Şanlıurfa'da Uyuşturucu Operasyonunda Gözaltına Alınan 9 Şüpheli Tutuklandı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 9 zanlı tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekiplerince uyuşturucu kullanımı ve satışıyla mücadele çalışmaları kapsamında merkez Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü ilçelerinde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 9 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edilen zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince 'uyuşturucu ticareti yapma' suçundan tutuklandı.Şanlıurfa'da, 22 Ekim'de düzenlenen operasyonda 9 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerin adreslerinde yapılan aramada, 70 gram eroin, 18 gram metamfetamin, 43 gram esrar, 3 gram sentetik uyuşturucu ve bir av tüfeği ele geçirilmişti.
Kuyumcudan 7,2 Kilogram Altın Çaldığı Öne Sürülen 2 Şüpheli Yakalandı
İSTANBUL (AA) - Fatih'te bir kuyumcu atölyesinin çelik kasasındaki 7,2 kilogram altını ve bir miktar dövizi çaldıkları öne sürülen 2 şüpheli yakalandı.Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, 5 Ekim'de Nişanca Mahallesi Çobançavuş Medresesi Sokak'taki bir kuyumcu atölyesindeki çelik kasadan 7,2 kilogram altın, 6 bin dolar ve 1650 avronun çalınması olayına ilişkin çalışma başlattı.İş yeri ve çevresindeki güvenlik kamera görüntülerini inceleyen ekipler, şüphelilerin kimliklerini tespit etti.Polis, 16 Ekim'de şüpheli Abdullah B. (24) ve R.B'yi (49) yakaladı.Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramada 1 kilo 650 gram altın ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Abdullah B. tutuklanırken R.B. adli kontrol şartıyla salıverildi.
Anadolu Otoyolu Bolu Dağı Tüneli Yol Çalışması Nedeniyle Ulaşıma Kapandı
BOLU/DÜZCE (AA) - Anadolu Otoyolu Bolu Dağı Tüneli kesimi, yol çalışması nedeniyle çift yönlü ulaşıma kapandı.Karayolları ekiplerinin, 14 Ekim'de trafiğe kapatılan otoyolun Ankara istikametinde tünel viyadüklerinde derz yenileme ve bakım çalışması devam ediyor. Bölgede, trafik akışı Ankara-İstanbul istikametinde çift şeritli olarak sağlanıyor. Pazar günü İstanbul yönünde oluşabilecek araç yoğunluğu nedeniyle Karayolları ekipleri, yolda bulunan dubaların kaldırılması ve bu istikamette ulaşımın tamamen açılması için çalışma başlattı.Ulaşıma kapatılan bölgede, Ankara-İstanbul yönüne olan trafik akışı Abant Kavşağı'ndan D-100 kara yolunun Bolu Dağı, İstanbul-Ankara yönüne olan trafik akışı ise Kaynaşlı gişelerinden ise D-100 kara yolunun Bolu Dağı güzergahına yönlendiriliyor.Bolu Dağı Tüneli kesiminde, Ankara-İstanbul yönünde bulunan dubaların kaldırılması nedeniyle yaklaşık 2,5 saat kapalı kalacak güzergah çalışmanın tamamlanmasının ardından ulaşıma açılacak.Ankara-İstanbul yönünde ulaşım yarın saat 17.00'den itibaren ise dubaların yeniden yerleştirilmesiyle bölünmüş şekilde sağlanacak.Tünel viyadüklerinde derz yenileme ve bakım çalışmalarının 14 Kasım'da tamamlanmasının ardından otoyolun Bolu Dağı Tüneli Ankara kesimi yeniden ulaşıma açılacak.
Milli Savunma Bakanı Akar Pakistan'da
KARAÇİ (AA) - Türkiye tarafından Pakistan' ihraç edilen MİLGEM korvetlerinin üçüncüsü, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Pakistan Savunma Üretim Bakanı Zubaida Jalal Khan'ın katıldığı törenle kızağa konuldu.Ana yükleniciliğini Milli Savunma Bakanlığına bağlı ASFAT'ın yaptığı Pakistan'a ihraç edilen 4 MİLGEM Korvet Projesi, planlandığı şekilde devam ediyor.Yerli savunma sanayisinin tek kalemde gerçekleştirdiği en büyük ihracat atılımı olan proje kapsamında MİLGEM korvetlerinin üçüncüsü için Karaçi Tersanesi'nde tören düzenlendi.Tersane Komutanının projeye ilişkin bilgi verdiği törende konuşan Akar, Pakistan Silahlı Kuvvetleri için projenin bir aşamasının daha hayata geçirildiği günde dost ve kardeş Pakistan'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başladı.Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkilerin, devletler arasındaki sıradan ilişkilere hiç benzemeyen kendine özgü bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Akar, iki ülke arasında tarihi, köklü, kadim dostluk ve kardeşlik bağları bulunduğunu vurguladı.Her alanda yakın iş birliği içerisinde hareket eden Türkiye ve Pakistan arasındaki ilişkilerin, mükemmel ve örnek bir seviyede olduğunu dile getiren Akar, şunları söyledi:'Pakistan halkının Milli Mücadelemiz sırasında bizlere verdiği destek gönlümüzde ve zihinlerimizde silinmez bir yer edinmiştir. Türk milletini yalnız bırakmayan, kederde ve kıvançta daima bir ve beraber olduğumuz Pakistanlı kardeşlerimizin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Bugün de aynı şekilde Azerbaycan Türkü'nün yanında olduğunuzu görmek, bizler için çok anlamlı ve kıymetlidir. Türkiye de Pakistan'ın haklı davası Keşmir konusunda her zaman Pakistanlı kardeşlerinin yanında oldu, bundan sonra da yanında olmaya devam edecektir.''Savaş ve insanlık suçu işleyen Ermenistan…'Bölgenin ve İslam coğrafyasının zor bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Hulusi Akar, şöyle konuştu:'Sırf Müslüman olduğu için İslam coğrafyasında yaşanan insani trajediler görmezden geliniyor, insan hakları konusunda ikiyüzlü bir tutum sergileniyor. Etrafımızın kriz alanlarıyla çevrildiği böyle hassas bir süreçte, tarih ve medeniyetimizin omuzlarımıza yüklediği sorumluluk büyük. Bu sorumluluk gereği Pakistan ve Türkiye bölgemizdeki ve dünyadaki insani trajedileri görmezden gelmedi. Şu anda Azerbaycan'da yaşanan gelişmeler karşısında bazı ülkeler gibi kör, sağır ve dilsiz olmadı. Burada bir kez daha ifade etmek istiyorum ki Azerbaycan'ın 30 yıldır Ermenistan işgalindeki öz topraklarını kazanmak için giriştiği mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz. Savaş ve insanlık suçu işleyen Ermenistan, işlediği suçların hesabını Azerbaycan ordusu önünde verdiği gibi, tarih ve uluslararası hukuk önünde mutlaka verecektir. Uluslararası mekanizmalar da Ermenistan'ın daha fazla sivil masum insan katletmemesinin, artık kalıcı barış, huzur ve istikrarın Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan'ın öz topraklarından çekilmesiyle sağlanacağını anlamalıdır. Bu duyguları paylaşan ve haklı davasında Azerbaycan'ın yanında olan Pakistan halkına, buradan bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.''