onedio
Edirne Belediye Başkanı Gürkan: "Şartlar Oluşursa Kırkpınar Güreşleri'ni Gerçekleştirmek İstiyoruz"
EDİRNE (AA) - HAKAN ŞAHİN - Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin bu yıl yapılıp yapılmamasında Koronavirüs Bilim Kurulu'nun kararı belirleyici olacak. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 659. Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) engeline takıldığını belirtti.Gürkan, 6,5 asırdır devam ve UNESCO'nun Somut Olmayan Dünya Mirasları Listesi'nde yer alan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ni devam ettirebilmek için büyük çaba gösterdiklerini ancak şu ana kadar Kovid-19 salgınının buna müsaade etmediğini, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulunun vereceği kararların kendileri için referans olacağını dile getirdi.'Biz yapmaya hazırız'Havalar çok soğumadan güreşlerin düzenlenebileceğini vurgulayan Gürkan, şöyle konuştu:'Asırlardır devam eden Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ni bu yıl maalesef gerçekleştiremedik. Israrla bu geleneği sürdürebilmek için çok çaba sarf ettik ancak şu ana kadar pandemi koşulları nedeniyle net bir karar da veremedik. Teknik olarak güreşler yapılabilir fakat pandemi koşullarını dikkate alarak Bilim Kurulunun vereceği kararlar bizim için referans noktası olacak. Eğer bakanlık 'Şu şartlarda, şu kadar pehlivanla...' veya 'Şu koşullarda yapılabilir.' derse, biz yapmaya hazırız.'Olağanüstü bir dönemden geçildiğine dikkati çeken başkan Gürkan, 'Tabii ki asırlık bir geleneği sürdürmek ne kadar önemliyse, insan hayatı kuşkusuz hepsinden daha önemli. Birinci önceliğimiz, pehlivanlarımızın, teknik ekibin ve vatandaşlarımızın sağlığının korunması. Süreci takip ediyoruz. Eğer şartlar oluşursa Kırkpınar Güreşleri'ni gerçekleştirmek istiyoruz.' ifadelerini kullandı.Gürkan, dünyada koronavirüs salgınının yeniden artışa geçtiğini, hep birlikte kurallara uyarak bu durumun üstesinden gelebileceklerini sözlerine ekledi.
"Girişimci Kadınlar,  Büyümenin Ve Kalkınmanın Önemli Aktörleri Konumunda"
İSTANBUL (AA) - ÇİĞDEM ALYANAK - Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, kadınların ürettiği ve hayata geçirdiği projelerin bilim, sanayi, endüstri, teknoloji gibi alanlarda da görünürlük kazanmasıyla, kadınların çalışma hayatına katılımı ve kadın iş gücü oranının giderek arttığını belirterek, 'Yani bugünün Türkiye'sinde girişimci kadınlar, ortaya çıkartacakları yeni ekonomik değerler ve fırsatlarla, büyümenin ve kalkınmanın önemli aktörleri konumunda.' dedi.Kadınların girişimcilik yeteneklerinin artırılması, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmeleri amacıyla, TÜBİTAK Marmara Teknokent, KADEM, Bilişim Vadisi ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) iş birliğiyle 5-23 Ekim tarihleri arasında 5. İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı düzenlendi. 'Bir Fikrim Var ve Ona Hayat Vermek İstiyorum' diyerek 22 Şubat-30 Ağustos 2020 tarihleri arasında başvuruda bulunan 235 proje arasından seçilen 30 kadın girişimci bu kampta, Girişimcilik ve Start Up Ekosistemi, Start Up Analizi ve Teknolojik Olgunluk, Girişimcilikte Liderlik, İş Fikirleri Swot Analizi, İş Hukuku ve Mentörlük gibi pek çok başlık altında eğitim ve uygulamadan yararlanma imkanı elde etti. KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, 'İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı'nın önemi, kadın girişimcilere kattığı kazanımlar, bu kampta verilen eğitimler ve Türkiye'deki kadın girişimci potansiyelini AA muhabirine değerlendirdi. 'Kadınları, girişimcilik yolculuklarında desteklemek istedik'İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı'nın kurulma amacına ilişkin bilgi veren Gümrükçüoğlu, KADEM olarak 2015 yılında İnovasyonda Kadın Projesi'ni hayata geçirirken öncelikle kadın girişimcilere ulaşarak, bir iş kurmaya niyetli olan ya da işini kurmuş ama henüz hayal ettiği başarıya ulaşamamış kadınlara inovasyon yeteneğini kazandırmayı amaçladıklarını söyledi. Girişimci kadınlara, inovatif fikirlerini teşebbüse dönüştürebilmeleri için ihtiyaç duydukları her konuda rehberlik yapmak, onları girişimcilik yolculuklarında desteklemek istediklerini belirten Gümrükçüoğlu, 'Bu alanda ülkemizde ve dünyada eksiklikler olduğunu gördük. Günümüzde başarılı işletmeler kurmanın ve ekonomiye katma değer üretmenin yolu artık doğru işi doğru şekilde ve doğru zamanda piyasa ile paylaşmaktan geçiyor. Biz de herkesin kendi 'doğru'sunu bulabilmesi için girişimci kadınlara vizyon katmaya çalışıyoruz.' dedi. Bu yıl, TÜBİTAK Marmara Teknokent yürütücülüğünde, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), Bilişim Vadisi, TOBB ETÜ iş birliğiyle hayata geçirdikleri bu proje ile kadınların sektörel girişimcilik yeteneklerinin artmasını ve bu sayede yeni istihdam alanlarının oluşmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini aktaran Gümrükçüoğlu, bu proje sayesinde kadın girişimciliğini daha da yaygınlaştırmak istediklerini ifade etti. İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı'nın kadın girişimcilere kattığı kazanımlara değinen Gümrükçüoğlu, sözlerine şöyle devam etti:'İnovasyonda Kadın Girişimcilik Kampı'na katılan bir hayali yahut parlak bir fikri olan kadınlar, öncelikle yeteneklerinin farkına varıyor ve bu yolda yalnız olmadıklarını görüyorlar. Bu proje sayesinde, fikirlerini ve hayallerini projeye dönüştürmüş, projelerini hayata geçirerek kendi işlerini kurmuş, ulusal ve uluslararası ödüller almış kadınların başarı hikayelerine şahit oluyorlar. Kadınların girişimcilik alanında rol modeller tanımaları, üstelik bu rol modellerin de kadınlar arasından seçilmesi onları cesaretlendiriyor. Kendileri gibi girişimci olan kadınların başarı hikayeleriyle karşılaşmak dahi istek ve öz güvenlerinin artması noktasında çok önemli bir motivasyon kaynağı.Katılımcılar, kamp süresince fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri, sektörde kendilerine nasıl yer bulacakları ile ilgili de bilgi ve tecrübe ediniyorlar. Fikir bulma, planlama, teşebbüs ve uygulamaya dair 2 hafta boyunca akademisyenler ve alanında uzman eğitmenler tarafından eğitim alıyorlar. Seçilen 5 kadın girişimcinin kendi şirketini kurması, TÜBİTAK ve KOSGEB'in verdiği desteklerden herhangi birini alması durumunda biz de KADEM olarak her girişimciye 25 bin TL destek sunuyoruz. Ayrıca TÜBİTAK Marmara Teknokent Kuluçka