onedio
Nato Savunma Bakanları Video Konferans Yoluyla Bir Araya Geldi
BRÜKSEL (AA) - NATO üyesi ülkelerin savunma bakanları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri nedeniyle video konferans yoluyla toplandı.Toplantıda Türkiye'yi Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar temsil ediyor.İki günlük NATO Savunma Bakanları Toplantısının gündeminde adil yük paylaşımı, NATO'nun Irak ve Afganistan'daki misyonları, toplumların dayanıklılığının kuvvetlendirilmesi ile Rusya'nın füze kapasitesine karşılık olarak caydırıcılık ve savunmanın güçlendirilmesi gibi konular bulunuyor.Bakanların ayrıca Almanya'nın Ramstein kentindeki Müttefik Hava Komutanlığında NATO Uzay Merkezi kurulması için mutabakata varmaları bekleniyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, merkez hakkında bilgi verirken, 'Rusya ve Çin gibi bazı ülkeler uyduları kör edecek, etkisiz hale getirecek veya düşürecek sistemler geliştiriyor. Uzay, bizim için füzelerin seyri, iletişimi ve tespiti konusunda esas önemi teşkil ediyor. Hızlı, etkili ve güvenli uydu iletişimi askerlerimiz için hayati önemde.' demişti.Müttefiklerin dayanıklılığının artırılması ise 5G ve telekomünikasyon, siber tehditler, arz zincirlerinin güvenliği ile yabancıların NATO ülkelerinde sahip olduğu ve kontrol ettiği varlıklar gibi konuları içeriyor.NATO Savunma Bakanları, toplantılarının ikinci gününde NATO'nun Afganistan ve Irak'taki eğitim misyonlarını ele alacak.
Tunceli'de Gençlere "Yaşlıları Korumak İçin Kovid-19 Tedbirlerine Uyun" Çağrısı
TUNCELİ (AA) - Tunceli Sağlık Müdürü Çağdaş Özdemir, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına ilişkin, 'Özellikle gençlere sesleniyorum, annelerimizi, babalarımızı ve sevdiklerimizi korumak için mutlaka dikkat edelim. Dışarıda tedbirlere ilk önce bizler uyalım. Bizlerde hastalık olmayabilir ama evde yaşayanları hasta etmememiz gerekiyor.' dedi.Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimliği görevini de yürüten Operatör Dr. Çağdaş Özdemir, Atatürk Mahallesi'ndeki İl Sağlık Müdürlüğü binasında, Kovid-19 salgını ile ilgili sürdürülen çalışmalar ve salgından korunma yolları hakkında gazetecilere açıklamada bulundu.Özdemir, kentte mart ve haziran ayları arasında vaka sayısının çok düşük olduğunu söyledi. Kurban Bayramı'ndan sonra vaka sayılarında artış yaşandığını ifade eden Özdemir, şöyle konuştu:'15 Ağustos itibariyle ilimizde vaka sayıları ciddi şekilde artmaya başladı. 15 Eylül'den itibaren ilimizde bir pik yaşadık. Ekim ayından itibaren eylül ayına göre vaka sayılarımızda düşüş yaşandı. Hastane doluluğumuzda düşüş olmaya başladı. Bunun en önemli sebeplerinden biri de salgın denetim merkezinin, ağustos ayı sonundan itibaren çalışmaya başlamasıyla oldu. Tüm kurum amirlerimiz denetlemelere çıktı. Sayın Valimiz Mehmet Ali Özkan, sahada çok uzun süre yer alıp vatandaşlara tavsiye ve uyarılarda bulundu. Bu konuda halkımız ve esnafımız da bizlere destek oldu. İlimizde kısa sürede maske kullanımı, hijyen kurallarına dikkat etme ve sosyal mesafe kuralları konusunda ciddi bir yol aldık.'Özdemir, ekim ayı itibariyle kentte vaka sayılarında yüzde 50 azalış yaşandığını ve bu durumun kendilerini mutlu ettiğini dile getirdi.Ekimde hastane doluluğu ve ölüm oranlarında da ciddi bir azalma yaşandığına işaret eden Özdemir, 'Ancak son bir haftadır tüm Türkiye'de olduğu gibi havaların soğumasıyla kapalı ortamlarda yapılan aktivitelerden ve il dışına seyahatlerden dolayı yeniden bir vaka artışı yaşamaktayız. Herkesin bir yakını ya da kendisi il dışına gitmiş gelmiş. Özellikle çevre illerimize çok fazla seyahat eden kişilerin salgını evlerinde yaşayanlara bulaştırdıklarını görüyoruz.' dedi.Özdemir, komşu ziyaretlerinin, salgının yayılmasında büyük etken olduğunu belirterek, bir hastaya yapılan 'geçmiş olsun' dileklerinin yüz yüze değil telefonla ya da başka yollarla iletilmesi gerektiğini vurguladı.Tunceli'de yaşlı nüfus oranının fazla olduğunu belirterek, vatandaşlara salgının yayılmaması konusunda tavsiyelerde bulunan Özdemir, şunları kaydetti:'Yapmamız gereken ön önemli şeylerden birisi yaşlılarımızı korumak. Bu virüs, yaşlılarımızda ağır seyreden bir hastalık olarak devam ediyor. Yaşlılarımızda ölüm oranı daha yüksek. Onun için evlerimizdeki yaşlılarımızı korumak istiyorsak bu hastalığı yaymamalıyız. Özellikle gençlere sesleniyorum, annelerimizi, babalarımızı ve sevdiklerimizi korumak için mutlaka dikkat edelim. Dışarıda tedbirlere ilk önce bizler uyalım. Bizlerde hastalık olmayabilir ama evde yaşayanları hasta etmememiz gerekiyor.'
