MART
Memur-Sen'den Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un İslam Karşıtı Söylemlerine Tepki
DİYARBAKIR (AA) - Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Siirt, Batman ve Elazığ'da yapılan basın açıklamalarıyla, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam karşıtı söylemlerine tepki gösterildi.Diyarbakır'da Memur-Sen il binasında bir araya gelen sendika üyeleri adına açıklama yapan Diyanet-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ömer Evsen, Macron'un sözde 'ifade özgürlüğü' adı altında doğrudan insanların inançlarına saldıran, kin, nefret ve terörle şekillenmiş zihinler tarafından çizilmiş karikatürlere sahip çıkarak teröre ve kine ortak olduğunu belirtti.'Almanya'da cami baskını, Hollanda'da Geert Wilders'in terör ve şiddet içeren konuşmaları ve nihayet Macron'un ifade hürriyeti arkasına sığınarak İslam'a ve Peygamberine saldıran unsurlara sahip çıkması cinnetin boyutlarını göstermektedir.' diyen Evsen şunları kaydetti:'İnancımız farklı olabilir, fikirlerimiz karşıt görünebilir. Ama çok temel bir ortaklığımız var; insanız ve dünyada birlikte yaşıyoruz. Hiç kimse, hiç kimsenin dinine, hükümlerine ve kutsallarına hakaret etme, onları yok etme hakkına sahip değildir ve olamayacaktır. İnsanız, elbette inanacağız, elbette insan onurunu savunacağız, inancımızı ve değerlerimizi koruyacağız. İnanca ve değerlere savaş açanlara, kutsallarımıza hakaret edenlere karşı dayanışmayı güçlendireceğiz ve birlikte mücadele edeceğiz.'Sendika üyeleri Mardin'de Şakir Nuhoğlu Camisi önünde, Şırnak'ta Cumhuriyet Meydanında, Siirt'te ve Batman'da sendika binasında, Elazığ'da öğretmenevi önünde yaptıkları basın açıklamasıyla, Macron'un İslam karşıtı söylemlerine tepkilerini dile getirdi.
Memur-Sen'den Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a Tepki
ANKARA (AA) - Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, 'Macron'un, sözde ifade özgürlüğü adı altında doğrudan insanların inançlarına saldıran ve neresinden bakarsanız bakın kin, nefret ve terörle şekillenmiş zihinler tarafından çizilmiş karikatürlere sahip çıkarak, teröre ve kine ortak olmaktadır.' dedi.Konfederasyon üyeleri, Ulus Atatürk Heykeli önünde toplanarak, Hazreti Muhammed'i hedef alan karikatürleri savunan ve İslam karşıtı açıklamalar yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u protesto etti.'Mabedler kutsaldır, kutsala dokunma', 'İnançları hedef almak özgürlük değil, küstahlıktır' ve 'Küstahlığı protesto ediyoruz' yazılı pankartlar taşıyan grup üyeleri, 'Hz. Muhammed'i çok seviyoruz' diyerek tepkilerini gösterdi.Grup adına açıklama yapan Genel Başkan Yalçın, Avrupa'da bazı ülkelerde cinnet yaşandığını belirterek, yabancı düşmanlığı, ırkçılık, İslamofobi ve çoğulculuk gibi söylemleri üreten aşırı sağ siyasetin, Avrupa'yı esir aldığını söyledi.Macron'un, ifade hürriyeti arkasına sığınarak, İslam'a ve peygamberine saldıran unsurlara sahip çıktığına ve cinnetin boyutlarını gösterdiğine dikkati çeken Yalçın, şunları söyledi:'Kutsal emanetlerimizin mekanı olmakla yetinip, kutsala sahip çıkmayı beceremeyen Suudi Arabistan yönetimini ve onunla aynı kulvarda bulunmaya teşne Birleşik Arap Emirlikleri'ni de tarih ve bizler not ediyoruz. Macron'un, sözde ifade özgürlüğü adı altında doğrudan insanların inançlarına saldıran ve neresinden bakarsanız bakın kin, nefret ve terörle şekillenmiş zihinler tarafından çizilmiş karikatürlere sahip çıkarak, teröre ve kine ortak olmaktadır.''Biz insanız ve dünyada birlikte yaşıyoruz'İnsanlığın inançlarını hedef almanın özgürlük değil, küstahlık olduğunu vurgulayan Yalçın, 'Özgürlük insanın, dünya, insanlığın ikametgahıdır. Renkleri, fikirleri ve inançları, hakaret etme, küçük görme, şiddeti çağırma aracı yapan, kendi kirli oyunları için saklama tezgahları oluşturan, siyasi kimliklere, ideolojik örgütlere ve emperyalist devletlere birlikte cevap vermeli, onlara yenilgiyi birlikte tattırmalıyız. İnancımız farklı olabilir, fikirlerimiz karşıt görünebilir. Ama çok temel bir ortaklığımız var. Biz insanız ve dünyada birlikte yaşıyoruz.' dedi.Hiç kimsenin, insanların dinine, hükümlerine ve kutsallarına hakaret etme, onları yok etme hakkına sahip olmadığını ve aolmayacağını ifade eden Yalçın, 'İnanca ve değerlere savaş açanlara, kutsallarımıza hakaret edenlere karşı dayanışmayı güçlendireceğiz ve birlikte mücadele edeceğiz. Bizim gözümüzde Macron ve benzerleri emperyalistlerin amelesi, kapitalistlerin, finans baronlarının hademesidir. Güzel ahlak için gönderilmiş Hz. Resulü hakaretlerine konu eden zihniyet, dünya üzerinden silinmeye mahkumdur.' değerlendirmesinde bulundu.Fransa ürünlerine boykotİslam dinine göre bütün peygamberlerin kutsal ve sataşmadan muaf olduğuna işaret eden Yalçın, Macron'un kullandığı ifadelerle terör çığlıkları attığını, İslamafobi virüsünün Fransa'yı esir aldığını aktardı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Macron'a yönelik gösterdiği tepkiyi kıymetli bulduklarını ifade eden Yalçın, şunları kaydetti:'İslam İşbirliği Teşkilatı'na bağlı tüm devletlerin bu anlamda pozisyon almasını ve karşı durmasını istiyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın bu konuda ortak tavır belirlemesini istiyoruz. Emek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuya duyarsız kalmamasını ve kesinlikle sesini yükseltmesini son derece önemsiyor ve tavsiye ediyoruz. Milletimize ve insanımıza tavsiyemiz şudur. Kapitalist ülkeler yani sermayeye tapmış olan ülkeler, sermaye üzerinden verilecek cevabı son derece önemserler. Milletimize, Fransa ülkesinin ürettiği ürünleri, ülkemizde tüketmeme konusunda ortaklaşa bir bilinç oluşturmayı ve herkesi bu konuda iletişim araçlarından boykotu yaymayı ve uygulamayı buradan tavsiye ediyor ve bekliyoruz.'
