onedio
Kastamonu'da Başını Plastik Boruya Sıkıştıran Köpeği Vatandaşlar Kurtardı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde başını plastik boruya sıkıştıran köpek, vatandaşlar tarafından kurtarıldı.Yeni Mahalle'de mahalle sakinlerinin 'Cesur' ismini verdiği sokak köpeğinin başı, plastik boruya sıkıştı. Birkaç saat bu şekilde kaldığı tahmin edilen köpeği gören Yaşar Şahin, boruyu çıkaramayınca mahalledeki caminin imamı Dursun Açıl ve köpeği zaman zaman besleyen Tuğba Özkan'dan yardım aldı.'Cesur' uzun uğraşlar sonucu boru çeşitli aletler kullanılarak kurtarıldı.Şahin, AA muhabirine, köpeğin başını sıkıştırdığı borunun içinden çıkmaya çalıştığını gördüğünü söyledi.Uğraşmasına rağmen boruyu çıkaramadığını anlatan Şahin, 'Namaza gittim, dönüşte imama söyledim, yardıma geldi. Tuğba kardeşimiz de bizimleydi. Tuğba köpeği tuttu, biz de boruyu kestik. Kurtardıktan sonra sevindi, zaten yanımıza geliyor sürekli. Çağırdığımız zaman yemek verdik.' ifadesini kullandı.
İlaçla Uyuttuğu Yavru Köpekleri Kabanının Astarı İçerisine Gizleyerek Getirmiş
EDİRNE (AA) - Edirne'de Bulgaristan plakalı bir araçta bulunan pomerian cinsi 7 köpek yavrusunun, bir kadının kabanının astarının içerisinde Türkiye'ye getirildiği tespit edildi. Polis ekiplerince dünkü rutin kontroller sırasında durdurulan bir araçta bulunan 7 köpek yavrusunun, uyutulduktan sonra bir kadın yolcunun kabanının astarı içerisine gizlenerek yurda getirildiği ortaya çıktı. Köpekler, Ticaret Bakanlığı ile imzalanan protokol gereği Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) görevlilerine teslim edildi. Bulgaristan'dan uygun fiyata getirilen yavru köpekler, Türkiye'deki petshoplarda yüksek fiyatlara satılabiliyor.Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, dün rutin kontroller sırasında şüphe üzerine bir aracı durdurmuş, aramada pomerian cinsi 7 köpek yavrusu bulunmuştu. Şüpheliler K.S. ve İ.B. hakkında soruşturma başlatılmıştı.
ABD'de Otoparka Gönderilen Ulusal Muhafızlar, Maruz Kaldıkları Muameleye Tepki Gösterdi
ANKARA (AA) - ABD'de 46'ncı Başkan Joe Biden ve Yardımcısı Kamala Harris'in yemin töreni için Washington'a konuşlandırılan ve törenin ertesi günü otoparka gönderilen Ulusal Muhafızlar, maruz kaldıkları kötü muameleye tepki gösterdi.Ülke basınındaki haberlere göre, Kongre binası polisi, 21 Ocak Perşembe günü Ulusal Muhafızların binayı boşaltmalarını ve yakındaki bir otoparkta kalmalarını istedi.Ulusal Muhafızlar, internet bağlantısının olmadığı ve sadece bir elektrik prizinin bulunduğu garajda soğukta yerde yattıklarını söyledi.Muhafızlardan biri, '(20 Ocak'ta) Onlarca senatör ve Kongre üyesi, bizimle fotoğraf çektirdi, elimizi sıktı ve hizmetimiz için teşekkür etti. 24 saat sonra, bizi bir kapalı otoparkın köşesine gönderdiler. İnanılmaz derecede ihanete uğramış hissediyoruz.' ifadesini kullandı.Senatör Martin Heinrich, Ulusal Muhafızların durumuyla ilgili sorunun çözüldüğünü belirterek Kongre binasına döndüklerini söyledi.Senatör Tammy Duckworth ise bazı telefon görüşmeleri yaptığını ve Kongre binası polisinin Ulusal Muhafızlardan özür dilediği konusunda bilgilendirildiğini ifade etti.Joe Biden'ın 20 Ocak'taki yemin töreni öncesi, başkent Washington'daki güvenlik önlemleri artırılmıştı.Washington'ın güvenliği için birçok eyaletten görevlendirilen Ulusal Muhafız sayısı 20 bine çıkarılmış, askerler Kongre ve çevresinde konuşlandırılmıştı.
Artvin Merkezli 5 İlde Yolsuzluk Operasyonu
ARTVİN (AA) - Artvin merkezli 5 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda orman kesimi işlerinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla adliyeye sevk edilen 16 zanlıdan kamu görevlisi olan 2 kişi tutuklandı.Artvin Valiliğinin açıklamasına göre, Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce orman kesimi işlerinde yolsuzluk yapıldığı ve kamunun zarara uğratıldığı gerekçesiyle operasyon düzenlendi.Kamuyu yaklaşık 6 milyon lira zarara uğrattığı tespit edilen 6’sı kamu görevlisi 16 şüpheli hakkında Artvin merkezli İstanbul, İzmir, Bursa ve Uşak'ta eş zamanlı operasyon yapıldı.Gözaltına alınan 16 şüpheliden 6'sı savcılıkça serbest bırakıldı, mahkemeye çıkarılan 8 şüpheli adli kontrol şartıyla salıverildi, kamu görevlisi olan 2 kişi ise tutuklandı.