Ülkelerimiz adına büyük ve önemli bir kazanım'Tüm yaşananların İslam coğrafyasının güçlü, bir ve beraber olmaya ihtiyacı olduğunu bir kez daha gösterdiğine işaret eden Akar, güçlü savunma sanayisine, etkin ve caydırıcı bir orduya sahip olunmasının önemine değindi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlik, teşvik ve destekleriyle başta savunma sanayii olmak üzere hemen her alanda Türkiye'nin önemli atılımlar yaptığını, büyük başarılar elde ettiğini bildiren Akar, savunma alanında yerlilik ve millilik oranının yüzde 70'lerin üzerine çıktığı bilgisini verdi.Akar, Türk savunma sanayi şirketlerinin uluslararası pazarda adından sıkça söz ettirdiğini, dünyanın önde gelen ilk 100 savunma kuruluşu arasında 7 Türk firmasının yer aldığını ifade ederek, 'Tasarımdan üretime savunma sanayimizin elde ettiği tecrübeyi Pakistanlı kardeşlerimizle paylaşmak, ülkelerimiz adına büyük ve önemli bir kazanım olacaktır.' dedi. Yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerine üstün bir hareket kabiliyeti kazandırdığını aktaran Bakan Akar, son teknoloji ürünü MİLGEM gemilerinin de aynı şekilde Pakistan Silahlı Kuvvetlerinin gücüne güç katacağına yönelik değerlendirmesini paylaştı.Böyle büyük bir projenin, Kovid-19 salgınının tüm olumsuz etkilerine rağmen 'en düşük maliyet', 'en yüksek kalite' ve 'en kısa zaman' prensibiyle planlanan zamanda gerçekleştirilmesinin, ortak proje yönetim kabiliyeti, iş disiplini ve kararlılığı göstermesi açısından önemli olduğunu belirten Akar, 'Gemilerimizin dost ve kardeş Pakistan halkına, Pakistan Silahlı Kuvvetlerine bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını, iki ülke arasındaki dostluk bağlarını daha da güçlendirmesini diliyorum.' şeklinde konuştu.Milli Savunma Bakanı Akar, sözlerini Pakistanlı denizcilere yönelik 'Denizleriniz sakin, pruvanız neta; yolunuz bahtınız açık olsun.' sözleriyle tamamladı.Konuşmaların sonunda gemi, Akar ve Khan'ın düğmeye basmasının ardından kızağa konuldu. Okunan duanın ardından bakanlar Akar ve Khan sertifikaları imzaladı ve hatıra fotoğrafı çekimine katıldı. Törene, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere ile ASFAT Genel Müdürü Esad Akgün de katıldı. Öte yandan Bakan Akar, tören öncesinde Pakistan Savunma Üretim Bakanı Zubaida Jalal Khan ile baş başa görüştü. Görüşmede başta savunma sanayi iş birliği olmak üzere ikili ve bölgesel konularda görüş alışverişinde bulunuldu.
İletişim Başkanlığından "Osman Hamdi Bey Dijital Sergisi"
ANKARA (AA) - İletişim Başkanlığı, çağdaş Türk resim sanatının ve müzeciliğinin öncüsü Osman Hamdi Bey'in 50'ye yakın özel eseri ve bilinmeyen yönlerini üç boyutlu hologram ve özel projeksiyon cihazlarıyla '360 Kültür Sanat Gösterimi' altında sanatseverlerle buluşturacak.İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, milli, tarihi, kültürel ve bilimsel zenginliklerin yeni iletişim ve gösterim teknikleri kullanılarak vatandaşların erişimine sunulmasına devam edildiği belirtilerek, hologram ve özel projeksiyon teknolojisiyle dijital sergilerin gerçekleştirileceği '360 Kültür Sanat Projesi'nin hayata geçirildiği duyuruldu.Eserleriyle Türk sanat tarihine damga vuran sanatçı Osman Hamdi Bey anısına hazırlanan dijital serginin yarın Marmara Üniversitesi Sultanahmet Yerleşkesi'nde açılacağı bildirilerek, şu ifadeler kullanıldı:'Çağdaş Türk resim sanatının ve müzeciliğinin öncüsü Osman Hamdi Bey'in 50'ye yakın özel eseri ve bilinmeyen yönleri üç boyutlu hologram ve özel projeksiyon cihazlarıyla '360 Kültür Sanat Gösterimi' altında sanatseverlerle buluşacak. Sergide yeteneğiyle bugün dahi tüm dünyayı kendisine hayran bırakan Osman Hamdi Bey'in paha biçilemez eserleri, hayatı ve yaşadığı dönem, özel olarak tasarlanan gösterim tekniklerinin kullanılacağı dijital ortamda görülebilecek.'Osman Hamdi Bey Dijital Sergisi, 9 Kasım'a kadar 11.00-18.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek. Misafirler, dijital sergide Kovid-19 salgınına karşı gerekli tedbirler alınarak ağırlanacak.Sanata adanmış ruh: Osman Hamdi BeyTürkiye'de müzeciliğin kurucusu sayılan, Tanzimat döneminde bilim, sanat, arkeoloji ve müzecilik anlamında büyük atılımlar gerçekleştiren Osman Hamdi Bey, mütevazı kişiliği ve sanata adanmış ruhuyla kendisinden geriye paha biçilemez eserler bıraktı. Osman Hamdi Bey, özellikle 'Kaplumbağa Terbiyecisi' (1906) ve 'Silah Taciri' eserleriyle tüm dünyada adından söz ettirdi.
Kocaeli'de İzinsiz Kazı Yaptıkları İddiasıyla 4 Kişi Gözaltına Alındı
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde izinsiz kazı yaptıkları iddia edilen 4 kişi yakalandı.İl Jandarma Komutanlığınca, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında, Tepecik Mahallesi'nde ormanlık alanda izinsiz kazı yapıldığı tespit edildi.Operasyon düzenleyen ekipler, kaçak kazı yaptığı belirlenen H.K, T.B, H.A. ve A.Ç'yi gözaltına aldı. Şüphelilerin kazı yapmak için kullandıkları jeneratör, darbeli kırıcı-deliciler, el arabası, kazma, kürek, iskele demirleri gibi aletlere el konuldu.
