Ermenistan'ın Saldırısında Ölen Azerbaycanlı Siviller İçin Gıyabi Cenaze Namazı Kılındı
MERSİN (AA) - Ermenistan'ın Azerbaycan kentlerine yönelik füze saldırısında hayatını kaybeden siviller için Mersin'de gıyabi cenaze namazı kılındı. Anadolu Gençlik Derneği (AGD) üyesi bir grup, Yenişehir ilçesindeki Muğdat Camisi'ndeki öğle namazının ardından, Ermenistan ordusunun Azerbaycan'ın Gence ve Mingeçevir kentlerine düzenlediği füze saldırılarında hayatını kaybeden siviller için gıyabi cenaze namazı kıldı. Türk ve Azerbaycan bayrağı açan grup, dua edip tekbir getirdi.AGD adına açıklama yapan Hasan Aslan, Azerbaycan'ın toprağı olan Dağlık Karabağ'ın 1991'den beri Ermenistan tarafından işgal altında olduğunu söyledi. Ermenistan'ın 1991'den beri yapılan hiçbir anlaşmaya uymayıp müzakere sürecinde de saldırmaya devam ettiğini belirten Aslan, 1992 yılında Hocalı'da yakın tarihin en kanlı soykırımlarından birini gerçekleştirdiğini aktardı. Aslan, Türk halkının Azerbaycan'ın yanında olduğunu vurgulayarak, 'Yıllardır Ermenistan'ın saldırgan tutumu karşısında gerekli ve yeterli tepkiyi ortaya koyamayan uluslararası toplum, bugün bir kez daha çifte standartlı bir tutum sergilemektedir. Zalim ve işgalci Ermenistan, Azerbaycan'ın sivil yerleşim yerlerine saldırarak masum Azeri kardeşlerimizi çoluk çocuk demeden şehit etmektedir. Karabağ, Azerbaycan'dır. Azerbaycan Karabağ'dır. Bölünmez bir bütün olan Azerbaycan topraklarında yaşanan işgalin bir an öncesi son bulması gerekmektedir.' dedi.
Gülbeddin Hikmetyar Resmi Temaslarda Bulunmak Üzere Pakistan'da
İSLAMABAD (AA) - Hizb-i İslami Partisi lideri ve eski Afganistan Başbakanı Gülbeddin Hikmetyar, devam eden Afganistan barış görüşmelerini ele almak için 3 günlük resmi ziyaret kapsamında Pakistan'a geldi.Pakistan basınındaki haberlere göre, Hikmetyar ve beraberindeki heyeti, devam eden Afganistan barış görüşmelerini ele almak için 3 günlük resmi ziyaret kapsamında geldiği Pakistan'ın İslamabad Uluslararası Havalimanı'nda Dışişleri Bakanlığından yetkililer karşıladı.Hikmetyar, İslamabad’a varmasının ardından Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi ile bakanlıkta bir araya geldi. Kureyşi, burada yaptığı açıklamada, Pakistan’ın Afganistan’da kalıcı bir barış için çabalarını sürdüreceğini kaydetti.Öte yandan, Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Hikmetyar’ın ziyareti süresince Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Başbakan İmran Han, Ulusal Meclis Başkanı Esad Kayser ve Pakistan Senatosu Başkanı Sadık Sanjrani ile görüşeceği belirtildi.Açıklamada, Hikmetyar’ın ziyaretinin Afganistan barış süreci, Pakistan ile Afganistan’ın ikili ilişkileri ve halklar arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi konusunda görüş alışverişleri için bir fırsat sağlayacağı vurgulandı.Afganistan Ulusal Yüksek Uzlaşma Konseyi Başkanı Abdullah Abdullah da 28 Eylül’de Pakistan’ı ziyaret etmişti. Afganistan'da yıllardır süren savaşı sonlandırmak amacıyla Taliban ile Afganistan heyeti arasında 12 Eylül'de Katar'ın başkenti Doha'da başlayan barış görüşmeleri, görüş ayrılıkları nedeniyle askıya alınmıştı.Barış görüşmelerinin seyriABD, ilk kez eski Başkan Barack Obama yönetiminde Afganistan'da barış amacıyla Taliban ve Afgan hükümetleri arasında görüşmeler yürütülmesi için girişimlerde bulundu. 2011, 2012 ve 2013'teki girişimler sonuçsuz kaldı. Donald Trump'ın, 2017'de ABD Başkanı seçilmesinin ardından müzakereler yeniden gündeme geldi. ABD ile Taliban temsilcileri, 25 Şubat 2019'da barış görüşmeleri için Katar'ın başkenti Doha'da ilk kez bir araya geldi. Trump'ın Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad, Eylül 2019'da taraflar arasında anlaşmaya varıldığını, anlaşmanın Başkan Trump'ın onayını beklediğini açıkladı. Ancak aynı günlerde Kabil'de yaşanan terör saldırısında bir ABD askerinin ölmesi üzerine Trump anlaşmayı erteledi. ABD ile Taliban arasında Aralık 2019'da yeniden başlayan görüşmeler, 'şiddetin azaltılması' adı verilen fiili ateşkes kararıyla sonuçlandı. 22 Şubat 2020'de başlayan 7 günlük sürenin sonunda 29 Şubat'ta barış anlaşması imzalandı.
