Tcdd Genel Müdürü Uygun, Sivas'ta Yht İstasyon Merkezi İnşaatını İnceledi
SİVAS (AA) - Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattında performans testi için Ankara'dan hareket eden trenle Sivas'a gelen TCDD Genel Müdürü Ali İhsan Uygun, YHT istasyon merkezi ve kumanda merkezi inşaatlarında incelemede bulundu. Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Salih Ayhan, AK Parti Sivas milletvekilleri İsmet Yılmaz ve Semiha Ekinci ile Belediye Başkanı Hilmi Bilgin'in de katılımıyla gerçekleştirilen ziyarette, Uygun, tarihi tren garı yanına yapılan YHT istasyon merkezi ile YHT kumanda merkezi inşaatlarını gezerek, projelerin son durumu hakkında bilgi aldı. Bu arada Ankara-Sivas YHT hattında performans testi için kente gelen hızlı tren, Ankara'ya dönmek üzere yola çıktı.
Türkiye Diyanet Vakfı Suriye'de Yılın İlk Hafızlarını Mezun Etti
AZEZ (AA) - Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), Suriye'nin kuzeyindeki Azez'de hafızlık kursunu başarıyla tamamlayan 105 öğrenciyi daha mezun etti. Kilis'in karşısında Suriye topraklarında yer alan Azez'deki Ömer Bin Abdülaziz Camisi'nde kursu başarıyla tamamlayan 105 öğrenci için tören düzenlendi.Yılın ilk hafızlarının mezun edildiği törene Kilis Müftüsü Abdurrahman Şahin, Gaziantep Müftüsü Hüseyin Hazırlar, TDV Yaygın Din Eğitimi Daire Başkanı Sedide Akbulut ile bölgenin ileri gelenleri katıldı.Diyanet İşleri Başkanlığı Suriye Koordinatörü Abdulkadir Bekiroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suriye'de bin Kur'an kursu hocasıyla 2021 yılında 900 hafıza icazet töreni planladıklarını belirtti.Bekiroğlu, Diyanet İşleri Başkanlığının bölgedeki eğitim ve yardım faaliyetlerinin aralıksız devam edeceğini belirtti.Türkiye Diyanet Vakfı, Suriye'de savaşın başladığı günden bu yana, eğitim, gıda, barınma ve sağlık yardımlarında bulunuyor.
Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu'ndan Yeşim Meltem Şişli Kararı
İSTANBUL (AA) - Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli'nin, İSMEK'in kadın çalışanlara yönelik kullandığı iddia edilen ifadeleri nedeniyle 'inanç' temelinde ayrımcılık yasağı ihlali yaptığına ve hakkında 10 bin TL idari para cezası uygulanmasına karar verdi.Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, İSMEK'in kadın çalışanlarına aşağılayıcı ve ayrımcı ifadeler kullandığı iddiasıyla 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme' suçundan yargılanan eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli hakkında, resen yaptığı incelemeyi karara bağladı.Şişli'nin İSMEK'te çalışan kadınlara yönelik ayrımcı söylemlerde bulunduğu iddialarının incelendiği kurul kararında,18 kişi ihlal iddiasını öne süren, Şişli ise muhatap olarak kayda geçti. İSMEK'te bölge sorumlusu olarak görev yapan 20 kadının, geçtiğimiz yıl işten çıkarılmalarının ardından 19'unun Şişli hakkında suç duyurusunda bulundukları ve akabinde basın açıklaması yaptıkları, İBB'nin de bunun üzerine karşı açıklamada bulunduğu ve İBB Sözcüsü Murat Ongun'un konuya dair yaptığı twitter paylaşımı yaptığı bilgisine yer verilen kararda, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un, İSMEK'te inceleme yapmak üzere bir müfettiş görevlendirdiği ifade edildi.Kararda, tüm bu haberler üzerine Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun 4 Şubat 2020'deki toplantısında Şişli hakkında resen inceleme yapılması hususunda ilgili birimlerce çalışma yapılıp kuruma sunulması kararı alındığı bildirildi.Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Birimi tarafından hazırlanan müzekkerenin 12 Şubat 2020'deki toplantıda gündeme alındığı Şişli'ye yönelik iddiaların resen incelenmesine oy birliğiyle karar verildiği vurgulanan kararda, bu kapsamda İBB'ye yazı gönderdiği kaydedilerek, İBB'nin de cevap yazısına yer verildi. Daha sonra ihlal mağduru olarak nitelendirilen bölge sorumlularına ulaşıldığı, Şişli'nin de kurumun talebi üzerine görüş beyanını gönderdiği aktarılan kararda, Şişli'nin İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davaya ilişkin müşteki, sanık ve tanık beyanlarına değinildi.Kararda, Şişli'nin kuruma gönderdiği görüş beyanında, 'Sorumluluğunda olsun ya da olmasın hiçbir çalışana hakaret etmediğini, psikolojik baskı ya da mobing uygulamadığını, toplantıda bulunan şikayetçiler dahil olmak üzere birlikte görev yaptığı hiç kimsenin onur, şeref ve haysiyetini yaralayacak, eşit şekilde muamele görmelerini zedeleyecek ve ayrımcılık yasağına aykırı hiçbir söz ve eyleminin olmadığını vurgulamıştır. Bu nedenle hakkında açılan davadan beraat edeceğine inancının tam olduğunu, asılsız iftira ve iddiaları şiddetle reddettiğini belirtmiştir.' denildi.