İsrail Doğu Kudüs'te Filistinlilere Ait Binayı Yıktı
KUDÜS (AA) - İsrail'e bağlı Kudüs Belediyesi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait yapım aşamasındaki 2 katlı bir binayı 'ruhsatsız' olduğu iddiasıyla yıktı.Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail güçleri, Doğu Kudüs’ün kuzeyindeki Şuafat Mülteci Kampı’na baskın düzenledi. Filistinli Suphi Hamud’a ait binanın bulunduğu bölgeyi 'güvenlik' kordonuna alan İsrail polisi, evin çevresine kimseyi yaklaştırmazken, belediyeye bağlı ekipler Hamud ailesinin 2 daire ile 6 dükkândan oluşan binasını buldozerlerle yerle bir etti.Bina sahibi Hamud, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, binanın yapımına bir yıl önce başladığını, ancak bitmeye yakın bir sırada İsrail belediyesinin inşaatı durdurma kararı ve daha sonra da yıkım kararı çıkardığını söyledi.İsrail'in Doğu Kudüs'teki yıkımlarıİşgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere imar izni konusunda zorluk çıkaran ve Filistinlilerin yaptığı imar izni başvurularının tamamına yakınını reddeden İsrail makamları, Filistinlilere ait binlerce evi 'ruhsatsız' olduğu iddiasıyla yıkma tehdidinde bulunuyor.BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin (OCHA) raporuna göre, İsrail makamları 2020’nin başından bu yana Doğu Kudüs’te 90 evi ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıktı. Buna göre yüzü aşkın Filistinli de evsiz kaldı.İsrail'e bağlı belediyenin söz konusu uygulamasının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını ifade eden Filistinliler, bunun 'İsrail'in yıldırma ve şehri Yahudileştirme politikalarının parçası' olduğunu belirtiyor.İsrail belediyesi çoğu zaman yıkım masraflarını da evi yıkılan kişilerden tahsil ediyor.Filistinli kaynaklar 1967'den bu yana Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait 5 binden fazla evin İsrail güçleri tarafından yıkıldığını kaydediyor.
Türk Kızılay "10 Yıllık Yol Haritasını" 31 Aralık'ta Açıklayacak
ANTALYA (AA) - Türk Kızılayın 2021-2030'daki 10 yıllık strateji planını ortaya koyan 'Strateji 2030-Seyrüsefer Çalıştayı' Antalya'da sona erdi. Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, Kundu Turizm Merkezi'ndeki bir otelde gerçekleştirilen çalıştayın kapanışında, geleceğini planlayan bir Kızılay hedeflediklerini, belirledikleri hedefe ulaşmak için yol haritası çıkardıklarını söyledi. Gönüllü, üye ve çalışanlardan oluşan binlerce Kızılaycının katıldığı çalıştayda herkesin fikrini ortaya koyarak gelecek vizyonu için strateji oluşturulduğunu belirten Kınık, 'Görevimiz kendi insanımızı güçlü kılmak, onu olağanüstü durumlara hazırlamak ve bütün insanlığa kucak açarak el uzatmaktır. Bizim üzerinde çalıştığımız 2030 stratejimiz toplumsal katılım ve etkileşimi amaçlamaktadır.' dedi. Kınık, Kızılayın yönetimi, şubeleri ve gönüllüleriyle iyi niyetli bir şekilde 'Bu topluma nasıl daha iyi hizmet edebilirim?' düşüncesiyle çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. 'Hangi somut adımları attığımızı açıklayacağız'Türk Kızılayın 2030 stratejisinde net adımlar, hedefler ve bunların net tarihlerinin olacağına dikkati çeken Kınık, şöyle devam etti:'Topluma 10 yıllık taahhüdümüz çok net tanımlanmış olacak. Kızılay topluma en üst seviyede hesap verebilir olması gereken bir yapıdır. Hazırladığımız sistemle, çok yakın zamanda toplumumuz kendi bağış ve katkısının akıbetini en detaylı şekilde görebilecek. 31 Aralık'ta 10 yıllık olan stratejimizin temel yol haritasını toplumla paylaşacağız. Diğer taraftan da önceki beş yıllık stratejik planımız kapsamında hangi somut adımları attığımızı açıklayacağız. 2030 planını yaparken iki ana amacımız var. Bir tanesi güçlü toplum diğeri de güçlü Kızılay. Bugün yoksulluğun ortadan kaldırılması için geçmişte ortaya konulmuş klasik yardım modelleri ortadan kalkıyor. Asıl olan onurlu bir meslekle, onurlu bir kazanç kaynağı yaratabilmektir.'Kızılayın güçlü yönetim modelinin sürdürülebilir olması, bu modelin örnek alınması için çalışacaklarını, Ar-Ge ve inovasyon için de kaynak ayıracaklarını anlatan Kınık, 'Kızılayın 8,5 kat büyümesi bizim için çok zor olmadı. Biz her yıl 3,5 milyon tekil bağış alıyoruz. Toplumsal katılımın ve desteğin oluşturduğu bu güven bizi büyüttü.' ifadesini kullandı.Kınık, bağışların sürdürülebilirliğini sağlamak ve hayırseverlik pastasını büyütmek istediklerini kaydetti.