Reklam
Kahramanmaraş'taki Örtü Yangını Söndürüldü
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesinde dün başlayan örtü yangını söndürüldü.Sumaklı ve Güdeli mevkilerindeki kırsal alanda dün çıkan yangın, Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğüne ait arazöz, su tankı ve iş makineleriyle müdahale edilerek söndürüldü.Yangında yaklaşık 10 hektarlık alanın zarar gördüğü öğrenildi.Dün akşam saatlerinde Sumaklı ve Güdeli mevkilerinde kırsaldan duman yükseldiğini görenler durumu yetkililere bildirmiş, ihbar üzerine bölgeye çok sayıda söndürme ekibi, arazöz, su tankı ve iş makinesi yönlendirilmişti.
Avrasya Ülkelerinde Kovid-19'La İlgili Gelişmeler
NUR SULTAN (AA) - Ukrayna, Gürcistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Kazakistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını etkisini sürdürüyor.Ukrayna Sağlık Bakanı Maksim Stepanov, ülkede son 24 saatte 6 bin 88 kişide virüsün görülmesiyle vaka sayısının 343 bin 498'e çıktığını bildirdi.Son 24 saatte 42 binden fazla Kovid-19 testinin yapıldığını aktaran Stepanov, ölü sayısının 102 artışla 6 bin 391 olduğunu kaydetti.Stepanov, virüse yakalanan 945 kişinin hastaneye kaldırıldığını ifade ederek, iyileşen sayısının 1753 artarak 141 bin 508'e ulaştığını açıkladı.Karantina uygulamasının yıl sonuna kadar uzatıldığı Ukrayna’da bölgelerdeki vaka sayılarına göre farklı tedbirler uygulanıyor. Ülkede ağustos başında vaka sayıları tekrar yükselmeye başlamış, 23 Ekim’de 7 bin 517 kişide virüsün görülmesiyle günlük en yüksek rakam yaşanmıştı.Gürcistan Gürcistan Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, son 24 saatte 1928 kişinin Kovid-19'a yakalanmasıyla toplam vaka sayısı 28 bin 472'ye yükseldi.Virüsten iyileşenlerin sayısı 604 artarak 10 bin 767'ye, hayatını kaybedenlerin sayısı 8 artarak 201'e ulaştı.Eylül başından itibaren vaka sayılarının arttığı ülkede, 4 bin 112 kişi karantinada, 3 bin 766 kişi hastanelerde ve 2 bin 268 kişi ise Kovid-19 hastaları için ayrılmış otellerde gözetimde tutuluyor.Toplam 17 bin 437 hastanın tedavisinin sürdüğü ülkede, 26 bin 533 kişi evlerinde izolasyonda kalıyor.En çok vakanın tespit edildiği başkent Tiflis'te son 24 saatte 788 Kovid-19 vakasına rastlandı.KırgızistanKırgızistan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte 556 kişide Kovid-19 tespit edildi, toplam vaka sayısı 55 bin 114'e çıktı.Ülkede 287 hastanın iyileşmesiyle sağlığına kavuşanların sayısı 47 bin 130'a ulaştı.Kovid-19 nedeniyle 4 kişinin yaşamını yitirmesiyle toplam can kaybının 1130'a yükseldiği ülkede, 6 bin 171 hastasının tedavisi sürüyor.ÖzbekistanÖzbekistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, dün akşamdan beri ülkede Kovid-19 vaka sayısı 188 artarak 65 bin 200'e çıktı.İyileşenlerin sayısı 95 artarak 62 bin 342 oldu ve şimdiye kadar virüs tespit edilen hastaların yüzde 95'i iyileşti.Kovid-19 kaynaklı 545 ölümün gerçekleştiği ülkedeki hastanelerde 2 bin 311 hastanın tedavisi sürüyor.KazakistanKazakistan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 152 artarak 110 bin 402'ye çıktı.Virüsten iyileşenlerin sayısı 52 artarak 105 bin 618'e, ölenlerin sayısı 5 artarak 1850'ye ulaştı.Ülkede 245'i çocuk 2 bin 964 kişinin tedavisi sürüyor, 120 kişinin sağlık durumu ağır 13 kişinin durumu kritik olarak değerlendiriliyor.Kovid-19 belirtileri bulunan test sonuçları negatif olan zatürre vaka sayısı ise 163 artarak 36 bin 895'e yükseldi.Zatürreden 18 kişinin iyileşmesiyle sağlığına kavuşanların sayısı 28 bin 460 olarak gerçekleşti.
Reklam
Sakarya, Kocaeli, Zonguldak Ve Karabük'te Kpss Heyecanı
SAKARYA (AA) - Sakarya, Kocaeli, Zonguldak ve Karabük'te Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ön Lisans oturumu başladı.Sakarya Zübeyde Hanım Ortaokulu ve Sakarya Anadolu Lisesinde, adaylar salonlara alınmadan önce yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında maske dağıtıldı ve adayların ellerine dezenfektan uygulandı.Sınav görevlileri, koronavirüs tedbirleri kapsamında, sosyal mesafeye uygun şekilde adayların kimlik bilgilerini kontrol edip salonlara aldı.ZonguldakZonguldak'ta sınava girmek için bekleyen adaylara, sınav öncesi maske dağıtıldı ve ellerine dezenfektan uygulandı.Öğrenciler daha sonra görevliler tarafından kimlik ve sınav giriş belgeleri kontrol edilerek salonlara alındı. Sınav öncesi polisler ve görevli öğretmenler, öğrenci ve velilere sosyal mesafe ve maske kullanımı konularında sık sık uyarıda bulundu. Okul önlerinde bekleyen bazı velilerin çocuklarının başarısı için dua ettiği görüldü.Okul bahçelerindeki yığılmayı önlemek ve sosyal mesafeyi korumak için adaylar ve sınav görevlileri dışında hiç kimse okul bahçelerine alınmadı.KocaeliKocaeli'de, KPSS Ön Lisans oturumu için adaylar, sosyal mesafeye uygun şekilde kimlik bilgileri kontrol edilerek sınav salonlarına alındı.Kocaeli Üniversitesi Anıtpark Yerleşkesinde maske dağıtılan adaylar, ellerine dezenfektan uygulanarak ve ateşleri ölçülerek salonlara alındı.KarabükKarabük'te adaylar, sosyal mesafeye uygun şekilde kimlik bilgileri kontrol edilerek sınav salonlarına alındı.PCR testi pozitif çıkan ya da temaslı olan ve sınava girecek kişilerin ambulanslar ve İl Sağlık Müdürlüğüne ait özel araçlarla sınav salonlarına getirildiği, sınav bitiminde tekrar evlerine bırakılacağı öğrenildi.Adaylara genel yetenek ve genel kültür testlerinden toplam 120 soruyu yanıtlamaları için 130 dakika süre verilen sınav, saat 12.25'te sona erecek.
