Avrupa'daki Türklerden Suriyeli Yetimlere Yardım
HATAY (AA) - Avrupa'da yaşayan Türk hayırseverler tarafından Suriyeli yetimlere kıyafet ve gıda yardımı yapıldı. Sosyal medyada 'Çocuklar Üşümesin' sloganıyla yardım kampanyası başlatan Avrupa'daki bir grup Türk hayırsever, topladıkları bağışları dağıtmak üzere Yayladağı ilçesine geldi.Bayırbucak Yetimlerini Koruma Derneği'ni ziyaret eden hayırseverler, 130 çocuğa mont dağıttı. Eğitmen ve ailelerle bir süre sohbet eden grup, çocuklarla hatıra fotoğrafı da çektirdi.Hayırseverler, Suriye'nin Azez bölgesindeki kampları da ziyaret ederek 150 aileye gıda ve 600 çocuğa mont yardımında bulundu. Gönüllülerden Merve Nur Uğurlu, yaptıkları yardım çağrısına Avrupa'da yaşayan Türklerden destek geldiğini söyledi. Yardımları bizzat bölgede dağıtmak istediklerini dile getiren Uğurlu, 'Burada yurtlarından ayrı yaşayan Suriyelilerin çektiği zorlukları yerinde görme imkanı bulduk. Onları bir nebze mutlu edebildiysek ne mutlu bize.' dedi. Gönüllülerden Meryem Göktaş da Suriye tarafındaki ailelerin çok zor durumda hayat mücadelesi verdiğini anlatarak, yardım faaliyetlerini sürdürmek istediklerini kaydetti.
Almanya'nın Hanau Kentindeki Irkçı Terör Saldırısı Kurbanlarının Aileleri Korku Ve Tedirginlik İçinde
KÖLN (AA) - MESUT ZEYREK - Almanya'nın Hanau kentinde 19 Şubat 2020'de 4'ü Türk 9 kişiyi katleden ırkçı terörist Tobias Rathjen'in 73 yaşındaki babası Hans-Gerd Rathjen'in savcılığa yazdığı mektuplarda oğlunun suçsuz olduğunu iddia ettiği ve ırkçı ifadelerle mağdur aileleri ölümle tehdit ettiği ortaya çıktı.Saldırıda yaşamını yitirenlerin aileleri, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, Hanau'da ırkçı terörist Rathjen'in babasının korkusuyla yaşadıklarını, bu kişinin şehirden uzaklaştırılması ya da korunmalarına yönelik taleplerinin yanıtsız kaldığını söyledi.Saldırıda yaşamını yitiren Gökhan'ın ağabeyi Çetin Gültekin, kanser hastası olan babası Behçet Gültekin'in bu acıya dayanamayarak 39. günde yaşamı yitirdiğini, geçen 11 ayda gözyaşı döküp acı içinde yaşadıklarını söyledi.Olayın iç yüzünü öğrenmek amacıyla bilgi talep ettiklerini belirten Gültekin, 'Geçen ay elimize 20 bin sayfalık bir dosya geldi. Buradan anladığımız kadarıyla bu katil zanlısının babası Nisan 2020'den itibaren savcıya 20'den fazla mektup yazmış. Bu dilekçelerde ırkçı teröre kurban giden çocukların resmini astırdığı için Hanau Belediye Başkanı Claus Kaminsky'i vatan haini ilan etmiş. Oğlunun suçsuz yere öldürüldüğünü belirtip, 'adaletin yerine gelmesi için daha çok yabancının ölmesi lazım' ifadesini kullanmış.' şeklinde konuştu.Gültekin, şöyle devam etti:'Olaydan sonra babasını hastaneye götürmüşlerdi, iki hafta sonra evine Mart 2020'de geri geldi. Polisler bizi arayarak babasının eve geldiği bilgisini verdi ve bir delilik ya da hata yapmamamız konusunda bizi uyardı. Biz de diyoruz ki 4. aydan 9. aya kadar oğlundan daha tehlikeli yazılar yazıp savcılığa, polise yolladıysa ve 'Oğlunun intikamı için daha çok yabancının ölmesi gerektiğini' yazdıysa ve oğlunun iki silahını geri talep ettiyse polislerin bize uyarıda bulunmaması gerekiyordu. Ama polisler 'sakın ondan intikam almaya kalkmayın' diye aradı. Polis, 'ırkçı katilin babası silahları istiyor, siz tehlikedesiniz' diye bizi uyarmadı. Eğer silahları almış olsaydı belki şu an ben de öldürülmüş olabilirdim. Yaşının 73 olduğunu belirten Rathjen, ölümü hak eden bu