onedio
Siemens'in Yeni Gardırop Tipi Buzdolabı Yiyeceklere Çok Daha Fazla Alan Açıyor
İSTANBUL (AA) - Siemens Ev Aletleri, geniş hacimli buzdolabı gamına eklediği yeni gardırop tipi buzdolabı ile yüklü market alışverişlerine geniş alan açıyor.Siemens'ten yapılan açıklamaya göre, salgın öncesinde sık sık yapılan alışverişler, bir defada yapılan yüklü alışverişlere dönüşürken Siemens Ev Aletleri, dönemin ihtiyacına yeni gardırop tipi buzdolabı ile yanıt verdi. Sürdürülebilir teknolojileri estetik tasarımlar ile birleştirerek hayatı kolaylaştıran Siemens Ev Aletleri, geniş hacimli buzdolabı gamına eklediği yeni gardırop tipi buzdolabı ile yüklü market alışverişlerine geniş alanlar açıyor. Siemens Ev Aletleri’nin yeni iQ500 serisi gardırop tipi derin donduruculu KA93GAI30N buzdolabı, toplam 598 litre kapasitesi ile yiyecekleri muhafaza etmek için gerekli alanı sağlarken ileri teknolojisi sayesinde uzun süre taze tazeliği garanti ediyor.Büyük şeffaf çekmeceleri ve cam rafları ile mutfaklara şık bir görünüm katan Siemens gardırop tipi buzdolabı, her iki depolama alanını da aydınlatan LED ışıklarıyla kullanıcılarına buzdolabının içerisini net şekilde göstererek aranılan gıdaların kolayca bulunmasını sağlıyor.Uzun süren tazelik için ısı dengesini koruyorSiemens Ev Aletleri’nin gardırop tipi buzdolabında bulunan multiAirflow sistemi, buzdolabının her noktasında dengeli bir soğuma gerçekleşmesini sağlıyor. Değişen dış sıcaklık ve buzdolabı kapısının sıklıkla açılması gibi buzdolabı içerisindeki sıcaklığı etkileyecek durumlarda Siemens’in freshSense akıllı sensörleri devreye girerek buzdolabının ısısını dengeliyor ve gıdalar uzun süre tazeliğini koruyor.İçeceklere kolay erişimKA93GAI30N gardırop tipi buzdolabı, kullanıcılarına depolama alanının yanı sıra yaşam kalitesi açısından da kazanıyor. İki kapılı dev buzdolabının özel bir kapağı sayesinde bar bölmesine kolayca erişilebiliyor. Dondurucu bölmesine entegre su ve buz pınarı, ihtiyaç olduğunda buz kalıpları, kırılmış buz ya da soğuk su sağlayarak, içecekleri zahmetsizce hazırlamaya yardımcı oluyor.
Ankara Üniversitesinden Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Miyajima'ya "Dostluk Payesi"
ANKARA (AA) - Ankara Üniversitesince, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Akio Miyajima'ya 'Dostluk Payesi Beratı' takdim edildi.Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, Ankara Üniversitesi Senato Salonu'nda gerçekleşen takdim törenine, Rektör Prof. Dr. Necdet Ünüvar, üniversite senato üyeleri ve Japonya Büyükelçiliği temsilcileri katıldı.Büyükelçi Miyajima’ya, 'Japonya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi, afet ile mücadelede iş birliklerinin güçlendirilmesi, Türkiye’deki Suriyeli mültecilere yardım desteği sağlanması ve Türk-Japon Üniversitesinin kurulmasındaki çalışmaları' dolayısıyla Ankara Üniversitesi Dostluk Payesi Beratı verildi.İyi ilişkiler gelişecekProf. Dr. Ünüvar törende yaptığı konuşmada iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişerek daha iyiye gitmesi temennisinde bulundu.Üniversite olarak Japonya ile iyi ilişkiler içerisinde olduklarını belirten Ünüvar, 'Her alanda iş birliklerimiz güçlenerek devam etmektedir. Özellikle ülkelerimizdeki Türk ve Japon sporcular ve sinema sanatçılarının kültürel faaliyetleri, akademik çalışmalar, iki ülkenin iletişiminde güçlü birer köprü görevi oluşturmaktadır.' ifadesini kullandı.Türk-Japon Üniversitesinin, iki ülkenin ilişkilerini daha ileriye taşıyacak bir oluşum olduğunu belirten Ünüvar, Ankara Üniversitesine gelen Japon öğrenci sayısının artması için de çalışacaklarını kaydetti.Ünüvar, Polonya'ya gidecek Büyükelçi Miyajima'ya başarılar dilerken kendisinden, yerine gelecek büyükelçiye Türkiye'deki şehirlerle ilgili tavsiyelerde bulunmasını istedi.'Kuru fasulye ve patlıcan kebabı yemeye geleceğim'Büyükelçi Miyajima ise Türkçe yaptığı konuşmada, Türkiye’de görev yapmaktan onur duyduğunu söyledi. Türkiye’nin her yerinde güler yüzle ve misafirperverlikle karşılandığını belirten Miyajima, 'O duygulu anları unutmayacağım. Ayrıca kuru fasulye ve patlıcan kebabı yemeye Türkiye’ye geleceğim. Türkiye ve Japonya uzak olsa da kalpler yakın, yani iki devlet tek yürek.' ifadesini kullandı. Konuşmaların ardından Büyükelçi Miyajima'ya Rektör Prof. Dr. Ünüvar tarafından 'Ankara Üniversitesi Dostluk Payesi Beratı' takdim edildi. Programa katılanlar Büyükelçi ile hatıra fotoğrafı da çektirdi.
