Ahlat'taki Selçuklu Meydan Mezarlığı Ziyaretçilerini Tarihe Yolculuğa Çıkarıyor
BİTLİS (AA) - ŞENER TOKTAŞ - Bitlis'in Ahlat ilçesinde bulunan UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ndeki Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.Birçok medeniyetin izlerini taşıyan, ülke ve bölgenin kültür turizminde önemli bir destinasyonu olan UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ndeki Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı, ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor.210 dönüm alanda, en büyük Türk İslam mezarlığı özelliğine sahip Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı, 8 bin 200 mezar taşı ve üzerlerindeki yazılar, kabartmalar ve oymalarla ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.Dünyadaki üç 'Kubbet-ül İslam'dan (İslamiyet'in kubbeleri) biri, Türklerin Anadolu'ya girişinin kapısı ve 'Anadolu'nun tapusu' olarak bilinen Ahlat, bünyesinde barındığı Selçuklu Meydan Mezarlığı ile her yıl çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor.'Ahlat, Türk'ün özüdür'İsmail Demirbaşı, AA muhabirine, mezarlığı ziyaret etmek için Yozgat'tan geldiklerini söyledi.Ahlat'a ecdadı görmeye geldiklerini belirten Demirbaşı, şöyle konuştu:'Çanakkale Şehitlik Abidesi'ni görmeden önce geçmişinizi görünüz. Ecdadımızın ne şartlarda at sırtında cenk ettiğini görüyorsunuz. Anadolu'ya açılan pencere Ahlat'tır. Türklerin ve Türk'ün büyük şehri. Ahlat, Van Gölü kenarında gerçekten görülmeye değer bir turizm kenti. Geçmişi ve tarihini hiçbir zaman tartışmıyorum. Türk'ün özüdür. 5 bin yıllık tarihi var. Tarihimizi ve ecdadımızı yerinde bir bir koklayalım.'Hatay'dan gelen Halim Alıcı da Ahlat'ın tarihi ve güzel yerlerini görmek için geldiklerini belirterek, 'Gezdik, gördük ve gururlandık. Ecdadımız burada uzun yıllar mücadele etmiş. Çok duygulandık.' dedi.Ailesiyle Hatay'dan gelen Vedat Alıcı da memleketlerinden uzak ve tarihi dokusu olan Ahlat'ta geldiklerini kaydetti.'Geçmişimizi ve tarihimizi öğrendik. Gelip buralarda yaşamak istiyoruz.' diyen Alıcı, şunları söyledi:'Mezarlığımızı gördük. Atalarımızın nasıl cenk edip bugünler için savaştığını gördük. Çocuklarımız bu bilgilerle donanımlı şekilde tarihini öğrenirse geleceğimize de aydınlık getireceğini düşünüyorum. Bu bilgilerle tarihi yaşayan gençlerin aydınlanmasını istiyoruz. Bitlis'imiz tarihi bir doku. Ahlat'ın hem Türkiye hem de dünyaya aktarılmasını istiyoruz. Buraya geldiğimizde tarihi tam yaşıyoruz. Burada günümüzün yenilikleri yok, tamamıyla tarihi doku var. Şehrin her tarafında tarihi doku var.'
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'ndan Avrupa'daki İslam Ve Yabancı Düşmanlığına Tepki
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa’daki İslam ve yabancı düşmanlığına tepki gösterdi.Çavuşoğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'Gerçekleri yüzlerine söyleyince Avrupa’nın ezik ırkçıları yine kendini gösterdi. İslam ve yabancı düşmanlığından prim yapmaya çalışıyor. Avrupa’nın faşist zihniyetli şımarık politikacılarına artık 'dur' demenin zamanı gelmiştir.' ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanı Selçuk, "Nasıl Başladı, Nasıl Bitti" Akımına İlkokul Fotoğrafıyla Katıldı
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bir zamanlar öğrencisi olduğu Emirler köyündeki ilkokulda çekilmiş fotoğrafını paylaşarak, sosyal medyadaki 'Nasıl başladı, nasıl bitti' akımına katıldı. Selçuk, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, Ankara'nın Gölbaşı ilçesine bağlı Emirler köyündeki ilkokulda öğrenciyken çekilen fotoğrafıyla, yıllar sonra Milli Eğitim Bakanı olarak bu okula yaptığı ziyaretin fotoğraflarına yer verdi. Bu paylaşımıyla sosyal medyadaki 'Nasıl başladı, nasıl bitti' akımına katılan Selçuk, şunları kaydetti:'Nasıl başladı, nasıl bitti paylaşımlarına ben de katılayım. Burası, öğrencisi olduğum Emirler köyündeki ilkokul. Çok şey değişmiş ama duvarlar bugün bu kuzuların seslerini duyuyor. O zaman öğrenciydim, şimdi öğretmenim. Acaba bu yavrular, bu okula tekrar kim olarak dönecekler?'
Kuaförlüğü Bırakan Genç Kadın, İşkur Desteğiyle Arıcılığa Başladı
DENİZLİ (AA) - Denizli'nin Pamukkale ilçesinde, kuaförlük mesleğini bırakan 1 çocuk annesi 30 yaşındaki Esra Karabaş, Türkiye İş Kurumundan (İŞKUR) aldığı destekle bal, polen ve propolis üretmeye başladı. Esra Karabaş, 14 yıl çalıştığı kuaförlük sektördeki işinden, sağlık problemleri ve çocuğuna daha fazla zaman ayırabilmek için ayrıldı. Arıcılık yapmaya karar veren Karabaş, çevresindekilerin 'Yapamazsın', 'Başaramazsın' demesine aldırmadan İŞKUR tarafından yürütülen projeye başvurdu.Başvurusunun kabul edilmesinin ardından bir ay eğitim alan genç girişimci, proje kapsamında Karakurt Mahallesi yakınlarında 110 kovan alarak aracılığa başladı. Özenle baktığı arılardan iyi verim elde etmeye çalıştığını aktaran Karabaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: 'İlk üç ayda 550 kilogram bal, 100 kilogram polen üretimi yaptım. İşimden ayrıldığımda hiçbir birikimim yoktu. Araştırma yapıp İŞKUR'a başvurdum. Bana çok yardımcı oldular ve 38 bin 376 lira destek alıp arıcılığa başladım. Çiçek balı üretiyorum. Erkek egemen bir meslekte benim gibi bir kadının olması çok nadir bir durum. Kadınların isteyip de başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Bu işe başladıktan sonra arı sokmasına karşı alerjim olduğunu öğrendim. Ancak sevdikten sonra bunların önemi yok.'
Pakistanlı Siyasetçiler Ve Stk Temsilcileri, İsrail İle Normalleşmeye Karşı
İSLAMABAD (AA) - MUHAMMET NAZIM TAŞCI - Pakistanlı siyasetçiler, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri ve vatandaşlar, bazı Arap ve Afrika ülkelerinin İsrail ile ilişkileri normalleştirme adımlarına tepkili.Başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere, Körfez ülkeleri ile İsrail arasında uzun süredir perde arkasından yürütülen temas süreci, ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ağustos'ta BAE'nin, 11 Eylül'de Bahreyn'in ve 23 Ekim'de de Sudan'ın İsrail ile normalleşme anlaşmasına vardığını açıklamasıyla aleni hale geldi.Pakistanlı siyasetçiler, STK temsilcileri ve vatandaşlar, söz konusu ülkelerin İsrail ile ilişkileri normalleştirme sürecine dair değerlendirmelerini AA muhabiriyle paylaştı. Pakistan Cemaat-i İslami Partisi'nden Senatör Müştak Ahmed Han, İsrail ile Bahreyn, BAE ve Sudan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine tepki göstererek 'Bence bu normalleşme değil, bu bir işgal.' dedi.ABD’nin İsrail’i 'güçlü bir ülke ve bölgenin polisi' yapmak istediğini kaydeden Han, Washington yönetiminin İsrail’e 'Yahudi stratejik hedeflerini' yerine getirmesi için yardımcı olduğunu söyledi.Han, sözlerini şöyle sürdürdü:'İsrail, yasa dışı bir ülke. Onlar, masum Filistinlilerin topraklarını işgal etti, ağır insan hakları ihlallerine bulaştı, tüm uluslararası normları, kuralları ve düzenlemeleri ihlal etti. İsrail’in hegemonik dizaynı ve yaklaşımı, bölge, Orta Doğu, barış, gelecek ve bu bölgenin halkı için bir tehdit. Sanırım temel insan hakları, dünya barışı için mücadele eden tüm insanlar, tüm insan hakları örgütleri, tüm dost ülkeler İsrail’i, hegemonik dizaynı, ağır insan hakları ihlalleri, masum Filistinlilerin işgal edilen toprakları ve bölgede yığınak yapması sebebiyle durdurmalı.' Eski İçişleri Bakanı ve Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) Genel Sekreteri Ahsan İkbal, ilişkilerin normalleşmesinin Filistin sorununun çözümüyle bağlantılı olduğunu belirterek 'Filistinlilerin hakları gerektiği gibi tanınana kadar taviz verilmemeli.' ifadesini kullandı.'Bu ülkeler için Keşmir de toprak altına gömüldü'Pakistan Filistin Vakfı Genel Sekreteri Şabir Ebu Meryem, ABD Başkanı Trump'ın 'Yüzyılın Anlaşması' olarak isimlendirdiği sözde Orta Doğu barış planına atıfta bulunarak, İsrail’in Arap ülkelerince tanınmasının söz konusu planın bir parçası olduğunu kaydetti.Bu planın, Filistin meselesini tamamen ortadan kaldırmayı amaçladığına işaret eden Meryem, ABD’nin ve Arap müttefiklerinin, Filistinlilerin zayıflatılarak İsrail’e karşı mücadele edemeyecek hale gelmesini istediğini belirtti. Arap ülkelerinin, İsrail’i tanımasının sadece bölge için değil Pakistan için de bir anlamı bulunduğunu ifade eden Meryem, Filistin meselesinde 'vicdanlarını satanlar' için Keşmir meselesinin toprak altına gömüldüğünü kaydetti.Meryem, Pakistan’ın söz konusu ülkelerden Keşmir meselesinde dahi herhangi bir yardım beklemediğini vurguladı. 'Bu adım, Müslümanların geleceğini etkileyecek'İslamabad’da şoförlük yaparak geçimini sağlayan İrfan Han da İsrail’in Filistinlilere 'zulmettiğini' belirterek Arapların İsrail’i durdurması, bunu yapamıyorlarsa bile en azından İsrail ile ilişki kurmamaları gerektiğini söyledi.Han, söz konusu normalleşme adımlarıyla İsrail’in, zulümlerini başka Müslüman ülkelere taşıyacağını dile getirdi.İslamabad’da esnaf Ömer Ahmed de Arap ülkelerinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirme adımlarının yanlış olduğunu vurgulayarak bu durumun Müslümanların geleceğini etkileyeceğini kaydetti.
