Afganistan'da Rumen Askerlere Saldırı: 2 Yaralı
KABİL (AA) - Afganistan'ın güneyindeki Kandahar vilayetinde, NATO bünyesinde görev yapan Rumen askerlere yönelik bombalı saldırıda 2 asker yaralandı.Afganistan'daki NATO kuvvetleri, 21 Ekim'de Kandahar'da devriye gezen askerlerin aracının, yol kenarına yerleştirilen bombaya çarptığını bildirdi.Açıklamada, saldırıda 2 Rumen askerin yaralandığı belirtildi.29 Şubat'ta Taliban ile ABD arasında barış anlaşmasının imzalanmasının ardından ilk kez NATO askerlerine yönelik saldırı düzenlendi. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.
Türkiye Ve Ukrayna Savunma Alanında Ortaklık Anlaşması İmzaladı
KİEV (AA) - Türk şirketi LODOS Propulsion Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ ile Ukrayna devlet savunma şirketi Ukroboronprom bünyesindeki gaz türbini üretim şirketi Zorya-Mashproekt ortaklık anlaşması imzaladı.Zorya-Mashproekt şirketinden yapılan açıklamada, Türk şirketi LODOS Propulsion Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ’nin Haluk Bayraktar başkanlığındaki temsilcileri ile Ukroboronprom yetkililerinin bir araya gelerek şirketin tesislerinde incelemelerde bulunduğu ifade edildi.Görüşmede tarafların, sivil ve askeri ürünlerin üretimi ve tedarikinde iş birliği olanakları ile enerji ve altyapı alanında potansiyel ortak projeleri değerlendirdikleri belirtilen açıklamada, tarafların ilişkileri derinleştirmek için mutabakat imzaladıkları belirtildi.Söz konusu mutabakatın, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin geçen hafta Türkiye’ye düzenlediği resmi ziyaret esnasında imzalanan anlaşmaya dayandığı açıklandı.Zorya-Mashproekt Üst Yöneticisi Denis Gordienko, eylül ayındaki Türkiye ziyareti sırasında tarafların iş birliği için karşılıklı ilgi gösterdiğini belirterek, imzalanan mutabakatın Zorya-Mashproekt'in Türk piyasasına girmesi konusunda yeni bir adım olduğunu kaydetti.
Sinop'ta Bir Köy Karantinaya Alındı
SİNOP (AA) - Sinop'ta bir köyde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarına rastlanılması üzerine karantina uygulaması başlatıldı. Valilikten yapılan açıklamada, İl Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla Kovid-19 vakaları görülen merkeze bağlı Sarıkum köyünde 14 gün süreyle karantina uygulaması başlatıldığı duyuruldu.Açıklamada, mahalleye giriş ve çıkışların güvenlik güçlerince kapatıldığı ve sağlık ekiplerince tarama çalışmalarının başlatıldığı kaydedildi. Kurul tarafından Akbaş köyü Merkez Mahallesi'nde daha önce alınan karantina uygulamasının ise sona erdirildiği ifade edildi.
CHP'li Torun'dan İstanbul'daki Kovid-19 Toplantısına Eleştiri:
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, İstanbul'daki yeni tip koronavirüs (Kovid-19) toplantısına ilişkin, 'İstanbul halkının yüzde 54'ünün oyuyla seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun davet edilmemesi, müellifi saray olan partizan politikaların ulaştığı boyutu gösteren bir skandaldır.' iddiasında bulundu.Torun, yazılı açıklamasında, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın İstanbul'da düzenlediği Kovid-19 toplantısına ilişkin eleştiride bulundu.Toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun davet edilmediğini belirten Torun, 'İstanbul'da düzenlenen Kovid-19 toplantısına, İstanbul halkının yüzde 54'ünün oyuyla seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun davet edilmemesi, müellifi saray olan partizan politikaların ulaştığı boyutu gösteren bir skandaldır.' görüşünü savundu.Koca'nın tüm konuşmalarında 'birlikte mücadele' vurgusu yaptığını hatırlatan Torun, şöyle devam etti:'Sayın Koca'ya soruyoruz: Siyasi hırslarınız, 'birlikte mücadele' anlayışınızla birlikte, aklınızı ve vicdanınızı da mı kör etti? Yine açıklamalarında 'mücadelede tüm tarafların iş birliğinin önemine' dikkati çeken Sayın Koca'ya soruyoruz, İstanbul'da yükselen hastalığa karşı, İstanbul'u yöneten Büyükşehir Belediyesi ile çalışmaktan nasıl bir sakınca duyuyorsunuz?'CHP'nin sağlığı için mücadele eden millete elinden gelen desteği vereceğini aktaran Seyit Torun, 'Onlar ayrıştırsa da biz birleştireceğiz. Onlar kutuplaşmadan beslenseler de biz birlikte olmaktan güç alacağız. İnanıyoruz ki milletimiz, vatandaşın sağlığı değil kendi siyasi çıkarı için hareket eden bu iktidara ilk seçimde 'yeter' diyecektir.' ifadelerini kullandı.
