onedio
Parlamentolararası Kudüs Platformundan İsrail'in Yeni Yahudi Yerleşim Birimleri İnşasına Tepki
İSTANBUL (AA) - Parlamentolararası Kudüs Platformu, İsrail yönetiminin, işgal altındaki Batı Şeria'da yüzlerce Yahudi yerleşim birimi inşasına onay vermesinin, uluslararası toplumu hafife alma anlamı taşıdığını belirterek tepki gösterdi.Platform tarafından yapılan yazılı açıklamada, Beytüllahim'in batısındaki Vadi Fukin köyünde yer alan Tzur Hadassah Yahudi yerleşim biriminde yeni konut inşasına izin verilmesi kınandı. 'Bu tür adımların, İsrail yönetiminin, uluslararası camiayı ve Filistinlilerin haklarını hafife alma ve görmezden gelme, ırkçılık politikasında ısrar etme' anlamı taşıdığı vurgulanan açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası parlamentolara yerleşim birimleri inşasını durdurmak için harekete geçme çağrısı yaptı. Filistin resmi ajansı WAFA'nın bugünkü haberine göre, İsrail, Vadi Fukin köyü topraklarına kurulan Tzur Hadassah Yahudi yerleşim biriminde yüzlerce yeni konut inşa edilmesi planını onaylamıştı. Beytüllahim'deki Ayrım Duvarı ve Yerleşim Birimleri Direniş Komisyonu Müdürü Hasan Bıriciyye ise İsrail yönetiminin, söz konusu bölgede 500 yeni konut inşasına onay verdiğini aktarmıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 13 Ağustos'ta BAE, 11 Eylül'de de Bahreyn'in İsrail'le 'ilişkilerini tamamen normalleştirmek' için anlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.15 Eylül'de Beyaz Saray'da düzenlenen resmi törende, İsrail ile BAE ve Bahreyn arasında 'ilişkilerin normalleştirilmesine' yönelik anlaşmalar imzalanmıştı.BAE ise normalleşme anlaşmasının, İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını ilhak planının durdurulmasını içerdiğini iddia etmişti. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ilhak planından vazgeçmediklerini açıklamıştı.
ABD'de Kovid-19'Dan Ölenlerin Sayısı 219 Bin 708'E Yükseldi
NEW YORK (AA) - ABD'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında ölenlerin sayısı 219 bin 708'e çıktı.ABD, Kovid-19 salgınının merkezi ve en fazla can kaybının görüldüğü ülke olmayı sürdürüyor.Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometer' internet sitesine göre, ülkede virüs bulaşan kişi sayısı son 24 saatte 43 bin 864 artışla 7 milyon 993 bin 215'e çıktı. Virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ise 408 artarak 219 bin 708'e ulaştı.Ülkede iyileşenlerin sayısı 5 milyon 128 bini, yapılan test sayısı da 118 milyon 489 bini geçti.Eyaletlere bakıldığında 855 bin 389 vakayla California listenin başında bulunuyor. Bunu 835 bin 832 vakayla Teksas ve 734 bin 491 vakayla Florida takip ediyor.Ölü sayısında ise New York eyaleti, 33 bin 379 can kaybıyla ilk sıradaki yerini koruyor.ABD'yi, en fazla vaka görülen ülkeler sıralamasında 7 milyon 133 bini geçen vakayla Hindistan ve 5 milyon 94 bin vakayı geride bırakan Brezilya izliyor.
Kilis Belediye Başkanı Bulut, Son Yolculuğuna Uğurlandı
KİLİS (AA) - Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle Gaziantep'te tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Kilis Belediye Başkanı Mehmet Abdi Bulut, kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.Bulut'un cenazesi, Gaziantep'teki işlemlerin ardından Kilis Belediyesi binası önüne getirildi.Burada düzenlenen törende, helallik alınması ve dua edilmesinin ardından cenaze, namaz için Kayabaş Camisi'ne getirildi. Belediye binasındaki Türk bayrağı ile Kilis Belediyesi bayrağı yarıya indirildi.Tören sırasında belediye çalışanları ile vatandaşların gözyaşı döktüğü görüldü.Kayabaş Camisi'nde kılınan ikindi namazının ardından düzenlenen cenaze törenine, Bulut'un babası Abdi Bulut ile yakınları, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Kilis Valisi Recep Soytürk, Gaziantep Valisi Davut Gül, AK Parti Kilis milletvekilleri Mustafa Hilmi Dülger, Ahmet Salih Dal, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık ve çok sayıda vatandaş katıldı.İçişleri Bakanı Soylu, baba Abdi Bulut'a taziyelerini iletti.İl Müftüsü Abdurrahman Şahin kıldırdığı cenaze namazının ardından tezkiye konuşması gerçekleştirdi.Duaların edilmesinin ardından İçişleri Bakanı Soylu da Bulut'un tabutunu omuzladı, bu sırada vatandaşlar tabutun üzerine karanfiller attı.Tekbirler eşliğinde araca taşınan cenaze, Kilis Asri Mezarlık'taki aile kabristanına defnedildi.Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi'nde bir süredir tedavi gören 53 yaşındaki Kilis Belediye Başkanı Mehmet Abdi Bulut, müdahalelere rağmen bu sabah yaşamını yitirmişti.Üçüncü dönem Kilis Belediye Başkanlığı görevini yürüten Bulut, 1967'de Kilis'te doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini Kilis'te, yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamlayan Bulut, 1993 yılından itibaren Kilis'te serbest avukatlık yaptı. 2004-2014'te iki dönem Belediye Başkanlığı görevini yürüten Bulut, 5 yıl aradan sonra 2019 yılında 3. kez Kilis Belediye Başkanlığına seçildi.Mehmet Abdi Bulut, evli ve 3 çocuk babasıydı.
