Memur-Sen, Macron'un İslam Karşıtı Açıklamalarını Protesto Etti
ESKİŞEHİR (AA) - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, İslam peygamberi Hazreti Muhammed'i hedef alan karikatürleri savunması ve İslam karşıtı açıklamaları, Memur-Sen tarafından Eskişehir, Balıkesir, Çanakkale, Kütahya, Bilecik ve Yalova'da protesto edildi.Eskişehir'de, Memur-Sen'e bağlı sendikalar ile çok sayıda sivil toplum kuruluşunun üyeleri, Arifiye Mahallesi Hamamyolu Caddesi'ndeki Yediler Parkı'nda toplandı.Konfederasyonun İl Temsilcisi Muammer Karaman, grup adına yaptığı açıklamada, Macron'un son dönemde 'cinnete esir politikalarına' yenisini ekleyerek, insanlığa rahmet olarak gönderilen Hazreti Muhammed'e ilişkin sözde karikatürlere fikir özgürlüğü adına sahip çıkmasını ve Müslümanları aşağılamasını telin ettiklerini söyledi.Avrupa'daki kimi siyasetçilerde olduğu gibi Macron'un da kirli siyasetine malzeme aradığını belirten Karaman, şunları kaydetti:'Macron, sözde ifade özgürlüğü adı altında doğrudan insanların inançlarına saldıran ve neresinden bakarsanız bakın kin, nefret ve terörle şekillenmiş zihinler tarafından çizilmiş karikatürlere sahip çıkarak, teröre ve kine ortak olmaktadır. Bu bir akıl yitimidir. Emmanuel Macron, siyaseten yaşadığı krizi örtmek için özellikle yabancı düşmanı ve ırkçı aşırı sağ siyasetin söylemlerini kullanmasıyla, kendi ülkesinin milletvekili tarafından dahi 'Bu ülke aklını mı yitirdi' şeklinde eleştirilmiştir.'Grup, açıklamanın ardından dağıldı.BalıkesirBalıkesir'deki Ali Hikmetpaşa Meydanı'nda bir araya gelen Memur-Sen üyeleri adına açıklama, İl Temsilciliği Genel Sekreteri Prof. Dr. İbrahim Aydın tarafından yapıldı.İnsanların inançlarını hedef almanın özgürlük değil, küstahlık olduğunu söyleyen Aydın, 'Dünyanın imkanlarını, insanların inançlarını çalanlar yani Macron gibiler, inanca ve kutsallara hakaretle yenilgilerini gizlemeye, yok oluşlarını geciktirmeye, kirli düzenlerini devam ettirmeye yönelik tetikçi konumlarını devam ettiriyorlar. Bizim gözümüzde Macron ve benzerleri emperyalistlerin amelesi, kapitalistlerin, finans baronlarının hademesidir. Güzel ahlak için gönderilmiş Hz. Resulü hakaretlerine konu eden zihniyet, dünya üzerinden silinmeye mahkumdur.' dedi. ÇanakkaleÇanakkale Cumhuiriyet Meydanı'ndaki protestoda basın açıklamasını okuyan Memur-Sen İl Temsilcisi Suat Özen, Fransa'nın tarihindeki sömürgeciliğe vurgu yaptı.Avrupa'da 'cinnet hali' yaşandığını dile getiren Özen, şöyle devam etti:'Yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve İslamofobi, o meşhur Avrupa aklını esir almış, çoğulculuk söylemlerinin sırçası dökülmüş ve nihayet aşırı sağ siyasetin ürettiği politikalar siyaseti belirler hale gelmiştir. Burada bir parantezle bir başka tepkimizi de özellikle ifade edelim. Kutsal emanetlerimizin mekanı olmakla yetinip, kutsala sahip çıkmayı beceremeyen Suudi Arabistan yönetimini ve onunla aynı kulvarda bulunmaya teşne Birleşik Arap Emirlikleri'ni de tarih ve bizler not ediyoruz.'KütahyaKütahya'da Memur-Sen'e bağlı sendikaların üyelerinden oluşan grup adına açıklama, İl Temsilcisi Fatih Köse tarafından Konfederasyon binasında yapıldı.Macron'un bir görüntü olduğunu, Avrupa'da birçok ülkede cinnet hali yaşandığını dile getiren Köse, 'Almanya'da cami baskını, Hollanda’da Wilders’in terör ve şiddet içeren konuşmaları ve nihayet Macron’un, ifade hürriyetinin arkasına sığınarak, İslam’a ve Peygamberi'ne saldıran unsurlara sahip çıkması cinnetin boyutlarını göstermektedir.' ifadesini kullandı.Bilecik Bilecik Cumhuriyet Meydanı'nda konuşan Memur-Sen İl Temsilcisi Süleyman Akyıldız, insan hakları aktivistlerine ve emek hareketlerine yön veren kuruluşlara çağrıda bulundu.Akyıldız, 'Özgürlük insanın, dünya insanlığın ikametgahıdır. Renkleri, fikirleri ve inançları; hakaret etme, küçük görme, şiddeti çağırma aracı yapan, kendi kirli oyunları için saklama tezgahları oluşturan, siyasi kimlikleri, ideolojik örgütlere ve emperyalist devletlere birlikte cevap vermeli, onlara yenilgiyi birlikte tattırmalıyız. İnancımız, farklı olabilir, fikirlerimiz karşıt görünebilir ama çok temel bir ortaklığımız var; biz insanız ve dünyada birlikte yaşıyoruz.' diye konuştu.Ayrıca Akyıldız, hiç kimsenin bir başkasının dinine, hükümlerine ve kutsallarına hakaret etme, onları yok etme hakkına sahip olmadığını sözlerine ekledi.YalovaYalova Merkez Cami yanındaki Cevdet Aydın Parkı'nda toplanan Memur-Sen üyeleri, Macron'a tepkilerini dile getirdi. İl Temsilcisi Ahmet Kotçioğlu grup adına yaptığı konuşmada, 'Dine ve Kutlu Nebi'ye dönük hakaret faillerinin kuyruğuna takılan ülkelerin ve yöneticilerin, emperyalist taşeronluğu ve kapitalistlerin sömürü baronluğu sıfatlarının sona ermesinin de yakın olduğuna inanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Etkinlik, Fransa ve Macron aleyhine slogan atılması ve tekbir getirilmesiyle sona erdi.