İhlal iddiasında bulunan kişilerin görüşlerine, İBB'den alınan bilgi ve belgelere ve İBB Meclisi Temel Haklar Komisyonu Araştırma Raporu'na yer verilen kararda ayrıca söz konusu iddialara dair değerlendirmeler yapıldı.Kararda, Şişli'nin, toplantı salonuna girdiğinde 'Ali Bey evde kadın, burada kadın, ne güzel bir ortamda çalışıyorsun' şeklindeki söyleminin, ihlal iddiasında bulunan hemen herkes tarafından dile getirildiği ancak bu cümleyi gülümseyerek neşeli bir şekilde söylediği ve art niyet olmadığı çıkarımı yapıldığı vurgulandı.Şişli'nin kadınlara yönelik, 'Diksiyonunuz bozuk/kötü' ve 'Hiç mi eğitim almadınız/ Formasyonunuz yok mu?' sözlerinin üslup olarak nezaket kurallarıyla uyuşmadığı değerlendirmesine bulunulan kararda, Şişli'nin iddia olunanın aksine 'Kaçınız bekarsınız bir el kaldırın bakalım. Bekar olan arkadaşları itfaiyecilerle buluştursanıza müdür bey' şeklindeki cümleyi söylemediği görüşünün hasıl olduğu ifade edildi.Kararda, Şişli ile iddiaların bir diğeri olan 'Siz bölge sorumlususunuz. Alanda görevli olduğunuz ilçelerdeki binaları geziyorsunuz, size araç da vermemişler, bu sıcakta başınız da kapalı/başörtülüsünüz, ne yapıyorsunuz terliyorsunuzdur ve kokuyorsunuzdur' beyanında bulunduğu kaydedilerek, 'Somut olay kapsamında verilen beyanatlardan; muhatabın başörtüsü kullanan bölge sorumlularının başörtülerinin markalarına karıştığı, toplu taşıma araçlarında başörtülü oldukları için terleyip kokacaklarını söylediği ve bu sözleri söylerken küçümseyici bir üslup ve tarz kullandığı anlaşılmıştır. Bir diğer konu ise muhatabın bu davranışlarının, bölge sorumlularının tümü üzerinde onur kırıcı, aşağılayıcı ve utandırıcı bir etki bıraktığıdır. Muhatabın inanç temeline dayalı olarak insan onurunu çiğneme amacıyla davranışlarda bulunduğu görüşü hasıl olmaktadır.' denildi.Toplanan bilgiler ışığında yalnızca bir kez yapılan ve kısa süren bir toplantıda yaşananların 'işyerinde yıldırma' olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ifade edilen kararda, 'Toplantıya katılan bölge sorumlularının tamamının toplantıda aşağılandıkları, küçük düşürüldükleri, onurlarının kırıldığı gibi hususları yaşadıklarını belirttikleri, bazılarının toplantı sonrası ağladığını ve birkaçının ise toplantı sonrası kendilerine yapılan davranışların etkisini uzun süre hissettiğini söylediği görülmektedir. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, muhatabın davranışlarının ayrımcılık türlerinden 'taciz' kapsamına girdiği anlaşılmaktadır.' ifadeleri yer aldı.Sonuç olarak, Yeşim Meltem Şişli tarafından 'inanç' temelinde ayrımcılık yasağı ihlali yapıldığına, hakkında 10 bin TL idari para cezası uygulanmasına ve kararın kamuoyuna duyurulmasına oy çokluğuyla karar verildi.Kurula ilave görüş sunan ikinci başkan, Şişli'nin inanç temelinde tacizin yanı sıra, 'servet temelli taciz' eylemini de gerçekleştirdiğini düşündüğünü bildirdi.
Güncelleme - Antalya'da Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 43 Şüpheliden 25'İ Tutuklandı
ANTALYA (AA) - Antalya'daki uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 43 şüpheliden 25'i tutuklandı.Alanya ve Manavgat ilçelerinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik başlatılan çalışma kapsamında İl ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince operasyon düzenlendi.Operasyonda yakalanan 43 şüpheliden 25'i jandarmadaki işlemlerinin ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. 25 zanlı, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.Diğer 18 şüphelinin jandarmadaki işlemlerinin devam ettiği, operasyon kapsamında 9 şüphelinin daha yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğü öğrenildi.Alanya ve Manavgat ilçelerinde 23 Ocak'ta çok sayıda adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 38 şüpheli gözaltına alınmış, aramalarda bir miktar uyuşturucu ele geçirilmişti. Operasyonun devamında ise 5 şüpheli daha yakalanmıştı.
