Şili, Bolivya Ve Kosta Rika'da Kovid-19'Dan Ölümler Artıyor
ANKARA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı Güney Amerika ülkelerinden Şili'de 13 bin 719, Bolivya'da 8 bin 526, Orta Amerika ülkesi Kosta Rika'da 1236'ya yükseldi.Şili Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre, ülkede son 24 saatte Kovid-19 nedeniyle 17 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle toplam can kaybı 13 bin 719'ya çıktı.Ülkede vaka sayısı 1159 artışla 495 bin 637'ye, iyileşenlerin sayısı 468 bin 269'a ulaştı.BolivyaBolivya Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte 24 kişi daha hayatını kaybetti. Böylece salgın nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 8 bin 526'ya yükseldi.Vaka sayısının 147 artarak 140 bin 37'ye çıktığı ülkede, bugüne kadar 105 bin 526 Kovid-19 hastası sağlığına kavuştu.Kosta RikaKosta Rika basınındaki haberlere göre, ülkede son 24 saatte Kovid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı 14 artarak 1236'ya, vaka sayısı da 1503 artışla 99 bin 425'e ulaştı.Ülkede toplam 60 bin 738 kişi iyileşti.
Düzce'de Motosikletinin Plakasını Maske İle Kapatan Ehliyetsiz Sürücüye Para Cezası
DÜZCE (AA) - Düzce'de motosikletinin plakasını maske ile kapatarak polisten kaçan sürücüye para cezası uygunladı.Polis ekipleri, Bahçelievler Mahallesi'nde Y.Ç. idaresindeki 81 ABC 886 plakalı motosikletin arka plakasının maske ile kapatıldığını görerek sürücüye 'dur' ihtarında bulundu.İhtara uymayarak hızla kaçan motosikleti takip eden İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube ve Yunus ekipleri, motosikletin sürücüsünü Kalıcı Konutlar Esentepe mevkisinde durdurmayı başardı.Ekipler, plakasının tıbbi maske ile gizlenen motosikletin sürücüsü Y.Ç'nin de ehliyetsiz olduğunu belirledi. Motosiklet trafikten men edilirken, sürücüye de 'ehliyetsiz araç kullanma, araç plakasını gizleme ve polisin dur ihtarına uymamak'tan para cezası uygulandığı bildirildi.
Fas Ve Tunus'ta Kovid-19 Kaynaklı Can Kayıpları Arttı
İSTANBUL (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı can kayıpları Fas'ta 3 bin 79'a, Tunus'ta 740'a yükseldi.Fas Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, virüs nedeniyle 52 kişi daha hayatını kaybetti, 3 bin 577 yeni vaka kaydedildi, 2 bin 796 hasta ise iyileşti.Toplam can kaybının 3 bin 79'a, vaka sayısının da 182 bin 580'e yükseldiği ülkede, iyileşenlerin sayısı ise 151 bin 634'e ulaştı.TunusTunus Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Kovid-19 hastası 29 kişi daha yaşamını yitirdi ve 1442 yeni vaka kaydedildi.Böylece virüs kaynaklı can kaybı 740'a, vaka sayısı da 45 bin 892'ye yükseldi.Tunus'ta 13-22 Kasım tarihlerinde açılması plananlan 36. Uluslararası Kitap Fuarı da Kovid-19 tedbirleri kapsamında 2021 baharına ertelendi.
Güncelleme - Gürcistan'da Rehine Krizi
TİFLİS (AA) - Gürcistan'da banka soymak amacıyla 19 kişiyi silah tehdidiyle rehin alan saldırgan, 2 rehine, talep ettiği 500 bin dolar ile parayı getiren polisi yanına alarak olay yerinden ayrıldı.Başkent Tiflis'e 300 kilometre mesafedeki Zugdidi kentinde öğle saatlerinde bir bankaya giren ve 19 kişiyi rehin alan saldırgan, olay yerine gelen polis güçlerinden banka binasından uzaklaşmalarını talep etti. Gürcistan İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülkenin Zugdidi kentinde bir bankaya giren kimliği henüz belirlenemeyen kişinin, silah tehdidiyle banka çalışanlarını rehin aldığı belirtildi.Olay yerine polis özel kuvvetleri gönderildi ve rehineleri kurtarmak için operasyon başlatıldı.500 bin dolar talep ettiIrakli Kvaratskhelia adında bir rehine üzerinden taleplerini bir Gürcü televizyon kanalına ileten soyguncu, yaklaşık 500 bin dolar para istedi ve polislerin banka binasından uzaklaşmadığı sürece rehineleri öldürmeye başlayacağını söylediğini aktardı. Saldırganın söz konusu talebinden sonra bankanın çevresindeki güvenlik güçlerinin zırhlı araçları çekildi. 17 rehineyi serbest bıraktıKimliği henüz belirlenemeyen saldırgan ilerleyen saatlerde talep ettiği 500 bin doları getiren polis ve iki rehineyi yanına alarak bir araçla olay yerinden uzaklaştı, 17 rehineyi ise serbest bıraktı.Serbest kalan rehinelerden Irakli Kvaratskhelia, sosyal paylaşım sitesinden yayımladığı mesajında, polislerin saldırgana talep ettiği parayı getirmesinden sonra söz konusu rehinelerle ayrıldığını ve diğer rehinelerini ise serbest bıraktığı bilgisini paylaştı. Saldırgan ve yanına aldığı 3 rehinenin ne tarafa gittiği henüz bilinmiyor.
