onedio
Konya'da İki Kişinin Öldürüldüğü Saldırıya İlişkin Kapı Komşuları Yaşadıklarını Anlattı
KONYA (AA) - Konya'da dün silahla vurularak öldürülen Gonca Pekşen ve Abdullah Koçak'ın kapı komşusu Muammer Duymaz, olaya ilişkin yaşadıklarını anlattı. Boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettikleri öğrenilen Pekşen ve Koçak'ın 20 yıllık kapı komşusu Duymaz (71), AA muhabirine, komşularının akşam saatlerinde marketten dönerken karşı apartmanda oturan Ö.C'nin silahlı saldırısına uğradığını söyledi.İki tarafı da tanıdığını belirten Duymaz, 'Aralarında yıllardır süren bir husumet vardı. Taraflar mahkemelik de olmuş. Olay anında silah seslerini duyduktan sonra koşarak aşağıya indik. İki tarafa da yazık oldu. Çok üzgünüm.' dedi.Öte yandan saldırının ardından kaçan ve polis ekiplerince İstanbul Caddesi'ndeki uygulama noktasında gözaltına alınan zanlının bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Olay Merkez Selçuklu ilçesi Malazgirt Mahallesi Mehtap Caddesi'nde Ö.C, aralarında husumet bulunduğu öğrenilen komşuları Gonca Pekşen ve Abdulkadir Koçak'ı tabancayla öldürmüştü.Otomobille olay yerinden kaçan cinayet zanlısı Ö.C, İstanbul Caddesi'ndeki polis uygulama noktasında gözaltına alınmıştı.
Karabük'te Kaçak Avcılık Yapan 4 Kişiye 11 Bin 191 Lira Ceza Uygulandı
KARABÜK (AA) - Karabük'ün Yenice ve Eskipazar ilçelerinde kaçak avcılık yapan 4 kişiye 11 bin 191 lira idari para cezası verildi.Karabük Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ile jandarma ekiplerince av koruma ve kontrol çalışması gerçekleştirildi.Ekipler, kaçak avcılık yaptığı tespit edilen 4 kişiye 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'na muhalefet etmekten toplam 11 bin 191 lira idari para cezası uyguladı.Kaçak avcılara yönelik il genelinde koruma ve kontrol çalışmalarının devam ettiği bildirildi.
Koklear İmplant Çözümleriyle "İşitme Engellilik" Sorun Olmaktan Çıkıyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Eyüp Kara, koklear implantların, diğer çözümlere göre net bir duyma ve 8 kat daha güçlü algılama sağladığını belirterek, 'Doğru zamanda yapılan koklear implant uygulamaları ve uygulama sonrası rehabilitasyon programları sayesinde işitme engellilik bir sorun olmaktan çıktı.' değerlendirmesinde bulundu.ABD’de yapılan çalışmada, dünyanın önemli akademisyenleri, sivil toplum kuruluşları ve implant üreticileri bir araya gelerek, total işitme kayıplı hastalarda tam duyma sağlayabilen koklear implantların daha yaygın kullanımı konusunda atılması gereken önemli adımları ortaya koydu. Çalışma sonrası paylaşılan verilere göre, koklear implanttan fayda görebilecek her 20 yetişkinden sadece 1'inde koklear implant bulunduğu belirtildi.Dr. Eyüp Kara, Konsensüs Çalışması'na ilişkin yaptığı değerlendirmede, işitme kaybı yaşayan yetişkinlerde tedavi süreci konusunda bilgi eksikliğinin pek çok hastanın bu imkandan yararlanmasını önlediğini belirterek, 'Doğumsal olan veya sonradan ortaya çıkan işitme kayıplarında koklear implant ürünlerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla daha çok hastanın sağlıklı duyması mümkünken, farkındalığın düşük olması bu olanaktan daha az insanın yararlanmasına neden oluyor.' ifadelerini kullandı.'Yeni teknolojik çözümler konusunda farkındalığın sağlanması için pek çok adım atıldı'İşitme sağlığı alanında yeni teknolojik çözümler konusunda farkındalığın sağlanması için pek çok adım atıldığını belirten Kara, şunları kaydetti:'Dünya çapında daha çok insanın koklear implant teknolojisinden yararlanmasını sağlamak ve farkındalığı yükseltmek hedefiyle ABD'de bir araya gelen bilim adamları, sivil toplum kuruluşları ve implant teknolojisi üreticilerinin tarafsız ve objektif bir Uluslararası Konsensüs Belgesi yayınlayarak tüm dünyada daha çok işitme kayıplı bireyin implant teknolojilerinden yararlanması yönünde atılacak adımlar konusunda ortak bir yol haritasına imza attı. Uluslararası Delphi Konsensüs Belgesi, sağlık hizmeti alanında yedi kategoriyi kapsıyor. Farkındalık düzeyi, tedavinin uygulanması süreçleri, cerrahi teknikler, klinik etkinlik, uygulama sonrası sonuçlar, işitme kaybı ile depresyon, demans, bilişsellik ilişkisi ve maliyet etkililik.Delphi Konsensüs Belgesi, JAMA Otolarengoloji-Baş ve Boyun Cerrahisi Dergisi'nde de yayınlandı. Bugün koklear implanttan fayda görebilecek her 20 kişiden sadece 1'inin kullanıcı olması hastalar açısından büyük bir kayıp. Delphi Konsensüs Belgesi orta ila ileri veya çok ileri durumda sensorinöral işitme kaybı olan hastaların değerlendirilmesi ve yönetimi için net kılavuz ilkeler ile en iyi uygulamaların belirlenmesine yönelik adımların oluşturulmasını sağladı. Söz konusu adımlar, hastaların optimum