Grafikli - Avrupa Ülkelerinde Kovid-19 Tedbirleri Geri Geliyor
SARAYBOSNA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının son haftalarda hızla arttığı Avrupa'da, yaz aylarında kaldırılan birçok salgın tedbiri yeniden uygulanmaya başladı.Günlük vaka sayıları dikkate alındığında salgının ikinci dalgası ilkbahar aylarındaki ilk dalgadan daha sert geçerken, birçok ülkede salgının başından bu yana en yüksek günlük vaka sayıları kaydedildi.Fransa'da 17 Ekim'de Avrupa'daki en yüksek günlük vaka kaydedilirken 'maksimum alarm' seviyesine geçilen Paris ve çevresinde, Grenoble, Lille, Lyon, Aix-en-Provence, Marsilya, Rouen, Toulouse ve Montpellier kentlerinde 21.00-06.00 saatlerinde sokağa çıkma yasağı uygulaması başlatıldı. Dört hafta sürecek uygulama kapsamında, sokağa çıkma yasağının olduğu saatlerde istisnalar hariç restoran ve iş yerlerinin kapatılması, 6'dan fazla kişinin bir araya gelmesinin yasaklanması kararlaştırıldı.İspanya da gece sokağa çıkma yasağı planlıyorSalgının başından bu yana en yüksek günlük artışın kaydedildiği İspanya'da da hükümet Kovid-19'daki vaka artış hızını durdurmak için Fransa'dakine benzer şekilde ülke genelinde gece sokağı çıkma yasağı getirerek önlemleri artırmayı planlıyor.Başkent Madrid başta olmak üzere Navarra, Rioja, Aragon, Bask, Castilla y Leon, Katalonya ve Endülüs bölgelerinde birbirlerine benzer ek önlemler uygulanırken İspanya'daki 1700'den fazla belediyede serbest dolaşıma kısıtlama getirildi.Doluluk oranları yarıya indirilen bar ve restoranların en geç saat 23.00'te, alışveriş merkezleri ve dükkanların ise saat 22.00'de kapatılması kararlaştırıldı.İtalya'da ikinci dalgaya ilişkin endişe artıyorDün salgının başından beri en yüksek günlük vaka artışı görülen İtalya'da da ikinci dalgaya ilişkin endişeler artıyor.Başbakan Giuseppe Conte'nin hafta sonu açıkladığı yeni tedbirler uyarınca restoran, bar ve kafelere yönelik saat sınırlamaları getirilirken, topyekun bir tecrit uygulamasından ziyade bölgesel kapanmalar yerel yönetimlere bırakıldı.Lombardiya Bölgesi'nde bugünden, Campania Bölgesi'nde ise yarından itibaren 23.00-05.00 saatlerinde sokağa çıkma yasağı uygulanması kararı alındı, başkent Roma'nın da içinde bulunduğu Lazio Bölgesi'nde ise yarından itibaren 00.00-05.00 saatlerinde sokağa çıkmak yasaklandı. Sokağa çıkanların, kendi doldurdukları ve çıkma gerekçelerini belirten izin belgelerini taşıması gerekecek. Sağlık, aile durumu, acil nedenlerle sokağa çıkışlar bu belgeyle mümkün olacak ve bu durum dışındakilere 3 bin avroya kadar para cezası kesilebilecek.İsviçre'de 'yoğun bakımlarda yer kalmayacak' uyarısıİsviçre'de federal hükümetin aldığı tüm önlemler salgınının hızını durdurmakta yetersiz kalırken son bir aydır hızla artan vaka sayısında salgının başından bu yana en yüksek seviyeye ulaşıldı. Almanya, riskli ülke veya bölgeler listesini güncelleyerek İsviçre'nin tamamını bu listeye dahil ettiğini açıkladı.İsviçre'deki Kovid-19 Bilim Kurulu, 4 hafta içinde yoğun bakım ünitelerinde yer kalmayacağı uyarısında bulunurken ülkedeki 1600 yoğun bakım odasından yarısının dolu olduğu ifade ediliyor.Federal hükümet, OHAL ile 2-3 hafta boyunca sokağa çıkma yasağı getirilmesini değerlendiriyor.Hollanda'da 'kısmi karantina', Slovenya'da 'salgın durumu'Hollanda'da 14 Ekim'de 4 haftalık 'kısmi karantina' uygulamasına geçildi, restoran ve barlar yeniden kapatıldı, toplu taşıma seferleri azaltıldı. Alkollü içecek satışı 20.00'den sonra yasaklandı, amatör spor etkinlikleri ve diğer etkinliklerin de 1 ay boyunca yapılmayacağı ifade edildi.Slovenya'da ise hükümet 1 ay sürecek 'salgın durumu' ilan etti. Salgın durumu kapsamında ülkede 21.00-06.00 saatlerinde sokağa çıkmak yasaklandı. Slovenya'daki 12 bölge arasında geçişlere de izin verilmiyor, açık alanlardaki toplanmalar 6 kişi ile sınırlandırıldı, dini etkinlikler ve nikah gibi toplu organizasyonlar da yasaklandı.Almanya'da ilk kez bir kabine üyesinde Kovid-19 tespit edildiAlmanya'da dün Sağlık Bakanı Jens Spahn'ın Kovid-19 testi pozitif çıktı. Ülkede ilk kez bir kabine üyesinde virüs tespit edildi.Geçen hafta Başbakan Angela Merkel'in eyalet başbakanlarıyla düzenlediği toplantıda, son 7 günde 100 bin kişide 50'den fazla yeni vaka görülen bölgelerde Kovid-19 tedbirlerini sıkılaştırma kararı alındı. Buna göre dükkan, lokanta, restoran ve bar gibi işletmelerin 23.00-06.00 saatleri arasında kapalı tutulması, bu saatler arasında açık olan benzin istasyonu gibi işletmelerin alkol satışı yapmaması kararlaştırıldı.Açık alanlarda mesafe kuralının uygulanamayacağı yerlerde, maske takma zorunluluğu ve temas kısıtlanması getirilebilecek, ayrıca kapalı alanlardaki kutlama ve toplantılara en fazla 10 kişi katılabilecek.Yunanistan'ın bazı kentlerinde sokağa çıkma kısıtlamasıYunanistan'ın kuzeyindeki Kozani ve Kastoria kentlerinde de sokağa çıkma kısıtlaması ilan edildi. 