Kahramanmaraş'ta 3 Bin 500 Fidan Toprakla Buluştu
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinde 3 bin 500 fidan toprakla buluşturuldu. Türkoğlu Belediye Başkanı Osman Okumuş, Beyoğlu Mahallesi Karapınar mevkisinde gerçekleştirilen dikim etkinliği öncesi yaptığı konuşmada, Hatay ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen yangınlar sonucu, ormanların önemli ölçüde zarar gördüğünü söyledi. Amaçlarının gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak olduğunu aktaran Okumuş, 'Ülkemizin çeşitli yerlerinde orman yangınları cereyan etti. Orman yangınlarında yanan her bir ağaç ve bu ormanlardaki her bir hayvan, bizim içimizi acıttı. Biz de kurum olarak, yanan ağaçların yerini alması, daha çok hayvanların can bulabilmesi için bugün buradayız.' dedi. Konuşmaların ardından vatandaşların da katılımıyla 3 bin 500 fidanın dikimi gerçekleştirildi. Kahramanmaraş'ta yaklaşık 10 gün önce çıkan orman yangınlarında 65 hektar alan zarar görmüştü.
Bitlis'te 95 Düzensiz Göçmen Yakalandı
BİTLİS (AA) - Bitlis'te yurda yasa dışı yollarla giren 95 düzensiz göçmen yakalandı, 2 organizatör gözaltına alındı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şubesi ekiplerince, düzensiz göçmenlere ve kaçakçılarına yönelik çalışma yürütüldü.Bu kapsamda dün il merkezinde durdurulan 2 minibüste 95 düzensiz göçmen yakalandı. Göçmenlerin geçişini organize ettikleri belirlenen M.Ş.A. ve C.A. gözaltına alındı.Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Tbmm Başkanı Şentop Bakü'de Şehitlikleri Ziyaret Etti
BAKÜ (AA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, resmi temaslarda bulunmak için geldiği Azerbaycan'da şehitlikleri ziyaret etti.Şentop ve beraberindeki parlamento heyeti önce merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in mezarını ziyaret ederek çelenk bıraktı.20 Ocak şehitlerinin defnedildiği Şehitler Hıyabanı'nı da ziyaret eden Şentop, buradaki Ebedi Ateş Anıtı'na da çelenk koydu.Şentop daha sonra Bakü Türk Şehitliği'ne geçerek anıta çelenk bıraktı.Temsili şehit mezarlarına çiçek bırakan Şentop, şehitliğin anıt defterine şunları yazdı:'Türk milletinin kahraman evlatları, aziz şehitlerimiz,Bundan 102 yıl önce bu topraklarda Azerbaycanlı kardeşlerinizle birlikte tarihe geçen kahramanlıklar sergileyerek şehitlik mertebesine eriştiniz.Azerbaycan'ın egemenliği ve topraklarının bütünlüğü uğrunda vermiş olduğunuz mukaddes mücadele, kalplerimizde ölümsüz bir mahiyet kazandı. İsimleriniz bugün başkent Bakü'nün bu değerli mekanında her zaman büyük takdir ve saygıyla anılacak. Kahramanlıklarınız hali hazırda cephede ülkelerinin bekası için çarpışan Azerbaycan askerlerine de moral, azim ve güç vermektedir. Uğruna şehit düştüğünüz bu topraklarda Türkiye ve Azerbaycan'ın 'bir millet, iki devlet' gerçeğiyle vücut bulan kardeşliği ilelebet var olmaya devam edecektir.Değerli mirasınız olan aziz hatıranızı saygı ve minnetle anıyor, sizin huzurunuzda bugün cephede vermekte oldukları mücadelede şehit düşen Azerbaycan'ın kahraman evlatları dahil, tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. Ruhlarınız şad olsun.'Şentop, ziyaret sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 'Dağlık Karabağ Azerbaycan toprağıdır, Azerbaycan vatanının bir parçasıdır. Türkiye, Azerbaycan'ın haklı davasını sonuna kadar, her şart altında desteklemeye kararlıdır.' ifadesini kullandı.
İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi Açılış Töreni
İSTANBUL (AA) - İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Külliyesi'nin açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla yapıldı. İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, açılış töreninde, İHÜ'nün yeni nesil bir üniversite olduğunu dile getirerek, 'Değişerek gelişmeyi, gelişerek değişmeyi hedefleyen, köklerinden kopmadan geçmişe de yaslanarak, bugüne basarak ve geleceğe bakarak güvenle yürüyen yeni bir nesil üniversite. Gençleri bize emanet olarak görüyor, onları hem Türkiye'yi, sosyal hayatımızı hem de dış dünyayı değiştirebilecek formasyonla donatmak için gayret gösteriyoruz.' diye konuştu.Toplumsal değişimin dinamiğinin bireysel değişimden geçtiğini belirten Gündüz, 'Yıldız gençleri alıp onları geleceğin medeniyetini inşa edecek, yeni bir medeniyet tasavvuruyla yola çıkacak birikim ve hayata hazırlamamız lazım. Bu yüzden çırpınıyoruz, gayret gösteriyoruz.' dedi.'Yeni master ve doktora programları açarak dikey büyümeyi planlıyoruz'İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, üniversitenin özgün bir mimariye sahip külliyesiyle özgün akademik vizyonuyla eşik atlama noktasında olduğunu belirterek, şunları paylaştı: 'Öğrencilerimizin, ülkemizin ve Batı'nın kültür sömürgesi haline gelmiş tüm milletlerin fikri bağımsızlığını kazanmasını hedef olarak benimsemiştir. Fikri bağımsızlık idealimizi gerçekleştirebilmek için mukayeseli eğitim uyguluyoruz ve öğrencilerimize hem Batı'yı hem doğuyu hem modernliği hem gelenekseli birlikte öğretmeye çalışıyoruz. Bu maksatla tüm bölümlerden öğrencilerimizin Türkçeyi, Arapçayı ve İngilizceyi öğrenmelerini mezuniyet şartı olarak benimsedik.'Bir öğrencinin hayatta mutlu ve başarılı olabilmesi için akademik eğitimin yanında mutlaka ahlak ve karakter eğitiminin de gerektiğini dile getiren Şentürk, 'Amacımız, öğrencilerimizin şu anda tüm dünyada hakim olan ve bireyin özerkliğine dayalı, seküler liberal etik anlayışı yerine kendi tarihimizden ve medeniyetimizden tevarüs ettiğimiz, şahsi çıkarını değil, topluma hizmeti önceleyen fedakarlığa dayalı bir karakterle mezun olmalarıdır.' dedi.Şentürk, üniversitede öğrencilerin yüzde 30'unu oluşturacak şekilde 80 ülkeden uluslararası öğrenci bulunduğunu kaydederek, 'İbn Haldun Üniversitesi şu anda Türkiye'nin en yüksek oranda uluslararası öğrenciye sahip üniversitesidir. Üniversitemiz, Türkiye'nin en yüksek oranda lisansüstü, master ve doktora öğrencisine sahiptir. İleride yeni master ve doktora programları açarak dikey büyümeyi planlamaktayız.' diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan'a külliyenin anahtarı hediye edildiKafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Allahşükür Paşazade de Azerbaycan'ın Ermenistan tarafından işgal edilen topraklarındaki işgali sona erdirmek azminde olduğunu belirterek, 'Bizim için çok çetin bir dönemde, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan'a gösterdiği kardeş sevgisi, uzattığı dost eli, millet desteği, dualar, okunan hutbeler, Azerbaycanlı kardeşleriniz tarafından hiçbir zaman unutulmayacak. Azerbaycan Türkiye kardeşliği ebedidir.' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Prof. Dr. İrfan Gündüz tarafından hediye olarak 'külliyenin anahtarı' takdim edildi.Prof. Dr. Recep Şentürk tarafından Allahşükür Paşazade'ye, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan tarafından da Katar'ı temsilen törende bulunan Sani Bin Sabah El-Sani'ye hediye verdi.Törende İbn Haldun Üniversitesi ile Katar Üniversitesi arasında iş birliği protokolü de imzalandı.Külliyenin açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Allahşükür Paşazade, Prof. Dr. İrfan Gündüz ve Prof. Dr. Recep Şentürk'ün kurdele kesimiyle yapıldı.
