onedio
Hak-İş'ten "Sendikalı Kadın Takım Kaptanları Yetiştirilmesi" Projesi
ANKARA (AA) - Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, 'Aşıda iyi noktadayız. Önümüzdeki hafta yerli aşının ilk uygulaması başlayacak.' dedi.Prof. Dr. İlhan, Hak-İş Kadın Komitesi tarafından üyelere yönelik gerçekleştirilen 'Yeterlilik Odaklı Sendikalı Kadın Takım Kaptanları Yetiştirilmesi' projesi eğitim programı kapsamında sunum yaptı.Prof. Dr. İlhan, sunumda virüsle mücadeleye değinerek, bu çerçevede gelinen ve ulaşılan noktayı 'çok iyi' olarak niteledi ve sorunun birlikte aşılacağını söyledi. Ancak konuyla ilgili bazı söylemleri anımsatan Prof. Dr. İlhan, 'İnsanlar toplumun gözünün içine baka baka gerçekler dışında farklı şeyler söylüyorlar.' ifadesini kullandı.'Vaka sayısı' tartışmasına değinen Prof. Dr. İlhan, şöyle devam etti:'Vakanın 10 bin ya da bin olması bizim maske takmamız, fiziksel mesafeye ya da kurallara uymamız konusunda bir engel değil. Bizim bunlara uymamız gerekiyor. Bu dönemde kamusal tedbirler üst düzeyde. İller arası dolaşımın kısıtlanması, okullar ve üniversitelerin kapatılması, hastalığın yayılmasında çok büyük önem arz etti. Ama hazirandan belli bir noktaya geldik. Bu nokta içerisinde belli bir rakama gelindiğinde herkesin günlük işlerine devam etmesi ama bu süreç içerisinde kurallara uymasının uygun olacağı bir yaklaşımı sergiledik.'Bu noktada sosyal destek ve iş göremezlik ödeneklerinin önerine değinen Prof. Dr. İlhan, her sendikanın bu konuya çok sahip çıkmadığını belirterek, bu çerçevede Hak-İş'i kutladı.-'İyi bir yerdeyiz''Peki şu an neredeyiz?' diye soran Prof. Dr. İlhan, 'Ankara'da iyi bir noktadayız. Çevrenize baktığınızda daha az enfekte insan olduğunu gözlemliyorsunuz veya hastanede yer bulmada insanlar daha az sorun yaşıyorlar. Bunu da gözlüyorsunuzdur. Ama İstanbul'da şu anda bir artış söz konusu.' dedi.Prof. Dr. İlhan, artışın nedenlerine ilişkin, 'Ankara memur, çalışan şehri. Daha orta, ortanın altı ekonomik düzeye sahip insanlarız. Ama eğitim ve kültürün en yüksek olduğu yer. O yüzden Ankara'daki insanlar genelde izinlerinde memleketlerine, belki kısa süreli tatil beldelerine gidiyorlar. Döndüklerinde vakaları birlikte getirip enfeksiyonları artırdılar. Düğün sezonları ile birlikte enfeksiyonlarda ciddi artışlar oldu.' açıklamasını yaptı. Filyasyon ekiplerinin sahada olduğunu belirten Prof. Dr. İlhan, salgının üstesinden, filyasyonla sahada hastalıkların takibini yaparak geldiklerini söyledi.Prof. Dr. İlhan, tedavide de iyi bir noktada bulunulduğunu, esnek ve kademeli çalışmanın ciddi bir uygulama olduğunu belirten Prof. Dr. İlhan, 'Maalesef bazı özel sektör kuruluşları kademeli çalışma kurallarına uymuyor. Esnek çalışmaya uymayanlar var. Evden yapılacak işler bile olsa 'saat 09.00-17.00 arası işe gelsin' diyenler var. Bunu suistimal edenler de var. Ama bizlerin biraz daha vicdanlı davranıp, devletin sağladığı bu imkanları iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.' diye konuştu.Aşı çalışmalarıAşı çalışmaları konusunda bilgi veren Prof. Dr. İlhan, şunları kaydetti:'Aşıda iyi noktadayız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan açıkladı. Önümüzdeki hafta yerli aşının ilk uygulaması başlayacak. Yerli bir aşı olursa iyi bir üretim kapasitesi var. Hemen uygulamaya girmez ama bahar aylarına kadar ancak uygulamaya girer. O zamana kadar da Çin, İngiliz ve Amerikan aşısı ile iyi bir noktaya gelip, salgını konsolide edip günlük hayata döneceğiz. Ama yine tabii tedbiri elden bırakmamamız gerekiyor. Birçok insan 'hocam şu maskeden ne zaman kurtulacağız?' ya da 'Çocuklar okula ne zaman gidecekler?' diye soruyor. Çocukların bir bölümü okula başladılar ama maskeyi bir süre daha takmaya devam edeceğiz. Biraz insanımızı, ülkemizi severek, olumlu boyutuyla bakarsanız, mesela geçen ve bu senenin 1 Eylül-1 Ekim arası grip verilerini karşılaştırırsanız maske taktığımız için daha az insan grip oldu. Yani bu sürecin başka getirileri de var.'-Çalışma hayatına etkisiSürecin çalışma hayatına etkisinin de önemli bir boyut olduğuna işaret eden Prof. Dr. İlhan, çalışmanın biçim, yöntem ve kurallarının değiştiğini söyledi. Üniversitelerin de bu konuyu tartıştığına işaret eden Prof. Dr. İlhan, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Çok ihtişamlı, çok büyük binalar, çok büyük yerlere gerek var mı acaba yoksa daha çok insana mı yatırım yapmak gerekiyor? Ya da insanın bireysel kullanabileceği ürünlere mi yatırım yapmak gerekiyor? Bunun farklı bir boyutu var. Evde bir insanı çalışmaya mecbur ediyorsunuz. Evde de işveren sanki çalışanını 24 saat çalışacakmış gibi hissediyor. Evde çalışan işyerindeki sürelerle sınırlı olarak işini yapmak zorunda. Aslında çok zor bir dönem. Daha açıkçası iş gücüne çok ihtiyaç var. Devlet, sendikalar, üniversiteler çalışanlar iş birliği ile umarım üstesinden gelebiliriz. Bu süreci kısa zamanda atlatırız.'Prof. Dr. İlhan, Çalışma Bakanlığı'nın yaptığı 'Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi'nin bu yıl koronavirüsten dolayı iptal edildiğini anımsattı.-'Türkiye'nin farkı bu sorunu kararlılıkla ele alması'Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Osman Yıldız ise Türkiye'nin koronavürise karşı çok güçlü ve kararlı bir duruş sergilediğini belirterek, 'Bütün dünyada var ama Türkiye'nin farkı, bu sorunu kararlılıkla ele alması. 