Teknofest'te Birinci Olan Gençlerin Hayali "Uçan Arabalarını" Hayata Geçirmek
BURSA (AA) - İSMAİL ÖZDEMİR - Havacılık Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST kapsamında, Uçan Araba Tasarım Yarışması'nda birinci seçilen 3'ü üniversite öğrencisi 2'si mezun 5 genç, 'Turna' adını verdikleri tasarımlarını hayata geçirmeyi amaçlıyor.Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Makine Mühendisliği Bölümünden Furkan Karaboğa kaptanlığında, Makine Mühendisliği Bölümünde okuyan Bünyamin Aktaş, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği ile Makine Mühendisliği programları çift ana dal mezunu Duygu Kolcu, İç Mimarlık Bölümü öğrencisi Oktay Ayaz ve Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu Yaren Emre'den oluşan 'Turna Teknik Takımı', geçen yıl 7'nci oldukları yarışta bu sene zirvede yer aldı.ASELSAN ve BAYKAR mühendisleri tarafından birinciliğe layık görülen 2 kişi kapasiteli ve elektrikli uçan araba tasarımını yapan ekipten Furkan Karaboğa, BAYKAR'da uzun dönem staja kabul edildi. Döner kanatlı uçan arabayı BTÜ atölyelerinde tasarlayan gençlerden Bünyamin Aktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diğer tasarımlar bir piste ihtiyaç duyduğu için şehir içi ulaşımda pek çözüm olmadığını söyledi.Katlanabilir rotorlu tasarımla yarışmaya katıldıklarını belirten Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:'Rotor kollarının katlanması diğer araçlardan ayrılan bir özellik. Bir kişi başka bir şehirdeki toplantısına yetişmek zorunda diyelim. Karadan bunu sağlayamıyor ama aracımız 36 dakikalık uçuşla bu görevi yerine getirebiliyor. Saatte 325 kilometre azami hızı olduğu için yeterli sürede kişiyi yerine ulaştırabiliyor. Aracın pervanelerini 2 aylık süreç sonunda tasarladık, belli bir motor seçtik, buna göre analizleri yaptık. İstediğimiz etkiye ulaştıktan sonra statik kısma geçtik. Kompozit malzemeler seçildi, ona göre çizimler yapıldı. Otonom sistemin algoritması üzerine çalışmalar yapıldı. Aracın tasarımı ya kendimiz tarafından ya da piyasada bulunan belli çözümler tasarımımıza entegre edilerek ortaya çıkarıldı.'Tasarım aşamasından üretim aşamasına geçmek istediklerini dile getiren Aktaş, araştırmaları neticesinde test süreleri dahil 200 bin dolarlık maliyetle aracı çalışabilir duruma getirebileceklerini anlattı.'Terörle ve yangınla mücadelede kullanılabilir'Rotor kanatlarının katlanabilmesiyle aracın trafikte rahatça seyredebileceği bilgisini veren Aktaş, günün koşullarına göre yaptıkları tasarımla başarıya ulaşmalarında, üniversitedeki hocalarıyla iletişimlerinin kuvvetli olmasının büyük etkisi bulunduğunu ifade etti.TEKNOFEST'in, hayallerini çok etkilediğini vurgulayan Aktaş, 'Havacılık, endüstri anlamında da öncü teknolojilerden biri. Şu anda takımdan bir arkadaşımız BAYKAR'da uzun dönem staj yapıyor. Sektörde kendi firmamızı kuramasak bile bu alanda ilerlemeyi düşünüyoruz. BAYKAR ve TAİ gibi şirketlerde çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz.' dedi.Aktaş, tasarladıkları aracın 200 kilogram hatta içindeki koltukların çıkarılması durumunda 300 kilogram ağırlığa kadar faydalı yük taşıyabileceğini belirtti.Aracın, terörle ve yangınla mücadelede kullanılabileceğine değinen Aktaş, 'Kargo çok önemli, kargo üzerine çalışmalar var insansız hava araçları üzerine. Uçan arabalar birden fazla uygulama alanına sahip. Havacılık kuruluşlarının standartları var, insanın kullanacağı bir araç olursa kullanacak kişilerin pilotaj eğitiminden geçmesi gerekiyor. Bizim tasarımımızda kişi araca geliyor, gitmek istediği konumun bilgisini giriyor, bunun arkasında algoritma var, ona göre bir plan çıkartılıyor, o kapsamda araç, sürücü müdahalesine gerek duymadan istenilen yere gidebiliyor.' diye konuştu.Aracın ağırlığını 2 ton olarak hesapladıklarını bildiren Aktaş, karadan hızının saatte 120 kilometre olduğunu, tam şarjla 400 kilometre yol alabileceğini sözlerine ekledi.Duygu Kolcu ise yeni tip koronavirüs salgını sürecinde takım olarak iyi çalıştıklarını, TEKNOFEST'te final raporuna göre 5'inci sırada yer aldıklarını ancak mücadeleyi bırakmayıp birinciliği kazandıklarını aktardı.Takımdan sadece 2 kişinin Gaziantep'e gidebildiğini anlatan Kolcu, kendilerine destek olan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, danışman hocaları Dr. Öğr. Üyesi Doruk Erdem Yunus ve Araştırma Görevlisi Abdullah Düzcan'a teşekkür etti.
Bodrum'da Alternatif Bisiklet Rotaları Rus Turistlere Tanıtıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde bisiklet turizmini geliştirmek amacıyla belirlenen alternatif rotalar Rus turistlere tanıtıldı. Rus turistler, Bodrum ilçesiyle Gökova Körfezi kapsayan 4 günlük programda yaklaşık 220 kilometre pedal çevirdi. Doğayla iç içe eğlenceli anlar geçiren turistler, belirli noktalarda mola verip güneşli havada denizin tadını çıkardı. Turistler, aynı zamanda yöre kültürünün öne çıkan ürünlerini tanıma fırsatı buldu. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Yürütme Kurulu Başkanı Yüksel Aslan, AA muhabirine, Bodrum'da bisiklet turizmi kapsamında ilk kez Rus turist grubunu ağırladıklarını söyledi. İlçede alternatif bisiklet rotaları belirlediklerini ve bisiklet turizminde faaliyet gösteren üyelerinin bu rotaları müşterilerine sunmaya başladığını ifade eden Aslan, tanıtımların yavaş yavaş sonuçlarını görmeye başladıklarını belirtti.Bisiklet rotalarının belirlenmesi için yürütülen çalışmalarda Bodrum Kaymakamlığından her türlü desteği gördüklerini anlatan Aslan, 'Gelen her kafilenin memnuniyeti ve buradaki rotaların düzgün işlenmesi daha fazla turistin geleceğinin göstergesi.' dedi. Aslan, Türkiye'nin bisiklet turizminde hak ettiği potansiyele ulaşamadığına dikkati çekerek, Avrupa genelinde bisiklet turizminin payının yaklaşık 50 milyar avro olduğunu söyledi.Turu organize eden firmanın yetkilisi Ali Sonay da bisiklet turizminde sevindirici gelişmeler olduğunu ifade etti. Turistlerin memnun ayrıldığını belirten Sonay, tanıtım çalışmalarıyla bisiklet turuna katılmak için bölgeye gelen Rus turist sayısının artmasını beklediğini dile getirdi.
