan 'Kronik obstrüktif akciğer hastalığı' (KOAH), genellikle 40 yaşın üzerinde olan ve sigara içen kişilerde ortaya çıkar. KOAH hastalığında akciğer dokusunda bir enflamasyon (iltihaplanma) meydana gelir. İltihaplanmayı takiben akciğer salgılarında artış oluşur. İltihaplanma ve salgı artışı, akciğerlerde gaz değişiminden sorumlu yapılar olan alveollerde oksijen ve karbondioksit değişiminin tam olarak gerçekleşmesine engel olur.'KOAH, ritim bozuklukları ya da kalp yetmezliğine neden olabilirHas, KOAH’ın dünyadaki ölüm nedenleri arasında 3. sırada olduğunu belirterek, bu hastalığın seyrinde akciğerlerde ortaya çıkan iltihaplanma ve doku hasarının ilerlemesinin çeşitli ilaçların kullanımı ile yavaşlatılabileceğini kaydetti.Akciğer ve kalp arasında kanın taşınmasından sorumlu damarların basıncında artış meydana gelmesi halinde, pulmoner hipertansiyon olarak ifade edilen akciğer hastalığı ortaya çıkabildiğini aktaran Has, şunları kaydetti:'Pulmoner hipertansiyonda zaman içerisinde yüksek basınca maruz kalan akciğer damarlarında kalınlaşma ve daralma oluşabilir. Bu esnada kişinin kalbi akciğerlere yeterli miktarda kanın ulaştırılmasını sağlamak amacıyla daha güçlü kasılmak zorunda kalır. Müdahale edilmediği takdirde pıhtı oluşumu, ritim bozuklukları ya da kalp yetmezliği gibi durumlara neden olabilen bu hastalıkta, kan inceltici, idrar söktürücü ya da damar genişletici özellik gösteren bazı ilaçların kullanımı ile akciğer damarlarındaki basıncın normal seviyelerde tutulması sağlanabilir.'Akut solunum sıkıntısı sendromunda kan dolaşımında yeterli oksijen sağlanamazDr. Taner Has, kronik seyirli ve ilerleyici hastalıklar dışında bazı akciğer hastalıklarının ani olarak kısa sürede gelişebileceği uyarısında bulunarak, akut (ani) başlangıçlı akciğer hastalıklarının başında ARDS olarak isimlendirilen rahatsızlığın geldiğini belirtti. 'Akut solunum sıkıntısı sendromu' olarak bilinen bu hastalıkta, akciğer keseciklerinde biriken sıvı nedeniyle gaz değişiminin olumsuz yönde etkilendiğini belirten Has, bu durumda kan dolaşımına yeterince oksijen sağlanamadığını kaydetti.Has, şöyle devam etti:'Ciddi şekilde nefes darlığının oluştuğu, kan basıncının düştüğü ve aşırı derecede bitkinlik ve sersemlik ile kendisini gösteren tehlikeli seyirli bu akciğer hastalığının tedavisinde, vücudun oksijen ihtiyacının karşılanması için kişiye durumun ciddiyetine göre maske ya da mekanik ventilatör (solunum cihazı) aracılığı ile oksijen verilir. Genetik ya da çevresel etkenlere bağlı olarak akciğer hastalıkları oluşabilir. Özellikle nefes egzersizi yapma ve pasif ya da aktif olarak sigara dumanına maruz kalmanın sonlandırılması akciğer sağlığını korumak adına yapılabilecek uygulamaların başında gelir.'
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Ceenbekov, Başkentte Yeniden Ohal İlan Etti
BİŞKEK (AA) - Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, kitlesel olaylar nedeniyle can ve mala olası saldırıların önlenmesi amacıyla başkent Bişkek'te yeniden Olağanüstü Hal (OHAL) ilan etti.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Ceenbekov'un üç gün önce ilan ettiği ve parlamento tarafından onaylanmayan OHAL kararının yeniden imzalandığı aktarıldı.OHAL bugünden itibaren 19 Ekim saat 05.00'a kadar geçerli olacak. Karar uyarınca, 22.00-05.00 arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacak. Bişkek'te asayişi ordu ve polis sağlıyorBu arada, Kırgızistan Silahlı Kuvvetlerine mensup askerler şehrin giriş ve çıkışlarında, polis de şehir içinde sıkı denetimlerini sürdürüyor. Ordu tarafından oluşturulan geçici noktalarda Bişkek'e kontrollü giriş ve çıkışlar yapılıyor. Ülkede 4 Ekim'de yapılan milletvekili seçimlerinin ardından barajı aşamadığı belirtilen 12 siyasi partinin taraftarı gösteri düzenlemişti. Göstericiler Cumhurbaşkanlığı ve parlamento binasını işgal ve talan etmişti. Cezaevinden çıkarılarak başbakanlık koltuğuna oturtulan Sadır Caparov'un taraftarları başkentte 5 gün boyunca destek gösterisi yapmıştı.Caparov'un başbakanlık görevinin parlamento tarafından kabul edilmesinin ardından göstericiler cumartesi meydanları boşaltmıştı.Caparov'un görevine devam etmesi için cumhurbaşkanının onay vermesi bekleniyor.
Denizli'de Sahte Para Operasyonunda 1 Şüpheli Tutuklandı
DENİZLİ (AA) - Denizli'de piyasaya sahte para sürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan 3 zanlıdan 1'i tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, piyasaya sahte para sürdükleri belirlenen kişilere yönelik çalışma başlattı.Evlerde yapılan aramada 29 adet sahte 100 liralık banknot ele geçirildi. Operasyonda, 3 şüpheli yakalandı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 1'i sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Diğer iki şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Reklam