Çekya'da Kovid-19'La Mücadele Kapsamında Gece Dışarı Çıkma Yasağı Uygulanacak
PRAG (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarındaki günlük yüksek artışlar nedeniyle karantina uygulanan Çekya'da, virüsün yayılmasını önlemek için gece belirli saatler arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacak.Avrupa'da ikinci dalganın etkili olduğu ülkelerden Çekya'da hükümet salgın hastalıkla mücadele kapsamında yeni kararlar aldı.Halihazırda karantina uygulanan ülkede yarından itibaren saat 21.00'den 05.00'e kadar acil durumlar dışında sokağa çıkma yasağı uygulanacak.Gece sokağa çıkma yasağının bir hafta süresince uygulanması öngörülen ülkede pazar günleri alışverişe izin verilmeyecek.Çekya'da son 24 saatte 10 bin 273 yeni vaka tespit edilirken, ülkede virüs bulaşan kişilerin sayısı toplamda 162 bin 785’e, can kaybı 2 bin 365'e yükseldi.Slovakya bütün ülkeyi testten geçirmeye hazırlanıyorSlovakya'da Kovid-19 ile mücadele kapsamında hükümet, 10 yaş üstü herkesin hızlı antijen testten geçirilmesi için harekete geçti. Hafta sonları yapılacak uygulamayla bütün ülkenin testten geçirilmesi hedefleniyor.Son 24 saatte 900 yeni vakanın görüldüğü ülkede toplamda 46 bin 56 kişiye virüs bulaşırken, ölü sayısı ise 176’ya ulaştı.Polonya’da günlük vaka sayısı 15 bini geçtiPolonya'da son 24 saatte 16 bin 300 yeni vaka kayıtlara geçti. Bir günde en yüksek sayının tespit edildiği ülkede toplamda 280 bin 229 vaka görülürken, virüs nedeniyle 4 bin 615 kişi hayatını kaybetti.Macaristan ve AvusturyaAvusturya'da bir günde 2 bin 835 yeni vaka görüldü. Toplam vaka sayısının 86 bin 102'ye ulaştığı ülkede virüs nedeniyle ölenlerin sayısı 1005'e çıktı.Macaristan'da da son 24 saatte 2 bin 79 yeni vaka tespit edildi.Toplam vaka sayısı 63 bin 642'ye, yaşamını yitirenlerin sayısı ise 1535'e yükseldi.
Ürdün Prensi'nin Fransa'da İslam'a Yönelik Hakaretlere Tepkisine Sosyal Medyadan Destek Geldi
AMMAN (AA) - Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın kardeşi Prens Hamza bin el-Hüseyin'in Fransa'daki İslam karşıtı hakaretlere yönelik tepkisi sosyal medyada yankı uyandırdı. Kimi kullanıcılar Fransa'ya yönelik Paris Büyükelçisinin sınırdışı edilmesi, Fransız mallarının boykot edilmesi ve uluslararası mahkemelere şikayet edilmesi dahil önlemler alınmasını istedi. Prens Hamza mesajında, 'Selam ve dua Allah'ın sevgili kulu, Peygamberlerin sonuncusu ve Resul Muhammed Mustafa'nın üzerine olsun. Allah'ım kafirler ondan nefret etse de bize onun hak dinine ve sünnetine bağlı olarak yaşamayı ve ölmeyi nasip eyle. Alemlerin Rabbi Allah onu yeryüzüne dünyaya barışı yayması için rahmetini tamamlamak üzere gönderdi. Bütün peygamberlere ve ehli kitaba selam olsun.' ifadelerini kullandı.Sosyal medyada büyük bir etkileşime neden olan bu paylaşım, saatler içerisinde 2 bin 400'den fazla 'retweet' ve 12 binden fazla beğeni alırken, Prens Hamza'ya çok sayıda destek mesajı geldi.Ahlam Ahmed, 'Teşekkürler Prens Hamza, her kim sevgilimiz, peygamberimiz ve şefaatçimiz Muhammed Aleyhisselam'a hakaret ederse hak ettiği cevabı almalıdır.' yorumunu yaptı.Sosyal medyadan 'somut adım atılması' talebiFransa'da İslam karşıtı karikatürlerin yayınlanmaya devam edilmesine tepki gösteren bazı sosyal medya kullanıcıları, Twitter üzerinden tepki gösterilmesinin yeterli olmadığını belirterek somut adım atılmasını istedi.Verd Asfur, 'Bundan daha güçlü bir tepkinin verilmesi gerekiyor. Alemlerin efendisini incitenlere karşı en yerinde cevabın verilmesi ve bizi doğru bir şekilde yönlendirmesi için kurumların başındaki kişinin harekete geçmesi gerekir.' ifadelerini kullandı.Sosyal medya kullanıcılarından Fevzi Zureykat, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam karşı hakaretlerin sorumlusu olduğunu işaret ederek, Prens Hamza'nın ifadelerinin muhatabının Macron olduğunu vurguladı.Fransa'ya yaptırım çağrısıMuhammed Hassan ez-Zibibet, Fransa'nın hakaretlerden ötürü özür dilemesi ve sorumluları cezalandırması için 'Fransa'nın uluslararası mahkemelere şikayet edilmesi ve Fransız mallarının boykot edilmesi' çağrısını yaptı.Süheyb eş-Şeviriş de Fransa'nın Amman Büyükelçisi'nin Ürdün'den sınır dışı edilmesini ve temsilciliğin kapatılmasını istedi.Fransa'da 16 Ekim'de Hazreti Muhammed'e hakaret içerikli karikatürleri derste öğrencilerine gösteren bir öğretmenin başının kesilerek öldürülmesinin ardından, siyasetçilerin büyük bir kısmının İslam'ı ve Müslümanları hedef alan açıklamalarda bulunması tartışmalara ve İslam dünyasında protestolara yol açtı. Macron son dönemde yaptığı bir açıklamada, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan geri durmayacaklarını söylemişti.