Muğla'da Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Gelir Kaynağı Olacak
MUĞLA (AA) - Muğla'da Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen 'Tıbbi Aromatik Bitkilerin Yetiştiriciliği Projesi' kapsamında üreticilere 300 bin fide ücretsiz dağıtıldı.Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce hayata geçirilen proje kapsamında Anadolu adaçayı, İzmir bilye kekik ve defne fidelerinden saha oluşturuldu.Burada üretilen Anadolu adaçayı, tıbbi adaçayı, İstanbul kekiği ve İzmir bilye kekik fidelerinden oluşan 300 bin fide, Milas Ören Mahallesi'nde düzenlenen törenle 11 mahalleden 225 üreticiye ücretsiz dağıtıldı.Törende konuşan Muğla Valisi Orhan Tavlı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının ortaya çıkmasıyla tüm dünyada ve ülkede tarım sektörünün önemli ve stratejik bir sektör olduğunun ortaya çıktığını söyledi.Alınan önlemlerle Türkiye'nin gıda tedarikini başarıyla yürüttüğünü belirten Tavlı, 'Verimli toprakları ve ılıman iklimi ile bitkisel üretim ve çeşitlilik açısından büyük avantajları bulunan ilimizde vatandaşlarımızın gıda ihtiyacının karşılanması amacıyla tarımsal ve hayvansal üretime aralıksız devam edilmiş ve sürece büyük katkı sağlanmıştır.' ifadelerini kullandı.Muğla'nın tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliği ve üretimi bakımdan da oldukça zengin bir bölge olduğunu vurgulayan Tavlı, Muğla'nın endemik bitki cenneti konumunda olduğunu kaydetti.Ekonomik getirisi ve küresel olarak artan talebin göz önüne alındığında tıbbi ve aromatik bitkilerin öneminin her geçen gün arttığına dikkati çeken Tavlı, ticaret hacminin büyümesi ve talebin artmasıyla söz konusu bitkilerin üretim olanaklarının arttırılmasına yönelik çalışmaların hızlandığını dile getirdi.Tavlı, 'Kentimiz orta ve uzun vadede yapılacak çalışmalar sonucunda tıbbi ve aromatik bitkiler alanında önde gelen bir cazibe merkezi haline gelecek.' dedi.Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı Ercan Türktemel ise dünya nüfusunun artmasıyla insanların tüketim alışkanlıklarının da değiştiğini söyledi.Amaçlarının birim alandan maksimum ürün elde ederken katma değeri yüksek ürünler yetiştirmek olduğuna işaret eden Türktemel, şöyle konuştu:'Salgın dönemi bize insanoğlunun hayatını devam ettirebilmesi için tarımın en önemli sektör olduğunu gösterdi. Pandemi sürece bize ıtri ve tıbbi bitkilerin insan sağlığındaki kullanımının yaygınlaşmasının önemini tekrar bize gösterdi. Bu bitkilerin topraktaki ekiminden rafa gelinceye kadar olan sürecinde Bakanlık olarak Muğla'yı pilot il yaptık. Muğla, endemik bitki türleri, doğal yapısı özelliğiyle bizim öncü ilimiz oldu. Biz buradaki başarıyı ülke genelinde uygulayacağız.' diye konuştu.Türktemel, bundan sonraki amaçlarının gen kaynaklarını koruyarak iç ve dış pazarda kaliteli ve verimli ürün üretmek olduğunu dile getirdi.Programda, AK Parti Muğla Milletvekili Mehmet Yavuz Demir, Tarım ve Orman İl Müdürü Barış Saylak, Orman Bölge Müdürü Yasin Yaprak da konuşma yaptı.Konuşmaların ardından yetiştirilen fideler üreticilere dağıtıldı. Protokol üyeleri, projenin hazırlanıp uygulamasında emeği geçenlere plaket verdi.
Gökçen Gökçebağ Yazio: Fatih Terim ve Dostoyevski
etiket
Fatih Terim’i gene üzdük. Hoca “derin bir yalnızlık” içindeymiş. Hoş geldin hocam. Biz de uzun süredir derin bir yalnızlık içindeyiz. Evlere kapandık. Fatih Terim’e Dostoyevski okumasını öneririm. “Derin bir yalnızlık” içinde olan karakterleri herhalde ondan daha derin şekilde anlatan çok az yazar vardır.
Reklam
Şanlıurfa'da Yolcu Valizinden 10 Kilo 820 Gram Esrar Çıktı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde otobüsün bagajında 10 kilo 820 gram esrar ele geçirildi.Alınan bilgiye göre, Diyarbakır’dan Şanlıurfa yönüne giden yolcu otobüsü Selimpınar Mahallesi’ndeki uygulama noktasında durduruldu.Narkotik köpeği 'Lewis' ile bagajda yapılan aramada, bir valizde iki parça halinde 10 kilo 820 gram kubar esrar bulundu.Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan V.C, ifadesi alınmak üzere Siverek İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.İşlemleri tamamlanan şüpheli, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece 'uyuşturucu madde ticareti yapmak' suçundan tutuklandı.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun Ölümüne İlişkin Eski Emniyet Amirine 2 Yıl Hapis Cezası Verildi
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Büyük Birlik Partisinin kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopterin düşmesi sonrası, 'Yazıcıoğlu'nun bacağı kırık, ambulansla hastaneye götürülüyor' şeklindeki bilgi notunu hazırladığı iddiasıyla 'görevi kötüye kullanma' suçundan yargılan ve FETÖ üyeliği suçundan hükümlü olan eski Emniyet Amiri Dursun Özmen 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer, oğlu Furkan Yazıcıoğlu, ablası Maviş Ocak, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu ile yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.FETÖ üyeliği suçundan hükümlü olan sanık Özmen, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden duruşmaya bağlandı.Hakim, önceki celse reddi hakim talebinin reddedilmesine yapılan itirazın, Kahramanmaraş Ağır Ceza Mahkemesince de reddedildiğini belirterek, sanığa esasa ilişkin savunma yapması için söz hakkı verdi.Sanık Özmen, 'Ben bir günah keçisi seçildim ama benim üzerimden failler ya da tetikçilere ulaşılacaksa bana ceza verin. Masum olduğuma vicdanen inanıyorum. Benim arama kurtarmayı sekteye uğratmam, yanlış yönlendirmem yoktur. Bu durumlar tanık beyanları, bilirkişiler tarafından ortaya çıkarılmıştır. Herhangi bir suç işlemedim. Kastım da yoktur, beraatimi talep ederim. Aksi kanaatteyseniz lehime olan tüm hükümlerin uygulanmasını ve hükmün geriye bırakılmasını talep ederim. Vicdanınıza göre karar vermenizi bekliyorum.' dedi.Mahkeme, sanık Dursun Özmen'e 'görevi kötüye kullanma' suçundan üst sınırdan 2 yıl hapis cezası verdi.Sanığın kişiliği, suç işleyiş şekli, olayla ilgili pişmanlığının bulunmayışı, cezaların caydırıcılığı ve adalete güven ilkesi gibi hususları göz önünde bulundurarak cezada indirim yapılmasına yer olmadığına hükmeden mahkeme, verilen hapis cezasının sanığın yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi, kişilik özellikleri, tutum ve davranışları göz önünden bulundurularak ertelenmesine de yer olmadığına karar verdi.