Milli Savunma Bakanı Akar, Kara Harp Okulu Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Açılışında Konuştu:
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ege ve Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin, 'Bizi test etmeyin. Gelin konuşmalarla görüşmelerle yapılması gereken ne varsa diyalogla bunları çözelim.' dedi.Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları ile Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu'nun yeni eğitim öğretim yılı açılış törenine katıldı.Törende konuşan Akar, ilim ve irfan yuvası Kara Harp Okulu'nda Harbiyelilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başladı.Başarılarla dolu bir eğitim-öğretim yılı temennisinde bulunan Akar, bölge olarak hassas bir dönemden geçildiğini, siyasi kriz, çatışma, terörizm ve mülteci akınları gibi nedenlerle küresel güvenlik ve istikrarın ciddi risk altında olduğunu belirtti.Türkiye'nin etrafındaki risk, tehdit ve tehlikelerin sadece nicelik olarak değil nitelik olarak da çok değişik boyutta artarak devam ettiğini aktaran Akar, şunları söyledi:'TSK'nin vazifesi karada, denizde ve havada tüm hak alaka ve menfaatlerimizi korumak, 83 milyonun güvenliğini sağlamak, egemenliğimiz, bağımsızlığımız çerçevesinde yapmamız gereken ne varsa bunu yapmaktır. Şu anda da gerek yurtiçi gerekse sınırötesinde kahraman ve fedakar TSK mensupları karada, denizde ve havada, gece-gündüz, yaz-kış, dağ-bayır demeden fedakarca çalışmaya, kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye devam ediyor.'Ermenistan tarafından Azerbaycan'a ait sivil yerleşim yerlerine yapılan saldırılara da değinen Akar, Ermenistan'ın kardeş Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini yaklaşık 30 yıl önce işgal ettiğini anımsattı.Temmuz ve eylüldeki saldırıların ardından Azerbaycan'ın 'artık yeter' diyerek, öz topraklarını geri almaya yönelik mücadeleye girdiğini aktaran Akar, 'şöyle devam etti:'Bu mücadele başladıktan sonra birtakım çevreler diyalogu hatırladı, müzakereden, görüşmeden, barışçıl yol ve yöntemlerden, siyasi çözümlerden bahsediyorlar. Onlara sormak lazım, 30 yıl boyunca Azerbaycanlı kardeşlerimiz diyalog, müzakere, siyasi çözüm için bekledi. Ne yaptınız bugüne kadar? Azerbaycanlı kardeşlerimiz hakkını, hukukunu, öz topraklarını almak, oradan çıkarılmış olan vatandaşlarının kendi topraklarına, evlerine dönebilmelerini sağlamak için mücadelesini sürdürüyor. Bu haklı mücadelede, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Silahlı Kuvvetleri sonuna kadar Azerbaycanlı kardeşlerinin yanındadır.'Azerbaycan'ın ateşkes kararına uymasına rağmen Ermenistan'ın ateşkesi bozduğunu dile getiren Akar, 'Gence ve diğer toprakları füzelerle çok acımasız bir şekilde oradaki sivil vatandaşı hedef alarak saldırılarına devam ettiler. Dolayısıyla bunların güçten başka bir şeyden anlamadıklarını da bütün dünya görmeli.' ifadesini kullandı.'Ermenistan, işgal ettiği toprakları boşaltmadan, paralı askerleri ve oradaki teröristleri topraklarından çıkarmadan durmak yok. Azerbaycan hakkını arıyor, hakkını alacak.' diyen Bakan Akar, şunları söyledi:'Burada uluslararası hukuktan, teamüllerden, anlaşmalardan bahsediliyor. Bütün bunları alt alta koyduğunuzda ortaya çıkan durum, Ermenistan'ın işgal attığı toprakları derhal boşaltmasıdır. Getirdiği teröristleri, paralı askerleri derhal topraklarından çıkarmasıdır. Hukuk, akıl, mantık bunu emrediyor ve bunu bekliyoruz. Bunun olmaması halinde de yapılması gerekenler belli, bu konuda da Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri büyük bir özveriyle kahraman ve fedakarca faaliyetlerini yürütüyor.'Akar, saldırılarda şehit olanlara rahmet, yaralılara da acil şifa dileklerini ileterek, 'Tüm Azerbaycan halkına başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.' dedi.'Libyalı kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya devam edeceğiz'Türkiye ve Libya arasında 500 yıllık tarihi kardeşlik bağlarının olduğunu vurgulayan Akar, Türkiye'nin BM tarafından tanınan meşru hükümet ile yapılan anlaşma kapsamında orada olduğunu belirtti.Türkiye'nin faaliyetlerini uluslararası hukuka uygun şekilde gerçekleştirdiğini aktaran Akar, şöyle konuştu:'Diğer ülkeler, bencil bir şekilde sadece ve sadece kendi hak ve hukuklarını düşündükleri için hiçbir şekilde diğer insanlara, ülkelere hak ve hukuk tanımadıkları için bunları çarpıtıyorlar. Dolayısıyla bu konuda çok rahatız, her ortamda bunu savunacak durumdayız. Bu çerçevede oradaki Libyalı kardeşlerimizle beraber onların birliğinin, bütünlüğünün sağlanması, ülkesinin güvenliğinin sağlanması için yapılması gereken ne varsa yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Özellikle Libya Silahlı Kuvvetlerinin teşekkülü, düzenli orduya geçişi bakımından bizim tecrübemiz, bilgimiz neyse oradaki kardeşlerimizle de paylaşıyoruz. Burada bizim tek amacımız, darbeci Hafter grubunun bir an önce tasfiye edilmesi ve bunun sonunda da BM tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti çerçevesinde tek Libya olarak, ülkenin birlik ve beraberlik içinde olmasına yönelik desteğimiz, dileğimiz, iş birliğimiz bundan ibaret. Her türlü baskıya rağmen Libyalı kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya devam edeceğiz.'İdlib'deki gelişmelerİdlib'de rejimin binlerce insanı katlettiğini ifade eden Akar, 'Biz buna 'dur' demek, bunu engellemek için oradayız.' diye konuştu.Mehmetçiğin faaliyetlerinin ardından 411 bin Suriyeli'nin evlerine güvenli ve gönüllü şekilde döndüğünü belirten Akar, 'Ruslarla görüşmelerimiz devam ediyor. Barışçıl yol ve yöntemlerle birtakım siyasi çözümlere ulaşmak için de arkadaşlarımız Ankara'da, Moskova'da heyetlerarası görüşmeler yapmak suretiyle bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz.' ifadelerini kullandı.Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki gelişmelere de değinen Akar, 'Bütün sorunlarımızın çözümünde uluslararası hukuka, teamüllere uygun, ikili anlaşmalara saygılı, iyi komşuluk ilişkilerinden yanayız. Bütün söylediklerimizi de her ortamda savunduk, savunmaya devam ediyoruz' dedi. Türkiye'nin karşısındakilerin, konulara böyle yaklaşmadığını vurgulayan Akar, şunları kaydetti:'Tüm bu diyalog, görüşme, sorunların hukuka uygun şekilde çözülmesine yönelik çalışmalarımıza maalesef karşılık bulamıyoruz. Her fırsatta gerilim, saldırı, bir şekilde olayları tırmandırmaya yönelik davranışlar çıkıyor. Neden? Çünkü batılıların zamanında verdiği destek nedeniyle müthiş bir şımarıklık var. Üçüncü taraflar da yeteri kadar objektif, tarafsız, aklıselimle yaklaşmıyorlar problemlerin çözümüne. Bunu da üçüncü taraflarla yaptığımız görüşmelerde her fırsatta dile getiriyor, onları aklıselime davet ediyoruz. Bazıları kapalı kapılar arkasında birçok şeyi itiraf ederken, dışarı çıktıları zamanda çeşitli nedenlerle söyleyemediklerini, söyleyemeyeceklerini de açıkça dile getiriyorlar.'Türkiye'nin hiçbir oldubittiye izin vermeyeceğinin altını çizen Akar, 'Onun için diyoruz ki 'azimliyiz, kararlılıyız ve muktediriz.' Bizi test etmeyin. Gelin konuşmalarla görüşmelerle yapılması gereken ne varsa diyalogla bunları çözelim.' dedi.Akar, savunma ve güvenlik konularına değinen konuşmasının sonuda öğrencilere sigara içmemeleri, ailelerine önem vermeleri gerektiğini belirterek, koronavirüs ile mücadele kapsamında alınan tedbirlerin harfiyen uygulanmasının önemine işaret etti.Bu coğrafyada var olmak için etkin, caydırıcı ve saygın ordunun önemine vurgu yapan Akar, sözlerini şöyle tamamladı: 'Asil milletin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri, akıl ve bilim ışığında, anayasa ve yasalar çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, milletinin emrinde görevinin başındadır. Peygamber ocağı olarak da bilinen ordumuz, asil milletinin sevgisi, güveni ve duasından aldığı güçle görevini 'ölürsem şehit, kalırsam gazi' anlayışıyla ciddiyet ve samimiyetle yerine getirmeye devam edecektir.'
Pakistan'da İsmi Yolsuzluk İddialarına Karışan Başbakan Danışmanı İstifa Etti
İSLAMABAD (AA) - Pakistan’da Başbakan İmran Han’ın danışmanı emekli General Asım Salim Bajva, hakkında çıkan yolsuzluk iddiaları sebebiyle görevinden istifa etti.Bajva, Twitter'dan yaptığı açıklamada, Başbakan Han'a ilettiği istifa talebinin kabul edildiğini bildirdi. Bununla birlikte Bajva, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) başkanlığını yürütmeye devam edecek. Geçen ay basına yansıyan haberlerde Bajva’nın, aile üyelerine ABD'de milyonlarca dolar değerinde iş kurmaları için yardım ettiği iddia edilmişti. Bajva ise bu iddiaları reddetmişti.Muhalefet partileri de Bajva hakkında soruşturma başlatılması çağrısında bulunmuştu.
Kırklareli'nde Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 19 Kişiye 32 Bin 850 Lira Ceza Yazıldı
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymayan 19 kişiye 32 bin 850 lira ceza uygulandı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kentteki sorumluluk alanlarında denetimlerini sürdürüyor.Ekipler, Kofçaz, Babaeski, Pınarhisar ile Lüleburgaz ilçelerine bağlı köy ve beldelerde gerçekleştirdikleri denetimlerde vatandaşları maske takmaları ve sosyal mesafe kuralına uymaları yönünde anonslar yaparak uyarıyor.Jandarma ekipleri, denetimler sırasında maske takmayan ve sosyal mesafe kuralına uymayan 19 kişiye 32 bin 850 lira ceza yazdı.
Reklam
Ribat İnsani Yardım Derneğinden Sudan'da Toplu Sünnet
HARTUM (AA) - Türk sivil toplum kuruluşu Ribat İnsani Yardım Derneği, Doğu Afrika ülkesi Sudan’da binden fazla çocuğu ücretsiz sünnet ettirdi. Gönüllü Türk doktorların desteğiyle başkent Hartum ve Umdurman kentinin farklı semtlerinde 3 gün süren toplu sünnet merasimiyle bin 500 çocuk sünnet ettirildi.Ribat İnsani Yardım Derneği Sudan Koordinatörü Yusuf Duman AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dünya Sünnet Derneği iş birliğinde Konya'dan gelen doktorlarla gerçekleştirdikleri organizasyonla maddi imkansızlıklar nedeniyle çocuklarını sünnet ettiremeyen ailelere destek olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.Duman, hijyenik şartlarda yüzlerce çocuğun sünnetlerinin tamamlanmasına katkı sağlayan hayırseverlere teşekkür etti.
Yozgat'ta Öğretmenler Orman Yangınlarına Dikkati Çekmek İçin Fidan Dikti
YOZGAT (AA) - Yozgat'ta öğretmenler, orman yangınlarına dikkati çekmek amacıyla okul bahçelerinde fidanları toprakla buluşturdu.Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un Hatay'daki orman yangınına dikkati çekmek amacıyla öğretmenlerin fidan dikmesini istemesi üzerine Yozgat'ta öğretmenler, öğrencilerini evlerine uğurladıktan sonra okul bahçelerinde fidan dikti. Yozgat Agahefendi İlkokulu Müdürü Vehbi Candemir, okulda görev yapan her öğretmenin bir fidan diktiğini söyledi.Orman yangınlarının kendilerini derinden üzdüğünü aktaran Candemir, 'Böyle olayların tekrar yaşanmamasını diliyoruz. Ormanlar ülkemizin nefesidir. Öğretmenler olarak bizler de doğaya nefes olalım istedik. Okulumuzun bahçesine meyve fidanları diktik. İnşallah seneye de meyvesini yeriz.' dedi.