Merkezi (MARTEK) de katılımcılara proje çalışmaları için ilk bir yıl ücretsiz yer tahsisinde bulunuyor.'Süreç içerisinde ise KADEM olarak kadın girişimcilerin temel problemlerini gözlemleme imkanı bulduklarını ve çözüm üretme noktasında yeni adımlar atmaya başladıklarını aktaran Gümrükçüoğlu, 'Örneğin, kadın girişimcilerin en çok sorun yaşadıkları konunun ticarileşme olduğunu, içeriği güçlü olan projelerin dahi ticarileştirme aşamasında ilerleme kaydetmesinin zorluklarını gördük. Bu sebeple kendi projelerini hayata geçirmeye başladıklarında da girişimcileri yalnız bırakmıyor, onları bir yıl boyunca desteklemeye devam ediyoruz. Verilen her desteğin ülkemiz için faydaya dönüşerek, gerek dünyada gerek yurt içinde gurur kaynağımız olduğuna şahitlik ediyoruz.' ifadelerini kullandı.Kadın girişimcilere kampta verilen eğitimleri anlatan Gümrükçüoğlu, 'TÜBİTAK Marmara Teknokent hakemleri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda projeleri seçilen ve girişimcilik kampına girmeye hak kazanan kadın girişimciler, alanlarında uzman akademisyenler, eğitmenler, girişimciler tarafından verilen finans ve pazarlama eğitimlerini de içeren geniş bir yelpazede girişimcilik dersleri alıyorlar. Ticari süreç içinde önlerine çıkacak her türlü sorunu çözmeye yönelik donanıma sahip oluyorlar.' dedi.Gümrükçüoğlu, bu yıl salgın sebebiyle online olarak gerçekleştirdikleri kampta kadınlara; Girişimcilikte Potansiyeli Hayata Geçirmek, Girişimcilikte İş Modeli Geliştirme, Proje Döngüsü, Girişimcilikte Pazar Analizi, Girişimcilikte Pazarlama, Değer Teklifi Oluşturma, Girişimcilik ve Start up İş Planı Geliştirme Dinamikleri, İş Planı Sunum Hazırlama, Girişimcilikte Maliyet Analizi, Ulusal ve Uluslararası Fikri Mülkiyet Süreçleri, Girişimciler İçin İletişim Atölyesi, Girişimcilikte Güçlükleri Aşmak ve Liderlik, Girişimcilikte Fizibilite eğitimlerinin verildiğini söyledi. 'Kadınların çalışma hayatına katılması, gelişen ekonomiler için stratejik zorunluluk haline geldi'Türkiye'deki kadın girişimci potansiyelini değerlendiren Gümrükçüoğlu, şunları dile getirdi:'Dünyada ve ülkemizde ekonomik kalkınma, girişimciliği de kapsayan önemli bir başlık. Özellikle son yıllarda girişimciliğin kadınları güçlendiren çalışma alanlarından biri haline geldiğini ve başarılı kadın girişimcilerin sayısının arttığını görüyoruz.Günümüzde iş dünyasına katılımı yetersiz olan, bilgi, beceri ve yeteneğinden yeteri kadar yararlanılmayan kadınların, çalışma hayatına büyük oranda katılması ve daha etkin rol alması, gelişen ekonomiler için stratejik zorunluluk haline geldi. Çünkü kadınların iş gücü piyasasında var olması, ekonomiye ivme kazandıracaktır. Ekonomisi güçlenen Türkiye dünyada dengelerin değişmesine vesile olacak, ülkemizin uluslararası arenada itibar kazanması sağlanacaktır. Bu sebeple kadın girişimciliğinin, yeni iş sahaları oluşturması ve yeni istihdam fırsatları yaratması açısından çok ciddiye alınması gerekiyor.'Türkiye'de 2002 yılında kadın girişimcilerin oranı yüzde 4 iken bugün bu oranın yüzde 8,8 olduğunu belirten Gümrükçüoğlu, 'Son yıllarda bu durumun önemi, toplumun her kesimi tarafından hızla kavranmaktadır. KADEM’in İnovasyonda Kadın projesine de 2016 yılında 150 girişimci başvuruda bulunmuştur. 2017 yılında bu sayı 200'e 2019 yılında ise 275'e ulaştı. Bu yıl ise projeye başvuran kadın girişimci sayısı 235'tir. Yani fikirlerini projeye dönüştürmek ve girişimci olmak için alan ve imkan arayan kadınlar, bu proje vesilesiyle hayallerini gerçekleştirebilmektedir. Kadınlardaki girişimcilik potansiyelini ve isteğini görmek bizim için çok kıymetli, ülkemiz için ise son derece umut verici.' dedi.Toplumda kadın girişimcilerin kendi yetenek ve potansiyellerini el işi, yemek sektörü, tekstil gibi sınırlı alanlarda ortaya koyabileceklerine dair bir algı olduğunu ifade eden Gümrükçüoğlu, 'Ama bugün bilişim ve teknolojinin, kadın girişimciler için de önemli fırsatlar içerdiğini ve kadınların bu alanda da başarılı bir şekilde yer edindiğini görüyoruz. Kadınların ürettiği ve hayata geçirdiği projelerin bilim, sanayi, endüstri, teknoloji gibi alanlarda da görünürlük kazanmasıyla, kadınların çalışma hayatına katılımı ve kadın iş gücü oranı giderek artıyor. Yani bugünün Türkiye'sinde girişimci kadınlar, ortaya çıkartacakları yeni ekonomik değerler ve fırsatlarla, büyümenin ve kalkınmanın önemli aktörleri konumunda.' değerlendirmesinde bulundu.Kadın girişimcilerin kendilerine sağlanan destekler konusunda bilgi sahibi olmaları ve bu imkanlardan yararlanabilmeleri noktasında Türkiye'nin önemli bir yol kat ettiğini aktaran Gümrükçüoğlu, 'Devletin kadın girişimciliğine yönelik politikaları, yayınlar, üniversitelerin yaptığı çalışmalar, sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği eğitim ve destek programları sayesinde kadınların da bilinç ve farkındalığı arttı.' dedi.'Hayal etmeye, fikir üretmeye ve çalışmaya devam edin'KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Gümrükçüoğlu, kadın girişimci adaylarına şu mesajı verdi:'Kadın girişimci adaylarına KADEM Yönetim Kurulu Başkanı olarak şunu söylemek isterim: Hayal etmeye, fikir üretmeye ve çalışmaya devam edin. 'Bir Fikrim Var' diyen herkesi İnovasyonda Kadın projemizde görmek ve kampımızda ağırlamak istediğimizi, başarılarına katkı sağlamaya ve karşılaştıkları engelleri aşmaları için onlara rehberlik etmeye devam edeceğimizi özellikle sizin vesilenizle de vurgulamak istiyorum. Ödül törenimiz de online olacak. Herkesi toplantımıza davet ediyorum. Törenimizin ardından biz yeniden, projemizin yeni dönem başvuruları için ilana çıkacağız. İnovasyonu hayatının merkezine yerleştiren tüm kadınlardan yeni projelerini bekliyoruz.' İnovasyonda Kadın projemize başvuran, kamplarımıza katılan ve ödül alan projelere baktığımızda iyi ki bu yola çıkmışız diyoruz. Bugün geldiğimiz noktada artık biliyoruz ki, bir fikri ve hayali olan, bir şeyler yapmak isteyen ama nereden ve nasıl başlayacağını bilmeyen, imkan bulamadığı için projesini teşebbüse dönüştüremeyen ve destek bekleyen daha pek çok kadın var. Kadınların girişimcilik konusunda ne kadar geniş ve yaratıcı hayalleri olduğunu heyecanla müşahede ettiğimiz bu 5 yıllık süreçte, onların ilgi ve yeteneklerini, organizasyon gücünü, sabır ve çalışkanlıklarını da bir kez daha gördük. Teşvik edildiklerinde ve destek gördüklerinde neleri başarabildiklerini gururla takip ettik.'