Doğu Anadolu'daki Memur-Sen Üyelerinden Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a Tepki
ERZURUM (AA) - Erzurum, Ardahan, Erzincan'da bir araya gelen Memur-Sen üyeleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam'a yönelik sözlerine tepki gösterdi.Erzurum'un Yakutiye İlçesindeki Erzurum Memur-Sen İl Temsilciliği Toplantı Salonu'nda toplanan sendika üyeleri, ellerindeki Fransızca, İngilizce ve Türkçe 'Demokrasi yalan Irkçılık Tavan, Mabetler Kutsaldır Kutsala Dokunma, İslam'dan korkuyorlar çünkü insanlığı sömürüyorlar' yazılı dövizleri açtı.Memur-Sen Erzurum İl Temsilcisi Mustafa Karataş, grup adına yaptığı basın açıklamasında, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron'un insanlığa rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa'ya ilişkin sözde karikatürlere fikir özgürlüğü adına sahip çıkmasını ve Müslümanları aşağılamasını kınadıklarını söyledi.Avrupa'da birçok ülkede cinnet halinin yaşandığını ifade eden Karataş, 'Almanya'da cami baskını, Hollanda'da Gert Wilders'in terör ve şiddet içeren konuşmaları ve Macron'un ifade hürriyeti arkasına sığınarak İslam'a ve peygamberine saldıran unsurlarına sahip çıkması cinnetin boyutlarını göstermektedir.' dedi. Karataş, insanların inançlarını hedef almanın özgürlük değil, küstahlık olduğunu dile getirdi.Avrupa'daki bazı siyasetçilerde olduğu gibi Macron'un da 'kirli siyasetine malzeme aradığını' ifade eden Karataş, şunları kaydetti:'Macron, sözde ifade özgürlüğü adı altında doğrudan insanların inançlarına saldıran ve neresinden bakarsanız bakın kin, nefret ve terörle şekillenmiş zihinler tarafından çizilmiş karikatürlere sahip çıkarak teröre ve kine ortak olmaktadır. Bu bir akıl yitimidir.'Gruptakiler konuşmalar sonrası tekbir ve salavat eşliğinde salondan ayrıldı.Ardahan Ardahan'da da Macron'un İslam'a yönelik sözlerine tepki gösteren sendika üyeleri, Memur-Sen Konfederasyonu organizasyonunda, Kaptanpaşa Mahallesi Milli Egemenlik Parkı'ndaki Atatürk Anıtı önünde toplandı. Burada basın açıklaması yapan Memur-Sen Ardahan Temsilcisi Erdinç Çakmak, ırkçılığın, Avrupa'nın aklını esir aldığını söyledi. Bugün Avrupa'da İslam'a karşı yapılanlara tepki göstermek amacıyla toplandıklarını ifade eden Çakmak, şunları kaydetti: 'Aslında Macron bir görüntü. Avrupa'da bir çok ülkede cinnet hali yaşanıyor. Yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve İslamafobi, o meşhur Avrupa aklını esir almış. Çoğulculuk söylemlerin sırçası dökülmüş ve nihayet aşırı sağ siyasetin ürettiği politikalar, siyaset üretir hale gelmiştir.' Çakmak, basın açıklamasına katılım sağlayan üyelere teşekkür etti. Erzincan Erzincan'da ise Memur-Sen Erzincan il Temsilcisi Nebi Gül, konfederasyona bağlı diğer sendika üyeleri ile sendika binasında buluşup basın açıklaması yaptı. Almanya'da cami baskı olduğunu, Hollanda'da Gert Wilders'in terör ve şiddet içeren konuşmalar yaptığını hatırlatan Gül, Macron'un da ifade hürriyeti arkasına sığınarak, İslam'a ve peygamberine saldıran unsurlara sahip çıkmasının cinnetin boyutlarını gösterdiğini ifade etti. Gül, sözlerini şöyle tamamladı:'Burada bir parantezle bir başka tepkimizi de özellikle ifade edelim. Kutsal emanetlerimizin mekanı olmakla yetinip kutsala sahip çıkmayı beceremeyen Suudi Arabistan yönetimini ve onunla aynı kulvarda bulunmaya çok istekli Birleşik Arap Emirlikleri'ni de tarih ve bizler not ediyoruz.'