Reklam
Afyonkarahisar'da Yıldırım Düşmesi Sonucu 34 Koyun Telef Oldu
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde, yıldırım düşmesi nedeniyle 34 koyun telef oldu.Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Hacıbeyli köyünde Ahmet Kaynar'a (60) ait küçükbaş hayvanların üzerine yıldırım düştü.Olayda 34 koyun telef oldu. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile jandarma ekiplerinin incelemesinin ardından telef olan koyunlar, kepçeyle açılan çukura gömüldü.
Meb'den Okul Yöneticilerine "Uzaktan Eğitim Tasarım Ve Yönetim Eğitimi"
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak başlattıkları okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin dolayında okul yöneticisinin katıldığını bildirdi. Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığınca, okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerindeki tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla UNICEF iş birliğinde hazırlanan 'Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi' uluslararası akredite sertifikalı mesleki gelişim programının tanıtımını, MEB Başöğretmen Salonu'nda düzenlenen törende yaptı. Okul yöneticilerinin eğitiminin son derece kritik olduğunu ifade eden Selçuk, 'Okullarımızın rengi, neşesi, niteliği doğrudan doğruya okul müdürlerimizin yetkinliği ve motivasyonu ile ilgili bir konu. Yapılan bu çalışma aslında tarihi olarak büyük bir değer taşıyor. Okul müdürlerimiz, okuldaki ilişkiler ağının okulun içinde olagelen iletişimin büyük ölçüde mimarlarıdır. O nedenle bu mimariyi kurarken çok daha nitelikli olarak kurma konusunda desteğimizle her zaman yanlarındayız.' değerlendirmesini yaptı. Her neslin kendi zamanıyla kendi çağıyla geldiğini ve o nesillere ayak uydurabilmek için okul müdürleri ve öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğine işaret eden Selçuk, 'Aslında siz okulun liderliğini yürütürken büyük bir değişimi ve dönüşümü de yönetiyorsunuz ve sizin bu yönetiminiz, okulun ne kadar yol alacağını, öğretmenlerin ve öğrencilerin kurumda ne kadar mutlu olacağını, nasıl akışkan bir süreç yaşayacağını doğrudan doğruya etkiliyor. Ama bunun tam tersi olursa eğer 'Başımıza iş açmayalım hocam', ya da öğrenciler için 'Durun durduğunuz yerde çocuğum' gibi ifadeler olursa o zaman da sistemin tıkandığını rahatlıkla görürüz. Bizim güzel işlerimiz olsun, çocuklarımız durmasınlar, yürüsünler, öğretmenler ve öğrencilerimiz okul yöneticilerinin açtığı yolda hızla ilerlesinler.' diye konuştu.Okul müdürlerinin çok fazla bürokratik işlerinin olduğunu, lojistik işlerle uğraştıklarını vurgulayan Selçuk bütün çabalarının bu yükün azaltılması ve okul müdürlerinin gerçekten eğitimle uğraşmaları konusunda fırsat bulmaları için olduğunu dile getirdi. Yöneticilerin eğitim ekosistemini geliştirebilmeleri için her türlü tedbiri aldıklarının altını çizen Selçuk, 'Onların gelişimi, onların mutluluğu okulun mutluluğu, yani öğretmenin ve çocuğun mutluluğu demek. Biz ne kadar iyi bir teşkilata sahip olursak ne kadar iyi müfredata sahip olursak olalım iyi bir eğitim kadrosuna sahip olmazsak bunlar çok da anlamlı olmayacaktır. Bakanlık olarak biz her zaman okul yöneticilerimizin, müdürlerimizin, müdür yardımcılarımızın yanında olacağız ve onları destekleyeceğiz. Bunun için de çok yeni çalışmaların peşindeyiz.' ifadelerini kullandı. 'Elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi'Bakan Selçuk, UNICEF’le iş birliği içinde uzaktan eğitim sürecinde dijital materyallerin geliştirilmesi, salgın döneminde okul güvenliğinin sağlanması, sosyal duygusal becerilerin geliştirilmesi, teknoloji liderliği, proje tasarımı, kriz ve kriz yönetimi gibi pek çok kitabın hazırlandığını belirterek, şöyle devam etti:'Bütün bunlar bizim ortak bir dilimizin gelişmesine hizmet edecek, bütün bunlar bizim eğitimin kalitesinin artırma noktasında kavramlarımızı ve terimlerimizi geliştirmemize hizmet edecek. Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin civarında okul yöneticimiz katıldı. Bunun sayısı artacak ve bu eğitimlerin hazırlanan kitapları çerçevesinde, eğitim yazılımları çerçevesinde devam etmesi söz konusu olacak. Bir okul müdürü gerçekten yetkinliği ile, motivasyonu ile harekete geçtiğinde 'Bu okul gerçekten o okul mu' sorusunu sordurabiliyor. Yani elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi bir okulun çehresini değiştirme, okul-çevre ilişkilerini güzelleştirme, öğretmenin mutluluğunu, öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu yükseltme gibi konularında son derece başarılı işler yapabiliyorlar. Biz Bakanlık olarak üzerimize düşeni yaparsak biliyoruz ki okul müdürlerimiz de yapacak. Bugünkü çalışma da bu fikrin bir sonucu ve bizim yöneticilerimizle yazamayacağımız başarı hikayesi yok, buna gönülden inanıyoruz.' 'Salgın dönemi bizim için aslında eğitimin bir fırsatı da oldu'Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ve UNICEF iş birliğinde öğretmenlerle ilgili daha önce pek çok çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, salgın döneminin eğitim yöneticilerine, okulların kültürünü, atmosferini dönüştürmek, okulları 'Barış yuvası'na dönüştürmek açısından fırsat sunduğunu bildirdi. Çalışmada emeği geçenlere, UNICEF'e ve okul yöneticilerine teşekkür eden Selçuk, 'Bu tür çalışmaların damlaya damlaya belirli bir suyun iz bırakması gibi kısa ve orta vadede sistemde çok büyük bir davranışsal değişime de hizmet edecek. O yüzden bu tür işleri çok çok önemsiyorum.' dedi. Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra, Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi programına katılan okul yöneticilerine dijital sertifikalarını yapılan canlı bağlantılarla takdim etti.'Türkiye'nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programını yürüttük'MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ise 2023 Eğitim Vizyonu'nda okul yöneticiliğinin ve mesleki gelişimin önemine vurgu yapıldığını hatırlatarak, Bakanlık olarak bu amaçla pek çok program geliştirdiklerini anlattı. UNICIEF'le ortaklaşa yürütülen yüz yüze mesleki gelişim programına geçen yıl 11 bin okul yöneticisinin katıldığını aktaran Boyacı, 'Çalışma, Türkiye'nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programı oldu.' dedi. Projeyle, meslektaşların tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı yeni bir çerçeve sunulduğunu anlatan Boyacı, ikinci grup eğitimlerinde ise Kovid-19 sürecinde okul yöneticilerinin idari, teknik, iletişim konularını ele aldıklarını aktardı. Şu ana kadar 40 bin okul yöneticisinin bu eğitimleri aldığını ve bu yılın sonuna kadar 200 bin yöneticinin eğitimleri alacağını belirten Boyacı, 'Bundan sonraki süreçte okul yöneticilerimize yönelik projelerimizi derinleştirerek artırmaya devam edeceğiz.' diye konuştu.
Reklam
E-Duruşma Uygulamasının Kapsamı Genişliyor
ANKARA (AA) - Avukatların duruşmalara bulundukları yerlerden video konferansla katılmalarını sağlayan e-duruşma uygulamasının kapsamı genişliyor. Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, e-duruşma uygulamasına, Ankara, İstanbul, İstanbul Anadolu ve Bakırköy adliyelerindeki 42 tüketici mahkemesinde daha bu haftadan itibaren başlanacak. Yeni adli yılla birlikte başlayan e-duruşma, Ankara Batı Adliyesindeki 2 tüketici, 2 icra, 1 kadastro mahkemesinde uygulanıyordu. Adalet Bakanlığı, e-duruşmanın yapıldığı mahkeme sayısını yıl sonuna kadar 200'e çıkarmayı, 2021'de ise uygulamayı Türkiye genelinde yaygınlaştırmayı hedefliyor.E-duruşma uygulaması, Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde yer alan dijital dönüşüm hedefleri arasında bulunuyor. Avukatlar tarafından kullanılan uygulama zamanla taraf, tanık ve bilirkişilere de açılacak.Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, 'Avukat meslektaşlarımız Ankara, İstanbul, İstanbul Anadolu ve Bakırköy Adliyelerindeki 42 mahkemenin daha duruşmalarına video konferansla katılabilecek. Hedefimiz, e-duruşmayı ülke genelinde yaygınlaştırmak. Çağın imkan ve kolaylıklarını hukukun hizmetine sunmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünce geliştirilen e-duruşmanın testi 17 Haziran 2020'de Adalet Bakanı Gül'ün de katıldığı bir programda yapılmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi Açılış Töreni'nde Konuştu: (2)
İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Samimi bir muhasebe ile geçtiğimiz 18 yılda her alanda tarihi eserlere ve hizmetlere imza attığımızı ama eğitim ve öğretimde, kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum.' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Rönesans'ın ardından fikri ve teknolojik olarak atak yapan Batı dünyasının hak ve adalet tanımadan hızla yükselen baskın gücünün, bu sorunun sağlıklı bir şekilde tartışılmasına imkan vermediğini söyledi.Erdoğan, 'Sonuçta, ülke ve millet olarak kendimizi kontrolsüz bir Batılılaşma fırtınasının içinde bulduk. Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek için çıkılan yolun en sığından, en bayağısından, en çarpığından bir Batı taklitçiliğine dönüşmüş olması, Cumhuriyetimizin en büyük kaybıdır. Her dönemde elbette bu fikri sancıyı yaşayan, tartışmayı ve arayışı sürdürmeye çalışan dava insanları çıkmıştır. Ama bunların sesi ve üretimi devlet gücünü de arkasına alan kayıtsız şartsız Batıcılığı savunan zihniyetin faşist dayatmaları karşısında yetersiz kalmıştır.' dedi.Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve askeri olarak yeniden kendine güvenini kazandığı şu son dönemin bu tür tartışmaların, arayışların, gayretlerin daha adil şartlarda yürümesine de imkan verdiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin bir fikri tartışma zenginliğini kendisi, dostları ve tüm insanlık için hayırlı bir inkişafla neticelendireceğini söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet olmak ile muktedir olmanın, muktedir olmak ile iktidar olmak arasındaki farkın herkesçe iyi bilindiğini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:'Aynı şekilde gerçek iktidarın, fikri iktidar olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Tek tek bireylerden başlayarak toplumun tamamına ve oradan da insanlığa uzanan fikri iktidar yolu gerçekten zor ve zahmetli bir süreçtir. Şahsen bu konuda kendimi biraz mahzun hissediyorum. Samimi bir muhasebe ile geçtiğimiz 18 yılda her alanda tarihi eserlere ve hizmetlere imza attığımızı ama eğitim ve öğretimde, kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum. Bunu iddialı söylüyorum bugün Batı'nın üniversitelerinde bizim ulaştığımız bu kemiyete onlar ulaşamadılar. Bunun yanında hele hele orta öğretimde hiç mi hiç ulaşamadılar. Biz bunları aştık. Şimdi burada keyfiyet üzerindeki süreci bizim hızlandırmamız gerekiyor. Eğitim-öğretim görüyorlar ama çoğu alanda hepimizi mutmain edecek düzeyde yetişmiş insan gücüne sahip değiliz. Genç bir nüfusa sahibiz hamdolsun ama medeniyet tasavvurumuzu layıkıyla hayata geçiremiyoruz. Medyamız en modern altyapıya sahip ama bizim sesimizi ve nefesimizi yansıtmıyor. İlimde, sanatta, kültürde hep benzer sıkıntılarla karşı karşıyayız. En haklı olduğumuz konularda bile dünyaya kendimizi anlatamıyoruz. İşte bunun için de fikri iktidarımızı hala tesis edemediğimiz kanaatindeyim. Hiç kimsenin bu fikri iktidar arayışından rahatsız olmaması gerekir. Bu arayışın sona