Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, Afyonkarahisar'da Ziyaretlerde Bulundu:
AFYONKARAHİSAR (AA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Afyonkarahisar'da bazı ziyaretlerde bulundu.Karaismailoğlu, kentte yapılması planlanan hızlı tren istasyonunun yerini ve Afray Banlıyö hattını inceledi. Daha sonra Şuhut ilçesinde gerçekleştirdiği şantiye ziyareti sonrası açıklamada bulunan Karaismailoğlu, 18 yıldır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkenin her bir noktasında çok büyük bir atılım hamlesinin olduğunu söyledi.Bunun artarak devam ettiğini belirten Karaismailoğlu, şöyle konuştu:'Ülke genelinde 6 bin kilometre olan bölünmüş yolu nasıl 28 binlere çıkardıysak, yine Afyonkarahisar genelinde de 2003 yılında 54 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 575 kilometreye nasıl çıkardıysak, diğer projeleri de bir bir bitirip vatandaşın hizmetine sunacağız. Demiryolu bakımından Afyonkarahisar'da çok önemli gelişmeler olacak. Gerek şehir içindeki raylı sistem hatlarıyla ilgili çalışmalar, gerek ülke ve dünyanın en büyük projelerinden biri olan Ankara-İzmir hızlı tren hattıyla ilgili de çalışmalarımız devam ediyor.'Kara ve demir yollarında gerçekleştirdikleri atılımların üzerine katarak daha büyük atılımlar yapacaklarının altını çizen Karaismailoğlu, 'Bütün derdimiz vatandaşın memnun olması. Vatandaşın yaşam koşullarının, standartlarının yükseltilmesi.' dedi. 'Ülkemizin pek çok noktasında köprü restorasyonlarıyla uğraşıyoruz'Daha sonra Bolvadin ilçesindeki Kırkgöz Köprüsü'nde incelemelerde bulunan Karaismailoğlu, köprünün uzunluğundan bahsederek, önceki yıllarda da Karayolları Genel Müdürlüğü'nce restore edildiğini anımsattı. Bakan Karaismailoğlu, şöyle devam etti:'İnşallah bunun devamında başka köprüler varmış. Onunla ilgili de bir çalışma yapacağız. Yine bölge kurullarıyla ilgili görüşmeler yapıp, inşallah burayı turizme kazandırmak gerekiyor. Ülkemizin değeri aslında bunlar. Köprüler bizim tarihimizde çok önemli yere sahip. Biz de Kara Yolları Genel Müdürlüğü olarak bunlara sahip çıkıyoruz. Ülkemizin pek çok noktasında böyle köprü restorasyonlarıyla uğraşıyoruz. İnşallah böyle tarihleri, böyle köprüleri, sanat yapılarını gün yüzüne çıkarıp vatandaşla buluşturma amacındayız. Bu da çok güzel bir örnek.'
İnebolu Belediye Başkanı Özay'ın Kovid-19 Testi Pozitif Çıktı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun İnebolu Belediye Başkanı Mustafa Huner Özay, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testinin pozitif çıktığını duyurdu. Özay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Yaptırmış olduğum Kovid-19 testimin sonucu pozitif çıkmıştır. Genel sağlık durumum iyidir. Tedavi sürecim evden devam edecek, en kısa sürede görüşmek dileğiyle dualarınızı bekliyorum. Allah'a emanet olun.' ifadelerine yer verdi.
Enis Berberoğlu'nun Avukatları Anayasa Mahkemesine Yeniden Başvuru Yaptı
ANKARA (AA) - Eski CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun avukatları, Anayasa Mahkemesinin (AYM) verdiği kararı yerel mahkemenin uygulamamasının hak ihlaline neden olduğu gerekçesiyle AYM'ye yeniden başvuru yaptı. Berberoğlu'nun avukatları Murat Ergün ve Yiğit Acar, 'kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı', 'hak arama hürriyeti', 'siyasi faaliyette bulunma ve halk oylamasına katılma' ve 'mahkemeye erişim' haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine yeniden başvuruda bulundu. Başvuru sonrası açıklamalarda bulunan avukat Murat Ergün, Enis Berberoğlu'nun Anayasa'dan ve Uluslarası Sözleşmelerden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğini savundu. İstanbul 14'üncü ve 15'inci Ağır Ceza Mahkemelerinden çıkacak kararları beklediklerini ve bu süre zarfında herhangi bir açıklama yapmadıklarını aktaran Ergün, şöyle konuştu:'Maalesef her iki mahkeme de 'hangimiz daha çok hukuka aykırı karar verebiliriz' noktasında yarıştılar ve ipi birlikte göğüslediler. Biz bugün 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi kararından önce sadece Enis Berberoğlu için bu mücadeleyi veriyorken, şimdi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın uygulanabilir olması açısından, normlar hiyerarşisinde en üstte bulunan Anayasa'nın bütün kurumlarca değer verilen ve uygulanabilen bir noktaya gelmesi açısından, bütün ülkenin çıkarları noktasında bu başvuruyu yaptık.'İvedilikle başvuru talebinde bulunduklarını anlatan Murat Ergün, geçen her günün hatta her saatin, milletvekili olarak Meclis'te yasama görevinde olması gereken kişi ile o kişiyi seçenlerin yani milli iradenin gasbı anlamına geldiğini iddia etti. Ergün, şunları kaydetti:'Bütün hukuk devletlerinde, hukukun üstünlüğüne değer veren devletlerde, milleti ve devleti bir arada tutan harç Anayasadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Türkiye Cumhuriyeti fertlerini bir arada tutan harçtır. Yerel mahkemeler tarafından verilen kararlar, bu harca konulmuş dinamitlerdir. Çünkü eğer Anayasamız yoksa biz bir arada huzur içinde birlikte uyumla yaşayan bir millet ve çalışan bir devlet olmaktan çıkacağız. Bugün yapılmak istenen o olmasa bile sonuç itibarıyla yapılan budur.''AYM kararları hepimizi bağlar'Avukatlarla başvuru yapmaya gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, yaptığı açıklamada, bütün mücadeleyi Türkiye Cumhuriyeti devletinin anayasal bir hukuk devleti olması için verdiklerini, ancak birilerinin Türkiye Cumhuriyeti devletinin 'şeklen Anayasalı' bir devlet olmasını istediğini, otoriter, keyfi bir sistem istediğini iddia etti.Berberoğlu'nun çok önemli hak ve özgürlüklerinin elinden aldığını, Anayasa Mahkemesince çok ağır hak ihlallerinin tespit edildiğini savunan Erkek, şunları kaydetti:'Anayasa Mahkemesi kararları herkesi bağlar, hepimizi... Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığını da yürütmenin başı Sayın Cumhurbaşkanını da mahkemeleri de idareyi de herkesi bağlar. Anayasa Mahkemesi kararını kişisel gerekçelerle, kişisel yorumlarla eleştirebilirsiniz ama 'Ben uymuyorum, beni bağlamıyor' diyemezsiniz. Bugün yaşadığımız sorun, çok önemli bir sorun. Bütün Türkiye'nin sorunu, 83 milyonun sorunu, bir hukuk devleti sorunu. Anayasa Mahkemesi kararı mutlaka ve mutlaka uygulanmak zorunda, aksi, Anayasa'yı askıya almaktır ve bugün maalesef Anayasa askıda. Hukuk devletinin temeline dinamit koymaya hiç kimsenin hakkı yoktur.'Anayasa'nın devletin işleyişini belirlediğini, hak ve özgürlüklerin güvencesi olduğunu, Anayasa'yı koruyan organın da Anayasa Mahkemesi olduğunu aktaran Muharrem Erkek, 'Anayasa Mahkemesi kararı bugün uygulanmayarak devletin sigortasını attırdılar. Burada en büyük görev yargıya ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, yasama ve yargı organlarına düşüyor. Çünkü maalesef bugün yasama da yargı da dördüncü güç olan basın da yürütmenin ağır tahakkümü, vesayeti altında. Bütün mücadelemiz bu.' diye konuştu.