Güncelleme - Kütahya'da Cezaevinin Yatakhane Bölümünde Çıkan Yangın Söndürüldü
KÜTAHYA (AA) - Kütahya'da cezaevinin yatakhane bölümünde çıkan yangın söndürüldü.Kütahya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu D Blok 5 numarada adli mahkumların kaldığı, toplam 26 kişinin bulunduğu yatakhane bölümünde yangın çıktı.Kütahya Belediye itfaiyesi ve cezaevi ekiplerince yangın kısa sürede söndürüldü.Yangında herhangi can kaybı ve yaralanma olmadı.
Sakarya'da Sahte İçki Operasyonunda 2 Kişi Gözaltına Alındı
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Hendek ilçesinde sahte içki operasyonunda 2 kişi gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, kaçak ve sahte içki üretimi ve satışı yapıldığı bilgisine ulaşan Hendek Jandarma Komutanlığı Asayiş Timleri ile KOM Şube ekipleri çalışma başlattı.Ekiplerce İ.Ö. ve M.E'nin ikamet ettiği evlerde eş zamanlı arama yapıldı. Aramalarda çok sayıda satışa hazır sahte içki ele geçirildi.Gözaltına alınan İ.Ö. ve M.E'nin jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Reklam
Uzmanlara Göre, Paşinyan Halkını Cepheye Çağırarak Azerbaycan'ı Sivil Kayıplardan Sorumlu Tutmaya Çalışıyor
ANKARA (AA) - EKİP - Uzmanlar, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın halkı 'cephede savaşmaya' çağırmasının Azerbaycan'ı sivil kayıplardan sorumlu tutma çabası olarak da değerlendirilebileceğini söyledi.Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Başkanı Alev Kılıç ve Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Pazarcı, Paşinyan'ın Ermenistan vatandaşlarını 'cephede savaşmaya' çağırmasını AA muhabirine değerlendirdi.Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Caşın, Karabağ'da sivillerin hedef alınmasıyla bölgedeki durumun artık uluslararası ceza hukukunun konusu haline geldiğine dikkati çekti.Caşın, bölgede işlenen suçları değerlendirmek için temel olarak Lahey ve Cenevre Sözleşmelerinin hükümlerine bakmak gerektiğini ifade etti.Karabağ'da dolaylı olarak, Azerbaycan ve Ermenistan'ın taraf olmadığı Roma Statüsü ve Uluslararası Ceza Mahkemesini ilgilendirecek suçlar işlendiğine dikkati çeken Caşın, özellikle sivillerin hedef alınmış olmasının ciddi bir savaş suçu olduğunu belirtti.Caşın, ateşkese rağmen Gence'nin 2 kez bombalandığını, çocuk ve sivillerin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, Ermenistan'ın muharebe alanındaki hedefler yerine bilinçli olarak sivilleri hedef aldığını dile getirdi.Nürnberg ile Tokyo Uluslararası Ceza Mahkemelerine ve Sırpların Bosna'da yaptığı katliamlara iştirak edenlerin Lahey'de yargılanmalarına atıf yapan Caşın, Karabağ'da da bu savaş suçlarını işleyenlerin bireysel olarak da cezalandırılabileceğini kaydetti.'Sivilleri hedef alın' emri verenler Pinochet gibi yargılanmalıCaşın, Karabağ'da ulusal, etnik ve dini bir grubun kısmen veya tamamen yok edilmesinin amaçlandığını, bunun bir soykırım ve savaş suçu olduğunu vurguladı.Sivillerin ve çocukların sistematik olarak hedef alınmasının cezalandırılması gerektiğini belirten Caşın, 'Sivillerin hedef alınması emrini veren Ermeni yetkililer, (Şilili diktatör Augusto) Pinochet davasında olduğu gibi ferdi sorumluluk davasında yargılanmalı.' dedi. Paşinyan'ın, Türkiye'ye karşı uluslararası toplumu tepki vermeye çağırmasının hedef saptırmak ve işlediği suçları örtmek amacı taşıdığını söyleyen Caşın, NATO'nun sivillere karşı saldırıların durdurulması, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler'in (BM) ateşkese uyulması çağrısı yaptığını hatırlattı.Caşın, şunları kaydetti:'Azerbaycan savaş hukukunun gerekliliklerine riayet ederek savaşı dar tutmak ve kendi topraklarını özgürleştirmek istiyor. Sivillere karşı hassasiyet gösterdiğini ve yaralıları tedavi ettiğini görüyoruz. Buna karşılık, öte yanda cepheyi genişletmek isteyen, işgal ettiği topraklardan çıkma niyeti olmayan ve sivilleri hedef alarak aleni savaş suçu işleyen bir Ermenistan görüyoruz. Ermenistan bu suçları kendi toprağı olmayan, işgal altında tuttuğu bir