Konya'da Fetö'nün Mahrem İmamlarına Yönelik Operasyonda 10 Şüpheli Yakalandı
KONYA (AA) - Konya merkezli 9 ilde Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik operasyonda 10 zanlı gözaltına alındı.Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, örgütün emniyet personeline 'mahrem imamlık' yaptıkları öne sürülen 13 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.Konya merkezli 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda şüphelilerden 10'u yakalandı.Adresinde bulunamayan 3 zanlının yakalanmasına yönelik çalışma devam ediyor.Şüphelilerin, emniyetteki işlemleri sürüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Tarihçi Ve Yazar Niyazi Birinci İçin Başsağlığı Mesajı
İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Yavuz Bahadıroğlu mahlasıyla bilinen tarihçi ve yazar Niyazi Birinci'nin vefatı nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Instagram hesabından paylaştığı mesajında, 'Kaleme aldığı eserleriyle nesillere gerçek tarihimizi öğretmeyi, sevdirmeyi başarmış değerli tarihçi-yazar Yavuz Bahadıroğlu'nun (Niyazi Birinci) vefatından derin üzüntü duydum. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Hatay'da Uyuşturucu Operasyonu: 10 Gözaltı
HATAY (AA) - Hatay'ın İskenderun ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 10 şüpheli gözaltına alındı.İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu kullanan ve ticaretini yapan şüphelilere yönelik operasyon düzenledi.Operasyonda 10 şüpheliyi gözaltına alan ekipler, adreslerde de 414 gram sentetik uyuşturucu, 2,5 gram eroin, 7 uyuşturucu hap, bir miktar esrar ile tabanca ve mermi ele geçirdi.
Batı Karadeniz'de Balıkçılar Hamsi Avı İçin Ağ Atmayı Bekliyor
DÜZCE (AA) - Batı Karadeniz'in önemli balıkçı limanlarından Düzce'nin Akçakoca ilçesinde balıkçılar, hamsi avcılığında kısmi durdurma kararının uzatılmasının ardından denize ağ atacakları günü bekliyor. Karadeniz'de hamsi avcılığında balıkların istenen boya ulaşmaması nedeniyle alınan kısmi durdurma karanının uzatılmasının ardından balıkçılar, ağ tamiri ve tekne bakımlarını yapıyor.Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Karakaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, balıkçıların sabırsızlıkla denize yeniden ağ atacakları günü beklediğini söyledi.Uygulamanın sona ermesiyle artan hamsi fiyatlarının düşeceğini belirten Karakaş, 'Balıkçılar umutlu. Tezgahta hamsi olmadığı için donmuş hamsi olduğundan diğer balıkların fiyatları biraz daha yüksek. Hamsi tezgahlara geldiği zaman diğer balıkların fiyatlarını da mutlaka aşağı çekecektir.' dedi.Karakaş, memnuniyetle karşıladıkları uygulamanın olumlu yansımalarının olacağını düşündüklerini sözlerine ekledi.
Reklam
Çanakkale'de 2 Milyon Yaşında Olduğu Değerlendirilen Deniz Yıldızı Fosili Ele Geçirildi
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'de polisin düzenlediği operasyonda, deniz yıldızı fosili ele geçirildi.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kent merkezindeki 2 şüphelinin 2 milyon yaşında olduğu tahmin edilen deniz yıldızı fosilini satmaya çalıştığını tespit etti.Düzenlenen operasyonda, M.V. ve B.Ç. gözaltına alındı.Deniz yıldızı fosiline el konulurken, 2 şüpheli hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan işlem yapıldı.
Analiz - Rusya'da Muhalif Blog Yazarları Putin'in Başını Ağrıtacak
MOSKOVA (AA) - ALİ CURA - Bilim ve teknolojide dünyanın önde gelen ülkelerinden Rusya’da, her geçen gün güçlenen muhalif blog yazarları yüzünden iktidarı zor bir dönem bekliyor.İnternet teknolojisinin ilerlemesiyle insanların yaşamında bugün sosyal medya önemli yer kaplıyor. Sosyal medya uygulamaları sadece insan hayatını değil, devletlerin yönetim sistemlerini de etkiler hale geldi.Akıllı telefonlar vasıtasıyla özel hayatımıza kadar giren sosyal medya şirketlerinin oluşturdukları uygulamalar, toplumsal olayları tetikleyecek güç haline geldi.Devletler arasındaki mücadelelerin de aracı haline gelen sosyal medya uygulamaları gerektiğinde seçimlerin kaderini belirlemede, darbeler, protestolar ve karışıklıklar yaratılmasında ülkelerin kaderini etkileyecek önemli unsura dönüştürüldü.Rus bilgisayar korsanları dünyaca ünlüBu mücadelelerin en büyük ve ilk önemli örneğini, günlerce tartışılan “Rusya’nın, 2016’da ABD’deki seçimler öncesinde ve sonrasında Amerikan kamuoyuna