Tokat, Kastamonu, Sinop Ve Amasya'da Kovid-19 Denetimleri
TOKAT (AA) - Tokat, Kastamonu, Sinop ve Amasya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadele kapsamında denetim gerçekleştirildi.Tokat Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Kovid-19 salgını ile mücadele kapsamında yaptıkları denetimde 6 bin 48 kişiyi uyardı. Karantina kurallarını ihlal ettiği tespit edilen 1 kişiye ise 3 bin 180 lira para cezası kesildi.Ekipler tarafından sosyal mesafe kurallarını ihlal ettiği belirlenen 11 kişiye 9 bin 900 lira, maske takmadığı tespit edilen 9 kişiye 8 bin 100 lira idari para cezası uygulandı.Yeşilyurt Kaymakamı Halil İbrahim Yeşilyurt, Belediye Başkanı Muhsin Yılmaz ile ilçe esnafları ile pazar esnafını denetledi.İlçedeki esnafları tek tek dolaşan Kaymakam Yeşilyurt, vatandaşlardan maske, mesafe ve hijyen konusunda duyarlı olmalarını istedi.Sinop Sinop'ta Kovid-19 tedbirleri kapsamında düğün ve nikah salonları ile eğlence mekanlarına yönelik denetim yapıldı. Emniyet ve sağlık müdürlüklerince oluşturulan ekipler tarafından yapılan denetimlerde işletme sahipleri ve vatandaşlara maske, mesafe ve hijyen konularında uyarılarda bulunuldu. Uyarılara rağmen kurallara uymayan işletmelere cezai işlem uygulandı. Kastamonu Kastamonu merkez ve ilçelerde polis, jandarma ve zabıta ekiplerince organize sanayi bölgesi başta olmak üzere çok sayıda işçi çalıştıran fabrikalar ile personel servislerinde denetim yapıldı.Denetimlerde sosyal mesafe, maske ve hijyen tedbirlerine uyulması konusunda uyarılarda bulunuldu.AmasyaAmasya Valisi Mustafa Masatlı, koronavirüsle mücadele kapsamında, İstasyon Kapalı Halk Pazarı'nda denetimlerde bulundu.Havaların soğumasıyla birlikte koronavirüs ile birlikte grip ve benzeri virüslerin de riski artırdığını belirten Masatlı, tedbirlerin önemini hatırlatarak 'maske-mesafe-hijyen' kuralının diğer hastalıklara karşı da koruma sağladığını belirtti.Pazar yerini denetleyerek hem alınan tedbirleri görmeye hem de tavsiyelerde bulunmaya çalıştıklarını belirten Masatlı, 'Bu salgını hep beraber toplumsal diyalogla, toplumsal mutabakatla inşallah defedeceğiz ve özlediğimiz sağlıklı günlere hep beraber kavuşacağız. İlimizle ilgili gerek 65 yaş üstü vatandaşlarımız gerek gençlerimiz için gerekse de vatandaşlarımızın yoğun bulunduğu yerlerle ilgili tedbirlerimiz var.' diye konuştu.
Duygu Delen'in Ölümüne İlişkin İddianame Mahkemeye Gönderildi
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te 17 yaşındaki Duygu Delen'in ölümüyle ilgili tutuklanan şüpheli hakkında, 'çocuğun kasten öldürülmesi' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı', 'hakaret' ve 'konutta yağma' suçlarından da çeşitli oranlarda ceza istemiyle hazırlanan iddianame mahkemeye gönderildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca, 13 Ağustos'da 5 katlı apartmanın 4'üncü katından düşerek yaşamını yitiren Duygu Delen'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı.Sanık Mehmet K. hakkında hazırlanan iddianamede, 'çocuğu kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.İddianamede ayrıca, 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı', 'hakaret' ve 'konutta yağma' suçlarından da çeşitli oranlarda hapis cezaları talep edildi. İddianame 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Mahkeme heyetinin incelenmesi sonrasında iddianame kabul edilirse sanık hakkında dava açılacak.Öte yandan, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının sanık Mehmet K. hakkında farklı olaylardan 'trafik güvenliğini tehlikeye sokma', 'silahla tehdit' ve 'uyuşturucu madde kullanma' suçlarından yürüttüğü soruşturmalar da sürüyor.OlayGaziantep'te 13 Ağustos'ta Şehitkamil ilçesi Batıkent Mahallesi'nde 5 katlı apartmanın 4'üncü katından bir kişinin düştüğü ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edilmişti. Yapılan incelemede hayatını kaybeden kişinin 17 yaşındaki Duygu Delen olduğu belirlenmişti.Evdeki Mehmet K. (20), 'kasten öldürme' ve 'çocuğun cinsel istismarı' suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Reklam
Kırklareli'nde Fetö Operasyonunda 1 Kişi Gözaltına Alındı
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik düzenlenen operasyonda 1 şüpheli yakalandı.Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında görevinden ihraç edilen makine mühendisi S.G. hakkında yakalama kararı çıkarıldı.İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinde düzenlenen operasyonda S.G, Vize ilçesine bağlı Sergen köyündeki evinde gözaltına alındı.Şüpheli, Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki sağlık kontrolünün ardından jandarma komutanlığına götürüldü.
Balıkesir'de 3 Mahalle Karantinaya Alındı
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Altıeylül ilçesindeki üç mahallede, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında karantina uygulaması başlatıldı. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Yakupköy, Aslıhantepecik, ve Paşaköy mahallelerindeki bazı kişilerin Kovid-19 testlerinin pozitif çıktığı belirtildi.Çok sayıda temaslı kişinin de bulunduğu mahallelerde, hastalığın yayılımını önlemek amacıyla alınan karantina kararının bugünden itibaren geçerli olacağı bildirildi.Yakupköy, Aslıhantepecik, ve Paşaköy'de, 14 gün süresince halkın ihtiyaçlarının Vefa Sosyal Destek Grupları tarafından karşılanacağı kaydedildi.
Reklam
Son Bir Haftada 59 İldeki Narkotik Operasyonlarında 4 Bin 259 Kişi Gözaltına Alındı
ANKARA (AA) - Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) narkotik suçlarla mücadele birimleri tarafından son 1 haftada 59 ilde düzenlenen operasyonlarda 299 kilogram eroin, 222 kilogram kokain, 438 kilogram esrar ve 85 bin uyuşturucu hap ele geçirilirken 4 bin 259 şüpheli gözaltına alındı.EGM'nin Twitter hesabından son 7 gün içerisinde narkotik birimlerince gerçekleştirilen 'sokak' operasyonlarına ilişkin bilgi verildi.'Uyuşturucuyla mücadelede kararlıyız' başlığıyla yapılan paylaşımda, 59 ilde düzenlenen operasyonlarda 299 kilogram eroin, 222 kilogram kokain, 438 kilogram esrar, 45 kilogram metamfetamin, 11 kilogram afyon sakızı, 49 bin captagon, 15 bin ecstasy ve 21 bin sentetik ecza hapı, 57 tabanca ve tüfek ile 202 bin 100 lira ele geçirildiği bildirildi.Söz konusu operasyonlarda gözaltına alınan 4 bin 259 şüpheli hakkında da adli işlem yapıldığı kaydedildi.
