Almanya Sağlık Bakanı Spahn, Kovid-19'A Yakalandı
BERLİN (AA) - Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn'ın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testinin pozitif çıktığı açıklandı.Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakan Spahn'ın Kovid-19 testinin pozitif çıkmasının ardından evinde izolasyona girdiği belirtildi.Açıklamada, Spahn’ın temasta olduğu tüm kişilerin bilgilendirildiği ifade edilerek, Bakan Spahn'ın soğuk algınlığı semptomları taşıdığı kaydedildi. Spahn, gün içinde Bakanlar Kurulu toplantısına da katılmıştı.
Kimlik Ve Plakalar "Devriye" İle Sorgulanacak
ANKARA (AA) - Jandarma Genel Komutanlığınca geliştirilen mobil uygulama 'Devriye' sayesinde kişi ve araç sorgulama ile kimlik doğrulama işlemleri sosyal mesafe korunarak daha kolay ve hızlı yapılıyor.Genel Komutanlığın sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoda mobil uygulama 'Devriye'nin tanıtımı yapıldı.Buna göre, Yazılım Geliştirme Daire Başkanlığınca hazırlanan uygulama, kişi ve plaka sorgulama, NFC (Near Field Communication) ile kimlik sorgulama olmak üzere 3 bölümden oluşuyor.Uygulama sayesinde suç işledikleri gerekçesiyle haklarında yakalama kararı bulunanların yanı sıra yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi pozitif olup da izolasyonda bulunması gereken kişilerin de tespiti yapılıyor.'Devriye', sahte kimlikleri de kısa sürede tespit edebiliyor. Yeni çipli kimlik kartlarının arka yüzünde bulunan MRZ alanının, uygulamanın yüklü olduğu mobil cihazın kamerasına okutulmasıyla karttaki bilgiler alınarak sistem üzerinden karşılaştırılıyor. Bu işlemle bilgilerinde uyuşmazlık tespit edilen kimlikler incelemeye alınıyor.Uygulamayla pandemi sürecinde vatandaşlarla sosyal mesafe korunarak hızlı şekilde sorgulama işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve bekleme süresinin azaltılması hedefleniyor.Bazı illerde kullanılmaya başlanan uygulamanın, yakında ülke genelinde kullanılmaya başlanması planlanıyor.
Ak Parti'li Ünal Gündeme İlişkin Değerlendirmelerde Bulundu:
ANKARA (AA) - AK Parti Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, 'Türkiye'nin yaptıklarına karşı birileri adeta bilinçli olarak bir itibarsızlaştırma, bir değersizleştirme süreci başlatıyor.' dedi.Ünal, '21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü' dolayısıyla gazete, televizyon ve haber ajanslarının AK Parti muhabirleriyle bir araya gelerek, yöneltilen soruları yanıtladı.Gazeteciliğin yavaş yavaş şekil ve biçim değiştirdiği ama özünü ve ruhunu koruduğu bir sürecin yaşandığına değinen Mahir Ünal, 'Gazetecilik, araçları itibarıyla değişebilir ama gazetecilik ruhu, özü itibarıyla herhangi bir değişime uğramaz. Çünkü gazetecilik, sadece gerçeği kamuoyuna ulaştırmak aracıdır. Bu yönüyle medya bizim sesimiz, nefesimiz mahiyetinde.' diye konuştu.