İstanbul'da Ünlü Markaların Taklidi 1539 Saat Ele Geçirildi
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da düzenlenen operasyonda, yurda kaçak yollardan sokulduğu ve ünlü markaların taklidi olduğu belirlenen 1539 kol saati ile 67 gözlük ele geçirildi.Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bazı kişilerin kaçak yollarla yurda sokulan ve lüks markaların taklidi olan saatleri piyasaya sürdüğü bilgisi üzerine çalışma başlattı.Kapalıçarşı'da 3 adrese operasyon düzenleyen ekipler, 3 kişiyi gözaltına aldı.Adreslerde yapılan aramalarda, ünlü markaların imitasyonu 1539 kol saati ile 67 gözlük bulundu. Şüpheliler, işlemlerinin ardından savcılık talimatıyla emniyetten serbest bırakıldı.
Doğu Anadolu'da 118 Köy Yolunda Ulaşım Sağlanamıyor
ERZURUM (AA) - Erzurum, Erzincan, Kars, Tunceli ve Iğdır'da 118 köy yolu kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapandı.Erzurum Büyükşehir Belediyesi Karla Mücadele ekipleri, bölge genelinde etkili olan yağışın ardından kapanan mahalle statüsündeki köy yollarının ulaşıma açılması için çalışmalarını sürdürüyor.Ekipler, gece ve gündüz aralıksız sürdürdükleri çalışmalarda ulaşım sağlanamayan 80 yerleşim yerinin yolunu açmaya çalışıyor. Bölge genelinde etkili olan olumsuz hava koşulları sebebiyle Kars'ta 13, Tunceli'de 7, Ağrı'da 8, Erzincan'da 6 ve Iğdır'da 4 köy yolu ulaşıma kapandı.İl Özel İdaresi ekipleri, söz konusu illerdeki kapalı köy yollarında ulaşımın yeniden sağlanabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
Çanakkale'de Aranan 3 Fetö Şüphelisi Yakalandı
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'de aranan 3 Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) şüphelisi gözaltına alındı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, FETÖ/PDY üyesi olma suçundan haklarında yakalama kararı bulunan şüphelilerin tespit edilmesi üzerine, Yenice ilçesinde 3 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda, şüpheliler N.D, S.Ö. ve M.R.T. gözaltına alındı.Şüphelilerin ikametleri ve araçlarındaki aramada, bilgisayar ve çeşitli dijital materyal ele geçirildi.Zanlılar, jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilecek.
Kovid-19 İle Mücadelede Yarıyıl Tatili Uyarısı
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bünyamin Sertoğullarından, 3 hafta sürecek yarıyıl tatilinde insan hareketliliğinin artması ve kısıtlamalara uyulmaması halinde yeni bir vaka artışının yaşanabileceği uyarısında bulundu. Sertoğullarından, AA muhabirine, sağlık çalışanlarının Kovid-19 aşısına yoğun ilgi gösterdiğini, aşının 28 gün sonra uygulanacak olan 2. dozdan 3 hafta sonra etkisini göstereceğini söyledi. Sokağa çıkma kısıtlaması ve tedbirlerle vaka artış ile ölüm rakamlarında azalmaların yaşandığını hatırlatan Sertoğullarından, 'Rakamlardaki düşüşleri vatandaşlarımızın duyarlılığına bağlıyoruz. En yoğun vaka sayılarının yaşandığı günlerde acil servisimize 1200 hasta Kovid-19 şüphesiyle başvururken bu rakam son günlerde 200'e kadar düştü. Eskiden günde ortalama 30 ya da 40 hastayı Kovid-19 bulgularıyla serviste tedavi altına alırken bu rakam 4'e kadar indi. Hastalığın azalmasına bağlı olarak yoğun bakımdaki hasta sayılarımız ise yüzde 40 kadar azaldı.' dedi. Sertoğullarından, tüm toplumun aşılanması tamamlanıncaya kadar kısıtlamalar ve tedbirlere uymaya devam etmesinin önemli olduğunu, bu konuda herkesin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Kovid-19 nedeniyle eğitimlerini uzaktan sürdüren öğrencilerin 3 hafta sürecek yarıyıl tatiline bugün başlayacağını hatırlatan Sertoğullarından, şunları kaydetti:'Bir sağlık çalışanı olarak yarıyıl tatili bizi korkutmuyor ama endişelendiriyor. İnsanlar evlerinden çıkmak istiyor. Hareketlilik yaşanır, insan teması artar, kısıtlamalara ve tedbirlere uyulmazsa vaka sayısında ciddi artışlar yaşanacaktır. Bunu engellemek için vatandaşlarımız tatili çocuklarıyla evlerinde geçirmeli. Konaklamalı tatil ve aile ziyaretleri yapılmamalı. Bu programlarını yaza kadar ertelemeli. Biz bunu geçen Kurban Bayramı'nda gördük. Bu dönemde insan hareketliliği arttı ve hemen vaka sayılarında yükselmeler gözlendi. Birbirimizi gerçekten çok özledik ama Kovid-19 kontrol altına alınmadan buluşmamız belki de birbirimizi artık hiç görmememize neden olabilir.' Sertoğullarından, yarıyıl tatilinde hareketliliğin artması durumunda sağlık çalışanlarının iş yükünün kısa sürede artacağını, bunun da salgınla mücadeleyi olumsuz etkileyeceğini sözlerine ekledi.