'Kritik' olarak nitelendirilen Selanik, Viotia, Larisa ve Serres gibi kentlerde ise bölgesel kısıtlamaların gündemde olduğu belirtiliyor. Salgınla mücadele kapsamında 3 Kasım'a kadar karantina uygulanacak Çekya'da ise eczane, market ve temizlik malzemesi satan iş yerlerinin dışındaki perakende satış noktaları ve alışveriş merkezleri kapatıldı, açık alanda en fazla 2 kişinin birlikte hareket etmesine izin verildi. Okulların yanı sıra restoran ve kafeteryaların kapatıldığı ülkede, kamuya açık yerlerde alkol tüketimi de yasaklandı.Salgın nedeniyle 'acil durum' ilan edilen Slovakya'da, kapalı alanların yanı sıra açık alanlarda da maske kullanımı zorunlu hale getirildi.Avusturya'da toplanmalara kişi sınırlandırmasıKomşularına kıyasla günlük vaka sayılarının daha düşük olduğu Avusturya'da ise hükümet, özel toplantıları açık alanlarda 12, kapalı alanlarda ise 6 kişiyle sınırlandırdı. Kapalı alanlarda maske kullanımının zorunlu kılındığı ülkede, pazar ve fuar alanlarında da maske takmak zorunlu oldu.Belçika'da federal hükümetin aldığı tedbirler kapsamında ülke genelindeki restoran, kafe ve barlar 1 ay kapatıldı, 00.00-05.00 saatlerinde de sokağa çıkma kısıtlaması uygulanması ve 20.00'dan sonra alkollü içecek satışı yapılmaması kararlaştırıldı.İngiltere'de 'ulusal karantina' kararı almaktan kaçınan hükümet, virüsün artış hızına bağlı olarak devreye girecek 'orta', 'yüksek' ve 'çok yüksek' olmak üzere 3 aşamalı kısıtlamalar açıkladı.İlk aşama, kapalı veya açık alanlarda buluşmaların 6 kişiyle sınırlandırılmasını, barlar ve restoranların 22.00'de kapanmasını içerirken, ikinci aşamada da farklı hane üyelerinin kapalı mekanlarda görüşmeleri yasaklanıyor. Son aşamada ise bu önlemlerin yanı sıra bar ve restoranların kapatılması öngörülüyor.Güney Yorkshire bölgesi de Merseyside, Lancashire ve Manchester'dan sonra son aşamaya dahil edildi.Bulgaristan'da maske zorunluluğuBulgaristan'da bugünden itibaren açık ve kapalı alanlarda maske zorunluluğu getirildi. Başbakan Boyko Borisov'un talimatı üzerine karantina süresi 14 günden 10 güne indirilirken, karantina sonunda PCR test yaptırma zorunluluğu da kaldırıldı. Ülkede tiyatrolar yeni sezon galalarını erteledi, bazı okul ve üniversiteler uzaktan eğitimine geçti.Polonya'da hükümet yeni sahra hastanelerinin inşa edilmesi kararı aldı, bu kapsamda Varşova Ulusal Stadyumu da sahra hastanesine dönüştürüldü. Ülkedeki restoranlar 06.00-21.00 saatlerinde hizmet verebiliyor ve kapasitelerinin yüzde 50'si kadar müşteri kabul edebiliyor.Toplu taşımada kapasitenin yüzde 30'u kadar hizmet verilen ülkede, yüksek öğretimde uzaktan eğitime geçildi, tüm spor etkinliklerinin seyircisiz oynanması kararlaştırıldı.
Mersin'de Yargılanan Terör Örgütü Deaş'ın Sözde İstihbaratçısına Tahliye
MERSİN (AA) - Mersin'de, terör örgütü DEAŞ'a yönelik davada 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 15 yıla kadar hapsi istenen, örgütün sözde istihbaratçısı olduğu öne sürülen tutuklu sanık, adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliye edildi.Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Suriye uyruklu sanık Kuteybe Hammet ve avukatı hazır bulundu.Savunmasında, önceki celselerde verdiği ifadelerinin geçerli olduğunu belirten sanık, tahliyesini istedi.Mahkeme heyeti, Hammet'in adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliyesine karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyonla yakalanan Kuteybe Hammet'in dijital belgelerinde 4 bine yakın terör örgütü DEAŞ üyesinin bilgileri ele geçilmişti. Örgütün sözde istihbaratçılarından olduğu öne sürülen Hammet hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.