Reklam
Kızkalesi'nin Karada Bulunan Bölümünde Kazı Çalışması Başlatıldı
MERSİN (AA) - UNESCO Dünya Miras Geçici Listesinde yer alan Mersin’in Erdemli ilçesindeki Kızkalesi'nin karada bulunan bölümünde başlatılan kazı çalışmalarında zemin ve yüzey araştırması yapılıyor. Mersin Müze Müdürlüğü öncülüğünde kalenin zemininde gerçekleştirilen çalışmalar, 2 arkeolog tarafından yürütülüyor. Bölgedeki kazı ve restorasyon çalışmasının kasım ayında tamamlanması planlanıyor.Tarihi kalenin karada bulunan bölümündeki çalışmaların ardından ziyarete açılacağı öğrenildi.
Haftanın Tarihine Bakış
ANKARA (AA) - Cumhuriyet, 29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) 'Yaşasın' nidalarıyla kabul edildi.İlk toplantısını 23 Nisan 1920'de yapan TBMM'nin kabul ettiği 1921 Anayasası'nın ''Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir'' olan birinci maddesi, açıkça belirtilmese de ''Cumhuriyet'' rejiminin habercisiydi. Ancak ''Cumhuriyeti kabul etmek', 16 Nisan 1923'te görevini tamamlayan Birinci Meclise değil, 11 Ağustos 1923'te toplanan İkinci Meclise nasip olacaktı.İkinci Meclis, Başkanlığa Mustafa Kemal Paşa'yı, ikinci başkanlığa Ali Fuat (Cebesoy) Paşa'yı seçti; başbakanlığa Ali Fethi (Okyar) getirildi. Mecliste oluşan muhalif grubun eleştirilerinin yoğunlaşması üzerine Mustafa Kemal başkanlığında 25 Ekim'de toplanan Bakanlar Kurulu, istifa etmeyi ve yeni hükümette hiçbir görev almamayı benimsedi.Bakanların istifaları 27 Ekim'de Meclis'te okundu. Meclis, yeni Bakanlar Kurulu için oluşturulan listeler üzerinde anlaşma sağlayamadı. Uzun süredir ''Cumhuriyet'' düşüncesini içinde barındıran Mustafa Kemal, bu siyasi bunalım üzerine zamanın geldiğine karar verdi. Yakın çalışma arkadaşlarını, 28 Ekim akşamı Çankaya'da yemeğe çağıran Mustafa Kemal, onlara ''Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.'' dedi.Mustafa Kemal ve yemekten sonra kalmasını istediği İsmet (İnönü) Paşa, Cumhuriyet'in ilanına ilişkin anayasa değişikliği üzerinde çalıştı.Halk Fırkası, 29 Ekim'de yaptığı toplantıda, Mustafa Kemal'i hükümet bunalımını çözmekle görevlendirdi. Mustafa Kemal de Cumhuriyet'in ilanına yönelik anayasa değişikliği önergesini açıkladı.Meclis Grubu'nda ve sonra TBMM Genel Kurulu'nda Anayasa'nın 1, 2, 10, 11, ve 12'nci maddelerinin değiştirilmesinin kabul edilmesiyle ''Cumhuriyet'' resmen ilan edildi. ''Yaşasın Cumhuriyet!'' nidaları, TBMM Genel Kurulu'nun duvarlarında yankılandı.Belli başlı öteki olaylar:26 Ekim1461- Trabzon Rum İmparatorluğu, Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Osmanlı güçlerine teslim oldu.1730- Osmanlı'da ayaklanma başlatan Patrona Halil ve arkadaşları idam edildi.1863- Uluslararası Kızıl Haç organizasyonu İtalya'nın Cenova kentinde kuruldu.1905- Kuzey Avrupa ülkeleri Norveç ve İsveç ayrıldı.1922- İsmet İnönü, Lozan Konferansı öncesinde dışişleri bakanlığı görevine getirildi.1923- Türk Milli Futbol Takımı, ilk maçında Romanya ile 2-2 berabere kaldı.1924- Kazım Karabekir Paşa, Birinci Ordu Müfettişliğinden ayrıldı; artık milletvekili olarak çalışacağını bildirdi.1932- ''Yo yo'' oyuncağı İstanbul'da büyük ilgi uyandırdı.1933- Cumhuriyet'in 10. yılı dolayısıyla Genel Af Kanunu çıkarıldı.1936- 16 yaşındaki ressam Turgut Cansever, ilk resim sergisini açtı.1938- Du Pont, ilk sentetik naylon fibere adını verdi.1961- Cemal Gürsel, cumhurbaşkanı seçildi.1966- Kuzey Atlantik Konseyi, NATO karargahını Brüksel'e taşımayı kararlaştırdı.1967- Şair ve yazar Ali Cenap Yöntem, 80 yaşında vefat etti.1974- Kurtuluş Savaşı komutanlarından Orgeneral Fahrettin Altay, 94 yaşında İstanbul'da vefat etti.1975- Enver Sedat, ABD'ye resmi ziyarette bulunan ilk Mısır Devlet Başkanı oldu.1984- Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir bakan azledildi. Maliye ve Gümrük Bakanı Vural Arıkan, istifa etmeyince Başbakan'ın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından görevden alındı.1994- İsrail İle Ürdün arasındaki 46 yıllık savaşa son veren tarihi barış anlaşması, iki ülke arasındaki sınırda 5 bin kişinin katıldığı gösterişli bir törenle imzalandı.2008- Türk Hava Yolları, 1991 Körfez Savaşı'nda durdurduğu Bağdat seferlerine 17 yıl aradan sonra tekrar başladı ve THY uçağı, uluslararası Bağdat Havaalanı'na indi.2013- Pakistan-İran sınırında çıkan çatışmada 14 İran askeri öldürüldü.2015- Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle Koza İpek Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atanmasına karar verdi.2016- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) eski başkanlarından Basın Şeref Kartı sahibi Nail Güreli hayatını kaybetti.2017- Dünya Sağlık Örgütünün yayımladığı rapora göre, salgının ortaya çıktığı 27 Nisan'dan bu yana Yemen'de kolera nedeniyle 2 bin 180 kişi hayatını kaybetti.2018- Gazeteci Cemal Kaşıkçı soruşturmasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 18 şüphelinin iadesi için hazırlanan talepname, Adalet Bakanlığı tarafından Suudi Arabistan'a gönderilmek üzere Dışişleri Bakanlığına iletildi.27 Ekim1492- Kristof Kolomb, Küba'yı keşfetti ve İspanya adına el koydu.1913- Mustafa Kemal, Sofya Ataşemiliterliği görevine atandı.1922- Müttefikler, Ankara ve İstanbul hükümetlerine Lozan'da konferans toplanması çağrısı yaptı.1960- Milli Birlik Komitesi, 147 profesör, doçent ve asistanı görevden aldı.1978- Nobel Barış Ödülü'nü Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ve İsrail Başbakanı Menahem Begin paylaştı.1982- Çin, nüfusunun 1 milyarı aştığını açıkladı.1996- Yeni Trafik Kanunu yürürlüğe girdi.1999- Parlamento oturumu sırasında otomatik silahlı kişilerce yapılan saldırıda Ermenistan Başbakanı Vazgen Sarkisyan ve 8 üst düzey yetkili öldü.2005- Tiyatro sanatçısı 48 yaşındaki Şefik Kıran, Bakırköy'de oturduğu apartmanın boşluğunda ölü bulundu.2006- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Milletvekili Seçimi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yasa'yı onayladı. Milletvekili seçilme yaşı 30'dan 25'e indirildi.2006- Karikatürist Semih Balcıoğlu, 78 yaşında vefat etti.2010- Eski Arjantin Devlet Başkanı Nestor Kirchner, 60 yaşında öldü.2013- Formula-1 Dünya Şampiyonası'nda sezonun 16. yarışı Hindistan Grand Prix'sinde bu yılki 10. galibiyetini kazanan Red Bull-Renault'nun Alman pilotu Sebastian Vettel, sezonun bitimine 3 yarış kala üst üste 4. şampiyonluğunu ilan etti.2016- BM, Irak'ta terör örgütü DEAŞ'ın elinde tuttuğu Musul'u kurtarma operasyonunun onuncu gününde 10 bin 500'den fazla kişinin yerinden edildiğini açıkladı.2017- İspanya'nın Katalonya özerk yönetimi parlamentosu tek taraflı bağımsızlık ilan etti.2017- FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Sahil Güvenlik Komutanlığındaki eylemlere ilişkin görülen ve 28 kişinin yargılandığı davada ikisi ağırlaştırılmış olmak üzere 25 sanığa müebbet hapis cezası verildi. Sanıklardan 3'ünün beraat ettiği davada eski Sahil Güvenlik Komutanı Hakan Üstem müebbet hapisle cezalandırıldı.2018- Bursa'nın Yıldırım Belediyesince Cumhuriyet'in ilanının 95'inci yıl dönümünü dolayısıyla hayata geçirilen proje kapsamında 1923 kadın 20 milyon ilmekten oluşan Türk bayrağı hazırladı.28 Ekim1886- Özgürlük Anıtı, Fransızların armağanı olarak New York'ta dikildi.1923- Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde verdiği akşam yemeğinde ''Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.'' dedi.1927- Türkiye'de ilk nüfus sayımı yapıldı. Nüfusun 13 milyon 648 bin 270 kişi olduğu açıklandı.1937- Başbakan İsmet İnönü, Ankara'da paraşüt kulesinin açılışını yaptı.1938- Ankara Radyosu hizmete girdi.1962- Küba Füze Krizi: Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev, Küba'daki füze üslerini kaldıracaklarını açıkladı.1977- Karikatürcü ve çizgi roman çizeri Ratip Tahir Burak, 73 yaşında İstanbul'da öldü.1993- Hakkari Üzümlü Jandarma Sınır Bölüğü'ne saldıran teröristlerden 57'si öldürüldü. Çatışmada 10 er şehit oldu.1998- Esenboğa Havalimanı, tarihinde ilk kez aynı gün 13 cumhurbaşkanı ağırladı. Yabancı ülke cumhurbaşkanları, Cumhuriyet'in 75'inci Yılı törenleri için başkente geldi.2012- Myanmar yönetimi, Birleşmiş Milletler'e, ülkenin batısında Bangladeş sınırındaki Arakan (Rakhine) eyaletindeki şiddet olayları nedeniyle çoğu Müslüman 22 binden fazla kişinin evini terk etmek zorunda kaldığı bilgisini verdi.2013- Tiyatro ve sinema sanatçısı Tomris Oğuzalp, 80 yaşında İstanbul'da vefat etti.2013- Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü, müzik alanında Ahmet Kaya'ya verildi.2015- İçişleri