onedio
Sur'daki Tescilli "Diyarbakır Evleri" Restore Ediliyor
DİYARBAKIR (AA) - AHMET KAPLAN - Diyarbakır'ın Sur ilçesinde tahribata uğrayan tescilli 347 Diyarbakır evi, restore ediliyor.Sur ilçesi, çukur kazan, barikat kuran, patlayıcı tuzaklayan PKK'lı teröristlere yönelik gerçekleştirilen 'Bayrak-12 Sur Müşterek Özel Birlik Operasyonu'nun tamamlandığı 9 Mart 2016'dan bu yana terörün neden olduğu tahribatın ve vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için hayata geçirilen projelerle büyük bir dönüşüm yaşadı.İhya ve imar çalışmalarının sürdüğü ilçede Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, Suriçi kentsel sit alanında yer alan Alipaşa Mahallesi ile terör saldırılarında zarar gören Cevatpaşa, Dabanoğlu, Fatihpaşa, Hasırlı, Savaş ve Cemal Yılmaz mahallelerindeki 347 tescilli Diyarbakır evinin restorasyonu için harekete geçildi.Bakanlıkça hazırlanan, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanan projeler kapsamında TOKİ tarafından restorasyon süreci yürütülüyor.Tescilli 347 Diyarbakır evinden 176'sında çalışmalar başlarken, avlusu, cumbası, eyvanı, havuzu, demir ve bazalt işlemeleri bulunan evlerdeki özgün doku korunacak.Restore edilecek evler yeniden hak sahiplerine verilecek.Yapılar aslına dönüyorRestorasyon çalışmalarında yer alan mimar Muhammed Avlar, AA muhabirine, ilçede yer alan geleneksel tarihi evleri aslına döndürmeye yönelik restorasyon çalışması yaptıklarını söyledi.İlgili kurumların onayladığı projeler doğrultusunda çalışma yürüttüklerini dile getiren Avlar, bazı yapılarda söküm işleminin tamamlandığını, imalat aşamasına geçtiklerini aktardı.Avlar, 'Yapının özgün mimari ve dokusuna uygun şekilde geleneksel tipolojiyi de dikkate alarak restorasyonu tamamlamaya çalışacağız. Yapılarda Diyarbakır'a özgü Karacadağ'dan çıkarılan bazalt taşları kullanıyoruz.' dedi.Çalışmaların ilgili kurullar tarafından sürekli takip edildiğini anlatan Avlar, restorasyon çalışmalarının aralıksız sürdüğünü kaydetti.
Mühendis Adaylarından İki Kişilik Elektrikli Araç İçin "Faydalı" Mobil Tasarımlar
BURSA (AA) - İSMAİL ÖZDEMİR - Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ), Renault firmasının 'TwizyContest'20' adlı uluslararası yarışmasında yarı finale kalan gençler, iki farklı faydalı modelin prototiplerini yaptı. Her biri 5 kişiden oluşan 'Emizy' ve 'Matrobot' takımları, 'Toplum yararına mobilite çözümler' temasıyla düzenlenen organizasyon için birer proje hazırladı. Emizy'nin projesi, elektrikle çalışan iki kişilik Twizy modelinin dar yollarda ve özellikle kapalı alanlarda acil sağlık hizmeti verilmesine yönelik tasarlandı. Ayrıca sistem, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle aracın bulunduğu yerdeki kişilerin vücut ısılarını ölçüp ekranına bilgi gönderebiliyor.Matrobot'un projesinde ise güvenlik sisteminin daha etkili olması amacıyla araç hareket ettirildiğinde akıllı cep telefonuna mesaj ulaştırılıyor. Vücut ısısı ölçme özelliği bu sistemde de bulunuyor.Sağlık ekibi ortamdaki kişilerin vücut ısısını ölçebilecek Emizy üyesi Makine Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Melike Omak, AA muhabirine, Twizy modelini ambulansların giremeyeceği yerlere sağlık hizmeti verebilecek şekilde tasarladıklarını söyledi. Aracın içini ilk yardım malzemeleriyle donatacak bir tasarım yaptıklarını belirten Omak, şöyle devam etti:'Projemiz için kullanım alanlarını pazar, plaj ve alışveriş merkezleri olarak düşündük. Aracımız, ambulansın giremeyeceği yerlere insanların telefonlarına yükleyecekleri bir uygulama ile ihtiyacı olduğu zaman gereken bölgeye gidebilecek, ulaştığında da ambulansla iletişim halinde olacak. İlk yardımın yanlış yapılmasından dolayı insanlar ölebiliyor. Artık bütün şehirlerde neredeyse trafik var. Biz yanlış müdahaleden dolayı insanların ölümünü en aza indirmeyi planladık. Aracın içinde bir acil tıp teknisyeni bulunacağından, ilk yardım zamanında yapılabilecek.'Omak, üniversite yönetiminin kendilerine atölye ve maddi imkanlar sunduğunu aktararak bu sayede projelerini hayata geçirebildiklerini dile getirdi.Aynı ekip ve sınıfta yer alan İsmail Kiraz da Twizy modeline dolap sistemi eklediklerini, bunun da teknolojik bir dizayn olduğunu bildirdi. Dolap