Somut Olmayan Kültür Miraslarının Tanıtımı İçin Turizm Rotası Oluşturuldu
EDİRNE (AA) - Geleneksel Sanatlar Derneği (GSD) Başkanı Ahmet Akcan, somut olmayan kültür miraslarının yer aldığı bir turizm rotası oluşturduklarını bildirdi.Akcan, Trakya Doğa Sporları İhtisas Kulübü Derneğinin (TRAKDOSK), Interreg IPA Bulgaristan-Türkiye Sınır Ötesi İşbirliği Programı kapsamında yürüttüğü 'Haskova ve Edirne Arasındaki Sınır Ötesi Turizm Potansiyelinin Arttırılması' projesi kapsamında düzenlenen e-Konferansta, 'Sınır Ötesi Bölgede El Sanatları ve Antikacılığın Geleceği' konulu sunum yaptı.Akcan, Anadolu coğrafyasının binlerce yıllık geçmişiyle köklü bir tarihe sahip olduğunu söyledi.Açık hava müzesi özelliğindeki Türkiye'nin pek çok medeniyetin somut ve soyut kültürel mirasına ev sahipliği yaptığını belirten Akcan, 'Dünya üzerinde insanlık tarihi boyunca kurulmuş olan 40’ın üzerinde medeniyet olduğu ifade edilmekte. Bunların yaklaşık 25’i Mezopotamya ve Anadolu coğrafyasında kurulmuş olan medeniyetlerdir.' dedi.Türkiye'nin kültürel miras ögelerini turizme kazandırmak için çalıştıklarını, yerli ve yabancı turistlere yönelik yeni bir turizm rotası hazırladıklarını anlatan Akcan, şunları kaydetti:'İnsanların farklı bir kültüre girme isteğini ancak somut ve somut olmayan kültürel ögeler karşılamaktadır. Küreselleşen dünyada ülkelerin bu değerlere olan ilgisi artmaktadır. Onun için özellikle bir turizm ülkesi olan ülkemizin turizm politikalarını belirlerken insanların farklı ülkelerdeki arayışlarını göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Somut ve somut olmayan kültürel miras ögeleri ön plana çıkarılmalıdır. Bu anlamda zengin birikime sahip illerimiz var. Biz dernek olarak, özellikle somut olmayan kültürel mirası barındıran iller üzerine rotalar oluşturduk. Turizm acenteleriyle bu rotaları ücretsiz paylaşma hedefindeyiz. Hem turizm acentelerinin programlarını zenginleştirmek hem de gelen turistlerin sahip olduğumuz zenginliği görmesi ve bunu kendi ülkesine taşımasını hedeflemekteyiz.'
Köpek Barınağına Mama Yardımı Yapmak Şartıyla Uzlaştılar
DÜZCE (AA) - Düzce'de bir kişi, köpeğini öldürdüğü gerekçesiyle şikayetçi olduğu komşusundan Düzce Belediyesine ait köpek barınağına 500 liralık köpek maması bağışlaması şartıyla uzlaşmaya vardı. Düzce'de ikamet eden H.K. kendisinin sahiplendiği ve bakımını üstlendiği köpeğini kasten öldüren komşusu ve aynı zamanda yeğeni olan B.K. hakkında şikayetçi oldu.Şikayet üzerine B.K. hakkında soruşturma başlatıldı. Dosya, suçun uzlaşma kapsamına girmesi nedeniyle Uzlaştırma Bürosuna gönderildi. Uzlaştırmacı tarafından yapılan görüşmede şikayetçi H.K, şüpheli B.K'nin hayvan barınağına 500 lira değerinde köpek maması almasını istedi. Teklifi kabul eden B.K, Düzce Belediyesine ait Köpek ve Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezine 500 lira değerindeki köpek mamalarını teslim etti.'Toplumsal barışa katkı sağlanmıştır'Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, 'Uzlaşma Bürosu tarafından bir dosyada daha uzlaşma sağlanmıştır. Dosya her iki taraf açısından gönüllü olarak barışçıl yollarla çözüme kavuşmuş ve toplumsal barışa katkı sağlanmıştır.' ifadeleri kullanıldı.
Reklam
Antalya'da Kamyonetteki Tehlikeli Yolculuk Cep Telefonu Kamerasında
ANTALYA (AA) - Antalya'da seyir halindeki kamyonetin kasasında, tente kısmında yatarak yolculuk eden kişinin tehlikeli yolculuğu cep telefonuyla görüntülendi.Serik ilçesinde D-400 kara yolunda seyir halindeki plastik kasa yüklü kamyonetin kasasındaki tente üzerinde yatan kişi, rahat tavırlarıyla görenleri şaşırttı. Tehlikeli yolcuğun bir kısmı cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Bazı sürücüler rahat davranışlar sergileyen kişiye tepki gösterdi.
Reklam
Hakkari'de 24 Derslik Okulun Temeli Atıldı
HAKKARİ (AA) - Hakkari'nin Bulak Mahallesi'nde 24 derslik okul için temel atma töreni düzenlendi.Törene katılan Hakkari Valisi ve Belediye Başkanvekili İdris Akbıyık, yükleyici firma yetkililerinden bilgi aldı.Vali Akbıyık, yaptığı konuşmada, Hakkari'ye geldiği günden beri birinci meselenin eğitim, kitap ve okul olduğunu söyledi.Yeni okullar ve projelerle eğitimin kalitesini yükseltmeye çalıştıklarını ifade eden Akbıyık, şunları belirtti: 'İki yılda Hakkari büyük bir ivme kazandı. Okullarımızın derslik ihtiyacı neredeyse bitme noktasına geldi. İkili eğitimi inşallah bırakıyoruz. Çok az okulumuzda ikili eğitim yapıyoruz. Derecik'ten Durankaya'ya kadar Çukurca'dan Büyükçiftlik ve Esendere'ye kadar tüm ilçe ve beldelerimizde büyük bir seferberlik başlattık. Her taraf inşaat haline dönüşmüş durumda. Sadece Yüksekova ilçesinde geçen yıl 15'in üzerinde okul yapıldı. Hakkari ve Şemdinli ilçesinde yeni öğretmenevi yapıldı. Hakkari tarihinin en yüksek yatırımları hayata geçiriliyor.'Konuşmaların ardından Vali Akbıyık ve İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Gür, beraberindeki protokol ile 24 derslikli okulun temelini attı.Törene İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, İl Jandarma Komutanvekili Albay Mehmet Demirtaş ve AK Parti Merkez İlçe Başkanı Cumhur Demir katıldı.
