Bodrum'da Türk Kara Sularına Geri İtilen 24 Yabancı Uyruklu Kurtarıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında, Yunan sahil güvenlik unsurlarınca Türk kara sularına geri itilen 24 yabancı uyruklu kurtarıldı. Akyarlar açıklarında lastik botta bir grup sığınmacı olduğu bilgisini alan Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri bölgeye gitti. Yunan unsurlarınca Türk kara sularına geri itildiği belirlenen 24 kişi, Sahil Güvenlik botuna alınarak karaya çıkarıldı.İşlemleri tamamlanan yabancı uyruklular, İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Güncelleme - CHP Isparta Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Kılınç "Küfürlü Paylaşımı" Nedeniyle Görevinden Alındı
ISPARTA (AA) - Fenerbahçe-Trabzonspor maçı öncesi yaptığı 'küfürlü paylaşım' nedeniyle partisindeki CHP Isparta Gençlik Kolları Başkan Yardımcılığı görevinden alınan ve disiplin kuruluna sevk edilen İlayda Kılınç hakkında cumhuriyet savcılığınca da soruşturma başlatıldı.CHP Isparta İl Başkanlığınca, Süper Lig'in 6'ncı haftasında oynanan Fenerbahçe-Trabzonspor maçı öncesinde Trabzon şehriyle ilgili yaptığı küfürlü paylaşımıyla tepki çeken Kılınç, kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildi. CHP İl Başkanı Hikmet Yalım Halıcı, yönetim kurulu toplantısı sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, tasvip edemeyecekleri bir olay yaşandığını söyledi. Kılınç'ın Cumhuriyet Halk Partisi üyesine yakışmayacak şekilde sosyal medya hesabından bir futbol müsabakası öncesi açıklamalar yaptığını hatırlatan Halıcı, açıklamaların partileriyle uzaktan yakından alakası olmadığını belirtti.Olay sonrası İl Yönetim Kurulunu topladıklarını vurgulayan Hikmet Yalım Halıcı, şöyle konuştu:'Toplantı tutanağının ikinci gündem maddesi olarak görüşülen İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı İlayda Kılınç'ın gençlik kollarındaki yöneticiliği düşürüldü. Kesin ihraç talebiyle de il disiplin kuruluna sevkine oy birliğiyle karar vermiş bulunuyoruz. Bizler her zaman sevgi ve saygı dilini benimseyen, siyasette de sporda da bu çirkin üslubu hiçbir zaman kabul etmeyen insanlarız. Dolayısıyla bu paylaşımın Cumhuriyet Halk Partisinin tüzel kişiliğiyle yakından uzaktan alakası yoktur. Bu arkadaşımız kendince fanatik duygularla maçtan önce bu paylaşımı yapmıştır. Fakat kendisini CHP'de bir görev üstlendiği için biz üzerimize düşen vazifeyi gerçekleştirerek partimizle olan ilişkisini kesmek adına il disiplin kuruluna sevk ettik. Bu vesileyle tekrar tüm Trabzonlulardan özür diliyoruz. Böyle bir şeyin yaşanmasını hiç istemezdik. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olarak tekrarı olmayacağının sözünü veriyorum.'Cumhuriyet savcısının talimatıyla Kılınç hakkında, 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçundan işlem yapılması ve ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılması istendi. Kılınç'ın bu doğrultuda emniyette ifadesine başvuruldu. Hazırlanan evrak savcılığa gönderildi.
Zonguldak'ta Maden Ocağında Göçük: 1 Yaralı
ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde maden ocağındaki göçükte bir işçi yaralandı.Alınan bilgiye göre, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğüne bağlı Gelik İşletmesi Maden Ocağı'nda henüz belirlenemeyen nedenle göçük meydana geldi. Yığınların altında kalan 39 yaşındaki maden işçisi Erdoğan Kuruoğlu, mesai arkadaşlarının çalışmasıyla enkaz altından çıkarıldı.Olay yerine gelen sağlık ekiplerince Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesine kaldırılan Kuruoğlu'nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.Öte yandan Kuruoğlu'nun 2009'da TTK'de işbaşı yaptığı bildirildi.