kişilerin öldüklerini yaşarken görmek istediğini ifade etmiş. Yani 'ben çok yaşlandım bunu görebilmem için bu yabancıları zaman kaybetmeden öldürmeliyiz' diyor. Hanau polis karakoluna dilekçe verip, bu adamın burada olduğu sürece hayatlarımızdan endişe ettiğimizi söyledik ancak polisler hiçbir önlem almadı. Bir kişinin tehlike oluşturması için silahı olmasına bile gerek yok, araca bindiği zaman bile insanların içine sürebilir. O kişinin ehliyeti olması bile onun için bir silah.'Yetkililerden o kişinin uzaklaştırılması ya da kendilerinin korunması yönünde talepte bulunduklarını aktaran Gültekin, 'Polis bizi korumadığı için biz sabah 05.00'ten akşam 09.00'a kadar güvenliğimizi sağlamak için o bölgede nöbete başladık. Almanya'da yaşıyoruz, yıl 2021, biz üçer saat, üçer kişi nöbet tutuyoruz. Bu adam dışarı çıkıp köpeğiyle üzerimize yürüyüp bizi tehdit etti, biz böyle bir tehlike içinde yaşıyoruz.' ifadelerini kullandı.Bilindiği halde önlem alınmadıHanau'daki saldırıda hayatını kaybeden Sedat'ın annesi Emiş Gürbüz ise yetkililerin kendileriyle yeterince ilgilenmediğini söyledi.Irkçı katil Tobias Rathjen'in bu katliamı yapacağının daha önceden belli olmasına rağmen önlem almayan güvenlik güçlerini eleştiren Gürbüz, 'Evladım göz göre göre diğer 9 kişiyle birlikte katledildi. Katliamdan sonra da yetkililer gelip anma yaptı ancak ondan sonra ortadan kayboldu ve bizimle kimse ilgilenmedi. Bizler bu olayı psikolojik sorunu olan bir kişinin tek başına yaptığına inanmıyoruz. Bu olayın arkasındakiler ortaya çıkarılmalı. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve adaletin yerini bulmasını istiyoruz.' şeklinde konuştu.'Silahı neden hala elindeydi?'Saldırıda yaşamını yitiren Fatih'in abisi Hayrettin Saraçoğlu ise 'Bu, büyük bir olay, olanları göz ardı etmesinler. Bu olay sırf bizi değil tüm Almanya'yı ilgilendiriyor. Bizim isteğimiz gerçeklerin ortaya çıkması. Ne amaçla oldu veya nasıl bir plan yaptı? Bunların sonuna kadar takipçisi olsunlar. Ben bu olayın uzun vadeli ve planlı yapıldığını düşünüyorum. Gidip silah eğitimi alıyor, olay yerine bakıyor, araştırma yapıyor, vuracağı yerlerin hepsini tespit ediyor.' değerlendirmesinde bulundu.Saraçoğlu, 'Daha önce manifesto yazmış polise bildirmiş yani bu kişinin silahı neden hala elindeydi ve nasıl olur da böyle bir insan silah eğitimi alır? Kardeşimize üzüldük, üzüntümüzü yaşıyoruz. Kanuni yollardan olayın takipçisiyiz.' dedi.19 Şubat 2021'in ırkçı terör saldırısının birinci yılı olduğunu hatırlatan aileler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemlerine rağmen bu yıl sınırlı da olsa olayın unutulmaması için bir anma töreni düzenlenmesini istediklerini, bu törenin nasıl olacağı konusundaki görüşmelerin ise yetkililerle sürdürüldüğünü ifade ettiler.Irkçı terör saldırısında 9 kişi hayatını kaybetmiştiAlmanya'nın Hanau kentinde 19 Şubat 2020 gecesi iki kafeye düzenlenen ırkçı terör saldırısında, aralarında 4 Türk'ün de bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetmişti.Özel harekat timinin düzenlediği operasyonda, saldırıyı gerçekleştiren ırkçı terörist 43 yaşındaki Tobias Rathjen ve 72 yaşındaki annesi evinde ölü bulunmuştu.Saldırgan Rathjen'in avcılık belgesi olduğu ve ardında bir mektupla video bıraktığı kaydedilmişti.Almanya Başbakanı Angela Merkel saldırıyla ilgili 'Irkçılık zehirdir, nefret de zehirdir ve bu zehir toplumumuzda vardır.' açıklamasında bulunmuştu.