işitme sonucuna erişebilmesi ve en iyi hayat kalitesine sahip olması için koklear implantlara ilişkin olarak teşhis, tedavi ve hastalık sonrası bakım açısından uluslararası ve güncel bir rehber oluşmasını sağladı.''Devlet geri ödemesi ile hastaların ameliyat ve rehabilitasyon giderleri karşılanıyor'Kara, doğuştan gelen veya çocuklukta ve yetişkinlikte gelişen kayıplarda yenilikçi teknolojiler kullanılarak üretilen koklear implantların, diğer çözümlere göre net bir duyma ve 8 kat daha güçlü algılama sağladığını belirtti.Uygun hastalarda, doğru zamanda yapılan koklear implant uygulamaları ve uygulama sonrası rehabilitasyon programları sayesinde işitme engelliğin bir sorun olmaktan çıktığını aktaran Kara, devlet geri ödemesi ile hastaların ameliyat ve rehabilitasyon giderlerinin karşılandığını aktardı.Kara, koklear implant çözümü için işitme kaybının oluşmasından hemen sonra hekime başvurulması gerektiğini, böylelikle tedavi başarısının arttığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:'Uygun hastalarda, doğru zamanda yapılan koklear implant uygulamaları ve uygulama sonrası doğru şekilde takip edilen bir rehabilitasyon programı bireye sağlıklı bir yaşam sunuyor. Örneğin; doğuştan çok ileri/total işitme kayıplarında, bir yaşına kadar yapılan uygulamalarda, konuşma, bilişsel yetenekler, akademik başarı ve sosyal adaptasyon açısından sorunsuz bir yaşam vaat edebiliyoruz. Yetişkinlerde de işitme kaybı ortaya çıktıktan sonra, geç kalınmaz ve beyindeki işitme merkezinin yetkinliği kaybedilmeden uygulama yapılırsa son derece başarılı/yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz.Dünyada bugün 53 milyon işitme engelli hasta bulunuyor. Bu hastalar arasında tedaviden yararlanabilecek durumda olanların, yeni teknolojilerle desteklenen bu tedavi şekline erişmesini sağlamak, milyonlarca bireyin sağlıklı bireyler olarak hayata katılmalarına ve üretkenliklerine destek olacaktır. Hem sosyal hem de akademik olarak başarı sağlayabilen bireylerin mutlu ve sağlıklı yaşaması mümkündür. Bu konuda küresel farkındalığın artırılması ile daha çok birey çözümlerden haberdar olacak. Bu özelliğiyle Uluslararası Konsensüs Çalışması işitme engelliliğin çözümünde yeni bir çağ başlatabilecek önemli bir proje olmuştur.'
İstanbul'da Metrobüslerde Kod Yerine Son İstasyonun Adı Yazılacak
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da, yeni planlamayla sefer sayıları arttırılan metrobüs hattında, hat numaralarından kaynaklı karışıklığı önlemek için otobüslerin tabelasında yer alan kodlar yerine, gidilecek son istasyonun isminin yazılması uygulamasına 26 Ocak'ta başlanacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) yapılan açıklamaya göre, kentte ulaşımın ana aksı haline gelen 44 istasyonlu metrobüs hattının seferlerinde ve otobüslerin tabelalarında güncelleme yapıldı.İETT Genel Müdürlüğü, hattaki aktarmaları azaltmaya yönelik bir çalışma da yürüttü. Yapılan yeni sefer planlamasıyla günlük katedilen mesafe 18 bin kilometre artırıldı.Aktarma noktalarında hat numaralarından kaynaklı karışıklığı önlemek ve işleyişi hızlandırmak için tabelalarda da güncelleme yapılması kararı alındı.Metrobüs hattını kullanan yolcuların en çok tercih ettiği 34AS ve 34BZ kodları artık kullanılmayacak. Tabelalarda 34AS, 34G, 34Z, 34BZ gibi kodlar yerine metrobüs aracının gideceği son istasyonun adı yazılacak. 26 Ocak'ta başlayacak uygulamayla metrobüslerin tabelalarında Beylikdüzü, Avcılar, Cevizlibağ, Bayrampaşa, Zincirlikuyu ve Söğütlüçeşme yazıları yerini alacak.
Antalya'da Otomobil Traktöre Çarptı: 2 Ölü
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaşamını yitirdi.Düzlerçamı Mahallesi Termossos Caddesi'nde seyreden Mehmet Öztürk (60) idaresindeki 07 ACT 12 plakalı otomobil, aynı yönde giden Halil İbrahim Aydın'ın (54) kullandığı 07 KY 355 plakalı traktöre arkadan çarptı.İhbar üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Devrilen traktörün sürücüsünün kaza yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.Direksiyonda sıkışan otomobil sürücüsü Mehmet Öztürk ise itfaiye ekiplerince çıkarıldı.Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan Öztürk, buradaki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Cenazeler, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Otopsinin ardından cenazeler, yakınlarına teslim edildi.Aynı cenaze aracına alınarak Uncalıdaki Mezarlıklar Müdürlüğüne götürülen Aydın'ın cenazesinin Döşemealtı ilçesinde, Öztürk'ün cenazesinin ise Trabzon'da defnedileceği öğrenildi.Halil İbrahim Aydın'ın ilçede çiftçilik yaptığı, Mehmet Öztürk'ün ise emekli öğretmen olduğu, bir süre önce taşındığı Burdur'dan sıklıkla Antalya'ya gelip gittiği öğrenildi.