Reklam
Kağıtları Banknota Çevirdiklerini Öne Süren 2 Şüpheli Yakalandı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da para ebadında kesilmiş kağıtları 100 dolarlık banknota çevirdiklerini öne sürerek dolandırıcılık yapmaya çalışan yabancı uyruklu 2 şüpheli yakalandı.Alına bilgiye göre,19 Ekim'de M.K., para ebadında kesilmiş kağıtları 100 dolarlık banknota çevirdiklerini öne süren şüphelileri yakalatmak için polise başvurdu.Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, olaya ilişkin çalışma başlattı.M.K. sosyal medya üzerinden kendisini Antony olarak tanıtan bir kişinin kendisiyle iletişime geçtiğini, Türkiye'de yatırım yapmak istediğini söylediğini, kendisinin Kamerun'da olduğunu fakat kardeşi Patrik ve onun tercümanı olan M. M'nin İstanbul'da olduğunu ve kendisiyle irtibata geçeceğini söylediğini anlattı.M.K. bir otelde bahsettiği 2 kişiyle buluştuğunu, beyaz para ebadında kesilmiş kağıtları 100 dolarlık banknotlara çevirdiklerini, bu olayı araştırdığını bunların dolandırıcı olduğunu anladığını ve şüphelileri yakalatmak için polise başvurduğunu söyledi.Polis, 19 Ekim'de Fildişi Sahili uyruklu A. B. ve Somali uyruklu M. M'yi yakaladı.Gözaltına alınan şüphelilerin 16 Ekim'de Bahçelievler Yenibosna'da M. K. isimli bir kişinin 50 bin avrosunu dolandırdığı belirlendi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli adli kontrol şartıyla salıverildi.
Annesinin Memleketine Kurduğu Ceviz Bahçeleriyle Tarımsal Üretime Katkı Sağlıyor
KONYA (AA) - ABDÜLHAMİT YAŞAR - Aydınlı iş adamı Mesut Mutlu, annesinin memleketi Konya'nın Beyşehir ilçesinde kurduğu ceviz bahçeleriyle tarımsal üretime katkı sunuyor.İstanbul'da gıda sektöründe faaliyet gösteren iş adamı Mesut Mutlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aydın'da doğup büyüdüğünü, annesinin Beyşehirli olduğunu söyledi.Hayvan çiftliği kurmak için 12 yıl önce annesinin memleketi Beyşehir'e geldiğini anlatan Mutlu, 'Satılık hayvan çiftliğini görüşmek üzere gelmiştik ancak anlaşamayınca o dönemin belediye başkanının da teşvik ve önerileriyle tarımsal faaliyetlere yönelmeye karar verdim. Karasal iklimde ceviz yetiştirilebileceğine dair tavsiyeler alınca, bu işe adım atmak istedik ve ceviz bahçemizi kurduk.' diye konuştu.Mutlu, satın aldıkları 1596 dekarlık alanda ilk etapta 15 bin ceviz fidanını toprakla buluşturduklarını, bu sayının bugün 25 bine ulaştığını belirterek, şunları kaydetti:'Bir süre sonra Beyşehir'in bir başka mahallesinde 200 dekarlık alanda 5 bin fidanın bulunduğu ikinci bir ceviz bahçesi daha kurduk. Yaklaşık 1 milyon liralık bir yatırımla başladığımız ceviz yetiştiriciliğine, 12 yılda toplamda 8 milyon liralık yatırım yaptık. Bahçelerimizde hasadı, yaş kabuklu ceviz olarak gerçekleştiriyoruz, ardından ürünü iç piyasada pazara sunuyoruz.''Nihai hedefimiz, üretim miktarını bin ton seviyelerine çıkarmak'Geçen yıl bahçelerinden 282 ton ürün aldıklarını, rekoltenin bu yıl 400 ton civarında gerçekleşmesini beklediklerini dile getiren Mutlu, 'Bahçelerimizde toprakla buluşturduğumuz fidanlardan beşinci yıldan itibaren ürün almaya başlıyoruz ancak 8. yıldan sonra daha fazla verim elde etmeye başlıyoruz. Ceviz üretiminde nihai hedefimiz, üretim miktarını bin ton seviyelerine çıkarmak.' şeklinde konuştu.Türkiye'nin ceviz tüketiminin önemli bir bölümünün ithalatla karşılandığını anlatan Mutlu, 'Ancak ülke genelinde son yıllarda çok büyük ceviz bahçeleri kuruluyor ve fidan sayısı her geçen gün artıyor. Zaman içerisinde Türkiye'nin cevizde ihracatçı konuma gelmesi halinde buna Beyşehir'den de katkı sağlamayı arzu ediyoruz.' dedi.Beyşehir Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Kaya ise iş adamı Mutlu'nun yatırımları ile Beyşehir'in, Türkiye'de ceviz üretiminde öncü ilçelerden biri haline geldiğini belirtti.Mutlu'nun bahçelerinde 170 kişiye istihdam sağladığını dile getiren Kaya, 'Kendisine ülke ve bölge ekonomisine katkısı dolayısıyla teşekkür ederim.' diye konuştu.