Türkiye Zırhlı Muharebe Araçlarını Güçlendiriyor
ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan zırhlı muharebe araçlarına (ZMA) yönelik modernizasyon projesi kapsamında prototip çalışması tamamlandı. Projeyle ZMA'lar modern silah sistemleri ve yüksek teknoloji görev ekipmanlarıyla donatılacak.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen ZMA Modernizasyon Projesi kapsamındaki çalışmalar başarılı şekilde sürüyor.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, AA muhabirine, ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütülen ve 900 milyon lira bedelli projede gelinen son duruma ilişkin bilgi verdi.Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamak amacıyla başlattıkları proje kapsamında ilk prototip ZMA'nın modernizasyonunun tamamlandığını belirten Demir, '31 Aralık 2019'da başlatılan projede, ASELSAN ve FNSS iş birliğiyle, yoğun bir tasarım ve entegrasyon çalışması sonucunda ilk prototip ZMA'nın modernizasyonu yapıldı. Proje kapsamında ilk etapta 133 adet ZMA modernize edilecek.' dedi.Demir, projede ASELSAN tarafından envanterdeki ZMA'lara yenileştirme ve iyileştirme faaliyetleri uygulanacağını, 25 milimetre silaha sahip Nefer insansız kule, lazer uyarı, yakın mesafe gözetleme, sürücü görüş, yön bulma ve seyrüsefer sistemleri entegre edileceğini bildirdi.FNSS'nin yapacağı çalışmalarla da ZMA platformlarına iklimlendirme, ısıtma, yangın söndürme ve infilak bastırma sistemleri entegre edileceğini ifade eden Demir, araçların zırh ve mayın koruma seviyelerinin yükseltileceğini, tüm yenileştirme ve iyileştirme faaliyetlerinin yanı sıra prototip üretim, kalifikasyon faaliyetleri ve görev donanımı entegrasyonunun gerçekleştirileceğini dile getirdi.Demir, 'Bu sayede, ZMA'lar yerli ve özgün çözümler doğrultusunda modern silah sistemleri ve yüksek teknoloji görev ekipmanlarıyla donatılacak, araçların beka kabiliyeti önemli ölçüde artırılacak ve kullanım ömrü uzatılmış olacak.' diye konuştu.Değişen tehditlere karşı gelişen teknolojilerle donatılacaklarAraçların beka yeteneğinin artırılmasını ve modern teknolojik alt sistemlerle donatılmasını amaçlayan çözüm paketi, kullanıcılardan alınan geri bildirimlerle hazırlandı. Bu çözüm paketiyle ZMA'lara azami beka yetenekleri kazandırılırken, araçların kullanım ömrü uzatılacak, geleceğe yönelik büyüme potansiyelinin artırılması için kritik alt sistemler imkanlar dahilinde yenilenecek. Ayrıca, araçlara yerli alt sistemler entegre edilecek.Proje sonunda, FNSS'nin ZMA tecrübesi ve yeni nesil araç geliştirme teknolojisindeki yetkinlikleri ile ASELSAN'ın modern ve üstün teknoloji ateş gücü ve görev ekipmanlarının buluşturulduğu araçlar Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmetine sunulacak.
Sakarya'da Şantiyede Üzerinden Silindir Geçen Kişi Öldü
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Akyazı ilçesinde, üzerinden silindir geçen kişi hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, ilçede bir şantiyede çalışan Halil Çerçi, üzerinden silindir geçmesi sonucu ağır yaralandı. Çerçi, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Yaralı işçi, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.İş makinesini kullanan sürücü gözaltına alındı.