'Biz bununla topyekün mücadele edeceğiz' şeklinde bir kararlı duruşu ve bunu uygulaması söz konusu.' dedi.Konfederasyona bağlı sendikalarda bütün önlemleri kaçınmadan aldıklarını ifade eden Yıldız, şunları söyledi:'İlk günden itibaren Türkiye'de üretimden ve çalışma hayatında, Türkiye’nin kapanması yönünde önemli bir irade ortaya konulmuştur. Biz bu anlayışa karşı çıktık. Türkiye'nin bu anlamda bir OHAL'e dönüşmesine karşı çıktığımızı belirtmek istiyoruz. Bu virüs çok tehlikeli, çok öldürücü fakat bu virüse karşı önlem alınabiliyor. Önlem almak hepimizin elinde. Konfederasyon olarak Türkiye'nin üretim ve hizmetlerle yoluna devam etmesini istiyoruz.'-'Buna olağanüstü halle cevap vermeyeceğiz'Hem işveren hem de sendikaların bütün önlemlerini alarak yoluna devam ettiğini vurgulayan Yıldız, şu görüşlerini paylaştı:'Gördüğümüz işyerlerinde koronavirüs çok yayılmıyor. Daha çok sosyal hayatta işyerlerine taşıdığımız bir durum söz konusu. Olağanüstü bir süreçten geçtiğimiz doğrudur ama biz buna olağanüstü halle cevap vermeyeceğiz. Buna sıkı, dikkatli önlemler ve yenilenen ilişkilerle karşılık vereceğiz. Hak-İş olarak, Avrupa'nın yaptığı gibi OHAL ile değil, olağanüstü gayretlerle bu süreci atlatmak istiyoruz. 20 iş kolumuzun hepsinin üretimini, istihdamını koruyarak yoluna devam etmesini istiyoruz. Çünkü istihdamı korumanın en önemli yöntemi üretimden geçmektedir.'
Sahte İçkiden Gözaltına Alınan 3 Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi
İSTANBUL (AA) - Kartal'da sahte içkiden 1 kişinin ölümü, 3 kişinin de zehirlenmesi olayına ilişkin gözaltına alınan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi.Bir iş yerinden satın aldığı metil alkolle sahte içki yapıp içtikten sonra 1 kişinin hayatını kaybetmesi, 3 kişinin de zehirlenmesi olayına ilişkin gözaltına alınan şüpheliler Anıl Orkun İ. Güngör G. ve Yavuz Ö'nün Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.3 şüpheli Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.Olay10 Ekim'de Kartal Petroliş Mahallesi'ndeki bir iş yerinden satın aldığı metil alkol ile sahte içki yapıp içtikten sonra zehirlenen avukat Hakkı Oğuzhan Şahinoğlu (36) Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetmişti.Aynı iş yerinden metil alkol alıp sahte içki yapıp içen Kemal K, Abdil K, ve Rahmi K. de zehirlenmiş Kartal Eğitim Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınmıştı. Olayın ardından 3 zanlı gözaltına alınmıştı.
Aydın'da Başkasına Ait Evi Satmaya Çalıştığı İddia Edilen 6 Kişi Suçüstü Yakalandı
AYDIN (AA) - Aydın'ın Didim ilçesinde, sahte belgelerle başkasına ait evi satmaya çalıştığı iddia edilen 6 zanlı, işlemi gerçekleştirmek için gittikleri Tapu Müdürlüğünde gözaltına alındı. Emniyet ekipleri, Didim İlçe Tapu Müdürlüğünde, yurt dışında yaşayan A.M'ye ait evi, sahte belgelerle satmaya çalışan dolandırıcılar olduğu yönündeki ihbar üzerine operasyon düzenledi. Operasyonda A.T, V.Y, R.O, Y.K, S.Ç. ve S.D. gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametleri ve üstlerindeki aramalarda, ev sahibi A.M'ye ait vesikalık fotoğraflar, bu kişi adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile taklit imza için deneme yapılmış not defteri ele geçirildi.
Türk Kızılayın Azerbaycan'a Gönderdiği Yardım, Bakü'de Yetkililere Teslim Edildi
BAKÜ (AA) - Türk Kızılayın, Dağlık Karabağ bölgesindeki çatışmalardan etkilenen bölge halkına ulaştırılmak üzere Azerbaycan'a gönderdiği acil insani yardım malzemesi taşıyan konvoy, Bakü'ye ulaştı. Konvoyu Bakü'de Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, Azerbaycan Kızılayı Başkan Yardımcısı Gafar Esgerzade ve diğer yetkililer karşıladı.Yardım malzemeleri, daha sonra çatışmaların yaşandığı bölgelerde yaşayan sivillere ulaştırılmak üzere Azerbaycan Kızılayın deposuna konuldu.'Destek vermeye devam edeceğiz'Büyükelçi Özoral, karşılama töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye olarak haklı mücadelesinde Azerbaycan'ın yanında bulunduklarını söyledi. 'Azerbaycan'a her türlü destek vermeye devam edeceğiz' diyen Özoral, Türk Kızılayın gönderdiği insani yardımın da bu desteğin devamı niteliğinde olduğunu kaydetti.Özoral, sözlerine şöyle devam etti:'Bu, Türk halkının ve devletinin Azerbaycan'a olan kardeşlik borcunun bir gereğidir. Bunu kardeşlerimize yardım etmek maksadıyla yapıyoruz. Fakat şunu da biliyoruz ki; Azerbaycan bu davasında sonuna kadar haklıdır. 1 milyondan fazla Azerbaycan vatandaşı, 30 yıldır göçmen durumundadır. Bu haksızlığın bir an önce giderilmesi için Türkiye olarak elimizden geleni yapacağız. Burada ortaya çıkan insani yaraların sarılması konusunda da Azerbaycan'a elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz.'Azerbaycan Kızılayı Başkan Yardımcısı Esgerzade, Türk Kızılayın her zaman Azerbaycan'a destek verdiğini ifade etti.1990'lı yıllarda Türk Kızılayın Dağlık Karabağ göçmenleri için çadır kampları kurduğunu ve 10 yıl giderlerini karşıladığını hatırlatan Esgerzade, tüm destekler için teşekkürlerini iletti. Türk Kızılay Uluslararası Politikalar ve Paydaşlar Direktörü Kaan Saner, bu konvoyun öncü olduğunu, bölgede ihtiyaç tespiti yaptıktan sonra yardımları sürdüreceklerini ve bunun için de bir ulusal yardım kampanyası başlattıklarını dile getirdi. 250 adet 16 metrekarelik, 6 kişinin barınabileceği afet çadırı, 3 bin battaniye, 500 yatak, 288 mutfak seti, yaklaşık 1,2 milyon liralık insani yardım malzemesini taşıyan 4 tır, 9 Ekim'de Ankara'dan yola çıkmıştı.