Mersin'de Metil Alkolden Zehirlenen Kişi Hayatını Kaybetti
MERSİN (AA) - Mersin'in Erdemli ilçesinde metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan kişi yaşamını yitirdi.Alınan bilgiye göre, Kösbucağı Mahallesi'nde yaşayan M.A. rahatsızlanınca tedavi için Erdemli Devlet Hastanesine kaldırıldı.Metil alkolden zehirlendiği belirlenen M.A, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Olaydan sonra soruşturma başlatan İlçe jandarma Komutanlığı ekipleri, hayatını kaybeden kişinin A.D'den sahte içki aldığını tespit etti.Şüphelinin adresine düzenlenen operasyonda 7 litre sahte içki, 2 litre de metil alkol ele geçirildi.Gözaltına alınan A.D, sevk edildiği adliyede tutuklandı. Mersin'de 12 Ekim'den bu yana metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan 26 kişiden 6'sı hayatını kaybetmiş, 15 kişi de tedavisinin ardından taburcu edilmişti.Hastanelerde 5 kişinin tedavisinin sürdüğü kentte, polis ekipleri, zehirlenmelerin ardından düzenlendiği operasyonlarda 9,5 litre sahte içki, 279 litre etil alkol, sahte içki yapımında kullanılan anason, aroma, etiket, kit ve huni ele geçirmiş, M.F, H.Ü. ve E.A. tutuklanmıştı.
Adana'da Bıçaklı Kavga: 1 Yaralı
ADANA (AA) - Adana'nın Seyhan ilçesinde iki grup arasında çıkan kavgada bir kişi bıçakla yaralandı.Alınan bilgiye göre, Yeşilyurt Mahallesi'nde iki grup arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı.Tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu Ali Barış Uçar (21) bıçakla yaralandı.İhbar üzerine olay yerine polis ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi.Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Balcalı Hastanesine kaldırılan Uçar'ın sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Reklam
İtalya, Libya İle Yapmak İstediği Göç Mutabakatının Bir An Önce Tamamlanmasını İstiyor
ROMA (AA) - İtalya, Libya ile 2017 yılında yaptığı ve şubat ayında süresi sona erdiği için yenileme teklifinde bulunduğu göç mutabakatına dair sürecin bir an önce sonuçlanmasını umuyor. Libya İçişleri Bakanı Fethi Başağa, başkent Roma'da İtalyan mevkidaşı Luciana Lamorgese ve İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio ile ayrı ayrı görüştü.İtalya İçişleri Bakanlığından Lamorgese-Başağa görüşmesine ilişkin yapılan yazılı açıklamada, iki bakanın, iki ülke ilişkilerini, iş birliğini geliştirmeyi ele aldıkları belirtildi. İnsan kaçakçılığının önlenmesi ve düzensiz göç konularına yoğunlaşılan görüşmede, iki tarafın da insan haklarına saygılı, denizde ve karada insanları koruyan sınır kontrolü ve düzensiz göç akınını yönetme ihtiyacında mutabık olduğu kaydedildi. Görüşmede Lamorgese'nin Libyalı mevkidaşına, iki ülke arasında 2017’de varılan ve süresi geçen şubatta sona eren göç mutabakatına dair İtalya’nın yaptığı yeni teklifi ve bu sürecin sonlandırılmasının önemini hatırlattığı belirtildi. Di Maio-Başağa görüşmesiİtalya Dışişleri Bakanlığı'ndan Di Maio-Başağa görüşmesine ilişkin yapılan açıklamaya göre iki bakan, 5+5 ortak askeri komisyonu bünyesinde Cenevre'de görüşmelerin yeniden başlamasını, Libyalılar arası diyalog ve Libya'daki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmede, Di Maio, Başağa'ya BM Libya Misyonu (UNSMIL) tarafından desteklenen girişimlere ve Libyalılar arası diyaloğa İtalya olarak tam destek verdiklerini aktardı.Di Maio'nun ayrıca, Libya topraklarında petrol üretiminin tam olarak yeniden başlaması ve dış müdahale olmadan, halkın yararına genel bir siyasi anlaşmaya varılması yönündeki umudunu da dile getirdiği belirtildi.Düzensiz göç konusunda da Di Maio ve Başağa'nın görüştükleri ve bu hususta İtalya'nın, 2017 Göç Mutabakatı'nın yenilenmesine dair sürecin bir an önce sonuçlandırılması umudunu aktardığı kaydedildi. İki ülke arasında Şubat 2017'de imzalanan söz konusu mutabakat sayesinde Libya çıkışlı Akdeniz üstünden İtalya’ya ulaşan düzensiz göç akınında ciddi düşüşler yaşanmıştı. Ancak bu mutabakat, Akdeniz'de kurtarıldıktan sonra Libya’ya geri götürülen ya da bu ülkede kalan düzensiz göçmenlerin kamplarda gördüğü muamele, kötü koşullar nedeniyle BM ve sivil toplum kuruluşlarınca pek çok kez eleştirilmişti. Süresi geçen şubatta dolan mutabakat için İtalya, Libya'ya bazı iyileştirmelerle yenileme teklifinde bulunmuştu. Bu arada, İtalyan basınında çıkan haberlerde, Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac'ın da yarın akşam saatlerinde Roma’ya giderek, Başbakan Giuseppe Conte ile görüşeceği belirtildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Canlı Yayında Soruları Yanıtladı: (2)