ermemesi bir ülkenin ve toplumun felaketi demektir. Tam tersine bu arayışa herkesin destek vermesini, katkı sağlamasını özellikle bekliyoruz.''Taklitçilik mevcudun ardından gitmek demektir'Cumhurbaşkanı Erdoğan, fikri iktidarı siyasi kadroların değil ilim, sanat ve hikmet insanlarının inşa edeceğini kaydetti. Siyasi kadroların ancak onlara ihtiyaçları olan zemini hazırlayacağını belirten Erdoğan, 'Dolayısıyla bu konudaki sorumluluğun bir kısmı bize aitse önemli bir kısmı da ilim ve fikir adamlarımıza aittir.' dedi.Bin yıl önceki ilim ve hikmet büyüklerinin, dünyadaki tüm bilgileri, teorileri, karşı tezleri bilen, bunların hepsinin üzerine çıkarak kendi fikri üretimini yapan insanlar olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:'Bugün de ihtiyacımız olan işte bu anlayıştır. Bir şekilde önüne konan çerçevenin körü körüne fanatikliğini yapanın kendine de ülkesine de medeniyetine de hayrı olmaz. Taklitçilik mevcudun ardından gitmek demektir. Halbuki bize lazım olan ilhamını gelenekten alan yenilikçiliktir. Elbette dünyanın bilimde, teknolojide, kültürde, sanatta geldiği yeri toptan reddedecek, görmezden gelecek kadar gerçeklerden kopuk değiliz. İletişim mecralarının böylesine geliştiği tüm dünyanın adeta küçük bir köy hükmünü kazandığı günümüzde başka türlü hareket etmenin mümkün olmadığını da gayet iyi biliyoruz. Günlük hayatımızda otomobili bırakıp atı ulaşım vasıtası haline getirmek gibi bir düşüncemiz tabii ki yok. Bilgisayarın getirdiği kolaylıkları bir kenara bırakıp taşa, tahtaya, parşömene yazarak konvansiyonel yöntemlerle işlerimizi yürütmek gibi bir saplantımız da bulunmuyor. Bu tür hayattan ve fıtrattan kopuk düşünceler peşinden koşanlara baktığımızda mücadele ettikleri sistemin tam da merkezinde yer aldıklarını görüyoruz. Bizim derdimiz ve arayışımız başkadır. Dünyadaki hakim fikri anlayışın ve fiili düzenin sadece ardından giderek, kendimize çok daha ileri bir medeniyet inşa edemeyeceğimize inanıyoruz.''Fikri alanda da üretici olmanın gayreti içindeyiz'Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş ve mevcut tüm medeniyetlerin birikimini kullanarak, hepsinin ötesine geçmenin gayreti, kararlılığı ve üretkenliği içinde olmak gerektiğini vurguladı.'Tek vazgeçilmezimiz inancımızın naslarıdır.' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Onun dışındaki her şeyi geleceği kucaklayacak şekilde yeniden yorumlamak, yeniden üretmek mümkündür. Bir başka ifadeyle ne insanlığın milletimizin ve inancımızın binlerce yıllık birikimine sırtımızı döneceğiz ne de modern dünyanın sunduğu imkanları reddedeceğiz. Her ikisini birden değerlendirerek inancımızın mutlak hakikatlerinden aldığımız güçle çok daha büyük hedefler peşinde koşacağız. Esasen insanoğlu kimi zaman iyi yönde, kimi zaman kötü yönde kendisini sürekli yenileyen bir varlıktır. Bunun içinde sürekli yeni peygamberlerle Hakk'a davet edilmiş yeni ilim, fikir, gönül insanlarıyla kalbi ve dünyası yoğrulmuştur. Kendimizi mevcut şartlara hapsederek fikri tüketicilikten öteye geçemeyiz. Biz her alanda olduğu gibi fikri alanda da üretici olmanın gayreti içindeyiz. Geleceğe bırakacağımız en kıymetli mirasın fikri bakımdan üretken, nitelikli insan olduğu inancıyla bu doğrultuda var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz.''Türkiye, kuru kuruya Batıcılık saplantısı yanında, yine aynı kaynağın ürünü pek çok sapkın ideoloji ve akımın zehrine de maruz kalmış bir ülkedir.' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Fikri iktidarımızı kökü ve ruhu itibarıyla bize ait olmayan bir medeniyete kaptırmamızın sebebi, bu sapkın akımların önlerinin bilinçli bir şekilde açılmasıdır. Fütüvvet ehli bir nesil yerine amorf bir nesil yetiştirme gayreti, ülkemize ve milletimize oldukça pahalıya mal olmuştur. Geçmişten bugüne yaşadığımız nice acıların, döktüğümüz nice gözyaşlarının, çektiğimiz nice sıkıntıların gerisinde, kuşaklar boyunca maruz kaldığımız bu fikri istila gerçeği vardır.' ifadelerini kullandı.Yapılması gerekenin kendi medeniyet birikimi ve hedeflere uygun nesiller yetiştirmek olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:'Türkiye'nin 2053 Vizyonu'nun ana fikrini bu konu oluşturmalıdır. Ülkemizin geçmişten bugüne eğitim öğretim sistemi, çocuklarımıza sadece maddi bilgi yükleme üzerine kuruludur. Her okul seviyesinde öğretime ağırlık verilirken, eğitim kısmı ihmal edilmiştir. Özellikle medyanın etkisiyle aile dahil geleneksel eğitim öğretim yapılarının gücü azalırken, yerine daha iyisi konulamamıştır. Evlatlarımızın zihin ve gönül dünyalarındaki boşluk da Batı merkezli popüler kültür ürünleriyle veya sapkın akımların hezeyanlarıyla doldurulmuştur. Bunun için önümüzdeki dönemde önceliğimizi aileden başlayarak eğitim öğretim hayatları boyunca evlatlarımızı hakkıyla yetiştirmek olarak değiştirmemiz şarttır. Bu değişim sıradan bir müfredat tadilatının ötesinde topyekun bir eğitim öğretim reformunu gerektirir.Okul öncesinde ve ilkokulda tek ihtiyacımız olan, değerlerini iyi bilen, inancına, kültürüne, tarihine, diline sahip çıkan, ailesine ve toplumuna karşı sorumluluklarını özümsemiş insanlar yetiştirmektir. Diğer hususlar için endişe etmemize gerek yoktur. Çünkü evlatlarımızın diğer bilgilere sahip olabilmeleri için, önlerinde yeteri kadar uzun bir eğitim öğretim hayatı vardır. Ortaokul dönemini çocuklarımızın zihni ve fiziki kabiliyetlerini keşfetmeye, onları geleceğe, doğru alanlarda hazırlamaya yönelik bir anlayışla şekillendirmeliyiz. Lise dönemini artık ruhu zenginlemiş, kendini tanımış, yapabileceklerini bilen gençlerimizin somut alanlara yönelecekleri bir eğitim öğretim süreci olarak tasarlamalıyız. Yükseköğretimi ise ön lisansından lisansına, yüksek lisansından doktorasına kadar her safhasıyla milletimizin fikri iktidarının üretim merkezleri haline dönüştürmeliyiz. Bunu başardığımızda, tıpkı geçmişte yaptığımız gibi, kendimizle birlikte tüm insanlık için aydınlık bir geleceğin kapısını açmış olacağımızdan ben şüphe duymuyorum.