Bulgaristan'da Son 24 Saatte 785 Yeni Kovid-19 Vakası Kaydedildi
SOFYA (AA) - Bulgaristan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) günlük vaka sayısı, salgının başından beri en yüksek seviyeye ulaşarak 785’e çıktı.Ülkede son 24 saatte 785 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 25 bin 774'e ulaştı. Aynı sürede salgın nedeniyle 8 kişi hayatını kaybetti, ölü sayısı 923'e yükseldi. Bulgaristan'ın çeşitli hastanelerinde tedavi gören 1307 hastanın 64’ü yoğun bakımda bulunuyor.Sağlık Bakanı Kostadin Angelov, düzenlediği basın toplantısında, vaka sayısındaki ani yükselişe rağmen ek önlemlerin alınmasının öngörülmediğini bildirdi.Angelov, 'Bugüne dek getirilen kapalı mekanlarda maske kullanım zorunluluğu, kişisel hijyen ve diğer olağan tedbirlerin yanı sıra daha etkin bir denetim yapacağız.' dedi. Bakan Angelov, hükümetin bugünkü oturumunda Kovid-19’a karşı tedavide etkin sonuç veren Remdesivir ilacından 2 bin 500 doz alım için bütçeden bir milyon avro ayrıldığını bildirdi.Basın toplantısına katılan Eğitim Bakanı Krasimir Vılçev de okullardaki Kovid-19 vaka sayısının düşük olduğunu, 700 bin öğrenciden 162’sinin, 90 bin öğretmenden ise sadece 159’unun PCR testinin pozitif çıktığını açıkladı.Bu durumda okullardaki eğitimin uzaktan yapılmasına gerek duyulmadığına işaret eden Vılçev, devlet bütçesinden tahsis edilen 7 milyon avroyla ilk aşamada ihtiyaç sahibi öğrencilere ve öğretmenlere 16 bin tablet alınacağını duyurdu. Bir sonraki aşamada ise Avrupa Birliği’nin (AB) finansmanı ile 80 bin cihaz daha alınacak.
Düşünce Kuruluşları Alman Ekonomisinin Bu Yıl Yüzde 5,4 Daralmasını Bekliyor
BERLİN (AA) - Almanya'nın önde gelen beş ekonomik düşünce kuruluşu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede kamusal yaşam ve ekonomik faaliyetlerde kısıtlamaların Alman ekonomisini beklenenden daha fazla etkilediğini bildirerek, bu yıl gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5,4 daralacağını öngördü. Ekonomi Araştırma Enstitüsü’nün (Ifo) de içinde yer aldığı beş ekonomik düşünce kuruluşu ülke ekonomisine ilişkin ilkbaharda paylaştığı 2020-2021’i kapsayan büyüme tahminlerini 2022’yi de alarak aşağı yönlü güncelledi. Beş ekonomik düşünce kuruluşundan yapılan ortak açıklamaya göre, bu yıl için GSYH küçülme tahmini yüzde eksi 4,2’den yüzde eksi 5,4’e yükseltildi. Düşünce kuruluşları, Alman ekonomisinin gelecek yıl için büyüme tahminini ise yüzde 5,8’den yüzde 4,7’e düşürdü. 2022’de ise Alman ekonomisinin yüzde 2,7 büyüyeceği tahmin edildi. İstihdam edilen kişi sayısının bu yıl 45 milyon 69 binden 44 milyon 869 bine düşeceğini öngören düşünce kuruluşları, Avrupa'nın en büyük ekonomisinde işsizliğin yüzde 5,9'a çıkacağı, yıllık enflasyonun bu yıl yüzde 0,5'e gerileyeceği ve gelecek yıl yüzde 1,4’e yükseleceği tahmininde bulundu. Düşünce kuruluşlarının yaptığı ortak açıklamada, Alman ekonomisinde büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizenin, ekonomide toparlanma sürecinin beklenenden daha yavaş olmasından kaynaklandığı belirtilerek, “Koronavirüs salgını Alman ekonomisinde önemli izler bırakıyor ve salgının etkisi bahar döneminde tahmin edilenden daha kalıcı duruyor.” ifadesine yer verildi. Açıklamada, ekonomide toparlanmanın, özellikle restoranlar, turizm ve hava taşımacılığı gibi sosyal hayatla bağlantısı yüksek olan sektörler tarafından baltalandığına ve şirket yatırımlarının öz sermaye sorunlarından dolay yavaşladığına vurgu yapılarak, toparlanmanın salgında yara almasına rağmen ihracat tarafından desteklendiği ifade edildi. Öte yandan, düşünce kuruluşları, bankacılık sisteminde Kovid-19’tan kaynaklanan risklere rağmen, finansal sistemin istikrarı için alınan tedbirler göz önüne alındığında bir finansal kriz öngörmüyor. Ayrıca, bankaların kredi vermeye devam etmesi bekleniyor. Alman ekonomisine ilişkin rapor, Münih merkezli Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), Berlin merkezli Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW Berlin), Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW), Halle Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IWH) ve Essen Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü'nce (RWI) ortaklaşa hazırlandı.