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin, 'Değil Yunanistan, kim olursa olsun, Türkiye ne bir karış toprağını ne de denizindeki bir damla suyunu, hele hele gelecek nesillerin hakkını hiç kimseye ama hiç kimseye vermez. Bedeli ne olursa olsun.' dedi. Oktay, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu. Rusya'nın belli bir noktadan sonra Azerbaycan'ın karşısında, Ermenistan'ın yanında yer alacağını düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine Oktay, olayın o boyutlara gelmemesini ümit ettiklerini bildirdi. Türkiye'nin Rusya ile birçok alanda yakından çalıştığını, iki ülkenin liderleri arasında çok yakın iş birliği olduğunu ifade eden Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in her şartta 7-24 görüşebildikleri bir açık kanal bulunduğunu belirtti.Rusya'nın, anlaşamadığı birçok sorun alanı olmasına karşın Türkiye'nin, en sağlıklı diyalog kurduğu ve birlikte çalıştığı ülkelerden biri olduğunun altını çizen Oktay, 'Türkiye olarak zaten başardığımız konulardan birisi bu. Biz konuları birbirinden ayırmayı başardık. Yani bir ülkeyle sorunlarımız olabilir ama birlikte çalışabileceğimiz alanlarımız da olabilir. Rusya'yla da sorunlarımız var ama birlikte çalışacağımız alanlar da var.' diye konuştu.'Rusya'nın sahada aktif bir şekilde Ermenistan'ın yanında, Azerbaycan'ın karşısında bir tutum almayacağını mı umut ediyorsunuz?' sözü üzerine Oktay, bunu tüm üçüncü taraflar için ümit ettiklerini vurgulayarak, 'Çünkü farklı bir gelişme olursa Türkiye net tavrını önceden ilan etmiştir.' dedi.KKTC seçimleriKKTC seçimlerinin sorulması üzerine Oktay, Kıbrıs Türk halkının da kendi iradesiyle kendi kararını verdiğini söyledi. 'Eski KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın seçimleri kaybetmesinin ardından Ersin Tatar'ın Türkiye'nin desteğiyle seçimleri kazandığını' ifade ettiğinin belirtilmesi üzerine Oktay, 'Bunlar hep olur, biliyorsunuz. Şunu özellikle ifade etmek istiyorum, KKTC, Türkiye'nin tanıdığı bir devlettir. Kıbrıs Türkü bizim öz kardeşimizdir. İki ayrı devlet, ama kendi öz kardeşimizdir. Böyle hani uzaktan akraba falan da değil.' diye konuştu.Kıbrıs'a sadece seçimler özelinde bakılmaması gerektiğini kaydeden Oktay, Rum tarafının, Kıbrıs Türkü'nün siyasi eşitliğini ve adadaki haklarını kabul etmediğini, kaynaklarını paylaşmak istemediğini ve haksız bir şekilde AB'ye üye yapıldığını ifade etti.Türkiye'nin, Kıbrıs'ta federasyon konusunda her türlü çözümü gösterdiğini kaydeden Oktay, ancak çözümün gerçekleşmediğini anlattı. Oktay şöyle konuştu:'Artık bu çözümsüzlükle gitmek istemiyoruz. Dolayısıyla federasyonun çözüm olmadığını gördük. Crans Montana görüşmeleri vardı 2017'de. Orada masayı deviren bunlardır, 'İstemiyoruz' diyen. Sonrasında konfederasyon, sonrasında gevşek federasyon gibi birçok şeylerle... Karşısında da artık federasyon olayıyla biz ikinci bir 50 yılı kaybedemeyiz, biz artık egemenlik temeline dayalı iki devleti konuşabiliriz. Gerçekçi anlamda ayaklarımızı yere basmamız lazım. Son seçimde Kıbrıs Türkü, 'Ben egemenlik temeline dayalı, Kıbrıs Türkü'nün siyasi eşitliğini ve adadaki haklarını savunacak iki toplumlu, iki egemen devletli bir çözüme bakabilirim.' dedi. Çoğunluk bunu dedi.'Türkiye'nin her yıl KKTC ile bir protokol yaptığını ve KKTC için bir bütçe ayırdığını anlatan Oktay, sosyal anlamdakiler de dahil olmak üzere bu yardımların sürekli devam ettiğini belirtti. 'Seçim vardı, seçim yoktu, seçim olacaktı, bunlar Türkiye'nin gündemi değildir. 'Türkiye karışıyor' denen olay bu devam eden yapıdır' diyen Oktay, şunları söyledi:'Karışmanın nereden geldiğini söyleyeyim. Uzaktan yakından KKTC'yi ve Kıbrıs Türkü'nü tanımayan AB, seçim döneminde Kuzey Kıbrıs'a ekonomik yardım çıkarıyor. Nereye geliyor bu yardımlar? 'Sivil toplum örgütü üyeleri üzerinden bu yardımı yaparım' diyor. Sivil toplum örgütü üyeleri kim? Tamamen seçimi etkilemeye dönük, kendi kurdukları... Pompeo'yu gördünüz. Öncesinde Kıbrıs'a geldi mi? Ne zaman geldi o Kıbrıs'a. O da karışmıyor. BM Genel Sekreteri Guterres... Kıbrıs ile düzenli görüşmeler yapılır, yıllık değerlendirme toplantıları yapılır. Geneldeki teamül şudur: Seçim varsa, tam seçimlerden bir hafta öncesine geliyor, bu genelde ertelenir. Seçilecek cumhurbaşkanı her kim ise, aynı cumhurbaşkanı da seçilebilir, daha güçlü biçimde temsilini yapar. Çünkü öncesi, seçime karışmaktır. Türkiye olarak ve Dışişleri üzerinden de ısrarla üzerine gitmemize rağmen, seçimden önce hem defalarca açıklama yapılmıştır hem de bu görüşme yapılmıştır. Bu, dolaylı seçime karışmak değildir de nedir? Fransa'nın temsilcisi bakıyorsunuz, Kıbrıs'ta. Ve de Türk tarafını, şimdiki seçilmişi değil de 'Karışılıyor' diyen Cumhurbaşkanı'nı ziyaret ediyor. Eğer ki 'Seçime karışılıyor' diye feveran olacaksa bunlara bakmak gerekiyor. BM'ye, AB'ye... Bunun içinde Fransa ne yazık ki gene başı çeken gruplardan.'Türkiye'nin, içme suyundan Kovid-19 ile mücadeleye kadar KKTC'ye her türlü desteği verdiğine ilişkin örnekler aktaran Oktay, '2019'da da böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak. Buna rağmen benim bir defa açıklama yaptığımı gördünüz mü? Buna rağmen Türkiye'nin karıştığı ifade edildi.' diye konuştu.Doğu Akdeniz konusuOktay, 'Doğu Akdeniz'de durum nedir? Bizim gemimiz nerede şu anda?' soruları üzerine, 'Doğu Akdeniz'de lokasyona takılmamak gerektiğini' söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz konusunda, 'Bizim bir kıta sahanlığımız var. Kendi bulunduğumuz alanda araştırmamızı yaparız. Karadeniz'de nasıl yapıyorsak, burada da yaparız' dediğini