sisteminin sesli komut ve ışıklandırma ile müdahale anında acil tıp teknisyenine katkı verdiğini vurgulayan Kiraz, 'Aracımızda termal kamera özelliği de var. Normal bir alana gidildiği zaman yüksek ateş vakası tespit edildiğinde araç içindeki acil tıp teknisyeninin ekranına bilgi verebilen ve teknisyenin olaya müdahale edebildiği bir sistem.' dedi.Kiraz, aracın arka bölümüne monte etmek için tasarladıkları baca sistemi sayesinde sıvı dezenfektanın buharlaştırılıp dış ortama verilebileceğini ifade etti. Farlardan çıkacak ultraviyole ışınlarla dezenfektan sistemini güçlendirmeyi planladıklarına değinen Kiraz, bir vakaya gidiş gelişte aracın şarjının yüzde 6'sını harcadığı bilgisini verdi.Güvenlik sistemi evrak çantası ve değerli eşyalar için de kullanılabilecekMatrobot üyesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Muhammet Ataman ise araçta kullanıcı güvenliğini ön plana aldıklarına dikkati çekti. Ağırlığı 500 kilogram civarında olan Twizy'nin en az 4 kişi tarafından rahatlıkla kaldırılıp götürülebildiğini belirten Ataman, şunları kaydetti:'İnternetteki forumlarda, aracın güvenlik kaynaklı problemleri olduğunu tespit ettik. Buna yönelik alarm sistemi geliştirdik, sıfır maliyetle bunu yaptık. Aracın içinde bulundurduğu sesli ve ışıklı ikaz birimlerini kullanarak, yeniden kodlayıp yeniden algoritmalar yazarak sıfır maliyetle düzenledik. Bu sistem sadece araçlarda değil evrak çantaları gibi değerli eşyaların da korunmasını sağlayabiliyor. Araç veya eşya hareket ettiğinde telefona 'Onaylıyor musunuz?' diye bir mesaj geliyor, onaylamıyorsanız polise haber veriyor.'Aracın arka bölümünü mobil test merkezi olabilecek şekilde tasarladıklarını aktaran Ataman, yerel yönetimlerle de görüştüklerini ve projeyi hayata geçirmek istediklerini sözlerine ekledi.Mekatronik Mühendisliği 3. sınıfından Esmanur Aydoğan ise doğa dostu araç için insanlık yararına bir proje geliştirdiklerini aktararak 'Araç güvenliğini sağladıktan sonra kullanıcı güvenliğini de düşündük. Twizy için korna sistemi geliştirdik. Diğer araçların kör noktasına girdiğinde veya arkasından hızla bir araç yaklaştığında alarm vererek hem kullanıcı hem de diğer kullanıcı uyarılıyor.' diye konuştu.
Metil Alkol Zehirlenmesi Şüphesiyle 13 Günde 67 Kişi Öldü
İZMİR (AA) - Metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle 9 Ekim'den bu yana ülke genelinde 67 kişi yaşamını yitirdi.Düşük maliyeti nedeniyle etil alkol yerine metil alkolden yapılarak satılan sahte içki, insan sağlığına ciddi zararlar verdiği gibi ölümlere de neden oluyor.Kırıkkale ve İzmir'de aynı gün sahte içkiden kaynaklı ölümlerin yaşandığı 9 Ekim'den bu yana farklı illerde çok sayıda kişi metil alkol nedeniyle hastanelere kaldırıldı. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, İzmir'de 16 Ekim'de özel bir hastaneye başvuran Harun Reşit Ç. (49), 5 gündür tedavi gördüğü hastanede vefat etti.İzmir'de metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle 11 Ekim'de Ödemiş Devlet Hastanesine başvuran Soner P. (25), 10 günlük yoğun bakımdaki yaşam mücadelesini kaybetti.
Aydın'ın Kuşadası ilçesinde, sahte içkiden zehirlendiği değerlendirilen 56 yaşındaki Hasan Topal, Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesinde yaşamını yitirdi.Aydın'ın Nazilli ilçesinde de görme bozukluğu şikayetiyle Nazilli Devlet Hastanesine başvuran ve metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle tedavi altına alınan Süleyman Ö. (64) öldü.Ülke genelinde 9 Ekim'den bu yana İzmir'de 27, İstanbul'da 10, Kırıkkale ve Aydın'da 7'şer, Mersin'de 6, Kırklareli 3, Muğla, Zonguldak ve Tekirdağ'da 2'şer, Trabzon'da 1 olmak üzere metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle yaşamını yitirenlerin sayısı 67'ye çıktı.
Tutuklananların sayısı 93'e çıktıSahte içki imalatı ve satışına karşı operasyonlar da sürüyor.Emniyet güçleri, 9 Ekim'den bu yana 29 ilde düzenledikleri operasyonlarda 418 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüphelilerden 93'ü tutuklandı. Bazı şüpheliler, hakkında adli işlem başlatıldıktan sonra serbest bırakılırken, bazılarının ise kolluk kuvvetleri ve adliyedeki işlemleri sürüyor.Bu operasyonlarda çok miktarda sahte alkol de ele geçirildi.