Reklam
Türkiye Romatoloji Derneği Romatoid Artrit Hastaları İçin Farkındalık Etkinliği Düzenledi
İSTANBUL (AA) - Türkiye Romatoloji Derneği (TRD), 'Dünya Artrit Günü' kapsamında romatoid artrit hastalığıyla ilgili farkındalığı artırmak, erken tanının ve iyi tedavinin önemini vurgulamak amacıyla çevrim içi platformda etkinlik düzenledi. Dernekten yapılan açıklamaya göre, uzman diyetisyen Dilara Koçak'ın sunduğu ve şef Hazer Amani'nin tariflerini paylaştığı yemek programı temalı etkinliğe dernek üyesi hekimler hastalarıyla katıldı. Hekimler, romatoid artrit hakkında güncel bilgileri paylaşırken, hastalar da şef Amani'yle mutfağa girerek yemek pişirdi.'Hareket Özgürlüktür' adlı YouTube kanalında yayınlanacak yemek programı temalı etkinlik videosunun, hastalıkla ilgili bilinci ve farkındalığı artırması hedefleniyor. Etkinlikte konuşan TRD Başkanı Prof. Dr. Vedat Hamuryudan, tüm dünyada 1,7 milyar artrit hastası bulunduğuna dikkati çekerek, artrit hastalıklarının hem ölüm hem de engellilik açısından dünya nüfusunun genel sağlığı üzerinde en büyük etkiye sahip dördüncü sıradaki rahatsızlıklar olduğunu kaydetti. Hamuryudan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde, Kovid-19 şüphesi olmayan hastalara tedavilerine herhangi bir değişiklik olmadan devam etmeleri tavsiyesinde bulunduklarını belirterek, 'Özellikle kortizon ve bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçları alan hastalar, enfeksiyonlar açısından riskli sayılırlar. Ancak kullandıkları ilaçların kesilmesi durumunda da hastalıkları tekrarlayabilir ve organ hasarı oluşabilir. Bu nedenle ilaçlara devam etme durumuna olası yarar ve riskler göz önünde bulundurularak karar verilmelidir.' ifadelerini kullandı. İş gücü kaybına yol açan iki hastalıktan biri Toplantıda hastalığa dair bilgiler veren TRD Üyesi Prof. Dr. Nevsun İnanç da romatoid artritin en çok 20-50 yaşları arasında ortaya çıktığını, kadınlarda görülme sıklığının erkeklere kıyasla 3 kat daha fazla olduğunu ve ailesinde bu hastalık ya da iltihaplı romatizma olanlarda daha sık görüldüğünü kaydetti. TRD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cemal Bes ise son yıllarda romatoid artritte artan ilaç tedavisi seçenekleriyle ilaç dışı tedavilerin birlikte kullanılması sonucu, iltihabı kontrol altına almanın ve eklem hasarını önlemenin çok daha başarılı bir şekilde sağlandığını belirtti. Artritin iş gücü kaybına yol açan iki hastalıktan biri olduğunu vurgulayan Bes, tedavide kullanılacak tüm ilaçlara, eklem hasarı geri dönülmeyecek derecede olmadan başlanması gerektiğinin altını çizdi. TRD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Özbek ise nedeni tam olarak bilinmeyen otoimmün bir hastalık olan romatoid artritin görülme sıklığına dair bilgiler paylaştı. Genetik olarak yatkın kişilerde otoimmün hastalıkların, tetikleyici bazı çevresel faktörler nedeniyle bağışıklık sisteminin normalden farklı çalışarak vücudun kendi dokularına saldırması ve sağlıklı dokuları yıpratması sonucunda ortaya çıktığını aktaran Özbek, romatoid artritte de bu durumun, eklemlerde ve diğer dokularda hastalığa neden olduğunu, genetik yatkınlığı olan kişilerde sigara ve diş eti hastalıkları gibi çevresel etkenler sonucu ortaya çıktığının düşünüldüğünü ifade etti.
Çanakkale'de Akıma Kapılarak Hayatını Kaybeden Çocuğun Cenazesi Defnedildi
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale merkeze bağlı Kepez beldesinde, elektrik akımına kapılarak ölen 5 yaşındaki çocuğun cenazesi toprağa verildi.Olayda yaşamını yitiren Yağız Arıyel için Kepez Merkez Camisi'nde ikindi vakti cenaze töreni düzenlendi. Baba Uğur ve anne Ayşe Arıyel, cami bahçesinde taziyeleri kabul etti.Çocuğun naaşı, ailesi ve yakınları ile Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan ve vatandaşların katılımıyla kılınan cenaze namazının ardından belde mezarlığında defnedildi.Kepez'de geçen cumartesi Sahil Yolu Caddesi'nde oynayan Yağız Arıyel, bölgedeki elektrik panosuna temas etmesi sonucu akıma kapılarak hayatını kaybetmişti.
Bursa'da Bir Kadını Kaçırdığı İddiasıyla Aranan 2 Şüpheli Teslim Oldu
KÜTAHYA (AA) - Bursa'da bir kadını kaçırdıkları iddiasıyla aranan 2 şüpheli, Kütahya'da jandarmaya teslim oldu.Kütahya Jandarma Komutanlığı ekipleri, Bursa'nın Yıldırım ilçesinde İrem G'yi (21) kaçırdıkları öne sürülen şüphelilerin Haydar ve eşi Leyla B. olduğunu belirledi.Eskişehir'de olduğu tespit edilen şüphelilerle iletişim kuran ekipler, şüpheliyi ikna etti.Yoncalı Jandarma Karakoluna gelerek teslim olan şüpheliler, gözaltına alındı.Bursa'dan kaçırıldığı öne sürülen İrem G, dün Kütahya merkeze bağlı Yoncalı Mahallesi'nde zanlıların elinden kaçarak kurtulmuştu.