Van'da Deneme Amacıyla Ekilen Dane Mısırdan Elde Edilen Verim Sevindirdi
VAN (AA) - Van'da bu yıl deneme amacıyla ekimi yapılan ve yüksek verim elde edilen dane mısırın çiftçiler için yeni gelir kapısı olması bekleniyor. Hayvanların kışlık yem ihtiyacının karşılanması amacıyla Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin (YYÜ) danışmanlığında Edremit ilçesine bağlı Köprüler Mahallesi'nde 1150 dekarlık alana ekilen dane mısırın hasadı yapıldı.Yeni geliştirilen makinelerle toplanarak paketlenen dane mısırdan beklentilerin üzerinde verim elde edildi.'Tarımsal üretim yapmazsanız açsınız'Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semra Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fakülte olarak birçok alanda üreticilerle iş birliği içisinde olduklarını söyledi.Zirai anlamda önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Demir, dane mısır üretiminin hem istihdama hem de ekonomiye önemli katkı sunacağına inandığını aktardı.Van'da bu yıl ekimini yaptıkları dane mısırdan önemli verim elde ettiklerini ifade eden Demir, şunları kaydetti:'Bundan sonraki süreçlerde dane mısırın ekonomiye önemli derecede katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Silajlık mısır üretiminin yanında dane mısır üretimi çalışmalarının başlatılması ve gelir elde edilmesi üreticilerimiz açısından önemlidir. Özellikle pandemi dönenimde tüm dünya tarımsal üretimin ne kadar önemli olduğunu anladı. Tarımsal üretim yapmazsanız açsınız. Sağlıklı ve dengeli yaşamak için tarımsal ve hayvansal üretiminizi artırmanız gerekiyor. Köprüler Mahallesi'nde deneme amacıyla ekilen dane mısır üretiminde çok güzel sonuçlar elde ettik. Gelecek yıllarda üretimin yaygınlaşacağını öngörüyoruz.''Hayvancılıkta ve ekonomide çok önemli gelişmeler yaşanacak'YYÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeyda Zorer Çelebi ise Van'da bu yıl üretimi yapılan dane mısırın bölge hayvancılığına katkı sağlayacağını anlattı.Üreticilerin desteğiyle geniş alanlarda yeni mısır tohumu çeşidi denediklerini belirten Çelebi, şöyle konuştu: 'İlimizde iklim koşullarından dolayı dane mısır üretimi yapılamamaktaydı. Hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimiz dane mısır yemini başka illerden getirmek zorunda kalıyor. Bu da yem maliyetinin yükselmesine neden oluyor. Yaptığımız araştırmalar sonucu bir tohum firmasından erkenci bir çeşit dane mısır tohumu temin ettik. Gerekli koşullar sağlandıktan sonra bu tohum ekildi. Daha önce 250 santim boyuna ulaşan ve 5,5 ton civarında verim alınan mısır üretiminde çalışmalarımız sonucunda mısırın boyu 375 santime kadar çıktı ve verimde 10 tona yükseldi. Bu çalışmayı doktora ön çalışması olarak yaptık ve olumlu sonuç aldık. Bu çalışmayla kentte hayvancılıkta ve ekonomide çok önemli gelişmeler yaşanacak. '
Gaziantep'te Uyuşturucu İmalathanesine Operasyon: 4 Gözaltı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te, uyuşturucu madde imalatı yapılan iş yerine düzenlenen baskında 4 şüpheli yakalandı. Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Karatarla Mahallesi'ndeki bir iş yerinde uyuşturucu madde imalatı yapıldığı bilgisine ulaştı. İş yerine operasyon düzenleyen ekipler, 1 kilogram sentetik uyuşturucu, 1 kilogram uyuşturucu çoğaltımında kullanıldığı değerlendirilen kimyasal madde, 706 gram kurşun asetat, 525 gram sodyum klorür, 266 gram aseton, 55 gram fenolftalein, 2 tabanca ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen bir miktar para ile çeşitli materyaller ele geçirdi.Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı.
Reklam
"Çalışma Hayatının Davos'u"Nda İşin Yarını Konuşulacak
ANKARA (AA) - Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun (TİSK) kamu, işçi ve işveren temsilcilerinin katılımıyla bu yıl ikincisini düzenleyeceği Ortak Paylaşım Forumu'nda (OPF) işin yarını konuşulacak.Çalışma hayatının tarafları arasında sosyal diyaloğu geliştirmek amacıyla TİSK'in ev sahipliğinde geçen yıl ilki düzenlenen forumun ikincisi yarın yapılacak.Kamu, işçi ve işveren temsilcilerinin üst düzey katımı ve ele alınan konular bakımından 'Çalışma hayatının Davos'u' olarak nitelendirilen OPF'ye, bu yıl da yerli ve yabancı birçok isim katılacak.Artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojileri ilk kez kullanılacak'Birlikte Mümkün Türkiye' sloganı ve 'İşimizin Yarını' ana temasına sahip forum, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında Türkiye'de ilk kez kullanılacak artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojileri ile özel kurulan stüdyolardan yayınlanacak.OPF'nin canlı açılış oturumunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan ve TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol yer alacak.Foruma, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Genel Direktörü Guy Ryder, Uluslararası İşverenler Teşkilatı Başkanı Erol Kiresepi, Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ITUC) Genel Sekreteri Sharran Burrow, BM Türkiye Mukim Koordinatörü Alvaro Rodriguez, BusinessEurope Genel Direktörü Marcus Beyrer, Dünya Ekonomik Forumu İcra Kurulu Üyesi Murat Sönmez ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Direktör Yardımcısı Biljana Radonjic'in de aralarında olduğu isimler katılacak.'Kovid-19 Salgını ve Küresel Sağlık', 'Kovid-19 Salgını ve Küresel Yaklaşım', 'Küresel Ekonomik Gelişmeler' oturumlarının yapılacağı Forum, ortak açıklama ve sonuç bildirisinin yayımlanmasıyla sona erecek.