Bolu'da Otomobilde Uyuşturucuyla Yakalanan Şüpheli Tutuklandı
BOLU (AA) - Anadolu Otoyolu'nun Bolu kesiminde yol kontrolünde durdurulan otomobilde 2 kilo 182 gram esrarla yakalanan şüpheli tutuklandı, eşi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti, kullanımı ve aracılığının engellenmesine yönelik çalışma kapsamında yol kontrolü yaptı.Anadolu Otoyolu'nun Bolu kesiminde gerçekleştirilen uygulamada, şüphe üzerine durdurulan araçta yapılan aramada, 2 kilo 182 gram toz esrar ele geçirildi, sürücü Ahmet D. ile eşi F.D. gözaltına alındı.Emniyetteki işlemlerinin ardından Bolu Adliyesine sevk edilen Ahmet D. tutuklandı, eşi F.D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
"Gap'ın Başkenti" Şanlıurfa'da Yağışlar Çiftçileri Sevindirdi
ŞANLIURFA (AA) - YASİN DİKME - Türkiye'nin önemli tahıl üretim merkezlerinden biri olan ve Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) merkezi konumundaki Şanlıurfa'da, son günlerde etkili olan yağışlar çiftçinin yüzünü güldürdü.Türkiye'de ekilebilen tarım alanı bakımından üçüncü sırada yer alan Şanlıurfa, verimli arazilerinden ülkenin mercimek üretiminin yüzde 36'sını, buğdayın yüzde 10'unu, arpanın ise yüzde 11'ini gerçekleştiriyor.Yaklaşık 6 milyon 394 bin dekar alanda hububat tarımının yapıldığı kentte, ekim, kasım ve aralık ayında yağışların mevsim normallerinin altında gerçekleşmesiyle çiftçiler kuraklık endişesi yaşamaya başladı. Zor günler geçiren çiftçilerin yüzü artan yağışlarla güldü. Bölgedeki üreticiler, yağışlı havanın bir süre daha devam etmesini umut ediyor. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, AA muhabirine, ülke genelinde yağışların istenen seviyede olmaması nedeniyle çiftçilerin endişelendiğini belirtti.Sonbaharda geciken yağışlarla çiftçilerin ekimi zamanında yapamadığını dile getiren Çullu, şöyle konuştu:'Tarımda su ve toprağın bir arada olması gerekiyor. Su olmadığı zaman büyük toprak yalnız başına bir işe yaramıyor. Ülkemizde olduğu gibi bölgemizde de zaman zaman kuraklık yaşanabiliyor. Bu kuraklık özellikle sulanmayan alanlarda kırsal bölgelerde verimi ciddi anlamda düşürüyor. 2014 yılında ciddi bir kuraklık yaşandı. O zaman tahıl üretiminde yaklaşık 5 milyon ton rekolte düşüklüğü yaşandı. 2020 yılında bereketli bir yıl yaşadık. Çiftçilerimiz nerdeyse dekar başına 200 kilogram fazla ürün aldı. Mutlu bir yıl yaşadılar. Fakat 2020 yılının sonlarına özellikle ekim zamanına geç yağışlarla girdik. Çiftçilerimiz de bu nedenle ekimi geç yapmak zorunda kaldı. Ekimden sonra uzun bir süre yağış düşmedi. Aralık ayı neredeyse yağışsız geçti ve çıkış yapan buğday, arpa ve mercimek bitkisi strese girmeye başladı. Bitkiyle birlikte çiftçilerimiz de strese girmeye başladı. Çiftçilerin talebi doğrultusunda Harran ve Suruç ovalarına sulama kanallarından su bırakılmaya başlandı. Neyse ki bitkiler büyük bir kayba uğramadan yağışlar geldi. Özellikle bir haftadır toprağa doyuracak kadar yağış düştü. Son günlerde bölgede yağan yağmur ve kar, buğday, arpa ve mercimek yanında fıstık bitkisi için de iyi bir yağış oldu. Yağmur ve kar yağışı çok iyi oldu, çiftçilerimiz derin bir nefes almış oldu.''Kuraklığa karşı tedbir almalıyız'Dünya'da kuraklık riskinin her zaman olacağını buna karşı tedbirli olunmasını gerektiğini vurgulayan Çullu, özellikle su kullanımı ve yönetiminin çok önemli olduğunu, bunun çok dikkatli yapılması gerektiğini ifade etti.Suyu düşünürken toprak kayıplarının da önüne geçilmesi gerektiğini belirten Çullu, 'Biz suyu düşünürken alttan topraklar alansal olarak daralıyor. Bunu da çok iyi yönetmemiz gerekiyor. Özellikle yöneticiler toprak ve suyla ilgili karar alırken çok hassas olmaları gerekiyor. Ne kadar toprağımızı korursak ve suyumuzu iyi yönetirsek bunun karşısında daha çok verim elde edebiliriz. Kuraklığa karşı tedbir almalıyız.' diye konuştu.'Yağışlar geciktiği için endişelendim'Viranşehir ilçesine bağlı Yayık Mahallesi'nde hububat üreten İbrahim Aydoğdu geçen yıl düzenli yağışlar nedeniyle bereketli bir yıl yaşadıklarını belirtti.Bu yıl yağışların geç düştüğünü belirten Aydoğdu, Bu yıl tarlama buğday ekimi yaptım. Yağışlar geciktiği için endişelendim. Ben ekinlerimin zarar görmemesi için tarlamı sulamaya başladım. Yağışlar geçte olsa yağmaya başladı. İnşallah iyiye gider ürünümüz verim kaybına uğramaz. İnşallah yağışlar bu yıl da iyi olur.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Konya'daki "Süt Banyosu" Görüntülerine İlişkin İki Sanık 15'Er Yıla Kadar Hapis Cezası İstemiyle Yargılanacak
KONYA (AA) - MELİKE KESKİN - Konya'da çalıştıkları süt toplama merkezinde kazanda sütle banyo yapan ve bu anları görüntüleyerek sosyal medyada paylaşan tutuksuz 2 sanık hakkında hazırlanan iddianamede 'zehirli madde katma' suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca, çalıştıkları süt toplama merkezindeki dezenfektan kazanına giren sanıkla, bu esnada video kaydı yaparak sosyal medya hesabından paylaşan sanık hakkında iddianame hazırlandı. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, tutuksuz yargılanacak iki sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddesi gereğince 'İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürmek' suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istendi.İddianamede 'sanığın vücudunu sokup sütün içeriğini bozduğu' vurgusuSanık Emre S'nin vücudunu sokup sütün içeriğini bozduğuna işaret edilen iddianamede, şu tespitlere yer verildi:'Olay tarihinde şüpheli Uğur T'nin, Emre S'den süt kazanının içine girmesini istediği ve bu şekilde video çekeceğini söylediği, Emre S'nin kazan içine bir miktar sıcak su doldurduktan sonra bir miktar da iş yerinde bulunan sütten eklediği tespit edildi. Emre S'nin ardından üzerinde sadece iç çamaşırlarıyla kazana girdiği, bu esnada Uğur S'nin de video kaydı aldığı, Emre S'nin bir süre sonra kazandan çıkarak içindeki sıvıyı kazanın vanasını açmak suretiyle yere boşalttığı, Uğur S'nin çektiği görüntüleri 'TikTok' isimli sosyal medya platformunda paylaştığı anlaşılmaktadır.' Sanıkların, soruşturma aşamasında verdikleri beyanlarda eylemi 'şaka' amaçlı gerçekleştirdiklerini öne sürdükleri de iddianamede yer aldı. OlayMeram ilçesindeki süt toplama merkezinde çalışanlardan birinin kazana doldurulan sütle banyo yaptığı görüntülerin 26 Ekim 2020'de sosyal medyada paylaşılmasının ardından İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, firmanın faaliyetine son vermiş ve idari para cezası uygulamıştı.Olaya ilişkin 5 Kasım'da gözaltına alınan şüpheliler, 6 Kasım'da çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe cezaevine gönderilmiş, 11 Kasım'da da tahliye edilmişti.