Bakan Koca'dan Salgının İstanbul'daki Son Durumu Ve Alınacak Önlemlere İlişkin Açıklama:
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'İstanbul'da vaka sayıları, Türkiye genelindeki toplam vaka sayılarının yüzde 40'ına ulaşmıştır. Bu tablo ülke ortalamasından en az iki kat endişe vericidir. Risk, mevsim şartları sebebiyle giderek artacaktır.' dedi. Bakan Koca, İstanbul Valiliğinde kentteki salgınla mücadele çalışmalarının ele alındığı, 2 saat 40 dakika süren toplantının ardından açıklama yaptı. Sağlık Bakanı Koca, toplantının bakan yardımcıları, İstanbul Valisi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, kolluk kuvvetlerinin amirleri, başkanvekili, il sağlık müdürü ve İstanbul'un 39 ilçesinin belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleştiğini söyledi.Mücadele ortakları olarak salgının başlangıcından bu yana karşılaştıkları en ciddi sorunlardan biri için bir araya geldiklerini belirten Koca, 'İstanbul, dünyanın en kalabalık kentleri arasında 14. sıradadır. Bu özellik koronavirüs salgınında aynı derecede bir zorluk demektir. Virüsün yayılmasına en elverişli yerlerden biriyiz. Uzun süre gösterdiğimiz başarıyı maalesef sürdüremedik. Gelinen nokta daha kuralcı ve disiplinli olmamızı zorunlu kılmaktadır. İstanbul'da vaka sayıları, Türkiye genelindeki toplam vaka sayılarının yüzde 40'ına ulaşmıştır. Bu tablo ülke ortalamasından en az iki kat endişe vericidir. Risk, mevsim şartları sebebiyle giderek artacaktır.' diye konuştu.Geçen hafta içinde son bir ayın ortalamasına göre 28 ilçede artışın yüzde 50'nin üzerinde olduğunu aktaran Bakan Koca, sözlerine şöyle devam etti: '11 ilçede artış oranı yüzde 50-60, 10 ilçede yüzde 60-70 arasında, 7 ilçede ise artış oranı yüzde 70-80 aralığındadır. Artışın öne çıkan nedenlerinden biri tedbirlerin gevşetilmesi, diğeri ise kış sebebiyle İstanbul'a yoğun dönüşlerdir. İstanbulluların kurallara uyabilmek için baş etmekte en zorlandıkları şey elbette kalabalıktır. Bizlerden çözüm beklediğiniz konuların başında teması kaçınılmaz kılan kalabalık ortamlar olduğunu biliyoruz. Sosyal mesafe kuralının uygulanabilir hale gelmesi, pek çok durumda şartların iyileştirilmesine bağlıdır.' Toplu taşıma, pazar yerleri, alışveriş ortamlar, çeşitli kent alanlarının müdahale bekleyen konular olduğunu aktaran Koca, 'Yaptığımız toplantıda yetkililer ile bu sorunları tek tek ele aldık. Nüfusun büyük kısmını oluşturan riski sabah akşam göğüsleyen, işçi, memur, çalışan kesimin işe aynı saatte gidip aynı saatte dönmesinin mümkün mertebe önlenmesini amaçlıyoruz. Kurallara uymanın mümkün olmadığı toplu taşımada risk devam ettikçe istediğimiz düzeyde başarılı olamayız. Bu sebeple toplantıda, otobüs, metrobüs, metro ve tramvay seferlerine ek seferler konması, saat düzenlemesi yapılması gündeme getirilmiştir. Kamu ve özel sektör çalışma saatlerinin pandemi şartlarına göre gözden geçirilmesi ele alınan konulardan biridir. Kurumlar tarafından ofise gitmeden yapılması mümkün işlerin uzaktan erişim ile evde yapılması kolaylığı sunulmalıdır.''Salgınla savaş tek başına kurumların gücüyle kazanılamaz'İstanbul'da, semt pazarlarında ve çeşitli alışveriş mekanlarında sosyal mesafenin korunamadığına işaret eden Koca, ulaşımda olduğu gibi bu konuda da sadece denetimle yetinilemeyeceğini, ilgili uzmanların ve planlamacıların gerekli çözümleri bulacağını düşündüğünü dile getirdi.Vatandaşlardan bu süre zarfında tedbirlerden yana fedakarlık isteyen Koca, 'Salgınla savaş tek başına kurumların gücüyle kazanılamaz. Gelinen noktada desteğinize daha önce olmadığı kadar ihtiyacımız var. Bu destek için sizden kuralcı olmanızı istemek zorundayım. Üç kuralımız var; maske, sosyal mesafe ve temizlik. Bu üç kuralın yanı sıra hayatımızı disipline sokmamız gerekiyor, kalabalık ortamlardan kaçınmamız gerekiyor.' diye konuştu.Dışarı çıkma mecburiyeti olmayanların evde zaman geçirmelerini isteyen Koca, şöyle konuştu:'İzolasyonda olanlar evlerinden ayrılmasın. Testi pozitif çıkanlar temaslılarını filyasyon ekiplerimize eksiksiz bildirsin. Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar kendilerini korumaya alsın. Memleketten dönenler mutat buluşmalardan kaçınsın. Zorunlu olmadıkça akrabalarla, başka ailelerle bir araya gelmeyin. Zorunlu olmayan kutlama ve törenleri lütfen erteleyin. Salgınla savaşın bu aşaması disiplin istiyor.'Koca, çalışma arkadaşlarıyla 5 günlük program için İstanbul'da olacağına dikkati çekerek, 'Ekiplerimizle hizmet ve operasyon kapasitemizi gözden geçirdik, güçlüyüz. Sağlık çalışanlarımız tanık olduğumuz özveriyi göstermeye daima hazır, fakat asıl başarı hastanelerimize olabildiğince az ihtiyaç duyabilmektir. Sağduyunuza güveniyoruz. Vaka sayılarındaki artıştan daha güçlü bir uyarı düşünemiyoruz.' ifadesini kullandı.İstanbul'un tüm yönetim birimleriyle Kovid-19 ile mücadele konusunda hareket geçtiğini dikkati çeken Koca, Bilim Kurulu toplantısının çarşamba günü İstanbul'da yapılacağını kaydetti.'Bütün gücümüzle buradayız.' diyen Koca, kararlı mücadele ile salgının gerileyeceğine inandığını sözlerine ekledi.