Reklam
Samsun'da Silahla Oynayan 7 Yaşındaki Çocuk Ev Sahibini Yaraladı
SAMSUN (AA) - Samsun'un İlkadım ilçesinde 7 yaşındaki çocuğun misafir olduğu evde oynadığı tabancanın ateş alması sonucu ev sahibi kadın yaralandı.Alınan bilgiye göre, Kadıköy Mahallesi'nde, 7 yaşındaki çocuğun misafir olarak gittiği evde oynadığı silah ateş aldı.Silahtan çıkan mermi ev sahibi B.Ç'nin (37) ayağına isabet etti. Özel araçla Gazi Devlet Hastanesine kaldırılan yaralı kadın tedavi altına alındı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Anadolu Otoyolu Bolu Dağı Tüneli Ankara Yönü Hafif Tonajlı Araçlara Açıldı
DÜZCE/BOLU (AA) - Tünel viyadüklerinde derz yenileme ve bakım çalışmaları nedeniyle ara dönemlerde kapatılan Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli Ankara yönü, hafif tonajlı araçların geçişine açıldı. Bolu-Düzce il sınırı Abant Kavşağı bölgesinde devam eden çalışmalar nedeniyle 3 gün önce tamamen ulaşıma kapatılan tünelin Ankara istikametinde yenileme, yol ayırma ve duba çalışmaları tamamlandı.Karayolları ve trafik ekipleri, İstanbul yönü viyadükler üzerinde yolu ikiye ayırarak baypas çalışması yaptı. Tır, tanker ve ağır yük taşıyan kamyonlar otoyolun Düzce kesiminden Kaynaşlı, Bolu kesiminden ise Abant gişelerine ve buradan da D-100 kara yolu Bolu Dağı geçişine yönlendirilirken, otoyol hafif tonajlı otomobil, kamyonet, minibüs ve yolcu otobüslerinin kullanımına açıldı. Baypas yapılan kesimlerde trafik akışının kontrollü sağlandığı otoyolda, çalışmaların 14 Kasım'da tamamlanmasıyla ulaşım normale dönecek.
Reklam
Türk Toraks Derneğinden Grip Aşısının Uygulanmasına İlişkin Öneriler
İSTANBUL (AA) - Türk Toraks Derneği, grip aşısının uygulanmasına ilişkin çeşitli önerilerde bulundu.Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, derneğin yazılı açıklamasında, Türkiye'de grip aşısı uygulamasının 21 Ekim itibarıyla başladığını hatırlattı.Öncelikli yüksek riskli grupların belirlendiğini ve e-Nabız sisteminde yüksek riskli bulunup aşı yapılacak vatandaşların aile hekimlerine aşıyı reçetelendirerek eczaneden temin etmesi ve aile sağlığı merkezlerinde aşıyı yaptırmalarının önerildiğini anlatan Bayram, söz konusu mekanizma dışında ücretinin ödenmesi dahil başka bir yolla aşının eczaneden temin edilmesinin söz konusu olmadığını belirtti.Aşı açısından risk oluşturan hastalıklara sahip vatandaşların hastalıkları, ilaçları reçete edilmesine karşın kesin tanı olarak işaretlenmemesi halinde e-Nabız sisteminde görünmeyebildiğine değinen Bayram, şunları kaydetti:'Risk değerlendirmesindeki belirsizlikler, birinci basamak sağlık kuruluşlarında yoğunluğa ve karmaşaya neden olmaktadır. Aşı alamayan vatandaşlar ile sağlık personelinin karşı karşıya gelmesi nedeniyle şiddet olaylarının artma olasılığı endişeye neden olmaktadır.'Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ayşın Şakar Coşkun da Dünya Sağlık Örgütünün grip aşısı için en yüksek öncelik olarak sağlık personeli ve yaşlılar, sonra gebeler, kronik hastalığı olanlar ve 6 ay-5 yaş arası çocuklar olarak düzenlenmesini önerdiğini aktardı.Daha fazla sayıda aşının temini için çaba gösterilmesi gerektiğini dile getiren Coşkun, özetle şu önerileri sıraladı:'Belirlenen risk grupları ve aşılama takvimi hem sağlık personeli hem de vatandaşlarla açık şekilde paylaşılmalı, belirsizlikler ve karmaşa net ifadelerle giderilmelidir. Sağlık personelinin aşılanması yaşanan Kovid-19 pandemisi koşullarında, iş kaybı ve hastalara bulaştırma, viral enfeksiyon ayırıcı tanısında zorluk yaşanması olasılıkları nedeniyle daha da önem kazanmıştır. Çocuklar ve gebeler gibi riskli grupların öncelenerek aşı takvimine alınması gerekmektedir. E-Nabız sistemiyle ilgili aksaklıklar hızla giderilmelidir.Birinci basamak sağlık sistemindeki yığılmayı ve buradaki sağlık personelinin tükenmesini önlemek amacıyla bazı net endikasyonlarda aile hekiminin reçete yazmasına gerek olmaksızın aşının eczanelerden temin edilebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Tüm çabalara rağmen aşılanamayacak riskli hastalar olacağı öngörülmektedir. Maske, mesafe, hijyen önlemlerinin grip için de koruyuculuğunu vurgulayan kamu spotları ile halkın bilinçlendirilmesinin yararlı olabileceğini düşünmekteyiz.'