Reklam
Gazeteci Sami Kohen'e "Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü"
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Sami Kohen'in 70 yılını gazetecilik ve dış politikaya adamış duayen bir isim olduğunu belirterek, 'Üniversite yıllarımızda da genç bir diplomat adayı iken diplomat olmak isteyen öğrenci iken de yakından izlediğimiz bir uzman. Sami Kohen eskimeyen bir marka.' dedi. Cumhurbaşkanlığı İstanbul Dolmabahçe Ofisi'nde 'Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödül Töreni' gerçekleştirildi. Gazeteci Sami Kohen'e 'Üstün Hizmet Ödülü'nün verildiği törene, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Kohen'in ailesi de katıldı. Bakan Çavuşoğlu, yaptığı konuşmada Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü'nü Kohen'e takdim etmekten onur duyduğunu söyledi. Bugüne kadar Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü'nün 140 gerçek ve tüzel kişiye verildiğini, bunlardan 136'sının gerçek kişi ve 4'ünün tüzel kişi olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, bakanlığı döneminde de bu ödülü 10 kişiye takdim etme imkanı bulduğunu dile getirdi. 'Sami Kohen eskimeyen bir marka'Çavuşoğlu, 'Sayın Sami Kohen 70 yılını gazetecilik ve dış politikaya adamış duayen bir isimdir. Üniversite yıllarımızda da genç bir diplomat adayı iken diplomat olmak isteyen öğrenci iken de yakından izlediğimiz bir uzman. Sami Kohen eskimeyen bir marka.' ifadesini kullandı. Yıllar içinde uluslararası konjonktürün birkaç defa kökten değiştiğini anlatan Çavuşoğlu, şunları kaydetti: 'Sami Bey, analitik sağduyulu okumalarıyla değişen gündemi doğru okudu, okuttu. Yorumlarında hep ülkemizin çıkarlarını gözetti. Eleştirileri yapıcı ve öğretici oldu. Değerlendirmeleri ise makulun sesini yansıttı. Mesleğine aşık, kendi ifadesiyle balayını bile gazetede geçirmiş birinden bahsediyoruz. Benzersiz birikimi ve güçlü analiz yeteneğiyle sadece Milliyet Gazetesinin değil tüm basınımızın göz nurudur.'Çavuşoğlu, Kohen'in Türk hariciyesinin farklı kılan nitelikleri hakkında 'çok isabetli gözlemlerinin' olduğuna dikkati çekerek, 'Bir söyleşisinde dile getirdiği ifadeleri buradan vurgulamak isterim. Türk diplomasisinin başarısının sırrı ince ayar yapmasını bilmesindedir. Bu coğrafyanın ve tarihinin ve kültürünün getirdiği bir avantajdır.Türk diplomasisi bu konudaki geleneksel yeteneğini günümüzde de sürdürebilmiştir.' değerlendirmesinde bulundu. Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bunu yapmaya çalıştıklarını belirten Çavuşoğlu, Türk hariciyesinin 2023'te 500. yılını kutlayacağını, bu yıl ise Cumhuriyet döneminin Dışişleri teşkilatının 100. yılını kutladıklarını dile getirerek, 'Elbette köklü diplomasi geleneğini sürdürüyoruz. Sürdürmeye çalışıyoruz. Ama yeniliklerden de kaçamayız. Yenilikleri de çok iyi değerlendiriyoruz. Geçen sene büyükelçiler konferansımızda Dijital Diplomasi ve Yeniden Asya girişimlerimizi ilan etmiştik. Bu doğrultuda da çalışıyoruz.' diye konuştu. Çavuşoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde de dijital diplomasinin önemini bir kez daha gördüklerini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: 'Girişimci ve insani dış politikayı başarılı bir şekilde sürdürmeye çalışıyoruz. Diğer taraftan tüm dünyada Türk bayrağının dalgalanması için gayret gösteriyoruz. Bugün dünyada 248 temsilcilikle en büyük 5'inci temsilcilik ağını oluşturduk. Masada ve sahada güçlü diplomasinin dengesini kurmaya çalışıyoruz. Dünyanın her köşesinde vatandaş ve soydaşın da yanında olmaya gayret ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin sadece gücünü değil şefkatini de dünyanın her yerinde yaşayan vatandaş, soydaş ve akraba topluluklarımıza da hissettirmek için çalışıyoruz.' Salgın döneminde bunu herkesten daha iyi başardıklarını belirten Çavuşoğlu, Türk vatandaş, soydaş ve akrabalarının tespitlerinin de bu yönde olduğuna dikkati çekti. Çavuşoğlu, Kohen'in bu hususta emeğinin çok olduğunu vurgulayarak, 'Bu ödülle teşekkürlerimizi de tarihi bir belgeyle kayda geçirmek istedik. Yoksa kendilerinin bizim teşekkürümüze ihtiyacı yok. Kendisine öncelikle bu ödülü kabul ettikleri için şükranlarımı sunuyorum. Ailesiyle beraber sağlıklı ve hayırlı ömürler diliyorum.' dedi. Çavuşoğlu, konuşmasının ardından Kohen'e ödülünü takdim etti.'Bugün hayatımın en mutlu gününü yaşıyorum'Kohen ise konuşmasında aldığı bu ödülden duyduğu mutluluğu dile getirerek, ''Bugün hayatımın en mutlu gününü yaşıyorum. Aldığım bu ödül benim meslek hayatımı taçlandıran en büyük ödüldür.'' dedi.Meslek hayatı boyunca Türk kamuoyunu dünyada yaşanan önemli olaylar konusunda aydınlatmayı ve Türkiye'yi de dünyaya tanıtmayı kendine misyon edindiğini belirten Kohen, şunları kaydetti:''1950'li yıllarda Türkiye henüz dışarıya açılmaya başlamadığı dönemlerde dahi dünyadaki önemli gelişmeler hakkında kamuoyunu bilgilendirdim. Dahası dünyaya kapılarını kapatmış birçok ülkeye giren ilk yabancı gazeteci oldum. Mesela, 1970'lerde Arnavutluk, Çin, Kuzey Kore gibi ülkelere giren ilk yabancı gazetecilerdendim. Latin Amerika'dan Uzak Doğu'ya, basın kuruluşlarıyla geliştirdiğim temaslar sayesinde, onlara Türkiye'yi tanıtan yazılar yazdım. O devirle Türkiye'yi pek tanımıyorlardı, hatta Türkiye'deki olayların haber değeri taşıdığını dahi düşünmüyorlardı. Ancak editörleri ikna etmek suretiyle, bu basın kuruluşları üzerinden Türkiye'yi dünyaya tanıtma fırsatını buldum.''Kohen, bir taraftan mesleğini yaparken, bir yandan da Türkiye'ye hizmet etmiş olmanın ömrü boyunca kendisini çok mutlu ettiğini kaydederek, 'Bugün aldığım bu ödül çalışmalarımın bu şekilde takdir gördüğünü göstermesi açısından benim için çok anlamlıdır.' ifadelerini kullandı.Sami Kohen kimdir?1928 yılında İstanbul'da doğan Sami Kohen, 1949'da İstanbul Üniversitesinde Gazetecilik okurken 'Türkiye'nin Sesi' adı altında haftalık dergi yayımlamaya başladı. Kohen, meslek hayatı boyunca ulusal gazetelerde çalışmasının yanı sıra birçok yabancı gazetenin de Türkiye muhabirliğini yaptı.Milliyet Gazetesinde yıllarca dış politikayı ve uluslararası gündemi takip eden ve binlerce makale ile yüzlerce röportaj yazan Kohen, başarıları dolayısıyla Gazeteciler Cemiyeti ve birçok mesleki yabancı kuruluş tarafından ödüle layık görüldü. Kohen'in Türkiye ile ilgili yazı ve röportajları İsveç’ten Japonya’ya, Meksika’dan Hindistan’a pek çok ülkenin gazetelerinde yayınlandı.