ifade eden Oktay, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin kıta sahanlığında istediği yerde araştırma yapacağını, bunun için de kimsenin iznine veya onayına ihtiyacı olmadığını vurguladı.Türkiye'nin kıta sahanlığına ve Yunanistan'ın Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki iddialarına ilişkin bazı haritaları gösteren Oktay, Türkiye'nin araştırmalarına devam edeceğini, aldığı ruhsatlar çerçevesinde KKTC'nin de hem sismik hem de sondaj araştırmalarını sürdüreceğini belirtti.Yunanistan'ın tezlerinin kabul edilmesi halinde Türkiye'nin Ege ve Akdeniz'deki deniz sınırlarının nasıl olacağına ilişkin haritayı gösteren Oktay, 'Uluslararası hukuku da bir tarafa bırakın, adam Allah'tan korkar. Vicdanı olan sorgular şunu' ifadelerini kullandı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Türkiye anakaraya hapsetmek isteniyor. Yeni bir Sevr ilan edilmek isteniyor. Biz bu Sevr'i yırtıyoruz' dediği konunun bu olduğunu belirtti.Haritaları göstererek, Yunanistan'ın tezlerinin, üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye'den bir ticari geminin açık denizlere hareket edememesi anlamına geldiğini ifade eden Oktay, 'Şimdi Kıbrıs meselesini anlayabiliyor musunuz? Kıbrıs'ın niye bu kadar önemli olduğunu anlayabiliyor musunuz? Fransa için, AB için, başkaları için Kıbrıs'ın ne demek olduğunu ve bizim için Kıbrıs'ın ne demek olduğunu anlayabiliyor musunuz?' diye sordu.'Kendi hakkımız olan çalışmaları yapıyoruz'Anakaraların kıta sahanlığı bulunduğunu, adaların ve hele hele adacıkların kıta sahanlığının söz konusu olamayacağını belirten Oktay, şunları söyledi:'Değil Yunanistan, kim olursa olsun, Türkiye ne bir karış toprağını ne de denizindeki bir damla suyunu, hele hele gelecek nesillerin hakkını hiç kimseye ama hiç kimseye vermez. Bedeli ne olursa olsun. Bu kadar net söylüyoruz. Hiç Türkiye olarak bizim, bugüne kadar, Yunanistan geçmişte yaptı, 2011'den sonra da yaptı, sismik ve sondaj çalışmaları veya Amerika'nın yaptığı sondajlar, Fransa'nın, İtalya'nın, Rusya'nın, hiç bizim çıkıp da herhangi birisine 'Niye burada sismik çalışma yapıyorsunuz, niye sondaj çalışması yapıyorsunuz?' dediğimizi duydunuz mu? Böyle bir şey var mı? Biz kendi kıta sahanlığımızda yapınca bütün dünya dönüyor, ne bilmem ne kapılarına dayanmadığımız kalıyor, ne bilmem nerelere gitmediğimiz kalıyor. Bizim bir şey yaptığımız yok. Biz, kendi toprağımızda ve kendi mavi vatanımızda sadece kendi hakkımız olan çalışmaları yapıyoruz. Nasıl ki biz kimseye karışmıyoruz, kimsenin de bize karışmasına müsaade etmeyiz. Bunu söylüyoruz.'(Sürecek)
Reklam
Adana'da Otoyolda Bir Aracın Çarptığı Yaya Yaşamını Yitirdi
ADANA (AA) - Adana'nın Sarıçam ilçesinde, otoyolda bir aracın çarptığı yaya hayatını kaybetti.Sürücüsünün kimliği ve plakası tespit edilemeyen bir araç, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu'nda, yolun karşısına geçmeye çalışan kimliği belirlenemeyen bir yayaya çarpıp olay yerinden uzaklaştı.Kazayı gören diğer sürücüler durumu polis ve 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdi.Olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, üzerinden kimlik çıkmayan ve vücut bütünlüğü bozulmuş haldeki erkek kazazedenin olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirledi.Polis ekipleri, kazaya karışan aracı bulabilmek için araştırma başlattı.
İsrail Medyası: İsrail'e Ait Uçak Direkt Uçuşla Hartum'a Gitti
KUDÜS (AA) - İsrail'e ait bir uçağın ilişkileri normalleştirmek için devam eden temaslar kapsamında Sudan'ın başkenti Hartum'a indiği belirtildi. İsrail merkezli Walla haber sitesine göre, İsrail'e ait özel bir jet, direkt uçuşla Hartum'a gitti. Haberde, bu durumun ABD'nin ara buluculuğuyla Tel Aviv ile Hartum arasındaki normalleşme anlaşmasının sonuçlanması çerçevesinde devam eden temaslarla ilgili olduğu kaydedildi.Özel jetin yolcularına ilişkin bilgi verilmeyen haberde, uçağın daha önce İsrail hükümetinin resmi temsilcileri tarafından ülke dışındaki görevlerde defalarca kullanıldığı bilgisi paylaşıldı.Haberde, uçağın birkaç saat sonra Tel Aviv'e döndüğü aktarıldı. İsrail Kamu Yayın Kuruluşunun (KAN) 19 Ekim Pazartesi günü İsrailli yetkililere dayandırdığı haberde, birkaç gün içinde Tel-Aviv ile Hartum arasında ilişkilerin tesis edildiğine dair resmi açıklama yapılacağı belirtilmişti. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da bugün verdiği basın brifinginde, ABD'li terör kurbanları ve aileleri için Washington yönetiminin talep ettiği 335 milyon doları ödemesinin ardından Sudan'ı 'terörü destekleyen ülkeler' listesinden çıkarma işlemlerine başladıklarını duyurmuştu.Ancak bunun nihai sonuca ulaşmasının İsrail'le normalleşme sürecine de bağlı olduğunu ifade eden Pompeo, Hartum yönetiminden normalleşme sürecinin hızlı şekilde gerçekleştirilmesini umduğunu söylemişti.Pompeo, 'Sudan yönetiminin İsrail'i tanımasını ve ilişkilerini geliştirmesini istiyoruz. Bu bağımsız kararı vermenin neden Sudan hükümetinin çıkarına olduğunu vurgulamak adına onlarla gayretle çalışıyoruz.' ifadelerini kullanmıştı.