Reklam
Giresun'da Selde Kaybolan 4 Kişiyi Arama Çalışmaları Devam Ediyor
GİRESUN (AA) - Giresun Valiliği, 22 Ağustos'ta meydana gelen sel ve taşkınlarda kaybolan 4 kişiyi arama çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, kayıp kişilerle ilgili Karadeniz'de arama tarama çalışmalarının yürütüldüğü belirtildi.Açıklamada, dün Batlama Deresi'nin denize döküldüğü bölgede çalışmaların yapıldığına işaret edilerek, 'Bugün ise akıntıların Yağlıdere ve Espiye'den denize ulaştığı bölgede su altı robotu ile arama-tarama faaliyetlerine devam ediliyor.' ifadesi kullanıldı.İl genelinde 22 Ağustos'ta etkili olan sağanak sonucu meydana gelen sele kapılan Emine ve Davut Akgün ile Ali Akbulut ve Umut Cantürk kaybolmuştu.
Fransa'da Müslüman Sivil Toplum Kuruluşuna Baskın
PARİS (AA) - Fransa’da sivil toplum kuruluşu Baraka City'e ve kuruluşun kurucusunun evine baskın düzenlendiği bildirildi.Baraka City’nin sosyal medya hesaplarından paylaşılan bilgilere göre, kuruluşun merkezine ve kurucusu Idriss Sihamedi’nin evine Fransız polisi tarafından baskın düzenlendi. Sihamedi çocuklarının gözleri önünde gözaltına alındı.Polisin, Sihamedi’nin eşine de kelepçe taktığı ve çocukların da ellerini kaldırmalarını istediğini duyuran Baraka City, Sihamedi'nin mukavemet göstermediği halde polisin şiddet gösterdiğini aktardı.Baskın, Baraka City’nin sosyal medya hesaplarından canlı yayımlandı.Görüntülerde, polisin kapıların açılması için anahtar teklif eden çalışanları reddederek kapıyı kırdığı görülüyor.Baskın sonrasına ait görüntülere ise polisin her yeri altüst ettiği kareler yansıyor.Baskında sivil toplum kuruluşunu suçlayacak hiçbir unsur bulunamadı.Fransız yetkililer, konuyla ilgili resmi açıklama yapmadı.İçişleri Bakanı Gerard Darmanin, İdriss Sihamedi’yi terörü desteklemekle suçlamıştı.Baraka City, daha önce kendisine yönelik terör suçlamasından aklanmıştı.Paris’te son haftalarda özellikle Müslüman sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskınlar arttı. Bakan Darmanin, dün yaptığı açıklamada, 'radikallerle mücadele' gerekçesiyle yılın başından itibaren 73 cami, özel okul ve iş yerlerinin kapatıldığını duyurmuştu.
Reklam
Yeni Akademik Yıl Açılış Töreni Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Yarın Gerçekleştirilecek
ANKARA (AA) - Yükseköğretim Kurulundan (YÖK), 2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'nin, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde yarın gerçekleştirileceği bildirildi. YÖK'ten yapılan açıklamada, yarın saat 14.00'te gerçekleştirilecek Toplu Akademik Yıl Açılış Töreni'ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanının yanı sıra bakanlar, YÖK üyeleri, ilgili kurum başkanları, büyükelçiler, bütün üniversite rektörleri ile YÖK 100/2000 Doktora Projesi kapsamında ülke için öncelikli alanlarda doktora eğitimi gören öğrencilerin katılacağı belirtildi. Törenin son bölümünde, YÖK tarafından her yıl bireysel ve kurumsal olmak üzere iki kategoride dağıtılan YÖK 2020 Üstün Başarı Ödülleri'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ödülleri almaya hak kazanan akademisyenlere ve yükseköğretim kurumlarına verileceği kaydedildi.
İsrail Güçleri 14 Filistinliyi Gözaltına Aldı
KUDÜS (AA) - İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 14 Filistinliyi gözaltına alırken, gözaltılar sırasında 2 İsrail askeri yaralandı. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail güçleri gece saatlerinde Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ün bazı bölgelerine baskın düzenledi.İsrail güçleri baskınlarda Batı Şeria'da 7, Doğu Kudüs'te 7 Filistinliyi çeşitli iddialarla gözaltına aldı.Öte yandan İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Nablus'ta yer alan Balata Mülteci Kampındaki gözaltı sırasında İsrail güçlerine patlayıcı madde atılması nedeniyle 2 askerin hafif şekilde yaralandığı ifade edildi. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te sık sık evlere baskın düzenleyen İsrail güçleri, çeşitli iddialarla Filistinlileri gözaltına alıyor.Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te sıradan hale gelen gözaltılar sonrası aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Filistinlilerden bazıları günlerce gözaltı merkezlerinde tutuluyor.