Kışın Buz Tutan Girlevik Şelalesi Sonbaharda Ayrı Güzellik Sunuyor
ERZİNCAN (AA) - KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'da doğal güzelliğiyle öne çıkan ve kışın suları tamamen donan Girlevik Şelalesi, sonbaharda sararan yaprakların oluşturduğu renk cümbüşüyle ziyaretçilerini cezbediyor.Kent merkezine 35 kilometre uzaklıktaki Kalecik köyünde 9 ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, doğaseverlere her mevsim ayrı güzellik sunuyor.Yazın serin havası ve çevresindeki yemyeşil bitki örtüsü, kışın ise metrelerce yükseklikteki buz sarkıtlarıyla ziyaretçilerini cezbeden şelale, sonbahar mevsiminin yaşandığı bugünlerde sarının birçok tonuna bürünen ağaçların arasında misafirlerini büyülüyor.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce tescillenen alanlar içerisinde yer alan Girlevik Şelalesi, 21 Ekim'de 'Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı' olarak tescil edildi. Doğanın farklı renkleri arasında 40 metreden dökülen sularıyla seyrine doyumsuz güzellikler sergileyen şelale, çevre illerden kente gelen çok sayıda doğasever tarafından ziyaret ediliyor.İzmir'den gelen Fikri Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şelalenin doğal güzelliğe sahip olduğunu söyledi.Her yıl Erzincan'a geldiklerinde Girlevik Şelalesi'ni de ziyaret ettiğini ifade eden Koç, şöyle konuştu:'Aslen Erzincanlıyım ancak İzmir'de yaşıyorum. Erzincan'a geldiğimde mutlak suretle Girlevik Şelalesi'ni görmeye gelirim. Buranın ayrı bir doğal güzelliği ve çekiciliği var. Herkese burayı görmelerini tavsiye ediyorum. Erzincan'ın en güzel yerlerinden biri burası. Burası sonbaharda oldukça da kalabalık oluyor. Kar yağdığı dönemde de ayrı bir güzelliğe sahip. Şelalemiz kışın buz tutar. Buzların burada verdiği harika bir görüntü vardı. O manzarayı da görmek gerçekten harika bir şey. Ben herkesi mutlaka buraya davet ediyorum. Gelsinler, bu doğal güzelliği görsünler.''Burası Türkiye'deki ender yerlerden bir tanesi'Ziyaretçilerden Lütfullah Ateş ise Girlevik Şelalesi'nin her mevsim farklı bir güzelliğe büründüğünü anlattı.Bulduğu her fırsatta misafirleriyle şelalenin doğal güzelliğini görmeye geldiğini belirten Ateş, 'Her geldiğimde farklı bir güzellikle karşılaşıyoruz. Sonbaharın gelmesi ile yapraklar sararmış, yine farklı bir güzelliği ortaya çıkmış. Sanıyorum burası doğal güzelliği ile Türkiye'deki ender yerlerden bir tanesi, herkesi buraya davet ediyorum.' dedi.Özgür Akilli de Ağrı'dan geldiğini kaydederek, 'Girlevik Şelalesi'ni daha önce duymuştuk ancak yeni görme fırsatımız oldu. İnanılmaz doğal bir güzelliği var. Tekrar gelip görmek isterim.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Sakarya'da Evde Çıkan Yangında 2 Çocuk Öldü
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Geyve ilçesinde bir evde çıkan yangında dumandan etkilenen 2 çocuk hastanede hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, Yörükler Mahallesi'nde Fatih Topçu'ya ait evde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Yangını fark ederek evde bulunan bir çocuğunu dışarı çıkaran anne, durumu itfaiyeye bildirdi.Olay yerine gelen ekipler, merdiven yardımıyla evde mahsur kalan baba ile çocukları Ömer Hamza (10) ve Eymen Topçu'yu (7) kurtardı.Yoğun dumandan etkilenen baba ve çocukları, sağlık ekiplerince Geyve Devlet Hastanesine kaldırıldı. Durumu ağır olan 2 çocuk, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Rusya'da Kovid-19 Vakası Sayısı 1 Milyon 513 Bini Geçti
MOSKOVA (AA) - Rusya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakası 1 milyon 513 bin 877'ye, ölenlerin sayısı 26 bin 50'ye yükseldi.Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 16 bin 710 kişinin virüse yakalanmasıyla toplam Kovid-19 vaka sayısı 1 milyon 513 bin 877'ye çıktı. Ülkede, Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 229 artışla 26 bin 50'ye, iyileşenlerin sayısı da 7 bin 704 artışla 1 milyon 138 bin 522'ye ulaştı.Rusya genelinde vaka sayısındaki günlük artış oranı 2 gün art arda yüzde 1,1 olurken, yeni vakaların yüzde 26,7'sinde hastalık belirtileri görülmedi.Toplam test sayısı 57 milyon 300 bini aştıBaşkent Moskova'da son 24 saatte Kovid-19 vakası sayısı 4 bin 455 artarak 395 bin 816, virüs kaynaklı ölenlerin sayısı ise 68 artışla 6 bin 380'e yükseldi.Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisi, son 24 saatte 550 bin Kovid-19 testinin yapıldığını ve böylece toplam test sayısının 57 milyon 300 bini geçtiğini bildirdi.Rusya'da ilk Kovid-19 vakaları 31 Ocak'ta tespit edilmiş, ilk virüs kaynaklı ölüm ise 19 Mart'ta kaydedilmişti.Ülkede, 23 Ekim'de 17 bin 340 kişide virüsün tespit edilmesiyle 'en yüksek günlük vaka sayısı' görülmüştü.Rusya'da 1 Eylül'de yeni eğitim öğretim yılı başlamış, okullarda maske ve sosyal mesafe zorunluluğu getirilmemişti.
Reklam
Konya'da Tavan Arasında Kurutulan Yeşil Kuru Üzüm Benzersiz Tadıyla İlgi Görüyor
KONYA (AA) - SERHAT ÇETİNKAYA - Konya'da, köy evlerinin tavan arasında güneş görmeden kurutulup, tek tek temizlenen, zümrüdü andıran rengi ve kendine özgü aromasıyla 'gök üzüm' olarak da bilinen yeşil kuru üzüm, yöre halkının geçimini sağlıyor. Toroslar'ın dik yamaçlarında, uzun yıllardır üzüm yetiştirilen bağlarda, atalarından miras kalan üzümcülüğü sürdüren Hadim ilçesine bağlı Yağcı Mahallesi'nin sakinleri, güz döneminin ardından gök üzüm mesaisine başladı.Yüksek rakımlı Aladağ bölgesinde, iklim ve toprak özellikleriyle lezzetlenen üzümlerden üretilen gök üzüm, yöre sakinlerinin en önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor.Yaklaşık 100 haneli mahallede üzümler, güneş görmemesi için evlerin tavan arasında kurutuluyor. Gölgede kuruduğu için yeşil rengini muhafaza eden gök üzüm, benzersiz rengi ve tadıyla ilgi görüyor.Üzümler, evlerin kilerinde alıcılarını bekliyorSonbaharda bağ bozumuyla beraber uzun kurutma süreci başlayan gök üzüm, buna uygun olarak inşa edilen evlerin tavan arasına gerilen tellerin üzerine salkımlar halinde asılarak kurumaya bırakılıyor.Yaklaşık bir ay süren zahmetli kurutma sürecinden sonra ev halkınca salkımlarından ayrılan ve tek tek çöplerinden temizlenen üzümler alıcılarını bekliyor.Coğrafi şartlardan dolayı üzüm dışında çok fazla üretim alternatifi bulunmayan yöre halkı, gök üzümden elde ettiği gelirle bir sonraki üretim dönemine kadar geçimini sağlıyor.Mahalledeki üreticilerden 66 yaşındaki Cemil Özbay, AA muhabirine, çocukluğundan bu yana gölgede kuruttuğu üzümleri satarak geçimini sağladığını söyledi.'Evimizi 50 yıldır gök üzümle geçindiriyoruz'Gök üzümleri, dedesinden kalan 150-200 yıllık bağlardan elde ettiklerini anlatan Özbay, 'Önceleri gölgede kurutma bilinmezdi. Üzümleri pekmez yapardık. Gök üzümü son 50 senedir yapıyoruz. Güneşte kurutulan üzümden çok daha değerli oluyor. Ben de bu işi yarım asırdır yapıyorum. Evimizin geçimini de bundan sağlıyoruz. Çocuklarımla bu işle uğraşıyoruz.' diye konuştu. Özbay, bölgedeki iklim şartlarının üzümün gölgede kurutulmasına olanak sağladığını, lezzetinin ise sadece bu bölgeye has olduğunu dile getirdi.'Çöpünü, çürüğünü tek tek temizliyoruz'Geçmiş yıllarda kurutma işlemini külle yaptıklarını ancak son 20 yıldır potasa kullandıklarını ifade eden Özbay, gök üzümün üretim sürecini şöyle anlattı:'Potasa ile suyu kaynatırız. Su hazır olunca salkımları daldırıp tele asarız. Kuruyunca sarısı sarı, yeşili yeşil, karası kara oluyor. Kuruduktan sonra çöpünü, çürüğünü tek tek temizliyoruz. Buraya gelip alanlar da var. İsteyenlere biz de götürüyoruz. Herkesin kendisine göre müşterisi var.'