Ünal, bir süre önce Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'medya' ile ilgili değerlendirmesine yönelik soru üzerine, 'Türkiye her hamle yaptığında, her doğru şey gerçekleştirdiğinde, birileri adeta Türkiye'nin hamlelerine, Türkiye'nin yaptıklarına karşı adeta bilinçli olarak bir itibarsızlaştırma, bir değersizleştirme süreci başlatıyor.' ifadesini kullandı.'Medya siyaset üstü meselelerde son derece dikkatli'Medyanın siyaset üstü meselelerde son derece dikkatli ve hassas olduğunu vurgulayan Mahir Ünal, şöyle devam etti:'(Medya AK Parti'nin elinde) gibi bir ifade kullanmak her şeyden önce bu medya sahiplerine haksızlık ve hakaret olur. Şimdi eğer bir televizyon kanalı, bir gazete, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin çıkarlarını savunuyorsa AK Parti'li mi olmuş oluyor? Libya'da ve Suriye'de Türkiye'nin ulusal çıkarlarını savunuyorsa AK Parti'li mi olmuş oluyor? Doğal gaz bulunmasından dolayı mutlu oluyorsa AK Parti'li mi olmuş oluyor? Türkiye'nin hayali olan, bu milletin hayali olan Ayasofya'nın ibadete açılmasından mutlu oluyorsa, AK Parti'li mi olmuş oluyor?Karşı tarafta aslında burada sorgulanması gereken, yani 'Medya AK Parti'nin elinde' demek yerine, bence şunu söylemek gerekiyor; 'Türkiye'de bir kısım medya, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını savunmak yerine Türkiye karşıtı mihrakların, lobilerin içeride lobi faaliyetlerini yürütüyor' demek daha doğru olur bence. Çünkü yaptıkları haberciliğe baktığınızda, kullandıkları dile ve üsluba baktığınızda... Türkiye'nin salgın sürecinde verdiği mücadeleyi baltalamak için hangi haberleri, hangi yayınları yaptıklarına baktığınızda, Türkiye'nin milli meselelerinde hangi pozisyonu aldıklarına baktığınızda bu açık bir şekilde ortaya çıkıyor.''Milli muhalefet'Ünal, bir ülkede muhalefetin olması gerektiğinin altını çizerek, 'Fakat muhalefet olmak, milli meselelerde milli muhalefet olmayı gerektirir. Milli muhalefet nedir? Milli muhalefet, siyasette rakibiniz ama ulusal çıkarlarda müttefikiniz olan birlik ve beraberliğin oluşturulmasıdır.' diye konuştu.AK Parti Gençlik Kolları Başkanlığının hazırlamış olduğu 'Sen kimsin?' başlıklı videonun sorulması üzerine Mahir Ünal, 'Son derece heyecanla, amatör bir ruhla, amatör bir heyecanla hazırlanmış ve sosyal medyada kullanılan binlerce videodan bir tanesi olarak gençlerin amatör bir ruhla ve heyecanla hazırladıkları bir video üzerinden birileri maalesef hiç de hoş olmayan çirkin bir dille üslup kullandılar, bunu da doğru bulmuyorum.' değerlendirmesinde bulundu.'Kurallara son derece dikkat ediyoruz'Ünal, AK Parti 7'nci Olağan Kongre sürecine ilişkin soru üzerine ise 'Kongrelerimiz maske, mesafe ve hijyen kuralına dikkat ederek ve sadece delegelerin katılımı sağlanarak devam ediyor. Biz kurallara son derece dikkat ediyoruz.' şeklinde konuştu.İl kongrelerinin Şırnak'tan başladığını hatırlatan Ünal, hafta sonu Malatya ve Kayseri kongrelerinin düzenleneceğini bildirdi.Mahir Ünal, aralık ayında partisinin il kongrelerinin bitirilmesinin planlandığını belirterek, 'İl kongrelerinin bitiminden sonra hızlıca Büyük Kongre'nin hazırlıkları başlayacak.' ifadesini kullandı.