Reklam
Malatya'da Depremin İzleri Devletin Yardım Eliyle Siliniyor
MALATYA (AA) - VOLKAN KAŞİK - Merkez üssü Elazığ'ın Sivrice ilçesi merkezli 24 Ocak 2020'de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremden etkilenen Malatya'da depremin izleri devletin yardım eliyle siliniyor.Sivrice merkezli depremde Malatya'nın Doğanyol, Pütürge ve Kale ilçeleri başta olmak üzere Battalgazi ve Yeşilyurt ilçeleri olumsuz etkilendi. Söz konusu ilçelerde bazı binalar yıkılırken çok sayıda bina da ağır hasar gördü.Depremin hemen ardından harekete geçen ve yardım faaliyetlerine başlayan ekipler devletin şefkatli elini depremzedelerin yanında hissetmesini sağladı.Malatya Valisi Aydın Baruş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, depremin Doğanyol ve Pütürge ilçeleri başta olmak üzere kent merkezinde de şiddetli hissedildiğini hatırlattı.Depremde 4'ü Malatya'dan olmak üzere 41 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatan Baruş, ölenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.Vali Baruş, depremin hemen ardından harekete geçerek çalışmalara başladıklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devletin tüm organlarının vatandaşların yaralarını sarmak, ardından da depremzedeleri sağlıklı mekanlara kavuşturmak için hızla çalışma yaptığını söyledi.Aynı günün akşamı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın depremzedelerle bir araya geldiğini anımsatan Baruş, ertesi gün ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kente gelerek vatandaşların üzüntülerini paylaştığını ifade etti.Baruş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda bir an önce harekete geçtiklerini ve vatandaşların günlük yaşamlarını devam ettirebileceği mekanlar sağlama konusunda çalışmalara hızla başladıklarını dile getirdi.Aydın Baruş, Malatya'da depremden etkilenen vatandaşlara acil yardım ulaştırdıklarını, bu kapsamda 4 bin 902 kişiye 28 milyon 153 bin lira nakdi, 3 milyon 169 bin lira ise eşya yardımı yapıldığını, 5 bin 341 çadır dağıtımının yapılarak kurulduğunu, 837 konteynerin yaşam yerlerine yakın bölgeye kurulduğunu ayrıca 7 bin 600 ısıtıcı, 7 bin 660 yatak ile 1180 hayvan çadırının dağıtıldığını aktardı.Ağır hasarlı 2 bin 205 bina yıkıldıÇevre ve Şehircilik Bakanlığı ekiplerinin 62 bin 31 binada yaptıkları incelemede 232 bin 3 bağımsız bölümde hasar tespit edildiğini, bunlardan 6 bin 368'inin ise ağır hasarlı konut olduğunu vurgulayan Baruş şunları kaydetti:'Bugüne kadar ağır hasar gören 2 bin 205 binayı yıktık, bağımsız bölüm bazında da 2 bin 894 bina yıktık. Yeşilyurt ilçemiz daha sonra afet kapsamına dahil edildiği için orada hak sahipliği çalışmaları henüz tamamlanmadı. Battalgazi, Kale, Doğanyol ve Pütürge ilçelerinde hak sahipliği işlemleri tamamlandı. Söz konusu 4 ilçemizden 4 bin 430 vatandaşımız 'Biz afet konutu talep ediyoruz' diye talep taahhüt belgelerini doldurdu. Bunlardan 2 bin 955 kişi hak sahipliği kazandı. Çünkü hak sahipliği konusunda müracaat eden herkes hak sahibi olamıyor, belirli şartları var. Örneğin üzerine birden fazla konut varsa aynı mahalde hak sahibi olamıyor veya kanuni mirasçısı olmadığı bir konutta oturuyorsa oradan hak sahibi olamıyor. Bugüne kadar 2 bin 955 vatandaşımız hak sahibi oldu bunlar özellikle Yeşilyurt ilçesinde devam ediyor. Bu sayının 3 bin 500'ü aşacağını düşünüyoruz.''517 konut hak sahiplerine teslim edildi'Depremzedelerin kalıcı yaşam mekanlarını oluşturmak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığının TOKİ aracılığıyla deprem konutlarının yapımına süratle başladığını anlatan Baruş sözlerini şöyle sürdürdü:'Malatya'da şu ana kadar TOKİ tarafından ihale edilen 5 bin 24 konut var. Bunlardan 3 bin 815'inin yapımına başlandı. Kale'de 309, Pütürge ilçemizde ise 208 olmak üzere 517 konut hak sahiplerine teslim edildi. 678 konutun tesliminin de inşallah şubat ayı içerisinde tamamlanmasını umut ediyoruz. Şu anda doğal gaz bağlantı çalışmaları, çevre yollarını gibi işlemleri tamamlanıyor. İnşallah bu konutları vatandaşlarımıza kura usulü vereceğiz. Konutlarımın tamamına yakının haziran sonuna kadar vatandaşlarımıza teslim edilmesini planlıyoruz. Malatya'da yapılan deprem konutu sayısı 5 bini geçecek. Bu konutların yapımının tamamlanmasıyla vatandaşlarımızın sıkıntıları tamamen çözülmüş olacak.'Vali Baruş, konut yapımının zahmetli bir süreç olduğunu belirterek konutun tüm alt ve üstyapı, sosyal donatı alanları gibi detayları planlayarak çalışmaları yürüttüklerini sürecin hızlandırılması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.'Devlet her zaman vatandaşlarımızın yanında'Malatya'da depremin yaralarının sarılması noktasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyük desteği olduğunu dile getiren Baruş, 'Yine sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un büyük destekleri oldu, çalışmaları da yakından takip ediyorlar. Bu süreçte AFAD, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve diğer yardımcı kuruluşlarıyla başta Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin büyük destekleri oldu. Bu çalışmaları hep birlikte koordine ederek el birliğiyle gerçekleştiriyoruz. Bu süreçten daha olumsuz bir durum yaşamadan güzel bir şekilde çıkacağız, vatandaşlarımız bundan emin olsun. Devlet her zaman, her sıkıntılarında vatandaşlarımızın yanında.'
