onedio
Elazığ'da Asayiş Uygulamalarında 66 Kişi Yakalandı
ELAZIĞ (AA) - Elazığ'da polisin düzenlediği asayiş uygulamalarında gözaltına alınan 66 kişiden 17'si tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri kentte önleyici tedbirler dahilinde suç işlenmesinin önlenmesi, suça konu unsurların tespiti ve yakalanması amacıyla genel asayiş uygulaması yaptı.Bir haftada yapılan uygulamalarda 34'ü aranan 32'si ise meydana gelen olayların şüphelisi olmak üzere 66 kişi gözaltına alındı.Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 21 zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Kayıp olarak aranan 7 kişi bulunarak ailelerine teslim edildi.Uygulamada 3 ruhsatsız tabanca ile kurusıkı tabanca ve 25 gram metamfetamin de ele geçirildi.
Çorum'da 8 Bin 840 Litre Sahte İçki Ele Geçirildi
ÇORUM (AA) - Çorum'da jandarma ekiplerince 8 bin 840 litre sahte içki ele geçirildi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı, halk sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve ölümlere neden olan sahte içkiyle mücadeleye yönelik operasyon başlattı. Operasyon kapsamında, Laçin ilçesine bağlı Gökgözler köyünde sahte içki ürettikleri belirlenen 2 şüphelinin evleri ve eklentilerinde yapılan aramada, 8 bin 820 litre şarap, 20 litre rakı ve 2 kilogram 800 gram anason ele geçirildi. Ayrıca sahte içki yapımında kullanılan damıtma sistemi ve ruhsatsız av tüfeğine el konuldu.
Webrazzi Summit Başladı
İSTANBUL (AA) - Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Pandemi öncesi ve pandemi sonrası tanımı çok yerinde. Çünkü o kadar keskin kırılma ki. Benim en net öngörüm dijitalleşmenin bundan sonra asla hız kesmeyeceğidir.” dedi. Bali, internet girişimciliği, yeni teknolojiler ve dijital dönüşüm gibi konuların ele alındığı Webrazzi Summit’in açılışında yaptığı konuşmada, pandeminin hiç kimsenin test etmediği yaşamadığı bir iş olduğunu, dolaylı ve doğrudan, ekonomiye, sağlığa, insan psikolojisine, yaşama biçimlerine etkisinin olduğunu belirtti. Pandeminin özellikle iş modelleri, kurum kültürleri ve çalışma biçimleri üzerinde etkiler yaptığını ifade eden Bali, bu tür hadiselerin kısa sürede gelip geçtiğinde çok kalıcı etkiler yapmayabileceğini, ancak pandeminin kısa süreliğine olmadığını, kalıcı etkiler yapacak kadar durduğunu dile getirdi.“Ülkeler sağlık riskleriyle ekonomik sosyal riskler arasındaki çelişkiyi yönetmeye çalışıyor”Bali, aşı, tedavi konusunda değişik mecralardan umut verici gelişmelerin geldiğini aktararak, şunları kaydetti:“Bunun tatbikatı biraz zaman alacak. Zaman aldıkça hayatı devam ettirme gayreti ile bir arada düşünüldüğünde bunun mutlaka kalıcı etkileri olacaktır. Teknoloji ve geleceğe, inovasyona, eğitime yönelik kaynak ayırma düzeyinin ülkelerin gelecekteki konumlarını belirlemede en önemli unsur olarak ifade ediyorduk. Ama bunu yapmamız gereken işler gibi söylüyorduk. Pandemi bunları özel teşhisler olmaktan çıkardı, gözümüze soktu. Hadisenin böyle olduğunu artık anlamayan kimse yok. Bana göre vizyon farkları çok daraldı, sıfırlandı. Bunu önce görenler ile görmeyenler arasında bir fark yok artık. Öngörmeyenler de görüyor şu an. Bu kötü de bir şey değil.”Kısa sürede aşı ve tedaviye ilişkin çok olumlu sonuçlar çıksa dahi bunun uygulamasına dair süreler ve zamanlar nedeniyle kalıcı etkiler yapacağını anlatan Bali, ülkelerin şu anda sağlık riskleriyle ekonomik sosyal riskler arasındaki çelişkiyi yönetmeye çalıştığını, burada çok zor bir dilemmanın var olduğunu söyledi. “Birkaç yıllık değişim, birkaç aya sığdı”Bali, bütün ülkelerin sağlık tesislerinin kapasitelerinin yettiği yere kadarki vakaya katlanmak suretiyle hayatı normalleştirmeye çalıştığına işaret ederek, “Bu, ölen ölür kalan sağlar bizimdir anlamıyor gelmiyor. Tarihe bakıldığında hiçbir salgın daima kalıcı olmamış. Aşı tedavi süreci veya alınan tedbirlerle bir noktaya geleceğiz diye düşünüyorum.” dedi. Pandemi nedeniyle birkaç yıllık değişimin birkaç aya sığdığını vurgulayan Bali, “Pandemi öncesi ve pandemi sonrası tanımı çok yerinde. Çünkü o kadar keskin kırılma ki. Benim en net öngörüm dijitalleşmenin bundan sonra asla hız kesmeyeceğidir. Dijitalleşme konusunun mevcut hızını artırdığı fazıyla devam edeceği ve bütün dokunduğu yerde yarattığı alışkanlıklarla yaygınlaşacağı anlamındadır. Buna bağlı olarak şirketlerin daha hızlı ve çevik hale geleceğidir. Çünkü şirketler faaliyetlerini kesintiye uğratmamak ve değişen koşullara adapte olmak gibi iki önemli unsuru öğrendi.” diye konuştu. Bali, olumsuz etkilenen sektörlerde hızlı konsolidasyonların olabileceğini vurgulayarak, olumlu etkilenenlerdeki dominant oyuncuların geriden gelenlerle olan farkı büyük ölçüde açıp, koparttığını, ayrı bir lig oluştuğunu anlattı. Az sayıda oyuncunun bütün sistemi teknolojik imkanlarla yönetebildiği süreçlerin gelebileceğini aktaran Bali, “Bunlar ilerde ülkeler, stratejiler, düzenlemeler açısından da tartışılacak konular arasında olacaktır.” dedi. “Bir yerde sorun varsa orada inovasyon imkanı var”Adnan Bali, bir fikri ilk çıktığı andan doğrudan nihai kullanıcıya sunulabilir oluncaya kadarki süreyi kim ne