Aşı Bilimi Derneği Başkanı Gürüz: "Kovid-19 Aşısının Martta Hazır Olacağına İnanıyorum"
İZMİR (AA) - Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Aşı Bilimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Yüksel Gürüz, dünya genelinde çalışmaları devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının en geç mart ayı sonunda hazır olacağına inandığını söyledi.Karabağlar Belediyesinde meclis üyeleri ve belediye personellerine Kovid-19 salgını ve devam eden aşı çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Gürüz, Türkiye'de 8 üniversite ve bir merkezin aşı çalışmalarına devam ettiğini, henüz klinik çalışması tamamlanan aşı çalışmasının bulunmadığını kaydetti.Gürüz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal'ın Türkiye'nin Kovid-19 aşısını yapması için çalışan bilim dünyasına büyük bütçe desteğinde bulunduğunu ifade etti. Ege Üniversitesi bünyesinde aşı geliştirme çalışmasında görev aldığını hatırlatan Gürüz, 'Biz DNA aşısı üzerinde çalışıyoruz. Hayvan deneyleri tamamlanmak üzere. Biz DNA aşısı yaptığımız için biraz daha meşakkatli ve zaman alıcı bir aşı oluyor. Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak'ın da yakın ilgisiyle aşı çalışmamız başarıyla devam ediyor. Dünya genelinde en erken aşı çalışmalarının mart ayı sonunda sonuç vermesini bekliyorum. Türkiye'de ise mayıs ayı sonu itibarıyla üniversitelerin ve merkezlerin yaptığı aşılarda sonuç vereceğini tahmin ediyorum.' dedi. Gürüz, grip aşısının Kovid-19'a karşı korumadığını sadece grip aşısıyla influenza virüslerine karşı korunulacağını sözlerine ekledi.
Sudan'da Hayat Pahalılığı, Ekmek Ve Yakıt Krizi Protesto Edildi
HARTUM (AA) - Sudan’ın başkenti Hartum’da yüzlerce kişi, hayat pahalılığı, ekonomik kriz, ekmek ve benzin sıkıntısı nedeniyle geçici hükümeti protesto etti.Başkentin çeşitli noktalarındaki hükümet karşıtı eylemlere polisin göz yaşartıcı gazla müdahalesi sonucu çok sayıda gösterici zor anlar yaşadı.Aralık devriminin gidişatının düzeltilmesini talep eden ve ağır ekonomik kriz gerekçesiyle hükümeti eleştiren göstericiler, “Un nerede', 'Yakıt nerede', 'Ey Hamduk (Başbakan Abdullah Hamduk) sana geliyoruz“ şeklinde slogan attı.Ordu ve polis güçleri başkentte Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Başbakanlık binasına ilaveten ordunun merkez karargahı yakınlarında geniş güvenlik önlemleri aldı. Cumhurbaşkanlığına çıkan caddelerde taş ve çöp konteynerleri ile barikatlar kuran göstericiler araç lastikleri yaktı. Eylemcilerin Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresine yaklaşması üzerine güvenlik güçleri, havaya ateş açtı. Atılan gaz ve ses bombalarından bazı göstericiler yaralandı.Polisle göstericiler arasında yer yer kovalamaca yaşandı.Hükümet karşıtı protestolar başkentin farklı noktalarında sürüyor.Sudan’da eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'in 30 yıllık iktidarını sona erdiren protestolara liderlik eden Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri ittifakının en önemli bileşenlerinden Meslek Odaları Birliği (SPA) ve gençlerin oluşturduğu Direniş Komiteleri geçici hükümet karşıtı gösteri çağrısında bulunmuştu.Sudan ekonomisi, son dönemde yüksek enflasyon ve devalüasyon gibi nedenlerden dolayı zor bir dönemden geçiyor.Sudan, uzun zamandır hayat pahalılığı, akar yakıt ve ekmek sıkıntısının yanı sıra günde ortalama 6-7 saat süren elektrik kesintilerinin protesto edildiği gösterilere sahne oluyor.Sudan'da 19 Aralık 2018'de hayat pahalılığı nedeniyle başlayan gösterilerin ülke genelinde rejim karşıtlığına dönüşmesi üzerine, ordunun 11 Nisan 2019'daki müdahalesiyle 30 yıllık Ömer el-Beşir dönemi sona ermişti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın'dan "Karabağ" Paylaşımı:
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın 'Karabağ'da diplomatik çözüm yok' şeklindeki açıklamasının Ermenistan'ın niyetini ortaya koyduğunu ifade etti. Kalın, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, 'Paşinyan'ın, 'Karabağ'da diplomatik çözüm yok' şeklindeki açıklaması, Ermenistan'ın niyetini ortaya koymaktadır. Kimin savaş istediği bellidir. Bu, Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın haklılığını teyit etmiştir; Güney Kafkasya'ya barış ve istikrar ancak Karabağ işgalden kurtulunca gelecektir.' değerlendirmesinde bulundu.