Van'da 21 Kilogram Eroin Ele Geçirildi
VAN (AA) - Van'da bir evde 21 kilo 20 gram eroin bulundu.İl Emniyet Müdürlüğünün açıklamasına göre, uyuşturucu ticareti, nakli veya depolanmasının önlenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.Bu kapsamda, Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, tespit ettikleri bir evde arama yaptı.Aramada, 41 paket halinde 21 kilo 20 gram eroin ele geçirildi.Ele geçirilen uyuşturucuyla ilgili şüpheli Ş.T.'nin yakalanma çalışmaları sürüyor.
Reklam
Gençlere Tarihi Sevdiren Adam: Yavuz Bahadıroğlu
İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Yavuz Bahadıroğlu mahlasıyla bilinen ve dün vefat eden tarihçi yazar Niyazi Birinci, gençler için yazdığı tarihi romanlar, konferanslar, radyo ve televizyon programıyla akıllarda kaldı.Gençlere tarihi sevdirmeye çalıştığı kitaplarında Yavuz Bahadıroğlu ismini kullanan Birinci, gemi kaptanı bir babanın oğlu olarak 1945'te Rize'nin Pazar Hisarlı köyünde dünyaya geldi.Ortaokul ikinci sınıfa Mehmet Akif Ersoy'un el yazısı tıpkıbasımını okumak için 15 günde Osmanlıca okumayı öğrendi. Babasının getirdiği kitaplarla tarihi okumalarına başlayan Birinci, yazmaya ortaokulda okul müdürünün emriyle çıkarmaya başladığı duvar gazetesiyle başladı.Birinci, verdiği bir röportajda bu ilk deneyimini, 'Gazeteciliğe ortaokul sıralarında, okul müdürünün emriyle çıkarmaya başladığım duvar gazetesiyle başladım. İlk köşe yazımı da o gazete için yazdım. Ne yazık ki, ilk yazımı yazdığım ilk gazetemin ömrü yalnızca on beş dakika kadar oldu. Yazdığım ilk köşe yazısında, içindeki çelişkiler sebebiyle tarih kitabını eleştirmem okul müdürünün hoşuna gitmemiş, bu yüzden gazete duvardan indirilmişti. Bu yüzden ceza almadım, ama sıkı bir tembihten geçirildim. Müdür Bey'e göre, önce okullarım bitmeli, büyümeliydim. Ancak bir yerlere geldikten sonra böyle eleştiriler yapabilirdim.Okullar arka arkaya bitti. Büyüdüm, gazetecilikten emekli oldum. Yüz civarında da kitap yazdım. Ama hala bildiklerimi, düşündüklerimi söylemeye bırakmıyorlar, 'Başın derde girer' diyorlar.' ifadeleriyle anlattı.Ortaokulu bitirdiği 1960'tan sonra gemicilik, balıkçılık ve çay eksperliği gibi işler yapan Birinci, gazeteciliğe 1971'de İstanbul'da muhabirlikle başladı.Çeşitli gazete, dergi ve şirketlerde yönetici olarak çalışan Birinci, Yeni Asya ve Yeni Nesil gazetelerinde röportaj, fıkra, araştırma ve inceleme yazıları yazdı.'Yazdıklarımı tarihi roman değil, tarihin romanını yazıyorum'Tarihi romanlar kaleme almaya başlayan usta yazarın ilk olarak 1972'de 'Sunguroğlu' romanı gazetede tefrika edildi. İlgi gören bu eserin ardından 'Buhara Yanıyor' ve 'Elveda Buhara' romanlarını gençlerin beğenisine sundu.Birinci, Yavuz Bahadıroğlu ismiyle yazdığı bu dönemi şöyle anlattı:'İlk kitabım “Sunguroğlu'nu 1972 yılında yazdım. Sunguroğlu, henüz gazetede yayınlanma aşamasında iken büyük bir ilgi gördü. Ardından Buhara Yanıyor ve Elveda Buhara isimli kitaplarım yayınlandı. Bu ikisi gerçekten kırılması zor satış rekorları kırdı. Bir yandan da Niyazi Birinci imzasıyla çocuklara yönelik eserler üretiyor ve bir günlük gazetede Şeref Baysal ve Veysel Akpınar imzalarıyla iki köşe yazısı birden yazıyordum. Romanlarıma 'tarihi roman' dediler, ama ben onları hiçbir zaman öyle görmedim. Bence yazdıklarım tarihi roman değil, bendeniz tarihin romanını yazıyorum. Yani tarihi olguyu romanlaştırıyorum.' Tarihi romanlara ilgisi yirmili yaşlarda başlayan Birinci, bu yöndeki çalışmalara ağırlık vermesini şu ifadelerle dile getirdi:'Müthiş bir tarihin içinden geldiğimiz halde kudretli romanlarımızın olmayışı beni tedirgin etmeye başladı. 