Da Vinci'nin Başyapıtları "Mona Lisa" Ve "Son Akşam Yemeği" Senegal'e Geldi
DAKAR (AA) - Senegal'de, İtalyan sanatçı ve bilim adamı Leonardo da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla düzenlenen sergide, sanatçının dünyaca ünlü 17 başyapıtı, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle sanatseverlerle buluştu. İtalya'nın Dakar Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi organizasyonuyla hazırlanan 'Opera Omnia Leonardo' sergisi, başkent Dakar'daki Siyahi Medeniyetler Müzesi'nde (MCN), ziyaretçilerini bekliyor.Da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla Ocak 2019'da başlayan ve Çin'den Etiyopya'ya 15 ülke gezen serginin son durağı Dakar oldu. Aralarında Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenen 'Mona Lisa' ve Milano'daki Santa Maria delle Grazie Manastırı'nda sergilenen 'Son akşam yemeği'nin de bulunduğu 17 eser, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle bire bir ölçü ve renklerde yeniden hayat buldu. 'Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum'Serginin Dakar'daki küratörü Ousseynou Wade, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Da Vinci'nin dünyanın farklı şehirlerinde bulunan eserlerini dijital de olsa ilk kez yan yana sergileyebilmekten büyük mutluluk duyduklarını söyledi.Wade, kullanılan dijital tekniğin ziyaretçilere farklı bir deneyim sunduğunu belirterek 'Bu dijital boyama ve ışıklandırma sayesinde ziyaretçiler Son akşam yemeği tablosuna bakınca kendilerini Milano'da eserin orijinaline bakıyor gibi hissedecekler.' dedi.Sergiyi gezenlerden emekli finans uzmanı Mamadou Gueye, Paris'te öğrenciyken Louvre Müzesi'nde gördüğü Mona Lisa'yı yıllar sonra Dakar'da ziyaret edebildiği için şanslı olduğunu dile getirdi.Gueye, 'Louvre'da gördüğümden farklı değil. Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum. Tüm detaylar bire bir yansıtılmış.' ifadesini kullandı. Opera Omnia Leonardo sergisi 28 Şubat'a kadar ziyaret edilebilecek.
Bakan Akar'ın Ziyareti, Irak Türkmenleri İçin Moral Kaynağı Oldu
ERBİL (AA) - BEKİR AYDOĞAN - Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Etnik ve Dini Oluşumlardan Sorumlu Bakanı ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Yürütme Kurulu Üyesi Aydın Maruf, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Irak'taki temasları kapsamında ITC'ye gerçekleştirdiği ziyaretinin hem manevi hem de siyasi açıdan çok önemli olduğunu belirterek, Irak Türkmenleri için moral kaynağı olduğunu söyledi.Türkmen Bakan Maruf, Akar'ın beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in de yer aldığı heyet ile Bağdat ve Erbil'de gerçekleştirdiği yoğun temaslarının Türkmenler için önemini AA muhabirine değerlendirdi.Bakan Akar'a ITC Erbil İl Başkanlığını ziyaret etmesinden dolayı Irak Türkmenleri adına şükranlarını ileten Maruf, bu ziyaretin hem manevi ve siyasi hem de zamanlama açısından Irak Türkmenleri için önemli olduğunu kaydetti.Maruf, Akar'ın Irak Türkmenleriyle bir araya gelmesinin kendileri için moral kaynağı olduğunu vurgulayarak, Irak Türkmenlerinin bu tarz ziyaretlere her zaman ihtiyacı olduğunu söyledi.Akar ile Türkmenlerin eğitim ve kültür konuları görüşüldüDaha önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da Irak ziyaretleri kapsamında ITC merkezini ziyaret ettiğini hatırlatan Maruf, Akar'ın ziyaretine ilişkin, 'Türkmenler olarak çok sevindik. Sadece Erbil'de değil, bütün Irak'ta yaşayan Türkmenler gerçekten ITC'ye ziyaret yapılmasından dolayı sevindi ve mutlu oldular. Biz bu ziyaretle ilgili bütün taraflardan olumlu destek aldık.' diye konuştu.Maruf, Akar'ın ITC'ye ziyaretinin, bütün Irak'taki Türkmenlere destek olması anlamına da geldiğine işaret ederek, Akar ile görüşmeleri sırasında, Iraklı Türkmenlerin siyasi, kültürel ve eğitim durumlarının konuşulduğunu ve Akar'ın kendilerine eğitim ve kültür çalışmalarıyla ilgili bazı tavsiyelerde bulunduğunu aktardı.'Sincar konusunda Erbil, Bağdat ve Ankara arasında iş birliği gerekli'Akar'ın Irak'taki ziyaretlerinde Sincar meselesinin de gündeme geldiğini hatırlatan Maruf, 'Sincar'da biliyorsunuz bugün yasa dışı birçok silahlı gruplar var. Özellikle o bölgede olan PKK'nın varlığı bütün taraflara bir tehdit oluşturuyor. Bu yasa dışı grupların veya yasa dışı bu silahlı güçlerin bir an evvel orada sonlandırılması ve normalleşme süreci başlaması gerekir.' şeklinde konuştu. Bağdat ve Erbil arasında 9 Ekim'de imzalanan ve