Analiz – Otonomi Arayışları Ve Batı'da Türkiye'nin Negatif Temsili
İSTANBUL (AA) -TURGAY YERLİKAYA- Batı’da 2010’lu yıllarda başlayan “otoriterleşme” ve “eksen kayması” eleştirileriyle Türkiye’nin izlediği dış politika arasında bir ilişki söz konusu mu? Türkiye’nin otoriterleşmesi gerekçesiyle mi, yoksa dış politikada izlediği otonom politikalar sonucunda mı bu negatif söylemler ortaya çıkmakta? Türkiye’nin hem bölgesinde hem de uluslararası düzlemde yürüttüğü otonomi arayışları, özellikle Batı’da, konvansiyonel dış politika tarzının değişimi olarak yorumlanıyor. Türkiye’nin süreç içerisinde hem materyal güç kapasitesinin getirdiği imkanlar sonucu ortaya çıkan operasyonel becerisi hem de lider diplomasisi gibi farklı formlarda izlediği siyaset tarzı, dış politikada bazı kırılmalara yol açtığı gibi, “eksen kayması” ve “otoriterleşme” gibi söylemsel tartışmalara da kapı araladı. Hemen her kritik evrede ve Türkiye’nin müdahil olduğu olayda bahse konu söylemlerin kendini göstermesi, bu yönüyle önemli ölçüde otonomi arayışlarıyla ilişkilidir. Öyle ki dış politikada geleneksel adımların dışına taşan ve mevcut hegemonyanın hilafına atılan her adımda, Batı’da yoğun bir eleştiri dalgası yükselmekte. Basın-yayın araçları ve düşünce kuruluşları aracılığıyla kendini gösteren bu dalga, sadece dış politikadaki gelişmelerle de sınırlı kalmıyor, evrenini iç politik gündemiyle de genişletiyor. Tersinden bakıldığında ise Türkiye’nin dış politikadaki hemen her adımı iç politik çekişmelerde bir tema olarak kendine yer buluyor ve hiç olmadığı kadar tartışılıyor.Bir milat olarak Davos2009 yılına kadar hem Batı’da hem de Orta Doğu’da model ülke tartışmalarına konu olan Türkiye’nin “eksenini değiştirdiğine” ve “otoriterleştiğine” dair iddialar, dış politikada yaşanan kırılmalarla eşzamanlı biçimde ilerledi. Nitekim Batı medyasındaki Türkiye temsili, kronolojik ve olay bazlı incelendiğinde, bu tespit daha da anlamlı hale geliyor. Örneğin Türkiye ile İsrail arasında gerilime yol açan Davos Krizi (“one minute” krizi) ve Birleşmiş Milletler’de (BM) İran’a yönelik ambargo görüşmelerinde Türkiye’nin takındığı tavır, bu anlamda bir milat özelliği taşıyor. Her iki olayda da Türkiye’nin izlediği politikanın bölgesel ve küresel aktörlerinkiyle benzeşmemesi, tedrici biçimde artacak olan negatif Türkiye söyleminin köşe taşlarını inşa etmiştir.Benzer biçimde Arap devrimleri esnasında ve sonrasında yaşanan siyasi farklılaşma da çeşitli biçimlerde krizlere yol açmıştır. Örneğin Suriye iç savaşı sürecinde yaşananlar ve Türkiye’nin zaman zaman Esed rejimi üzerinden Rusya’yla, zaman zaman da terör örgütü PYD/YPG üzerinden ABD ile yaşadığı çatışmalar, dış kamuoyunda gerçeklikten bağımsız biçimlerde tartışılmış ve olgulardan ziyade algılar üzerinden şekillenen bir söylem alanı inşa edilmiştir. Buradaki en önemli nokta, Türkiye’nin kendi ulusal güvenliğini tesis etmek adına Rusya ve ABD ile ayrışan otonom politikalarının, farklı söylemsel repertuvarlarla manipüle edilerek mahkûm edilmeye çalışılmasıdır. Örneğin Türkiye’nin sınır güvenliğiyle doğrudan ilişkili olan Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi askeri operasyonlar sürecinde, Türkiye’nin DEAŞ’a yardım ettiği iddiaları sıklıkla dile getirilmiştir. Bazen sofistike, bazen de doğrudan farklı söylemsel stratejiler işletilerek, bir yandan Türkiye “DEAŞ’a yardım eden ve terörü destekleyen bir ülke” olarak takdim edilmiş, diğer yandan da PKK’nın Suriye’deki türevi YPG meşrulaştırılmaya çalışılmıştır. Nitekim YPG Suriye iç savaşı boyunca “DEAŞ’a karşı mücadele eden meşru bir güç” olarak konumlandırılmış ve “terörle mücadelede” aktif rol üstlendiği yönünde söylemler üretilmiştir. Öyle ki örgüt üyesi kadınlar, uluslararası dergilerde “özgürlük savaşçısı” olarak çerçevelenmiş ve kadın imgesi üzerinden bir direniş miti oluşturulmuştur.Libya’daki iç savaşLibya’da General Halife Hafter’in meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni (UMH) darbeyle ortadan kaldırma girişimleriyle başlayan ve Mısır, Rusya ve Türkiye gibi aktörlerin dahil olmalarıyla bambaşka bir noktaya evrilen süreç, Batı basınında süregelen negatif Türkiye imgesini besleyecek örnekler teşkil etmektedir. Nitekim meşru hükümetin isteğiyle sürece dahil olan Türkiye, uluslararası kamuoyunda, bölgedeki petrolleri ele geçirmeyi hedefleyen emperyal bir ülke olarak kategorize edilmiştir. Suriye iç savaşı ve DEAŞ’a yardım iddialarının devamı olarak, İdlib’deki