kadar kısaltıyorsa o firmanın çevik olduğunu ve bu şartlar içerisinde kendisine yer bulacağını, ne kadar yapamıyorsa yeni dünyanın onun için cezalandırıcı olabileceğini söyledi. Bütün kartların yeniden karıldığı bir ortamda banka olarak bu dönemi fırsat gibi de görmeye çalıştıklarını ifade eden Bali, “Bu hafta yeni teknoloji iştirakimiz Softtech Ventures’ın ilk yönetim kurulu toplantısını yaptık. Yönetim Kurulu Başkanı olarak bizzat orada görev yapıyorum. Banka içinde grup şirketleri dahil olmak üzere veya kurum dışından çıkan bütün fikir ve projeler elenip, seçilmiş olanları buraya devrolacak. Buradan da hem girişim sermayesi Maxis’in finansal desteğinin yanı sıra know-how desteğiyle önemli girişimler, önemli değerlendirmelere konu olacak.” diye konuştu. Bali, İş Bankası olarak pandemi sürecini farklı bir felsefe ile yönettiklerini belirterek, “Bu süreç içerisinde 4 bin civarında uzaktan çalışacak arkadaşlarımıza bilgisayarlarını temin ettik. 15 bin kullanıcıya kadar fiilen çalışılabilir bir düzen yarattık. Evinden çalışanlara veya iş yerinde bulunmayanlara ücret kesintisi yapmak yerine iş yerinde fiziken bulunanlara ilave iş riski üstlendikleri düşüncesiyle ek ödenek tesis ettik. Değer ve itibar yaratma süresi kısalmaz. İş Bankası’nın kurum kültürü içerisinde bu dönemin önemli izler bırakacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu. Teknolojiyi insanın yerine değil, insanın yanına konumlandırdıklarını vurgulayan Bali, kurum kültürü açısından bu dönemin ders verici niteliğinde olduğunu söyledi. Bali, İş Bankası’nda 9 milyon aktif dijital müşteri olduğunu, dijital kanallar vasıtasıyla 65 yaş üstü yeni müşteri tabanının da eklendiğini ifade ederek, yeni eklenen kitle için basit, yalın işler üretmeye çalıştıklarını söyledi. Bir yerde sorun varsa orada inovasyon imkanı olduğuna inandığını vurgulayan Bali, “Sizi sıkan, yoran, problem yaratan bir şey varsa orada mutlaka inovasyon imkanı vardır. Yarattığınız, yaygınlaştırdığınız ölçüde iş potansiyeli vardır. Dolayısıyla bankacılık çok farklı bir yere doğru gidiyor.” dedi. Webrazzi Kurucusu Arda Kutsal ise 2 gün boyunca sürecek etkinlikte teknoloji sektörünün en önemli isimlerinin bilgilerini paylaştığı sunumlar, gündemdeki konuların ele alındığı paneller ve iş hayatına yön verecek workshopların gerçekleştirileceğini söyledi.
"Gençlik Aşısı" Adı Altında Cildine İşlem Yapılan Genç Kadından Suç Duyurusu
İZMİR (AA) - EFSUN ERBALABAN YILMAZ - İzmir'de yaşayan 24 yaşındaki kadın, 'gençlik aşısı' adı altındaki işlem sonrası yüzünde ve boynunda yüzlerce nodül oluşunca uygulamayı yapan güzellik merkezinin sahibi hakkında suç duyurusunda bulundu. Hollandalı anne ve Türk babanın kızı Seline Ferah Çalışkan, avukatı aracılığıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçede, daha önce de gittiği Konak ilçesindeki güzellik merkezinde, 'cildinin nemlendirilmesi için' önerilen gençlik aşısı uygulamasını yaptırdığını belirtti. Bunun için 5 bin lira ödediğini kaydeden genç kadın, uygulama sonrasında yüzünde ve boynunda şişlikler oluştuğunu, kaşıntı ve ağrı nedeniyle o geceyi hastanede geçirdiğini bildirdi. Doktorların, yüzünde ve boynunda çok sayıda 'subkutan nodül' oluştuğunu ve 'şişliklerin kalıcı olabileceğini' söylediğini anlatan Çalışkan, 'adli olgu bildirimi' için gittiği Çiğli Bölge Eğitim Hastanesince verilen raporu da dilekçesine ekledi. 'Öz güvenim kalmadı'Seline Ferah Çalışkan, AA muhabirine, uygulamanın hiçbir yan etkisinin olmadığının kendisine söylendiğini aktararak, 'Yüzüme ve boynuma yaklaşık 200 iğne vurdular. İşlemin yapıldığı gün fenalaştım, aynı gece hastaneye kaldırıldım. Yüzüm, gözüm şişti. Alerjim ve astımım olduğunu bildiği halde bana bu işlemi uyguladı.' dedi. Çalışkan, rahatsızlandıktan sonra Ş.Ç. ile telefonla görüştüğünü, kliniğe gittiğini ancak bir sonuç alamadığını ifade ederek, 'Kullanılan ilaç yanlış ya da bayat da olabilir. Bu nedenle geçici ya da kalıcı olup olmadığını da söyleyemiyorlar. Biyopsi sonucu ortaya çıkacak.' diye konuştu.Sivilce izi bile bulunmayan cildinin şimdi yüzlerce yara ve nodülle dolduğunu, sürekli kaşındığını ve yandığını dile getiren Çalışkan, 'Bir işim var, çalışıyorum ama artık hiç öz güvenim yok. Ailem de çok üzülüyor. Şikayetçiyim ve çok öfkeliyim. Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.' ifadelerini kullandı. 'Maddi manevi tazminat davası açmayı düşünüyoruz' Seline Ferah Çalışkan'ın avukatı Bahar Yıldırım Karaçam, güzellik merkezindeki işlemin astımı da tetiklediğine inandıklarını, bu nedenle genç kızın ciddi tehlike atlattığını söyledi. Çalışkan'ın psikolojik açıdan da zarara uğradığını kaydeden Karaçam, 'Doktor olmadığını bildiğimiz bir kişi tarafından işlem uygulanmıştır. Detayları belirleyeceğiz. Maddi ve manevi tazminat davası açmayı düşünüyoruz. Müvekkilim çok genç ve güzel bir kadındır. Bu işlemin yarattığı sonuç ise yıkıcıdır.' şeklinde konuştu. Avukat Karaçam, Cumhuriyet Başsavcılığına verdikleri dilekçede, klinikte kullanılan ilaçların ve uygulamanın yasal düzenlemelere aykırı olup olmadığının belirlenmesini istediklerini de sözlerine ekledi.