Kadın Girişimci Ekosisteme Uygun Ürettiği Ahşap Evleri Yurt Dışına Satıyor
SAKARYA (AA) - EMRE AYVAZ - Sakarya'da aynı zamanda tasarımcı olan kadın girişimci Gül Korkmaz, ürettiği ekolojik, sağlam, modüler doğal ahşap evlerle dünya genelinde müşterilerinin barınma ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.İnşaat sektöründe faaliyet gösteren Gül Korkmaz, gittiği kuzey ülkelerinde ahşap evleri inceleyerek Ar-Ge çalışması yaptı.Korkmaz'ın sahibi olduğu firma, çalışmalar sonucunda '1+1', '2+1 üçgen', 'karavan' ve 'garaj' diye tabir edilen 4 farklı model tasarlayarak ekolojik, sağlam ve doğal ahşap evlerin ladin ağacından üretimine başladı.Modüler yapım tekniğiyle kolayca inşa edilebilme özelliğine sahip, ekosisteme uygun ahşap evler, depreme dayanıklı ve uzun ömürlü olmalarının yanı sıra kullanıcılarına kendi enerjisini üretebilme gibi farklı kolaylıklar sağlıyor.İlk ihracatını ABD'ye gerçekleştiren, Cezayir'e 80 evlik proje hazırlayan, bunun yanı sıra birçok ülkeyle görüşmeleri sürdüren firma, yurt dışına satış yaparak Türkiye'nin ihracatına katkı sağlamayı hedefliyor.'Gemilerin direklerinde kullanılan lamine ladin ağacı kullanıyoruz'Gül Korkmaz, AA muhabirine, ürettikleri yapıların uzun ömürlü olduğunu ve kendi enerjisini üretebildiğini söyledi.Müşterinin talebine göre hizmet verdiklerini dile getiren Korkmaz, 'Şebeke olmayan bir yerde yaşıyorsa güneş panelleri kullanarak elektriğini üretiyoruz. Su sorunu varsa ona göre yağmur suyunu hasat yapıyoruz ve kullanabiliyoruz. Sağlam olmasının en büyük nedeni de kullandığımız ürünler. Kullandığımız ürünü ham ve ithal olarak alıyoruz, işliyoruz, üretiyoruz ve sağlamlığı bu şekilde sağlıyoruz.' diye konuştu.Korkmaz, yanmaya karşı uzun ömürlü ve esnek olduğu için ladin ağacını kullandıklarını aktararak, 'Kullanılan diğer ağaçlarda bu esnekliği yakalayamayız. Gemilerin direklerinde kullanılan lamine ladin ağacıdır, biz de aynı sistemi kullanıyoruz. Lamine yaparak 5 katmana getiriyoruz, bu da 25-C, 30-C beton kolon direklerle aynı gücü sağlıyor. Hem esnek hem de sağlam olduğu için uzun ömürlü oluyor. Aynı zamanda kullandığımız paneller de gemi ve yatlarda kullanılan, ısı işlem görmüş üründür.' ifadelerini kullandı.Gül Korkmaz, 1+1, 2+1 üçgen ile karavan ve garaj olmak üzere 4 modellerinin bulunduğunu, fakat proje bazlı da çalıştıklarını anlatarak, metrekareyi müşterinin isteğine göre büyütüp, küçültebildiklerini, ailelerin 2+1, hizmet sektörünün ise 1+1 modelini tercih ettiğini kaydetti.Tamamen müşterinin isteğine göre hareket edildiğini aktaran Korkmaz, mobilya ve iç dekorasyon hizmeti de verdiklerini, anahtar teslim şeklinde çalıştıklarını belirtti.'Pandemi izole hayata talebi arttırdı'Korkmaz, tomruk halinde alınan ürünlerin Sakarya'daki atölyelere verildiğini ve bu şekilde istihdam alanları açıldığını belirterek, 'Ekolojik, sağlam ve doğal olarak yapılan ahşap evlerimizin en büyük özelliği modüler, demonte ve depreme çok dayanıklı oluşu. İlk ihracatımızı gerçekleştirdik ama asıl hedefimiz dünyaya bir şekilde bu ürünleri tanıtmak. Ciddi talepler görmeye başladık. Çok daha yoğun çalışıp Türkiye'nin ihracatına ciddi derecede katkı yapmak istiyoruz.' dedi.Pandemi nedeniyle izole hayata talebin arttığını anlatan Korkmaz, meraklılarının bahçelerinde de bu tarz evleri kullanmaya başladığını kaydetti.Korkmaz, Cezayir'de bakanlık ve turizm sektörü için 80 evlik proje hazırladıklarını aktararak, bunun yanı sıra Avrupa, Asya ve Afrika'daki ülkelerle görüşmeler yaptıklarını sözlerine ekledi.