cihatçı grupların Libya’ya taşındığı ve Türkiye’nin bu gruplar üzerinden sınır ötesi operasyonlar yaptığı suçlamaları da her olayda revize edilerek güncelleştirilmektedir. Söz konusu iddiaların sadece Batı basını ile sınırlı kalmadığı, (Türkiye’nin hem Suriye’de hem de Libya’da Rusya ile farklı politikalar izlemesi sonucunda) bu iddiaların Rus menşeli diplomatik ve gayrı resmî mecralar üzerinden de dolaşıma sokulduğu görülüyor. Güvenliğini sınırlarının ötesinde inşa etmeyi amaçlayan ve Doğu Akdeniz’de yasal iddiaları gerekçesiyle ısrarcı olan Türkiye’nin, “Orta Doğu bataklığına” asker gönderen bir ülke olarak resmedilmesi de benzer söylemlerin bir parçası olarak karşımıza çıkıyor.Dağlık Karabağ işgaliBir işgal girişimiyle başlayan ve fiilî olarak devam eden Karabağ olayına ek olarak Ermenistan’ın Eylül ayının son günlerinde Azerbaycan topraklarına saldırması, Azerbaycan ve Ermenistan arasında var olan gerilimin yükselmesine neden oldu. Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını geri almak için yürüttüğü başarılı askeri operasyonlar sonrasında, Türkiye’nin süreçteki rolü sorgulamaya açılmış ve gerçekliği olmayan manipülatif içerikler bu olay ekseninde de tedavüle sokulmuştur. İlk evrede Batılı basın organlarında karşımıza çıkan ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi adında bir örgütün raporuna dayanarak ortaya atılan iddia, Türkiye’nin Dağlık Karabağ’a paralı askerler göndererek sürece doğrudan müdahil olduğudur. “Güvenli kaynaklara” atıfla ortaya atılan bu iddia, herhangi bir somut gerçekliğe tekabül etmediği gibi, Türkiye’yi de uluslararası mecralarda zora sokmayı hedefleyen bir söylem alanı yaratmaktadır.Suriye iç savaşı, Libya’da meşru hükümeti devirmeyi hedefleyen darbe girişimi ve Ermenistan’ın Azerbaycan’a hukuksuz saldırıları gibi örnek olaylarda, Türkiye’nin izlediği politikaların gerçeklerle bağdaşmayan iddia ve ithamlara konu olması, hiç kuşkusuz Türkiye’nin bağımsız dış politika anlayışının sonucudur. Özellikle son dönemlerde Batı basınında ve kamuoyundaki Türkiye içerikli tartışmalara bakıldığında, gerçekliği olmayan manipülatif içeriklerin hemen her kritik evrede dolaşıma sokulduğu biliniyor. Nihai kertede şu sonuç ortaya çıkıyor: Türkiye’nin 2010’lu yıllarda başlayan ve geleneksel ittifakların dışında bir siyaseti ortaya koyan otonom politikaları Batı basını ve kamuoyunda ciddi rahatsızlıklara sebep olmuştur. Öyle ki sadece bahsi geçen bölgesel ve küresel gelişmeler bir kenara, 2013 Gezi Parkı protestoları, 15 Temmuz darbe girişimi ve 2017 cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi gibi iç politikayı ilgilendiren konularda bile ciddi bir müdahillik söz konusu olmuş ve Türkiye’deki hemen her olaya doğrudan taraf olunmaya çalışılmıştır.Batı’da özellikle düşünce kuruluşları ve basın mecraları üzerinden kendisini gösteren ve “otoriterleşme” tartışmalarına kapı aralayan Türkiye karşıtı bu dalga, büyük ölçüde Türkiye’nin bağımsız dış politika anlayışıyla ilişkilidir. Bu sebeple, Türkiye içerikli haber ve tartışmaların önemli bir bölümü, olgusal bir gerçekliği ihtiva etmediği gibi, var olan gündemleri de manipüle etmeyi hedefliyor.[İletişim teorileri, oryantalizm ve İslamofobya konuları üzerine uzmanlaşan ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi olan Dr. Turgay Yerlikaya, aynı zamanda SETA Toplum ve Medya Araştırmaları Direktörlüğü’nde araştırmacı olarak çalışmaktadır]
Reklam
Mersin'de Sahte İçkiye Karşı "Yıldırım" Operasyonu
MERSİN (AA) - Mersin polisinin sahte içkiye karşı başlattığı 'Yıldırım' operasyonunda, içerisinde metanole rastlanan 700 litre etil alkol ele geçirildi, 4 kişi gözaltına alındı.Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kent genelinde sürdürülen sahte içki denetimleri sırasında, kargo aracılığıyla farklı kentlerde yaşayan 6 kişiye etil alkol gönderileceği bilgisine ulaştı. Firmanın Akdeniz ilçesindeki şubesinde yürütülen çalışmaları takibe alan ekipler, şüpheliler B.O, Y.A. ve A.K'nin yanlarında getirdikleri 6 koliyi inceledi.Kolilerde 120 litre etil alkol ele geçiren ekipler, 3 şüpheliyi gözaltına aldı.Etil alkollerden alınan örneklerde yüksek oranda metanole rastlanması üzerine ekipler, sahte içkiye karşı 'Yıldırım' operasyonu başlattı.Şebekenin deposuna ulaşan ekipler, burada da içerisinde metanol bulunan 580 litre etil alkol ile içki yapımında kullanılan aroma, kit, anason ve etiket ele geçirdi.Şebeke üyesi A.A. da ikametinde gözaltına alındı.