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesini 'bu hayali ete kemiğe büründürmenin ilk ve önemli adımlarından biri olarak gördüğünü' dile getirdi.Üniversitenin kurulmasından bugünlere gelmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, 'Açılışını yaptığımız külliyemizin inşasında mimar ve mühendisleri ile müteahhit firmasıyla hakikaten bizlere hem tarihimizi hem bugünümüzü hem geleceğimizi işaret eden bir eser ortaya çıkardılar. Ondan dolayı kendilerini tebrik ediyorum.' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılan yabancı konuklara da 'Ülkemize hoş geldiniz' diyerek, hem öğrencilere hem de öğretim üyelerine hayırlı bir eğitim öğretim yılı diledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından kurdele keserek külliyenin açılışını gerçekleştirirken, 'Kurdeleyi keseceğiz, ama bugünün anısına bu makaslar, kestiğimiz kurdeleyle beraber hatıra olarak kalacak.' ifadelerini kullandı.(Bitti)
Iğdırlı Ve Karslı Dağcılar Rağbet Dağı'nın Zirvesinden Azerbaycan'a Destek Verdi
IĞDIR (AA) - Iğdır ve Karslı dağcılar, Ermenistan güçlerinin Azerbaycan'a yönelik saldırılarını ve Azerbaycan topraklarını işgalini protesto etmek amacıyla Rağbet Dağı'nda Türkiye ve Azerbaycan bayrakları açtı. Kars Kafkas Dağcılık ve Spor Kulübü ile Iğdır Fotoğraf Gezi Kültür ve Doğa Kulübü (FGD) üyesi 9 dağcı, kent merkezinde toplanarak Tuzluca ilçesinin Gaziler köyüne gitti. Köydeki Rağbet Dağı'nın eteklerinde toplanan dağcılar, burada yapılan son hazırlıkların ardından 2 bin 400 rakımlı dağa tırmanmaya başladı. Dağcılar, yer yer teknik tırmanış gerektiren dağın zirvesine 3 saatte ulaşarak Türkiye ve Azerbaycan bayrakları açıp, Ermenistan güçlerinin saldırılarını protesto etti. Kars Kafkas Dağcılık ve Spor Kulübü üyelerinden Alpay Korkmaz, AA muhabirine, Azerbaycan toprakları olan Karabağ'a ve Ermenistan'ın işgal ve saldırılarına dikkat çekmeyi hedeflediklerini söyledi. Ermenistan'ın Azerbaycan'da sivillere yönelik gerçekleştirdiği saldırıların kendilerini üzdüğünü ifadeden Korkmaz, 'Bu tırmanışımız oradaki saldırılarda hayatını kaybeden sivil vatandaşlar için oldu. Bu vesileyle tırmanışımızı orada yapılan saldırılarda o acıları yaşayan sivil halka adamak istedik.' dedi. Iğdır FGD Başkanı Muhammed Akkuş da Ermenistan'ın insanlık suçu işlediğini, buna dikkati çekmek için kendi branşlarında etkinlikler yaptıklarını belirtti. Akkuş, 'Ermenistan'ın bir an evvel Karabağ'ı gerçek sahiplerine teslim edip orayı terk etmesi lazım. Artık savaşların da sivil ölümlerinin de hiçbir şekilde gerçekleşmesini istemiyoruz. Bu tırmanışımızın temel amacı oydu, Azerbaycan'ın haklı davasında kardeşlerimizin yanındayız. Geçmişte Hocalı'da yapılan katliamın aynısı bugün yaşanıyor. Ermenistan sivillere saldırıları sonlandırıp Karabağ'ı Azerbaycan'a bırakıp komşuluk ilişkilerini gözden geçirmeleridir.' diye konuştu.
Reklam
Aksaray'da Denetim Ekibini Darbeden Kişi Gözaltına Alındı
AKSARAY (AA) - Aksaray'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında denetim gerçekleştiren İl Sağlık Müdürlüğü ekibini darbettiği ileri sürülen eczane çalışanı gözaltına alındı. İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki eczanelerde Kovid-19 nedeniyle alınan önlemler kapsamında denetim yaptı.Taşpazar Mahallesi'ndeki bir eczanede tedbirlere uyulup uyulmadığını denetleyen ekibin sorumlusu Can C. (37) ile eczane çalışanlarından Yılmaz K. (56) arasında tartışma çıktı.Tartışmanın büyümesi üzerine Yılmaz K, Can C'yi darbetti. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi.Can C, sağlık ekiplerince Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.Polis ekipleri Yılmaz K'yi gözaltına aldı.
Cenevre'de Libya Ortak Askeri Komite Toplantılarının Dördüncü Turu Başladı
CENEVRE (AA) - Birleşmiş Milletler (BM), Libya'da kalıcı ateşkes sağlamayı amaçlayan Cenevre'deki 5+5 Ortak Askeri Komite toplantılarının dördüncü turunun başladığını duyurdu.BM Libya Destek Misyonu'ndan (UNSMIL) yapılan yazılı açıklamada, BM Cenevre Ofisi'nde bu sabah başlayan toplantılara, BM Genel Sekreteri Libya Özel Temsilci Vekili Stephanie Williams'ın da katıldığı bildirildi.Açıklamada, Almanya'da ocakta gerçekleştirilen Libya konulu Berlin Konferansı'nın ardından, katılımcı ülkeler ve Libyalı taraflar arasında ülkedeki krize çözüm için BM himayesinde üç ayrı müzakere masası kurulması kararlaştırıldığı, bunların 'güvenlik, ekonomik ve siyasi' görüşmeler olduğu anımsatıldı.Söz konusu görüşmelerin, Libyalı taraflara ateşkes çağrısında da bulunan 2510 (2020) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararınca desteklendiği anımsatılan açıklamada, dördüncü tur görüşmelerin Libya milli marşı, Williams ve Libyalı her iki heyet başkanının açılış konuşmalarıyla başladığı kaydedildi.Açıklamada, 'Bu vesileyle, UNSMIL, bu tur müzakereleri kolaylaştırdığı için her iki tarafın liderliğini takdir ediyor. Ayrıca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bu olağandışı koşullar içinde Cenevre'ye seyahat eden her iki heyetin üyelerine teşekkür ediyor.' ifadesi kullanıldı.Libya'da ateşkes sağlamayı amaçlayan ve 5+5 formatında düzenlenen ortak askeri komite toplantılarının üçüncü turu haziranda video konferans yöntemiyle gerçekleştirilmişti.Dördüncü tur görüşmeleri 24 Ekim'e kadar devam edecek.