Facebook üzerinden müdahalesi iddiası” oluşturdu.Siber dünyada Rus bilgisayar korsanlarının (hacker) yetenekleri dünya çapında bilinen bir gerçek. ABD’de, geçen yılın sonunda bazı bakanlıklar da dahil birçok federal kurumun hedef alındığı siber saldırılar yapıldığına dair iddialar tekrar gündeme gelmişti.Hatta Amerikan teknoloji şirketi Microsoft’un bir raporunda, Rus bilgisayar korsanlarının, dünyadaki seçimler, Kovid-19 aşı çalışmaları, üniversiteler ve olimpiyatlara kadar pek çok alanda gerçekleşen siber saldırılardan sorumlu olduğunu iddia etmişti.Rus blog yazarları ülkede muhalefetin bayraktarı olduSiber dünyada kitle iletişim aracı olarak büyüyen tehditler, bugün Rusya’da iktidarın karşısındaki yerini aldı.Geçen yıllarda, sosyal medya platformlarında görsel unsurların daha kullanılır hale gelmesiyle “blogger” ismi verilen blog yazarlarının sahip olduğu sosyal medya hesapları, Rusya içinde sadece kitlelerin bilgilendiği bir mecra değil, muhalefetin de bayraktarı oldu.İnternet teknolojisinin günlük yaşamda yerini almasından itibaren önce web sayfalarında yazarlık yaparak ortaya çıkan bloggerlar daha sonra sosyal medya sitelerinin zengin içeriklere imkan sağlamasıyla daha geniş alanda etkin olmaya başladılar.Günümüzde siyaset, yaşam tarzı, sağlık, seyahat, moda ve teknoloji gibi konularda öncülük edecek yaratıcı fikirlere sahip olan bu kişiler, ilgili konularda internet üzerinden dikkat çekici ve özgün içerikler üretip yayımlıyorlar.Rus blog yazarları milyon dolarlar kazanabiliyorYüksek sayıda takipçi sayısına ulaşan bloggerlar, takip ve izlenme oranlarına bağlı olarak gerek sosyal medya şirketinden gerek saniyesi binlerce dolarlık reklam tarifeleriyle elde ettikleri kazançlarla kısa sürede büyük servet sahibi oldu ve olmaya devam ediyorlar.Forbes dergisinin verilerine göre, Rusya’da 7,5 milyon takipçisi olan bir ünlü, yılda 3 milyon dolara yakın para kazanabiliyor.Bu örneklerden dolayı, izlenme oranlarının artması ve ticari kaygı, sosyal medyada üretilen içeriklerin, doğru ya da yanlış kriterleriyle değil, ilgi çekici, aykırı, farklı olma ve reyting kaygısıyla yapılır hale gelmesine neden oldu. Sovyetler Birliği geleneğine uygun olarak yönetimle ilgili sorunların kamuoyuna çok yansıtılmadığı Rusya’da siyaset ve ekonomi gibi konular artık internet gibi daha özgür ortamlarda tartışılıyor ve takip ediliyor.Ülkede haber takibi televizyondan internete kayıyorSon zamanlarda, dünyada olduğu gibi Rusya’da da haber izleme ve takip etme konusunda halkın televizyon kanallarına olan ilgisi eskiye göre azaldı ve internet kaynaklarına yöneldi.Özellikle yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlamasıyla sosyal izolasyonların sonucunda doğrudan iletişimden mahrum kalan insanların internette daha fazla zaman geçirmesi, bu eğilimi daha da hızlandırdı.Rus Kamu Görüşü Vakfının (FOM) geçen yıl yaptığı araştırmaya göre, Rus halkının yüzde 69’u, ki bu kesimin dörtte üçünü gençler oluşturuyor, önemli sosyal problemler ve bazı konuların gündeme getirilmediğine inanıyor.Araştırmaya göre, 2015’te haber ve bilgi kaynağı olarak “televizyon” kullanımının oranı yüzde 88 iken, 2020’nin başında yüzde 65’e, Ağustos 2020’de yani ülkede salgın nedeniyle sosyal izolasyonun uygulanmasından sonraki süreçte yüzde 62’ye düştü.Ayrıca 2015’te “internet” üzerinden haber takip oranı yüzde 35 iken, Ocak 2020’de yüzde 42, Ağustos 2020’de ise yüzde 51’e yükseldi.Putin karşıtı blog yazarlarının sayısı artıyorBu süre içerisinde Putin yönetimine karşı olan muhalif kesimler blog yazarlığı sıfatıyla eleştirilerini de artırdı. Kendilerini blogger olarak adlandıran ve takipçi sayısı milyonları bulan kişiler, bir süre sonra siyasi eğilimlerini açığa vurarak muhaliflere olan desteklerini ortaya koydular.Bugün, 9 milyona yakın takipçi sayısına sahip, önemli isimlerden röportaj alan Yuriy Dud, 2 milyona yakın takipçisiyle eski Devlet Başkanı adaylarından Ksenia Sobçak, medyatik isimlerle röportajlar yapan ve 1,5 milyon takipçisi olan İrina Şihman gibi onlarca blogger Putin yönetimini eleştiriyor.Rusya’da Putin’e iki dönem daha devlet başkanı olabilme imkanı sağlayan anayasa değişikliğinin ardından pek çok kişi blog yazarlığına soyundu ve yönetim aleyhinde harekete geçti.Muhalif blog yazarı Navalnıy’ın “Putin’in sarayı” iddiası 2 günde 45 milyondan fazla izleyici