İstanbul Trafik Otoritmi Raporu Açıklandı
İSTANBUL (AA) - Yeditepe Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen araştırmaya göre, bu yılın ilk çeyreğinde ortalama yüzde 75'e varan zaman kaybına yol açan İstanbul trafiği, yoğun pandemi önlemlerinin alındığı ikinci çeyrekte rahatlasa da yaz sonunda yine neredeyse durma noktasına geldi.Yeditepe Üniversitesi açıklamasına göre, Üniversite bünyesinde veri bilimi alanında çalışan akademisyenler Dr. Öğr. Üyesi Serkan Gürsoy ve Doç. Dr. Murat Yücelen'in yanı sıra Prof. Dr. Okan Tuna, büyük veri analitiği ve teknolojilerini kullanarak İstanbul Trafik Otoritmi'ni ortaya koydu. 2013 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren akademisyenler, her yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul'un trafiğini analiz ederek bir rapor oluşturdu. Buna göre, 2020'nin ilk çeyreğinde ortalama yüzde 75'e varan zaman kaybına yol açan İstanbul trafiği, yoğun pandemi önlemlerinin alındığı ikinci çeyrekte rahatlasa da yaz sonunda yine neredeyse durma noktasına geldi. İkinci çeyrekte etkili olan pandemi önlemleri nedeniyle ortaya çıkan rahatlama kayboldu. İstanbul'un sürüş hızı, pandemi öncesi döneme döndü.112 rota analiz edildiİstanbul'da yaklaşık 5 bin kilometrelik bir yol ağı kesintisiz takip edilerek gerçekleşen sürüş hızlarının kayıt altında tutulması yoluyla oluşturulan raporda, İstanbul'un ana arterleri 'Ana Koridor', 'Doğu Batı Aktarma Koridoru' ve 'Batı Doğu Aktarma Koridoru' şeklinde 3 ana rota üzerinden değerlendirmeye alındı. İstanbul'da 112 rotaya karşılık gelen bu 3 ana koridor, İstanbul arterlerinde gerçekleşen hareketliliğin yüzde 87'sini istatistiki olarak ortaya koyuyor. Son 4 yıla ait veriler ve değerlendirmelerin yer aldığı raporda, 2017 yılında sürüş hızlarında sabah 27, öğlen 35 ve akşam 23 kilometre/saate kadar düşüşler görülürken, 2018'de bu rakamlar sabah 25, öğlen 30 ve akşam 19 kilometre/saat olarak ölçüldü. 2019 rakamları ise önceki yıllara göre çok daha azaldı. Sabah 24, öğlen 29 ve akşam 19 kilometre/saat ile yol almaya çalışan sürücüler oldu. Ortalama sürüş hızları ise 2017 yılında 32,8, 2018 yılında 30,3 ve 2019 yılında 29,3 kilometre/saat olarak belirlendi. İstanbullular, 2017'ye göre saatte 3,5 kilometre daha yavaşlayıp 2017'de aynı sürelerde ulaşabildikleri varış noktalarına 3,5 kilometre daha uzak kaldı. 2020'de akşamları kayıp zaman saatte 45 dakika oldu Rapora göre, 2019 yılında İstanbul arterlerinde hareket eden sürücüler, gün boyu süren trafikte zamanlarının yaklaşık 66'sını trafik yoğunluğuna bağlı yavaşlamadan dolayı kaybetti. Yani yolda geçirilen her 1 saatin 39 dakikası trafiğe harcandı. Sabah ve akşam saatlerinde bu rakam daha arttı. Sabahları her bir saatin 43 dakikası trafikte kaybolurken, akşamları bu kayıp 45 dakika olarak ölçüldü.2020 yılının ilk çeyreğinde, pandemi önlemlerinin henüz alınmadığı 15 Mart öncesinde ise sürüş hızının 24 kilometre/saate kadar gerilediği, ortalama zaman kaybının ise yüzde 75'e kadar çıktığı belirlendi.Pandemiyle ortaya çıkan koşullar ve alınan tedbirlerin sonucu olarak yılın ikinci çeyreğinde (Nisan, Mayıs, Haziran 2020) sürüş hızları 44 kilometre/saate kadar yükseldi. Bu dönemde rahatlayan trafik koşullarında trafikte kaybolan zaman İstanbullular için neredeyse yarı yarıya azaldı. Ancak yazın bitişi ile arterlerdeki sürüş hızları sert bir şekilde eski seyrine döndü. Sabah saatlerinde 20 kilometre/saate gerileyen sürüş hızı, akşam saatlerinde 15 kilometre/saat seviyelerine kadar indi.'İş, gelir, sağlık, sosyal yaşam kaybına yol açıyor'Açıklamada görüşlerine yer verilen Dr. Öğr. Üyesi Serkan Gürsoy, trafik yoğunluğunun yalnızca zaman kaybına neden olmadığını, aynı zamanda iş, gelir, sağlık, sosyal yaşam kaybına yol açtığını ve çevre/gürültü kirliliği gibi sonuçlarının olduğunu aktardı. Yaptıkları otoritim çalışmasında trafiğin yol açtığı bu sorunların da akıllı sistemler aracılığı sayısallaştırılarak izlendiğini belirten Gürsoy, trafiğe bağlı kayıpları herhangi bir güzergah veya caddede de takip edebildiklerini, sonuçları herhangi bir zaman aralığına ve herhangi bir konum kapsamına göre ölçekleyebildiklerini bildirdi.Bununla birlikte hareketlilik kabiliyetindeki azalmanın ulaşımı daha pahalı ve zahmetli hale getirdiğini kaydeden Gürsoy, trafiğin şehir kullanımını olumsuz etkilediğini, yaşam kalitesini ve memnuniyetini azalttığını vurguladı. 'Akıllı kent sistemleri üzerinde çalışıyoruz'Doç. Dr. Murat Yücelen de şehirlerde ortaya çıkan hareketlilik ihtiyacının karşılanması, trafik kaynaklı problemlerin ortadan kaldırılması veya kontrol altında tutulmasının ancak daha verimli sistemlerin geliştirilmesi ile mümkün olduğunu aktardı. Kent sakinlerinin çevreleriyle özgün ilişkiler kurabilmesini ve geliştirebilmesini sağlayacak çözümler üretilmesi ve politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirten Yücelen, şunları kaydetti:'Bugün trafik sorunu ile başa çıkmak, daha hızlı gidebilmenin yollarını aramak anlamına gelmiyor. Daha az kayıp vererek, daha az enerji harcayarak, daha temiz çevre için seçimler yaparak hareket edebilmek anlamına geliyor. Akıllı şehirlerin daha hızlı otoyollardan ziyade daha sağlıklı yaşam alanlarından oluştuğunu düşünmek gerek. Trafiğin yegane çözümü, kent sakininin kent olanaklarına erişim kabiliyetinin artırılması ile hayata geçebilir. Bu olanaklar; iş, sağlık, eğitim, kültür, eğlence, yeşil alan gibi kentin yaşayanlarına sunduğu olanaklardır. Bu olanaklar, yakın çevrenizden uzaklaştıkça ve onlara ulaşmak zorlaştıkça hem şehre olan aidiyet hissi azalır hem de yoğunluk nedeni ile sıkışmalara yol açar. Bugün üretilebilen, bizim de üniversite-kamu-sanayi iş birliği yaparak üzerine çalıştığımız akıllı kent sistemleri, bu ilişkileri kurmaya yönelik adımlar atmakta ve başarılı sonuçlar alabilmektedir. Yaygınlaştırılması gerekir.'