Şehit Ailesi Evlat Acısını Müzeyle Dindirecek
SAMSUN (AA) - MUSTAFA ÇAVUŞ - Samsun'un Kavak ilçesinde, 6 yıl önce oğullarını şehit veren Şaban ve Emine Arlı, evlatlarının ve ilçedeki diğer şehitlerin hatıralarını müzede yaşatmak için kollarını sıvadı.Kocaeli'de yaşayan Arlı çifti, 2015 yılında Siirt-Pervari kara yolunda, terör örgütü mensuplarınca yol kenarına yerleştirilen patlayıcının askeri aracın geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu 23 yaşında şehit olan oğulları Jandarma Er Emre Kaan Arlı adına müze açmak için ilçelerine geldi.Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Atayurt köyüne yaptırılan Şehit Jandarma Er Emre Kaan Arlı Sosyal ve Kültür Hizmetleri Merkezi'ni müzeye dönüştürmek için çalışmalara başlayan Arlı çifti, ilçedeki şehit ailelerini tek tek ziyaret etti. Kavak'taki 29 şehit mezarını ve ailesini ziyaret eden Arlı çifti, müzede sergilenmek için şehitlerin hatıralarını ve fotoğraflarını şehit ailelerinden istedi.Şaban Arlı, AA muhabirine, iki çocuğundan birini 6 yıl önce şehit verdiğini söyledi.Kocaeli'de yaşadıklarını, oğlunu da orada toprağa verdiklerini belirten Arlı, evlatlarının hatıralarını memleketleri Kavak'ta yaşatmak için memleketlerine geldiklerini belirttiOğulları ile birlikte Kavaklı şehitlerin hatıralarını da yaşatmak istediklerini vurgulayan Arlı, şöyle devam etti:'Çocuğumuzun adı köyümüzde yaşasın istedik. Köyümüzdeki vatandaşlar da şehit vermenin gururunu yaşasınlar. Gelecek nesiller de şehidimizle övünsünler istedik. Oğlumuz Şehit Emre Kaan Arlı adına köyümüze belediyemiz müze evi yaptı. Biz de oğlumuzun yanı sıra memleketimiz Kavak'ta, şehit düşen 29 vatan evladının da hatıralarının müzede yer almasını düşündük.' Müzeyi, oğulları Şehit Emre Kaan Arlı'nın doğum günü olan 26 Nisan'da açmayı düşündüklerini dile getiren baba Arlı, şunları kaydetti:'29 şehidimizin ailelerini ve kabirlerini tek tek ziyaret ettik. Doğdukları evlerin fotoğraflarını aldık. Ailelerden şehitlerimize ait hatıralardan vermek istediklerinden talep ettik. Veremeyecekleri hatıraların da fotoğraflarını istedik. Şehitlerimizin şehadet belgesi, devlet övünç madalyalarının fotoğraflarını aldık. Elbise, ayakkabı, palaska, mektup, özgeçmişlerini anlatan şiir aldık. Şehitlerimizden geriye kalan hatıraları müzede yaşatmayı düşünüyoruz. İnşallah şehit müzemizi oğlumun doğum günü olan 26 Nisan'da açmayı düşünüyoruz.'Anne Emine Arlı ise bir şehit annesi olarak oğlunun ve kader arkadaşlarının isimlerinin yaşatılmasının gurur verici olduğunu dile getirdi. Şehit aileleri için evlatlarının hatıralarını vermenin hiç kolay olmadığını vurgulayan anne Emine Arlı, şöyle konuştu:'Şehitlerimizi gelecek nesillere anlatması için onurlu ve gururluyum. Tabii ki şehitlerimizin anılarını, hatıralarını vermek hiç kolay değil. Bunu bir anne olarak çok iyi biliyorum. Ama gençlerimize vatan, millet sevgisini aşılamak için bazı fedakarlıkları yapmak gerekiyor. Ailelerimizin şehitlerimizin en kıymetli hatıralarını paylaşmaları çok güzel. Biz bu olayları canlı canlı yaşayan biri olarak gelecek nesillere göstermezsek bu vatana kim sahip çıkacak. Aradan 5 yıl geçti ama acımız hala dün gibi. Yılların geçmesi annelerin acısını azaltmıyor. Şehidimizin adının yaşatılması bizim yaramızı biraz olsun hafifletiyor.'Şehit oğlunun üniformasını koklayarak hasret gideriyorŞehit Emre Kaan Arlı'nın anne ve babası, şehit Ferruh Akyel'in mezarını ziyaret edip dua ettikten sonra babası Cemil Akyel'in evini ziyaret etti.Şaban Arlı, şehit Akyel'in hatıralarını müzede sergilemek için fotoğrafını çekti.Van'ın Gevaş ilçesinde 1997 yılında helikopterin yüksek gerilim hattına takılarak düşmesi sonucu şehit olan Jandarma Pilot Üsteğmen Ferruh Akyel'in 85 yaşındaki babası Cemil Akyel de şehit oğlunun üniformasını 24 yıldır saklıyor. Şehit babası Akyel, özenle sakladığı üniformaları zaman zaman çıkarıp koklayarak hasret gidermeye çalışırken, oğlunun diploma ve başarı belgelerini de evinin duvarına asıyor.Evlat acısının çok zor olduğunu dile getiren baba Akyel, '1997 yılında şehit oldu benim oğlum. 27 yaşında pilottu. Yeni evlenmişti. Şimdi ise hatıraları kaldı. Havan timini helikopter ile karakola götürürken Van’ın Gevaş ilçende yüksek gerilime takılarak helikopter düşüyor. Evlat acısının ölçüsünü veremem ben.' diye konuştu.