topladıRusya’nın önde gelen muhalif isimlerinden 44 yaşındaki Aleksey Navalnıy da blogger yazarlığı özelliği ile tanınıyor. Yıllardır Putin ve etrafındakileri “yolsuzluk” yaptıkları iddialarıyla hedef alan Navalnıy, hazırladığı ve Youtube’da yayımladığı videolarla Kremlin’i rahatsız ediyor. Navalnıy, daha önce eski Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev’e yönelik yolsuzluk iddialarını içeren videosu ile dikkat çekmişti.Yasaları ihlal ettiği gerekçesiyle pek çok defa hapse girip çıkan Navalnıy, ülkede özellikle genç kesimlerden ilgi görüyor. Navalnıy, bu yüzden de ağırlıklı olarak siyasi hareketini sosyal medya üzerinden sürdürüyor.Navalnıy, 20 Ağustos 2020’de Tomsk şehrinden Moskova’ya dönüşünde zehirlendiği iddiasıyla özel bir uçakla Berlin'deki Charite Hastanesi'ne nakledilmiş ve burada tedavi görerek iyileşmişti. “Putin’in talimatıyla Rus istihbaratı tarafından zehirlendiği” iddiasını öne süren Navalnıy, geçen hafta sonu Moskova’ya dönüşünde havalimanında pasaport kontrolünde iken gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.Hapse girdikten sonra Youtube kanalından Navalnıy ve ekibi tarafından daha önce hazırlanmış ve bekletilen bir video yayımlandı ve izlenme rekoru kırdı. Putin ile yakın çevresini hedef alan ve 10 yıl önce de gündeme gelen “Putin için saray: En büyük rüşvetin tarihi” isimli video 2 günde 45 milyonu geçen izlenme rakamlarına ulaştı.Navalnıy’ın protesto çağrısına blog yazarlarından destekNavalnıy, videonun başlangıcında, kendisinin Putin’in talimatıyla zehirlendiğini belirterek herkesi 23 Ocak’ta sokaklara protesto gösterilerine çağırdı.Kremlin ise bu iddiaların yeni olmadığını ve asılsız olduğunu ifade etti.Buna rağmen bazı sanatçılar ve önde gelen blog yazarları, sosyal medya hesaplarını kullanarak 23 Ocak’ta yapılacak izinsiz gösterilere katılma ve Navalnıy’a destek çağrısı yaptı.Sosyal medyadan oy verme yaşına gelmeyen gençlere de protestoya katılma çağrısıNavalnıy’ın videosuna ilaveten özellikle de oy verme yaşına ulaşmamış Rus gençlerin takip ettiği sosyal medya uygulamaları Tik Tok ve Vkontakte üzerinden hafta sonu ülkede yapılacak protesto gösterilerine çağrı ve destek içeren yüzlerce içerik üretildi. Sosyal medya üzerinden yayılan mesajlarda, izinsiz gösterilere katılmanın gençlerin sicilini olumsuz etkilemeyeceği ve polisten korkulmasına gerek olmadığına dair propagandalar yapıldı. Rusya Federal Bilgi Teknolojileri ve Kitle İletişim Denetleme Kurumu (Roskomnadzor), TikTok ve Vkontakte sosyal medya sitelerine uyarı yazısı göndererek gençleri izinsiz protestolara katılmaya teşvik eden yayınların durdurulmasını talep etti.Ardından da Rusya Başsavcılığı protestolara katılma çağrıları içeren internet sitelerine erişimin kısıtlanmasını talep etti ve konuya ilişkin gerekli adımların atıldığını duyurdu.Rusya’nın son yıllarda internet teknolojisi üzerinden hakimiyet sağlama çalışması gizli değil. Özellikle sosyal medya hesapları üzerinden kişisel bilgilerin yurt dışına çıkmaması için yasal düzenlemeler yapılan ülkede, 2019’da siber tehlikeler karşısında oluşabilecek riskleri bertaraf etmek için kendi bağımsız internet ağını (Runet) oluşturmasını öngören karar da yasalaştı. Yasayla siber tehlikelere karşı koymak için internet operatör ağlarında trafik filtreleme sistemlerinin kurulmasının önü açıldı. Bu önlemlere rağmen sosyal medyadaki gelişmeler, Rusya’nın ABD kaynaklı sosyal medyalardan gelen tehditlere karşı koyma kabiliyetinin henüz çok başarılı olamadığını gösteriyor. Belarus’taki muhalefetin sosyal medya yöntemi Rusya’nın provası olduGeçen yıl Belarus’ta cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ve sonrasında iktidara karşı binlerce kişiyi sokaklara döken, Batı ülkelerinden yönetilen sosyal medya hesaplarıyla uygulamaya konulan muhalefet yöntemi, komşu Rusya için adeta prova oldu.Rusya’da sosyal medya üzerinden yapılan sokağa çıkma çağrıları, sloganlar ve metotların Belarus’ta yapılanlarla aynı içerikte olması dikkat çekiyor. Popülerliklerini her geçen gün artırmaya devam eden sosyal medyanın 'kahramanları', gelecek günlerde Rusya’da sokakların hareketlenmesi için fitili çoktan ateşledi.Sanal dünyada birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde hareket eden siyasetin bu yeni aktörleri Rusya’da gelecekte Putin’in başını ağrıtacak gibi görünüyor.