'Tarihi roman' adına yazılanlar tarihi arka plan olarak kullanıyor, hatta tahrif ediyorlardı. Dahası, 'insan'sız romanlardı. Silik bir sürü kukla, yatak odaları arasında mekik dokuyordu. Osmanlı ceddimin yaşam biçimine girdikçe, onları kadını, erkeği, çocuğu ve en önemlisi devlet yapısıyla tanıdıkça fark ettim ki yazılanlar gerçek dışı, iftira. Önce üzülüp hüzünlendiğimi, ardından kızıp köpürdüğümü, en sonunda bağırıp çağırdığımı, nihayet durulup bir karar verdiğimi hatırlıyorum: 'Tarihi romanlaştıracağım!' Romanın etkisini biliyordum. Tarih bilincinin ancak hikayeleştirilmiş tarihle sağlanacağına inanıyordum. Onu yapmaya çalıştım. Ceddim beni peşine takıp götürdü, anlayacağınız. Bazen rüyalarıma girip beni yönettiler. Bazen çalışma odamda doluşup daha hızlı yazmaya teşvik ettiler beni. Hayat boyu acele edişimin sebebi hem bu, hem de yazmak istediklerimi yazamadan göçme telaşıdır. Yine yazamadıklarım yazdıklarımdan daima fazla olacaktır. Bunu biliyorum. Bu yüzden hala acele ediyorum.'Köprübaşı adlı eseriyle 1979'da Türkiye Milli Kültür Vakfı'ndan Roman Teşvik Ödülü, 1982'de ise Türkiye Yazarlar Birliği'nden çocuk edebiyatı dalında Yılın Yazarı Ödülünü aldı.Birinci, Can Kardeş dergisi genel yayın yönetmeni olduğu 1989'dan itibaren çocuklarla sıkı bir bağ kurdu, hikayelerini de Niyazi Birinci ismiyle yazdı.Çocuklara ve gençlere yönelik eserler yazan usta yazar, Veysel Akpınar, Şeref Baysal, Bahadır Alp ve Nurcan Sevinç gibi farklı mahlaslar kullandı.Roman, çocuk kitabı, hikaye, araştırma, oyun, senaryo ve çok sayıda fikri eserin arasında bulunduğu yüzlerce çalışmaya imza atan tecrübeli yazar, ayrıca yurt içinde ve yurt dışında binlerce konferans verdi.Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan 2 kitabı yayınlanan, çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller alan Birinci, vefatına kadar Moral FM ve TVNET'te program yapmaya ve Derin Tarih dergisi ile Yeni Akit gazetesinde köşe yazıları kaleme almaya devam etti.Birinci, 21 Ocak'ta tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Osmanlı İmparatorluğu'nun çeşitli dönemlerini ele alan 30'u aşkın romanı bulunan Birinci, evli ve üç çocuk babasıydı.Vefatının ardından edebiyat, kültür-sanat ve siyaset camiasından çok sayıda isim Birinci'nin vefatından dolayı üzüntü duyduklarını dile getirerek taziye mesajı yayınladı.Tarihi romanları çok sayıda baskı yapan ve özellikle gençler tarafından ilgiyle okunan usta yazarın eserlerinden bazıları şöyle:Roman: 'Buhara Yanıyor', 'Elveda Buhara', 'Kırım Kan Ağlıyor', 'Şehzade Selim', 'Şirpençe', 'Mısır'a Doğru', 'Yolbaşı', 'Sel', 'Boşlukta Yürümek', 'Köprübaşı', 'Keşmekeş', 'Dördüncü Murad', 'Merhaba Söğüt', 'Cem Sultan', 'Sahipsiz Saltanat', 'Birinci Murad', 'Yıldırım Beyazıt', 'Yolbaşı', 'Osman Gazi', 'Çelebi Mehmet', 'Orhan Gazi', 'Fatih', 'Kanuni Sultan Süleyman', 'Sunguroğlu', 'Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı', 'Yavuz Sultan Selim', 'Selahaddin Eyyubi', 'Turgut Alp', 'Çakabey', 'Endülüs'e Elveda', 'Sen Beni Sev', 'Geceyarısı Mektupları', 'Kelepçe', 'Gülü Arayan Adam'Hikaye: 'Üçüncü Basamak', 'Ustura Zoruna', 'Zirvedeki Ses'Deneme ve Araştırma: 'Batı ve Biz', 'Osmanlı Padişahları Ansiklopedisi', 'Dünyamızda Neler Oluyor', 'Canım Peygamberim', 'Yürek Seferi', 'Hayata Dilekçe'Oyun: 'Piyesler'Çocuk Kitabı: 'Çocuk Masalları', 'Canavar Robot', 'Dev Hayvanlar', 'Karıncalar Savaşı', 'Çocuğun Ramazanı', 'Baskın', 'Kaybolan Elçiler', 'Ucuz Hikayeler', 'Varvara', 'Bizim Can'
Mersin'de 537 Litre Sahte İçki Ele Geçirildi
MERSİN (AA) - Mersin'in Akdeniz ilçesinde 537 litre sahte içki ele geçirildi, bir şüpheli gözaltına alındı.Toroslar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, F.D'nin ürettiği sahte içkileri satmaya hazırlandığı istihbaratını aldı.Şüphelinin, Akdeniz ilçesi Çay Mahallesi'ndeki ikametine operasyon düzenleyen ekipler, 215 şişede 537 litre sahte içki buldu.Ekipler tarafından zanlı F.D. gözaltına alındı.
Reklam
Survivor Cemal Hünal Adaya Veda Etti !
Dün akşam yayınlanan Survivor 10. bölüm yine çok heyecanlı dakikalara sahne oldu. Oyunlarda Ünlüler Gönüllüler kıran kırana bir mücadele vererek izleyicileri ekran başına kitledi. Fakat dün akşamki bölümde şok etkisi yaratan bir veda yaşandı. Geçtiğimizde günlerde bir sakatlık geçiren ünlü oyuncu Cemal Hünal sağlık nedenlerinden dolayı adaya veda etmek zorunda kaldı. Yarışmacılar açıklamanın ardından göz yaşlarını tutamadı. Survivor Cemal Hünal vedasıyla ilgili yaşanan detayları haberimizde sizler için derledik...