"Hes Matik" Cep Telefonundan Hes Kodunu Okuyup Temassız Ateş Ölçüyor
SAMSUN (AA) - İLYAS GÜN - Samsun'da bilgisayar mühendisi ve elektronik teknisyeni 2 arkadaşın geliştirdiği cihaz, Hayat Eve Sığar (HES) uygulamasını cep telefonundan karekodla okuyabiliyor, insanların ateşini temassız ölçebiliyor.Bilgisayar mühendisi ve elektronik teknisyeni iki arkadaş, Sağlık Bakanlığının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde hayata geçirdiği HES kodunu okuyabilen bir cihaz üretmek için çalışma başlattı.Yürütülen çalışma sonucu geliştirilen ve 'HES Matik' adı verilen cihazda kişi, cep telefonundan HES kodunu karekod bölümüne okutabiliyor.Kişinin HES kodu olumlu ise cihazda yeşil, olumsuz ise kırmızı ışık yanıyor.Ayrıca elin cihaza yaklaştırılmasıyla kişinin ateşi de temassız ölçülebiliyor. Ölçülen kişinin ateşi 38 derecenin altında ise cihaz yeşil renkte yanıyor, üzerinde ise kırmızı ışıkla uyarı veriyor.Deneme aşaması tamamlanan ve seri üretim aşamasına gelen HES Matik, Kovid-19 nedeniyle karantina altına alınan takipli kişileri de ayırt edebiliyor.Elektronik teknisyeni Ufuk Hardal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, HES kodu zorunluluğu bulunan işletmelerin girişinde uzun kuyrukların önüne geçmek için bir cihaz tasarladıklarını söyledi.Geliştirdikleri 'HES Matik' cihazının kontrol için ayrı personel gerektirmeden, HES kodunu karekod olarak okuduğuna dikkati çeken Hardal, 'Özellikle kamu kurumları, insanların girişinde HES kodu sorgulamasını yapması için birkaç personel görevlendiriliyor. HES Matik sayesinde bu işlem kolaylaşıyor. HES Matik sayesinde kurumlara takipli kişilerin girişi kontrol altına alınabilir.' dedi.HES Matik'in takipli kişilerin HES kodu sorgulamasında kırmızı ışıkla uyarı verdiğini anlatan Hardal, 'Takipsiz kişiler ise yeşil ışık yanınca geçişini yapıyor. Karekodu okutarak vatandaşlar hızlı şekilde giriş çıkış yapabiliyor.' ifadelerini kullandı. Cihazın temassız ateş ölçümü yapmasının da ayrı bir avantaj olduğunu vurgulayan Hardal, şunları kaydetti:'Kurumlara girişlerde yaşanan yoğunluğun önüne geçebilmek için böyle bir proje ürettik. Bilgisayar mühendisi arkadaşımız yazılımını, ben de elektronik aksamlarını yaptım. Yaklaşık 5 bin liraya cihazı mal ettik. Bundan sonra talepler doğrultusunda seri üretime geçebilecek haldeyiz. HES Matik'in otobüs, tramvay gibi toplu taşıma araçlarında kullanılması için küçük versiyonunu da ürettik. Deneme çalışmalarımız bittikten sonra o cihazın da seri üretime geçeceğiz.'
Malezya Büyükelçisi Kavakcı, "Türkiye-Malezya İlişkileri" Seminerinde Konuştu:
KUALA LUMPUR (AA) - Türkiye'nin Kuala Lumpur Büyükelçisi Merve Safa Kavakcı, Türkiye ile Malezya'nın savunma sanayisinde daha fazla iş birliği ve ortak çalışma yapmasını umduğunu belirterek 'Böylelikle iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırabiliriz.' dedi.Büyükelçi Kavakcı, Malezya Dışişleri Bakanlığına bağlı Diplomasi ve Dış İlişkiler Enstitüsünde (IDFR) düzenlenen 'Türkiye-Malezya İlişkileri' konulu seminerde konuşma yaptı.İnternet ortamında gerçekleştirilen seminere katılan Kavakcı, Türkiye'nin yükselen ekonomik ve jeopolitik önemi ile Türkiye-Malezya ilişkilerindeki ilerlemelere dair katılımcılara bilgi verdi.Kavakcı, Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana Türkiye'nin demokratikleşme ve ekonomik kalkınma alanında büyük gelişmeler kaydettiğini vurgulayarak 'Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği altında Türkiye, haklarından mahrum edilmiş güçsüz durumda bir ülke olmaktan çıkıp dünya çapında daha fazla söz sahibi bir ülke haline gelmiştir.' dedi.'Türkiye, en geniş vicdana sahip ülkedir'Türkiye'nin insani dış politikadaki başarılarına dikkati çeken Kavakcı, şöyle konuştu:'Dünyanın en zengin veya en büyük ülkesi değiliz. En geniş coğrafyaya da sahip değiliz, ama Türkiye, şimdiye kadar yaptığı insani yardımlarla en geniş vicdana sahip ülkedir. Geçen yıl dünya genelinde yaptığımız 7,6 milyar dolarlık yardımla dünyanın en cömert ülkesi konumundayız. Söz konusu ihtiyaç sahiplerine yardım olunca dine, kültüre ve ırka bakmaksızın elimizden geleni yapıyor ve bu konuda bizden daha zengin ülkelerden daha fazlasını yapıyoruz. Ayrıca yaklaşık 3,6 milyon mülteci ile dünyada en çok mülteci barındıran ülkeyiz.'Kavakcı, Türkiye'nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde de insani dış politikasını gösterdiğini belirterek 'Şimdiye kadar 150'nin üzerinde ülkeye Kovid-19 yardımı yaparak bu ülkelerin salgınla mücadelesine destek olduk. Ambulans uçaklarımızla yabancı ülkelerde tedaviye ihtiyaç duyan insanları başka ülkelere taşıdık. Ayrıca Filistin'e Kovid-19 ile mücadele amaçlı 5 milyon dolarlık tıbbi yardımda bulunduk.' ifadelerini kullandı.'Savunma sanayisinde Malezya ile daha fazla iş birliği umuyoruz'Türkiye-Malezya ilişkilerinin bugün çok verimli bir boyuta taşındığını belirten Kavakcı, 'Türkiye'nin Malezya ile birlikte kurduğu D-8, güçlü ekonomik ilişkilerin başlangıcı noktasında önemli bir yere sahiptir. Bugün bir büyükelçi olarak D-8'de yapılan başlangıcın devamını getirmek benim için büyük bir onurdur.' şeklinde konuştu.Kavakcı, Türkiye'nin Ağustos 2020 sanayi üretim endeksinde OECD ülkelerinde birinci, dünyada ikinci sırada olduğunu hatırlattı.Savunma sanayisinde Türkiye'nin yerli üretimini büyük oranda yükselttiğini kaydeden Kavakcı, 'Savunma sanayisi ürünlerimizde yerlilik ve millilik oranı yüzde 20'lerden yüzde 70'lere çıkmış bulunmaktadır. Aynı zamanda Türkiye, beşinci nesil muharip uçağı üretebilecek dünyadaki 4 ülke arasında yer almaktadır.' ifadelerini kullandı.Kavakcı, Türkiye'nin Malezya ile savunma sanayisi alanında gelecek vadeden ortak projeleri olduğuna vurgu yaparak 'Savunma sanayisinde Malezya ile daha fazla iş birliği ve ortak çalışmalar yapılmasını umuyoruz. Böylelikle iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırabiliriz.' diye konuştu.Ortak televizyon kanalı projesi İslamofobiyle mücadele için önemliMalezya'nın Türkiye'yi Avrupa'ya açılan bir kapı, Türkiye'nin de Malezya'yı Güneydoğu Asya'ya açılan kapı olarak gördüğünü kaydeden Kavakcı, iki ülke insanının birbirini daha yakından tanıması için Kuala Lumpur'daki Türk Büyükelçiliği olarak her türlü yardıma hazır olduklarını belirtti.Büyükelçi Kavakcı, İslamofobi ile mücadele alanında da Türkiye ve Malezya'nın iş birliğinin kritik önem taşıdığını ifade etti.Geçen yıl Türkiye, Malezya ve Pakistan hükümetleri arasında varılan ortak televizyon kanalı projesine değinen Kavakcı, 'İslamofobiye karşı bu üç ülkenin iş birliği çok önemlidir. Türkiye, teknik imkanlarını ve tecrübesini kullanarak bu projeye elinden gelen her türlü katkıyı sunmaya hazırdır. Halihazırda üç ülkeden yetkililer, televizyon kanalının kurulmasına ilişkin çalışmalarını ve araştırmalarını sürdürüyor.' değerlendirmesinde bulundu.