Reklam
Kırklareli'nde Çevreyi Kirletenler Güvenlik Kameralarından Tespit Edilecek
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde güvenlik kameralarından çevreyi kirlettikleri tespit edilenler hakkında ceza uygulanacak.Vali Osman Bilgin, Lüleburgaz ilçesinde otoban gişelerine yakın bir alana atılan atıkların kaldırılma çalışmalarını yerinde inceledi.İnceleme sonrası, AA muhabirine açıklamada bulunan Vali Bilgin, korunmayan çevrenin karşılığını olumsuz olarak verdiğini ifade etti.Yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı temizliğin en önemli etken olduğuna dikkati çeken Bilgin, 'Bugün maalesef farklı farklı dönemlerde derelerin kirletildiğini, doğanın vatandaşlarımız tarafından sürekli kirletildiğini görüyoruz. Buna karşı topyekun mücadele vermeliyiz. Bir kamu kurumunun veya tüm kamu kurum kuruluşlarının mücadelesi ile olacak bir şey değil. Herkesin mücadele etmesi gerekiyor.' diye konuştu.Çevreyi kirletenlere karşı devletin tüm kurumlarının teyakkuzda olduğunu vurgulayan Bilgin, bu konuda ciddi çalışmalar yapılacağını kaydetti.Doğanın artık daha temiz ve güzel olması için var güçleriyle gayret göstereceklerini anlatan Bilgin, şöyle devam etti:'İlimizde çevre temizliği seferberliği başlattık. Jandarma ve polis ekipleri artık doğayı kirletenleri güvenlik kameralarından tespit edecek. Doğayı kim kirletiyorsa onu bulacağız ve cezalandıracağız. Bizim görevimiz kötü görüntüyü ortadan kaldırmak, en önemlisi de o kötü görüntünün oluşmasını engellemek. İlimizde hafriyat alanları belirledik, vatandaşlarımız hafriyatlarını veya çöplerini belirlenen alanlara bıraksınlar. İnsanlar atıklarını gelişigüzel atmamalı.'Vali Bilgin, kentte yoğun 'tabela kirliliği' olduğuna da işaret ederek, bunun önüne geçileceğini aktardı.
Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin Yıldırım'dan Açıklama:
ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin Yıldırım, 'Işıklar yanıyor' şeklindeki paylaşımı nedeniyle kamuoyundan özür diledi. Yıldırım, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin Enis Berberoğlu kararının ardından sosyal medya hesabından Anayasa Mahkemesi binasının fotoğrafını ekleyerek yaptığı ve tepkilere neden olan 'Işıklar yanıyor' şeklindeki paylaşımıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Engin Yıldırım, dün gece paylaştığı mesajda maksadını aşan ifadeler kullanmış olmaktan dolayı üzüntü duyduğunu belirterek, kasıtlı şekilde hukuk veya demokrasi dışı bir olguya atıf yapmasının söz konusu olamayacağını ifade etti. Hukuk ve demokrasi karşıtı her türlü girişimin karşısında olduğunu kaydeden Yıldırım, 'Mesai sonrası Anayasa Mahkemesi bahçesinde yaptığım yürüyüşün ardından çektiğim fotoğrafı hukuk dışı herhangi bir imada bulunmaksızın paylaştım. Kasıtlı olarak demokrasi ve hukuk dışı hiçbir imada bulunmayacağım şahsımı tanıyan herkesçe malumdur. Ancak insani bir yanılgıyla yanlış yorumlanmaya müsait şekilde paylaştığım mesaj dolayısıyla kamuoyundan özür diliyorum.' ifadelerini kullandı.
İstanbul Valiliği, "Aileler Üniversitede Projesi" Kapsamında İş Birliği Protokolü İmzaladı
İSTANBUL (AA) - İstanbul Valiliği ile Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Beyin Hastanesi arasında, 'Aileler Üniversitede Projesi' kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. İstanbul Valiliğinde gerçekleştirilen protokol imza törenine, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile NP İstanbul Beyin Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Tarhan katıldı.'Projenin güzel netice vermesini temenni ediyorum'Vali Yerlikaya, imza töreninde yaptığı konuşmada, Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Hastanesi ile ortağı oldukları bu projeyle bireylerin bilinçlendirilmesi, ailelerin huzur ve mutluluğu yakalaması, filmin sonunda da toplumun güçlendirilmesinin amaçlandığını belirtti. Ailenin toplum için ne kadar önemli olduğuna değinen Vali Yerlikaya, şunları kaydetti:'Toplumun en önemli temel taşı aile. Dolayısıyla biz yuvalarımızın huzur, mutluluk ve esenlik ortamında kalması için elimizden gelen bütün gayreti göstermeliyiz. Bu pandemi süresi içerisinde de mümkün olduğu kadar sosyalleşememekle ilgili bir sorunumuz var. Daha çok işimize oradan evimize, mümkün olduğu kadar kalabalıklardan, sosyal çevrelerden uzak durmaya çalışıyoruz.Bireyin bilinçlendirilmesi ve ailede huzurla ilgili sorunların çözümünde iletişimin nasıl kurulacağıyla ilgili bilimsel bir yol göstericiliğe ihtiyaç var. Bunu Üsküdar Üniversitemiz ki bu noktada Nevzat Hocamızın gerçekten kariyeri tartışılmaz, tecrübesi tartışılmaz, aynı şekilde NPİSTANBUL Hastanemizin de başarısı ortada. İş birliğiyle çevrim içi ortamlarda yani sanal ortamlarda aileler müracaat ettiği zaman onlarla ilgili sorunlar ve tespitler belirli bir şablon dahilinde inceleniyor ve kabul edilenlerle de ilgili belirli bir prosedürle eğitim çalışmaları devam ediyor.'Yerlikaya, 16 Haziran-Ağustos tarihleri içerisinde ilk başlangıç demosunun yapıldığını belirterek, 'Oradaki artılar, eksiler görüldü ama artıların çok fazla olduğunu büyük bir memnuniyetle ifade etmek lazım. Şimdi biz bunu İstanbul Valiliği olarak daha büyük kesimlere ulaştırmak istiyoruz, temel hedefimiz bu. Ben bu gayretin güzel netice vermesini temenni ediyorum. Rektör Hocamızın şahsında Üsküdar Üniversitemize Fırat Bey şahsında NPİstanbul Beyin Hastanemizin yönetimi ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. Ailelerimizin huzuru ve mutluluğu daim olsun.' ifadelerini kulandı.'Ailenin sihirli kelimesi iş birliği'Prof. Dr. Nevzat Tarhan da Vali Yerlikaya'ya projeye verdikleri destek için teşekkür etti. 