Kayseri'de Etkin Pişmanlıkta Bulunan Fetö Sanıklarına Ceza İndirimi
KAYSERİ (AA) - Kayseri'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin davalarda ayrı ayrı yargılanan ve etkin pişmanlıktan yararlandırılan 2 sanıktan birine 3 yıl 1 ay 15 gün, diğerine 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi.Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ayrı ayrı görülen duruşmalarda, tutuksuz sanıklar eski astsubay İ.A. ile A.M. ve avukatları hazır bulundu. Sanık İ.A, savunmasında, bu yapının terör örgütü olduğunu bilmediğini ileri sürdü. 'Örgütün evlerine ders çalışmak ve dini amaçlı gittim.' ifadesini kullanan İ.A, 'Gerçek yüzlerini görünce 17-25 Aralık sürecinden sonra ilişkimi kestim. Örgüt mensupları ısrarla arayıp görüşmek istediler ama ben irtibatı kopardım. Devletime ve ülkeme zarar getirebilecek bir oluşumda ve girişimde bulunmadım. Beraatimi istiyorum.' diye konuştu.Sanık A.M. de bir dönem Allah rızası için örgütün sohbetlerine gittiğini ve sonrasında bıraktığını kaydetti. A.M, 'Bilseydim gitmezdim.' dedi.Duruşma savcısı mütalaasında, her iki sanığın da 'silahlı terör örgütünü üye olmak' suçundan cezalandırılması ve etkin pişmanlıktan yararlandırılmasını istedi.Mahkeme başkanı tarafından son sözleri sorulan sanıklar, bildiklerini samimi şekilde anlattıklarını belirterek, beraatlerini talep etti.Mahkeme heyeti, sanıklara önce 'silahlı terör örgütünü üye olmak' suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Etkin pişmanlık ve takdiri indirim uygulanarak İ.A'nin cezası 3 yıl 1 ay 15 gün, A.M'nin cezasını da 2 yıl 1 aya indirildi.Öte yandan, örgütün sohbet toplantılarına katıldığı iddiasıyla aynı mahkemede farklı dosyadan tutuksuz yargılanan ev kadını Ş.T. ise beraat etti.
Reklam
Bosphorus Film Lab, Çevrim İçi Etkinliklerle Devam Ediyor
İSTANBUL (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün katkıları, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansının destekleriyle düzenlenen '8. Boğaziçi Film Festivali'nin endüstri bölümü Bosphorus Film Lab, çevrim içi etkinlikleriyle sürüyor.Festivalin Instagram hesabından canlı yayınlanan etkinliklerle, film endüstrisinin güncel ve dikkate değer konuları ele alınıyor.Bosphorus Film Lab Direktörü İpek Tugay'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinliğin konuğu senarist ve yönetmen Gizem Kızıl, son zamanlarda yürüttüğü çalışmaları ve projeleri anlattı.Kızıl, öğrenme sürecinin hayatın her evresin devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, 'Dönemsel olarak ne hissediyorsam onunla ilgili bir şeyler üretmeye çalışıyorum. Birazcık içgüdüsel oluyor. İçimdeki neyse konu o oluyor. Şu ara insan halleri ve psikolojisi üzerine daha yoğunlaşmaya başladım.' dedi.TRT 1 ekranlarında yayınlanan Masumlar Apartmanı dizisinin senaryo ekibinde yer aldığını belirten Kızıl, dünya çapında yayılan Kovid-19 salgınının insanları yalnızlaştırdığını ve iç dünyalarına döndürdüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:'İnsanlar artık ilişkilerden daha çok psikoloji anlatılan yapımları izliyorlar. Bu ara izlenen bütün işlerde hep bunun üzerine. Salgın hepimizin alışkanlıklarını değiştirdi. Televizyonda mutlaka izlenen bazı yapımlar izlenmemeye başladı. İç dünyaya dönen, psikolojiyi merkeze alan yapımların seyirciyi daha çok çektiği bir dönemdeyiz. Biz Masumlar Apartmanı dizisinde senarist Deniz Madanoğlu önderliğinde bir ekibiz. İlk defa dizi senaryosunu deneyimliyorum ve birkaç gün içinde tamamlayıp teslim etmeniz gerekiyor.'Kızıl, uzun metraj film projelerinde atölyelerin ve pitching süreçlerinin çok önem kazandığına işaret ederek, 'Kime ulaşabildiğin bazen yaptığın şeyden de önemli olabiliyor. Yeni fikirleri olan, çok yetenekli olan insanların büyük firmalara ulaşması çok zor. Burada da dijital mecralar önem kazanıyor. Önemli olan çok kişiye ulaşmaktan ziyade doğru kitleye ulaşmakta bence. Sürekli üretim haline olan insanlara her dönemde yeni alanlar açılacaktır.' diye konuştu.