Rus Uzmanlar, Güney Kafkasya'da Kurulacak Koridorların Bölgeyi Geliştireceğinde Hemfikir
MOSKOVA (AA) - DMITRI CHIRCIU - Rusya'da uzmanlar, 2. Dağlık Karabağ savaşından sonra planlanan ulaşım koridorlarının, bölgenin kalkınmasına katkı sağlayacağı görüşünde birleşiyor.Azerbaycan ordusunun işgal altındaki topraklarını 44 günlük savaşla kurtarmasından sonra bölgede silah sesleri sona erdi ve Rusya'nın inisiyatifiyle Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan ekonomi içerikli bildiriyle gelecek planları konuşulmaya başlandı.Türkiye, Rusya ve Azerbaycan, tüm bölgeyi kapsayacak projelerle Ermenistan'ın sorun çıkarmak yerine iş birliklerine dahil olmasını planlıyor. Bölgedeki iş birliklerinin temelini ulaşım koridorları oluşturacak.Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin 11 Ocak'ta aldığı karar gereği ilk etapta hem Sovyetler döneminde yapılan fakat bölgedeki çatışmalar nedeniyle tahrip olan demir yolu hatları yenilenecek hem de yeni hatlar inşa edilecek.Demir yolu projeleri hayata geçince Azerbaycan Nahçıvan ve Türkiye'ye, Rusya, Ermenistan ve Türkiye'ye, Ermenistan da Rusya ve İran'a daha karlı, hızlı ve kolay ulaşım olanağı elde edecek.Rus gazeteci ve analist Maksim Şevçenko, bölgede sınır aşan ulaşım hatlarının ülkeler arasındaki iş birliklerini geliştireceğine dikkati çekti. AA muhabirine konuşan Şevçenko, Moskova'da imzalanan bildiriyi 'Bölgenin ekonomisini kökten değiştirecek.' sözleriyle değerlendirdi.Ulaşım hatlarının hayata geçirilmesiyle Rusya ve Türkiye arasında ticaret ve ekonomi alanındaki ilişkilerin daha da gelişeceğine işaret eden Şevçenko, 'İki ülke, karadan bir birine daha yakınlaşacak. Burada, sadece bölge ülkeleri için değil, Avrupa Birliği, Orta Doğu ülkeleri, Çin ve Kazakistan için büyük öneme sahip ulaşım koridoru oluşturulacak.' dedi.'Ortak bildiri, altılı platformun oluşturulmasına yönelik ilk adım olabilir'Rusya'daki Çağdaş Türkiye Araştırmaları Merkezi Müdürü Amur Gadjiyev de Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan'ın imzaladığı bildirinin bölgenin kalkınmasını ve güvenliği sağlayacağı umudunu paylaşarak, 'Bu açıdan, bu anlaşma çok olumlu ve bölge ülkeleri için artıdır. Yapılan anlaşmaların uygulanmasını engelleyecek kışkırtıcı eylemlere izin verilmemesi oldukça önemlidir.' değerlendirmesinde bulundu.Gadjiyev, 'Bu anlaşma, bölgenin ulaşım bağlantılarının açılmasını ve altyapıyla ilgili projelerinin hayata geçirilmesini sağlayacak ve bölgenin yatırım açısından çekiciliğini arttıracak.' şeklinde konuştu.Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kafkasya'da Türkiye, Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, İran ve Gürcistan'dan oluşacak 'Altılı Platform'u oluşturma teklifini değerlendiren Gadjiyev, şöyle devam etti:'Bu güzel bir teklif. 11 Ocak'ta yapılan anlaşma, altılı platformun oluşturulmasına yönelik ilk adım olabilir. Ancak bölgedeki tüm ülkelerin bu platforma katılması gerekiyor. Bu da ancak güçlü bir siyasi iradeyle olabilir.'