İzmir'de Deaş Operasyonunda 7 Kişi Gözaltına Alındı
İZMİR (AA) - İzmir'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda Suriye uyruklu 7 şüpheli gözaltına alındı.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ile İstihbarat Şubesi koordinesinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.Operasyonda, Suriye uyruklu 7 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin, terör örgütününün Suriye ve Irak'taki üyeleriyle bağlantılı oldukları ve kent genelinde faaliyet yürüttükleri belirtildi. Zanlılar, sorgulamak üzere emniyete götürüldü.Bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.
Emekli Torna Tesviye Ustası 9 Enstrüman Üretiyor
BİNGÖL (AA) - Bingöl'de yaşayan emekli torna tesviye ustası Ali Rıza Gökçan, evinin giriş katına kurduğu atölyede 9 çeşit enstrüman üretiyor.Çocuk yaşlarda gittiği İstanbul'da 43 yıl torna tesviye işinde çalışan 65 yaşındaki Gökçan, 8 yıl önce emekli oldu.Memleketi Bingöl'e dönen ve Yayladere ilçesinde babasından yadigar kalan evin giriş katını, kendi imkanlarıyla atölyeye dönüştüren Gökçan, tüm zamanını burada geçiriyor.Müziğe ilgi duyması nedeniyle hiç eğitim almadan enstrüman üretmeye karar veren Gökçan, 8 yıldır bağlama, kemane, keman, zurna, mey, balaban, dilli flüt, kaval ve davul yapıyor.'Müzikte stres yok'Gökçan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müziğe ilgi duyduğunu belirterek, bu nedenle emeklilik yaşamında enstrüman üretmeye karar verdiğini söyledi.Torna ustası olarak çalıştığı dönemde de arada bir mey yaptığını anlatan Gökçan, enstrüman yapımını memleketi Yayladere'de sürdürmeye karar verdiğini aktardı.Gökçan, kurduğu atölyede hiçbir eğitim almadan 8 yıl önce müzik enstrümanları yapmaya başladığını dile getirerek, 'Müzikte stres yok. Bu işi severek yapıyorum. Hiçbir eğitim almadan kendim enstrüman yapımını öğrendim. Tüm enstrümanları amatörce çalabiliyorum.' dedi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle evinden hiç ayrılmadığını, tüm zamanını enstrüman yaparak değerlendirdiğini kaydeden Gökçan, 'Yaşım ilerlediği için kurallara uymam gerekiyor. Bu atölyede huzur buluyor, zamanı burada değerlendiriyorum. Bu atölyeye girdiğimde stresim kalmıyor. Kendimi burada huzurlu hissediyorum.' diye konuştu.Gökçan, bu işi para kazanmak için yapmadığını dile getirerek, enstrümana fazla talep olmadığını aktardı.'100 lira harcarım, 50 lira ya kazanırım ya kazanmam. Benim amacım para kazanmak değil.' diyen Gökçan, yılda kimi zaman 2 enstrüman sattığını kaydetti.
Reklam
Kocaeli'de Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 153 Kişiye Para Cezası
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymadıkları gerekçesiyle 153 kişiye para cezası verildi.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kovid-19 salgınının yayılmasının önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında 20 bin 25 kişi kontrol edildi, 1393 iş yeri denetlendi.Denetimlerde karantina ihlali yapan 4, sosyal mesafe kuralına uymayan 2 ve maske takmayan 147 kişi ile tedbirlere uymayan 2 iş yerine idari para cezası uygulandı.Ayrıca çeşitli suçlardan aranan 84 şüpheli de yakalandı.
Ak Parti Genel Sekreteri Şahin'den, Aym Üyesi Yıldırım'ın Paylaşımına Tepki:
ANKARA (AA) - AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, sosyal medyada yaptığı paylaşımla tepki çeken Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin Yıldırım'ın 'cübbesini asması' gerektiğini bildirdi. Şahin, Twitter'dan Anayasa Mahkemesi (AYM) Üyesi Engin Yıldırım'ın sosyal medyadan yaptığı paylaşıma ilişkin, şunları kaydetti:'Milletimizin hafızasına kötü bir şekilde kazınmış ışık metaforu ile bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirmiş, cuntadan ve vesayetten yana olmuş, yargısal aktivizm sevdalısı, ara rejim heveslisi muhtıracı AYM üyesi jüristokratların yapması gereken bellidir, cübbesini asmak.'