Mşü'de "2. Uluslararası Muş Sempozyumu" Başladı
MUŞ (AA) - Muş Alparslan Üniversitesince (MŞÜ) düzenlenen tarih, siyaset, ekonomi, kültür ve edebiyat konularının ele alınacağı '2. Uluslararası Muş Sempozyumu' başladı.Sabahattin Zaim Konferans Salonu'nda 2 gün sürecek sempozyumun açılış konuşmasını yapan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı ve oturum başkanı Prof. Dr. Abdullah Kıran, sempozyumun amacının Muş'un kültürel ve siyasi açıdan tanıtımı olduğunu söyledi.Fakülte olarak sempozyumun ikincisini düzenlemeye karar verdiklerini belirten Kıran, şöyle dedi:'Özellikle 2007 yılında Muş Alparslan Üniversitesinin açılışından bu yana hızla gelişimi ileriye doğru olan bir il. Muş, Doğu Anadolu Bölgesi'nde açıkçası kalkınma açısından muazzam bir potansiyele sahip bir il. Muş Ovası çok önemli bir ova. Türkiye ve dünyanın en önemli ovalarından biri. Muş Ovası verimli bir şekilde kullanıma girdiğinde, küçük bir bölgeyi besleyebilecek ekonomik potansiyele sahip bir yerdir. İddia ediyorum; 10 milyon civarında nüfusu olan bir ülkeyi besleyecek bir potansiyele ve çok değeli bir araziye sahip bir il. Muş'a şöyle bir baktığınızda Napolyon'un bir sözü var. Diyor ki 'Bir ülkenin politikasını anlayabilmek için harita üzerindeki yerine bakmak yeterlidir.' Politikasını ve önemini anlayabilmek için. Muş'un da hakikaten önemini anlayabilmek için konumuna tepeden baktığınızda muazzam bir potansiyele sahip.''Amacımız, Muş'un bütün sorunlarını masaya yatırmak ve bunlar üzerinde konuşarak akademik anlamda beyin fırtınası yaratmaktır. Emin olun bu tür işler zamanla bir sonuç veriyor.' diyen Kıran, şöyle konuştu:'Duyduğum bir habere göre Muş'a bir araştırma hastanesi yapılacak. Bundan daha müthiş ve güzel bir haber olamaz. Buna çok sevindim. Umarım Valiliğimiz, Rektörlüğümüz, Belediye Başkanımız, bütün siyasi makamlarımızı üniversitede ağırlayarak araştırma hastanesini üniversitemizin içinde yapabiliriz. Eğer hastane burada yapılacaksa üniversitenin gelişmesi açısından çok önemli.''Burada bir bilim şöleni yaşanacak'Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaşar Karadağ da üniversitede 2 gün boyunca bir bilim şöleni gerçekleşeceğini dile getirdi.Karadağ, 'Sempozyum çerçevesinde burada tarihi, coğrafya, tarım, ekonomi, siyaset, kültür ve edebiyat alanında çok seçkin ve müstesna bildirimler takdim edilecek' dedi. Konuşmaların ardından moderatörlüğünü Kıran'ın gerçekleştirdiği panelde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaşar Karadağ, 'Muş Alparslan Üniversitesinde tarımsal faaliyetler', Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek, 'Muş için doğal tehlike kaynakları', Dr. Öğretim Üyesi Şeyhmus Bingül ise '19. Yüzyıl'da Batılı seyyahların gözüyle Muş' konularını ele aldı.Sosyal mesafe kurallarına riayet edilen programa Vali Yardımcısı Muhammet Fatih Demirel ve akademisyenler katıldı.İki gün devam edecek sempozyum, online bağlantıyla sürdürülecek.
Reklam
Karadeniz'de Ağlara Takılmaya Başlayan Hamsi Balıkçıları Umutlandırdı
SİNOP (AA) - Karadeniz'de az miktarda ağlara takılmaya başlayan hamsi balıkçıları umutlandırdı. 'Vira bismillah' diyerek 1 Eylül'de denize açılan ve bol miktarda palamut avlayan balıkçıların yeni umudu hamsi oldu. Sinop Abalı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ömer Tuncer, AA muhabirine, bölgede hamsi avcılığının kısa süre içinde başlamasını beklediklerini söyledi. Palamut ve hamsi avcılığının kendileri için çok önemli olduğunu anlatan Tuncer, 'Şu ana kadarki bölümde palamut yüz güldürdü. Kasımla birlikte hamsi avının da başlamasını bekliyoruz. Yavaş yavaş ağlarımıza hamsi takılmaya başladı. Umudumuz hamsinin bol ve bereketli olması.' diye konuştu. Tuncer, hamsinin çok değerli bir balık olduğuna dikkati çekerek, 'Hamsi bol olunca diğer balıkların da fiyatı düşüyor. Balıkçı esnafı çok kazanırken, vatandaş ucuza balık tüketme fırsatı buluyor. İnşallah hamsi her kesimin yüzünü güldürecek.' ifadelerini kullandı.Sinop'ta az miktarda avlanan hamsi tezgahlarda kilogramı 25 liradan satışa sunuluyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde İsyancılar Polis Lojmanlarına Saldırdı: 8 Ölü
ANKARA (AA) - Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Ituri vilayetinde isyancı grubun polis lojmanlarına düzenlediği saldırıda 3’ü sivil 8 kişi hayatını kaybetti.Ulusal basındaki haberlere göre, geçen yıl Kongo’nun Kalkınması İttifakı (CODECO) adlı isyancı grubundan ayrılanların kurduğu Kongo Yurtseverlik ve Bütünleşme Gücü (FPIC) mensubu kişiler vilayetteki polis lojmanlarına saldırdı. Saldırıda, 2 polis, 3 asker ve 3 sivil hayatını kaybetti. Kentte KDC Silahlı Kuvvetleri (FARDC) ile CODECO mensubu isyancılar arasında nisandan bu yana şiddetli çatışmalar yaşanıyordu. Ülkede 20 yıldır çatışmalar sürüyor KDC’nin Ruanda, Uganda ve Burundi sınır doğu bölgeleri 20 yıldır yüksek rezervlere sahip altın ve kobalt gibi yer altı kaynaklarının kontrolünü sağlamaya çalışan silahlı grupların saldırı ve çatışmalarına sahne oluyor.Birleşmiş Milletler verilerine göre, son 8 ay içerisinde, KDC’de yaklaşık 1300 sivil öldürüldü, Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu bölgelerinde süren çatışmalar sebebiyle 510 binden fazla sivil yerlerinden edildi.