Reklam
İsrail'deki Ultra-Ortodoks Yahudilerin Karantina Karşıtı Gösterileri Artarak Sürüyor
KUDÜS (AA) - İsrail'de Ultra-Ortodoks Yahudilerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 27 Aralık'tan bu yana uygulanan karantinaya karşı düzenledikleri protestolar artarak devam ederken, çıkan olaylarda 4 polis yaralandı, 3 kişi gözaltına alındı. Başta Batı Kudüs yakınındaki Beyt Şems kenti olmak üzere Ultra-Ortodoks Yahudilerin yoğun yaşadığı bölgelerde Kovid-19 karantinası karşıtı gösteriler bugün de sürdü.Beyt Şems'de karantina uygulamalarına tepki gösteren Ultra-Ortodoks Yahudiler ile polis arasında arbede yaşandı. Polisten yapılan açıklamada, yaşanan arbede 4 polisin yaralandığı, 3 göstericinin de gözaltına alındığı belirtildi. AA ekibinin aracına yumurtalı saldırı Öte yandan Batı Kudüs'te Ultra-Ortodoksların yoğun olarak yaşadığı mahallelerde de bazı çöp konteynerlerinin ateşe verildiği görüldü.Batı Kudüs'teki Ultra-Ortodoks mahallelerde durumu görüntülemeye çalışan AA ekibinin aracına bazı kişilerce yumurta atıldı. Dün de yine Ultra-Ortodoks Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı Bney Brak kentindeki protestolarda bir halk otobüsü ateşe verilmişti. Çıkan olayların ardından 4 gösterici gözaltına alınmıştı. Ultra-Ortodoks Yahudiler, karantina önlemlerinin kaldırılmasını ve Yahudilerin dini okullarında (Yeşiva) eğitime yeniden başlanmasını talep ediyor. İsrail'de Kovid-19 ile mücadele kapsamında 27 Aralık 2020'den bu yana karantina uygulanıyor. Ultra Ortodoks Yahudilerİsrail nüfusunun yüzde 10'unu oluşturan Ultra-Ortodoks Yahudiler (Harediler), toplumun diğer kesimleriyle en çok entegrasyon sorunu yaşayan grup olarak öne çıkıyor.Ağırlıklı olarak Kudüs ve Bney Brak şehirlerinde yaşayan Haredilerin büyük çoğunluğu, 'dini vecibelerini yerine getiremeyecekleri' gerekçesiyle askere gitmeyi reddediyor. Harediler, laik eğitim sistemini de kabul etmeyerek sadece dini eğitim veren okullara devam ediyor.
AB, Venezuela'da Guaido'yu "Ayrıcalıklı Muhatap" Görüyor
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), birçok üyesinin Venezuela'da 'geçici devlet başkanı' olarak tanıdığı muhalif lider Juan Guaido'dan 'ayrıcalıklı muhatap' olarak bahsetti.AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının Brüksel'deki toplantısı devam ederken yayımlanan Venezuela hakkındaki Konsey kararlarına ilişkin açıklamada, 6 Aralık'ta yapılan parlamento seçimlerinin uluslararası standartları karşılamadığı belirtilerek, seçimlerin demokrasi için kaçırılmış bir fırsat olduğu ifade edildi.Açıklamada, Venezuela'daki siyasi krizin çözümünün siyasi müzakereler, 'Venezuelalıların öncülüğündeki' diyalog ile güvenilir ve şeffaf seçimlere geçiş süreci olacağı kaydedildi.AB'nin demokratik bir Venezuela için çalışan herkesi desteklediği vurgulanan açıklamada, özellikle Juan Guaido dahil olmak üzere 2015'te Ulusal Meclise seçilen muhalefet partilerinin temsilcilerinin özgürlükleriyle güvenliklerinin sağlanması çağrısı yapıldı.Açıklamada, 'AB, bu kişileri önemli aktörler ve ayrıcalıklı muhataplar olarak görmektedir.' denildi.Venezuela'da 6 Aralık 2020'de yapılan parlamento seçimlerini Devlet Başkanı Nicolas Maduro liderliğindeki hükümet koalisyonu kazanmış, seçimleri boykot eden ve başını Ulusal Meclisin eski başkanı Juan Guaido'nun çektiği muhalifler ise alternatif seçim düzenleyeceklerini duyurmuştu.Venezuela'da Devlet Başkanı Nicolas Maduro, 21 Mayıs 2018'de düzenlenen seçimleri yüzde 67,7 ile kazanmasına rağmen muhalefetin hile iddiaları nedeniyle tartışmalar yaşanmıştı. 2015'teki seçimden sonra oluşan eski meclisin başkanı Guaido, Ocak 2019'daki Maduro karşıtı protestolardan sonra kendisini 'geçici devlet başkanı' ilan etmişti.ABD başta olmak üzere birçok ülke Guaido'yu Venezuela'nın meşru lideri olarak tanımıştı. Bunlar arasında çok sayıda AB ülkesi de bulunuyordu. ABD ve İngiltere, Guaido'yu hala Venezuela'nın 'meşru devlet başkanı' olarak tanımaya devam ediyor.Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun ABD Başkanı Joe Biden yönetimi ile 'karşılıklı saygı ve diyaloğa dayalı yeni bir sayfa açma' konusunda son günlerde yaptığı açıklamalar dikkati çekiyor.