Kastamonu'da 800 Yıldır Kullanılmayan Antik Yol Turizme Hizmet Edecek
KASTAMONU (AA) - ÖZGÜR ALANTOR - Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti'nde geçen yıl bulunan 1700 yıllık antik yolun, 800 yıl sonra yeninden kullanıma açılması hedefleniyor.Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu'nun en büyük kentlerinden biri olan Pompeiopolis'te gerçekleştirilen kazılar, Kastamonu Müze Müdürlüğünün başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Taşköprü Belediyesinin desteğiyle devam ediyor.İlçenin Zımbıllı Tepe mevkisinde yer alan tarihi Paflagonya bölgesinin başkenti Pompeiopolis Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarına, Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tayyar Gürdal başkanlık ediyor.Gürdal, AA muhabirine, kazıların iki temel hedef doğrultusunda yapıldığını söyledi.Villa ve kent merkezinde çalışma yürütüldüğünü dile getiren Gürdal, 'Temel hedeflerimizden biri, Roma villasında koruma ve onarıma yönelik çalışmalardı. Buradaki mozaikli alanların ve duvarların korumasını gerçekleştirdik. İkinci alan ise kazı alanımızdı.' dedi. Geçen yıl kenti, Sinop ve diğer antik kentlere giden ana yoldan kamusal alana bağlayan bir yol keşfettiklerini anlatan Gürdal, 'Burası 7 metre genişliğinde mermer döşeme taşları ile oluşturulmuş bir yol. Bu yolun devamını ortaya çıkarmaya yönelik kazıları gerçekleştirdik. Bu yol bizi kentin merkezine, girişine ulaştıracak bir yol.' ifadesini kullandı.Yolun, kentin kamusal merkezine ulaşılması açısından önemli olduğuna işaret eden Gürdal, şöyle devam etti:'Roma kentlerinde, kent planlamasında iki ana cadde bulunuyor. Biri doğu batı, diğeri kuzey güney doğrultusunda. Bizi Pompeiopolis'in doğu batı doğrultusundaki ana caddesine ulaştıracak yolun ucunda olduğumuzu düşünüyoruz. Bu yol üzerinden kentin kamusal alanına ulaşacağız. Yaklaşık 900 yıl kullanıldıktan sonra 800 yıldır kullanılmayan bir yol. 800 yıldır kullanılmayan yolu tekrar işlevsel hale getirerek ziyaretçilerimizin antik yol üzerinden kenti gezmelerini sağlamayı hedefliyoruz.' Gürdal, yoldaki çalışmaların önümüzdeki yıl da devam edeceğini belirterek, 'Milattan sonra 3. yüzyılın sonu veya 4. yüzyıl, yolun ilk inşa evresi olmalı diye düşünüyoruz. Kazı çalışmalarının çok başındayız. Milattan sonra 11-12 veya 13. yüzyıla kadar kullanılmış bir yol. Uzun süre kullanımda kalmış, o nedenle birçok tamirat ve müdahale evresi olmuş. Hatta bizim ulaşabildiğimiz bölümde kentin tiyatrosundaki oturma sırası mimari bloklarının yolda devşirme malzeme olarak kullanıldığını görüyoruz.' diye konuştu.
Rahminden Çıkan 62 Miyom Şaşırttı
ANTALYA (AA) - TAHSİN KÜÇÜKKARACA - Antalya'da şiddetli karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran hastanın rahim duvarındaki 62 miyom, başarılı operasyonla çıkarıldı.Ev hanımı 37 yaşındaki Z.H, şiddetli karın ağrısı şikayetiyle Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Hastanenin Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Onur Erol tarafından muayene edilen Z.H'nin rahim duvarı etrafında sayısı tespit edilemeyen birçok kitle görüldü.Ağrılarının daha da artması üzerine gerçekleştirilen operasyonda, hastanın rahim duvarından 62 miyom çıkarıldı.Hasta, tedavisinin ardından taburcu edildi.'Tümörleri çıkarmaya başlayınca açıkçası bizler de şaşırdık'Ekibiyle başarılı bir operasyon gerçekleştiren Erol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastadaki miyomların boyutu ve sayısı göz önüne alındığında, operasyon sırasında rahmin zarar görme riskinin bulunduğunu söyledi.Operasyonda açık ameliyat tekniğinin kullanıldığını aktaran Erol, yaklaşık 2,5 saatte bölgenin miyomdan temizlendiğini dile getirdi.Erol, ameliyata başladıklarında tahmin ettiklerinden daha fazla tümöre rastladıklarını belirterek, 'Rahim duvarına yapışık tümörleri çıkarmaya başlayınca açıkçası bizler de şaşırdık. Tek operasyonda 62 miyom çıkınca benim için bir ilk oldu. Meslek yaşamımda yüzlerce ameliyata girdim, bir insanda en fazla 11-12 tane miyom gördüm.' ifadelerini kullandı.Miyomun, kadınlarda en sık görülen rahim kaynaklı tümörlerden biri olduğuna değinen Erol, vaktinde yapılan kontrol sayesinde hastanın ilerleyen süreçte gebe kalması durumunda karşılaşabileceği sıkıntıları ortadan kaldırdıklarını kaydetti.'Üzerimden büyük bir yük kalktı'Hasta Z.H. ise ailece zorlu bir süreç yaşadıklarını bildirdi.Çocuk sahibi olabileceği haberiyle tüm endişelerini geride bıraktığını vurgulayan Z.H, 'Doktorum vücudumdan çıkan tümörleri gösterince şaşkınlığa uğradım. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum, üzerimden büyük bir yük kalktı.' dedi.
Reklam
Türk Dünyası Belediyeler Birliği Yönetim Kurulu Video Konferansla Toplandı
KONYA (AA) - Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) yönetim kurulu, video konferans üzerinden toplandı.TDBB ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ekim ayı faaliyetlerinin görüşüldüğü toplantıda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) seçimlerinin Kıbrıs Türk halkına, Türkiye'ye ve tüm dünyaya hayırlar getirmesini diledi.Başkan Altay, 'Ersin Tatar beye başarılar diliyorum. Kendisi başbakanlığı döneminde Konya'yı da ziyaret etmişti. Sıcak ilişkilerde bulunduğumuz birisi. İnşallah hem Doğu Akdeniz'de yaşananlar hem de Kıbrıs Türk halkının geleceğine dönük önemli projeleri birlikte yürüteceğimiz bir süreç olacak.' diye konuştu.Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarını kurtarmak için ciddi bir mücadele içinde olduğunu vurgulayan Altay, 'Türkiye Cumhuriyeti olarak da her zaman Azerbaycanlı kardeşlerimizin arkasında olduğumuzu buradan tekrar ifade etmek isterim.' ifadelerini kullandı.'Pandemi sürecinde Türkiye'deki belediyeler başarı hikayesi yazdı'TDBB olarak 30 ülkede belediyelerin faaliyetlerini koordine etme, kardeş şehir ilişkisi yürütme ve birlikte proje geliştirme konusunda ciddi faaliyetler yürüttüklerine dikkati çeken Altay, şunları kaydetti:'Pandemi nedeniyle tüm dünyada belediyelerimiz süreci zorluklar içinde yürütüyor ama Türkiye'deki belediyeler hem maske konusunda hem dezenfektan üretilmesi ve dağıtılması konusunda bir başarı hikayesi yazdı. Tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. 30 ülkemizdeki belediye başkanlarımız da bu zorlu süreçte çok yoğun çaba sarf etti. Bu zor dönemde görevinin başında olan tüm belediye başkanlarımıza tüm Türk dünyası adına şükranlarımı sunuyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. Rabbim başta Kovid-19 salgını olmak üzere tüm hastalıkları ülkelerimizin üzerinden bir an önce uzaklaştırsın. Aşı çalışmalarında da tüm dünya yoğun bir şekilde çalışıyor. İnşallah en kısa sürede bunda da bir gelişme olacağını ümit ediyoruz.'