bölgede işliyor. Sivillere karşı işledikleri suçlar da göz önüne alındığında katledilen o çocukların aileleri de dava açarak Ermenistan yetkililerinin cezalandırılmalarını muhakkak talep edecektir. Bu sadece bu sebeple Azerbaycan ve Ermenistan arasında bir dava konusu değildir.'Roma Statüsünün temel dayanağını oluşturduğu Uluslararası Ceza Mahkemesi, işledikleri suçlara bağlı olarak bireyleri yargılama yetkisini elinde bulunduruyor. Uluslararası hukukta devlet görevlilerinin eylemleri ve aldığı kararlardan kaynaklanan sorumluluğu bir bütün olarak ilgili devlete yüklediği görülüyor.Bu genel kurala istisna getirilen durumlar bulunuyor ve bu istisnaların en önemlisini uluslararası suçlar oluşturuyor. İlgili suçları devlet adına işledikleri yönünde veya yetkililerin emrine uyduklarına yönelik savunma yapılması halinde dahi kişisel ceza sorumlulukları ortadan kalkmıyor. Mahkeme, savaş hukukuna riayet edilmemesi, sivillerin hedef alınması gibi suçlarda ihlali yapan ve emreden kişilerin bireysel olarak cezalandırılmasını sağlıyor. Yargılama sonucunda ortaya çıkan ceza ve tazminatlardan doğrudan ilgili bireyler sorumlu oluyor.'(Paşinyan) Nasıl tutunabilirim diye son çırpınmalarını yapıyor'AVİM Başkanı Kılıç, Paşinyan'ın 'panik içinde' olduğunu belirterek, kamuoyuna 'siyasi, uluslararası temaslar açısından ve askeri olarak güçlüyüz, Azerbaycan'a her zaman karşı durabiliriz' propagandası yaptığını kaydetti. Süreçte bunların hiçbirinin tutarlı ve doğru olmadığının açığa çıktığını aktaran Kılıç, 'Dolayısıyla bu Paşinyan'ın kendi iç kamuoyunda da çok zor duruma düşmesine neden oldu. Paşinyan açıkçası gidici. Nasıl tutunabilirim diye son çırpınmalarını yapıyor. Şimdi kendi halkından medet umuyor. 'Eğer bir şey yapabiliyorsanız hadi buyrun siz yapın' demeye getiriyor.' değerlendirmesinde bulundu. Kılıç, Paşinyan'ın Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmeden 'ben müzakere yaparım, diplomatik çözüm ararım' derse bunun bu şekilde çözümü olmayacağını vurguladı.Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesinin uluslararası hukukun ve BM kararlarının bir gereği olduğunu anımsatan Kılıç, 'Eğer (Paşinyan) bunu söylemek istiyorsa, 'ben çekilmeden diplomatik çözüm istiyorum' bu şekilde diplomatik çözüm olmaz, bir görüşme olmaz. Görüşmeler ancak hukuk yeniden sağlandığında işgal ettiği topraklardan çekilmeyi kabul ettiğinde görüşme olabilir.' diye konuştu. Paşinyan Ermeni halkını cepheye çağırarak Azerbaycan'ı sivil kayıplardan sorumlu tutmaya çalışıyorYakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pazarcı da Paşinyan'ın açıklamasının arkasında Karabağ'ı bırakmamak olduğunu ancak Azerbaycan'a ait bu topraklar hakkında yaptığı bu beyanatın özel bir hukuki etkisinin olamayacağını belirtti.Pazarcı, şunları kaydetti:'Paşinyan'ın Ermeni halkını cepheye davet etmesi, Azerbaycan'ı sivil kayıplardan sorumlu tutma çabası olarak da değerlendirilebilir. Bu durum Ermenistan'ın Dağlık Karabağ bölgesinden çıkmamak için elinden geleni yapacağını gösterse de sahadan gelen verilerin onların aleyhine işlediğini görüyoruz. Bu veriler Azerbaycan'ın bir hayli başarılı bir strateji yürüttüğünü gösteriyor.' Pazarcı, Rusya'nın Dağlık-Karabağ meselesindeki rolüne de değinerek, şu değerlendirmelerde bulundu:''Rusya bu bölgede özellikle sınırlarını koruması ve üslere sahip olmasından dolayı Ermenistan üzerinde büyük bir etkiye sahipti. Ancak yaşanan süreçte Rusya bölge üzerinde bütün hesaplarını gözeterek bir tutum alıyor ve burada aldığı tutumda tamamen Ermenistan taraftarı görülmüyor. Bunun nedeni ise Paşinyan'ın Amerikan etkisinde görülmesi. Dolayısıyla Rusya'nın bu meseleye yaklaşımının özü bölgedeki kontrolünü devam ettirebilmek. Bu doğrultuda yaklaşık 30 yıldır Minsk Grubu çerçevesinde ipe un serpiyor.'Dağlık Karabağ konusunun gelinen noktada diplomatik olarak çözülemeyeceğini iddia eden Paşinyan, diplomatik çözüme ulaşılana kadar tüm Ermeni halkının ellerinde silahla savaşması gerektiğini söylemişti.