Memur-Sen, Macron'un İslam Karşıtı Açıklamalarını Protesto Etti
ESKİŞEHİR (AA) - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, İslam peygamberi Hazreti Muhammed'i hedef alan karikatürleri savunması ve İslam karşıtı açıklamaları, Memur-Sen tarafından Eskişehir, Balıkesir, Çanakkale, Kütahya, Bilecik ve Yalova'da protesto edildi.Eskişehir'de, Memur-Sen'e bağlı sendikalar ile çok sayıda sivil toplum kuruluşunun üyeleri, Arifiye Mahallesi Hamamyolu Caddesi'ndeki Yediler Parkı'nda toplandı.Konfederasyonun İl Temsilcisi Muammer Karaman, grup adına yaptığı açıklamada, Macron'un son dönemde 'cinnete esir politikalarına' yenisini ekleyerek, insanlığa rahmet olarak gönderilen Hazreti Muhammed'e ilişkin sözde karikatürlere fikir özgürlüğü adına sahip çıkmasını ve Müslümanları aşağılamasını telin ettiklerini söyledi.Avrupa'daki kimi siyasetçilerde olduğu gibi Macron'un da kirli siyasetine malzeme aradığını belirten Karaman, şunları kaydetti:'Macron, sözde ifade özgürlüğü adı altında doğrudan insanların inançlarına saldıran ve neresinden bakarsanız bakın kin, nefret ve terörle şekillenmiş zihinler tarafından çizilmiş karikatürlere sahip çıkarak, teröre ve kine ortak olmaktadır. Bu bir akıl yitimidir. Emmanuel Macron, siyaseten yaşadığı krizi örtmek için özellikle yabancı düşmanı ve ırkçı aşırı sağ siyasetin söylemlerini kullanmasıyla, kendi ülkesinin milletvekili tarafından dahi 'Bu ülke aklını mı yitirdi' şeklinde eleştirilmiştir.'Grup, açıklamanın ardından dağıldı.BalıkesirBalıkesir'deki Ali Hikmetpaşa Meydanı'nda bir araya gelen Memur-Sen üyeleri adına açıklama, İl Temsilciliği Genel Sekreteri Prof. Dr. İbrahim Aydın tarafından yapıldı.İnsanların inançlarını hedef almanın özgürlük değil, küstahlık olduğunu söyleyen Aydın, 'Dünyanın imkanlarını, insanların inançlarını çalanlar yani Macron gibiler, inanca ve kutsallara hakaretle yenilgilerini gizlemeye, yok oluşlarını geciktirmeye, kirli düzenlerini devam ettirmeye yönelik tetikçi konumlarını devam ettiriyorlar. Bizim gözümüzde Macron ve benzerleri emperyalistlerin amelesi, kapitalistlerin, finans baronlarının hademesidir. Güzel ahlak için gönderilmiş Hz. Resulü hakaretlerine konu eden zihniyet, dünya üzerinden silinmeye mahkumdur.' dedi. ÇanakkaleÇanakkale Cumhuiriyet Meydanı'ndaki protestoda basın açıklamasını okuyan Memur-Sen İl Temsilcisi Suat Özen, Fransa'nın tarihindeki sömürgeciliğe vurgu yaptı.Avrupa'da 'cinnet hali' yaşandığını dile getiren Özen, şöyle devam etti:'Yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve İslamofobi, o meşhur Avrupa aklını esir almış, çoğulculuk söylemlerinin sırçası dökülmüş ve nihayet aşırı sağ siyasetin ürettiği politikalar siyaseti belirler hale gelmiştir. Burada bir parantezle bir başka tepkimizi de özellikle ifade edelim. Kutsal emanetlerimizin mekanı olmakla yetinip, kutsala sahip çıkmayı beceremeyen Suudi Arabistan yönetimini ve onunla aynı kulvarda bulunmaya teşne Birleşik Arap Emirlikleri'ni de tarih ve bizler not ediyoruz.'KütahyaKütahya'da Memur-Sen'e bağlı sendikaların üyelerinden oluşan grup adına açıklama, İl Temsilcisi Fatih Köse tarafından Konfederasyon binasında yapıldı.Macron'un bir görüntü olduğunu, Avrupa'da birçok ülkede cinnet hali yaşandığını dile getiren Köse, 'Almanya'da cami baskını, Hollanda’da Wilders’in terör ve şiddet içeren konuşmaları ve nihayet Macron’un, ifade hürriyetinin arkasına sığınarak, İslam’a ve Peygamberi'ne saldıran unsurlara sahip çıkması cinnetin boyutlarını göstermektedir.' ifadesini kullandı.Bilecik Bilecik Cumhuriyet Meydanı'nda konuşan Memur-Sen İl Temsilcisi Süleyman Akyıldız, insan hakları aktivistlerine ve emek hareketlerine yön veren kuruluşlara çağrıda bulundu.Akyıldız, 'Özgürlük insanın, dünya insanlığın ikametgahıdır. Renkleri, fikirleri ve inançları; hakaret etme, küçük görme, şiddeti çağırma aracı yapan, kendi kirli oyunları için saklama tezgahları oluşturan, siyasi kimlikleri, ideolojik örgütlere ve emperyalist devletlere birlikte cevap vermeli, onlara yenilgiyi birlikte tattırmalıyız. İnancımız, farklı olabilir, fikirlerimiz karşıt görünebilir ama çok temel bir ortaklığımız var; biz insanız ve dünyada birlikte yaşıyoruz.' diye konuştu.Ayrıca Akyıldız, hiç kimsenin bir başkasının dinine, hükümlerine ve kutsallarına hakaret etme, onları yok etme hakkına sahip olmadığını sözlerine ekledi.YalovaYalova Merkez Cami yanındaki Cevdet Aydın Parkı'nda toplanan Memur-Sen üyeleri, Macron'a tepkilerini dile getirdi. İl Temsilcisi Ahmet Kotçioğlu grup adına yaptığı konuşmada, 'Dine ve Kutlu Nebi'ye dönük hakaret faillerinin kuyruğuna takılan ülkelerin ve yöneticilerin, emperyalist taşeronluğu ve kapitalistlerin sömürü baronluğu sıfatlarının sona ermesinin de yakın olduğuna inanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Etkinlik, Fransa ve Macron aleyhine slogan atılması ve tekbir getirilmesiyle sona erdi.