Reklam
CHP Sözcüsü Öztrak, Myk Toplantısına İlişkin Açıklama Yaptı:
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fransız mallarını boykot çağrısına ilişkin, 'Eğer karşı taraf böyle bir boykotu uyguluyorsa Türkiye'nin de buna cevap vermesi kaçınılmazdır. Boş sözlerle hamasetle bu işi geçiştirmek yerine diplomasinin bu tür yaptırım ve diğer imkanlarını da mutlaka kullanmak lazımdır. Samimiyet orada gözükür. Birileri elçiyi çekiyorsa o zaman siz de ne yapacağınızı düşüneceksiniz.' dedi.CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti genel merkezinde, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Parti Sözcüsü Öztrak, MYK toplantısında ülkenin gündeminde öne çıkan konuları ele aldıklarını belirtti.Öztrak, tüm dünyanın salgınla boğuştuğunu, açıklanan hasta ve vefat sayılarına artık kimsenin güvenmediğini savundu.Hükümetin grip aşısında patinaj yaptığını ileri süren Öztrak, ne olduğu belirsiz bir risk belirleme sistemiyle vatandaşlara grip aşısının karneyle dağıtıldığını, bu konuda şikayetler olduğunu söyledi.Öztrak, Türk Eczacılar Birliğinin girişimiyle yurt dışından 1,5 milyon doz grip aşısı getirileceğini, bürokratik yazışmalar uzayınca aşıların İran'a kaptırıldığını öne sürdü.Faik Öztrak, bu hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bütçe görüşmelerinin başladığını, hükümetin, bütçeyi TBMM'ye zamanında gönderme özenini göstermediğini savundu.Öztrak, gelecek yıl faizcilere ödenecek paradaki artışın, toplanacak vergilerdeki artışın iki katı olacağını, devletin asgari 246 milyar lira daha borçlanacağını kaydetti.TBMM'ye getirilen Torba Yasa'da Konaklama Vergisi'nin bir yıl ertelenip 2022'ye bırakılacağını aktaran Öztrak, 'Ama 2021 bütçesinde Konaklama Vergisi'nden 1 milyar lira gelir yazılmış.' dedi.Birkaç gün önce getirilen Orta Vadeli Program'da (OVP) ortalama dolar kurunun 2020'de 6 lira 91 kuruş olmasının öngörüldüğünü, bu kurla da milli gelirin 702 milyar dolar olacağının tahmin edildiğini, ancak doların 8 lirayı aştığını, avronun ise 10 liraya koştuğunu söyledi.Öztrak, 'OVP'ye göre dolar kuru 2023’te 8 lira 2 kuruş olacaktı. Bugün dolar kuru 8 lira 5 kuruşun üzerinde. Hem de gösterge devlet tahvili faizinin yüzde 14’ü aşmasına rağmen. Faiz artıyor kur da başını alıp gidiyor. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.' diye konuştu.CHP Sözcüsü Öztrak, bu yıl milli gelirin OVP'de yazıldığı gibi 700 milyar doların üstünde olmasının da artık mümkün olmadığını belirtti.Ülkenin her yerinden feryatlar yükseldiğini, esnafın, çiftçinin, besicinin, okul servisçilerinin zor durumda ve mağdur olduğunu savunan Öztrak, 'Bütün dünyanın yaptıklarına bakın onu yapın. Esnafa sizin kararlarınız nedeniyle mahrum kaldığı geliri ödeyin. Sigortasını, vergisini erteleyin.' dedi.'Bizim milli paramız Türk lirası, dolar değil'TBMM'ye gelen yasa teklifi ile Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasının amaçlandığını dile getiren Öztrak, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizmasında önemli değişiklikler yapıldığını belirtti.Öztrak, 'Her şeyden önce, biz, yenilenebilir enerjinin desteklenmesine karşı değiliz, yenilenebilir enerjinin desteklenmesi gerektiği kanaatindeyiz ama biz destek diye dolar bazında fiyat garantisi verilmesine karşıyız. Bizim milli paramız Türk lirası, dolar değil. Bir de bu düzenlemede, 2010 sonundaki dolar cinsinden verilen fiyatlar üzerinden yeni garantileri veriyorlar.' şeklinde konuştu.Bu teklifin 13. maddesinin geriye doğru 'fiyat garantisi imtiyazı' diye, bugüne kadar hiç karşılaşılmayan mekanizma getirdiğini söyleyen Öztrak, bundan önce dolar bazında fiyat garantisinin 2015'ten sonra işletmeye alınmış santraller için olmadığını kaydetti. Mevcut kapasiteler dikkate alındığında bu yasayla tüketiciye yüklenecek yıllık 10 milyar dolar civarında bir yük bulunduğunu ifade eden Öztrak, 10 yıllık garanti süresinde bu yükün toplam 100 milyar doları geçeceğini, tüketicinin ve sanayicinin elektrik faturasına yansıyacağını savundu.'Türkiye'miz dünyada yalnızlaştı'Hükümetin dış politikasını eleştiren Öztrak, Suriyelilerin, İzmir'den İstanbul'a kadar ellerinde ÖSO bayraklarıyla meydanlarda gösteri yaptıklarını söyledi.Öztrak, 'Bu ülkede Somalı madencilere, çiftçilere, baro başkanlarına tanınmayan yürüyüş hakkı, ÖSO bayraklı Suriyelilere tanınıyor. Ne yazık ki Türkiye'miz dünyada yalnızlaştı. Çevremizde ne kadar ülke varsa bize karşı birleştirmeyi bu saray hükümeti başardı.' ifadesini kullandı.Suudi Arabistan'ın Türk ürünlerine boykot çağrısı yaptığını, pek çok Kuzey Afrika ülkesinin Suudi Arabistan'ın ardına takıldığını belirten Öztrak, ihracatçı üreticilerin, tesislerini yurt dışına kaydırmayı düşündüğünü, boykotu durdurmak için hükümetin hiçbir planının bulunmadığını iddia etti.'Dışişleri Bakanlığının adı var, kendi yok. Büyükelçiliklerimiz mütekait AK Parti vekilleriyle doldu.' diyen Öztrak, yolsuzluktan aklanmamış eski bakanların büyükelçi olduğunu, dış politikanın AK Parti il kongrelerinde iç siyasete malzeme yapıldığını ileri sürdü. Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bu arada Almanya'da cami, polis tarafından basılıyor, Fransa'da, Peygamberimiz Hazreti Muhammed'e hakaret eden karikatürlerin, düşünce özgürlüğü denilerek binalara asılmasına göz yumuluyor. Avrupa'nın popülist siyasetçileri İslam'a ayar vermekten bahsediyor. Türkiye düşmanlığı, seçime giden ülkelerde popülist siyasetçilerin en önemli ekmeği oluyor. Bu sorumsuzlukları önleme makamındaki AK Parti Genel Başkanı da bunların üstüne gideceğine bunu fırsat biliyor. Bağırıp çağırarak bu saygısızlıkları, hadsizlikleri kendisi bu sefer içerde siyasete malzeme yapıyor. Bununla ekonomik buhranın üstünü örtmeye çalışıyor.'Öztrak, 'İl kongrelerinde 'Ambargo uygularsanız uygulayın.' diye rest çekmek, hörelenmek ne demek? Siz bir NATO müttefikine, 'Bana ambargo uygulayamazsınız.' deme, milletin hakkını savunma, ambargoyu önleme makamındasınız. Bu atarlı tavırla anlaşılan yine, 'Bu can, bu tende kaldıkça rahibi vermem.' senaryosu devreye sokuluyor. Nasıl rahibi bir emirle verdiyseniz, S 400'leri de hangara atıp, ülkenin 'en pahalı hurdası' haline getirmeye hazırlanıyorsunuz.' diye konuştu.'Bu yaşananlar bir devlet krizi'Anayasanın açık hükmüne rağmen Enis Berberoğlu'nun dokunulmazlığının tanınmadığını, Anayasa'ya aykırı bir şekilde hakkındaki davaların sürdürüldüğünü iddia eden Öztrak, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ve İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin Anayasa Mahkemesinin kararına uymadığını, Anayasa'nın ihlal edildiğini savundu.