Bakanlığı, Terörle Mücadele Kanunu Kapsamına Giren Suçların Faillerinin Yakalanmasına Yardımcı Olanlara Verilecek Ödül Hakkında Yönetmelik kapsamında aranan teröristlerin isimlerinin yer aldığı bir internet sitesi hazırladı.'www.terorarananlar.pol.tr' adresinde 'Aranan Terörist' başlığıyla yayımlanan listede teröristlerin isimleri, kırmızı, mavi, yeşil, turuncu ve gri kategorilere ayrıldı. Fetullah Gülen, Cemil Bayık, Murat Karayılan, İlhami Balı ve Duran Kalkan kırmızı kategoride bulundu.2016- Milli Savunma Bakanlığı kararıyla FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 195 personelin orduyla ilişiği kesildi.29 Ekim1863- İsviçreli Henri Dumant, Kızılhaçı kurdu.1911- Ünlü Amerikalı gazeteci Joseph Pulitzer, Güney Carolina'da öldü.1923- Cumhuriyet ilan edildi. Mustafa Kemal Paşa, cumhurbaşkanı seçildi.1924- Milletler Cemiyeti Konseyinde Türk-Irak sınırı, Musul'u Irak'ta bırakacak biçimde saptandı.1927- Irak'ta yapılan kazılarda, Ur kenti yakınlarında 5 bin yıl öncesine ait olduğu belirlenen bir molekül takımı bulundu.1930- Ankara'daki Cumhuriyet Bayramı törenlerine Yunanistan Başbakanı Venizelos da katıldı.1933- Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, coşkuyla kutlanan Cumhuriyet'in 10'uncu yılında ünlü Nutuk'u okudu.1954- Dr. Hikmet Kıvılcımlı Vatan Partisini kurdu.1961- İlk Türk yapımı otomobil ''Devrim'', Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e armağan edildi. ''Devrim''in deneme sürüşü, yetersiz benzin konulması yüzünden başarısızlıkla sonuçlandı.1987- Cumhuriyet'in 64'üncü yılında yerli yapım F-16 uçağı uçtu.1992- Türkiye ile Irak'ın kuzeyi arasında stratejik öneme sahip Sinhat Boğazı, TSK'nın eline geçti. Çatışmalarda 90 terörist öldürüldü.1992- Kazakistan ve Türkmenistan, ilk büyükelçiliklerini Ankara'da açtı.1998- ABD'li astronot John Gleen 36 yıl aradan sonra 77 yaşında, Discovery mekiğiyle yeniden uzaya gitti.2006- Brezilya'da solcu Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, seçimlerin ikinci turunda yeniden başkan seçildi.2007- Dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A-380, İstanbul Atatürk Havalimanı'na indi.2008- ''Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri''ne edebiyat dalında yazar Yaşar Kemal, mimari dalında Turgut Cansever ve müzik dalında da Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça layık görüldü.2013- Asya ile Avrupa arasında denizin altından kesintisiz demir yolu ulaşımını sağlayacak, dünyanın alanındaki önemli projelerinden Marmaray, törenle açıldı.2013- Suudi Arabistan, hacca gelen Kürt hacılar için ilk defa Kürtçe Kur'an-ı Kerim meali hazırladı.2013- Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, 29 Ekim'den önce askeri hizmet kanunu çerçevesinde işlenen suçları kapsayan genel af ilan etti.2015- Tüberküloz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından artık AIDS hastalığının yanı sıra dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalıklarından biri ilan edildi.2018- İstanbul'un üçüncü havalimanının ilk fazının uçuşlara açılması dolayısıyla düzenlenen tören, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşti.30 Ekim1757- Sultan III. Mustafa tahta çıktı.1873- Teodor Kasap tarafından çıkarılan mizah gazetesi ''Hayal'' yayımlanmaya başlandı.1905- Aspirin ilk kez satışa sunuldu.1918-Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti ile galip devletler arasında Mondros Mütarekesi imzalandı.1918- Çekoslovakya'da cumhuriyet ilan edildi.1923- Mustafa Kemal Paşa, başbakanlığa İsmet (İnönü) Paşa'yı atadı.1937- Ankara Gar binası törenle açıldı.1956- İngiltere ve Fransa, İsrail ve Mısır'a Süveyş Kanalı'nı 12 saat içinde terk etmelerini bildirdi.1973- Boğaziçi Köprüsü, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından açıldı.1974- Boksör Muhammed Ali yeniden ağır sıklet şampiyonu oldu.1980- Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanlığından istifa etti.1983- Erzurum ve Kars'ta meydana gelen depremde bin 330 kişi öldü, 534 kişi yaralandı.1984- Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Mürted'de uçak fabrikasının (TAI) temelini attı.1993- Eski Türk Dil Kurumu Genel Yazmanı Ömer Asım Aksoy, 95 yaşında öldü.2011- Kırgızistan'da Almazbek Atambayev cumhurbaşkanı seçildi.2013- Nevşehir Üniversitesinin adını 'Nevşehir Hacı Bektaş Veli', Siirt'in Aydınlar ilçesinin adını 'Tillo' olarak değiştiren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.2015 - Karaciğer yetmezliği nedeniyle İstanbul'da tedavi gören eski dünya kıtalararası ağır sıklet boks şampiyonu Sinan Şamil Sam yaşamını yitirdi.2016- Terör soruşturması kapsamında gözaltına alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ve DBP'li Meclis Üyesi Fırat Anlı tutuklandı.2016- Saadet Partisi 6'ncı Olağan Kongresi'nde 891 delegenin 871'inin oyunu alan Temel Karamollaoğlu genel başkan seçildi.2018- Başkentin ilk, Türkiye'nin ikinci alışveriş merkezi olan ve kulesi ile Ankara'nın sembolü haline gelen Atakule'nin yenilenmesinin ardından açılışı gerçekleştirildi.31 Ekim1517- Martin Luther, Protestanlığı ilan etti.1661- Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa öldü.1831- Takvim-i Vekayi yayına başladı.1919- Sütçü İmam, Kahramanmaraş'ta Fransız işgalcilere ilk kurşunu attı.1922- Mussolini, İtalya Başbakanı oldu.1952- ABD, ilk hidrojen bombası denemesini Marshall Adaları'nda yaptı.1963- Askeri Yargıtay, Talat Aydemir, Fethi Gürcan, Osman Deniz ve Erol Dinçer'in idamını onayladı.1963- 50'nci kez milli formayı giyen Fenerbahçeli futbolcu Lefter Küçükandonyadis'e şeref madalyası verildi.1967- Kıbrıs Türklerinin, Rum çetelerinin saldırılarına maruz kaldığı günlerde, Rauf Denktaş gizlice adaya girdi.1984- Hindistan Başbakanı İndira Gandhi, Sih muhafız tarafından öldürüldü.1989- Turgut Özal, TBMM'de yapılan oylamada Türkiye'nin Sekizinci Cumhurbaşkanı seçildi.1992- Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak'ın kuzeyindeki terör üssü Haftanin kampını ele geçirdi.1992- Vatikan, dünyanın güneşin çevresinde döndüğünü söyleyen Galileo'nun haklılığını teslim etti.1993- İtalyan yönetmen Federico Fellini öldü.1993- Türkiye'de modern edebiyat eleştirisinin öncülerinden olarak anılan yazar Berna Moran, 72 yaşında hayatını kaybetti.1997- Milli Güvenlik Kurulu toplantısında 18 Kasım 1992 tarihli belge yerine kaim olmak üzere, yeniden düzenlenen Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi uygun bulundu.2007- YSK, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören Anayasa değişikliği teklifine ilişkin 21 Ekim'de yapılan halk oylamasının resmi sonuçlarını açıkladı. Buna göre 28 milyon 819 bin 319 kişi oy kullandı ve bu oylardan 28 milyon 167 bin 661'i geçerli sayıldı. Halk oylamasında 19 milyon 422 bin 714 seçmen ''evet'' (yüzde 68,95), 8 milyon 744 bin 947 seçmen ise ''hayır'' oyu (yüzde 31,05) kullandı.2007- İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün oğlu, eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Erdal İnönü, 81 yaşında ABD'de tedavi gördüğü hastanede vefat etti.2011- UNESCO Genel Konferansı'nda Filistin'in üyelik başvurusu kabul edildi. ABD, bu karar üzerine UNESCO'ya verdiği mali desteği kesti.2013- AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı, Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Beyazıt Kaçar, Denizli Milletvekili Nurcan Dalbudak ve Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, TBMM Genel Kurulu çalışmalarına başörtülü olarak katıldı.2013- Kamerun'un kuzeyinde patlak veren sıtma salgınında yaklaşık 800 kişi öldü, 12 binden fazla kişi ağır hastalandı.2015- Ege Denizi'ne açılan, çoğu Afganistan uyruklu kaçakları taşıyan 3 şişme bot, Midilli Adası açıklarında olumsuz hava koşulları nedeniyle battı, 3'ü çocuk 4 kişi hayatını kaybetti.2015- Romanya'nın başkenti Bükreş'te gece kulübünde çıkan yangında 61 kişi hayatını kaybetti.2015- Sina Yarımadası'nda Rusya'ya ait yolcu uçağının düşmesi sonucu 224 kişi öldü. Şarm El Şeyh-St. Petersburg seferini gerçekleştiren uçakta 17'si çocuk 217 yolcu ve 7 kişilik mürettebat bulunuyordu. DEAŞ'a biat ettiğini duyuran Sina Vilayeti, uçağın kendilerince düşürüldüğünü ileri sürdü.2016- 15 Temmuz şehit ve gazileri anısına bastırılan hatıra para, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım'a takdim edildi.2016- İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İyad Medeni görevinden istifa etti.2018- İstanbul Havalimanı'ndan ilk yurt dışı tarifeli seferi KKTC'ye gerçekleştirildi.2019- Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Ateş Amiklioğlu, Ankara'da tedavi gördüğü hastanede 75 yaşında hayatını kaybetti. 