Eskişehir'de Dernek Binalarında Kumar Oynayan 138 Kişiye Ceza
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerini ihlal ederek kumar oynadıkları gerekçesiyle 138 kişiye para cezası verildi.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi bünyesinde oluşturulan özel ekip, İstiklal, Hoşnudiye ve Güllük mahallelerindeki 5 dernek binasına operasyon düzenledi.Bu binalarda 138 kişinin, sosyal mesafe kuralını ihlal ederek kumar oynadığı belirlendi.Söz konusu kişilere toplam 434 bin 700 lira idari para cezası uygulayan ekipler, dernek başkanları hakkında 'kumar oynanması için yer ve imkan sağlamak' suçundan adli işlem başlattı.
Reklam
Edirne'de İnşattan Su Sayacı Çaldıkları İleri Sürülen İki Şüpheli Tutuklandı
EDİRNE (AA) - Edirne'de inşattan su sayacı çaldıkları iddia edilen iki şüpheli tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Şükrüpaşa Mahallesi'nde bir inşaattan su sayaçlarının çalındığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.Kıyık semtinde S.Ö. ve G.Ö'den şüphelenen ekipler şüphelilerin taşıdığı çuvalda arama yaptı. Çuvalın içinde 11 su sayacı tespit edildi.Olayla ilgili gözaltına alınan S.Ö. ve suça sürüklenen çocuk G.Ö, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
TOKİ'den Antalya Konyaaltı Arapsuyu'ndaki Araziye İlişkin Haberlerle İlgili Açıklama:
ANKARA (AA) - Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı, Antalya Konyaaltı Arapsuyu'nda bulunan arazinin konut alanı olarak planlanmasında, Bakanlığın ve İdarenin herhangi bir dahli olmadığı bildirdi.TOKİ'den, son günlerde bazı basın-yayın organlarında ve internet sitelerinde yer alan Antalya Konyaaltı Arapsuyu'nda bulunan araziye ilişkin haberlerle ilgili yazılı açıklama yapıldı.Haberlere konu olan iddiaların asılsız olduğu belirtilen açıklamada, 'Habere konu taşınmaz 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Belediyesince yapılan imar planı ve imar uygulaması sonrası konut alanı olarak planlanmıştır. Planlamada, İdaremizin ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın herhangi bir dahli yoktur.' ifadeleri kullanıldı.Açıklamada, şunlar kaydedildi:'Kentsel Dönüşüm ve Millet Bahçeleri projeleri İdaremizce, Bakanlığımız adına yapılmakta olup, inşa edilen Millet Bahçeleri ve bazı Kentsel Dönüşüm projeleri karşılığında, Hazineye ait arsa ve araziler mahsuplaşma kapsamında idaremize devredilmektedir. Söz konusu arsa da bu şekilde mülkiyetimize geçmiştir. Ayrıca bu taşınmaz üstünde millet bahçesi yapımı, planında da görülebileceği üzere hiçbir zaman söz konusu olmadığı gibi alan büyüklüğü de millet bahçesi inşası için yeterli değildir.İlgili taşınmazın satışı mevzuata uygun olup, ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli ilanlar yapılarak, 3 kez açık artırmayla satışa sunulmuştur. İlk 2 açık artırmada teklif gelmemiş, 3'üncü kez yapılan açık artırmada teklif gelmiş ve satış işlemi gerçekleşmiştir. Taşınmaz ile ilgili durum bu şekildeyken, yapılan haberlerin gerçek dışı ve yanıltıcı bilgiler verdiği aşikardır. Kamuoyunun, bu tür asılsız haberlere itibar etmemeleri önemle rica edilir.'