terör örgütü PKK'nın Sincar'daki varlığını sonlandıracak anlaşmayı anımsatan Maruf, Irak hükümetinin Sincar bölgesinde bu anlaşmayı uygulaması gerektiğinin altını çizdi.Türkmen Bakan, 'Bugün Erbil, Bağdat ve Ankara arasında iş birliği gereklidir. Birlikte hareket edilmesi çok önemlidir. Çünkü orada olan yasa dışı gruplar sadece bir tarafa tehdit değil; Irak'ı, Irak Kürdistan Bölgesi, Türkiye Cumhuriyeti ve sınır bölgelerinin hepsini tehdit ediyor. O yüzden Sincar konusunda birlikte hareket etme ve iş birliği önemlidir.' ifadelerini kullandı.'Türkiye her zaman barışa destek verdi'Irak Türkmenleri olarak, her zaman Türkiye ile Irak ve IKBY arasındaki ilişkileri desteklediklerine dikkati çeken Maruf, Türkiye'nin hem Irak hem bölge hem de Orta Doğu için önemli bir ülke olduğunu ve her zaman mazlum insanların yanında durduğunu vurguladı.Türkiye'nin her zaman barışa destek verdiğini belirten Maruf, 'Türkiye zor şartlar altında olan insanlara, etnik gruplara hiçbir ayrım yapmadan destek vermiştir. Bu da bizim için önemlidir. Burada yaşayan halk için de önemlidir.' dedi.Maruf, Türkmenlerin her zaman barıştan yana olduğunu ve diyalog yoluyla haklarını elde etmeye çalıştıklarını söyledi.
Reklam
Diyarbakır'da 695 Tarihi Eser Ele Geçirildi, 3 Kişi Gözaltına Alındı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'da düzenlenen operasyonda, 695 tarihi eser ele geçirildi, 3 zanlı yakalandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent merkezinde ikamet eden şüphelilerin tarihi eserleri 400 bin karşılığında satmak için müşteri aradıkları yönünde bilgi edindi.Şüpheliler, Çınar ilçesinin Beşpınar Mahallesi'nde tarihi eserleri satmaya çalıştıkları sırasında suçüstü yakalandı.Zanlıların araçları ve üst aramalarında, 660 bronz ve gümüş sikke ile 35 tarihi obje ele geçirildi.Tarihi eserler muhafaza altına alınarak Müze Müdürlüğüne teslim edildi.Üç şüpheli hakkında soruşturma başlatıldı.
Hayallerinin Peşinden Giderek Afganistan'ın İlk Kadın Animasyon Sanatçısı Oldu
İSTANBUL (AA) - MEHMET KARA - Afganistan'ın ilk kadın animasyon sanatçısı ve illüstratörü unvanına sahip Sara Barackzay, zor koşullarda başlattığı 'dijital sanat' mücadelesine Türkiye'de devam ederken bir yandan da ülkesinde yüzlerce kadının animasyon, illüstrasyon ve grafik tasarımı öğrenmesine öncülük ediyor. Afganistan'ın batısında yer alan sanatsal mimarisiyle bilinen tarihi şehir Herat'ta doğan 27 yaşındaki Barackzay, 7 yaşındayken ülkesinde çıkan savaşın yıkıcı sonuçları altında bir çocukluk ve gençlik geçirdi.Lise yıllarında bir yandan izlediği çizgi filmlerdeki karakterleri, bir yandan da ülkesindeki atmosferi çizimleriyle dijital ortama yansıtmaya başlayan Barackzay, lise eğitiminin ardından Türkiye Bursları'na başvurarak Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon programına girmeye hak kazandı. Barackzay, ülkesinde zor şartlarda öğrenmeye çalıştığı dijital sanatları eğitimiyle üst noktalara taşımayı başardı, aynı zamanda eğitimi devam ederken Afganistan'a gittiği zamanlarda 30'dan fazla animasyon ve illüstrasyon kursu düzenledi. Barackzay zaman zaman çevrim içi eğitimlerle bu kursları sürdürüyor. Açtığı kurslarda yüzlerce kadının dijital sanatla tanışmasını sağlayan Barackzay, karşılaştığı tüm zorluklara rağmen elde ettiği başarılarla Afganistan'ın ilk kadın animasyon sanatçısı unvanını kazandı. Üniversite eğitiminin ardından UNICEF ve UNESCO'yla birlikte başladığı çocuk kitapları projelerine Ankara ve İstanbul'da devam eden Barackzay, Pixar ve Disney gibi dünyaca bilinen animasyon stüdyoları için içerik üretmek ve Afganistan'da Dijital Tasarım ve Animasyon Bölümü açmak istiyor. 'Hala okulları patlatıyorlar ama tüm sorunlara rağmen hayallerime ulaşmak istiyorum'Barackzay, kendisini Afganistan'ın ilk kadın animasyon sanatçısı olmaya götüren süreci ve hayallerini, AA muhabirine anlattı. Herat şehrinde doğduğunu ve ülkesindeki güvensizlik ortamından dolayı sıkıntılı bir çocukluk dönemi geçirdiğini belirten Barackzay, 'Kızların okula gitmesinde sıkıntılar oluyor. Halen okulları patlatıyorlar. Hala aynı şeyleri yaşıyoruz. Kızların da hayalleri, hedefleri var. Her şeye rağmen bunlara ulaşmaya çalışıyorlar. Bunlardan biri de benim. Tüm bu sorunlara rağmen hayallerime ulaşmak istiyorum. Ailem de çok yardım etti. Başta sanata devam etmemi istemiyorlardı ama onları ikna ettim.' diye konuştu.