1 Kasım1604- William Shakespeare'in trajedisi ''Othello''nun ilk gösterimi Londra Whitehall Palace'da yapıldı.1922- Saltanat ve halifelik makamları birbirinden ayrıldı ve saltanat kaldırıldı.1927- Mustafa Kemal Paşa ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi.1928- Yeni Türk harfleri kabul edildi.1929- Ankara'da ''Anadolu Halk Bilgisi Derneği'' kuruldu. Derneğin 124 sayı çıkan ''Halk Bilgisi Haberleri'' adlı dergisi de yayımlanmaya başlandı.1934- Ankara Kızılay'da Güven Anıtı açıldı.1936- Ankara Devlet Konservatuvarı öğretime başladı.1951- Cezayir Ulusal Özgürlük Cephesi, Fransa'ya karşı gerilla savaşı başlattı.1954- Cezayir bağımsızlığını kazandı.1958- Şair Yahya Kemal Beyatlı, 74 yaşında İstanbul'da öldü.1959- Cumhuriyet döneminin ilk Türk kadın tiyatro sanatçısı olan Halide Pişkin, 53 yaşında İstanbul'da öldü.1962- Sovyetler Birliği, Mars'a ilk roketi fırlattı.1993- Cumhuriyet tarihinin ilk din şurası toplandı.1995- Eski Yugoslavya devletleri ile Bosna Barış Görüşmeleri başladı.1998- İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 14'üncü Toplantısı İstanbul'da başladı.2001- Çin'in Ukrayna'dan satın aldığı yüzer kütle Varyag, İstanbul Boğazı'ndan geçti. Varyag, 2 Kasım'da da Çanakkale Boğazı'ndan Ege'ye çıktı.2006- Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, ''halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek ve aşağılamaktan'' yargılandığı davada beraat etti.2007- Japonya'nın Hiroşima kentine atom bombası atan B-29 uçağının komutanı ve pilotu Paul Tibbets, 92 yaşında öldü.2010- Numan Kurtulmuş'un genel başkanlığındaki Halkın Sesi Partisi (HAS Parti) kuruldu.2011- İstanbul'daki KCK operasyonu kapsamında gözaltına alınan Prof. Dr. Büşra Ersanlı ile Belge Yayınları yetkilisi Ragıp Zarakolu'nun da aralarında bulunduğu 44 kişi tutuklandı.2011- Çernobil'deki nükleer patlamanın çayda radyasyona yol açmadığını göstermek için kamera önünde çay içen dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral, İstanbul'da 84 yaşında vefat etti.2012- Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi ve Özel Kalem Müdürü Ahmed Kahtan, ikinci kez gıyabında idam cezasına çarptırıldı.2013- Sanatçı Ajda Pekkan'a, Fransa'da 'Chevalier de l'Ordre des Arts et des Lettres' sanat ve edebiyat şövalyelik nişanı verildi.2015- Milletvekili seçimi gerçekleştirildi. AK Parti, 1 Kasım 2015 Milletvekili Genel Seçimi'nde birinci olarak, üst üste girdiği 5 genel seçimden de birinci çıkma başarısını gösterdi, 317 milletvekili çıkararak tek başına hükümet kurma çoğunluğunu elde etti. Üç dönem kuralına takıldığı için 7 Haziran seçiminde aday gösterilmeyen 70 AK Parti'liden 23'ü, 1 Kasım Genel Seçimi'nde milletvekili oldu. Meclis'te CHP 134, HDP 59, MHP 40 sandalye kazandı.2015- Sırbistan'ın başkenti Belgrad'ın ev sahipliğinde yapılan Dünya Kick Boks Şampiyonası'nda mücadele eden Türk sporcular, 16 madalya kazandı. Milli Takım, şampiyonayı 3 altın, 6 gümüş ve 7 bronz madalyayla tamamladı.2016- Gültan Kışanak'ın, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 30 Ekim'de sevk edildiği mahkemece tutuklanmasının ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Ankara'nın Etimesgut Kaymakamı Cumali Atilla görevlendirildi.2019- 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde yönetmenliğini Ali Özel'in yaptığı 'Bozkır', en iyi film seçildi. Film, en iyi yönetmenin de aralarında bulunduğu 10 ödüle layık görüldü. Festivalde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü 'Aşk, Büyü vs.' filmindeki rolüyle Selen Uçer'e verildi. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü de 'Küçük Şeyler' filmindeki rolüyle Alican Yücesoy ve 'Bozkır' filmindeki rolüyle Mücahit Koçak paylaştı.2019- Anadolu Ajansının (AA) 100. kuruluş yıl dönümü kapsamında haber dilinden yeni haber formatlarına, haber yayın mecralarını çeşitlendirmekten yeni teknolojik gelişmeleri habere uyarlamaya kadar birçok yeniliği içeren '100. Yıl Haber Vizyon Belgesi', Genel Müdürlük'te düzenlenen programla tanıtıldı.
Reklam
Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü'den Kovid-19 Uyarısı:
İSTANBUL (AA) - HATİCE ŞENSES - Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, 'Kötüyü geride bırakmış değiliz, daha kötü günlere gidebiliriz. Salgının seyrine bakılırsa hiçbir duraklama yok, yani baştan beri giderek artıyor. Dolayısıyla yani henüz daha salgını durdurmuş, yavaşlatmış değiliz. Salgın devam ediyor, hem bulaşıyor hem hastalandırıyor hem öldürüyor.' dedi. Son dönemde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarında yaşanan artışın nedenlerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Özlü, vakaların sadece İstanbul'da artmadığını, genel olarak bakıldığında Türkiye'nin her yerinde bir artışın görüldüğünü aktardı. Prof. Dr. Özlü, ancak bunun Türkiye ile de sınırlı olmadığını, dünya genelinde de bir artışın söz konusu olduğuna işaret ederek, 'Dünyada son zamanlarda, salgının başladığından bu yana en büyük vaka sayıları yeni görülmeye başlandı.' diye konuştu. Amerika'da, Güney Amerika'da, Afrika'da, Avrupa'da vaka sayılarının arttığını dile getiren Özlü, günlük vaka sayılarını 200-300'e düşüren Avrupa ülkelerinde bile 25-30 bin vaka bulunduğunu söyledi. Özlü, 'Bu artış sadece İstanbul'a mahsus değil. Onu söyleyeyim. Peki neden artıyor? Çünkü yaz bitti, insanlar yazın açık havada, tatilde, yazlıkta, deniz kenarında, daha doğada, daha izole vakit geçiriyorlardı. Bu virüs açık havada daha az bulaşıyor. Şimdi tekrar döndüler ve kapalı yerlerde vakit geçirmeye başladılar. İnsanlar ofislerde, iş yerlerinde, fabrikalarda, kapalı mekanlarda, toplu taşımada bir araya geliyorlar, bir kalabalıklaşma var. Virüs kapalı ortamlarda, iyi havalandırılmayan ortamlarda ve kalabalıklarda daha çok bulaşıyor. Birinci etken asıl bence bu.' şeklinde konuştu. Toplu, kapalı bulunulan alanda havalar soğudu için pencerelerin daha az açıldığını, içerinin havasının daha da kirlendiğini ve virüs yükünün arttığını vurgulayan Özlü, şunları kaydetti:'Havalar soğudukça bulaşma riski artacak muhtemelen öyle gözüküyor ama bir de tabii şöyle değerlendirmek lazım, insanların dikkatli olması, tedbirli olması bunu önleyecektir. İnsanlar tedbir almadığı için de vakalar artıyor. Bu konuda maalesef istediğimiz kadar herkes duyarlı olmadı. Bunun da etkisi var. Özellikle yeme-içme alanlarında, restoran ve kafelerde insanlar maskelerini de çıkardıkları için oralarda mesafeye de dikkat edilmiyor ve kalabalıklaşma oluyor ve bulaşma çok kolay oluyor. Bütün Avrupa'da da restoran ve kafelerle ilgili riskin çok yüksek olduğu ortaya çıktı. Genel olarak bence olay buna bağlı.' Herkes risk altında Prof. Dr. Tevfik Özlü, 'Virüsün erken teşhis edilmesi ve erken tedaviye başlanması ölüm oranlarını azalttı dünyada ama hala çok sayıda insan ölüyor.' diyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Bakın Türkiye'de günde 70'in üzerinde insan ölüyor. Bu virüs hala öldürüyor. Yani her gün 70 eve ateş düşüyor. En sevdiğimiz insanları kaybediyoruz. Bu ölümler başkası için diye düşünmeyelim, bunlar bizim çevremizde, bildiğimiz, tanıdığımız insanlar. Artık tehdit yakından geliyor. Herkes bence risk altında. Elbette çoğu zaman tedaviyle iyi sonuçlar alıyoruz ama bazen de olmayabiliyor. Genç de olsa ağrı seyredebiliyor, ölümle sonuçlanabiliyor. Hepimizin çok daha fazla dikkatli ve tedbirli olmamız lazım. Çok basit yani herkesin yapabileceği kadar basit. Bu dönemde olabildiğince kalabalıklara girmeyelim. Kapalı alanlarda çok vakit geçirmeyelim, maskemizi usulüne uygun takalım. Bir de insanlarla mesafemizi koruyalım. Bunlara dikkat edersek yüzde 100'e yakın korunuyoruz. Yani önlemler başarılı, işe yarıyor. Bunlar çok güçlü, etkili tedbirler. Şu anda en güçlü tedbirler bunlar. Maskeni tak, mesafeni koru, bir de kalabalıklara girme, yüzde 100'e yakın korunursunuz.' Bazen kırılma noktalarının bulunduğunu, bu noktada aile içi temasların çok önemli olduğunu dile getiren Özlü, 'Eş, dost, hısım, akraba, komşular bir araya geliyor. İnsanlar, eskisi gibi ev oturmaları, davetler, birlikte yeme, içmeler, sohbetler oluyor. Bunlar şu anda tehlikeli. Çünkü o karşısındaki birlikte oturup yemek yediğiniz, sohbet ettiğiniz dostlarınızın, akrabalarınızın içinden birinin kovid pozitif olmadığını bilemezsiniz. Sizin de kovid pozitif olup, olmadığınızı bilemezsiniz. Dolayısıyla aile içi bulaşmalar da çok yüksek. Onun için bu dönemde ev içi