Reklam
Hayırsever Akademisyen Kazada Vefat Eden Oğlunun Adına Okul Yaptıracak
ORDU (AA) - Ordu'nun Ünye ilçesinde hayırsever Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu tarafından 8 derslikli ilkokul inşa ettirecek. Yüceler Mahallesi'nde yaptırılacak Ünye Mert Kapıcıoğlu İlkokulunun yapım protokolü için Vali Tuncay Sonel, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu ve Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu'nun katılımıyla imza töreni düzenlendi.Sonel, makamında gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada, Ordu için önemli ve hayırlı günlerden birisini yaşadıklarını belirtti.Ordu'nun ve Ünye'nin değerlerinden çok kıymetli, tıp alanında adeta simge olan Kapıcıoğlu ile 8 derslikli okulun yapım protokolünü imzalayacaklarını anlatan Sonel, şunları belirtti: 'Hocamız hem Karadeniz Teknik Üniversitesinde hem de yurtdışında birçok üniversitede çok başarılı işler yaptı. Bizim başımızın tacı. Kendisini çok çok seviyoruz. Allah razı olsun. 6 ay kadar önce üzücü bir kazayla Mert evladımızı maalesef kaybettik. Onun da mekanı cennet olsun. Hocam büyük bir güzellik yaparak, evladımız adına Ordu'muzda, Ünye'mizde 8 derslikli Mert Kapıcıoğlu İlkokulunu yapmak için hayır işinde bulundu. Biz hocamızın ellerinden öpüyoruz. Hocamız hakikaten bizler için çok kıymetli. Hem tıp alanında vermiş olduğu hizmetler, hem de böylesine örnek bir okul yaptığı için. Allah kıymetli hocamıza sağlık ve uzun ömür versin. Kendisinden Allah razı olsun.'Sonel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine verdiği destek ve güçle, bu şekilde hem devletin katkısı, hem de hayırseverlerin katkısıyla Ordu'da 36'ncı okula ulaştıklarını vurgulayarak, 'Çok da değerli ve çalışkan İl Milli Eğitim Müdürümüz ve ekibi var. Allah onlardan da razı olsun. Beraberce inşallah hedefimiz 41'di. Bu rakama doğru gidiyoruz. Üç günlük dünya, yapılan bu güzel eserler geride kalacak. Allah hayrınızı kabul etsin.' dedi.Prof. Dr. Kapıcıoğlu ise 'Bu okul yapma işi benim hep hayat boyu özlediğim, evladımızda anısını yaşatacak güzel bir projedir. Dünyada yapılacak en büyük iyilik, en büyük hayır bu olduğuna inanıyorum. Bu bakımdan imkanı olan her kişinin Türk milli eğitimine katkılarına tavsiye ederim. Büyük huzur bulacaklardır.' diye konuştu.Hazreti Ali'nin, 'Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum' dediğini anımsatan Kapıcıoğlu, yapılacak okulda öğrencilerin ders görerek eğitim almasının, Hazreti Ali'nin tavsiyesini ve görüşünü yansıtacağını dile getirdi.Kapıcıoğlu, protokolü imzalamaktan büyük şeref duyduğuna işaret ederek, 'Bu hepimizin okulu. Buradan profesörler, bilim adamları çıksın. Onları sonuna kadar desteklemek bizim görevimiz olacaktır.' diye konuştu.Konuşmaların ardından Vali Sonel, Milli Eğitim Müdürü Vargeloğlu ve Kapıcıoğlu tarafından Ünye Mert Kapıcıoğlu İlkokulunun yapım protokolü imzalandı.
ABD Gıda Ve İlaç İdaresi, Hıv'e Karşı Aylık Kullanılacak Kombine İlacı Onayladı
ANKARA (AA) - ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), insan bağışıklık yetmezliği virüsüne (HIV) karşı geliştirilen ve ayda bir kez kullanılacak 'Cabenuva' adlı kombine ilacı onayladı.Amerikalı yetkililer, FDA'nın, HIV taşıyanların her gün kullandığı haplar yerine, uzun süreli etkisini sürdürebilen ve ayda bir kez enjeksiyon yoluyla uygulanan 'Cabenuva' adlı ilacı onayladığını açıkladı. 'Cabenuva', Johnson & Johnson şirketine ait 'Rilpivirine' ve ViiV Healthcare şirketinin geliştirdiği 'Cabotegravir’’ ilaçlarından oluşuyor.FDA'nın onayının, geleneksel HIV ilaçları kullanan yetişkinler ve virüse direnç göstermeyen kişiler için geçerli olduğu belirtildi.Cabenuva'nın, hastaların özel yaşam gizliliğini koruyarak takip edilmesini kolaylaştırması bekleniyor. California Üniversitesinden HIV uzmanı Dr. Steven Deeks, 'Cabenuva' ilacının HIV taşıyan hastaların yaşam kalitesini artıracağını söyledi.
İstanbul Havalimanı'nda Antikor Ve Antijen Testi Uygulaması Başladı
İSTANBUL (AA) - İstanbul Havalimanı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, 24 saat PCR testi (koronavirüs testi) hizmetinin ardından antikor ve antijen test uygulamasını da başlattı. Alınan bilgiye göre, İstanbul Havalimanı'nda, tedbir amaçlı antikor ve antijen testlerini yaptırmak isteyen yolcular, uçuş öncesi bu hizmetlerden yararlanabilecek. Havalimanında antikor testi yaptırmak isteyen yolcular, daha önce koronavirüs geçirip geçirmediklerini kontrol edebilecek. Bir diğer hizmet olan antijen testiyle de yolcuların hasta olup olmadığı belirlenecek. Yolcular bu testlerin sonuçlarını, İstanbul Havalimanı'na kurulan test merkezlerinden maksimum 4 saat içerisinde alabilecek.PCR, antikor ya da antijen testleri, İstanbul Havalimanı'nda kurulan laboratuvarlarda yapılacak. 2020 yılı Temmuz ayında faaliyete geçen test merkezi, 5 bin metrekarelik bir alan üzerine kuruldu. Günlük 12 bin PCR test yapabilme kapasitesine sahip bu alanda yolcular sonuçlarını 2 ila 4 saat arasında alabiliyor.