Toyota Ve Hino Trucks'tan Hidrojen Yakıt Hücreli Ağır Ticari Araç
İSTANBUL (AA) - Toyota, ağır ticari araçlara olan talebin artmasıyla birlikte Toyota Motor Kuzey Amerika (TMNA) ve Hino Trucks iş birliğiyle Kuzey Amerika pazarı için hidrojen yakıt hücreli elektrikli ağır ticari araç geliştirme kararı aldı.Toyota açıklamasına göre, her iki şirket, Toyota’nın yakıt hücresi teknolojisini ve yeni geliştirilen Hino XL Serisi şasisini kullanarak, zararlı emisyonları olmayan, yüksek kapasiteli bir ağır ticari araç üretecek. 2020 yılının başında Japonya pazarı için geliştirileceği açıklanan 25 tonluk yakıt hücreli elektrikli ağır ticari araç çalışmasının ardından, Kuzey Amerika pazarına yönelik bu yeni çalışmayla Toyota-Hino Trucks işbirliği daha da genişletildi. Açıklamaya göre, yeni yakıt hücreli araç ile ilgili ilk tanıtımın 2021’in ilk yarısında gerçekleşmesi planlanıyor. Sessiz ve güçlü bir performans sunacak olan yakıt hücreli ağır ticari araç, sadece su buharı salımına sahip olacak. Toyota, 20 yılı aşkın yakıt hücresi teknolojisi çalışmalarını Hino’nun ağır ticari araç deneyimiyle birleştirerek yenilikçi ve yüksek kapasiteli bir ürün ortaya çıkaracak. Aynı zamanda Toyota yakıt hücresi teknolojisi, artırılmış menzille birlikte ticari açıdan kullanıma uygun ve çevreci bir çözüm sunacak.
Reklam
Hazırlık Sınıfında Başarısız Olan Öğrencilere Türkçe Programlara Kayıt İmkanı
ANKARA (AA) - Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM), zorunlu yabancı dil hazırlık sınıflarında başarısız olan öğrencilerin Türkçe öğretim yapan yükseköğretim programlarına yerleştirme işlemleri için başvuruları alınmaya başlandı.ÖSYM'nin internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, devam etmelerine rağmen zorunlu hazırlık sınıfını 2 yıl içinde başarıyla tamamlayamayıp ilişiği kesilen öğrenciler, başvurmaları halinde başka bir üniversite veya kayıtlarının bulunduğu üniversitede Türkçe öğretim yapılan programların birinci sınıflarına yerleştirilecek. Yerleştirme işlemleri için başvurular, ÖSYM tarafından bugünden itibaren 2 Kasım'a kadar alınacak.Adaylara başvuru öncesinde, ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan kılavuzu dikkatle incelemeleri tavsiye edildi.