Özellikle kadınların hayallerine ulaşmasında birçok engelin olduğunu söyleyen Barackzay, savaş ortamının bu durumu daha da zorlaştırdığının altını çizdi. Barackzay, sanat ve tasarıma olan ilgisinin 4-5 yaşında başladığını anlatarak, şöyle devam etti:'Afganistan'da güvensizlik olduğu için insanlar hedeflerine kolaylıkla ulaşamıyor. Ben çocukluğumdan beri sanatı ve tasarımı çok seviyordum. Kendim çizim yapmaya başladım. Bu tarz sanatlara maalesef fazla değer verilmiyor. Tıp ve mühendisliğe daha fazla değer veriliyor. Çocukken sanat bölümünde okumak istiyordum. Çok fazla engelle karşılaştım ama vazgeçmedim. Resim kursuna gittim. Hayalim animasyon ve çizgi filmdi. Afganistan'da bu alan zayıf, medya da. 'Kızlar bu tarz işleri yapmamalı' diyorlar. Bu kötü bir iş olarak adlandırılıyor. Animasyon ve çizgi film benim en büyük hayalim. Çizerken onların hareket etmesini, konuşmasını istiyordum. Bunun için çalıştım ve Türkiye Bursları programını kazandım. ' 'Afganistan'ın ilk animasyon takımını kurduk'Türkiye'de aldığı eğitimlerle hayallerine bir adım daha yaklaştığını belirten Barackzay, şunları söyledi: 'Afganistan'da yaşadığım yıllarda resim, animasyon ve illüstrasyonu özellikle kadınlara tanıtmaya ve öğretmeye çalıştım. Türkiye'ye geldikten sonra bu alanı iyice öğrendim. Afganistan'da bir sürü kurs açtım ve eğitim verdim. 30 defa yüz yüze ve online kurs programı düzenledim. Ülkem için çizgi filmler ve çocuk kitapları için tasarımlar yaptım. UNESCO ve UNICEF'le birlikte çizimler yaptım, bu kitaplar okullara dağıtıldı.Animasyona başladıktan sonra eserlerimle alay ediyorlardı. Çünkü çok bilinmiyordu ülkemde. Çok zor durumdaydım. Ders vermek istiyordum ama öğrenciler gelmiyordu. Bazen elektrik kesiliyordu, ders verecek yer yoktu. Kızların gelmesine izin vermiyorlardı. Yavaş yavaş bu engelleri aşmaya çalışıyoruz. Hatta elektrik olmadan karanlıkta çalışmayı başardık. Afganistan'ın ilk animasyon takımını kurduk. Bu grupta şimdi 400 öğrenci var. Çok mutluyum çünkü birlikte animasyon ve kitap tasarımları yapıyoruz.'UNICEF için hazırladığı çocuk kitapları çizimlerinin özellikle köylü, okula gidemeyen çocuklara ulaştığını aktaran Barackzay, koronavirüs salgınıyla mücadele için özellikle çocukların anlayabileceği basit çizimler yaptığını belirtti. 'Afganistan'da Dijital Tasarım ve Animasyon Bölümü açmayı hedefliyorum' Afganistan'da ilk kadın animasyon ve dijital tasarım sanatçısı olarak tanımlanmasındaki rolü için Türkiye'ye teşekkür eden Barackzay, hayallerine ilişkin şunları söyledi:'Türkiye sayesinde bu bölümü okuyabildim, hayalime kavuştum. Şimdi Afganistan'da animasyon ve çizgi film alanını genişletmek ve stüdyo kurmak istiyorum. Pixar ve Disney ile birlikte diğer ülkelerle de çalışmak istiyorum. Ülkemiz için özellikle kızlara bu alanı tanıtmak ve öğretmek istiyorum. Afganistan'da Dijital Tasarım ve Animasyon Bölümü açmayı hedefliyorum.'Barackzay, İstanbul'un da sanat çalışmalarında önemli esin kaynağı olduğunu belirterek, 'Benim sanatıma en çok ilham olan şehir İstanbul. Burası hem tarihi mekanlarıyla deniziyle doğasıyla güzel. Bunları görünce insan sanatçı olmak istiyor çünkü İstanbul'un kendisi bir sanat eseri gibi. Türkiye'de yaşamaktan çok mutluyum.' ifadelerini kullandı.
Taş Oymacılığı Ustası Kendi Mezar Taşını Da Hazırladı
TRABZON (AA) - DUYGU AVUNDUK - Trabzon'un Maçka ilçesinde yaşayan 79 yaşındaki Yadigar Birinci, kendi çabalarıyla öğrendiği taş oymacılığını sürdürürken, kendi mezar taşını yapıp, doğum tarihini yazarak ölüm tarihini boş bıraktı. İlçenin Köprüyanı Mahallesi'nde ikamet eden 4 çocuk babası Birinci, taş ocaklarından getirdiği 10 kilogram ağırlığındaki taş parçalarına çekiç ve kendisinin yaptığı kesici aletlerini kullanarak şekiller veriyor.Eşinin vefatının ardından 16 yıldır tek başına yaşayan 9 torun sahibi Birinci, evinin yanında oluşturduğu atölyesinde, oğlunun taşlara çizdiği figürleri işliyor. Birinci, 70 yaşında başladığı taş oymacılığında Mustafa Kemal Atatürk, Sümela Manastırı, Türk bayrağı, çift başlı kartal, Osmanlı dönemine ait eserlerin motifleri, Trabzonspor logosu, hat yazıları, çeşitli hayvan figürleri ve özlü sözlerin işlemesini yapıyor.Yaklaşık 10 metrekare olan atölyesinde radyoda çalan türküler eşliğinde günde üç saat çalışan Birinci, kendi mezarını ve mezar taşını da hazırladı.Birinci, AA muhabirine, uzun yol ve dolmuş şoförlüğünün yanı sıra uluslararası nakliyecilik yaparak emekli olduğunu belirterek, yurt dışında çıktığında mutlaka müze ve tarihi