İran'da Kovid-19 Salgınında En Yüksek Günlük Vaka Ve Can Kaybı Kaydedildi
TAHRAN (AA) - İran'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında günlük vaka sayıları ve can kaybı artmaya devam ediyor.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgınında son 24 saatte 346 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 bin 968 yeni vaka tespit edildiğini belirtti.İran'da böylece salgının başından bu yana en yüksek can kaybı ve vaka sayısı kaydedilmiş oldu.Lari, virüs kaynaklı toplam can kaybının 33 bin 299’a , vaka sayısının da 581 bin 824’e çıktığını aktardı.Virüse yakalanan hastalardan 4 bin 995’inin durumunun ağır olduğunu söyleyen Lari, şu ana kadar iyileşenlerin sayısının da 463 bin 611’e ulaştığı bilgisini verdi.Lari, ülkede toplam 4 milyon 786 bin 769 kişiye test yapıldığını bildirdi.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, ülkedeki 31 eyaletin tamamının 'kırmızı' ve 'riskli' bölgeler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.Vakaların artması nedeniyle başkent Tahran, Kum, Yezd, Kazvin ve Elburz eyaletlerinde yeniden kısıtlamalara gidilmişti.
Bağcılar'da Suriyeli Anne Ve Oğlunu Gasbeden Şüpheliler Yakalandı
İSTANBUL (AA) - Bağcılar'da ikamet eden Suriyeli anne ve oğlunun ellerini ve ayaklarını bağlayarak, yaklaşık 500 bin lira değerindeki ziynet eşyalarını gasbettikleri öne sürülen 5 şüpheli yakalandı.Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, 16 Ekim'de saat 16.00 sıralarında Bağcılar'da ikamet eden Suriye uyruklu anne Azize Ö. (65) ile 16 yaşındaki oğlu Y.E'nin evine zorla girip evdeki 700 gram altın ve 8 bin dolar ile 20 bin liranın gasbedilmesi olayına ilişkin çalışma başlattı.Mağdurlar polise verdikleri ifadelerinde, evde oturdukları sırada yüzü maskeli biri kadın, biri erkek 2 şüphelinin tornavidayla kapıyı açıp içeri girdiklerini, kendilerini tehdit ederek ellerini ve ayaklarını bağladıklarını anlattı.Mağdurlar, bir süre önce Suriye'de sattıkları bir arsanın parasıyla satın aldıkları ve evde sakladıkları 700 gram altın ve bir miktar döviz ile Türk lirasını şüphelilerin gasbedip ayrıldıklarını söyledi.Şüpheliler evden ayrıldıktan sonra kendi imkanlarıyla kurtulan anne ve oğlu durumu polise bildirdi.Olaya ilişkin çalışma başlatan polis, olay yeri çevresindeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Polis yaklaşık 8,5 kilometre süren görüntü takibinin ardından şüphelilerin kimlikleri tespit etti.Ekipler, 24 Ekim'de olayı gerçekleştiren Muhammet A. (38) ile eşi Hanaa A'yı (29) ve şüphelilerle bağlantılı oldukları belirlenen Safa F., Cuma F. ile Ahmet A'yı yakaladı.Gözaltına alınan şüphelilerden Muhammet A. ve eşi Hanaa A'nın mağdurların akrabaları oldukları, ailenin Suriye'de sattıkları arsadan haberdar oldukları belirlendi.Güvenlik kamera görüntülerinde şüpheli Hanaa A'nın olay yerinden kaçarken bir adreste kıyafetlerini değiştirdiği görülüyor.Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Husiler, Suudi Arabistan'daki Abha Havalimanı'nı Vurduklarını Duyurdu
SANA (AA) - Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın güneyindeki Abha Havalimanı'nı silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) bir kez daha hedef aldıklarını açıkladı.Husilerin sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın Abha Havalimanı'na sabah saatlerinde Kasıf-2 tipi İHA ile düzenlenen saldırıda önemli bir hedefin vurulduğunu belirtti.Seri, saldırılar ve abluka sürdükçe bu tür saldırıların devam edeceğini aktardı.Husilerin sözcüsü, dün yaptığı açıklamada da Abha Havalimanı'na iki ayrı saldırıda önemli askeri hedeflerin vurulduğunu duyurmuştu.Husiler, böylece son 24 saatte Abha Havalimanı'nı üçüncü kez hedef aldıklarını bildirdi.Yemen hükümeti ve koalisyon güçlerinden konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.Husilere karşı Yemen hükümetine destek veren Arap koalisyonu, 24 Ekim Cumartesi gününden bu yana Husiler tarafından Suudi Arabistan'a atılan 6 İHA'nın düşürüldüğünü kaydetmişti.Yemen'deki İran destekli Husiler, sık sık Suudi Arabistan'ın güney bölgelerini hedef alıyor. Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.