ABD'deki Başkanlık Seçimlerine Genç Nüfustan Yüksek Seviyede Katılım Bekleniyor
NEW YORK (AA) - ABD'de yapılan ankette, 3 Kasım'daki başkanlık seçimlerine 18-29 yaş grubundaki seçmenlerden rekor düzeyde bir katılım beklendiği belirtildi.Harvard Kennedy Okulu Siyaset Enstitüsü tarafından yapılan 'Güz 2020' anketinde, söz konusu yaş aralığındaki Amerikalı genç nüfusun yüzde 63'ünün bu seçimlerde 'kesinlikle oy kullanacağını' aktardığı kaydedildi.Aynı yaş grubunun, 2016'daki ABD Başkanlık seçimlerine yüzde 47 oranında katılım sağladığına da işaret edildi.Siyaset Enstitüsü Direktörü Mark Gearan, bu yıl seçimlere eşi görülmemiş bir şekilde ilgi duyulduğunu belirterek, 'Genç Amerikalılar, sağlık hizmetlerinden ırksal ve sosyal adalete kadar günlük yaşamlarını etkileyen konuların sandıktan geçtiğini fark ediyor.' ifadesini kullandı.Irkçılık, sağlık servisi, çevre sorunlarıAnkete katılan gençlerden, kendisini 'Demokrat Partili' olarak tanımlayanların yüzde 86'sı hükümetin ırkçılık konusunda mevcut durumdan daha fazla ilerleme kaydetmesini isterken, Cumhuriyetçi gençlerde ise bunu isteyenlerin oranı yüzde 50 olarak belirlendi. Yine Demokrat gençlerin yüzde 85'i ülkedeki sağlık servisi konusunda hükümetin daha iyi çalışması gerektiğini belirtirken, Cumhuriyetçi gençlerde böyle düşünenlerin oranı yüzde 55'te kaldı. Aynı şekilde ankette Demokrat Partili gençlerin yüzde 84'ü çevre sorunlarına önem verilmesini gündeme getirdi, Cumhuriyetçi gençlerin ise yüzde 50'si bu konuya katıldıklarını kaydetti.Gençlerin başkan adayı tercihi BidenAnkete katılan gençlerin yüzde 50'si Demokrat Parti Başkan Adayı Joe Biden'a oy vereceğini açıklarken, ABD Başkanı Donald Trump'a destek vereceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 26'da kaldı.Siyaset Enstitüsünün martta gerçekleştirdiği benzeri ''Bahar 2020'' anketinde Biden'a yönelik yüzde 34 olan olumlu bakışın, bu ankette yüzde 56'ya çıktığına vurgu yapıldı.Joe Biden'a martta gösterilen yüzde 47 olumsuz yaklaşımın son ankette yüzde 41'e düştüğü ve genç Latin nüfus arasında mart ayındaki yüzde 38'lik olumlu yaklaşımın bu ankette yüzde 55'e çıktığının altı çizildi.Anket, 23 Eylül-11 Ekim arasında ülke genelindeki 18-29 yaş arası 2 bin 26 kişi üzerinde İngilizce ve İspanyolca olarak yapıldı.
Derleme - Kovid-19 Salgınıyla İlgili Dünyada Son 24 Saatte Yaşanan Gelişmeleri Derleyerek Yayımlıyoruz.
Saygılarımızla.
Aa
SARAYBOSNA (AA) - Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 43 milyon 580 bine, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1 milyon 162 bine ulaştı, iyileşenlerin sayısı 32 milyon 49 bini geçti.Vaka sayısı ABD'de 8 milyon 906 bine, Hindistan'da 7 milyon 944 bine, Brezilya'da 5 milyon 395 bine ve Rusya'da 1 milyon 531 bine ulaştı.Fransa'da günlük en yüksek vaka sayısının dün 52 bin 10 ile görülmesi üzerine, Bilim Kurulu Başkanı Jean-François Delfraissy, Fransa'nın günlük 100 bin vakanın eşiğinde olduğunu söyledi.Belçika'da son dönemde günlük ortalama vaka sayısı 12 bin 500'e yaklaşınca yetkililer, bu gidişatla iki hafta içinde hastanelerde yoğun bakım kapasitesinin dolacağı uyarısında bulundu.Rus Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'nın Başkanı Vyaçeslav Volodin, milletvekillerinden 91'inin Kovid-19'a yakalandığını, bunlardan 39'unun tedavi gördüğünü, birinin de virüs nedeniyle hayatını kaybettiğini bildirdi.İngiliz-İsveç ilaç şirketi AstraZeneca'nın Oxford Üniversitesi ile ortaklaşa geliştirdiği aşı adayının, virüse karşı en savunmasız grup olarak görülen yaşlılarda bağışıklık geliştirebileceğini ortaya koydu.İtalya Birinci Futbol Ligi (Serie A) takımlarından Milan'da 2'si futbolcu, 3'ü de teknik heyet üyesi olmak üzere 5 kişinin Kovid-19 testlerinin pozitif çıktığı açıklandı.Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenen gösteride Kovid-19 önlemlerini protesto eden göstericiler, tepki amacıyla maskelerini yaktı.Malezya'da kısmi sokağa çıkma yasağı 2 hafta daha uzatıldı Avustralya'da, salgının merkezi haline gelen Victoria eyaletinde haziran başından bu yana ilk kez vaka görülmedi.Sri Lanka'da parlamento tesislerinde görevli bir poliste Kovid-19 tespit edilmesi üzerine parlamento kapatıldı. Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ne bağlı Kaşgar kentinde 4,7 milyon kişiye Kovid-19 testi yapılmaya başlandığı bildirildi.Hırvatistan'da günlük vaka sayılarının geçen hafta ilk kez 2 binin üzerine çıkması üzerine hükümetin aldığı kararla bugünden itibaren ek tedbirler uygulanmaya başladı. Bu kapsamda, açık alanlarda 1,5 metre, kapalı alanlarda ise 2 metre sosyal mesafe zorunluluğu getirilirken, toplanmalar da 50 kişiyle sınırlandırıldı.Daha önce 'salgın durumu' ilan edilen Slovenya'da da son haftalarda vakaların hızla artması üzerine yarından yeni tedbirlerin uygulanacağı duyuruldu. Bu kapsamda, insanların ikamet ettikleri belediye sınırları dışına seyahat etmeleri yasaklandı.Bosna Hersek'te ise Sırp Cumhuriyeti (RS) entitesinde artan vakalar nedeniyle okullarda eğitime 1 hafta ara verildi, uzaktan eğitime geçildi.Malezya Savunma Bakanlığı, başkent Kuala Lumpur, idari başkent Putrajaya ile Selangor ve Sabah eyaletlerinde 12 Ekim'den bu yana uygulanan kısmi sokağa çıkma yasağının yarından itibaren 2 hafta daha uzatıldığını açıkladı.Ürdün'de, son 24 saatte 45 can kaybıyla günlük en yüksek ölü sayısı kaydedildi.Kazakistan Kurumlararası Komisyon okulların örgün eğitim sistemine geçmesi ve camilerde namazların cemaat halinde kılınmasına ilişkin kararlar aldı.