İranlı Enerji Uzmanları Tahran Yönetiminin Günlük 8 Milyon Varil Petrol Üretebileceği Görüşünde
TAHRAN (AA) - MUHAMMET KURŞUN - İranlı enerji uzmanları, ABD'nin uyguladığı yaptırımların sona ermesi halinde şu an günlük 4 milyon varilden fazla olan üretim kapasitesinin 8 milyon varile kadar çıkabileceğini belirtiyor. Enerji uzmanları Sepehr Sepehri, Borzo Kanberi ve Maziyar Zend, yaptırım altındaki İran enerji sektörünün durumunu ve petrol sanayisinin geleceğini AA muhabirine değerlendirdi. İranlı uzman Sepehri, yaptırımların kalkmasının ve kazan-kazan siyasetinin tüm dünyanın olduğu gibi İran'ın da çıkarına olacağını belirterek, 'Dünya enerji sektöründe önemli bir rolümüz var. Yabancı ortaklarımızın daha akıllıca hareket etmesi halinde biz de onlarla çalışmak istiyoruz. Yaptırımlar zayıflar ya da kalkarsa tüm dünya ile çalışmak istiyoruz.' ifadelerini kullandı. Yaptırımlar sürecinde İran'ın üretim kapasitesinin azalmadığını, sadece üretilen miktarın düştüğünü aktaran Sepehri, 'İran Milli Petrol Şirketi, günlük 4 milyon varilden daha fazla petrol üretebilir. Bu potansiyele sahip. Yaptırımlar kalkarsa İran'ın 4 milyon olan üretim kapasitesi 6-8 milyon varile çıkabilir.' değerlendirmesinde bulundu. Petrol sanayisinin geçmiş yıllarda olduğu gibi gelecekte de İran'ın en önemli sektörü olmaya devam edeceğini dile getiren Sepehri, şunları söyledi:'Ülkenin ekonomisi önemli oranda petrole dayalıdır. Petrol sanayisi uzun yıllardır yaptırım şartları nedeniyle baskı altındadır ancak buna rağmen birçok projeyi hayata geçirmeyi başardı. Yaptırım şartlarında işimizi yapabildiysek yaptırımların kalkmasıyla daha iyi işler yapacağımıza inanıyorum.'İran petrol sektörünün geleceğinden umutlu olduğunu ifade eden Sepehri, 'Şu an dünya daha iyi kararlar alıyor ve daha mantıklı hareket ediyor. İran'ın enerji piyasasından silinemeyeceğini biliyorlar. Silmeye çalışanlar bunu başaramadı.' görüşünü paylaştı. 'İran'ın üretim potansiyeli açısından hiçbir problemi yok'Petrol Bakanlığında 24 yıldır çalışan enerji uzmanı Borzo Kanberi de ABD yaptırımlarının İran için sınırlamalar meydana getirdiğini, bu yüzden dahili potansiyele yöneldiklerini dile getirdi.Kanberi, 'Yaptırımlar kalkarsa bizim için çok fırsatlar oluşacaktır. Dünya petrol sanayisiyle iyi ilişkilerimizin olmasını istiyoruz. Dünya petrol piyasasında yerimizin olması için çaba göstermeliyiz. İran'ın üretim potansiyeli açısından hiçbir problemi yoktur.' diye konuştu. Enerji uzmanı Maziyar Zend ise yaptırım sürecinde birçok alanda yerli üretime ağırlık verdiklerini ve daha önce ithal ettikleri boruları şimdi kendilerinin ürettiğini kaydetti.Zend, 'Petrol sanayisi yıllardır yaptırım altında fakat faaliyetlerini sürdürüyor. Petrol sanayisinin geleceğini aydınlık görüyorum. Bazı kuyuların ömrü doluyor, bazılarına da bakım yapılması gerekiyor. Bakım için gerekli teçhizatı dışarıdan alıyorduk şimdi kendimiz üretiyoruz.' ifadelerini kullandı.
İstanbul'da İki Kardeşin Yargılandığı Cinayet Davasında Karar
İSTANBUL (AA) - Bahçelievler'de 25 yaşındaki Soner Alkış'ın öldürülmesine ilişkin haklarında dava açılan kardeşlerden Tufan Gül 15 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılırken, kız kardeşinin beraatine karar verildi.Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Tufan Gül ve kız kardeşi Mine Gül katıldı. Maktul Soner Alkış'ın ailesi ile tarafların avukatları da duruşmada hazır bulundu.Söz alan sanık Tufan Gül, isteyerek kimseyi öldürmediğini öne sürerek, 'Kardeşimi ve kendimi korumak, şahsı da korkutup kaçmasını sağlamak için istemeden korku ve panik ile bu olay gerçekleşti. Çok üzgünüm. Bu olayın yaşanmasına sebep olan, kardeşime saldıran, gece vakti evime gelen, evimden çıkmasını istememe rağmen çıkmayan maktulün kendisidir. Bu olayın faili de maktulü de aynı kişidir. Şu anda 4 yaşına girecek olan ve doğduğundan beri sağlık problemleri bulunan hiç görmediğim çocuğumu görmek istiyorum.' diye konuştu.Bu olaydan dolayı mağdur olduklarını anlatan sanık Gül, mağduriyetlerinin giderilmesini ve haklarında beraat kararı verilmesini istedi.Diğer sanık Mine Gül de 3 yıldır suçsuz yere cezaevinde kaldığını savunarak, 'Allah şahidimdir ki ben kendisini çağırmadım. Ağabeyim ya da ben de ölebilirdik. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum.' dedi.KararDuruşmada kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Tufan Gül hakkında Soner Alkış'ı 'tasarlayarak öldürme' suçundan dava açılmış ise de yargılamada sanığın eyleminin 'kasten öldürme' suçunu oluşturduğunu belirterek, bu nedenle sanığa 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası verilmesine hükmetti.Sanık Gül'ün eylemini haksız tahrik altında işlediğine karar veren mahkeme, sanığın cezasını önce 18 yıla, duruşmalardaki iyi halini de dikkate alarak 15 yıla düşürdü. Mahkeme heyeti ayrıca ruhsatsız silah kullandığı gerekçesiyle de 10 ay hapis cezasına çarptırdığı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.Mahkeme, sanık Mine Gül'ün ise 'tasarlayarak öldürme' ve 'ruhsatsız silah kullanma' suçlarından beraatini kararlaştırdı.İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Mine Gül ile Soner Alkış’ın 3 yıl arkadaşlık yaptığı ve sık sık kavga edip barıştıklarına yer verilerek, olay günü olan 23 Ocak 2018’de maktul Soner Alkış’ın gece saatlerinde gittiği sanık Tufan Gül'ün evinde öldüğü ihbarının yapıldığı anlatılmıştı.Sanık olan kardeşlerin fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket ederek cinayeti işlediği anlatılan iddianamede, sanıklar Mine Gül ve Tufan Gül'ün 'tasarlayarak kasten öldürme' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istenmişti.