Bulgaristan Başbakanı Borisov, Türkiye'nin Yaşadığı Göç Yükünün Farkında Olduklarını Kaydetti
SOFYA (AA) - Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ortamında risklerle yüzleşen, topraklarında 3,7 milyon düzensiz göçmeni barındırabilen Türkiye’nin yaşadığı göç yükünün farkında olduklarını ve bu çabalarına değer verdiklerini ifade etti.Başbakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Borisov, makamında, ülkesine günü birlik ziyarette bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'u kabul etti.Borisov kabulde, Kovid-19'un iki ülke arasındaki turizmi etkilediğine dikkati çekti.Kovid-19 salgını ortamında risklerle yüzleşen, topraklarında 3,7 milyon düzensiz göçmeni barındırabilen Türkiye’nin yaşadığı göç yükünün farkında olduklarını vurgulayan Borisov, bu çabalarına değer verdiklerinin altını çizdi.Borisov, Türkiye'nin Bulgaristan’ın yakın sınır komşusu ve NATO müttefiki olduğunu anımsatarak, düzensiz göç, terörle mücadele, enerji, tarım, hayvancılık, ticaret, ekonomi ve daha birçok alanda Türkiye'nin 'kilit ortak' olduğunu belirtti.Başbakan Borisov, 'AB'nin Türkiye ile diyaloğu daima açık tutması konusunda ısrarcı olduklarını' vurguladı.Kabulde, Bulgaristan Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı Mariana Nikolova da hazır bulundu.
Reklam
Erdoğan, Elazığ Depreminin Birinci Yılı Nedeniyle Düzenlenen Anma Ve Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreninde Konuştu: (1)
ELAZIĞ (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Ülkemizin yapı stokunun önemli bir bölümü depreme dayanıksız olarak inşa edilmiştir. Marmara depreminin ardından bu gerçek tüm çıplaklığıyla kendini göstermiştir.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yazıkonak beldesinde Elazığ depreminin birinci yılı nedeniyle düzenlenen anma ve deprem konutları anahtar teslim törenine katıldı. Konuşmasına tüm Elazığlıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutların hak sahibi vatandaşlara hayırlı olmasını diledi. Erdoğan, bir yıl önce Elazığ ve Malatya başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi'ni etkileyen depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.Deprem anından itibaren devlet olarak tüm imkanlarla vatandaşların yanında yer aldıklarını söyleyen Erdoğan, bir yandan enkaz altında kalan insanları kurtarmaya çalışırken diğer yandan da acil ihtiyaçları karşılayacak mekanizmaları süratle oluşturduklarını ifade etti. Enkaz kaldırma faaliyetlerinin hemen ardından da evleri yıkılan vatandaşlara yeni konutlar inşa etmek için kolları sıvadıklarını hatırlatan Erdoğan, 'Elazığ'da depremin ardından 77 bin bina incelendi ve toplam 4 bin 764 binanın yıkımı gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmeler sonunda Elazığ'da 20 bin ve Malatya'da 6 bin olmak üzere toplam 26 bin yeni konutun inşasına karar verdik.' diye konuştu.'Yepyeni bir şehir inşa etmiş oluyoruz'Elazığ'daki inşaat çalışmalarına depremden en çok zarar gören Yazıkonak ve Akçakiraz beldeleri ile Sürsürü, Bizmişen, Aksaray, Karşıyaka, Abdullahpaşa ve Gümüşkavak mahallelerinden başladıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: 'Depremden sonraki 6 ayda 2 bin 517 konutu bu mahallelerde hak sahiplerine teslim ettik. Halen 136 derslikli 8 okulun inşaatı sürüyor. Malatya'da da 100'ü köy evi olmak üzere 1195 konutu vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bugün Elazığ'da 5 bin 500 konutu daha teslim ederek toplamda 8 bin ailemizi yeni evlerine kavuşturmuş oluyoruz. Özellikle köylerimiz için tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak çok özel projeleri hayata geçirdik. Kalan 12 bin konutu da yeşil alanları, yürüyüş ve bisiklet yolları, camileri, okulları, spor sahalarıyla hep birlikte yaza kadar tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Böylece 5 milyar lirayı aşan bir yatırımla Elazığ'da yaklaşık 100 bin insanımız için modern, güvenli ve her türlü sosyal donatıya sahip yepyeni bir şehir inşa etmiş oluyoruz. Hamdolsun Türkiye artık bu kadar kısa sürede bu kadar çok sayıda konutu, üstelik de en kaliteli şekilde inşa ederek yaraları hızla saracak, mağduriyetlerini giderecek bir kapasiteye ulaşmıştır.' 