Mersin Açıklarında 22 Düzensiz Göçmen Yakalandı
MERSİN (AA) - Mersin'in Anamur ilçesi açıklarında lastik botta 22 düzensiz göçmen ile göçmen kaçakçısı yakalandı.Sahil Güvenlik Komutanlığının resmi internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, ilçeye bağlı Demirören mevkisinde göçmen kaçakçılığı yapılacağı bilgisi üzerine Jandarma Genel Komutanlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sahil Güvenliği ekipleri yönlendirildi. Ekipler, bölgedeki lastik botta 22 düzensiz göçmen ile göçmen kaçakçılığı şüphelisini yakaladı.
Reklam
Çanakkale'de Yaşayan ABD Vatandaşı Evinde Ölü Bulundu
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'nin Biga ilçesinde yaşayan 69 yaşındaki ABD vatandaşı evinde ölü bulundu.Hamdibey Mahallesi İstiklal Caddesi'ndeki evinde yalnız yaşayan Shapsough Bachkhat'ı 4 gündür görmeyen komşuları durumu polise bildirdi.Polis ekibi, savcılıktan alınan iznin ardından kapıyı açtırarak eve girdi. Evde arama yapan ekipler, Bachkhat'ın cansız bedenini yerde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Shapsough Bachkhat'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Bachkhat'ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. ABD vatandaşı Bachkhat'ın yurt dışında yaşayan 3 kızı olduğu öğrenildi.
Nasa, Ay Yüzeyinde Su Bulunduğunu Açıkladı
NEW YORK (AA) - ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), ilk defa Ay'ın güneş gören yüzeyinde su bulduklarını açıkladı.NASA tarafından yapılan yazılı açıklamada, ''Kızılötesi Astronomi Stratosfer Gözlemevi, Ay'ın güneşli yüzeyindeki su varlığını ilk kez doğruladı. Bu keşif, suyun ay yüzeyine dağılmış olabileceğini, soğuk ve gölgeli yerlerle sınırlı olmadığını gösteriyor.'' ifadesine yer verildi.Maryland merkezli Goddard Uzay Uçuş Merkezi çalışanları, Ay yüzeyinde hidroksil (OH) yerine su buzunun (H2O) olduğunu doğruladı. Ekip, suya özgü bir spektral izi tespit etmek ve atmosferden daha net bir görüş elde etmek için bir uçağa monte edilen SOFIA teleskopu aracılığı ile keşiflerini gerçekleştirdi.Colorado Üniversitesi Astrofizik Profesörü Paul Hayne ve ekibi de NASA'ya ait bir uydu tarafından alınan kamera görüntülerini ve sıcaklık ölçümlerini kullanarak elde ettikleri sonuca göre, buz kütlelerinin yaklaşık 40 bin kilometrekare veya ay yüzeyinin kabaca yüzde 0.1'i oranında yer kapladığını açıkladı.Hayne, 'Daha önce keşfedilmeyen bu buz havuzlarından milyarlarcasını görüyoruz. Bu, buzu daha kolay çıkarmak için bir fırsat sunuyor. Ay'da astronotların ihtiyaç duyacağı şeyler açısından bunun devrim niteliğinde olduğunu düşünüyoruz.' dedi.Daha önce 26 Ekim'de Ay hakkında 'heyecan verici' yeni bir keşfi açıklayacağını duyuran NASA, 'Artemis' adlı program çerçevesinde 2024'te Ay yüzeyine bir erkek ve bir kadın astronot göndermeyi planlıyor.
Reklam
"Gelincik", 8. Boğaziçi Film Festivali Kapsamında Sinemaseverlerle Buluştu
İSTANBUL (AA) - Bu yıl sinemaseverlerle 8'inci kez buluşan Boğaziçi Film Festivali, film gösterimleri ve özel etkinliklerle devam ediyor.'#HerŞeyeRağmen' sloganıyla ödüllü yapımları sinemaseverlerle buluşturan festival, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün katkıları ve Anadolu Ajansının global İletişim ortaklığında düzenleniyor.Orçun Benli'nin uzun metraj filmi 'Gelincik'in gösterimi, film ekibinin katılımıyla Beyoğlu Sineması'nda gerçekleştirildi.Gösteriminin ardından, yönetmen Benli'nin yanı sıra oyuncular Ahmet Mümtaz Taylan, Kaan Yıldırım, İnan Ulaş Torun ile yapımcılar Şükrü Üçpınar ve Bulut Reyhanoğlu soruları yanıtladı.Benli, projeyi uzun süre önce tasarladığını ve bir üçleme olarak planladığı projenin ikinci filmi için de çalışmaya başladıklarını söyledi.Filme yapımcı olarak da katkı sunan Kaan Yıldırım, önce oyuncu olarak dahil olduğu filmin kendisi için keyifli bir süreç olduğunu dile getirdi.'Karadayı' karakterini canlandıran Ahmet Mümtaz Taylan da senaryonun oluşum aşamasında filme dahil olduğunu belirterek, 'Senaryo oluştuğunda, Orçun'u ve Şükrü'yü yüreklendirmeye çalıştım. 'Bu iyi bir senaryo, çalışır. Evet imkanlarımız var ama bu tür sinema için genel olarak geniş imkanlar bulmak mümkün değil. O yüzden bir şekilde başlamak lazım.' dedim. Onların da cesareti ve enerjisiyle girildi.' diye konuştu.Senaryosunu Şükrü Üçpınar ile Orçun Benli'nin kaleme aldığı 'Gelincik'in müziklerinde Sertaç Özgümüş imzası bulunuyor.Ahmet Mümtaz Taylan'a 57. Antalya Altın Portakal Film Festivalinde 'En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü getiren filmin görüntü yönetmenliğini Tufan Kılınç üstleniyor. Filmin konusu özetle şöyle:'Görevinden ayrılan genç komiser Ayhan, gittiği orman evinde kızının gelişini beklerken yeni hayatına uyum sağlamaya çalışır. Ormanda avlanırken yanlışlıkla bir gelincik vurur. Ayhan evde geçmişinden gelen anılarla yüzleşirken bir yandan da kendisine musallat olan gelincikle mücadeleye koyulur. Karşısına çıkan yeni ve tuhaf dostu Karadayı’nın hayatına girmesiyle olaylar zaman içinde mantık sınırlarını aşmaya başlar ve onu gerçekle gerçek olmayanı ayıramaz hale getirir.'8. Boğaziçi Film Festivali kapsamında yarın Beyoğlu Sineması'nda 'Salınger Yılım', 'Odaklan Babaanne', 'Güzel Günler Bizi Bekler', 'Güneşin Çocukları', Kadıköy Sineması'nda ise 'Şeytan Yoktur', 'Ölü Ekmeği', 'Kumbara' ve 'Mavzer' filmleri izlenebilecek. 30 Ekim'de sona erecek festivalin ayrıntılı programına 'www.bogazicifilmfestivali.com' adresinden ulaşılabilir.