Bm: Libyalı Taraflar Kara Ve Hava Güzergahlarının Açılması Konusunda Anlaştı
CENEVRE (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Libya Özel Temsilci Vekili Stephanie Williams, Libya'da kalıcı ateşkes sağlamayı amaçlayan Cenevre'deki 5+5 Ortak Askeri Komite toplantılarının dördüncü turunda, tarafların Libya'da tüm bölgeleri birbirine bağlayan kara ve hava güzergahlarının açılması konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu.Williams, BM Cenevre Ofisi'nde pazartesi başlayan Komite toplantılarına ilişkin basın toplantısı düzenledi.Toplantıların ilk iki gününde, tarafların 'vatanseverlik, profesyonellik ve Libya'nın birliğini koruma ve ülkenin egemenliğini savunma ısrarı' konusunda bağlılığını dile getirdiğini aktaran Williams, 'Her iki tarafın tarafın, Libya halkının yaşamını ve refahını doğrudan etkileyen birkaç önemli konuda anlaşmaya vardığını bildirmekten memnuniyet duyuyorum.' dedi.Libya hükümeti ve ülkenin doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri darbeci Halife Hafter heyetlerine (LNA) övgüde bulunan Williams, tarafların vardığı anlaşmalara ilişkin şunları kaydetti: '5+5, Libya'nın tüm bölgelerini ve şehirlerini birbirine bağlayan kara yollarının açılması konusunda anlaştı. 5+5, bölgenin idari başkenti Sebha başta olmak üzere Libya genelinde hava yollarının açılması konusunda anlaştı. 5+5, nefret söylemi kullanımını durdurmak için kışkırtıcı ve tırmanan medya retoriğine son verilmesi gerektiği konusunda anlaştı. İki taraf, cephe hattındaki mevcut sükuneti desteklemek ve sürdürmek ve herhangi bir askeri tırmanıştan kaçınma konusunda anlaştı.'Williams, tarafların kalıcı bir ateşkes üzerinde anlaşması hususunda da 'oldukça iyimser' olduğunu kaydetti.Libya'da ateşkes sağlamayı amaçlayan ve 5+5 formatında düzenlenen ortak askeri komite toplantılarının üçüncü turu haziranda video konferans yöntemiyle gerçekleştirilmişti.Dördüncü tur görüşmeleri 24 Ekim Cumartesi'ne kadar devam edecek.
Reklam
Doğa Sporcuları Şehit Arif Demirel'in Anısına Yürüdü
KASTAMONU (AA) - Kastamonu Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (KADASK) üyeleri, Afrin'de şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Arif Demirel'in anısına doğa yürüyüşü gerçekleştirdi.Hava Radar Kıta Komutanlığı mevkisinden 12 sporcu ile etkinliğe başlayan ekip, çoğunluğu patikadan olmak üzere yaklaşık 15 kilometrelik yürüyüşün ardından şehidin İnebolu ilçesine bağlı Dibek köyündeki baba ocağına ulaştı. Burada, anne Serpil Demirel'e taziyelerini ileten sporcular, daha sonra şehidin kabri başında Kur'an-ı Kerim okuyarak dua etti.KADASK Başkanı Dr. Alp Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulüp olarak anlamlı bir organizasyona imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.Sağanağın altında yaklaşık 5 saat süren yürüyüşün sonunda şehidin köyüne ulaştıklarını anlatan Arslan, 'Şehidimizi anmak, ailesini ziyaret etmek amacıyla bu organizasyonu gerçekleştirdik. Köye vardığımızda da ailesinden şehidin annesi Serpil Hanım'la görüşme fırsatımız oldu. Kendisiyle sohbet edip bir isteklerinin olup olmadığını sorduk. Evladı için taziyelerimizi iletip şehidimizin kabri başında duamızı yaptıktan sonra faaliyetimizi sonlandırdık.' diye konuştu.Uzman Çavuş Arif Demirel, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Suriye'nin Afrin bölgesinde yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı'nda 1 Mart 2018'de şehit düşmüştü.