Doğu'da 4 İlde Kovid-19 Önlemleri Kapsamında Eğlence Yerleri İle Restoranlar Denetlendi
ARDAHAN (AA) - Doğu Anadolu'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamında Ardahan, Kars, Erzincan ve Tunceli'de denetimler gerçekleştirildi.Ardahan'da, İçişleri Bakanlığının ek genelgesi kapsamında kafe, restoran ve eğlence yerlerine yönelik Vali Hüseyin Öner başkanlığında gerçekleştirilen denetimler, Kongre Caddesi'nde yapıldı. Denetimlerde, esnaf ve vatandaşlar salgına karşı da bilgilendirildi.Vali Öner, denetimlerin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni genelge doğrultusunda, ilde kontrollerin bir hafta boyunca sıklıkla süreceğini söyledi.Bugün yapılan denetimlere bizzat kendisinin katıldığını ifade eden Öner, şöyle konuştu:'Bugünkü denetimimiz belirli mekanlara yönelik gerçekleşti. Özellikle gıda sektörüne yönelik yapılan denetimlerde vatandaşın ve esnafımızın kurallara uyduğunu gözlemledik. Bu durum bizi mutlu ediyor. Sonuçta bu bir haktır, kul hakkıdır. Bugün, benimle sağlık çalışanları, güvenlik güçleri emek veriyor. Biz de istiyoruz ki bu emekler boşa gitmesin. Çünkü vatandaşlarımızın sağlığı için çok ciddi bir emek veriliyor. 'Vali Öner, bazı vatandaşlara da maske verdi.Denetimler sırasında ekip araçlarından da kurallara uyulması konusunda vatandaşlara yönelik anonslar yapıldı.ErzincanErzincan'da ekipler, kent merkezinde yoğunluğun yaşandığı Cumhuriyet Meydanı, Fevzipaşa, Ordu, Halitpaşa ve 13 Şubat caddeleri üzerindeki iş yerleri, marketler, toplu taşıma araçları, alışveriş alanları, lokantalar ve kafeteryalarda denetim yaptı.Ekipler, sosyal mesafe kuralına ve maske takma zorunluluğuna uyulup uyulmadığını kontrol etti. Polis araçlarından maske takılması, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyulması anonsları yapıldı. TunceliTunceli'de, Kovid-19 ile mücadele kapsamında denetimler yapıldı.Tunceli Valiliği koordinesinde ekipler, il merkezi ve 7 ilçede Kovid-19 denetimi gerçekleştirdi.Ekipler, kent genelindeki umuma açık istirahat ve eğlence yerleri başta olmak üzere kafe ve restoranlarda incelemede bulundu.İş yeri sahiplerine ve müşterilere tedbirli davranmaları konusunda uyarıda bulunan ekipler, salgından korunmak için maske, mesafe ve hijyen konusunda duyarlı olunmasını istedi.Kars Kars'ta da Vali ve Belediye Başkan Vekili Türker Öksüz’ün katılımıyla ekiplerce denetim yapıldı. Cumhuriyet Caddesi'ndeki denetimlere katılan Öksüz ve beraberindeki İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç ile İl Jandarma Komutanı Albay Hidayet Arıkan, esnaf ve vatandaşları kurallara uymaları konusunda uyardı. Denetimler 1030 görevlinin oluşturduğu 200 ekiple devam ediyor.
Yunanistan'a Kaçarken Yakalanan Fetö Şüphelisi Eski Savcı Ve Hakim Eşi Tutuklandı
EDİRNE (AA) - Edirne'de, Yunanistan'a kaçmak isterken yakalanan FETÖ şüphelisi eski savcı ve hakim eşi tutuklandı.Polis ekipleri tarafından yasa dışı yollardan Yunanistan'a gitmek isterken gözaltına alınan eski savcı V.K. ve eşi hakim B.K'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Edirne Adliyesi'ne getirilen şüpheliler, savcılıktaki ifadelerinin ardından çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Güvenlik güçlerinin 3 gün önce Enez ilçesinde şüphe üzerine durdurduğu otomobilde, yasa dışı yollardan Yunanistan'a kaçmaya çalışan ve meslekten ihraç edilmiş hakim D.E. ve eşi savcı H.E. ile eski savcı V.K. ve eşi hakim B.K yakalanmıştı.D.E. ve H.E'nin işlemleri sürüyor.