Reklam
Tüm Bel-Sen Üyelerinden Toplu Sözleşme Protestosu
İSTANBUL (AA) - Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) İstanbul 1 No'lu Şubesi, Bakırköy Belediyesinde toplu iş sözleşmesinin imzalanmamasını protesto etti.Bakırköy Belediyesi yanında bulunan Özgürlük Meydanı'nda toplanan sendika üyesi grup, Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu'na tepki gösterdi.Grup adına açıklama yapan Şube Başkanı Adem Erdem, 28 Ağustos'tan bu yana 11. eylemi gerçekleştirdiklerini söyledi.19 aydır memurların, 30 aydır işçilerin toplu sözleşmelerinin imzalanmadığını anlatan Erdem, 300 memur ile yaklaşık 400'ü kadrolu olmak üzere 1550 işçinin mağduriyet yaşadığını ifade etti. Erdem, mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında belediye meclis üyelerinden de destek beklediklerini kaydetti. Hak alana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade eden Erdem, her salı ve perşembe saat 12.15'de aynı yerde eylemi sürdüreceklerini ancak bu hafta perşembe günü 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla eylem yapmayacaklarını sözlerine ekledi.Sloganlar atarak belediye binası önüne yürüyen grup, bir süre sonra olaysız dağıldı.
Şırnak'ın Silopi İlçesinde Bir Okulda Robotik Kodlama Ve 3D Yazıcılı Sınıf Açıldı
ŞIRNAK (AA) - Şırnak'ın Silopi ilçesinde 'El-Cezeri'nin torunları geleceği kodluyor' projesi kapsamında, bir okulda robotik kodlama ve 3D yazıcılı sınıf açıldı.Vali Ali Hamza Pehlivan, Silopi Dicle Ortaokulunda hizmete giren robotik kodlama ve 3D yazıcılı sınıfın açılışını yaparak, sibernetik alanın kurucusu kabul edilen, fizikçi, bilim insanı El-Cezeri ile ilgili öğrencilere bilgi verdi. El-Cezeri'nin 800 yıl önce bu topraklarda doğup büyüdüğünü, kendini yetiştirdiğini, o zamanın şartlarında eğitim aldığını ve aldığı eğitimin çok ötesinde icatlar ortaya koyduğunu kaydeden Pehlivan, sibernetik alanının kurucusu El-Cezeri'nin, robotikle ilgili çalışmalar yaptığını söyledi.Pehlivan, şöyle konuştu:'Ne güzel, sizler bu coğrafyada, aynı dilde, aynı ülkede onu takip ederek çağın gerekliliklerine uygun şekilde eserler ortaya koyuyorsunuz, koyacaksınız. Silopi ilçemizde ilk adım olacak ama arttıracağız. İl genelinde 10 robotik kodlama merkezimiz olacak. Bu yeterli değil, sayısını giderek arttıracağız. Beceri atölyelerimiz var. Onların da sayısını iki katına çıkartıyoruz. Dicle Kalkınma Ajansı ile geçtiğimiz yıl bir proje yaptık. 55 atölye kuracağız. Bunların bir kısmı robotik kodlama ile ilgili olacak ve bütün ilçelerimizde yer alacak.Törene, Kaymakam Can Kazım Kuruca, İl Milli Eğitim Müdürü Nazan Şener ve MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği) Şırnak İl Temsilcisi Yusuf Bilin de katıldı.
Reklam
Muğla'da Zehirlenen Köpeğe Mahalle Bekçileri Müdahale Etti
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde zehirlenen köpeği, zamanında müdahale den mahalle bekçileri kurtardı. İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı bekçiler, Gümbet Mahallesi'nde devriye yaptıkları sırada sokakta bir köpeğin hasta olduğunu fark etti.Köpeğin yanına giden bekçiler, çevredeki vatandaşların da yardımıyla ağzından köpük gelen ve zehirlendiği tespit edilen köpeğe çiğ yumurta içirdi.İhbar üzerine belediyeye ait hayvan ambulansıyla veteriner kliniğine götürülen köpek tedaviye alındı. Köpeğin durumunun iyi olduğu öğrenildi.Bekçilerin köpeğe müdahale ettiği anlar cep telefonu kamerasınca görüntülendi.Veteriner hekimler ise çiğ yumurtayla yapılan ilk müdahalenin yerinde ve başarılı olduğunu, bu sayede kusturulan hayvanın veterinere götürülerek tedavisine başlandığını kaydetti.