Kayın Ormanı Tırtıl İstilasından Biyolojik Mücadeleyle Kurtarıldı
BURSA (AA) - SERGEN SEZGİN - Bursa'nın İnegöl ile Kütahya'nın Domaniç ilçeleri arasındaki ormanlık alanın büyük bölümüne yayılan zararlı tırtıllarla mücadele başarıyla sonuçlandı.Bölgede ilk kez 2018'de İnegöl'ün Arapoturağı mevkisinde tespit edilen kızıl kuyruklu tırtıl zararlısı, özellikle kayın ağaçları ile bitkilerin yapraklarına zarar verdi.Geçen yıl yaklaşık 450 hektar alanda ağaçları yapraksız bırakan tırtıllara karşı Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ve Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Orman Fakültesince biyolojik mücadele başlatıldı.Bu kapsamda, yüksek çözünürlüklü 10 santimetre detayında ortofoto haritalar üretilerek, zarar değişimi izlendi. 15 gün aralıklarla yapılan drone uçuşlarıyla zararlılar takibe alındı.İnegöl Orman İşletme Müdürlüğü teknik personelinin de desteğiyle ışık tuzakları kuruldu, zararlının yumurtaları toplandı, hem havadan hem de karadan 'bacillus thrungiensis' bakterisi salındı. Ayrıca, kuş yuvaları asıldı ve ormanda bakım yapılarak besin miktarı azaltıldı.Çalışmalar sonucunda, zararlının popülasyon yoğunluğunda büyük ölçüde azalma kaydedildi. Sahadaki kayın ağaçları tekrar sağlıklı görünümüne kavuştu ve zararlı böceğin popülasyonu zararsız olacak düzeye indirildi.'Popülasyon dengesini kurmayı başardık'Bursa Orman Bölge Müdürü Yalçın Akın, AA muhabirine, kayın ormanlarına ekonomik ve biyolojik zarar veren tırtıllarla mücadeleyi bir yılda tamamlayıp drone ölçümleriyle tespitlerde bulunduklarını söyledi.Bu durumun salgına benzediğini belirten Akın, 'Çalışmayı geçen yıl yürütmemiş olsaydık daha büyük alanlarda bu zararlının tahribat yapması ve kayın ormanlarını yok etmesi söz konusu olabilirdi. Zararlının bulunduğu ormanlarımız şu anda yemyeşil bir şekilde karşımızda duruyor.' dedi.Projenin yürütücüsü BTÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuzhan Sarıkaya da normalde kayın ormanlarında büyük ölçekte böcek zararlarıyla çok sık karşılaşmadıklarını dile getirdi.İnegöl ve Domaniç arasındaki sahada ağaçların kuruduğu gibi bir izlenim oluştuğunu ancak sadece yapraksız kaldıklarını anlatan Sarıkaya, şöyle devam etti:'Geldiğimiz süreçte bu ağaçların tekrardan yeşillendiğini görebiliyoruz. Projeyle beraber epideminin önüne geçilmesi için entegre savaş yöntemlerini uyguladık. Burada birkaç metodu bir arada uyguladık. Popülasyon dengesini kurmayı başardık. Zarar görülmez noktaya geldi. Tırtıl popülasyonu zarar seviyesinin altına çekildi. Tırtıllar tamamen yok edilmedi ancak ekosistem içindeki dengesi yapılan müdahalelerle tekrar sağlandı.''En az 2-3 bin hektar alan tırtıldan kurtuldu'BTÜ'de görevli Doç. Dr. Ali İhsan Kadıoğulları ise proje kapsamında bir yıl boyunca her 15 günde bir drone uçuşu yapıldığını aktardı.İzleme ve takipten kendisinin sorumlu olduğunu bildiren Kadıoğulları, şunları kaydetti:'4 gündür arazi uçuşları yapıyorum. Bu sahanın yaklaşık 850 hektarlık alanını komple tekrar 10 santimetre çözünürlükte ortofoto harita üreterek analiz ettik. Salgınla ilgili bir tepki olmadığını ortaya koyduk. Şu anda popülasyonun dengelendiğini görebiliyoruz. İnsan gözünün göremediği zararları bile çok bantlı kameralarla tespit etmeyi başardık. 2018 yılında 50 hektar, 2019 yılında 450 hektar zarar vardı. Bu hesaplamayla en az 2-3 bin hektar alan tırtıldan kurtulmuş oldu.'
Reklam
İran'da Kapasitesi Dolan Kovid-19 Hastanelerindeki Sağlık Çalışanları Salgına Karşı Zorlu Mücadele Veriyor
TAHRAN (AA) - MUHAMMET KURŞUN - İran'da sağlık çalışanları, ekim ayında tırmanışa geçen yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı zorlu bir mücadele verirken hastanelerin kapasiteleri tamamen doldu. İran Sağlık Bakanı Said Nemeki, 22 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, ülkede 164 sağlık çalışanının Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etmişti. O günden bu yana birçok sağlık çalışanı daha virüse yakalandı ve yaşamını yitirdi.İran'da, özellikle de başkent Tahran'da Kovid-19 hastalarına tahsis edilen hastanelerde kapasite tamamen doldu, bu yüzden yeni teşhis konulan hastalar evlerinde tedavi ediliyor.AA ekibi, Tahran'daki Hazreti Resul-i Ekrem Hastanesi'nde tedavi gören Kovid-19 hastalarını ve onların iyileşmesi için büyük çaba gösteren sağlık çalışanlarını görüntüledi. Kovid-19'un kendilerine bulaşmasını önlemek için titizlikle hareket eden hastane personeli, tulum, önlük, maske ve siperlikle koruyucu tedbirleri alıyor. Salgına karşı verdikleri zorlu mücadeleyi AA muhabirine anlatan sağlık çalışanları, halka sağlık kurallarına daha fazla uymaları ve seyahatten kaçınmaları çağrısında bulundu. 