Kırklareli'nde Yunus Timlerinin Gösterisi İlgiyle İzlendi
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli Emniyet Müdürlüğü bünyesinde göreve başlayan Yunus timlerinin gösterisi vatandaşlarca ilgiyle izlendi.Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Özgürlük ve Demokrasi Meydanı'nda motorize ekipte görev alan polis memurlarına sertifikalarını verdi.Önemli bir hizmetin faaliyete geçmesinden dolayı mutluluk yaşadıklarını belirten Bilgin, 'Emniyet teşkilatımız, tarihinden bu yana cefakarca ve azimli bir şekilde vatandaşlarımızın huzuru, güvenliği için 7 gün 24 saat, gece gündüz demeden hizmet sunuyor.' dedi.Motosiklet timlerinin, yaşanabilecek olaylara çok kısa sürede müdahalede bulunabileceklerini ifade eden Bilgin, trafiğin yoğun olduğu dönemlerde bu hizmetin daha görünür olacağını kaydetti.Yunus timlerine başarı dileğinde bulunan Bilgin, şöyle devam etti:'İlimizde de istihbaratından, kaçakçılık ve organize suçlara, trafik hizmetlerinden göç hizmetlerine kadar her alanda ciddi bir altyapıya sahibiz. Bu motosiklet timleri de teşkilatımızın hızlı bir şekilde olaylara müdahalesi açısından da çok güzel yetkin bir aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Kazasız ve belasız, vatandaşlara en iyi şekilde hizmet edecekleri çalışma ortamları diliyorum.'İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu da Kırklareli ve Lüleburgaz ilçesinde 5 motosiklet ile 19 personelin görev alacağını ifade etti.Ardından ekipler gösterilerini sergiledi.İlgiyle izlenen gösteri, vatandaşlarca cep telefonu kameralarıyla kaydedildi.
Yök Başkanı Saraç: "Açık Erişimin Önemi, Salgın Döneminde Belirgin Olarak Ortaya Çıktı"
ANKARA (AA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 'Yeni YÖK'ün öncelikleri arasında yer alan 'açık erişim'in öneminin küresel salgın döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.Saraç, Twitter hesabından Uluslararası Açık Erişim Haftası'na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:'Yeni YÖK olarak önceliklerimiz arasında yer alan açık erişimin önemi içinde bulunduğumuz küresel salgın döneminde daha da belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bu yıl teması Yapısal Eşitlik ve Kapsayıcılık İnşa Etmek Amacıyla Açık Erişim olarak belirlenen Uluslararası Açık Erişim Haftası'nı kutluyorum.'
Reklam
Tarım Ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli MHP İzmir İl Başkanlığını Ziyaret Etti
İZMİR (AA) - Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 'Cumhur İttifakı dün olduğundan bugün daha güçlüdür yarın da daha güçlü devam edecek.' dedi. Dokuz Eylül Üniversitesinin akademik açılış törenine katılan Pakdemirli, daha sonra MHP İzmir İl Başkanlığı'na ziyaret etti. Gittiği her ilde mümkün olduğunca MHP il başkanlıklarına uğradığını hatırlatan Pakdemirli, şunları söyledi:'Biz bir ve beraberiz. Dava arkadaşlığımız öğlene kadar değil ölene kadar. İki liderimiz hakikaten özellikle 15 Temmuz sürecinden sonra ayrılmaz bir ikili haline geldi. Bu siyasi amaçlarla yapılmış bir birliktelik değil. Türkiye'nin istikbali ve istiklali için bir araya gelmiş birliktelik. Devlet Bey, adına yakışır bir şekilde devlet adamlığı gösterdi ve süreç içinde çok büyük destek oldu. Cumhur İttifakı dün olduğundan bugün daha güçlüdür yarın da daha güçlü devam edecek. Cumhur İttifakı tüm Türkiye'yi kapsamaktadır. Tek bayrak, tek vatan, tek millet, tek devlet... Bu dördünü bir arada sindirebilen herkese açık bir ittifak.'Türkiye'nin, Cumhur İttifakı sayesinde daha müreffeh bir hale geleceğine işaret eden Pakdemirli, ülkenin 21. yüzyılda bölgenin ve dünyanın zenginliğinden daha fazla pay alacağını dile getirdi. Bakan Pakdemirli, kısa bir süre önce annesi kaybeden MHP İl Başkanı Veysel Şahin'e taziye dileklerini iletti. Veysel Şahin de Pakdemirli'nin öz verili çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi. Pandemi döneminde tarım ve gıdanın önemli hale geldiğini aktaran Şahin, 'Çalışmalarınızdan dolayı Sayın Bakanımıza teşkilatım ve şahsım adına teşekkür ediyorum.' diye konuştu. AK Parti İzmir Milletvekili Cemal Bekle de Cumhur İttifakı'nın, 'Söz konusu vatansa gerisi teferruat' diyerek bir araya geldiğini kaydetti.