İhh'nın Azez'de Yetimler İçin İnşa Ettiği 154 Briket Ev Ailelere Teslim Edildi
AZEZ (AA) - İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Suriye'nin kuzeyindeki Azez'de yetimler için inşa ettiği 154 briket evi ailelere teslim etti.İHH, Irak Türkmenleri Adalet ve Yardımlaşma Derneği (ITYAD) ve Ergül Mobilya'nın desteği ile Kilis'in karşısındaki Azez'in Kefra ve Tilalin beldelerinde yetim aileler için inşa edilen bahçeli 154 briket evin teslimi için tören düzenlendi. Dualar ve kurdele kesimleriyle başlayan törene, İHH mütevelli heyeti üyeleri, hayırseverler ve bölgedeki Suriyeli temsilciler katıldı. Tören sonrası, Azez'in doğusunda yer alan İhtimlat bölgesinde, hayatını kaybeden İHH gönüllüleri Ahmet Sarı Kurt Camii ve Zafer Ersoy adına inşa edilecek İmam Hatip Okulunun temeli atıldı. İHH Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Oruç, buradaki konuşmasında, geçen yıl bu zamanlar tüm Suriye'de briket ev çalışması başlatıldığını hatırlattı. Çalışmaların güzel şekilde ilerlediğini aktaran Oruç, 'Bugüne kadar 12 bin ev tamamlandı. 7 bin civarında evin ise inşaatı devam ediyor. Bugün şehit aileleri için yaptığımız, biraz daha geniş olan, bahçeleri olan, mahalle şeklinde yaptığımız 154 evin teslimatını gerçekleştirdik. Bu evler şehitlerin bize emaneti olan çocuklar için çok güzel ortamda yaşamalarına, eğitim görmelerine vesile olacaklar.' dedi.Bu kış bitmeden söz verdikleri 20 bin evi tamamlayacaklarını vurgulayan Oruç, bağış yapan hayırseverlere teşekkür etti.
Reklam
Macaristan, Kovid-19 Aşı Tedarik Sürecinde AB'den Farklı Yol İzliyor
BUDAPEŞTE (AA) - MEHMET YILMAZ - Macaristan hükümetinin, Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı tedariki konusunda çok yavaş hareket ettiğini belirtip Rusya ve Çin'den aşı tedarik etme kararını Macarlar destekliyor.AB'nin Kovid-19 aşı tedariki sürecinde yaşanan aksaklıklar üye ülkelerde tepkilere yol açarken, Macaristan hükümeti aşı temin etmek için Birlik'ten bağımsız olarak çalışmalar yürütüyor.AB'nin 760 milyon doz aşı anlaşması yaptığı BioNTech-Pfizer ve Moderna şirketlerinin aşı teslimatlarına kesintilerle devam etmesi üzerine, Macar hükümeti AstraZeneca ve Sputnik V aşısına onay verdi ve Sputnik V Kovid-19 aşısı satın alımı konusunda Rusya ile anlaşma imzaladı.Macaristan Devlet Bakanı Gergely Gulyas, AB'nin Kovid-19 aşısı tedariki konusunda çok yavaş hareket ettiğini, ülkesinin AB'den 19,7 milyon doz aşı siparişi verdiğini ama bugüne kadar çok az miktarda aşının ülkeye ulaştığını söyledi.Macaristan, Rusya'dan Kovid-19 aşısı alan ilk AB ülkesi olduBöylelikle Macar hükümeti, Rusya'dan Kovid-19 aşısı Sputnik V'yi alacağını açıklayan ilk AB ülkesi oldu.İki ülke arasındaki aşı anlaşmasını imzalayan Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, ülkesinin aşı tedarik konusunu siyasi bir mesele olarak görmediğini ve Rusya'yla varılan anlaşma kapsamında 2 milyon doz aşı siparişinin tamamının 90 gün içinde Macaristan'a ulaşacağını kaydetti.'AB Komisyonu ve Avrupa İlaç Ajansı çok yavaş'Konuyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan gazeteci David Laszlo, hükümetin AB'ye alternatif kaynaklardan da aşı temin etmeye çalışmasının yerinde bir karar olduğunu çünkü AB'nin bu konuda çabalarının yeterli olmadığının görüldüğünü belirtti. Laszlo, 'Aşı kayıt merkezine hem kendimi hem de tüm ailemin kaydını yaptım. Risk grubunda olmadığım için acele etmiyorum. İhtiyacı olan kişilerden sonra sıram gelince ben de aşımı yaptıracağım. Eğer yetkili makamlar onay verirse Çin ve Rus aşısının da etkili olduğunu düşünüyorum ve bu yüzden ben de bunlarla aşılanmayı kabul ederim.' diye konuştu.Aşı hakkında çok fazla yalan haber yapıldığına, konunun siyasallaştırıldığına ve bundan halkın ister istemez etkilendiğine işaret eden Laszlo, hükümetin, halkın bazı kesimlerinde aşıya karşı var olan ön yargıyı kırmak için daha hassas iletişim kurması gerektiğini vurguladı. İsrail, Birleşik Arap Emirliği ve İngiltere gibi ülkelerin aşı uygulama konusunda oldukça hızlı ilerleme kaydettiğine, AB'nin neden daha fazla aşı alamadığının henüz bilinmediğine dikkati çeken Laszlo, şöyle devam etti:'AB'nin aşı tedariki konusu hakkında yorum yapmak zor çünkü sözleşmede ne olduğunu bilemiyoruz. Örneğin, İsrail, Birleşik