Öztrak, 'Bu sıralı hukuk cinayetleri, bunun sarayın şatafatlı salonlarında senaryosu yazılan organize bir iş olduğunu gösteriyor. Burada millet iradesine sarayın vesayeti altındaki 'adalet cellatları' eliyle darbe yapılıyor.' dedi.Bu yaşananların bir devlet krizi ve bu meselenin partiler üstü olduğunu değerlendiren Öztrak, şunları kaydetti:'Yargı eliyle yasamaya darbe yapmak yol olursa bu dört başı mamur bir 'beka meselesi' olur. TBMM Başkanı, yargının saldırıları karşısında Meclis'in hukukunu tahkim edecek, milletvekilinin tetikçi yargıçların oyuncağı olmasını önleyecek yasa değişikliği teklifini derhal gündeme getirmelidir. TBMM adına HSK'ya suç duyurusunda bulunmalı, başında olduğu HSK'yi bugüne kadar toplamayan Adalet Bakanının, HSK'yi toplayarak, Meclis hukukuna tecavüze yeltenen hakimler hakkında gerekli işlemleri derhal başlatmasını sağlamalıdır.Tarih herkesi, yaptıkları kadar yapmadıklarıyla da yargılayacaktır. Son bir çağrı da Anayasa Mahkemesine: Mahkemenin kararlarına, alt mahkemelerin direnmesi, hukuk hiyerarşisinin yok olması demektir. Bu, yol olmamalıdır. Anayasa Mahkemesi, konumunun ağırlığına uygun olarak bu hukuksuzluğa karşı tavrını koymak zorundadır.''Bu kitapçığın birilerini çok rahatsız ettiği belli'CHP'nin bastırdığı '21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı' kitapçığına yasak getirildiğini anımsatan Öztrak, kitapçık hakkında el konma ve toplatılma kararı çıkarıldığını söyledi. Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:'Türkiye'de FETÖ’nün siyasi ayağının kim olduğunu herkes gayet iyi biliyor. Yani kitapçıkta Allah'ın ve kullarının bildiğinden başka hiçbir şey yok. Kitapçıkta Sayın Genel Başkanımızın TBMM'de kürsüsünden yaptığı bir konuşmanın yanında kamuya mal olmuş bilgiler, belgeler ve karikatürler var. Örneğin 2004'te alınan ama uygulanmayan MGK kararının resmi de var. Mesela AK Parti sözcülerinin, FETÖ'ye yaptıkları güzellemeler de bu kitapta. Bu kitapçığın birilerini çok rahatsız ettiği belli. Kitapçığın yasaklanması ve toplatılması ana muhalefet partisinin siyasi faaliyetine yargının ağır bir müdahalesidir. Biz bu müdahaleyi kabul etmiyoruz. Biz, Allah'ın da kulun da bildiğini söylemeye, anlatmaya devam edeceğiz.'Faik Öztrak, Genel Merkez olarak, bu soruşturmayı açan savcı hakkında da kararı veren hakim hakkında da HSK'ye suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.'Muhtarların bu hizmeti yerine getirebilmeleri için gerekli desteğin verilmesi lazım'Öztrak, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Kılıçdaroğlu'nun muhtarların da özel kalemi olmasına yönelik görüşüne ilişkin soru üzerine Öztrak, seçimle belirlenen muhtarların halka en yakın birimler olduğunu belirtti.Öztrak, muhtarlara bu çerçevede destek verilmesi ve çalışma şartlarının kolaylaştırılmasının milletin dertlerinin çok daha rahat belediyelere ve hükümete taşınmasına imkan vereceğini ifade ederek, 'Muhtarlar gerçekten hizmet ediyorlar, dolayısıyla muhtarların bu hizmeti bihakkın yerine getirebilmeleri için gerekli desteğin mutlaka verilmesi lazım. Kim çıkıp, 'Kaynak nerede?' diye soruyorsa o bu işi bilmiyor demektir.' diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fransız mallarını boykot çağrısına yönelik soru üzerine Öztrak, şunları söyledi:'Din ve milliyetçilik aksı üzerinden dış politikayı götürmenin ülkeleri getirdiği nokta bu. Fransa'nın yaptığı iş bu. Fransa'nın özellikle son dönemde söyledikleri dünyadaki birçok ülke tarafından protesto ediliyor. Önce bir kere Fransa'nın Türk mallarını almama diye bir talebi varsa tabii ki mütekabiliyet içinde Türkiye de Fransa'nın mallarını almama talebinde bulunacaktır.'Öztrak, din ve milliyetçilik aksı üzerinden yapılan dış siyasetin sürdürülebilir olmasının mümkün olmadığını vurgulayarak, 'Eğer karşı taraf böyle bir boykotu uyguluyorsa Türkiye'nin de buna cevap vermesi kaçınılmazdır. Biraz önce söylediğim de o. Yani böyle boş sözlerle, hamasetle bu işi geçiştirmek yerine diplomasinin bu tür yaptırım ve diğer imkanlarını da mutlaka kullanmak lazımdır. Samimiyet orada gözükür. Birileri elçiyi çekiyorsa o zaman siz de ne yapacağınızı düşüneceksiniz.' değerlendirmesini yaptı.Çamlıdere'deki öğretmen ataması iddialarıAnkara'nın Çamlıdere ilçesine atanan bir öğretmenin görevlendirme süreciyle ilgili iddialara yönelik soru üzerine Öztrak, şunları kaydetti:'Herkesin bildiğini artık AK Parti'nin kendi evlatları da söylemeye başladı. Yani bu ülkenin gençlerinin liyakate inanmadığını yapılan son anketlerde görüyoruz. Şimdi artık bu gerçeği AK Parti yöneticileri, AK Parti'nin seçilen yöneticileri de söylemeye başladı. Hatta devamında şöyle de bir şey var, 'Tuz koktu.' diyor. Tuz çoktan koktu. Memlekette liyakat diye bir şey kalmadı. Hep sadakat, hep torpil.'Öztrak, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Hazreti Muhammed'e hakaret içerikli karikatürlerin devlet kurumlarına ait binalarda gösterilmesine yönelik soruyu yanıtlarken, Fransa'nın bu kararının kabul edilemeyeceğini ve bunun arkasındaki fikrin tüm dünyada diplomatik kurallar içinde ve dünya demokrasilerinin ortak normları çerçevesinde teşhir edilmesi gerektiğini dile getirdi.Rus savaş uçaklarının, Suriye'nin İdlib ilinde ılımlı muhaliflerin eğitim kampını vurmasını da değerlendiren Öztrak, şu ifadeleri kullandı:'İdlib'de suların ısınmaya başladığını görüyoruz. İdlib'de Suriye ordusu ile bizim ordumuzun karşı karşıya gelme riski de var. Dolayısıyla İdlib konusunda son derece dikkatli olmak gerekiyor. Baştan itibaren söylüyoruz. Bütün dünya Suriye yönetimiyle ilişki kurmaya başladı. Bizim de bunu Suriye yönetimi ile konuşmamız, daha önce İdlib'de yaşadığımız ve çok sayıda maalesef şehit vermemize neden olan birtakım olayların tekerrür etmesini önlememiz gerekiyor. Hem Rusya ile konuşmak gerekiyor hem Suriye ile konuşmak gerekiyor. Gerçekten bu çok sıkıntılı bir sürecin başlangıcı olabilir.'Haşim Kılıç'ın Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olacağı iddiasıÖztrak, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olacağı iddiasına yönelik, bu tartışmaların ciddiyet ile uzaktan yakından hiçbir alakası olmadığını söyledi.CHP'nin Enis Berberoğlu ile ilgili karara yönelik TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile görüşüp görüşmeyeceğini değerlendiren Öztrak, CHP'li milletvekillerin gerektiğinde görüşmeleri yaptığını aktardı.Öztrak, CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin'in partisinin oy kaybettiğine yönelik ifadelerine ilişkin soruya, 'Ben baştan beri şunu ifade ediyorum. Partimizin üyelerinin, partimizin milletvekillerinin kamuoyu önünde partimizi eleştirmelerini partimiz iktidara yürürken doğru bulmam. Bu eleştirilerin yapılacağı yerler tüzüğümüzde belirtilmiştir.' yanıtını verdi.İstihdam paketine ilişkin soru üzerine Öztrak, işçinin kazanılmış hakları ile kıdem tazminatını ilgilendiren ve bunların gaspına yol açacak her konunun karşında olduklarını kaydetti.