Hatay'da Aile Çay Bahçesinde Toprağa Gömülü Silahlar Ele Geçirildi
HATAY (AA) - Hatay'ın merkez Antakya ilçesinde, toprağa gömülü 2 av tüfeği, kalaşnikof, şarjör ve fişek bulunan aile çay bahçesinin bekçisi gözaltına alındı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Narlıca Mahallesi'ndeki bir aile çay bahçesinde toprağa gömülü silah olduğu bilgisini aldı.Dedektör köpek 'Leydi'nin de katılımıyla bölgede arama yapan ekipler, toprağa gömülü 2 otomatik av tüfeği, kalaşnikof, şarjör ve 15 fişek ele geçirdi.İş yerinin bekçisi Y.H. gözaltına alındı.
Reklam
Doğum Sancıları Çeken Hastanın İmdadına Ekipler Yetişti
BİTLİS (AA) - Bitlis'te yolu kar ve tipiden kapanan köyde doğum sancıları çeken Naile Kömürcü, sağlık ekipleri tarafından hastaneye ulaştırıldı.Kent merkezine 75 kilometre uzaklıkta Başmaklı köyünde rahatsızlanan 44 yaşındaki hamile kadın, yol kapalı olduğu için hastaneye götürülemeyince, yakınları sağlık ekiplerinden yardım istedi.Paletli ambulansla yola çıkan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), yola düşen çığ nedeniyle ilerleyemeyince 2 kilometrelik yolu yürüyerek hastaya ulaştı.Evde ilk müdahalesi yapılan Naile Kömürce, köylülerin de desteğiyle ambulansın bulunduğu bölgeye getirildi.Burada paletli ambulansa alınan Kömürcü, Bitlis Devlet Hastanesine ulaştırıldı.Eşi Behçet Kömürcü, AA muhabirine, ekiplerin büyük fedakarlık yaparak köye geldiğini ifade ederek, 'Allah devletimize zeval vermesin. Köyün yakınlarında çığ olduğu için hastaya ulaşmalarında çok sıkıntı çektiler. Hepsine ayrı ayır teşekkür ederim.' diye konuştu.Sağlık çalışanı Necdet Tataş da 13 saat süren zorlu bir yolculuğun ardından hastayı hastaneye ulaştırdıklarını anlattı.Kar ve tipi nedeniyle ilerlemekte zorlandıklarını belirten Tataş, 'Yolun bir kısmını yürüyerek hastamıza ulaştık. Yaptığımız ilk muayene ile durumunun stabil olduğunu tespit ettik. Hastamızı ambulansa kadar götürdük. Hastamızı sağlıklı bir şekilde hastaneye teslim ettik.' dedi.
Şanlıurfa'da Aynı İş Merkezinden 4 Kez Hırsızlık Yapan Zanlı Tutuklandı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da aynı iş merkezinden 4 kez hırsızlık yapan zanlı tutuklandı, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.Alınan bilgiye göre, merkez Eyyübiye ilçesinde bulunan Zafer İş Merkezi'ndeki 4 iş yerinden 10 gün içinde yapılan hırsızlıklarla ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.İş yerlerinden masaüstü ve dizüstü bilgisayar, yazıcı, klima, televizyon, halı, semaver, vantilatör, televizyon ünitesi gibi çok sayıda ürünün çalındığını, bir iş yerinden de duvarı delinerek başka iş yerine geçildiğini belirleyen ekipler, bölgedeki 9 güvenlik kamerasınca kaydedilen 250 saatlik görüntüyü izleyerek zanlının B.E. olduğunu tespit etti.Ekiplerce düzenlenen operasyonla yakalanarak adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı hakimlikçe 'iş yerinden hırsızlık' suçlamasıyla tutuklandı. İş merkezinden çalınan eşya sahiplerine teslim edildi. Güvenlik kamerasınca kaydedilen görüntülerde iş merkezine giren zanlının çaldığı eşyayı asansöre yerleştirerek aşağıya inmesi ve dışarı taşıyarak götürmesi yer alıyor.
Boşanma Aşamasındaki Eşini Öldüren Sanığa "Ağırlaştırılmış Müebbet" Hapis İstemiyle Dava
İSTANBUL (AA) - Tuzla'da, boşanma aşamasındaki eşini bıçakla öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan sanık hakkında, 'eşi kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Seher Çatalca'nın 14 Aralık 2020'de boşanma aşamasındaki eşi Ceyhun Çatalca'nın Aydınlı'da bulunan evine, çocuklarını teslim etmek üzere gittiği anlatıldı.Sanık Ceyhun Çatalca'nın eşini kapıda beklediği kaydedilen iddianamede, sanığın çocuklarını götürürken poşetleri taşımak için Seher Çatalca ile birlikte evin önüne gelen olayın tanığı Ahmet Çalış'tan yardım istediği kaydedildi.İddianamede, Seher Çatalca'nın bu duruma müdahale ederek 'sen gelme ben kaynanam ile görüşeceğim' dediği, tanık olan Ahmet Çalış'ın da eve çıkmadığı ancak daha sonra evden sesler duymaya başladığı aktarıldı.Tanık Ahmet Çalış'ın bunun üzerine hızla Seher Çatalca'nın yanına çıktığı sırada, şüpheli Ceyhun Çatalca'nın oradan kaçtığı belirtilen iddianamede, Çalış'ın yerde bıçakla yaralanmış şekilde yatan Seher Çatalca'yı kucaklayarak binadan çıkardığı ve ambulans çağırdığı ifade edildi.İddianamede, şüpheli Ceyhun Çatalca'nın alınan tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde eşi Seher Çatalca'yı bıçaklayarak öldürdüğü yönünde kuvvetli şüphe oluştuğu savunularak, 'eşi kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi.Hazırlanan iddianame, gönderildiği Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık Ceyhun Çatalca ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkacak.