Araştırma: Kadınlar Erkeklerden Daha Adil Ve Özenli
ANKARA (AA) - Güney California Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, kadınların erkeklerden daha adil, saf ve özenli olduğunu ortaya koydu. Sonuçları 'Proceedings of the Royal Society B' dergisinde yayımlanan araştırmanın ilk aşamasında, 67 ülkeden 330 binden fazla kişinin etik kararlar alırken hangi faktörlere önem verdiğini içeren anket sorularına yanıtları incelendi.İlk aşamadan elde edilen veriler, diğer araştırmacıların bağımsız bulgularıyla, yani 19 ülkeden yaklaşık 12 bin kişinin yanıtları doğrultusunda derlenen bilgiyle karşılaştırmalı olarak incelendi ve doğrulandı. Çalışmada kadınların erkeklerden daha adil, saf ve özenli, cinsiyet eşitliğine önem veren kültürlerde de daha uysal ve güçlü olduğu gözlendi.Öte yandan araştırmada, sadakat ve otorite değerleri konusunda cinsiyetler arası fark görülmedi.
Reklam
Bursa'da Bir Kişinin Öldüğü Silahlı Kavgayla İlgili Davanın Görülmesine Başlandı
BURSA (AA) - Bursa'da bir kişinin yaşamını yitirdiği, iki kişinin yaralandığı silahlı kavgayla ilgili tutuklanan sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu yargılanan Kenan E, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla cezaevinden katıldı. Maktul Muhammed Yaşar'ın anne ve babası ile taraf avukatları salonda hazır bulundu.Sanık, Ramazan B. ile aralarında alacak meselesi olduğunu ve olay günü konuyu görüşmek için bir araya geldiklerini anlattı. Daha sonra olay yerine Muhammed Yaşar'ın da geldiğini ve tartışmanın kavgaya dönüştüğünü belirten Kenan E, silah çekildiğini ve kendisini savunmak için rastgele ateş ettiğini öne sürdü.Yaşar'ı tanımadığını ve yaşananlar nedeniyle üzgün olduğunu ifade eden sanık, 'Rastgele ateş ettim. Kimsenin vurulup vurulmadığını görmedim. Bana 2 kişi silah çekmişti, nefsi müdafaada bulundum.' dedi.Olayda yaralanan Kenan A. da maktul Yaşar'ın kendisini tutarak bacağına ateş ettiğini öne sürerek, 'Muhammed geldi ve küfretmeye başladı. Elini beline attı. Biz Kenan'la yan yanaydık. Muhammed boynumu kolunun altına aldı, bacağıma ateş etti. Vurulduktan sonra yere düştüm. Baktım hala ateş ediyor. Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başladı, sonrasını hatırlamıyorum.' diye konuştu. Maktulün babası Ali Yaşar ise oğlunun telefonla arandıktan sonra evden çıktığını, 20 dakika sonra ölüm haberini aldıklarını söyledi.Şikayetçi olduğunu belirten Yaşar, 'Size ve adalete güveniyorum. Sanığın gereken cezayı alacağına inanıyorum.' dedi.Eksik belgelerin tamamlanmasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti duruşmayı erteledi. Yıldırım ilçesi Duaçınarı Mahallesi'nde 14 Mayıs'ta alacak meselesi nedeniyle Kenan A, Kenan E, Ramazan B, Mehmet Fatih Ş. ve Muhammed Yaşar (34) bir araya gelmiş, taraflar arasında başlayan tartışma silahlı kavgaya dönüşmüştü. Muhammed Yaşar tabancayla göğsünden, K.A. kasığından ve M.F.S. kolundan yaralanmıştı. Yaşar, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Sürdürülebilir Gıda Zirvesi
İSTANBUL (AA) - Migros Ticaret AŞ İcra Kurulu Üyesi Cem Rodoslu, 'Anadolu, dünyanın tarım sürdürülebilirliği konusunda çözüm merkezlerinden bir tanesi. 10 bin bitki çeşitliliği, 3 bin 500'den fazla endemik bitkisi ve 100'lerce kendine has faunası ile aslında bize çok büyük fırsatlar sunan çok özel bir toprak.' dedi.Rodoslu, Sürdürülebilirlik Akademisi ve Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) iş birliğinde Tarım ve Orman Bakanlığı desteğiyle online olarak gerçekleşen Sürdürülebilir Gıda Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, pandemi başladığında gıda tedarik ekosisteminin devamını sağlamak için stratejiler hazırladıklarını, Türk gıda ve perakende sektörünün çok ciddi bir sınavı başarıyla verdiğini söyledi.Rodoslu, 'Türkiye'de 22 milyon hane var. Bunun yüzde 97'si en az yılda bir kez Migros'tan alışveriş yapıyor. Dolayısıyla bu gözle baktığınız zaman dev bir ekosistem ve bu ekosistemin bütün paydaşları pandemi süreci içerisinde çok büyük fedakarlıklar gösterdi. Her bir paydaşımıza bu vesileyle teşekkürü bir borç bilirim.' diye konuştu.Migros'un, dev tedarikçi ve müşteri ağıyla süpermarket zincirinden çok bir ekosistem olduğunu belirten Rodoslu, şunları kaydetti:'Migros olarak 400 bin ton sebze-meyveyi tüketicilerimizle buluşturuyoruz. 10 binlerce ton eti kendi üretim ve imalatıyla tüketiciye ulaştırıyoruz. Aynı şekilde Migros'un cirosunun yüzde 77'si tarım ve tarıma dayalı ürünlerle gerçekleşiyor. Dolayısıyla artık Migros için tarımın önemini bir kez daha vurgulamaya gerek yok.''