Diyarbakır'da Sezai Karakoç'un Adı Kültür Ve Kongre Merkezine Verildi
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclisi, şair ve yazar Sezai Karakoç'un adını Kültür ve Kongre Merkezine verdi.Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclisi, Vali Münir Karaloğlu başkanlığında toplandı.Toplantıda, Diyarbakır'ın yetiştirdiği usta şair ve yazar Sezai Karakoç'un adının Kültür ve Kongre Merkezine verilmesi kararı alındı.Kararı sosyal medya hesabından duyuran Vali Karaloğlu, 'Diyarbakır’ın sözünü yükselten, Diyarbakırlı büyük şairimizin adı şehrimizde yaşayacak. Ergani'nin, Diyarbakır'ın, Türkiye'nin. Yaşadığımız çağın büyük şairine selam olsun. Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezimiz adıyla yaşasın, bin yaşasın.' ifadesini kullandı.1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğan ve edebiyat literatürüne kattığı birçok şiirinin yanı sıra, denemeleri, incelemeleri, hikayeleri ile piyes ve günlük yazıları bulunan Sezai Karakoç, 2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2011 yılında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerine layık görülmüştü.
Diyarbakır Anneleri Çocuklarına Kavuşmak İstiyor
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti devam ediyor.Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi, 421'inci gününde sürüyor.Ellerinde çocuklarının fotoğrafıyla bekleyişini sürdüren annelerden Fatma Akkuş, kızı Songül Akkuş için oturma eyleminde yer aldığını söyledi.Diğer çocuklarını evde bırakarak her gün gelip oturma eylemi yaptıklarını ifade eden Akkuş, 'Çocuklarımız da çok mağdur oldu ancak bu vicdansızların umurunda değil. Çocuklarımızın üzerinden ellerini kaldırmıyorlar. Evlatlarımızı ölüme terk etmişler.' dedi.Akkuş, 6 yıldır kızından haber alamadığını belirterek, 'Bizden ne istiyorlar? Biz de kördük, oy verdik, onları Meclis'e gönderdik.' diye konuştu.Kızına güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulunan Akkuş, 'Songül kızım neredeysen dön, sesini, kokunu özledik. Gel, güvenlik güçlerine teslim ol. Orası senin yerin değil. Eline kalemi alıp, silah verdiler. O silahı kimseye karşı kullanma. Dön evine artık.' ifadelerini kullandı.Akkuş, evladına kavuşana kadar oturma eylemini sürdürmekte kararlı olduğunu aktardı.Songül Altıntaş da 6 yıldır haber alamadığı oğlu Müslüm'e kavuşmak için oturma eylemini kararlılıkla sürdürdüğünü söyledi.Terör örgütü PKK'ya tepkisini dile getiren Altıntaş, 'Ne istiyorlar bu askerlerden polislerden, ne hakları bize bu acıları yaşatmaya? HDP'li bir vekil, 'Sizin için bedel ödüyoruz.' demiş. Asıl bedeli biz ödüyoruz. Siz bizim çocuğumuzu götürdüğünüz PKK'ya destek veriyorsunuz. En büyük bedeli biz ödüyor, acıyı biz çekiyoruz. Kürtlerin vekili iseler çocukları kurtarsınlar, asker ve polislere sahip çıksınlar.' şeklinde konuştu.Altıntaş, oğlu için sonuna kadar evlat nöbetinde olacağını kaydetti.
Reklam
Kabil'de Bombalı Saldırıda 3 Sivil Öldü
KABİL (AA) - Afganistan'ın başkenti Kabil'de düzenlenen bombalı saldırıda 3 sivil hayatını kaybetti.Kabil Emniyet Müdürlüğü sözcüsü Ferdevs Faramarz, basına yaptığı açıklamada, Kabil'in Saray Çukurak bölgesinde yol kenarına yerleştirilen bombanın, sivilleri taşıyan aracın bölgeden geçtiği sırada patlatıldığını söyledi.Faramarz, saldırıda 3 sivilin yaşamını yitirdiğini, 10 kişinin de yaralandığını belirtti. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.
Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, Aksaray'da:
AKSARAY (AA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Tuz Gölü Yer Altı Doğalgaz Depolama Genişletme Projesi bittiğinde, 5,4 milyar metreküp doğalgaz depolama kapasitesine ulaşacaklarını belirterek, 'Bu projeyle çevreyi korumanın en güzel örneklerinden bir tanesini sergiliyoruz.' dedi.Bakan Dönmez, tarihi Sultanhanı Kervansarayındaki 'Fotoğraflarla Tuz Gölü Habitatı Sergisi'nin açılışında, BOTAŞ'ın doğal yaşamın korunması için hayata geçirdiği projeleri yerinde görmek için Aksaray'a geldiklerini söyledi.'Proje bittiğinde 5,4 milyar metreküp doğalgaz depolama kapasitesine ulaşacağız'Tuz Gölü'nde Türkiye'nin en büyük projelerinden bir tanesini hayata geçirdiklerini belirten Dönmez, şöyle konuştu:'Proje bittiğinde 5,4 milyar metreküp doğalgaz depolama kapasitesine ulaşacağız. Bu projeyle çevreyi korumanın en güzel örneklerinden bir tanesini sergiliyoruz. Tuz Gölü bilindiği üzere başta flamingolar olmak üzere bir çok kuşa ev sahipliği yapıyor. Bu proje başlamadan evvel flamingoların sayısı neredeyse 3 bin, 3 bin 500'lere kadar gerilemişti. Bu projeden sonra flamingo sayısı 25 binlere ulaştı. Bu da gösteriyor ki yapılan çalışmalar meyvesini, neticesini veriyor. Özellikle bu çalışmada emeği geçen başta BOTAŞ Genel Müdürü olmak üzere tüm yetkili ve görevlilerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Biz bu depolama maksatlı mağaraları oluştururken, Kızılırmak'tan yaklaşık 120 kilometre mesafeden su getiriyoruz. O tuz mağaralarını eritmek için kullanıyoruz. O mağaralarda eriyen tuzu da yine yaklaşık 30-40 kilometre mesafedeki Tuz Gölü'ne basıyoruz. Aslında, Tuz Gölü'ndeki canlanma, tabiatın yeniden canlanmasına da şahitlik ediyoruz.'Konuşmaların ardından, Bakan Dönmez, sergideki fotoğrafları inceledi, yetkililerden bilgi aldı. Dönmez, daha sonra kurdeleyi keserek serginin açılışını gerçekleştildi.'Gençlerimize iyi bir gelecek hazırlamak için çalışıyoruz'Dönmez, daha sonra, Sultanhanı Atatürk İlkokulunu ziyaret ederek, öğrencilere tablet dağıttı.Dönmez, burada yaptığı konuşmada, BOTAŞ'ın öğrencilere eğitim desteğinde bulunduğunu ve okuldaki 100 öğrenciye tablet dağıttığını ifade etti.Bugünün çocuklarının yarının gençleri olduğunu anlatan Dönmez, şunları kaydetti:'Gençlerimize iyi bir gelecek hazırlamak için çalışıyoruz. Bugünkü nesil bizlere göre biraz daha şanslı. Ben üniversiteye gidene kadar bilgisayar görmemiştim. Bakın şimdi daha ilkokuldayken öğrencilerimiz teknolojiyle tanışıyor. Tabii ki sadece kullanmak yetmiyor. Bunu üretmek de son derece önemli. Bu açıdan hükümetimiz teknoloji alanında hem Ar-Ge desteği hem de üretim desteği veriyor. Pandemiden dolayı tüm öğrenicilerimizi buraya almadık. İçinde bulunduğumuz salgından dolayı biraz daha hassas ve titiz davranıyoruz.'Bakan Dönmez'e, açılış ve ziyaretlerinde, Vali Hamza Aydoğdu, BOTAŞ Genel Müdürü Burhan Özcan, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Altınsoy, Emniyet Müdürü Murat Kolcu eşlik etti.
Şanlıurfa'da Otomobilin Çarptığı İnşaat İşçisi Yaşamını Yitirdi
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da yolun karşısına geçerken otomobilin çarptığı inşaat işçisi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, Şanlıurfa-Gaziantep kara yolunun Birecik Tüneli çıkışında yolun karşısına geçmeye çalışan Bozan Deveci'ye (52), henüz sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir otomobil çarptı.Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen 112 Acil Servis ekibi tarafından hastaneye kaldırılan Deveci, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Deveci'nin cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi.Güvenlik güçleri, kaçan sürücünün yakalanması için çalışma başlattı.Bozan Deveci'nin civardaki bir inşaatta işçi olarak çalıştığı öğrenildi.