Reklam
"TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması 2020"Nin Jürisi Açıklandı
İSTANBUL (AA) - TRT'nin bu yıl 6.'sını düzenlediği 'TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması'nın değerlendirme jürisi belli oldu. TRT'den yapılan açıklamaya göre, gelecek haftalarda salgın koşullarına uyarlanmış yepyeni bir formatla TRT 2 ekranlarında seyirci karşısına çıkacak yarışmanın bu yılki jüri listesinde birbirinden değerli isimler yer alacak.Jüri üyeleri, yarışmacıların eserlerini titizlikle değerlendirerek ödüle hak kazananları belirleyecek. Yarışma kapsamında her alt kategori için 6 değerlendirme jürisi olmak üzere 11 alt kategori için toplamda 66 jüri üyesi görev yapacak. Böylece ödül alan her bir eser, 11 farklı görüşün değerlendirmesinin sonucunda derecelendirilecek.Türkiye, Balkanlar, KKTC ve Orta Asya ülkelerinde iletişim eğitimi alan ön lisans ve lisans öğrencilerinin yanı sıra güzel sanatlar, sosyal bilimler ve meslek yüksek okullarındaki iletişim alanında eğitim gören lisans öğrencilerinin 2019-2020 öğretim yılı içinde hazırladıkları eserlerle katıldıkları yarışmada ödül tutarları, birinciler için 6 bin lira, ikinciler için 5 bin lira ve üçüncüler için 4 bin lira olarak belirlendi. Jüri değerlendirmeleri sonrasında finalistler özel bir program ile duyurulacak.'TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması 2020'de jüri üyesi olarak yer alacak isimler şu şekilde: Radyo Yayıncılığı-Radyo Programı kategorisinde Acar Acartürk, Can Doğan, Füsun Alkan (Gönül Dostu Füsun), Geveze, Tülay Tüzün, Talha Bora Öge, Radyo Yayıncılığı-Radyo Drama kategorisinde Ahmet Akçakaya, Ali Düşenkalkar, Lütfi Kılınç, Mazlum Kiper, Onur Erbilen, Servet Pandur, Radyo Yayıncılığı-Radyo Belgeseli kategorisinde Ahmet Yeşiltepe, Cengiz Tünay, Esin Yolçınar, Harun Yöndem, Merdan Güven, Özay Şendir, Televizyon Yayıncılığı-Televizyon Programı kategorisinde Eser Yenenler, Kurtuluş Zeydan, Kübra Par, Okan Bayülgen, Pelin Çift, Selman Yılmaz, Televizyon Yayıncılığı-Belgesel Film kategorisinde Alin Taşcıyan, Bülent İnal, Ensar Altay, Ertuğrul Karslıoğlu, Süleyman Tezgel, Zeynep Keçeciler, Televizyon Yayıncılığı-Kısa Film kategorisinde Cemil Yavuz, Elif Dağdeviren, Faruk Güven, Hülya Koçyiğit, Mehmet Açar, Osman Nail Doğan, Haber Yayıncılığı-Televizyon Haberi kategorisinde Ahmet Hakan Coşkun, Deniz Bayramoğlu, Hakan Çelik, İhsan Yılmaz, Seda Öğretir, Yahya Bostan, Haber Yayıncılığı-İnternet Haberi kategorisinde Ahmet Görmez, Bora Bayraktar, Ercan Gürses, Ersin Çelik, İbrahim Altay, Mete Çubukçu, İnternet Yayıncılığı-İnternet Sitesi kategorisinde Arda Kutsal, Hakan Söğüt, Hakkı Alkan, Levent Erden, İsmail Halis, Yusuf Özhan, İnternet Yayıncılığı-Sosyal Medya Projesi kategorisinde Adem Metan, Bora Yıldırım, Emre Meriç, Muhammed Mennan Şahin, Murat Soner, Ömer Karaca, Ev Hayat Dolu kategorisinde Birol Güven, Bora Durmuşoğlu, Günseli Kato, İsmail Fidan, Prof. Dr. Sinan Canan, Ümit Gökçe yer alacak.