toplanmalar, mevlit, nişan, söz, sünnet, günler, pasta kesmeler çok mahsurlu. Zorunlu görüşmeler ise kısa, maskeli ve mesafeyi koruyarak yapılmalı.' şeklinde konuştu. Toplu taşıma kullanan herkesin uyması gereken kural: maske Prof. Dr. Özlü, toplu taşımaların en önemli kırılma noktalarından biri olduğuna dikkati çekerek, 'Toplu taşımada mesafeyi korumak mümkün değil, çünkü en büyük korucu unsur mesafedir. Mesafe gidiyor. Sadece maske kalıyor. Toplu taşımada aracın içerisinde bir kişi maskesizse o tehdittir. Yani buna asla müsamaha edilmemeli. Toplu taşımada herkes maskesini takacak, bunun kaçarı yok. Toplu taşımaya binen herkesin maskesini usulüne uygun, yani burnunu ve ağzını kapatacak şekilde kapatması lazım. Maske tüm seyahat boyunca açılmamalı, bir şey yiyip, içilmemeli.' ifadelerini kullandı. Toplu taşımalarda havalandırmanın da çok önemli olduğunu, mutlaka dış atmosfer havasıyla iç ortam havasının değişiminin sağlanması gerektiğini vurgulayan Özlü, eğer kapı, pencere açılabiliyorsa kapı pencere, havalandırma sistemi varsa da iç havayı dış havayla değiştirecek şekilde klima çalıştırılması gerektiğini aktardı. Özlü, ayrıca toplu taşımada el hijyeninin de önem kazandığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Kötüyü geride bırakmış değiliz, daha kötü günlere gidebiliriz. Salgının seyrine bakılırsa hiçbir duraklama yok, yani baştan beri giderek artıyor. Dolayısıyla yani henüz daha salgını durdurmuş, yavaşlatmış değiliz. Salgın devam ediyor, hem bulaşıyor hem hastalandırıyor hem öldürüyor. 'Kötüyü geride bıraktık, biz bunu atlattık' zannetmeyelim. Önümüzde daha ne olduğu belli değil. Mutlaka ve mutlaka kış ve güz döneminde kapalı ortamlarda kalabalıklaşma nedeniyle bulaşma riski daha yüksek. Tedbirlere daha çok uymamız lazım.' İş yerlerinde de çay, kahve servisi, malzeme servisi yapanlarla, ürünü getirip, götüren personelin yayma açısından olasılığı yüksek grupta yer aldığını ifade eden Özlü, bu kişilerin maske kullanmasının, olabildiğince servis sırasında mesafeyi korumasının da çok önemli olduğunu vurguladı.
"Turizmin Başkenti"Ndeki Sertifikalı Oteller "Güven" Verdi
ANTALYA (AA) - HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Yaklaşık 3 ayda 3 milyondan fazla yabancı turisti ağırlayan Antalya, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde misafirlerine güvenli ve sağlıklı hizmet sundu. Denizi, güneşi, sahilleri, tarihi ve doğasıyla yerli ve yabancı turistlerin adresi olan Antalya, bu yıl Kovid-19 nedeniyle turizm sezonuna geç başladı. Ağustosta uçak seferlerinin başlamasıyla Rusya, Ukrayna, Almanya, İngiltere başta olmak üzere yaklaşık 160 ülkeden turist çeken kent, 'Güvenli Turizm Sertifikası' alan otellerle turizme hizmet verdi. Antalya Valisi Ersin Yazıcı, AA muhabirine, otellerde belirlenen kriterler doğrultusunda güvenli hizmet verildiğini söyledi. Salgın sürecinde kente gelen turist sayısının 3 milyonu geçtiğini, bunun da önemli bir rakam olduğunu belirten Yazıcı, 'İnsanlara güven veriyoruz ki gelmeye devam ediyorlar. Turizmcilerle yaptığımız görüşmede ekim sonuna kadar dolu gözüküyoruz, rezervasyonlar tamam.' dedi. Kasım rezervasyonlarına ilişkin ise net bilginin olmadığına değinen Yazıcı, salgın sürecinde insanların uzun süreli değil, birkaç haftalık tatil kararı alabildiklerini dile getirdi. Antalya'nın sağlıklı tatil konusunda güven verdiğini anlatan Yazıcı, 'Ekimi iyi kapatacağız. Eylül ve ekim kadar yoğun olmamakla birlikte kasımda da hareketliliğin devam edeceği ümidini taşıyoruz. Şu ana kadar 3 milyondan fazla misafiri ağırladık. İşimizi iyi yaptığımızı değerlendiriyorum, bu açıdan otelcilerimizi, sektördeki tüm çalışanlarımızı kutluyorum.' diye konuştu. 'Süreci iyi yönettiğimizi değerlendiriyorum'Kültür ve Turizm Bakanlığının öncülüğünde başlatılan Güvenli Turizm Sertifika Programı'nın da turizme önemli katkı sağladığına dikkati çeken Yazıcı, sertifika almayan otelin açılmadığını hatırlattı. Dünyada tanınan bir kent olan Antalya'daki çoğu otelin sertifikayla hizmet verdiğini dile getiren Yazıcı, 'Güvenli Turizm Sertifikası'na sahip birçok otelimizde bugüne kadar şükürler olsun ki hiçbir olumsuzluğa rastlanmadı. Birçok otelde denetim yaptık. Hem çalışanlar olarak hem misafirlerimiz olarak süreci iyi yönettiğimizi değerlendiriyorum.' ifadelerini kullandı. Yazıcı, şehrin ve diğer sektörlerdeki esnafın da turizm konusunda salgına karşı tedbirlere uygun hareket ettiklerini belirtti. Ruslar ilk gelmeye başladığında zaman zaman salgına ilişkin çeşitli eleştirilerin ortaya atıldığını anımsatan Yazıcı, 'Rus misafirlerimizin sayısı 1 milyon 700 bini buldu. Bunlarla ilgili de korkulacak hiçbir şey olmadı.' dedi. Kentte sezonun uzadığına değinen Yazıcı, geçen yıl kadar olmasa da kasımda da turist ağırlamaya devam edeceklerini dile getirdi. Turizm gelirinin üçte biri Antalya'danAntalya'nın Türk turizmine ve ekonomisine büyük katkı sağladığına işaret eden Yazıcı, 'Türkiye'nin turizm gelirlerinin yaklaşık üçte biri bu şehirden sağlanıyor.' şeklinde konuştu. Kovid-19 nedeniyle dünya genelinde rakamlarda düşüş olduğuna dikkati çeken Yazıcı, bu durumdan Antalya'nın da etkilendiğini kaydetti. Kentin kış aylarında da turizme hizmete devam edeceğini anlatan Yazıcı, kongre turizmiyle ilgili beklemede olduklarını söyledi.Kongre turizminin özellikle ocak, şubat, martta yoğun şekilde yapıldığını belirten Yazıcı, salgın süreci nedeniyle kongrelerin önceden planlamasının yapılamadığını, bu nedenle birçok organizasyonun gerçekleştirilemeyeceğini sözlerine ekledi.
"Örümcek Ormanları" Güz Renkleriyle Büyülüyor
GÜMÜŞHANE (AA) - VEYSEL KARA - Gümüşhane'de yüksek köknarlar, uzun ladin ağaçları ve sık bitki örtüsüyle öne çıkan ve kesin korunacak hassas alan ilan edilen 'Örümcek Ormanları'nda sonbahar, adeta görsel şölen sunuyor.Kürtün ilçesinin Yeşilköy sınırlarında bulunan ve 1998 yılında 'Örümcek Ormanı Tabiatı Koruma Alanı' ilan edilen 2 bin 630 dekarlık alanda, tabiat anıtı olarak tescillenmiş 400'lü yaşlarda olduğu belirlenen 70 metre yüksekliğinde 4'er adet ladin ve köknar ağacı bulunuyor.Güvende ve Kazıkbeli, Çıkrıkdüzü gibi birçok meşhur yaylanın da yol güzergahında bulunan orman, ekim ve kasım aylarında sarı, kırmızı ve kızıl renklere bürünüyor.Güz renklerinin hakim olduğu orman, Gümüşhane merkeze 60, Kürtün ilçe merkezine ise 11 kilometre uzaklıkta bulunuyor.Sık bitki örtüsü dolayısıyla 'Örümcek Ormanları' ismi verilen orman, aynı zamanda şelaleleri ve eşsiz ihtişamıyla fotoğraf ve bakir coğrafyaları keşfetmek isteyen doğa tutkunlarına farklı deneyimler sunuyor.'Doğaseverleri buraya özellikle sonbaharda davet ediyoruz'Renk cümbüşüne dönüşen ormanda gezintiye çıkan Kürtün Kaymakamı Mustafa Ayvat, AA muhabirine, Örümcek Ormanları'nın eşsiz güzelliğiyle dikkat çektiğini söyledi.Ormanların konumu itibariyle Giresun, Trabzon ve Gümüşhane üçgeninin orta noktasında yer aldığını belirten Ayvat, alanın 5 Ekim 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası ile yayımlanan kararname doğrultusunda, 'kesin korunacak hassas alan' ilan edildiği bilgisini paylaştı.Ayvat, alanın kesin korunacak hassas alan ilan edilmesinde flora ve fauna açısından zenginliğinin yanı sıra yapısal özelliklerinin de etkili olduğunu vurgulayarak, 'Burası Avrupa'nın ve Kafkasların en uzun ve en geniş çapa sahip köknar ve ladin ağaçlarının bulunduğu bir orman ve bu anlamda ülkemizde tek. Diğer taraftan flora ve fauna ağıyla oldukça zengin bir kaynağa sahip.' dedi.Alanın, endemik türler açısından da çok zengin olduğuna işaret eden Ayvat, 'Alan, Çağlayandibi Şelalesi ile başlayıp orta kısımda Örümcek Ormanları ve en tepede ise Karadeniz'in eşsiz güzelliklerini yansıtan Çıkrıkdüzü ve Kazıkbeli gibi yaylaları barındırıyor.' diye konuştu.Örümcek Ormanları'nda özellikle sonbaharda renk cümbüşü yaşandığına dikkati çeken Ayvat, alanın tüm renklerle birlikte adeta kartpostalı andırdığını dile getirdi.Ayvat, alanın ciddi manada tanıtıma ihtiyacı olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:'Örümcek Ormanları, sonbahar ile birlikte renk cümbüşünün yaşandığı ladin ve göknar ağaçlarıyla göğe kadar uzanan, kartpostalı andıran bir yer. Doğaseverleri buraya özellikle sonbaharda davet ediyoruz. Akademisyenlerimize ve ziyaretçilerimize yöremizi ve güzelliklerimizi tanıtmak istiyoruz. An itibarıyla en güzel görüntülerin, kartpostallık fotoğrafların çekilebileceği bir zaman dilimindeyiz. Bütün vatandaşlarımızı burayı görmeye, yürüyüş yaparak doğal güzelliklerimizi keşfetmeye davet ediyoruz.'