Reklam
İstanbul Merkezli 50 İlde Düzenlenen Akaryakıta Bağlı Vergi Kaçakçılığı Operasyonu
İSTANBUL (AA) - İstanbul merkezli 50 ilde düzenlenen ve 'Silici' adı verilen operasyonda akaryakıt üzerinden vergi kaçırdıkları gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 72 kişiden 19'u tutuklandı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca (KOM) 15 ve 16 Ocak'ta akaryakıt sektöründeki yasa dışı faaliyetlere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 220 şüpheliden 145'i, işlemlerinin ardından emniyetten serbest bırakıldı.Adliyeye sevk edilen 72 zanlıdan 19'u tutuklanırken, biri ev hapsi olmak üzere 37 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.Şüphelilerden 16'sının ise savcılık sorgularının sürdüğü bildirildi.Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan 3 kişiye ise sağlık nedenlerinden dolayı işlem yapılmadığı ve tedavilerinin ardından adliyeye çıkarılacakları belirtildi.Olayın geçmişiİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, haklarında gözaltı kararı verilen 220 şüphelinin yakalanması için 15 ve 16 Ocak'ta İstanbul merkezli 50 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti.'Silici' adı verilen ve akaryakıta bağlı vergi kaçakçılığında 'Cumhuriyet tarihinin en büyüğü' olarak belirtilen operasyonda, 170 akaryakıt istasyonu, 23 akaryakıt dağıtıcı firması, bir istasyon teknik destek firması, 2 otomasyon yazılım firması ve bağlı bir şubesi olmak üzere 242 noktada vergi müfettişleri ile gelir uzmanlarının katılımıyla çalışma yapılmıştı.Şüphelilerin akaryakıt istasyonlarından 608 milyon litrelik akaryakıt satış verisinin otomasyon sistemlerine müdahale edilerek sildiği belirtilmişti.Verileri silinen akaryakıtın güncel maddi değerinin yaklaşık 3,6 milyar lira olduğu ve MASAK raporuna göre devletin yılda 3'er milyar lira olmak üzere 5 yılda 15 milyar lira zarara uğratıldığı tespit edilmişti.
Afganistan'da Düzenlenen Havan Saldırısında Bir Çocuk Öldü
KABİL (AA) - Afganistan'ın Uruzgan vilayetinde Taliban militanları tarafından atılan havan mermisinin bir eve isabet etmesi sonucu bir çocuğun hayatını kaybettiği bildirildi.Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Uruzgan'ın Gizab ilçesinde Taliban tarafından atılan havan mermisinin bir eve isabet ettiği belirtildi.Saldırıda bir çocuğun yaşamını yitirdiği, bir çocuğun yaralandığı kaydedilen açıklamada, ülkede yaşanan sivil kayıplarından Taliban'ın sorumlu olduğu vurgulandı.Taliban'dan henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.
Reklam
Çocuğuyla Bankaya Gelen Babaya Kısıtlamaya Uymadığı İçin Para Cezası Verildi
DÜZCE (AA) - Düzce'de çocuğuyla bankaya gelen babaya, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 20 yaş altı vatandaşlara yönelik sokağa çıkma kısıtlamasına uymadığı gerekçesiyle para ceza verildi. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Kovid-19 tedbirlerine yönelik İstanbul Caddesi'nde denetim gerçekleştirdi.Caddedeki bir bankanın önünde bekleyen çocuk gören ekipler, çocuğa ailesinin nerede olduğunu sordu.Bankada işlem yaptığı öğrenilen baba M.C, güvenlik görevlisi tarafından dışarıya çıkarıldı.M.C'ye, 15 yaşındaki oğlunun kısıtlama kapsamında dışarıda olmaması gerektiği belirtilerek, 900 lira para cezası uygulandı.Öte yandan, ekipler, kent merkezinde bulunan ve paket servis yapan birçok işyerini de denetleyerek, kurallara uyulması konusunda uyarılarda bulundu.
Yüksekova-Şemdinli Kara Yoluna Çığ Düştü
HAKKARİ (AA) - Hakkari'de çığın düştüğü Yüksekova-Şemdinli kara yolu ekiplerin bir saatlik çalışması sonucu ulaşıma açıldı. Yüksekova-Şemdinli kara yolunun 29. kilometresindeki Haruna Geçidi'ne çığ düştü.Bölgeye sevk edilen Karayolları 11. Bölge Müdürlüğüne bağlı 117. Şube Şefliği ekipleri, çığ nedeniyle kardan kapanan yolu bir saat süren çalışmanın ardından ulaşıma açtı.Ayrıca VEDAŞ ekipleri de çığ nedeniyle bölgede oluşan elektrik arızasını giderdi.
Çin, 310 Milyar Dolar Cari Fazlasıyla Almanya'yı Solladı
BERLİN (AA) – Almanya'nın önde gelen ekonomik düşünce kuruluşlarından Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), Çin’in geçen yıl 310 milyar dolarla dünyada en yüksek cari hesap fazlası veren ülke olarak Almanya’yı solladığını bildirdi.Merkezi Münih'te bulunan Ifo tarafından yapılan açıklamaya göre, Çin’in mal, hizmet ve yatırım akışını ölçen cari hesap fazlası geçen yıl 170 milyar dolar artarak 310 milyar dolara yükseldi. Çin’in cari hesap fazlası ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) yüzde 2,1’ine denk geldi.Buna karşılık, geçen yıl Almanya'nın cari hesap fazlası, ülkenin önemli ihracat pazarlarının çoğunda otomobil, makine ve teçhizata olan talebin düşmesiyle 13 milyar dolar