İyi tarım' uygulamaları artmalıCem Rodoslu, dünyada 'iyi tarım' kavramının tartışıldığını, tarımda kullanılan gübre ve ilacın kontrol altına alınmasının önem kazandığını vurguladı.'İyi tarım' uygulamasının tarlada kullanılan tarımsal ilaç ve gübrenin kayıt altına alınmasını zorunlu kıldığını belirten Rodoslu, ihtiyaç fazlası kullanımın önlenmesinin amaçlandığını kaydetti.Biyoçeşitliliğin önemine işaret eden Rodoslu, 'Pek çok konferansta söz ediliyor. 3-4 tane domates tohumu firması, dünya pazarının yüzde 85'ine hakim vaziyette. Benzer birçok ürün sayılabilir. Burada önemli olan çeşitliliği artırabilmek.' dedi.'Buğdaya sahip olmak petrole sahip olmaktan daha kıymetli'Migros Ticaret AŞ İcra Kurulu Üyesi Rodoslu, dünya tarımıyla ilgili pek çok sorunun çözüm merkezinin Anadolu toprakları olduğunu vurgulayarak, bu coğrafyada 12 bin yıldır 42 medeniyetin tarım yaptığını hatırlattı.Türkiye'nin, 3 bin 500'ün üzerinde endemik bitki çeşidiyle biyoçeşitlilik için önemli bir coğrafya olduğunu aktaran Rodoslu, Anadolu'nun bereketi nedeniyle bir Türk'ün hayallerinin bile çoğunlukla tarımla ilgili olduğunu söyledi. Rodoslu, 'Anadolu, dünyanın tarım sürdürülebilirliği konusunda çözüm merkezlerinden bir tanesi. 10 bin bitki çeşitliliği, 3 bin 500'den fazla endemik bitkisi ve 100'lerce kendine has faunası ile aslında bize çok büyük fırsatlar sunan çok özel bir toprak.' ifadelerini kullandı.Pandeminin ilk haftalarında buğday fiyatının petrol fiyatını geçtiğini hatırlatan Rodoslu, insanların bu dönemde buğdaya sahip olmanın petrole sahip olmaktan daha kıymetli olduğunu fark ettiğini söyledi.'Üretici Kart, üyelerine alışverişlerde çok önemli avantajlar sağlıyor'DenizBank Tarım Bankacılığı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Burak Koçak da 2003'te Tarişbank satın alması ile girdikleri tarım bankacılığı alanında sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklemek için çalıştıklarını söyledi.Sektöre girdikleri yıl, sektördeki toplam tarım kredilerinin 700 milyon lirayken bugün 122 milyar liraya ulaştığını bildiren Koçak, şunları kaydetti: 'Bu finansmanda kamu kesiminin çok ciddi bir payı var, sübvanselerden dolayı bizle beraber 17 banka tarımın finansmanı için çalışıyor. Üreticiler açısından bakıldığında, aslında finansmana erişim eskisi gibi zor değil. Çiftçiye sorduğumuzda, bugün artık finansmana erişim sorunu tüm sorunlar arasında 5. sıralara kadar geriledi. Asıl problem, artık ürünün doğru fiyatlandırılması...' Gübre, ilaç, yem, tohum, akaryakıt gibi en önemli girdi kalemlerinde sektörün tüm paydaşları ile iş birliği yaptıklarını belirten Koçak, yaklaşık 600 bin üreticinin cebindeki Üretici Kart'ın, üyelerine alışverişlerde çok önemli avantajlar sağladığını bildirdi.'Hayvan refahı konusunda standartların ötesinde uygulamalar geliştirdik'Metro Türkiye Kalite Güvence Grup Müdürü Tülay Özel ise hayvanların güvenli ve sağlıklı koşullarda yetişmesini önemsediklerini ifade ederek, hayvan refahı konusunda standartların ötesinde uygulamalar geliştirdiklerini anlattı.Hayvan refahı konusunda tedarikçilere her yıl eğitim verdiklerini ve gerekli denetimleri, bağımsız akredite kuruluşlarına bağlı uzman denetçiler tarafından çiftliklerde gerçekleştirdiklerini aktaran Özel, 'Bu denetimlerde yasal ve hayvan refahı kriterleri, tavuk başına düşen yeterli alanlar, folluk, tünek, yemlik, suluk gibi detaylar, hayvanların sağlık planları, kümesin hijyenik şartları gibi birçok konu en titiz şekilde inceleniyor. Metro Türkiye olarak hayvan refahını, sürdürülebilir bir hayvancılık için olmazsa olmaz görüyoruz.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Anonslarda Vefat Edenlerin Defin Günü, Yeri Ve Saati Söylenmeyecek
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, vefat eden vatandaşların defin günü, yeri ve saati duyurulmayacak.Kırklareli Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu, salgının yayılmasını önlemek amacıyla yeni kararlar aldı.Kurul kararınca il sınırları içerisinde vefat eden kişilere ilişkin, camilerde ve belediyelerce yapılan anonslara kısıtlama getirildi. Bu kapsamda anons ve selalarda vefat eden vatandaşların kimlik bilgilerinin dışında, defin günü, defin yeri ve saati konusunda ayrıntılı bilgi verilmemesine, belediye başkanlıkları, müftülüklerce ölümlerle ilgili anons ve duyuru yapılmamasına karar verildi.Salgın süresince mevlitler, birinci derece yakın akrabaların katılımıyla sınırlı tutulacak şekilde düzenlenebilecek.Ayrıca belediye ve camilerden, 3 saat aralıklarla vatandaşlar tedbirler hakkında bilgilendirilecek.