'Afetlerin zararlarını en aza indirecek tedbirleri alabiliriz'Afetlerin önüne geçmenin insan iradesini aşan hususlar olduğunu belirten Erdoğan, 'Kadim çağlardan beri dünyanın en önemli deprem kuşaklarının üzerinde yer alan bir ülkede yaşıyoruz. Aynı şekilde ülkemizin özellikle Karadeniz tarafı coğrafi yapısı sebebiyle sel ve heyelan felaketlerinin sıkça görüldüğü yerlerin başında geliyor. Tarih boyunca hep olduğu gibi bugün de sık sık depremlerle, sellerle karşılaşıyoruz. Bu afetlerin belki önüne geçemeyiz ama yol açacağı zararları en aza indirecek tedbirleri alabiliriz.' diye konuştu.İmar planlamasından mimariye ve malzeme kalitesine kadar tavizsiz uyguladığı yüksek standartlar sayesinde afetlerin etkilerini en aza indiren pek çok ülke bulunduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:'Türkiye özellikle Cumhuriyet dönemindeki plansızlıkların, ihmallerin, rant hırsının neticesi olarak afetlere karşı güvenli bir altyapı kuramamıştır. Tek katlı veya çok katlı ama hepsi de düşük standartlı binalar şehirlerimizi zehirli bir sarmaşık gibi istila etmiştir. Köylerimizde insanlarımızın hiçbir destek almadan kendi imkanlarıyla yaptıkları evler de afetlere karşı gereken donanıma sahip değildir. Netice itibarıyla ülkemizin yapı stokunun önemli bir bölümü depreme dayanıksız olarak inşa edilmiştir. Marmara depreminin ardından bu gerçek tüm çıplaklığıyla kendini göstermiştir. Bu depremin ardından yapılan hukuki düzenlemelerin fiili uygulama haline dönüşmesi de kolay olmamıştır.' Erdoğan, sık sık ciddi can ve mal kayıplarına yol açan yeni depremlerin yaşandığını hatırlatarak, Elazığ, Malatya, İzmir, Van, Ağrı, Erzurum ve Bingöl depremlerini unutmadıklarını söyledi. 'Belirlediğimiz öncelikler çerçevesinde var gücümüzle çalışıyoruz'Bilim insanlarının Türkiye'nin üzerinde bulunduğu fay hatlarındaki hareketleri inceleyerek yeni ve daha büyük depremlere hazırlıklı olunması hususunda sık sık ikazlarda bulunduğunu dile getiren Erdoğan, 'Tabi bu hazırlığın bir boyutunu yeni yapılan binaların kontrolü, diğer boyutunu ise mevcut yapı stokunun dönüştürülmesi oluşturuyor. Milyonlarca yapının dönüşümünün böyle kolay olmadığını sanıyorum vicdan ve izan sahibi herkes kabul edecektir. Karşımızda her şeyi bir kenara bırakıp Türkiye'nin tüm mali gücünü bu alana sarf etsek bile yıllarca bitmeyecek bir iş yükü bulunuyor. Elbette işin büyüklüğü bizi harekete geçmekten alıkoymadı. Belirlediğimiz öncelikler çerçevesinde var gücümüzle çalışıyoruz.' diye konuştu. Hükümete geldikten sonra Toplu Konut İdaresi vasıtasıyla öncülüğünü yaptıkları depreme dayanıklı yapı inşasında çok büyük mesafe katettiklerini belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:'Türkiye sadece TOKİ vasıtasıyla 1 milyona yakın depreme dayanıklı, kaliteli, işlevsel konuta ve kamu binasına kavuşmuştur. Özel sektör de her kesimden vatandaşımıza ve uluslararası yatırımcılara hitap eden yapı inşasına yönelerek bu sürece destek vermiştir. Kentsel dönüşüm çalışmalarına öncülük ederek yapı stokumuzu güvenli hale getirmenin gayreti içindeyiz. Ülke genelinde 59 ilimizdeki 268 riskli alanda ve 67 ilimizdeki yeni yerleşim alanında faaliyetlerimiz sürüyor.' (Sürecek)
Alev Alev 12. Bölüm Fragmanı
Alev Alev yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmada; Ömer ve Rüya arasında aşk giderek alevleniyor. Ömer'in aşka dair önyargılarını kırmayı kafasına koyan Rüya'nın ona bir de sürprizi vardır. İşte Alev Alev 12. bölüm fragmanı...
İtalya, Regeni Cinayetinin Aydınlatılması İçin Mısır'dan Yanıt, Avrupa'dan Dayanışma Bekliyor
ROMA (AA) - İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Matteralla, 2016'da Mısır'da ölü bulunan İtalyan doktora öğrencisi Giulio Regeni hakkındaki hakikatin ortaya çıkması için Mısır’dan yanıt, Avrupa Birliği’nden (AB) de dayanışma beklediklerini belirtti.Mattarella, araştırma yapmak üzere gittiği Kahire'de kaçırılmasının 5. yılında Giulio Regeni için mesaj yayımladı.Mesajında, Roma Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı Regeni soruşturmasında, olayda ciddi şekilde sorumluluğu bulunanlara dair ortaya bir resim çıktığını ifade eden Mattarella, 'Mısırlı yetkililerden, diplomasimizin de ısrarla belirttiği üzere bu konuda tam ve yeterli bir yanıt bekliyoruz.' ifadesini kullandı.Mattarella, Regeni'nin kaçırılıp işkence edilerek öldürüldüğünü hatırlatarak, bu hadisenin bütün İtalyanlar için