Güncelleme - Kocaeli'de Halatın Kopması Sonucu Asansör Boşluğuna Düşen 2 İşçiden 1'İ Öldü
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde, asansör kurulumu yaparken halatın kopması sonucu boşluğa düşüp yaralanan Suriye uyruklu 2 işçiden biri hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, Dumlupınar Mahallesi Gülderen Sokak'taki 4 katlı apartman inşaatında asansör kurulumu yapan Suriye uyruklu A.A. ve M.E.H, halatın kopması sonucu asansör boşluğuna düştü. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri, işçileri bulundukları yerden çıkardı.Sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, hastaneye kaldırıldı.Ağır yaralanan M.E.H, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Arap Ülkelerinde Kovid-19 Kaynaklı Can Kayıpları Arttı
İSTANBUL (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı can kayıpları Umman'da 1046'ya, Kuveyt'te 664'e, Libya'da 644'e, Tunus'ta 478'e, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) 446'a, Filistin'de 455'e yükseldi.Umman Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Kovid-19 nedeniyle 8 kişi yaşamını yitirirken, 685 kişide daha virüs tespit edildi.Ülkede toplam can kaybı 1046'ya, vaka sayısı 106 bin 575'e, sağlığına kavuşan hasta sayısı ise 93 bin 222'ye yükseldi.KuveytKuveyt Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülkede son 24 saatte Kovid-19 nedeniyle 6 kişinin vefat ettiği, 777 kişide virüs tespit edildiği aktarıldı.Açıklamada, ülkede toplam can kaybının 664'e, vaka sayısının 111 bin 893'ya çıktığı belirtilirken, sağlığına kavuşan kişi sayısının ise 103 bin 802 olduğu ifade edildi.LibyaLibya hükümetine bağlı Hastalıklarla Mücadele Ulusal Merkezi, Kovid-19 hastası 13 kişinin daha hayatını kaybettiğini, 1109 kişide de virüs tespit edildiğini duyurdu.Toplam can kaybının 644'e, vaka sayısının 43 bin 821'e yükseldiğine işaret edilen açıklamada, iyileşenlerin sayısının ise 24 bin 466'ya ulaştığı kaydedildi.TunusTunus Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Kovid-19 nedeniyle 22 kişinin hayatını kaybettiği, 2 bin 312 kişinin enfekte olduğu duyuruldu.Açıklamada toplam can kaybının 478'e, vaka sayısının 32 bin 556'ya çıktığı kaydedilirken toplam iyileşen sayısına ilişkin bilgi verilmedi.BAEBAE Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte bir kişi daha Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi ve 1064 kişide virüs tespit edildi.Toplam can kaybının 446'ye yükseldiği ülkede, vaka sayısı 107 bin 293'e, sağlığına kavuşanların sayısı ise 98 bin 555'e çıktı.KatarKatar Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise 206 yeni vakaya rastlandığı belirtildi.Açıklamada, ülkedeki toplam can kaybı sayısı 220'e olarak zikredilirken, vaka sayısının 128 bin 191'e, iyileşen hasta sayısının ise 125 bin 176'ya yükseldiği aktarıldı.FilistinFilistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 10 kişinin daha Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdiği, 395 kişinin enfekte olduğu, 312 kişinin de iyileştiği ifade edildi.Söz konusu rakamların işgal ve abluka altındaki tüm Filistin topraklarını kapsadığına işaret edilen açıklamada, ülkede toplam can kaybının 455'e, vaka sayısının 55 bin 951'e yükseldiği aktarıldı. Açıklamada, 48 bin 719 kişinin ise hastalıktan kurtularak sağlığına kavuştuğu kaydedildi.-
Reklam
Sivas Valisi Ayhan'dan Tarlada Çalışan Çocuklara Eğitim Müjdesi
SİVAS (AA) - Sivas Valisi Salih Ayhan, yeni ders yılı başlamasına rağmen okul yerine tarlaya giderek patates toplayan öğrencilerin eğitimden geri kalmamaları için çadırda sınıf ortamının oluşturulması ve öğretmen görevlendirilmesi talimatını verdi. Valilikten yapılan açıklamaya göre, Ayhan, merkeze bağlı Aşağıyıldızlı köyünde 'Üreten Çiftçi Gelişen Sivas' projesi kapsamında, 53 dönüm arazide İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen patates hasat programına katıldı. Ayhan, burada Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden Sivas'a patates hasadına gelen tarım işçilerinin çocuklarıyla da yakından ilgilendi. Tarlada çalışan çocukların eğitim alamadıklarını öğrenen Ayhan, hasadın yapıldığı tarlaya Sivas Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından çadır kurulması, çadırın içinin sınıf ortamı şeklinde düzenlenmesi, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından da öğretmen görevlendirilmesi talimatını verdi. Vali Ayhan ayrıca İl Milli Eğitim Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı'dan, il genelinde kaç tarım işçisi çocuğun olduğunun tespit edilerek, onların da eğitim hayatlarından geri kalmamaları için gerekli önlemin alınmasını istedi. Patates toplayan öğrenciler, bir süre sohbet ettikleri Ayhan'a teşekkür edip, derslerinde başarılı olma sözü verdi.