Meksika'dan 321 Milyon Dolarlık Kovid-19 Aşısı Siparişi
MEXICO CITY (AA) - Meksika'nın, İngiltere, ABD ve Çin'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşı çalışmaları yürüten 3 şirkete 321 milyon dolar değerinde aşı siparişi verdiği bildirildi.Dışişleri Bakanı Marcelo Ebrard, Devlet Başkan Andres Manuel Lopez Obrador'un İngiltere'den 'AstraZeneca', ABD'den 'Pfizer' ve Çin'den 'CanSino Biologics' ile 146 milyon dozluk Kovid-19 aşısı satın alma anlaşması imzaladığını duyurdu.Ebrard, 3 ülkeden yapılan koronavirüs aşısı siparişiyle Avrupa Birliği (AB), Amerika Birleşik Devletleri ve dünyadaki diğer ülkelerle aynı koşullarda aşı arzını güvence altına aldıklarını belirtti.Anlaşma kapsamında Meksika'nın şirketlere 321 milyon dolarlık ödemenin 159 milyon dolarını yaptığı, geri kalanını ise yıl sonuna kadar ödeyeceği kaydedildi. Koronavirüs aşısının bulunması durumunda Meksika hükümeti, 2021'in sonuna kadar 116 milyon kişiye koronavirüs aşısı yapmayı planlıyor.Aşılama faaliyetleri kapsamında önceliğin sağlık çalışanlarıyla, ciddi sağlık sorunları bulunanlara tanınacağı ifade ediliyor.Meksika 84 bin 400 ile dünyada Kovid-19 kaynaklı en fazla ölümün gerçekleştiği 4'üncü ülke olurken, vaka sayısında ise 825 bin 340 ile 9'uncu sırada yer alıyor.
Reklam
Ankara Garı Katliamının Cezaları Onandı
10 Ekim Katliamı'na ilişkin yürütülen davada 9 sanığa verilen 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet, 9 sanığa da örgüt üyeliğinden değişik yıllarda verilen hapis cezaları onandı.
8. Kayseri Altın Çınar Film Festivali'nin Jüri Üyeleri Belli Oldu
İSTANBUL (AA) - Anadolu Sinemacılar Derneği tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla düzenlenen 8'inci Kayseri Altın Çınar Film Festivali'nin jüri üyeleri açıklandı. 29-31 Ekim'de gerçekleştirilecek festivalde, Ulusal Kısa Film Yarışması Jüri Başkanı Türkiye Sinema ve Audiovisuel Vakfı (TÜRSAK) Başkanı Elif Dağdeviren oldu. Ulusal Kısa Film Yarışması kategorisinin diğer jüri yeleri ise Görüntü Yönetmenleri Derneği (GYD) kurucu üyesi Engin Özkaya, yönetmen Banu Sıvacı, dizi ve tiyatro oyuncusu Sermet Yeşil ile oyuncu Beste Bereket olarak belirlendi.
8. Kayseri Altın Çınar Film Festivali'nin Jüri Üyeleri Belli Oldu
İSTANBUL (AA) - Anadolu Sinemacılar Derneği tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla düzenlenen 8'inci Kayseri Altın Çınar Film Festivali'nin jüri üyeleri açıklandı. 29-31 Ekim'de gerçekleştirilecek festivalde, Ulusal Kısa Film Yarışması Jüri Başkanı Türkiye Sinema ve Audiovisuel Vakfı (TÜRSAK) Başkanı Elif Dağdeviren oldu. Ulusal Kısa Film Yarışması kategorisinin diğer jüri yeleri ise Görüntü Yönetmenleri Derneği (GYD) kurucu üyesi Engin Özkaya, yönetmen Banu Sıvacı, dizi ve tiyatro oyuncusu Sermet Yeşil ile oyuncu Beste Bereket olarak belirlendi.
Galata Kulesi Bir Haftada 15 Binden Fazla Ziyaretçi Ağırladı
ANKARA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılan restorasyon sonrası kapılarını bir hafta önce yeniden açan tarihi Galata Kulesi bir haftada toplam 15 bin 685 kişiyi ağırladı.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un geçen hafta açılışını yaptığı tarihi Kule, uygulanan sıkı salgın önlemlerine rağmen ziyaretçi akınına uğruyor. Restorasyon sonrası kapılarını yeniden açan tarihi Galata Kulesi'ni bir haftada 15 bin 685 kişi ziyaret etti.Cenevizlilerden Osmanlı'ya tarihin derin izlerini günümüze yansıtan dünyanın en eski kulelerinden Galata Kulesi'ni Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılan açılışın ertesi günü 1687 kişi gezdi.İstanbul'un seyir terası olarak nitelendirilen ve Müzekart ile ziyaret edilebilen Galata Kulesi'ne ikinci gün 1749 kişi geldi.Her geçen gün daha fazla ziyaretçi ağırlamaya başlayan Galata Kulesi'nde üçüncü gün rakamı ise 1819 oldu.Ziyaretçi sayılarını hafta sonunda ikiye katlayan Galata Kulesi'nden cumartesi günü 3 bin 225, pazar günü de 3 bin 158 kişi İstanbul'u izledi.Bu haftaya 2 bin 96 ziyaretçi ile başlayan Kule'yi dün 1951 kişi gezdi.Salgında ziyaretler kontrollü Lokanta, restoran gibi eklentilerin kaldırıldığı, müzeye dönüştürülen Galata Kulesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının restorasyonu ile yepyeni bir düzenlemeye kavuştu.Geçmişten günümüze misafirlerini sergi alanıyla tarihi bir yolculuğa çıkaran Kule'ye ziyaretçiler Kovid-19 tedbirleri nedeniyle kontrollü olarak kabul ediliyor.Sosyal mesafe ve maske kullanımına özen gösterilen Galata Kulesi’nde salgın sonrası günlük ziyaretçi rakamlarının 4 binleri geçmesi bekleniyor.
Reklam