'Sağlık çalışanları olarak çok yorulduk'Hastanede başhemşire olarak çalışan Leyla Behmeni, salgının başında insanların Kovid-19'dan korktuğunu ancak daha sonra iyileşenlerin olduğunu gördükçe halkın rehavete kapıldığını belirtti.Behmeni, 'Halkımız dikkat etmelidir, korona zayıfladı zannına kapılmasınlar. Maske kullansınlar, sağlık kurallarına riayet etsinler, misafirliğe gitmesinler. O zaman bir şey olmaz.' dedi.Hâlihazırda çalışma şartlarının çok ağırlaştığını ve acil serviste test yaptıranların birçoğunu yatırmak zorunda kaldıklarını aktaran Behmeni, şunları söyledi:'İran'da 10 aydır bu hastalıkla mücadele ediyoruz. Sağlık çalışanları olarak çok yorulduk. Eğer kurallara uyarsak bu hastalıkla mücadele edebiliriz. İnsanlar sağlık protokollerine uyarsa bize de yardımcı olur.' Hastaları ilaçla ve solunum cihazlarına bağlayarak tedavi etmeye çalıştıklarını dile getiren Behmeni, 'Hastanedeki her bölümde 31 kişi kalıyor ve toplamda 140'a yakın Kovid-19 hastası tedavi ediliyor. Hiç boş yatak kalmıyor, iyileşenlerin yerine hemen yeni hastalar geliyor. Gerçek rakamlar Sağlık Bakanlığının açıkladığı sayılardan çok daha fazla.' diye konuştu.'Çok zor şartlarda salgınla mücadele ediyoruz'Kovid-19 bölümünde başhemşire olarak çalışan Ferzineh Davudi de Kovid-19 belirtisi olan hastalara önce acil servisteki bölümde test yaptıklarını, ardından durumu ciddi olanları tedavi altına aldıklarını ifade etti. Çalıştığı bölümde durumu ağır olan Kovid-19 hastalarının bulunduğunu aktaran Davudi, burada hastaları solunum cihazları ve ilaçlarla tedavi etmeye çalıştıklarını, ancak yoğun bakım ünitesindekilerin iyileşmesinin çok zor olduğunu anlattı. Hastaneye normal hastaların kabul edilmediğini, sadece Kovid-19 hastalarına baktıklarını söyleyen Davudi, son günlerde hem vaka sayılarının hem de can kayıplarının çok yüksek olduğuna dikkati çekti.Davudi, 'Çok zor şartlarda salgınla mücadele ediyoruz. Koruyucu kıyafetler içinde saatlerce durmak zorunda kalıyoruz. İnsanlarımız evden çıkarken 1 saat maske takmaya tahammül edemiyor, biz akşama kadar tulum, maske ve eldivenlerle kalıyoruz. Biz nasıl tahammül edelim.' ifadelerini kullandı. Halka tedbirlere ve sağlık kurallarına ciddiyetle uymaları çağrısında bulunan İranlı başhemşire, şöyle devam etti:'Hastalığın bu dereceye varmaması gerekiyordu. Son günlerde ölü ve vaka sayısı gittikçe artıyor. Birçok çalışma arkadaşımız da salgına yakalandı ve şimdi tedavi altındalar. Hayatını kaybedenler oldu. Hemşire ve doktor arkadaşlarımızdan salgına yakalanlar çok oldu.'Kovid-19 hastalarını tedavi ederken virüse yakalandıHastanede çalışırken koronaya yakalanan sağlık çalışanlarından Sümeyye İsfahani ise 8 gündür tedavi gördüğünü ve cuma gününe kadar taburcu edilmeyi beklediğini söyledi.Ailesinden sadece kendisinin salgına yakalandığını ve ilk 3-4 günün çok ağır geçtiğini dile getiren İsfahanı, yaşadıklarını şöyle anlattı:'Bir gece soğuk aldığımı ve grip olduğumu düşündüm. Titriyordum, vücudum ve başım ağrıyordu. Evde birkaç gün dinlendim ve ilaç aldıktan sonra uyudum. Uyanınca ağrı ve sızıda hiçbir farklılık olmadığını gördüm. Soğuk algınlığında kullanılan ilaçlar cevap vermeyince bunun korona olabileceğini düşündüm, test verdim. Pozitif çıkınca da hemen tedavi altına aldılar. Aslında test yapmadan da bendeki belirtilerin tamamının korona olduğu belliydi.'Kovid-19'a yakalanan hastaların vücut ağrılarının tahammül edilemez derecede olduğunu, göğüs kafeslerinin sıkıştığını, nefes alamaz hale geldiklerini ve evde kullanılan hiçbir ilacın fayda etmediğini aktaran İsfahani, hastaneden taburcu edildikten sonraki süreçle ilgili de şunları söyledi:'Evde de tek başıma bir odada karantinada kalacağım. Bir kızım var ancak o evde olmayacak, sadece eşim yardımcı olmak için kalacak, ancak o da ayrı odada kalacak.'
Azerbaycan'da Ermenistan'ın Saldırılarında 63 Sivil Yaşamını Yitirdi, 292 Kişi Yaralandı
BAKÜ (AA) - Ermenistan'ın, Azerbaycan yerleşim birimlerine top ve füzelerle düzenlediği saldırılarda bugüne kadar 63 kişi hayatını kaybetti, 292 sivil yaralandı.Azerbaycan Başsavcılığı, 27 Eylül'den 21 Ekim'e kadar Ermenistan'ın saldırıları nedeniyle meydana gelen can ve mal kayıplarını açıkladı.Buna göre, söz konusu dönemde 63 Azerbaycanlı sivil yaşamını yitirdi, 292 kişi yaralandı.Ermenistan'ın saldırılarında 1981 ev, 90 apartman ve 386 kamu binası kullanılamaz hale geldi.
Adıyaman'da 140 Ev Karantinaya Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 140 evde karantina uygulanmaya başlandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezinde bazı kişilerin Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıkması üzerine İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni kararlar aldı.Karar doğrultusunda, farklı mahallelerdeki 140 ev karantinaya alındı.