'Aileler Üniversitede Protokolü'nün uzun bir emek sonunda sonunda hazırlandığını belirten Tarhan, şunları kaydetti: 'Bu 6 aylık bir proje. Eyüp, Pendik, Gaziosmanpaşa ve Üsküdar kaymakamlıklarının Üsküdar Üniversitesi ve NP Hastanesi ile birlikte yürütecekleri bu proje ile ailelere dokunmak istiyoruz. Özellikle koruyucu ruh sağlığı açısından boşanma sürecine gelmiş ailelere faydalı olmaktan daha önemlisi, insanlara nasıl aile olunduğunun öğretilmesi. Aileyle ilgili ailedeki sihirli kelime 'iş birliği'. Ailede, kadın-erkek-çocuk arasındaki iş birliğinin öğretilmesi ve bu konularda problem çözme yöntemlerini çalışıyoruz. Burada Valimizin tavsiyeleriyle bunu resmi protokol haline getirdik ve bunu bir 6 aylık süre içerisinde yapacağız. Birinci etabı pilot projeydi, ikinci etapla başlayacağız. Bu, inşallah ailelere gelecek kuşaklara faydası olacak bir proje diye düşünüyorum.'
Reklam
Başarılı Girişimciler Mediamarkt Startup Challenge'da Boy Gösterecek
İSTANBUL (AA) - MediaMarkt, Türkiye'de başlattığı ve zamanla dünyaya yayılan MediaMarkt Startup Challenge projesiyle, perakendeyi yeniden şekillendirecek girişimcileri pazarla buluşturmayı hedefliyor.MediaMarkt'tan yapılan açıklamaya göre, ağustos ayında başlayan başvuru sürecinin ardından gelen başvuruları değerlendiren MediaMarkt Startup Challenge jürisi, kazanan başarılı girişimcileri 20 Ekim'de düzenlenecek Challenge Day'de açıklayacak.Etkinlikte finale kalan girişimciler, perakende sektörüne hangi inovatif projelerle yön vermeyi hedeflediklerini anlatacak. 10 farklı girişimcinin projelerini uzman jüriye sunacağı etkinlikte sunumlar sonrası jüri, ilk 3'e girerek ödül kazanan projeleri açıklayacak.Finale kalan startuplara büyük ödüllerMediaMarkt Startup Challenge Day etkinliğinde ilk üçe giren projeleri oldukça cazip ödüller bekliyor. Birinci olan proje, Münih'te gerçekleşen Plug and Play Tech Center'ın düzenlediği 'Hızlandırma Programı'na katılmanın yanı sıra; Silikon Vadisi'nin en ünlü girişim ağlarından 'Plug and Play' networküne dahil olma hakkı, Silikon Vadisi'nin en aktif yatırımcıları arasında olan 'Plug and Play'in girişimci ağına dahil olma fırsatı yakalıyor. İkinci olan proje ise MediaMarkt mağazalarında pilot uygulama fırsatı ve Kategori Mağazacılığı Derneği'ne çözümlerini sunma hakkı elde ederken; üçüncü olacak proje de yine MediaMarkt mağazalarında pilot uygulama imkanına sahip oluyor.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi nedeniyle bu yıl online olarak düzenlenecek etkinlik, 20 Ekim tarihinde canlı yayınlanacak. Böylece girişim ekosistemine ilgi duyan herkes www.mediamarktstartupchallenge.com/ üzerinden ücretsiz olarak kaydını yaptırarak etkinliği eşzamanlı olarak takip edebilecek. MediaMarkt Startup Challenge Day'in program akışı ise şu şekilde: ''14.00- 14.05 Welcoming speech - Yenal Gökyıldırım, MediaMarkt','14.05 - 14.10 Program and Jury Intro - Kaan Akın, Hackquarters', '14.10 - 14.40 10 Startups Pitching', '14.40 - 14.50 Announcement of winners and Closing - Yenal Gökyıldırım, MediaMarkt','14.50 - 15.00 Q&A Session.''
Bakan Albayrak Dış Ticaret Rakamlarını Değerlendirdi:
ANKARA (AA) - Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedefleri kapsamında ihracatta, sanayide, üretimde ve ekonominin her alanında yeni bir döneme girildiğini belirterek, 'Ekim ayında 13 günde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 92,1'e çıkarken altın hariç bu rakam yüzde 101,8. Güçlü bir ekonomi için bu oranları daha da yukarı taşıyacağız.' ifadelerini kullandı.Albayrak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 1-13 Ekim dönemindeki dış ticaret rakamlarını değerlendirdi.YEP hedeflerine dikkati çeken Albayrak, 'YEP hedefleri kapsamında ihracatta, sanayide, üretimde ve ekonominin her alanında yeni bir döneme girildi. Ekim ayında 13 günde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 92,1'e çıkarken altın hariç bu rakam yüzde 101,8. Güçlü bir ekonomi için bu oranları daha da yukarı taşıyacağız.' değerlendirmesinde bulundu.Bakan Albayrak, mesajında yer verdiği infografikte de söz konusu dönemde yapılan ihracat ve ithalat rakamlarını paylaştı.Buna göre, Türkiye 1-13 Ekim'de 6 milyar 909 milyon dolarlık ihracat, 7 milyar 501 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Söz konusu dönemde altın hariç ihracat tutarı 6 milyar 720 milyon doları, ithalat ise 6 milyar 600 milyon doları buldu.