Doğu Anadolu'daki Memur-Sen Üyelerinden Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a Tepki
ERZURUM (AA) - Erzurum, Ardahan, Erzincan'da bir araya gelen Memur-Sen üyeleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam'a yönelik sözlerine tepki gösterdi.Erzurum'un Yakutiye İlçesindeki Erzurum Memur-Sen İl Temsilciliği Toplantı Salonu'nda toplanan sendika üyeleri, ellerindeki Fransızca, İngilizce ve Türkçe 'Demokrasi yalan Irkçılık Tavan, Mabetler Kutsaldır Kutsala Dokunma, İslam'dan korkuyorlar çünkü insanlığı sömürüyorlar' yazılı dövizleri açtı.Memur-Sen Erzurum İl Temsilcisi Mustafa Karataş, grup adına yaptığı basın açıklamasında, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron'un insanlığa rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa'ya ilişkin sözde karikatürlere fikir özgürlüğü adına sahip çıkmasını ve Müslümanları aşağılamasını kınadıklarını söyledi.Avrupa'da birçok ülkede cinnet halinin yaşandığını ifade eden Karataş, 'Almanya'da cami baskını, Hollanda'da Gert Wilders'in terör ve şiddet içeren konuşmaları ve Macron'un ifade hürriyeti arkasına sığınarak İslam'a ve peygamberine saldıran unsurlarına sahip çıkması cinnetin boyutlarını göstermektedir.' dedi. Karataş, insanların inançlarını hedef almanın özgürlük değil, küstahlık olduğunu dile getirdi.Avrupa'daki bazı siyasetçilerde olduğu gibi Macron'un da 'kirli siyasetine malzeme aradığını' ifade eden Karataş, şunları kaydetti:'Macron, sözde ifade özgürlüğü adı altında doğrudan insanların inançlarına saldıran ve neresinden bakarsanız bakın kin, nefret ve terörle şekillenmiş zihinler tarafından çizilmiş karikatürlere sahip çıkarak teröre ve kine ortak olmaktadır. Bu bir akıl yitimidir.'Gruptakiler konuşmalar sonrası tekbir ve salavat eşliğinde salondan ayrıldı.Ardahan Ardahan'da da Macron'un İslam'a yönelik sözlerine tepki gösteren sendika üyeleri, Memur-Sen Konfederasyonu organizasyonunda, Kaptanpaşa Mahallesi Milli Egemenlik Parkı'ndaki Atatürk Anıtı önünde toplandı. Burada basın açıklaması yapan Memur-Sen Ardahan Temsilcisi Erdinç Çakmak, ırkçılığın, Avrupa'nın aklını esir aldığını söyledi. Bugün Avrupa'da İslam'a karşı yapılanlara tepki göstermek amacıyla toplandıklarını ifade eden Çakmak, şunları kaydetti: 'Aslında Macron bir görüntü. Avrupa'da bir çok ülkede cinnet hali yaşanıyor. Yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve İslamafobi, o meşhur Avrupa aklını esir almış. Çoğulculuk söylemlerin sırçası dökülmüş ve nihayet aşırı sağ siyasetin ürettiği politikalar, siyaset üretir hale gelmiştir.' Çakmak, basın açıklamasına katılım sağlayan üyelere teşekkür etti. Erzincan Erzincan'da ise Memur-Sen Erzincan il Temsilcisi Nebi Gül, konfederasyona bağlı diğer sendika üyeleri ile sendika binasında buluşup basın açıklaması yaptı. Almanya'da cami baskı olduğunu, Hollanda'da Gert Wilders'in terör ve şiddet içeren konuşmalar yaptığını hatırlatan Gül, Macron'un da ifade hürriyeti arkasına sığınarak, İslam'a ve peygamberine saldıran unsurlara sahip çıkmasının cinnetin boyutlarını gösterdiğini ifade etti. Gül, sözlerini şöyle tamamladı:'Burada bir parantezle bir başka tepkimizi de özellikle ifade edelim. Kutsal emanetlerimizin mekanı olmakla yetinip kutsala sahip çıkmayı beceremeyen Suudi Arabistan yönetimini ve onunla aynı kulvarda bulunmaya çok istekli Birleşik Arap Emirlikleri'ni de tarih ve bizler not ediyoruz.'
Reklam
İran'da Kovid-19 Salgınında En Yüksek Günlük Vaka Ve Can Kaybı Kaydedildi
TAHRAN (AA) - İran'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında günlük vaka sayıları ve can kaybı artmaya devam ediyor.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgınında son 24 saatte 346 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 bin 968 yeni vaka tespit edildiğini belirtti.İran'da böylece salgının başından bu yana en yüksek can kaybı ve vaka sayısı kaydedilmiş oldu.Lari, virüs kaynaklı toplam can kaybının 33 bin 299’a , vaka sayısının da 581 bin 824’e çıktığını aktardı.Virüse yakalanan hastalardan 4 bin 995’inin durumunun ağır olduğunu söyleyen Lari, şu ana kadar iyileşenlerin sayısının da 463 bin 611’e ulaştığı bilgisini verdi.Lari, ülkede toplam 4 milyon 786 bin 769 kişiye test yapıldığını bildirdi.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, ülkedeki 31 eyaletin tamamının 'kırmızı' ve 'riskli' bölgeler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.Vakaların artması nedeniyle başkent Tahran, Kum, Yezd, Kazvin ve Elburz eyaletlerinde yeniden kısıtlamalara gidilmişti.