Adana'da Fetö'nün "Mahrem İmamları" İle Haberleşen Sanığa 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası
ADANA (AA) - Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 'mahrem imamları' ile ankesörlü ve büfe telefonlarından periyodik ve ardışık arama yöntemiyle haberleştiği iddiasıyla yargılanan eski askeri okul öğrencisi sanığa 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık H.K. ve avukatı katıldı.Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın kentteki sabit-ankesörlü telefon hattından ardışık nitelikte 25 kez arandığını ve FETÖ'nün askeri okul 'mahrem imamı' Hasan kod adlı O.G. ile irtibatının tespit edildiğini belirterek, H.K'nin 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan cezalandırılmasını istedi.Sanık H.K. savunmasında, mütalaayı kabul etmediğini ve FETÖ/PDY'nin 'mahrem imamları' ile ankesörlü ve büfe telefonlarından periyodik ve ardışık arama yöntemiyle haberleşmediğini ileri sürdü.Örgütün mahrem yapılanmasıyla bir bağlantısının olmadığını savunan H.K, 'Örgütsel bir konumum bulunmamaktadır. Telefonuma ByLock yüklemedim ve kullanmadım. Beraatime karar verilmesini talep ederim.' ifadelerini kullandı.Mahkeme heyeti, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığı sanığın mevcut halinin devamına karar verdi.
Reklam
Kırıkkale'de Bıçaklı Kavga: 1 Ölü, 1 Yaralı
KIRIKKALE (AA) - Kırıkkale'de iki grup arasında çıkan bıçaklı kavgada bir kişi öldü, bir kişi yaralandı.Sanayi Mahallesi Zübeyde Hanım İlkokulu önünde Metehan Ç. (28) ile Yunus Emre Pamuk (26) arasından henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın ardından olay yerinden ayrılan Pamuk, daha sonra arkadaşları Emre A. (26) ve Cahit A. (22) ile aynı yere gelerek Metehan Ç. ile kavga etti.Çıkan kavgada, Pamuk ve Emre A. bıçakla yaralandı.Yüksek İhtisas Hastanesine kaldırılan Pamuk, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Polis, kolundan hafif yaralanan ve tedavisi tamamlanan Emre A. ile Metehan Ç. ve Cahit A'yı gözaltına aldı.
Hatay'da Serada Hint Keneviri Yetiştiren Şüpheli Gözaltına Alındı
HATAY (AA) - Hatay'ın Samandağ ilçesinde, evinin bahçesindeki serada Hint keneviri yetiştirdiği belirlenen zanlı gözaltına alındı.Samandağ İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu bulundurulduğunu belirlediği Meydan Mahallesi'ndeki bir eve operasyon düzenledi.Ekipler, evin bahçesindeki serada 13 kök Hint keneviri ele geçirildi. Evde de 2 kilo 850 gram kubar esrar, 15 gram Hint keneviri tohumu ve elektronik terazi bulundu.Ev sahibi Y.K. gözaltına alındı.
Reklam
Iğdır'daki Su Maymunlarının Yaşamı TRT'de Belgesel Oluyor
IĞDIR (AA) - HÜSEYİN YILDIZ - Ağrı Dağı Milli Parkında yaşayan ve 'esrarengiz fareler' olarak bilinen su maymunlarının yaşamı belgesel oluyor. Sahip olduğu 5 bin 137 metre yüksekliğiyle 'Türkiye'nin çatısı' olarak nitelendirilen Ağrı Dağı'nın da içinde bulunduğu Ağrı Dağı Milli Parkı'nın Iğdır kesiminde hayatını sürdüren su maymunlarının yaşamı, TRT Belgesel tarafından izleyiciyle buluşturulacak.Kuzeydoğa Derneğinin de desteğiyle çekimlerine başlanan, halk arasında 'esrarengiz fareler' olarak adlandırılan su maymunları, yöreye gelen turistlerin de ilgisini çekiyor.Su maymunlarının hayatını belgesel yapmak için milli parka gelen TRT ve Kuzeydoğa ekibi, parkta yaşayan su maymunlarının, beslenmesinden günlük yaşantısına kadar birçok davranışını görüntülüyor. Kuzeydoğa Derneği Başkanı, Koç ve ABD Utah üniversiteleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu'nun sunumuyla gerçekleştirilen çekimlerde, su maymunlarının bölgedeki tarihinden yaşam tarzlarına kadar birçok konu ele alınıyor. Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TRT Belgesel çekim ekibi ile Iğdır'a geldiklerini ve su maymunları ile ilgili belgesel çektiklerini söyledi. Latincesi myocastor coypus olan, 'koypu' olarak da bilinen su maymunlarının aslında istilacı bir tür olduğunu belirten Şekercioğlu, 'Bu coğrafyaya, bu ekosisteme ait olmayan bir tür. Komşu ülkelerdeki kürk çiftliklerinde yetiştirilen bu tür, bu çiftliklerden kaçmaları ve doğaya bırakılmalarından dolayı üreyerek yayıldı ve ülkemize de böyle girdiğini düşünüyoruz.' dedi. Su maymunlarının sadece eski Sovyetler Birliğine komşu olan illerde görüldüğünü vurgulayan Şekercioğlu, 'Su maymunları, Türkiye'de Edirne ile birkaç Trakya ilimizde ve Ermenistan sınırındaki Iğdır'da görülüyor. Bizim tahminimiz buradaki su maymunlarının Ermenistan'daki kürk çiftliklerinden kaçarak Aras Nehri Havzası'na yayılarak Iğdır iline girdikleri yönünde.' diye konuştu. 'ABD ve Avrupa'da birçok ülkeye yayıldı' 'Esrarengiz farelerin' ilginç olmasının yanı sıra kontrol edilmediği sürece zarar verebileceğini de ifade eden Şekercioğlu, şunları kaydetti:'Su maymunları her ne kadar ilginç bir tür olsa da dünyanın birçok ülkesinde sulak alanlara zarar veren bir tür, doğal ortamı Güney Amerika. Tropik ve yarı tropik bir tür olan su maymunu, ABD ve Avrupa'da birçok ülkeye yayıldı. Sulak alanların bitkilerini, sazlarını yiyen bir tür. Bitkiyle kaplı sulak alanların bitkilerini yok ederek o alanların açık suya dönüşmesine yol açıyor. Iğdır ilinde de yavaş yavaş sayıları artıyor, yayılıyor ve eskisine göre çok daha kolay gözlemlenebiliyor.'