"Akıllı Tarım Kent Projesi"Nin Tanıtım Toplantısı Gerçekleştirildi
İSTANBUL (AA) - Müstakil Sanayi ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kırsal Kalkınma Komitesi Başkanı Abdullah Eriş, 'Biz Akıllı Tarım Kentler ile kendi kendine yetebilen, üreten, geliştiren aynı zamanda sosyal yaşamından ödün vermeyen, doğal ve akıllı yaşam kültürünü oluşturmayı hedefliyoruz. Bu projeyle ilk etapta 500 aile, 1.000 çalışan toplam 3 bin kişiye kırsalda şehir hayatı sunulacak.' dedi. MÜSİAD, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli'nin katılımıyla Dernek genel merkezinde ve online olarak eş zamanlı düzenlediği toplantıyla 'Akıllı Tarım Kent Projesi'nin tanıtımını gerçekleştirdi.MÜSİAD Kırsal Kalkınma Komitesi Başkanı Abdullah Eriş, toplantıda yaptığı konuşmada, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tarımda makineleşmenin artması ve süregelen kentleşme sürecinin kırsal kesimdeki nüfus kaybını hızlandırdığını söyledi. Eriş, tarımdaki verim açığının giderilememesi nedeniyle sürdürülebilir yeterli gelir sağlanamaması ve kırsaldaki iş ve yaşam şartlarının yeterince cazip olmamasının tarım ve kırsal alandan uzaklaşmanın en önemli nedenlerinden olduğunu vurguladı.'Türkiye'de 21 milyona yakın kırsal kesim nüfusu var'Türkiye'de nüfus dağılımı incelendiğinde, 21 milyona yakın kırsal kesim nüfusu olduğunu aktaran Eriş, 'Türkiye, 2,5 ila 3 milyon arasında değişen tarımsal işletmeye, 5 ila 5,5 milyon nüfus arasında değişen tarımsal istihdama ve beldeler dahil 36 binden fazla köy yerleşimine sahip. 2023 yılında Türkiye'nin hedefi tarımsal üretim değerine sahip ilk 5 ülkeden biri olmak. Ekonominin canlanması, doğal kaynaklar ve çevrenin korunması, şehirdeki nüfus baskısının azalması ve kırsal alandaki kalkınma politikalarının daha etkin olması için kırsalda yaşayan nüfusun artması şart.' diye konuştu.Kırsalda yaşam ve iş şartlarını iyileştirmenin bu noktada çok önemli olduğuna dikkati çeken Eriş, 11. Kalkınma Programı'nda da bu konuda pek çok hedefe yer verildiğini anımsattı.Eriş, bu hedefler doğrultusunda devletin elinden geleni yaptığını ve MÜSİAD'ın da kırsal kalkınma algısının yeniden canlandırılması amacıyla MÜSİAD Kırsal Kalkınma Komitesi kurduğunu söyledi.'Türkiye'de kırsal hayatta konforu da işin içine koymalıyız' Abdullah Eriş, Türkiye'de tarım sektöründe girişimciliğin desteklenmesine yönelik çalışmaların arttığını belirterek, şunları kaydetti: 'Bugün Türkiye'de sütçülük, besicilik, tavukçuluk, fidancılık gibi farklı üretim dallarında kurulmuş olan örnek işletmeler ve girişimler mevcut. Bunda kırsal kalkınma destekleri itici güç oldu. Biz de MÜSİAD olarak tarımsal girişimciliği desteklemeye yönelik faaliyetlerin ve girişimci sayısının artması gerektiğini düşünüyoruz. Komitemizin özellikle genç nüfusun tarıma çekilmesine yönelik geliştirdiği Akıllı Tarım Kentler projesi, bu düşünce neticesinde ortaya çıkmış bir proje. Bizim anlayışımıza göre bir ülkenin tarım gücünü üretim gücü belirler. Fakat Türkiye'de kırsal hayatta konfor yok. Bu konforu da işin içine koymamız gerekir ki şehirden kırsala doğru geçiş olsun.'Diğer ülkelerdeki örnek uygulamaları paylaşan Eriş, 'Almanya, Hollanda, Amerika gibi ülkeleri incelediğimiz zaman şunu görüyoruz; orada çiftçi tulumunu giyer, hayvancılık işletmesinde sağımını yapar, günlük işlerini yapar ama bir de sosyal hayatı vardır. Belli bir sosyal hayat standardına sahiptir. Elektriği, suyu daha ucuza tüketir. Türkiye'de de bunu sağlamamız gerekiyor. İşte biz bu proje ile kırsal alanda yaşam kalitesi yüksek ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmayı amaçlıyoruz.' ifadelerini kullandı.'Proje sayesinde birçok insanımızı kır hayatına özendirerek, tersine bir göç oluşturacağız'Projenin ana hedeflerine değinen Eriş, sözlerini şöyle tamamladı:'Hedefimiz, modern yaşanabilir kır kentler oluşturmak, akıllı ve teknoloji altyapılı tarım işletmeleri oluşturmak, gençlere ve kadınlara istihdam sağlamak, bilgi, teknoloji ve yenilik üretmek. Biz Akıllı Tarım Kentler ile kendi kendine yetebilen, üreten, geliştiren aynı zamanda sosyal yaşamından ödün vermeyen, doğal ve akıllı yaşam kültürünü oluşturmayı hedefliyoruz. Bu projeyle ilk etapta 500 aile, 1.000 çalışan toplam 3 bin kişiye kırsalda şehir hayatı sunulacak. MÜSİAD olarak bu projeye dahil olan genç girişimcilerimizin her zaman yanında olacağız. Dahası proje sayesinde birçok insanımızı kır hayatına özendirerek tersine bir göç oluşturacağız.'Proje hakkındaMÜSİAD, Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte kırsal kalkınma projesi olan Akıllı Tarım Kent Projesi'ni hayata geçiriyor. Toplam 40 bin dekar alanda konumlandırılacak olan Akıllı Tarım Kentler, içinde bulunduracağı mekanlarla tarımda ivme kazandıracak hamleleri gerçekleştirecek. Marmara, Karadeniz, Doğu Anadolu, Güney Doğu ve İç Anadolu Bölgeleri'ni kapsayan projeye ilişkin detaylı bilgiler ve başvuru süreçleri ise daha sonra açıklanacak.
Yedikuyular Kayak Merkezi Yeni Sezona Hazırlanıyor
KAHRAMANMARAŞ (AA) - ÖMER FARUK SALMAN - Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde kış turizminin adreslerinden Yedikuyular Kayak Merkezi, yeni sezona hazırlanıyor.Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesince 2018 yılında faaliyete geçirilen ve her yıl geliştirilen kayak merkezinde, yeni sezon için bedesten çarşı, bungalov evler ve sosyal tesis inşatlarına başlandı.Kent merkezine 13 kilometre uzaklıktaki 2 bin 300 rakımlı kayak merkezinde bulunan 7 kilometrelik kayak pisti, özellikle Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgesine hitap ediyor. Hizmete girdiği günden bu yana binlerce kişiyi ağırlayan tesislerin rağbet görmesi sonrasında, Büyükşehir Belediyesi konaklama ve alışveriş tesisleri yapımı için kolları sıvadı. Eylül ayında temelleri atılan inşaatlar yükselmeye devam ederken tesislerin yeni sezona yetiştirilmesi hedefleniyor.150 binden fazla ziyaretçiyi ağırladıKahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kayak merkezinin yılda 150 binden fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını söyledi.Bölgenin daha önce oluşturulan altyapı doğrultusunda kış turizmine ve kış sporlarına daha fazla ev sahipliği yapması için gereken gayretin gösterildiğini belirten Güngör, ilk etapta bölgedeki düzensiz yeme içme mekanlarının standartlarının geliştirildiğini ifade etti.Güngör şöyle devam etti:'10 iş yerinin olacağı bedesten çarşımızı sezona hazır hale getireceğiz. Bunun yanında, diğer taraftaki kayak merkezimizde sosyal alanlarımız ve pistlerimiz var. Onların yanına da 25 bungalov ev ile bir sosyal tesis yapacağız. Kayak merkezimiz bölgede yaklaşık 10 milyonluk bir nüfusa hitap ediyor. Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Adana, Hatay'dan Mersin'e kadar olan bölgede bu kadar yüksek rakımlı ve sezonu uzun bir kayak merkezi yok.' Merkezin cazibesini artırmak ve uluslararası boyutta tanıtımının yapılması için çalıştıklarını anlatan Güngör, ilerleyen süreçte bölgeye 5 yıldızlı bir otel ve yeni kayak pistleri yapmayı hedeflediklerini dile getirdi.Başkan Güngör, bu iki yatırımla yeni sezona daha fazla ziyaretçi gelmesini beklediklerini sözlerine ekledi.