Gazze'de, Açlık Grevindeki Filistinli Tutuklu Ahres İçin Eylem Düzenlendi
GAZZE (AA) - İsrail hapishanesinde 92 gündür açlık grevini sürdüren Filistinli tutuklu Mahir el-Ahres'e destek için Gazze'deki aktivistler eylem düzenledi.Aktivistler, eylem kapsamında İsrail tarafındaki yerleşim birimlerine doğru 'yanan balonlar' gönderdi. Filistinli aktivistler bu eylemi, İsrail'in 92 gündür açlık grevindeki Ahres'in tutukluluğunu devam ettirmesine tepki olarak gerçekleştirdiklerini aktardı. Aktivistler, Ahres, Filistinli diğer tutuklular ve Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuşuncaya kadar işgal güçleri ile yerleşimcilerin kendilerini güvende hissetmeyeceklerini kaydetti.Açlık grevindeki Filistinli tutuklu 'Mahir el-Ahresİsrail askerlerince Batı Şeria'nın Cenin kentindeki evinden 27 Temmuz'da gözaltına alınan Ahres, Tel Aviv yönetiminin 'idari tutukluluk' ve keyfi uygulamalarını protesto etmek için açlık grevine başlamıştıAltı çocuk babası Ahres, 1989, 2004, 2009 ve 2018 yıllarında da İsrail güçlerince 4 kere gözaltına alınmış, toplam 62 ay tutuklu kalmıştı.Uluslararası Kızılhaç Komitesi, yaptığı açıklamada, açlık grevini sürdüren Filistinli tutuklu Ahres'in sağlık durumunun 'kritik' olduğunu bildirmişti.İsrail, 'idari tutukluluk' adını verdiği uygulamayla Filistinlileri istihbarata dayalı 1 ila 6 ay alıkoyabiliyor. Tutuklunun, 'İsrail'in güvenliği için tehlike teşkil ettiğine' karar verilmesi halinde askeri hakim, suç isnadında bile bulunmadan tutukluluk süresini 5 yıla kadar uzatabiliyor
Reklam
Erdoğan-Tatar Ortak Basın Toplantısı
ANKARA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 'Denizdeki kaynaklar için bile bizimle uzlaşmaya yanaşmayan Rum tarafından bizimle anlaşmasını beklemek hayaldir.' dedi.Cumhurbaşkanlığı görevini devraldıktan sonra ilk resmi ziyaretini Türkiye'ye yapan Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ikili görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Erdoğan'a daveti için teşekkür eden Ersin Tatar, 'Ankara'da bulunmaktan, bir kez daha sizinle iki kardeş devletin ortak konularını ele almaktan son derece memnunum.' ifadesini kullandı. Tatar, Türkiye'nin kardeş devlet olmasının yanı sıra aynı zamanda ana vatan olduğunun altını çizerek, 'Köklerimiz buradan Kıbrıs'a gitmişlerdir. Türkiye, Kıbrıs Türklerinin varoluş ve özgürlük mücadelesini ilk günden itibaren maddi, manevi ve askeri olarak desteklemiştir.' diye konuştu. Kıbrıs Türk halkının 21 Aralık 1963-20 Temmuz 1974 arasında Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünü kullanarak yaptığı askeri müdahaleler, sağladığı diğer destekler sayesinde ayakta durabildiğini kaydeden KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, 'Türkiye, 15 Temmuz 1974'te Rum EOKA-B terör örgütü ve Yunan cuntası tarafından gerçekleştirilen darbe sonrasında Kıbrıs Helen Cumhuriyeti'nin ilan edilmesi karşısında garantörlük hakkını kullanarak tek başına harekete geçmeseydi ne olurdu, herkes düşünmelidir.' açıklamasında bulundu.Tatar, birilerinin hala Türkiye'yi KKTC'de işgalci olarak suçlamaya kalkışmasının anlamsız ve tarihi gerçeklere aykırı olduğunu söyledi.Türkiye'nin, Kıbrıs Türklerinin çağrısı üzerine can ve mal güvenliği, egemenlik ve özgürlüğü için 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs'a bir askeri müdahalede bulunduğunu anımsatan Ersin Tatar, Türkiye'nin bugün de Kıbrıs'ta barışın sürmesinin yegane sağlayıcısı olduğunu vurguladı. Tatar, Türkiye ve KKTC'nin, Kıbrıs konusunun adil, kalıcı, yaşayabilir bir anlaşma ile sonuca bağlanması için pek çok kez üzerine düşeni yaptığını, 2017 yılında Crans Montana'da yaşananlar bunun en son kanıtı olduğunu belirtti'Rum tarafı hala 1974 öncesine dönme hayalinde'KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:'Kıbrıs görüşme süreci Crans Montana'da bir kez daha çökmüşse, bunun sebebi Kıbrıs Rumlarının yönetiminin, egemenliği eşitlik temelinde bizimle paylaşmaya hazır olmamasıdır. Rum tarafı hala 1974 öncesine geri dönmenin hayali içindedir. Bu nedenledir ki bizlerin açıkça reddetmemize rağmen Türkiye'nin Kıbrıs'taki askeri