Reklam
Kovid-19'A Karşı Geliştirilen Faz 3 Aşamasındaki Aşı Ankara'da Gönüllülere Uygulanmaya Başlandı
ANKARA (AA) - Amerikan ilaç şirketi Pfizer ile Alman BioNTech firmasının yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirdiği aşı adayının, faz 3 çalışmaları kapsamındaki ilk aşısı, Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesinde yapıldı.Salgına karşı geliştirilen aşının faz 1 ve faz 2 aşamalarının başarılı olmasının ardından, faz 3 çalışmalarına geçildi.İlk aşı, İbni Sina Hastanesinde görev yapan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmettin Ünal ile Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Attar'a uygulandı.Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, burada yaptığı açıklamada, dünyada aşıyla ilgili çalışmaların devam ettiğini söyledi.Amerika ve Almanya ile faz 3 çalışmalarına başlayan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu ifade eden Balık, 'Beklediğimizin çok üzerinde gönüllü talep oldu. Kotamız 60 kişilikti, 500'ün üzerinde başvuru oldu. İlk başvuranları sıralamaya aldık. Doğal olarak çoğunluğu hekimdi. Vatandaşlarımız da fazla başvuruda bulundu.' dedi.Türkiye'de aşıya yeterince önem verilmediğinin altını çizen Balık, 'Koronavirüs hassasiyetinden sonra aşıya talep ciddi şekilde arttı. Koronavirüsün belki de bize bıraktığı en güzel şeylerden birisi aşı karşıtlarının toplumda giderek azalması olacak.' değerlendirmesinde bulundu.Aşının yaklaşık 2 ay sonra ruhsat alacağını ve piyasaya çıkmaya başlayacağını duyuran Balık, 'Tüm dünya nüfusuna yetecek aşının piyasada olmasını beklemek hayalcilik olur. Bir yılı geçecek bir süre... Aşılarla elde edilecek bağışıklığa bel bağlamamız mümkün değil. O nedenle mutlaka 3 kurala dikkat etmemiz gerekiyor. Maske, mesafe, el hijyeni ve son zamanlarda özellikle büyük şehirlerimizde kalabalıktan uzak durmak gerekiyor.' diye konuştu. Aşıyla yapılan klinik çalışmaların çok zahmetli olduğunu vurgulayan Balık, sözlerini şöyle sürdürdü:'Klinik aşamalar çeşitli fazlardan geçiyor. Öncelikle hayvan deneyleri yapılıyor. Daha sonra az sayıda kişiyle deneme yapılıyor. İlacın ya da aşının güvenliği ve doz bulma çalışmaları yapılıyor. Bu aşamlardan da geçtikten sonra aşı ya da ilaç daha büyük deneklere ulaşıyor. Bu çalışma da çok fazla kişide denenmiş oldu. Aşı yapılan kişinin Kovid-19 geçirmemiş olması gerekiyor. Hem PCR testi hem de antikor testi yapılıyor.' Gönüllüler arasında yer alan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmettin Ünal da aşıyla ilgili korkulacak bir durum olmadığını aktardı. Aşının son derece bilimsel ve etik değerlere bağlı olarak yapıldığına dikkati çeken Ünal, şunları kaydetti:'Aşının zararlı etkilerinin olup olmadığı, hayvanlardan başlanarak adım adım değerlendiriliyor. Hiçbir aşının yan etkisi sıfır olamaz. Kabul edilebilir olduğu için bu kadar geniş gruplara yapılıyor. İlk aşı olacak kişilerden biri, ben olacağım. Bu aşı bugüne kadar 37 bin kişiye yapıldı. Bunlarda ciddi bir yan etki oluşmadı, diye açıklandı.'
Türk-İş: Bütün Basın Çalışanları Yıpranma Hakkından Yararlandırılmalı
ANKARA (AA) - Türk-İş Konfederasyonu, bütün basın çalışanlarının fiili hizmet süresi zammı (yıpranma hakkı) kapsamına alınmasını talep etti.Konfederasyon yönetim kurulu adına yapılan yazılı açılamada, fiili hizmet süresi zammının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40'ıncı maddesinde düzenlenen özel bir sosyal güvenlik uygulaması olduğu belirtildi.Uygulamanın, kanunda belirtilen iş yerlerinde çalışan ve belirlenmiş iş risklerine fiilen maruz kalıp diğer çalışanlara göre daha fazla yıpranan sigortalılara pozitif ayrımcılık niteliğinde olduğuna işaret edilerek, bu imkanın kapsamdaki çalışanların emeklilik süresini öne çektiği vurgulandı.Basın çalışanlarının da kamuoyunda yıpranma olarak bilinen haktan yararlandığına dikkat çekilerek şunlar kaydedildi:'Bu konuda çok defa düzenleme yapılmıştır. Son düzenlemeyle uygulamadan yararlanan basın çalışanlarının kapsamı daraltılmıştır. Örneğin, 1 Ekim 2008 tarihi öncesinde itibari hizmet süresi kapsamında olan 'matbaa iş yerlerinde çalışan' bazı basın çalışanları 1 Ekim 2008 sonrasında fiili hizmet süresi zammı kapsamına dahil edilmemiştir. Ülkemizde bu türden tehlikeli ve yıpratıcı işlerde çalışmayı teşvik etmek, burada çalışan kişileri yaptıkları işten dolayı ödüllendirmek ve yıpranmalarını hesap ederek daha erken emekli olmalarını sağlamak adına yapılan fiili hizmet süresi zammı düzenlemesi yıllardır adil bir çerçeveye oturtulamamıştır. Bu haktan yararlanması gereken, tehlikeli ve yıpratıcı işlerde çalışan işçilerin bu haktan mahrum bırakılmaması gerekmektedir. Bu nedenle, zehirli gaz, aşırı gürültü, yüksek sıcaklık ve düşük aydınlatma ortamında çalışmalarından dolayı sağlıkları olumsuz etkilenen ve hızla yıpranan bütün basın çalışanlarını kapsayacak şekilde yasal düzenleme yapılması önemli görülmektedir.'