Kadıköy'deki Cinayetin Zanlısı Kick Boksçuya Müebbet Hapis Cezası Verildi
İSTANBUL (AA) - Kadıköy'de tartıştıkları bir kişiyi bıçaklayarak öldürdükleri gerekçesiyle tutuklu yargılanan sanıklar kick boksçu Berke Şahin ile Tevfik Karakaya'ya, 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası verildi.Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına, tutuklu sanıklar Berke Şahin ve Tevfik Karakaya SEGBİS sistemi ile bağlandı.Tutuksuz sanık Okan Canyurt ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada, olayda yaşamını yitiren Ömer Özdemir'in babası ile taraf avukatları da hazır bulundu.Duruşmada söz alan baba Hüseyin Özdemir, yaşanan olaydan ötürü yüreğinin halen yandığını ifade ederek, 'Orada benim evladım değil sizin evladınız da olabilirdi. Sanıkların en ağır cezayı almalarını istiyorum.' şeklinde konuştu.Ömer Özdemir'in ailesinin avukatları ise her sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını isteyerek, haklarında herhangi bir yasal takdiri indirim uygulanmamasını talep etti.Son sözü sorulan sanık Berke Şahin, çok pişman olduğunu ve psikolojisinin bozulduğunu söyledi.Diğer tutuklu sanık Tevfik Karakaya ise evinin önünde gelişen ve istemeden karıştığı olaydan ötürü üzgün olduğunu, yaşanan olaya engel olmak istediğini, hayatı boyunca insanlara yardım ettiğini savundu.Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Berke Şahin ve Tevfik Karakaya'nın 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırarak, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.Ayrıca, tutuklu sanıkların olay sonrası kaçması ve davranışları göz önünde bulundurarak verilen cezada herhangi bir indirim uygulanmamasına hükmedildi.Heyet, tutuksuz sanık Okan Canyurt'un ise 'kasten öldürmeye yardım' suçundan 9 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmasını kararlaştırdı.İddianamedenAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 8 Eylül'de sanık Berke Şahin'in, kız arkadaşıyla Kadıköy'de araçlarını park ettikleri yere yürüdükleri sırada maktul Ömer Özdemir ve Enes Erkan'ın sözlü tacizine uğradıkları ifade edilmişti.İddianamede, bunun üzerine sanık Berke Şahin'in kız arkadaşını aynı sokak üzerinde bulunan bir kafedeki arkadaşlarının yanına bıraktıktan sonra geri döndüğü, Özdemir ve Erkan'ı darbetmeye başladığı anlatılmıştı.Berke Şahin'in arkadaşı olan Tevfik Karakaya'nın ve dosyaları tefrik edilen diğer iki şüphelinin de olaya müdahil olduğu, bu esnada diğer şüphelilerin geldiğini gören maktulun olay yerinden kaçtığı aktarılan iddianamede, Şahin ve arkadaşlarının Enes Erkan'ı darbetmeyi sürdürdüğü belirtilmişti.İddianamede, Şahin'in daha sonra arkadaşları olan Tevfik Karakaya, Okan Canyurt ve kimliği tespit edilemeyen bir kişiyle maktul Özdemir'i motosikletle aramaya başladıkları aktarılmıştı.Şahin'in ağaçlık alanda saklandığını fark ettiği Özdemir'i kovalamaya başladığı ve bir güvenlik kulübesine sığınmaya çalıştığı esnada arkadan yetişerek bıçakladığı aktarılan iddianamede, 10 saniyelik bir zaman dilimi içerisinde Tevfik Karakaya'nın da maktulun yanına gelerek Berke Şahin'in olayına müdahil olduğu kaydedilmişti.İddianamede, olay yerine gelen sağlık ekiplerince Özdemir'in hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı anlatılmıştı.Sanık Berke Şahin ve Tevfik Karakaya hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istenen iddianamede, tutuksuz sanık Okan Canyurt hakkında da 'kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
"Vısa Ve Tobb Harcamalar Araştırması" Kovid-19 Döneminin Profilini Çıkardı
ANKARA (AA) - Visa ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye'de yapılan kartlı harcamalarda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) etkisini inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmada, Türkiye'nin bu süreci Avrupa'ya kıyasla daha az hasarla geçirdiği ve sektörlerin daha hızlı toparlandığı belirlendi.TOBB'dan yapılan açıklamaya göre, 'VISA ve TOBB Harcamalar Araştırması' ile salgının arttığı mart-mayıs aylarında daralan Türkiye'deki kartlı harcamaların, normalleşmeyle birlikte hızlı bir toparlanma sürecine girdiği tespit edildi.Mart-Ağustos 2020 dönemine odaklanan araştırmada, kartlı harcamalarda farklı sektörler için Kovid-19 sürecine bağlı olarak gerçekleşen değişimler, temassız işlemler ve e-ticaret işlemlerinin değişimi analiz edildi. Salgın nedeniyle Türkiye'de sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulandığı 12 haftalık dönemde (mart-mayıs) toplam kartlı harcamalar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 daraldı. Haziranda ise normalleşmenin başlamasıyla harcamalar hızlı bir toparlanma sürecine girdi ve ağustosun son haftasında 2019 seviyesinin yüzde 18 üzerine çıktı. Araştırmada, Türkiye verileri, salgın döneminde farklı yaklaşım izleyen iki ülkeyle kıyaslandı. Avrupa'da sokağa çıkma kısıtlamalarını ilk hayata geçiren İtalya ve kısıtlama uygulamayan İsveç'teki harcamalar ile Türkiye'deki veriler karşılaştırıldı. Mart-mayıs döneminde kartlı harcamalar bakımından İtalya en keskin düşüşleri yaşarken, Türkiye ve İsveç birbirine paralel ve yakın dalgalanmalarla karşı karşıya kaldı. 