Arap Emirliği ve İngiltere'nin nasıl bir sözleşme imzaladığını ve neden daha fazla aşı alabildiğini bilmiyoruz. Ayrıca AB yaklaşık 600 milyonluk nüfusa sahip ve bu da tedarik sürecini tabii ki daha da karmaşıklaştırıyor ama burada kesin olan bir şey var o da AB Komisyonu ve Avrupa İlaç Ajansının çok yavaş ve karmaşık olduğu. Örneğin, AstraZeneca aşısına İngiltere'de izin verildi ve şu an insanlara uygulanıyor ama AB hala izin vermiş değil. Daha hızlı karar alabilirler diye düşünüyorum.'Polis memuru Monika Hajdu, yaptığı açıklamada, aşı karşıtlığı yapanları anlamadığını, kendisinin de aşı kaydını yaptırdığını ve sırası gelince aşı olacağını söyledi.AB'nin aşı tedarik konusunda geç kaldığını öne süren Hajdu, 'Hükümetin aşı konusundaki adımları kesinlikle çok doğru. AB'yi daha fazla bekleyemeyiz. Daha fazla insanı aşılayabilmek için tüm fırsatları değerlendirmeli ve aşı tedarik etmeli. Yüz binlerce insan aşı olmak istiyor ama ülkede yeterli aşı yok.' diye konuştu.Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın, AB'de ortak aşı tedarik kararını eleştirdiğini ve konuda başbakanla hemfikir olduğunu kaydeden Hajdu, 'Orban, AB'nin ortak aşı tedarik sürecinin iyi bir adım olmadığı yönünde fikir belirtmişti. Ben de kendisiyle kesinlikle aynı fikirdeyim çünkü gördüğümüz gibi birçok kişinin acilen aşılanması gerekmesine rağmen süreç çok yavaş ilerliyor.' dedi.Öğretmen Reka Bakos da hükümetin alternatif aşı kararının doğru olduğunu ancak aşı uygulamasının AB'nin ortak onayından sonra yapılmasının daha doğru olduğunu düşündüğünü söyledi.Ülkedeki muhalefet partisi Demokratik Koalisyon (DK) ise Macaristan'ın Çin'den aşı almasını önlemek için bir imza kampanyası başlattı. Muhalefet partisinin başlattığı kampanyada, 'Macaristan'da Avrupa İlaç Ajansı tarafından onaylanmamış bir Çin aşısıyla aşı yapılmasını protesto ediyorum.' ifadeleri yer alıyor.Macaristan'da 12 Ocak itibarıyla 156 bin 98 kişiye aşı uygulandı.Macaristan Sağlık Bakanlığının paylaştığı verilere göre, son 24 saatte 844 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 360 bin 418'e, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 56 artışla 12 bin 24'e çıktı.
Reklam
Kayseri'de Deaş Operasyonu: 3 Gözaltı
KAYSERİ (AA) - Kayseri'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda Suriye uyruklu 3 şüpheli yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, DEAŞ üyesi oldukları iddia edilen 3 kişinin kent merkezinde kaldıkları adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.Örgüt adına 2013-2017 yıllarında Suriye'nin Hama, Humus ve Halep şehirlerinde faaliyette bulundukları öne sürülen Suriye uyruklu A.E, A.D. ve A.A. gözaltına alındı.Kayseri Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, jandarma merkezine götürüldü.
Afrika Birliği: Kenya-Somali Sınırındaki Tansiyon Endişe Verici
İSTANBUL (AA) - Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Muhammed, Kenya-Somali sınırındaki yükselen tansiyonu endişeyle takip ettiğini belirterek, taraflara diyalog çağrısında bulundu. Muhammed, Somali ulusal ordusu ile Somali'nin Kenya'nın desteklediğini ileri sürdüğü Jubaland eyaleti askerleri arasında yaşanan şiddetli çatışmalara ilişkin Twitter'den açıklama yaptı. Sınırdaki tansiyonu endişeyle takip ettiğini belirten Muhammed, 'İki komşu ülkeyi sükunetle davranmaya ve Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesinin (IGAD) öncülüğündeki sürece bağlı şekilde diyalog kurmaya çağırıyorum.' ifadesini kullandı. Muhammed, Kenya-Somali sınırındaki barışın bölgenin istikrarı için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. 'Kenya destekliyor' Kenya tarafından desteklendiği ileri sürülen Jubaland Eyaleti Güvenlik Bakanı Abdirashid Janan liderliğindeki askerler, dün, Gedo vilayetindeki Baladhawo ilçesinde Somalili askerleri hedef almıştı. Somali Enformasyon Bakanı Osman Dube, açık şekilde Kenya'yı suçlamış, Kenya ise çatışmada taraf olduğunu reddetmişti. Dube, ordu birliklerinin bölgenin tam kontrolünü sağladığını ve Abdirashid Janan önderliğindeki 100’den fazla ayrılıkçının yakalandığını duyurmuştu. Kenya'yı, sınırdaki ayrılıkçıları silahlandırmak ve desteklemekle suçlayan Somali, Kasım 2020'de Nairobi Büyükelçisi Muhammed Ahmed Nur'u geri çağırmıştı.