Adana'da Atlı Polis Birliği Göreve Başladı
ADANA (AA) - Adana'da atlı polis birliği, toplumsal olaylara müdahale tatbikatıyla göreve başladı.İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne bağlı olarak kurulan Atlı Birlik Grup Amirliği ekipleri, Merkez Park'ta toplumsal olaya müdahale tatbikatı yaptı.Senaryo gereği, göstericilerin dağıtılması ve kontrol altına alınması gibi olaylara müdahale edilen tatbikatta, bir polis atına Türk bayrağı karşısında selam da verdirdi.Daha sonra kent merkezinde göreve başlayarak park ve caddelerde devriye atan atlı polisler, vatandaşların ilgisini çekti.Bazı caddelerde çocuklar atları sevdi, bazı vatandaşlar da cep telefonlarıyla fotoğraf çekti.'Amacımız, toplumsal olaylarda atlarımızın etkinliğinden faydalanmak'İl Emniyet Müdür Yardımcısı Seyfullah Özdemir, gazetecilere yaptığı açıklamada, atlı birliğin Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü bünyesinde göreve başladığını belirterek, 'Amacımız, kalabalık toplulukların agresif olarak toplumsal olaylara dönüşmesi esnasında, atlarımızın etkinliğinden üst düzeyde faydalanmaktır. İnşallah bundan sonra Adana'da huzur ve güven ortamının tesisinde, aramıza yeni katılan birliğimizin faydasını üst düzeyde alırız.' diye konuştu.Birliğin eğitimi için kente gelen Atlı Birlik Grup Amiri Mahmut Kılınç da atlı polislerin toplumsal olaylarda ve devriye görevlerinde kullanıldığını anlatarak, 'Toplumsal olaylarda fiziki yapıları yüksek olan atlar, kalabalık toplulukları kontrol altına alma veya onları yönlendirme açısından etkin rol oynamaktadır. Atlarımız yaya devriyeye göre daha hızlı hareket edebilmektedir.' ifadelerini kullandı.Atlı polis birliği, park ve caddelerde devriye görevi yapacak, bazı toplumsal olaylara da müdahale edecek.
Parkta Halay Çekerek Çalışan Temizlik İşçisi Çevresindekilere Neşe Saçıyor
SİİRT (AA) - Siirt Belediyesi temizlik personeli 24 yaşındaki Faruk Atlağ, parkta halay çekip temizlik yaparak çevresindekilere neşe saçıyor Çocuk yaşta geçirdiği bir kaza sonucu ortopedik engelli olarak yaşamını sürdüren Atlağ, lise eğitimini yarıda bırakarak uzun süre yatalak babasına baktı.Evlenen Atlağ geçimini sağlamak için bir süre günlük işlerde ve inşaatta çalıştı.Eşinin önerisi üzerine düzenli bir iş hayali ile Siirt Belediyesine başvuru yapan Atlağ, Park ve Bahçeler Müdürlüğünde 3 ay önce kura ile işe alındı.Düzenli bir işe kavuşan, evinin geçimini sağlamanın yanı sıra kardeşlerine de destek olan Atlağ, görevlendirildiği Şahinbey Çocuk Dünyası Parkı'nda çevreyi temizlerken cep telefonundan çaldığı müzik eşliğinde halay çekiyor, vatandaşlara kolonya ikram ediyor. Atlağ'ın, neşeli tavırları, işini mutlulukla yapması hem moral veriyor hem de vatandaşlardan takdir topluyor.Belediye personelinin sosyal medyada paylaşılan, temizlik yaparken halay çektiği görüntüler de ilgi görüyor. 'Sağ olsunlar elimden tuttular, beni işe aldılar'Atlağ, AA muhabirine, bu zamana kadar günlük işler yaptığını, Türk Kızılay Siirt Şubesi ve Siirt Gençlik Merkezinde gönüllü olarak faaliyetlerde bulunduğunu söyledi.Personel alımı yapılacağını öğrenince Belediyeye başvurduğunu ifade eden Atlağ, 3 ay önce kura ile yıllardır hayalini kurduğu sürekli bir işe kavuştuğunu belirtti.Atlağ, huzurla çalışıp evine ekmek götürmenin mutluluğunu yaşadığını anlatarak, 'Sabah namazından sonra temizlik yapmaya başlıyorum. İşimi severek yapıyorum. Aşkla şevkle yaptığım iş çevredeki esnaf ve vatandaşların da dikkatini çekiyor.' dedi.'Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar elimden tuttular, beni işe aldılar. Onları mahcup etmemek için elimden geleni yapıyorum.' diyen Atlağ, görevini hakkıyla yerine getirmek için gayretle çalıştığını aktardı.'