Giresun'da Evinde Ürettiği Sahte İçkiyi İş Yerinde Sattığı Öne Sürülen Kişi Yakalandı
GİRESUN (AA) - Giresun'un Espiye ilçesinde evinde sahte içki üreterek iş yerinde sattığı iddia edilen kişi gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, jandarma ekipleri, ilçede bir kişinin evinde ürettiği sahte içkileri iş yerinde sattığı ihbarı üzerine harekete geçti.Ekipler, S.A'nın evinde ve aracında yaptıkları aramada 30 litre etil alkol, 2 litre el yapımı rakı, 500 mililitre anason yağı, 2 dinamit lokumu, 2 mekanik fünye ve dinamit fitili ele geçirdi.Şüpheli gözaltına alındı.
Reklam
ABD'den Bolivya'da Morales'in Adayının Seçim Galibiyeti İçin Tebrik
WASHINGTON (AA) - ABD yönetimi, Bolivya’da düzenlenen genel seçimi kazanan eski devlet başkanı Evo Morales’in adayı Luis Arce’yi tebrik etti.ABD Dışişleri Bakanlığı, bir yıl önce eski Devlet Başkanı Evo Morales'i istifaya götüren seçimlerin ardından dün yenilenen seçime ilişkin yazılı açıklama yayımladı.Seçimin barışçıl şekilde sonuçlanması nedeniyle Bolivya halkının tebrik edildiği açıklamada, 'Yüksek Seçim Mahkemesi Başkanı Salvador Romero ve Bolivya’daki tüm seçim yetkililerinin, Bolivyalı seçmenlerin, siyasi partilerin, sivil toplumun ve güvenlik güçlerinin sıkı çalışması ve barışçıl davranışlarının yanı sıra bu güvenilir süreci denetledikleri için takdir ediyoruz.' ifadelerine yer verildi.Öte yandan ABD'nin, ortak çıkarlar doğrultusunda Arce ve hükümetiyle çalışmak için sabırsızlandığı belirtildi.Bolivya'da 20 Ekim 2019'daki tartışmalı seçimleri ilk turda kazanan sosyalist Evo Morales, hile iddialarıyla sokaklara çıkan muhaliflerin şiddet eylemlerine dönüşen protestoları, polisin isyanı ve nihayetinde ordunun istifa çağrısının ardından, 10 Kasım'da istifa etmiş ve siyasi sığınmacı olarak önce Meksika'ya sonra da Arjantin'e gitmişti. Morales taraftarlarının gösterilerinde 30 kişi hayatını kaybetmişti.AB, seçimde şaibe ve usulsüzlük yapıldığına yönelik endişeler gerekçesiyle seçimin yenilenmesi çağrısında bulunmuştu.Yenilenen seçimi daha önce Morales'in liderliğini yaptığı Sosyalizm Hareketi Partisi'nin adayı Luis Arce yüzde 53 oy alarak ilk turda kazanmıştı.Morales ise seçimin ardından ülkesine dönme sinyali vermişti. İstifasından sonra destekçilerinin geçici hükümete karşı düzenlediği gösteriler nedeniyle Bolivya’da Morales hakkında 'ayaklanma, terörizm ve terörizmin finansmanı' suçlarıyla açılmış davalar ve tutuklama kararı bulunuyor.
Cammu Keşmir'de Yüksek Hızlı İnternet Yasağı Tekrar Uzatıldı
SRİNAGAR (AA) - Hint hükümetinin 5 Ağustos'ta Cammu Keşmir'in özel statüsünü kaldırması ve eyaleti ikiye bölmesiyle başlayan yüksek hızlı internet hizmetleri üzerindeki kısıtlama tekrar uzatıldı.Hint basınındaki habere göre, yetkililer, Cammu Keşmir'deki 20 ilçenin 18'inde 4G internet yasağının 12 Kasım'a kadar uzatıldığını duyurdu.Yetkililer, Ganderbal ve Udhampur ilçelerinde yüksek hızlı internetin deneme amaçlı kullanıma açıldığını ancak diğer bölgelerde 4G internet bağlantısını sınırlamanın 'Hindistan'ın egemenliği ve bütünlüğü için kesinlikle gerekli görüldüğünü' belirtti.Hindistan ordusuna yapılan saldırıları da yasağın uzatılmasının sebepleri arasında gösteren yetkililer, 4G internet hızından yararlanıp propaganda yapılarak kamu düzeninin bozulmaya çalışıldığını ileri sürdü.Geçen yıl özel statüsü kaldırılan, sokağa çıkma yasağı ve telekomünikasyon kısıtlamaları uygulanan Cammu Keşmir'de 25 Ocak'ta düşük hızlı 2G mobil bağlantı kısmi olarak hizmete açılmış, 5 Mart'ta ise sosyal medya platformlarına erişim yasağına son verilmişti.Cammu Keşmir yönetimi, yüksek hızlı internet üzerindeki yasağını daha önce defalarca uzatmıştı.Hindistan, direnişçilerle hükümet güçleri arasındaki çatışmalar sırasında bölgede mobil interneti kapatıyor.Cammu Keşmir'in özel statüsünün kaldırılmasıHindistan, anayasanın yarım asırdan uzun süredir Cammu Keşmir'e ayrıcalık tanıyan 370'inci maddesini 5 Ağustos 2019'da iptal ederek bölgenin özel statülü yapısını ortadan kaldırmış ve eyaleti ikiye bölmüştü.Eyalet, 31 Ekim 2019'da resmi olarak merkeze bağlı Cammu Keşmir ve Ladakh 'Birlik Toprağı' statüsünde iki bölgeye ayrılmıştı.Kararın ardından Hint güvenlik güçleri, Cammu Keşmir'de asayiş operasyonlarını ve halk üzerindeki baskılarını yoğunlaştırmış, sokağa çıkma yasağının yanı sıra internet, telefon ve ulaşım kısıtlamaları getirilmiş, bölgedeki yerel partilerin yöneticileri ve üyeleri gözaltına alınmıştı.İnternete getirilen kısıtlama, medya faaliyetlerini de etkilemiş ve Srinagar'dan yayım yapan çoğu gazete Cammu Keşmir'in özel statüsünün kaldırıldığı 5 Ağustos 2019'dan sonra baskılarını güncelleyememişti.İngiltere'den bağımsızlığın kazanıldığı 1947'den bu yana Cammu Keşmir, kendi yasalarını çıkarabilen ayrıcalıklı konumdaydı. Bu özel statü, yabancıların bölgeye yerleşmesine ve mülk edinmesine izin vermeyen vatandaşlık yasasını da içeriyordu.