Bağcılar'da Suriyeli Anne Ve Oğlunu Gasbeden Şüpheliler Yakalandı
İSTANBUL (AA) - Bağcılar'da ikamet eden Suriyeli anne ve oğlunun ellerini ve ayaklarını bağlayarak, yaklaşık 500 bin lira değerindeki ziynet eşyalarını gasbettikleri öne sürülen 5 şüpheli yakalandı.Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, 16 Ekim'de saat 16.00 sıralarında Bağcılar'da ikamet eden Suriye uyruklu anne Azize Ö. (65) ile 16 yaşındaki oğlu Y.E'nin evine zorla girip evdeki 700 gram altın ve 8 bin dolar ile 20 bin liranın gasbedilmesi olayına ilişkin çalışma başlattı.Mağdurlar polise verdikleri ifadelerinde, evde oturdukları sırada yüzü maskeli biri kadın, biri erkek 2 şüphelinin tornavidayla kapıyı açıp içeri girdiklerini, kendilerini tehdit ederek ellerini ve ayaklarını bağladıklarını anlattı.Mağdurlar, bir süre önce Suriye'de sattıkları bir arsanın parasıyla satın aldıkları ve evde sakladıkları 700 gram altın ve bir miktar döviz ile Türk lirasını şüphelilerin gasbedip ayrıldıklarını söyledi.Şüpheliler evden ayrıldıktan sonra kendi imkanlarıyla kurtulan anne ve oğlu durumu polise bildirdi.Olaya ilişkin çalışma başlatan polis, olay yeri çevresindeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Polis yaklaşık 8,5 kilometre süren görüntü takibinin ardından şüphelilerin kimlikleri tespit etti.Ekipler, 24 Ekim'de olayı gerçekleştiren Muhammet A. (38) ile eşi Hanaa A'yı (29) ve şüphelilerle bağlantılı oldukları belirlenen Safa F., Cuma F. ile Ahmet A'yı yakaladı.Gözaltına alınan şüphelilerden Muhammet A. ve eşi Hanaa A'nın mağdurların akrabaları oldukları, ailenin Suriye'de sattıkları arsadan haberdar oldukları belirlendi.Güvenlik kamera görüntülerinde şüpheli Hanaa A'nın olay yerinden kaçarken bir adreste kıyafetlerini değiştirdiği görülüyor.Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Reklam
Husiler, Suudi Arabistan'daki Abha Havalimanı'nı Vurduklarını Duyurdu
SANA (AA) - Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın güneyindeki Abha Havalimanı'nı silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) bir kez daha hedef aldıklarını açıkladı.Husilerin sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın Abha Havalimanı'na sabah saatlerinde Kasıf-2 tipi İHA ile düzenlenen saldırıda önemli bir hedefin vurulduğunu belirtti.Seri, saldırılar ve abluka sürdükçe bu tür saldırıların devam edeceğini aktardı.Husilerin sözcüsü, dün yaptığı açıklamada da Abha Havalimanı'na iki ayrı saldırıda önemli askeri hedeflerin vurulduğunu duyurmuştu.Husiler, böylece son 24 saatte Abha Havalimanı'nı üçüncü kez hedef aldıklarını bildirdi.Yemen hükümeti ve koalisyon güçlerinden konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.Husilere karşı Yemen hükümetine destek veren Arap koalisyonu, 24 Ekim Cumartesi gününden bu yana Husiler tarafından Suudi Arabistan'a atılan 6 İHA'nın düşürüldüğünü kaydetmişti.Yemen'deki İran destekli Husiler, sık sık Suudi Arabistan'ın güney bölgelerini hedef alıyor. Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.
Tüm Bel-Sen Üyelerinden Toplu Sözleşme Protestosu
İSTANBUL (AA) - Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) İstanbul 1 No'lu Şubesi, Bakırköy Belediyesinde toplu iş sözleşmesinin imzalanmamasını protesto etti.Bakırköy Belediyesi yanında bulunan Özgürlük Meydanı'nda toplanan sendika üyesi grup, Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu'na tepki gösterdi.Grup adına açıklama yapan Şube Başkanı Adem Erdem, 28 Ağustos'tan bu yana 11. eylemi gerçekleştirdiklerini söyledi.19 aydır memurların, 30 aydır işçilerin toplu sözleşmelerinin imzalanmadığını anlatan Erdem, 300 memur ile yaklaşık 400'ü kadrolu olmak üzere 1550 işçinin mağduriyet yaşadığını ifade etti. Erdem, mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında belediye meclis üyelerinden de destek beklediklerini kaydetti. Hak alana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade eden Erdem, her salı ve perşembe saat 12.15'de aynı yerde eylemi sürdüreceklerini ancak bu hafta perşembe günü 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla eylem yapmayacaklarını sözlerine ekledi.Sloganlar atarak belediye binası önüne yürüyen grup, bir süre sonra olaysız dağıldı.
Şırnak'ın Silopi İlçesinde Bir Okulda Robotik Kodlama Ve 3D Yazıcılı Sınıf Açıldı
ŞIRNAK (AA) - Şırnak'ın Silopi ilçesinde 'El-Cezeri'nin torunları geleceği kodluyor' projesi kapsamında, bir okulda robotik kodlama ve 3D yazıcılı sınıf açıldı.Vali Ali Hamza Pehlivan, Silopi Dicle Ortaokulunda hizmete giren robotik kodlama ve 3D yazıcılı sınıfın açılışını yaparak, sibernetik alanın kurucusu kabul edilen, fizikçi, bilim insanı El-Cezeri ile ilgili öğrencilere bilgi verdi. El-Cezeri'nin 800 yıl önce bu topraklarda doğup büyüdüğünü, kendini yetiştirdiğini, o zamanın şartlarında eğitim aldığını ve aldığı eğitimin çok ötesinde icatlar ortaya koyduğunu kaydeden Pehlivan, sibernetik alanının kurucusu El-Cezeri'nin, robotikle ilgili çalışmalar yaptığını söyledi.Pehlivan, şöyle konuştu:'Ne güzel, sizler bu coğrafyada, aynı dilde, aynı ülkede onu takip ederek çağın gerekliliklerine uygun şekilde eserler ortaya koyuyorsunuz, koyacaksınız. Silopi ilçemizde ilk adım olacak ama arttıracağız. İl genelinde 10 robotik kodlama merkezimiz olacak. Bu yeterli değil, sayısını giderek arttıracağız. Beceri atölyelerimiz var. Onların da sayısını iki katına çıkartıyoruz. Dicle Kalkınma Ajansı ile geçtiğimiz yıl bir proje yaptık. 55 atölye kuracağız. Bunların bir kısmı robotik kodlama ile ilgili olacak ve bütün ilçelerimizde yer alacak.Törene, Kaymakam Can Kazım Kuruca, İl Milli Eğitim Müdürü Nazan Şener ve MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği) Şırnak İl Temsilcisi Yusuf Bilin de katıldı.
Reklam