6 ana harcama sektörünün bir sene öncesiyle kıyaslandığı tablolar karşılaştırıldığında, İsveç ve İtalya'nın haziranda yüzde 13 küçülmeye devam ederken, Türkiye'nin aynı ayda normalleşmeyle birlikte yüzde 10 büyüyerek, hızlı biçimde toparlandığı görüldü. Temassız işlem büyümesinde Türkiye Avrupa'da ilk sıradaTürkiye, salgın sürecinde Avrupa'da temassız harcama limitini yükselten ilk ülke oldu. Tüketiciler de sağlık önceliği nedeniyle temassız ödemelere artan bir talep gösterdi.Bankalararası Kart Merkezi rakamlarına göre, yalnızca martta 2,5 milyon kart ilk defa temassız ödeme yapmak için kullanıldı. Böylelikle Türkiye'de, yılın ilk 6 ayında gerçekleşen temassız işlem sayıları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 3 kat arttı. Temassız ödemelerdeki büyüme oranıyla Türkiye, Avrupa'da en yüksek artışı gösteren ülke olarak öne çıktı. Bununla birlikte, yüz yüze ödemelerin yüzde 75'inin temassız olarak gerçekleştiği Avrupa ortalamasına kıyasla Türkiye'de temassız işlem oranı daha düşük kalırken, temassız ödeme kabulünü daha da yaygınlaştırmak üzere, salgın döneminde de çalışmalarını sürdüren Visa, perakende markalarıyla gerçekleştirdiği iş birliğiyle 7 bine yakın temassız ödeme noktasını hayata geçirdi.e-Ticaret rekor seviyelere ulaştıAraştırmanın kapsadığı dönemde, tüketici alışkanlıklarının değişmesiyle Türkiye'de e-ticaret işlem adetleri, sadece Nisan 2020'de yüzde 30 arttı. 14 Avrupa ülkesinde bu rakam yüzde 25'in üzerinde artış gösterdi. Türkiye'de mart-mayıs döneminde 7 milyon kart ilk defa e-ticaret alışverişi için kullanıldı. Bunun sonucunda, Türkiye'de e-ticaret, mayıs sonu itibarıyla kartlı harcamaların yüzde 33'üne ulaşarak rekor seviyelere yükseldi.Giyim, seyahat, elektrik-elektronik gibi 'isteğe bağlı tüketim' harcamaları, salgın öncesinde market ve gıda gibi 'temel ihtiyaç' harcamalarının üzerinde seyrederken, Türkiye'deki ilk Kovid-19 vakasının görüldüğü martta bu sektörlerdeki harcamalar yüzde 58 düşüş gösterdi. Normalleşmeyle toparlanmaya başlayan 'isteğe bağlı tüketim' harcamaları, özellikle elektrik-elektronik ve yapı-dekorasyon harcamalarındaki artış ve diğer sektörlerde yaşanan iyileşmeyle 'temel ihtiyaç' harcamaları seviyesine yeniden yaklaştı. Evden çalışma ve uzaktan eğitim elektrik-elektroniğe talebi artırdıSokağa çıkma kısıtlamalarının olduğu dönemde (mart-mayıs), geçen yıla kıyasla talep artışı yaşayan sektörler elektrik-elektronik eşya-bilgisayar, market ve gıda oldu. Bu dönemde seyahat, yemek, giyim ve akaryakıt kategorilerinde ise düşüşler yaşandı.Mart ayında evden çalışma ve uzaktan eğitimin başlamasıyla birlikte elektrik-elektronik ve yapı-dekorasyon harcamalarındaki kayda değer artış dikkati çekti. Özellikle elektrik-elektronik harcamalarının haziran-ağustos aylarında da artmaya devam ederek, 2019'un yüzde 95 üzerinde gerçekleşmesi bu talebin kalıcılığına işaret etti.'Türkiye'nin proaktif yaklaşımı pandeminin etkilerini sınırlandırdı'Açıklamada görüşlerine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 'İçinden geçtiğimiz pandemi sürecinde tüm dünya hiç alışık olmadığı bir ortamla karşı karşıya kaldı. Bu yeni ortama uyum sağlamak üzere hazırlıklı olan ve proaktif davranan ülkeler, diğer ülkelerden pozitif olarak ayrıştı. Türkiye, pandemi sürecinde hızlı kararlar alarak ve özellikle sağlık alanında gerçekleştirmiş olduğu atılımlarla bu yeni ortama uyum sağlama konusunda dünyada öne çıkan ülkelerden biri oldu. Bunun yansımasını da hem e-ticaretin bu süreçte öne çıkmasıyla hem de temassız ödemelerdeki artışla somut olarak görmüş olduk.' ifadelerini kullandı. Salgın sürecinde odalar-borsalar, sektör meclisleri, kadın ve genç girişimler, organize sanayi bölgeleri (OSB) ile sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:'Pandemi sürecinde kurduğumuz istişare mekanizmalarıyla