Fransa İslamofobi İle Mücadele Kolektifi Güvenlik Nedeniyle Çalışmalarını Yurt Dışında Sürdürecek
PARİS (AA) - Fransa'da çalışmalar yapan Fransa İslamofobi ile Mücadele Kolektifi (CCIF), Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin Müslümanlar'a yönelik tutumu nedeniyle ülkede güvende olmadıklarını ve çalışmalarını bundan sonra yurt dışında sürdüreceklerini bildirdi.CCIF'ten yapılan yazılı açıklamada, ülkede son bir haftadır dernek hakkında kesintisiz şekilde iftiraların atıldığı ve çok sayıda hakarete maruz kalındığı belirtildi. Buna karşılık hükümetin hiçbir tepkide bulunmadığı vurgulanan açıklamada, derneğin Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde 16 Ekim'de bir öğretmenin başı kesilerek öldürüldüğü olayda hiçbir sorumluluğu bulunmadığı halde İçişleri Bakanı Gerald Darmanin tarafından bu yönde suçlamaların yönetilmesine tepki gösterildi.Açıklamada, 'Fransa'da hiçbir ırkçılık karşıtı dernek bu tür muameleye maruz kalmadı. Bize yöneltilen suçlamalar maalesef Fransa'da Müslümanlar'ın çoğunun maruz kaldıklarının bir örneği. (Bir saldırı sonrası) Sessiz kalıyorsanız dayanışma göstermemekle ve söz aldığınızda takiyye yapmakla suçlanıyorsunuz.' ifadeleri kullanıldı. Ülkede 'bir intikam söylemi geliştirmek ve yapılanları haklı kılmak için' Müslümanlar'ın terörü yeteri kadar kınamamakla suçlandığının vurgulandığı açıklamada, terör ve radikalleşmeyle mücadele adı altında İslamofobinin zamanla normalleştirildiği belirtildi. Açıklamada, hükümetin derneğin kapatılacağına yönelik açıklamasına ilişkin, 'Bu açıklama Fransa'da yaşayan Müslümanlar'a korkunç mesaj iletiyor. Haklarınızı savunmaya ihtiyacınız yok. Özgürlüklerinize saygı duyulması için yasaları savunarak size yardımcı olmaya çalışan dernek artık hedefte.' denildi. Hükümetin derneğin kapatılacağına yönelik açıklamasının ardından çok sayıda dayanışma mesajı aldıkları ifade edilen açıklamada, Fransa'da güvende olmadıkları, çalışmaların bunda sonra yurt dışında sürdüreceği belirtildi. CCIF, geçen hafta Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin Müslümanlar'a yönelik tutumu nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyine başvurduğunu duyurmuştu. Arap dünyasında Macron'un İslam karşıtı açıklamalarına karşı tepkiler sürerken, Fransız ürünlerine yönelik boykot çağrıları da yükseliyor.Macron Müslümanlar'ı hedef göstermiştiFransa'da Macron yönetiminin son dönemde Müslümanlar'ı ve İslami kuruluşları hedef almasıyla ülkenin çeşitli şehirlerinde İslam karşıtı uygulamalara başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta, başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı. Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.Ülkedeki Müslüman dernek ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar ve baskınlar da arttı.İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, 19 Ekim'de yaptığı açıklamada, Fransa İslamofobi ile Mücadele Kolektifi (CCIF) ile Barakacity dahil birçok dernek ve sivil toplum kuruluşu ile bir caminin kapatılacağını duyurmuştu.
Kültür Ve Turizm Bakanı Ersoy, Çerkeş'in Tarihi Mekanlarında İncelemelerde Bulundu
ÇANKIRI (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karaelmas Ekspresi güzergahındaki Çerkeş'in tarihi mekanlarından Işıklar Konağı'nı, 4. Murat Camisi'ni, Sultan Murad Hamamı'nı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.Ankara Garı'ndan hareket eden, yakın zamanda da Ankara-Zonguldak hattında hizmet vermeye başlayacak Karaelmas Ekspresi'nin Kalecik ve Çankırı'dan sonra üçüncü durağı olan Çankırı'nın Çerkeş ilçesine gelen Bakan Ersoy, ilçenin tarihi yerlerini gezdi.1800'lü yıllarda yapılan, restorasyon çalışmaları ile turizme kazandırılması hedeflenen Işıklar Konağı'nı gezen Ersoy, incelemelerin ardından Padişah 4. Murad'ın 1638'de çıktığı Bağdat Seferi zamanında yaptırdığı Sultan Murad Hamamı'nın durumu hakkında Çerkeş Belediye Başkanı Hasan Sopacı'dan bilgi aldı.Ersoy, 4. Murad Camisi'ndeki Piri Sani Mustafa Çerkeşi Türbesi'ni ziyaretinin ardından Çerkeş Kültür Merkezi'nin temel atma törenine katıldı. Bakan Ersoy'a, Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ve bazı bürokratlar eşlik etti.
Reklam
Çevre Ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Birpınar, "İklim Biziz, Değişeceğiz" Kampanyası Lansmanında Konuştu:
ANKARA (AA) - Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar, 'İklim değişikliği geleceğimiz için bir tehdit olmaktan öte, acil önlemler alınması gereken küresel bir sorundur.' dedi.Birpınar, 'İklim Biziz, Değişeceğiz' kampanyasının çevrim içi gerçekleştirilen lansman toplantısına katıldı.İnsanların iklim krizini hissetmeye başladığını belirten Birpınar, bir araştırmanın Türkiye'de yaşayan insanların yüzde 80'inin iklim değişikliğine inandığını gösterdiğini aktardı.İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün biraz daha kendisini gösterdiğini anlatan Birpınar, küresel ortalama sıcaklıkların her yıl yeni rekorlar kırdığını belirtti.Birpınar, verilere göre 2015'ten bu yana en sıcak beş yılın yaşandığını, 2020 yılının tarihteki en sıcak yıl olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Dünyanın ve Türkiye'nin şiddeti gittikçe artan sel, dolu, fırtına, kuraklık, uzun süreli orman yangınları gibi afetlerle karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Birpınar, şöyle konuştu:'Karadeniz'e kıyısı olan Giresun ilimizde ağustos ayında aşırı yağış nedeniyle oldukça yıkıcı ve can alan sel, heyelan felaketlerini yaşadık. Ankara'da eylül ayında görülmemiş bir kum fırtınası yaşadık, İstanbul'da ise oldukça şiddetli bir dolu yağışı gerçekleşti. Bilimsel çalışmalar orta ve uzun vadede iklim değişikliğinin çok daha dramatik sonuçlara sebep olacağını gösteriyor. Afetler bir yandan can kaybına yol açarken bir yandan da mal kaybına neden oluyor. Geçen sene yaşanan sel felaketleri, ülkemizde 1 milyar lira zarara yol açtı. İstanbul'daki dolu yağışının sigorta şirketlerine maliyeti yaklaşık 10 milyar lira olmuştur.''