açık bir yara olduğunun altını çizdi.Bu hadiseye AB’nin de ilgi göstermesinin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı, 'Bu acı verici yıl dönümünde, hakikate ulaşmak ve bu suça karışanları adalete teslim etmek için AB'den haklı olarak ortak dayanışma taahhüdü görme umudumuzu yineliyorum.' değerlendirmesinde bulundu.Brüksel'deki Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları toplantısında konuşan İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio da Avrupalı mevkidaşlarına, Regeni’nin 5 yıl önce bugün kaçırıldığını anımsatarak, 'Onun barbarca öldürülmesi, bugün İtalya’da halen açık bir yaradır. Bugün aynı zamanda size bu konuyu anlatmak için buradayım çünkü bu, kaçınılmaz şekilde Avrupa için de bir yaradır.' dedi.Bu arada, Regeni'nin ortadan kaybolmasının 5. yılı dolayısıyla memleketi Fiumicello'da da anma etkinlikleri düzenlenecek.4 Mısırlı yetkili Roma'da gıyaben yargılanacakRoma Cumhuriyet Başsavcılığının 20 Ocak'ta hazırladığı iddianamede, Regeni olayına karışan Mısırlı yetkililer General Tarık Sabir, Athar Kamil Muhammed İbrahim, Uhsam Helmi ve Magdi İbrahim Abdelal Şerif'e adam kaçırma, işkence ve cinayet suçlamaları yöneltilmişti.4 Mısırlı yetkili için Roma'da ön duruşmanın 29 Nisan'da yapılacağı bildirildi.Giulio Regeni cinayetiİngiliz Cambridge Üniversitesinde doktora öğrencisi olan 28 yaşındaki Regeni, Mısır'daki işçi sendikaları ve aktivistlerle ilgili araştırma yapmak üzere bu ülkede bulunduğu sırada 25 Ocak 2016'da ortadan kaybolmuş, cesedi 3 Şubat'ta Kahire-İskenderiye yolunda bulunmuştu.Roma Cumhuriyet Savcısı Michele Prestipino ve Savcı Sergio Colaiocco, 10 Aralık 2020'de İtalya Temsilciler Meclisi Regeni Cinayetini Araştırma Komisyonuna cinayete ilişkin soruşturmaya dair verdiği bilgide, Regeni'nin Mısır Ulusal Güvenlik Ajansına mensup kişilerce kaçırılıp, işkence sonucu öldüğünü belirtmişti.Giulio Regeni'nin ölümü, İtalya ve Mısır arasında 5 yıldır zaman zaman iki ülke ilişkilerinin gerilmesine neden oluyor.
Reklam
Ordu'da Kısıtlama Günlerine Uymayanlara Yönelik Denetimler Artırılacak
ORDU (AA) - Ordu Valisi Tuncay Sonel, sokağa çıkma kısıtlaması olduğu günlerde ve saatlerde, bu kısıtlamaya uygun hareket edilmediğini gözlemlediklerini belirterek, 'Bunun için de daha etkin denetimler yapacağız. Emniyet ve jandarma birimlerimiz, şok yol denetimleri yapacak.' dedi.Vali Tuncay Sonel, başkanlık ettiği 'Kovid-19 Pandemisi Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Kovid-19 salgını ile mücadelede rehavete yer verilmeyeceğini söyledi. Salgınla mücadelede yaşanacak rehavetin vaka sayılarının artmasına neden olduğuna dikkati çeken Sonel, şunları kaydetti:'O sebeple sahadaki denetimlerimizi aralıksız sürdüreceğiz. Denetimlerimizi daha da hissedilir hale getireceğiz. Sokağa çıkma kısıtlaması olduğu günlerde ve saatlerde, bu kısıtlamaya uygun hareket edilmediğini gözlemliyoruz. Bunun için de daha etkin denetimler yapacağız. Emniyet ve jandarma birimlerimiz, şok yol denetimleri yapacaklar. Vatandaşlarımızdan ricamız, onların sağlığı için belirlenen kurallara riayet etmeleridir. Aşı çalışmalarının sürdürüldüğü bugünlerde biraz daha dişimizi sıkmalıyız. Bu mücadeleyi hep birlikte vereceğiz ve başaracağız.'Toplantıda, İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Fatih Aydın, Ordu'nun koronavirüs tablosuna ilişkin detaylı sunum yaptı.Valilik toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıya katılan kaymakamlar da salgınla ilgili yürütülen çalışmalar ve yapılması gerekenler konusunda görüş, düşünce ve önerilerini dile getirdi.
Güney Afrika Cumhuriyeti'nden ABD'ye Batı Sahra'yı Tanıması Çağrısı
İSTANBUL (AA) - Güney Afrika Cumhuriyeti Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, Batı Sahra'yı tanıması için ABD’ye çağrı yaptı.Afrika Birliği Dönem Başkanı ve Güney Afrika Devlet Başkanı Ramaphosa, partisinin grup toplantısının ardından yaptığı konuşmada, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın, Batı Sahra üzerinde Fas’ın egemenliğini tanıma kararı aldığını hatırlattı. ABD Başkanı Joe Biden’e Batı Sahra konusunda çağrı yapan Ramaphosa, 'Batı Sahra halkının kendi kaderini belirleme ve tam bağımsızlık hakkı bulunuyor. ABD'nin yeni başkanı Biden'ı alınan kararı geri çekmeye davet ediyoruz.' dedi.