sahadan anlık bilgileri aldık ve üyelerimizin sorunlarını yakından takip ettik. Sorunlara çözüm önerileri geliştirip, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ileterek bunların çözümünün takipçisi olduk. Bu dönemde bu yöntemle üyelerimizden gelen pek çok sıkıntının çözüldüğünü söyleyebilirim. Yine bu dönemde atılan proaktif adımların normalleşme sürecini hızlandırdığına şahit olduk. Pandemi süreci bize e-ticaretin önemini ve geleceğini bir kez daha gösterdi. Bu dönemde kredi kartı harcamalarının 3'te 1'inin e-ticaret üzerinden yapıldığını gördük. Biz de üyelerimizi e-ticarete hazırlamak için birçok online bilgilendirme toplantısı düzenledik. Bunun yanında sertifikalı e-ticaret ve e-ihracat eğitim programları yaptık. Üyelerimizin e-ticarette yer alması için birçok şirketle e-ticarete özel kampanyalar hazırlayarak, üyelerimizin kullanımına sunduk.''Temassız kart kullanımı ilk 6 ayda 3 kat büyüdü'Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel de 'VISA ve TOBB Harcamalar Araştırması'nın, Türkiye adına olumlu bir tablo ortaya koyduğunu vurguladı. 'Türkiye'de normalleşme sürecinin başlamasıyla bütün sektörlerde Avrupa'ya kıyasla daha hızlı bir toparlanma olduğunu gördüklerine' işaret eden Tezel, ülkede ödeme sistemlerinin yaygınlığı, tüketicilerin kart kullanım alışkanlıkları ve e-ticaret altyapılarının güçlü olmasının yaşanan iyileşmede önemli rol oynadığına dikkati çekti.Tezel, salgın sürecinin hem tüketici davranışlarında hem işletmelerin yapılanmasında önemli değişikliklere yol açtığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:'Tüketiciler bu dönemde sanal ortamlarda online ödemelere, fiziksel dünyada ise temassız ödemelere yöneldi. Ülkemizde temassız kart kullanımı normalde her yıl ortalama 2 kat büyürken, bu senenin sadece ilk 6 ayında 3 kat büyüdü. Temassız ödeme kabulünün bazı iş yerlerinde ciro artışlarıyla sonuçlanabildiğini de gözlemledik. Türkiye'de temassız kart kullanım oranlarının Avrupa düzeyine ulaşmasını bekliyoruz. Nakitten kartlı ödemeye gerçekleşen dönüşüm kayıtlı ekonomiye de katkıda bulundu. İşletmeler tarafında ise pandemi döneminde elektronik ödeme yöntemlerini kabul eden, işini dijital ortama taşımış küçük ve orta ölçekli şirketler için bu sürecin daha kolay geçtiğini gördük. Bu dönemde Visa olarak, ekonominin bel kemiğini oluşturan KOBİ'lere desteğimizi 'İşimi Yönetebiliyorum' projemiz kapsamında, gerek sunduğumuz sanal eğitimler gerekse verdiğimiz dijitalleşme ve dijital pazarlama desteğiyle sürdürüyoruz.'
Reklam
Cinsel İstismara Uğrayan 15 Yaşındaki Genç Kız 'Evden Çıkamıyorum' Dedi ve Ekledi: 'O, Benim Geleceğimi Mahvetti'
etiket
Adana’da 1,5 yıl önce kız çocuğu E.K.'ye (15) cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan M.B. (19), son duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kararın ardından yaşamını korkarak devam ettirdiğini belirten E.K., 'O, benim geleceğimi mahvetti ve şu an normal hayatını sürdürüyor. Korkuyorum' diyerek tepki gösterdi.
Mesleki Eğitim Kurslarından Yararlananların Sayısı 28 Bini Geçti
ANKARA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 1 Haziran itibarıyla başlayan normalleşme döneminden eylül ayı sonuna kadar 28 bini aşkın kişinin mesleki eğitim kurslarından yararlandırıldığını bildirdi.Selçuk, yazılı açıklamasında, İŞKUR tarafından düzenlenen mesleki eğitim kursları ile mesleği olmayan vatandaşlara meslek öğretmeye, mesleği olan vatandaşların ise mesleki niteliklerini geliştirmeye devam ettiklerini belirtti.Mesleki eğitim kurslarına katılanların yüzde 57'sinin kadın olduğunu vurgulayan Selçuk, '2002'den 2020'nin Eylül ayına kadar toplam 1,7 milyonu aşkın kişiyi meslek sahibi yaptık. Normalleşme döneminin başlangıcı olarak kabul ettiğimiz 1 Haziran'dan eylül ayı sonuna kadar ise 28 bini aşkın vatandaşımızı mesleki eğitim kurslarından yararlandırdık.' ifadesini kullandı.Selçuk, mesleki eğitim kurslarına katılan kursiyerlere yapılan maddi desteklere ilişkin şunları kaydetti:'Her bir kursiyerimize, eğitime katıldığı gün kadar ödeme yapıyoruz. Bu doğrultuda istihdam garantili kurslarda 40 lira, geleneksel mesleklerde düzenlenen kurslarda 40 lira, sanayi sektöründeki mesleklerde düzenlenen istihdam garantili kurslarda 60 lira, MEGİP kapsamındaki kurslarda ise kişilere 89,40 lira katkıda bulunuyoruz. Ayrıca mesleki eğitim kurslarımıza katılan vatandaşlarımızın eğitim süresince genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı primlerini de karşılıyoruz.'