Boşanmak İsteyen Eşini Öldüren Sanık Ağırlaştırılmış Müebbet Hapse Çarptırıldı
İSTANBUL (AA) - Kağıthane'de boşanmak isteyen eşi Nisa Ece İnçke'yi silahla öldürdüğü iddiasıyla 'tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanık Recep İnçke, hakkındaki kararın Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden görülen davada eşe karşı 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanık Recep İnçke'ye bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle bağlanıldı. Maktulün ailesi de duruşmaya katıldı.Yargıtay'ın bozma ilamı sorulan müşteki Bedrettin Ece, Yargıtay'ın kararına katılmadığını belirterek, yerel mahkemenin daha önce verdiği kararın doğru olduğunu söyledi.Sanık Recep İnçke ise sağlık problemlerinin bulunduğunu, eşinin kendisine ihanet ettiğini iddia ederek, adalete güvendiğini belirtti.Dosyayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Recep İnçke'nin üzerine atılı eşi maktul Nisan Ece İnçke'ye yönelik 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.Sanığa verilen cezadan herhangi bir indirim yapmaya yer olmadığına hükmeden heyet, sanığın tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.Duruşma öncesi açıklamaBu arada karar duruşmasının öncesinde adliye önünde açıklama yapan Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) avukatı Müjgan Siyah Çevik, kanıtlanmamış aldatma iddiasının haksız tahrik indirimine konu edilemeyeceğini, hiçbir indirim almadan en yüksek cezanın verilmesini talep ettiklerini söyledi.Avukat Siyah Çevik, KADEM olarak kadına karşı şiddetle mücadele ederken tahrik ve iyi hal gibi uygulamaların failler için caydırıcılıktan uzak, bilakis daha teşvik edici bir sonuç ortaya çıkardığını gördüklerini belirterek, 'Kadına karşı şiddet insanlığa karşı işlenmiş suçtur' dedi.Davanın geçmişiİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Recep İnçke ile Nisa Ece İnçke'nin evliliklerinin 2,5 yıldır devam ettiği, aralarında yaşanan problemler nedeniyle Nisa Ece İnçke'nin zaman zaman evi terk edip babasına gittiği ve son darp olayı üzerine babasının evine yerleşip kocasına boşanma davası açtığı belirtiliyor.İddianamede, Recep İnçke'nin boşanma davası sürerken 7 Aralık 2016'da konuşmak için çağırdığı eşini, silah sesi duyulmaması için televizyonun sesini sonuna kadar açtıktan sonra 4 kez ateş ederek öldürdüğü belirtiliyor.Cinayet sonrası şüphelinin Pendik'te bir polis merkezine gidip 'eşini öldürdüğünü' söyleyerek silahıyla birlikte teslim olduğu bilgisi de verilen iddianamede, polis memurlarının olay yerine gittiklerinde televizyon sesinin duyulduğu, kapının çilingir vasıtasıyla açıldığı ve İnçke'nin cesedinin evin giriş koridorundaki holde yerde yatar vaziyette bulunduğu anlatılıyor.İddianamede, cinayet zanlısı Recep İnçke'nin, Nisa Ece İnçke'yi yakın mesafeden, televizyonun sesini yüksek açarak planlı şekilde tasarlayarak öldürdüğü kaydedilerek, 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'ruhsatsız silah taşıma' suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.İlk yargılamada 'ağırlaştırılmış müebbet hapis' verilmiştiDavanın 28 Şubat 2018'de görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, İnçke'nin, eşi Nisa Ece İnçke'ye karşı 'tasarlayarak kasten eşini öldürme' suçunu işlediğini sabit görerek ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetmişti.Mahkeme sanığı ayrıca 'ruhsatsız silah bulundurmak' suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 2 bin 400 lira adli para cezasına çarptırırken, sanığın, kişiliği ve suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alarak cezada herhangi bir 'takdiri indirim' yapılmasına yer olmadığına karar vermişti.Yargıtay kararı bozmuştuYargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın üzerine atılı suçu tasarlayarak işlediğine ilişkin delil bulunmadığını, sanığa “kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi gerekirken 'tasarlayarak kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiğini belirterek, yerel mahkemenin kararını bozmuştu.
Reklam
Afrika'nın En Yüksek Dağında Çıkan Yangın Kontrol Edilemiyor
DARÜSSELAM (AA) - Afrika’nın en yüksek dağı olan Kilimanjaro'da dün çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesine rağmen kontrol altına alınamadı. Tanzanya Milli Parklar İdaresinden (TANAPA) yapılan açıklamada, aşırı sıcak ve kuvvetli rüzgar nedeniyle büyüyen yangının turist ve tırmanışçıların durak yeri olan Whona Kampı'nda çıktığı belirtildi. Dağa tırmananların kullandığı Mandara ve Horomoba rotalarındaki dinlenme noktalarına yakın bölgedeki ormanlık alanların büyük kısmının yangında zarar gördüğü vurgulanan açıklamada, yangının kontrol altına alınması için çabaların sürdüğü ifade edildi. Açıklamada, felakette hiç kimsenin zarar görmediği, yangının nasıl çıktığının da henüz tespit edilemediği aktarıldı. Yangınla mücadeleye itfaiye ekiplerinin yanı sıra çok sayıda sivil toplum gönüllüsü ve yerel halk katıldı. Zirvesi, deniz seviyesinden 5 bin 900 metre yükseklikte olan dağı her yıl ortalama 50 bin turist ziyaret ediyor.