Reklam
İstanbullular, Toplu Taşımada Kovid-19 Tedbirlerine Uyuyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul'daki toplu taşıma araçlarındaki yolcuların Kovid-19 tedbirlerine genel olarak uyduğu gözlendi.Kent genelinde metrobüs, metro, tramvay, minibüs ve belediye otobüslerinde, Kovid-19 tedbirlerine ilişkin uyarı yazıları, duraklarda ise dezenfektan bulunuyor. Maskesi olmayan yolcuların toplu taşıma araçlarına binmelerine izin verilmiyor.Vatandaşların metrobüs, tramvay ve minibüslerde sosyal mesafe ve maske takma kurallarına uyduğu ancak duraklardaki bazı vatandaşların sosyal mesafeyi korumadıkları görüldü. Bazı yolcuların da toplu taşımadan indikten sonra maskelerini çene altına indirdiği dikkati çekti.Bu arada, Fatih'teki Adnan Menderes Bulvarı'nda da polis ekipleri toplu taşıma araçlarına yönelik denetim yaptı. Ekipler, maske ve sosyal mesafe konusunda yolcuları ve şoförleri uyararak, Kovid-19 tedbirlerine uyulması gerektiği konusunda bilgilendirme yaptı.
İstinaf, Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Avukatına Tazminat Ödemesine Karar Verdi
İSTANBUL (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Ahmet Özel'e yönelik ifadeleri nedeniyle 20 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, Ahmet Özel'in kendisi hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle Kılıçdaroğlu aleyhine açtığı manevi tazminat talebine ilişkin Bakırköy 8. Hukuk Mahkemesince verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurularını karara bağladı.Dairenin dosya üzerinden verdiği kararda, davacı Ahmet Özel'in açtığı davanın dilekçesinde, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun 21 Kasım 2017 tarihinde düzenlenen partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yakınlarının yurt dışına para transfer ettiğini, daha sonra yaptığı bir konuşmasında ise bu para transferini ispat ettiğini iddia ederek elinde salladığı belgeler ile müvekkilleri hakkında suç isnadında bulunduğunu belirtttiği aktarıldı.Ahmet Özel'in bu iddialara yönelik avukatlık görevi gereği basın açıklaması yaptığı belirtilen dava dilekçesinde, Kılıçdaroğlu'nun iddialarını ispat edecek bir belgeyi kamuoyuna sunamadığı, 5 Aralık 2017'de Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması toplantısında ise Ahmet Özel'in kişilik haklarını hiçe saymak suretiye hakaret ettiği, bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunulduğu ifade edildi.Davaya bakan Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesince, davalı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sarf ettiği sözlerin hakaret içermediği belirtilerek, davanın reddine hükmedildiği aktarılan kararda, bu karara karşı davacı Ahmet Özel'in avukatlarınca itiraz edildiği bilgisi verildi.Davalı, ifade özgürlüğü sınırlarını aştıDairenin kararında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı konuşmalardaki sözleri ile davacı Ahmet Özel'in kişilik haklarına zarar vererek, ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı kaydedildi.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, davacıya yönelik ifadelerinde kamusal bir yarar bulunmadığı vurgulanan kararda, 'Davacının şeref ve itibarının korunmasını isteme hakkı, davalının ifade özgürlüğünden üstün tutulması ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı kabul edilmelidir. İfade özgürlüğüne bu kapsamda getirilen sınırlama, ölçülü ve orantılı olduğu gibi demokratik toplum düzeninin gereklerine de uygundur. Dolayısıyla davalının yaptığı açıklamayla, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı sonucuna varılmıştır.' ifadeleri kullanıldı.Kararda, bu kapsamda kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiği vurgulandı. Bu nedenle davacı Ahmet Özel tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne hükmedildiği belirtilen kararda, Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına karar verildiği açıklandı.Kararda, davanın kısmen kabulüne hükmedilerek, 20 bin lira manevi tazminatın 5 Aralık 2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan alınarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Avukatı Ahmet Özel'e verilmesine karar verildiği kaydedildi. Karar, 4. Hukuk Dairesi tarafından oy birliği ile Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verildi.
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Schinas Kovid-19 Oldu
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalandığını açıkladı.AB Komisyon Başkan Yardımcısı ve göç, güvenlik ve sosyal haklar gibi konulardan sorumlu üye Schinas, virüs kaptığını sosyal medyadan duyurdu.Schinas, AB Komisyonu üyelerinin yarın düzenlenecek haftalık toplantısı öncesinde düzenli olarak yapılan Kovid-19 testinin sonucunun pozitif çıktığını, bu nedenle kendini karantinaya aldığını açıkladı.Bugüne kadar AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen dahil çok sayıda komisyon üyesi, Kovid-19 testi pozitif çıkan kişilerle temas ettikleri için karantinaya girmişti. Komisyonun araştırma, kültür, eğitim ve gençlikten sorumlu üyesi Mariya Gabriyel de Kovid-19 testinin pozitif çıktığını açıklamıştı.
Reklam