İşimi severek yapmaya devam edeceğim'Atlağ, topluma iyi bir hizmet sunmak için erkenden işe başladığını, parkta temizlik yaptığını, güler yüzle kolonya ikramında bulunduğunu ifade ederek herkesin görevini en iyi şekilde yerine getirmesi gerektiğini belirtti.Halay çekmeyi ve müzik dinlemeyi çok sevdiğini, hobilerini mesleğiyle bütünleştirerek işini daha eğlenceli hale getirdiğini anlatan Atlağ, 'Müzik dinlemek benim için farklı bir duygu. Halay çekiyor, işime daha çok konsantre oluyorum.' diye konuştu.Atlağ şöyle konuştu:'Müzik işimin bir parçası haline gelmiş. Hatta çocuklar başta olmak üzere bazı vatandaşlar da gelip halay çekiyor. Halay çekerken temizlik yaptığım görüntünün sosyal medyaya yansıdığını bir arkadaşımdan öğrendim ve çok mutlu oldum. İşimi severek yapmaya devam edeceğim.''İşini bu kadar severek yapması çok hoşumuza gidiyor'Vatandaşlardan Murat Yolcu, her sabah işe giderken evlerinin karşısındaki parkta görev yapan Atlağ'ın neşeli tavırlarının dikkatini çektiğini söyledi.Atlağ'ın görevini en iyi şekilde yerine getirdiğine şahit olduklarını dile getiren Yolcu, 'Müzik eşliğinde temizlik yapıyor. İşini bu kadar severek yapması çok hoşumuza gidiyor. Temizliği de güzel yapıyor hem de müzik dinleyerek, keyif alıyor. Hatta sosyal medyada görüntüsünü gördüm, çok sevindim. Bir insanın hangi görevde olursa olsun işini severek ve samimiyetle yapması gerekir.' şeklinde konuştu.Esnaf Sabri Yıldırım da iş yerinin hemen karşısında görev yapan Atlağ'ın mahallenin sempatisini kazandığını belirtti.Atlağ'a emeklerinden dolayı teşekkür eden Yıldırım, 'Faruk kardeşimiz son 3 aydır parkın temizliğini yapıyor. Mahallenin sevimli yüzü haline geldi. Kardeşimizi ne zaman görsem temizlik yapıyor. Aynı zamanda müziğin ritmine ayak uydurarak halay çekiyor. Kendisini kutluyorum.' ifadesini kullandı.Parka gelen çocuklardan Erkan Epönder, Atlağ'ı halay çekerken gördüklerinde kendisine eşlik ettiklerini anlattı. 'Faruk ağabey burada temizlik yapıyor. Parka geldiğimizde onun işini severek yaptığını görüyoruz. Küçük bir çöpü bile topluyor. Bu çok hoşumuza gidiyor. Hatta temizlik yararken halay çekiyor, biz de oynuyoruz.' ifadesini kullanan Epönder, temiz bir park için elinden gelen gayreti gösteren Atlağ'a teşekkür etti.
Reklam
Rus Otel Sahibi, Antalya'da 15 Kişiyle Baskın Yaptı: Kiracısına İşkence Yaparak Senet İmzalatmaya Çalıştı
Antalya'nın Kumluca ilçesindeki Olimpos'ta otel işleten Orhan Kaplan ve 2 personeli, otelin mülk sahibi Rus G.A. ve 15 kişi tarafından darp edildi. Elleri ve ayakları bağlanan, zorla senet imzalatılmak istenen Kaplan, jandarma tarafından kurtarıldı. G.A.'nın oteldeki turistleri kovmaya çalıştığını, kasadaki bin 200 lirayı da aldığını söyleyen Kaplan, saldırganlardan şikayetçi oldu. Saldırı ve darp anları, otelde konaklayan bir kişi tarafından görüntülendi.
Diyarbakır'da Tarihi Eser Operasyonunda 3 Zanlı Suçüstü Yakalandı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'da aralarında tarihi İncil ve tablonun da bulunduğu 26 eseri satmak isteyen 3 zanlı suçüstü yakalandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ikamet eden bazı kişilerin ellerinde bulundurdukları çeşitli eski eserleri 500 bin lira karşılığında satmak için müşteri aradıkları yönünde bilgi elde edildi.Merkez Kayapınar ilçesi Bağcılar Mahallesi'nde, tarihi eserleri satmaya çalışan 3 kişi yakalandı.Aramada eski İncil, tablo, 15 obje ve 9 sikke olmak üzere 26 tarihi eser ele geçirildi.Ele geçirilen tarihi eserler muhafaza altına alınarak Müze Müdürlüğüne teslim edildi, 3 zanlı hakkında soruşturma başlatıldı.