Konya'da Kaldırımda Yürürken Otomobilin Çarptığı Baba Ve Oğlunun Cenazesi Toprağa Verildi
KONYA (AA) - Konya'da kaldırımda yürürken otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden 5 yaşındaki Eymen ile babası Bünyamin Özkan, son yolculuğuna uğurlandı.Cenazeleri yakınları tarafından morgdan alınarak Haciveyis Camisi avlusuna getirilen baba ve oğlu için cemaatten 'helallik' alındı.Kılınan namazın ardından baba Bünyamin ve oğlu Ahmet Eymen'in cenazesi, Üçler Mezarlığında defnedildi.Kazadan yaralı kurtulan ve tekerlekli sandalyeyle cami avlusuna getirilen anne Sibel Özkan'ı yakınları güçlükle sakinleştirdi.Bünyamin Özkan'ın ağabeyi İsa Özkan, gazetecilere yaptığı açıklamada, dün meydana gelen trafik kazasında kardeşi Bünyamin ve yeğeni Ahmet Eymen Özkan'ı kaybettiklerini hatırlattı.Özkan, 'Aileler, anahtarı verip gençleri sokağa salıyor. Sokakta, suçsuz, günahsız, kaldırımda yürüyen kardeşime vuruyorlar. Yeğenimle ikisini maalesef kaybettik. Yasalarımız bu insanlara karşı daha güçlü olur inşallah. Gerekli cezaları alırlar diye umut ediyoruz. Pazar günü olunca yürümek için çıkmışlar, markete gitmişler. Kaldırımda yürürken arkadan gelen araba vurmuş.' diye konuştu.OlayMerkez Selçuklu ilçesi Hicaz Caddesi'nde dün, Furkan O. idaresindeki 42 CHG 99 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kaldırımda yürüyen Bünyamin (36) ile eşi Sibel ve 5 yaşındaki oğulları Eymen Özkan'a çarpmış, kazada, küçük Eymen olay yerinde, babası Bünyamin Özkan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Reklam
Adana'da Terk Edilmiş Köpek Yavrularına Jandarma Sahip Çıktı
ADANA (AA) - Adana'da terk edilmiş halde bulunan 5 köpek yavrusu, jandarma ekipleri tarafından Adana Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi Müdürlüğüne teslim edildi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi, Karaisalı ilçesi Nergizlik Mahallesi yakınlarında devriye görevindeyken, bir vatandaşın, yol kenarında 5 köpek yavrusunun terk edilmiş halde olduğu ihbarı üzerine bölgeye gitti.Yapılan araştırmada 5 köpek yavrusunun, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce yol kenarına terk edilerek bırakıldığı, köpeklerin bitkin ve halsiz halde oldukları tespit edildi.İlk müdahalesi jandarma ekipleri tarafından yapılan köpek yavruları, muayene ve tedavilerinin yapılması amacıyla Adana Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi Müdürlüğüne teslim edildi.
Ambulans Helikopter Çapa Motorundan Düşen Kadın İçin Havalandı
MALATYA (AA) - Malatya'nın Darende ilçesinde çapa motorundan düşerek ağır yaralanan kadın, hava ambulansıyla Malatya'ya sevk edildi. Alınan bilgiye göre, Fatma Duman (73), çapa motorunun üzerinde yolculuk yaparken düşen çantasını tutmak istediği sırada dengesini kaybederek araçtan düştü.Ağır yaralanan kadının yakınlarının durumu bildirmesi üzerine Duman, 112 Acil Servis ekiplerince Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede yapılan tetkiklerde beyin kanaması geçirdiği tespit edilen Duman, ambulans helikopterle Malatya Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildi.
Reklam
Analiz - İran'ın Karabağ Siyaseti Tebriz Sokaklarını Zorluyor
İSTANBUL (AA) -TAHA KERMANİ- 27 Eylül sabahı Ermenistan'ın saldırılarıyla başlayan ve ateşkes ilanlarına rağmen hâlâ devam eden Karabağ çatışmaları Azerbaycan ve Ermenistan’ın yanı sıra birçok ülkenin de başlıca gündem maddesi haline geldi. Her ne kadar müzakere masasında İran’ın adı az anılsa da sahada son derece önemli bir konumda bulunduğunu söylemek mümkün. Tahran’ın dış politikasını tek boyutlu olarak mezhep merkezli okuyanlar ise Ermenistan’dan yana sergilediği duruştan dolayı şaşkınlar. Ancak asıl şaşkınlığa neden olan şey, İran Türklerinin ülkenin izlediği dış siyaseti protesto etmeleri oldu. Pazar günü ikinci kez sokağa dökülen İran Türkleri, Ermenistan’la sınır kapısının açık tutulmasını protesto ettiler. Şimdi daha önce bu gösteriler sonucu söylemini değiştiren İran’ın kamuoyu baskısı neticesinde Karabağ’da politika değişikliğine gidip gitmeyeceği merak konusu.Tebriz'deki gösterilerİran’da konu her ne olursa olsun halk gösterileri her zaman kırmızı çizgi sayılır. Sokak gösterileri ancak ve ancak yönetimin onayı