Reklam
Saray Kumaşı "Kutnu" El Tezgahlarında Geleceğe Taşınıyor
GAZİANTEP (AA) - FIRAT ÖZDEMİR - Geçmişte birçok medeniyet ve kültüre ev sahipliği yapan Gaziantep'te, yörenin coğrafi işaretli ürünü olan 'kutnu' kumaşının geleceğe taşınması amacıyla yüzyıllar öncesindeki gibi el tezgahlarında üretim yapılıyor.Görkemin, zarafetin ve estetiğin simgesi olarak görülen ve padişah kaftanlarında kullanıldığı için 'saray kumaşı' şeklinde adlandırılan kutnu kumaşının kentte yaşatılması için çalışmalar yürütülüyor.'Anadolu mirası' kuntu dokumacılığının sürdürülebilmesi hedefiyle girişimlerde bulunan Nurel Enver Taner Olgunlaşma Enstitüsü, kumaşın ilk üretildiği dönemin tezgahlarını aslına uygun şekilde üreterek usta öğreticilerle üretime başladı.Enstitüde dokunan kutnu, ev tekstilinden takıya, ayakkabıdan bijuteriye kadar yaşamın her alanında kullanılarak müşterilerin beğenisine sunuluyor.Nurel Enver Taner Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Hatice Kutsal, AA muhabirine, kutnu kumaşı dokumacılığının enstitünün olmazsa olmazlarından olduğunu söyledi.Enstitünün geçmişi bugüne taşımak gibi bir misyonu bulunduğuna dikkati çeken Kutsal, 'Türkiye'de ve kentte kutnuyu sadece el dokuması yapan tek kurumuz çünkü bizim amacımız motorlu tezgahla seri üretim yapıp pazara sunmak değil. Biz kutnunun çıkışından bu yana var olan bir tezgah çalışması yapıyoruz.' dedi.'Ustalarımızın zanaatını bugüne taşıma hevesindeyiz'Kutsal, kutnu kumaşını özel siparişlerle müşterilerin beğenisine sunduklarını, bu kumaşı gençlerin üzerinde görmek istediklerini dile getirdi.Kutnu için çalışmalar yaptıklarına işaret eden Kutsal, şunları kaydetti:'Kutnu dokumanın modül çalışmasını enstitümüz yapmıştır ve Bakanlığımızca yayınlanmıştır. Türkiye'nin her yerinde insanlar artık o modülü indirerek bu dokuma tezgahımızın aynısını yapıp dokuma işlemini bilen birisiyle atölye kurup dokuma yapabilecek. Her şeyin makineleştiği ve teknolojinin ilerlediği bu süreçte, biz geçmişteki büyüklerimizin, ustalarımızın zanaatını bugüne taşıma hevesindeyiz. Gaziantep kutnusunun aslını bozmadan, özüne bağlı kalarak, modada ev tekstilinde takılarda kullanmaya devam edeceğiz.'Günde 3-4 metre dokunuyorEnstitünün tekstil teknolojisi öğretmeni Mahmut Can Memiş ise atölyede el emeği ve göz nuruyla üretimin yapıldığını ifade etti.Memiş, 4 usta öğreticiyle çalıştıklarını ifade ederek şöyle konuştu:'Bizim kutnu konusunda teknolojiyle üreten atölyelerle bir yarışımız veya kıyaslamamız mümkün değil. Motorlu tezgahlarda günde 40 metre civarında kumaş yapılıyorken, biz burada alın teriyle 3-4 metre dokuyoruz. Böyle yaparak bu işin geçmişini yaşatıyoruz. Eskiden ustalar bu işi nasıl yapıyorsa biz de o şekilde yapıyoruz, aslına uygun şekilde üretiyoruz.' Usta öğretici Feray Terlemez de kutnuyu modernize ederek günümüzde kullanılacak şekle uyarladıklarına değinerek, 'Kutnuyu her alanda kullanacak hale getiriyoruz. Modern renklerle gelenekseli unutmadan ama günümüzde de kullanabileceğimiz desenlerle tasarlayıp dokuyoruz.' diye konuştu.
Akvaryum Dalgıçları Ekmek Parasını Köpek Balıklarını Besleyerek Kazanıyor
ANTALYA (AA) - BEKİR BEKTAŞ - Antalya Akvaryum'da dalgıç olarak çalışan Mert Peker ve Ramazan Tufan, düzenli aralıklarla dalış yaptıkları 5 milyon litre su kapasiteli akvaryumda köpek balıklarını besliyor.Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde onlarca türden deniz canlısını barındıran Antalya Akvaryum, su altı yaşamının tehlikeli gibi görünen türlerine de ev sahipliği yapıyor. Aralarında sand tiger cinsi köpek balıklarının da yer aldığı akvaryumdaki canlıların önemli bir bölümü dalgıçlar tarafından besleniyor.Antalya Akvaryum dalgıçları Mert Peker ve Ramazan Tufan, her gün dalış yaptıkları akvaryumda kimi zaman besleme, kimi zaman bakım ve denetim çalışması gerçekleştiriyor.Ziyaretçilerin korku dolu bakışları arasında akvaryumda yüzen, bazen etrafları köpek balıklarınca çevrilen dalgıçlar, işleri sırasında gerekli güvenlik önlemlerini almayı da ihmal etmiyor. 'Suya her gün aynı heyecanı taşıyarak giriyorum'Dalgıçlardan Mert Peker, su ürünleri mühendisi olduğunu, üniversite döneminde dalgıçlık eğitimi alarak mesleğe başladığını söyledi. Bir süre balık çiftliklerinde ve dalış okullarında çalıştığını belirten Peker, akvaryumda çalışmaya başlayana kadar su altında köpek balıklarıyla bu kadar yakın bir temasının olmadığını dile getirdi. Peker, Antalya Akvaryum'da 2013'te çalışmaya başladığını ifade ederek, şöyle konuştu:'Bana köpek balıklarının bulunduğu havuza dalacağım söylendiğinde 'Ciddi misiniz?' dedim. Çok heyecanlanmıştım. Nasıl besleneceklerine, nasıl bir yol izleneceğine dair ilk denemeleri biz yaptık. Bu süreçte heyecanlı ve biraz da korku dolu bir dönem geçirdim. Başlangıçta çevremdekiler ve ailem de endişe etti ancak zamanla benim gibi onlar da alıştı. Dalış kurallarına uyuyoruz. Akvaryuma her gün ayrı bir heyecanla geliyorum. Suya her gün aynı heyecanı taşıyarak giriyorum. Köpek balıkları filmlerde seyredildiği gibi algılanıyor ancak öyle bir durum yok. Köpek balıklarıyla yüzülebiliyor, yem de verilebiliyor. Köpek balıklarının kötü bir şöhretleri var ama bunu hak etmiyorlar.''Tutku ve sevgi gerektiren bir iş'Ramazan Tufan da çocukluktan gelen deniz tutkusundan dolayı 16 yıldır dalgıçlık yaptığını söyledi.Antalya Akvaryum'da 6 yıldır görev yaptığını belirten Tufan, şunları kaydetti:'Sabahları erken saatlerde hem akvaryumun hem de canlıların genel kontrolleriyle güne başlıyoruz. Gerektikçe de dalış yapıyoruz. İnsanlar bize 'Kafesle mi dalıyorsunuz?', 'Köpek balıklarının dişlerini mi söktünüz?' gibi sorular yöneltiyor. Akvaryumda köpek balığı gibi insanlarca tehlikeli görülen canlıların bulunması heyecan verici. Bizim için bu iş rutin hale geldi. Yaptığımız iş, tutku ve sevgi gerektiren bir iş. Dışarıdan bakıldığında işimiz macera gibi görünüyor ama herkesin yapamayacağını düşünüyorum.'Akvaryumda beslenme sırasında ziyaretçilerle de kimi zaman iletişim kurduklarını anlatan Tufan, bazı ziyaretçilerin işaretlerle 'Arkandan geliyor' diyerek kendilerine şaka yaptıklarını söyledi.Antalya Akvaryum Genel Müdürü İsmail Arık da işletmeleri bünyesinde 26 kişilik yaşam destek ekibinin yer aldığını, dalgıçların da bu ekip bünyesinde görevli olduğunu belirtti.Dalgıçların temizlik, balık beslenmesi gibi hayati öneme sahip görevlerinin olduğunu dile getiren Arık, 'Yaptıkları iş hayati olduğu kadar tehlikeli de bir iş ancak ekibimiz profesyonel bir yaklaşımla üstesinden geliyor. Her türlü önlemi alarak çok iyi bir iş ortaya çıkarıyorlar.' dedi.