eserleri ziyaret ettiğini söyledi.Eşi vefat ettikten sonra yalnız kaldığını ifade eden Birinci, zamanla eski evlerden ve taş ocaklarından aldığı taşları işleyerek yeteneğini keşfettiğini dile getirdi.Birinci, taş oymacılığına yavaş yavaş başladığını anlatarak, 'Usta ya da çırak görmedim. Ne şekil, nasıl yapılır bilmeden başladım. Bu işten geri adım da atmadım. Azmettim, 'ben bu işi yapacağım' dedim ve bu duruma kadar geldim. Taşlarım için ölçü veririm, biçtiririm, getirip atölyemde yavaş yavaş yaparım.' dedi.Taş üzerine yapmak istediği figürleri oğluna çizdirdiğini belirten Birinci, 'Yapıyorum ama sonunda oğlumun da onayını alıyorum. Bu taş işi çok zor bir iş. Kağıda yapılan resimler gibi değil, kağıda yaparsın olmazsa siler değişirsin ama bizim geri dönüşümüz yok. Bir resmi 23 gün çalışıp yaptığım zamanlar oldu. En son bitireceğin gün bile yaptığın bir hata sonucu bütün zamanı ve yaptığın resmi heba edersin. İtinalı ve dikkatli yapman gerek.' diye konuştu.'Heves etmek her şeyin üstündedir'Birinci, birkaç yıl önce kendisini geliştirerek, taşlara yazı yazmayı da öğrendiğini ifade etti.Heves etmenin her şeyin üstünde olduğunu vurgulayan Birinci, 300'ün üzerinde eser yaptığını, kıymetini bilenlere isteği üzerine sipariş alıp, yapıp verdiğini ancak maddi yönden bir beklentisinin olmadığını da kaydetti.Taşa ve yapacağı figüre göre 5 ila 10 gün arasında eserleri tamamladığını aktaran Birinci, şunları kaydetti:'Sağlığım el verdiği sürece bunlarla zamanımı vaktimi geçireceğim. Çırak bulup, öğretmem için söyleyenler oldu ama artık eski el sanatlarına ilgi yok. Figürlerin resimlerini yapan oğlumun emekli olduktan sonra taş değil ama ahşap üzerine bir şeyler yapacağını düşünüyorum. Allah ne kadar zaman verirse vaktimi bunlarla geçireceğim.'Birinci, ilerleyen yaşına rağmen her yere yürüyerek gittiğini dile getirerek, 'Yaptığım ağır işleri gençler bile zor yapar, birçok ameliyat ve operasyon geçirdiğim halde, hala sağlığım çok iyidir şükürler olsun, araba kullanırım, evimin temizliğini, ütümü, yemeğimi kendim yaparım.' dedi.'Doğum tarihimi yazıp, ölüm tarihimi boş bıraktım'Yaklaşık 7 ay önce evinin 50 metre yukarısında bulunan aile mezarlığına kendi mezarını ve mezar taşını yaptığını da ifade eden Birinci, 'Eşim 2005 yılında vefat etti. O zamanlar onun yanında kendim için mezar ayırt ettim. Sağlığımda kendi mezarımı elimle yapmak istedim. Mezar taşımı da kendim yaptım. Doğum tarihimi yazıp, ölüm tarihimi boş bıraktım. Bana öyle geliyor ki yine öyle sağlığımızdaki gibi bir yastıkta ve yatakta yatar gibi kendimi öyle hissederek mezarımı açıp hazırladım. Onun yanında kalmayı tercih ettim. Allah ne kadar ömür verir bilemem ama mezarımı onun yanında hazır ettim.' diye konuştu.
Reklam
Doğu Anadolu'da Dondurucu Soğuklar
ERZURUM (AA) - Doğu Anadolu Bölgesi'nde etkili olan dondurucu soğuklar hayatı olumsuz etkiliyor.Erzurum'da son bir haftadır aralıklarla devam eden kar yağışının ardından etkili olan soğuk hava yaşamı zorlaştırıyor.Şadırvanların buz tuttuğu kentte, belediye ekipleri kaldırımlarda ve yollarda buz temizleme çalışması yürüttü.Vatandaşların sabah araçlarını çalıştırmakta zorlandığı kentte, bina çatılarında ise buz sarkıtları oluştu.ArdahanArdahan'da ise ağaçlar kırağıyla kaplandı.Yol ve kaldırımlarda buzlanmaların oluştuğu kentte, vatandaşlar araçlarını güçlükle çalıştırabildi.Kura Nehri'nde soğuk hava kaynaklı buharlaşmayla kartpostallık manzaralar oluştu.Ağrı Sıcaklığın gece sıfırın altında 32 derece ölçüldüğü Ağrı'da da soğuk hava yaşamı olumsuz etkiliyor.Hayvanlarını satmak için erken saatlerde pazara gelen vatandaşlar, dondurucu soğuklar nedeniyle zor anlar yaşadı.Vatandaşlar ile hayvanların çene ile kirpiklerinde kırağı oluştu.Dere ve nehirlerin buzla kaplandığı kentte, çok sayıda aracın yakıt deposu dondu. Sürücüler yakıt depolarının altına ateş yaktı.Kentte ayrıca binaların çatılarında metrelerce uzunluğunda buz sarkıtları oluştu.
Niğde'de İş Makinesiyle İzinsiz Kazı Yapan 6 Kişi Suçüstü Yakalandı
NİĞDE (AA) - Niğde'nin Bor ilçesinde, sit alanında iş makinesiyle izinsiz kazı yapan 6 kişi gözaltına alındı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çukurkuyu beldesi Kule mevkisindeki sit alanında izinsiz kazı gerçekleştirildiği bilgisi üzerine çalışma başlattı.Ekipler, düzenledikleri operasyonda, 6 kişiyi iş makinesiyle kazı yaparken suçüstü yakaladı.İş makinesine el koyan ekipler, şüphelileri gözaltına aldı.