veya daha doğrusu eliyle yapılabilir. Örneğin her sene 24 Nisan’da başkent Tahran’da sözde “Ermeni Soykırımı” adı altında gerçekleşen anma törenleri ve yürüyüşlerin en üst düzey onay ve iradesi olmadan hayata geçmesini düşünmek fazlasıyla saflık olur. Dolayısıyla Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği önünde Türk bayrağının yakılmasına ve Türkiye aleyhtarı sloganlar atılmasına gösterilen müsaadeyi Tahran’ın siyasi iradesiyle bağlantılı olarak düşünmek gerekir. Ekonomik olarak oldukça zor bir dönemden geçen İran zaten geniş çapta bir protesto potansiyeline sahip. Geçtiğimiz aylarda çoğunlukla hayat pahalılığına tepki olarak başlayan gösterilerin kısa bir zaman diliminde ülke geneline yayılması ve siyasi boyutlar kazanması yönetimin kâbusu haline gelmişti. İşte bu nedenle ülkede herhangi bir halk hareketinin başlamadan hemen önce engellenmesi hedeflenir ve bu tepkilerin bastırılması için sert müdahaleye de başvurulur. Karabağ'daki çatışmaların ardından Tebriz ve Tahran başta olmak üzere birçok şehirde İran Türklerinin gösteriler düzenlemesi, sözkonusu potansiyelin ne kadar yüksek olduğunun bir işareti. Nitekim sadece Tebriz’de pazar günü gerçekleşen gösterilere bakıldığında İran Türklerinin durumdan ne kadar rahatsız olduklarını rahatlıkla anlayabiliriz. Protestolar başlamadan önce onlarca aktivist eyleme katılmamaları için güvenlik güçleri tarafından uyarılmış, ayrıca gösteriden önce yine önlem amaçlı birkaç kişi gözaltına alınmıştı. Tebriz’de istisnasız tüm ana sokaklarda yoğun güvenlik önlemleri alıp şehri adeta bir kışlaya çeviren İran yönetimi, bütün bu tedbirlere rağmen Karabağ konusundaki öfkeye zincir vuramadı. Polisin sert müdahalesi sonucu sadece birkaç dakika sürebilen gösterilerde 100’den fazla kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Öte yandan birkaç gün önce benzer eylemde gözaltına alınanlar da hâlâ serbest bırakılmış değil. Tepkilerin odağında İran’ın Ermenistan’a yaptığı yardımlar bulunuyor. İran ne iç ne de dış kamuoyunu tarafsız olduğuna ikna edemiyor; tüm baskılara rağmen bu politikasına yönelik itirazların da önünü alabilmiş değil. İran Türklerini özellikle son yaşananlardan sonra diğer milletlerden de ayırmak gerekiyor. Çünkü örneğin yıllardır İran’ın Suriye politikası aktif bir şekilde halk tarafından protesto ediliyor ama yönetim en ufak bir geri adım atmış değil. Ancak söz konusu Türklerin, İran’ın Karabağ politikasına itirazı olunca liderler kısa sürede söylemsel olarak ciddi bir yumuşamaya gitmek zorunda kalmış gözüküyor.Bu aşamadan sonra Tebriz sokaklarında talep edildiği üzere İran’ın Ermenistan’a lojistik yolunu kapatması muhtemel görünmese de bundan sonra en azından işgalci Ermenistan’a her türlü desteği sağlamanın maliyeti tamamen Tahran’ın hesabına yazılacaktır. Bu durum İlham Aliyev’in de sinyallerini verdiği gibi savaş sonrası Azerbaycan’ın İran ile olan ilişkilerini de derinden etkileyecektir. İran'ın manevra alanı sınırlı İran’ın Karabağ konusunda Ermenistan’dan yana tutumu bugünlerde daha da belirgin olarak açığa çıksa da aslında başından beri aynıydı. 8 yıllık Irak savaşından kurtulup nefes alabilen İran'ın Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra başlıca önceliği bölgeye açılmaktı. Bu çerçevede İran’dan sonra nüfusunun büyük çoğunluğunu Şii mezhebine mensup olanların oluşturduğu Azerbaycan, İran yönetimi için bu açılımın en cazip adresi olarak görünüyordu. Ancak gelişmeler, Güney Kafkaslarda bir nüfuz alanı temin etmeyi hedefleyen İran'ın beklediği gibi olmadı. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ismi bile güneydeki İran’da yerleşen Türkler [Güney Azerbaycan] için son derece heyecan vericiydi. Savaş yıllarının kapalı atmosferinden çıkılmış, Humeyni dönemi sona ermiş ve ülkede yeni rüzgarlar esmeye başlamışken Tebriz’de hep Bakü nağmeleri söylenmeye başlamıştı. Yıllarca ötekileştirilmiş, dışlanmış Türklere karşı Tahran bütün çabalarına rağmen Aras’ın sınır olduğunu bir türlü benimsetememişti. Birinci Pehlevi döneminden itibaren Fars milliyetçiliğini merkeze alarak ulus devletin inşa edildiği İran’da Türkler asıllılar nüfusları itibarıyla tamamen bir köşeye çekilmeyecek kadar kalabalık olsalar da