Reklam
Kovid-19 Yoğun Bakımdaki Çalışma Şartlarını Da Değiştirdi
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - Türkiye'de ve dünyada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele eden sağlık çalışanları, daha fazla vakit geçirdikleri yoğun bakım servislerinde salgına karşı mücadele konusunda uzmanlaştı.Kovid-19 hastalığının özellikle akciğerlerde oluşturduğu tahribatla ölümlere sebep olması, yoğun bakım servislerinin öneminin daha da iyi anlaşılmasını sağladı.Daha önce yoğun bakım servislerinde travma, sepsis, trafik kazası, zehirlenme, boğulma vakaları ve büyük ameliyatlara bağlı gelişen sağlık sorunları yaşayan hastaları tedavi eden yoğun bakım çalışanları, Kovid-19 salgını sürecinde ise çok fazla bilinmeyeni olan bir virüsle savaşmaya başladı.Mart ayından itibaren tüm mesailerini yoğun bakım servislerinde geçiren sağlık çalışanları, 2 kat koruyucu elbise, eldiven, maske ve gözlükle görev yapmaya çalışıyor. Henüz ilaç ve aşı bulunamaması, kişiden kişiye farklı belirti ve hasarlar göstermesi nedeniyle doktorlar, Kovid-19'a karşı farklı tedavi yöntemleri geliştiriyor. 'Pandeminin ne olduğunu yaşayarak öğrendik'Meslek hayatının 40 yılını hastanelerin yoğun bakımında geçiren uzman doktor Nagihan Altıncı Karahan da Kovid-19'un mesleklerinde yarattığı değişime dikkat çekiyor. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kovid-19 Yoğun Bakım Servisi Sorumlu Hekimi olarak görev yapan Karahan, mart ayından bu yana mesaisinin büyük bölümünü Kovid-19'a karşı hayat mücadelesi veren hastaların yanında geçiriyor.Meslek hayatı boyunca bu kadar dinamik ve uzun süren bir dönem yaşamadığını anlatan Karahan, salgının başladığı ilk aylarda İtalyan ve Çinli doktorların önerdiği tedavi yöntemlerinin olumlu sonuç vermediğini gördüklerine dikkat çekti.'Pandeminin ne olduğunu yaşayarak öğrendik. Biz bunu bir seferberlik kabul ettik.' diyen Karahan, Kovid-19'un hiçbir hastalıkla karşılaştırılamayacağını söyledi.Yoğun bakıma gelen her hastada farklı bir deneyim kazandıklarını aktaran Karahan, şöyle devam etti:'Kovid-19 şahsa özgü bir hastalık. Uygulanan tedavi her hastada aynı yanıtı vermiyor. En önemli özelliği de hızlı yayılması. Bizim bir hastamız vardı. Acil servise geldi, 150 metre ilerideki yoğun bakıma aldığımızda bir anda bilinci gitti. Tedaviler uyguladık ama onu kurtaramadık.Daha önce yoğun bakımda bakteri kökenli enfeksiyonlarla uğraşıyorduk. Elimizde bunlara karşı antibiyotikler vardı. Ama Kovid-19'u tedavi eden bir silahımız yok. Hastaları yoğun bakım servisine alınca deneyimlerimiz ve hastalığın organlarda yaptığı hasara yönelik tedavi yürütüyoruz. Bizi sevindiren tek şey ülkemizde Kovid-19'a bağlı ölüm oranlarının dünyaya göre az olması.'Ekip çalışmasının önemi Karahan, yoğun bakım servisine her girdiğinde kendini evine gelmiş gibi hissettiğini, mesai arkadaşlarına bu hastalığın tedavisinin bulunacağını söyleyerek moral verdiğini ifade etti.Kovid-19 ile birlikte tıp biliminde birçok şeyin değişmeye başladığının altını çizen Karahan, 'Bu hastalığın ortaya çıkmasıyla birlikte mesela çok farklı branşların birlikte çalışma ihtiyacı olduğu ortaya çıktı. Ekip çalışmasının tıp biliminde ne kadar önemli olduğunu herkes fark etti. Kovid-19'un yanı sıra akciğer başta olmak üzere diğer organlarda oluşan hasarları da yoğun bakım servisinde tedavi ediyoruz. Bu hastalığın tedavisi bulunsa bile bence sağlık çalışanları uzunca bir süre insanların vücutlarında oluşan hasarları tedavi etmekle ilgilenecek.' ifadelerini kullandı.Bulaşma stresiyle de mücadele ediyorlar Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Yoğun Bakım Kliniğinde görevli 33 yıllık hekim Prof. Dr. Mehmet Uyar da yoğun bakıma artık ayrı bir bilim dalı olarak bakıldığına dikkati çekti. Bu hastalığın yoğun bakım tecrübelerini önemli ölçüde değiştirdiğine işaret eden Uyar, 'Bu süreç, özellikle sağlık çalışanlarının hijyen kurallarına eskiye göre daha çok dikkat etmesi gerektiğini öğretti. Salgından önce yoğun bakımlarda görevli sağlık çalışanlarına hastalık bulaşma riski düşüktü.' dedi.Artık 'hastane' denince akla ilk gelen sorulardan birinin yoğun bakım kapasitesi olduğunu ifade eden Uyar, bu virüsün, enfeksiyon hastalıklarının ileride çok büyük sorunlara neden olacağını da gösterdiğine değindi. Daha önce yoğun bakımlara gelen hastaların uygulanan tedaviye nasıl tepki vereceğinin öngörülebildiğini aktaran Prof. Dr. Uyar, 'Şimdi değişken tablolarla karşı karşıyayız. Bazı hastalarımız hızla kötüleşiyor. Bu durum bizi şaşırtıyor. En büyük beklentimiz aşı ya da ilacın bulunması.' değerlendirmesinde bulundu.
Çinli İnternet Girişimcileri Salgın Döneminde Servetlerini Arttırdı
ANKARA (AA) - Çinli internet girişimcileri, tüm dünyada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkisinin hissedildiği 2020 yılında, ülkede serveti en çok artan kişiler oldu.Hurun Araştırma Enstitüsünün yayımladığı 'Çin Zenginler Listesi'nin ilk sırasında, e-ticaret devi Alibaba'nın kurucusu Jack Ma yer aldı. Salgın nedeniyle internet üzerinden alışverişe talebin arttığı dönemde, Ma'nın kişisel serveti, geçen yıla göre yüzde 45 artışla 58,8 milyar dolara ulaştı.Çok amaçlı mesajlaşma uygulaması WeChat'in sahibi Tencent şirketinin kurucusu Ma Huateng, 57,4 milyar dolara ulaşan servetiyle listede ikinci sırada yer aldı. Ma'nın serveti önceki yıla göre yüzde 50 artış gösterdi.İnternet ve bilişim teknolojileri alanındaki girişimciler dışında, şişelenmiş doğal kaynak suyu şirketi Nongfu Spring'in kurucusu ve patronu Cong Şanşan'ın, listede üst sıralara tırmanması dikkati çekti. Cong, 53,7 milyar dolara ulaşan servetiyle listede üçüncü sırada yer aldı.Her hafta bir yeni milyarderListeyi hazırlayan Hurun Enstitüsü'nün kurcusu Rupert Hoogewerf, ülkede hisse senedi fiyatlarındaki artış sayesinde geçen yıl her hafta yeni bir milyarderin ortaya çıktığını belirterek, 'Dünya, tarihin hiçbir döneminde, bir yıl içinde bu kadar büyük servetin ortaya çıkışına tanık olmadı.' ifadesini kullandı. Bu yılın Hurun'un, Çin Zenginler Listesi'nin hazırlandığı 22 yıldaki en büyük servet artışına tanıklık ettiğine işaret eden Hoogewerf, 'Çin Zenginler Listesi, bu yıl toplam 1,5 trilyon dolarlık bir servet artışına tanıklık etti. Bu, İngiltere'nin yıllık Gayrısafi Yurt İçi Hasılasına eşit bir rakam. Listedeki toplam servet ise 4 trilyon dolara ulaşarak dünyanın en büyük dördüncü ekonomisi Almanya'nın yıllık Gayrısafi Yurt İçi Hasılasına eşit hale geldi.' değerlendirmesinde bulundu.