Narkotiğin Hassas Burnu "Çayra" Emekli Oldu
AYDIN (AA) - FERDİ UZUN - Aydın'da 12 yıldır polis ekipleriyle uyuşturucu operasyonlarına katılan 14 yaşındaki narkotik köpeği 'Çayra', görevini genç köpek Tina'ya devretti. Yaşıtları 10 yaşına geldiğinde emekli olmasına rağmen 14 yaşına kadar İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Çayra, vücut fonksiyonlarının zayıflaması üzerine emekliye ayrıldı.Belçika Malinois cinsi köpeğin emekliye ayrılmasından dolayı Narkotik Suçlarla Şube Müdürlüğü, Çayra'yı deniz kenarına götürdü.Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'ndaki koyda denize giren Çayra, kendisi için hazırlanan şemsiyenin altında şezlonga uzanıp güneşlendi. Renkli görüntülerin oluştuğu emeklilik kutlamasında Çayra'nın polis yeleği de masanın üzerine bırakıldı.'Ödülü hak etti'Köpeğin eğitmeni Abdullah Kurt, AA muhabirine Çayra ile 7 yıldır çalıştığını, onunla iş arkadaşlığından öte 'baba-evlat' gibi olduğunu belirterek, emekli olacağı için çok üzüldüğünü söyledi.Çayra'nın yaklaşık bin operasyona katıldığını, 2018 yılında Didim'de 1,5 ton uyuşturucunun yakalandığı operasyonda da kilit görev üstlendiğini ifade eden Kurt, çok hassas bir burnu olan köpeğin yıllarca narkotik ekiplerine güven verdiğini dile getirdi.Kurt, Çayra'nın üstlendiği kritik görevi, bir süredir birlikte görev yaptıkları 2 yaşındaki Tina'nın devralacağını kaydederek, '2 yıldan beri emekli olacaktı ama performansından bir şey kaybetmeyince devam etmişti. En büyük özelliği zula tabir edilen yerlerdeki maddeleri kolayca bulabilmesidir. Yangın tüpü, hoparlör gibi yerlere saklanan uyuşturucuları çok rahat buluyordu.' dedi.Çayra'nın bundan sonraki bakımlarını kendisinin üstleneceğini belirten Kurt, şunları kaydetti:'Haliyle duygusal bir bağ oluştu. Aileme ayırdığım zaman kadar ona da zaman ayırdım. Çünkü o aile bireyi gibiydi benim için. İş için ayrılmak zor olacak ama ben normal hayatımda da ona bakmaya devam edeceğim. Ölünceye kadar Çayra'ya bakmayı düşünüyorum. Her ne kadar duygusal olarak zorluk yaşasak da bir yerde bırakmamız gerekiyordu. Bugün de Çayra'yı denize getirdik. Çünkü o ödülü çoktan hak etti.'
Reklam
Grafikli - Cumhuriyet Tarihinin İlk Toplu Konut Projesi Yenilenen Yüzüyle Başkentin Gözdesi Olacak
ANKARA (AA) - ZEHRA AYDIN TURAPOĞLU - Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hayata geçireceği projeyle yenilenecek Saraçoğlu Mahallesi, ulaşım kolaylığı, doğayla iç içe konaklama imkanları ve etkinlik alanlarıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekecek.Cumhuriyet tarihinin ilk toplu konut projesi olan Saraçoğlu Mahallesi, Alman mimar Paul Bonatz tarafından projelendirildikten sonra Emlak Bankası tarafından 1940'larda hayata geçirildi. Dönemin üst düzey bürokratlarına lojman olarak hizmet veren 434 konutluk yerleşim biriminin yapımı 1946 yılında tamamlandı. 80 bin 594 metrekare yüz ölçüme sahip alan içerisinde 2 ticari ünite ile 1 okul olmak üzere 45 tescilli blokta 437 bağımsız bölüm bulunan ve dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu'nun 1944'te temelini attığı binalar, İkinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın özelliklerini taşıyor. Geleneksel Türk konut mimarlığının önemli ögelerinden çıkmaların, geniş saçakların ve kafes biçimli balkonların kullanıldığı az katlı yapıların yer aldığı, bahçe-kent anlayışıyla inşa edilen ve büyük kısmı yeşil alandan oluşan mahalle, çınar ve kestane ağaçlarıyla farklı bir iklim ve doğal özelliğe bürünüyor.Yeni projede yeşil alan ve anıt ağaçlar korunacakÇevre ve Şehircilik Bakanlığınca hayata geçirilecek Saraçoğlu Mahallesi Koruma Yenileme ve Yaşatma Projesi'nde, alanda bulunan 210 tescilli ağaç ve anıt ağacın da korunması amaçlanıyor.Çevresine kıyasla yeşil alan ve ağaçlandırmaların çok fazla olduğu mahallede hayata geçirilecek projede, var olan yeşil alan kurgusu devam ettirilerek ağaçların zarar görmesi önlenecek.Alanda bulunan 45 tescilli yapı, yeni projede korunacak. Cepheleri yıpranan ve içleri atıl kalan yapılar, yeni projede restore edilecek. İç bölümleri düzenlendikten sonra yapılara yeni kimlikleri kazandırılacak.Eski projede yer alan ve Paul Bonatz'ın tasarımını yaptığı eski dere yatağı, yeni projeyle canlandırılacak ve biyolojik gölet olarak kent halkının kullanımına sunulacak.Proje alanındaki mevcut yollar korunarak iyileştirilecek ve yürüyüş alanları oluşturulacak. Yollar tek şeritli olarak düzenlenerek yaya kullanımı güçlendirilecek. Yol kenarındaki parapet duvarları korunarak yapılarla yol arasında bahçeler tasarlanacak.Yeni projede etaplar, karakteristik ve mimari özelliklerine göre belirlendiSaraçoğlu Mahallesi'nde bulunan tarihi doku ve kent belleğine sahip alanda hayata geçirilecek yeni proje karakteristik ve mimari özelliklerine göre belirlenen üç ana etaptan oluşacak. Etapların her birinin rekreasyon alanları fonksiyonlarına uygun olarak düzenlenecek.Birinci etaptaki otel-ofis bölgesinin bulunan 15 blok, 166 konut ve 2 ticaret yapısı yerine yeni projede 15 blok, 16 dükkan, 124 ofis ve oteller yapılacak.Geniş yeşil açık alanlarla entegre şekilde tasarlanan birinci etapta insanların doğayla iç içe konaklama imkanı bulması sağlanacak. Konforlu ve tarihi otel tasarımı da şehir merkezlerindeki 'kent oteli' kimliğine özgün bir yorum getirecek. Yeni projede, alandaki tescilli yapıları korumak için otel girişi, yapının geri kalanına entegre bir cam kütle şeklinde tasarlandı.İkinci etabın gözdesi 'biyolojik gölet' olacakOtel-ticaret bölgesinde 12 blok, 70 dükkan ve 88 ofis yer alacak.İkinci etapta, biyolojik gölet çevresinde rekreasyon, yeme-içme ve etkinlik alanları ile şehrin merkezine gece-gündüz aktif bir yaşam alanı ile canlılık kazandırılacak.Otel, ofis ve ticaret bölgesinde zemin katlarda kurgulanan ticaret ve yeme içme alanları kafelerden oluşacak. Ticari alanlar, gölete ve sokağa yönelenler olarak ikiye ayrılacak.Üçüncü etap, sessiz ve huzurlu bir konut yaşamı sunuyorÜçüncü etaptaki konut bölgesinde bulunan 18 blok, 160 konut yerine yeni projede 12 blok, 120 konut ve 6 dükkan yapılacak.Proje, alanda yaşayacak kişilere geniş rekreasyon alanları ile tarihi doku içerisinde yeşil sakin ve huzurlu bir yaşam alanı sunacak ve Ankara'ya şehrin merkezinde sessiz ve huzurlu bir konut yaşamı kazandıracak.Mevcut halinde 45 blok, 434 konut, 2 ticarethane ve 1 okul olmak üzere 437 bağımsız birimden oluşan mahalleye, yeni projeyle 45 blok ile 120 konut, 92 ticarethane, 212 ofis ve oteller olmak üzere 429 bağımsız birim kazandırılacak.İhalesi tamamlanan Saraçoğlu Mahallesi Koruma Yenileme ve Yaşatma Projesi ile yüksek teknoloji, enerji verimli, yalıtımlı, sıfır atık uyumlu akıllı bina özellikleriyle aslına uygun şekilde restore edilen binaların, 2023 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor.
Reklam
Edirne'de Aşçı Yahya Baba Ritüeline Turistler De Katıldı
EDİRNE (AA) - Edirne'de, Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi'nde, Osmanlı döneminde yemeklerin kalanıyla Tunca Nehri'ndeki balıkları besleyen Aşçı Yahya Baba'nın ritüeline müzeyi ziyaret eden turistler de katıldı.İstanbul, Bursa, Balıkesir, Kocaeli, Sakarya, İzmit ve Çanakkale'den gelen çok sayıda ziyaretçi, koronavirüs tedbirlerini de alarak Sağlık Müzesi'ni ziyaret etti. Müze ziyaretinin ardından 'Aşçı Yahya Baba' kabrini ziyaret eden vatandaşlar, Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi Müdürü Ruhi Pehlivancık'tan bilgi aldı.Dua okunmasının ardında Tunca Nehri'ndeki balıklara pirinç pilavı atıldı.Balıkesir'den gelen Murat Girgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aşçı Yahya Baba'dan çok etkilendiğini söyledi.Ritüele katıldığı için mutlu olduğunu belirten Girgin, 'Çok güzel mesajlar verildi. Hayatta hiçbir şeyin zayi olmaması gerektiği, herkesin bu işten hakkı olduğunu burada da öğrenmiş olduk.' dedi.Bursa'dan gelen Gizem Melek Uzun ise müzeyi ilk kez ziyaret ettiğini belirterek, 'Çok beğendim, tarihi canlandırmak bağlamında çok güzel, o hissiyatı iliklerine kadar yaşıyorsun. Ritüelin, canlandırmanın sonuna doğru gözlerim doldu. Çok beğendim. Çok değerli ve kıymetli şeyler. Tarihimize sahip çıkmamız gerekiyor ki ilerleyebilelim.' diye konuştu.Müze Müdürü Pehlivancık, 532 yıllık külliyede aşevi, imaret geleneğini hayata geçirdiklerini anlattı.Bugün Aşçı Yahya Baba'yı bir kez daha andıklarını, şehir dışından gelen misafirlere ve müzenin bulunduğu mahalledeki ihtiyaç sahiplerine lokma dağıttıklarını vurgulayan Pehlivancık, 'Ritüeli her hafta gerçekleştiriyoruz. Rektörümüz Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu'nun himayeleri ve desteğiyle ihtiyaç sahiplerine sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı daha sık şekilde organize etmek ve kurumsal şekilde hizmet sunmak istiyoruz.' ifadelerini kullandı.Öte yandan, müzenin bulunduğu Yeniimaret Mahallesi'nin kadınları da ritüel kapsamında yaptıkları lokmaları ziyaretçilere ikram etti.Ritüele Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Karabacak, Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren, Trakya Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Öğr. Gör. Burak İşçimen ve çok sayıda ziyaretçi katıldı.