Hakkari'de PKK'lı Teröristlere Ait Patlayıcı Ve Mühimmat Ele Geçirildi
HAKKARİ (AA) - Hakkari'nin Derecik ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda tespit edilen mağarada patlayıcı ve mühimmat ele geçirildi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı görevlilerince bölücü terör örgütü PKK/KCK'nın faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik çalışmalar sürüyor.Bu kapsamda dün Derecik ilçesi Ortaklar köyü Örencik mezrasında mağara tespit edildi. Yapılan aramada elektrikli fünye ve el yapımı patlayıcı ile güçlendirilmiş 155 milimetrelik top mühimmatı, el yapımı patlayıcı için hazırlanan oksijen tüpü, 8'li 3 pil bloku, patlayıcı yapımında kullanılan 50 metre elektrik kablosu, AK-47 kalaşnikof piyade tüfeği, bu silaha ait 7,62 milimetre çapında 523 fişek, G-3 piyade tüfeği, bu silaha ait şarjör ve 7,62 milimetre çapında 30 fişek, 7,62 milimetre çapında 50 biksi fişeği, 5'er litrelik bidonlarda 8 kilogram toz TNT, 5 kilogram amonyum nitrat, 2 aydınlatma mayını, savunma tipi el bombası, yelek, uyku tulumu ve tütünlük ele geçirildi. Bölgede operasyonlar devam ediyor.
Azerbaycan'ın Bm Büyükelçisi Sadikov: Ermenistan'ın Gence'de Sivillere Saldırısı Savaş Suçu
CENEVRE (AA) - Azerbaycan'ın Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Vakif Sadikov, Ermenistan güçlerinin Gence'deki sivillere yönelik saldırılarının Cenevre Sözleşmesi'nin ihlali ve savaş suçu olduğunu bildirdi.Büyükelçi Sadikov, 'Dağlık Karabağ' konusuna ilişkin BM Cenevre Ofisine Akredite Basın Mensupları Birliği'nin (ACANU) düzenlediği basın toplantısında konuştu.Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu eş başkanlarının 30 yıldır 'Dağlık Karabağ' sorununun çözümüne yönelik somut bir adım atmadığını belirten Sadikov, 30 yıl daha beklemeye tahammüllerinin olmadığını vurguladı.Sadikov, Ermenistan ordusunun sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine 27 Eylül'de karşı saldırı başlattıklarını anımsatarak, ateşkes için tek şartlarının Ermenistan'ın bölgeden 'ön koşulsuz' çekilmesi olduğunu ifade etti.Ermenistan'ın son 3 haftadır ayrım gözetmeksizin sivillere ve sivil unsurlara füze ve topçu ateşiyle saldırdığını aktaran Sadikov, 'Bugün itibarıyla 63 sivil yaşamını yitirdi, 292'si de yaralandı. Yaklaşık 2 bin ev ve apartman dairesi harap edildi veya zarar gördü.' dedi.Sadikov, uluslararası toplumu Ermenistan'ın sivil saldırılarına karşı tepki göstermeye davet etti.Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilme kararını açıklaması durumunda Azerbaycan olarak askeri faaliyetleri askıya alacaklarını belirten Sadikov, 'Bu durumda Ermenistan'ın çekilme sürecini takip edeceğiz. Gerçekçi olalım, bunun için 30 yıl daha beklemeyeceğiz. Haftalar hatta günler içinde çekilmeleri gerekiyor.' diye konuştu.'Gence'de sivillere yapılan saldırılar elbette savaş suçu' AA muhabirinin, Ermenistan'ın Gence'ye 17 Ekim'de füzelerle düzenlediği, 13 sivilin yaşamını yitirdiği ve 50'nin üzerinde sivilin yaralandığı saldırıya ilişkin sorusu üzerine Sadikov, 'Azerbaycan'ın herhangi bir şehrinde sivillere yönelik saldırılar Cenevre Sözleşmesi ve diğer ilgili uluslararası anlaşmaların ihlali anlamına gelir.' dedi.Sadikov, Ermenistan'ın, 'Gence'ye yapılan saldırıyı uluslararası toplumun desteğini almak için Azerbaycan'ın yaptığı' iddialarına ise sert tepki gösterdi.Ermenistan güçlerinin 1992'de gerçekleştirdiği Hocalı Katliamı için de bu ülkenin aynı gülünç iddiayı ortaya attığını anımsatan Sadikov, Gence'deki sivillere yönelik saldırılar için, 'Elbette savaş suçu.' ifadesini kullandı. 