Diyarbakır'da Tarihi Eser Operasyonunda 3 Zanlı Suçüstü Yakalandı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'da aralarında tarihi İncil ve tablonun da bulunduğu 26 eseri satmak isteyen 3 zanlı suçüstü yakalandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ikamet eden bazı kişilerin ellerinde bulundurdukları çeşitli eski eserleri 500 bin lira karşılığında satmak için müşteri aradıkları yönünde bilgi elde edildi.Merkez Kayapınar ilçesi Bağcılar Mahallesi'nde, tarihi eserleri satmaya çalışan 3 kişi yakalandı.Aramada eski İncil, tablo, 15 obje ve 9 sikke olmak üzere 26 tarihi eser ele geçirildi.Ele geçirilen tarihi eserler muhafaza altına alınarak Müze Müdürlüğüne teslim edildi, 3 zanlı hakkında soruşturma başlatıldı.
Reklam
Muğla'da Bu Yıl 210 Bin Dekar Tarım Arazisi Sulandı
MUĞLA (AA) - Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Kaya Yıldız, Muğla'da bu yıl toplam 210 bin dekar tarım arazisinin sulandığını bildirdi.Yıldız, yaptığı yazılı açıklamada, modern sulamayla tarımda yaşanan verim artışları ve üretim deseninin çeşitlenmesinin, çiftçi gelirlerinin doğrudan ve dolaylı yükselmesini sağladığını belirtti.Bu durumun yoksulluğun azaltılması amacına hizmet ettiğine değinen Yıldız, bir taraftan da yaşam standardını yükselttiği için göçü önlediğine işaret etti.Muğla'da 1 Nisan'da başlayan sulama sezonun 15 Eylül'de tamamlandığını bildiren Yıldız, şunları kaydetti:'Muğla'da 2020 yılı sulama sezonunda problem yaşamadık. Yaptığımız yatırımlarla bunu sürekli hale getirmek ve modern sulama sistemlerini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Tarım, ülkeler için stratejik öneme sahip. Salgın sürecinde bu çok daha net görüldü. İnşa ettiğimiz baraj ve göletler, sulama kanallarıyla, iletim hatları sayesinde suyu toprakla buluşturuyoruz. Yaptığımız toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleriyle tarım arazilerini büyütüyoruz. Çiftçimizin gelirini, üretim konforunu yükseltiyoruz. Böylece kırsal alanlardan göçün belli ölçüde önüne geçtiğimiz gibi gıda arz güvenliğinin de teminatı oluyoruz. Yapılan sulama yatırımlarına ülke çiftçilerinden çok olumlu dönüşler aldık. Hem suyumuza hem toprağımıza sahip çıkmaya devam ediyoruz.'Çitçilerden üretime devam etmelerini isteyen Yıldız, hep birlikte ülke tarımının daha yukarılara taşınacağını ifade etti.
Sivas'ta Otomobil Devrildi: 1 Ölü, 5 Yaralı
SİVAS (AA) - Sivas'ın Kangal ilçesinde otomobilin devrilmesi sonucu bir kişi öldü, 5 kişi yaralandı. Hatice Çiçekal (34) yönetimindeki 78 SU 028 plakalı otomobil, Kangal-Divriği kara yolunun Mürsel köyü Çeşme mevkisinde şarampole devrildi. Kazada sürücü ile otomobilde bulunan Saray (65) ve Sümeyye Çiçekal (26), Ayşe (37) ve Aysima Nihal (1) ile Muhammed Berkay Kürekçi (18) yaralandı. Kangal Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Kürekçi, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Reklam
Bakan Koca: 'Koronavirüs Salgını Tüm Ülkede Yeniden Tırmanışa Geçti'
Koronavirüs salgınının Türkiye genelinde yeniden tırmanışa geçtiğini açıklayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'Bursa şu an salgının başından bu yana en kritik günlerini yaşıyor. Eylül ayının ortalarına kıyasla günlük vaka sayısı yaklaşık 3 kat artmıştır' dedi. Koca, İstanbul Büyükçehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile de görüşeceğini belirtti.