Antalya'da Servis Minibüsü Devrildi: 8 Yaralı
ANTALYA (AA) - Antalya'da servis minibüsünün devrilmesi sonucu 8 kişi yaralandı. Bir iş yeri personelini taşıyan Zeki Güney idaresindeki 07 ABE 282 plakalı servis minibüsü, Kemer kara yolu Balıkçı Barınağı yakınlarında kontrolden çıkıp devrildi. Kazada, araçta bulunan 8 kişi yaralandı. Yaralılar, 112 Acil Servis ambulanslarıyla kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.
Reklam
Gaziantep'te Ceylan Derisi Üzerine İbranice Yazılmış Tarihi İncil Ele Geçirildi
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te, Suriye'nin Halep kentinde yağmalanan müzeden çalınan çok eski tarihli olduğu değerlendirilen, ceylan derisi üzerine İbranice yazılmış İncil ele geçirildi.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Şehitkamil İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışması sonucu Halep'te yağmalanan müzeden çalınan bir İncil'in Türkiye'ye getirildiği tespit edildi.Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleriyle belirlenen adrese düzenlenen operasyonda, çok eski tarihli olduğu değerlendirilen İbranice dilinde ceylan derisine yazılmış İncil ele geçirildi.Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alınırken, antika eksperlerin 1 milyon doların üzerinde değer biçtiği İncil kimine göre de paha biçilemez nitelikte.
Fransa'da Başı Kesilerek Öldürülmüş Halde Bulunan Öğretmen İçin Anma Töreni Düzenlendi
PARİS (AA) - Fransa'da geçen hafta başı kesilerek öldürülmüş halde bulunan öğretmen için başkent Paris'te anma töreni gerçekleştirildi.Paris'teki Sorbonne Üniversitesinde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bakanlar, çok sayıda siyasetçi ve öğretmenin ailesi katıldı. Macron, burada yaptığı konuşmada, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde öldürülen öğretmen Samuel Paty'nin unutulmayacağını söyledi. Paty'nin hayatı ve kişiliği hakkında bilgi veren Macron, Paty'nin Kur'an okuduğunu ve İslam medeniyeti ile ilgilendiğini ileri sürdü. Macron, özgürlükleri savunmaya devam edeceklerini ifade ederek, karikatürlerden vazgeçmeyeceklerini dile getirdi. Müslüman derneklere yönelik baskılar artıyor Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde 16 Ekim'de bir öğretmen başı kesilerek öldürülmüştü.Fransız yetkililer, öğretmenin katil zanlısının cesedin yakınlarında elinde bıçakla görüldüğünü ve kaçtıktan sonra polis tarafından vurularak öldürüldüğünü açıklamıştı.Ortaokulda görevli tarih öğretmeninin öldürülmeden birkaç gün önce Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatür gösterdiği ve velilerin buna tepkide bulunduğu kaydedilmişti. Bunun üzerine ülkedeki Müslüman dernek ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar ve baskınlar arttı.İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, 19 Ekim'de yaptığı açıklamada, Fransa İslamofobi ile Mücadele Kolektifi (CCIF) ile Barakacity dahil birçok dernek ve sivil toplum kuruluşunun ve bir caminin kapatılacağını duyurmuştu.
Reklam
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Azerbaycanlı Mevkidaşı Bayramov'la Dağlık Karabağ'daki Durumu Görüştü
BAKÜ (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycanlı mevkidaşı Ceyhun Bayramov'la Dağlık Karabağ'daki durumu görüştü.Azerbaycan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Çavuşoğlu ve Bayramov telefon görüşmesi gerçekleştirdi.Çavuşoğlu ve Bayramov, Dağlık Karabağ'daki son durumla ilgili fikir alışverişinde bulundu.Bakanlar, bölgede sürdürülebilir barışın sağlanması için Azerbaycan topraklarının işgalden kurtarılması gerektiğinin önemine vurgu yaptı. Bayramov bugün Moskova'da Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'la bir araya gelerek Dağlık Karabağ'daki gelişmeleri görüşmüştü.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Canlı Yayında Soruları Yanıtladı: (1)
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 'Azerbaycan haklıdır davasında, kendi topraklarını savunmaktadır, Ermenistan işgalcidir ve işgalci bulunduğu işgal ettiği topraklardan çekilmek zorundadır. Bu 7 rayonu da kastediyoruz burada, Dağlık Karabağ'ı da kastediyoruz. Azerbaycan daha iyi durumdadır bugün, zaten haklılığını da çatışmalarda göstermiş durumda.' dedi.Oktay, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu. Yeni bütçeyi sunduklarını belirten ve hayırlı olmasını dileyen Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine ilişkin bir soru üzerine, yeni sistemle hızlı karar alındığını, sistemin sürekli değerlendirmeyi ve dinamik olarak da yeni durumlara karşı kararları geliştirmeyi beraberinde getirdiğini söyledi. Oktay, yeni sisteme geçildikten sonra ortaya çıkan bazı aksaklıkların giderilmesi için kapsamlı bir çalışma yaptıklarının hatırlatılması üzerine, 'Dinamik bir süreç olduğu için bu hep devam edecek zaten 50 yıl sonra da devam edecek, 100 yıl sonra da devam edecek. Dolayısıyla 'buna dönüştü yeni bir sisteme geçildi, 2 yıl içerisinde muhteşem, mükemmel bir yapı var' dediğimizde aslında ülke olarak kendi gelişmemizin önünü kapatmış oluruz. Böyle bir dünya yok, bütün dünya değişiyor. Değişim de dinamizmi beraberinde getiriyor, dolayısıyla bu sistem de gelişecek, sürekli gelişerek devam edecek yani kendi olgunlaşmasını yakalayacak.' değerlendirmesinde bulundu. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar hatırlatılarak, 'Bugün için baktığınızda Azerbaycan'ın iyi bir durumda olduğunu düşünüyor musunuz?' sorusu üzerine Oktay, iki ülkenin 1992 yılındaki durumu ile şu andaki durumlarının karşılaştırılması gerektiğini ifade etti. Oktay, 'Kendi vatandaşının, kendi ülkesinin, kendi şehirlerinin refahına ve kalkınmasına odaklanan bir Azerbaycan, diğer tarafta böyle düşmanlıklara odaklanan ve yani böyle 'yok Azerbaycan, yok Türkiye' ama özellikle de baktığınızda ortak paydada bir Türk düşmanlığı paydasından giden, içeride kalkınmaktan ziyade iç politikadaki sorunlarını da çoğu zaman Yunanistan'da olduğu gibi bir Türk düşmanlığı bir Türk korkusu boyutuyla örtbas etmeye çalışan bir Ermenistan.' dedi. Bir önceki Ermenistan Başbakanının 'Dağlık Karabağ tarafındaki toprakların genişletilmesini biz başardık, biz aldık, Ağrı, Türkiye tarafı da artık size düşüyor, gelecek nesillere düşüyor.' ifadelerini aktaran Oktay, 'Böyle bir devlet politikası olur mu, böyle bir komşuluk ilişkisi olur mu? Bu zihniyette yetişen gençlerin, bu zihniyette çalışan devlet kurumlarının, bu zihniyette yetişmeye çalışan ordudaki, sözde ordusundaki yapılardan ortaya bir devlet çıkar mı? Ortaya nasıl bir devlet çıkıyor? İşte bugünkü gibi güya savaş ortamındaki onu da kendisi oluşturuyor, savaş ortamında sivillerin üzerine roket fırlatacak kadar korkak, alçak, kalleşçe, bu ifadeleri kullanmak istemem ama yani bize yakışmıyor bu ifadeler ama tam da şu anda Ermenistan'ın, devlet de demek istemiyorum bir terör devleti, işgalci devletin tutumunu yansıtır bir durum.' değerlendirmesinde bulundu. 'Türkiye tereddüt etmez'Türkiye olarak ilk andan itibaren her şeyi net olarak ifade ettiklerini vurgulayan Oktay, 'Azerbaycan haklıdır davasında, kendi topraklarını savunmaktadır, Ermenistan işgalcidir ve işgalci bulunduğu, işgal ettiği topraklardan çekilmek zorundadır. Bu 7 rayonu da kastediyoruz burada, Dağlık Karabağ'ı da kastediyoruz. Azerbaycan daha iyi durumdadır bugün, zaten haklılığını da çatışmalarda zaten göstermiş durumda.' dedi. Azerbaycan'ın 100'ün üzerinde yerleşim yerini de işgalcilerden kurtarmış durumda olduğunu söyleyen Oktay, 'Ümit ediyoruz ki tamamını kurtarır ve Türkiye olarak da biz sonuna kadar Azerbaycan'ın istediği şekilde yanında olacağımızı ifade ediyoruz.' açıklamasını yaptı.Azerbaycan'dan asker talebi olması halinde Türkiye'nin bunu karşılayıp karşılamayacağına ilişkin bir soru üzerine Oktay, 'Cumhurbaşkanımız bunu ilk günden açık bir şekilde ifade etti. Azerbaycan ve Türkiye arasında askeri anlaşmalar mevcuttur, askeri iş birliği anlaşmaları mevcuttur. Eğer ki beklemediğimiz bir gelişme yaşanırsa Ermenistan tarafından ve böyle bir davet gelirse Türkiye tereddüt etmez, Cumhurbaşkanımız hiç tereddüt etmez.' diye konuştu. Fuat Oktay, 'Sahada durum ne şu anda?' sorusu üzerine, 'Sahada durum iyi.' karşılığını vererek, ilerlemenin devam ettiğini bildirdi. 'Sivillere saldıran terör devleti'Ateşkes kararlarının alındığının hatırlatılması üzerine Oktay, 'Hem şikayet eden hem de daha ateşkesin imzası kurumadan sivillere saldıran terör devleti var. Bu da işin anlaşılmaz tarafı zaten.' ifadelerini kullandı.Özellikle askeri anlamda çok ciddi başarılar elde edildiğini, askeri mühimmat ve askeri zaiyat anlamında da çok ciddi bir zayiat verdirildiğini söyleyen Oktay, 'Zaten Ermenistan ekonomisinin de ve kurumsal anlamda ordusunun da buna uzun süre dayanma şansı mümkün değil. Tek şartla bu gidebilir, dışarıdan illegal boyutta destekler geliyorsa, silah geliyorsa veya farklı şekilde insan kaynağı geliyorsa.' dedi. Oktay, 'Bekliyor musunuz?' ifadesi üzerine, 'Bekliyoruz değil, geldiğini biliyoruz. Zaten geldiğini görüyoruz, mühimmat olarak geldiğini görüyoruz.' karşılığını verdi.Bu olayın yeni olmadığını belirten Oktay, 'Biz bir şeyi söylüyorsak mutlaka kanıtlarıyla söyleriz. Yani sadece laf olsun diye bir şeyi kesinlikle biz söylemeyiz. Elimizde belgeleri vardır.' diye konuştu.'Macron'u ciddiye almaya gerek yok'Ermenistan ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un benzer suçlamayı Türkiye için yaptığının hatırlatılması üzerine ise Oktay, şunları söyledi:'Macron boş kaldıkça Türkiye üzerinden kendi tanıtımını yapmaya çalışıyor. Macron'u kimse ciddiye almadığı için AB'de de dünyada işte bir lidercilik oynamaya, çalışıyor, kendisini farklı bir konuma yerleştirmeye çalışıyor. Dolayısıyla Macron'u ciddiye almaya gerek yok ne söylediğiyle alakalı, hele hele Türkiye ile ilgili ne söylediğiyle alakalı. Türkiye'nin herhangi birisine ihtiyacı yok bunun için, bir