Reklam
Güncelleme - Avukatlıktan Hakim Savcılığa Geçiş Sınavına Yönelik Fetö Soruşturmasında 44 Kişi İçin Gözaltı Kararı
ANKARA (AA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 2011'deki avukatlıktan hakim savcılığa geçiş sınavı sorularını sızdırmasına ilişkin soruşturmada gözaltı kararı verilen 44 şüpheliden 32'si yakalandı.Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, FETÖ üyelerinin, 2011'deki avukatlıktan hakim savcılığa geçiş sınavında sorulara erişerek örgüt mensuplarına dağıttıklarının tespiti üzerine soruşturma başlatıldı.Sınav sorularını alarak hakim ve savcı oldukları, daha sonra da mesleklerinden ihraç edildikleri belirlenen çoğu ByLock kullanıcısı 44 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince Ankara merkezli 23 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 32 zanlı gözaltına alındı. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
Bitlis'teki Köy Yollarında 9 Bin Kilometre Karla Mücadele Çalışması Yürütüldü
BİTLİS (AA) - Bitlis'te karla mücadele ekipleri, vatandaşların mağdur olmaması için dondurucu soğukta karla kaplı köy yollarını açmak için yoğun mesai harcıyor.Ekipler, kentin engebeli coğrafyasında kar kalınlığının yer yer 3 metreyi bulduğu köy yollarında tüm zorluklara rağmen çalışmalarını sürdürüyor.Karla mücadelenin kahramanları, özellikle kırsalda yaşayanların ulaşımının aksamaması için gece gündüz mesai yapıyor.Bitlis'in Yanlızçamlar köyünde yürütülen karla mücadele çalışmalarını inceleyen İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ümit Kurtkan, yaptığı açıklamada, karla mücadele ekiplerince sorumluluk sahalarında yol açma çalışmalarının aralıksız devam ettiğini söyledi.Karla mücadelede 9 ekip, 52 iş makinesi ve 75 personel ile 24 saat esasına göre çalıştıklarını anlatan Kurtkan şöyle konuştu:'İlimize bugüne kadar yağan kar 3,5 metredir. Biz de 350 köy, 293 mezra 2441 kilometre yol ağında karla mücadele çalışması yapmaktayız. Karla mücadele çalışmalarında ilk olarak 112 ve jandarma ekiplerine gelen ihbar ve talepleri karşılamaktayız. Ekiplerimiz birçok olaya müdahale ederek kısa sürede köy yollarını ulaşıma açmaktadır. Karla mücadeleyi en fazla vatandaşların yaptığı asılsız ihbarlar etkilemektedir. Asılsız ihbarlar çalışmalarımızı yavaşlatıyor.'İl Özel İdaresinin her zaman hizmet düsturuyla çalışmalarını sürdüreceğini dile getiren Kurtkan, 'Şimdiye kadar 9 bin kilometrelik karla mücadele çalışması yaptık. Toplamda bu bin köye hitap ediyor. Bin köy kadar karla mücadele çalışması yaptık.' ifadesini kullandı.Köylülerden Abdurrahim Sarıdağ ise kardan kapanan yollarının özel idare ekiplerince daima açıldığını belirterek, 'Allah devletimizden razı olsun' dedi.
Reklam
Hrant Dink Cinayetine İlişkin 76 Sanığın Yargılanmasına Devam Ediliyor
İSTANBUL (AA) - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 7'si tutuklu, 13'ü firari 76 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık eski Trabzon İl Jandarma Alay Komutanı Ali Öz katıldı. Önceki duruşmada alınan ara karar gereği tutuklanan dönemin jandarma görevlisi sanıklar Veysal Şahin ve Volkan Şahin ile başka suçlardan tutuklu bir kısım sanığın da Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılımı sağlandı.Duruşmada, müdahil Dink ailesini, avukatları temsil etti. Duruşmada, daha önce belirlenen sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınmasına devam ediliyor. 'Üstlerimin istediği şekilde yalan ifade verdim'Savunması sorulan Veysal Şahin, cinayetten sonra doldurup imzaladıkları haber kayıt formundaki bilgilerin 6 ay önce aldıkları bilgiler olduğunu belirterek, 'Bunu istemeden imzaladım. Komutanlarımız, 'Bu işin altından kalkamayız, teşkilat zora düşer.' dedi. Ali Öz de böyle emretmiş. Üstlerimin istediği şekilde yalan ifade verdim. Haber kayıt formunda yazmaya yetkili değilim.' dedi. Diğer sanık Okan Şimşek ile birlikte Coşkun İğci ile görüştüklerini ve ona 'kimseye bilgi vermemesi gerektiğini' söylediklerini anlatan Şahin, 'Onu tehdit etmedik. Emir ve talimatla görüştük. Yasin Hayal, Mc Donalds eylemi nedeniyle takip ediliyor idiyse de bu takibi ben yapmadım. Okan Şimşek ile birlikte Yasin Hayal ve Ogün Samast ile cinayet öncesi görüştüğümüz ihbarı doğru değil. Bu şahıslarla irtibatım olmadı. Cinayeti planlama faaliyetim yoktur. İstanbul jandarmasıyla irtibatım yok. Tahliye ve beraatimi talep ediyorum.' diye konuştu. Volkan Şahin : 'Ortada bir yanlışlık var'Savunması alınan Volkan Şahin, iddianamede Trabzon jandarma istihbarat görevlisi olarak gösterildiğini ancak o dönem astsubay çavuş rütbesiyle göreve yeni başladığını öne sürerek, 'Ben karakolda mesleğin birinci yılındaydım. Karakolda asayiş görevi yaptığıma dair belgeler de var, mahkemeye sunulmuştur. Ben istihbarat personeli değilim ve orada görevli herhangi bir personeli tanımıyorum, şubenin yerini dahi bilmiyorum.' dedi. Dink cinayetine