azalarak 261 milyar dolara geriledi. Böylece cari fazla ülkenin GSYH’nın yüzde 7,1’den yüzde 6,9’a geriledi.Almanya, cari fazlası art arda beşinci kez düşüş göstermesine rağmen, Çin'den sonra dünyada ikinci en yüksek cari fazla veren ülke oldu. Almanya’yı 158 milyar dolarla Japonya izledi. Ülkenin cari fazlası GSYH’nın yüzde 3,2’sine denk geldi. Yaklaşık son 9 yıldır, Almanya'nın cari işlemler dengesinin GSYH’sine oranı Avrupa Komisyonu'nun belirlediği yüzde 6 olan gösterge eşiğinin üzerinde seyrediyor. Söz konusu fazlalığın GSYH oranı 2015’te yüzde 8,6’ya ulaşarak rekor kırmıştı.Bu arada, düşüş yaşanmasına rağmen Almanya, 2019’da 276 milyar dolar ile art arda dördüncü kez dünyada en yüksek cari fazla veren ülke olmuştu.ABD'nin cari hesap açığı 155 milyar dolar arttıIfo’ya göre, dünyanın en büyük ekonomisine sahip ABD, eski Başkan Donald Trump’ın “Önce Amerika” doktrini kapsamında Çin’e karşı yüksek ticaret açığını düşürmek için tarife savaşları başlatmasına rağmen, geçen yıl 635 milyar dolar ile dünyada cari açığı en yüksek ülke oldu. Cari açık 2020'de 155 milyar dolar arttı. Söz konusu açık ülkenin GSYH’sinin 3,1’ine denk gelerek, 2008’den beri en yüksek seviyeye ulaştı.Cari hesap açığında ABD’yi 91 milyar dolarla İngiltere ve 64 milyar dolarla Fransa izlediÇinli ihracatçılar salgına ilişkin mallara olan talepten yararlandıIfo’nun ekonomistlerinden Christian Grimme, konuya ilişkin değerlendirmesinde, seyahat ve turizme ilişkin Kovid-19 salgını kısıtlamalarının Almanya’nın geleneksel olarak yüksek hizmet açığını rekor düşük bir seviyeye taşıdığını belirtti.Almanya’nın cari hesap fazlasının 2020’de 13 milyar dolar gerilediğini belirten Grimme, ' Almanya’nın mal ticaretinde cari fazlası 34 milyar dolar azalırken, özellikle Avrupa ülkelerinde, ABD ve Asya’da Alman mallarına olan talep azaldı. Aynı zamanda, Almanlar yurt dışına daha az seyahat ettiler, bu da Alman hizmet açığının 22 milyar dolar azalmasına sebep oldu.” değerlendirmesinde bulundu.Çinli ihracatçıların maske gibi salgına ilişkin mallara olan talepten yararlandıklarını belirten Grimme, “Daha fazla insanın evden çalışması sonucu olarak, bilgisayar gibi daha fazla elektronik ürünler sattılar. Ayrıca Çin'in maske ihracatı büyük ölçüde arttı.” ifadesini kullandı.
Ayçiçeği Yağı Fiyatlarında Yeni Sezonda Düşüş Bekleniyor
EDİRNE (AA) - Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akgün, Trakya'daki yağışların bu yılki rekolteyi olumlu etkileyeceğini, üretim artışıyla ayçiçeği yağı fiyatlarında da düşüş beklediklerini bildirdi.Akgün, AA muhabirine, ayçiçeği yağı fiyat artışının birkaç sebebi olduğunu söyledi.Bu artışların salgınla beraber başladığını belirten Akgün, 'Ayçiçeği yağı fiyatındaki artış kuraklık ve pandemiden kaynaklanan bir durumdur. Trakya son dönemde güzel yağış aldı. Bu yağışlarla beraber üretime bakış açımız değişti. Üretimimizin iyi olacağına inanmaya başladık. İnşallah kar ve yağmurlarla önümüzde bir kış var, iyi olacağına inanıyoruz.' dedi. Akgün, 2019'da ayçiçeğinin tonunu 2 bin 500 liraya sattıklarını anımsatarak, '2019'da 5 kilogramlık ayçiçeği yağı 40 lira civarındaydı. Sonra 42 lira civarına gelmiş oldu ama 2020'de ve bu yıl 65, 70 lira fiyatlar var rafta.' diye konuştu. Ayçiçeği yağı fiyatıyla ilgili bazı spekülasyonlar yapıldığını savunan Akgün, şöyle devam etti: 'Artış var mı, var. Ama bu artış sadece ayçiçeği yağı fiyatında değil, bütün hepsinde bir artış var. Bu artışlar soframıza bir şekilde yansıyacaktır ama çok şişkin bir piyasa var esasında. Biz yurt dışına bağımlıyız. Ürettiğimiz yağlık ayçiçeği 1 milyon 500 bin ton civarında. Ülkemizde de 1 milyon 800 bin ton civarında ayçiçeği üretilmektedir. Bunun dışında 3,5 milyon ton civarında ayçiçeğine ihtiyacımız var. Biz bunun geri kalan kısmını yurt dışından almak zorundayız. Hal böyle olunca pandemi ve kuraklık üzerine gelince fiyatlar etkilendi.'Akgün, yurt dışında 400 dolar seviyelerinde olan ayçiçeğinin tonunun 700-725 dolara çıktığını ifade etti. Ayçiçeği yağı üretiminde girdi fiyatlarının da arttığını vurgulayan Akgün, şunları kaydetti:'Bazı ürünlerde yüzde 60-70'e varan artışlar var. Tohum fiyatlarımızda bu yıl yüzde 24 artışımız var. Geçen yıl yüzde 20 civarlarında bir artışımız vardı, bu devam ediyor. Ayçiçeğinin yüzde 40-44'ü yağdır, gerisi küspedir. Küspe, yem fiyatlarına yansıdı. Ancak önümüzdeki sezona yaklaştıkça ayçiçeği yağı fiyatlarının aşağı ineceğine inanıyorum. Ayçiçeği dünyada var ve bundan ülkeler yararlanmak istiyor. Bizim bu konuda yapacağımız tek şey var. Çiftçimizi desteklememiz lazım. Çiftçimizi destekleyip üretimi artırırsak dışa bağımlı kalmadığımız zaman fiyatların daha iyi olacağını düşünüyorum.'
Reklam