Reklam
Şanlıurfa'da Evlerden Hırsızlık Yapan 2 Zanlı Tutuklandı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da girdikleri evlerden hırsızlık yapan 5 zanlıdan 2'si tutuklandı.Alınan bilgiye göre, Karaköprü ilçesindeki 6 evde yaşananlar hırsızlıklar üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.Kısa sürede şüphelilerin kimliğini belirleyen ekipler, düzenledikleri operasyonla 5 şüpheliyi hırsızlıkta kullandıkları malzemelerle gözaltına aldı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 2'si tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Aralarında kombilerin de olduğu çalınan eşyalar ise sahiplerine teslim edildi.
Ayaklarında Soğuk Yanığı Oluşan Kargo Şoförü Erzurum'da Tedaviye Alındı
ERZURUM (AA) - Erzurum'da bir kargo firmasında şoförlük yapan Hanifi Olgun, taşımacılık yaptığı sırada aracın içinde olmasına rağmen ayaklarında oluşan soğuk yanığı nedeniyle Erzurum Şehir Hastanesinde tedaviye alındı.Kentten Iğdır'a 5 gün önce kargo götüren 6 çocuk babası Olgun, dönüş yolunda Ağrı-Doğubayazıt civarında etkili olan fırtına, kar ve soğuk havadan, aracın içinde olmasına rağmen etkilendi.Araç kaloriferini açtığı halde soğuktan ayakları üşüyerek yola devam eden ve evine geldiğinde ayaklarının su toplayarak uyuştuğunu hisseden Olgun, durumu 112 Acil Servis ekiplerine bildirdi. Ambulansla Erzurum Şehir Hastanesine kaldırılan ve ayaklarında 2 ve 3. derecede soğuk yanıkları oluştuğu belirlenen Olgun, buradaki ilk müdahalenin ardından Yanık Tedavi Merkezi'nde tedavi altına alındı. Hanifi Olgun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Iğdır'a kargo götürdükten sonra dönüş yolunda dondurucu soğukları hissettiğini anlattı. Olgun, şöyle konuştu:'Arabanın içi Doğubayazıt civarında gece sıfırın altında 35 dereceyi gösteriyordu. Gece kar ve tipi ile soğuk hava nedeniyle yolda çok zorluk çektik. Arabanın içinde yolculukta sürekli ayaklarımın bulunduğu yerlerden soğuk hava geliyordu. Kalorifer aracı ısıtmaya yetmiyordu. Ayak parmaklarım morarmıştı. Eve geldiğimde artık ayaklarımı hissetmiyordum. Ciddi derecede soğuk yanığı oluşmuştu, sağ olsun doktorlarımız hastanede ilgilendi. İnşallah kısa sürede iyileşirim.'Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Onur Ceylan da iki ayağında derin yanıklar oluşan hastayı yakından takip ettiklerini belirterek, 'Olgun'un erken başvurmasından dolayı tedavisine de erken başladık. 2 ve 3. derece soğuk yanıkları mevcut. Medikal tedavileri devam ediyor, ilerleyen süreçte cerrahi işlem için değerlendirme yapacağız.' ifadelerini kullandı.
Tam bir yıl oldu! Kobe Bryant ölüm yıl dönümünde anılıyor
Black Mamba lakaplı Kobe Bryant; 26 Ocak 2020 yılında geçirdiği helikopter kazası sonrası kızı birlikte vefat etmişti. Basketbolun gelmiş geçmiş en büyük efsanelerinden biri olan Kobe Bryant’ın ölüm yıl dönümünde başarılarla dolu hayatı ve kariyeri sosyal meydada en çok konuşulan konuların başında geliyor.
Reklam
Doğu Anadolu'da Dondurucu Soğuklar Etkili Oluyor
ERZURUM (AA) - Erzurum, Ağrı ve Kars'ta etkili olan dondurucu soğuklar etkisini sürdürüyor.Erzurum'da soğuk havanın etkisiyle şehir merkezindeki şadırvanlar, kırsaldaki dere ve nehirler buz tuttu.Çatılarda buz sarkıtlarının oluştuğu kentte, yiyecek bulmakta güçlük çeken sokak hayvanları için yemleme çalışması yapıldı.Ağrı'da da aşırı soğuklardan dere ve nehirler buzla kaplandı. Park halindeki tırların yakıt deposunun donduğu kentte, sürücüler ateş yakarak araçlarını çalıştırabildi.Çatılardan buzlar sarkarken, belediye ekiplerinin karla mücadele çalışması sürüyor.Kars'ta da benzer manzaralar oluştu. Soğuk havanın etkisiyle dere, nehir ve göllerin yüzeyi buz tuttu. Vatandaşlar soğuğa karşı araçlarının üstünü battaniye ve halılarla örttü, çatılarda buz sarkıtları oluştu. Öte yandan bazı vatandaşlar da soğuk havada yiyecek bulmakta zorluk yaşayan güvercinlere yem verdi.