Reklam
Elazığ Depreminin 1. Yıl Dönümü Anma Programı Ve Konut Teslim Töreni
ELAZIĞ (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Afetlerin olduğu noktalarda vatandaşın yalnız kaldığı, 'Nerede bu devlet?' diye haykırdığı bir Türkiye'den bugün devletine ve ülkesine inanan bir milletin olduğu Türkiye'deyiz.' dedi.Yazıkonak beldesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla düzenlenen, Elazığ depreminin 1. yıl dönümü anma programı ve konut teslim töreni öncesi vatandaşlara hitap eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, depremin hemen ardından Cumhurbaşkanının talimatıyla Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, AFAD Başkanı ve genel müdürlerle bölgeye geldiklerini söyledi.'Cumhurbaşkanımız bizlere, 'İş bitene kadar Elazığ'ı yalnız bırakmayacaksınız, Elazığlı hemşehrilerimizle beraber olacaksınız.' dedi.' ifadelerini kullanan Soylu, şunları kaydetti:'Afetlerin olduğu noktalarda vatandaşın yalnız kaldığı, 'Nerede bu devlet?' diye haykırdığı bir Türkiye'den bugün devletine ve ülkesine inanan bir milletin olduğu Türkiye'deyiz. Birileri söz söyler, AK Parti hükümeti iş yapar, o sözlere bakmadan yoluna devam eder. Elazığ'da bunun bir örneğini daha Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla görüyoruz hep birlikte. Emrinize amadeyiz. Allah bizi size mahcup etmesin.'Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da tam bir yıl önce yaşanan depremin hemen ardından Elazığlı vatandaşların yaralarını sarmak için kente geldiklerini ifade ederek, Elazığ'ın tüm mahallerinde, ilçelerinde, köylerinde, sokak sokak gezerek, vatandaşların ihtiyacını gidermek için gece gündüz çalıştıklarını vurguladı.6 ay gibi kısa bir sürede il genelinde 2 bin 500 konutun teslimini yaptıklarını dile getiren Kurum, vatandaşları sağlam, güvenli, konutlara yerleştirme imkanına eriştiklerini dile getirdi.Kurum, 'Elazığ'a hizmet etme fırsatını bize veren Rabbime şükürler olsun. Sizlerle bir olduk, beraber olduk. O gün o acıyı nasıl yaşadıysak, bugün de o mutluluğu ve gururu sizlerle yaşayacağız. Yeni konutlarımızın hayırlı olmasını diliyorum. Depremde vefat eden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.' diye konuştu.
Msb Anıtkabir'in Havadan Çekilmiş Görüntülerini Paylaştı
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Anıtkabir'in havadan çekilmiş görüntülerini paylaştı. MSB'nin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, Anıtkabir'in karlar içinde havadan çekilmiş görüntülerine yer verildi. Bu paylaşıma, 'Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve İstiklal Mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.' notu düşüldü.
Giresun'da Kumar Oynayan 7 Kişiye 34 Bin 402 Lira Ceza
GİRESUN (AA) - Giresun'un Görele ilçesinde 7 kişiye, kumar oynamak ve sosyal mesafe kuralını ihlalden toplam 34 bin 402 lira idari para cezası uygulandı.Alınan bilgiye göre, İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçe merkezinde bir ikamette kumar oynandığı bilgisine ulaştı.Söz konusu adreste arama yapan polis, 7 kişinin kumar oynadığını ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında sosyal mesafe kuralını ihlal ettiğini belirledi.Şahıslara, kumar oynamak ve sosyal mesafe kuralını ihlal etmekten toplam 34 bin 402 lira idari para cezası uygulandı.
Arap Ülkelerinde Kovid-19 Kaynaklı Can Kayıpları Arttı
İSTANBUL (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle Filistin'de 5, Libya'da 19, Irak'ta 7, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) 6, Kuveyt'te 2 kişi hayatını kaybetti.İsrail işgali ve ablukası altındaki Filistin topraklarında son 24 saatte 5 kişi daha virüs nedeniyle yaşamını yitirdi, 470 yeni vaka tespit edildi ve 729 kişi iyileşti.Filistin Sağlık Bakanı Mey Keyle, yaptığı yazılı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria'da 5 kişinin yaşamını yitirdiğini, böylece toplam can kaybının 1967'ye yükseldiğini belirtti.Son sayılarla birlikte, vaka sayısı 175 bin 416'ya, iyileşen kişi sayısı da 164 bin 109'a ulaştı.Öte yandan, Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Kovid-19'un mutasyona uğramış türünün yayılmasına engel olmak için Ürdün ve İsrail ile sınır kapılarının kapatılması konusunu görüştüklerini açıkladı.LibyaLibya Hastalıklarla Mücadele Ulusal Merkezinden yapılan yazılı açıklamada, Kovid-19 hastası 19 kişinin hayatını kaybettiği, 741 yeni vaka tespit edildiği, 1092 kişinin iyileştiği kaydedildi.Son verilerle vefat sayısının 1782'ye, vaka sayısının 114 bin 429'a yükseldiği ülkede, sağlığına kavuşanların sayısının da 93 bin 342'ye ulaştığı aktarıldı.IrakIrak Çevre ve Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, virüs nedeniyle 7 kişinin yaşamını yitirdiği, 813 kişinin enfekte olduğu, 1585 kişinin ise iyileştiği belirtildi.Açıklamada, son verilerle can kaybının 13 bine, vaka sayısının 614 bin 576'ya, sağlığına kavuşanların sayısının da 583 bin 127'ye çıktığı aktarıldı.BAEBAE Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, virüs nedeniyle 6 kişinin hayatını kaybettiği, 3 bin 591 kişinin enfekte olduğu, 3 bin 820 kişinin ise iyileştiği belirtildi.Açıklamada, ölü sayısının 798'e, vaka sayısının 281 bin 546'ya, iyileşen hasta sayısının da 255 bin 304'e ulaştığı ifade edildi.Kuveyt Kuveyt Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 2 kişinin hayatını kaybettiği, 492 kişinin daha enfekte olduğu, 513 kişinin iyileştiği bildirildi.Böylece toplam can kaybının 954'e, vaka sayısının 161 bin 777'ye, iyileşen hasta sayısının 154 bin 766'ya yükseldiği belirtildi.KatarKatar Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 277 yeni vaka tespit edildiği, 123 kişinin ise iyileştiği bilgisi verildi.Açıklamada, son verilerle vaka sayısının 149 bin 296'ya, iyileşen kişi sayısının 144 bin 981'e ulaştığı, 248 olan can kaybının ise değişmediği kaydedildi.
Reklam