İklim değişikliği ile mücadele çalışmalarımıza devam ediyoruz'İklim rejiminin Paris Anlaşması ile birlikte yeni bir faza geçtiğini söyleyen Birpınar, şunları kaydetti:'Bu süreçte, tüm ülkelerin ulusal katkı beyanları ile sürece dahil olduklarına şahit olduk. Biz de Türkiye olarak iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 2030 yılında sera gazı emisyonlarında yüzde 21'e kadar artıştan azaltım hedefini Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Sekretaryasına bildirdik. Ulusal katkımıza göre 2030 yılında 246 milyon ton, 2012-2030 arasında ise toplam 1 milyar 920 milyon ton sera gazı emisyonu önlenmiş olacaktır. Diğer taraftan, Türkiye olarak Ulusal İklim Değişikliği Stratejisini ve Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planını uzun dönemli hedeflerle güncelliyoruz. Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik kapsamında ulusal sera gazı emisyonlarının yaklaşık yarısını 2015 yılından beri tesis seviyesinde izliyoruz. Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı Projesi ile iklim kanunu ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) taslak mevzuatı çalışıyoruz. Aynı zamanda, ülke olarak yeni ve temiz teknolojilerden yararlanıyor yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla istifade ediyoruz. Yenilenebilir enerji kurulu gücümüz 2011 ve 2020 Temmuz arasında 19 bin megavattan 45 bin megavatın üzerine çıkmıştır. Ülkemizde elektrik enerjisi kurulu gücü içinde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 48'e ulaşmıştır.'Türkiye'nin ilk, Avrupa ve Orta Doğu'nun tek bütünleşmiş güneş paneli üretim tesisinin ağustos ayında açıldığını anımsatan Birpınar, 'Yatırım tutarı 400 milyon doları bulan tesis, yıllık 500 megavat güneş paneli üretim kapasitesine sahip olacak. Enerji verimliliğinde de önemli adımlar atılıyor. Enerji Verimliliği Eylem Planı hazırlandı. Son on beş yılda yaklaşık 41,5 milyon ton petrol eşdeğeri tasarruf sağlandı. Hızla sanayileşen ülkemizde yeşil üretime dayalı, kaynak ve enerji etkin bir sanayiye geçiş için çalışıyoruz. Ulaştırma sektöründe yapılan yatırımlarla zamandan kazanıyor, mesafeleri kısaltıyor ve emisyonlarımızı azaltıyoruz.' bilgisini verdi. Türkiye genelinde, 3 bin kilometre bisiklet ve yürüyüş yolu yapımı için çalışmaların sürdüğünü aktaran Birpınar, 2017'de başlatılan 'Sıfır Atık Projesi'nin Türkiye genelinde uygulanması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.'Akdeniz Bölgesi iklim değişikliği etkileri açısından en savunmasız bölgelerden biri''İklim değişikliği geleceğimiz için bir tehdit olmaktan öte, acil önlemler alınması gereken küresel bir sorundur.' diyen Birpınar, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarına göre, Akdeniz Bölgesi'nin iklim değişikliği etkileri açısından en savunmasız bölgelerden biri olduğunu aktardı.Bakan Yardımcısı Birpınar, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Dolayısıyla ülkemiz için, iklim değişikliğinin ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerini en aza indirmek, yani iklim değişikliğine uyum sağlamak oldukça önemlidir. Bu amaçla, Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve UNDP ile birlikte yürüttüğümüz İklim Değişikliği Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi kapsamında, İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planını güncelleme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca, proje kapsamında 4 pilot büyükşehirde iklim değişikliği uyum eylem planlarını hazırlıyoruz. İklim değişikliğiyle mücadelede başarılı olunması, toplumun bütün kesimlerinin bu ortak çabalara dahil edilmesine bağlıdır. Buradan hareketle, yerel yönetimleri, sivil toplum kuruluşlarını ve üniversiteleri destekliyoruz. Yine bu proje kapsamında geçtiğimiz günlerde İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı Teklif Çağrısına çıktık. Yaklaşık 7 milyon Avro bütçeli Hibe Programı ile Türkiye genelinde iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlayacak projeler için hibe desteği sağlayacağız. Bu vesile ile, tüm paydaşlarımızı hibe programı çağrımıza proje tekliflerini sunmaya davet ediyorum.'Bakan Birpınar, Avrupa Birliğinden çevre konusunda verilen fonlarda kesintiye gitmemelerini beklediklerini vurgulayarak, 'Başka bir konuda Türkiye'ye kızıp çevre meselesindeki fonlarda kesintilere gitmenin çok mantıksız olduğunu, kendi sağlıkları için de doğru olmadığını bir kere daha ifade etmek istiyorum. Türkiye Akdenizi kirletirse, Türkiye havasını kirletirse, Türkiye toprağını kirletirse, bu Avrupa'daki dostlarımızın da havası, suyu, yiyecekleri kirlenecek demektir.' ifadesini kullandı.'Belediye başkanlarının vizyonuyla ilgili çok ciddi çalışmalar yapıyoruz'Kampanyanın lansman toplantısında konuşma yapan Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise Birlik olarak Belediye başkanlarının paradigma değişikliği, vizyonuyla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptıklarını belirtti.'Karbonsuz dünya, karbonsuz Avrupa, karbonsuz Türkiye nasıl inşa edilecek? Yeşil ekonomi nasıl planlanacak?' konuları üzerinde durulması gerektiğini dile getiren Şahin, 'Özellikle sanayide havayı, suyu, toprağı kirleten alanlarda yapılması ve yapılmaması gerekenler çok daha hızlı güncellenecek.' dedi.Akıllı ulaşım alanları konusunun önemine değinen Şahin, 'Havayı kirletmeden ulaşım ihtiyacımızı nasıl gidereceğiz? Bunu nasıl çeşitlendireceğiz? Bunu çalışıyoruz. Avrupa Birliği ile Türkiye Belediyeler Birliği, bu yıl çok güçlü yürüyelim dedik ve onlarla Hareketlilik Haftası'nda bisiklet yolu, bisikletin hayatımıza zorunlu bir şekilde gireceği, ulaşımı çeşitlendireceği bir alternatif nasıl olacak, bunu çalıştık. Belediyelerimiz, çok güçlü bir şekilde proje geliştirdiler. İspanya, Avusturya'dan daha fazla belediye buna katıldı, dünya birincisi olduk.' ifadelerini kullandı.