Eritreli Mülteci, Temizlikçi Olarak Geldiği Yeni Zelanda'da Milletvekili Oldu
İSTANBUL (AA) - Yeni Zelanda'daki genel seçimlerde İşçi Partisi'nin aday gösterdiği eski Eritreli mülteci İbrahim Ömer, ülkenin ilk Afrika kökenli milletvekili oldu. Yeni Zelandalı medya kuruluşu Stuff, ülkedeki hayatına temizlikçi olarak başlayan Ömer'in zorlu hayatını ve hedeflerini sayfasına taşıdı. Haberde ülkedeki ilk Afrika kökenli milletvekili olmanın büyük bir ayrıcalık olduğunu belirten Ömer, görevi boyunca düşük ücretle çalışan işçilerin sorunlarını ve ırkçılığı mesele edineceğini, Yeni Zelanda'daki her vatandaşın fırsat eşitliğine sahip olması için çalışacağını dile getirdi. 2003 yılında ülkesinden kaçarak Sudan'a sığınan Ömer, Birlemiş Milletler (BM) kamplarında tercüman olarak çalıştığı sırada casuslukla suçlanarak gözaltına alındı. BM'nin girişimiyle serbest kalan ve Yeni Zelanda'ya gitme fırsatı sunulan Ömer, 2008 yılında başkent Wellington'a yerleşerek temizlikçi olarak çalışmaya başladı. 2014 yılında hayalini kurduğu eğitimi, buradaki Viktorya Üniversitesinde alan Ömer, okul ücreti karşılığında geceleri üniversitede temizlik gözetmeni olarak görev yaptı.Çeşitli sivil toplum örgütlerinin yönetiminde yer alan Ömer, daha sonra desteklediği İşçi Partisi'nin milletvekili adayı oldu ve oyların yüzde 49'unu alan İşçi Partisi'nden milletvekili olmaya hak kazandı. Yeni Zelanda’da hafta sonu yapılan genel seçimleri Başbakan Jacinda Ardern liderliğindeki İşçi Partisi kazanmış ve 120 üyeli parlamentodaki 64 sandalyeye sahip olmuştu.
Reklam
Asya-Pasifik Ülkelerinde Kovid-19 Salgınına Dair Gelişmeler
ANKARA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarındaki artış, Asya-Pasifik ülkelerinde sürüyor.Çin Ulusal Sağlık Komisyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Çin ana karasında son 24 saatte tamamı yurt dışı kaynaklı 13 yeni Kovid-19 vakası tespit edildi. Ülkede son 24 saatte Kovid-19 nedeniyle can kaybı olmadı, toplam vaka sayısı 85 bin 685'ye yükseldi.Kovid-19'un ortaya çıktığı Çin'de bugüne kadar 4 bin 634 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti. Virüsün bulaştığı 80 bin 802 kişinin iyileştiği ülkede, 249 kişinin tedavisi sürüyor.Öte yandan, ülkenin doğusundaki Çingdao kentinde bir hastanede yurt içi kaynaklı vakaların ortaya çıkmasının ardından tüm kentte başlatılan toplu test çalışmasının tamamlandığı bildirilmişti.9 milyon kayıtlı yurttaşın ve 2 milyona yakın kayıtsız iç göçmenin yaşadığı kentte hafta başından bu yana 11 milyondan fazla kişiye nükleik asit testleri yapılırken yeni vakaya rastlanmamıştı.Çingdao Göğüs Hastalıkları Hastanesinde geçen hafta sonu 13 vaka tespit edilmiş, bunlar ülkede 15 Ağustos'tan bu yana görülen ilk yurt içi kaynaklı vakalar olmuştu.Vakaların kaynağının eylül ayında Kovid-19 testi pozitif çıkan ancak belirti göstermeyen iki liman işçisi olduğu anlaşılmıştı.Hong KongHong Kong Sağlık Koruma Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Çin'in Hong Kong Özel İdare Bölgesi'nde 15 yeni Kovid-19 vakası kaydedilirken virüs nedeniyle hayatını kaybeden olmadı.Bugüne dek 5 bin 257 vaka tespit edilen Hong Kong'da, virüs nedeniyle 105 kişi yaşamını yitirdi, virüs tespit edilen 4 bin 982 kişi iyileşti.TayvanTayvan Hastalık Kontrol Merkezinden (CDC) yapılan açıklamada, son 24 saatte 5 yeni Kovid-19 vakası görüldüğü bildirildi.Toplam vaka sayısının 540, ölü sayısının 7 kişi olduğu Tayvan'da virüse yakalanan 493 kişi de iyileşti.Güney KoreGüney Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte 76 Kovid-19 vakası tespit edildi.Salgına bağlı ölü sayısının 444 olduğu ülkede vaka sayısı 25 bin 275'e çıktı.Güney Kore'de, Kovid-19 testi pozitif çıkan toplam 23 bin 368 kişi iyileşti.FilipinlerFilipinler Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte tespit edilen 2 bin 638 yeni Kovid-19 vakasıyla toplam sayı 359 bin 169'a çıktı.Ülkede son 24 saatte virüs nedeniyle 26 kişi hayatını kaybederken, bugüne kadar Kovid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı 6 bin 675'ye yükseldi. Filipinler'de Kovid-19'a yakalandıktan sonra iyileşenlerin sayısı da 310 bin 303'e ulaştı.TaylandTayland Kovid-19 Durum İdare Merkezinden yapılan açıklamada, ülkede son 24 saatte 5 yeni Kovid-19 vakasına rastlandığı bildirildi.Bugüne dek 3 bin 691 vakanın görüldüğü Tayland'da virüs tespit edilen 59 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 488 kişi iyileşti, 144 kişinin ise tedavisi sürüyor.Ülkede ilk vaka 13 Ocak'ta tespit edilmiş, bu, Çin dışında görülen ilk Kovid-19 vakası olmuştu.SingapurSingapur Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte tamamı yurt dışı kaynaklı 4 yeni Kovid-19 vakasına rastlandı. Bugüne kadar saptanan Kovid-19 vakası sayısının 57 bin 915'e yükseldiği ülkede, virüs nedeniyle 28 kişi yaşamını yitirdi, 57 bin 807 kişi iyileşti.Bakanlık, salgının ortaya çıkmasının ardından Kovid-19 vakalarının çoğunun ülkede geçici çalışma izniyle bulunan yabancı işçiler arasında görüldüğünü, bu işçilerin kaldığı misafirhanelerdeki yayılmanın vaka artışında etkili olduğunu bildirmişti.BangladeşBangladeş Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte kaydedilen 1637 Kovid-19 vakasıyla toplam sayı 390 bin 206'ya ulaştı. Ülkede son 24 saatte Kovid-19 nedeniyle 21 kişinin ölümüyle hayatını kaybedenlerin sayısı 5 bin 681'e yükseldi.Bangladeş'te şimdiye kadar Kovid-19 testi pozitif çıkan 305 bin 599 kişi de iyileşti.Ülkede ilk Kovid-19 vakası 8 Mart'ta tespit edilmiş, virüse bağlı ilk can kaybı ise 18 Mart'ta kaydedilmişti.