kendi kimliklerini geri kazanmakta oldukça zorlanmışlardı. Devrimden umduklarını bulamayan Türkler merkezden soğudukça daha çok kendi özlerine dönmüşlerdi. İşte tam da bu ortamda ikiye bölünen halkın kuzeyde kalan kısmının müstakil bir ülke olarak yeniden doğması güneydekileri de bir hayli heyecanlandırmıştı. Bu sürecin taşıdığı tehlikeleri hisseden İran, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin yeni yönetimine karşı iyice tedirgin olmaya başladı. Halk Cephesi ve Ebulfez Elçibey’in iktidara gelmesiyle birlikte Güney Azerbaycan meselesi en üst düzeyde dile getirildi. Bütün Azerbaycan’dan sık sık bahseden Elçibey’in milliyetçi tutumu İran için tam bir kâbus haline gelmişti. Bu ortamda Karabağ sorunu giderek tırmanmaya başladı ve İran seçimini yaptı. Güçlü ve istikrarlı bir Azerbaycan’ın İran Türkleri için nasıl bir ilham kaynağı olduğunu bilen Tahran, Karabağ meselesinin çözülemez hale gelmesini uzun vadeli çözüm olarak görüyordu. İran böylece özellikle arabuluculuk şansını meselenin başından beri yitirmiş oldu. 8 Mayıs 1992’de Eski İran Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani’nin inisiyatifiyle Azerbaycan ve Ermenistan yetkilileri Tahran’da ateşkes antlaşmasını imzaladıktan sonra aynı gün Karabağ'ın sembolü Şuşa, Ermeni güçleri tarafından işgal edildi. Ayrıca enerji kaynakları konusunda tamamen dışa bağımlı Ermenistan’ın özellikle savaş zamanında can simidi yine İran oldu ve bütün bu gelişmeler, Azerbaycan’ın gözünde Tahran’ın tarafsız olma iddialarının geçerliliğini kaybetmesine yol açtı. Bugün de İran’ın benzer hassasiyetleri olsa da meseleyi 90’lardan farklı kılan faktörler Karabağ sorununun çözüme kavuşmasında da son derece belirleyici görünüyor. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin her anlamda Ermenistan’a göre güçlü bir konumda olması Karabağ meselesinin çözülmesini kaçınılmaz hale getirdi. Sahada inisiyatifini yitiren İran tamamen Rusya’nın enstrümanı haline gelmiş görünüyor. Özellikle Türkiye’nin Azerbaycan’daki nüfuzunun artmasından rahatsız olan İran rekabet gücüne sahip olmadığı için Ermenistan’a mahkûm olduğunun farkında. Güçlü bir Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Tebriz’de ilham kaynağı olduğu gerçeği hafife alınamayacak kadar önemli. Ancak en az Bakü kadar Ankara faktörü de burada önemli. Nitekim Türkiye’nin bu süreçte her anlamda Azerbaycan’ın yanında yer alması İran Türkleri için de geleceğe yönelik umut kaynağı haline geldi. Karabağ gibi haklı bir davada uluslararası baskılara rağmen Ankara ve Bakü’nün yan yana sağlam duruşu Tebriz’de, Tahran’dan her gün daha çok soğuyan yeni nesil tarafından dikkatle takip ediliyor. İşte böyle bir ortamda Azerbaycan ve Türkiye'nin tezlerinin İran yönetiminin çizgisine rağmen rağmen gibi kesim tarafından destekleniyor oluşu İran’ın elini ciddi oranda zayıflatmış görünüyor. Bu çerçevede Karabağ’da ulaşılacak sonucun İran Türklerini memnun etmemesi halinde İran için mevcut politikanın sürdürülmesi son derece zorlaştıracaktır. Dolayısıyla İran’ın genel olarak Karabağ politikasında hareket alanının oldukça sınırlandığı söylenebilir. Öte yandan karşılıklı güvene dayalı ilişkilerin tesis edilmesinde zorlanan İran yönetimi daha radikal kararlara yönelerek durumu daha da zorlaştırabilir. Yakın tarihte İran’ın eski Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi’nin Bakü Büyükelçisi olarak atanması Tahran’ın Azerbaycan’ı ne kadar önemsediğini gösteriyor. Ancak Musevi’nin Fars milliyetçiliğinin başlıca mahfilleriyle sıkı ilişkileri ve görevde olduğu kısa sürede sergilediği performans bu bakışın izlenen politikada ağır basmasına sebep olabilir. Tecrübeyle sabit olduğu üzere Fars milliyetçiliğini esas alan politikalar İran Türklerinin merkezden daha da uzaklaşmasına ve tepkilerinin de artmasına sebep oluyor. Özellikle Müslüman ve üstelik mezhep bağının bulunduğu Azerbaycan’a karşı Ermenistan’ın savunulması Tebriz’de yönetime yönelik tepkilere zemin hazırlıyor. Mevcut ağır koşulların her an geniş çaplı protestolara yol açabileceği, bu protestoların da hızla ülke geneline yayılabileceği gerçeği dikkate alındığında İran'ın Karabağ politikasının artık sürdürülemez hale geldiği, bu çerçevede toplumun önemli bir kesiminin dışlanması anlamına gelecek politikalarda ısrar edilmesinin ciddi riskler barındırdığı ifade edilebilir. Böylesi bir ortamda saatler Bakü'ye göre Karabağ’a ayarlandığında, zillerin Tebriz’de çalması hiç de uzak bir ihtimal değil. [Taha Kermani İran’da başladığı iletişim eğitimini Türkiye’de gazetecilik bölümünde tamamlamıştır ve İran hakkındaki serbest gazetecilik faaliyetlerine Türkiye’de devam etmektedir]