Reklam
Eğitim Neferleri, Karlı Yolları Aşarak Öğrencilerin Canlı Derslere Katılmalarını Sağlıyor
BİTLİS (AA) - ŞENER TOKTAŞ - Kış mevsiminin çetin geçtiği Bitlis'te, Milli Eğitim Müdürlüğü görevlileri, EBA mobil destek aracıyla karlı yolları aşarak gittikleri köylerde öğrencilere canlı derslere bağlanma imkanı sunuyor. Bitlis Milli Eğitim Müdürlüğü, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri kapsamında başlatılan uzaktan sürecinde öğrencilerin derslerinden geri kalmamaları için imkanlarını seferber ediyor. Bu süreçte kırsal kesimlerde yaşayan, evlerinde bilgisayar ve internet imkanı olmayan öğrencileri ihmal etmeyen İl Milli Eğitim Müdürlüğü, gezici EBA destek aracıyla derslere bağlanmalarını sağlıyor.En çok kar alan kentlerden biri olan Bitlis'te, zorlu coğrafyaya rağmen karla kaplı yolları aşarak köylere giden İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevlileri, belirlenen program dahilinde öğrencilerin EBA mobil destek aracını kullanarak canlı derslere katılmalarına imkan tanıyor. Kimi zaman yolda kalan kimi zaman olumsuz hava koşullarına yakalanan eğitim neferleri, tüm zorlukları aşarak öğrencilerin derslerinden geri kalmaması için fedakarca görev yapıyor.Bitlis Milli Eğitim Şube Müdürü Özcan Taşcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgının yüz yüze eğitime katılamayan, öğretmenleri ve arkadaşlarından uzak kalan öğrencileri etkilediğini söyledi. 'Öğrencilerimize kaynak desteği sağlıyoruz'Çocukların derslerinden geri kalmamaları için uzaktan eğitime ağırlık verdiklerini ve tüm imkanlarını bunun için seferber ettiklerini aktaran Taşcan, şöyle konuştu:'Uzaktan eğitim sürecinin yüz yüze eğitime göre daha zor olduğunu gördük. Bunun zorluklarını aşabilmek için Milli Eğitim Bakanlığımızın destekleriyle tüm önlemleri aldık. İl genelinde internet imkanı olmayan 71 köy okulumuzun uydu üzerinden internet bağlantısını tamamlamayı planlıyoruz. Liselere geçiş kapsamında merkezi sınava hazırlanan 8. sınıf öğrencilerimiz için bakanlığımızın yayınladığı örnek soruları basılı hale getirerek ulaştırıyoruz. EBA'ya erişim olanağı bulunmayanlara da basılı kaynak desteği sağlıyoruz, gezici ekiplerimizle derslere bağlanmalarına imkan veriyoruz.''Bu süreçte öğrencilerimizin çoğuna ulaştık'İl genelindeki 63 okulda EBA destek noktası oluşturduklarını kaydeden Taşcan, mobil aracıyla da belirli günlerde köylere giderek öğrencilerin canlı derslere bağlanmalarını sağladıklarını belirtti.Evlerinde internet, tablet ya da bilgisayar imkanı olmayan öğrencilerin büyük bölümüne ulaştıklarını vurgulayan Taşcan, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Öğrencilerimiz okullarda EBA destek noktalarını kullanabiliyorlar. İl genelinde 87 bin öğrencimiz var. Bugün mobil gezici aracımızın köye ulaşırken nasıl zorluklar yaşadığını gördük. Bu zorlukları sürekli yaşıyoruz. Öğrencilerimize ulaşmak ve derslere katılmalarını sağlamak için tüm imkanları seferber ettik. Bundan sonra da öğrencilerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Çocuklarımızın eğitim hayatı ve geleceği çok önemli. Şartlar ne kadar zor olursa olsun, eğitim neferleri olarak öğrencilerimizin eğitimine katkı sunmaya devam edeceğiz.'Tatvan ilçesine bağlı Çekmece köyüne giderken araçlarının iki kez yolda kaldığını, buna rağmen karlı yolları aşarak öğrencilerin derse bağlanmalarını sağladıklarını anlatan Taşcan, desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a, Bitlis Valisi Oktay Çağatay'a teşekkür etti. 'EBA destek aracı dezavantajı ortadan kaldırdı'Çekmece Köyü Ortaokulunda görevli Türkçe öğretmeni Ayşegül Büyükarslan ise uzaktan eğitim sürecinde sunulan imkanlar sayesinde kırsaldaki öğrencilerin yaşadığı dezavantajın ortadan kaldırıldığını aktardı. Öğrencilerin gezici araçlar ve EBA destek noktaları sayesinde derslere katılabildiğini anlatan Büyükarslan, 'Uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerimizin rahatlıkla interneti kullanabilmeleri için gezici araçlar kırsal kesimdeki okullara gönderildi. Bu sayede internet ve bilgisayarlardan istifade eden öğrencilerimiz, EBA'ya ulaşım sağlayarak derslerini takip ediyor. Bu özverili çalışma sayesinde öğrencilerimiz eğitimlerine devam ediyor. Uzaktan eğitim zorlu bir süreç. Öğrencileri görmek, onların sıcaklığını hissetmek istiyoruz. Uzaktan bunu sağlamanız kolay olmuyor, dersten düşebiliyorlar.' diye konuştu. Tüm zorluklara rağmen görevlerinin başında olduklarını belirten Büyükarslan, ellerinden geldikçe öğrencileri motive etmeye çalıştıklarını söyledi. 'Okula gelmek büyük nimetmiş'8. sınıf öğrencisi Kübra Yazı da salgından dolayı zorluklar yaşadıklarını aktararak 'Öğretmenlerimiz ve Milli Eğitim Bakanlığı bize EBA destek noktası kurdu. Onlar sayesinde sınava daha iyi hazırlanabiliyoruz. Aslında okula gelmek çok büyük nimetmiş. Bu sene onu gördük. Çünkü okulda öğretmenlerimizle yüz yüze bakıyoruz, onlardan daha iyi şeyler öğreniyoruz.' dedi. Diğer öğrenciler de EBA destek noktaları sayesinde derslere katılabildiklerini ifade ederek, yetkililere teşekkür etti.
Ümraniye'de İşçilerin Kaldığı Konteynerlerde Çıkan Yangın Söndürüldü
İSTANBUL (AA) - Ümraniye'deki bir inşaatta işçilerin kaldığı konteynerlerde çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.İlçedeki bir inşaat alanında yer alan işçi konteynerlerinde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İşçiler tahliye edilirken yangın büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü.İki konteynerde hasara neden olan yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Reklam