Tbmm Başkanı Şentop, Azerbaycanlı Mevkidaşı Gafarova İle Görüştü
BAKÜ (AA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, bazı ülkelerin Ermenistan'a silah yardımında bulunduğunu söyleyerek, 'Bunun işgalci Ermenistan'ı ödüllendirmek anlamına geldiğinin farkındayız. Bunu bütün dünyaya da anlatmak mecburiyetindeyiz.' dedi.Şentop, resmi temaslarda bulunmak için geldiği Azerbaycan'da Milli Meclis Başkanı Sahibe Gafarova ile görüştü.Azerbaycan Milli Meclisi'nde gerçekleştirilen ikili görüşmenin ardından heyetler arası toplantı yapıldı.Şentop burada yaptığı konuşmada, Ermenistan'ın saldırılarından sonra Türkiye olarak her düzeyde ve her platformda Azerbaycan'ın yanında olduklarını gösterdiklerini belirtti.TBMM'de grupu olan 4 siyasi partinin ortak açıklama yayınlayarak Ermenistan'ın saldırılarını kınadığını ve Azerbaycan'a desteğini belirttiğini hatırlatan Şentop, iki ülke milletvekilleri arasındaki dayanışmanın bu süreçte daha da arttığını kaydetti.Türk parlamenterler olarak Azerbaycan'ın gayretlerine katkı sağlamak adına çalışmalara devam etikleri ifade eden Şentop, şunları söyledi:'TBMM İnsan Hakları Komisyonumuz, Dışişleri Bakanlığımızla eşgüdüm içerisinde Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarında yol açtığı insan hakları ihlallerini incelemek üzere bir alt komisyon oluşturdu. Ermenistan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Azerbaycan'a karşı yapmış olduğu ihtiyati tedbir başvurusunda tam istediğini bulamadı. Kendisine karşı da bir tedbir kararı çıktı. Ama maalesef uluslararası örgütlerin hukuk ve mantık dışı kararlarıyla zaman zaman karşılaşıyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde bu süreçte çok adil davranılmadığını düşünüyoruz. Uluslararası toplum tarafsızlık adı altında saldırgan ile mağdur tarafa eşit mesafede olduğunu söylüyor fakat onu da başaramıyor. İşgalci ve saldırgan Ermenistan'a el altından silah yardımı dahil olmak üzere yardımlarda bulunuyorlar. Ermenistan'ın ekonomik durumu bu silahları satın alacak güçte değil. Bunun işgalci Ermenistan'ı ödüllendirmek anlamına geldiğinin farkındayız. Bunu bütün dünyaya da anlatmak mecburiyetindeyiz.'Azerbaycan ordularının başarılarını yakından takip ettiklerini bildiren Şentop, Ermenistan'ın mağlubiyet yaşadıkça daha da saldırgan hale geldiğini ve başarısızlıklarını sivillere saldırarak örtmeye çalıştığını anlattı. Şentop, Ermenistan'ın Azerbaycan ve Türkiye aleyhine kara propogandaya da hız verdiğini söyleyerek, 'Bunlar çaresizliğin getirdiği çırpınışlardır. Bunların bizi olumsuz etkilemesine müsaade etmeyeceğiz. Morallerimizi yüksek tutacağız. ' diye konuştu. 'Bugüne kadar iki ülke arasında 249 anlaşma imzalandı'Sahibe Gafarova da Ermenistan'ın saldırıları ve Azerbaycan ordusunun başlattığı operasyonla ilgili bilgi verdi.Operasyonların başarıyla sürdürüldüğünü aktaran Gafarova, tüm halkın bu haklı davada bir yumruk gibi birleştiğini vurguladı.Gafarova, haklı davasında Azerbaycan'a gösterilen destekler için Türkiye'ye teşekkürlerini iletti.Türk siyasi partilerinin Azerbaycan'a destek amacıyla ortak bildiri kabul ettiğini hatırlaran Gafarova, tüm partilere teşekkür etti.Ermenistan'ın Azerbaycan'ın sivil yerleşim birimlerine saldırılar düzenlediğini hatırlatan Gafarova, bu saldırıların Ermenistan yönetiminin iç yüzünü ortaya koyduğunu kaydetti.Azerbaycan ve Türkiye'nin ortak geçmişe sahip olduğuna işaret eden Gafarova, şunları kaydetti: 'Bu geçmiş bizi daha iyi gelecek kurmaya çağırıyor. Bugüne kadar iki ülke arasında 249 anlaşma imzalandı. 2019'da ticaret hacmimiz 4.5 milyar dolar oldu. Bu yılın ilk 8 ayında salgına rağmen ticaret hacmimiz yaklaşık 3 milyar dolar oldu. Karşılıklı yatırımlar 30 milyar dolara ulaştı. Bunlar iyi göstergeler. Fakat ülkelerimizin potansiyeli bu göstergelerin üstünde. Karşılıklı çabalarla daha iyi sonuçlar elde edeceğiz.'