Fatih Sondaj Gemisi Bakım İçin Zonguldak Açıklarına Geldi
ZONGULDAK (AA) - Türkiye'nin ilk yerli sondaj gemisi 'Fatih', Karadeniz'deki doğal gaz rezervi çalışmalarının ardından bakım için Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesi açıklarına geldi.Karadeniz'de sondaj faaliyetleri gerçekleştirmek üzere, İstanbul'un fethinin 567. yıl dönümünde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul'dan uğurlanan, Türkiye'nin ilk yerli sondaj gemisi Fatih, 26 Haziran'da Trabzon Limanı'nda gerçekleştirilen kule montaj işlemlerinin tamamlanmasıyla çıktığı seferinin ardından ilçeye bağlı Filyos beldesi açıklarına 30 Haziran'da ulaştı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının 229 metre uzunluğunda ve 51 bin 283 groston ağırlığındaki gemisi 'Fatih', Ereğli ilçesi açıklarındaki 'Sakarya gaz sahası' lokasyonunda sondaj faaliyetlerine başladı. Türkiye'nin Karadeniz'deki ilk milli derin deniz sondajını gerçekleştiren Fatih Sondaj Gemisi, 21 Ağustos'ta Sakarya saz sahasında 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfetti.Çalışmalarına devam eden ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 17 Ekim'de, doğalgaz rezervinin 405 milyar metreküpe çıktığını açıklamasının ardından Fatih Sondaj Gemisi bakım için ilçeye bağlı Filyos beldesi açıklarına ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sondaj Gemisinin Filyos limanındaki bakım ve teknik hazırlık safhalarının ardından önümüzdeki aydan itibaren sondaj faaliyetlerine yine Sakarya sahasındaki Türkali- 1 kuyusunda devam edeceğini ifade etmişti.
Kovid-19 Salgını Bosna Hersek'te Türkçeye İlgiyi Artırdı
SARAYBOSNA (AA) - Bosna Hersek'te Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından verilen Türkçe kurslarına ilgi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde arttı.Saraybosna Yunus Emre Enstitüsü tarafından salgın tedbirlerine riayet edilerek başlatılan yüz yüze eğitimlere A1, A2, B1, B2, C1, C2 seviyelerinde toplam 310 öğrenci kayıt yaptırdı.Alanında uzman Türkçe öğretmenleri tarafından modern yöntemlerle gerçekleştirilen fiziki ortam kurslarının yanı sıra çevrim içi Türkçe kursları da yoğun ilgi gördü.Farklı yaş gruplarına yönelik çevrim içi Türkçe kurslarına ülke genelinden yoğun ilgi gösterildi. İlkokul öğrencilerine yönelik çevrim içi kurslara 187, lise öğrencilerine yönelik çevrim içi konuşma kulübü derslerine ise 108 öğrenci kayıt yaptırdı.Öte yandan, Yunus Emre Enstitüsü ile Bosna Hersek İslam Birliği (Diyanet İşleri) iş birliğinde, İslam Birliği çalışanlarına yönelik başlatılan çevrim içi Türkçe kursuna da 97 kişi kayıt yaptırdı.Ayrıca Bosna Hersek genelindeki kreşlerde yürütülen 'Oyunlarla Türkçe Projesi' kapsamında ise 117 çocuğa Türkçe öğretilmeye başlandı.Fiziki ve çevrim içi ortamlardaki Türkçe kurslarına enstitüsü tarafından geliştirilen materyaller eşliğinde başlanırken, Bosna Hersek genelinde yürütülen ve 8 bine yakın öğrencinin 'ikinci yabancı dil' olarak Türkçe öğrendiği Tercihim Türkçe Projesi'nin de sürdüğü bildirildi.
Reklam
Kocaeli'de Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 207 Kişiye Para Cezası
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymadıkları gerekçesiyle 207 kişiye para cezası verildi.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kovid-19 salgınının yayılmasının önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında 1313 iş yeri denetlendi, 18 bin 785 kişinin kimlik bilgisi sorgulandı.Denetim ve kontrollerde karantina ihlali yapan 12, maske takmayan 183, sosyal mesafe kuralına uymayan 8 kişi, ayakta yolcu kısıtlaması kuralına uymayan 1 sürücü ve tedbirlere riayet etmeyen 3 işletmeciye idari para cezası uygulandı.Ayrıca, denetimler sırasında çeşitli suçlardan aranan 44 şüpheli yakalandı.