Sakarya'da Barakada Yalnız Yaşayan Kişi Yangında Öldü
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Akyazı ilçesinde barakada çıkan yangında bir kişi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, İnönü Mahallesi 7072. Sokak'ta Mustafa Yazıcı'nın yaşadığı barakada gece saatlerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Yangını görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi.Yangını söndüren itfaiye ekipleri, barakada Yazıcı'nın cansız bedenini buldu.Ailesinden ayrı yaşadığı öğrenilen Yazıcı'nın cenazesi, cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Korucuk Kampüsü'ndeki otopsi merkezine kaldırıldı.
Reklam
Barış Pınarı Harekatı Bölgesine Terör Saldırısı: 2 Ölü, 2 Yaralı
TEL ABYAD (AA) - Suriye’nin kuzeyinde muhaliflerin kontrolündeki Tel Abyad ilçesinde motosiklete yerleştirilen bomba düzeneğinin patlatılması sonucu 2 sivil öldü, 2 sivil yaralandı. Şanlıurfa ilçesinin Akçakale karşısında yer alan ve Barış Pınarı Harekatı ile terörden arındırılan Tel Abyad ilçe merkezinde motosiklete yerleştirilen bomba düzeneği infilak etti.Patlamada 2 sivil hayatını kaybetti, 2 sivil yaralandı. Durumu ağır olan yaralı Türkiye’ye sevk edildi.Olay yerinde inceleme yapan yerel güvenlik güçleri, saldırının terör örgütü YPG/PKK tarafından düzenlendiği ihtimali üzerinde duruyor.Suriye'nin kuzeyindeki Tel Abyad ilçe merkezi, 13 Ekim 2019'da Barış Pınarı Harekatı ile terörden arındırılmıştı.Terör örgütü YPG/PKK, işgalini sürdürdüğü Ayn İsa ve Tel Temır bölgelerinden sık sık Barış Pınarı Harekatı ile terörden arındırılan Rasulayn ve Tel Abyad bölgelerini hedef alarak terör saldırıları düzenliyor.
Tokat'ta 9 Gün Önce Kaybolan Alzaymır Hastasını Arama Çalışmaları Sürüyor
TOKAT (AA) - Tokat'ın Niksar ilçesinde kaybolan 78 yaşındaki alzaymır hastasına ulaşılamadı.Çimerözü köyünde 9 gün önce evden ayrıldıktan sonra geri dönmeyen 78 yaşındaki alzaymır hastası Mustafa Duman'ı kendi çabalarıyla bulamayan yakınları, güvenlik güçlerine başvurdu.Köyde yapılan aramalardan sonuç alınamayınca AFAD ekiplerinden yardım istendi.AFAD ve polis ekipleri, Samsun, Tokat, Sivas ANDA Arama Kurtarma gönüllüleri, ilçenin birçok noktasında Duman'ı aradı.Şimdiye kadar aramalarda herhangi bir ize rastlanamadı. Polis ekipleri, arama çalışmalarına devam ediyor.
İlkokul Öğrencisinin Trabzonspor Forması Hayalini Vali Sonel Gerçekleştirdi
ORDU (AA) - Ordu Valisi Tuncay Sonel, kendisinden Trabzonspor forması isteyen öğrencinin talebini yerine getirdi. Vali Sonel, il genelindeki 2 bin 112 yetim ve öksüz çocuğa, isteklerini öğrenip karşılamak için 'Annen ya da baban hayatta olsaydı ondan ne isterdin?' sorusunu da yönelttiği mektup gönderdi.Mektubuna gönderilen yanıtları tek tek inceleyen Vali Sonel, Çamaş ilçesinde yaşayan ilkokul 4. sınıf öğrencisi Vatan Yaşar Giden'in Trabzonspor forması isteğini kulüp yetkililerine iletti.Bordo-mavili kulüp, futbolcular tarafından imzalanan forma ve futbol topunu, Giden'e ulaştırılmak üzere Vali Sonel'e gönderdi.Forma ve futbol topu, Çatalpınar Kaymakamı Muhammet Kılıçaslan tarafından minik çocuğa teslim edildi.Kaymakam Kılıçaslan, çocuğun formanın yanı sıra talepte bulunduğu tablet ve çalışma masasını da kendisine hediye etti.Vali Sonel, yaptığı yazılı açıklamada, 19 ilçede yetim ve öksüz çocukların isteklerinin yerine getirilmesini kaymakamların bizzat takip ettiğini belirtti.Vatan Yaşar Giden'e Trabzonsporlu futbolcuların imzaladığı forma, bordo mavi renkli futbol topu ile tablet ve çalışma masasının teslim edildiğini aktaran Sonel, şöyle konuştu:'Çocuklarımızın istekleri devletimizin ve hayırsever dostlarımızın katkılarıyla yerine getiriliyor. Bu evladımızın mutluluğuna vesile olan Trabzonspor'umuza da hassasiyetlerinden ve katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.'
Reklam