Reklam
Abdulkadir Selvi: 'Akşener, Buğra Kavuncu için Milli Savunma Bakanı ve MiT Müsteşarını Aradı'
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, katıldığı televizyon programında, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun FETÖ’cü olduğunu iddia etmişti. Bu iddianın tartışmaları sürerken Abdulkadir Selvi, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Kavuncu için Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'la bir görüşme yaptığını yazdı.
Kars, Erzincan Ve Ardahan'da Bazı Alanlar "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" Oldu
ANKARA (AA) - Kars, Erzincan ve Ardahan'da bazı alanların, 'Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı' ve 'Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı' olarak tesciline ilişkin ilanlar Resmi Gazete'de yayımlandı.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün tescillenen alanlara ait koordinat ve parsel bilgilerinin de yer aldığı ilanlara göre, Kars'ın Susuz ilçesinde bulunan Aygır Gölü Doğal Sit Alanı, 'Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı' ve 'Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı' olarak tescillendi.Erzincan'ın merkez ilçesi, Girlevik Şelalesi Doğal Sit Alanı da 'Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı' olarak tescil edildi. Burada 'Kesin Korunacak Hassas Alan'a ait tescil işlemleri ise devam ediyor.Ardahan'ın merkez ve Hanak ilçelerindeki Ardahan Ormanları Putka-Gölbaşı Gölü Doğal Sit Alanı ise 'Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı' olarak belirlendi.
İzmir'de Sosyal Medyadan Terör Propagandası İddiasıyla 10 Gözaltı
İZMİR (AA) - İzmir'de, sosyal medyada terör örgütü PKK/KCK'nın propagandasını yaptıkları suçlamasıyla aralarında öğretmen ve belediye çalışanlarının da bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı. Cumhuriyet Başsavcılığınca terör örgütü PKK/KCK'nın eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışma kapsamında sosyal medyada örgütün propagandasını yaptıkları tespit edilen, aralarında kamuda aktif görev yapan öğretmen ve Konak Belediyesinde çalışanların da bulunduğu 11 şüpheli hakkında yakalama kararı verildi. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi, İstihbarat Şubesi ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince kent genelinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheli, emniyete götürüldü. Bir şüpheliyi yakalama çalışmaları devam ediyor.
Grafikli - Dünya Genelinde Kovid-19 Tespit Edilen Kişi Sayısı 41 Milyon 52 Bini Aştı
ANKARA (AA) - Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünya geneline yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında tespit edilen toplam vaka sayısı 41 milyon 52 bini geçti.Kovid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği 'Worldometer' internet sitesine göre, dünya genelinde virüs nedeniyle 1 milyon 129 bin 761 kişi yaşamını yitirdi.Vaka sayısı 41 milyon 52 bin 205'e çıkarken, virüs saptanan 30 milyon 632 bin 772 bin kişi sağlığına kavuştu. Tedavisi devam eden 9 milyon 289 bin 672 vaka bulunuyor.En fazla vaka ve ölümün görüldüğü ABD'de 8 milyon 520 bin 307 kişide Kovid-19 tespit edildi, salgın nedeniyle 226 bin 149 kişi hayatını kaybetti.ABD'nin yanı sıra vaka sayıları 300 bini geçen ülkeler şöyle:'Hindistan (7 milyon 651 bin 107), Brezilya (5 milyon 274 bin 817), Rusya (1 milyon 431 bin 635), İspanya (1 milyon 29 bin 668), Arjantin (1 milyon 18 bin 999), Kolombiya (974 bin 139), Fransa (930 bin 745), Peru (874 bin 118), Meksika (860 bin 714), İngiltere (762 bin 542), Güney Afrika (706 bin 304), İran (539 bin 670), Şili (494 bin 478), Irak (434 bin 598), İtalya (434 bin 449), Bangladeş (391 bin 586), Almanya (380 bin 898), Endonezya (368 bin 842), Filipinler (360 bin 775), Türkiye (351 bin 413), Suudi Arabistan (342 bin 968), Pakistan (324 bin 744), Ukrayna (315 bin 826) ve İsrail (306 bin 503).”ABD'nin yanı sıra ölü sayısı 10 bini geçen ülkeler ise şöyle sıralandı:'Brezilya (154 bin 888), Hindistan (115 bin 950), Meksika (86 bin 893), İngiltere (43 bin 967), İtalya (36 bin 705), İspanya (34 bin 210), Fransa (33 bin 885), Peru (33 bin 875), İran (31 bin 34), Kolombiya (29 bin 272), Arjantin (27 bin 100), Rusya (24 bin 635), Güney Afrika (18 bin 656), Şili (13 bin 702), Endonezya (12 bin 734), Ekvador (12 bin 404), Belçika (10 bin 489) ve Irak (10 bin 366).'
Reklam