Adnan Oktar Organize Suç Örgütü Davası
İSTANBUL (AA) - Adnan Oktar organize suç örgütüne yönelik, aralarında örgüt elebaşı Adnan Oktar'ın da bulunduğu 76'sı tutuklu 238 sanığın yargılandığı davada, örgüt elebaşı Adnan Oktar ek iddianamedeki iddialara karşı savunma yaptı.İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda örgüt elebaşı Adnan Oktar’a, stüdyoda oturduğu yerin arkasındaki çekmecede silah bulundurduğu iddiaları soruldu.Oktar, silahı kimin koyduğunu bilmediğini belirterek, 'Çok ince çalışmışlar. Çekmeceyle benim ne işim olur? Orada kalemlerim falan vardı. Silahı kimin koyduğunu bilmiyorum. Silah olduğundan haberim dahi yok. Eşya koymak için neden orayı seçeyim? Silahtan da hiç hoşlanmam.' yanıtını verdi.Kandilli'de kaldığı villada nöbet sistemi olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunan Oktar, kapalı devre kamera sisteminin ise hırsızlığa karşı kurulduğunu söyledi.Oktar, sanatçıların davet edildiği iftar programlarına ilişkin maliyetleri kendisinin ödemediğini, bu programlara davetli olarak katıldığını, ödemeleri arkadaşlarının hayır amaçlı bağış yaptığını kaydetti.Duruşmaya, Adnan Oktar'ın savunmasıyla devam edilmek üzere yarına kadar ara verildi.
Türkiye'den Yunanistan'ın Oruç Reis'in Faaliyetine Yönelik Açıklamasına Tepki
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan Dışişleri Bakanlığının Oruç Reis’in faaliyeti için yayımlanan NAVTEX’e dair açıklamasına karşılık, '22 Ekim'e kadar sürecek olan bu faaliyet, tamamen Türk kıta sahanlığı içinde olup, faaliyet alanı Türkiye’ye en yakın 15 kilometre, Yunan ana karasına ise 425 kilometre uzaklıktadır.' ifadeleriyle Yunanistan'ın açıklamasına tepki gösterdi.Bakanlık, Yunanistan Dışişleri Bakanlığının Oruç Reis’in faaliyeti için yayımlanan NAVTEX'e (denizcilere duyuru) dair açıklaması hakkında yazılı açıklama yaptı.Açıklamada, Oruç Reis gemisinin 1 ay süren bakım ve onarım işlemlerinin ardından sismik araştırma faaliyetlerine kaldığı yerden bugün devam etmeye başladığı belirtilerek, '22 Ekim'e kadar sürecek olan bu faaliyet, tamamen Türk kıta sahanlığı içinde olup, faaliyet alanı Türkiye’ye en yakın 15 kilometre, Yunan ana karasına ise 425 kilometre uzaklıktadır.' ifadeleriyle Yunanistan'ın açıklamalarına tepki gösterildi.Yunanistan Dışişleri Bakanlığının, konuya ilişkin bugün yaptığı açıklamada, uluslararası hukuk ile bağdaşmayan asılsız iddialar öne sürerek itirazlarını yinelediği hatırlatılarak, Doğu Akdeniz’de en uzun kıyısı bulunan Türkiye'nin ana karasına 15 kilometre mesafede faaliyet göstermesine itiraz edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.'Yunan tarafı, taleplerinin maksimalist olduğunu iyi bilmektedir'Açıklamada şunlar kaydedildi:'Bu itiraz, Sevilla Haritası ile vücut bulan, Yunanistan’ın maksimalist deniz yetki alanı iddialarına dayanmaktadır. Oysa ki Sevilla Haritası'nın hukuken geçersiz olduğu AB ve ABD tarafından da kamuoyuna duyurulmuştur.Yunanistan’ın iddia ettiği üzere Meis Adası'nın 40 bin kilometrekare deniz alanı yaratması ne uluslararası hukukla ne de uluslararası mahkeme kararlarıyla bağdaşmaktadır. Esasen Yunan tarafı da bu taleplerinin maksimalist olduğunu gayet iyi bilmektedir. Yunanistan’dan beklentimiz, Sevilla Haritası ile vücut bulan, uluslararası hukuka aykırı maksimalist iddialarını geri çekmesi, Ege ve Akdeniz’de gerginliği artırıcı tatbikat ve askeri faaliyetlerine son vermesi ve başta istikşafi görüşmeler olmak üzere bizimle samimi bir diyalog içine girmesidir.'Oruç Reis, sabah Antalya Limanı'ndan ayrılmıştıSismik araştırma gemisi Oruç Reis, Akdeniz'de çalışma yürüteceği alan için 12 Ekim'den başlayıp 22 Ekim'de sona erecek yeni NAVTEX ilanın ardından sabah saatlerinde Antalya Limanı'ndan ayrılmıştı.Doğu Akdeniz'deki sismik arama ve araştırma faaliyetlerinin ardından bir süre önce Antalya Limanı'na gelen Oruç Reis sismik araştırma gemisinin ikmal ve bakımı yapılmıştı.Bakım işlemleri sonrasında Antalya açıklarında gemideki cihazların testleri gerçekleştirilmişti.
Ermenistan'ın Gence'ye Düzenlediği Saldırıdaki Can Kaybı 10'A Çıktı
BAKÜ (AA) - Ermenistan ordusunun, ateşkesin üzerinden 24 saat geçmeden, Azerbaycan'ın Gence kentine füzelerle saldırması sonucu yaralanan sivillerden birinin daha yaşamını yitirmesiyle can kaybı sayısı 10'a çıktı.Azerbaycan Başsavcılığından yapılan açıklamada, Ermenistan tarafından fırlatılan füzelerin oturduğu konuta isabet etmesi sonucu yaralanan bir sivilin yaşamını yitirdiği bildirildi. Ermenistan ve Azerbaycan, Moskova'da yapılan görüşmelerde, 10 Ekim Cumartesi saat 12.00’den itibaren geçerli olmak üzere Dağlık Karabağ'daki cenazelerin ve esirlerin değişimini öngören insani amaçlı ateşkes kararı almıştı.Ermenistan ordusunun, ateşkesin üzerinden 24 saat geçmeden, Azerbaycan'ın Gence kentine füzelerle saldırması sonucu 9 kişi ölmüş, 35 kişi yaralanmıştı.
Reklam