varlığı ile etkin garantörlük hakkını sıfırlama hedefini vazgeçilmez bir anlaşma koşulu olarak masaya koymuşlardır. Hal böyleyken, Türkiye'nin ortaya koyduğu 5'li konferans önerisi bize göre Kıbrıs konusunda bir anlaşma ile neticeye bağlanması için son şanstır.'Tatar, KKTC'nin egemen eşitlik temelinde iki devletli çözümün görüşme masasına gelmesi ve bir anlaşmanın mümkün olup olamayacağının belirlenmesi açısından bu toplantının belirleyici olacağı görüşünde olduğunu ve öneriyi desteklediğini kaydederek, 'Öte yandan Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin ele alınması için KKTC'nin de katılacağı bir konferans toplanması öneriniz de bize göre son derece gerçekçi ve yapıcıdır.' şeklinde konuştu. 'Bizim kimsenin hakkında gözümüz yoktur ama halkımızın, millerimizin hak ve hukukunun çiğnenmesine de asla razı olmayız' mesajını veren Ersin Tatar, hidrokarbon konusunun Kıbrıs Rum tarafı için bir samimiyet testi olduğunu kaydetti.Tatar, 'Denizdeki kaynaklar için bile bizimle uzlaşmaya yanaşmayan Rum tarafından, bizimle anlaşmasını beklemek hayaldir. Kimsenin bizi Rum tarafının bilerek oynadığı oyunlara bağlı kılma hakkı ise yoktur. Biz, hep ifade ettiği üzere Türkiye ile uyum ve iş birliği içinde ileriye doğru gerekli adımları atmakta kararlıyız. Sizlerin desteği ile önümüzdeki dönemde daha fazla dış temas yapmak, tezlerimizi anlatmak, uluslararası alanda daha çok görünür olmak istiyoruz ve bunun Rum-Yunan ikilisinin oyunlarının bozulmasında etkili olacağı inancındayız.' vurgusu yaptı. 'Maraş 'hayalet kent' olmaktan çıkacak'Cumhurbaşkanı Tatar, Kapalı Maraş'ın, belirlenen yol haritasına uygun olarak ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dirayetli, kararlı duruşu sayesinde açıldığına işaret ederek, 'İnşallah Maraş bir 'hayalet kent' olmaktan çıkacak ve ülke ekonomimize, insanlığa yeniden bir turizm cenneti olarak hizmet verir noktaya gelecektir.' dedi. Son 2 yılda Türkiye ile KKTC arasında mal boyutu 3,2 milyar lirayı bulan 2 ayrı İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü imzalandığını bildiren Tatar, Türkiye'nin, KKTC'nin halen devam eden salgın sürecinde Kıbrıs Türkü'nün hep yanında olduğunun altını çizdi.Ersin Tatar, 'Sizin bizzat verdiğiniz destek sonucu yapımına başlanan 100 yataklı, modern Acil Durum Hastanemiz 2 ay gibi bir süre içerisinde tamamlanma aşamasına gelmiştir. İnşallah çok yakında sizlerin de teşrifleri ile sağlık alt yapımıza büyük katkı sağlayacak bu hastaneyi açmış olacağız. Bu arada, kopan Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniz altından su taşıma boru hattının da sizlerin yakın ilgisi ile onarılarak hizmete girmesinden duyduğumuz memnuniyeti burada yinelemek ve bir kez daha sizlere Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür etmek istiyorum. Dileğimiz önümüzdeki dönemde Ercan Havalimanı'nın bitirilmesi, yol sorunlarımızın aşılması, reel sektörün salgın neticesi içine düştüğü sıkıntıları geride bırakarak, bir ekonomik atılım içine girilmesidir.' ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı olarak Türkiye'yle iş birliği içinde iki ülke hükümetlerine bu yönde her türlü desteği sağlayacağını kaydeden Tatar, 'Sizin de ifade ettiğiniz üzere eğer Kıbrıs Türk halkının refah seviyesini yukarı çıkarabilirsek, ki bence bu hedef gerçekçi ve mümkündür, Kıbrıs konusunda da istediğimiz sonuca varmak kolaylaşacaktır.' değerlendirmesinde bulundu.'Kıbrıs'ta ister kabul ederler, ister etmezler, yan yana yaşayan iki devlet vardır'KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Kapalı Maraş'ta bulunan taşınmazlara ilişkin de açıklama yaparak, 'Oradaki eski mal sahiplerine mallarının Taşınmaz Mal Komisyonu marifetiyle iade etmek ve insan hakları bakımından onların mağduriyetlerini 46 yıl sonra devam ediyor olmasını engellemek açısından yapılan, doğru bir harekettir.' diye konuştu. Kapalı Maraş'ın Gazimağusa içinde kalan bir bölüm olduğunu hatırlatan Tatar, 'Sahil şeridi ve oradaki zenginliklerin insanlığın kullanımına iade edilmesi bizden beklenen ve bize yakışandır. Bu KKTC için de bir umuttur, çünkü orada muazzam bir