Kosgeb Desteği Alan Anne-Oğul, Babaanne Tarifiyle Ekşi Mayalı Ekmek Yapıyor
DÜZCE (AA) - ÖMER ÜRER - Yurt dışında uzun yıllar ekoturizm alanında çalıştıktan sonra yurda dönen ve oğluyla el ele verip Düzce'nin Kersendüz köyünde ekmek üretimine başlayan Emine Yüksel, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığından (KOSGEB) aldığı destekle işini büyütmenin mutluluğunu yaşıyor. Yaklaşık 14 yıl yaşadığı Avusturya'da, bir köyde ekoturizm ve doğal ürünler üzerine çalışmalar yapan bir aileyle çalışan Yüksel, 2002'de yurda döndükten sonra farklı belediye ve valiliklerin ekoturizm projelerinin yürütücülüğünü üstlendi.Turizm projeleri yürüttüğü sırada köylülerin geleneksel tatlarını deneyimleyen Yüksel, babaannesinin köyü olan Düzce'nin Cumayeri ilçesine bağlı Kersendüz köyüne yerleşmeye karar verdi.Yüksel, burada babasından kalan ahırı tadilattan geçirerek, bir kısmını resim atölyesine bir kısmını da geleneksel taş fırına dönüştürdü. Emine Yüksel, fırında babaannesinin tarifiyle siyez unundan yaptığı ekşi mayalı ekmeğin rağbet görmesi üzerine, daha geniş kitleye ulaşmak için gazetecilik eğitimini tamamlayan oğluyla proje hazırladı.Projeyi KOSGEB'e sunan anne-oğul, aldıkları destekle köyde başladıkları geleneksel ekmek üretimini kent merkezinde daha büyük ve modern ortama taşıdı.Burada ekmek üretimlerini sürdüren anne-oğul, köylerinin isimini verdikleri ekmekle talepleri karşılamaya çalışıyor.Ekoturizm uzmanı Emine Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurt dışında ekoturizm alanında birlikte çalıştığı ailenin, ekşi mayalı peynir ve ekmek üretimi ile markalaşma çalışmalarına dahil olduğunu söyledi. Uzun yıllar doğal ürünlerin üretime nasıl geçtiği konusunda gözlemler yaptığını anlatan Yüksel, 'Türkiye'ye yerleştiğimde oğlumla ekoturizm anlamında belediyelere danışmanlık ve proje yürütücülüğü yaparken yöresel ve geleneksel ürünlerle tanışma fırsat buldum. Bu anlamda neler yapabilir, diye yola çıktım. Doğduğum köye yerleştim. Burada babamdan kalma ahırı tadilattan geçirerek kurduğum taş fırında babaannemin tarifiyle ekşi mayalı ekmek yapmaya başladım. Küçük bir girişimdi fakat çevremden ilgi gördü. Aslında orayı resim atölyesi veya farklı amaçlı kullanabiliriz düşüncesiyle çıktığımız bu yolda ekmeğimiz ilgi görünce markalaştırmak istedik.' diye konuştu.Yüksel, ekmekleri tamamen doğal ürünlerden günlük taleplere göre ürettiklerini dile getirerek, 'Köyde başlayan üretim serüvenimiz markalaşmaya gittiğinde bir isim vermek istedik. Oğlumla konuşurken köyümüz bize ilham kaynağı oldu. Kersendüz isminin anlamına baktığımızda ise 'kersen' eski hamur teknesi 'düz' ise kentimiz Düzce'yi anlatıyor. Yani biz marka tescil ismi ararken yaşadığım ve doğduğum köyün ismi zaten bizim işimize ilham kaynağı oldu. 2 yıl Ar-Ge çalışmalarımız devam etti, geldiğimiz aşama bizi mutlu etti.' ifadelerini kullandı.Ekşi mayalı ekmekle ilgili hazırladıkları projeyle KOSGEB'den destek almaya hak kazandıklarını dile getiren Yüksel, şöyle devam etti:'Babaannemden kalan tarifle yaptığımız ekşi mayalı ekmeğe köylerde gördüğümüz geleneksel tatları ekledik. Projemizi hazırladık ve KOSGEB'e başvurduk. Projemiz çok beğenildi, hem hibe hem de kredi desteği aldık. Oğlumun araştırmaları sonucu siyez buğdayıyla ekmeğimiz yapılıyor. Hazır un kullanmıyoruz, buğdayı alıp kendimiz una çeviriyor ve o şekilde ekmeğimizi yapıyoruz. Bu işte oğlumun araştırmaları çok önemli; o gelişen teknolojiyi takip ederken, ben de geleneksel yöntemleri dahil ediyorum.' Yüksel, köyde başlayan üretimlerini yeni projelerle geliştirmek istediklerini sözlerine ekledi.'Ekmeği, en doğal şekliyle tüketiciye ulaştırmaya çalışıyoruz' Emre Yüksel de üniversite eğitimi sırasında restoranlarda çalıştığını ve gıda sektörüne merakının buradan geldiğini söyledi.Annesiyle ekoturizm projelerine dahil olduğu dönemlerde deneyim ve bilgi edindiğini anlatan Yüksel, eğitimini tamamladıktan sonra annesiyle birlikte bir şeyler üretmeye karar verdiklerini kaydetti.Geleneksel ve doğal bir ürün elde etmek istediklerini aktaran Yüksel, şu ifadeleri kullandı:'Siyez buğdayından ekmeğimizi üretiyoruz. Ekmeğin içine fındık, ceviz ve farklı doğal ürünler koyuyoruz. Siyez buğday tohumunu üretildiği yerden getiriyor, burada kendi değirmenimizde un haline getiriyoruz. Diğer yandan modern ve kimyasala maruz kalan buğday var ve bu her açıdan doğallığını yitiriyor. Bu buğdaylardan üretilen hazır unların içinde de çok katkı maddesi var. Doğallıklar bununla da bitmiyor. Mayamız ninelerimizden gelen ekşi maya ve yüzyıllardır aynı maya kullanılıyor. Günümüzdeki hazır mayalar laboratuvar ortamında geliştiriliyor ve katkı maddeleri içeriyor. Burada üretilen ekmeği, en doğal şekliyle tüketiciye ulaştırmaya çalışıyoruz.'
Kuruluş Bakımı Altındaki Engelli Öğrenciler İçin "Yüz Yüze Eğitim" Talimatı
ANKARA (AA) - BURCU ÇALIK- Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kuruluş bakımı altındaki engelli öğrencilerin yüz yüze eğitim süreçlerinin, kuruluşlardaki Koordinasyon ve Değerlendirme Kurullarınca haftalık takip edilerek değerlendirilmesi talimatını verdi. AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından bakım altındaki engelli bireylerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında eğitim süreçlerinin aksamaması amacıyla 81 ildeki kuruluşlara talimat gönderildi. Türkiye genelinde Kovid-19 nedeniyle alınan tedbirler doğrultusunda, eğitim-öğretim çağındaki engelli öğrencilerle ilgili izlenecek yol ve uygulamaların belirlendiği talimat yazısında, okulların kademeli şekilde açıldığını hatırlatıldı.Buna göre, kuruluşlarda bakım altında bulunan ve okula devam eden engelli bireylerin durumları, kronik hastalıklarının bulunup bulunmadığı dikkate alınarak, İl Hıfzısıhha Kurulu kararları çerçevesinde, kuruluş sağlık servisi personeli ve meslek elemanlarının katılımıyla oluşturulan 'Koordinasyon ve Değerlendirme Kurulu' tarafından değerlendirilecek.Engellilerin yüksek yararı gözetilerek, bireysel ve grup eğitimi alma durumuna göre yüz yüze eğitime devam süreçleri, kurulun kararları doğrultusunda belirlenecek. Engelli öğrencilerin okula gönderilmesi sürecinde, il milli eğitim müdürlükleri koordinesinde planlama yapılacak. Öğrencilerin okulda alınan tüm tedbirlere riayet etmesi, belirlenen gün ve saatlerde okulda bulunmaları sağlanacak. Okula gidiş ve dönüşlerde ateş ölçümleri yapılacak Koordinasyon ve Değerlendirme Kurulları, engelli bireylerin okula devam etme durumlarını haftalık değerlendirecek. Okula giden ve okuldan dönen engelli öğrencilerin ateş ölçümleri ile el yıkama, kıyafet değişimi gibi temizlik kontrolleri de bakım elemanlarınca yapılacak.
Reklam