yönelik bir haber almadığını, Yasin Hayal, Ogün Samast ve Coşkun İğci'yi tanımadığını, irtibatının da olmadığını savunan Şahin, 'İsmimin istihbaratçı olarak soruşturmaya dahil edilmesine bir türlü anlam verememekteyim. Coşkun İğci'nin bu istihbaratı bana bildirdiği iddiasına dayanan bir delil gösterilmemiştir. Volkan Şahin Trabzon istihbarat şube görevlisi değil asayiş tim komutanıdır. Veysal Şahin'in benim Coşkun İğci isimli şahıstan istihbarat aldığıma dair beyanı yoktur. Coşkun İğci'nin anlatımlarında da istihbari bilgiyi bana verdiğine dair bir beyanı bulunmamaktadır. Bu değerlendirmeyi mahkeme yapmıştır.' ifadelerini kullandı.Belirtildiği gibi kısa boylu ve esmer değil, uzun boylu açık tenli olduğunu aktaran Şahin, 'Bu haber konusunun benimle uzaktan yakından bir alakasının olmadığı ortaya çıkmıştır. Ancak benim ismim nasıl buraya girdi sebebini hala bulamamaktayım. İstihbaratçılar Okan Şimşek ve diğerlerine mahkeme başkanı sordu. Benim bu haber konusuyla bir alakam olmadığını beyan ettiler. İstihbarat personeli ve Coşkun İğci ile bir irtibatım yok. Ortada bir yanlışlık var.' şeklinde savunma yaptı.Kendisine Hrant Dink cinayeti ile ilgili bir şey söylenmediğini ve Hrant Dink ismini meydana gelen ölüm olayına kadar duymadığını anlatan Şahin, 'Bundan önce ne iş yaptığını, kim olduğunu bilmiyordum. FETÖ ile ilgili ne bende ne ailemde bir bağlantı vardır. Örgüt kapsamındaki kriterlerle hiçbir alakam ve suçlama yoktur. Jandarma personeliyim. İhraç edilmedim. Tarafıma yapılan suçlamaları kabul etmiyorum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.' savunmasını yaptı. Duruşma sanıklardan Hamdi Egbatan'ın savunmasıyla devam ediyor. Esas hakkındaki mütalaadanİstanbul Cumhuriyet Savcısı tarafından celse arasında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan esas hakkındaki mütalaada, cinayet döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ali Poyraz hakkında, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 8 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Mütalaada, yine cinayet döneminde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Terör Olayları Kısım Amiri (Yüzbaşı) olarak görev yapan Ali Barış Sevindik'in, 'Anayasa'yı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Sanıklar dönemin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri Mehmet Ali Özkılıç ve Şükrü Yıldız'ın Trabzon Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığında görevli sanıkları korudukları, FETÖ'nün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri belirtilen mütalaada, Mehmet Ali Özkılıç'ın 'FETÖ'ye üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 8 yıldan 16 yıla, sanık Şükrü Yıldız'ın 'yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs', 'FETÖ üyeliği' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 10 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Sanık polis memuru Muhittin Zenit'in faillerle irtibatlı olarak Dink'in öldürülmesine yardım ettiği belirtilen mütalaada, bu kişinin 'tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etmek', 'FETÖ'ye üye olmak', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 25 yıl 9 aydan 43 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.Mütalaada, cinayet döneminde Trabzon Emniyet Müdürü olan sanık Reşat Altay'ın 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından toplam 23 yıl 3 aydan 33 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenirken, cinayetten önce Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan sanık Sabri Uzun, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü tutuksuz sanık Ahmet İlhan Güler, cinayetten önce dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçundan 3 aydan birer yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz'ün,'Anayasa'yı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 'kasten öldürme' suçundan müebbet, diğer suçlardan 10 yıldan 24 yıla kadar hapsi talep edilen mütalaada, diğer sanıkların da benzer suçlardan 15 yıl ila müebbet hapis cezaları arasında değişen oranlarda mahkumiyetlerine karar verilmesi isteniyor.Mütalaada, 11 sanık hakkında ise tüm suçlardan beraat kararı verilmesi talep ediliyor.Firari sanıklar FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan, Ekrem Dumanlı, Coşgun Çakar, Halil İbrahim Koca, Mehmet Akif Yılmaz, Mehmet Faruk Mercan, Metin Canbay, Ömer Faruk Kartın, Serkan Şahan, Yılmaz Angın, Yunus Yazar ve Zekeriya Öz'ün dosyalarının ayrılması talep edilen mütalaada, sanık Şeref Ateş hakkında ise yargılama devam ettiği sırada vefat ettiği için dava dosyasının düşürülmesi isteniyor.Mütalaanın ardından ara celselerde mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar Veysal Şahin, Volkan Şahin ve Okan Şimşek hakkında yakalama kararı çıkardı. Yakalama kararları doğrultusunda 3 sanık da tutuklandı. Böylece dosyada tutuklu sayısı 7'ye yükseldi.