Reklam
İdare Mahkemesinden Kanser Hastası Lehine Karar
ANKARA (AA) - BARIŞ KILIÇ - Ankara 3. İdare Mahkemesi, bir kanser hastasının, 'bedeli ödenecek ilaçlar listesinde' yer almayan ilacının SGK tarafından karşılanmamasının yürütmesini durdurdu. Kararda, iptali istenen uygulamanın sürmesi halinde, hasta bakımından telafisi güç veya imkansız zararlar oluşabileceği belirtildi.Dava dosyasına göre Ankara'da ikamet eden 67 yaşındaki S.A. adlı kanser hastasına, doktorları tarafından Tecentriq adlı ilaç reçete edildi. Eczaneye giden S.A'ya, SGK'nin 'bedeli ödenecek ilaçlar listesinde' bulunmadığı gerekçesiyle ilacı kendisinin karşılaması gerektiği söylendi.Bunun üzerine S.A, avukatı Can Tatar aracılığıyla ilacın bedelinin SGK tarafından karşılanması için kuruma Ankara 3. İdare Mahkemesinde dava açtı.Dava dilekçesinde, bahse konu ilacın akciğer kanseri tedavisinde önemli yer tuttuğu vurgulandı. Emekli olan davacının bu ilacı düzenli olarak kullanmasının mümkün olmadığı ifade edilen dilekçede, 'Yaşam hakkının kutsallığı, hastanın maddi durumu ve sosyal devlet ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, SGK'nin uygulaması, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve Anayasa'ya aykırılık teşkil etmektedir.' denildi.Dilekçede, söz konusu ilacın bedelinin ödenmesi talep edilirken, S.A'nın ilacı temin edemediği halde tedavisinin ve yaşamının tehlikeye gireceği ifade edilerek yürütmeyi durdurma kararı verilmesi de istendi.Mahkeme, SGK'nin cevabını beklemeden, davacının yürütmeyi durdurma talebini kabul etti. Kararda, iptali istenen uygulamanın sürmesi halinde, S.A. bakımından telafisi güç veya imkansız zararlar oluşabileceği belirtildi.Bu sebeple davalı idarenin savunması alınıncaya veya savunma süresi geçtikten sonra yeni bir karar verilinceye kadar yürütmenin geçici olarak durdurulmasının kararlaştırıldığı bildirildi.Avukat Can Tatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yürütmeyi durdurma kararı kaldırılmadığı sürece veya bu kararla uyumlu yeni bir karar tesis edilip karar kesinleşinceye kadar dava konusu ilacın bedelinin kamu tarafından karşılanacağını bildirdi.Tatar, kararın ardından SGK'nin ilaç bedelini kendilerine ödediğini belirterek, 'Bu haliyle çok önemli etki ve sonuçları olan bir karar olduğu kanaatindeyiz. Yaşam hakkını korumak için gerekli tedbirlerin alınması adına son derece faydalı ve doğru bir karar.' diye konuştu.
Fransa, Bazı Müslüman Sivil Toplum Kuruluşlarını Kapatacak
PARİS (AA) - Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, ülkede birçok Müslüman sivil toplum kuruluşunu kapatacaklarını belirtti. Darmanin, Europe1 radyosunda yaptığı açıklamada, 16 Ekim'de Conflans Sainte-Honorine semtinde bir öğretmenin cesedinin, başı kesik halde bulunmasının ardından ülkede Müslümanlara ait 51 derneğin ve sivil toplum kuruluşunun devlet tarafından denetleneceğini söyledi. Bunlardan birkaçının Bakanlar Kurulu'nun onayı ile kapatılacağını ifade eden Darmanin, kapatılacak kuruluşların arasında, Fransa Cumhuriyeti'ne düşman oldukları iddiasıyla Fransa İslamofobi ile Mücadele Kollektifi (CCIF) ile Barakacity'nin yer aldığını belirtti. Fransa’da geçen hafta Barakacity'e ve kuruluşun kurucusunun evine baskın düzenlenmişti. Ülkede son haftalarda özellikle Müslüman sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar arttı.Darmanin, 13 Ekim'de yaptığı açıklamada, 'radikal İslamcılık ile mücadele' iddiasıyla ülkede geçen ay 12, yılbaşından bu yana ise toplam 73 cami, özel okul, dernek ve iş yerlerinin kapatıldığını belirtmişti.
Siirt'te "Dur" İhtarına Uymayan Araçta Kaçak Sigara Ele Geçirildi
SİİRT (AA) - Siirt'te polisin 'dur' ihtarına uymayarak kaçan araçta 7 bin 330 paket gümrük kaçağı sigara bulundu.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, kaçakçılık suçlarının önlenmesine yönelik çalışma başlatıldı.Bu kapsamda Kilit-3 uygulama noktasında polisin 'dur' ihtarına uymayarak kaçan otomobil polis ekibince takibe alındı. Park halinde terk edilmiş araçta yapılan aramada 7 bin 330 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi.Öte yandan, denetimlerde 2 araçta da gümrük kaçağı 33 cep telefonu bulundu.
Kırşehir'de İhtiyaç Sahibi Öğrencilere 300 Tablet Bilgisayar Dağıtıldı
KIRŞEHİR (AA) - Kırşehir'de, uzaktan eğitimde bilgisayar sıkıntısı yaşayan öğrenciler için hayırseverler ve belediyenin katkılarıyla 300 tablet bilgisayar dağıtıldı.Kırşehir Belediyesinin öncülüğünde başlatılan kampanyada, 300 tablet bilgisayar, oluşturulan ekiplerle öğrencilerin evlerine bırakıldı.Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrasında bilgisayarı olmadığı için uzaktan eğitime katılmakta zorluk çeken çocuklar için bir süre önce kampanya başlattıklarını söyledi.Kampanyaya Kırşehir'den, Türkiye'nin farklı illerinden ve yurt dışından hayırseverlerin katkı sağladığını anlatan Ekicioğlu, şöyle konuştu:'Uzaktan eğitim modelinde gerekli olan tablet ya da bilgisayarı olmayan öğrencilerimiz, bu konuda çok büyük mağduriyet yaşıyorlardı. Kırşehir Belediyesi olarak bu mağduriyetin giderilmesi için, başarısı ile Türkiye'de eğitimde marka kent olan Kırşehir'de, 'iyi bir eğitim bütün çocuklarımızın hakkı' diyerek başlatmış olduğumuz kampanya neticesinde, bugün tabletlerimizi dağıtıyoruz. Tablet desteği ile ilgili belediyemize ciddi sayıda talep geldi. Şu an ancak taleplerin yüzde 20'sine cevap verebiliyoruz. Öğrencilerimizi en iyi tanıyan öğretmenleridir. Bu konuda öğretmen sendikalarımızdan destek aldık.'Belediyenin imkanları haricinde hayırseverlerin de büyük bir katkı sağladığını vurgulayan Ekicioğlu, 'Bu konuda duyarlı davranarak öğrencilerimize tablet hediye eden hayırsever hemşehrilerimize çok teşekkür ediyorum.' dedi.
Reklam