Reklam
Gıda Kahramanları İlham Veren Hikayelerini Paylaştı
ANKARA (AA) - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Birleşmiş Milletler Gönüllüleri (UNV) Dünya Gıda Günü kapsamında 'Gıda Kahramanları: İçimizdeki Gönüllüler' etkinliği düzenledi. FAO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, online gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü Uzman Diyetisyen ve FAO Sıfır Atık Sıfır Açlık Destekçisi Dilara Koçak yaptı. Etkinlikte, gıda ve tarım sektöründe başarılı çalışmalara imza atan sekiz gıda kahramanı, ilham veren hikayelerini paylaştı. FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık ve UNV Ülke Koordinatörü Nil Memişoğlu, etkinlik nedeniyle verdikleri ortak mesajda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle gıdanın ve gıda güvenliğinin öneminin daha çok anlaşıldığını bildirdi.Anadolu Meraları Eş Kurucusu Durukan Dudu, tarımın iklim krizine cevap verebileceği düşüncesinin kendisine ilham verdiğini belirterek, tüketicilerin gıda ve tarım sisteminin içinde aktif rol oynayabileceklerini vurguladı. Gıda Kurtarma Derneği Kurucusu Olcay Silahlı, sürdürülebilirlik ve teknoloji kullanımı arasındaki ilişkiye dikkati çekti. Kadın Çiftçiler Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi (KAÇEM) Başkanı Fatma Andaç, Tarım ve Orman Bakanlığının organik tarım üzerine düzenlediği bir eğitime katılmasıyla hayatının değiştiğini ve bugün onlarca organik ürün yetiştirdiğini aktardı.Çorbada Tuzun Olsun Derneği (ÇOTUN) Başkanı Ahmet Türker ise evsizlere gıda dağıttığını, gıdanın bir iletişim aracı olduğunu fark etmesinin kendisine ilham veren unsurlardan olduğunu kaydetti.
Adana'da Trafik Kazalarını Azaltmak Amacıyla Traktör Sürücülerine Reflektör Dağıtıldı
ADANA (AA) - Adana'nın Yüreğir ilçesinde, traktör, römork ve tarım aletlerinin trafikteki görünürlüğünü artırmak ve muhtemel kazaları önlemek amacıyla sürücülere reflektör dağıtıldı.İl Jandarma Komutanlığı ve Yüreğir Ziraat Odası iş birliğinde, tarımsal alanları barındıran Yakapınar Mahallesi'nde traktör sürücüleri için bilgilendirme çalışması yapıldı.Sürücülere, karanlık havada görünürlüğün önemi anlatıldıktan sonra yaklaşık 100 araca üçgen reflektör monte edildi.Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada traktör, römork ve tarım araçlarının arkasına reflektör takarak trafik kazalarının en aza indirilmesini hedeflediklerini belirterek, 'Genelde tüm traktörlerin römork arkasında bu reflektörlerin zaten olması gerekiyor. Kara yollarında traktör ve tarım makineleri ekipmanlarından dolayı meydana gelebilecek kazaları önlemek için burada reflektör takarak farkındalık oluşturmaya çalıştık.' diye konuştu.Traktör sürücüsü çiftçiler de ekiplere teşekkür etti.
Tahir Elçi'nin Öldürülmesi Ve İki Polisin Şehit Edilmesine İlişkin Dava
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 5 yıl önce 2 polisin şehit olduğu terör saldırısı sonucu eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesine ilişkin, 3'ü polis memuru 4 şüphelinin yargılanmasına başlandı.Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan polis memurları S.T, F.T. ve M.S. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı, Elçi'nin eşi Türkan Elçi ve avukatlar salonda hazır bulundu.Duruşma devam ediyor. İstenilen cezaİddianamede yakalama kararı bulunan terörist Uğur Yakışır hakkında 'devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak', 2 polis memurunu 'kasten öldürmek' suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile Elçi'yi 'olası kastla öldürmek' suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar, polis memuru S.T'yi 'öldürmeye teşebbüs' suçundan 20 yıla kadar, 'mala zarar vermek' ve 'ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma' suçundan da 1 yıl 4 aydan 5 yıla kadar hapis, polis memurları M.S, F.T. ve S.T. hakkında da 'bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme' suçundan her biri hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Sur ilçesinde 28 Kasım 2015'te Diyarbakır Barosunca, terör saldırılarında zarar gören tarihi Dört Ayaklı Minare'ye dikkati çekmek amacıyla basın açıklaması yapılmış, açıklamanın ardından teröristlerin saldırısı sonucu polis memurları Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur şehit olmuş, çıkan olaylarda Tahir Elçi, hayatını kaybetmişti.
Hindistan, Sınırda Kaybolan Çin Askerini Teslim Etti
ANKARA (AA) - Çin-Hindistan sınırında kaybolduğu açıklanan Çin askerinin, Hint yetkililer tarafından Çin makamlarına teslim edildiği bildirildi. BBC'nin haberine göre, Hindistan ordusu, Çin Halk Kurtuluş Ordusu askerinin, Ladakh'ın Demchok bölgesinde yolunu kaybetmiş halde bulunduğunu, kendisine tıbbi yardım ve oksijen desteği sağlandığını açıkladı. Çin askerinin, 'mevcut protokoller' uyarınca Çinli yetkililere teslim edildiği belirtildi. Çin Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, pazar günü Çin-Hindistan sınırındaki dağlık Ladakh bölgesinde yolunu kaybeden, ardından Hint ordusu tarafından bulunan askerin teslim edilmesi istenmişti. Hindistan'ın kuzeydoğusundaki Ladakh bölgesinde, 15 Haziran'da 20 Hint askerinin ölümüyle sonuçlanan çatışmaya neden olan ve bölgede tansiyonu yükselten süreç, Çin askerlerinin mayıs başında üç noktadan Ladakh bölgesine girip burada çadır ve askeri karakollar kurmasıyla başlamıştı.Çin ve Hindistan, eylül ayında sınır bölgesine daha fazla asker konuşlandırmama konusunda uzlaşmıştı.
Reklam