Reklam
Afyonkarahisar'da Firari PKK Şüphelisi Yakalandı
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'da, terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda hakkında arama kaydı bulunan şüpheli yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından terör örgütü PKK faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yürütülen istihbari çalışmalar sonucu, şüpheli A.O'nun yakalanması için operasyon düzenlendi.'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan hakkında yakalama kararı bulunan A.O, İscehisar ilçesine bağlı Olukpınar köyünde gözaltına alındı.'Tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma', 'kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılma' gibi 11 suçtan kaydının bulunduğu bildirilen A.O, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Vatandaşlara "Dolandırıcılık Amacıyla Yapılan Aramaları Şikayet Edin" Çağrısı
ESKİŞEHİR (AA) - Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal, gün içerisinde ticari ya da bilgilendirme adı altında yapılan arama ve mesaj gönderimlerinin taciz boyutuna ulaştığını belirterek, konuyla ilgili, vatandaşların ilgili kurumlara şikayetlerini gerçekleştirmesi gerektiğini söyledi. Bakal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik'e göre hizmet sağlayıcıları tarafından alıcılara ticari ileti gönderebilmek için alıcının onayının alınması gerektiğini anlattı. Telefonun bir iletişim aracı olduğunu hatırlatan Bakal, 'Çok önemli bir işin ortasında gelen aramayı açıyoruz ve sesimizi dinleyen, konuşmayan biri çıkıyor. İşimize olan konsantrasyonumuzu kaybediyoruz. Gün içinde telefonumuza onlarca mesaj ve arama gelmeye başladı. Akrabalarımızdan çok dolandırıcılardan SMS alıyoruz.' dedi. Tüketiciyi korumayı amaçlayan ilgili kanun ve yönetmeliklere uymayanların, ısrarlı tacize varan durumlara mahal verdiğine değinen Bakal, 'Rahatsız olunan bu ticari iletileri kontrol altına almak ve gerekli işlemi yapabilmek için yeni bir sistem kurma gereği doğmuştur. Ticaret Bakanlığı tarafından verilen ulusal bir ticari elektronik ileti yönetim sisteminin kurulması kararı dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, gereksinimleri karşılamak ve hem tüketiciye hem de hizmet sağlayıcısına kolaylık sağlaması amacıyla İleti Yönetim Sistemi AŞ'yi kurmuştur.' diye konuştu. 'SMS atan dolandırıcılar bizden biri gibi oldu' Bakal, Temmuz 2020'de hizmet sağlayıcıları yararına açılan sistemin, alıcılar için 1 Aralık 2020 tarihinde kullanıma hazır hale geleceğini dile getirerek, şöyle konuştu. 'Kurulan bu sistem sayesinde vatandaş onay verdiği hizmet sağlayıcılarını görebilecek. Onaylanan ticari iletilerin kapsamını, daraltıp genişletebilecek. E-posta, mesaj veya telefon araması yollarıyla yapılan ticari iletilerin bir kısmını engellerken bir kısmına izin verebilecek. Ayrıca onay vermediği ya da onay verdikten sonra engellediği hizmet sağlayıcıları hakkında şikayet mekanizmasını daha kolay kullanabilecektir. Vatandaş tek bir hesap kullanarak yukarıda bahsedilen tüm işlemleri daha düzenli ve kullanımı kolay şekilde yapabilecektir. Bu uygulama sayesinde dolandırıcıların önü kesilmiş olacak. SMS atan dolandırıcılar bizden biri gibi oldu. Gelen mesajı ya da aramayı gördüğümüzde 'tamam bu dolandırıcı' deyip normal davranmaya başladık. Hayata geçecek sistem sayesinde çözüm üretilmiş olacak. Vatandaşlarımız da muhakkak duyarlı olup gerekli şikayetlerini gerçekleştirsin.'
Ülke Genelinde Kaçak Ve Sahte İçki Operasyonları Sürüyor
ANKARA (AA) - Emniyet Genel Müdürlüğü birimlerince ülke genelinde dün düzenlenen operasyonlarda 1552 şişe ve 3 bin 232 litre kaçak/sahte içki ele geçirildi.Genel Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinasyonunda, alkollü içecek ve etil alkol satışı yapan, sahte içki sattığı ya da bulundurduğu şüphesi olan iş yeri ve depolara yönelik dün ülke genelinde eş zamanlı 'alkol operasyonu' gerçekleştirildi.Operasyona 4 bin 439 personelden oluşan 1567 ekip katıldı.Ekiplerce, 3 bin 98 iş yeri ve depoda yapılan aramalarda, 1552 şişe ve 3 bin 232 litre kaçak/sahte içki, 12 bin 287 litre etil alkol, 1430 şişe yüzey temizleyici, 6 bin 615 şişe içki aroması, 25 boş içki şişesi, 99 sahte bandrol, 6 ruhsatsız tabanca, 2 ruhsatsız tüfek ve bunlara ait 32 mermi, 53 bin 820 adet içi tütünle doldurularak sigara haline getirilen makaron, 2 bin 793 puro, 428 paket kaçak sigara, 1706 cinsel içerikli hap ve 4 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.Bir yasa dışı alkollü içecek imalathanesinin de deşifre edildiği operasyonlar kapsamında, 99 şüpheli hakkında adli ve idari işlem yapıldı, çeşitli suçlardan aranan 2 zanlı yakalandı.
Azerbaycan Ordusu, Ermenistan Ordusuna Ait İha'yı Düşürdü
BAKÜ (AA) - Azerbaycan ordusunun Ermenistan'a ait İHA'yı düşürdüğü bildirildi. Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, öğle saatlerinde cephenin Fuzuli yönünde uçuş gerçekleştiren Ermenistan'a ait İHA'nın, Azerbaycan hava savunma güçlerince imha edildiği belirtildi.Azerbaycan ordusu, 12 Ekim'de de Ermenistan'a ait 3 İHA'yı düşürmüştü.
Reklam