potansiyel var. Dünya markası bir yer ve belki de Doğu Akdeniz'de en güzel sahil şeridi orada.' ifadesini kullandı. Ersin Tatar, KKTC'nin son 40 yılda statüsünün yükseldiğine de dikkati çekerek, 'Atalarımızın verdiği mücadele, ama kritik noktalarda da ana vatanımız Türkiye'nin desteği ile Doğu Akdeniz'de artık statüsü yükselmiş bir devletimiz vardır, bu devletin adı KKTC'dir. Bütün dünyaya bu vesileyle tekrar seslenmek istiyorum; Kıbrıs'ın gerçeği de budur. Kıbrıs'ta ister kabul ederler, ister etmezler, yan yana yaşayan iki devlet vardır.' şeklinde konuştu. Geçmişte Kıbrıs Adası'nda hükümetin iki eşit ortağı olduğunu, ancak 1963'te Kıbrıslı Türklerin dışlandığını, hatta soykırıma uğradığını ifade eden Tatar, 'Kıbrıs Türkü direnebilmiştir, çünkü bizim atalarımızdan ve genlerimizden gelen bir direniş, mücadele kabiliyetimiz vardır.' değerlendirmesinde bulundu. 'Federasyon masalı masal olmaya devam ediyor'Türkiye ve KKTC'nin Kıbrıs sorununun çözümü noktasında gösterdiği iyi niyete karşılık bulamadığına dikkati çeken KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, yeni bir siyaset geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ada'da eşit haklara sahip, yan yana yaşayan ve iş birliği içinde iki devlet fikrinin kendisinin seçilmesiyle halk tarafından da onaylanan bir siyaset olduğunu belirten Tatar, 'Dün Rum tarafı gazetelerinde benim seçilmemle ilgili makaleler vardı. Orada açık açık ifade ediliyor. (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos) Anastasiadis, kendisine gösterilen iyi niyeti son anda terketti, çünkü seçim gailesi vardı. Anastasiadis kabul etseydi seçimi kaybedecekti. Kıbrıslı Rumlar da Kıbrıs'ın değişik şartlarına bağlı olarak artık eski noktada değildir.' dedi.Kıbrıs'ta federasyon yerine zaten var olan iki devletin iş birliğiyle çözümün sağlanabileceğine işaret eden Ersin Tatar, 'Federasyon masalı masal olmaya devam ediyor. Esas olarak gerçeklere baktığımızda Kıbrıs'ın Rum tarafında da buna inanan yok ama alışılmış bir süreç. İlla bunu oyalama için devam ettirecekler. Dolayısıyla yeni bir siyaset zamanıdır o da gerçeklere bağlı siyasettir. Gerçeklere bağlı siyaset de ifade ettiğim gibi egemen eşitlik temelinde yan yana yaşayan ve zaten şu an varolan iki devletin iş birliğidir.' diye konuştu.Tatar, dünyanın da bu gerçeği gördüğünü ve anlamaya başladığını belirterek, bu niyetin ortaya konup arkasında durulması gerektiğini söyledi. 'KKTC'nin daha da sahiplenilmesi gerekmektedir'Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ın eskisi gibi olmadığını ifade eden KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 'Bir takım fırsatlar kaçırılmıştır ama konjonktür öyle bir gelişmiştir ki artık Doğu Akdeniz'de KKTC'nin daha da sahiplenilmesi gerekmektedir. Ne mutlu Kıbrıs Türkü'ne ki ana vatanı Türkiye dimdik ayakta. Doğu Akdeniz'deki ulusal çıkarlarımızın korunmasında bambaşka bir noktaya gelinmiştir. Ulusal onurumuz, çıkarlarımız ve halklarımızın menfaati bu siyasetin devamından yanadır.' şeklinde konuştu.Tatar, Türkiye ve KKTC halkı arasındaki bağların en iyi noktaya gelebilmesi için çalışacağını da sözlerine ekledi.
İçişleri Bakanı Soylu Kadın Muhtarlarla Buluştu
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kadınlara muhtar seçilme hakkı verilişinin yıl dönümü dolayısıyla kadın muhtarlarla makamında bir araya geldi.Bakan Soylu, kabulde kadın muhtarlarla bir süre sohbet etti.Kadın muhtarların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde ortaya koyduğu gayrete teşekkür eden Soylu, bu dönemde muhtarlık kurumunun toplumla nasıl bütünleştiğini herkesin gördüğünü dile getirdi.Süleyman Soylu, özlük haklarında ciddi iyileştirmeler yapılan muhtarların maaşlarında da son dönemlere göre önemli artış kaydedildiğine işaret ederek, muhtarlık daire başkanlıklarının kurulması ile illerde bir vali yardımcısının sürekli muhtarlarla muhatap olmasına yönelik adımların atılmasının önemli olduğunu ifade etti.Görüşmede, İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce ile Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Serpil Erenoğlu da yer aldı.