Konya'da Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan Eğlence Mekanındaki 75 Kişiye Ceza Kesildi
KONYA (AA) - Konya'da yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında eğlence mekanındaki 75 kişiye sosyal mesafe kuralını ihlalden ceza kesildi.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerinin, kent genelinde sıklıkla tercih edilen meydan, cadde ve mekanlardaki kontrolleri sürüyor.Polis ekipleri, Kovid-19 denetimleri sırasında bir eğlence mekanına yan binadan gizlice girildiğini belirledi.Ekipler, içerideki 75 kişiye 'sosyal mesafe kuralını ihlal etmek' suçundan cezai işlem uyguladı.Kontrollerde ruhsatsız faaliyet gösterdiği tespit edilen iş yerinin belgelerinin eksik olduğu ve 14 çalışanın kimlik bildiriminin yapılmadığı belirlendi.Ayrıca, eğlence mekanında izinsiz çalıştırılan yabancı uyruklu 4 kişi, İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi. İş yeri sorumlusu hakkında 'bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranmak' suçundan adli işlem başlatıldığı öğrenildi.
Şanlıurfa'da Uyuşturucu Operasyonunda 9 Şüpheli Gözaltına Alındı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 9 zanlı yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince uyuşturucu kullanımı ve satışıyla mücadele çalışmaları kapsamında merkez Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü ilçelerinde bazı adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Adreslerdeki aramalarda, 70 gram eroin, 18 gram metafetamin, 43 gram esrar, 3 gram sentetik uyuşturucu ve bir av tüfeği ele geçirildi.Drone ile hava desteğinin de sağlandığı operasyonda, 9 şüpheli 'uyuşturucu ticareti yapma' suçlamasıyla gözaltına alındı.Sağlık kontrolünün ardından şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.
Okul Gıdası Uygulamasında Yeni Dönem
ANKARA (AA) - Eğitim kurumlarındaki gıda işletmelerinin 'okul gıdası' uygulamasında bir dizi yenilik yapıldı.Zamanının büyük bir kısmını eğitim kurumlarında geçiren çocuklar, beslenme ihtiyaçlarını da bu kurumlar bünyesinde faaliyet gösteren kantin, kafeterya, büfe ve benzeri yerlerden sağlıyor. Söz konusu yerlerde çocuklara hizmet veren gıda işletmelerinde tüketime sunulan gıdaların güvenilirliği ve bu işletmelerin hijyen şartları büyük önem taşıyor.Bu nedenle Tarım ve Orman ile Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarının müştereken yürüteceği Okul Gıdası Hakkında Tebliğ yayımlandı.Alınan karar doğrultusunda, 7 Eylül 2020 itibarıyla 'Okul Gıdası' logosu uygulaması hayata geçirildi.Buna göre, bakanlıklar arasında 2 Ocak 2019'da imzalanan Okul Kantinlerinde Satışa Sunulacak Gıdalar ve Bu Gıdalarda Kullanılacak Logo Uygulamasına İlişkin İşbirliği Protokolü'nde tanımlanan, Sağlık Bakanlığı tarafından kriterleri belirlenen Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak hazır ambalajlı okul gıdası etiketi üzerinde 'Okul Gıdası' logosu yer alacak. Mevzuatta yapılan yeni düzenlemeyle 'okul gıdası' olarak piyasaya arz edilen ürünlerin de Oyuncak Güvenliği Yönetmeliği kapsamında yer alan ve/veya oyuncak olarak kullanılması muhtemel madde ve malzemeler, okul gıdası ambalajı olarak kullanılamayacak. Okul gıdasına onay zorunluluğu geldiSöz konusu gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak hazır ambalajlı okul gıdası için 6 Eylül 2021'den itibaren Tarım ve Orman Bakanlığından onay alma şartı getirildi.Okul gıdası onay başvurusunda bulunacak gıda işletmeleri, il tarım ve orman müdürlükleri tarafından yerinde denetime tabi tutulacak. İşletmenin asgari teknik ve hijyenik şartlarının uygun bulunması durumunda onay başvuru dosyası incelemeye alınacak.Onay uygulamasıyla ürünlerin içeriği, ambalajı, ambalajın şekli, besin ögeleri, katkı maddeleri, etiket bilgileri ve benzer kriterler değerlendirilerek onay verilecek. Bakanlıktan okul gıdası onayı almamış gıdalarda Okul Gıdası logosu kullanılamayacak. Komisyon değerlendirmesiOkul gıdası kriterleri belirlenecek gıdalar için başvurular bu amaçla kurulan komisyonda değerlendirilmek üzere Tarım ve Orman Bakanlığına yapılacak. Komisyon, Tarım ve Orman Bakanlığından 3, Sağlık Bakanlığından 2, Milli Eğitim Bakanlığından 2 temsilci olmak üzere, konusunda uzman toplam 7 üyeden oluşacak. Gerekli hallerde komisyon toplantılarına ilgili diğer bakanlıklar ve sivil toplum kuruluşları da davet edilebilecek. Komisyon, okul gıdası kriterlerinin belirlenmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığına yapılan başvuruları değerlendirecek. Tarım ve Orman Bakanlığı, komisyon görüşünü Sağlık Bakanlığına bildirecek. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenecek okul gıdası kriterleri Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı internet sayfasında yayımlanacak.Perakende işletmelerden satışYeni düzenlemeyle ayrıca okul gıdası ürünleri perakende işletmelerde de satılabilecek. Okul Gıdası logosu bulunan ürünler bakkal, market ve benzeri perakende işletmelerde de satışa sunulabilecek. Perakende işletmelerde satış imkanı, bu ürünlere tüketicilerin de kolayca erişmesini sağlayacak. Uygulamayla obezitenin önlenmesine katkı sunulacak. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde satılan okul gıdalarının denetimi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacak. Gerekli hallerde Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il müdürlükleri temsilcilerinden de birer kişi denetimlerde bulunacak.
Reklam