Reklam
Ermenistan'ın Füze Saldırısı, 2 Yaşındaki Nilay'ı Yetim Ve Öksüz Bıraktı
GENCE (AA) - İDRİS OKUDUCU - Ermenistan'ın ateşkesi ihlal edip orta menzilli balistik füze ile Gence kentine düzenlediği saldırıda 2 yaşındaki Nilay Aliyeva, babası ve 10 günlük hamile olan annesini kaybetti. Ermenistan'ın 11 Ekim'de füzelerle vurduğu Gence kentindeki saldırıda 10 sivil hayatını kaybetti ve bunun sonucunda 3 çocuk yetim ve öküz kaldı. Anne ve babasını kaybeden bu çocuklardan biri de henüz 2 yaşındaki Nilay oldu. Nilay, saldırı gecesi kaldığı odanın enkazından hafif sıyrıklarla arama ve kurtarma ekiplerince çıkarıldı. Ancak babası Adil Aliyev ve büyükannesi Afak Aliyeva, enkaz altında hayatını kaybetti. Annesi Günay Aliyeva, 3 saat enkaz altında kaldı ve çıkarıldıktan sonra hastanede 1 gün tedavi gördü ancak 12 Ekim'de hayata gözlerini yumdu. AA muhabiri, Ermenistan'ın kanlı saldırısında üç kayıp veren Aliyev ailesinin yakınlarıyla görüştü. '10 günlük hamile olduğunu yeni öğrenmişti'Taziye günü yeğeni Nilay'ı teselli etmekle meşgul olan hala Rena Guliyeva, 'Nilay için 6 gün sonra ikinci doğum günü yapılacaktı. Ancak şu anda ne annesi var ne de babası. Sürekli bir şekilde ağlayarak ebeveynlerini istiyor. Annen yakında gelecek diyerek onu geçiştiriyoruz.' dedi.Guliyeva, Ermenistan'ın füze saldırısında ölen Günay'ın çocuk sahibi olmak için çok beklediğini belirterek '6 yıldır evlilerdi. Çocukları bir türlü olmadı. En sonunda tüp bebek tedavisini denediler. Allah onlara Nilay'ı verdi.' ifadelerini kullandı. Saldırıdan hemen önce Günay'ın doktora gittiğini anlatan Guliyeva, '10 günlük hamile olduğunu yeni öğrenmişti. Bu olay yaşanmasaydı ikinci çocukları doğacaktı.' diye konuştu.'Nilay ebeveynleri ile aynı odada olmadığı için kurtuldu'Günay'ın dayısının oğlu Ali Ahmedov da Günay'ın, ailenin iki kız çocuğundan biri olduğunu, ön lisans okuyup bir müddet satış danışmanı olarak çalıştığını ve daha sonra Adil ile tanıştığını söyledi. Adil ile tanıştıktan sonra 2014'te evlendiklerini belirten Ahmedov, 'Ermenistan'ın saldırısı tüm hayatlarını mahvetti. Saldırı gecesi, Nilay ebeveynleri ile aynı odada olmadığı için kurtuldu. Arama ve kurtarma ekipleri anne Günay'ı enkazdan ağır yaralı çıkardı ancak yaşam mücadelesini hastanede kaybetti.' diye konuştu. 'Bu ölüm ona yakışmadı'Baba Adil'in çocukluk arkadaşı Orhan Aliyev de masum ve mümin bir insan olan arkadaşının ölümüne derinden üzüldüğünü belirtti. Mahalle arkadaşı Adil ile 16 yıllık dostluklarının olduğunu söyleyen Aliyev, 'Gerçekten çok iyi bir insandı. Araç kiraya verip geçimini sağlıyordu. Maddi durumu yoktu ve annesiyle yaşıyordu.' dedi. Aliyev'in anlattıklarına göre Adil, evlendikten sonra 2 yıl Türkiye'de bir tekstil fabrikasında çalıştı.En yakın arkadaşının ölüm haberini alınca araç kullandığını aktaran Aliyev, 'Şoke oldum ve aracı park ettim. Bu ölüm ona yakışmadı. İnşallah Allah katında şehit mertebesine ulaşır.' temennisinde bulundu. Aliyev, Adil'in her zaman samimi ve içten olduğunu belirterek 'Güler yüzlü ve içi heyecan dolu bir insandı. İnanın babamdan daha yakın görüyordum.' dedi. Ermenistan'ın 11 Ekim'de Gence'ye düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Adil Aliyev ve annesi Afak Aliyeva'nın cenazeleri, aynı gün kentin İmamzade Mezarlığında toprağa verildi.Anne Günay'ın cenazesi de dün eşinin yanında defnedildi. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ateşkes Ermenistan ordusunun 27 Eylül'de Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine saldırması üzerine Azerbaycan ordusu operasyon başlatmış, Cebrail kenti, Hadrut kasabası ve 30'dan fazla köyü işgalden kurtarmıştı.Ermenistan ve Azerbaycan, Moskova'da yapılan görüşmelerde, 10 Ekim Cumartesi saat 12.00’den geçerli olmak üzere Dağlık Karabağ'daki cenazelerin ve esirlerin değişimini öngören insani amaçlı ateşkes kararı almıştı.Ateşkes üzerinden henüz 24 saat geçmeden Ermenistan ordusunun 11 Ekim'de ülkenin 2'nci büyük kenti Gence'ye füzeyle saldırması sonucu 10 sivil hayatını kaybetmiş, 35 kişi yaralanmıştı.Azerbaycan Başsavcılığı, dün yaptığı açıklamada, 27 Eylül'den 13 Ekim'e kadar Ermenistan'ın saldırıları nedeniyle 42 Azerbaycanlı sivil yaşamını yitirdiğini, 206 sivilin yaralandığını bildirmişti.
Doktorlar Kovid-19'La Savaşı Anlatıyor - "Kovid-19'U Savaşa Benzetiyorum, Bu Savaşın En Önünde Giden Askerleriz"
ŞIRNAK (AA) - EKREM PAYAN - Şırnak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi pandemi servisinde görev yapan doktorlar Oğuzhan Özelmaser ve Hamza Gültekin, yakalandıkları yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenip, mesaiye yeniden başladı.Kovid-19 ile mücadelede en ön safta yer alan doktorlar, hastaların hayatını kurtarabilmek uğruna canla başla çalışırken kimi zaman kendileri de salgına yakalanıyor. Hastalığı yendikten hemen sonra, hastalarının şifaya kavuşması için görevinin başına dönen doktorlar arasında Şırnak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi pandemi servisinde görevli Dr. Oğuzhan Özelmaser ve Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Hamza Gültekin de bulunuyor.Dr. Özelmaser, bu zorlu süreçte yaşadıklarını AA muhabirine anlattı. Bir ay önce Kovid-19 testinin pozitif çıkmasının ardından evde karantinaya girdiğini ifade eden Özelmaser, 14 günlük süreçte ailesinden, arkadaşlarından ve hastalarından uzak kaldığını söyledi.'Bir an önce toparlanmalıydım çünkü hastalarımın bana ihtiyacı vardı.' diyen Özelmaser, 'Kendimi toparlayarak görevimin başına döndüm. Kovid-19'u savaşa benzetiyorum, bu savaşın en önünde giden askerleriz.' ifadelerini kullandı. Özelmaser, karantina sürecinde hem kendini hem de ailesini motive etmeye çalıştığını dile getirerek, 'İşimden uzak kalmak bu süreçte zorluyordu beni. Arkadaşlarımı bu mücadelede yalnız bırakamazdım.' dedi.Hastalarında ölüm korkusunu gözlemlediğini anlatan Özelmaser, bazılarının gözlerinde 'Bana ne olacak, ölecek miyim?' korkusunu gördüğünü aktardı.Özelmaser, bir nefesin ne kadar kıymetli olduğunun salgın döneminde daha iyi anlaşıldığına işaret ederek, sağlığın ne kadar kıymetli olduğunun da yine bu süreçte çok iyi anlaşıldığını kaydetti.'Aynı aileden birçok kişiyi aynı anda yatırdığımızı hatırlıyoruz''Aynı soy isimi taşıyan, aynı aileden birçok kişiyi aynı anda yatırdığımızı hatırlıyoruz. Bir odaya giriyoruz, 'Amcam nasıl', bir diğer odaya giriyoruz 'Oğlum nasıl', diğer bir hasta 'Annem nasıl' diye soruyor. Yan odalarda kalıyor, hiçbir şekilde birbirlerini görmüyorlar. Bu çok acı bir durum.' ifadelerini kullanan Özelmaser, vatandaşlardan salgının hafife alınmamasını istedi.Özelmaser, maske, temizlik ve mesafe kuralının çok önemli olduğunun altını çizdi.'Hastalara çare olmak adına görevimi sürdürüyorum'Dr. Hamza Gültekin de 7 ay boyunca sağlık çalışanları olarak salgınla mücadele ettiklerini belirterek, bu süreçte Kovid-19'a yakalandığını söyledi.14 günlük karantina sürecinin ardından hastalığı yendiğini anlatan Gültekin, 'Hastalığımı atlattıktan sonra tekrar hastalara çare olmak adına görevimi aynı ciddiyetle sürdürüyorum. Hastalarımızın gereken tedavilerini ve takiplerini yapıyoruz.' şeklinde konuştu.