'Dağlık Karabağ'ın işgalden kurtarıldıktan sonra Gence'de sivillere yapılan saldırıyı Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşıyacaklarını anlatan Sadikov, 'Azerbaycan Başsavcılığı bu tür hadiselerin tamamını belgeliyor. Savcılık, harekat sona erdikten sonra elindeki mevcut olan yüzlerce belgeyi işleme koyacak.' şeklinde konuştu.Azerbaycan, 27 Eylül'de operasyon başlatmıştıAzerbaycan ordusu, Ermenistan ordusunun sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine 27 Eylül'de karşı saldırı başlatmıştı.Mevzilerini kaybeden Ermenistan ordusu, Azerbaycan'ın sivil yerleşim birimlerine top ve füzelerle saldırısını sürdürmüştü.Ermenistan ve Azerbaycan, Moskova'da yapılan görüşmelerde, 10 Ekim saat 12.00'den itibaren geçerli olmak üzere Dağlık Karabağ'daki cenazelerin ve esirlerin değişimini öngören insani amaçlı 'ateşkes' kararı almıştı.Ermenistan ordusunun, ateşkesin üzerinden 24 saat geçmeden Azerbaycan'ın Gence kentine füzelerle saldırması sonucu 10 kişi ölmüş, 35 kişi yaralanmıştı.15 Ekim'de de Terter kentinde defin töreni için mezarlığa giden sivillere yönelik saldırıda, 4 kişi hayatını kaybetmiş, 4 kişi yaralanmıştı.Gence'ye 17 Ekim'de füzelerle bir saldırı daha düzenlenmiş, 13 sivil yaşamını yitirmiş, 50'nin üzerinde sivil yaralı olarak enkaz altından çıkartılmıştı.
Fransa'da Filistin Yanlısı Kuruluşun Kapatılmasına İlişkin Karar Onaylandı
PARİS (AA) - Fransa'da Filistin yanlısı Şeyh Yassine Kolektifinin kapatılmasına yönelik karar onaylandı.Hükümet Sözcüsü Gabriel Attal, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Toplantıda Filistin için çalışmalar yürüten kolektifin kapatılmasına yönelik kararın onaylandığını ifade eden Attal, Paris'in banliyölerinden Pantin'deki caminin bu hafta ve başka derneklerin de gelecek haftalarda kapatılacağını belirtti. Attal, radikalleştikleri gerekçesiyle çok sayıda yabancının da sınır dışı edileceğini söyledi. Diğer yandan, Fransız basınında yer alan haberlere göre, insani yardım derneği Barakacity'nin kurucusu Idriss Sihamedi, sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle yeniden gözaltına alındı. Sihamedi, sosyal medyada İslam karşıtlığıyla bilinen köşe yazarı Zohra Bitan ile eski Charlie Hebdo çalışanı gazeteci Zineb El Rhazoui hakkında 'İslam dinini ve Müslümanları hedef almaları için dışarıdan fonlandıkları ve yardım aldıkları' açıklamasında bulunmuş ve geçen hafta gözaltına alınmıştı. Macron, dün yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulu toplantısında Filistin için çalışmalar yapan kollektifin kapatılması için karar alınacağını belirtmişti. Söz konusu kolektifin kurucusu Abdelhakim Sefrioui, bir öğretmenin başı kesilerek öldürülmüş halde bulunmasıyla ilgili gözaltına alınmıştı. Sefrioui, bir videodaki konuşmasında öğretmenin derste Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatür göstermesine tepkide bulunmuş ve öğretmenin öldürülmeden önce görevden alınmasını talep etmişti.Müslüman derneklere yönelik baskılar artıyor Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde 16 Ekim'de bir öğretmen başı kesilerek öldürülmüştü.Fransız yetkililer, öğretmenin katil zanlısının cesedin yakınlarında elinde bıçakla görüldüğünü ve kaçtıktan sonra polis tarafından vurularak öldürüldüğünü açıklamıştı.Ortaokulda görevli tarih öğretmeninin öldürülmeden birkaç gün önce Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatür gösterdiği ve velilerin buna tepkide bulunduğu kaydedilmişti. Bunun üzerine ülkedeki Müslüman dernek ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar ve baskınlar arttı.İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, 19 Ekim'de yaptığı açıklamada, Fransa İslamofobi ile Mücadele Kolektifi (CCIF) ile Barakacity dahil birçok dernek ve sivil toplum kuruluşunun ve bir caminin kapatılacağını duyurmuştu.
Can Dündar'ın Mal Varlıklarına El Koyma Kararına İtiraz Reddedildi
İSTANBUL (AA) - MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada mahkeme, firari sanık eski Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın, kendisine tanınan 15 günlük sürede teslim olmaması nedeniyle mal varlıklarına el konulmasına dair karara yapılan itirazı reddetti.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada firari konumda olan sanık Dündar'ın mal varlığına el konulması kararına, Dündar'ın avukatı tarafından itiraz edildi.Yasa gereği bir üst mahkeme olan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen itiraz, mahkeme heyeti tarafından değerlendirildi.İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını usul ve yasaya uygun bularak avukatın itirazının reddine hükmetti.Dava dosyası kararla birlikte yeniden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.Dava süreciİstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Ekim'de yapılan ara duruşmada, yurt dışında olan ve hakkında kırmızı bülten ile iade talebi bulunan sanık Can Dündar'la ilgili, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 247/2-a maddesi gereğince, '15 gün içerisinde mahkemeye veya Türkiye sınırlarındaki herhangi bir adliye veya kolluk kuvvetine gelmediği, teslim olmadığı takdirde 'kaçak' olduğuna dair karar verileceği, 'gazete vasıtasıyla ve ikametinin kapısına asılmak suretiyle ilan yapılmasına' karar verildiği hatırlatılmıştı.Söz konusu karar uyarınca mahkemece ilan metni düzenlenerek gazetede yayımlanmak üzere Basın İlan Kurumu'na yazılan yazı ile sanığın ikametinin kapısına asılmak üzere Çengelköy Mahalle Muhtarlığına yazılan yazıların cevaplarının geldiği belirtilmişti.İlanın 19 Eylül'de Milliyet gazetesinde yayımlandığı, ilan metninin de 21 Eylül'de sanığın Mernis'te kayıtlı ikametinin kapısına yapıştırıldığı ve bu tarihlerden itibaren 15 günlük sürenin dolduğunun anlaşıldığı kaydedilmişti. KararBuna ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, usulüne uygun yapılan ilana rağmen mahkemeye veya Türkiye sınırlarındaki herhangi bir adliye veya kolluk kuvvetine gelip teslim olmayan sanık Can Dündar'ın, 'kaçak' sayılmasına yönelik hüküm kurmuştu. Kaçak olan sanığa ait menkul ve gayrimenkullere