Polisin "Dur" İhtarına Uymayarak Kaçtıktan Sonra Yakalanan 2 Uyuşturucu Zanlısı Tutuklandı
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'da uygulama noktasında polisin 'dur' ihtarına uymayıp araçlarıyla kaçtıktan sonra kovalamacayla yakalanan 2 uyuşturucu zanlısı, tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İzmir'den Afyonkarahisar'a uyuşturucu madde getirileceği ihbarı üzerine çalışma başlattı.Ekipler, plakası önceden tespit edilen aracı, Bölge Trafik Şube Müdürlüğü karşısındaki uygulama noktasında durdurmak istedi. Polis ekiplerinin 'dur' ihtarına uymayan şüpheli, kamyonetle uygulama noktasından kaçtı.Kaçış güzergahında Afyonkarahisar Devlet Hastanesi yakınlarında şüpheli araçtan bir poşet içerisinde yeşil reçeteyle satılan sentetik hap yere atıldı.Ekiplerce yapılan takip sonucu şüpheli araç, Yeşilyurt Mahallesi'nde durduruldu. Polis ekipleri, kamyonetteki S.B. ve A.S'yi gözaltına aldı.Zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince 'uyuşturucu madde ticareti yapmak' suçlamasıyla tutuklandı.
Reklam
Marmaris'te Türk Kara Sularına Geri İtilen 9 Yabancı Uyruklu Kurtarıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesi açıklarında, Yunan sahil güvenlik unsurlarınca Türk kara sularına geri itilen 9 yabancı uyruklu karaya çıkarıldı. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Bozburun Mahallesi açıklarında lastik botta bir grup sığınmacı olduğu bilgisi üzerine bölgeye gitti. Ekipler, Yunan sahil güvenlik unsurlarınca Türk kara sularına itildiği belirlenen 9 kişiyi Sahil Güvenlik botuna alarak, karaya çıkardı. Marmaris Limanı'na getirilen yabancı uyruklular, İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
İzmir'de Metil Alkol Zehirlenmesi Şüphesiyle Tedavi Gören Bir Kişi Daha Öldü
İZMİR (AA) - İzmir'de metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle tedavi gören bir kişi daha yaşamını yitirdi.Metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle kentte özel bir hastanede tedavi gören M.A. (53) hayatını kaybetti. M.A'nın cenazesi, otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderildi.Kentte 9 Ekim'den bu yana sahte içki zehirlenmesi şüphesiyle ölenlerin sayısı 36'ya yükseldi.
Reklam
Afrika, Gelişmiş Ülkelerin Araç Çöplüğüne Dönüşüyor
İSTANBUL (AA) - Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa ülkeleri, ABD ve Japonya'da kullanılmış ve hava kirliliğine yol açan ikinci el araçların yüzde 40'ından fazlasının Afrika ülkelerine ihraç edildiğini açıkladı. BM Çevre Programı (UNEP), kullanılmış araçların ticaretine ilişkin ilk defa hazırladığı raporda, Afrika'nın her geçen gün dünyanın araç çöplüğüne nasıl dönüştüğüne dikkat çekildi.Rapora göre, 2015 ve 2018 yılları arasında ABD, Avrupa ve Japonya başta olmak üzere gelişmiş ülkelerden eskimiş ve düşük kaliteli yaklaşık 14 milyon araç başka ülkelere ihraç edildi. İhraç edilen araçlardan yüzde 40'ı Afrika ülkelerine giderken, Gambiya'ya gönderilen araçların ortalama yaşı 19, Nijerya'ya gönderilen araçların ise ortalama yaşı 20 oldu.Eski ve bakımsız araçların meydana getirdiği hava kirliliği bu ülke vatandaşlarında sağlık sorunlarına yol açarken, sadece birkaç Afrika ülkesi ülkeye giren araçlara ilişkin kalite ve yaş standartları koydu. İkinci el araçlara ilişkin düzenlemelerin zayıf olduğu Malavi, Nijerya, Zimbabve ve Burundi gibi ülkeler en fazla ölümlü trafik kazasının yaşandığı ülkeler olarak kayıtlara geçti.Raporda, kullanılmış araçların ihracına ilişkin yeni düzenlemeler için tüm dünyaya çağrıda bulunuldu.
Dışişleri Bakanlığından Almanya'da Polis Şiddeti Gören Türk İş İnsanı Hakkında Açıklama:
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Almanya'nın Köln şehrinde polis şiddetine maruz kalan iş insanı Yüksel Aker olayı hakkında 'Bir şikayet kapsamında işyerine baskın düzenleyen polislerin vatandaşımıza karşı şiddet ve orantısız güç kullandıkları açıkça görülmüştür.' açıklamalarında bulundu.Aksoy, Yüksel Aker olayı hakkındaki soruya yazılı cevap verdi.Köln'de işyeri sahibi bir Türk vatandaşı olan Aker’in polis şiddetine maruz kalarak darbedilmesinin 'elim ve kabul edilemez' bir olay olduğunu belirten Aksoy, ''Bir şikayet kapsamında işyerine baskın düzenleyen polislerin vatandaşımıza karşı şiddet ve orantısız güç kullandıkları açıkça görülmüştür.'' değerlendirmesinde bulundu.Aksoy, Aker'in maruz kaldığı bu kötü muamele karşısında ilgili Alman makamları nezdinde yaptığı başvurularda Türkiye tarafından gerekli desteğin sağlandığını kaydederek, ''Takipçisi olduğumuz bu ve benzeri olayların sorumlularının adalet önünde hesap vermelerini bekliyor ve talep ediyoruz.'' ifadelerini kullandı.Köln'de katı atık arıtma tesisi sahibi iş insanı Aker, 23 Ekim tarihinde çalışanlarından biri ile arasında geçen tartışma sonrası ihbar üzerine iş yerine gelen 6 polis tarafından kelepçelenerek darbedilmişti.Hastaneye giderek polis şiddetini belgeleyen Aker, suç duyurusunda bulunmuştu.