Reklam
Nijerya'da "Polis Vahşetine" Karşı Gösteriler Sürüyor
ABUJA (AA) - ADAM ABU-BASHAL - Nijerya'da 1992'de polis bünyesinde oluşturulan Özel Hırsızlıkla Mücadele Ekibine (SARS) karşı 'insan haklarını ihlal ettiği' gerekçesiyle geçen hafta başlatılan gösteriler gün geçtikçe büyüyor.Nijerya'nın Delta eyaletinde iki hafta önce bir gencin SARS tarafından öldürülmesinin ardından sosyal medyada ünlüler ve aktivistlerin çağrısıyla Lagos ve başkent Abuja'da başlayan gösteriler, daha sonra ülke geneline yayıldı.Hafta sonu Avrupa ülkelerinde ve Kanada'da yaşayan Nijeryalılar da protestolara katıldı.Her gün ülkenin farklı bir eyaletinde devam eden gösterilerde, protestocular, 'SARS'ın dağıtılmasını, sivilleri öldüren SARS personelinin adalete teslim edilmesini ve gösterilerde gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılmasını' talep ediyor.SARS, Lagos'ta artan hırsızlık olaylarıyla mücadele için kurulduEmekli Tuğgeneral Saleh Bala, AA muhabirine konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.Bala, Lagos'ta 1992'de bir polis tarafından öldürülen Albay Rindam olayından sonra askerlerin bu polisi bulmak için şehrin her sokağında konuşlandığını anlattı.Askerlerden korkan polislerin çoğunun istifa ettiğini belirten Bala, 'Polislerin görevini bırakması nedeniyle kısa sürede bölgede hırsızlık olayları arttı. Bu sürede silahlı soyguncular, bazı yerlerde kontrolü ele geçirdi.' dedi.Bala, iki hafta sonra polis ile asker arasında yapılan görüşmeler sonucunda, askerin geri çekilmesinin ardından silahlı soyguncularla mücadele için dönemin Lagos Emniyet Müdürü Simeon Danladi Midenda tarafından 15 kişilik bir polis ekibinin kurulduğunu söyledi.Daha sonra resmi olarak ilan edilen 'SARS', üniversitelerde artan cinayetler nedeniyle 2009'da ülkenin farklı eyaletlerinde görevlendirildi.Bala, önceki yıllarda SARS'ın önemli operasyonlar başardığını ancak bugün ekibin farklı bir şeye dönüştüğünü ifade etti.'SARS, artık masum insanların canını alıyor ve taciz ediyor'SARS ekibinin, son zamanlarda sivilleri korumak yerine 'masum insanları taciz ettiği hatta öldürdüğü' iddia ediliyor.Aktivist Aisha Yusuf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda SARS'ın insan haklarını ihlal ettiğini ve bu tür olayların son bulunması gerektiğini söyledi.SARS'ın vatandaşların haklarını koruması gerektiğine işaret eden Yusuf, 'Maalesef bunlar artık 'hırsızlıkla mücadele ediyor' bahanesiyle güzel giyinen gençleri taciz ediyor ya da öldürüyor.' dedi.Yusuf, bugün halk arasında SARS'ın 'silahlı çete' olarak görüldüğünü ve herkesin onlardan korktuğunu vurguladı.Polis biriminde 'yeniden reform' yapılacakNijerya Devlet Başkan Yardımcısı Yemi Osinbajo, 2018'de tatil için yurt dışında olan Devlet Başkanı Muhammed Buhari'ye vekalet ederken birimin yeniden elden geçirilmesini emretmişti. Ocak 2019'da Nijerya polis birimi, bu ekibin faaliyetlerini yasakladığını duyurmuştu.Ancak insan hakları örgütleri, yasaklara rağmen hiçbir şeyin değişmediğini savunuyor.SARS personelinin adalete teslim edileceği sözüDevlet Başkanı Muhammed Buhari, ülkede geçen haftadan bu yana devam eden protestolar nedeniyle pazartesi günü ulusa sesleniş konuşmasında, SARS'ın dağıtılmasının, polis biriminde yapılacak reformların ilk adımı olacağını açıkladı.Buhari, suç işleyen SARS personelinin adalete teslim edileceği sözünü verdi.Uluslararası Af Örgütü, 2017-2020'de Nijerya'da 82 polis şiddeti vakasını belgelediğini açıklamıştı.Örgüt, şiddet mağdurların 18-35 yaş arası savunmasız erkekler olduğunu ve işkence görenlerin çoğunun sopalarla dövüldüğünü ve tıbbi müdahaleden mahrum bırakıldığını kaydetmişti.
Reklam
Ermenistan, Terter'de Gazetecileri Hedef Aldı
TERTER (AA) - Ermenistan ordusu, Azerbaycan'ın Terter kentinde sivillere yönelik saldırıları takip eden Azerbaycan Devlet Televizyonu (AZTV) ekibini hedef aldı. AZTV'nin Savaş Muhabiri Elnur Tofig, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Sabah saatlerinde Terter'in Duverli köyündeki bir okula topların isabet ettiğini duyduk. Olay bölgesine gidip çekimler yaptık. O sırada yeni saldırılar meydana geldi. ' ifadesini kullandı. Okul binası içindeyken bir top mermisinin okula isabet ettiğini ve tavanın üzerlerine çöktüğünü aktaran Tofig, 'Hemen okul binasından çıktık ancak aracımızın bulunduğu bölgeye 4-5 top mermisi daha da düştü.' dedi. Araca doğru koşarken büyük bir patlamanın daha meydana geldiğini aktaran Tofig, 'Şoförümüzün başından ve karnından yaralandığını gördüm. Hemen onu araca aldık ancak yanımızda bulunan bir sivil daha vardı. O da yaralıydı ve onu da alıp Terter kent merkezine döndük.' diye konuştu. Araçlarının da hasar gördüğünü ancak herhangi bir can kaybının yaşanmadan saldırıyı atlattıklarını belirten Tofig, 'Çok şükür ayaktayız. Her gün programımızda siviller ve yerleşim yerlerinin hedef alındığını söylüyoruz ancak bugün kendimiz haber hazırlarken haber olduk.' dedi. Tofig, gazeteci olarak Ermenistan'ın sivillere yönelik saldırılarını takip etmeyi sürdüreceklerini söyledi. Ermenistan ordusu, ateşkesi ihlal ederek, Terter kent merkezine yönelik yoğun top atışları devam ediyor. Azerbaycan Başsavcılığı, 27 Eylül'den 14 Ekim'e kadar Ermenistan'ın saldırıları nedeniyle 43 Azerbaycanlı sivilin yaşamını yitirdiğini, 206 sivilin yaralandığını bildirmişti. Azerbaycan ordusu, Ermenistan ordusunun sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine 27 Eylül'de karşı saldırı başlatmıştı. Mevzilerini kaybeden Ermenistan ordusu, Azerbaycan'ın sivil yerleşim birimlerine top ve füzelerle saldırmaya devam etmişti.Ermenistan ve Azerbaycan, Rusya'nın başkenti Moskova'da yapılan görüşmelerde, 10 Ekim saat 12.00'den itibaren geçerli olmak üzere Dağlık Karabağ'daki cenazelerin ve esirlerin değişimini öngören, insani amaçlı ateşkes kararı almıştı.Ancak Ermenistan ordusunun, ateşkesin üzerinden 24 saat geçmeden, 11 Ekim'de Azerbaycan'ın Gence kentine füzelerle saldırması sonucu 10 kişi ölmüş, 35 kişi yaralanmıştı.