CMK 247. ve 248. maddeleri uyarınca orantılı olarak el konulmasına da karar veren heyet, böylece sanığa ait olduğu tespit edilen Ankara'nın Çankaya ilçesi Kültür Mahallesi'ndeki bağımsız bölüm, Dikmen Mahallesi'ndeki bağımsız bölüm, Muğla'nın bodrum ilçesindeki ana taşınmaz ve Üsküdar Çengelköy Mahallesi'ndeki ana taşınmazlara CMK'nın 128. maddesi uyarınca el konulmasına hükmetmişti.TMSF kayyum olarak atandı Sanığın banka hesaplarının tespiti için Türkiye Bankalar Birliği'ne müzekkere yazılmasını karara bağlayan heyet, gelen cevaba göre tespit edilen vadeli-vadesiz hesaplarına el koyma kararının uygulanması için ilgili bankalara da yazı yazılmasına karar vermişti.Heyet, sanığa ait el konulmasına karar verilen taşınmazların sayısı, hak ve alacakların miktarı dikkate alınarak söz konusu malların yönetimi amacıyla TMSF'nin kayyum olarak atanmasını kararlaştırmıştı. Davanın geçmişiİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve eski Ankara Temsilcisi Erdem Gül, 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek ve açıklamak' ile ''silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçlarından tutuklanmıştı.Başsavcılıkça hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonunda Dündar ve Gül hakkındaki kararını, 6 Mayıs 2016'da açıklamış, 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak' suçundan Dündar'ı 5 yıl 10 ay, Gül'ü ise 5 yıl hapisle cezalandırmıştı.Dündar ve Gül hakkında, 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs' suçundan beraat hükmü kuran heyet, 'silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçundan dosyayı ayırmıştı.Yargılanma sürecinde Başsavcılık, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında başlattığı soruşturma kapsamında iddianame hazırlamıştı.Sanık Berberoğlu'na açılan davanın 21 Eylül 2016 tarihli ilk duruşmasında, dosyanın aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle Dündar ve Gül'ün yargılandığı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmişti. Berberoğlu, 14 Haziran 2017'deki duruşmada 25 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve tutuklanmıştı. Bu arada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Berberoğlu'na verilen 25 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün bozulmasına karar vermişti. 2. Ceza Dairesi, 13 Şubat 2018 tarihli duruşmada, yeniden yargılamasını yaptığı Enis Berberoğlu'na 5 yıl 10 ay hapis cezası verilmesine hükmetmişti.Mahkeme heyeti ayrıca, 'silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme' suçundan ise Berberoğlu, Can Dündar ve Erdem Gül'ün dosyalarını ayırmıştı. Yurt dışına gittiği belirlenen ve duruşmalara katılmayan Can Dündar hakkında 2 Nisan 2018'de gıyabi tutuklama kararı ve kırmızı bülten çıkarılmasına karar verilmişti.Dündar ve Gül'ün, 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama' suçlarından verilen hapis cezası kararlarının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yargılanmalarına yeniden başlanmıştı.Bu kapsamda 7 Mayıs 2018'deki duruşmada mahkeme, Erdem Gül'ün yargılandığı dava dosyasının ayrılmasına hükmetmiş ve Erdem Gül daha sonra beraat etmişti.Ayrılma kararları sonrasında Can Dündar'ın bu mahkemede yargılanmasına devam ediliyor.