Irak'ın Kuzeyinde 3 PKK'lı Terörist Etkisiz Hale Getirildi
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığınca (MSB), Irak'ın kuzeyindeki Gara bölgesinde eylem hazırlığındaki 3 PKK'lı teröristin, hava harekatıyla etkisiz hale getirildiği bildirildi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, 'Irak'ın kuzeyindeki Gara bölgesinde keşif ve gözetleme vasıtalarıyla tespit edilen ve eylem hazırlığında olduğu belirlenen 3 PKK'lı terörist, düzenlenen hava harekatıyla etkisiz hale getirildi. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar operasyonlarımız devam edecek.' ifadesine yer verildi.
Ankara Üniversitesinden Azerbaycanlı Öğrencilere Uzaktan Eğitim İmkanı
ANKARA (AA) - Ankara Üniversitesi, uzaktan eğitimle öğrencilerine verdiği derslerden Azerbaycan'daki üniversite öğrencilerinin de yararlanması kararı aldı.Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, Ankara Üniversitesi ile Azerbaycan Tıp Üniversitesi, Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi ve Azerbaycan Teknik Üniversitesi heyetleri arasında akademik iş birliğini geliştirmek için uzaktan erişimle toplantı düzenlendi.Toplantıya, yakasında Azerbaycan Dostluk Nişanı ile katılan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, konuşmasına 'Türkiye'nin sevinci Azerbaycan'ın sevinci, Azerbaycan'ın sevinci Türkiye'nin sevinci, kederleri de aynı şekilde. İnşallah Karabağ Üniversitesi adıyla bir Azerbaycan üniversitesi ile de ortak toplantı yapmak nasip olur.' temennisiyle başladı.'Siyasal ve iktisat dersleri ile başlayalım'Dost ve kardeş ülke Azerbaycan'ın üniversite yöneticilerine seslenerek Türkiye ve Azerbaycan arasındaki eğitim iş birliklerinin gelişmesinin önemine işaret eden Ünüvar, 'Biz burada Ankara Üniversitesi ve Azerbaycanlı üniversiteler olarak birlikte çalışmalarımızı ne kadar artırırsak ülkelerimizi o kadar güçlendiririz. İlim orduları olarak üzerimize düşeni yapacağız.' ifadelerini kullandı.Rektör Ünüvar, Türkiye ve Azerbaycan'ın kültür yakınlaşmasını güçlendirmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:'Öğretim üyelerinin gidip gelmesi faydalı olacaktır. Ortak geçmişimizi içselleştirmeliyiz. Azerbaycanlı öğrencilerin Ankara Üniversitesindeki dersleri uzaktan takip etmesine olanak sağlayalım. Bunu uyumlaştıralım. Öncelikle siyasal ve iktisat dersleri ile hemen başlayalım. Aynı zamanda erişime açık olan dijital kütüphanemiz ve açık ders malzemelerimiz için de Azerbaycanlı kardeşlerimizde farkındalık oluşturalım. Azerbaycan'ın uluslararası eğitim arenasında değer kazanmasından gurur duyarız.''Çift diploma konusu ele alındı'Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Doç. Dr. Necibe Nesibova, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Geray Geraybeyli, Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adalat Muradov ve Azerbaycan Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Vilayet Veliyev ile yöneticilerin katıldığı toplantıda, çift diploma konusu ele alındı.Ayrıca Ankara Üniversitesinde görevli öğretim elemanlarının Azerbaycan'daki üniversitelerde Türkiye Türkçesi ile ders anlatmaları konusunun da gündeme geldiği toplantıda, gelecek ay tekrar bir araya gelinmesi kararlaştırıldı.
Piyasada Araç Bulunurluğu Sorunu Devam Ediyor
İSTANBUL (AA) - ABDULSELAM DURDAK - Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) Başkanı Murat Şahsuvaroğlu, özellikle yüzde 50 ÖTV dilimine giren otomobillere yoğun talep olduğu için bulunurluk sıkıntısı yaşandığını belirterek, 'Avrupa'daki üreticiler, önce kendi pazarını beslemenin derdine düştü. Bundan ötürü de bir miktar yine bulunurluk sıkıntısı yaşıyoruz.' dedi.Şahsuvaroğlu, otomotiv sektöründe yaşanan son gelişmeler ve piyasadaki araç bulunurluğu konusunda yaşanan sorunlara ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Özellikle yüzde 50 ÖTV dilimine giren otomobillere yoğun talep olduğu için bulunurluk sıkıntısı yaşandığına dikkati çeken Şahsuvaroğlu, 'Bunun da sebebi sektör, ÖTV'de bir değişiklik beklemediği için yüzde 60 ÖTV dilimindeki arabalara yoğunluk vermişti. Siparişler o şekildeydi. Yüzde 60 ÖTV dilimi de yüzde 80'e çıktığı için tüketici, şu anda yüzde 50 ÖTV dilimine giren araçlara ilgi gösteriyor.' diye konuştu.'Avrupa'daki toparlanmadan dolayı bize araç daha nazlı geliyor'Avrupa'da otomotiv sektörünün toparlanma sinyalleri verdiğini ifade eden Şahsuvaroğlu, şunları kaydetti: 'Avrupa'da üretimler artıyor ve otomotiv endüstrisi pandemideki kayıplarını bu çeyrekte toparlamaya doğru adım adım gidiyor. Dolayısıyla Avrupa'daki hareketlilikten ötürü iç piyasaya araç biraz daha nazlı geliyor açıkçası. Oradaki üreticiler, önce kendi pazarını beslemenin derdine düştü. Bundan ötürü de bir miktar yine bulunurluk sıkıntısı yaşıyoruz.''Araç bulunurluğunda gelecek yılın ilk çeyreğinde bir rahatlama olacağını öngörüyoruz'Murat Şahsuvaroğlu, firmaların ÖTV güncellemesi öncesi hazırlığını genelde yüzde 60 ÖTV'ye göre yaptığını belirterek, yeni siparişleri yüzde 50'ye döndürme şansı bulunmadığını, sene sonu olduğu için de yüzde 50 ÖTV'de tüketicilerin istediği araçlarda hala sıkıntılar yaşanabildiğini ancak yüzde 80 ÖTV'ye giren araçlarda bulunurluk sıkıntısının şu an için olmadığını söyledi. Araç bulunurluğunda pandeminin gidişatının önemli bir belirleyici unsur olduğunu vurgulayan Şahsuvaroğlu, 'Pandeminin etkileri henüz otomotiv sanayisinde tamamen ortadan kalkmış değil. Üretim devam ederken bir hatta bile vaka çıksa o hat tamamen kapatılacağı için üretim duruyor. Dolayısıyla pandeminin de gidişatına bağlı olmakla birlikte piyasada araç bulunurluğu noktasında gelecek yılın ilk çeyreğinde bir rahatlama olacağını öngörüyoruz.' şeklinde konuştu.'Satışlarda yerlilik oranı yükseldi'OYDER Başkanı Şahsuvaroğlu, yüzde 50 ÖTV dilimindeki araçların çoğunlukla yerli üretim olduğunu belirterek, 'Bu durum Türkiye'deki yerli üretime yaradı. ÖTV matrahı değişikliğinde yerlide 70 bin TL'den 85 bin TL'ye çıkması, ithalde de 120 bin TL'den 130 bin TL'ye çıkması yerliye doğru bir ilgi doğurdu. Yerli üretimin yanında yüzde 50 ÖTV dilimine girmeye çalışan ithal modeller de var.' ifadelerini kullandı.Satış adetlerindeki yerli ve ithal oranlarını paylaşan Şahsuvaroğlu, şunları kaydetti:'Mesela, ocak ayındaki satışlarda yerli oranı yüzde 41, şubatta yüzde 42,8, martta yüzde 39 ve nisanda yüzde 30,4. Baktığımızda nisana kadar ithalin payı yüksek. Uygun kamu destekli faizlerin olduğu dönemde, mayısta yüzde 47,9, haziranda yüzde 49,7 seviyesinde. Haziranda uygun destekli kredi bitince temmuzda yüzde 45'e, ağustos ayında yüzde 44'e düşmüş. Tekrar eylülde yerlinin oranı matrah güncellenmesiyle beraber yüzde 50,7'ye çıkmış. Yani demek ki tüketici, yerli üretim otomobili kamu destekli krediler olunca yoğun bir şekilde tercih etmiş ve matrahta pozitif ayrışma olduğu zaman tercih etmiş.''Otomotiv pazarı 800 bin adet bandına koşuyor'Murat Şahsuvaroğlu, otomotiv sektöründeki yıl sonu beklentilerine ilişkin de, 'Bütün bu pandemiye ve faizlerin yavaş yavaş yükselmesine rağmen otomotiv, eski dönemine doğru bir dönüşüm yaşıyor. Bir yatırım aracı olma özelliğine tekrar kavuştu. Biz sene başında '600 bin adet olur' dediğimiz Türkiye otomotiv pazarı, bugün 780-800 bin bandına doğru koşuyor. Otomotiv, layık olduğu 1 milyon adetlik pazara doğru yavaş yavaş, emin adımlarla gidiyor diye görüyoruz.' ifadelerini kullandı.
Reklam