Güncelleme - Ankara Merkezli 3 İlde Düzenlenen Deaş Operasyonunda 10 Zanlı Yakalandı
ANKARA (AA) - Ankara merkezli 3 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda yabancı uyruklu 10 şüpheli yakalandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Suriye ve Irak'taki çatışmalarda ölen DEAŞ'lıların yakınlarına 'kefele' adı altında para dağıtan örgüt mensuplarının deşifresine yönelik fiziki ve teknik takip yürütüldü. İhbar ve gizli tanık ifadesi doğrultusunda bir yabancı uyruklunun örgüt mensuplarınca öldürülmesi olayına da karıştıkları tespit edilen yabancı uyruklu 10 şüpheli hakkında 3 ilde gözaltı kararı verildi.Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi ekiplerinin düzenlediği operasyonla zanlıların tümü yakalandı.
Orta Ve Doğu Karadeniz'deki Su Kuşları Sayılıyor
SAMSUN (AA) - Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ornitoloji (kuş bilimi) Araştırma Merkezi ile Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğinde 'Kış ortası su kuşu sayımı' gerçekleştiriyor. OMÜ Öğretim Üyesi ve Ornitoloji Araştırma Merkezi görevlisi Doç. Dr. Kiraz Erciyas Yavuz, AA muhabirine, Batı Palearktik ve Güneybatı Asya'da Uluslararası Sulak Alanları Koruma Kurumunca (Wetlands International) her yıl ocak ile mart ayları arasında kış ortası su kuşu sayımı yapıldığını söyledi.Bu yıl dünyada 55, Türkiye'de ise 34'üncüsü gerçekleştirilen ve en uzun soluklu izleme çalışmalarından biri olan kış ortası su kuşu sayımının devam ettiğini anlatan Yavuz, kuzey yarım kürenin büyük kısmının katıldığı sayımların Türkiye genelinde 130 alanda gerçekleştirildiğini belirtti.Sulak alanlarda kışlayan su kuşu tür ve popülasyonunu tespit etmeyi amaçladıklarına işaret eden Yavuz, 'Her yıl tekrarlanan bu sayımlarla su kuşu popülasyon trendinin yıllara göre nasıl değişiklik gösterdiği belirlenebilmektedir. Sayımlarla elde edilen veriler tür koruma çalışmalarına, korunan alanlarının ilan edilmesine ve dünyadaki su kuşu popülasyonlarının izlenmesine rehberlik ediyor.' dedi.Yavuz, kış ortası su kuşu sayımının Kızılırmak Deltası, Yeşilırmak Deltası, Ladik Gölü, Amasya Yedikır Barajı, Tokat Kaz Gölü, Almus Barajı, Derbent Barajı, Altınkaya Barajı, Sinop Sarıkum Gölü, Sinop kıyıları, Samsun kıyıları, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin kıyıları olmak üzere 16 alanda sürdürüldüğünü dile getirdi.Sulak alanların kış aylarında büyük gruplar halinde kışlayan su kuşlarına önemli barınma alanı sunduğunu aktaran Yavuz, 'Kuşları izlemek, onların sayılarındaki artışı ve azalışı tespit etmek doğayı koruma açısından son derece önemlidir. Çünkü kuşlar aynı zamanda doğayı koruma çalışmalarında erken uyarı sistemi işlevi görüyor.' diye konuştu.İzlenen alanlarda en fazla tür çeşitliliğinin Kızılırmak Deltası'nda bulunduğuna dikkati çeken Yavuz, şunları kaydetti:'Sayımlara 16 Ocak'ta Kızılırmak Deltası'nda başladık. Yeşilırmak Deltası, Sarıkum Gölü, Kaz Gölü, Almus Barajı, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin kıyılarında sayımları tamamladık. Kızılırmak Deltası'nda bu yıl sakarmeke az görülürken, yeşilbaş ise en fazla olandı. Yaklaşık 97 bin su kuşu sayıldı alanda. Geçen yıllardaki çok sayılan elmabaş, boz ördek ve Macar ördeği bolluğu yoktu. Ayrıca salgın nedeniyle sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde dahi Kızılırmak ve Yeşilırmak deltalarında avcı sayısı çok fazlaydı. En fazla sayılan türler ise çamurcun, sakar meke, yeşilbaş, gümüş martı, karabatak, karabaş martı, kızkuşu, bahri, tepeli patka ve karagerdanlı dalgıç oldu.'Yavuz, besin zincirinin önemli halkalarını oluşturdukları için kuşların sıklıkla ekosistemin sağlık ve işlerliğinin belirlenmesinde biyoindikatör (çevresel kirliliğe yaşam fonksiyonlarını değiştirerek veya toksinleri vücudunda biriktirerek cevap veren canlılar) olarak kullanıldığının altını çizerek, 'Sulak alanlar söz konusu olduğunda kuşlar, en sık kullanılan göstergeler arasında yer almaktadır. Kış ortası su kuşu sayımı, su kuşu popülasyonlarındaki değişikliğin yanı sıra sulak alan ekosistemlerindeki değişimlerin uzun dönemde izlenebilmesi için kullanılan temel yöntemlerden biridir.' ifadesini kullandı.
Reklam