Pakistan Ulusal Meclisi Ve Senatosundan Fransa'ya Kınama
İSLAMABAD (AA) - Pakistan'da federal parlamentonun alt kanadı Ulusal Meclis ile üst kanadı Senato, 'küfür içeren' karikatürleri ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam'a karşı 'nefret dolu' açıklamalarını oy birliği ile kınadı.Pakistan basınındaki haberlere göre, Ulusal Meclis'in oy birliğiyle aldığı karar metninde, Fransa'da 'küfür içeren' karikatürlerin yeniden yayınlanmasına, İsveç ve Norveç'te Kur'an-ı Kerim'e saygısızlık yapıldığına işaret edilerek, dünyanın bazı yerlerinde İslamofobik eylemlerin yeniden canlanmasının kınandığı vurgulandı.Kararda, Ulusal Meclis’in Fransa Cumhurbaşkanı Macron gibi liderlerin son derece rahatsızlık verici açıklamaları ve 'nefret çığırtkanlığı' konusunda ciddi endişe duyulduğu ve Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam peygamberlerine hakaret edilmesinin tartışmasız bir şekilde kınandığı kaydedildi. Ulusal Meclis'in kararında, hükümetten, Pakistan'ın Paris Büyükelçisi'ni geri çağırması, 15 Mart'ın 'Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü' olarak belirlenmesi için İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile birlikte çalışılması talep edildi.İİT Genel Genel Sekreteri'nden konunun takip edilerek İslam ülkelerinden ortak bir tavır sergilemeleri için gerekli önlemleri almasının istendiği kararda, Birleşmiş Milletler'e (BM) dinler arası uyum için küresel bir diyalog başlatması ve yükselen İslamofobiye karşı durması çağrısı yapıldı.Öte yandan, Federal Parlamento’nun üst kanadı Senato’da da benzer bir karar alınırken, söz konusu “aşağılık” hadiselerle ilgili endişeli olunduğu vurgulandı.
Akıncı Üssü Darbe Girişimi Davasına Devam Edildi
ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, Mamak'taki Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Okulundan kursiyer teğmenleri silahlandırarak sivil araçlarla Akıncı Üssü'ne götürdüğü iddia edilen tabur komutanı eski yarbay Metin Bilgici, dün başladığı esasa ilişkin savunmasını tamamladı.Üzerine atılı suçları reddeden Bilgici, darbe girişiminden haberdar olmadığını, girişimle alakasının bulunmadığını öne sürdü. Bilgici, 15 Temmuz'da terör saldırısı zannıyla hareket ettiğini savunarak, faaliyet ve emirlerinde suç unsuru bulunmadığını iddia etti.Kursiyer teğmenleri mesaiye çağırmasının tamamen yasal olduğunu iddia eden Bilgici, darbe girişimini öğrendikleri andan itibaren üssü terk ettiklerini belirtti. Bilgici, 'Biz İstanbul ve Ankara'daki hareketliliği terör saldırısı olarak değerlendiriyorduk. Personelimin darbeyle alakası yoktur. Eğer destek vermiş olsaydık Akıncı Üssü'nden ayrılmaz, sonuna kadar devam ederdik.' dedi.Bilgici, MEBS kışlasındaki silahlığı açtırmasının ve personele silah dağıttırmasının da yasalara uygun olduğunu, silahlığın kendi sorumluluğunda bulunduğunu öne sürdü.Kara Kuvvetleri Komutanlığından tebliğ edilen görev nedeniyle Akıncı'ya gittiğini, durumu öğrendikten sonra sevk ve idareyi bıraktığını iddia eden Bilgici, Akıncı Üssü'ne vardıktan sonra kimseden emir almadığını, kursiyer teğmenler dışında kimseye emir vermediğini, darbe yöneticisi olduğu belirtilen kimseyle eylem birliğinin bulunmadığını öne sürdü. Metin Bilgici, 'Tarafıma verilen emir doğrultusunda personeli Akıncı Üssü'ne getirmekten başka hiçbir eylemim yok. Ayrıca ben, Akıncı'ya en geç gelen birlik komutanıyım.' dedi.'Suçlara yönelik eylemim yok'Yönetici sanık konumunda bulunmasının hukuki ve vicdani olmadığını öne süren Bilgici, 'Akıncı'ya saat 00.58'de geldim. Akıncı'da faili olduğum öne sürülen bombalama ve alıkoyma gibi suçların tamamına yakını daha ben intikal halindeyken işlenmişti. Bu suçları kabul etmiyorum. Bahsi geçen suçlara yönelik bir eylemim yok. Türkiye genelinde dava dosyası kapsamındaki eylemlerin planlanması, koordinasyonu ve icrasına iştirak etmedim. Dava dosyasında bunun aksini gösteren hiçbir delil yok.' diye konuştu.Haklarındaki soruşturmanın hukuka uygun yürütülmediğini savunan Bilgici, iddianame ve mütalaanın ciddiyet ve hakkaniyetten uzak olduğunu öne sürdü.Beyanın ardından duruşmayı tamamlayan mahkeme başkanı, davanın görülmesine çarşamba devam edileceğini bildirdi.
Reklam