Tdv, Beyrut'taki Patlamada Zarar Gören Tarihi Cami Ve Beş Evin Onarımını Tamamladı
BEYRUT (AA) - Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta 4 Ağustos'ta meydana gelen patlamada hasar gören tarihi bir cami ile ihtiyaç sahibi 5 ailenin evlerini onardı.Beyrut Limanı'nda ağustos ayında 2 bin 750 ton amonyum nitrat maddesinin infilak etmesi sonucu yaşanan felaketin ardından insani yardım faaliyetleri için harekete geçen Türkiye'nin resmi kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları, Lübnanlıların gönüllerini fethetmeye devam ediyor.Patlamanın ilk anından itibaren Lübnanlıların yaralarını sarma faaliyetlerine katılan TDV, yoksul ailelere gıda ve hijyen yardımlarının yanı sıra başkentte hasar gören yaklaşık 150 yıllık Osman Bin Affan Camii ve ihtiyaç sahibi ailelerin evlerinin onarım masraflarını karşıladı.TDV, Türk hayırseverlerin bağışlarıyla onarımlarını tamamladığı evleri düzenlenen törenle sahiplerine teslim etti.Törende konuşan Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Hakan Çakıl, Türkiye'nin izlemekte olduğu dış politikanın en önemli unsurunun insani yönü olduğuna işaret ederek, 'Türkiye'nin 2020 yılındaki temel prensibi insani ve girişimci dış politikadır. Bu nedenle Türkiye, 4 Ağustos'taki patlamanın ardından tüm imkanlarıyla Lübnan'ın yardımına koşmuştur. Hatta patlamanın üzerinden 24 saat geçmeden Türkiye'den acil yardım ekipleri Beyrut'taki arama kurtarma çalışmalarına başlamıştı.' dedi.TDV'nin de tıpkı diğer Türk kuruluşları gibi Beyrut'taki yardım faaliyetlerine katıldığını hatırlatan Çakıl, TDV'nin bu sürede cami ve evlerin onarımının dışında da çok sayıda insani yardım projesini gerçekleştirdiğini kaydetti.Türk sivil toplum kuruluşlarının Lübnan'da hayata geçirdikleri insani yardım projelerinin hepsinin kendileri için gurur kaynağı olduğunun altını çizen Çakıl, Türkiye'nin Lübnan'a insani yardım faaliyetlerine devam edeceğini ve Lübnan'ı yalnız bırakmayacağını vurguladı. TDV Mütevelli Heyeti 2. Başkanı İhsan Açık da Türkiye'nin Beyrut Limanı'ndaki patlamanın ardından Lübnan'a yaptığı insani yardımlar çerçevesinde camileri de gözardı etmediklerini söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın selamlarıyla geldiklerini dile getiren Açık, Türkiye'nin şu anda dünyadaki Müslümanlar için ensar görevi gördüğünü ve kardeşlerine yardımlarını sürdüreceğini kaydetti.Osman Bin Affan Camii İmamı Usame Şihab da yaptığı konuşmada, Lübnan'ı her zaman olduğu gibi bu zor dönemde de yalnız bırakmayan Türkiye'nin hükümeti ve halkına teşekkür etti.Türkiye'nin Müslüman ülkeleri için tarih boyunca koruyucu kale görevi gördüğünü söyleyen Şihab, 'Hatta Haçlı Seferlerinde, Türkiye üzerinden başaramadıkları İslam coğrafyasını işgal etme girişimlerini Akdeniz'den Filistin güzergahıyla denediler.' diye konuştu.Türkiye'ye hem insani yardımları hem insani duruş sergilediği için teşekkür ettiklerini söyleyen Şihab, 'Müslümanlar şu anda en zor dönemlerden birini yaşıyorlar. Türkiye'nin sergilediği dik duruşlar ise tüm Müslümanlara güven veriyor.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Aksaray'da Karısını Tabancayla Yaralayan Koca Tutuklandı
AKSARAY (AA) - Aksaray'da, karısını tabancayla vurarak ağır yaralayan saldırgan koca tutuklandı.Boşanma aşamasındaki karısı F.A'yı tabancayla yaralayıp kaçan R.A, daha sonra emniyete teslim oldu. Adliyeye sevk edilen Ramazan A, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavisi devam eden F.A'nın hayati tehlikesinin devam ettiği belirtildi. R.A. ile eşi F.A, 21 Ekim'de gittikleri Aksaray İcra Müdürlüğünde, 3 çocuklarının velayetini alma konusunda tartışmıştı. Sokakta kavgaya dönüşen tartışmada, R.A, yanındaki tabancayla F.A'ya ateş ederek, olay yerinden kaçmıştı.
Sudan'da İsrail İle Normalleşme Protesto Edildi
HARTUM (AA) - Sudan'da eylemciler, hükümetin İsrail ile normalleşme kararına tepki amacıyla başkent Hartum'da gösteri düzenledi.
'Normalleşmeye karşı Sudanlılar Hareketi'nin çağrısıyla başkentteki Hartum Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde toplanan çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan göstericiler, hükümetin İsrail ile diplomatik ve ticari ilişkileri yeniden başlatma kararını protesto etti.Eylemciler, 'Sudan Kudüs'e ihanet etmeyecek', 'Siyonist İsraille barışa hayır', 'Lideri Hazreti Muhammed olan ümmet boyun eğmeyecek', 'Aksa inancımızdır' yazılı pankartlar taşıdı.İsrail ile normalleşme karşıtı sloganlar atan eylemciler, hükümete de çağrıda bulundu.'Normalleşme halka yarar sağlamaz'Göstericilerden Ala Muhammed Desuki, Sudan halkının ve öğrencilerin İsraille normalleşme kararını reddettiğini dile getirmek için burada toplandıklarını söyledi.Desuki, 'Sudan hükümetinin ekonomik sorunlarını Siyonistlerle el ele vererek çözmesini kabul etmiyoruz. Normalleşmeyi reddetmek için elimizden geleni yapacağız.” diye konuştu.Öğrenci Muiz Zekeriyya ise 'Normalleşme halka yarar sağlamaz. Ekonomik sorunları çözmez. İsraille ilişki kuran komşu devletlere bakın. Sorunlarını çözdüler mi?' ifadelerini kullandı.Zekeriyya, kararın iptal edilmesi için hükümete çağrıda bulundu.Sudan, İsrail ile normalleşme kararı alan 5. Arap ülkesi olduTrump, 23 Ekim Cuma günü Oval Ofis'te yaptığı açıklamada, Sudan'ın da İsrail ile barış yapmak ve ilişkilerini normalleştirmek konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu.Bunun hemen öncesinde Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Trump'ın Sudan'ı 'teröre destek veren ülkeler' listesinden çıkarma kararını imzaladığı bildirilmişti.Sudan böylece Mısır (1979), Ürdün (1994), ve geçen ay Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in ardından İsrail ile ilişkilerini normalleştirdiğini açıklayan 5. Arap ülkesi oldu.Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kameruddin, geçiş hükümetinin İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini kabul ettiğini ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesinin yasama meclisinin kurulması ile anayasal yapının tamamlanmasının ardından gerçekleşeceğini, konunun parlamentonun onayına bağlı olduğunu kaydetmişti.Sudan hükümetinin İsrail ile diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması konusunda anlaştıklarını açıklamasının ardından iktidar ortağı partilerin de aralarında olduğu birçok siyasi grup karara tepki göstermişti.
Düzce'de "Yan Baktın" Kavgasında Bir Kişi Bıçaklandı
DÜZCE (AA) - Düzce'de sokakta yürürken 'yan baktın' kavgasında bıçaklanan bir kişi ağır yaralandı.Alınan bilgiye göre, Çay Mahallesi Pınar Sokak'ta yürüyen Ş.G, yolda karşılaştığı tanımadığı bir kişi ile 'niye yan bakıyorsun' tartışmasına girdi. Tartışmanın büyümesi üzerine Ş.G. ayağından ve göğsünden aldığı bıçak darbeleriyle yaralandı.Ağır yaralanan Ş.G, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince Düzce Atatürk Devlet Hastanesine kaldırıldı.Polis, kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.
Ermenistan'ın Ateşkes İhlalleri Sürüyor
BAKÜ (AA) - Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev, Ermenistan ordusunun yerel saatle 08.00'de ilan edilen ateşkesi alenen ihlal ederek Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine 200'den fazla mermi attığını duyurdu.Hacıyev, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, özellikle Terter kentinin aralıksız ateşe tutulduğunu bildirdi.Ermenistan'ın füze ve toplarla ateş açtığını belirten Hacıyev, Ermenistan ordusunun gün içerisinde Terter dahil Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine 200'den fazla mermi attığını belirtti.Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada da Ermenistan ordusunun Terter'e 'Smerç' füzesi attığı bildirildi.Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığından yapılan açıklamada, Ermenistan ordusunun açtığı ateş sonucu Daşkesen ili kırsalında yangın çıktığı belirtildi. Yangında çalı ve kısmen de ağaçlardan oluşan 10 hektara yakın arazinin yandığı kaydedildi. ABD'nin Azerbaycan ile Ermenistan'ın üzerinde anlaştığını açıkladığı, Dağlık Karabağ'da insani amaçlı geçici ateşkes yerel saatle 08.00'de yürürlüğe girmişti.Ermenistan ordusu yerel saatle 08.05'te ateşkesi ihlal ederek işgal altındaki Laçın kenti istikametinden Laçın'ın Sefiyan köyünde konuşlu Azerbaycan birliklerine ve Terter kenti ile köylerine top atışı gerçekleştirmişti.
Reklam