Radarla Hız Denetiminde 46 Bini Aşkın Sürücüye Ceza Yazıldı
ANKARA (AA) - Türkiye genelinde yapılan denetimlerde, 3 günde hız ihlali yaptığı tespit edilen 46 bin 291 araç sürücüsüne ceza kesildi.Emniyet Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, sürücüleri trafik kural, yasaklama ve kısıtlamalarına uygun şekilde araç kullanmaya yöneltmek, hız başta olmak üzere araç kullanırken cep telefonuyla konuşmak, emniyet kemeri takmamak gibi ihlalleri önlemek amacıyla 10-11-12 Ekim tarihlerinde 3 gün süreyle ülke genelinde eş zamanlı hız denetimi gerçekleştirildiği belirtildi.Denetimlerde 68 bin 99 araç sürücüsünün denetlendiği ifade edilen açıklamada, 5 bin 976’sı gece olmak üzere hız ihlali yaptığı tespit edilen 46 bin 291 araç sürücüsüne işlem yapıldığı kaydedildi.Sürücülere hem kendilerinin hem de diğer yol kullanıcılarının can güvenliklerini sağlamak için hız limitleri ile diğer trafik kurallarına uymalarının hatırlatıldığı açıklamada, denetimlerin devam edeceği duyuruldu.
Samsun'da "Torbacı" Operasyonunda 5 Şüpheli Yakalandı
SAMSUN (AA) - Samsun'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 5 zanlı gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince kent merkezi ile Ladik ilçesinde 'torbacı' olarak tabir edilen sokak satıcılarına yönelik 8 ekip ve 28 personelin katılımıyla operasyon düzenlendi.Belirlenen adresler ve kişilerin üst aramasında, 59,6 gram metamfetamin, 49,83 gram esrar, 14,08 gram eroin, 18 kapsül sentetik hap, uyuşturucu kullanımına yarayan 9 aparat, ruhsatsız tabanca, 15 tabanca mermisi, 5 av tüfeği ve kurusıkı tabanca ele geçirildi.Operasyonda, 5 şüpheli gözaltına alındı.
Reklam
Siemens'in Yeni Gardırop Tipi Buzdolabı Yiyeceklere Çok Daha Fazla Alan Açıyor
İSTANBUL (AA) - Siemens Ev Aletleri, geniş hacimli buzdolabı gamına eklediği yeni gardırop tipi buzdolabı ile yüklü market alışverişlerine geniş alan açıyor.Siemens'ten yapılan açıklamaya göre, salgın öncesinde sık sık yapılan alışverişler, bir defada yapılan yüklü alışverişlere dönüşürken Siemens Ev Aletleri, dönemin ihtiyacına yeni gardırop tipi buzdolabı ile yanıt verdi. Sürdürülebilir teknolojileri estetik tasarımlar ile birleştirerek hayatı kolaylaştıran Siemens Ev Aletleri, geniş hacimli buzdolabı gamına eklediği yeni gardırop tipi buzdolabı ile yüklü market alışverişlerine geniş alanlar açıyor. Siemens Ev Aletleri’nin yeni iQ500 serisi gardırop tipi derin donduruculu KA93GAI30N buzdolabı, toplam 598 litre kapasitesi ile yiyecekleri muhafaza etmek için gerekli alanı sağlarken ileri teknolojisi sayesinde uzun süre taze tazeliği garanti ediyor.Büyük şeffaf çekmeceleri ve cam rafları ile mutfaklara şık bir görünüm katan Siemens gardırop tipi buzdolabı, her iki depolama alanını da aydınlatan LED ışıklarıyla kullanıcılarına buzdolabının içerisini net şekilde göstererek aranılan gıdaların kolayca bulunmasını sağlıyor.Uzun süren tazelik için ısı dengesini koruyorSiemens Ev Aletleri’nin gardırop tipi buzdolabında bulunan multiAirflow sistemi, buzdolabının her noktasında dengeli bir soğuma gerçekleşmesini sağlıyor. Değişen dış sıcaklık ve buzdolabı kapısının sıklıkla açılması gibi buzdolabı içerisindeki sıcaklığı etkileyecek durumlarda Siemens’in freshSense akıllı sensörleri devreye girerek buzdolabının ısısını dengeliyor ve gıdalar uzun süre tazeliğini koruyor.İçeceklere kolay erişimKA93GAI30N gardırop tipi buzdolabı, kullanıcılarına depolama alanının yanı sıra yaşam kalitesi açısından da kazanıyor. İki kapılı dev buzdolabının özel bir kapağı sayesinde bar bölmesine kolayca erişilebiliyor. Dondurucu bölmesine entegre su ve buz pınarı, ihtiyaç olduğunda buz kalıpları, kırılmış buz ya da soğuk su sağlayarak, içecekleri zahmetsizce hazırlamaya yardımcı oluyor.
Ankara Üniversitesinden Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Miyajima'ya "Dostluk Payesi"
ANKARA (AA) - Ankara Üniversitesince, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Akio Miyajima'ya 'Dostluk Payesi Beratı' takdim edildi.Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, Ankara Üniversitesi Senato Salonu'nda gerçekleşen takdim törenine, Rektör Prof. Dr. Necdet Ünüvar, üniversite senato üyeleri ve Japonya Büyükelçiliği temsilcileri katıldı.Büyükelçi Miyajima’ya, 'Japonya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi, afet ile mücadelede iş birliklerinin güçlendirilmesi, Türkiye’deki Suriyeli mültecilere yardım desteği sağlanması ve Türk-Japon Üniversitesinin kurulmasındaki çalışmaları' dolayısıyla Ankara Üniversitesi Dostluk Payesi Beratı verildi.İyi ilişkiler gelişecekProf. Dr. Ünüvar törende yaptığı konuşmada iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişerek daha iyiye gitmesi temennisinde bulundu.Üniversite olarak Japonya ile iyi ilişkiler içerisinde olduklarını belirten Ünüvar, 'Her alanda iş birliklerimiz güçlenerek devam etmektedir. Özellikle ülkelerimizdeki Türk ve Japon sporcular ve sinema sanatçılarının kültürel faaliyetleri, akademik çalışmalar, iki ülkenin iletişiminde güçlü birer köprü görevi oluşturmaktadır.' ifadesini kullandı.Türk-Japon Üniversitesinin, iki ülkenin ilişkilerini daha ileriye taşıyacak bir oluşum olduğunu belirten Ünüvar, Ankara Üniversitesine gelen Japon öğrenci sayısının artması için de çalışacaklarını kaydetti.Ünüvar, Polonya'ya gidecek Büyükelçi Miyajima'ya başarılar dilerken kendisinden, yerine gelecek büyükelçiye Türkiye'deki şehirlerle ilgili tavsiyelerde bulunmasını istedi.'Kuru fasulye ve patlıcan kebabı yemeye geleceğim'Büyükelçi Miyajima ise Türkçe yaptığı konuşmada, Türkiye’de görev yapmaktan onur duyduğunu söyledi. Türkiye’nin her yerinde güler yüzle ve misafirperverlikle karşılandığını belirten Miyajima, 'O duygulu anları unutmayacağım. Ayrıca kuru fasulye ve patlıcan kebabı yemeye Türkiye’ye geleceğim. Türkiye ve Japonya uzak olsa da kalpler yakın, yani iki devlet tek yürek.' ifadesini kullandı. Konuşmaların ardından Büyükelçi Miyajima'ya Rektör Prof. Dr. Ünüvar tarafından 'Ankara Üniversitesi Dostluk Payesi Beratı' takdim edildi. Programa katılanlar Büyükelçi ile hatıra fotoğrafı da çektirdi.