başkasını götürmeye, göndermesine ihtiyacı yok. Türkiye ile Azerbaycan arasında zaten askeri iş birliği anlaşması vardır, ihtiyaç olur, Azerbaycan'ın böyle bir daveti olursa zaten bunu açıktan yapar Türkiye. Bununla ilgili net kararımız da zaten Cumhurbaşkanımız çok net bir şekilde ilk günden ifade etmiştir. Dolaylı yönlere gitmesine gerek yok Türkiye'nin, buna ihtiyacı da yok. Azerbaycan'ın da buna ihtiyacı yok.' Ermenistan'ın konumuna bakıldığında haritanın stratejik anlamda nasıl çizildiğinin görüleceğine işaret eden Oktay, bunun, Türkiye'nin Türk dünyası ile fiziki bağını koparmakla alakalı olduğunu belirtti. Türkiye'nin bölgeyle ilişkisini sürdürdüğünü Gence-Tovuz-Gürcistan üzerinden doğal gaz boru hattı, petrol boru hattı ve demiryolu hattı inşa edildiğini hatırlatan Oktay, 'Derdimiz iki bölgenin de hem iletişimini sağlamak hem de gelişmeye katkı vermek. Ekonomik gelişme barışa katkıdır. Refah arttıkça barış gelir.' dedi. Saldırıların Tovuz ve Gence üzerine yoğunlaştığını anlatan Oktay, 'Ermenistan şunu söylüyor, 'ben geçmişte Karabağ ile başladım Dağlık Karabağ'la, bir sesini çıkaran olmadı. Avrupa'dan ve dünyanın birçok yerinden Ermenileri taşıdım buraya, Müslüman nüfusu, Türk nüfusu sürdüm.' 1,5 milyona yakın mülteci var orada. Bugün Suriye'deki mültecileri konuşuyoruz, oradaki mültecileri hiç kimse konuşuyor mu? Evinden, yurdundan edilmiş 1,5 milyon mülteciden bahsediyoruz, Azerbaycan'ın kendi içinde.' açıklamalarında bulundu.'Çözümsüzlükten kendi lehlerine bir çözüm çıkaracaklardı'Minsk grubunun soruna çözüm bulmasının amaçlandığını hatırlatan Oktay, 'Ne yaptı bu eş başkanlar, Minsk grubu ne yaptı? 28 yılda çözüm bulmamakla ilgili elinden gelen her şeyi yaptı. Aslında çözüm neydi onlar için? Çözüm çözümsüzlüğün ta kendisiydi. Ermenistan'ın da arzu ettiği buydu zaten. Bu süreç ne kadar uzarsa, ne kadar zamana yayılırsa aslında çözümsüzlükten kendi lehlerine bir çözüm çıkaracaklardı.' dedi. Ermenistan'ın 30 yıldır yeni yerleşim yerleri oluşturduğunu söyleyen Oktay, 'Azerbaycan diyor ki 'bir dakika kardeşim 30 yıldır ben sizi bekledim, sizden bir şey yok ve hepiniz de şu anda hem çözümsüzlük üzerine hem de Ermenistan'ın her türlü zulmüne ve işgaline alkış tutar konumdasınız, ben gereğini yapacağım, kendi göbeğimi kendim keseceğim' diyor ve şu anda da onu yapıyor ve başarıyla da yapıyor.' ifadelerini kullandı. 'Sizce Rusya, Ermenistan taraftarı mı?' sorusu üzerine ise Oktay, 'Resmi açıklamalar var, bir de sahadaki fiili durum var. Resmi açıklamalara baktığımızda Rusya 'ben her iki ülkenin dışişleri bakanlarıyla da devlet başkanlarıyla da görüşürüm, dolayısıyla zaten eski Sovyetler'den kalma da bir iş birliğimiz de bir yakınlığımız da var, dolayısıyla bu sorunu çözebiliriz' şeklinde bir deneme yaptı olmadı.' dedi.Fiili duruma bakıldığında ortada tarafsız bir yapının görülmediğine dikkati çeken Oktay, 'Minsk eş başkanlarından ciddi bir gayretin gelmemesi, daimi üyelere, yani bu eş başkanların çalışıyor olmaları ve daimi üyelere de belirli aralıklarla raporlar ve çözüm önerileri ile birlikte gelmeleri gerekiyordu, gelen hiçbir şey yok 28 yılda.' ifadelerini kullandı. (Sürecek)
İspanya Ve Portekiz'de Kovid-19 Vakalarındaki Artış Sürüyor
MADRİD (AA) - Son 24 saatte yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısında İspanya'da 16 bin 973 ile salgının başından bu yana en yüksek günlük artış kaydedildi, Portekiz'de 2 bin 229 yeni vaka tespit edildi.İspanya Sağlık Bakanlığı, ülkedeki Kovid-19 vaka sayısının 16 bin 973 artışla 1 milyon 5 bin 295'e ulaştığını duyurdu.Avrupa'da Kovid-19 vaka sayısının en fazla yükseldiği ülkelerden İspanya'da salgın kaynaklı ölümler de son 24 saatte 156 arttı.Bakanlık, son 7 günde 575 kişinin salgından hayatını kaybettiğini ve toplam sayının 34 bin 366'ya çıktığını duyurdu.Ülkede salgının en yoğun görüldüğü bölge, Madrid olmayı sürdürüyor.Castilla y Leon ve Endülüs bölgelerindeki yüksek vaka artışları da dikkati çekti.Sol koalisyon hükümeti, Kovid-19'daki vaka artış hızını durdurmak için Fransa'dakine benzer şekilde ülke genelinde gece sokağı çıkma yasağı getirerek mevcut önlemleri artırmayı planlıyor.Portekiz'de durumPortekiz Sağlık Bakanlığı, Kovid-19'dan son 24 saatte 16 kişinin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 535 yeni vaka tespit edildiğini duyurdu.Ülkede şu ana kadar salgında 2 bin 229 kişi hayatını kaybetti, vaka sayısı 106 bin 271'e ulaştı.
Kocaeli'de Kamyonla Çarpışan Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'nin Gebze ilçesinde kamyonla çarpışan otomobilin sürücüsü yaralandı.Alınan bilgiye göre, Mollafenari Balçık köyü yolunda Hakan Cengiz A. yönetimindeki 41 AFA 968 plakalı kamyon ile sürücüsü öğrenilemeyen 34 PFT 79 plakalı otomobil çarpıştı. Otomobilde sıkışan sürücü, itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla kurtarıldı. Yaralı sürücü kaldırıldığı özel hastanede tedavi altına alındı.
Reklam