"Korucuyu Aile" Afganistanlı 3 Gencin Dilleri Ve Gönüllerine Tercüman Oldu
ERZURUM (AA) - FAHRETTİN GÖK - Erzurum'daki Çocuk Destek Merkezinde (ÇODEM) kalan Afganistanlı 3 gencin sıcak yuva özlemi, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 'Koruyucu Aile Projesi' kapsamında, kurum bünyesinde tercüman olarak görev yapan Fatih Dursun'un başvurusuyla sona erdi.İl Müdürlüğünde tercüman olarak çalışan Dursun, ülkelerinde yaşanan iç savaş nedeniyle yaklaşık 2 yıl önce Türkiye'ye gelen ve derslerinde başarılı olan Afganistanlı Fazıl Ahmad, Özmuhammed Bağri ve Amir Kasimi'nin koruyucu ailesi olmak istediklerini kurum yetkililerine iletti. Başvurunun kabul edilmesinin ardından eşi Rafiye ile ÇODEM'e giden Dursun, 16 yaşındaki Ahmad, Bağri ve Kasimi'yi aldıktan sonra aracıyla kurumdan ayrıldı.İl Müdürü Cemil İlbaş, AA muhabirine, kentte 56'ncı koruyucu aileye kavuştuklarını, kimsesiz çocukların koruyucu ailelere verilmesi konusunda çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Koruyucu aile olmak isteyenlerin başvuruları incelendikten sonra çocukların ailelerin yanına yerleştirildiğini belirten İlbaş, 'Tabii bunların izleme süreçleri oluyor. Bizim ailelere küçük de olsa bir desteğimiz söz konusu.' dedi. 'Çocuklar onu baba gibi gördü'Bakanlığın, 'kimsesizlerin kimsesi olma' konusunda önemli çalışmalar yaptığını vurgulayan İlbaş, şöyle devam etti:'Dezavantajlı kimselere hizmet etmekten gurur duyuyoruz. Koruyucu aile de hizmet alanlarımızdan birisi, belki de en güzeli diyebilirim. Çünkü çocuklar ailelere kavuşuyor. Bir balığın suya duyduğu ihtiyaç kadar bir çocuk da aileye ihtiyaç duyuyor. Hem fiziksel hem de kişilik ve ahlaki gelişimini aileden çok şeyler alarak bütünleştiriyor. Kurumumuzda tercüman olarak çalışan arkadaşımız çocuklarla çok güzel bir muhabbet kurdu. Çocuklar da onu baba gibi gördü, o da bir baba gibi davrandı. Aile olarak çok ciddi ilgi gösterdiler. Bugün 3 çocuğumuzu bu ailemizin yanına mutlu ve heyecanlı şekilde yerleştiriyoruz. Çocuklar lise 1 ve 2. sınıfta okuyor. Bu çalışmalarla çok güzel sonuçlar elde ediyoruz. Onlar artık bu ailemizin çocukları.''Eğitimleri süresince sevgi bağı daha fazla gelişti'Fatih Dursun ise 2 yıldır eğitimlerini üstlendiği gençlerin derslerinde başarılı olmalarının koruyucu aile sürecinde önemli etken olduğunu dile getirdi. Çocukların eğitimleri sırasında aralarında bir sevgi bağı oluştuğunu anlatan Dursun, şu ifadeleri kullandı:'Onların gösterdiği sıcaklık, okullarındaki başarı ve bu süre içindeki iletişimimiz sonucu karşılıklı duygusallık gelişti. Biz de bunu aynı çatı altında devam ettirmek istedik. Çocuklar da bundan mutlu olacak. Eşimle çok heyecanlıyız. Kurumda onların tercümanlığını yaptım, bundan sonra farklı bir şekilde tercümanları olacağız. Herhangi bir sıkıntı yaşamadan onları eve götürüyor olmamız çok hoş bir duygu. Çok şanslıyız diyebilirim. Okuldaki eğitimleri sırasında onlara yardımcı olmaya çalışıyordum. Eğitimleri süresince sevgi bağı daha fazla gelişti. İnşallah diğer çocukları da başka aileler alır ve sahipsiz çocuklara evlerinde bakarlar.''Bir anda üçüzlerim oldu'Rafiye Dursun da gençlere öz evladı gibi bakacağını vurgulayarak, 'Ben onlara üçüzlerim diyorum, bir anda üçüzlerimiz oldu. Allah hayırlı etsin, gururluyuz. Eşim bana durumu anlattığında hiç farklı bir tepki göstermedim, olgunlukla karşıladım. Bu bir emanet sonuçta, Erzurum'a geldiklerinde biz zaten bu emaneti üstlenmişiz.' diye konuştu. 'Şimdi hem anne hem de babamız var'Fazıl Ahmad ise yaklaşık 2 yıl önce geldiği Erzurum'da ÇODEM'e yerleştirildiğini anlatarak, 'Hem eğitim hem de diğer konularda herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Zamanımızı iyi bir şekilde değerlendirdik. Koruyucu aileye gittiğimiz için mutluyuz.' ifadesini kullandı.Özmuhammed Bağri ise Türkiye'de bir ailesi olduğu için mutluluk yaşadığını belirterek, 'Hocamız hep yanımızda olacak. Önce tercümanımızdı, şimdi hem anne hem de babamız var. Allah'a şükür çok iyi oldu.' dedi.
Reklam