Tunus'ta Yoğun Bakım Yatakları Yüzde 80 Korona Hastalarıyla Dolu
TUNUS (AA) - Tunus'ta devlet hastanelerindeki yoğun bakım yataklarının yüzde 80'inin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastalarıyla dolu olduğu bildirildi. Tunus Sağlık Bakanı Fevzi Mehdi, koronavirüs salgınındaki son duruma ilişkin düzenlediği basın toplantısında, 'Virüs çok hızlı yayılıyor. Kritik bir noktadayız.' ifadelerini kullandı. Devlet hastanelerindeki 181 yoğun bakım yatağından 145'inin koronavirüs hastaları tarafından kullanıldığını paylaşan Mehdi, yoğun bakım yataklarının yaklaşık yüzde 80'inin dolu olduğunu vurguladı. Mehdi, ülkedeki bazı merkezi eyaletlerde akşam saatlerinde virüsün yayılmasını önlemek adına sokağa çıkma kısıtlamasının uygulandığını aktardı. Tunus Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı rakamlara göre, ülkedeki koronavirüs kaynaklı ölü sayısının 711'e, vakaların 44 bin 450'ye yükseldiği kaydedildi.Tunus'ta şu anda başta başkent Tunus ve çevresindeki idari merkezler olmak üzere 7 ayrı vilayette koronavirüs kısıtlamaları çerçevesinde sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Tunus Başbakanlığı, bu hafta başında ülkedeki valilere gerekli görmeleri durumunda vilayetlerinde sokağa çıkma yasağı kısıtlaması getirme yetkisi vermişti.
Balıkesir'de Apartmana Giren Yılan İtfaiye Tarafından Çıkarıldı
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Edremit ilçesinde bir apartmana giren yılan itfaiye ekiplerince bulunduğu yerden çıkarıldı.Alınan bilgiye göre, Hamidiye Mahallesi'ndeki bir apartmanın su sayaçlarının bulunduğu kabine yılan girdiğini gören vatandaşlar durumu itfaiyeye bildirdi.Apartmana gelen itfaiye ekipleri, yılanı bulunduğu yerden aldı.Bölgeden uzaklaştırılan yılan güvenli bir alana bırakıldı.
Balıkesir'de 9 Yaşındaki Lösemi Hastası Deren İçin Başlatılan Kampanyaya Yoğun İlgi
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Bandırma ilçesinde kök hücre tedavisi olmak isteyen 9 yaşındaki lösemi hastası Deren Perihan Sevinç için başlatılan kampanya yoğun ilgi gördü.Bandırma Nikah Salonu önündeki Kızılay aracında düzenlenen etkinliğe Bandırma Belediye Başkanı Tolga Tosun, Royal Hastanesi Bandırmaspor Kulübü sporcuları ve vatandaşlar katıldı. Baba Semih Sevinç, yaptığı açıklamada, kök hücrenin herhangi bir eczaneden bulunabilecek bir ilaç olmadığını belirterek, vatandaşlardan üç tüp kan vererek kendileri gibi bu hastalıkla mücadele eden ailelere destek olmalarını istedi. Sevinç, yaşadıkları sıkıntıları kelimelerle anlatamayacağını ifade ederek, 'Bu tür hastalıklarda insanlara ihtiyacımız var. Vatandaşlarımız 3 tüp kan vererek bize ve kök hücre nakli olmayı bekleyen bir çocuğa da yardımcı olabilirler. Bizim ve kök hücre nakli bekleyen hastaların kök hücre naklinden başka tedavi şansımız yok.' diye konuştu.Deren Perihan Sevinç için başlatılan kampanya iki gün daha devam edecek.
Yeniden Yargılanan 15 Temmuz Sanığı Eski Albay Özkan'a 15 Yıl Hapis Cezası
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep Bölge Adliyesi 4'üncü Ceza Dairesince, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi nedeniyle hakkında verilen müebbet hapis cezası bozulan ve yeniden yargılanan dönemin Diyarbakır Bölge Jandarma Komutanlığı Kurmay Başkanı eski albay Şamil Türk Özkan'a 15 yıl hapis cezası verildi.4'üncü Ceza Dairesinde görülen duruşmaya, sanık Özkan tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi'nden (SEGBİS) bağlandı.Özkan hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, darbe girişiminin karşısında durduğunu, herhangi bir terör örgütüyle de bağlantısının bulunmadığını öne sürdü.Savcı ise önceki celse verdiği mütalaasını tekrar ettiğini belirterek, sanığın cezalandırılmasını talep etti.Mahkeme heyeti, sanık Şamil Türk Özkan'a 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım etmekten' 15 yıl hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına hükmetti.