Reklam
Türkiye Zırhlı Muharebe Araçlarını Güçlendiriyor
ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan zırhlı muharebe araçlarına (ZMA) yönelik modernizasyon projesi kapsamında prototip çalışması tamamlandı. Projeyle ZMA'lar modern silah sistemleri ve yüksek teknoloji görev ekipmanlarıyla donatılacak.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen ZMA Modernizasyon Projesi kapsamındaki çalışmalar başarılı şekilde sürüyor.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, AA muhabirine, ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütülen ve 900 milyon lira bedelli projede gelinen son duruma ilişkin bilgi verdi.Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamak amacıyla başlattıkları proje kapsamında ilk prototip ZMA'nın modernizasyonunun tamamlandığını belirten Demir, '31 Aralık 2019'da başlatılan projede, ASELSAN ve FNSS iş birliğiyle, yoğun bir tasarım ve entegrasyon çalışması sonucunda ilk prototip ZMA'nın modernizasyonu yapıldı. Proje kapsamında ilk etapta 133 adet ZMA modernize edilecek.' dedi.Demir, projede ASELSAN tarafından envanterdeki ZMA'lara yenileştirme ve iyileştirme faaliyetleri uygulanacağını, 25 milimetre silaha sahip Nefer insansız kule, lazer uyarı, yakın mesafe gözetleme, sürücü görüş, yön bulma ve seyrüsefer sistemleri entegre edileceğini bildirdi.FNSS'nin yapacağı çalışmalarla da ZMA platformlarına iklimlendirme, ısıtma, yangın söndürme ve infilak bastırma sistemleri entegre edileceğini ifade eden Demir, araçların zırh ve mayın koruma seviyelerinin yükseltileceğini, tüm yenileştirme ve iyileştirme faaliyetlerinin yanı sıra prototip üretim, kalifikasyon faaliyetleri ve görev donanımı entegrasyonunun gerçekleştirileceğini dile getirdi.Demir, 'Bu sayede, ZMA'lar yerli ve özgün çözümler doğrultusunda modern silah sistemleri ve yüksek teknoloji görev ekipmanlarıyla donatılacak, araçların beka kabiliyeti önemli ölçüde artırılacak ve kullanım ömrü uzatılmış olacak.' diye konuştu.Değişen tehditlere karşı gelişen teknolojilerle donatılacaklarAraçların beka yeteneğinin artırılmasını ve modern teknolojik alt sistemlerle donatılmasını amaçlayan çözüm paketi, kullanıcılardan alınan geri bildirimlerle hazırlandı. Bu çözüm paketiyle ZMA'lara azami beka yetenekleri kazandırılırken, araçların kullanım ömrü uzatılacak, geleceğe yönelik büyüme potansiyelinin artırılması için kritik alt sistemler imkanlar dahilinde yenilenecek. Ayrıca, araçlara yerli alt sistemler entegre edilecek.Proje sonunda, FNSS'nin ZMA tecrübesi ve yeni nesil araç geliştirme teknolojisindeki yetkinlikleri ile ASELSAN'ın modern ve üstün teknoloji ateş gücü ve görev ekipmanlarının buluşturulduğu araçlar Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmetine sunulacak.
Sakarya'da Şantiyede Üzerinden Silindir Geçen Kişi Öldü
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Akyazı ilçesinde, üzerinden silindir geçen kişi hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, ilçede bir şantiyede çalışan Halil Çerçi, üzerinden silindir geçmesi sonucu ağır yaralandı. Çerçi, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Yaralı işçi, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.İş makinesini kullanan sürücü gözaltına alındı.
Van'da Deneme Amacıyla Ekilen Dane Mısırdan Elde Edilen Verim Sevindirdi
VAN (AA) - Van'da bu yıl deneme amacıyla ekimi yapılan ve yüksek verim elde edilen dane mısırın çiftçiler için yeni gelir kapısı olması bekleniyor. Hayvanların kışlık yem ihtiyacının karşılanması amacıyla Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin (YYÜ) danışmanlığında Edremit ilçesine bağlı Köprüler Mahallesi'nde 1150 dekarlık alana ekilen dane mısırın hasadı yapıldı.Yeni geliştirilen makinelerle toplanarak paketlenen dane mısırdan beklentilerin üzerinde verim elde edildi.'Tarımsal üretim yapmazsanız açsınız'Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semra Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fakülte olarak birçok alanda üreticilerle iş birliği içisinde olduklarını söyledi.Zirai anlamda önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Demir, dane mısır üretiminin hem istihdama hem de ekonomiye önemli katkı sunacağına inandığını aktardı.Van'da bu yıl ekimini yaptıkları dane mısırdan önemli verim elde ettiklerini ifade eden Demir, şunları kaydetti:'Bundan sonraki süreçlerde dane mısırın ekonomiye önemli derecede katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Silajlık mısır üretiminin yanında dane mısır üretimi çalışmalarının başlatılması ve gelir elde edilmesi üreticilerimiz açısından önemlidir. Özellikle pandemi dönenimde tüm dünya tarımsal üretimin ne kadar önemli olduğunu anladı. Tarımsal üretim yapmazsanız açsınız. Sağlıklı ve dengeli yaşamak için tarımsal ve hayvansal üretiminizi artırmanız gerekiyor. Köprüler Mahallesi'nde deneme amacıyla ekilen dane mısır üretiminde çok güzel sonuçlar elde ettik. Gelecek yıllarda üretimin yaygınlaşacağını öngörüyoruz.''Hayvancılıkta ve ekonomide çok önemli gelişmeler yaşanacak'YYÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeyda Zorer Çelebi ise Van'da bu yıl üretimi yapılan dane mısırın bölge hayvancılığına katkı sağlayacağını anlattı.Üreticilerin desteğiyle geniş alanlarda yeni mısır tohumu çeşidi denediklerini belirten Çelebi, şöyle konuştu: 'İlimizde iklim koşullarından dolayı dane mısır üretimi yapılamamaktaydı. Hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimiz dane mısır yemini başka illerden getirmek zorunda kalıyor. Bu da yem maliyetinin yükselmesine neden oluyor. Yaptığımız araştırmalar sonucu bir tohum firmasından erkenci bir çeşit dane mısır tohumu temin ettik. Gerekli koşullar sağlandıktan sonra bu tohum ekildi. Daha önce 250 santim boyuna ulaşan ve 5,5 ton civarında verim alınan mısır üretiminde çalışmalarımız sonucunda mısırın boyu 375 santime kadar çıktı ve verimde 10 tona yükseldi. Bu çalışmayı doktora ön çalışması olarak yaptık ve olumlu sonuç aldık. Bu çalışmayla kentte hayvancılıkta ve ekonomide çok önemli gelişmeler yaşanacak. '
Gaziantep'te Uyuşturucu İmalathanesine Operasyon: 4 Gözaltı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te, uyuşturucu madde imalatı yapılan iş yerine düzenlenen baskında 4 şüpheli yakalandı. Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Karatarla Mahallesi'ndeki bir iş yerinde uyuşturucu madde imalatı yapıldığı bilgisine ulaştı. İş yerine operasyon düzenleyen ekipler, 1 kilogram sentetik uyuşturucu, 1 kilogram uyuşturucu çoğaltımında kullanıldığı değerlendirilen kimyasal madde, 706 gram kurşun asetat, 525 gram sodyum klorür, 266 gram aseton, 55 gram fenolftalein, 2 tabanca ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen bir miktar para ile çeşitli materyaller ele geçirdi.Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı.
Reklam