İhh'den Yetim Çocuklara Tablet Hediyesi
SAKARYA (AA) - Sakarya İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Derneği tarafından 200 öğrenciye tablet dağıtımına başlandı.İHH İnsani Yardım Vakfı, Yetim Sponsorluk Sistemi'ne kayıtlı çocuklara, salgın sürecinde uzaktan eğitimlerine devam edebilmeleri için 'Eğitimde Dayanışma Vakti' kampanyasıyla tablet dağıtıyor.Kampanya kapsamında, Sakarya İHH İnsani Yardım Derneğince 200 öğrenciye tablet ulaştırılacak.Dernek Başkanı Engin Sezer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, salgın döneminde İHH'nin verimli bir şekilde çalıştığını ve Türkiye genelinde yardım kampanyaları düzenlediğini söyledi.Salgından etkilenen öğrencilere yönelik kampanya başlatıldığını aktaran Sezer, 'Bu kampanyayla sponsorluk sistemimize kayıtlı 15 bin öğrenciye tablet dağıtımı gerçekleştirilecek. Sakarya'da 200 öğrenciye dağıtılacak. Bağışçılarımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Şu ana kadar 100 tablet aldık ve bugün dağıtmaya başlıyoruz. Bütün vatandaşlarımızı bağış yapmaya davet ediyorum.' diye konuştu.Öğrenciler Elvan Satır ve Abdulfettah Arut da tabletle derslerine çalışacaklarını dile getirerek, ilgililere teşekkür etti.Öğrenci velileri de kampanya ile dağıtılan tabletlerle çocuklarının derslere katılabileceklerini belirterek, bağış yapan ve emek veren herkese teşekkür etti.
Reklam
Esenyurt'ta Bir Evde Çıkan Yangın Söndürüldü
İSTANBUL (AA) - Esenyurt'ta bir evde çıkan yangın hasara neden oldu.Alınan bilgiye göre, İstiklal Mahallesi Kivi Sokak'taki beş katlı bir apartmanın üçüncü katında yangın çıktı. Alevlerin yayıldığını gören ev halkı, dışarı çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangın ekipler tarafından kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü.Hasara yol açan yangının, prize takılı şarj aletinin kısa devre yapması sonucu çıktığı belirtildi.
Muhtarın Dolandırılmasını Jandarma Engelledi
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri muhtarın dolandırılmasını önledi.Muhtar H.E'nin yakınları, telefon dolandırıcılarının H.E'ye 10 bin lira kredi çektirmeye çalıştıklarından şüphelenerek jandarmaya ihbarda bulundu.H.E. ile irtibata geçen jandarma ekipleri muhtarı, kendisini arayan şahısların telefon dolandırıcısı olabileceği ve hesaplarına para havale etmemesi konusunda uyardı. İlçedeki bankaları da konuyla ilgili bilgilendiren jandarma ekipleri, bankamatiklerin önünde de güvenlik tedbiri aldı. Daha sonra İlçe Jandarma Komutanlığına davet edilen muhtar H.E'den arayan kişilerin telefon bilgilerini alan ekipler, yaptıkları araştırmada numaraların yabancı uyruklu İ.B. ve R.B'ye ait olduğunu tespit etti. Zanlıların yakalanması için çalışma başlatıldı.
Vanlı Berber Ve Kuaförlerden Giresun'daki Afetzede Meslektaşlarına Yardım
GİRESUN (AA) - Van Berberler ve Kuaförler Odası, Giresun'un Dereli ilçesindeki selden etkilenen 7 berberin iş yerlerini yeniden düzenleyecek.Van Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Veysel Koç ve beraberindeki heyet, 22 Ağustos'ta yaşanan selden etkilenen Dereli ilçesini ziyaret etti.Koç ve beraberindekiler, burada Giresun Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Ali Kara, Giresun Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Ayhan Konar ve esnafla bir araya geldi.Koç, burada yaptığı açıklamada, Van halkının geçmiş olsun dileklerini getirdiklerini belirterek, her iki il arasında köprü oluşturmak istediklerini söyledi.İlçede sel felaketinden zarar gören 7 berber esnafı bulunduğunu ifade eden Koç, 'Ne yapabiliriz, diye düşündük. 7 berber esnafımızın dükkanlarını yeniden düzenleme kararı aldık. İhtiyaç duyulan tüm malzemeyi bizler tedarik edeceğiz.' dedi.Giresun Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Ayhan Konar ise Koç ve beraberindekilere teşekkür etti.
Kırklareli'nde Metil Alkol Zehirlenmesi Şüphesiyle 1 Kişi Yaşamını Yitirdi
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle 1 kişi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, evinde rahatsızlanan Selçuk B. (48) Lüleburgaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.İlk müdahale sonrası sahte içkiden zehirlendiği belirlenen Selçuk B, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.Selçuk B, buradaki müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
Reklam